Bir güç savaşı aracı olarak veri: Amazon aleyhine AB’de rekabet soruşturması ve FaceApp’ın sözleşme hükümleri

0

Yazarımız Av. Dr. Başak Ozan Özparlak, bilişim hukukundaki güncel gelişmeleri değerlendiriyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından Amazon aleyhine, elektronik satış piyasasında rekabet kurallarını ihlal ettiği iddiası ile bir soruşturma açıldı. Elektronik pazarlamada başarı, kişilerin satın alma alışkanlıklarına dair verilerin analiz edilebilmesi ile doğru orantılı. Bu nedenle e-satış pazarında en çok veriye sahip şirketin, rekabet gücünde en üst sırada olduğunu söyleyebiliriz. Elektronik bir satış platformu olan Amazon hem bir satıcı hem de bağımsız satıcıları bir araya getiren bir pazaryeri olarak
faaliyet gösteriyor. Bu durum ise rekabet kuralları açısından dikkatleri bu şirketin üstüne çekiyor. Çünkü Amazon, bir satış platformu olduğundan, satın alma verilerini elinde bulunduruyor ve aynı zamanda bir satıcı olarak bu veri ile hâkim durumu kötüye kullanıp kullanmadığı AB Komisyonu
tarafından mercek altına alınmış durumda. Amazon aleyhine açılan rekabet soruşturmasında incelenecek bir diğer konu ise Amazon ve bağımsız satıcılar arasında “buy box”a dair rekabeti ihlal edici anlaşmalar olup olmadığı. (Bir ürünü Amazon platformunda satan birden fazla satıcı olması halinde, ürünün kaç satıcı tarafından satıldığı gösterilir ve satıcı sayısına tıklayan kullanıcı, açılan yeni sayfada en iyi teklifi sunan satıcıyı en üstte görür, bu ise “Buy box” olarak nitelendiriliyor) AB Komisyonu, bu soruşturma ile rekabeti ve çeşitliliği artıran e-satışların bu özelliğinin rekabet kurallarına aykırı davranan dev online platformlarca bozulmasını engellemeye çalıştıklarını ifade ediyor. Soruşturmanın ne şekilde sonuçlanacağından bağımsız olarak, artık veri hâkimiyetinin gerçek
anlamda bir rekabet gücü anlamına geldiği de resmî ağızdan açıkça vurgulanmış oluyor.

Dev şirketlerin devletlerle giriştiği veri savaşı

Veri ve güç demişken tartışmalı FaceApp uygulamasını atlamamak gerekir. Anılan uygulamayı yüklemek için onaylanması gereken sözleşme; kullanıcıların fotoğrafları, isimleri ve benzerlikleri gibi verilerin ticarî ve diğer her türlü amaçla kullanımına onay verilmesine dair hükümler içeriyor. Bu belirsiz ve açık uçlu sözleşme koşullarına sahip olan FaceApp’ın yürürlükteki veri kurallarının yanı sıra temel bir insan hakkı olan mahremiyetin korunmasına dair hükümler ile de çeliştiği açık. Ancak bu konuda herhangi bir yaptırım kararı alınana dek, kullanıma açıldığından bu yana büyük miktarda verinin çoktan uygulamanın hâkimiyetine girmiş olduğu da bir gerçek. Bu bakımdan verinin sadece bir özel mülkiyet niteliğinde olduğu için korunmasına dair kuralların yeterli
olmadığı yönündeki görüşlerin haklılığı her geçen gün daha da ortay çıkıyor. Özellikle, şirketlerin devletleştiği ve devletlerin bu dev şirketler aracılığı ile veri üzerinden güç savaşına girdiği gerçeği karşısında, veri aynı zamanda bir kamu güvenliği meselesine de dönüşmüştür denilebilir.

 

Haber Merkezi

Techinside, teknonoloji ile alakalı alanlarda işletmelerin güncel haberlere ve analizlere tarafsız şekilde ulaşmalarını kolaylaştır!

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>