Google IO 2017’de olan biteni tek sayfada özetledik!

1

Google I/O 2017

Teknoloji ile evrilen geleceğimize yön veren az sayıda şirket var. Google da onlardan biri. Masaüstü bilgisayarımızın tarayıcısında bir arama motoru olarak başlamasına rağmen, akıllı telefonlarımızda, saatimizde, evde ve arabada, internete bağlanabilen her nesnede yer almayı başarıp, dünyanın en değerli markalarında zirveye oynuyor.

Tüm bunları biliyorsunuz ama hatırlatmamızın sebebi, Google’ın her yıl düzenlediği ve geldiği son noktayı paylaştığı Google I/O etkinliği, sadece son durum hakkında bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda gelecek için de ipuçlarını barındırıyor.

Biz de TechInside.com olarak, San Francisco’da yaklaşık 3 saat süren sunumun özetini sizler için hazırladık.

Sundar Pichai

Google CEO’su Sundar Pichai’nin konuşmasıyla başlayan etkinlikte, güncel sayılar paylaşıldı.

Google, artık 1 milyardan fazla aylık aktif kullanıcıya sahip bir dünya devi. En büyük ürünlerinden biri olan YouTube ise her gün 1 milyar saatten fazla video izlenilen bir platform. Günlük hayatımızın bir parçası olan navigasyon çözümlerinde ilk sıralarda yer alan Google Haritalar ile kullanıcılar her gün 1 milyar kilometreden fazla yol gidiyor.

Bulut çözümü Google Drive, 800 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşmayı başardı ve günde 3 milyardan fazla dosyanın yüklendiği, en rekabetçi bulut ortamı olmayı sürdürüyor.

2 yıl önce duyurulmasına rağmen Google Fotoğraflar, 500 milyondan fazla aktif kullanıcısı ve her gün 1,2 milyar fotoğrafın yüklendiği bir hazine haline geldi. Anahtar kelimeler kullanarak, anlamlı sorgular sayesinde fotoğrafları kolayca süzebiliyorsunuz.

iOS’ta uzun zamandır var olan, paylaşılabilen albümler de sunulan yenilikler arasında. Art arda çekilen yüzlerce fotoğraf arasından en iyisini seçmeyi başaran ve bunları bir fotoğraf kitabı haline getiren uygulamadan bahsedebiliriz artık.

En büyük rakibi iOS ile kıyaslandığında Android, ezici bir farkla üstünlük kurdu ve 2 milyar aktif kullanıcıya ulaştı.
Firmanın, bugüne kadar “Önce Mobil” olarak belirlediği vizyon, artık “Önce Yapay Zeka” olarak güncellendi. Öyle ki, elde edilen bilgi birikimi sayesinde Gmail için otomatik e-posta yanıtlama özelliği bile geliştirildi. 

Teknolojiyi kullanmayı daha da kolaylaştıran, konuşmaları anlama yeteneğinde yapılan iyileştirmeler, hataları inanılmaz azalttı. Derin öğrenme ile her saniye, bu birikimin üstüne yeni bir şeyler ekleniyor. Öyle ki, Google Asistan, evdeki 6 farklı kullanıcıyı sesinden ayırt ederek, o kişiye özel olarak hizmet verebiliyor.

Google Asistan, sadece sesi değil fotoğrafları da daha iyi anlıyor. Duyurulan Google Lens uygulaması, sadece barkod okuyarak Wi-Fi ağlarına bağlanabilirken, bir tabela fotoğrafından ilgili restoranı bulup rezervasyon yaptırabiliyor. 

Yapay zeka, sadece evde ve cepte değil, aynı zamanda veri merkezlerini de değiştirdi. Geliştirilen işlemci ve grafik üniteleri ile yapay zeka öncelikli veri merkezleri sayesinde artık CPU veya GPU değil, TPU kavramından bahsedeceğiz. Tensor Processing Unit olarak adlandırılan yapılar, öğrenen makineler için özel olarak dizayn edilen 180 teraflop gücündeki altyapıları temsil ediyor.

Yapay zeka araştırmalarından elde edilen birikimler, google.ai adresinde herkesin kullanımına sunulmuş durumda. Dünyayı, daha farklı bir yere dönüştürmek isteyenler, bu platformdaki araçlardan faydalanabilecekler.

Google Asistan’ın sadece Android platformlarına hizmet eden bir asistan olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. iPhone için duyurulan Google Asistan, rekabet kurallarını altüst ederken, duyurulan Google Asistan SDK’sı sayesinde, Sony ve Bose gibi markaların kendi tasarımlarına sahip Google Home ürünleri geliştirmesinin de önü açılmış oldu.

YouTube için açıklanan yenilikler arasında, TV’de 360 derece içerik izleme, Super Chat özelliği ile etkileşimi bir adım öteye taşımak gibi seçenekler var.

Android O ile bir sonraki mobil işletim sisteminde, izlenen videoyu ana ekranın bir köşesinde tutmayı ve diğer işlerinizi yapmak için ekranın geri kalanını kullanabilmenizi hedefleyen Google, uygulama üzerine dokunup parmağınızı beklettiğinizde iPhone’daki 3D Touch gibi farklı seçeneklerle daha pratik olayı hedefliyor.

Başarılı uygulama LastPass’ın yaptığı otomatik form doldurma, Android O’nun bir parçası olacak. Böylece uygulamalara şifre yazmak için çok fazla uğraşmayacaksınız.

Metinleri seçerken makine öğrenmesi sayesinde, zaman kazanarak pratikleşebileceksiniz. Örneğin, bir e-posta içerisinde adres satırında bir kelimeye çift tıkladığınızda, tüm adres seçilmiş olacak. Telefon numarasına tıkladığınızda, seçim işleminin yanı sıra o numarayı aramak veya sms göndermek gibi hız kazandıran butonlar ekranda belirecek.

Zararlı yazılımlar, bir şekilde mağazadan kaçıp telefonunuza gelse de, makine öğrenmesi sayesinde Google, bu yazılımı durdurup engelleyebilecek. Şimdilik beta sürümü duyurulan Android O’nun yeniliklerini, yakında görmeye devam edeceğiz.

Telefonlarda GPS yerine, görselleri anlamlandırarak size yol gösterecek olan VPS (Görsel Konum İşareti), özellikle kapalı alanlardan en büyük yardımcılarınızdan olacak.

Sanal gerçeklik konusunda Qualcomm ve Samsung ile işbirliğinin meyvelerini yakında almaya başlayacak olan Google, Android Go ile işletim sistemine farklı bir boyut kazandıracak ve performansı az olsa bile cihazlara hayat verecek.

Programlama dili Kotlin‘in Android’e dahil olması da heyecan veren bir diğer gelişme oldu.

Yorumlar

Yorumunuzu yazın