Dijital pazarlama ve SEO etkinliği Digitalzone‘19’dan notlar-1

0

Zeo Agency tarafından bu sene 7. defa düzenlenen etkinlikten öne çıkan notları paylaşıyoruz

Bu yıl 7.si düzenlenen ve ülkemizin en büyük dijital pazarlama/SEO konferanslarından biri olan Digitalzone’19, 9 Ekim’de hafta RadissonBLu Şişli Otel’de gerçekleşti. Performics SEO bölümünden Hazal Ulubaş ve Kübra Önem, etkinlik notlarını paylaştı.

BASTIAN GRIMM – 2020’DEKİ TEKNİK SEO TRENDLERİ – RAKİPLERİNİZİN ÖNÜNDE OLUN

Peak Ace CEO’su ve kurucu ortağı olan Bastian Grimm, SEO konusundaki 15 yıllık deneyimini digitalzone 2019’da yaptığı konuşmasında 4 ana başlıkta bizlerle paylaştı. Bastian Grimm Googlebot’un endeksleme davranışında meta tag’lerin etkisi, java script overlay’li internet sitelerinin endeksleme performansı, gizli içeriğin (hidden content) ve iframelerin nasıl okunduğu ile ilgili testlerinin sonuçlarını aktardı. İndeksleme başlığı altında üzerinde durduğu en önemli konu header noindex ve robots noindex tag’lerinin farkıydı.

İkinci ana başlık olan java script overlay’li internet sitelerinin son güncellemeler ile artık daha da okunabilir hale geldiğini ve bu yapıda bir siteye sahipseniz hangi araçları kullanarak kontrol edilebileceğinin üzerinde durdu.

 “no matter it is visible or not, content will be found”

Gizli içerik konusunda  “content opacity” kavramından bahsederek siz içeriği gizleseniz de gizlemeseniz de Googlebot’un o içeriğe bir şekilde eriştiğinden ve endekslediğinin altını çizdi.

Önceden SEO dünyasında bir kafa karışıklığı olan iframed contentler konusunda ise iç rahatlatan bir gelişmeden bahseden Bastian, evergreen bot sayesinde artık iframed içeriklerin de okunma kalitelerinin artış gösterdiğini belirtti.

Daha sonra ise tavsiye niteliğinde iyi bir SEO audit’in nasıl hazırlanması gerektiğine dair birkaç tüyo verdi;

–          Örnek kodlar paylaşın

–          Excel yada CSV formatlarından dosyalar göstermeyin

–          Her şeyi sunuma koymayın

–          Her zaman maddeleriniz için bir B planınız olsun

SIRALAMALARI İYİLEŞTİREN BAĞLANTILAR EDİNME –JAMES FINLAYSON

Verve Search’te Head of Innovation unvanı ile görev yapan ve kendini ‘multidisipliner bir SEO uzmanı’ olarak tanımlayan James Finlayson link edinmenin kullanıcı davranışı ve marka algısı üzerindeki etkisi hakkında konuştu.

Ortalama bir Türk’ün ayda 69 internet sitesini ziyaret ettiğini söyleyen James, binlerce internet sitesinin bu 69 site arasına girmeye çalışarak kullanıcı farkındalığı yaratmaya çalıştığını ifade etti. Kullanıcının giderek körleştiği bu günlerde ziyaretçilerin dikkatini çekebilmek için nasıl bir strateji izlememiz gerektiğini ise şu şekilde özetledi;

1-      S.U.C.C.E.S.

Yaratacağımız strateji yukarıdaki başlıklara uygun olarak basit, beklenmedik, somut, güvenilir, duygusal ve hikâyeleştirilmiş olmalıdır.

2-      Yaratacağımız stratejinin sonucunda ortaya çıkan içerikleri paylaşan insanları “zeki,kültürlü,havalı” gösteriyor olmalı.

YİĞİT KONUR – SEARCH CONSOLE VE SIRALAMA VERİLERİNİ KULLANARAK SEO STRATEJİNİZİ ŞEKİLLENDİRMEK

 Etkinliğin organizatörü olan ZEO A   nm  kljgency kurucusu Yiğit Konur, SEO dünyasının en büyük dertlerinden biri olan ölçümleme konusuna değindi.

Yapılan geliştirmelerin ve optimizasyonların takibi sırasında kullanılan metriklerin aslında tek başlarına bir şey ifade etmediğinden, bunun yerine dimensions odaklı ölçümlemelere güvenmemiz gerektiğinden bahsetti. Örneğin sıralama artık sadece anahtar kelime (keyword) bazlı değil, keyword, keyword group ve landing page boyutlarının hepsinin kombinlenerek daha doğru sonuçlar vereceğinden bahsetti.

Bunu yaparken de yeni SEO araçları olan seo.do’nun birçok farklı özelliğinden nasıl yararlanabileceğimizi anlattı. Aracın en güçlü yanının istenilen veriye en hızlı şekilde ulaşılabilir olmasından söz etti.

DOMINIC WOODMAN – B2B ARAMAYA DERİNLEMESİNE BİR BAKIŞ. BAŞARIYA NASIL ULAŞIRSINIZ?

Distilled’in kıdemli dijital danışmanlığını sürdüren Dominic Woodman B2B SEO’nun neden B2C SEO’dan daha zorlu bir süreç içerdiğini ve bu süreçte başarıya ulaşmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.

B2B aramada en kritik detayın eğer ürününüz yeniyse, aranma hacmini kendinizin yaratması gerektiğini unutmamanız olduğundan bahsetti.

Peki SEO aracılığı ile B2B sonuç almak için ne kadar zaman gerekli?

“SEO sonuç almak için en hızlı kanal olmasa da, aşağıdaki maddeleri tamamladıktan sonra 1.yılın sonundan itibaren sonuç almamanız için içbir sebep yok” diye ekledi;

–          Kaliteli içerik

–          Domain otoritesi

–          Temel teknik SEO gereklilikleri

Dominic Woodman oldukça detaylı biçimde hazırlanmış sunumunda B2B aramada başarıya ulaşmış markalardan da örnekler vererek anlattıklarını pekiştirdi.

HANNAH THORPE – ÇOKLU ALGORİTMALAR İÇİN OPTİMİZASYON

Hannah Thorpe İngiltere merkezli ödüllü dijital pazarlama ajansı Found’un SEO yöneticisi olarak görevini sürdürüyor. Mesleki ilgisini arama ve ziyaretçi verilerinin desteklediği yenilikçi içerik kampanyaları ile teknik stratejiler oluşturmak üzerine geliştiriyor.

Bu nedenle, bağımsız birçok farklı algoritma ile detaylı olarak ilgilenerek bu bağımsız parçaların bir araya getirdiği büyük algoritmayı çözmek üzerine konuşmasını gerçekleştirdi.

Hannah Thorpe ilk olarak bir Google modellemesi ve algoritması olan “deep relevancy matching”in açık bir şekilde kullanılmadığı söylenilse de, aslında birçok site tarafından yapılan testler ile algoritmanın bir parçası olarak çalıştığının üzerinde durdu. Bu modellemede aramaların ne şekilde kullanılmış olduğu ve içerikler ile nasıl bağdaştırılması gerektiğini açıkladı. Deep relevancy matching’de veri madenciliği sayesinde ulaşabileceğimiz farklı veri kaynaklarının, Facebook-Instagram gibi sosyal medya verilerinin, özellikle son dönemde ön plana çıkan sesli aramalar için verimli sonuçlar elde etmede kullanılabileceğini anlattı.

İkinci olarak neural matching konusuna değinen Hannah Thorpe, aramaların yüzde 30’unda bunun kullanıldığını açıkladı. Google Assistant gibi uygulamaların arkasında yatan teknolojinin neural matching algoritmasının bir parçası olduğunu anlattı.

Peki, neural matching nasıl çalışıyor?

–          Sosyal dinleme ile öğreniyor

–          Duygu analizi yapıyor

–          Neden belirli anahtar kelimelerin belirli aramalarda kullanıldığını anlamaya çalışıyor ve buna göre kullanıcıya en doğru sonucu vermek için uğraşıyor.

Thorpe son olarak “QDF Timeliness” yani Quality-Density-Freshness açılımındaki algoritmanın özelliklerinden bahsetti. Bu algoritmanın çalışma prensibi içeriğin kaliteli-yoğun ve yeni olması üzerine kurulu. Birçok aramanın arasında küçük arama ilgileri vardır ve bu ilgiler zamanla gelişir. Örneğin İngiltere’de aratılan bir kelime hem İK alanına hem de ünlülerin menajerliğini yapan insanların alanına giriyor. Aynı kelimenin farklı sektörlerce farkli şekillerde kullanılması ve Google’ın buna göre arama sonuçlarını şekillendirmesi zamanla ve birçok küçük arama ilgisi ile oluşur.

Freshness yani tazeliğin ve güncelliğin önemini ise şu şekilde ifade ediyor; Farklı sektörlerde örneğin sağlık ve yaşamla ilgili internet sitelerinde daha güncel olmak zorunludur, çünkü her an değişebilecek bilgilere sahiptir ve kullanıcıya güven vermek zorundadır.

Hannah Thorpe’tan minik bir tavsiye:” SEO’da bir adım önde olmak için, Google patentlerin önünde olmak gerektir. Google’ın ne ile ilgilendiğine bakmak ve buna göre geliştirmeler yapmak gereklidir.”

EMRE GÜNEY – BÜYÜMENİN HİLESİ: KULLANICI TUTUNDURMA

Şu anda Skyscanner’da Senior Growth Manager olarak görev yapan Emre Güney günümüzde markaların büyüme stratejilerinden ve bunu yaparken düştükleri hatalardan bahsetti.

Konuşmasına büyümenin günümüzde bir araç olmaktan çıkıp bir amaç haline gelmesinin üzerinde duran Emre Güney, markaların öncelikle neden büyümeye ihtiyaç duyduklarını anlamaları gerektiğini söyledi. Yeni kullanıcı edinmek elbette tüm markalar için oldukça önemli ancak kazanılan kullanıcıyı tutundurmak bundan daha önemli. Çünkü yeni kullanıcı elde etmek için sağlanacak finansman da tutundurulmuş yani var olan kullanıcı tarafından geliyor. “Aslında tutunan her kullanıcı sizin için yeni bir kanaldır.”

Tutundurma nedir?

Edindiğiniz kullanıcıları belirli bir süre boyunca sunduğunuz hizmete tutundurmak ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

Neden Önemlidir?

“Daha fazla kullanıcıyı nasıl elde ederiz”den, “Elde ettiğimizi nasıl daha fazla elde tutarız” artık daha önemli bir sorudur. Bu yüzden tutundurma çalışmaları günümüzde daha önemli olmaya başlamıştır.

Yaşam boyu değer = Kazanç x Raf Ömrü

Raf ömrü bir kullanıcının yaşam boyu değerini doğrudan etkilemektedir. Bunu şu şekilde açıklamak mümkün: Bir uygulama veya hizmetin bir anda yakaladığı hype’ı sürdürememesi raf ömrünü kısaltır, bu da daha çok mobil uygulamalar üzerinde gördüğümüz bir sorundur ve tutunduramama kaynaklıdır.

Kullanıcı elde edebilmenin finansmanını tutundurma yaptığımız kullanıcılardan sağlarız. Tutundurduğumuz kullanıcıların sayısı arttıkça biz yeni kullanıcı kazanımı konusunda farklı kanallar deneme konusunda da özgürleşiriz.

Nasıl geliştirilir?

Kullanıcı deneyimini önemseyerek yeni ürün tasarlamak ve kullanıcıyı anlamak önemlidir. Kullanıcının hizmetinizle etkileşime geçtiği ilk andan itibaren 72 saat içinde hizmetinizin değerini ona anlatmanız ve kanıtlamanız gerekmektedir. Çünkü bu sürede etkileşimegeçmeyen kullanıcılar ya uygulamayı 1 hafta içinde siliyor, ya da bir daha hiç kullanmıyor.

Ve son olarak tutundurmanın, “Bir kez yaptım, bitti” bir iş olmadığını bunu markanın bir parçası haline getirmenin öneminden bahsederek konuşmasını tamamladı.

 

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>