Apple’ın Face ID yeniliği ne anlama geliyor?

0

Yüz tanımada maske engelini kaldıran Apple’ın bu yeniliği de her zaman olduğu gibi “yeni değil” yorumları ile karşılaşmıştır. Kar maskeli saldırganların eşgalini belirlemeye kadar çeşitli uygulamaları öncelikle Blacklist ve CSI gibi diziler başta olmak üzere önce dizi filmlerde gördük. Sonrasında adli tıp laboratuarlarında bu tür uygulamalar yaygınlık kazandı. Intel’in yıllar önce tanıttığı 3D kamerası ile üç boyutlu görüntünüzü ve bundan yararlanarak avatarınızı yaratabiliyordunuz. İsmet Koyun’un Almanya merkezli şirketi KOBIL, aynı yıllarda yüz tanımayı bir akreditasyon aracı olarak kullanarak telefonu açmaktan para göndermeye kadar birçok işlemi gerçekleştirmeyi sağlayan bir çözümü geliştirmişti. Apple yine teknolojide geride mi kaldı?

Apple’ın kullanıcıları kendisine çeken sihri, en yeni ve kendisini kanıtlamamış teknoloji ile “harikalar yaratmaktan” değil, kullanıcıların kolayca adapte olup kullanabileceği iş süreçleri oluşturmasından geliyor. Böyle bakınca konunun maske ile ilgili olduğunu düşünmek bana yanıltıcı görünüyor. Omicron ile birlikte koronavirüse karşı bağışıklığın artacağı ve pandeminin etkisini yitirerek grip benzeri bir hastalığa dönüşeceği tezini paylaşan biri olarak, Apple’ın bu özelliği birkaç aylık bir fantezi olarak geliştirmesi bana inandırıcı gelmiyor.

Maske, pandemi dışı hayatta da erkeklerin sakal bırakma ya da kesmesi ve kadınların peçe gibi bir örtü kullanmasından etkilenen bölge ile ilgili. Bence asıl önemli nokta bu.

Neden?

2021’in son üç aylık döneminde cirosunu yüzde 11 artışla 123,9 milyar dolara ve karını ilk olarak 30 milyar doların üzerine yükselten Apple’ın cirosunun 71,6 milyar doları iPhone’dan geldi. Akıllı telefonlar emtialaşırken Apple bu oyunu aynı biçimde sürdürür mü?

Bundan dört beş yıl önce Barcelona’daki Mobil Dünya Kongresi’nde Apple’ın akıllı telefon işinin içinden yeni işler çıkaracağı fısıldanıyordu. Apple ile ilgili fısıltıların çoğu yalan çıkar ama cep telefonunu bir finansal araca dönüştürmme konusu gerçekten ilgi çekiciydi.

Her ne kadar Apple’ın tarihinin en yüksek gelirini elde ettiği üç aylık dönemdeki mucize büyüme iPhone, Apple Watch ve Mac tarafının kolektif katkısı ile gerçekleşse de, yaklaşık yüzde 60’lık pay ile ayrı bir yere sahip oldu. Apple’ın en değerli gemisi ve finansal ödeme aracı tüyosu birleştiğinde, bir ayrıntıyı beklemem gerektiğini düşündüm: Apple’ın ödeme sistemi.

O beklenti, Seeking Alpha bülteni ile kısmen karşılandı. Bloomberg’ün, iPhone’ların kredi kartının dokundurulması ile ödeme alacak cihazlara dönüştürülmesi planına işaret eden Seeking Alpha, bunun iPhone’u ödeme kabul etme cihazına dönüştürerek eski adıyla Square, yeni adıyla Block’s’un tahtını sallayacağı yorumunu yapıyor. iPhone’un NFC chip’ini kullanması beklenen çözüm Apple Pay ile entegre çalışarak ek donanıma gerek olmadan ödeme almayı mümkün kılacağını belirterek ödeme sistemleri dünyasında iPhone ile güçlü bir dönüşüm yaşanacağı mesajını veriyor.

Etkileyici bir mesaj ancak maske ya da benzeri bir engel olmadan çalışan Face ID ile bunnu birleştirdiğinizde mesaj çok daha güçlü hale geliyor. Türkiye’de ödeme sistemleri alanının önemli oyuncusu Papara’nın CEO’su Ömer Faruk Karslı, segmente edilmekten hoşlanmayan yeni nesil kullanıcıları bekletmenin ya da istememeleri halinde şifre girmek gibi adımlara zorlanmalarının yıkıcı sonuçları olabileceğini belirtiyor. Ödemenin telefonları birbirine değdirerek kart olmadan ya da sadece poz vererek yapıldığını hayal etsenize.

Hayal etmek demişken Metaverse’te ödeme sistemlerinin nasıl çalışacağını hayal ederdiniz? Hala bir kartı bir cihaza değdirme şansınız olacak mı ya da bu yeni dünyada böyle bir şey normal kabul edilebilir mi? Sorular daha da artırılabilir ancak Apple’ın Face ID’yi yeni bir aşamaya getirmesi ile ilgili daha kapsamlı düşünmek gerektiğini kesin görüyorum.

Türkiye’de dijital müşteri edinimi ile ilgili mevzuatın oluşmasının ardından elektronik kimliğinizi (artık nüfus kağıdı demek zor) kullanarak ve yüz tanıma ile kimliğinizi doğrulayarak banka müşterisi olabiliyorsunuz. Ben açıyı ve ışığı ayarlamak zorunda kaldım ve bir yerde alışverişte olsaydım bununla uğraşmazdım. Yeni çözüm böyle bir sıkıntı olmadan süreci tamamlayacaktır. Amazon Go deneyiminde telefon ve kamera ile sağlanann kullanım kolaylığının fiziksel dünyadaki bir markette ya da Metaverse’teki Wal-Mart’ta yaşandığını düşünün. Buna gerçekten oyunu değiştirmek denir.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>