Site icon TechInside

Facebook’un kurumsal hamlesi doğru mu?

Tarih kendi uzmanlık alanlarından çıkıp işleri yüzüne gözüne bulaştıran şirketlerle dolu. Colgate bir defasında ara sıcak yemekler sunmuş, Coors birasının yanında şişe su satmaya karar vermiş ve ESPN bir mobil telefon satmaya kalkışmıştı.

Bu hataları tasvip etmemek çok kolay. Fakat tehlikeler bu kadar barizse neden teknoloji şirketleri arasında çeşitlilik bu kadar yaygın? Amazon, Google ve Microsoft çok defa kendi uzmanlık alanlarının dışına çıkan yerlere girdiler. Şimdi bu listeye yakın zamanda Facebook at Work isimli hizmetini yayınlayacağını duyuran Facebook’u da ekleyebiliriz.

Teknoloji şirketleri diğer şirketlerden farklı değiller ve uzmanlık alanlarının dışına çıktıklarında farklı sonuçlar elde ettiler. Amazon’un çeşitlilik açgözlülüğünü çıkardığı Chromecast rakibi cihazıyla hepimiz öğrenmiştik ve şimdi bundan dolayı başı ağrıyor; pek çok teknoloji otoritesi Amazon’un yakın zamanda düşen hisse değerlerini bu çeşitliliğine bağlıyor. Öte yandan Apple yaptığı birkaç şeyi çok iyi yapmaya devam ediyor. Apple’ın astronomik hisse değerlerinden öteki teknoloji şirketlerinin ibret alması beklenebilirdi.

Facebook ise ibret almamış gözüküyor. Facebook at Work şirket için radikal bir değişiklik olarak gözüküyor. LinkedIn ile kurumsal sosyal ağ pazarındaki ana oyuncu haline gelmek için rekabet etmek Facebook için mantıklı gözükse de sosyal ağ devinin amacı bu değil. O bir kurumsal takım çalışması çözümü sunmayı hedefliyor.

Facebook at Work kişisel bir Facebook sayfası gibi gözükecek ancak güvenlik sebeplerinden ötürü tamamen ayrık olacak. Takım arkadaşlarının sanal olarak bir araya gelmelerine, proje hakkında görüşmelerine ve belki de dosya paylaşmalarına imkan tanıyacak. İşlerin yolunda gitmemesi için sebep var mı?

Aslında var ve bunu Cosmopolitan yoğurduna bakarak görebiliriz. Başarılı kadın dergisi markası 1999 yılında yoğurt satmaya karar verdi. Cosmopolitan için yeni pazar oldukça kalabalıktı, aynı Facebook için olduğu gibi. Nasıl o zaman marketlerde yoğurt markası ve çeşidi kıtlığı yoktuysa, bugün de kurumsal şirketlerde bilişimden sorumlu müdürler birçok takım çalışması çözümü arasından isterlerse çevrimdışı tabanlı isterlerse SaaS olan birini seçebilirler. Cosmopolitan okuyucularının yoğurdu sevdiğini ve çok yoğurt tükettiğini biliyordu. Facebook da kullanıcılarının kendisine aşina olduğunu ve kendi ara yüzünü kullanmayı sevdiklerini biliyor. Bir sonraki adım açık gözüküyor değil mi?

Ancak Cosmopolitan yoğurdu başarısızlıkla sonuçlanmıştı ve 18 ayda raflardan kaldırıldı. Bunun sebebi müşteri sadakatinin markanın uzmanlığı ile ilgili olmasıydı. Cosmopolitan okuyucuları için dergi, makyaj veya diyet tavsiyeleri almak için en iyi yer olabilirdi ancak derginin yiyecek üretimi ile hiçbir ilgisi olmadığını biliyorlardı. İnsanlar bir alandaki uzmanlığın başka bir alanda uzmanlık anlamına gelmeyeceğini bilebilecek kadar zeki.

İlk bakışta Facebook’un bu problemle karşılaşmayacağını düşünebilirsiniz. Ne de olsa hala yazılım yapıyor. Fakat Facebook’un kullanıcıların her şeyi paylaşabileceği bir platform yapabiliyor olması onun iş yeri takım çalışması platformu yapabileceği anlamına gelmiyor. Hatta teknoloji müdürleri ve diğer IT yetkilileri Facebook’un her şeyi paylaşma platformunun iş dünyası için zararlı olduğunu düşünüyorlar.

Güçlü bir markaya sahip olmak bir şirketi her şeyi başarabileceğine inandırabilir. Fakat tarihteki başarısız olmuş ürünler ve saçma çeşitlilik denemeleri gösteriyor ki markalar her şeye kadir değil. Facebook at Work’ün geleceği ne olur bilemiyoruz ancak şu kesin ki şirketler kendi uzmanlık alanlarından uzaklaştıklarında genellikle pazara karşı rezil oluyorlar.

Exit mobile version