Spotify, tarihinde ilk kez kâr açıkladı! Peki nasıl?

0

Spotify, 2024 yılını kârlı kapatarak tarihi bir başarıya imza attı. Şirket, yıllardır zarar açıkladıktan sonra, 2024 yılı boyunca ilk kez kâr elde ettiğini duyurdu. 2023 yılında 532 milyon euro zarar açıklayan Spotify, 2024’ün tamamında ise 1,14 milyar euro kâr elde etti. Bu başarı, şirketin finansal stratejilerindeki önemli bir dönüşümü ve sürdürülebilir büyüme sağlama çabalarının bir sonucu olarak dikkat çekiyor. Spotify’ın yıllar süren zararlarının ardından, bu kâr açıklaması sektörde büyük bir yankı uyandırdı.

Spotify, tarihinde ilk kez kâr etmeyi başardı

Spotify’ın gelirleri de önemli bir artış gösterdi. 2023 yılında 13,2 milyar euro gelir elde eden şirket, 2024 yılında gelirlerini yüzde 18 oranında artırarak 15,6 milyar euroya çıkardı. Bu artış, şirketin daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmesinin yanı sıra, Premium abonelik ve reklam gelirlerinin artışıyla doğrudan bağlantılı. Spotify, kullanıcı sayısındaki yükselişle birlikte, gelirlerini de önemli ölçüde artırmayı başardı. 2024 yılı itibarıyla toplam aktif kullanıcı sayısı yüzde 12 oranında bir artışla 675 milyona yükseldi. Premium abone sayısı ise yüzde 11 artarak 263 milyona ulaştı. Bu büyüme, Spotify’ın kullanıcı deneyimini iyileştiren yenilikçi hizmetlerinin ve reklam destekli modelinin etkisini gösteriyor.

Spotify podcast

Spotify, son zamanlarda uyguladığı fiyat artışlarıyla dikkat çekti. 11 aylık bir süre zarfında, ABD’de Premium abonelik fiyatlarını iki kez artırarak, Temmuz 2023’te 9,99 dolardan 10,99 dolara, Haziran 2024’te ise 11,99 dolara yükseltti. Ancak, bu fiyat artışlarına rağmen, şirketin abonelik sayısını artırmayı başarması, Spotify’ın marka sadakati ve kullanıcıların premium hizmetlere olan ilgisinin yüksek olduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise Spotify’ın bireysel Premium abonelik fiyatı 59,99 TL olarak belirlenmiş durumda, bu da şirketin global fiyat stratejisindeki farklılıkları yansıtıyor.

Spotify, geçtiğimiz yıl boyunca müzik hizmetini yapay zeka destekli çalma listeleri ve sesli kitap özellikleri ile geliştirdi. Yapay zeka temelli çalma listeleri, kullanıcıların müzik tercihlerine göre daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunarak, kullanıcı memnuniyetini artırmayı amaçlıyor. Sesli kitap özellikleri ise, müzik dışındaki içeriklere de ilgi gösteren kullanıcılar için yeni bir deneyim alanı oluşturdu. Ancak, Spotify’ın yıllardır vaat ettiği kayıpsız ses seçeneği hâlâ piyasaya sürülmedi. Kullanıcılar, bu özelliğin ne zaman kullanılabilir hale geleceği konusunda belirsizlikler yaşarken, şirketin bu konuda bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu.

DeepSeek, bir ülkede daha yasaklandı!

0

Avustralya hükümeti, DeepSeek adlı yapay zeka şirketinin hizmetlerinin devlet kurumlarında ve kamuya ait cihazlarda kullanılmasını yasaklama kararı aldı. Bu karar, ulusal güvenlik endişeleri gerekçesiyle alındı ve DeepSeek’in devlet sistemlerinden derhal kaldırılması talep edildi. Karar, Avustralya’nın istihbarat birimlerinin yaptığı tehdit değerlendirmesi sonucunda, DeepSeek’in devletin güvenliği için kabul edilemez bir risk oluşturduğunu belirlemesi üzerine alındı.

DeepSeek, bu kez Avustralya’da yasaklandı

Bu gelişme, Tayvan’ın benzer bir adım atmasının ardından geldi. Tayvan da DeepSeek’in devlet kurumlarında kullanımını yasaklamıştı. Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, yasağın DeepSeek’in Çin kökenli olmasından kaynaklanmadığını, asıl nedenin şirketin oluşturduğu güvenlik tehdidi olduğunu belirtti. Bununla birlikte, DeepSeek’in kullanıcı verilerinin sızdırılması ve veritabanının erişime açık olması gibi güvenlik açıkları da dikkat çekmişti.

DeepSeek, bu kez Avustralya'da yasaklandı.
DeepSeek, bu kez Avustralya’da yasaklandı.

DeepSeek, sadece 20 ay önce faaliyetlerine başlamış ve Ocak ayında, soruları cevaplamak için adım adım düşünme süreci gösteren yapay zeka destekli sohbet robotuyla büyük bir ilgi uyandırmıştı.

Ancak Avustralya hükümeti, bu yapay zeka hizmetinin devlet ve kamu sektörü için oluşturduğu tehditleri göz önünde bulundurarak yasağı getirdi. Bu yasak yalnızca kamu sektörü için geçerli olup, bireysel kullanıcılar için herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Bakan Burke, aynı zamanda vatandaşları çevrimiçi gizlilikleri konusunda daha dikkatli olmaya davet etti. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen yanıtlarınızı bizimle paylaşın.

Davet uygulaması Apple Invites tanıtıldı! İşte özellikleri

0

Apple, etkinlik davetiyeleri oluşturmak ve davetler düzenlemek için yeni bir uygulama olan Apple Invites‘ı duyurdu. Bu uygulama sayesinde, herhangi bir etkinlik ya da özel bir durum için davetiyeler yaratmak oldukça kolay hale geliyor. Kullanıcılar, kendi resimlerini arka plan olarak kullanarak kişiselleştirilmiş davetiyeler oluşturabilir ve etkinliklerine davetli kişileri çağırabilirler.

Davet uygulaması Apple Invites resmen duyuruldu

Apple Invites, iOS 18 veya daha yeni sürümlerini çalıştıran iPhone’larda kullanılabilirken, aynı zamanda iCloud üzerinden de erişilebiliyor. iCloud+ aboneleri, Apple Hesabı veya Apple cihazına sahip olmadan da davetler oluşturabilecek, bu da uygulamanın kullanımını daha da genişletiyor.

Davet uygulaması Apple Invites resmen duyuruldu.

Misafirler, davetlere katılabilmek için herhangi bir Apple cihazı veya hesabına sahip olmasına gerek olmadan davetlere katılabilecekler. Apple Invites, kişisel galerinizden veya uygulamanın sunduğu arka plan galerisinden resimler seçmenize olanak tanıyarak davetiyeleri daha özgün hale getiriyor. Ayrıca, davetiyelere entegre edilebilen Apple Haritalar ve Hava Durumu uygulamaları sayesinde, misafirlere etkinliğe nasıl gidileceği ve hava durumu bilgisi sağlanabiliyor.

Bir diğer dikkat çeken özellik ise Apple Music entegrasyonu. Kullanıcılar, etkinlikleri için ortak bir müzik çalma listesi oluşturabilecek, bu da etkinliklerin atmosferini daha eğlenceli hale getirecek. Uygulama, aynı zamanda yapay zeka özellikleriyle de donatılmış. Image Playground aracılığıyla görseller üretmek ve Yazma Araçları ile davet metinlerini oluşturmak gibi seçenekler, kullanıcılara etkinlik davetlerini daha profesyonel ve etkileyici bir şekilde hazırlama imkânı sunuyor. Bu yenilik, kullanıcıların etkinliklerini düzenlemeyi ve davet etmeyi çok daha kolay hale getirmeyi amaçlıyor.

Xiaomi’nin yeni elektrikli aracı SU7 Ultra, bu tarihte geliyor!

Xiaomi, elektrikli otomobil pazarında iddialı bir hamle yaparak, SU7 Ultra modelini tanıtmaya hazırlanıyor. Şirketin CEO’su Lei Jun, Çin Yeni Yılı tatilinin ardından geleneksel kırmızı zarflar dağıtarak bu modelin yakında tanıtılacağına dair ipuçları verdi.

Xiaomi’nin yeni elektrikli aracı SU7 Ultra yakında geliyor

Şimdiye kadar ürettiği en güçlü elektrikli otomobil olması beklenen SU7 Ultra, üç motorlu sistemiyle 1.548 beygir gücü üretecek ve 0’dan 100 km/s hıza sadece 1,98 saniyede ulaşacak. Ayrıca, 200 km/s hıza 5,86 saniyede çıkabilecek olan araç, maksimum hızını 350 km/s’nin üzerine çıkarabilecek. Bu performans, Xiaomi’nin elektrikli araçlar konusunda iddialı olduğunu gösteriyor.

Xiaomi'nin yeni elektrikli aracı SU7 Ultra yakında geliyor.

SU7 Ultra, CATL’in yeni Kirin batarya teknolojisiyle donatılacak ve bu sayede daha uzun menzil ve daha hızlı şarj imkânı sunacak. İlk olarak mart ayında piyasaya sürülmesi beklenen modelin, tanıtımının beklenenden önce yapılacağı belirtiliyor. Xiaomi, 26 Şubat’ta büyük bir lansman etkinliği düzenleyecek ve bu etkinlikte SU7 Ultra ile birlikte 15 Ultra akıllı telefonunun da tanıtılacağı doğrulandı. Her iki modelin mart başında Barselona’daki MWC 2025 etkinliğinde sergilenmesi planlanıyor.

Xiaomi, elektrikli otomobil pazarındaki bu yeni adımıyla, özellikle güçlü donanımıyla dikkat çeken SU7 Ultra ile pazar payını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, akıllı telefon pazarında da Xiaomi 15 Ultra modeliyle güçlü bir giriş yapmayı planlıyor. Snapdragon 8 Elite işlemcisi ve Leica imzalı dört arka kamerası ile mobil fotoğrafçılık alanında da iddialı olacak olan 15 Ultra, kullanıcılarına üst düzey bir deneyim sunmayı vaat ediyor. Xiaomi, bu iki yeni modeliyle teknoloji dünyasında daha da güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

TSMC, yükselen maliyetleri tüketiciye yansıtabilir!

0

Dünyanın en büyük çip üreticisi olan TSMC, artan maliyetlerini karşılamak için bu yıl çip fiyatlarını yüzde 15 oranında artırmayı planlıyor. Bu fiyat artışının başlıca sebepleri arasında üretim maliyetlerindeki artış ve ABD’nin Tayvan’a yönelik uygulamayı düşündüğü yeni gümrük tarifeleri bulunuyor. TSMC’nin ürettiği çipler, akıllı telefonlardan bilgisayarlara kadar hemen her gelişmiş teknolojik cihazın içinde yer aldığından, bu fiyat artışı tüketici ürünlerini doğrudan etkileyebilir.

TSMC, yükselen maliyetleri tüketiciye yansıtmaya hazırlanıyor

TSMC’nin özellikle 7nm ve daha gelişmiş üretim süreçlerine sahip çipler için fiyat artışı yapmayı düşündüğü belirtiliyor. Bu çiplerin wafer yani yonga plakası fiyatı, mevcutta 10.000 dolar civarındayken, yeni tarifelerle birlikte bu fiyatın 3nm wafer’lar için 20.000-23.000 dolar arasında değişebileceği öngörülüyor. Apple gibi büyük teknoloji firmalarının bu fiyat artışlarından etkilenmesi bekleniyor, çünkü Apple, TSMC’nin en büyük müşterisi olarak, 3nm wafer başına yaklaşık 18.000 dolar ödüyor.

TSMC, yükselen maliyetleri tüketiciye yansıtmaya hazırlanıyor.

Bu fiyat artışlarının, son yıllarda beklenen performans iyileştirmelerini gerçekleştiremeyen cihazlarla sonuçlanması olası. Örneğin, yeni nesil iPhone çipleri ve Nvidia’nın RTX 50 serisi grafik kartları, performans açısından teknoloji dünyasında hayal kırıklığı yaratmıştı. Bu durum, yüksek fiyatlarla satılan ancak performans artışında yeterli sıçramayı gösteremeyen cihazların piyasada artmasına yol açabilir.

ABD’nin Çin’e yönelik uyguladığı gümrük tarifeleri, Tayvanlı çip üreticilerini dolaylı olarak etkiliyor ve 18 Şubat’ta yeni bir tarifeler turunun başlatılması bekleniyor. Bu tarifeler, TSMC ve diğer çip üreticilerinin üretim süreçlerinde maliyet artışlarına yol açarken, ABD’deki üretim tesislerinin inşası ise uzun vadede anlamlı bir yanıt vermek için yeterli zaman alacak gibi görünüyor. TSMC, Arizona’da 4nm çip üretimine başlamakla birlikte, Tayvan’daki en gelişmiş üretim tesisleri gerisinde kalacak. Şirket, Tayvan’ın Tainan şehrinde 1nm üretim tesisi kurmayı planlıyor.

Alma beslenme ve yapay zekayı birleştiriyor

0

Üretken AI modelleri, uygulama geliştiricilerine sağlam bir bilgi tabanını doğru modelle birleştirmenin, bir zamanlar terapistler veya yönetici asistanları gibi maliyetli profesyonellere bağımlı olan kullanıcılara hizmetleri çok daha düşük bir fiyata sunmalarını sağlayabileceğini göstermiştir. Fitness şirketi Whoop’un eski ürün başkan yardımcısı Rami Alhamad, yeni uygulaması Alma ile beslenme konusunda benzer bir görüşe sahip.

Alma beslenme uygulaması

Kuzey Amerika’daki kullanıcılara sunulan iOS uygulaması, kalori takibi ve beslenme rehberinin yanı sıra üzerinde bir yapay zeka katmanı bulunan iyi tasarlanmış bir uygulama. Alhamad, MyFitnessPal gibi fitness uygulamalarının beslenme takibini sıkıcı hale getirdiğini, kullanıcıların yemekleri manuel olarak arayıp farklı yemek türleri için bunları girmek zorunda kaldığını düşünüyor. Bunun yerine, sadece Alma’nın AI asistanıyla ne yediğiniz hakkında konuşmanız (veya yazmanız) gerektiğini ve uygulamanın tahminler yoluyla porsiyonları ve kalori alımını hesaplayacağını düşünüyor. Uygulama size kalori sayısını gösterdikten sonra bu ölçümleri de ayarlayabilirsiniz.

Alternatif olarak, yemeğinizin fotoğrafını çekebilirsiniz ve AI algoritması sizin için yemekleri tanımlayacaktır. Bu tür özellikler halihazırda Kholsa destekli Healthify ve YC destekli Snapcalorie gibi uygulamalarda mevcuttur. Ancak Alma, büyümenin temel itici güçleri olarak tasarımına, çeşitli girdi yöntemlerine ve kullanım kolaylığına güveniyor. Kalori takibinin yanı sıra, AI asistanından lif ve protein alımı hedeflerinize uygun yemekler önermesini isteyebilirsiniz. Ayrıca, bir menü resmi yükleyebilir ve AI asistanından hedefinize uygun ürünleri önermesini isteyebilirsiniz.

Uygulama ayrıca size belirli bir günde kalori ve makro açısından ne yediğinize dayalı bir puan verir. Uygulama bu puanı kullanarak diyetinizi iyileştirmeniz için ipuçları verir. Dahası, uygulamada AI asistanıyla daha fazla sohbet ettikçe, tercihlerinizi öğrenir ve buna göre size önerilerde bulunur. Bu içgörüleri profillerinizde görebilir ve düzenleyebilirsiniz.

Uber ve Waymo robotaksi lansmanına hazırlanıyor

Uber, Waymo robotaksi ile yolculuk yapmak isteyen müşterilerini ilgi listesine katılmaya davet ediyor. Uber Waymo’nun Austin, Teksas’taki halka açık robotaksi hizmetinin lansmanına hazırlanıyor ve bu, sonunda yayına girdiğinde Alphabet’e ait şirketin AV’lerinde yolculuk etmekle ilgilenen kişilerin listesine müşterileri katılmaya teşvik ediyor. Ayrıca, yeni hizmetin bir parçası olarak Teksas başkentinin bir bölümünde faaliyet gösterecek olan yeni ortak markalı robotaksinin fotoğraflarını da yayınladı.

Uber ve Waymo lansmanı

Waymo şu anda Austin’de halka açık değil. Şirketin sürücüsüz araçları yalnızca Waymo’nun bekleme listesine katılıp hizmetin erken testçileri olan küçük bir grup insana sunuluyor. Waymo, hizmetin daha geniş bir kitleye ne zaman açılacağını söylemedi ancak Uber duyurusunun satır aralarını okuyunca, yakında açılacağı anlaşılıyor.

Piyasaya sürüldüğünde, Waymo’nun araçları yalnızca Austin’deki uygulamasında mevcut olacak. İki şirket ilk olarak 2023’te Waymo’nun robotaksisini Uber uygulamasına koymak için ortaklıklarını duyurdu. Phoenix’te kısa ömürlü bir pilot uygulama yürüttüler ve şimdi ilk resmi sürümü Austin’de piyasaya sürmeyi planlıyorlar, ardından Atlanta’da piyasaya sürecekler.

Waymo’nun kendi yolculuk hizmeti uygulaması Waymo One, Austin’de faaliyete geçmeyecek. Waymo One’ı açan müşteriler Uber’in uygulamasına yönlendirilecek. Hazırlık için Uber, Austin’deki müşterilerden tamamen sürücüsüz araçlarında yolcu olma konusundaki ilgilerini belirtmeleri isteniyor. Müşteriler, “Tercihler” altındaki uygulama ayarlarında, Waymo’nun lansmanı hakkında güncellemeler almak ve hizmet yayına girdiğinde otonom bir araçla eşleştirilme şanslarını artırmak için “ilgi listesine” katılmayı seçebilirler.

Ortak markalı araçlar yakında direksiyon başında bir sürücü olmadan Austin’de dolaşırken de görülecek. Araçlar yalnızca Hyde Park, Montopolis ve şehir merkezini içeren şehrin coğrafi olarak sınırlandırılmış 37 mil karelik bir bölümünde çalışacak.

Şirket, Waymo ile eşleştirilen Uber müşterilerinin “UberX, Uber Green, Uber Comfort veya Uber Comfort Electric ile aynı ücretleri ödeyeceğini” söylüyor. Bu ücretler, müşteriler yolculuğu kabul etmeden önce önceden sağlanacak ve araç geldiğinde müşteriler Uber uygulamasından yolculuğun kilidini açıp başlatabilecek.

Cruise işten çıkarma yapıyor

0

Waymo ve Tesla gibi şirketler gaza basıp ülke çapında robotaksi tekliflerini genişletmeyi planlarken, GM vitesi geri kaydırmaya başladı. Bir e-posta, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük otomobil üreticisinin, GM’nin 10 milyar dolarlık yatırım yaptığı otonom araç şirketi Cruise’daki iş gücünün neredeyse yarısını kestiğini ortaya koydu. Bu da büyük bir Cruise işten çıkarma dalgasına neden oldu.

Cruise işten çıkarma yaparak küçülüyor

Cruise’un başkanı ve idari işler müdürü Craig Glidden tarafından duyurulan işten çıkarmalar yaklaşık 1.000 çalışanı etkileyecek. Bunlara bu hafta şirketten ayrılacak olan Cruise’un CEO’su Marc Whitten da dahil. Onunla birlikte kapıdan çıkan yöneticiler arasında baş güvenlik görevlisi Steve Kenner, küresel kamu politikası başkanı Rob Grant ve baş teknoloji uzmanı Mo Elshenawy yer alıyor.

İşten çıkarmalar, General Motors’un Cruise’un tam satın alımını tamamladığını duyurmasıyla geldi ve bir zamanlar yeni kurulan şirketi tamamen kendi çatısı altına aldı. GM’nin sahipliğiyle birlikte odak noktasında bir değişiklik oldu. Robotaksi işi büyük ölçüde kişisel araçlar için otonom teknoloji lehine terk ediliyor. Özellikle de GM’nin birçok yeni modeline yerleştirdiği Super Cruise sistemi bunların başında yer alıyor. Şirketin robotaksi işinden çekilmesi büyük bir Cruise işten çıkarma sürecini tetikledi.

GM’in Super Cruise’a geçişi iki yönlüdür: İlk ve en önemlisi, şirket özelliklerin kendisine para kazandırabileceğini düşünüyor. En son kazanç çağrısının ardından, otomobil üreticisi tüketici otomobillerindeki otonom seçeneklerin beş yıl içinde toplam yıllık gelirinin 2 milyar dolara kadar çıkabileceğini tahmin etti. Çünkü şirket özelliklere erişmek için aylık veya yıllık bir ücret talep ediyor. Cruise işten çıkarma sürecinin bir parçası olarak Super Cruise’a daha fazla odaklanıyorlar.

İkinci olarak, robotaksi GM için gerçek bir para tuzağı oldu. Şirket henüz gerçekten başlamamış olan hizmete büyük meblağlar yatırmakla kalmadı, aynı zamanda bu otonom araçların çok açık bir beta testine rızaları olmadan maruz kalan kişilerde ciddi yaralanmalara da neden oldu. 2023’te bir Cruise robotaksi bir yayaya çarptı ve onu 20 fit sürükledi. Bu da ciddi yaralanmalara neden oldu. Şirket, soruşturması sırasında Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’ne yalan söylemeye çalıştığı bir olaydı, bu da Cruise işten çıkarma kararında etkili oldu.

Avrupa yapay zeka girişimleri ne kadar fon topladı?

0

Avrupa’daki yapay zeka girişimleri 2024’te 8 milyar dolar topladı. Avrupa yapay zeka stratejisi çerçevesinde, Fransa, sadece birkaç gün içinde Yapay Zeka Eylem Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak ve devlet başkanları küresel teknoloji liderleriyle görüşmek üzere Paris’e akın edecek. Büyük ihtimalle yapay zekanın güvenliğine veya çevresel etkisine odaklanan bazı büyük yatırımlar ve diplomatik anlaşmalar duyuracaklar.

Avrupa yapay zeka girişimleri için destek sürüyor

Zirve öncesinde erken aşama VC firması Galion.exe büyüme yatırım firması Revaia ve danışmanlık firması Chausson Partners, Avrupa yapay zeka ekosistemindeki mevcut trendleri inceleyen Fransız Yapay Zeka Raporu’nu oluşturmak için bir araya geldi. Şu anda tüm gözler ABD ve Çin’de, OpenAI’nin onlarca milyar dolar toplamayı hedeflemesi ve DeepSeek’in herkesin dikkatini çekmesiyle birlikte, Avrupa’da da AI girişimlerinde bir patlama yaşandı. Sadece 2024’te, AI şirketleri bölgedeki tüm VC fonlamasının yaklaşık %20’sini temsil ediyordu.

Toplamda bu, 2024’te Avrupa yapay zeka girişimleri için yaklaşık 8 milyar dolarlık fon anlamına geliyor. Yapay zeka girişimleri halen nispeten genç olduğundan, bu ölçütün hızla artması muhtemel. 2024’te AI girişimleri tarafından toplanan sermayenin yüzde yetmişi, B Serisi turuna yönelik bir tohum içindi.

Genel olarak VC fonlaması çekme eğiliminde olan Avrupa ülkeleri de ana AI yatırım merkezleri haline geldi, İngiltere gruba liderlik ediyor, Fransa ve Almanya onları takip ediyor ve İskandinav ülkeleri demografik ağırlığının üzerinde bir performans sergiliyor. İlginçtir ki, yapay zeka şirketleri büyüdükçe uluslararası yatırımcıları da çekme eğiliminde oluyorlar; ABD’li girişim sermayedarları, C Serisi turunda ve sonrasında yapay zeka şirketlerine yatırılan paranın yaklaşık yüzde 50’sini oluşturuyor.

Yapay zeka ve dijital teknolojilerden sorumlu Bakan Yardımcısı Clara Chappaz, düzenlediği basın toplantısında, Fransa’da “35 bin kişiye istihdam sağlayan ve günümüz toplumunu dönüştüren her alanda faaliyet gösteren 750’den fazla girişim” bulunduğunu söyledi. Ayrıca AI araştırmalarına odaklanan 2.000 bilim insanı ve yapay zeka üzerinde çalışan 600 doktora öğrencisi olduğunu da belirtti. Ayrıca ABD’deki Avrupa yapay zeka şirketleri için çalışan epeyce Fransız mühendis ve araştırmacı olduğunu fark etmiş olabilirsiniz.

Fransız AI Raporu’nun arkasındaki ekip, Fransa’daki en iyi 400 AI girişimine daha yakından baktı ve yükselen yıldızları belirlemeye çalıştı. Mistral AI ve Poolside, AI sektörünü takip eden okuyucular için zaten tanıdık isimler olsa da, AI girişimlerinin büyük çoğunluğu bir sonraki temel model üzerinde çalışmıyor.

Zyxel güvenlik açığı için açıklama yaptı

0

Router üreticisi Zyxel, müşterilerine bilgisayar korsanları tarafından istismar edilen güvenlik açığı bulunan donanımları değiştirmelerini söylüyor. Tayvanlı donanım üreticisi Zyxel, potansiyel olarak binlerce müşteriyi etkileyen iki aktif güvenlik açığı için bir yama yayınlamayı planlamadığını söyledi.

Zyxel güvenlik açığı ile karşı karşıya

Tehdit istihbaratı girişimi GreyNoise, geçen ayın sonlarında Zyxel yönlendiricilerini etkileyen kritik dereceli sıfır günlük bir güvenlik açığının aktif olarak istismar edildiği konusunda uyardı . GreyNoise, kusurların saldırganların etkilenen cihazlarda keyfi komutlar yürütmesine izin verdiğini ve bunun da sistemin tamamen tehlikeye atılmasına, veri sızdırılmasına veya ağa sızılmasına yol açtığını söyledi.

GreyNoise’a göre, söz konusu güvenlik açıkları geçen yılın temmuz ayında tehdit istihbarat örgütü VulnCheck tarafından keşfedildi ve ertesi ay Zyxel’e bildirildi. Ancak üretici tarafından henüz yamalanmadı veya resmi olarak açıklanmadı. Zyxel bu hafta yayınladığı bir duyuruda, “yakın zamanda” iki güvenlik açığından haberdar olduğunu söyledi. Bu açıklar artık resmen CVE-2024-40890 ve CVE-2024-40891 olarak izleniyor. Şirket, bu açıkların çok sayıda kullanım ömrü dolmuş ürünü etkilediğini söylüyor. Şirket, söz konusu kusurların kendilerine VulnCheck tarafından bildirilmediğini ve ilk olarak 29 Ocak’ta, GreyNoise’un aktif bir istismar bildirmesinden bir gün sonra bunların farkına vardıklarını iddia ediyor.

Cihazları 1 milyondan fazla işletme tarafından kullanılan Zyxel , bu hataların “yıllardır kullanım ömrü sonuna [EOL] ulaşmış eski ürünleri” etkilediğini ve bu nedenle bunları düzeltmek için yama yayınlamayı planlamadığını söylüyor. Bunun yerine şirket, müşterilerine savunmasız yönlendiricileri “en iyi koruma için yeni nesil ürünlerle” değiştirmelerini öneriyor.

VulnCheck yayınladığı blog yazısında, etkilenen cihazların Zyxel’in EOL sayfasında listelenmediğini ve etkilenen modellerden bazılarının Amazon üzerinden satın alınabildiğini belirtti.

Google yapay zeka ilkelerinde değişiklik yaptı

0

Google artık yapay zekanın silah ve gözetleme için kullanılmasının uygun olduğunu düşünüyor gibi görünüyor. Google yapay zeka ilkelerinde önemli bir değişikliğe gitti.

Google yapay zeka ilkelerini değiştirdi

Google, 2018’de ilk kez yayımlandığından beri Google yapay zeka ilkelerinde en önemli değişikliklerden birini yaptı. The Washington Post tarafından fark edilen bir değişiklikte, arama devi, silahlarda veya gözetleme teknolojisinde kullanılmak üzere AI araçları “tasarlamayacağına veya dağıtmayacağına” dair verdiği sözleri kaldırmak için belgeyi düzenledi. Daha önce, bu yönergeler, belgenin mevcut sürümünde bulunmayan “peşinden gitmeyeceğimiz uygulamalar” başlıklı bir bölüm içeriyordu.

Bunun yerine artık “sorumlu geliştirme ve dağıtım” başlıklı bir bölüm var. Google AI ilkelerinde yapılan değişiklikler burada açıkça görülmektedir. Google orada, “kullanıcı hedefleri, sosyal sorumluluk ve uluslararası hukuk ve insan haklarının yaygın olarak kabul görmüş ilkeleriyle uyumlu olacak şekilde uygun insan denetimi, gerekli özeni gösterme ve geri bildirim mekanizmaları” uygulayacağını söylüyor.

Bu, şirketin AI ilkelerinin önceki sürümü hala web sitesinde yayındayken geçen ayın sonuna kadar yaptığı belirli taahhütlerden çok daha geniş kapsamlı bir taahhüt. Örneğin, silahlarla ilgili olarak, şirket daha önce AI’yı “temel amacı veya uygulaması insanlara zarar vermek veya doğrudan kolaylaştırmak olan silahlar veya diğer teknolojilerde” kullanılmak üzere tasarlamayacağını söylemişti. AI gözetleme araçlarına gelince, şirket “uluslararası kabul görmüş normları” ihlal eden teknoloji geliştirmeyeceğini söylemişti. Ancak, Google AI ilkelerinde yapılan son değişiklikler bu taahhütlerin kapsamını genişletmiştir.

Yapay Zeka Denetim Bakanı ChatGPT’yi denemediğini söyledi

0

İrlanda’nın yeni atanan Yapay Zeka Denetim Bakanı, Irish Independent’ın haberine göre ChatGPT’yi hiç kullanmadığını ve yeni sohbet robotu DeepSeek’i henüz telefonuna indirmediğini itiraf etti.

Yapay Zeka Denetim Bakanı ChatGPT için meraklı değil

Niamh Smyth’in İşletme, Ticaret ve İstihdam Bakanlığı’nda bakan yardımcısı olarak üstlendiği yeni görev, ticaretin teşviki, yapay zeka ve dijital dönüşüm konularında sorumluluklar içeriyor. Dönüştürücü teknoloji hakkında yorum yapan Smyth, “Her şey yeni bir öğrenme eğrisi, ancak hızlı öğreneceğim ve kendimi yeni role adayacağım” dedi ve son aylarda konu hakkında verilen brifinglerden sonra “herhangi bir meslektaşım kadar” bilgi sahibi olduğunu hissettiğini sözlerine ekledi.

Smyth, yapay zeka destekli teknolojiyle ilgili en önemli endişelerinden birinin lise öğrencilerinin bunu ödevlerini yapmak için kullanma olasılığı olduğunu söyledi. Ancak aynı zamanda Smyth, “işletmeleri desteklemenin ve yapay zekanın faydaları hakkında eğitim vererek yapay zekanın kullanımını daha anlaşılır hale getirmenin önemine” de değindi.

Hikaye, Japonya’nın 2018’de bir siber güvenlik bakanı atadığı ve bu bakanın daha sonra hiç bilgisayar kullanmadığını itiraf ettiği tuhaf olayı hatırlatıyor. Kyodo haber ajansının çevirdiği yorumlarda 68 yaşındaki Yoshitaka Sakurada: “25 yaşımdan beri bağımsızım ve personelime ve sekreterlerime talimat verdim. Hayatım boyunca hiç bilgisayar kullanmadım” dedi.

Sakurada, parlamento oturumu sırasında temel teknolojiyle ilgili sorular konusunda kafası karışık göründüğünde eleştirilere maruz kaldı. Bir muhalefet milletvekili şaşırdığını şu sözlerle dile getirdi: “Siber güvenlik önlemlerinden sorumlu birinin hiç bilgisayar kullanmamış olması bana inanılmaz geliyor.”

Sakurada, yaklaşık altı ay sonra görevinden istifa etti; ancak istifasının nedeninin, hiç bilgisayar kullanmadığını itiraf etmesiyle ilgisi yoktu.

Hitachi Ventures yatırım için 400 milyon dolar topladı

Hitachi Ventures, füzyondan yapay zekaya kadar her şeye yatırım yapmak için 400 milyon dolarlık fon topladı. Hitachi Ventures yaptığı açıklamada, dördüncü fonu için 400 milyon dolar sağladığını söyledi. Yeni fonun büyüklüğü, bir dizi derin teknoloji dikeyine güven oyu niteliğindedir. Kurumsal VC’nin geniş portföyü, enerji, üretim, biyoteknoloji ve yapay zeka dahil olmak üzere sınırlı ortağının portföyünü taklit ediyor.

Hitachi Ventures yatırım için iddialı

Yönetici müdür ve CEO Stefan Gabriel: “Diğer çığır açıcı fırsatlara açığız. Kuantum, nükleer, yaşam bilimi, uzay teknolojisi etrafında çok şey var. Bu alanlarda bizi neyin heyecanlandırdığına dair net bir görüşümüz var” dedi. Hitachi Ventures, A Serisi yatırımlara odaklanmaya devam edecek. Ortak Gayathri Radhakrishnan: “Bu hala en iyi nokta” dedi. Ortak ve CFO Wolfgang Seibold, bir şirkete yaptığı ilk yatırımların ortalama 5 milyon dolar civarında olacağını ve fonun sermayesinin yaklaşık yüzde 55’ini takip eden fırsatlar için ayırdığını söyledi.

İsmini Japon konglomerasından alsa da Münih merkezli Hitachi Ventures, kurumsal VC dünyasında biraz aykırı bir konumda. Gabriel, Hitachi’nin solo LP olarak hizmet verdiği, daha çok tipik bir girişim fonu gibi yapılandırıldığını söyledi. Firmanın ABD operasyonlarının ortağı ve başkanı Pete Bastien: “Yatırım komitesi, firmanın ortaklarından oluşuyor ve olası yatırımları kurumsal iştirakinin üzerinden geçirmek zorunda değiller” dedi. Ancak fonun Hitachi ile yakın bir şekilde çalışmaya devam ettiğini, kısmen portföy şirketlerinin potansiyel bir gelecekteki müşterinin ne aradığını anlamalarına yardımcı olmak için de çalıştığını ekledi. Diğer CVC’ler gibi Hitachi Ventures da portföy şirketleri için anlaşmalar yapabileceğine dair söz vermiyor, ancak önemli tanıtımlar yapabilir.

E-bisiklet kamp aracı yatak haline geliyor

0

Bir kamp aracının olanaklarını bir bisiklete yüklemek kolay değil. Ancak Spacecamper’daki alışılmışın dışında düşünenler bunu başardı. İki yıl önce Spacecamper Bisiklet konseptini göstererek bu fikirle oynadılar ve şimdi şık, yaratıcı iki tekerlekli minik kamp aracını piyasaya sürdüler. Bisikletçiler artık pedal çevirmenin, kamp yapmanın ve hatta ülkeler, kıtalar ve ilçeler arasında uzaktan çalışmanın benzersiz bir yolunun keyfini çıkarabilirler.

Spacecamper e-bisiklet kamp aracı

Spacecamper Bisikleti bir bisiklet için özellikle şık ve gizli olmasa da ortalama bir bisikletten veya e-bisiklet kampçısından daha basit ve daha düzgün bir şekilde paketlenmiştir. Spacecamper Bike, konseptin temelini oluşturan Load 75’in halefi olan Riese & Müller Load4 75 elektrikli kargo bisikletine taşınıyor. Spacecamper’ın kurucu ortağı Markus Riese aynı zamanda Riese & Müller’in kurucu ortağıdır. Oldukça standart bir ön yüklemeli tam süspansiyonlu kargo bisikleti olan alüminyum çerçeveli Load4 75, 1.450-Wh çift pil takımına yükseltilebilen 725-Wh pil takımına sahip Bosch pedal destekli orta tahrik sistemiyle çalışır. Spacecamper, kendi dahili Bike camper testlerine dayanarak tek pille düz yollarda yaklaşık 80 km (50 mil) ve çift pille 160 km (100 mil) menzil tahmin ediyor.

Load4 75, 25 veya 45 km/saat azami hız ile belirtilebilir ve ikincisi, sürücünün 16 yaşında veya daha büyük olmasını ve bir Sınıf AM sürücü belgesine (standart bir Sınıf B sürücü belgesine dahil) sahip olmasını gerektirir. İlk modelin yaş veya ehliyet gereksinimi yoktur. Temel model, Shimano Deore XT 11 vitesli aktarma organlarıyla gelir, ancak göbek dişlilerine sahip kayış tahrikleri de mevcuttur.

Kamp seti, Load4 75’in ön yükleyicisine takılan özel olarak geliştirilmiş bir kutuyla gelir. İki seviyeli bir tasarıma sahip olan alt yarıda kamp malzemeleri, aletler, yiyecek ve malzemeleri taşımak için saklama bölmeleri bulunurken, üst seviye çok işlevli kamp platformudur. Üretim modeli, üçgen sivri hava koşullarına dayanıklı kapağının altına yerleştirildiğinde konseptle büyük ölçüde aynı görünüyor, ancak kurulduğunda birkaç önemli fark var. Yatma vakti geldiğinde, bisiklet gidonları yoldan çekilerek şezlongun tamamen düz bir şekilde katlanmasına olanak tanır. 195 x 56 cm (77 x 22 inç) boyutlarında bir uyku platformu oluşturmak için koltuk direğine kadar uzanır. Sandalyeye oturmadan önce gidonları yoldan çekerseniz, koltuğunuzun rahatlığında, kalkmanıza gerek kalmadan, yatağı şezlongdan yatağa bile dönüştürebilirsiniz.

Blue Origin roket uçuşu Ay benzeri deneyime sahip

0

Blue Origin, Batı Teksas’taki Birinci Fırlatma Sahası’ndan 29. New Shepard uçuşunu ve 14. yük görevini başarıyla gerçekleştirdi. Son New Shepard uçuşlarının çoğunda yolcular ücret öderken, bu uçuş insanlardan ziyade bilimsel yükleri taşıdı. Özellikle Mission NS-29, yörünge altı uçuşunda bir ilk olarak, ay ile ilgili teknolojileri test etmek üzere tasarlanan roketin 30 yükünün 29’u ile ay yerçekimini simüle etti.

Blue Origin roket uçuşu

Ay benzeri koşullara ulaşmak için kapsülün tepki kontrol iticileri, mürettebat modülünü dakikada 11 defaya kadar döndürecek şekilde ateşlendi ve yaklaşık iki dakika boyunca Dünya’nın yerçekiminin altıda birini simüle etti. NASA’nın Uçuş Fırsatları programının program yöneticisi Danielle McCulloch, bir basın bülteninde: “Ticari şirketler NASA’nın ay ve ötesine yapılacak görevlere hazırlanmasına yardımcı olmak için kritik öneme sahip. Bir test ortamı bir görevin çalışma ortamına ne kadar benzerse o kadar iyi. Bu nedenle, mevcut araç yeteneklerini genişletmek ve teknolojilerin ay keşfi için hazır olduğundan emin olmak için bu uçuş testine önemli destek sağladık” dedi.

Yükler arasında, Dünya ile karşılaştırıldığında Ay’daki malzeme yanıcılığını daha iyi anlamayı amaçlayan LUCI (Lunar-g Combustion Investigation) da yer alıyordu. NASA, “Bu, Ay’daki yaşam alanlarında astronot güvenliğinin önemli bir bileşenidir ve oradaki potansiyel yanma cihazlarının tasarımını bilgilendirebilir” dedi.

NS-29 görevindeki diğer yükler arasında ay tozunun etkisini azaltmayı amaçlayan bir araştırma ve ay yüzeyinde inşaat ve kazı ile ilgili bir araştırma yer alıyordu. Uçuş sırasında, ayda yeraltı suyunu tespit etmek için tasarlanmış aletler de test edildi. Su moleküllerinin aranması, Dünya’nın en yakın komşusuna yapılacak olan Artemis görevlerinin önemli bir parçası.

Blue Origin’den Phil Joyce: “New Shepard’ın ay yerçekimi ortamı sağlama yeteneği, araştırmacıların aya geri dönmeyi hedeflemesiyle son derece benzersiz ve değerli bir yetenektir. Bu, araştırmacıların ay teknolojilerini maliyetin çok daha az bir kısmına test etmelerini, hızla yinelemelerini ve önemli ölçüde sıkıştırılmış bir zaman diliminde tekrar test etmelerini sağlar” dedi. Uçuşta New Shepard’ın mürettebat kapsülü, fırlatılıştan sadece 10 dakika sonra paraşüt destekli inişle Dünya’ya dönmeden önce yaklaşık 342.000 feet yüksekliğe ulaştı.

Web sitesi sahipleri dikkat! Güvenlik sertifikaları değişiyor

0

Let’s Encrypt, internet güvenliğini sağlayan en önemli kuruluşlardan biri olarak biliniyor. HTTPS sertifikalarını ücretsiz sunarak milyonlarca web sitesinin şifrelenmesini sağladı. Ancak, Let’s Encrypt, sertifika süresinin dolmak üzere olduğunu hatırlatan e-posta bildirimlerini göndermeyi durduracak.

Bu karar, kullanıcılar için bir endişe kaynağı gibi görünse de, aslında mantıklı sebeplerle alındı. İlk olarak, pek çok kullanıcı sertifika yenilemeyi otomatik hale getirdi. Yani birçok hosting firması bu işlemi arka planda yönetiyor. Diğer kullanıcılar için de bu süreç genellikle ücretsiz ve otomatik olarak devam edecek.

Let’s Encrypt bildirimleri neden kalkıyor?

Let’s Encrypt’in bu adımı atmasının dört ana sebebi bulunuyor. En önemlilerinden biri, e-posta bildirimlerinin yıllık on binlerce dolarlık maliyet oluşturması. Kuruluş, bu kaynağı daha faydalı hizmetlere yönlendirmek istiyor.

Ayrıca, sistemin altyapısına ekstra bir yük getiren bu bildirimler, süreci karmaşık hale getiriyor. Organizasyon, yeni hizmetlere odaklanmak için sadeleşmeyi hedefliyor.

Bunların yanı sıra, en dikkat çekici gerekçe gizlilikle ilgili. Let’s Encrypt, kullanıcı gizliliğini önemsediği için milyonlarca e-posta adresini saklamak istemiyor. ve bu değişiklik, e-posta verilerinin toplanmasını ve saklanmasını ortadan kaldıracak.

Alternatif çözümler neler?

Kullanıcılar, sertifika sürelerini manuel olarak takip etmek zorunda kalmayacak. Let’s Encrypt, bunun yerine farklı izleme araçları öneriyor. Red Sift Certificates Lite, 250 adede kadar sertifika için ücretsiz bir takip hizmeti sunuyor. Alternatif olarak Datadog SSL izleme ve TrackSSL gibi diğer hizmetler de kullanılabilir.

Bu değişiklik, ilk bakışta bazı kullanıcıları endişelendirse de, Let’s Encrypt’in misyonuna bağlı kalarak internet güvenliğini daha sürdürülebilir hale getirdiğini gösteriyor. Organizasyon, 2015’ten bu yana dünya çapında 1 milyardan fazla sertifika dağıtarak web’i tamamen şifrelemeye bir adım daha yaklaştı. ACME protokolü sayesinde sertifika yenilemeyi kolaylaştırdı ve gereksiz bürokrasiyi ortadan kaldırdı. Artık web yöneticileri, sertifika yenileme işlemlerini daha verimli ve güvenli bir şekilde sürdürebilecek.

Bu büyük değişiklik, internet güvenliği ve gizlilik açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

TUSAŞ, ABD’ye AKSUNGUR İHA için teklif verdi!

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), 2025 yılında ihracatını yüzde 50 artırmayı hedeflerken, bu doğrultuda yeni pazarlara açılma stratejisi kapsamında Amerika kıtasına yönelik önemli bir adım attı. Şirket, ABD’ye Meksika sınırını gözetlemek amacıyla uzun havada kalış süresiyle dikkat çeken AKSUNGUR insansız hava aracını (İHA) teklif etti. 2024 yılında TUSAŞ Havacılık tarafından 750 milyon dolar, TUSAŞ Motor tarafından ise 390 milyon dolar olmak üzere toplam 1 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren şirket, özellikle Avrupa ve Amerika pazarlarında büyümeyi amaçlıyor.

TUSAŞ, ABD’ye AKSUNGUR İHA teklifi yaptı

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, savunma sanayisinde herhangi bir bölgesel kısıtlama yapmadıklarını belirterek, Amerika dahil her pazara açılmayı planladıklarını vurguladı. Demiroğlu, ABD’nin Meksika sınırındaki güvenlik önlemlerini güçlendirmek amacıyla AKSUNGUR İHA’yı önerdiklerini açıklayarak, bu platformun uzun süreli havada kalış süresiyle etkin bir gözetleme ve güvenlik çözümü sunduğunu belirtti. AKSUNGUR, sahip olduğu TEI-PD170 motorları sayesinde 50 saate kadar havada kalabiliyor ve yüksek irtifada keşif, gözetleme, sınır güvenliği ve deniz devriyesi gibi görevlerde önemli bir avantaj sağlıyor.

Demiroğlu ayrıca, savunma sanayisinde Türkiye’ye daha önce ürün satmayan firmaların artık iş birliği teklifinde bulunduğunu söyledi. Özellikle geçmişte Türkiye’ye kamera satmayan bir firmanın şimdi ortaklık teklif ettiğini ancak ASELSAN’ın yerli kameraları sayesinde dışa bağımlılığın azaldığını ifade etti. Türkiye’nin savunma sanayisinde sadece ürün satışına odaklanmadığını, aynı zamanda ihracat yapılan ülkelere bakım, onarım ve eğitim desteği sağlayarak uzun vadeli iş birlikleri geliştirdiğini belirtti. Özellikle Afrika ve Orta Doğu’daki birçok ülkenin, Türkiye’den yalnızca sistem satın almakla kalmayıp, bu sistemlerin etkin kullanımına yönelik destek aldığını söyledi.

AKSUNGUR İHA’nın kabiliyetlerine de değinen Demiroğlu, bu insansız hava aracının 6 Şubat depremlerinde büyük bir rol oynadığını hatırlattı. AKSUNGUR, deprem bölgesinde mobil iletişim baz istasyonu görevi görerek vatandaşların haberleşmesini sağladı ve bölgedeki ekiplerin koordinasyonuna katkıda bulundu. Ayrıca, geniş alanları kapsayan görüntüleme yeteneği sayesinde afet sonrası harita oluşturma çalışmalarında da etkin olarak kullanıldı.

TUSAŞ’ın 2025 yılı hedefleri doğrultusunda AKSUNGUR’un Amerika pazarında kabul görmesi, şirketin küresel ölçekteki büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD’nin Meksika sınırındaki gözetleme ve güvenlik sistemlerine yönelik artan ihtiyaç göz önüne alındığında, AKSUNGUR’un uzun süreli havada kalış avantajı ve gelişmiş gözetleme sistemleriyle bu pazarda önemli bir yer edinebileceği öngörülüyor.

Scania, batarya üreticisi Northvolt’u kurtarmaya çalışıyor!

Avrupa’nın önde gelen batarya üreticilerinden biri olan Northvolt, mali zorluklarla mücadele ederken İsveçli kamyon üreticisi Scania, şirketin üretim süreçlerini destekleyerek krizi aşmasına yardımcı olmaya çalışıyor. Northvolt’un İsveç’in Skelleftea kentinde bulunan ana fabrikasında üretim kalitesini ve kapasitesini artırmak amacıyla Scania’nın çalışanlarını buraya yönlendirdiği belirtiliyor.

Scania, batarya üreticisi Northvolt’u kurtarmak istiyor

Reuters tarafından incelenen şirket içi yazışmalara göre, Scania Kasım ayından bu yana fabrikaya personel göndererek operasyonları iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapıyor. Hedeflenen üretim miktarının haftalık 100 bin yüksek kaliteli batarya hücresine ulaşması olduğu aktarılırken, Scania’nın Northvolt’a olan ilgisinin yeni olmadığı, şirketin uzun süredir yatırımcıları arasında yer aldığı ve Northvolt’un en büyük müşterilerinden biri olduğu ifade ediliyor.

Scania’nın üretim sürecine doğrudan dahil olması, Northvolt ile diğer müşteriler arasındaki ilişkiyi farklı bir boyuta taşıyor. Scania, verdiği desteği doğrularken detay paylaşmaktan kaçınıyor ve fabrikaya tam olarak kaç personelin yönlendirildiği belirsizliğini koruyor. Daha önceki raporlarda, Northvolt’un Skelleftea tesisinde yaklaşık 2.500 kişinin çalıştığı bilgisi yer almıştı. Şirketin mali krizden çıkabilmesi için yaklaşık 1.29 milyar dolarlık ek fon ihtiyacı olduğu belirtilirken, Avrupa’nın elektrikli araç bataryaları konusunda yerli ve güçlü bir üretici yaratma hedefinin simgelerinden biri olan Northvolt’un bu süreci nasıl yöneteceği merakla bekleniyor.

Northvolt, geçtiğimiz yıl ciddi bir küçülme sürecine girmiş ve Scania, Goldman Sachs ve Volkswagen gibi büyük yatırımcılarla yapılan finansman görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, 21 Kasım’da ABD’de iflas başvurusunda bulunmuştu. Volkswagen’in ticari araç kolu Traton Group tarafından kontrol edilen Scania, elektrikli kamyonlarında kullanılan batarya hücreleri için Northvolt’a bağımlı durumda ve bu yüzden şirketin ayakta kalmasını sağlamak adına 100 milyon dolarlık bir finansman taahhüdünde bulunmuş durumda. Volkswagen ise yüzde 21’lik hissesiyle Northvolt’un en büyük yatırımcısı konumunda olmaya devam ediyor.

Eluvium 700 Bin Dolar yatırım aldı!

0

Yapay zekâ destekli asistanlarıyla üretim sektöründe satış ve operasyon süreçlerini otomatikleştiren Eluvium, 700 bin dolarlık yeni bir yatırım aldı. Simya VC’nin liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna Almanya merkezli Heartfelt Capital de katıldı.

Eluvium, aldığı yatırımı ürün geliştirme süreçlerini hızlandırmak, ekibini genişletmek ve yapay zekâ tabanlı çözümlerini güçlendirmek için kullanacak. Şirket, üreticilere sunduğu çözümlerle operasyonel verimliliği artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve gelirleri yükseltmeyi hedefliyor.

İş akışlarını hızlandıran yapay zekâ tabanlı asistanlar

Eluvium, üretim süreçlerinde insan hatasını azaltarak iş akışlarını hızlandıran yapay zekâ tabanlı asistanlar geliştiriyor. Şirketin sunduğu çözümler, veri girişlerini otomatikleştiriyor, yapılandırılmamış verileri işleyerek departmanlar arası görevleri organize ediyor.

Bu teknoloji, işletmelerin maliyetlerini yüzde 10 azaltırken, fazla stok oranını yüzde 20 düşürmeyi ve faturalandırılabilir gelirleri yüzde 30 artırmayı amaçlıyor. Üreticiler, Eluvium’un yapay zekâ tabanlı çözümleriyle daha hızlı ve hatasız operasyonlar yönetebiliyor.

Simya VC, Endüstri 4.0’ın Geleceğine Yatırım Yapıyor!

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu, bu yatırımın sadece finansal bir destek olmadığını vurguladı. “Teknoloji alanında yenilikçi projelere yatırım yapmaya devam ediyoruz. Eluvium, yapay zekâ ile üretim sektörünü dönüştürecek ve dijital dönüşüme öncülük edecek güçlü bir girişim. Endüstri 4.0’ın şekillendirdiği gelecekte yer almak için bu yatırımı büyük bir heyecanla gerçekleştirdik” dedi.

Eluvium’un kurucu ortağı ve CEO’su Sean Yu ise beta müşterilerden aldıkları olumlu geri bildirimlerin kendilerini motive ettiğini belirtti. “Yapay zekâ tabanlı asistanlarımızın satış ve operasyon süreçlerinde sağladığı verimlilik büyük ilgi gördü. Bu yatırım, ekibimizi genişletmek ve daha güçlü prototipler geliştirmek için kritik bir adım. Üreticilerin dijital dönüşümüne öncülük etmekten gurur duyuyoruz” dedi.