Davos’un gündemi Sanayi 4.0, ya sizinki?

0

i40

Sanayi 4.0 tanımlaması, konuyu izah eden tam bir ifade olmadığını söyleyen çok kişi var. Otomasyon karşılığı kullanılan Sanayi 4.0 yerine “2. Makine Çağı”, “Robotlar Çağı” diyenler de var. Özellik olarak bakacak olursak, makinelerin akıllanması ve istihdamın insandan makinelere geçmesinin tamamlanması dönemi olarak dikkat çekiyor.

Eğer insan yerine makine dersek, buzdağını tanımlayan bir ipucu göstermiş oluruz. Öyle vahim sonuçlar ortaya çıkar ki Fransa, geçen hafta olağanüstü hal ilan etti. Gelecekte ortaya çıkacak istihdam sorunu ile nasıl başedeceğini şimdiden düşünmeye başladı.

Matbaanın bulunuşundan bu yana yaşanacak en büyük dönüşümden bahsediyoruz.

Sanayinin bir de tarihi sürecine bakalım:

1784 yılı olarak kabul edilen buharlı makinelerin bulunması, sanayinin başlangıcı kabul edilir. İngiltere, buharlı makineler ile yanı gemileri sayesinde dünyanın dört bir tarafına giderek, imparatorluğunu kurdu ve dönemin bütün ekonomik kaynaklarını ve ticaretini ele geçirdi.

Amerika’daki Kuzey – Güney Savaşının galibini belirleyen ise buharlı trenler ve telgraf oldu. Telgraf, matbaadan sonra bilginin üretim süreçlerine girmesine katkı sağlayan ikinci üründür.

Bu sürece 1870 yılında elektriğin bulunmasi hız verdi. Makineler elektriklenince, hem fonksiyonunu hem de ivmesini artırdı.

Makine çağını anlamlandıran ise makinelerin seri üretime geçmesi oldu. 1908 yılında Ford Otomobıl fabrikasında uygulanan üretim bandı, yeni bir çağın başlangıcı oldu. Artık üretim bantları sadece o fabrikaların üretimlerini artırmakla kalmadı, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini de belirleyen göstergeler oldu.

Her iki dünya savaşı da seri üretimin sanayi çağının toplumları olumlu ve olumsuz nasıl etkilediğini gösterdi.

1969 yılı insanlığın aya gidişinin tarihi kadar, elektronik çağının da başlangıcıdır. Aslında elektronik ile birlikte bilgisayarın da hayatımıza girmeye başlaması anlamına geliyor bu.

Aslında bütün bu sanayi birikimini, ülkelerin zenginliğine taşıyan en önemli gelişme Küreselleşme oldu. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması bunun miladıdır. Küreselleşme ile birlikte bütün geleneksel kavramlar yıkılmaya başladı ve ülkelerden daha çok markalar yaygınlaşmaya başladı.

Bu sürece en büyük katkıyı bilgisayar yapmakla birlikte, ivme kazanmasına ise mobil telefonlar katkı sağladı.

Robotlar eskiden beri vardı. Bundan sonra olması niye Sanayi 4.0 olarak niteleniyor, sorusu akla gelebilir. Şu anda dünyada 10 bin çalışana göre robotlaşma sadece 66 adet olarak var sayılıyor. Otomotiv sanayi öncü durumunda ve Japon otomotiv sanayiinde 10 bin kişiye karşılık 1.520 robot kullanılıyor.

Aslında sektörlerdeki büyüme oranları da dikkat çekici durumunda. Otomotivde 2010 yılına göre 2013 yılında yüzde 82 oranında robot kullanımı artmış görünüyor. Bu sektörü yüzde 80 ile metal sanayi, yüzde 44 ile gıda sanayi, yüzde 35 ile ilaç sanayi izliyor.

Sanayi 4.0 Çağını anlamlandıran 5G olacak. Yani nesneler arası internet, robotlar ve otomasyonun alt yapısı olacak. Hız, verimlilik ve en önemlisi Big Data ile birlikte bütün üretim süreçlerinin yeniden yapılanacak ve tanımlanacak bir dönem geliyor.

Önümüzdeki 20 yıl içinde Nesneler Arası İnternetin (IoT) oluşturacağı ekonomik büyüklük 17 trilyon dolar olacak. Mac Kinsey’in araştırmasına göre ise 2024 yılında 11 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük bizi bekliyor. Veya konuyu bilmeyen yüzde 87’yi IoT bekliyor…

Cisco ise önümüzdeki 10 yıl içinde, IoT alanında kamuda 4.6 trilyon dolar, özel sektörde ise 14.4 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük olacağını öngörüyor.

Gelecek siyasi stratejiler konusunda araştırmalarıyla ünlü Rand Corporation da Sanayi 4.0 üzerine bir rapor yayınlandı. TOBB bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) da, Türkiye’nin sürecin dışında kalmaması için konuya dikkat çekti.

Bazı sanayi odaları yeni dalgayı gündemlerine aldı. Yine de, yol haritası ortaya çıkacak kadar etki oluşturmadı.

Bu sadece sanayiyi ilgilendiren bir süreç değil. Yeni bir üründen bahsetmiyoruz. Geometrik katlanan bir işlemci kapasitesinden, buna karşılık matematik katlarla azalan istihdamdan ve değişen iş süreçlerinden bahsediyoruz.

Enerji, lojistik, emek tasarruflarının yanı sıra toplumsal yapıyı etkileyecek bir dip dalgasından söz edebiliriz.

Sonuçta dünyanın gündemi Sanayi 4.0 ve bu gündem 5G ile birlikte ana akım olacak. Bu entegrasyon ve dönüşümü ne kadar idrak edebilirsek, gelecek için umutlu olabileceğiz.

Fikri Türkel

1960 yılında Bulgaristan doğumlu olan Fikri Türkel, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezunudur. Gazeteciliğe 1987 yılında başlayan Türkel görev aldığı gazete, televizyon ve dergilerde ekonomi gazeteciliğinin tüm birimlerinde görev yaptı. Fikri Türkel; şirket ve kurumlara "Marka", "Yönetim", "Farkındalık ve Konumlandırma" gibi konularda seminerler de vermektedir. Türkel'in "Başarılı İnsanların Karar Anı" adıyla da bir kitabı yayınlandı.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>