Hindistan merkezli Wipro, üst düzey bir yöneticisinin açıklamasına göre, yapay zekanın hızla benimsenmesinin yazılım hizmet sağlayıcılarına olan talebi azaltmaktan ziyade artıracağını öngörüyor. Bu da teknolojinin sektörün dış kaynak kullanım modelini tehdit ettiği yönündeki endişeleri gideriyor. 283 milyar dolarlık sektör, yatırımcıların yapay zeka araçlarının geleneksel, emek yoğun işletme modelini alt Baş Stratejist ve Teknoloji Sorumlusu Hari Shetty bir röportajda: “Olası olan her şeye baktığınızda, bu gerçekten bizim için büyük bir fırsat gibi görünüyor” dedi. Yapay zekanın ortadan kaldıracağından daha fazla iş yaratmasını beklediğini ekledi.
Wipro yapay zeka odaklı stratejisini sürdürüyor
Shetty: “Bugün gördüğünüz şey temelde görev otomasyonu. Gerçekten bahsettiğimiz şey ise otonom işletme; bu tamamen farklı bir oyun ve BT hizmet şirketlerinin müşterileriyle derinlemesine çalışarak onları dönüştürmesini gerektirecek” dedi. Yapay zekayı sektör için “muhtemelen en büyük fırsat” ve elektrik veya internetin keşfiyle karşılaştırılabilir olarak nitelendiren Shetty, mevcut tartışmaların otomasyona çok dar bir şekilde odaklandığını ve daha geniş bir yapısal değişimi gözden kaçırdığını söyledi.
Dünya Ekonomik Forumu tahminlerine atıfta bulunan Shetty, yapay zekanın küresel olarak 170 milyon iş yaratabileceğini ve yaklaşık 92 milyon işi ortadan kaldırabileceğini, Hindistan’ın BT sektörünün model eğitimi, veri düzenleme ve sorumlu yapay zeka gibi becerilere güçlü bir talep göreceğini ekledi.
Shetty, bulut bilişime benzer şekilde, yapay zekanın hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını azaltmaktan ziyade genişleteceğini savundu. Wipro’nun, genç ve “yapay zeka konusunda bilgili” mühendislere olan talebin güçlü olmaya devam ettiğini belirten Shetty, sektörün geleneksel personel piramidinin boşalacağı yönündeki tahminlerin aksine, şirketlerin “otonom işletmelere” geçişlerinde onlara yardımcı olabilecek, alan süreçlerini yeterince derinlemesine anlayan ortaklara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Shetty, bu değişimin önümüzdeki on yılın teknoloji harcamalarını şekillendireceğini öngörüyor.

