Yapay zeka tabanlı müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) platformu geliştiren Lightfield, Andreessen Horowitz liderliğinde gerçekleşen Seri A yatırım turunda 47 milyon dolar fon topladığını duyurdu. Lightspeed Venture Partners, Coatue ve Greylock gibi sektörün önde gelen yatırımcılarının da katıldığı bu finansman turu, şirketin Salesforce ve Hubspot gibi endüstri devlerine rakip olma hedefini destekliyor. Magical Tome Inc. çatısı altında faaliyet gösteren girişim, işletmelerin otonom yapay zeka ajanlarına ihtiyaç duyduğu bir dönemde, mevcut CRM sistemlerinin modern iş akışları için yetersiz kaldığını savunuyor. Lightfield, yapay zeka ajanlarının doğrudan verimli çalışabileceği, baştan aşağı yeniden tasarlanmış bir veri kayıt sistemi sunmayı amaçlıyor.
- Lightfield, Andreessen Horowitz öncülüğünde düzenlenen yatırım turunda 47 milyon dolar fon elde etti.
- Platform, geleneksel CRM sistemlerinin aksine doğrudan yapay zeka ajanlarının çalışma mantığına göre tasarlandı.
- Şirket, Kasım ayındaki lansmanından bu yana 5 binden fazla kurumsal müşteriye ulaştı.
Geleneksel CRM Sistemleri Modern İhtiyaçları Karşılayamıyor
Geleneksel CRM platformları, geçmişte insan odaklı bir yaklaşımla inşa edildiği için statik veri alanlarına ve dağınık notlara dayanıyor. Lightfield yönetimi, bu yapının yapay zeka ajanları için karmaşık ve anlamsız bir veri yığını oluşturduğunu belirtiyor. İnsanların kolayca okuyabildiği notlar, otonom yazılımlar için düzensiz olduğu için yapay zeka ajanlarının sağlıklı çıkarımlar yapmasını engelliyor. [image_1]
Lightfield, bu sorunu çözmek amacıyla CRM yapısını sıfırdan inşa ederek verileri ajanların kolayca işleyebileceği bir formata dönüştürüyor. Platform, her müşteri etkileşimini otomatik olarak kaydederek işletmenin bir “dünya modelini” oluşturuyor. Böylece yapay zeka ajanları, şirketin işleyişini ve geçmiş etkileşimleri tutarlı bir yapıda kavrayabiliyor.
Yapay Zeka Ajanları İçin Yeni Bir Mimari Oluşturuluyor
Şirketin CEO’su Keth Peiris, yapay zeka ajanlarının başarısız olmasının nedeninin model yetersizliği değil, verilerin eksik ve yapılandırılmamış olması olduğunu vurguluyor. Lightfield, bu durumu aşmak için dört temel teknik farklılaştırıcı kullanıyor. İlk olarak, sistem e-posta, takvim, Slack ve LinkedIn üzerinden etkileşimleri gerçek zamanlı olarak güncelliyor.
İkinci aşamada, bu veriler bir “dünya modeli” halinde işlenerek müşteri hesaplarıyla ilişkilendiriliyor. Üçüncü olarak, ajanların standart bir yazılım geliştirme kiti (SDK) üzerinden güvenli ve denetlenebilir bir şekilde çalışması sağlanıyor. Son olarak, platformun tamamen açık yapısı sayesinde API’ler ve modern protokoller üzerinden kolayca entegrasyon yapılabiliyor.
Pazar Payı Hızla Büyümeye Devam Ediyor
Salesforce gibi devlere karşı rekabet etmek zorlu bir süreç gibi görünse de, Lightfield kısa sürede önemli bir başarı kaydetti. Kasım ayında piyasaya sürülen platform, küçük girişimlerden büyük ölçekli işletmelere kadar 5 binden fazla şirket tarafından tercih edildi. Birçok kurumsal müşterinin mevcut Salesforce aboneliklerini iptal ederek Lightfield’a geçiş yapması, sektördeki mimari değişimin bir sinyali olarak değerlendiriliyor.
Andreessen Horowitz ortağı Alex Rampell, teknoloji dünyasındaki her büyük platform geçişinin yeni bir kayıt sistemi gerektirdiğini ifade ediyor. Rampell’a göre Salesforce bulut dönemini tanımlarken, Lightfield ise ajan döneminin standartlarını belirliyor. Şirket, yapay zeka ajanlarının iş süreçlerini yönettiği bir gelecekte, bu tür özelleşmiş sistemlerin zorunlu hale geleceğini öngörüyor.
Sizce yapay zeka ajanlarının iş süreçlerine tam entegrasyonu, geleneksel CRM platformlarının sonunu mu getirecek? Sektörün geleceğine dair düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi aşağıdaki yorum bölümünde bizimle paylaşabilirsiniz.









