Fintech’te Unicorn Olmak ya da Olmamak

0

Mitolojiye göre bir unicorn (tek boynuzlu at) görmek şans ve kaderin iyileştiğinin göstergesi. Fintech dünyasında ise unicorn olanların kaderi giderek kötüleşiyor.

1 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketlere unicorn deniliyor. Ancak bu değerlemeye ulaşmak artık fintech startuplarının öncelikleri arasında değil. Hatta mümkünse bir unicorn olmamaya çalışıyorlar.

Özellikle Fintech firmaları, yatırımcılar için tam bir baş belası yaratıyor. Fintech startuplarının değerlemelerinin çok yükselmesi, büyük şirketler tarafından satın alınmalarını neredeyse imkansız hale getiriyor. Çoğunun ölçeklenebilir iş modelleri de olmadığı için, umumi pazarlarda da başarı sergileyemiyorlar. Sonuç itibariyle çiçeği burnunda fintech startupının elinde, satın alınmaya müsait olmayacak kadar değerli bir şirket haricinde hiçbir şey kalmıyor. Satın alınamayan şeylerin ise finans sektöründe doğal olarak hiçbir varlıkları yok.

Anthemis Yatırım Grubu’nun Kurucu Ortağı Sean Park, “En son isteyeceğiniz durum, benim şirketlerin hamileliği dediğim durum. Başkası tarafından alınmak için çok geç kendi başına idare edebilmek çok zor” diyor. Ya ilk duruma hiç gelmeyeceksiniz, ya da ikinci duruma hemen geçeceksiniz. Arada kalan startuplar piyasa dinamikleri sebebiyle yok olmaya mahkum.

Bağımsız araştırma şirketi CB Insight’ın yaptığı çalışmalar, 2016 yılının ikinci çeyreğinde risk sermayesi desteği alan firmaların sayısının yüzde 49 azaldığı yönünde. Bu azalmanın üçüncü çeyrekte de devam edeceğini düşünüyorlar. Fintech dünyasının parlayan startuplarından LendingClub Corp., 2015 yılının sonunda 5,4 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı. Ancak şu anda 2,1 milyar dolarak kadar düştü. Yarıdan fazla değerleme düşüşünün yatırımcıları arasında yarattığı gerginliği tahmin edersiniz.

Unicorn startuplar karlılık getiremiyor

Şu ana kadar fintech dünyasında yapılan en büyük yatırım, tarımsal kredi startupı olan The Climate Corp.’un Monsanto Co. tarafından 1,1 milyar dolara satın alınmasıydı. İkinci en büyük ise, eBay’in küresel ödeme platformu Braintree’yi 800 milyon dolara satın almasıydı. Her ikisi de 2013 yılında gerçekleşti. 2015 yılında ise ödeme güvenliği startupı Trustwave, Singapore Telecommunications tarafından yine 800 milyon dolara satın alındı. Yani görünen o ki, fintech tarihinde bir unicornun satın alımı yalnızca bir kere, o da 3 yıl önce gerçekleşti. Günümüzdeki trend ise satın alımların 250 milyon dolarlar seviyesine kaydığı yönünde. Örneğin LearnVest’in Northwestern Mutual tarafından satın alınması gibi.

Bütün veriler gösteriyor ki, fintech startuplarının ya sektörde çığır açacak bir hizmet veya ürünle ortaya çıkıp, satın alınmayı beklemeden kendilerini borsaya atmaları gerekiyor; ya da “çeyrek unicorn” seviyelerinde dolaşmaları. İkinci seçenek çok daha gerçekleştirilebilir durumda. Elinizde değerli bir fikir, değerli bir ürün ve hizmet olmalı, ancak bunu tam anlamıyla kullanamamalısınız. Bunun yanında potansiyel alıcılarınıza en azından 5 kat kar ettirmelisiniz.

Karlılık buradaki en önemli nokta. 100 milyon dolarlık bir şirket alıp 600 milyon dolar kar elde etmeye çalışmak, 1 milyar dolarlık bir şirket alıp 6 milyar dolar kar etmeye çalışmaktan her zaman daha kolay.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>