Şirketlere 6 önemli bulut tavsiyesi

0

Tech-incubator-representationArtık bilgi işlem gücüne erişimin her zamankinden fazla olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yakınlarımızda herhangi kafede oturan bir geliştirici, herhangi bir Fortune 500 şirketiyle aynı düzeyde bilgi işlem gücüne erişim sağlayabiliyor. Bulut sayesinde mümkün olan bu sınırsız bilgi işlem erişimi her an, her yerde ve herkes için bir hizmet olarak kullanılabiliyor.

IBM’in bulut hizmetleri ve yazılımları portföyü teknik liderliğinden sorumlu, IBM Orta Doğu ve Afrika bölgesinin Baş Bulut Danışmanı Anthony Butler, bulut teknolojilerini, kurumsal inovasyonun ve büyümenin anahtarı olarak görüyor. Butler, şirketlere bulut için şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Bulut, girişim engellerini kaldırarak startup’larda büyük ve hızlı bir değişimin önünü açıyor. Bunu Türkiye’de inovasyon yapan ve dünya çapında rekabet eden startup’larda görebiliyoruz. Bu startup’ların arkasındaki güç büyük ölçüde bulut olarak ön plana çıkıyor. Fiziksel olarak nerede olduğunuzu kimse bilmese ve önemsemese de bulut, en küçük köydeki birinin bile dünyanın en büyük pazarlarına erişmesini sağlıyor.

Startup’lar için avantaj sunmanın yanı sıra bu değişimler, şirketler için aynı zamanda bir tehdit ve fırsat kaynağı olabiliyor. Yeni katılan şirketler, yerleşik şirketlerin işlerini bozar ve kullanıcıların kendi koşullarına göre deneyimler ve hizmetler sağlayarak yerleşik şirketlerden pay alır; bunu yapmak için de buluttan sağlanan yeni teknolojilerden yararlanırlar. Ancak şirketler, inovasyon yapmak ve rakiplerinden pay almak için de aynı teknolojilerden yararlanabilir. Bulut sayesinde artık her büyüklükteki şirket, inovasyon temelinde rekabet ediyor.

Bankacılık sektörü, ödeme ya da kredi gibi hizmetler için yenilikçi yaklaşımlar sunan yeni katılımcıların yoğun olarak görüldüğü birkaç sektörden biridir. Bunların birçoğu, bankanın hizmetlerinin alınıp uygulama olarak sunulmasıyla gerçekleşir. Citi Üst Düzey Pazarlama Yöneticisi Heather Cox’un da IBM’in bu yılki Interconnect Konferansı’nda belirttiği gibi “insanların bankalara değil, bankacılığa ihtiyacı var”.

Bu modelin aynısı, diğer sektörlerde de görülebilir. Örneğin, her ne kadar yazılı ve sesli iletişim gibi telekomünikasyon hizmetleri bir gereklilik olsa da, her zaman telekomünikasyona ihtiyaç duyulmaz. Ulaştırma hizmetleri bir gereksinim olabilir, ancak taksi bulma uygulaması Uber’in de dünya çapında kanıtlamaya çalıştığı gibi gerçekten taksi şirketlerine ihtiyacımız var mı?

Ancak binlerce dijital darbe alarak ölümle burun buruna gelmek yerine şirketlerin dönüşüm için bir fırsatı var. Kurumsal karmaşıklık ve teknik borçlardan bağımsız, startup’larla rekabet ederken şirketlerin her zaman dezavantajlı olan taraf olduğunu varsaymak bir yanılgıdır. Aksine şirketlerin, güvenlik duvarının arkasında gizlenmiş de olsa, henüz el değmemiş fırsatları temsil eden, çok büyük hacimlerde verileri, uygulamaları ve hizmetleri var. Bu değeri açığa çıkarmanın ve mobil, analitik ve bulut gücünden yararlanarak bunu cazip bir biçimde son kullanıcılara sunmanın bir yolunu bulmaları gerekiyor.

Bu sayede şirketler yeni pazarlara ulaşabilir ve mevcut pazarlardaki varlıklarını da koruyabilir. Kullanıcılarının kendi koşullarına göre deneyim ve değer sağlamaya odaklanmalı ve yalnızca farklılık yaratan noktalar üzerinde durmalılar.

Uygulamalarla sağlanan bu değerin büyük bir kısmıyla, geliştiriciler, şirketlerin dönüşümünde ve bu yeni fırsatları değerlendirme sürecinde önemli bir rol oynuyorlar. İşletmelerin, verilerin ve uygulamaların gücünü açığa çıkarmaları ve tıpkı bunun gibi, teknik topluluklarının da yenilikçi gücünü ortaya koymaları gerekiyor. Bu da, geliştiricilere daha çok teknik özgürlük tanınması anlamına geliyor. Daha fazla özgürlük birçok kurumsal BT ortamı kültürü için sorun olabilirken bu yeni çağda rekabet etmek isteyen şirketlerr için ise bir “olmazsa olmaz” haline geliyor.

Bu, aynı zamanda bir şirketin yalnızca kendi duvarları arkasında oturan geliştiricilere güvenmesi nedeniyle çok şey kaçırdığının farkına varması anlamına geliyor. Bunun yerine, dışarıdaki geliştirici topluluklarının yaratıcı enerjileri ve yeteneklerinden de yararlanmanın yollarını aramaları gerekiyor. Bunlar boş zamanlarında kod yazan, Türkiye’deki birçok üniversite öğrencisi gibi hobi olarak bu işle ilgilenen ya da profesyonel geliştiriciler olabilir.

Şirketler bunu verilerini, uygulamalarını ve hizmetlerini API’lar gibi genel kullanıma açarak, yeni uygulamalar oluşturmak ya da var olan uygulamalara yeni uygulamalar eklemek için bu API’ların kullanımını teşvik etme girişimlerini uygulayarak başarabilir. Örneğin Citi, şirket dışındaki geliştiricilerin Citi, IBM ve üçüncü kişi API’larından yararlanarak en yenilikçi uygulamaları geliştirmek için rekabet ettiği ve üretime geçiş için en iyi uygulamaların seçildiği Citi Mobile Challenge adında küresel bir rekabet ortamında IBM ile birlikte çalışıyor. NASA da uzay keşfine katkı sağlayan uygulamalar oluşturmayı hedefleyen Virtual Space App Challenge ile benzer bir yaklaşıma sahip. Bunu kitle kaynak kullanımının yapıldığı bir inovasyon gibi düşünebiliriz.

Bunu başarmak için şirketlerin dijital inovasyon platformuna gerek duyduğuna inanıyoruz. Buluttan sağlanan bu platform (Hizmet Olarak Sunulan Platform ya da PaaS) geliştiricilerin bulutta sağlanan destekleyici hizmetler, veritabanları, çalıştırma zamanları gibi diğer her şeyle birlikte yalnızca veriye ve koda odaklanabilecekleri bir ortam sağlıyor.

Hız ise artık çok önemli. Dijital rekabetçilik artık kodları devreye alma, sonuçları ölçme, pazardan dersler çıkarma ve yeni devreye alma işlemlerinde bunları dikkate alma hızıyla ilişkili bir işlev… Hizmet Olarak Sunulan Platform, şirketlerin, yeni uygulamaları birkaç saniye içinde devreye alabildiği noktaya kadar hızlanmalarını sağlıyor. Bu da, yayın çevrimlerinin haftalar ya da aylar sürebildiği geleneksel BT’den daha kısa sürede yeni pazar fırsatlarından yararlanmak için yeni işlevlerin sağlanmasını mümkün kılıyor.

Şirketlerin Hizmet Olarak Sunulan Platformun tüm dönüşüm potansiyelinden yararlanması için kritik olan altı önemli unsur var:

1. Geliştiricilere devreye alma modeli seçimi ve tercih imkanı sunan bir platform seçin

Geliştiriciler inovasyon yapabilmek için seçme özgürlüğüne ihtiyaç duyarlar. Bazı iş yükleri Hizmet Olarak Sunulan Platform çalıştırma zamanında çalışabilirken, diğerleri bir sanal makinede ya da bir Docker kapsayıcısında çalışabilir. Bir uygulama ya da işlev için ideal dil Java iken, başka biri için Ruby, Go ya da Node daha uygun olabilir. Mikro hizmetler oluşturmak isteyebilirler. Belki de bir hizmet için veri deposu olarak NoSQL kullanmak, başka biri için ilişkisel veritabanı kullanmak isteyebilirler.

Platform, devreye alma modeli için de bir seçim fırsatı sunmalıdır. Bazı şirketler genel Hizmet Olarak Sunulan Platform kullanarak güvende hissedebilir, bazıları özel bir Hizmet Olarak Sunulan Platform isteyebilir. Öte yandan genel Hizmet Olarak Sunulan Platform ile sunulan tüm avantajları isteyen ancak kendi veri merkezlerinde güvenle devreye almak isteyenler de olabilir. Kimileri de bu üç modelin bir birleşimini kullanmak isteyebilir.

2. Platformun Açık Standart destekli olduğundan emin olun

Platform, Open Stack ve Cloud Foundry gibi açık standartları temel almalıdır. Şirketi patentli bir platformla sınırlı bırakmamalı, bunun yerine platformda geliştirdikleri varlıkları denetlemelerine ve bunların sahipliğini almalarına olanak tanımalıdır. Şirketlerin bu açık platform için kurumsal düzeyde desteğe de gereksinimi vardır.

3. Hibrit Uygulamalar sağlayan bir platform seçin.

Kurumsal sistemlerde gizli olan önemli değerler her zaman buluta taşınamaz; telekomünikasyon ya da kamu sektörü gibi düzenlenen bir alan olması veya bir ERP ya da MİY gibi taşınmaması gereken bir sistemde bulunması buna neden olabilir. Bu nedenle Hizmet Olarak Sunulan Platform, bu hizmetleri, verileri ve uygulamaları bulutta devreye alınan uygulamalarla güvenle bütünleştirme yeteneği sağlamalıdır. Bizdeki hibrit uygulamalar gibi, şirketlerin de hibrit uygulamalar oluşturması gerekir.

4. Kurumsal düzeyde güvenliği düşünün

Şirketler için güvenlik önemlidir. Bu nedenle, geliştiricinin uygulama geliştirmede güvenliği hesaba katabilmesini sağlamak üzere araçlar ve hizmetler sunarken kurumsal düzeyde güvenlik sağlayan bir Hizmet Olarak Sunulan Platform sağlayıcısı seçilmelidir.

5. Değer elde etme süresini hızlandırmak için platformun zengin API ve Hizmet Kataloğuyla birlikte geldiğinden emin olun

Hizmet Olarak Sunulan Platform zengin bir API ve hizmet kataloğu sağlamalıdır. Bu da, geliştiricilerin bu işlevleri hızla ve kolaylıkla uygulamalarına katmalarını sağlar. Örneğin, IBM’in dijital inovasyon platformu bağlamında (IBM Bluemix), algı analizi ve mobil kalite analitiği için araçlar, Watson kavramsal bilgi işlem ve Twitter verileri gibi çeşitli hizmetler sağlıyoruz. Bu sayede geliştirici önemli noktalara odaklanabilir ve pazara sunma süresi hızlandırılır. Geliştiricilerin aksi durumda ortamlarında olamayacak, son derece gelişmiş yeteneklere erişmesi sağlanır.

Bunun yanı sıra Hizmet Olarak Sunulan Platform, şirketin içindeki ve dışındaki geliştirici topluluklarının şirketlerin tesisteki sistemlerinden sağlanan mevcut hizmetlere erişim için API’ları kullanabilmesi amacıyla platformda şirketlerin kendi API’larını güvenle yayınlamasını sağlamalıdır. Bu sayede şirket, startup’ların kendi uygulamalarına eklenmesi için hizmet ve veri satışı kanalı olarak etkin bir biçimde API’yı kullanarak startup ortamına katılabilir ve hatta buradan yararlanabilir.

6. Esnek fiyatlandırma sağlayan bir platform seçin. 

Seçilen platform, büyümeyle paralel bir ödeme seçeneği sunmalı ve tüketimi ölçüt almalıdır; deney odaklı olması dikkate alındığında, yalnızca değer kanıtlanıyorsa veya kanıtlandığında ödeme kararı alınabilmesi için serbest katmanlama olanağı sunmalıdır.

Sonuç olarak doğru Hizmet Olarak Sunulan Platform, şirketlere yeni başlayanlar hızında startup’lar gibi düşünmeye ve davranmaya başlama fırsatı sunar. Yeni fırsatlara, yeni pazarlara yönelmek ve yeni yöntemlerle yeni değerler sağlamak için inovasyon yapmalarına yardımcı olabilir. Geliştiriciler, hızlı bir şekilde fikirleri test edebilir, kodları devreye alabilir ve gelişim için geribildirimler alabilirler. Tüm bunlar devrim niteliğinde bir değişimin önünü açabilir.

Platform şirket dışındaki geliştiricileri de kapsayacak şekilde genişletildiğinde avantajlar daha etkili hale gelir. Bir kafede oturan geliştiriciden korkmak yerine şirketler artık bu yaratıcılığın aynısını sürdürme fırsatına sahiptir. Yeni ve etkili uygulama yine bu geliştiricinin dizüstü bilgisayarında doğabilir, ancak şirket, bu geliştiriciye API’lar, bir teşvik ve platform sağlayarak, bu güçlerden etkilenen ancak pasif konumda olan bir taraf olmak yerine bunlardan en çok yarar sağlayan taraf olabilir.”

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>