Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 449

Vodafone Flex Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda Pixel gelişmesi!

0

Vodafone Türkiye, yeni nesil perakende dönüşümü kapsamında hayata geçirdiği Vodafone Flex platformunun ikinci yılını kutladı. Yapılan açıklamada şirketin dijitalleşme stratejisi müşteri deneyimini iyileştirme çabaları ve gelecek hedefleri detaylı bir şekilde ele alındı. Özellikle Google ile olan iş birliğinin detayları merak konusu olurken Vodafone Flex’in sunduğu geniş ürün yelpazesi ve ödeme kolaylıkları da vurgulandı.

Google Pixel serisi Vodafone ile Türkiye’de satışa çıkıyor!

Teknoloji dünyasının merakla beklediği Google Pixel telefonlarının Türkiye pazarına ne zaman giriş yapacağı büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor. Bu belirsizliğin ortasında Vodafone Türkiye’nin yeni nesil perakende platformu Vodafone Flex’in ikinci yıl dönümü kutlamaları Pixel cihazlarının Türkiye’ye gelişine dair önemli ipuçları verdi.

Vodafone yetkilileri henüz net bir tarih vermese de Google ile olan güçlü iş birliği ve Flex platformunun sunduğu avantajlar, Pixel telefonlarının Vodafone mağazalarında yer alma ihtimalini oldukça güçlendirmiş durumda.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Sahin

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Sahin, konuşmasında Vodafone Türkiye’nin müşteri alışveriş alışkanlıklarındaki değişimi gözlemleyerek mağazalarını sadece satış noktası olmaktan çıkarıp hizmet ve dijital deneyimi birleştiren bir platforma dönüştürdüğünü belirtti.

Vodafone Flex, “Ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al” sloganıyla yola çıkarak teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. Akıllı telefonlardan tabletlere, bilgisayarlardan akıllı saatlere ve daha pek çok kategoriyi kapsayan binlerce ürünlük geniş bir portföy sunan platform, farklı bütçelere ve ihtiyaçlara sahip tüm tüketici kitlesine ulaşıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, herkesin kendine uygun bir teknoloji ürünü bulabilmesini sağlıyor.

Ek olarak, Vodafone Flex müşterileri 2 bin 500 noktada aktif satış yapan Vodafone mağazalarından istediği ürünü yerinde inceleyip kendisine uygun ödeme imkanıyla hızla satın alabiliyor. Son 1 yılda yapılan satışların yaklaşık yüzde 80’i de Vodafone mağazalarında gerçekleşmiş durumda.

Flex’i öne çıkaran bir diğer özellik ise sunduğu esnek ödeme seçenekleri. Faturaya ek 12 taksit imkanı, kredi kartı sahibi olmayanlar için alışveriş kredisi ve 36 aya varan taksitlendirme seçenekleriyle tüketiciler bütçelerini zorlamadan istedikleri teknolojiye sahip olabiliyorlar. Bu esneklik özellikle yüksek fiyatlı akıllı telefonlar gibi ürünlere erişimi kolaylaştırarak teknoloji tüketimini daha geniş bir kitleye yayıyor.

Sadece yeni ürün satışı yapmakla kalmayan Vodafone Flex, eski cihazların geri dönüşümüne de büyük önem veriyor. Tüketiciler eski telefonlarını Vodafone’a getirerek yeni cihaz alımlarında indirim kazanabiliyor ve yüzde 30’a varan indirimlerle yenilenmiş, 1 yıl garantili telefon sahibi olabiliyorlar.

Bu program hem tüketiciler için ekonomik bir avantaj sağlıyor hem de elektronik atıkların azaltılmasına ve dolayısıyla çevrenin korunmasına katkıda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 20 binden fazla eski cihazın toplanması da bu programın başarısını ve tüketiciler tarafından ne kadar benimsendiğini gözler önüne seriyor.

Müşteri deneyimini önceliklendiren Vodafone Flex, bu doğrultuda çeşitli hizmetler sunuyor. Yapay zeka destekli sanal asistan Tobi, hem mağazalarda hem de online platformda kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunarak müşterilerin aradıkları ürünü daha hızlı ve kolay bulmalarını sağlıyor. “Mağaza Danışmanım” hizmeti ise yerel mağazaların müşterilerle daha yakın bir ilişki kurmasını ve kişiselleştirilmiş teklifler sunmasını mümkün kılıyor.

Buna ek olarak online alışveriş deneyimini de kolaylaştırıyor. Türkiye genelinde kapıya teslimat hizmeti sunan platform İstanbul’da aynı gün teslimat seçeneğiyle de hızlı ve pratik bir alışveriş imkanı sunuyor. “Gel incele adresine gönderelim” seçeneği ise online mağazada beğenilen bir ürünü fiziksel mağazada deneyimleme fırsatı sunarak müşterilerin karar verme sürecini kolaylaştırıyor. Bu sayede online alışverişin risklerini minimize ederek müşterilere güvenli bir alışveriş deneyimi sunuyor.

Sunulan hizmetler sadece satış öncesiyle sınırlı değil. Satış sonrasında da müşterilerine destek olmaya devam eden platform, Ekran Kurtaran Paket, Dijital Destek, Uzatılmış Garanti ve Tam Koruma gibi dört farklı paketle cihazların güvence altına alınmasını sağlıyor. Ayrıca yedek cihaz hizmeti sayesinde cihazlarında sorun yaşayan müşterilerin iletişimleri kesintiye uğramıyor.

Vodafone’un Google ile olan güçlü iş birliği ise Google Pixel telefonlarının Türkiye’ye gelişine dair beklentileri iyice artırıyor. Vodafone yetkilileri henüz net bir tarih vermese de Pixel cihazlarının Vodafone mağazalarında yer alma ihtimalinin değerlendirildiğini belirtiyor.

Mağazalarda yer alıp almayacağı henüz netlik kazanmış durumda değil ayrıca kesin bir satışa sunulma tarihi de belirlenmedi. Zira Vodafone yetkilileri bu konunun Google’ın kendi yol haritasına bağlı olduğunu dile getirdi. Yine de kısa sürede tüketiciyle buluşturulması bekleniyor.

Bu iş birliği sadece Pixel cihazlarıyla sınırlı kalmayıp bulut hizmetleri, yapay zeka ve diğer cihazlar gibi alanları da kapsıyor. Bu da iki şirket arasında uzun vadeli ve stratejik bir ortaklığın sinyallerini veriyor. 5G teknolojisine geçişi kolaylaştırmak isteyen Vodafone, 5G’li cihazlarda taksit limitinin kaldırılması gerektiğini savunuyor.

Bu talep tüketicilerin yeni nesil teknolojiye daha kolay erişebilmesi ve 5G’nin yaygınlaşması açısından büyük önem taşıyor. Flex de önümüzdeki beş yılda 10 milyon ürün ve hizmeti müşterileriyle buluşturmayı hedefleyerek teknolojiye erişimi daha da yaygınlaştırmayı ve herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Sahin, konuşmasında şunları söyledi:

“Hepiniz hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Şirketimizin yeni nesil perakende dönüşümünde çok önemli bir aşamada Vodafone Flex’ti. Vodafone Flex’in 2. yaşını kutluyoruz. Onun için sizlerle hem gidişatımızı hem önümüzdeki dönem planları hem de bugüne kadar neler gerçekleştirdik, müşteri etkileri ne oldu? Biraz onları paylaşmak istedik. Dijitalleşme tabii ki her alanda olduğu gibi müşterilerin alışveriş alışkanlıklarını da oldukça değiştirdi.

Özellikle müşterilerimizin dijitalde belirli dönemlerde alışveriş ettiğini ancak sonrasında da bunu kalıcı haline getirdiğini gözlemledik. Biz de tabii ki bu yerleşik alışveriş düzenini daha fazla müşterilerimizin deneyimini arttırmak için nasıl kullanırız diye projeler geliştirdik.

Dolayısıyla adına yeni nesil perakende dediğimiz bir dönüşüm başlattık. Bunun temelinde müşterilerimiz “Teknolojide yeni ne var?” diye bizim mağazalarımıza gelsin istiyoruz. Vodafone mağazalarına girsin, Vodafone Yanımda’ya baksın vodafone.com.tr’ye gelsin istiyoruz.

Hem ürün çeşitliliğimizi arttırmak hem servislerimizi geliştirmek hem de müşterilerimize eve teslimat gibi avantajlarla farklı şekilde erişmeye çalıştık bu dönüşümle beraber. Bizim mağazalarımız daha önce sadece satış kanalı olarak müşterilerimizin gözünde konumlanıyordu. Yani bir müşteri hizmetleri almak istediklerinde ya da bir problem çözmek istediklerinde genelde kanallar arası yönlendirme yapmak durumunda kalıyorduk.

Yeni nesil perakende dönüşümüyle önemli bir odağımız mağazalarımızı tamamen hizmet artı satış artı dijitalleşmenin bir parçası haline getirmek oldu. Bunu çok az açmak gerekirse bizim yapay zeka tabanlı bir dijital asistanımız var: Tobi.

Mağazalarımızdan her şekilde müşterilerimizin birebir ihtiyaçlarını çözmek için hizmet olarak kullanılıyor. Bunun yanı sıra “Beni Ara” servisimiz var. Diyelim mağaza çalışanımız yeteri kadar bilgili ya da etkili değil, çözemedi. O zaman çağrı merkezimizden bir kişi 15 dakika içerisinde ortalama o müşterimizi spesifik olarak arıyor ve bunun yanında bütün çalışanlarımız için gerçekleştirdiğimiz asistan hizmetleri mevcut.

Yani aslında biz çalışanlarımız için de birer yapay zekayı tabletlerin içerisine gömerek bilemedikleri sorularda destek alabilecekleri bir program tasarladık. Bunlarla da birlikte yeni nesil perakende anlayışımızda önemli bir sıçrama yarattık diyebilirim.

Vodafone Flex’e girecek olursak, tabii ki bizim Vodafone Flex’teki amacımız şuydu; müşterilerimizin teknoloji ile beraber ihtiyaç ve talepleri çok değişiyor. Bir cihaz kategorisi var ama bunun yanı sıra şarj enerji dediğimiz bir kategori var.

Bütün bunların iyi şekilde müşterimizin deneyimlemesi için yine kulaklık, saat gibi yeni aksesuarlar teknolojinin farklı boyutları olarak hayata geçti. Dolayısıyla bu talepler doğrultusunda mağaza içinde de farklı tasarımlar gerçekleştirdik. Örneğin bugün Türkiye’nin dört bir yanında bizim 81 ilde mağazalarımız mevcut.

Türkiye’nin dört bir yanında bir akıllı saat masası ile tüm bu saatleri müşterilerimizin deneyimleyebildiği bir kulaklık deneyim alanı ile kulaklıkları deneyimleyebildiği alanlar görebilirsiniz. Bunlar da aslında müşterilerimize Vodafone Flex dünyasında bütçe dostu teklifler, fırsatlar sunarken aynı zamanda deneyim alanları ile de çeşitlendirmeyi sağladı.

Vodafone Flex deyip duruyorum, biraz açmak istiyorum. Ne demek peki bu Vodafone Flex? Biz aslında 3 başlıkta ele alıyoruz bu konuyu; “Ürününü seç, ödemeni seç ve kolayca al”. Ne demek ürününü seç? Bu aşamalı stratejiyi biz yaklaşık son 2 yıldır hayata geçiriyoruz. Onu aşkın kategoride 1000’den fazla ürünümüz var. Dolayısıyla bu alanda “Ürününü seç” diyoruz.

Peki bu kadar mağazada ürünü bulamayınca ne yapacak müşteri? Oraya da bir çözüm getirdik. Bizim sanal asistanımız, biraz önce bahsettiğim Tobi ile beraber Türkiye’nin dört bir yanında bulunan herhangi bir mağazadan ya da kendi e-şop’umuzdan herhangi bir şekilde bu istedikleri cihazın, rengi olabilir, gigabaytı olabilir, çok da çeşitlendi cihazlar, varsa istedikleri adrese teslimat sağlıyoruz.

Dolayısıyla böylece “Mağazalara geldim bulamadım.” gibi bir müşteri sorununu da ortadan kaldırmış oluyoruz. Eğer Vodafone Türkiye’nin herhangi bir yerinde böyle bir ürün mevcutsa. Onun için “Ürününü seç” tarafında hem genişlettiğimiz portföyümüz hem de farklı teslimat seçeneklerimiz mevcut. Neler var portföyde? Telefon, tablet, dizüstü bilgisayar, akıllı saat, çocuk saati ki önemli bir ihtiyaç oldu son dönemde de, şarj cihazı ve çok daha fazlası.

Bunun önemli bir konusu da satış sonrası hizmetti. Oraya biraz daha geniş değineceğim ama, bugün baktığınız zaman bir ekran kırıldığında onarım maliyeti 7500 TL’nin üstünde olduğunda müşterilerimizin ihtiyaçlarının çok daha fazla bizim onlara sunacağımız servislerle de şekillenebileceğini gördük ve buraya da çok geniş bir portföy tasarladık.

Bu bahsettiğim 10 kategorideki 1000’e yakın üründen son 1 yılda yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün satışı gerçekleştirdik ve bunları müşterilerimizle buluşturduk. Ama bunu nasıl yaptık? Önemli bir “Ödemeni seç” kolaylığı ile yaptık. Bu kolaylıkta kredi kartsız alışveriş imkanı sağlıyoruz müşterilerimize. 12 taksite varan ödeme kolaylığı sunuyoruz.

En çok tercih edilen ödeme seçeneği de bu oldu müşterilerimiz tarafından. Teknolojik cihazını alırken 12 ay taksite varan kredi kartının hani limitini kullanmadan diyelim, taksit imkanını kullandılar. Burada tabii ki farklı seçenekler de mevcut. Ön ödemenin bir kısmını önden yapıp kalanını taksitlendirme gibi.

Bu seçenekleri de tercih edenler oldu. Teknolojinin bu yenilikleri içerisinde gelişmede bir konuda “Eski cihazımı da bir faydaya dönüştürebileyim.” müşteriler açısından bir ihtiyaç. Burada da “Eski telefonlarınızı indirim olarak dilerseniz kullanın, size %30’a varan indirimler sağlayalım ve bir yıl garantili telefon verelim.” diye bir servisimizi, hizmetimizi başlattık.

Son bir yılda da 20 bin cihazı toplayarak eski cihazları da hem sürdürülebilirlik hem de ekonomiye tekrardan katkısını gerçekleştirmiş olduk ve dönüşüme kazandırdık. Tabii ki burada yeşil gezegen hedefimize de grubumuzun yeşil gezegen ve Vodafone Türkiye’nin yeşil gezegen hedefine de önemli bir destek sağlamış olduk.

Bu ödeme yöntemi çeşitliliğimize son dönemde bir de alışveriş kredisi ekliyoruz. Özellikle müşterilerimizin tercih ettiği ürün gruplarının dışında yani Airfryer, akıllı robot süpürge bizim mağazalarımızda yeni yeni bulunan bu ürünlerin yanı sıra teknolojik ürünleri alabilmeleri için bir alışveriş kredisi başlattık. Burada 36 aya varan bir kredi imkanı sunuyoruz müşterilerimize.

Şu anda 110 bayimizde uygulanıyor bu. Önümüzdeki dönem hem kategorilerle genişletmek hem de mağaza sayısını arttırmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla burada da Ocak sonuna kadar tüm Vodafone mağazalarımızda müşterilerimizle bu mikro krediyi buluşturmayı hedefleyeceğiz. Tabii ki bir noktada istediği ürünü yerinde inceleyip satın alabilmek dedik.

Ne kadar mağazalardan ne kadar online’dan gerçekleşiyor satış biraz ona bakalım istiyorum. %80’i Türkiye’de bulunan mağazalarımızdan, fiziksel noktalarımızdan gerçekleşiyor satışımızın. Bu tabii ki iş ortağı olan markalarımızla birlikte oluşturduğumuz deneyim alanlarındaki onlara sunduğumuz deneyimle de fark yarattığımız bir alan.

Çünkü hem test ediyorlar hem de kendileri gözlemleyip işte kulak alanları, saat sergileme alanları gibi deneyimleyip kendi ihtiyaçlarına uygun olanı seçiyorlar. Biz bu ürün ve servislerdeki gelişmenin bir noktasını da OneNumber’la çeşitlendirdik son dönemde.

OneNumber biliyorsunuz akıllı saatiniz yanınızda olmasa da, ya şey telefonunuz yanınızda olmasa da akıllı saat üzerinden çağrıları alabilmenizi sağlıyor ya da telefonunuz yanında olmadığı durumda tüm çağrıları başlatabilmenizi sağlıyor. Artık müşterilerimiz için bu servis de Vodafone Türkiye’nin sunduğu bir servis. Bu servisinde müşterilerimiz tarafından beğenildiğini ve kullanıldığını gözlemliyoruz.

Online satış kanallarımızdan da bahsettim. Bizim burada kapıya teslimat hizmetimiz mevcut. İstanbul özelinde de aynı gün hızlı teslimat seçeneği sunuyoruz. Müşterilerimizin teknolojik cihaz aldıklarını çünkü görüyoruz ki sabırsızlanıyorlar ve hemen teslim almak istiyorlar. Dolayısıyla aynı gün teslimatı da entegre ettik.

Biraz önce bahsettiğim bu “gelin inceleyin adresinize gönderelim” ihtiyacı ya da herhangi bir noktada rengini gigabayt’ını müşterilerimizin bulamadığı durumda onları mutsuz bir şekilde mağazalardan uğurlamamak için adresine göndermenin ihtiyacı da çok müşterilerimiz tarafından tercih edilen bir ürün oldu.

Online tarafta da çok fazla kampanyalarla, promosyonlarla müşterilerimizi buluşturup dönemsel aktiviteler yaparak daha fazla müşterilerimizi çekiyoruz. Burada tabii ki bir nokta mağaza danışmanım projesi. Orada mağaza danışmanım projesini biraz açmak istiyorum.

Vodafone mağazalarının bulunduğu lokasyonlardaki yakın müşterilerimizin artık aranmaya başladığı ve Vodafone mağazalarına çağrılarak “Dilerseniz sizin şöyle bir ürün tanıtabilirim, böyle bir teklif sunabilirim.” dediği bir hizmetimiz bu. Yaklaşık 1 ay önce test olarak başladık bu hizmete. Şu anda Türkiye’nin dört bir yanında mevcut.

Yani artık mağaza çalışanlarımız Vodafone mağaza danışmanım diye bir numaradan, öyle çıkıyor numarası da, arayarak müşterilerimizi mağazalarına çağırıyorlar ve deneyim arayanlarında ürünleri deneyimleyip sunabiliyorlar. Tabii ki mağaza danışmanım çok daha fazlasına da hizmet veriyor. Sadece cihaz satışı değil veya Vodafone Flex değil çok daha fazlasına da hizmet veriyor.

Bunun da müşterilerimiz tarafından hem güven yaratan hem de “Aa ben de cihazımı yenilemek istiyordum. 12 taksitli seçeneklerinize tabii ki bir bakayım.” dedikleri bir hizmet olduğunu gözlemliyoruz. Ne demiştim? İşte kolayca ödeyecekler, ürün portföyü geniş, teslimat tarafında avantajlarımız var, demiştim. Ürün portföyü genişliğine bir noktada satış sonrası hizmet.

Biliyoruz ki bugün çok önemli bir noktada bahsettiğimiz onarım tutarları çok arttı. Ekranların kırıldığında onarım maliyetleri çok çok yüksek. Bunun için 4 farklı satış sonrası hizmet paketi geliştirdik; “Ekran Kurtaran Paketi” adından anlaşılacağı üzere ekranların yenilenmesi için, dijital destek, uzatılmış garanti ve tam koruma.

Bunların içerisinde en çok tercih edilen “Tam Koruma Paketi”miz. Çünkü bu tüm korumaların tamamını kapsıyor. Biz son 1 yılda satılan cihazlarımızda 300 bini aşkın satış sonrası hizmet paketi ile müşterilerimizi buluşturduk. Dolayısıyla bu da hem telefon güvencesi hem de dijital servis hizmetlerinin müşterilerimiz tarafından tercih edildiğini gösteriyor.

Bunun içinde bir de yedek cihaz hizmeti var. Yani tam koruma paketinde diyelim ki cihazınız arızalandı ya da ekranı kırıldı. Yedek bir cihazı size sağlıyoruz, müşterilerimize sağlıyoruz. 16 bini aşkın da yedek cihazı son 1 yılda müşterilerimize sunduk bu kapsamda. Dolayısıyla müşterilerimizin akıllı telefonlarını daha uzun bir süre güvenle kullanabilmelerini de hedefliyoruz.

Diğer yandan tabii ki böyle toplantılarda en çok duyduğunuz bir konu, biliyorum ki, yapay zeka. Vodafone olarak yapay zekayı birçok alanda kullanıyoruz ama Vodafone Flex’te nasıl kullanıyoruz? Biraz onu açmak istiyorum. Biz Vodafone’da müşterilerimizin cihaz tercihlerini önümüzdeki dönem neler yapacağını tahminlemeye çalışıyoruz.

Yani siz ne kadarda bir cihaz değiştiriyorsunuz? Biraz önce konuşuyorduk. Hangi cihazın teknolojisi ile daha yatkınsınız, bugüne kadar kullandınız veya hangi aksesuarlar sizlere daha uygun diye kişiselleştirilmiş teklifleri yapay zekada entegre ederek kullanıyoruz. Geçtiğimiz 1 yılda müşterilerimizin %25’i kişiselleştirilmiş tekliflerimizden faydalandı.

Çünkü bunlar müşterilerimize hem indirimli ya da kampanyalı şekilde sunuluyor hem de çalışanlarımız tarafından, mağaza çalışanlarımız tarafından birebir teklif edilerek, o birebir teklif edildiği durumda da müşterilerimiz tarafından “Aa tam ihtiyacımda bu, nereden bildiniz?” şeklinde çok rahat bir satış imkanı sağlayarak sunuluyor.

Bizim yıl boyunca birçok kampanyamızı tabii aralarda saydım ama 50’den fazla kampanya gerçekleştirdiğimizin altını çizmek istiyorum, Flex’te Vodafone Flex’te, bir yıl boyunca. İlk hattım, ilk telefonum kampanyası da bu kampanyalardan bir tanesi. Özellikle 16 yaş altı müşterilerimize ilk telefonlarını Vodafone Flex’te belirli imkanlarla sunduk. 26 yaş altı Freezone’lulara “İlk iPhone’um” kampanyası yaptık.

Dolayısıyla burada marka iş birlikleri ile de farklı kampanyalar gerçekleştirebiliyoruz. Tabii ki Kasım ayındayız. Biliyoruz ki e-ticarette ve indirimler dünyasında Kasım birçok fırtınayla geçiyor. Biz de Kasım ayı boyunca “Kaçmaz Kasım” adı altında birçok kampanya imza attık.

En iddialı olduğumuz kampanyalardan bir tanesi Samsung Galaxy A53. Burada peşin fiyatına 3 ay ödeme avantajlı bir kampanya gerçekleştirdik. Bir tanesi de iPhone 13’ün 128 GB modelindeki ek 2400 TL indirimimiz. Ama bugün itibariyle yeni bir kampanyamız daha devreye giriyor. O da Samsung Galaxy Fit 3 akıllı bileklik.

Türkiye’de akıllı saat penetrasyonu hala üzerinde çok daha ilerlenebilecek bir noktada. Ve hepimizin, sizlerin de biliyorum teknoloji meraklıları bu masanın etrafında, deneyimlediği gibi akıllı saatiniz oldukça kendi sağlığınızı da ölçtükçe daha iyiye götürebiliyorsunuz.

Biz de bu noktadan yola çıkarak akıllı bileklik modellerinde Samsung Galaxy Fit için %41 indirim kampanyası başlattık. Bu da ay boyunca devam edecek. Sizlerle bugün paylaşmaktan da çok mutluyum bu kampanyayı. Biraz gelecek hedeflerimizden de bahsetmek istiyorum. Geçen yılı değerlendirdik, içeriğini konuştuk.

Biraz da gelecek hedeflerine konuşalım. Bizim Vodafone Flex dünyasında hem kategorileri genişletmek hem müşterilerimize yeni ürün ve servisleri, yeni çözümlerle sunmak hem de ödeme kolaylığını yaymakla ilgili, önümüzdeki dönemle ilgili, büyük hedeflerimiz var. Tabii ki burada yapay zeka algoritmalarımızı daha kişiselleştirilmiş şekillerde müşterilerimizle buluşturmak, onların hayat tarzına veya yaşadıklarını anlayacak şekilde bu tahminleri gerçekleştirmek de bir tanesi.

Tobi deneyimi üstünden de daha fazla deneyim vermeye devam edeceğiz. Ve aynı zamanda Vodafone Flex ile 5G’de de yeni bir dönem başlatıyoruz. Önümüzdeki 5 yılda hedefimiz 10 milyon ürünü müşterilerimize ulaştırmak ve burada 5G’nin yenilikçi dünyasıyla tanışmalarını sağlamak. Bu noktada ortak odak noktalarımızdan biri olan 5G’de de hız kesmeden hazırlıklarımıza devam ediyoruz.

5G sürecini kolaylaştırmak için çok önemli bir konunun bugün cihaz taksitte sınırlama olan 12 bin TL’nin kaldırılması olduğunu düşünüyoruz. Müşterilerimizin gelecek teknolojiyi geldiği gün deneyimleyebilmeleri için özellikle 5G cihazlarında herhangi bir sınırlama olmaması müşterilerin bu teknolojiye hazırlığını çok daha hızlandıracaktır.

Geçmiş teknolojilere baktığımızda bu noktadaki cihaz penetrasyonunun önemini hepimiz deneyimledik ve biliyoruz. Aynı şekilde de daha fazla müşterimizin açıldığı gün 5G’yi deneyimlemelerini istiyoruz. Dolayısıyla bu nokta bizim için gerçekten çok kritik.

Vodafone Flex’le müşterilerimiz gelecek dönemde cihaz aldıkları için kendilerini güvende hissedecekler. Aradıkları tüm teknolojik ürünleri Vodafone Flex’te bulabilecekler, özel indirimlerden yararlanabilecekler. 12 aya varan taksit imkanını konuştuk.

Buna ek ödeme avantajları sunacağız. İsterlerse eski telefonlarını indirip getirip indirim olarak sayıp yeni telefonlarından da faydalanabilecekler. Tabii ki biz Vodafone Flex dünyamızı ve yeni nesil perakende yaklaşımımızı ezber bozan deneyimlerle de değiştirmeye ve dönüştürmeye devam edeceğiz.”

Parolasız gelecek çok yakın!

1Password’ün yaptığı açıklamaya göre, 200’den fazla şirket artık uygulamalarında ve web sitelerinde passkey desteği sunuyor. Bu, parolasız teknolojinin yaygınlaşmasında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Geçtiğimiz yıl bu teknolojiyi benimseyen şirket sayısı ikiye katlandı. Walmart, Amazon, Target, Playstation, Discord ve Canva gibi büyük isimler artık passkey desteği sunan şirketler arasında yer alıyor. Bu geniş kabul, passkey teknolojisinin sektörler arasında nasıl hızla yayıldığını gösteriyor.

Passkey ne ve neden önemli?

İki yıl önce tanıtılan passkey teknolojisi, geleneksel şifrelerin yerine güvenlik anahtarları veya biyometrik kimlik doğrulama gibi daha güvenli yöntemler kullanıyor. FIDO Alliance tarafından geliştirilen bu teknoloji, Apple, Google ve Microsoft gibi dev şirketlerin iş birliğiyle hayata geçirildi.

Passkey’ler, kullanıcıların hem güvenliğini artırıyor hem de oturum açma işlemlerini daha pratik hale getiriyor. Kullanıcılar, hatırlanması gereken karmaşık şifreler yerine, biyometrik doğrulama veya cihazlarında saklanan bir güvenlik anahtarı ile hesaplarına erişebiliyor.

1Password ve kullanıcı verileri

1Password, passkey kullanımına öncülük eden şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirketin sunduğu verilere göre:

  • 4.2 milyon passkey, 1Password platformunda kaydedildi.
  • Aylık ortalama 2.1 milyon passkey doğrulaması gerçekleşiyor.
  • 1Password kullanıcılarının yaklaşık üçte biri en az bir passkey kullanıyor.
  • Passkey kullanan kullanıcıların %73’ü bireysel tüketici hesaplarına ait.

1Password, FIDO Alliance üyeliği sayesinde bu teknolojiye geçişi hızlandırmayı ve daha fazla birey ile işletmeyi şifrelerden kurtarmayı hedefliyor.

deepfake

Geliştiriciler için yeni araçlar

1Password, 2023 yılında “Passkey Ready” adında bir araç tanıttı. Bu araç, web geliştiricilerinin kullanıcılarının geleneksel şifrelerden passkey’e geçiş yapmaya hazır olup olmadığını kolayca kontrol etmelerine olanak tanıyor.

FIDO Alliance da bu yıl, farklı parola yöneticileri arasında anahtarların kolayca aktarılmasını destekleyen yeni özellikler duyurdu. iOS tarafında ise passkey desteği Safari ile iOS 16’da tanıtılmış ve iOS 17 ile üçüncü parti uygulamalara genişletilmişti.

Şifrelerin yerini daha güvenli ve kullanıcı dostu passkey teknolojisine bıraktığı bu dönüşüm, dijital güvenliğin geleceğini yeniden şekillendiriyor.

Büyük şirketlerin hızla benimsemeye başladığı bu teknoloji, kullanıcıların hesap güvenliğini artırırken, daha basit ve hızlı bir oturum açma deneyimi sunuyor. Parolasız bir gelecek artık çok da uzakta değil.

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI, 50 Milyar Dolar değere ulaştı!

Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI, son yatırım turunu tamamlayarak 50 milyar dolarlık değerlemeye ulaştı. xAI 50 milyar dolar değerlemeye ulaşmış olması, Elon Musk’ın sosyal medya platformu X’e (eski adıyla Twitter) ödediği 44 milyar doları geride bırakan bir başarı olarak dikkat çekiyor. Musk’ın X ile yaşadığı değer kaybının aksine, xAI hızlı bir büyüme trendi sergiliyor.

Henüz birkaç ay önce 25 milyar dolar değerinde olan xAI, son yatırım turu sayesinde değerlemesini ikiye katladı. Bu büyüme, girişimin yapay zekâ alanındaki potansiyeline olan güveni artırıyor. Gelen yeni yatırımlarla birlikte xAI’ın, yapay zekâ modellerini geliştirmek için büyük harcamalar yapmaya hazırlandığı belirtiliyor. Bu yatırımların toplamı şu anda xAI 50 milyar dolar değerlemeye katkı sağladı.

NVIDIA ile büyük işbirliği kapıda

Konuya yakın kaynaklara göre xAI, aldığı yatırımlarla NVIDIA’dan 100 bin adet çip satın almayı planlıyor. Bu çiplerin, yapay zekâ modellerinin eğitimi için kullanılacağı ifade ediliyor. Ancak, iki taraf arasında yapılacak anlaşmanın detayları henüz netleşmiş değil. xAI 50 milyar dolar yatırım sonrası önemli bir adım daha atmak üzere.

Dünyanın en güçlü yapay zekası yolda

xAI’ın önümüzdeki ay büyük duyurular yapması bekleniyor. Elon Musk’a göre, “Grok” isimli dil modelinin üçüncü versiyonu piyasaya sürülecek. Musk, bu modelin “dünyanın en güçlü yapay zekâsı” olacağını iddia ediyor. Eğer bu gerçekleşirse, xAI’ın yatırımcılar tarafından daha fazla ilgi görmesi ve OpenAI gibi devlere daha güçlü bir rakip olması kaçınılmaz görünüyor. xAI 50 milyar dolar değerleme ile büyük bir potansiyel taşıyor.

Elon Musk, teknoloji dünyasında sadece yapay zekâ değil, uzay, elektrikli araçlar ve sosyal medya gibi alanlarda da büyük yatırımlarıyla biliniyor. Ancak xAI’ın hızlı büyümesi, Musk’ın yapay zekâya verdiği önemin bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

Yeni duyurular ve NVIDIA işbirliğiyle xAI’ın gelecekteki adımları, yapay zekâ dünyasında büyük yankı uyandırabilir. Bu girişimin, sektörün lider oyuncularından biri haline gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Honda, katı hal EV batarya üretim hattını tanıttı!

Honda, bu yeni teknolojiyle EV’lerin menzilini artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.

2050 yılına kadar tüm ürün ve faaliyetlerini karbon nötr hale getirmeyi planlayan Şirket, bu misyonun önemli bir parçası olarak elektrikli araçlara yöneliyor. Şirket, batarya teknolojilerindeki gelişmelerin bu hedefe ulaşmak için kritik bir rol oynayacağına inanıyor.

Bu nedenle, katı hal bataryalarını kendi bünyesinde geliştirerek EV’lerde yeni bir dönem başlatmayı amaçlıyor.

Üretim hattından ilk görüntüler

Honda, Japonya’nın Tochigi Eyaleti’ndeki Sakura City’de yer alan Ar-Ge tesisinde kurulan demo üretim hattını tanıttı. 27.400 metrekarelik bir alanı kaplayan bu üretim hattı, kitlesel üretim için gerekli olan tüm süreçleri simüle ediyor. Batarya hücrelerinin temel özelliklerini belirlemek ve üretim süreçlerini doğrulamak amacıyla kullanılan hattın, 2025 yılının Ocak ayında üretime başlaması planlanıyor.

Üretim hattında elektrot malzemelerinin tartılması ve karıştırılmasından, elektrot gruplarının kaplanması ve preslenmesine kadar tüm süreçler gerçekleştiriliyor. Ayrıca, hücrelerin şekillendirilmesi ve modülün montajı gibi işlemler de bu tesisin yetkinlikleri arasında yer alıyor.

2020’lerin ikinci yarısında seri üretim

Honda, katı hal bataryalarla donatılmış EV modellerini 2020’lerin ikinci yarısında piyasaya sürmeyi hedefliyor. Bu yeni teknolojinin otomobiller, motosikletler ve hatta uçaklar gibi çeşitli alanlarda kullanılabileceği belirtiliyor. Şirket, aynı zamanda bu batarya teknolojisi sayesinde üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmeyi planlıyor.

Honda, katı hal bataryalarını geliştirmek için iki ana alanda hızlı araştırmalar yapıyor: Malzeme özellikleri ve üretim yöntemleri. Şirket, bu süreçte yüksek verimli üretim yöntemlerini benimseyerek ürünlerini piyasaya daha hızlı sunmayı hedefliyor.

2040 Hedefi: %100 EV veya FCEV satışı

Honda, 2040 yılına kadar küresel araç satışlarının tamamını elektrikli veya yakıt hücreli araçlardan (FCEV) oluşturmayı planlıyor. Katı hal batarya teknolojisi, bu hedefe ulaşma yolunda Honda’nın en büyük avantajlarından biri olarak görülüyor.

Bu yenilik, Honda’nın sürdürülebilir enerjiye geçişte sadece bir araç üreticisi olmanın ötesine geçerek sektörün teknoloji liderlerinden biri olma hedefine katkı sağlıyor.

Trump beyaz saray’da “kripto para sorumlusu” atamaya hazırlanıyor

ABD’de yeniden başkan seçilen Donald Trump, Beyaz Saray’da bir ilki gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Trump’ın, yalnızca kripto para politikalarıyla ilgilenecek bir “Kripto Para Sorumlusu” atayacağı belirtiliyor. Bu pozisyon, dijital varlık sektörüne adanmış ilk üst düzey görev olarak tarihe geçebilir.

Kripto para politikalarına özel birim

Henüz planlama aşamasında olan bu yeni pozisyonun, kripto para politikalarını doğrudan yönlendirecek bir yetkili tarafından doldurulacağı konuşuluyor. “Kripto Para Sorumlusu” olarak adlandırılacak kişinin, Kongre, Beyaz Saray ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) gibi düzenleyici kurumlar arasında köprü görevi görmesi bekleniyor.

Kripto savunucuları, bu pozisyonun Trump’a doğrudan rapor veren bir yetkiye sahip olmasını talep ediyor. Bu hamlenin, ABD’nin kripto para düzenlemelerinde daha ileri adımlar atmasını sağlayabileceği öne sürülüyor.

Trump’ın geçiş ekibi, konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçınsa da, başkanlık seçim kampanyası sırasında kripto sektörüne verdiği desteği açıkça göstermişti. Trump, mevcut SEC Başkanı Gary Gensler’ı görevden alacağını ve dijital varlık endüstrisine yönelik düzenlemeleri hafifleteceğini vaat etmişti. Ayrıca, yeni bir “Kripto Başkanlık Danışma Konseyi” oluşturmayı planladığını duyurmuştu.

Bitcoin konferansı ve Mar-a-Lago görüşmeleri

Trump’ın kripto sektörüne olan ilgisi, seçim dönemi boyunca düzenlenen etkinliklerde de dikkat çekti. Yaz aylarında Bitcoin madencilik şirketleri ve kripto borsa yöneticileriyle bir dizi toplantı gerçekleştiren Trump, Temmuz ayında bir Bitcoin konferansına katılarak sektöre olan desteğini ortaya koydu.

Son olarak, Trump’ın özel malikanesi Mar-a-Lago’da sektör temsilcileriyle önemli görüşmeler yaptığı öğrenildi. Bu toplantılarda, eski Coinbase Global ve Binance.US yöneticisi Brian Brooks’un da yer aldığı ve Brooks’un SEC başkanlığı için potansiyel bir aday olarak değerlendirildiği bildirildi.

Bitcoin rekor kırabilir mi?

Trump’ın kripto paralara yönelik bu olumlu tutumu, sektörde büyük heyecan yaratıyor. Bu adımların gerçekleşmesi durumunda Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin değerinde artış yaşanabileceği öngörülüyor. Hatta Bitcoin fiyatının 95 bin doları aşması şimdiden piyasa analistlerinin konuştuğu bir ihtimal haline geldi.

Sherco Solar projesi ile dev kömür santrali güneş enerjisi üretimine geçiyor!

Sherco Solar adını taşıyan bu devasa güneş enerjisi çiftliği, Xcel Energy’nin yenilenebilir enerjiye geçiş planlarının en önemli parçalarından biri olarak dikkat çekiyor.

710 Megavatlık kapasite ile yeni bir dönem

Sherco Solar, toplamda 710 megavatlık (MW) kapasiteye ulaşacak şekilde tasarlandı ve projenin ilk aşaması tamamlanarak 220 MW’lık bir üretim kapasitesiyle enerji şebekesine bağlandı. Kalan iki aşamanın ise 2025 ve 2026 yıllarında devreye alınması planlanıyor.

Bu proje, Minnesota’nın en büyük kömür santrali olan Sherburne County Generating Station sahasında inşa ediliyor. Kömür santralinin üç ünitesinden biri zaten kapatıldı ve kalan iki ünitenin 2030 yılına kadar devreden çıkarılması hedefleniyor.

Sherco Solar, tam kapasiteyle çalıştığında 150.000 haneye yetecek kadar elektrik üretecek ve kömürden elde edilen enerjinin büyük bir kısmının yerini alacak.

Sherco Solar, büyüklüğünün yanı sıra ekonomik avantajlarıyla da öne çıkıyor. Xcel Energy, projenin maliyetini azaltmak için federal vergi kredilerinden faydalanıyor. Toplam 1,1 milyar dolara mal olacak projenin, yaklaşık 480 milyon dolarlık bir vergi indirimiyle destekleneceği belirtiliyor.

Şirket, bu tasarrufu müşterilerine yansıtmayı planlıyor. Ayrıca, eski kömür santralinden kalan enerji iletim altyapısı kullanılarak maliyetler daha da düşürülüyor ve proje daha hızlı hayata geçiriliyor.

Yerel istihdam ve ekonomiye katkı

Sherco Solar projesi, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal açıdan da büyük bir dönüşüm sağlıyor. İnşaat aşamasında 400 sendikalı işçi çalışırken, proje tamamlandıktan sonra 12 kalıcı iş olanağı sunulacak.

Bunun yanı sıra, proje yerel ekonomiye yaklaşık 350 milyon dolarlık bir katkı sağlayacak. Xcel Energy, kömür santralinde çalışan işçilere yeni projelerde istihdam sağlama sözü vererek, işten çıkarmalardan kaçınmayı hedefliyor.

Güneş enerjisinin ötesinde yatırımlar

Xcel Energy, yenilenebilir enerjiye geçişini hızlandırmak için Sherco sahasında yeni bir batarya depolama projesi üzerinde de çalışıyor. Ayrıca, Sherco Solar’ın kapasitesini 200 MW artıracak dördüncü bir fazın inşası da planlanıyor.

Sherco Solar projesi, hem yerel hem de ulusal düzeyde temiz enerjiye geçişte örnek bir model sunuyor. Xcel Energy’nin stratejileri, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişte sosyal, ekonomik ve çevresel dengelerin nasıl sağlanabileceğini gösteriyor.

Avrupa Birliği, Çinli şirketlerden teknoloji transferi isteyecek!

0

Avrupa Birliği (AB), temiz teknoloji sektöründeki rekabet gücünü artırmak ve Çin’in düşük maliyetli ithalatının olumsuz etkilerini azaltmak için dikkat çekici bir strateji değişikliğine gidiyor. Yeni plan, AB sübvansiyonlarından yararlanmak isteyen Çinli şirketlerin, Avrupa’da üretim tesisleri kurmasını ve teknoloji bilgisini Avrupalı işletmelerle paylaşmasını zorunlu kılıyor. Brüksel, bu uygulama ile Avrupa’da yeşil teknoloji üretimini desteklemeyi ve bölgesel endüstriyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Aralık ayında başlatılacak 1 milyar avroluk bir hibe programı, bu şartları içeren yeni düzenlemelerin ilk örneği olacak ve ilerleyen süreçte diğer temiz enerji alanlarına da yayılabilecek.

Avrupa Birliği, Çinli şirketlerden teknoloji transferi talep ediyor

Bu yaklaşım, Çin’in yabancı firmalardan teknoloji transferi talep ettiği geçmiş uygulamaları andırıyor. Çin, uzun yıllar boyunca kendi pazarına giriş yapmak isteyen uluslararası şirketlerden teknolojik bilgi paylaşımını şart koşmuştu. AB’nin bu hamlesi, Çin’in uygulamalarına bir nevi karşılık olarak değerlendirilirken, iki taraf arasındaki ticari gerilimi artırma riski taşıyor. Zaten geçtiğimiz aylarda Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan yüksek oranlı ek vergiler, iki taraf arasında mevcut ticaret dengesini daha da hassas hale getirmişti.

Avrupa Birliği, Çinli şirketlerden teknoloji transferi talep ediyor.
Avrupa Birliği, Çinli şirketlerden teknoloji transferi talep ediyor.

Çin’in önde gelen şirketleri bu yeni koşullara uyum sağlamak için Avrupa’da yatırımlarını artırıyor. Örneğin CATL, Macaristan ve Almanya’da büyük ölçekli fabrikalar kurarken, Envision Energy de İspanya ve Fransa’da yatırımlara yöneliyor. Ancak Çin Ticaret Bakanlığı, Avrupa’daki siyasi belirsizlikler nedeniyle yerli şirketlerini büyük yatırımlar konusunda dikkatli olmaya çağırıyor.

Avrupa’nın kendi teknoloji ekosistemini geliştirme çabaları ise istenilen başarıya ulaşmada zorluklar yaşıyor. İsveçli batarya üreticisi Northvolt’un artan maliyetler ve üretim sorunları nedeniyle iflasın eşiğine gelmesi, Avrupa’nın bu alandaki mücadelede yaşadığı sıkıntıları açıkça ortaya koyuyor. AB’nin bu girişimle Çin’in baskın teknolojik üstünlüğünü dengelemek istemesi, küresel teknoloji ve ticaret yarışında yeni bir dönemi başlatabilir.

Dünyanın en hızlı üstü açık aracı görücüye çıktı!

0

Otomotiv dünyasının ikonik motorlarından biri olan Bugatti’nin 8.0 litrelik dört turboşarjlı W16 motoru, emeklilik öncesinde adını tarihe bir kez daha yazdırmayı başardı. Bugatti Mistral, “World Record Edition” özel tasarımıyla Almanya’nın Papenburg test pistinde 453,9 km/s hıza ulaştı ve böylece dünyanın en hızlı üstü açık aracı unvanını elde etti. Şirketin CEO’su Mate Rimac, bu başarıya rağmen hedeflerinin 500 km/s hız sınırını aşarak tüm araç kategorilerinde “dünyanın en hızlı aracı” unvanını ele geçirmek olduğunu vurguladı.

Dünyanın en hızlı üstü açık aracı tanıtıldı

Rekor denemesinde direksiyon başında, 2019’da Chiron Super Sport 300+ ile kapalı araç hız rekorunu kırmış olan ünlü Le Mans şampiyonu Andy Wallace yer aldı. Papenburg’un 4 kilometrelik düzlüğü bu tür hız denemeleri için ideal olmamasına rağmen, Wallace’ın banked virajlardaki ustalığı sayesinde Mistral, düz yolda gerekli ivmeyi sağlayarak rekoru kırmayı başardı. Rekor denemesi sırasında kullanılan World Record Edition modelinin, standart W16 Mistral’in 1.600 beygir gücündeki motorundan daha güçlü olduğu ve 1.825 beygirlik seviyelere yaklaştığı düşünülüyor. Ayrıca, standart modeldeki 420 km/s hız limiti bu özel versiyonda kaldırılmıştı.

Dünyanın en hızlı üstü açık aracı bugatti mistral tanıtıldı
Dünyanın en hızlı üstü açık aracı Bugatti Mistral World Record Edition tanıtıldı.

Her ne kadar bu hız, resmi bir dünya rekoru olarak kabul edilmese de, Bugatti’nin 453,91 km/s hızı, 2017 yılında Koenigsegg Agera RS’in iki yönlü 447,19 km/s hız rekorunu geride bırakıyor. Daha önce üstü açık araçlar kategorisindeki rekor ise 2016’da Hennessey Venom GT Spyder’ın 427,4 km/s hıza ulaşmasıyla kaydedilmişti. Rekorun resmiyet kazanmamasının temel nedeni, denemenin yalnızca tek yönlü olarak gerçekleştirilmiş olması ve aracın standart üretim modellerden farklı modifikasyonlara sahip bulunması. Ancak bu durum, üstü açık bir aracın aerodinamik dezavantajlarına rağmen bu kadar yüksek hızlara ulaşmasını daha da etkileyici bir mühendislik başarısı haline getiriyor.v

Adını Güney Fransa’nın ünlü rüzgarı Mistral’den alan araç, yalnızca 99 adet üretilecek sınırlı bir seri olarak dikkat çekiyor. Mistral, Chiron Super Sport’un 1.578 beygir gücündeki altyapısını temel alırken, tamamen özgün bir roadster gövde tasarımına sahip. Dikey far tasarımı, Bugatti’nin tek seferlik modeli La Voiture Noire’dan ilham alırken, arka bölümdeki X şeklindeki ışık barı ise Bolide’den esinlenmiş.

Yan taraftaki klasik Bugatti “C” şeklindeki hava girişleri, Chiron’a kıyasla daha küçük boyutlarda tasarlanmış. Bunun nedeni, W16 motorunun koltukların arkasında bulunan çift ram-air hava girişleriyle nefes alması. CEO Rimac, 500 km/s hız sınırını aşabilmek için lastik üreticisi Michelin ile yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu hedef, otomotiv mühendisliğinde yeni bir kilometre taşı olma potansiyeli taşıyor.

Apple, artık banka gibi değerlendirilecek!

Bu karar, Apple ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin finansal hizmetler üzerindeki etkisinin artmasıyla alındı.

Tüketici Finansal Koruma Bürosu nedir?

CFPB, ABD’de tüketici finansal ürünlerinin adil, şeffaf ve rekabetçi olmasını sağlamak için faaliyet gösteren bir düzenleyici kurumdur. Ajans, bankalar ve finansal hizmet sağlayıcılarını denetlerken, tüketicileri haksız, yanıltıcı veya kötü niyetli uygulamalardan korumayı hedefliyor.

Son yıllarda, dijital cüzdanlar ve ödeme uygulamalarının finansal sistemdeki yeri hızla büyüdü. CFPB, bu hizmetlerin artık yalnızca bir teknoloji ürünü değil, tüketicilerin günlük finansal hayatlarının temel bir parçası haline geldiğini vurguluyor.

Apple Pay’e yeni düzenlemeler

CFPB, 50 milyondan fazla işlem gerçekleştiren dijital cüzdan hizmetlerinin, bankalar gibi düzenlenmesi gerektiği kararını aldı. Bu kapsamda, Apple Pay de bu düzenlemelere tabi olacak.

Düzenleme, Apple Pay’in şeffaflık ve adalet ilkelerine uygun hareket etmesini sağlayacak ve tüketici şikayetlerinin daha etkili bir şekilde ele alınmasını zorunlu kılacak. CFPB Başkanı Rohit Chopra, konu hakkında “Dijital ödemeler artık bir lüks değil, bir zorunluluk haline geldi. Denetim süreçlerimiz bu gerçeği yansıtmalı.” açıklamasını yaptı.

Apple, Avrupa Birliği’nin NFC ödeme çipi erişimini bankalar ve diğer ödeme hizmeti sağlayıcılarına açmasını zorunlu kılmasından sonra benzer bir adımı küresel ölçekte atmıştı. Şirket, genellikle düzenleyici baskılar karşısında yerel çözümler üretirken, bu kez küresel bir düzenleme stratejisi izledi.

Apple Pay Later

Teknoloji şirketleri ve finansal hizmetler

Apple’ın finans sektörüne ilgisi yeni değil. Şirket, Apple Pay Later gibi hizmetlerle kısa vadeli finansman çözümleri sunmuştu. Ancak, bu hizmetler üzerindeki düzenlemelerin artması, Apple’ın bu tür projeleri yeniden değerlendirmesine neden oldu.

CFPB’nin yeni düzenlemesi, dijital cüzdanların artık geleneksel bankalara benzer bir şekilde denetlenmesini gerektiriyor. Bu, Apple Pay’in yanı sıra Google Pay gibi diğer büyük oyuncular için de geçerli olacak.

ABD’de mobil ödeme hizmetlerine yönelik bu yeni düzenleme, dijital cüzdanların finansal sistemdeki yerini daha da sağlamlaştırıyor. Tüketicilerin korunmasını ve adil rekabeti sağlama amacı taşıyan bu adım, teknoloji ve finans sektörlerinin nasıl iç içe geçtiğinin bir göstergesi.

Apple, bu süreçte uyum sağlamaya çalışırken, finansal hizmetler alanında daha büyük bir oyuncu olma yolunda ilerliyor.

MrBeast, yeni projesini Amazon Prime Video’da yayınlayacak!

0

YouTube’da düzenlediği alışılmışın dışında yarışmalarla global bir fenomene dönüşen ve gerçek adı James Stephen “Jimmy” Donaldson olan MrBeast, şimdiye kadarki en büyük projesiyle izleyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Bu kez Amazon Prime Video ile iş birliği yapan ünlü içerik üreticisi, Beast Games adlı yarışmasıyla hem hayranlarını şaşırtacak hem de yarışma programlarına yeni bir soluk getirecek. Özellikle dev prodüksiyonları ve cömert ödülleriyle tanınan MrBeast, YouTube dışındaki bu ilk büyük platform deneyimiyle sınırlarını genişletiyor.

MrBeast, yeni projesini Amazon Prime Video’da yayınlıyor

Beast Games, 5 milyon dolarlık devasa ödül havuzuyla MrBeast’in kariyerindeki en büyük ve en iddialı yarışma projesi olma özelliği taşıyor. Yarışmaya katılan 1000 kişi, bu ödül için zorlu ve eğlenceli parkurlarda ter dökecek. Ancak yalnızca bir kişi, büyük ödülün sahibi olma başarısını gösterecek. Yarışmanın bölümler halinde yayınlanacağı belirtilirken, her bölümün izleyicileri heyecanla ekran başına çekecek türden sürprizler ve mücadeleler içereceği ifade ediliyor.

MrBeast, yeni projesini Amazon Prime Video'da yayınlıyor.
MrBeast, yeni projesini Amazon Prime Video’da yayınlıyor.

Yarışmanın ilk bölümleri, 19 Aralık 2024 tarihinde Prime Video’da izleyicilerle buluşacak. MrBeast, bu büyük projeyi hayata geçirmek için yaklaşık bir yıl boyunca hazırlık yaptığını ve programın yalnızca bir yarışmadan öte, devasa bir prodüksiyon olduğunu dile getirdi. Yarışmanın içerik konsepti ve sunum formatı hakkında henüz çok fazla detay verilmiş olmasa da, MrBeast’in geçmiş projelerindeki çarpıcı görsellik ve yaratıcılık göz önüne alındığında, bu programın da benzer bir etki yaratması bekleniyor.

Beast Games, aynı zamanda MrBeast’in sadece YouTube ile sınırlı kalmayan bir içerik üreticisi olarak farklı platformlara geçişinin ilk büyük adımı olarak görülüyor. Bu iş birliği, Amazon Prime Video’nun da yarışma programları alanında daha güçlü bir konuma gelme hedefini destekler nitelikte. MrBeast, bu projeyle hem içerik üretimi hem de dijital yayıncılık dünyasında yeni bir standart belirlemeye hazırlanıyor. Izleyiciler ise şimdiden 19 Aralık tarihini sabırsızlıkla bekliyor.

Baltık Denizi’nde kopan internet kablolarıyla ilgili Çin iddiası!

0

Baltık Denizi’nde Litvanya-İsveç ve Finlandiya-Almanya arasında iletişim sağlayan denizaltı kablolarının kesilmesiyle ilgili soruşturma devam ederken, dikkatler Çin’e ait Yi Peng 3 adlı yük gemisine çevrildi. İsveçli yetkililer, Rusya’nın Ust-Luga limanından hareket eden ve Mısır’daki Port Said’e doğru seyreden bu geminin, kabloların kesildiği bölgeden geçtiği zamana odaklanıyor.

Baltık Denizi’nde kopan internet kablolarıyla ilgili Çin şüphesi

Marine Traffic verilerine göre, gemi olay günlerinde bu bölgede bulunuyordu. Danimarka donanması, Yi Peng 3’ü izlemeye alırken, İsveç kıyı güvenliği ve silahlı kuvvetlerle koordineli bir soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Henüz resmi bir suçlama yapılmamış olsa da, geminin hareketleri dikkatle inceleniyor.

Baltık Denizi’nde kopan internet kablolarıyla ilgili Çin şüphesi...
Baltık Denizi’nde kopan internet kablolarıyla ilgili Çin şüphesi…

Bu durum, Çin’e ait gemilerin Baltık Denizi’nde karıştığı ilk tartışmalı olay değil. 2022 yılında, Çin’in Newnew Polar Bear adlı bir gemisi, çapasıyla Finlandiya ve Estonya arasındaki bir doğalgaz boru hattına zarar vermişti. Olayın kaza mı yoksa kasıtlı mı olduğu belirlenememişti. Şimdiki olayda ise Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, kabloların kesilmesini “hibrit savaş eylemi” olarak nitelendirerek sabotaj ihtimalinin kuvvetli olduğunu belirtti. Pistorius, “Kimse bu kabloların kazara kesildiğine inanmıyor” ifadesini kullanarak endişelerini dile getirdi.

Almanya, İsveç, Finlandiya ve Litvanya hükümetleri sabotaj ihtimalini dışlamazken, Çin hükümeti ve Yi Peng 3’ün sahibi Ningbo Yipeng Shipping şirketi henüz bir açıklama yapmadı. ABD ise Çin’i, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşında lojistik destek sağlamakla suçlamaya devam ediyor. Bu olay, Baltık Denizi’nde kritik altyapıya yönelik güvenlik endişelerini daha da artırarak, bölgesel ve uluslararası gerilimleri yeniden gündeme taşıyor.

ASELSAN, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarını tanıttı!

Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı ASELSAN ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin iş birliğiyle geliştirildi. Uzun yıllardır yürütülen bu proje Türkiye’nin teknoloji altyapısını ileri taşıdı ve global ölçekte bir aktör haline gelmesini sağladı. Bugün gerçekleştirilen tanıtımla birlikte bu kuantum bilgisayarı resmi olarak faaliyete geçti.

ASELSAN, kuantum bilgisayarı ile küresel oyuncu oldu!

Kuantum teknolojileri iki büyük devrimle bilim ve teknoloji dünyasında yankı uyandırdı. İlk kuantum devrimi atomun yapısı ve elektromanyetik alanların doğasını matematiksel olarak açıklamayı mümkün kıldı ve transistör lazer gibi modern cihazların temelini oluşturdu.

İkinci kuantum devrimi ise bu temel bilgiler üzerine inşa edilerek kuantum özelliklerin manipülasyonu ile hesaplama, iletişim ve algılama gibi alanlarda klasik sınırları aşan uygulamaların geliştirilmesini sağladı. Bu ikinci devrimle birlikte kuantum bilgisayarlar radar sistemleri ve ultra güvenli iletişim ağları gibi yenilikçi teknolojiler hayatımıza girmeye başladı.

ASELSAN ve TOBB ETÜ tarafından geliştirilen kuantum bilgisayarı da Türkiye’nin bu alandaki ilk örneği. Bu bilgisayar klasik bilgisayarlardan farklı olarak kübit adı verilen birimler kullanıyor. Kübitler aynı anda hem 0 hem de 1 olasılıklarını barındırabilme yeteneğiyle klasik bitlere kıyasla çok daha güçlü bir hesaplama kapasitesine sahip.

Bu özellik karmaşık problemlerin çözümünü hızlandırarak yapay zeka, şifreleme, optimizasyon ve biyoteknoloji gibi alanlarda gerçek anlamda bir devrim yaratma potansiyeline sahip. ASELSAN’ın geliştirdiği kuantum bilgisayarın da ilk etapta 5 kübit kapasitesine sahip olması planlandı. Bu kapasite özellikle optimizasyon problemlerinde ve savunma sanayii uygulamalarında önemli avantajlar sunacak.

KUANTAL, ASELSAN ve TOBB ETÜ iş birliğiyle kurulan Kuantum Araştırma Laboratuvarı Türkiye’nin kuantum teknolojileri konusundaki bilgi birikimini artırmayı ve yerli uygulamalar geliştirmeyi amaçlıyor. Bu laboratuvar uluslararası standartlara uygun bir araştırma merkezi olarak tasarlandı ve hem deneysel hem de teorik çalışmalar için gerekli altyapı sağlandı. Ayrıca KUANTAL’da yürütülen çalışmalar yalnızca askeri uygulamalarla sınırlı kalmayacak aynı zamanda sivil alandaki projeler için de fırsatlar sunacak.

Zira belirttiğimiz gibi kuantum bilgisayarlar klasik bilgisayarlara göre farklı prensipler üzerine inşa ediliyor. Klasik bilgisayarlar 0 ve 1 gibi kesin değerler üzerinde işlem yaparken kuantum bilgisayarlar süperpozisyon ve dolanıklık gibi kuantum fenomenlerini kullanıyor.

Bu özellikler hesaplamaların eş zamanlı olarak birçok farklı olasılığı değerlendirebilmesine olanak tanıyor. Örneğin klasik bilgisayarların yıllar sürecek hesaplamalarını kuantum bilgisayarlar dakikalar içinde tamamlayabilir. Özellikle şifreleme algoritmalarının çözümü, büyük veri analizleri ve kaotik sistemlerin modellenmesi gibi konularda kuantum bilgisayarların üstünlüğü belirgin hale geliyor.

ASELSAN da kuantum teknolojilerinin geliştirilmesi sırasında hibrit bir yaklaşımı benimsedi. Hibrit sistemlerde klasik bilgisayarlar veri ön işleme süreçlerini üstlenirken karmaşık hesaplama görevleri kuantum bilgisayarlara devredilir.

Bu yaklaşım iki teknolojinin güçlü yönlerini birleştirerek daha hızlı ve verimli sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. ASELSAN aynı zamanda kuantum simülatörler üzerinde çalışarak bu yeni teknolojiye geçiş öncesinde gerekli altyapıyı da hazırlıyor.

Kuantum teknolojilerinin askeri ve sivil alanda devrim yaratması bekleniyor. Özellikle radar ve algılama sistemlerinde dolanıklık gibi kuantum özelliklerinin kullanılmasıyla düşük güç tüketen yüksek hassasiyetli sistemler geliştirilebilir.

Bu teknolojiler hedef tespit performansını artırırken arka plan gürültüsünden etkilenmeden çalışabilme özelliği sunuyor. Ayrıca ultra güvenli iletişim hatları oluşturma kapasitesiyle kuantum kriptografi veri güvenliği açısından yeni bir çağ başlatıyor. ASELSAN da bu alanlarda algoritma geliştirme çalışmalarına ağırlık vererek hem savunma sanayii hem de sivil uygulamalar için yenilikçi çözümler üretmeye odaklanmış durumda.

Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı, uluslararası arenada Türkiye’nin teknolojik kabiliyetlerini sergilemesi açısından büyük önem taşıyor. ASELSAN ve TOBB ETÜ iş birliğiyle geliştirilen bu sistem, Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde bir oyuncu olarak yer almasını sağlamanın yanı sıra, bilimsel araştırmalara ve ekonomik büyümeye katkı sunacak. Kuantum çağının başlangıcında yapılan bu atılım, Türkiye’nin geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmasını sağlayacak güçlü bir adım olarak değerlendiriliyor.

BMW’nin insansı robotları, artık çok daha hızlı!

0

BMW ve robotik şirketi Figure AI’nin ortak çalışmasıyla, otomotiv üretiminde insansı robotların kullanımında önemli bir adım atılıyor. Bu iş birliği kapsamında, BMW’nin üretim tesislerinde görev alan Figure 02 adlı robot, yapılan son güncelleme ile performansını dört kat artırarak daha hızlı ve daha verimli hale geldi. Şirketin açıkladığı verilere göre, robot artık günde 1.000 parçayı yerleştirebiliyor ve işlem sürelerini dört dakika kadar kısaltıyor. Aynı zamanda hata payı sıfıra indirilmiş durumda. Robotun başarı oranının da yedi kat arttığı belirtiliyor.

BMW’nin ünlü insansı robotları, artık çok daha hızlı çalışıyor

Figure AI’nin kurucusu Bred Adcock, robotun yeteneklerinin yüksek hassasiyet gerektiren görevlerde büyük bir ilerleme sağladığını ifade etti. Örneğin, 1 cm’den daha az genişlikteki bir pim direğine yüksek doğrulukla sac yerleştirme gibi karmaşık işlemleri otonom bir şekilde ve yüksek güvenilirlikle gerçekleştirebiliyor. Bu tür görevlerin insan operatörler için bile zor olduğu bilinirken, robotun böyle bir başarıya ulaşması dikkat çekiyor.

BMW’nin ünlü insansı robotları, artık çok daha hızlı çalışıyor.
BMW’nin ünlü insansı robotları, artık çok daha hızlı çalışıyor.

Figure 02, yapay zeka ve bilgisayarlı görüş teknolojilerinin yanı sıra 16 serbestlik derecesine sahip insan ölçeğindeki elleri sayesinde insan benzeri görevlerde üstün bir performans sergiliyor. Ayrıca, OpenAI ile ortaklaşa geliştirilen yapay zeka modelleriyle robot, insanlarla doğal dilde iletişim kurabiliyor. Robotun bu özellikleri, üretim hattında daha fazla görevi otonom olarak üstlenmesine olanak sağlıyor.

BMW ve Figure AI’nin ilk testlerini Spartanburg’daki BMW fabrikasında gerçekleştirdiği bu teknoloji, gelecekte üretim süreçlerini kökten değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Ancak bu gelişmeler, aynı zamanda iş gücünde dönüşüm ve mavi yakalı çalışanların rolü konusunda endişeleri de artırıyor.

Samsung, Türkiye’de yeni telefon modelleri üretecek!

0

Samsung, bugün Türkiye’de düzenlediği etkinlikte yeni ürünleri ve geleceğe yönelik planlarıyla dikkat çekti. Yakın zamanda ön siparişe açılan Galaxy Ring modeli etkinliğin öne çıkan yeniliklerinden biri oldu. Bununla birlikte Samsung’un Türkiye’deki üretim kapasitesini artırma hedefi de etkinliğin en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıktı.

Samsung, Türkiye’de yerli üretimi artırıyor!

Tekirdağ Çerkezköy’de bulunan Samsung fabrikası şu anda belirli Galaxy A ve Galaxy M serisi telefon modellerini üretiyor. Fabrikanın kuruluş aşamasında ileride daha fazla üretim yapılabilecek şekilde planlandığı belirtilmişti.

Samsung bu potansiyeli değerlendirerek Türkiye’de üretilen modellerin sayısını artırmayı hedefliyor. Yeni modellerin üretime dahil edilmesiyle yerel pazardaki kullanıcı taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi bekleniyor.

Samsung’un üretim faaliyetleri telefonlarla sınırlı değil. Şirket aynı zamanda Türkiye’de televizyon üretimi de yapıyor. Çerkezköy’deki tesisler de bu kapsamda Samsung’un bölgesel bir üretim merkezi olma hedefini destekleyen önemli bir yatırım.

Bu genişleme planları hem Türkiye’deki istihdamı artıracak hem de yerli üretime katkı sağlayacak. Ayrıca Türkiye’de üretilen yeni modellerin tüketicilere daha uygun fiyatlarla sunulması mümkün olabilir. Samsung’un Türkiye’deki bu adımları yalnızca yerel pazarı değil aynı zamanda Avrupa ve Orta Doğu pazarlarını da kapsayan daha geniş bir stratejinin parçası olabilir.

Ek olarak, geçtiğimiz günlerde ön siparişe açılan ve bugün tanıtımı yapılan Galaxy Ring modeli de belirttiğimiz gibi Samsung’un giyilebilir teknoloji alanındaki en yeni ürünü olarak büyük ilgi topladı. Akıllı yüzük, sağlık takibi, uyku analizi ve günlük aktivitelerin izlenmesi gibi özelliklerle kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor.

BYD, dünyanın en hızlı şarj olan bataryasını tanıtıyor!

0

Çin’in batarya sektöründeki önde gelen isimlerinden BYD, iş makineleri için dünyanın en hızlı şarj olan bataryasını tanıtmaya hazırlanıyor. BYD’nin batarya iştiraki olan FinDreams ile iş makineleri ekipmanları üreten XCMG’nin iş birliğiyle geliştirilen bu yenilikçi batarya, 26 Kasım’da Şanghay’da yapılacak bir etkinlikle kamuoyuna sunulacak. Özellikle endüstriyel uygulamalar için tasarlanan bu batarya, dayanıklılık ve performans açısından birçok yenilik sunuyor.

BYD, dünyanın en hızlı şarj olan bataryasını tanıtacak

BYD’nin lityum demir fosfat (LFP) katotlu Blade Battery teknolojisinin bir türevi olan bu batarya, oldukça dikkat çekici özelliklere sahip. 1500V yüksek voltajlı platformu destekleyen batarya, 400A maksimum akım ve 200 ile 2500 kWsa arasında değişen kapasite seçenekleri sunuyor. 7000’den fazla şarj döngüsü dayanıklılığı ile dikkat çeken bu batarya, 600 kW’a kadar şarj hızına ulaşabiliyor. Bu, iş makinelerinin yalnızca kısa süreli şarj aralıklarıyla uzun süre kesintisiz çalışmasını mümkün kılacak.

BYD, dünyanın en hızlı şarj olan bataryasını tanıtacak.
BYD, dünyanın en hızlı şarj olan bataryasını tanıtacak.

Çeşitli coğrafi ve iklimsel koşullar göz önünde bulundurularak geliştirilen batarya, -35 ile 65 derece arasında çalışabilecek bir yapıya sahip. Ayrıca, cell-to-body teknolojisiyle üretilmiş olan batarya, şasiye sonradan eklenmek yerine doğrudan şasinin bir parçası olarak tasarlanıyor. Bu yenilik, hem aracın mukavemetini artırıyor hem de batarya tasarımında daha kompakt ve dayanıklı bir yapı sunuyor.

Yeni bataryanın geliştirilmesinde, FinDreams ile XCMG arasındaki stratejik iş birliği büyük rol oynuyor. Çin’in en büyük iş makineleri üreticisi olan ve globalde üçüncü sırada yer alan XCMG, geçtiğimiz yıl BYD ile ortak çalışmalara başladı. Bu iş birliği, endüstriyel ekipmanların elektrifikasyonu alanında önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Yeni bataryanın tanıtımıyla birlikte, iş makinelerinde daha verimli, çevre dostu ve güçlü enerji çözümlerine bir adım daha yaklaşılmış olacak.

Rekabet Kurulu’ndan Mastercard ve Visa’ya soruşturma

0

Türkiye’nin rekabet gözlemcisi Rekabet Kurulu, ödeme sistemleri piyasasında faaliyet gösteren iki küresel dev olan Mastercard ve Visa’yı mercek altına aldı. Kurul yaptığı açıklamada, bu iki şirketin Türkiye’deki faaliyetlerinin rekabet kurallarına uygunluğunu soruşturma kararı aldığını duyurdu.

Rekabet Kurulu, Mastercard ve Visa’yı inceleyecek

Rekabet Kurulu tarafından yapılan incelemeler, Mastercard ve Visa’nın, kartlı ödeme sistemlerinde aracılık hizmetleri ve dijital cüzdan uygulamalarında piyasayı kendi lehlerine çevirecek, diğer oyuncuların faaliyetlerini zorlaştıracak yöntemler kullanıp kullanmadığına odaklanacak. Kurul soruşturma kapsamında, şirketlerin piyasadaki konumlarını kötüye kullanarak haksız rekabet yaratıp yaratmadığını belirleyecek.

Soruşturma kapsamına alınan kuruluşlar arasında Mastercard Avrupa birimi ve Türkiye’deki uzantılarının yanı sıra Visa’nın Avrupa operasyonları ve yerel temsilcilikleri bulunuyor. Bu gelişme, ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren diğer firmalar ve tüketiciler açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

Ödeme sistemleri, ekonominin can damarı olarak kabul ediliyor ve bu alandaki rekabet koşullarının adil ve şeffaf olması büyük önem taşıyor. Rekabet Kurulu’nun yürüteceği soruşturmanın, piyasadaki rekabeti artırarak tüketicilere daha fazla seçenek ve daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Soruşturma sonucunun, Türkiye’deki ödeme sistemleri pazarının geleceğini şekillendirmesi bekleniyor. Kurul, Mastercard ve Visa’nın rekabeti engelleyici uygulamalarda bulunduğunu tespit ederse, bu şirketlere ciddi yaptırımlar uygulayabilir.

Nvidia, gelirlerini ikiye katladı! Peki nasıl?

0

Nvidia, finansal başarılarıyla beklentileri bir kez daha aşarak gelirini geçen yıla kıyasla iki katına çıkarmayı başardı ve rekorlara imza attı. Yapay zekâ alanındaki hızlı büyümenin etkisiyle, her üç aylık mali dönemde Nvidia’nın performansı teknoloji dünyasında en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. Şirket, yılın üçüncü çeyreğinde de bu beklentileri boşa çıkarmadı ve yine göz kamaştıran bir bilanço açıkladı.

Nvidia, gelirlerini resmen ikiye katladı

2024’ün üçüncü çeyrek sonuçlarına göre Nvidia, toplamda 35.1 milyar dolar gelir elde ederek analizlerin yüzde 6 üzerine çıktı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 94’lük bir büyümeyi temsil ediyor.

Gelirlerdeki bu büyük artışın arkasında ise özellikle veri merkezi segmentindeki güçlü performans yer alıyor. Veri merkezleri alanında yüzde 112 artışla 30.8 milyar dolar gelir elde eden Nvidia, bu alanda rekor kırdı. Öte yandan, oyun segmentindeki gelirler de yüzde 15’lik bir büyümeyle 3.3 milyar dolara ulaştı.

Şirketin net kârı ise tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu. 19.31 milyar dolarlık kâr ile yıl bazında iki katından fazla bir artış kaydeden Nvidia, bu alanda da kendi rekorunu tazeledi. Yılın son çeyreğinde Blackwell serisi ekran kartlarının satışlarıyla birlikte şirket gelirlerinin 37.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Nvidia, yapay zekâ ve teknoloji dünyasındaki lider konumunu pekiştirerek büyümeye kararlılıkla devam ediyor.

NASA’nın keşif aracı, önemli Mars fotoğrafları çekti!

0

NASA‘nın Curiosity keşif aracı, Mars’taki Gediz Vallis kanalındaki bir yıllık keşiflerinin ardından yeni bir hedefe doğru yol alırken, bu bölgeden eşsiz fotoğraflar paylaşıldı. Curiosity, bölgedeki 360 derece panoramik bir görüntü alarak, Mars’ın kuruyan iklimi ve kanalın oluşumu hakkında kritik veriler sundu. Bu alanda keşfedilen beyaz kükürt taşları, Curiosity ile ilk kez tespit edildi.

NASA’nın keşif aracı, önemli Mars görüntüleri çekti

NASA’nın Mars Reconnaissance Orbiter tarafından alınan önceki görüntülerde gözlemlenemeyen bu taşlar, aracın bir taşı ezmesiyle ortaya çıkan sarı kristallerle birlikte dikkat çekti. Curiosity’nin bilimsel cihazları, bu taşların saf kükürt olduğunu doğruladı, ancak bilim insanları, bu kükürdün nasıl ve neden burada oluştuğunu hala çözemedi.

NASA'nın keşif aracı, önemli Mars görüntüleri çekti.
NASA’nın keşif aracı, önemli Mars görüntüleri çekti.

Curiosity’nin bir sonraki hedefi, “boxwork” adı verilen ve Mars yüzeyinde örümcek ağına benzer desenler oluşturan geniş bir mineral oluşum bölgesi. Bu yapılar, Mars’taki son su akıntılarıyla taşınan minerallerin kaya çatlaklarında kristalleşmesiyle oluşmuş olabilir. Erozyonla yüzeydeki kayalar aşındıkça, geriye minerallerden oluşan ağ benzeri yapılar kalmış.

Bilim insanları, Mars’taki boxwork oluşumlarının Dünya’da da benzerlerinin bulunduğunu ancak Mars’takilerin devasa boyutları ve suyun yok olmaya başladığı dönemde şekillenmiş olmaları nedeniyle benzersiz olduğunu belirtiyor. Bu minerallerin, tuzlu sıvı suyun aktığı, daha sıcak yeraltı bölgelerinde kristalleşen mineraller olabileceği düşünülüyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Girişimcilerin Büyük Hataları” İstanbul Kültür Üniversitesi’nde

0

Branding Türkiye ve İstanbul Kültür Üniversitesi Tasarım Fabrikası iş birliğiyle hazırlanan “Girişimcilerin Büyük Hataları” etkinliği, 20 Kasım 2024 tarihinde girişimcilik dünyasına ilham vermeyi hedefliyor. Etkinlik, İstanbul Kültür Üniversitesi’nin Bakırköy Yerleşkesi’nde gerçekleşiyor.

İstanbul Kültür Üniversitesi Tasarım Fabrikası, İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan ve iş birliği geliştirme misyonuyla faaliyet gösteren bir platform olarak, bu önemli etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Branding Türkiye tarafından hazırlanan girişimcilik odaklı içerikler, ekosistem paydaşlarının katılımıyla bir konferans ve networking organizasyonu çerçevesinde ele alınıyor.

Program detayları

“Girişimcilerin Büyük Hataları” etkinliği, üç ana bölümden oluşuyor:

  • Konferans: Branding Türkiye Kurucusu Mürsel Ferhat Sağlam, girişimcilik dünyasındaki tecrübelerini ve önemli derslerini paylaşıyor.
  • Konuk Girişimci: PitGrowth Kurucu Ortağı Özkan Yağız, girişimcilik süreçlerinde karşılaşılan hataları ve çözüm önerilerini aktarıyor.
  • Networking: Katılımcılar, girişimcilik ekosisteminde faaliyet gösteren paydaşlarla bir araya gelerek yeni iş birlikleri oluşturma fırsatı yakalıyor.

Etkinliğe katılanlara ayrıca İstanbul Kültür Üniversitesi Tasarım Fabrikası tarafından dijital katılım belgesi sunuluyor.

Etkinlik bilgileri

  • Tarih ve saat: 20 Kasım 2024, 15.30 – 17.30
  • Yer: İstanbul Kültür Üniversitesi – Bakırköy Yerleşkesi, Tasarım Fabrikası
  • Katılım ücreti: Ücretsiz (Kayıt zorunludur ve kontenjan sınırlıdır)

Etkinliğe kayıt ve detaylı bilgi için İstanbul Kültür Üniversitesi’nin resmi web sitesi ziyaret edilebilir.

Medya ve destek ortakları

İstanbul Kültür Üniversitesi’nin stratejik ortaklığı ile düzenlenen etkinlik, Türkiye’nin önde gelen medya kuruluşlarının desteğini alıyor. TechInside, StartupTeknoloji, Franchise Market Türkiye gibi platformlar, bu etkinliğe katkı sunarak ekosistemin gelişimine destek oluyor.

Ekosisteme katkı sunmayı hedefliyor

“Girişimcilerin Büyük Hataları” etkinliği, girişimcilik dünyasındaki zorlukları ve bu süreçlerden çıkarılacak dersleri ele alarak, ekosisteme yön vermek isteyen bireyleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Yeni bağlantılar kurmak ve farklı perspektiflerden ilham almak isteyen herkes bu organizasyona davet ediliyor. Sizlerde buradan kayıt olabilir ve etkinliğe katılım sağlayabilirsiniz.

CATL, ekstrem soğuklarda bile çalışan sodyum batarya tasarladı!

0

Dünyanın en büyük elektrikli araç bataryaları üreticisi Çinli CATL, yeni nesil sodyum-iyon bataryasını tanıttı. Bu batarya, özellikle ekstrem soğuk koşullarda bile normal şekilde deşarj edilmesiyle dikkat çekiyor. -40°C gibi düşük sıcaklıklarda bile performans kaybı yaşanmadan çalışabilen bataryalar, özellikle soğuk iklimlerdeki araçlar ve cihazlar için cazip bir seçenek sunuyor. Bu yeni bataryalar, 2025 yılında piyasaya sürülmesi planlanırken, seri üretim sürecinin 2027 yılında başlaması bekleniyor.

CATL, ekstrem soğuklarda bile çalışan sodyum batarya geliştirdi

Sodyum-iyon bataryalar, lityum-iyon bataryalara benzer şekilde enerji depolama sağlıyor ancak daha düşük enerji yoğunluğuna sahipler. Yine de, CATL’nin hedefi bu bataryaların enerji yoğunluğunu 200 Wh/kg’yi aşmak. Ayrıca, sodyum-iyon bataryalar, güvenlik performansı açısından da gelişmiş özellikler sunuyor, bu da onları güvenli ve dayanıklı hale getiriyor.

CATL, ekstrem soğuklarda çalışan sodyum batarya geliştirdi.

Bu bataryaların maliyetinin şu an için lityum-iyon bataryalara göre daha yüksek olduğu belirtiliyor ancak üretim kapasitesinin arttıkça, maliyetlerin zaman içinde düşmesi bekleniyor.

CATL, BYD ve diğer şirketler, üretim maliyetlerini düşürerek sodyum-iyon bataryaları daha rekabetçi hale getirmeyi hedefliyor. BYD, bu bataryaların 2025 yılında lityum-demir-fosfat bataryalarla benzer maliyetlere ulaşacağını, uzun vadede ise bu maliyetin yüzde 70’e kadar düşebileceğini öngörüyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.