Site icon TechInside

Yeni nesil mafyalar veya Mafya 2.0

Önce küçük bir itiraf. Mafyalar hakkında bu yazıyı kaleme alan kişi meşhur Godfather – Baba filmlerini, oradaki rolleriyle tüm dünyanın hayranlığını kazanan Marlon Brando’yu ve Al Pacino’yu (en azından o filmlerde) izlemedi. Bu yazıyı okuyan sizlerin mafya konulu filmler izleyip izlemediğiniz hakkında da bir fikir sahibi değilim açıkçası. Henüz, üst seviyede tutmayı başardığıma inandığım kişisel merak duygumu, büyük veriyle ve predictive, yani tahmine dayalı analiz yöntemleriyle birleştirmiş değilim. Ama eğer öyle olsaydım kolaylıkla bir yeni nesil mafya örgütü kurabilir, diğer mafyalarla rekabette avantaj sağlayabilirdim…

“Mafya (İtalyanca: Mafia) ya da Cosa Nostra (Türkçe: bizim işimiz ya da şeyimiz ya da davamız) yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan, çoğunlukla gizli ve hiyerarşik bir teşkilatlanmaya dayalı örgüt ya da bu örgütün mensubu kişiler anlamına gelir. Kumar, ticaret, uyuşturucu, finans, inşaat, kadın ticareti ve fuhuş, kaçakçılık, gasp ve adam öldürme, fidyecilik gibi yüzlerce yasal ve yasa dışı sektörde faaliyet gösterebilir…”

Wikipedia, mafyanın tanımını kullanırken üstteki ifadelerden faydalanmış. Sondaki, “yüzlerce yasal ve yasa dışı sektör…” ifadesi oldukça ilginç aslında. Basında, sinema dünyasında karşımıza çıkan paravan şirketler, kara para aklama yöntemleri, bunun için kullanılan off-shore hesaplar ile bu hesapların tutulduğu, vergi cenneti tabir edilen ada devletlerini kullanmalar klasik mafyanın ‘default’ ayarları olarak gelmekte.

Peki, bu yazının başlığında “yeni nesil mafyalar” deme sebebim nedir? Bugün, pek çok global siber güvenlik şirketinin araştırmasına baktığınızda, onların uzmanlarıyla oturup konuştuğunuzda tıpkı klasik mafyada karşılaştığımız gibi yeraltına inen, gizli kapaklı yürütülen ama aslında herkesin bildiği bir dünya karşımıza çıkıyor. Kimileri bunu Deepweb olarak tanımlamayı tercih edebilir, hayal gücünüzü biraz çalıştırmak isterseniz Fringe’deki paralel evrenlerden birinde kanunların farklı işlediği bir yer de düşünebilirsiniz.

Yeni yaşam alanları ister Deepweb ister başka bir yer olsun yeni nesil mafyaların peşinde olduğu aslında tek bir şey var: “Bilgi!”. Örneğin Hacker’ların son 10-15 yıldaki dönüşümüne baktığınızda, kendini meşhur etme, mesaj verme kaygısıyla karşılaşırken bugünlerde bir sisteme girip, olabildiğince uzun, mesela aylarca kalarak o kişiler, kurumlar ya da şirketler hakkında bilgi toplamaya evrildiğini görüyorsunuz. Bu kesimi, mafyanın polis, hukuk, belediye gibi yerlerde tutup rüşvet verdiği kesimler gibi düşünebilirsiniz.

Dün yankesicilik, bugün CryptoLocker

Klasik mafyalara baktığımızda karşımıza bir de sokak çeteleri çıkıyor haliyle. Ufak yollu işlerin peşinde koşan, dükkan soymaya, araba çalmaya kalkan az sayıda kişiden oluşan, muhtemelen çete liderinin mafyada uzun soluklu(!) bir gelecek hayal ettiği çetelerden bahsediyorum. Yeni nesil mafyalarda bu işi e-posta adresinizin, sosyal medya hesabınızın şifresini çalmaya yeltenen, CryptoLocker tipi silahlarla haraç toplamaya çalışan güruhlar oluşturmakta. Bunlar, ellerine geçirdikleri bilgileri Deepweb’in karanlık kabloları arasında satmakla meşgul şu sıralar.

Fiyatlar kimin bilgisine sahip olduklarına göre değişiyor haliyle. Eğer bu kişilerden biri, büyük bir sitenin, yapının kaynak koduna sahipse fiyatların açık arttırma ile belirlendiği uzmanlar tarafından açıklanmakta. Kısaca bahsettiğim bu verilerden oluşan pazarın, daha doğru bir tanımla bu verilerin ele geçirilmesinden dolayı kurumların uğradığı kaybın 600-700 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Birkaç yıl içinde trilyon dolar olmaması içinse bir neden yok…

İşte tam da bu noktada, belki de Mafya 3.0 diyebileceğimiz bir dönemle karşılaşacağız. Bu kez, Mafya 2.0 dönemindeki başarılarıyla(!) yeni nesil mafyaların içine dahil olmayı başarmış ve “patronun adamı” haline gelmiş usta hacker’lar yanlarına çırak olarak veri madenciliğinden anlayan, yapay zeka geliştirme konusunda tecrübeli kişileri alacaklar. Veri analizciler, önceden belirlenmiş hedef kişi ve kurumların sanal dünyadaki hareketlerini takip edecek. Bu hareketlerden bir sonraki adımlarını takip edecek.

Tahmine dayalı analiz yöntemleriyle neler yapacağını öngörmeye çalışacak. Ama amacı onun parasını çalmak değil, bilgisine sahip olmak olacak. Hedefte kimler mi olabilir: Uluslararası döviz piyasalarında iyi para kazananlar, farklı maden ve tahıl grupları piyasalarında uzman broker’lar, bu tip borsaların CIO ya da CEO seviyesindeki yöneticileri, kamu ihalelerinde şartnameleri hazırlayıp onaylayanlar ilk aklıma gelenler. Listeyi uzatmak mümkün tabii. Ama amaç bir borsanın sistemine girip anlık kazanç elde etmek değil de uzun vadede bunu korumak olacak. Tanım tanıdık geldi değil mi?

Evet, ‘sürdürülebilir bir mafya düzeninden’ bahsediyorum…

Sonraki aşamada ise bu dönüşümün yapay zeka ile çeşitlendiği bir dönemle karşılaşmayı bekliyorum. Mafyanın sahip olduğu yapay zeka algoritmalarının, siber güvenlik için konumlandırılmış yapay zeka algoritmalarıyla girdiği siber savaşlar yansıyacak medyanın gündemine. Biz bilişim medyası, konunun siber güvenlik boyutunu aktarmaya çalışırken, klasik medya ise bunun sorumlusunu en iyi ihtimalle veri merkezine giriş yetkisi olan yöneticilerin parmak izinin kopyalanmasında arayacak.

Özetle; mafyanın tarihi 1860 yılına kadar gidiyor. Onca güçlü polis ve istihbarat teşkilatına, filmlere konu olan dedektiflere, cesur savcılara rağmen mafya 150 yıldan fazladır dünyanın dört bir yanında varlığını sürdürüyor. Bundan sonra da sürdürmeye devam edecek. Göreceğimiz şeyse sadece yöntemin değişmesi olacak. Tıpkı bugünlerde Endüstri 4.0 ile yeni bir döneme adım attığını yazdığımız iş dünyasında olduğu gibi…

Exit mobile version