Kullanılamazlıktan kullanılabilirliğe hayat dersi

1

kullanilabilirlik-testiÜretimde operatörler mobil cihazlar kullanacaklar ve üretimin aşamalarını takip edip mobil ortamdan müdahale edebileceklerdi. Yönetim ise ekranından hangi makinede, hangi müşteriye ait siparişin, hangi aşamada olduğunu anlık görebilecekti.

Daha bilgisayar mühendisliğinde öğrenci olmama rağmen bana verilmiş çok büyük bir fırsattı. Proje için otomobil bile verilmişti. Projeyi çok kısa bir sürede yazmıştım ama operatörler nedense kullanmıyorlardı. Ben de operatörler üzerinde yeterince motivasyon oluşturulmadığını düşünüyordum. Yoksa o güzelim uygulamayı kim neden kullanmasın ki.. Kesin operatörlerin eksikliği olmalıydı.. Ya da yeniliğe bir direnç.

Fabrika müdürü çok başarılı ve aynı zamanda çok zeki birisiydi.  Operatörlerdeki eksikliği kesin bulur, hatta kullanmaları için gerekli baskıyı bile yapabilirdi.  Beni de çok severdi. Gittim yanına anlattım durumu. Bu uygulamayı kullanmamak için bir neden bulamıyorum, tüm fonksiyonlar çalışıyor hiçbir hata yok demiştim.  Hatta fonksiyonlar spekte verilen sürelerden daha kısa sürede bile çalışıyordu. Sağolsun kırmadı beni, atladık otomobile düştük Bursa yoluna. Havadan sudan konuşurken fabrikaya varmıştık bile.

Odasına geçerken sen bir dakka bekle dedi bana. Kapıda bekliyordum ki ne göreyim? Fabrika müdürü kirli tulumları giymiş yüzüne de biraz sanırım makine yağı bulaştırmıştı. Ben hazırım gidelim dedi. Şaşkınlıktan bana verilen fabrika ayakkabısının bağcıklarını bağlamayı bile unutmuştum.

Operatör olan abilerin yanına vardığımızda önce içten bir selamla başladı muhabbete.  Havadan sudan konuştular derken ben olan bitene hala anlam veremiyordum.  Sonra bir şekilde konuyu uygulamaya getirdi. Neden kullanmıyosun ağabey ya bunu. Ne güzel yapmışlar işte dedi. Operatör dedi ki “Abi çok güzel de bu düğmeler çok küçük, birbirine çok yakın, benim elim büyük, basınca ikisine birden basıyor, ya da yanlışına basıyor.” Ben o sırada anladım benim bilmediğim birşeyler vardı.. Biraz daha konuşup geri bildirimleri aldıktan sonra odasına gitmiş, üzerini değiştirmişti. Sonra tekrar çıktık fabrikadan.. Güzelce bir restorana gittik. Bir yandan yanıbaşımızdaki mangalda etlerimizi pişirirken bir yandan da mangal dar olsaydı ne olurdu,  maşa yeterince uzun olmasaydı ne olurdu gibi sorular sordu bana. Orada üniversite yıllarımda görmediğim dersleri tek tek alıyordum şimdi.

Sonra dedi ki bana kullanılabilir olmalı uygulama. Dünyanın en güzel şeyini de yapsak, kullanıcı kullanmazsa bir anlamı yok. Kullanıcının kolay ve hızlı kullanması lazım dedi. Yapılması gerekenleri konuştuk, bir hafta içinde tamamladım hepsini. Operatörler artık kullanıyordu ve proje çok başarılı olmuştu.

Kullanılabilirlik terimi ile ilk o gün tanışmıştım. Uygulamayı ölmekten, projeyi başarısızlıktan kurtarmıştı bu yöntemle. Basit ve hızlı olmalıydı, çabuk öğrenilebilir ve kolay kullanılabilir olmalıydı. Hayatta her şey böyle olsa ne güzel olurdu.

Ünal Sezer

Ünal Sezer, Bilgisayar Mühendisliğini bitirdikten sonra aynı bölümde veri madenciliği konusunda yüksek lisansını tamamladı. Sabancı holding bünyesinde yazılım danışmanlığından sonra, bilgi sistemleri uzmanı olarak çalıştı. Sonrasında bankacılık sektöründe direkt bankacılık üzerine çalışmalarda bulunmak üzere kariyerinde değişiklik yaptı. Şuan Finansbank internet şubeleri ve çağrı merkezleri yazılım ekipleri yöneticisi olarak çalışma hayatına devam etmektedir. 2010 yılından beri bilişim ve teknoloji konularında yazılar yazmaktadır.

Yorumlar

  1. Gerçek kesit…

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>