Turkcell, 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı!

0

Turkcell, 2024’ün üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı ve sürdürülebilir büyüme yolunda önemli bir performans sergiledi. Grup gelirleri, bir önceki yıla göre yüzde 6,9 artarak 40,2 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin net karı ise güçlü operasyonel performansın yanı sıra Ukrayna’daki varlık satışının katkısıyla 14,3 milyar TL olarak gerçekleşti.

Turkcell’den güçlü üçüncü çeyrek performansı!

Turkcell, yoğun rekabet ortamında bile faturalı abone sayısını artırmayı başardı. Bu çeyrekte 515 bin yeni faturalı abone kazanan şirket, son bir yılda 1,9 milyon faturalı abone artışı kaydetti. Faturalı abonelik oranı yüzde 74’e ulaşarak önemli bir eşiği aştı.

Ayrıca, sabit genişbant segmentinde de büyümeye devam eden Turkcell, uçtan uca fiber abone sayısını 2,4 milyonun üzerine çıkardı. Özellikle 100 Mbps ve üzeri hızda internet kullanan müşterilerin oranı yüzde 38’e yükseldi.

Financell ve Paycell markaları ile techfin alanında güçlenen Turkcell, bu çeyrekte finansal hizmetlerdeki büyümesini sürdürdü. Financell, yıllık bazda %38,1 büyüyerek 1,1 milyar TL gelir elde etti. Paycell ise yüzde 19,6 artışla 970 milyon TL gelire ulaştı ve POS çözümlerine olan talep yüksek kaldı. Turkcell’in TV+ platformu ise pazar payını artırarak IPTV alanında Türkiye’nin en büyük ikinci oyuncusu konumuna geldi.

Enerji yatırımları da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda genişletiliyor. Şirket, güneş enerjisi projelerinde ilk faz olan 54 MW kapasitenin kurulumunu tamamladı ve bu çeyrekte 6,4 MW kurulu gücü aktive etti.

Turkcell, veri merkezi yatırımlarını da artırarak %43 büyüme ile bu alanda 639 milyon TL gelir elde etti. Global arenada GSMA Yönetim Kurulu’nda Türkiye’yi temsil eden Turkcell, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilikçi projelere odaklanmaya devam ediyor.

Plastik şişeler yeşil hidrojen için kullanılıyor

0

Dünyanın dört bir yanına dağılan, 5 milimetreden küçük plastikler olan mikroplastikler, küresel ısınmaya neden oluyor. Ayrıca besin zincirlerini bozuyor ve toksik kimyasallarla ekosistemlere zarar veriyor. Bu nedenle Texas A&M Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde Yardımcı Doçent olan Dr. Manish Shetty, plastiklerin çevreye karışmadan önce parçalanması için çalışmalar yürütüyor.

Plastik şişeler yeşil hidrojen  için kullanılıyor çöpten yakıta dönüşüm yapılıyor

Sürdürülebilir kimyasallar yaratmak ve daha iyi atık yönetimi geliştirmek daha iyi sürdürülebilirliğe katkıda bulunacaktır. Bu araştırma, katalizörler kullanılarak atık yönetimi için yeşil hidrojenin nasıl kullanılabilir hale getirilebileceğini bulmanın bir parçasıdır.Shetty’nin araştırmasında, polietilen tereftalat (PET) şişeler, ambalajlar, tekstiller ve 3 boyutlu baskı gibi yoğunlaşma polimerleri adı verilen belirli bir plastik sınıfını parçalamak için hidrojen kaynağı görevi gören düşük miktardaki çözücüler kullanılıyor.

Shetty:”Bu araştırmada yaptığımız şey, yoğunlaşma polimerlerini yakıt olarak kullanılabilecek aromatik bileşiklere parçalamaktı” dedi. Shetty ve ekibi, Angewandte Chemie International Edition’da yayınlanan son makalesinde ana hatlarıyla açıklandığı gibi , bu yoğunlaşma polimerlerini parçaladıktan sonra depolanan hidrojeni kullanmak için katalizörler tasarladılar.

Araştırma, katalizör yüzeylerinin bu organik taşıyıcılardan kalan hidrojeni kullanarak PET’i yakıt veya kimyasallar için kullanılabilen bir molekül olan p-ksilene nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor. Shetty, araştırmalarının atık yönetimi çözümü sunduğunu ve kimya endüstrisinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını söyledi.

Makaleye göre araştırma yaklaşımında PET’i daha küçük parçalara ayırmak için metanol ve PET’ten potansiyel bir kimyasal veya yakıt olan p-ksilen oluşturmak için bir H2 kaynağı kullanılıyor. Shetty, bu araştırmanın uygulanmasının ekonomimizin fosil yakıtlara bağımlı olmaktan çıkmasına yardımcı olabileceğine inanıyor. 

Shetty, “Olabilecek şeylerden biri, hidrojenin daha fazla bulunabilir hale gelmesi, özellikle de suyun elektrolizi yoluyla elde edilen yeşil hidrojen için, bir taşıma vektörü olarak hidrojen taşıyıcılarına ihtiyaç duymamızdır” dedi.

Amazon insansız hava araçları ile teslimata hazır

0

Teslimatın geleceği uçuşa geçiyor. E-ticaret devi Amazon, drone teslimat hizmetini genişletmek için düzenleyici onay aldı. Amazon’un en son drone’u MK30, seleflerinden daha küçük, daha sessiz ve daha yetenekli. Daha uzun mesafelerde ve hafif yağmurda uçma yeteneğiyle, Amazon insansız hava araçları bu gelişmiş drone teslimat sektörünü ilerletmeye hazır.

Amazon insansız hava araçları kullanacak

Federal Havacılık İdaresi (FAA), Amazon’a Arizona, Tolleson’da görsel görüş hattının ötesinde teslimatlar yapma izni verdi. Bu, Amazon insansız hava araçları sayesinde dronların artık daha uzağa ve sürekli insan gözetimi olmadan uçabileceği anlamına geliyor.

Amazon basın açıklamasında: “Yeni dronumuz MK30, müşterilere hizmet vermeye başlamak için FAA onayını aldı. Onayımız, gelişmiş yerleşik algılama ve kaçınma sistemimizi kullanarak Görsel Görüş Hattının Ötesinde uçma yeteneğini de içeriyor” dedi.  Açıklamada: “Bu, FAA’nın sistemlerimizin ve süreçlerimizin güvenliğine ilişkin titiz bir değerlendirmesinin ardından yeni bir drone sistemi ve yeni bir operasyon yeri için tarihi ve türünün ilk örneği bir onaydır” ifadeleri yer aldı.

Tolleson, Arizona bölgesindeki müşteriler artık bir saatten kısa sürede drone teslimatı ile 5 pound’a kadar ağırlıktaki uygun ürünleri alabilirler. Ancak, Amazon insansız hava araçları hizmetinden yararlanmak için şirketin Same-Day tesisinin yakınında yaşamaları gerekir.İlginç olanı ise ev ürünleri, güzellik ürünleri ve ofis/teknoloji malzemeleri gibi 50.000’den fazla günlük temel ihtiyaç malzemesi arasından seçim yapıp, servis ücreti karşılığında hızlı drone teslimatı alabilmeleri.İHA ile teslimat, Arizona’daki Phoenix Metro Alanı’nın Batı Vadisi’nde gerçekleştirilecek.

Phoenix Belediye Başkanı Kate Gallego yaptığı açıklamada: “Bu tür teslimatlar gelecektir ve bunun Phoenix Metro Alanı’nda başlayacak olması heyecan verici” dedi. Gallego: “Sıfır emisyonlu paket teslimatına geçiş, yerel kirliliği azaltmamıza ve şehrimizi geleceğin yenilikçi teknolojilerinin merkezi haline getirmemize yardımcı olacak” diye ekledi.

Prime Air mühendislik ekibi MK30 insansız hava aracını geliştirmek için yaklaşık iki yıl harcadı.Gelişmiş, güvenlik açısından kritik öneme sahip özellikleriyle drone, daha küçük arka bahçelerdeki ve daha kalabalık banliyö mahallelerindeki müşterilere paket teslim edebiliyor.

Önceki modellerimize göre iki kat daha fazla menzile sahip olan drone, yüzde 50 daha sessiz ve yağmurlu koşullara dayanıklı olarak tasarlandı. MK30, FAA ile yapılan iş birliği sonucunda havacılık sınıfı sertifikasını aldı ve Amazon insansız hava araçları ile teslimatları güvenle gerçekleştirecek.

Örümcek platformlar yük kaldırmayı kolay hale getiriyor

0

İnşaat veya bakım amaçlarıyla ulaşılması zor alanlara erişim söz konusu olduğunda, örümcek asansörler paha biçilmez bir araç haline geliyor. Bu çok yönlü platformlar, yüksekteki çalışma alanlarına güvenli ve etkili erişim sağlamak için tasarlandı. Bu da onları endüstri profesyonelleri arasında popüler bir seçim haline getirir.

Örümcek platformlar ile yük kaldırma

Örümcek kaldırma platformları, geleneksel erişim ekipmanlarına göre birçok avantaj sağlıyor. Örümcek kaldırma platformlarının temel avantajlarından biri, dar alanlarda kolayca manevra yapmalarını sağlayan kompakt boyutları ve hafif tasarımları. Bu, onları daha büyük ekipmanların uygun olmayabileceği kentsel ortamlarda veya kapalı alanlarda kullanım için ideal hale getiriyor. Ek olarak, kaldırma platformları, benzersiz mafsallı bomları ve teleskopik kolları sayesinde yüksek ve erişilmesi zor alanlara kolayca ulaşma yetenekleriyle biliniyor.

Kaldırma platformları, etkileyici erişimlerine ek olarak, kompakt boyutları ve hafif tasarımlarıyla da bilinir. Bu, onları daha büyük ekipmanların pratik olmayabileceği kentsel ortamlarda veya kapalı alanlarda kullanım için ideal hale getirir. Dar alanlarda kolayca manevra yapma yeteneği, örümcek kaldırma platformlarını inşaat, bakım ve ağaç bakımı dahil olmak üzere çeşitli endüstriler için değerli bir araç haline getirir. Bu platformların 230 kg’a kadar yük kaldırma kapasitesi de büyük önem arz ediyor.

Örümcek kaldırma platformları, inşaat, bakım ve ağaç bakımı gibi çeşitli endüstrilerde kullanılıyor. Bu çok yönlü platformlar, yüksekteki çalışma alanlarına erişmek, bakım görevlerini gerçekleştirmek ve hatta yüksekteki ağaçları budamak için kullanılabiliyor. Kompakt boyutları ve manevra kabiliyetleriyle kaldırma platformları, dar veya ulaşılması zor alanlara erişim gerektiren projeler için mükemmel bir seçim.

Roblox, yeni çocuk güvenliği politikalarını yürürlüğe koyuyor!

Bu adım, özellikle küçük yaştaki kullanıcıların güvenliğini artırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz ay gündeme gelen bu değişiklikler, bugün Roblox geliştirici forumunda detaylı bir şekilde açıklandı.

İçerik kısıtlamaları artırılıyor

Yeni güvenlik politikalarının ilki, 13 yaş altı kullanıcıların platformdaki içeriğe erişimini daha sıkı kontrol altına alacak.

3 Aralık’tan itibaren geçerli olacak bu düzenlemeye göre, 13 yaş altındaki oyuncular, derecelendirilmemiş hiçbir içeriğe ulaşamayacak, arama veya keşfetme yoluyla da bu içerikleri görüntüleyemeyecek. Ancak, doğrudan bir bağlantı ile gönderilen içerik bilgilerine erişimleri sınırlı şekilde mümkün olacak.

Roblox, içerik üreticilerinden platformda sergiledikleri tüm içerik detaylarının yaş uygunluğu açısından kriterlere uyduğundan emin olmalarını istiyor.

Bu yeni politika, çocuklara uygun olmayan içeriklerin filtrelenmesine yönelik önemli bir adım olarak görülüyor. Üreticiler artık içerik tanıtım sayfalarındaki tüm detayların, yaş gruplarına uygunluğunu garanti etmek zorunda olacak.

Roblox’un yaş uygunluğu kriterlerine göre, 9 yaş ve üzeri çocuklar için belirlenmiş olan içerik standartlarına uyulması gerekecek.

Sosyal etkileşim ve özgün içerik yaratımına erişim sınırı

Güvenlik önlemlerinin ikinci aşaması ise Roblox’un Sosyal Buluşmalar (Social Hangouts) ve Serbest Yaratım (Free-form User Creation) deneyimlerine erişimi, yalnızca 13 yaş üstü kullanıcılarla sınırlayacak.

18 Kasım’dan itibaren bu özelliklere erişim, yalnızca 13 yaş üzeri kullanıcılarla kısıtlanmış olacak. Bu karar, küçük yaş grubundaki kullanıcıların sosyal etkileşim yoluyla olası tehlikelerden korunmasını amaçlıyor.

Roblox’un güvenlik kayıtları ve geçmiş problemler

Roblox, çocuk güvenliği konusundaki sicili nedeniyle geçmişte birçok eleştiriye maruz kalmıştı. Özellikle 2018 yılından bu yana, platform aracılığıyla çocuklarla iletişim kurup kötü niyetli amaçlarla onları istismar eden en az iki düzine insanın ABD’de tutuklanmasıyla ilgili olaylar, Roblox’un güvenlik açıklarını gözler önüne sermişti. Bu yeni önlemler, şirketin bu sorunları önlemek ve kullanıcı güvenliğini artırmak için attığı adımlar olarak değerlendiriliyor.

Roblox’un platformdaki genç kullanıcılarını koruma yönünde yaptığı bu yeni düzenlemeler, güvenlik standartlarını yükseltmeyi hedefliyor. Özellikle küçük yaştaki kullanıcıların uygunsuz içeriklerden ve riskli sosyal etkileşimlerden uzak tutulması, bu adımların ana hedefi olarak öne çıkıyor.

OpenAI, “Chat.com” alan adını satın aldı! Peki neden?

Yapay zeka alanında öncü şirketlerden OpenAI, internetin en köklü ve bilinen alan adlarından biri olan Chat.com’u satın aldı ve bu alan adı artık doğrudan ChatGPT platformuna yönlendirme yapıyor. OpenAI CEO’su Sam Altman, alan adının satın alındığını kısa bir açıklamayla doğrularken, şirketin sözcüsü bu işlemin gerçekleştiğini onayladı fakat satın alma bedeline dair bir bilgi paylaşılmadı. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

OpenAI, “Chat.com” alan adını resmen satın alıyor

İlk olarak Eylül 1996’da tescil edilen Chat.com, özellikle “Chat” gibi teknoloji sektöründe yüksek talep gören bir anahtar kelimeye sahip olması nedeniyle yıllar içinde değer kazandı. Geçen yıl, HubSpot’un kurucu ortağı ve CTO’su Dharmesh Shah, 15.5 milyon dolarlık bir bedelle bu alan adını satın alarak dikkatleri çekmişti.

OpenAI, "Chat.com" alan adını resmen satın alıyor.

Mart ayında Shah, Chat.com’u gizli bir alıcıya sattığını ima ederek birçok spekülasyona yol açtı. Bugün ise X platformunda, alıcının OpenAI olduğunu doğruladı ve anlaşmanın bir parçası olarak OpenAI’dan hisse aldığını belirtti, ancak bu detayların tamamen gizli kalacağını ifade etti.

OpenAI’ın bu hamlesi, ChatGPT’yi daha geniş bir kitleye ulaştırmayı ve platformun bilinirliğini artırmayı amaçlıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Kripto CEO’su kaçırıldı, 1 Milyon Dolar fidye ödeyerek serbest bırakıldı!

Toronto, kripto para dünyasında büyük yankı uyandıran bir kaçırılma olayıyla sarsıldı. Kripto para sektörünün tanınan ismi, Kanadalı kripto para firması WonderFi’nin CEO’su Dean Skurka gizemli kişiler tarafından kaçırıldı ve serbest bırakılması için tam 1 milyon dolar fidye talep edildi. Kanada’nın en büyük şehirlerinden biri olan Toronto’da yaşanan olay, hem güvenlik önlemlerinin yetersizliği konusunda tartışmalara yol açtı hem de kripto dünyasında büyük bir endişe yarattı. Ünlü CEO, fidye ödendikten sonra serbest bırakıldı ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Yetkililer, kaçırılma olayının detaylarını araştırmaya devam ediyor.

Büyük kazanç, büyük tehlike demek

Kripto para dünyasında hızla büyüyen yatırımlar, bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Büyük kazançlar elde eden kişilerin güvenliği sık sık tartışma konusu oluyor. Kaçırılan CEO’nun adını açıklamayan yetkililer, fidyenin ödenmesi ile CEO’nun sağ salim kurtarıldığını bildirdi. Kaçırılma olayı ise büyük yankı uyandırarak sektörün güvenlik risklerini gözler önüne serdi.

Kaçırılma sonrasında Toronto polisi, bu olayın titizlikle soruşturulacağını duyurdu. Yetkililer, olayın organize bir suç örgütüyle bağlantılı olup olmadığını araştırıyor. CEO’nun serbest kalmasında etkili olan fidye ödemesinin ardından, güvenlik uzmanları da kripto zenginlerinin korunması için yeni önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Toronto polisi, kripto para sahiplerine yönelik güvenlik önlemlerini artırma planları yapıyor. Kripto para yatırımlarıyla tanınan CEO’lar, artık güvenliklerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir. Teknolojinin getirdiği bu yeni güvenlik açıkları, dijital zenginlerin korunması için yeni adımların atılmasını zorunlu hale getirdi. Özellikle kripto para dünyasında yaşanan bu gibi olayların artması, güvenlik şirketlerini de alarma geçirdi.

Toronto’da meydana gelen kaçırılma olayı, kripto dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kripto CEO’sunun yaşadığı bu talihsiz olay, sektörde güvenliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Fidyenin ödenmesi sonucu serbest kalan CEO’nun durumu ise Toronto’da yeni güvenlik politikalarının oluşturulması gerektiğini işaret ediyor.

Avustralya, 16 yaş altı çocuklar için sosyal medyayı yasaklayacak!

0

Avustralya, çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığını koruma amacıyla 16 yaşın altındaki gençlere sosyal medya erişimini yasaklamaya yönelik kapsamlı bir yasa hazırlığında. Başbakan Anthony Albanese, bu adımı, özellikle gençlerin sosyal medyada karşılaştığı zararlı içeriklerin çocuklar üzerindeki etkilerini göz önüne alarak, çocukları çevrimiçi ortamlardan kaynaklanan risklerden korumak için attıklarını belirtti. Yasa tasarısı bu yıl parlamentoya sunulacak ve kabul edilmesi halinde bir yıl içinde yürürlüğe girecek. Bu düzenleme, sosyal medya erişimini ebeveyn iznine bağlı olmaksızın sınırlayacak, mevcut hesapları da kapsam dışı bırakmayacak ve uygulama için yaş doğrulama sistemini zorunlu kılacak.

Avustralya, 16 yaş altı çocuklar için sosyal medyayı yasaklayabilir

Albanese, sosyal medyada çocuklar üzerinde oluşabilecek olumsuz etkilerin özellikle kız çocuklarında beden algısı ve erkek çocuklarında kadın düşmanlığına yönelik içeriklerle ilişkilendirildiğini ifade etti. Başbakan, ergenlik döneminin gençler için hassas bir geçiş dönemi olduğunu, bu süreçte sosyal medyada karşılaşılan içeriklerin gençlerin ruhsal gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı. Albanese, ayrıca, sosyal medya platformlarının erişimi sınırlama sorumluluğunu üstlenmeleri gerektiğini ve bu yükün gençler veya ebeveynlere yüklenmemesi gerektiğini dile getirdi.

İletişim Bakanı Michelle Rowland da bu düzenlemeyi “dünya çapında bir ilk” olarak nitelendirdi. Tasarının Instagram, Facebook, TikTok, X ve YouTube gibi büyük platformları kapsaması bekleniyor. Ancak Avustralya’nın bu hamlesi, teknolojinin önde gelen firmalarını temsil eden Dijital Endüstri Grubu (DIGI) tarafından eleştiriliyor. DIGI Genel Müdürü Sunita Bose, erişim kısıtlamalarının çocukları daha güvensiz ve düzenlenmemiş çevrimiçi alanlara itebileceği konusunda uyardı ve yasak yerine dijital okuryazarlığın artırılması ve yaşa uygun içerik oluşturulmasının daha sürdürülebilir bir çözüm olabileceğini belirtti.

Bu yeni yasa, sosyal medya platformlarının genç kullanıcıların güvenliğini sağlama konusundaki sorumluluğunu artırmayı hedefliyor. Diğer ülkeler de çocukları çevrimiçi zararlardan korumak için benzer adımlar atmaya başlasa da Avustralya, 16 yaş sınırı gibi oldukça yüksek bir yaş sınırlaması getirerek küresel anlamda en sert düzenlemelerden birini yürürlüğe koymayı planlıyor. Fransa 15 yaş altındaki gençlere yönelik benzer bir öneriyi gündemine almışken, ABD ise 13 yaşın altındaki çocukların verilerine erişimi ebeveyn izni şartına bağlamış durumda.

Glint Solar, güneş enerjisi dönüşümünü hızlandırmak için 8 milyon dolar yatırım aldı!

Glint Solar, enerji devleri ve büyük ölçekli güneş enerjisi geliştiricileri için projeleri planlama ve ön tasarım süreçlerini hızlandırarak yenilenebilir enerjiye geçişi destekleyen bir platform sunuyor.

E.ON, Recurrent Energy ve Statkraft gibi müşterilere hizmet veren şirket, bu yatırımı Avrupa genelinde büyüme hedeflerine ulaşmak için kullanacak.

Güneş enerjisi projelerinde hız ve verimlilik

Glint Solar’ın platformu, çeşitli veri kaynaklarından gelen bilgileri bir araya getirerek güneş enerjisi projelerinin değerlendirilme sürecini hızlandırıyor.

Özellikle ülkelere özgü coğrafi bilgi sistemleri (GIS) ve topografik analizler içeren platform, güneş enerjisi alanlarını daha hızlı ve verimli bir şekilde değerlendirmeyi mümkün kılıyor. 3D proje taslakları gibi özelliklerle de, proje detaylarını hızlıca sunarak kullanıcıların karar alma süreçlerini kolaylaştırıyor.

Glint Solar CEO’su Harald Olderheim, müşteri portföylerinin son bir yılda 10 katına çıktığını ve bu büyümeyi sürdürebilmek adına Avrupa’nın diğer ülkelerine de genişlemek istediklerini belirtti. Glint Solar şu anda Fransa, Almanya, İskandinavya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerdeki büyük müşterilere hizmet sunuyor. Yeni yatırımla, özellikle İtalya ve İspanya gibi yeni pazarlara açılmayı hedefliyor.

Platformun işlevselliği ve yeni gelişmeler

Glint Solar, başta karasal güneş enerjisi projelerine odaklanmış olsa da, yazılımı yüzer güneş enerjisi projeleri için de kullanılabiliyor. Ancak Olderheim, daha büyük talep olduğu için karasal projelere ağırlık verdiklerini ifade ediyor. Şirket, bu yolla güneş enerjisi projelerinin yayılımını hızlandırmayı amaçlıyor. Olderheim’a göre, büyük ölçekli projelere odaklanmak, küresel güneş enerjisi üretimini daha hızlı artırmak için kritik bir adım.

Glint Solar, öncelikle büyük ölçekli projeleri hedefliyor. Güneş enerjisi pazarında talebin yaklaşık %60’ını kamu hizmeti düzeyindeki büyük ölçekli projeler oluştururken, %20’sini büyük çatı projeleri ve %20’sini ise konut tipi projeler oluşturuyor. Şirket, enerji üretimini hızlıca artırmak amacıyla kamu hizmeti ölçeğindeki projelere öncelik veriyor.

Ürün gelişimi ve depolama çözümleri

Yeni yatırımın bir diğer önemli amacı, platformun özelliklerini geliştirmek ve depolama alanında çözümler sunmak.

Glint Solar, projelerin yanı sıra enerji depolama alanlarının belirlenmesine yardımcı olacak şekilde platformunu genişletiyor. Bu yeni özellik, enerji yatırımlarını optimize etmek isteyen müşterilerin depolama alanlarını planlamasına katkı sunacak. Şirket ayrıca, bataryaların çevre ile uyumluluğunu sağlama ve gerekli izinleri almak için ihtiyaç duyulan bilgileri sunma alanında destek veriyor.

Olderheim, güneş enerjisi kurulum maliyetlerinin son on yılda %90 oranında düştüğünü vurguluyor ancak projelerin onay ve uygulama süreçlerinin hâlâ uzun sürdüğüne dikkat çekiyor.

Projelerin gerekli izinleri alması, arazi sahipleri ve yerel yönetimlerle anlaşma süreçleri yıllar alabiliyor. Bu nedenle Glint Solar, projelerin daha hızlı tamamlanmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

Yatırımcıların yorumu

Smedvig Ventures’dan Jonathan Lerner, Glint Solar’ın enerji alanında ihtiyaç duyulan bir çözümü sunduğunu belirterek, “Güneş enerjisi sektörü yeşil enerji üretiminde başarılı adımlar attı, ancak bu projeleri hızla hayata geçirmek için süreçleri iyileştirmemiz gerekiyor. Glint Solar, projelerin en uygun alanlarda hızlı ve doğru şekilde planlanmasını sağlayarak önemli bir boşluğu dolduruyor.” dedi.

Glint Solar’ın sağladığı bu bulut tabanlı iş birliği aracı, projelerdeki verimliliği artırarak yeşil enerji alanında önemli bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın aldı!

Türkiye’nin önde gelen siber güvenlik firmalarından Barikat Grup, teknoloji ve dijital dönüşüm alanında yenilikçi çözümleriyle tanınan Tera Grup ile stratejik bir ortaklık kurarak büyük bir yatırım anlaşmasına imza attı. Bu iş birliği kapsamında Tera Grup, Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini alarak büyük hissedar konumuna geldi. Anlaşmanın duyurusu, Barikat ve Tera Grup’un 7 Kasım 2024’te Feriye’de düzenledikleri bir basın toplantısıyla kamuoyuna paylaşıldı.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor

16 Ağustos’ta Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıklanan bu ortaklık, özellikle siber güvenlik sektöründe önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Tera Holding bünyesindeki Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla yapılan bu satın alma, Barikat’ın büyüme potansiyelini artırmayı ve iki şirketin uzmanlık alanlarını birleştirerek yerel ve uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor.
Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor.

Barikat Grup’un kurucu ortağı ve CEO’su Murat Hüseyin Candan, bu ortaklığın şirketin kurumsal yapısını güçlendirerek ürün ve hizmetlerinin daha geniş pazarlara taşınmasını sağlayacağını ve Barikat’ın uluslararası alanda etkin bir oyuncu haline geleceğini ifade etti. Candan, ayrıca iş birliğinin Barikat’ın inovasyon ve AR-GE yatırımlarına daha fazla kaynak ayırmasına olanak tanıdığını belirterek, bu adımın şirketin sektördeki öncü rolünü pekiştireceğini vurguladı.

Tera Grup & Barikat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ise ortaklığın Tera Grup’un siber güvenlik deneyimini ve kapasitesini genişletmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Tezmen, Barikat’ın sektördeki bilgi birikimi ve yenilikçi yaklaşımının Tera Grup’un büyüme vizyonuyla uyumlu olduğunu ifade ederek, bu iş birliğinin siber güvenlik çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmalarına yardımcı olacağını kaydetti.

Anlaşma, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmeyi ve siber güvenlik alanında AR-GE yatırımları ile istihdamı artırmayı hedefliyor. Ortaklık kapsamında yapılacak yatırımlarla Barikat Grup’un AR-GE merkezlerine destek sağlanacak ve genç yeteneklerin yanı sıra uzman siber güvenlik profesyonellerinin sektöre kazandırılması için olanaklar yaratılacak.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarını neden uyardı?

0

Apple, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu yıllık raporunda, yeni ürünlerinin iPhone gibi yüksek kârlılığa sahip olmayabileceğini ve bunun şirketin finansal performansını etkileyebileceği konusunda yatırımcılarını uyardı.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı

Teknoloji devi, “risk faktörleri” başlığı altında paylaştığı bu uyarıyla, yatırımcıların Apple’ın geçmiş mali performansını gelecekteki başarılarına bir garanti olarak görmemesi gerektiğini vurguladı. Yeni ürünlerin mevcut ürün ve hizmetlerin yerini alabileceği veya onları geçersiz kılabileceğini ifade eden Apple, bu durumun daha düşük gelir ve kâr marjlarına yol açabileceğini ve sonuçta şirketin finansal yapısını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı.
Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı.

Şirket ayrıca, akıllı telefon, bilgisayar ve tablet gibi sektörlerde azınlık pazar payına sahip olduğunu ve özellikle bu pazarlarda yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bu rekabetin, Apple’ın teknik kaynaklarına, pazarlama stratejilerine ve dağıtım kanallarına ciddi bir meydan okuma teşkil ettiğini söyleyen şirket, daha düşük fiyatlı ürünlere ve geniş ürün yelpazesine sahip rakiplerinin kârsız veya zararına satış yapabilme kabiliyetine dikkat çekti. Apple, bu rakiplerin maliyet avantajları ve deneyimleri ile yoğun rekabet yarattığını ve bu rekabetin bazı sektörlerde büyümeyi sınırladığını ekledi.

Apple’ın rekabetle ilgili bir diğer endişesi, rakiplerinin Apple ürünlerinin özelliklerini ve içindeki uygulamaları taklit etmek için iş birliği yaparak pazardaki baskıyı daha da artırması. Şirket, bu yoğun rekabet ortamının gelecekte daha da artabileceğini öngörüyor.

Huawei, TSMC mühendislerini transfer etmeye çalışıyor!

0

Son dönemlerde Çin’in önde gelen teknoloji şirketlerinden Huawei, Tayvan’ın büyük çip üreticisi TSMC başta olmak üzere, yarı iletken sektöründeki şirketlerden yetenekli mühendisleri kendi kadrosuna katmak için yoğun bir çaba gösteriyor. Gelen bilgilere göre Huawei, TSMC çalışanlarına mevcut maaşlarının üç katına kadar tekliflerde bulunarak onları cezbetmeye çalışıyor. Bu stratejinin ardında, özellikle ABD’nin Çinli firmalara uyguladığı yaptırımlar nedeniyle yaşanan teknoloji açığını kapatma hedefi yatıyor. TSMC, performans, enerji verimliliği, transistör yoğunluğu ve üretim kapasitesi açısından sektörde oldukça ileri bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla, birçok şirket TSMC’nin bilgi birikimini elde ederek kendi araştırma ve geliştirme süreçlerini hızlandırmayı stratejik bir hamle olarak görüyor.

Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor

TSMC ise bu tarz bilgi sızıntılarına karşı güvenlik önlemlerini artırıyor. Çalışanlarının projelere yalnızca sınırlı erişimle katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla görevleri bölümlere ayırarak hassas verilerin herkese açık olmasını önlemeye çalışıyor. Buna rağmen, Huawei ve Çin’in en büyük yarı iletken firmalarından biri olan SMIC, TSMC çalışanlarını cazip maaş teklifleriyle kadrosuna katmaya çalışarak bu önlemleri aşmayı amaçlıyor.

Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor.
Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor.

Tayvan hükümeti de bu durumu yakından takip ediyor. Tayvan Adalet Soruşturma Bürosu, yerel yarı iletken yeteneklerine odaklanan yabancı şirketleri incelemeye başladı. Bazı firmaların, yüksek maaş teklifleriyle kritik bilgileri Çin’e aktarma amacı taşıdığı ve bunu işe alımlar üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığı belirtiliyor.

ABD’nin Huawei ve SMIC’e yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen, bu şirketlerin üçüncü taraflar veya aracılar vasıtasıyla ihtiyaç duydukları birçok malzemeye erişmeyi başardığı ifade ediliyor. Ancak doğrudan çalışanlar aracılığıyla elde edilen bilgiler, Çinli firmalara daha büyük bir stratejik avantaj sunabilir.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptırma kararı aldı!

Netflix, oyun geliştirme sürecinde devrim yaratacak bir hamle yaparak, yapay zeka teknolojilerine yatırım yapma kararı aldı. 2021 yılında oyun sektörüne girmeye başlayan ve popüler dizilerini oyun formatına dönüştürerek dikkat çeken Netflix, oyun geliştirme sürecini hızlandırmak ve yenilikçi deneyimler sunmak amacıyla üretken yapay zeka kullanmaya yöneldi. Şirket, Ekim ayında oyun biriminden bir dizi çalışanı işten çıkararak Team Blue adlı oyun stüdyosunu kapatmıştı. Bu değişikliklerin ardından Netflix, oyun yapım sürecinde yapay zekaya güvenmeye karar verdi.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak

Netflix’in oyun departmanının VP’si Mike Verdu, LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada, üretken yapay zekanın oyun geliştirme ve oyuncu deneyimlerinde önemli bir dönüm noktası yaratmayı hedeflediklerini belirtti.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak.
Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak.

Verdu, geçmişte oyun sektöründeki hızlı yenilikçi değişimleri hatırlatarak, günümüzde de benzer bir hızla ilerleme kaydedileceğini vurguladı. Şirketin amacı, oyunları daha hızlı ve yaratıcı bir şekilde üretmek, aynı zamanda oyunculara her defasında sürprizlerle dolu deneyimler sunmak.

Netflix, oyun sektörünü büyüme fırsatı olarak görmekte ve rekabetin arttığı streaming pazarında kullanıcı bağlılığını artırmak için yeni yollar aramaktadır. Oyunlar, kullanıcıların platformda geçirdiği süreyi artırmak ve içerik çeşitliliğini zenginleştirmek için önemli bir araç olarak konumlandırılmaktadır. Geçtiğimiz ay Team Blue stüdyosunun kapanmasıyla birlikte, Netflix bu stratejisini yeniden şekillendirerek oyun geliştirme sürecinde yapay zeka kullanımını hızlandırmayı planlıyor. Verdu, bu değişikliklerin planlı bir geçiş olduğunu ve medyada yapılan spekülasyonlara kulak asmamayı önerdi.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidiyor!

0

Açık kaynak teknolojileri ve internet özgürlüğüne destek sağlayan Mozilla Foundation, iş gücünü %30 oranında azaltarak bazı önemli stratejik değişikliklere yöneldi. Web tarayıcısı Firefox’un da geliştiricisi olan Mozilla’nın çatı kuruluşu, hızlı hareket edebilmek ve operasyonel çevikliği artırmak adına “savunuculuk” ve “global programlar” departmanlarını kapatma kararı aldı.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek

Mozilla Foundation’ın İletişim Direktörü Brandon Borrman, bu değişikliklerin daha fazla etki yaratma ve vakfın çalışmalarına odaklanma amacı taşıdığını belirtti. Çalışan sayısının azaltılmasına ilişkin net bir sayı vermekten kaçınan Mozilla Foundation, 2022’de 60 çalışana istihdam sağlarken küçülme öncesinde yaklaşık 120 kişilik bir ekibe sahipti.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek.
Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek.

Bu değişim süreci, Mozilla Foundation’ın Şubat ayında ekibe katılan İcra Direktörü Nabiha Syed’in liderliğinde gerçekleşiyor. Syed, vakfın giderek daha hızlı değişen teknoloji dünyasında stratejik bir uyum sağlama ihtiyacı içinde olduğunu belirterek, misyonlarının her zamankinden daha büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Syed, teknolojideki hızla değişen yapının, insanları kâr öncelikli yaklaşımlardan koruma misyonlarını giderek daha radikal bir hale getirdiğini dile getirdi. Vakfın, hem çeviklik hem de odaklanma gerektiren bu yeni dönemde yüksek hedeflere ulaşmak için geçmişteki bazı çalışmalara veda etmek zorunda kaldığına dikkat çekti.

Mozilla Foundation’ın bu küçülme kararı, açık kaynaklı internet standartlarına verdiği desteğin süreceğini ancak daha odaklanmış bir yaklaşımla ilerleyeceğini gösteriyor.

Veri yönetimi platformu Cintoo, 37 milyon euro yatırım aldı!

Fransız teknoloji şirketi Cintoo, veri yönetimi ve dijital ikiz çözümleri alanında sağladığı yenilikçi hizmetlerle dikkat çekiyor. Partech liderliğinde gerçekleşen Seri B yatırım turunda 37 milyon euro yatırım alan Cintoo’ya Amavi Capital ve Armilar Venture Partners gibi önemli yatırımcılar da destek verdi. Bu yatırımla birlikte, mimarlık, mühendislik, otomotiv ve enerji gibi sektörlerde faaliyet gösteren Cintoo, özellikle ABD ve Avrupa pazarında büyüme hedefleri doğrultusunda yeni bir adım atmayı planlıyor. Şirket, metaverse’e entegrasyon gibi imkanlarla fiziksel projelerin dijital ikizlerinin oluşturulmasına olanak sağlayarak işletmelere iş akışlarını daha verimli yönetme imkanı tanıyor.

Veri yönetimi platformu Cintoo, 37 milyon euro yatırım alıyor

2013 yılında kurulan ve şu anda 40’tan fazla ülkede 500’ün üzerinde müşteri tarafından kullanılan Cintoo, gelişmiş veri dönüştürme teknolojisi ile 3D lazer tarama verilerini yüksek çözünürlüklü ancak daha küçük boyutlu 3D ağlara çevirerek depolama gereksinimlerini ve veri yükleme sürelerini büyük ölçüde azaltıyor.

Bu özellik, şirketlerin depolama maliyetlerini düşürürken aynı zamanda çalışma verimliliğini de artırıyor. Dijital ikiz platformu, tüm proje ekiplerinin tek bir ortamda iş birliği yapabilmesini sağlayarak projelerin yönetim ve denetimini kolaylaştırıyor. Bu gelişmelerle, Cintoo’nun veri yönetimi ve dijital ikiz teknolojilerindeki öncü rolünü daha da güçlendireceği öngörülüyor.

CEO Dominique Pouliquen, vizyonlarını paylaşan yeni yatırımcılarla ortaklık kurmaktan memnun olduklarını ifade ederken, bu yeni yatırımın Cintoo’nun platformunu geliştirmesine, küresel varlığını güçlendirmesine ve özellikle gerçeklik verisi yönetiminde yenilikçi çözümler sunmaya devam etmesine olanak tanıyacağını belirtti. Partech’in Genel Ortağı Omri Benayoun ise, Cintoo’nun dijital ikiz platformunun büyük üretim ve inşaat şirketlerine yenilikçi iş birliği imkanları sunduğunu ve bu ölçeklenebilir platformun pazardaki büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini dile getirdi.

Xiaomi’den Hijyen tutkunlarına özel ürün

0

Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi, akıllı telefon ve saat gibi popüler teknolojik cihazların yanı sıra, kullanıcıların günlük yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyor. Bu ürünlerden biri olan Line Friends temalı yeni Mijia Otomatik Sabun Cihazı, hijyen bilincine sahip kullanıcılar için özel olarak tasarlandı. Xiaomi’den hijyen ürünlerinden biri olan cihaz, Xiaomi’nin kitlesel fonlama platformunda 17 dolar fiyatla satışa sunuluyor ve geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmayı hedefliyor.

Özellikle Sally karakterinin sarı renkli ve dikkat çekici tasarımıyla ön plana çıkan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, temassız kullanım özelliğiyle hijyen standartlarını önemli ölçüde yükseltiyor. Xiaomi’den hijyen sağlamak amacıyla üretilen bu cihaz, sadece 0,25 saniyede köpük çıkarma hızıyla, el yıkama sürecini hızlandırarak çapraz bulaşma riskini en aza indiriyor. 12:1 hava-sıvı oranı ile yoğun bir köpük sunan cihaz, köpüğün kolay durulanabilen yapısı sayesinde cilde dost bir formül sağlıyor.

Hijyen açısından güçlü özelliklere sahip olan cihaz, %99,9 oranında antibakteriyel koruma sağlıyor. E. coli, Staphylococcus aureus ve Candida albicans gibi zararlı bakterilere karşı etkili olmasıyla öne çıkan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, aile sağlığını koruma amacıyla ideal bir ürün olarak tanıtılıyor. Xiaomi’den hijyen önerileri arasında yer alan bu ürünün formülü, cildin doğal pH seviyesine uygun ve hafif asidik olarak geliştirilmiş. Ayrıca, çift nemlendirici içerik ile cildi nazikçe besliyor ve kuruluk sorununu ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor. Xiaomi, bu cihaz için özel olarak üretilen antibakteriyel sabunkullanımını öneriyor. Sabunun limon ve greyfurt gibi ferah notalarla başlayan kokusu, portakal, siyah frenk üzümü, zambak ve mango esintileriyle tamamlanarak kullanıcıya ferahlatıcı ve keyifli bir el yıkama deneyimi sunuyor.

Type-C şarj edilebilir bataryaya sahip olan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, tek bir şarjla altı ay boyuncakullanılabiliyor ve günlük enerji tüketimini minimumda tutan verimli bir motor teknolojisiyle donatılmış. IPX5 suya dayanıklılığı sayesinde banyolar gibi nemli ortamlarda güvenle kullanılabilen cihaz, uzun süreli dayanıklılık sunuyor. 220 ml kapasitesiyle yaklaşık 300 kez kullanım sağlayan bu sabun cihazı, kullanıcılara hem hijyenik hem de çevre dostu bir deneyim sunarken, el hijyenine farklı bir boyut kazandırıyor.

Xiaomi’nin akıllı hijyen ürünleri alanında attığı bu adım, şirketin teknolojiye yenilikçi çözümler kazandırma vizyonuyla örtüşüyor. Mijia Otomatik Sabun Cihazı, özellikle yoğun yaşam temposuna sahip bireyler ve aileler için pratik, etkili ve güvenilir bir hijyen çözümü sunuyor. Bu cihaz, Xiaomi’nin teknoloji ve hijyenin birleştiği yeni nesil ürünlerde de iddialı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Xiaomi’den hijyen ürünleri tekrardan kullanıcılarla buluşuyor.

Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza mı gelecek?

Avrupa Birliği’nin (AB) Dijital Pazarlar Yasası’nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle Apple, rekor düzeyde bir para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bloomberg’in haberine göre, AB Komisyonu, teknoloji devinin App Store’da uyguladığı “yönlendirme karşıtı” politikaların rekabeti engellediğini tespit etti. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza gelebilir ve bu bulgu, Apple’a yönelik kapsamlı bir inceleme başlatılmasına yol açarken, ortaya çıkacak cezanın miktarı ise şirketin küresel gelirinin önemli bir kısmını tehdit edebilir.

Spotify’ın şikayetiyle başlayan soruşturma

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Dijital Pazarlar Yasası (DMA), dijital piyasalarda rekabetin korunması için katı düzenlemeler getiriyor. Mart ayında Spotify’ın şikayeti üzerine AB Komisyonu tarafından başlatılan inceleme, Apple’ın App Store politikalarının rekabeti sınırlayıcı etkilerini gözler önüne serdi. Apple, kullanıcıların App Store dışındaki alternatif platformlara erişimini kısıtlayarak daha uygun fiyatlı seçeneklere yönlendirmeyi engellediği gerekçesiyle eleştiriliyor. Apple’ın, Spotify şikayeti sonrası Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza alması olası gözüküyor.

Cezanın miktarı rekor düzeyde olabilir

Apple, geçtiğimiz Mart ayında bu uygulamalar nedeniyle AB’den 1.84 milyar Euro (yaklaşık 2 milyar dolar) ceza almıştı. AB Komisyonu’nun bu kez uygulamayı planladığı cezanın miktarı henüz açıklanmasa da, DMA’ya göre şirketler yıllık küresel gelirlerinin %10’una kadar, tekrar eden ihlallerde ise %20’ye kadar ceza ile karşılaşabiliyorApple’ın yıllık gelirleri göz önünde bulundurulduğunda, yeni cezanın miktarı yaklaşık 38 milyar dolara kadar ulaşabilir. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza ekim ayında kamuoyuna duyurulabilir.

Apple’a alternatif uygulama mağazaları incelemesi

Apple, sadece yönlendirme karşıtı politikaları nedeniyle değil, aynı zamanda Avrupa’daki alternatif uygulama mağazalarının faaliyetlerini engellediği iddiasıyla da AB Komisyonu’nun radarında. Öte yandan, Eylül ayında AB, Apple’ın ödemediği 13 milyar Euro’luk (yaklaşık 14.4 milyar dolar) verginin tahsil edilmesi için açtığı davayı kazandı. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza uygulamasıyla ilgili gündem devam ederken, tüm bu gelişmeler, teknoloji devinin Avrupa’daki faaliyetlerine yönelik baskının arttığını gösteriyor.

Avrupa Birliği’nin, büyük teknoloji şirketlerine yönelik regülasyonlarla dijital piyasada adil rekabet ortamını korumaya kararlı olduğu görülüyor. Apple’a uygulanacak cezanın miktarı, bu konudaki kararlılığı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Volkswagen CEO’su, yapısal sorunlara dikkat çekti!

0

Volkswagen (VW), 2024’ün üçüncü çeyreğinde kârının yüzde 63,7 oranında düşmesiyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Şirketin CEO’su Oliver Blume, bu durumu uzun süredir var olan yapısal sorunlara bağlıyor. Avrupa’da düşen satışlar ve Çin’deki olumsuz sonuçlardan bahseden Blume, Almanya’daki iş gücü maliyetlerinin diğer Avrupa ülkelerindeki VW tesislerinin iki katına ulaşmasının maliyetlerin düşürülmesini zorunlu hale getirdiğini vurguluyor.

Volkswagen CEO’su, yapısal sorunların altını çizdi

Blume’ye göre VW’nin yapısal sorunları, Dieselgate skandalı ve markanın imajını etkileyen yazılım sorunlarıyla daha da derinleşmiş durumda. 2020’de Dieselgate skandalının VW’ye maliyeti yaklaşık 31,3 milyar euro olarak açıklandı. Ek olarak, son yıllarda Golf 8 ve ID.3 gibi modellerde yaşanan yazılım sorunları VW’nin güvenilirlik algısını zedeleyerek şirketin finansal performansını olumsuz etkiledi.

Volkswagen CEO'su, yapısal sorunların altını çizdi.
Volkswagen CEO’su, yapısal sorunların altını çizdi.

VW, maliyet düşürme planlarını iş gücü maliyetlerinde kesintilerle gerçekleştirmeyi planlıyor. Blume’nin bu yaklaşımı, VW’nin İK Başkanı Gunnar Kilian tarafından da destekleniyor. Çalışanlardan ücret kesintisi yapmaya yönelik bu strateji kapsamında, sendikanın yüzde 7 oranındaki zam talebi reddedildi ve yüzde 10’luk ücret indirimi planlandı. Tatil bonusları, çalışan indirimleri gibi yan hakların azaltılması, stajyer sayısının düşürülmesi ve erken emeklilik teşvikleri gibi önlemlerle maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu yeniden yapılanma sürecine ayırılan bütçe yaklaşık 900 milyon euro (1 milyar dolar) olarak belirlendi.

Blume ayrıca, Çin’den gelen yoğun rekabetin VW’yi daha hızlı hareket etmeye zorladığını belirtiyor. Bu nedenle, maliyet yapısını gözden geçirmek ve fabrika kapatma ihtimalini değerlendirmek VW’nin öncelikleri arasında yer alıyor.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım aldı!

Otonom sürüş teknolojisi alanında yenilikçi çözümler sunan DeepRoute.ai, Çin’de Tesla’ya rakip olma yolunda hızla ilerliyor ve bu doğrultuda ismi açıklanmayan bir otomobil üreticisinden 100 milyon dolarlık bir yatırım almayı başardı. Şirketin amacı, 2025’in sonuna kadar 200 bin araca otonom sürüş teknolojisini entegre etmek ve böylece bu teknolojiyi Çin pazarında geniş ölçekte benimsetmek.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı

DeepRoute.ai, 2019 yılında yapay zekâ doktorasına sahip Maxwell Zhou tarafından kuruldu ve kuruluşundan bu yana yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileriyle sürüş güvenliğini artıran sistemler geliştiriyor. Şirket, Tesla’nın Çin’de piyasaya süreceği Tam Otonom Sürüş (FSD) sistemine benzer özellikler sunan, güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlayan algoritmalar üzerine yoğunlaşıyor. Bu gelişmiş algoritmalar sayesinde sürüş verilerini öğrenen sistem, çeşitli sürüş koşullarına adapte olma yeteneği kazanarak, sürücü müdahalesine olan ihtiyacı en aza indiriyor.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı.
DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı.

DeepRoute.ai, bugüne kadar çeşitli otomobil üreticileri ve teknoloji şirketleriyle yaptığı iş birlikleriyle yaklaşık 20 bin araca otonom sürüş teknolojisini entegre etmiş durumda ve bu sayıyı 2025 yılına kadar on katına çıkarma hedefinde. Aynı zamanda, şirket müşterisi olan otomobil üreticileriyle iş birliği yaparak önümüzdeki yıl içerisinde 10’dan fazla yeni model piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu modellerde kullanılacak otonom sürüş teknolojisi için araç başına lisans ücreti almayı hedefleyen DeepRoute.ai, bu sayede gelirlerini artırmayı amaçlıyor.

CEO Maxwell Zhou, şirketin teknolojisinin 21 bin dolar gibi düşük bir maliyetle akıllı elektrikli araç üretimini mümkün kıldığını ve bunun Çin pazarında maliyet avantajı sağladığını belirtti. Ayrıca DeepRoute.ai, yalnızca Çin değil, Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Doğu pazarlarına açılmak için de fırsatları değerlendiriyor.