E-ticaret, Fintech ve oyun mobil uygulamaları yükseliyor

0

Adjust’ın Mobil Uygulama Trendleri e-kitabı, geliştiricilere ve pazarlamacılara önümüzdeki yıl stratejik büyüme sağlamaları için ihtiyaçları olan önerileri sunuyor. Mobil pazarlama analitik şirketi Adjust, her yıl okuyucularına sunduğu Mobil Uygulama Trendleri raporunu yayınladı. Rapora göre, e-ticaret, fintech ve oyun uygulamaları 2023’te yaşanan ekonomik zorluklara rağmen yükseliş trendini sürdürüyor. 2022, endüstride şimdiye kadar yavaşlamanın ilk kez görüldüğü yıl olsa bile 2023’teki ilk göstergeler bu durumun iyi yönde ilerlediğini gösteriyor: mobil uygulama kurulumları 2022 ortalamalarına göre e-ticaret’te %4, fintech’te %13 ve oyunlarda %10’luk bir yükseliş sergiliyor.

Adjust Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Satış Direktörü Başak ZERMAN’a göre “Küresel koşullar ve kullanıcı ihtiyaçları her geçen gün hızla değişiyor. Özelleştirilmiş ve sorunsuz kullanıcı deneyimleri sunmak, platformlar arası kampanyalar yürütmek ve CTV gibi yeni kanalların
sunduğu potansiyeli kullanmak, 2023 ve sonrasında sürdürülebilir ve stratejik büyüme arayan pazarlamacılar ve geliştiriciler için paha biçilmez bir fırsat olacak” Adjust’ın takip ettiği toplam 100.000’den fazla uygulamanın veri setini baz alan rapor , dünya çapındaki kurulumlar, oturumlar, uygulamada geçirilen süre, kullanıcı tutma oranları,reattribution oranları ve daha fazla metriğin uzun vadeli trendlerini analiz ediyor. Geliştirici ve pazarlamacılar, bu içgörüleri kullanarak kitlelerini daha iyi anlayabiliyor ve uygulama piyasasındaki son durumu daha iyi takip edebiliyor.

Rapor sonuçlarından çıkan diğer önemli maddeler:

● ATT onay oranları tekrar yükseldi. Veri gizliliğinin artık bir norm haline gelmesiyle birlikte kullanıcıların bu konudaki hassasiyeti artıyor ve bunun sonucunda onay oranları yükselmeye devam ediyor. 2023’ün ilk çeyreğindeki ATT onay oranları, 2022’ye göre %4 artış göstererek %29’a yükseldi. Bu oran, oyunlarda %36’ya ulaştı ve fintech ise %11’den %18’e yükseldi.
● M-ticaret sektörü, cirolardaki düzenli artışla yükseliş trendinde. Mobil ticaret uygulamalarının oturumları ve oturum uzunlukları 2022’de yıllık bazda artış gösterdi ve 2023’te oturumlar şimdiye kadar %7 daha yükseldi. E-ticaret sektöründe uygulama içi ciro, 2022’de bir önceki yıla göre %4 artış gösterdi ve Kasım ayı, Adjust tarafından şimdiye kadar gözlemlenen en çok artışın yaşandığı ay oldu.

● Ekonomide yaşanan zorluklara rağmen, fintech uygulamaları küresel olarak büyüme gösterdi ve mobil finansal hizmetlerin dayanıklılığını ve sürekli artan kullanıcı ilgisini ortaya koydu.

● Hyper casual oyunlar, oyun uygulamaları kurulumlarındaki payı göz önüne alındığında sektördeki egemenliğini sürdürüyor. Hyper casual oyunlar, oyun uygulaması kurulumlarının %25’ini oluştururken, aksiyon oyunları %25 ile oturumlarda en yüksek paya sahip. Oyun uygulamalarının kurulum ve oturumları 2022’de önemli ölçüde düşüş gösterdi, ancak Ocak 2023 itibarıyla kurulumlar %10 ve oturumlar %11 artışla eski seviyelerine geri dönmeye başladı. Uygulama içi ciro ise 2022’nin 4. çeyreğine göre %14 arttı. Rapor ayrıca 2022’de mobil e-ticaret, oyun ve fintech genelinde en yüksek indirme sayısına sahip 10 uygulamayı öne çıkarıyor ve sektörün önde gelen oyuncularından önemli içgörüler sağlıyor. Snap’in Ürün Grubu Pazarlama Yöneticisi Kathleen Gambarelli’ye göre, “Mobil ekosistemde yaşanan sürekli değişim içerisinde çevik kalmak kritik bir öneme sahip. Snap, topluluğumuza ve reklam verenlerimize daha iyi bir hizmet vermek için hızla kullanıma
sunduğu ürün geliştirmeleri yaparak, gelir akışlarını çeşitlendirerek ve yeni endüstri ölçüm standartlarına destek vererek esnekliğini ve değişime iyi bir şekilde uyum sağlayabilme yeteneğini ortaya koydu.”

Dussart, sözlerine mevcut trendlerin ışığında uygulama ekosisteminin zorluklara göğüs germe ve kullanıcıların geniş ve sürekli değişen ihtiyaçlarına uyum sağlama yeteneğini açıkça ortaya koyduğunu ekleyerek devam etti. “2023’te başarı, en önemli hedeflere odaklanarak rekabette öne çıkanlar tarafından tanımlanacak. Pazarlama verimliliğini merkezileştirilmiş veriler ile en üst düzeye çıkarmak birlikte hızlı ve etkili kararlar almak için gereken araçlara yatırım yapmak, en iyi sonuçları veren kampanyaların yürütülmesini sağlayacaktır.”

Tim Cook AR ve VR hakkında ne diyor?

0

Apple CEO’su Tim Cook, şu anda belirsiz zamanlarla karşı karşıya kaldıklarını ve VR ve AR teknolojisinin değerli olduğunu açıkladı.

Apple’ın sanal ve artırılmış gerçeklik alanına girişimleri son birkaç yılda istenen hızda gerçekleşemedi. Apple ürünün varlığını açıkça doğrulamadı fakat bu durum Apple’ın CEO’su Tim Cook’un teknoloji hakkındaki kişisel görüşlerini sunmasına engel olamadı. GQ ile yaptığı kapsamlı bir röportajda Apple CEO’su Tim Cook, şu anda belirsiz zamanlarla karşı karşıya kaldıklarını ve VR ve AR teknolojisinin değerli olduğunu açıkladı. Cook, söylentiler üzerine yaptığı açıklamada; Apple’ın sanal kulaklığı üzerindeki çalışmasını onaylamadı, ancak şirketin teknolojiye teorik yaklaşımlarından söz etti. Yorumları, kulaklıkların insanları izole ettiği ve iletişim potansiyellerini vurguladığı fikrine direniyor. Cook, Facetime’ın ortak çalışanların görselleştirmeleri paylaşmasına ve daha fazla bilgi görebilmesine izin vermek için ar’yi kullanabileceği senaryolar öneriyor.

Ayrıca, Google Glass’ın AR hakkındaki görüşlerini değiştirdiğini kabul ederken başarısız olacağına dair daha önceki tahminini kabul etti. Rahmetli Steve Jobs’un, yeterli kanıt sunulduğunda görüşler üzerine 180 yapmaktan korkmaması tavsiyesini hatırladı.

Apple’ın kulaklığını 2023’te bir ara görebiliriz, ancak tam olarak ne zaman olduğu belli değil. Geçen ay boyunca söylentiler, Cook’un Haziran ayında wwdc’de açıklamaya hazır olduğunu öne sürdü, ancak raporlar Apple’ın şirketin lansmanını aceleye getirebileceğine dair şüphelerini gösteriyor. Güvenilir sızıntı yapan Ming-Chi Kuo geçtiğimiz günlerde Apple’ın kulaklığın montajını 2023’ün 3. Çeyreğinin ortasına veya sonuna ertelediğini söylüyor. Bazıları şirketin karma gerçeklik kulaklığının 3.000 dolara mal olacağını ve bu fiyatın muhtemelen neredeyse yalnızca kurumsal pazara yerleştireceğini ve bu da Cook’un AR’nin profesyonel işbirliği potansiyeline odaklanmasına uygun olabilir.

Sosyal mühendislik saldırısı tehdit haline geldi

0

Yeni bir araştırmaya göre, 2023’ün ilk iki ayında sosyal mühendislik saldırısı e-postalarında yüzde 135’lik bir artış yaşandı.

Siber güvenlik şirketi, e-posta saldırılarının Ocak ve Şubat 2023’te binlerce müşterisini hedef aldığını ve bu artışın ChatGPT’nin benimsenme oranıyla eşleştiğini söyledi. Yeni sosyal mühendislik saldırıları, Darktrace’in söylediğine göre artan metin hacmi, cümle uzunluğu ve e-postalarda noktalama işaretleri içeren “sofistike dil teknikleri” kullanıyor. Sosyal mühendislik saldırısı ile kullanıcılar yorgunluk, dikkat dağınıklığı gibi anlarda kolaylıkla hedef haline gelebiliyor.

Darktrace ayrıca bir ek veya bağlantıyla gönderilen kötü amaçlı e-postaların sayısında bir azalma olduğunu da tespit etti. Firma, bu davranışın ChatGPT de dahil olmak üzere üretken yapay zekanın kötü niyetli aktörler tarafından hızlı bir şekilde hedefli saldırılar oluşturmak için kullanıldığı anlamına gelebileceğini söyledi.

Darktrace araştırmasından bazı notlar

Darktrace Baş Ürün Sorumlusu Max Heinemeyer: “E-posta, günümüzde işletmeler için en önemli güvenlik açığı. Savunucular, daha önce hiç görmediğimiz teknikleri ve referans konularını kullanan gelişmiş üretken yapay zeka saldırılarına ve tamamen yeni dolandırıcılıklara karşı duruyor ” dedi. Anket sonuçları, çalışanların yüzde 82’sinin, gerçek iletişimden ayırt edilemeyen dolandırıcı e-postalar oluşturmak için üretici yapay zekayı kullanan bilgisayar korsanlarından endişe duyduğunu gösterdi.

Darktrace, ankete katılanlara bir e-postanın kimlik avı olduğunu düşündüren ilk üç özelliğin ne olduğunu sordu ve şunları buldu:

  • Yüzde 68’i bir bağlantıyı tıklamaya veya bir eki açmaya davet edildiğini söyledi.
  • Yüzde 61’i bilinmeyen bir gönderici veya beklenmeyen bir içerikten kaynaklandığını söyledi.
  • Yazım ve dilbilgisinin zayıf kullanımı da yüzde 61 tarafından seçildi.

Twitter logosunun değişimi Doge Coin’i etkiledi!

Kriptolar haftaya hareketli başladı. Makro gündemin sakin olduğu haftada sektör haberleri kripto paralar üzerinde etkili oluyor. Sosyal medyada Binance CEO’su CZ ile ilgili yayılan haberler, Elon Musk’ın Twitter’ın logosunu DogeCoin ile değiştirmesi pazartesinin en çok konuşulan konuları oldu.

Dün sosyal medyada yayılan, Binance CEO’su CZ’in Interpol tarafından arandığı haberlerinin etkisi ile Bitcoin 27.200$ seviyelerine kadar geri çekildi. Kripto paraları etkileyen haberlerle ilgili açıklama yapan CZ, haberleri yalanladı ve korku satışı yapan yatırımcılara verdiği “Korkuyla yapılan panik satışları ile zengin olmanız mümkün değil” mesajının ardından Bitcoin hızlı bir toparlanmayla yeni güne 28.080$ seviyelerinde başladı. Ethereum da 1.820$ seviyelerinden alıcı buluyor.  Ayrıca dün Elon Musk’ın twitter logosunu Doge Coin simgesi ile değiştirmesiyle birlikte Doge Coin’de %37’lik bir yükseliş gözlemlendi. 

Hafta başında makro gündemin sakin olması nedeniyle kripto piyasasındaki asıl hareketliliğe haber akışları neden oldu. Bugün sabah saatlerinde kripto piyasası bakıldığında Bitcoin ve Ethereum’un güne toparlanmalarla başladığını, altcoinlerin de majör coinleri takip ettiğini söyleyebiliriz. Kripto piyasasının toplam değeri ufak toparlanmalarla birlikte 1.14 trilyon dolar seviyelerinde hareketlilik gösteriyor. Bitcoin’in dominasyonu %47,4, Ethereum dominasyonu ise %19,1 seviyelerinde yer alıyor.  Bugün DOGE ilk sırda yer alırken, SXP, IOTX ve ZRX çift haneli kazançlarla Bitay’da en çok yükselen kripto para olarak öne çıkıyor. Bugün makro gündemde önemli bir veri olmamakla birlikte kripto piyasasının iç dinamiklerindeki haber akışları baskın olmaya devam etmesi bekliyoruz.

Kriota parada Doge teknik analizi

Doge, dünkü yükselişle birlikte hem 200 günlük ortalama hem de düşen majör trendini kırarak %37 civarında bir artış gösterdi. Yeni güne de yeşil mum ile başlayan Doge bu sabah saatlerinde 0.09837$ seviyelerinde hareketlilik gösteriyor.  Olası yükseliş hareketinin devam etmesi halinde dün ve bugün test ettiği 0.10035$ seviyesini test etmesi beklenebilir. Bu seviyenin kırılması ve kalıcılık sağlaması önemli olacaktır. Ardından en son Aralık 2022 ‘de görülen 0.11204$ seviyelerine kadar bir yükselişi destekleyebilir. Olası bir geri çekilme halinde ise 0.09212$ ilk destek seviyesi olarak karşımıza çıkıyor bu seviyenin kırılması halinde düşen majör trend çizgisi olan oldukça kritik seviye 0.08728$ seviyesi test edilebilir.

Bitcoin teknik analizi

Bitcoin, dün gelen haber akışlarıyla beraber 27.200$ seviyelerini test etse de hızlı toparlanmalarla birlikte bu sabah saatlerinde 28.080$ seviyelerinde hareketlilik gösteriyor. Yükselen kanal içerisinde hareketlilik gösteren Bitcoin, dün yaşanan düşüşle kanalın alt bandına fitil atarak tekrar kanalın içerisinde olması pozitif hareketliliğini desteklemeye devam ediyor.  Güne yeşil mumla başlayan Bitcoin için yukarı yönlü hareketliliğin devamında 28285$ önemli ilk direnç seviyesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviyenin kırılması ve üzerinde kalıcılık sağlaması halinde 29.185$ ardından da 29.350$ seviyelerine kadar bir yükseliş gözlemlenebilir. Olası aşağı yönlü bir harekette ise kanalın alt bandı olan 27.685$ önemli ilk destek seviyesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviyenin kırılması halinde 27.520$ ardından da 26.760$ seviyelerinin destek olarak çalışması beklenebilir. 

ProArtist Ödülleri tasarım yarışması başladı

0

ASUS tarafından sektörde yaratıcılığı desteklemek amacıyla her yıl global çapta düzenlenen ProArtist Ödülleri’nin bu yılki başvuruları başladı.

Özgün ve farklı vizyonların kendini dünyaya tanıtması için büyük bir platform sağlayan tasarım yarışması; fotoğrafçılık, grafik tasarım, film ve animasyon kategorilerinin en inanılmazlarını büyük ödüllerle buluşturuyor. Bu seneki teması “İnanılmaz bir gelecekle tanışın” olan yarışmanın başvuruları 15 Temmuz’a kadar devam edecek.

Dünyanın lider bilgisayar üreticisi ASUS’un, yaratıcılığı desteklemek ve geleceğin tasarımcılarının potansiyellerinin global çapta görülmesine imkan sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ProArtist Ödülleri’nin 2023 yılı başvuruları başladı. Bu sene “İnanılmaz bir gelecekle tanışın” temasıyla merkezinde sürdürülebilirlik konseptini alan tasarım yarışması her yaş ve meslekten katılımcıya açık. Yarışma; fotoğrafçılık, grafik tasarım, film ve animasyon olmak üzere 4 farklı kategoriden oluşuyor. 2022 yılında dünya çapında 7.000 katılım ve 110.000 oy ile büyük bir başarı elde eden yarışmada bu yıl, en farklı ve yaratıcı eserler yaratıcılık sektörünün önde gelen isimleri tarafından değerlendirilip halk oylamasına sunulacak.

10.000 USD ödülü ve çok daha fazlası

Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlayan yenilikçi, yaratıcı ve özgün fikirleri odağına alan yarışma, her kategorinin birincisini 10.000 ve ikincisini 5.000 ABD doları ile ödüllendirecek. Dahası ASUS, dünya çapında pek çok sanayi alanında doğru renk iletişimini sağlayan renk sistemleri tedarikçisi Pantone® ile iş birliğini kutlamak adına bu sene her dört kategoriye “Pantone Özel Ödülü”nü de ekledi. Diğer ödüller; eserleri ASUS ve jürinin sosyal medya hesabı ve web siteleri üzerinden dünyaya tanıtma, eserin ASUS Spatial Vision teknolojisinin demo projesi olarak seçilme imkanı, ProArtist Ödülleri hatırası ve ASUS Design Center tarafından tasarlanan dijital sertifika, Pantone® ve Calibrite® ürün paketi gibi birçok farklı fırsat ve hediyeden oluşuyor. ASUS, ProArtist Ödülleri kapsamında gelecekteki projelerde iş birliği yapmak ya da eserlerinin sergilenmesini sağlamak için yetenekli 3D içerik üreticilerini de keşfetmeyi hedefliyor.

Tasarımları uzman jüri değerlendirecek

Tasarımlar; halk oylamasının yanı sıra, sektörün birçok farklı alanında çalışan dünyaca ünlü içerik üreticileri, endüstrinin profesyonelleri, Pantone® temsilcileri ve ASUS uzmanları tarafından değerlendirilecek. Yaratıcı disiplinlerin ve topluluğun çeşitli alanlarına katkı sağlayan uzman jüride; YouTube kanalındaki altı milyon abonesiyle global online sanat topluluğunun önde gelen ismi Josiah ‘Jazza’ Brooks, National Geographic’in ünlü fotoğrafçısı görsel sanatçı Reuben Wu, “Annie Award” ödüllü illüstratör, yönetmen ve oyuncu Abbi Jacobson, renk ve ışık kullanımıyla seyahat fotoğrafçılığına yepyeni bir perspektif kazandıran Jord Hammond ve 3D / VFX sanatçısı Clinton Jones gibi önemli isimler bulunuyor.

Dünyanın lider bilgisayar üreticisi ASUS’un, yaratıcılığı desteklemek ve geleceğin tasarımcılarının potansiyellerinin global çapta görülmesine imkan sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ProArtist Ödülleri’nin 2023 yılı başvuruları başladı. Bu sene “İnanılmaz bir gelecekle tanışın” temasıyla merkezinde sürdürülebilirlik konseptini alan tasarım yarışması her yaş ve meslekten katılımcıya açık. Yarışma; fotoğrafçılık, grafik tasarım, film ve animasyon olmak üzere 4 farklı kategoriden oluşuyor. 2022 yılında dünya çapında 7.000 katılım ve 110.000 oy ile büyük bir başarı elde eden yarışmada bu yıl, en farklı ve yaratıcı eserler yaratıcılık sektörünün önde gelen isimleri tarafından değerlendirilip halk oylamasına sunulacak.

iPhone’da metin mesajlarını programlayın

Apple’ın iOS’u iPhone veya iPad’de Mesaj planlamayı desteklemese de, görevi yerine getirmek için farklı bir yerleşik uygulama kullanabilirsiniz

iPhone’un iMessage uygulamasında eksik olan özelliklerden biri metin mesajlarını zamanlama özelliğinin bulunmamasıdır. Bu, e-posta istemcileriyle yapabileceğiniz bir şeydir ve belirli zamanlarda e-posta göndermeniz gerektiğinde kullanışlı olabiliyor. Ancak aynı şey kısa mesajlar için de geçerlidir. Günün, haftanın veya ayın belirli saatlerinde göndermek istediğiniz durumlarda, mesal doğum günü dilekleri gibi belirli zamanlarda gönderilmesi gereken yinelenen mesajlarınız da kullanmanız gerekebiliyor.

Apple’ın iOS’u iPhone veya iPad’de Mesaj planlamayı desteklemese de, görevi yerine getirmek için farklı bir yerleşik uygulama kullanabilirsiniz. Kısayollar uygulamasının otomasyon özelliğini iPhone’unuzda metin mesajları planlamak için kullanabilirsiniz. Lifewire’ın açıkladığı gibi, iPhone’da metin otomasyonu kurmak inanılmaz derecede kolaydır. Bunu yapmak için Kısayollar uygulamasıyla ilgili herhangi bir deneyime sahip olmanıza bile gerek yok. iPhone’unuzda bir metin planlamak için yapmanız gerekenler: Kısayollar uygulamasını açın Otomasyon menüsüne dokunun sonrasında, otomasyonları ilk kez kullanıyorsanız Kişisel Otomasyon Oluştur’u seçin.

Kısayollar uygulaması aracılığıyla iPhone'da yeni bir otomasyon oluşturma.
  • Günün Saati seçeneğini belirleyin ve planlanmış kısa mesajınızın saatini özelleştirin
  • Saati özelleştirin ve mesajın tarihini ayarlayın (günlük, haftalık ve aylık seçenekler arasından seçim yapabilirsiniz)
  • İleri’ye dokunun
  • Bir sonraki menüde bir eylem eklemeniz gerekecek
  • Mesaj Gönder seçeneğini seçin ve İleri’ye dokunun.
Otomasyon için günün saatini seçme.

Mesaj Gönder eylemini seçme.
  • Artık mesajı yazabilir , kişilerinizden bir alıcı seçebilir ve İleri’ye dokunabilirsiniz.
Mesajın oluşturulması ve alıcıların seçilmesi.

Otomasyondan memnunsanız Bitti düğmesine dokunarak onaylamanız gerekiyor.

Otomasyonu kurmadan önce önemli ayrıntıları hatırlamanız gerekir. iPhone’da bir metin mesajını bu şekilde planlarsanız, günün, haftanın veya ayın aynı saatinde gönderilir. Bu özellik, yinelenen mesajları planlamak için mükemmeldir. Ancak bu tek seferlik bir şeyse, planlanmış mesajı gönderdikten sonra otomasyonu durdurmak isteyeceksiniz.

Otomasyon özelliği aracılığıyla iPhone'da bir metin mesajı planlama.

Arıza koruması olarak, otomasyon kurulumunun son ekranında Çalıştırmadan Önce Sor geçişini etkin bırakabilirsiniz . Bu şekilde, planlanmış bir mesajı yanlışlıkla gönderilmesi gereken sayıdan daha fazla göndermezsiniz. Planlamak istediğiniz her farklı iPhone mesajı için durulayın ve tekrarlayın. Artık geçerli olmadıklarında otomasyonları kaldırabileceksiniz. Veya Apple nihayet iPhone, iPad ve Mac’te mesaj planlama desteği getirdiğinde.

Nükleer denizaltı şirketi siber saldırı yaşadı

0

Birleşik Krallık merkezli nükleer denizaltı şirketi siber saldırı yaşadığını doğruladı. Şirket personellerinin bilgisayarlarında yanlış şifre uyarısı yapıldı.

Birleşik Krallık’ın en büyük dış kaynak şirketi Capita, personellerinin hesaplarının kilitlenmesine neden olan bir BT kesintisinin “siber bir olaydan” kaynaklandığını doğruladı.

Raporlara göre oturum açmaya çalışan personele yanlışlıkla her zamanki şifrelerinin “yanlış” olduğu söylendi. Bu durum Capita’nın 61.000 çalışanının tamamı etkilenmese de suçlunun bir siber saldırı olduğu yönündeki spekülasyonları artırdı. O sırada bir Capita sözcüsü, şirketin “teknik bir sorunu” araştırdığını söyledi.

Müşteri verilerine ulaşılmadı

Gönderilen bir güncellemede şirket: “Dahili Microsoft Office 365 uygulamalarına erişimi etkileyen bir siber olay yaşandığını” doğruladı. Olayın niteliği açıklanmadı. Finansal amaçlı fidye yazılımı saldırıları İngiltere’deki kuruluşlar için yaygın bir tehdit olmaya devam ederken, Capita ayrıca İngiliz hükümetine devlet destekli casusluk gruplarının ilgisini çekebilecek hizmetler sağlıyor.

Capita‘nın, Savunma Bakanlığı ile bazı sözleşmeleri de bulunuyor. 2022’de Capita liderliğindeki bir konsorsiyum, İngiltere’nin nükleer caydırıcılığının bir parçası olarak kullanılan Kraliyet Donanması’nın nükleer enerjiyle çalışan balistik füze denizaltıları için eğitim simülatörlerinin mühendislik ve bakım desteğinin kontrolünü ele geçirdi. Capita yaptığı açıklamada: “Capita ağının bazı bölümleriyle sınırlı olan sorunu başarılı bir şekilde izole etmek ve kontrol altına almak için acil adımlar atıldı” dedi.

Capita müşteri, tedarikçi veya paydaş verilerinin ele geçirildiğine dair hiçbir kanıt olmadığını söyledi. Savunma Bakanlığı ile ortaklı çalışan nükleer denizaltı şirketi siber saldırı sonrasında gerekli önlemleri almaya çalışsa da harici bir uygulamadan böyle bir saldırı yapılabilmesi endişe yarattı.

Akbank’tan iki girişime 1 milyon USD yatırım

0

Akbank+ Programı kapsamında yatırım alan kurum içi girişimler Waste Log ve Voltla oldu

Akbanklıların tam zamanlı olarak girişim fikirleri üzerinde çalışabilmelerine olanak sağlayan Akbank+ Programı kapsamında yatırım alan kurum içi girişimler belli oldu. Atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log ve elektrikli araç sahiplerinin deneyimini iyileştiren Voltla girişimlerinin her biri Akbank’tan 500 bin USD yatırım aldı.

Akbank’ın İnovasyon Merkezi Akbank LAB, 2016 yılından beri inovasyon ve kurum içi girişimcilik programlarını genişletmeye devam ediyor. Finteklerle yapılan iş birlikleri, yürütülen projeler ve açık inovasyon programlarıyla bu kültürü destekleyen Akbank, kendi girişimlerini kurmak isteyen çalışanlarını desteklemek ve Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine sunduğu katkıyı güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Akbank+ programının ilk yatırım kararını açıkladı.

Akbanklıların tam zamanlı olarak girişim fikirleri üzerinde çalışabilmesine olanak sağlaması ile Türkiye’de bir ilk olan Akbank+ programına ilk yılında yüzden fazla Akbanklı yenilikçi fikirleri ile başvurdu. Programa seçilen kurum içi girişimciler, 6 ayı aşkın bir süre boyunca tam zamanlı olarak Akbank LAB bünyesinde girişimlerini hayata geçirmek için çalışma yürüttüler. Programın son aşamasında gerçekleştirilen Akbank+ Yatırım Komitesi değerlendirmesi ile atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log ve elektrikli araç sahiplerinin deneyimlerini iyileştiren Voltla girişimlerinin her birine 500 bin USD yatırım sağlama kararı alındı.   

Akbank+ ile hem bankamız hem de ülkemizin girişimcilik ekosistemine katkı sunuyoruz

Akbank+ programının Akbank’ın yenilikçilik ve girişimcilik odaklı vizyonunun bir yansıması olduğunu belirten Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce; “Akbank olarak anlamlı dijital çözümler ve fark yaratan hizmetlerle bankacılığın ötesinde bir değer sunmaya odaklanıyoruz. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızın ihtiyaçlarını önceliklendiren ve sürdürülebilirlik hedeflerimize paralel olarak dünyamıza katkı sağlayan çözümler yaratmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda Akbank LAB çatısı altında 2016 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmaları sektöre ilkleri ve yenilikleri kazandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl bu çalışmalarımızı bir adım daha ileri taşıdık ve Akbank+ ile tüm Akbanklıların kendi girişimlerini yaratabileceği bir program oluşturduk. Alanında ilk olan bu program ile Akbank, girişimlerin önündeki engelleri ortadan kaldırıyor; girişim fikirlerini deneyim, araştırma, mentorluk ve yatırım desteği ile hızla hayata geçirmeye olanak tanıyor. Bu programın ilk yatırımlarını ise döngüsel ekonomi ve elektrikli mobilite alanındaki iş fikirlerine yapma kararı aldık. Akbank+ ile bankamızın kurum içi girişimcilik kaslarını güçlendirirken Türkiye’de de bu ekosistemin gelişiminde rol almayı sürdüreceğiz” dedi.

Dünyaya değer katan girişimler Akbank+ ile hayat buluyor

Akbank+ programı kapsamında Mahir Okay Çelik ve Ertuğ Sargut tarafından geliştirilen Waste Log, bir etki girişimi olarak hizmet ediyor ve işletmelerin atık süreçlerini dijitalleştirerek takip edilmesini kolaylaştırıyor. Waste Log ayrıca bireysel kullanıcıların da atık yağlarını kolaylıkla geri dönüşüme kazandırmalarına olanak sağlıyor. 

Akbanklı girişimciler Esra Gül Korkmaz, Özgür Barış ve Kubilay Kulaoğlu’nun geliştirdiği Voltla ise tüm elektrikli şarj istasyonlarının tek noktadan görüntülenmesini ve istasyonlara rota oluşturulmasını sağlayarak elektrikli araç sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor ve aynı zamanda ödeme deneyimini iyileştiriyor. 

Windows 11 uyarlanabilir parlaklık sunacak

0

Microsoft tarafından yapılan geliştirme ile Windows 11 uyarlanabilir parlaklık sunacak. Test aşaması sonrasında özellik kullanıma açılacak.

Uyarlanabilir ekran parlaklığı elbette yeni bir fikir değil. Telefonlarımızın parlak güneş ışığında veya karanlık odalarda kullanımını kolaylaştıran, arka planda çalışan küçük teknoloji parçalarından sadece biri. Ayrıca otomatik parlaklık ayarı, bazı üst düzey dizüstü bilgisayarlarda uzun süredir mevcut. Ancak en son Windows Insider derlemesine göre, yakın gelecekte Windows 11 dizüstü bilgisayarlarda ve hatta belki de masaüstü bilgisayarlarda bu özelliği daha sık göreceğiz.

Ortama göre değil, ekranda görüntülenene göre ayarlanan parlaklık

Güncellenen işlevsellik tamamen, ekran parlaklığınızı çevrenizdeki ortam ışığına göre değil, ekranda gerçekte görüntülenene göre otomatik olarak ayarlayan bir Windows 11 özelliği olan İçerik Uyarlamalı Parlaklık Kontrolü ile ilgili. Bu nedenle, örneğin, Explorer’da karanlık mod etkinken bazı dosyaları taşımaktan Chrome‘da beyaz arka plana sahip tamamen metinden oluşan bir web sayfasına geçerseniz, ekran pil tasarrufu yapmak için parlaklığı birkaç kademe azaltabilir. Windows 11 uyarlanabilir parlaklık özelliğiyle sadece kullanım kolaylığı değil, güç tasarrufu da sunacak.

İçerik Uyarlamalı Parlaklık Kontrolü (CABC), daha önce dizüstü bilgisayarlarda pille çalışırken etkinleştirildi ve belirgin bir uzun ömür tasarrufu sağlandı. Parlaklık, ortamın ortam ışık düzeyine göre değil, ekranda görüntülenene göre ayarlandığından, monitörünüzde yerleşik bir ışık sensörü olmasa bile çalışabiliyor.

Microsoft, göz yorgunluğunu azaltmanın yanı sıra, bunun fişe takılı cihazlar için bile güç tüketimini azaltacağını söylüyor. Ancak biraz ince ayar gerektireceği açık. Bu nedenle genel kullanıma sunulmadan önce önemli bir test sürecinden geçiyor. Özellik açılabilir, kapatılabilir veya yalnızca pille çalışırken etkinleştirilebilir durumda.

Kağıttan uçak yapan robot

0

Kağıttan uçak yapan yeni bir robot, yenilikçi aerodinamik tasarımlar sağlayarak uçak tasarımına katkıda bulunabilir

İsviçre’deki Hesaplamalı Robot Tasarım ve Üretim Laboratuvarı CRATE’te bir mühendis ekibi tarafından geliştirilen tasarım, kağıt uçak için ilk tasarımları yapmak için bir yazılım uygulaması içeriyor. Tasarım tamamlandıktan sonra, uygulama onu bir kağıttan kesmesi ve etkinliğini test etmek için başlatması için robotik kola gönderiyor.

Kağıttan tasarımın arkasındaki ileri mühendislik

Ekip, her bir uçağın uçuşunu izlemek ve hangi tasarımın en iyi performansı gösterdiğini belirlemek için monte edilmiş bir kamera kullandı. CRATE “Genellikle bir çocukluk oyuncağı olarak görülse de kağıt uçakların tasarımı karmaşıktır. Tasarım alanı ve haritalama tam derece doğrusal değildir ve olasılıksaldır. Bu, optimizasyonu ve davranışlarının anlaşılmasını insanlar için zorlayıcı hale getirir” dedi. Kağıttan uçak yapan robot tasarımı pek yenilikçi fikir gibi görünmese de bu robot, aerodinamik tasarımlarda rol oynayabilir.

500’den fazla uçak oluşturup uçurduktan sonra ekip, tasarımların kabaca üç harekete ayrıldığı bir model belirledi: burun dalışı, süzülme ve kurtarma süzülüş. Ekip, test uçuşlarını otomatikleştirme yönteminin gerçek dünyadaki uçak tasarımında yararlı olabileceğini öne sürdü.

Ekip: “Yaklaşımımız, karmaşık bir fiziksel sistemi anlamak ve kullanmak için bir robotik tasarımcı kullanma konusunda bir keşif görevi görüyor. Gelecekte bu yaklaşım, uçuş mesafelerini en üst düzeye çıkarmak için kanat şeklini optimize etmek için mikro hava araçlarının tasarımı gibi, giderek daha karmaşık tasarım alanlarına veya diğer robotik kurulumlara genişletilebilir” dedi.

My Cloud siber saldırı ile gündemde

0

My Cloud siber saldırı sonrası erişilemez hale geldi. Üçüncü taraf saldırgan tarafından My Cloud’dan verilerin alındığı belirtildi.

Western Digital My Cloud tüketici bulutunu ve yedekleme hizmetini, şirketin sistemlerine yapılan bir saldırı sonucunda çevrimdışı duruma getirdi.

WD yaptığı açıklamada, 26 Mart’ta yetkisiz üçüncü tarafın erişim elde etmesini içeren “Western Digital’in sistemlerini içeren bir ağ güvenliği olayı” tespit ettiğini duyurdu. WD, kolluk kuvvetleri ve dış güvenlik uzmanlarıyla çalıştığını, ancak soruşturmanın hala erken aşamalarda olduğunu söyledi. WD, bilgisayar korsanının verileri aldığını, ancak WD’nin hala neyin ve ne kadarının sızdırıldığını belirlemek için çalıştığını söyledi. My Cloud siber saldırı sonrası hızla toparlanmaya çalışıyor ancak veri sızıntısının yaşanması büyük bir sorun yaratacak gibi görünüyor.

WD My Cloud saldırısıyla ilgili çalışıyor

Şirket: “Western Digital şu ​​anda My Cloud, My Cloud Home, My Cloud Home Duo, My Cloud OS5, SanDisk ibi, SanDisk Ixpand Wireless Charger ürünlerini etkileyen bir hizmet kesintisi yaşıyor” dedi.

WD’nin My Cloud’u on yılı aşkın süredir varlığını sürdürüyor ve Google Drive, Microsoft OneDrive, Box ve diğer tüketici ve kurumsal hizmetlere özel bir alternatif sunuyor. Ancak Western Digital için dönen SSD’lere geçiş, şirketin işini son birkaç yılda etkiledi. Ocak ayında WD, bulut hizmetlerinin bir yıl öncesine göre yüzde 36 düşen toplam gelirin yüzde 39’unu temsil ettiğini söyledi.

My Cloud’un ne zaman çevrimiçi hale geleceği ile ilgili bilgi henüz paylaşılmadı. WD: “Düzeltme çabalarının bir parçası olarak Western Digital, etkilenen altyapı ve hizmetleri geri yüklemek için aktif olarak çalışıyor” diyor.

Atık veri endeksi raporu yayınlandı

0

NetApp tarafından yürütülen çalışmayla hazırlanan atık veri endeksi raporuna göre, kullanılmayan veriler zarar veriyor.

NetApp tarafından yürütülen Atık Veri Endeksi, Birleşik Krallık’taki veri yönetimi rollerindeki BT liderleriyle bir anket yaptı ve bölgenin veri yönetimi ve depolama uygulamalarında ciddi sorunlar buldu.

Kullanılmayan veriler strese neden oluyor

Kullanılmayan ve istenmeyen verilerin fazlalığına rağmen araştırma, BT uzmanlarının dörtte birinden fazlasının (yüzde 26) veri varlıklarını yılda bir veya daha az kez gözden geçirip temizlediğini ortaya koydu. Yine de, BT liderlerinin dörtte üçü (yüzde 75) fazla veri depolamayı sürekli bir stres kaynağı olarak görüyor. Atık veri endeksi aslında kullanılmayan verilerin iş dünyasında getirdiği yükü gösteriyor.

Bunun nedeni; veri temizleme eksikliğinin yalnızca departmana ait değil, kurumsal bir sorun olması görülüyor. Veri yöneticilerinin yalnızca üçte biri (yüzde 33), fazla verileri kaldırmak için gerekli kaynağa sahip olduklarını belirtiyor. Ayrıca, BT liderlerinin yarısı (yüzde 48) veri varlıklarını yönetme talebine ayak uydurmakta zorlanıyor.

Güvenli, sezgisel ve karbonu azaltan depolama ihtiyacı, temel bir rekabetçi veri merkezi gereksinimi haline geldi. Ancak etkili veri yönetimi olmadan, bu önceliklere yönelik risk katlanarak artıyor. Zorluklara rağmen, BT uzmanlarının yüzde 83’ü departmanlarının sürdürülebilirlik girişimlerine öncelik verdiğini söylüyor. Ayrıca dörtte biri (yüzde 25) kuruluşlarının karbon ayak izini azaltmanın veri varlıklarını modernize etmede en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Daha da iyisi, BT departmanlarının dörtte birinden fazlasında (yüzde 28) artık bir sürdürülebilirlik lideri bulunuyor.

Yapay zeka iş gücü piyasasını nasıl etkileyecek?

0

Yapay zeka iş gücü piyasasında yeni bir dönem başlatacak. Goldman Sachs’ın son raporu, 300 milyon işin yapay zekaya geçeceğini gösteriyor.

Goldman Sachs‘ın küresel ekonomi araştırma raporu, yapay zekanın tüm işgücü piyasasının yüzde 25’ini otomatikleştirebileceğini gösteriyor. Rapor, idari işlerdeki görevlerin yüzde 46’sının, yasal işlerin yüzde 44’ünün ve mimarlık ve mühendislik mesleklerinin yüzde 37’sinin otomatikleştirebileceğini söylüyor. Yapay zeka, inşaat (yüzde 6), kurulum ve onarım (yüzde 4) ve bakım (yüzde 1) gibi emek yoğun işlerde en az tehdidi oluşturuyor.

Çalışma ayrıca, küresel iş gücünün yüzde 18’inin yapay zeka ile otomatikleştirilebileceği sonucuna varıyor. ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong gibi ülkelerde, ülke işgücünün yüzde 28’den fazlası yapay zeka ile otomatikleştirilebilir. Yapay zeka iş gücü piyasasını otomatikleştirirken yeni iş kollarının da ortaya çıkmasını sağlayacak.

300 milyon işi yapay zeka yapabilir

Ancak çalışma, çalışanlar ve yapay zeka arasında dengeli ve karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki potansiyeli olduğunu gösteriyor. Çalışma, kısmen otomasyona maruz kalan mesleklerin boş zamanlarını iş yerinde verimliliklerini artırmak için kullanacağını söylüyor.

Ancak işinizin yapay zeka tarafından gasp edilmesinden endişe ediyorsanız, Goldman Sachs, yerinden edilmiş işçilerin yapay zekanın yaygın şekilde benimsenmesinin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkan işlerde yeniden istihdam edileceğini tahmin ediyor. Yerinden edilen işçiler, yerinden edilmeyen işçilerin daha üretken hale gelmesi nedeniyle daha yüksek düzeyde işgücü talebi görebilir.

Yapay zekanın 300 milyon işi yerinden etme potansiyeli, hem işçiler hem de teknoloji patronları için birincil endişe kaynağı. Steve Wozniak, Rachel Bronson ve Elon Musk gibi sektördeki önemli isimler, yapay zeka deneylerini durdurmak için açık bir mektup imzaladı. Mektup, yapay zeka gelişiminin insanlar için çok hızlı ilerlediği ve bildiğimiz toplumumuzu devirebileceği korkusundan çıkıyor.

Google Bard mantık soruları çözebilmeye başladı

0

Google Bard mantık soruları konusundaki başarısızlığı ile gündem olmuştu. Artık Bard temel mantık sorularına doğru cevap verebiliyor.

Google Bard, matematik ve mantık yeteneklerinin eklenmesiyle bugün daha akıllı hale geliyor. Google çalışanı Jack Krawczyk, Bard hakkındaki değişikliği Twitter’da duyurdu. Krawczyk: “Artık Bard çok adımlı kelime ve matematik problemleri için istemlerinizi daha iyi anlayacak ve yanıtlayacak. Yakında kodlama da gelecek” dedi.

Google Bard matematikte kötüydü

Bard için daha önce mantık soruları büyük bir sorundu. Geçtiğimiz günlerde bir örnekte, Bard tekrar bir artı ikinin dört ettiğini iddia etti. Google’ın son teknoloji AI chatbot modelleri artık doğru sayısal ve mantıksal hesaplamalar yapabiliyor. Ayrıca “Maruary” gibi adlar oluşturmak yerine bir yıldaki ayları doğru bir şekilde listeleyebiliyor. Google Bard mantık soruları konusunda temel düzeyde de artık başarıyı yakalamış durumda.

Krawczyk: “Bard için her zaman yeni yetenekleri verimlilikle dengeliyoruz. Ve bu güncelleme, Bard’da her hafta yaptığımız birçok iyileştirmenin bir örneği” dedi.

Bard için ilk sürüm, “Deneme” olarak etiketlenmişti. Google Arama’nın bir parçası değil ve bard.google.com adresindeki kendi küçük sitesine ayrıldı. Ayrıca bu hizmet, yalnızca ABD ve İngiltere’de kullanılabilir.

Google CEO’su Sundar Pichai: “Açıkçası daha yetenekli modellerimiz var. Çok yakında, belki bu yayınlanır yayınlanmaz, Bard’ı güncelleyeceğiz. Muhakeme ve kodlamada daha fazla yetenek getirecek daha yetenekli PaLM modellerimizden bazıları. Matematik sorularına daha iyi yanıt verebilir” dedi.

ABD ve İngiltere pazarı için ön muhasebe programı: WorkhyBooks

ABD ve İngiltere’de şirketini kuran kullanıcılar finansal süreçlerini Mükellef’in ön muhasebe programı WorkhyBooks ile yönetebilecek.

Girişimcilik dünyasının öne çıkan oyuncularından Mükellef geliştirdiği yeni ürünü WorkhyBooks’u hayata geçiriyor. İlk etapta ABD ve İngiltere’de şirketini kuran kullanıcılar finansal süreçlerini ön muhasebe programı WorkhyBooks ile yönetecek. Amerika, İngiltere, Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri olan Estonya, Hollanda, Almanya gibi geniş bir coğrafyaya ticaretini taşımak isteyen küçük ve orta büyüklükteki şirketlere, şirket kuruluşundan vergilendirmeye kadar olan süreçte ürün ve hizmetler sunan Mükellef, ABD ve İngiltere’de şirket kuran kullanıcıları için yeni bir ürünü hayata geçirdi.

Mükellef’in geliştirdiği ön muhasebe programı WorkhyBooks, şirketlerin finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmelerini sağlıyor. Ön muhasebe programı WorkhyBooks öncelikli olarak ABD ve İngiltere’de şirket kuran kullanıcıların hizmetinde olacak. Kullanıcı şirketler web tabanlı olarak geliştirilen bu program sayesinde gelir-gider takibi, banka hareketlerini eşleştirme, fatura gönderimi, fiş yükleme ve raporlama gibi pek çok ön muhasebe işlemini tek bir platform üzerinden online olarak kolaylıkla yapabilecek.

“Şirketlerin finans uygulaması olmak istiyoruz”

Sundukları yeni ürün ve gelecek planları hakkında değerlendirmede bulunan Mükellef Kurucu Ortağı ve CEO’su Kenan Açıkelli, şunları söyledi: “Mükellef ve global pazarlarda faaliyet gösterdiğimiz Workhy markamızla kullanıcılarımızın ticaretlerini kolaylaştıracak tüm finansal ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir platform olma yolunda her gün yeni adımlar atıyoruz. Yurt dışında online olarak şirket kurma, banka hesabı açma, marka tescili, vergi kimlik numarası başvurusu, fatura oluşturma ve vergi beyanı gibi pek çok işlemi gerçekleştirebildiğiniz platformumuzda artık ön muhasebe işlemleri de kolayca yapılabilir hale geldi.

Başlangıçta ABD ve İngiltere’deki müşterilerimize sunduğumuz WorkhyBooks ile hizmet ağımızı genişleterek finansal yönetim süreçlerini kolaylaştıracağız. Bugün Pakistan, Endonezya, Filipinler ve Fas’tan, ABD ile İngiltere’de şirket kuran, ticari hayatlarına başlamak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen pek çok müşterimiz var. Hali hazırda gelirlerimizin yüzde 30’unu ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerindeki faaliyetlerimizden elde ediyoruz. 2023 yılı sonunda gelirlerimizin yüzde 51’inin yurt dışı faaliyetlerimizden oluşmasını hedefliyoruz.

Bugün hizmet verdiğimiz binlerce Mükellef’linin yüzde 20’sini global taraftaki kullanıcılarımız oluşturuyor. Hayata geçireceğimiz yeni ürünlerimizle global taraftaki müşteri sayımızı artırmanın yanı sıra şirketlerin finans uygulaması olma yolunda ilerleyeceğiz.”

Kripto borsaları merkeziyetçi yapı oluşturuyor

Kripto borsaları merkeziyetçi yapı oluşturarak, kripto ekosisteminin doğasına aykırı davranıyor. Üstelik borsalardaki soruşturmalar da güveni zedeliyor.

Binance ve FTX hakkındaki federal soruşturmalar, giderek merkezileşen bir sektöre ışık tutuyor. Dünyanın en büyük kripto borsaları için zor birkaç ay oldu. FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried, dolandırıcılık da dahil olmak üzere birçok suçlamayla suçlandı.

Şubat ayında Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, Kraken’e sözde hizmet olarak staking programını kaydetmediği için dava açtı. Borsa, hizmeti sunmayı hemen durdurmayı kabul etti ve masrafları karşılamak için 30 milyon dolar para cezası ödedi. Mart ayı başlarında, Coinbase (SEC’in kendisine bir Wells Bildirimi gönderdiğini söyledi.

Ardından CFTC Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu, ABD emtia düzenlemelerinin geniş bir yelpazede ihlal edildiği iddiasıyla sektörün en büyük borsası Binance’e karşı büyük bir dava açtı. Bu yönüyle kripto borsaları merkeziyetçi yapı aksine bir görüntü sergiledi.

Kripto sektörüne borsalar mı zarar veriyor?

74 sayfalık CFTC şikayeti, Binance’in mümkün olduğunca düzenlemeden kaçmaya kararlı bir şirket olarak portresini çiziyor. Binance’in düzenleyicilerin kendi yetki alanlarına tabi olduğunu iddia etmelerini zorlaştırmak için merkezinin nerede olduğunu söylemeyi reddettiği ve Binance yöneticilerinin bu iletişimlerin izlenmesini zorlaştırmak için Signal aracılığıyla bazı iş iletişimleri yürüttüğü iddia ediliyor.

Daha da önemlisi CFTC, Binance’in müşterini tanı ve kara para aklama düzenlemelerini ihlal ettiğini iddi ediyor. Ayrıca ABD’de hiçbir zaman borsa olarak kayıtlı olmamasına ve yüzlerce hesap aracılığıyla kendi platformunda işlem görmesine rağmen Amerikalı müşterilerin platformunda işlem yapmalarını istediğini iddia ediyor. Tüm bunların gösterdiği şey, kripto ekonomisinin temel paradoksu. Yani kripto, merkezi olmayan ticaret ve finans için bir araç olarak yaratılmış olsa da neredeyse tüm kripto ticareti, kripto yatırımcılarının şaşırtıcı miktarda para yatırdığı büyük, merkezi borsalarda gerçekleşiyor.

Sözde kripto para birimlerinin tüm amacı, bir aracıya ihtiyaç duymadan çalışmaları, insanların hükümetlerin veya finansal kurumların müdahalesi olmadan ticaret yapmalarına izin vermesiydi. Ancak borsalar ile merkeziyetçi bir yapıyor döndüğünü görüyoruz.

Starship Ay’a yüzey araştırma aracı götürecek

0

Starship SUV boyutunda geziciyi Ay’a yerleştirecek. Bu çalışma, Starship ve Astrolab isimli girişim arasındaki anlaşmayla gerçekleşecek.

Astrolab adlı bir girişim, yakın zamanda Elon Musk’ın uzay firması Starship ile 2026 ortalarında başlayacak mürettebatsız bir Starship kargo görevinde yer ayırmak amacıyla bir anlaşma imzaladığını açıkladı. Astrolab CEO’su Jaret Matthews yaptığı açıklamada: “Bu, SpaceX’in ay yüzeyine yönelik ilk ticari kargo sözleşmesi” dedi. Şirketinin uçuşa dahil olan birkaç müşteriden biri olduğunu da sözlerine ekledi.

Starship ile Astrolab ortak çalışacak

Astrolab, bir gün ay yüzeyinde ekipman, malzeme ve insan taşıyacağını umduğu bir araç inşa ediyor. Esnek Lojistik ve Keşif (FLEX) gezgini, bir Jeep Wrangler boyutunda. Bu da onu NASA’nın Mars’taki Perseverance gezgininden biraz daha büyük yapıyor. Ayrıca, kargoya yardımcı olmak için robotik bir kola sahip ve saatte 24 km’ye kadar seyahat edebilir. Starship SUV boyutundaki gezici araç ile astronotları zorlu görevlere ulaştıracak.

Astrolab, Ay’a indiğinde FLEX’in ay yüzeyinde seyahat eden en büyük gezici olacağını iddia ediyor. Matthews, The Times Astrolab’ın 2026 Starship görevi sırasında kargo taşımak için gezgini kullanmayı bekleyen müşterilerinin olduğunu söyledi. Matthews, FLEX’in Ay’da ve ötesinde kalıcı bir insan varlığı oluşturmaya yardımcı olabileceğini de belirtiyor. Matthews: “Nihayetinde hedefimiz hem Ay’da hem de Mars’ta bir gezici filoya sahip olmak. Gerçekten de bu araçları Dünya dışı ekonomi için nihai olarak katalizörler olarak gördüğümü düşünüyorum” dedi.

Tesla Türkiye’de: Model Y fiyatı belli oldu!

0

Tesla, bugün resmi olarak Türkiye pazarına girişini yaptı. Fiyatlar ve şarj seçenekleri de belli oldu

Tesla Model Y, SUV sınıfı bir elektrikli otomobil olup, giriş seviyesinde 204 beygir güç üretiyor. Araç, geniş iç hacme sahip olmasının yanı sıra aile otomobili olarak da kullanılabilecek, ancak performanstan ödün vermek istemeyenler için tasarlandı. Sadece 6.9 saniyede 0’dan 100 km hıza çıkarak yüksek performans sunuyor ve toplamda 455 kilometre menzile sahip. Tüm otonom sürüş sistemleriyle birlikte sunulan Model Y, farklı paketlerde farklı özellikler sunuyor.

Tesla nasıl şarj edilecek? Fiyatı ne kadar?

Tesla’yı şarj etmenin en kolay yolu tabii ki de evde şarj etmek. Zaten 455 km ila 513 km arası şehir içi fazlasıyla yeterli bir menzil sunuluyor. Fakat şehirlerarası bir yolculuk yapacaksanız Türkiye’de kurulan Supercharger istasyonlarında 15 dakikada 270 km menzillik dolum yapabilirsiniz.

Buna ek olarak, Türkiye’de kurulan tüm Supercharger istasyonları CCS Tip 2 giriş destekleyen Tesla ve Tesla olmayan elektrikli araçların kullanımına açık. Aynı zamanda Tesla, uygun giriş portuna sahip tüm istasyonlardan şarj edilebiliyor.

Tesla Model Y Türkiye fiyatları:

ModelGüç aktarma organlarıMenzil (WLTP)İvmelenme
(0-100 km/s)
Anahtar teslim fiyatı
Model Y
Arkadan itiş455 km6.9 sn1 milyon 548 bin 732 TL
Model Y Long Range
Çift motorlu dört çeker533 km5.0 sn1 milyon 619 bin 532 TL
Model Y Performance
Çift motorlu dört çeker514 km3.7 sn1 milyon 778 bin 832 TL

Ayrıca, Model Y, sürekli olarak Tesla tarafından güncellenen bir akıllı telefon gibi çalışıyor. Tesla, Model Y’yi periyodik olarak güncellemekte ve araca yeni teknolojiler sunuyor. Bu güncellemeler küçük hata düzeltmeleri ve eğlenceli özellikler olabileceği gibi, otonom sürüş için önemli sürümler de içerebiliyor.

Tesla Model Y nasıl satın alınır?

Tesla Model Y, 4 Nisan 2023 itibariyle satışa sunulacak. 3 farklı versiyonuyla Türkiye pazarına giren model, Tesla’nın internet sitesinden çevrim içi olarak alınabilecek. Ön sipariş bedeli olarak 10 bin TL verilecek. Kalanı ise teslimde gerçekleşecek. Teslimatlar ise İstanbul Akasya ve Kanyon AVM’de yapılacak. Tesla’ya ait ilk servis ise Merter’de açılıyor.

Girişim destek programına katılacak 8 ekip belirlendi

0

Eksim Holding tarafından Dicle Elektrik’in desteğiyle başlatılan Eksim Pulse Girişim Destek Programı’nda kazanan ekipler belli oldu.

Başvuru aşamasında yoğun ilgiyle karşılanan programda; enerji dağıtım yönetimi, enerji dağıtım teknolojileri, dijital çözümler, enerji tedariki ve enerji lojistiği alanlarında başvurular alındı. Toplam 106 başvuru içinden seçilen 26 ekip, alanında uzman jüri üyelerine sunumlarını gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Yapılan değerlendirmeler neticesinde programa kabul edilen 8 ekip, mentorluk ve eğitim programına dahil edildi. Eksim Holding’in koordinasyonunda alanında uzman eğitmenler tarafından yürütülecek olan program Nisan 2023’te başlayacak ve 4 ay sürecek. Eksim Pulse Girişim Programı kapsamında programa dâhil olan tüm ekiplere 100.000 Türk Lirası’na kadar maddi destek ile Ar-Ge, iş ağı kullanımı, ofis gibi destekler de sağlanacak. Dört ay sürecek olan program ile girişimcilik ekosistemine katkı sunulmaya devam edilecek.

Eksim pulse programı elektriğin geleceğine ışık olacak

Girişimlerin gelişimine destek sağlamak amacıyla Eksim Holding tarafından Dicle Elektrik’in desteğiyle bu yılın başında devreye alınan Eksim Pulse Girişim Programı’nda yeni bir aşamaya geçildi. Bu kapsamda 106 başvuru arasından seçilen 26 ekip, jüri sunumlarını gerçekleştirdi. Ekip çalışması, proje fikri, pazar ve yatırım potansiyeli kriterleri kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda   8 ekip, mentorluk ve eğitim programına dahil edildi. Program kapsamında girişimlerin ihtiyaç duydukları saha çalışmalarına doğrudan ulaşmalarına, 100.000TL’ye kadar sağlanacak olan hibe desteğiyle projeleri için malzeme alımına ve diğer yatırımlarını hayata geçirmelerine, alanında uzman mentorlar tarafından verilecek eğitimin yanında bire bir mentorluklarla projelerini gerçekleştirmelerine imkan sağlanacak. Eksim Holding çatısı altında bulunan Eksim Ventures tarafından yatırım fırsatı yakalayabilecek projeler bu sayede girişim ekosistemine dahil olabilecek. 

Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişmesini önemsiyoruz

Eksim Pulse ile birlikte desteklenen ekiplerin ürünlerinin gelişiminin tamamlanması, satışa başlayanların daha büyük ölçekte iş yapabilmesinin sağlanması, yatırım alması; Dicle Elektrik ve Eksim Holding ile Ar-Ge projeleri ve işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bu esnada Eksim Ventures ile birlikte diğer yatırımcılardan, fonlardan, girişim sermayesi şirketlerinden yatırım alabilmesi de hedefler arasında yer alıyor. Konuyu değerlendiren Eksim Holding Teknoloji, Ar-Ge ve İş Geliştirme Başkanı Uğur Mutluhan Oruncak; “Eksim Holding olarak yenilenebilir enerjinin, enerji üretim, dağıtım ve depolama teknolojilerinin gelişmesine katkıda bulunmak istiyoruz. Çağrısını açtığımız konularda proje geliştirmek isteyen girişimcileri desteklemek, büyüyebilecek iş fikirlerine dönüşecek konulara hem maddi olarak, hem de tecrübe, bilgi birikimi, hatta bir nevi laboratuar sağlamak, girişimcilerimizin hedeflerine daha hızlı ulaşmasına katkıda bulunacaktır. Bu kapsamda Eksim Pulse elektrik sektörünün geleceğine ışık tutacak önemli girişimlerin hayata geçirilmesi için değerli bir proje. Yoğun sunum süreçlerinin sonunda programa dâhil olan 8 girişimimizi tebrik ediyorum. Ülkemiz girişimcilerine, girişimcilik ekosistemine katkıda bulunacak yatırımları yapmayı sürdüreceğiz” dedi.

Girişimcilerin ihtiyaç duyduğu destekler sağlanacak

Eksim Pulse Girişim Programı’nda; enerji dağıtım yönetimi, enerji dağıtım teknolojileri, dijital çözümler, enerji tedariki ve enerji lojistiği kategorilerinde projeler kabul ediliyor. Bu kapsamda girişimcilerin projelerini geliştirmek için ihtiyacı olan proje yönetimi, ürün tasarımı, finans yönetimi, marka/patent gibi konuların yanında, girişimcilik yolunda ihtiyaç duyulan sunum teknikleri, müzakere, yaratıcı düşünme gibi eğitimler de veriliyor. 4 ay boyunca ekiplerin gelişimi mentorluklarla desteklenecek. Ürünleri hazır olan ekiplere ise satış ve yatırımcı görüşmeleri noktasında networking imkânı sağlanacak. 

Programa dahil olan 8 ekipten yenilikçi projeler

Program kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda yenilenebilir enerji verilerini kullanarak harita üzerinden tahminleme sistemi oluşturan Power Dev projesi birinci oldu. Drone ile görüntü işleme projesi hazırlayan Hummingdrone ise programda ikinciliği elde etti. Programa kabul edilen üçüncü proje ise enerjinin talepten daha fazla üretildiği zamanda depolanmasını sağlayan Bee Batteries oldu. Proje; talebin arttığı zamanlarda da enerjinin şebekeye geri verilerek aşırı yüklenmeyi önlemenin yanında, kullanıcılara ucuz, çevreci ve verimli enerji sağlamayı vadediyor.