TSMC Arizona tesisleri, Trump ve Biden’ın katılımıyla açılıyor

ABD’nin Arizona eyaletinde TSMC’nin dev yatırımlarla inşa ettiği döküm tesislerinin açılışı için geri sayım sona eriyor. Tayvan merkezli yarı iletken devi TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company), ABD’deki en büyük üretim tesislerinden birini hayata geçiriyor. Açılış törenine, ABD’nin yeni seçilen başkanı Donald Trump ve görevdeki başkan Joe Biden katılacak. İkili arasındaki zorlu seçim yarışının ardından zafer ilan eden Trump, henüz başkanlık koltuğuna oturmadan, görevdeki başkan ile ilk açılışını burada yapmaya hazırlanıyor. Bu yönüyle TSMC Arizona açılışı, siyasi gündem açısından da dikkat çeken bir etkinlik haline gelmiş durumda.

Açılış, Biden’ın CHIPS yasası girişimini güçlendiriyor

Arizona’daki tesisler, Biden hükümeti tarafından ABD’nin yarı iletken tedarik zincirini güçlendirmek amacıyla yürürlüğe sokulan CHIPS Yasası kapsamında inşa edildi. Bu yasa, ABD’nin yarı iletken üretiminde bağımsız bir güç olmasını hedefleyerek, yerel üreticileri desteklemeyi amaçlıyor. Biden’ın girişimiyle gündeme gelen bu yasa, yüksek teknolojili çip üretimi alanında ABD’nin küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflerken, aynı zamanda ülkenin Tayvan ve Çin gibi Asya merkezli üretim bağımlılığını azaltmayı öngörüyor. Ancak, Donald Trump bu yasayı eleştirerek, Tayvan’ın ABD’nin yonga teknolojilerini çaldığını öne sürdü ve CHIPS Yasası’nın ülkeye zarar vereceğini savundu. Trump’ın yasaya karşı duruşu göz önüne alındığında, TSMC Arizona açılışına katılması siyasi ve ekonomik anlamda farklı yorumlara neden oluyor.

İleri teknoloji üretim süreçleriyle donatılan Arizona tesisleri

TSMC Arizona tesisleri, başlangıçta 5 nanometre (nm) ve 4nm üretim teknolojilerine yönelik siparişleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Şirket, gelecekte üretim kapasitesini artırarak 2nm teknolojisi için de üretim hatlarını bu tesiste kurmayı planlıyor. Yüksek hassasiyet gerektiren bu ileri üretim süreçleri, özellikle akıllı telefonlardan otonom araçlara kadar geniş bir ürün yelpazesinde kullanılan gelişmiş çiplerin üretilmesini sağlıyor. Ancak, TSMC’nin Tayvan’daki tesislerinin aynı teknolojiyi daha erken faaliyete geçireceği ve 2nm çipleri müşterilere daha önce sunacağı ifade ediliyor. Bu da ABD tesisinin Tayvan’a göre belirli bir gecikme yaşayabileceği anlamına geliyor.

TSMC’nin Arizona’da kurduğu bu tesis, ABD’nin yüksek teknoloji üretiminde kendine yeterli bir yapıya kavuşması açısından büyük bir öneme sahip. Açılış töreninin Trump ve Biden gibi siyasi açıdan farklı görüşleri temsil eden iki ismi bir araya getirmesi, tesisin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Biden’ın başlattığı CHIPS Yasası ile yerli yarı iletken üretimini teşvik etme hedefi, ABD’yi yarı iletken sektöründe daha bağımsız ve güçlü bir pozisyona taşıma amacı güdüyor. TSMC Arizona açılışı, ABD’nin çip üretimindeki bağımlılığını azaltma yolundaki önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Yapay zekadaki doğruluk CEO’ları endişelendiriyor

0

IBM İş Değeri Enstitüsü’nün yapay zeka yönetimi üzerine yaptığı yeni bir ankete göre, CEO’ların neredeyse yarısı yapay zeka söz konusu olduğunda doğruluk ve önyargı konusunda endişeli. IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün yapay zeka yönetimi üzerine yaptığı yeni bir ankete göre, yöneticilerin %21’i kuruluşlarının yapay zeka yönetimi konusundaki olgunluğunun sistemsel veya yenilikçi olduğunu söylüyor ve bu da önemli iyileştirme olanaklarının bulunduğunu gösteriyor.

Yapay zekadaki doğruluk ve önyargı endişeleri

Enstitü, Oxford Economics ortaklığıyla Kuzey Amerika, Latin Amerika, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’daki 24 ülkeden 5.000 yöneticiyle anket yaptı. Yönetişim, AI araçlarını ve sistemlerini etik ve insani değerlerle uyumlu hale getiren ilkeler, politikalar ve sorumlu geliştirme uygulamaları anlamına gelir. Ankete göre, CEO’ların neredeyse yarısı AI söz konusu olduğunda doğruluk ve önyargı konusunda endişe duyduklarını söyledi.

Bu endişeleri gidermek için, C-suite katılımcılarının %60’ı kuruluşlarının her yerine açıkça tanımlanmış üretken AI şampiyonları yerleştirdi. Bu arada, yöneticilerin %78’i açıklanabilirlik konusunda endişe duyduklarını belirten sağlam dokümantasyon tuttuklarını söyledi. Katılımcıların %74’ü etik etki değerlendirmeleri yaparken, %70’i risk değerlendirmesi ve azaltma amacıyla kullanıcı testleri gerçekleştiriyor.

Üst düzey yöneticilerin büyük çoğunluğu (%80), yapay zeka veya üretken yapay zeka kullanımına ayrılmış ayrı bir risk fonksiyonlarının olduğunu söyledi. IBM Danışmanlık’ın güvenilir yapay zeka alanında küresel lideri Phaedra Boinodiris, hesap verebilirliği, şeffaflığı ve açıklanabilirliği teşvik eden sağlam bir yönetişim çerçevesi oluşturmanın kuruluşlar için en önemli şey olduğunu söyledi.

Boinodiris, sorumlu yapay zeka yönetimi için bir temel oluştururken iş liderlerinin dikkate alması gereken bir dizi eylem öneriyor. Bunlar arasında, çalışanların yapay zekayı etkili bir şekilde kullanmak için teknik beceriler geliştirmelerinin yanı sıra eleştirel düşünme becerilerini de geliştirmeleri için tüm iş gücünün yapay zeka okuryazarlığının artırılması yer alıyor. Ölçüm sistemlerinin, paydaşlarının değerleri de dahil olmak üzere temel değerleriyle uyumlu hale getirilmesini ve yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve tedarik edilmesinde ve bu modeller etrafındaki yönetim sistemlerinde çeşitli, çok disiplinli ekiplere sahip olunmasını öneriyor.

Tenis robotu PongBot antremanları pratik hale getiriyor

0

Gerçek maç koşullarını taklit edebilen, korttaki hareketlerinizi takip edebilen ve her servisin hızını, dönüşünü ve yerleşimini becerilerinize göre ayarlayabilen bir tenis robotu hayal edin. Gelişmiş bir yapay zeka destekli tenis eğitim robotu olan PongBot, Kickstarter’da dalgalar yaratıyor ve kampanyasının bitmesine haftalar kala 1.7 milyon dolardan fazla para topluyor.

Tenis robotu PongBot

Geleneksel makinelerin aksine, PongBot kolay özelleştirme için bir akıllı telefon uygulamasına bağlanır ve korttaki pozisyonunuzu izleyen küçük, klipsli bir sensörle birlikte gelir. Bu özellik, oyuncuların telefonlarını taşıma ihtiyacını ortadan kaldırarak oyun sırasında daha güvenli ve daha az zahmetli bir deneyim sunar.

Oyuncular, hedefli pratik için mükemmel olan bir dizideki her atışı belirten alıştırmalar oluşturmak için uygulamayı kullanabilirler. Tanıtım videolarında gösterildiği gibi, bir oyuncu PongBot’u derin bir forehand, ardından kısa bir backhand, iki vole ve son olarak bir overhand vuruşu gönderecek şekilde programlayabilir. Uygulama bu özel alıştırmaları kaydederek kullanıcıların bunları tekrar ziyaret etmelerini, ilerlemelerini izlemelerini ve hatta verileri Apple Watch veya akıllı raketler gibi cihazlarla senkronize etmelerini sağlar.

Önceden ayarlanmış seçenekleri tercih edenler için PongBot, üç zorluk seviyesinde 300’e kadar önceden programlanmış egzersiz (standart model için 120 ve Pro için 300) sunar. AI destekli gerçek maç simülasyon özelliği, cihazın bir oyuncunun hareketlerini izlemesini ve gerçek zamanlı analize göre hız ve dönüş gibi servis parametrelerini ayarlamasını sağlar. Akıllı kort farkındalığı, oyunculara neredeyse gerçek bir rakip gibi hissettiren bir antrenman partneri sağlayarak yeni bir etkileşim seviyesi sunar.

Hem yoğunluk hem de erişilebilirlik düşünülerek tasarlanan PongBot, yeni başlayanlar veya toparlanma seansları için daha nazik bir “atış” modu da dahil olmak üzere farklı modlar sunar. 80 mil/saate (129 km/sa) kadar etkileyici bir servis hızı ve saniyede 60 dönüşe kadar bir dönüş hızıyla PongBot, oyun seviyesindeki koşulları simüle edebilir. 150’ye kadar top tutabilir ve sekiz saate kadar dayanan şarj edilebilir bir pille çalışır, bu da onu uzun antrenman seansları için çok yönlü hale getirir.

Meta’nın nükleer güçlü AI veri merkezi planları nadir bir arı türüne takıldı

Teknoloji devi Meta, dünyanın ilk nükleer enerjiyle çalışan yapay zeka (AI) veri merkezi projesini çevresel bir engel nedeniyle durdurmak zorunda kaldı. Şirketin, emisyonsuz enerji sağlama amacıyla nükleer santral operatörüyle ortaklık kurarak inşa etmeyi hedeflediği tesis, yerleşik bir arazide nadir bir arı türünün bulunması nedeniyle iptal edildi. Bu, Meta’nın nükleer güçlü projelerini sürdürmekte karşılaştığı ilk büyük engeldi.

Meta, yapay zekanın hızla artan enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif enerji kaynakları arayışına girerken, nükleer enerjiye olan ilgi giderek artıyor. Şirket, bu enerji kaynağını kullanarak çevre dostu bir veri merkezi kurmayı planlıyordu. Ancak CEO Mark Zuckerberg, şirket çalışanlarına yaptığı toplantıda, planlanan arazide nadir bir arı türü bulunduğu için projenin iptal edilmek zorunda kaldığını açıkladı. Meta’nın nükleer güçlü veri merkezi planı böylece ilk etapta durdurulmuş oldu.

Meta, veri merkezini kurmak için uygun bir arazi bulana kadar projeyi ertelemeye karar verdi. Bu gelişme, büyük teknoloji şirketlerinin çevresel faktörleri göz önünde bulundurarak, projelerini şekillendirirken karşılaştıkları zorlukları bir kez daha gündeme getirdi. Meta’nın nükleer güçlü projeleri, çevresel engellerle mücadelede dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.

Nükleer enerjiye yönelen büyük teknoloji şirketleri

Yapay zeka ve bulut teknolojilerinin enerji ihtiyacı hızla arttıkça, teknoloji devleri alternatif enerji kaynaklarına yöneliyor. Microsoft, Pennsylvania’daki Three Mile Island nükleer tesisinden enerji sağlamak amacıyla girişimlerde bulunurken, Google ve Amazon da küçük modüler nükleer reaktörler ile enerji tedarik etmeyi hedefliyor. Meta’nın nükleer güçlü projeleri, diğer şirketler için de ilham verici olmayı hedefliyor. Nükleer enerji, düşük emisyonlu ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak öne çıkarken, bu tür projeler çevresel etkiler açısından da dikkatle inceleniyor.

Ancak Meta’nın yaşadığı bu durum, çevresel etkilerin projelerde dikkate alınmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Şirketin karşılaştığı engel, teknoloji devlerinin yüksek enerji tüketen projeleri gerçekleştirirken, doğa ve ekosistemle uyum içinde olmanın ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Meta’nın nükleer enerjiyle ilgili planlarının askıya alınması, bu projelerin sadece enerji verimliliği sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda doğal yaşamı koruma sorumluluğuna sahip olduğunu da hatırlatıyor.

Meta, nükleer enerjiyi kullanarak yapay zeka uygulamaları için gereken büyük enerji ihtiyacını karşılamayı umuyordu. Ancak nadir arı türü keşfi, şirketin bu planı revize etmesine ve çevresel uyumlu alternatif çözüm yolları aramasına neden oldu. Meta, bu tür çevresel engelleri aşabilmek için projelerinde daha dikkatli ve planlı bir yaklaşım benimsemek zorunda kalacak.

Nükleer enerjinin, sıfır emisyon hedeflerine ulaşmada etkili bir yol olduğu tartışılırken, doğal yaşam alanları ve ekosistemler üzerindeki etkileri de büyük önem taşıyor. Şirketler, gelecekteki projelerinde çevreyi göz ardı etmeden, sürdürülebilir teknolojilerle ilerlemek zorunda kalacaklar. Meta’nın nükleer güçlü enerji deneyimi, diğer teknoloji devlerine de önemli bir ders veriyor.

TÜBİTAK BİGG 2024 2. çağrı sonuçları açıklandı: 134 girişimciye mükemmeliyet mührü

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim (BİGG) Programı 2024 yılı 2. çağrı sonuçlarını duyurdu. Toplamda 1768 iş fikri başvurusunun yapıldığı çağrıda, 134 girişimciye Mükemmeliyet Mührü verildi.

Bakan Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, genç girişimcilerin hayallerini desteklediklerini ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemini büyütmek için çalıştıklarını vurguladı. TÜBİTAK BİGG programının, yenilikçi girişimci adaylarını destekleyerek ülkenin geleceğine yatırım yaptığını belirtti.

BİGG Yatırım 2024 yılı 2. çağrısına başvuran 1768 girişimciden 821’i, 149 Uygulayıcı Kuruluş tarafından sağlanan hızlandırıcı hizmetlerinden faydalandı. Bu hizmetler, eğitim, mentorluk, kuluçka, işbirliği ağlarının kullanımı ve müşteri doğrulama desteklerini içeriyordu.

Hızlandırıcı program sonrasında 343 iş planı TÜBİTAK tarafından değerlendirildi. Akademisyenler, sektör temsilcileri ve yatırımcılardan oluşan değerlendirme kurulu, 133 girişimciye Mükemmeliyet Mührü verilmesine karar verdi. Daha önce eş yatırım kapsamında Mükemmeliyet Mührü alan bir girişimci ile birlikte, toplam Mükemmeliyet Mührü alan girişimci sayısı 134 oldu.

Mükemmeliyet Mührü alan girişimciler, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirmek üzere TÜBİTAK BİGG Fonu’ndan %3 hisse karşılığında 900 bin TL yatırım alacaklar.

2012 yılında başlatılan TÜBİTAK BİGG programı ile bugüne kadar 2370 girişimci şirket kurarak iş fikirlerini hayata geçirdi. Program, genç ve yenilikçi girişimcilerin hayallerini gerçekleştirmelerine destek olmaya devam ediyor.

TSMC yapay zeka çipleri için Çin’e kapılarını kapattı

Dünyanın önde gelen yarı iletken üreticilerinden Tayvan merkezli TSMC, Çin’deki yapay zeka teknolojileri geliştiren şirketlere yönelik TSMC yapay zeka çipleri sevkiyatlarını durdurma kararı aldı. Şirket, 11 Kasım itibarıyla 7 nanometre (nm) ve daha gelişmiş proses teknolojileri ile üretilen çipleri Çinli müşterilere göndermeyi askıya alacak. TSMC’nin bu kararı, ABD Ticaret Bakanlığı’nın ihracat kontrollerini sıkılaştırma yönündeki baskılarının bir sonucu olarak alındı. Bu adım, Çin’in yapay zeka ve ileri teknoloji alanındaki gelişim hedeflerini ciddi şekilde etkileyebilir.

TSMC tarafından Çinli müşterilere gönderilen bir bildiride, sevkiyatların askıya alınmasının arka planında Huawei’ye yapılan dolaylı satışlar gibi çeşitli usulsüzlüklerin tespit edildiği belirtildi. ABD’li düzenleyiciler, uzun süredir bu tür dolaylı işbirliklerine ilişkin endişelerini dile getirerek, TSMC’yi stratejik önceliklerini gözden geçirmeye zorlamıştı. Bu hamleyle TSMC, Çin’deki pazar payında geçici bir azalma göze alsa da, ABD’nin yaptırımlarından kaçınma fırsatı elde edecek.

ABD destekleriyle yükselme hedefi

Çin pazarındaki daralmaya rağmen, TSMC’nin ABD pazarındaki konumu giderek güçleniyorABD Kongresitarafından onaylanan yarı iletken endüstrisini destekleme programı kapsamında TSMC, Arizona’da üç yeni fabrikakurmak için toplamda 6,6 milyar dolarlık sübvansiyon ve 5 milyar dolara kadar ek kredi almayı planlıyor. Bu sübvansiyonlar, TSMC’nin Çin’deki kayıplarını telafi etmek için önemli bir fırsat yeni TSMC yapay zeka çipleri ile yaratıyor.

ABD’nin sıkı ihracat kontrolleri

ABD Ticaret Bakanlığı’nın sıkı ihracat denetimleri kapsamında, TSMC tarafından üretilen her çipin Çin’e gönderilmeden önce Endüstriyel Güvenlik Bürosu (BIS) aracılığıyla zorunlu lisans onayına tabi tutulması gerekiyor. Bu durum, Çinli şirketlerin gelişmiş çip üretim süreçlerine erişimini kısıtlayarak yapay zeka, GPU ve otonom sürüş sistemleri gibi ileri teknolojiler ve TSMC yapay zeka çiplerindeki gelişimlerini engelliyor.

TSMC’nin kısıtlaması, Çinli şirketleri alternatif tedarikçi arayışına yöneltiyor. Yerel üretici SMIC bu noktada öne çıkıyor olsa da, SMIC’in teknolojik kapasitesinin TSMC’ye kıyasla sınırlı olduğu biliniyor. Financial Times’a göre, SMIC’in çip maliyetleri TSMC’ye oranla %40-50 daha yüksek, verim oranı ise yalnızca TSMC’nin seviyesinin üçte biri düzeyinde. SMIC, küresel pazarda yalnızca %5,7’lik bir paya sahip olması nedeniyle, özellikle gelişmiş çözümlere ihtiyaç duyan Çinli müşteriler için daha az cazip bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

TSMC’nin bu hamlesi, ABD-Çin arasındaki teknoloji savaşında önemli bir dönüm noktası temsil ediyor. Dahası, bu hareket TSMC yapay zeka çiplerinin gelecekteki gelişimini de şekillendirebilir.

OpenAI ChatGPT’ye görsel işleme özelliği ekliyor!

OpenAI, ChatGPT’nin Windows uygulaması için kapsamlı bir güncelleme yayınladı. Bu güncelleme, kullanıcıların PC veya dizüstü bilgisayarlarının web kamerasını kullanarak çektikleri fotoğrafları doğrudan ChatGPT sohbetlerine ekleyebilmesini sağlıyor ve böylece OpenAI ChatGPT’ye görsel olarak katkıda bulunmak mümkün oluyor. Artık Microsoft Store üzerinden indirilebilen uygulamanın bu yeni sürümü, özellikle görsel destekli sohbet deneyimini geliştirmeye odaklanırken, daha kullanıcı dostu bir arayüz sunmayı hedefliyor. Güncellemeyle birlikte, fotoğraf desteği dışında, uygulamaya metin ölçekleme ve kısayol özelleştirme gibi yeni işlevsel özellikler de eklendi.

Bu güncellemeyle, kullanıcılar Ctrl + veya Ctrl – kısayol tuşlarını kullanarak metin boyutunu kolayca ayarlayabiliyor. Ayrıca, ChatGPT penceresini açmak için kısayol özelleştirme ve uygulama güncellemelerini hızlıca kontrol edebilmek için Ayarlar menüsüne yeni bir buton eklendi. Bu özellikler, kullanıcıların daha esnek ve kişiselleştirilmiş bir sohbet deneyimi yaşamasına olanak tanıyor. Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için, OpenAI ChatGPT’ye görsel destek sağlamak bu güncellemenin ana hedeflerinden biridir.

Geçtiğimiz ay, OpenAI, ChatGPT’nin Windows masaüstü uygulamasının erken sürümünü duyurmuştu. Bu erken sürüm, şu an için yalnızca ChatGPT Plus, Team, Enterprise ve Edu kullanıcılarına indirilebilir durumda. OpenAI, yılın ilerleyen dönemlerinde tam ChatGPT deneyimini ücretsiz kullanıcıların da erişimine açmayı planladığını belirtti. OpenAI ChatGPT’ye görsel desteğini artıracak bu yeniliklerin devam edeceğini duyurdu.

Ek olarak, OpenAI kısa bir süre önce, ChatGPT Windows uygulamasına Gelişmiş Ses Modu desteği ekleyerek kullanıcıların daha doğal, gerçek zamanlı sohbetler yapmasına ve sohbet geçmişinde arama yapabilmesine olanak tanıyan bir özellik sundu. Bu özellik, kullanıcıların daha zengin ve etkileşimli bir deneyim yaşamasını sağlıyor. Gelişmiş Ses Modu daha sonra beş yeni ses eklenerek genişletildi ve ChatGPT sohbetleri çok daha interaktif bir hale getirildi. OpenAI ChatGPT’ye görsel öğeler eklemek isteyen kullanıcılar için bu güncelleme oldukça kullanışlı olacak.

OpenAI’nin tüm bu yenilikleri, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak ChatGPT’yi daha güçlü ve çok yönlü bir yapay zeka sohbet aracı haline getiriyor.

Lumian Teknoloji, Tohum Öncesi Yatırım Turunu tamamladı

0

2023 yılında Batu Balkır, Emre Birol ve Levent Şahiner tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Lumian Teknoloji, tohum öncesi yatırım turunu başarıyla tamamladı. DOMiNO Ventures, Startup Wise Guys, StartupFon ve melek yatırımcı İsmail Ferhat Özlü liderliğinde gerçekleştirilen bu turda, şirket toplam 400.000 dolarlık yatırım aldı.

Lumian Teknoloji, B2B şirketlere yönelik olarak enerji yönetimini sadeleştiren, elektrik tedarik sürecinden başlayarak bir SaaS çözümü sunuyor. Bu yazılım, donanım yatırımı gerektirmeden beş dakikadan kısa sürede devreye alınabiliyor ve gerçek zamanlı enerji tüketimi takibi, fatura analizi, tarife önerileri, teşvik ve düzenleme bildirimleri, tahminler ve raporlama gibi özellikler sağlıyor. Ayrıca donanım yatırımı yapmak isteyen müşterilere cihaz bazlı izleme ve kontrol imkânı sunan güçlü bir IoT altyapısına sahip.

Hali hazırda üç ülkede faaliyet gösteren ve 1.250’den fazla tesise hizmet veren Lumian, Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Hazar Bölgesi ve Türk Cumhuriyetleri’ne yönelik geniş bir coğrafyada enerji yönetimi çözümleri sunmayı hedefliyor. Aldıkları bu yatırımla büyümeyi hızlandırmayı planlayan şirket, daha fazla yetenek ekleyerek özellikle pazarlama, iş geliştirme ve satış sonrası süreçleri güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kurucu ortak Levent Şahiner, bu yatırımın Lumian’ın çözümlerini daha ileri taşımak adına büyük bir adım olduğunu belirtirken, şirketin bir sonraki yatırım turuna hazırlık yaptığını ifade etti. Lumian Teknoloji, enerji yönetimi alanında geleceği şekillendirme yolculuğunda aynı vizyonu paylaşan yatırımcılarla büyüme hedefini sürdürüyor.

Yerli mobil oyun girişimi Joinco Games, yatırım turunu tamamladı!

Joinco Games, yerli mobil oyun pazarındaki faaliyetlerini büyütmek için önemli bir adım atarak 3.3 milyon dolar değerleme üzerinden tohum öncesi yatırım turunu başarıyla tamamladı. Bu yatırım turunda, oyun girişimine yatırım yapan isimler arasında Taylan Tanyer, Feyyaz Uçar, Alp Koru, Can Çakmakoğlu, Orhun Tenker ve Melis Tenker gibi önemli isimler yer aldı. Şirket, elde ettiği bu yatırımla oyun geliştirme süreçlerini daha da güçlendirmeyi ve teknoloji altyapısını iyileştirmeyi hedefliyor.

Yerli mobil oyun girişimi Joinco Games, yatırım turunu tamamlıyor

Joinco Games, geliştirmeyi planladığı oyunları, özellikle yapay zeka (AI) destekli çözümlerle donatarak oyunculara daha derinlemesine ve etkileşimli deneyimler sunmayı amaçlıyor. Şirket, oyunların geliştirilme aşamasında, yenilikçi oyun mekanikleri kullanarak kullanıcı deneyimini üst düzeyde tutmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, oyunların sürükleyici bir deneyim sunmasını sağlamak için AI teknolojilerinden faydalanacak. Bu yaklaşım, oyunculara daha zengin ve dinamik içerikler sunacak ve uzun vadeli oyun bağlılıklarını teşvik edecek.

Joinco Games’in ilk büyük oyunu olan “Angry Goals,” multiplayer Sport/Arcade türünde bir oyun olacak ve 2025 yılının ilk çeyreğinde soft launch ile oyunseverlerle buluşturulacak. Bu oyun, klasik spor ve arcade türünün modernize edilmiş versiyonunu sunmayı hedefliyor. Ertaç Arbay, şirketin kurucu ortaklarından biri olarak, oyunseverlere yüksek kaliteli oyun deneyimleri sunma amacında olduklarını belirtiyor. “Angry Goals,” hem eğlenceli hem de rekabetçi bir yapıya sahip olacak ve oyunculara uzun vadeli bağlılık sağlamayı amaçlıyor.

Şirketin hedeflerinden bir diğeri ise Disney gibi büyük markalardan ilham alarak, oyun karakterleriyle oyuncular arasında güçlü duygusal bağlar kurmak. Joinco Games, oyunlarını zengin ve canlı dünyalarla donatarak, oyuncuların karakterlerle etkileşimini artırmayı planlıyor. Bu bağlamda, oyun karakterlerinin derinlemesine tasarımları ve güçlü arka plan hikayeleri oluşturulacak. Bu tasarımlar sayesinde, oyuncular sadece bir oyun oynamakla kalmayacak, aynı zamanda karakterlerin duygusal evrimlerine tanıklık edecek.

Sonuç olarak, Joinco Games’in bu yatırımla beraber daha inovatif ve teknoloji odaklı bir oyun stüdyosuna dönüşmesi bekleniyor. Şirket, yapay zeka ve yenilikçi oyun tasarım anlayışını harmanlayarak, global mobil oyun pazarında sağlam bir yer edinmeyi amaçlıyor.

Amazon, İtalya’daki veri merkezi altyapısına 1.2 milyar euro yatırım yapıyor!

Amazon’un bulut devi AWS, 2024 yılı itibarıyla İtalya’daki veri merkezi işine 1.2 milyar euro yatırım yapacağını duyurdu. Bu yatırım, AWS’nin İtalya’daki mevcut veri merkezi altyapısını daha da genişletmeyi ve ülke genelindeki bulut hizmetlerinin kapsamını artırmayı hedefliyor. 2020 yılında İtalya’da ilk bulut bölgesini kurarak Avrupa’daki bulut hizmetlerini daha geniş bir alana yaymaya başlayan AWS, yeni veri merkezleriyle yapay zeka, makine öğrenimi, IoT ve diğer bulut hizmetlerine olan talebi karşılamayı amaçlıyor. Yatırımın 2029 yılına kadar tamamlanması bekleniyor.

Amazon, İtalya’daki veri merkezi altyapısına 1.2 milyar euro yatırım yapacak

Yeni yatırım, 5.500 kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam yaratacak. AWS, bu istihdamın özellikle inşaat, tesis bakımı, mühendislik ve telekomünikasyon alanlarında olacağını belirtiyor. Ayrıca, bu yatırımın sadece İtalya’daki AWS faaliyetlerini değil, aynı zamanda Avrupa’daki genel bulut hizmetleri ağını da güçlendireceği öngörülüyor. AWS’nin İtalya’daki veri merkezleri, özellikle yapay zeka ve makine öğrenimi çözümleri sunan işletmeler, girişimler ve kamu kuruluşları için daha güçlü ve verimli bulut altyapısı sağlayacak.

AWS’nin İtalya’daki yatırımının, Avrupa’daki büyüme hedeflerinin bir parçası olarak görülüyor. 2029 yılına kadar İtalya’ya toplam 2 milyar euro yatırım yapmayı planlayan Amazon, mevcut üç AWS bölgesine ek olarak yeni veri merkezleri kuracak. Bu yatırımla birlikte, AWS’nin hizmet verdiği büyük müşterilerden bazıları, Ferrari gibi lüks otomobil üreticileri ve Assicurazioni Generali gibi sigorta şirketlerini içeriyor.

AWS’nin İtalya’daki genişlemesi, sadece yerel ekonomi için değil, aynı zamanda Avrupa’daki dijital dönüşümün hızlandırılmasına da katkı sağlayacak. Yapay zeka ve diğer ileri düzey teknolojilere olan talebin arttığı bir dönemde, AWS’nin veri merkezleri işletmelere ve kamu sektörüne güçlü altyapı çözümleri sunacak. Bu altyapı, bulut bilişim ve veri depolama alanlarında önemli bir gelişim sağlayacak ve Avrupa’daki dijitalleşme sürecini destekleyecek.

AWS’nin İtalya’daki yatırımının yanı sıra, Amazon’un başka bölgelerde de büyük veri merkezi yatırımları devam ediyor. Örneğin, İspanya’daki Aragon bölgesine 15.7 milyar euro yatırım yapılması planlanıyor. Almanya içinse, 2040 yılına kadar 7.8 milyar euro yatırımla büyük veri merkezleri kurulması hedefleniyor. Bu yatırımlar, Amazon’un Avrupa’daki bulut hizmetlerinin kapsamını daha da genişletmek ve bölgesel dijital altyapıyı güçlendirmek için önemli bir adım olarak görülüyor.

Akıllı kamera üreticisi Büyütech, Driventure’dan yatırım aldı!

Otomotiv sınıfı akıllı kamera sistemleri geliştiren yerli girişim Büyütech, Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure’dan önemli bir yatırım aldı. Yatırımın finansal detayları basına açıklanmasa da, anlaşmanın stratejik bir niteliği bulunuyor. Büyütech, geçtiğimiz yıl Togg’un kamera tedarikçisi olarak da dikkat çekmişti. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Akıllı kamera üreticisi Büyütech, Driventure’dan yatırım alıyor

2011 yılında kurulan şirket, otomotiv sektöründe güvenlik ve inovasyon odaklı çözümler sunmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıl aldığı 4 milyon 230 bin dolarlık yatırım ile değerlemesini 28 milyon dolara çıkaran Büyütech, üretim kapasitesini artırmak amacıyla fabrikasını genişletmişti.

Akıllı kamera üreticisi Büyütech, Driventure’dan yatırım alıyor.
Akıllı kamera üreticisi Büyütech, Driventure’dan yatırım alıyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli detaylar…

Driventure ile yapılan anlaşma kapsamında, Büyütech, Sürücü Yorgunluk Algılama teknolojisini 2026 yılından itibaren Ford Trucks’ın ağır ticari araçlarına entegre etmeyi planlıyor. Bu teknoloji, sürüş güvenliğini artırmayı hedefleyen yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Büyütech’in Gebze Bilişim Vadisi’ndeki Ar-Ge merkezinde Türk otomotiv endüstrisinin dünya çapındaki rekabet gücünü artıracak çözümler geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz en sık hangi teknoloji girişimlerini takip ediyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Yenilenebilir enerji girişimi ZE Energy, 54 milyon euro yatırım alıyor!

Paris merkezli yenilenebilir enerji girişimi ZE Energy, Amundi Transition Énergétique liderliğinde 54 milyon euro yatırım aldı. Yatırıma, Amundi’nin altyapı yatırım fonu, Demeter’in Climate Infrastructure Fund’ı, Sorégies de Marguerite, HTGF ve ZE WAY INVEST gibi diğer yatırımcılar da katıldı. ZE Energy, hibrit güneş enerjisi santralleri geliştirerek yenilenebilir enerjinin kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Girişim, fotovoltaik enerji santrallerinin tüm sürecine dahil olarak kurulumdan işletmeye kadar geniş bir hizmet sunuyor ve bu yatırımla birlikte Avrupa genelinde büyümeyi planlıyor.

Yenilenebilir enerji girişimi ZE Energy, tam 54 milyon euro yatırım aldı

2019 yılında kurulan ZE Energy, yeşil enerji çözümlerini doğrudan tüketicilere ve işletmelere sunuyor. Şirket, yenilenebilir enerji üretimini enerji depolama ile birleştirerek, Avrupa’daki enerji liderleri arasına girmeyi başarmış durumda.

Yenilenebilir enerji girişimi ZE Energy, tam 54 milyon euro yatırım aldı.
Yenilenebilir enerji girişimi ZE Energy, tam 54 milyon euro yatırım aldı.

ZE Energy’nin kurucusu Mathieu Lassagne, güneş enerjisindeki fiyat oynaklıklarının arttığı bir dönemde, şirketlerinin sunduğu modelin enerji geçişini destekleyen verimli bir çözüm sunduğunu belirtti. Ayrıca, güneş enerjisi üretimini enerji depolama ile entegre etmenin, hem üreticiler hem de tüketiciler için en uygun çözüm olduğunu vurguladı.

Amundi Transition Énergétique CEO’su Matthieu Poisson, güneş enerjisi üretimi ve depolamasını birleştiren altyapı çözümlerinin, elektrik sisteminin karbondan arındırılmasında önemli bir rol oynayacağını ifade etti. ZE Energy’nin kurucuları ve yönetim ekibiyle ortaklık yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, şirketin Avrupa’da genişleme planlarını desteklemeyi sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

Yelp, araç bakım girişimi RepairPal’ı 80 milyon dolara satın aldı!

Yelp, araç bakım yönetimi hizmeti sunan RepairPal’ı 80 milyon dolara satın almayı açıkladı. Satın alımın yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Yelp, yalnızca restoranlar değil, doktorlar, dişçiler, barlar ve güzellik salonları gibi farklı kategorilerde de tavsiye hizmeti sunan bir platform olarak tanınıyor. Bu satın alımla birlikte Yelp, otomotiv sektörüne de adım atmayı hedefliyor. Yelp’in CEO’su Jeremy Stoppelman, RepairPal’ın ABD otomotiv hizmetleri pazarındaki büyüme fırsatlarını genişleteceğine inandıklarını belirtti.

Yelp, araç bakım girişimi RepairPal’ı 80 milyon dolara bünyesine katıyor

2004 yılında restoran yorumlarıyla başlayan Yelp, zamanla genişleyerek kullanıcıların tamirci ve ev hizmeti sağlayıcılarını bulmasına yardımcı olan yapay zeka destekli özellikler ekledi. RepairPal, 4.000 oto tamirhanesi ve bayisi ile kullanıcıların araç bakım ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, araç markası ve konumlarına göre uygun tamirhaneleri arayabiliyor, diğer kullanıcıların yorumlarına göz atabiliyor ve iletişim bilgileri aracılığıyla tamirhanelerle iletişime geçebiliyor.

Yelp, araç bakım girişimi RepairPal’ı 80 milyon dolara bünyesine katıyor.
Yelp, araç bakım girişimi RepairPal’ı 80 milyon dolara bünyesine katıyor.

RepairPal, yılda yaklaşık 30 milyon dolar gelir elde ediyor ve operasyonel açıdan hemen hemen zarar etmiyor. Yelp, bu satın alımın, RepairPal’ın otomobil onarımları ve fiyatlandırma konusundaki uzmanlığını kullanarak otomobil servislerine yönelik tekliflerini geliştirmesine yardımcı olacağına inanıyor.

Ayrıca, Yelp’in güçlü arama motoru optimizasyonu ve yapay zeka alanlarındaki deneyimi, RepairPal’a değer katacak. Satın alımla birlikte, RepairPal’ın tüm çalışanları ve yöneticileri Yelp’e katılacak.

Nvidia, değeri 3.6 trilyon doları aşan ilk şirket oldu!

Donald Trump’ın yeniden ABD Başkanı seçilmesinin ardından yaşanan borsa rallisi, özellikle teknoloji hisselerini yukarı taşıdı ve Nvidia bu süreçte tarihi bir başarıya imza atarak 3,6 trilyon doları aşan ilk şirket oldu. Bu değeri aşması, Nvidia’nın teknoloji sektöründe hâkimiyetini güçlendirdiğini gösterirken, yatırımcıların Trump yönetiminin vergi indirimleri ve daha az düzenleme gibi ekonomik beklentilerine yönelik pozitif tepkisini de yansıttı. Nvidia hisselerinin Trump’ın seçim zaferi sonrası %2,2 oranında artması, piyasa değerinin 3,65 trilyon dolara çıkmasına yol açtı ve şirket, Apple’ın Ekim ayında ulaştığı 3,57 trilyon dolarlık piyasa değerini geride bıraktı.

Nvidia, değeri 3.6 trilyon doları aşan ilk şirket olmayı başardı

Nvidia’nın bu başarısı, özellikle yapay zeka çiplerine olan yüksek talep ile desteklenirken, şirketin Microsoft ve Alphabet gibi devlerle rekabette üstünlüğünü korumasına da katkı sağladı. Şirketin Kasım ayında %12’lik bir değer kazanması, 2024 genelinde Nvidia hisselerinin üç katına çıkmasını sağladı.

Nvidia, değeri 3.6 trilyon doları aşan ilk şirket olmayı başardı.
Nvidia, değeri 3.6 trilyon doları aşan ilk şirket olmayı başardı.

Borsa verilerine göre Nvidia’nın piyasa değeri, Eli Lilly, Walmart, JPMorgan, Visa, UnitedHealth Group ve Netflix gibi şirketlerin toplam piyasa değerini aşmış durumda. Şirketin 20 Kasım’da açıklanacak çeyrek sonuçlarında, yaklaşık 32,9 milyar dolarlık gelirle %80’in üzerinde bir büyüme öngörülüyor, bu da yapay zeka çiplerine olan talebin süreceğine ve Nvidia’nın gelecekte daha fazla kazanç sağlayacağına işaret ediyor.

Bu başarı, Haziran ayında kısa süreliğine dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia’yı yeniden zirveye taşıdı. Apple ve Microsoft ile rekabeti devam ederken, Microsoft’un şu anki piyasa değeri 3,16 trilyon dolar seviyesinde.

İSPARK, şarj istasyonları kuracak!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan İSPARK, şehir genelinde elektrikli araç kullanıcılarının artan şarj ihtiyacını karşılamak amacıyla otoparklarına elektrikli araç şarj istasyonları kuracağını açıkladı. Bu projeyle birlikte, İstanbul’un yoğun trafikteki çevre dostu ulaşım çözümlerini desteklemek hedefleniyor. İlk aşamada 22 katlı otoparkta toplam 180 şarj noktası kurulacak. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

İSPARK, şarj istasyonları kurmaya başlayacak

İSPARK, bu girişim için sektörün önde gelen deneyimli firmaları ve STK’lerle iş birliği yaparak detaylı bir fizibilite çalışması gerçekleştirdi. Ayrıca, kurulacak istasyonların güvenilir, donanım ve yazılım kalitesi açısından yüksek standartlara sahip olmasına, ödeme sistemlerinde alternatif sunulmasına ve sürdürülebilir hizmet sağlamasına önem verildiğini belirtti. İhale sürecinin ise 21 Kasım’da yapılması planlanıyor.

İSPARK, şarj istasyonları kurmaya başlayacak.
İSPARK, şarj istasyonları kurmaya başlayacak.

Türkiye genelinde elektrikli araç sayısının 137.000’e ulaştığı ve geçen yıla oranla %71 artış gösterdiği TÜİK verilerinde vurgulandı. Bu artışla birlikte, İstanbul’da elektrikli araç şarj istasyonlarının sayısı 6.767’ye ulaştı. İSPARK, bu projeyle elektrikli araçların daha hızlı ve erişilebilir bir şekilde şarj edilebilmesini sağlayarak İstanbul’daki şarj altyapısının daha da güçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz daha önce hiç elektrikli araç kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Bentley’nin ilk elektrikli aracı bu tarihte gelecek!

Bentley, 2026 yılında ilk tamamen elektrikli aracını piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Volkswagen Grubu’na bağlı olan bu köklü İngiliz lüks otomobil markası, elektrikli araç pazarına lüks bir SUV modeliyle giriş yapacak. Aslen 2030 yılında tamamen elektrikli bir marka olmayı hedefleyen Bentley, bu planı 2035 yılına erteledi. Her yıl yeni bir elektrikli ya da plug-in hibrit model sunmayı planlayan Bentley, bu süreçte müşteri taleplerine odaklanarak ve yasal düzenlemelere uyum sağlayarak ilerlemeyi amaçlıyor.

Bentley’nin ilk elektrikli aracı bu tarihte geliyor

Markanın ilk elektrikli SUV’si, Bentayga modeline benzer bir tasarım sunacak ve yaklaşık 5 metre uzunluğunda kompakt bir yapıya sahip olacak. Porsche Cayenne EV platformu üzerine geliştirilecek olan bu model, modern şehir yaşamına uyum sağlayacak şekilde hem lüks hem de fonksiyonel bir özellik taşıyacak. Bentley CEO’su Frank-Steffen Walliser, bu yeni modelin menzil ve şarj hızı gibi teknik detaylarının ön planda tutulacağını belirtti.

Bentley’nin ilk elektrikli aracı bu tarihte geliyor.
Bentley’nin ilk elektrikli aracı bu tarihte geliyor.

Walliser, mevcut Bentley müşterilerinin elektrikli modellere yoğun ilgi göstermediğini ancak modern bir otomobile sahip olmak isteyen yeni bir müşteri kitlesinin ortaya çıktığını ifade etti. Rekabet ve yasal zorunlulukların elektrikli araç üretim sürecini hızlandırdığını belirten Walliser, 2035 yılı hedefinin bile bazı bölgelerdeki elektrikleşme sürecinin yavaş ilerlemesi nedeniyle iyimser bir hedef olarak görülebileceğini vurguladı.

Bentley, ünlü W12 motor üretimine bu yıl itibarıyla son vererek daha verimli hibrit motor seçeneklerine yönelirken, içten yanmalı motorların üretimini sonlandırmayı planlıyor. Markanın elektrikli dönüşüm yolculuğu, 2026’da piyasaya çıkacak bu lüks şehir SUV modeliyle ivme kazanacak.

Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic’e yatırım yapıyor!

Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic’e yönelik milyarlarca dolarlık yeni bir yatırım daha yapmayı değerlendiriyor. Bu girişim, Amazon’un geçen yıl OpenAI’ın rakibi olan Anthropic’e yaptığı 4 milyar dolarlık yatırımın ardından ikinci büyük yatırım olma özelliğini taşıyor. Amazon’un bu yatırım hamlesi, Anthropic’in yapay zeka pazarında güçlenmesini sağlamayı hedeflerken, aynı zamanda Amazon Web Services (AWS) platformunu daha geniş bir yapay zeka ekosistemine entegre etmeyi amaçlıyor.

Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic’e yatırım yapacak

Amazon’un yeni yatırım planında, Anthropic’in yapay zeka modellerini Amazon tarafından geliştirilen çiplerle eğitmesi koşulu öne çıkıyor. Bu durum, halihazırda Nvidia çiplerini tercih eden Anthropic için stratejik bir değişiklik anlamına geliyor ancak yatırımın boyutu ve koşulları, Anthropic’in kararında etkili olabilir.

Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic’e yatırım yapacak.
Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic’e yatırım yapacak.

Eski OpenAI yöneticileri Dario ve Daniela Amodei kardeşler tarafından kurulan Anthropic, kısa sürede yapay zeka alanında önemli bir rakip haline geldi. Google’ın ana şirketi Alphabet’in geçen yıl sağladığı 500 milyon dolarlık yatırımın yanı sıra, Anthropic yakın dönemde 40 milyar dolar değerleme üzerinden yeni finansman arayışına girerek, toplamda 9,7 milyar dolar fon toplamayı başardı.

Şirket, ayrıca Claude 3.5 Sonnet ve Claude 3.5 Haiku gibi daha gelişmiş üretken yapay zeka modellerini piyasaya sürerek teknoloji dünyasında adından söz ettiriyor. Amazon’un Anthropic’e yönelik yeni yatırım hamlesi, hem Amazon’un yapay zeka alanındaki etkinliğini artırmak hem de AWS hizmetlerinin kullanımını yaygınlaştırmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Samsung, yapay zeka alanında geri mi kaldı?

Samsung Electronics, yapay zekanın hızlı yükselişiyle birlikte çip pazarında yaşanan rekabetten beklenmedik şekilde geride kaldı. Şirket, özellikle Nvidia’nın HBM (Yüksek Bant Genişliğine Sahip Bellek) teknolojisine yönelmesiyle önemli bir fırsatı kaçırdı. Yıllardır bellek çipleri pazarında lider olan Samsung, yapay zekanın ihtiyaç duyduğu bu özel bellek teknolojisine yeterince yatırım yapmadığı için rekabette geri düştü.

Samsung, yapay zeka alanında geri kalmış olabilir

Nvidia’nın yapay zeka odaklı çözümlerinde HBM teknolojisine yoğunlaşması, bu alanda Samsung’un en büyük rakibi olan SK Hynix’in hızla öne geçmesini sağladı. SK Hynix, Nvidia’ya yönelik HBM4 bellek tedarikini hızlandırarak şirketle güçlü bir ortaklık kurarken, Samsung bu geçişe ayak uydurmakta zorlandı.

Samsung, yapay zeka alanında geri kalmış olabilir.

HBM çiplerinin geliştirilmesi ve üretilmesi yüksek maliyet gerektiriyor ve başlangıçta bu pazar oldukça niş olarak görülüyordu. Bu yüzden Samsung, HBM üretim kapasitesini artırmaya yönelik adımları sınırlı tuttu. Ancak yapay zeka uygulamalarının popülaritesinin artması ve Nvidia’nın bu alandaki güçlü rolüyle birlikte, HBM talebi ciddi ölçüde yükseldi. Samsung şimdi bu pazara geri dönmek için yoğun çaba harcıyor ve HBM3E belleklerinin seri üretimine başlamış durumda. Şirketin bir sonraki nesil HBM4 çiplerinin üretimi için 2025’in ikinci yarısını hedeflemesi, rakibi SK Hynix’in altı ay kadar gerisinde kalabileceğini gösteriyor.

Bu zorlu yarışta Samsung’un HBM alanındaki ilerlemesi, Nvidia ile işbirliği sağlamasına ve bu belleklerin doğrulama süreçlerini başarıyla tamamlamasına bağlı. Nvidia’nın yapay zeka çip pazarında büyük paya sahip olduğu düşünülürse, Samsung’un bu alanda ilerleme kaydetmesi yeniden büyümesini sağlayabilir. Samsung’un ileri düzeydeki araştırma-geliştirme gücü ve geniş üretim kapasitesi, gelecekte SK Hynix’i yakalama ihtimalini artırıyor. Analistler, Samsung’un hızlı bir şekilde pozisyonunu güçlendirmesi durumunda uzun vadede yapay zeka patlamasından yararlanma fırsatını yakalayabileceğini öngörüyor.

AMD, işlemci pazarında rekor pay elde etti!

0

AMD, işlemci pazarında gösterdiği etkileyici büyüme ile rekor bir pazar payına ulaştı. Özellikle masaüstü işlemci segmentinde büyük bir atılım gerçekleştiren şirket, pazar payını yüzde 28,7’ye çıkararak Intel’in hemen arkasında güçlü bir konum elde etti. Geçtiğimiz yıl yüzde 19,2 seviyelerinde olan bu oran, AMD’nin 3D V-Cache teknolojili Ryzen X3D ve yeni Ryzen 9000 serisiyle rekabet gücünü artırmasıyla hızlı bir artış gösterdi. Intel hala pazarın yüzde 76,1’ine hakim olsa da, AMD’nin sürekli yükselişi pazardaki dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor.

AMD, işlemci pazarında rekor paya ulaştı

AMD yalnızca masaüstü işlemci pazarında değil, mobil işlemci segmentinde de önemli bir ivme kazandı. Mobil işlemcilerde yüzde 22,3 pazar payı ve yüzde 19,2 gelir payına ulaşan şirket, CES 2025’te tanıtılması beklenen Ryzen AI mobil çözümleriyle bu alandaki rekabetini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

AMD, işlemci pazarında rekor paya ulaştı

Intel ise mali zorluklar ve ABD’deki çip fabrikası yatırımlarında yaşanan aksaklıklar gibi sıkıntılarla karşı karşıya. Bu finansal zorluklar ve büyük çaplı işten çıkarmalar, AMD için Intel’in pazar payından daha fazla pay alması için bir fırsat sunuyor.

Sunucu işlemci pazarında da güçlü bir konum elde eden AMD, pazar payını yüzde 24,2’ye, gelir payını ise yüzde 33,9’a yükseltti. Zen 5 mimarisiyle geliştirilen ve kısa süre önce piyasaya sürülen EPYC 9005 “Turin” serisi işlemciler, AMD’nin bu alandaki etkinliğini daha da artıracak gibi görünüyor. AMD’nin bu yükselişi, Intel’in geleneksel hakimiyetine karşı güçlü bir alternatif olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Bu durumda, işlemci pazarında yaşanan rekabetin önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşması bekleniyor.