Toyota’nın uçan taksisi şov yaptı: Testlerden tam puan!

0

Japon otomotiv devi Toyota, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz uçan taksileri gerçek hayata taşıma yolunda önemli bir adım attı. Toyota’nın desteklediği Amerikan şirketi Joby Aviation tarafından geliştirilen elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen eVTOL (Electric Vertical Takeoff and Landing) aracı, Toyota’nın Japonya’daki Shizuoka Araştırma Merkezi’nde basına tanıtıldı. İşte detaylar…

Toyota’nın uçan taksi rüyası gerçek oluyor: 320 km/s hıza ulaşabilen eVTOL ilk kez test edildi!

İlk kez medya karşısında tanıtılan prototip, maksimum 320 km/s hıza ulaşabiliyor. Uçan araç teknolojisi konusunda global bir yarışın sürdüğü günümüzde, Toyota’nın bu modeliyle birlikte, gelecekte şehir içi ulaşımı tamamen değiştirecek bir adım attığı söyleniyor.

toyota-ucan-taksi-sov-yapti-test-edildi

Bu arada Toyota, bu uçan taksi projesine yalnızca yatırım yapmakla kalmadı. Joby Aviation’a 500 milyon dolarlık ek fon da sağladı. Bu büyük yatırımın amacı ise, eVTOL aracının gerekli sertifikasyon süreçlerinden geçmesi ve bir an önce ticari üretime hazırlanması.

Bugün (4 Kasım)’da yapılan duyuru, Toyota’nın uçan araç sektörüne ne kadar ciddi baktığını bir kez daha gösterdi. Öyle ki, Joby Aviation bu araçları yalnızca üretmekle kalmayıp, kendi bünyesinde bir taşımacılık ağı kurmayı planlıyor. Yani Joby, aracı yalnızca havayolu veya lojistik firmalarına satmak yerine, Uber tarzı bir modelle kendi müşteri ağına hizmet sunmayı planlıyor.

Joby Aviation, uçan taksi hizmetine 2025 yılı itibarıyla ABD’nin Ohio eyaletindeki Dayton kentinde başlamayı düşünüyor. Hizmetin başarılı olması durumunda, dünyanın dört bir yanında benzer şehir içi ulaşım çözümlerinin hızla yayılması bekleniyor.

Şu an yalnızca Japonya’da test aşamasında olan bu araç, belki de çok yakın gelecekte metropollerin kalabalık sokaklarında değil, gökyüzünde yol alacak. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce, Toyota bunu başarabilir mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Çin, yeni nesil süpersonik yolcu uçağı geliştiriyor!

Çin merkezli Space Transportation şirketi, Concorde’un hızını ikiye katlayan bir süpersonik yolcu uçağının prototipini başarıyla test ettiğini açıkladı. Yunxing adı verilen bu uçak, Mach 4 hızıyla saatte yaklaşık 4938 kilometreye ulaşabiliyor. Şirket, bu ay içinde uçağın motoruna yönelik bir test daha gerçekleştirmeyi, 2027 yılına kadar ise ilk tam boyutlu uçuş prototipini hazır hale getirmeyi planlıyor.

Çin, yeni nesil süpersonik yolcu uçağı geliştirecek

1976 yılında yolcu taşımacılığında devrim yaratan Concorde, ses hızının iki katına çıkarak Atlantik Okyanusu’nu süpersonik hızda geçen ilk yolcu uçağı olmuştu. Ancak yüksek maliyetler ve güvenilirlik sorunları nedeniyle hizmetten kaldırılmış olsa da, havacılık dünyasında hala eşsiz bir teknoloji harikası olarak görülüyor. Concorde, saatte maksimum 2132 km hız yapabiliyor ve Rolls-Royce Olympus motorlarını kullanıyordu.

Çin, yeni nesil süpersonik yolcu uçağı geliştirecek.
Çin, yeni nesil süpersonik yolcu uçağı geliştirecek.

Space Transportation, Mach 4 hızında uçabilen bu yeni ticari uçağı piyasaya sürerek bir rekora imza atmayı hedefliyor. Bu hız sayesinde Pekin’den New York’a iki saat içinde ulaşmak mümkün olacak. Yunxing, dikey iniş ve kalkış yapabilme kapasitesine sahip olmasının yanı sıra yaklaşık 20.000 metre yükseklikte seyahat edebilecek. Şirket, prototipi aerodinamik yapısı, termal koruma ve kontrol sistemleri gibi çeşitli yönlerden test ettiğini ve uçağın zorlu koşullara başarıyla direndiğini belirtiyor.

2018 yılında kurulan Space Transportation, uzay araştırmalarında maliyetleri düşürmeyi hedefleyen taşıma sistemleri tasarlıyor ve hipersonik uçak ve roketler üzerinde araştırmalar yapıyor. 2022 yılında Tianxing I roketinin başarılı bir uçuş görevini gerçekleştiren şirket, Yunxing jetinin gelecekte süpersonik yolcu taşımacılığında önemli bir yer edineceğine inanıyor. Aynı zamanda ABD merkezli Boom şirketi de Boom XB-1 adlı süpersonik uçakla testler yürütüyor. Bu gelişmeler, süpersonik yolcu taşımacılığının yakın gelecekte yeniden canlanabileceğine işaret ediyor.

Singapur, trafikteki araçları GPS üzerinden takip edecek!

Elektronik Yol Ücretlendirmesi (ERP) adlı sistemin ilk versiyonunda araçlar, belirli saatlerde ve yollarda otomatik geçiş sistemleri ile ücretlendirilirken, ERP 2.0 ile araçlar GPS üzerinden takip edilerek daha esnek ve anlık trafik yönetimi sağlanacak.

Yol üzerindeki fiziksel bariyerler kalkıyor

LTA’nın açıklamasına göre, ERP 2.0 sayesinde, araçların anlık konumları GPS ile izlenerek daha kapsamlı trafik bilgileri sağlanacak ve fiziksel bariyerlere ihtiyaç duyulmadan “sanal geçiş noktaları” oluşturulacak.

Bu yeni sistemle, trafik yoğunluğu daha esnek ve etkin bir şekilde yönetilebilecek. Ancak, Singapur yönetimi şehir içi trafik akışını yalnızca ücretlendirme sistemiyle değil, ülkedeki araç sayısını sıkı bir şekilde kontrol ederek de düzenliyor.

Singapur’da araç sahipleri, sınırlı sayıda verilen “Sahiplik Sertifikası (COE)” için teklif vermek zorunda. 10 yıl geçerliliği olan bu izinlerin maliyeti, yıllık olarak değişiklik göstermekle birlikte, bir araç sahibine her 10 yılda yaklaşık 75.500 dolar ek maliyet yaratabiliyor. Bu yüksek maliyet, ülkede toplu araç sahipliğini caydırarak trafik ve emisyon kontrolü sağlıyor.

ERP 2.0, ileride geçiş ücretlerinin mesafeye göre değişiklik göstereceği bir sisteme dönüşebilir. Ayrıca, esnek çalışma düzenlemelerinin yaygınlaşması ve toplu taşıma ağlarının güçlendirilmesi ile Singapur, yeni araçlara rağmen trafikte yaşanacak bir rahatlama öngörüyor.

Esnek çalışma düzenlemeleri

Singapur hükümeti, esnek çalışma düzenlemelerini teşvik eden yönergeler yayınlasa da, ülkenin popüler süper uygulaması Grab, ofise tam zamanlı dönüş kararı aldı. Şirket, çalışanlarına 2 Aralık’tan itibaren haftanın beş günü ofiste olmalarını aksi takdirde disiplin cezalarıyla karşılaşabileceklerini bildirdi.

Dijital ikizler

Singapur hükümeti, esnek çalışma düzenlemelerinin reddedilmesi durumunda işverenlerin makul iş gerekçelerine dayanmasını şart koşuyor. Ancak Grab’in bu kararı, esnek çalışmaya karşı bir duruş sergilemiş durumda.

Çin ve Kamboçya’dan yeni iletişim ve ihale gelişmeleri

Bu arada, Çin merkezli China Unicom, geçtiğimiz hafta toplam 1,2 milyon kilometrelik hurda kabloyu açık artırmayla satışa sundu. Kablo hurdaları, e-ticaret devi Alibaba’nın platformunda 30 milyon dolardan başlayan teklifler ile alıcı bulmaya çalıştı.

Ayrıca China Unicom, Kamboçya’nın Telcotech firmasıyla yeni bir ağ rotası oluşturmak ve Çin, Laos, Kamboçya arasındaki altyapıyı güçlendirmek için bir anlaşma imzaladı.

Bu gelişmelerle Singapur, Asya genelinde hem dijitalleşme hem de trafik yönetimi alanında yeniliklere hızla adapte olmaya devam ediyor.

Singapur’un akıllı şehir stratejisi kapsamında ERP 2.0 gibi teknolojik gelişmeler, artan nüfus ve yoğun trafiğe karşı çözüm sunmayı hedefliyor.

Apple, Pixelmator’ı satın alarak iPad kullanıcılarına yeni alternatifler sunacak!

Bu gelişme, iPad kullanıcıları için önemli bir eksikliği gidermeye yönelik bir adım olabilir. Özellikle iPad’in güçlü donanımına rağmen, bilgisayar yerine kullanılabilirlik açısından yazılım eksikliklerinin kullanıcılar tarafından sıkça eleştirildiği biliniyor.

iPad yazılımında eksiklikler

iPad yıllardır, giderek güçlenen donanım yapısıyla dikkat çekse de yazılım tarafında bazı eksiklikler hâlâ çözülebilmiş değil. Özellikle profesyonel düzeyde fotoğraf düzenleme araçları konusunda iPad kullanıcılarının alternatif seçenekleri kısıtlı.

Adobe, 5 yıl önce Photoshop’un iPad versiyonunu piyasaya sürmüş ve bu sürüm yıllar içinde masaüstü versiyonuna yakın özellikler sunmaya başlamış olsa da, abonelik modeli birçok kullanıcı için caydırıcı olabiliyor. Özellikle Mac kullanıcıları, bir defaya mahsus ödeme yapılan Pixelmator Pro gibi yazılımlara alışkınken, Adobe’un abonelik tabanlı modeline geçişte zorlanıyor.

Pixelmator Pro gibi tek seferlik ödeme ile kullanılan ve Mac’te popüler olan Affinity Photo’nun da iPad sürümü bulunuyor. Ancak, bazı kullanıcılar Affinity Photo’nun arayüzünü karmaşık buldukları için uygulamanın kullanımında zorluk yaşayabiliyor. Bu durumda, kullanıcılar Pixelmator Pro gibi daha sezgisel bir uygulamayı tercih ediyorlar.

Pixelmator Pro’nun iPad sürümü gelişir mi?

Apple’ın Pixelmator’ı satın almasının ardından, kullanıcılar Apple’ın Pixelmator Pro’nun özelliklerini iPad’e getirebileceğini umuyor.

Bu hamle, uzun süredir beklenen kullanıcı dostu ve güçlü bir fotoğraf düzenleme aracının iPad platformunda yer almasını sağlayabilir. Pixelmator ekibinin, yıllar içinde Pixelmator Pro’nun iPad versiyonu üzerinde çalıştığı biliniyor; ancak bugüne kadar bir sonuç elde edilememişti.

Apple’ın bu alanda sağlayacağı destekle, Pixelmator’ın Apple’ın kendine özgü tasarım anlayışıyla geliştirilmiş ve Apple Pencil gibi donanımlarla uyumlu bir fotoğraf düzenleme aracına dönüşmesi muhtemel.

Abonelik endişesi

Apple’ın bu satın alma hamlesiyle birlikte Pixelmator’ı iPad kullanıcıları için bir abonelik hizmetine dönüştürme ihtimali de bulunuyor. Şirket, daha önce Final Cut Pro ve Logic Pro gibi popüler yazılımlarını iPad’e taşırken abonelik modelini benimsemişti. Bu durum, Pixelmator kullanıcılarının endişelerine neden olsa da Apple’ın bu alanda nasıl bir yol izleyeceği henüz net değil.

Apple’ın Pixelmator ekibiyle gerçekleştireceği entegrasyon, iPad’in fotoğraf düzenleme yeteneklerini daha da genişletme potansiyeli taşıyor. Özellikle abonelik modeli olmaksızın tek seferlik ödeme ile kullanılabilecek bir Pixelmator Pro sürümü, birçok iPad kullanıcısı için ideal bir çözüm sunabilir.

Perplexity, yapay zeka destekli seçim takip aracını tanıttı!


Perplexity, platformun, 5 Kasım Seçim Günü’nde The Associated Press (AP) verilerini kullanarak anlık oy sayımı takibi yapacağını açıkladı. Ayrıca seçmenlerin bölgesel bilgi ihtiyaçlarına hızlıca yanıt verebilecek ve adaylarla ilgili özet bilgilere ulaşmalarını sağlayacak bir yapıya sahip.

Demokrasiye teknolojik destek

Perplexity, seçmenlere yönelik bilgilendirme hizmetlerini güvenilir veri kaynaklarına dayandırarak kullanıcılarına doğruluk sağlamayı hedefliyor. Seçim süreciyle ilgili detaylar, Demokrasi Works adlı kuruluştan alınan verilere dayandırılmakta. Bu kuruluş aynı zamanda Google’ın da seçim bilgilerini sunmasına katkı sağlıyor. Perplexity’nin seçim odaklı sorulara yanıt verirken “en güvenilir ve tarafsız kaynakları” seçmeye özen gösterdiği belirtiliyor.

Şirket sözcüsü Sara Plotnick, Perplexity’nin bu projede AP ve Demokrasi Works ile resmi bir ortaklık kurduğunu doğruladı. Plotnick ayrıca, seçimle ilgili yanıtların güvenilir sitelerden ve Ballotpedia gibi doğrulanmış bilgi kaynaklarından sağlandığını belirtti. Bu sayede Perplexity’nin yapay zeka tabanlı seçim bilgilendirme hizmeti, tarafsız bir bilgi sunmayı amaçlıyor.

Seçimde anlık takip ve bilgilendirme

Seçim Bilgi Merkezi, kullanıcıların yaşadıkları bölgeleri seçerek oy pusulalarındaki konular hakkında detaylı bilgiye erişim sağlayabilecekleri bir platform sunuyor. Ayrıca, başkanlık, ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi seçimlerini izlemek için özel sekmelere de yer verilmiş durumda. Eyalet bazında oy sayımı yüzdeleri ve anlık lider değişimleri gibi detaylar, platform üzerinden takip edilebilecek.

Ancak, yapay zeka özetlerinde bazı eksikliklerin olduğu da gözlenmekte. Örneğin, adaylardan biri olan Robert F. Kennedy’nin seçimlerden çekilmiş olmasına rağmen listelerde yer alması, sistemin henüz tüm değişiklikleri anlık olarak yansıtmadığını gösteriyor. Ayrıca, bazı kullanıcılar platformda “Future Madam Potus” adında bir adayın göründüğünü, ancak bu adayın özeti yerine Kamala Harris’in adaylık bilgilerine yönlendirildiğini fark etti.

Plotnick, bu sorunların çözümü için çalıştıklarını ve sistemin yerel adayları kullanıcıların bölgelerine göre farklı şekillerde yansıtabileceğini belirtti. Ayrıca, özellikle yazılı adayların görünmesi gibi durumların Ballotpedia verilerine dayandığını belirtti.

Yüksek riskli bir alanda yapay zeka kullanımı

Seçim gibi yüksek hassasiyet gerektiren bir konuda yapay zeka kullanımının bazı zorlukları da beraberinde getirdiği bir gerçek. ChatGPT, Meta AI ve Google Gemini gibi diğer büyük yapay zeka platformları, seçmen bilgilendirmesi konusunda daha temkinli bir yol izleyerek, canivote.org veya Google arama gibi daha geleneksel bilgi kaynaklarına yönlendirme yapıyor. Microsoft’un Copilot’u ise seçim bilgisi sorularına yanıt vermeyi tamamen reddediyor. Perplexity’nin Seçim Bilgi Merkezi ise bu tür endişelere rağmen yapay zekayı bu alanda etkin şekilde kullanmayı tercih ederek bir ilki gerçekleştiriyor.

Yapay zeka tabanlı seçim bilgilendirme sistemlerinin doğruluk oranlarının yüksek tutulması, seçmen güvenliği açısından önem arz ediyor. Ancak, Perplexity’nin bu girişimi, yapay zekanın bilgiye erişimi kolaylaştırması ve seçim sürecini şeffaflaştırması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

MediaMarkt girişimcileri bekliyor!

MediaMarkt Türkiye’nin girişimcileri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla bu yıl 7’ncisini düzenlediği “MediaMarkt Startup Challenge” yarışmasının başvuru süreci başladı. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden başvuru alan yarışmaya girişimciler, 2 Aralık 2024 tarihine kadar başvuru yapabilecek. Yarışmada; “Perakende Satış Teknolojileri”, “Satış Sonrası Teknolojiler” “Kurumsal Dijitalleşme ile Çalışan Deneyimini Güçlendirme” ve “Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etki Çözümleri” alanlarında, inovatif perspektifiyle fark yaratan ve perakende dünyasını dönüştüren uygulamalar değerlendirilecek. Uzman isimlerden oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda finalde yarışmaya hak kazanan girişimler, 15 Ocak 2025 tarihinde düzenlenecek Startup Challenge yarışmasında projelerini sunacak ve ödüle hak kazanan ilk üç proje belirlenecek.

Kazananlar MediaMarkt ile iş birliği olanağı bulacak

MediaMarkt Startup Challenge

MediaMarkt Startup Challenge geçmiş dönem kazanan projeleri MediaMarkt’la iş birliklerine başladı. Geçmiş dönemin kazananlarından; mikro atık yönetimi, karbon ayak izi hesaplama ve raporlama hizmetleri sunarak, espresso granülünden ileri dönüştürülmüş ürünler üreten Wastespresso girişimi ile MediaMarkt, uzun vadeli bir iş birliğine imza attı. MediaMarkt, karbon ayak izini azaltmak amacıyla Wastespresso ile MediaMarkt çalışanlarının katılımına dayalı bir ileri dönüşüm projesi başlattı. Proje kapsamında MediaMarkt Genel Merkezinde biriktirilen kahve atıklarının yeniden kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Türkiye’de ayrıca kazanan girişimlerden Buybuddy ve Udentify ile mağazalarında iş birliği yapan MediaMarkt; ayrıca AssistBox, B2Metric, Optiyol ve Qumpara gibi geleceğin perakende dünyasını şekillendiren girişimlerle de pilot çalışmalara imza attı.

Yarışmaya katılmak isteyen girişimciler, başvurularını 2 Aralık 2024 tarihine kadar buradan yapabiliyor.

Arzum’da üst düzey atama!

0
Evren Albaş / Arzum Genel Müdürü
Evren Albaş / Arzum Genel Müdürü

Global marka olma hedefiyle insan kaynağı yatırımlarını sürdüren Arzum’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Farklı şirket ve sektörlerde 30 yılı aşkın deneyimi olan ve uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapan Evren Albaş, Arzum’un Genel Müdürü oldu. Arzum’un uzun süreli sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen atama ile 4 Kasım’da göreve gelen Albaş, aynı anda şirketin İcra Kurulu Başkanlığını da üstlenecek. 

Arzum’un her an yenilik ve gelecek peşinde olduğunu kaydeden Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, “Değişen dünya ile birlikte Arzum da bu değişime ayak uyduruyor ve kendini geleceğe hazırlıyor. Değişimde ürün ve inovasyonlarımızın yanı sıra insan kaynağımıza da ilk sıralarda yer veriyoruz. Alanının tecrübeli isimlerini markamıza kazandırarak Arzum’u her geçen gün güçlendirirken, global marka olma hedefimizi de daha sağlam temellere oturtuyoruz. Evren Albaş’ın tecrübesi, yurt içi ve yurt dışında yer aldığı birçok projede edindiği birikimi ile markamızı geleceğe hazırlayacağına inanıyoruz. Arzum’un 58 yıl ve Evren Albaş’ın 30 yılı aşan tecrübesinin bir araya gelmesiyle birlikte Arzum’da yeni bir döneme adım atıyoruz. Bu dönemin bizlere başarıyı getireceğine eminiz” şeklinde konuştu.       

Evren Albaş Kimdir?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Albaş, yüksek lisans eğitimini ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bitirdi. Harvard Business School’da Advanced Management Program eğitimini 2022 yılında tamamladı. Evren Albaş, kariyer hayatına 1993 yılında Arçelik A.Ş.’de Araştırma ve Geliştirme Mühendisi olarak başladı. 2003 ila 2006 yılları arasında Arçelik’te Satınalma Uzmanı olarak görev aldı. 2006 ila 2012 yılları arasında Arçelik Satınalma Müdürlüğü görevini üstlendi. 2012 – 2017 yılları arasında Arçelik Temin Ürün Direktörü olarak yeni kurulan bu iş biriminin üst düzey yöneticiliği görevini üstlendi. 2017 yılında Arçelik’in Güney Afrika’daki iştiraki Defy Appliances şirketine CEO ve Arçelik Sahra Altı Bölge Direktörü olarak atandı. 2021 yılı Ağustos ayında Türkiye’ye dönen Evren Albaş Tat Gıda’nın CEO’luğunu üstlendi. Haziran 2024’e kadar Tat Gıda A.Ş.’de bu görevini sürdürdü.  Albaş’ın Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Microsoft’un tartışmalı özelliği yine ertelendi!

0

Microsoft’un Windows 11 Copilot+ PC’leri için geliştirdiği tartışmalı “Recall” özelliğinin bir kez daha ertelenmesi dikkat çekti. Recall özelliği, kullanıcının bilgisayara “dün gece izlenen bir videoyu” ya da “önceki haftalarda bakılan bir ürün listesini” sorma gibi yeteneklerle geçmişteki bilgilere erişimini kolaylaştırıyor. Ancak bu, güvenlik konusunda endişelere yol açtı. Özellikle hassas verilerin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilme riski nedeniyle bu özellik güvenlik açısından sıkı incelemeye alındı.

Microsoft’un tartışmalı özelliği tekrar ertelendi

Recall, Microsoft’un güvenlik önlemleri, DLP (veri sızıntısı önleme) kontrolleri ve izinsiz müdahale korumaları gibi ek güncellemelerle güçlendirilmeye çalışılsa da, özelliğin stabil bir şekilde sunulması planlandığı gibi gerçekleşemedi. Özellik, Eylül ayında kullanıcılarla buluşmaya hazır gibi görünüyordu; fakat şimdi Insider’lar için önizleme sürümünün Aralık ayına ertelendiği açıklandı. Microsoft’un Windows Kıdemli Ürün Müdürü Brandon LeBlanc, özelliğin güvenli ve güvenilir bir deneyim sunmasını sağlamak adına daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Microsoft'un tartışmalı özelliği tekrar ertelendi.
Microsoft’un tartışmalı özelliği tekrar ertelendi.

Recall’un varsayılan olarak etkinleştirilmemesi ve kullanıcıların isteğe bağlı olarak özelliği kaldırabilmesi, Microsoft’un güvenlik kaygılarına yönelik attığı bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak tam olarak ne zaman geniş çapta kullanıma sunulacağı henüz net değil.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Ford F-150 Lightning’in üretimi durduruldu!

0

Ford, elektrikli kamyonet modeli F-150 Lightning’in üretimini iki ay boyunca durdurma kararı aldı. Bu kararın arkasında artan rekabet ve beklenenden düşük satış talepleri yatıyor. Ford’un açıklamasına göre, Kasım ortasında başlayacak ve Ocak 2025’te sona erecek bu ara, üretim hattını optimize etme ve talep-yönlü ayarlamalar yapma amacı taşıyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Ford F-150 Lightning modelinin üretimi resmen durduruldu

Son dönemde, elektrikli kamyonet piyasasında Tesla’nın Cybertruck’ı, Chevy Silverado EV ve GMC Sierra EV gibi güçlü rakiplerin etkisi hissediliyor. Tesla, geçtiğimiz çeyrekte 16,692 adet Cybertruck satarak pazarın en çok tercih edilen elektrikli araçları arasında yer aldı; buna kıyasla Ford aynı dönemde 7,162 adet F-150 Lightning satışı gerçekleştirdi. Üstelik, Chevy Silverado EV LT gibi daha ekonomik seçeneklerin de pazara girmesi rekabeti daha da artırmış durumda.

Ford F-150 Lightning modelinin üretimi resmen durduruldu.
Ford F-150 Lightning modelinin üretimi resmen durduruldu.

Ford, yıl başında üretim kapasitesini haftada 3,200 araçtan 1,600 araca düşürerek üretim ölçeğini küçültmüştü. Şirket, ayrıca Rouge EV tesisinde çalışan işgücünü azaltarak bazı işçileri Bronco ve Ranger üretim hatlarına yönlendirmişti. Bu geçici duraklamanın ardından Ford’un, elektrikli kamyonet piyasasında artan rekabete nasıl uyum sağlayacağı merak ediliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Samsung, Exynos işlemcilerin üretimini azaltacak! Peki neden?

0

Samsung’un Exynos yonga seti cephesi, son dönemlerde ciddi zorluklarla karşı karşıya. Güney Koreli teknoloji devi, 4 nm, 5 nm ve 7 nm üretim hatlarını hedef alarak yarı iletken dökümhanelerindeki faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Bu karar, üçüncü çeyrekte yaşanan on milyarlarca wonluk kayıpların ardından maliyetleri düşürmek ve operasyonları daha verimli hale getirmek amacıyla alındı.

Samsung, Exynos işlemcilerin üretimini azaltıyor

Sanayi kaynaklarına göre, Samsung, Pyeongtaek kampüsündeki bu üretim hatlarının kapasitesini şimdiden %30 oranında azaltmış durumda ve yıl sonuna kadar bu oranı %50’ye çıkarmayı planlıyor. Özellikle büyük teknoloji şirketleri olan Nvidia, AMD ve Qualcomm’dan yeterli sipariş alamayan Samsung, geçen çeyrekte yaklaşık 1 trilyon won (yaklaşık 724 milyon dolar) zarara uğradı. Bu durum, elektrik maliyetlerini azaltmak amacıyla üretim ekipmanlarını kapatma kararı alınmasına neden oldu.

Çinli fabless yarı iletken şirketlerinden beklenen siparişlerin gerçekleşmemesi, 4 ve 5 nm üretim süreçlerini de olumsuz etkiliyor. ABD’nin Çin’e yönelik yarı iletken ihracatına getirdiği ek düzenlemeler, bu şirketlerin projelerini ertelemesine yol açarak Samsung’un dökümhane iş kolunda ek zorluklar yaşamasına neden oldu. Uzmanlar, bu kesintilerin Samsung’un yarı iletken pazarındaki rekabet gücünü zayıflatabileceğini düşünüyor.

Bunun yanı sıra, Samsung’un daha kârlı olan bellek birimine kaynak ayırdığı bir dönemde dökümhane operasyonlarının TSMC gibi rakiplerin gerisinde kalma riski bulunuyor. Sangmyung Üniversitesi’nden Profesör Lee Jong-hwan, bu açığın ileride piyasa şartları iyileştiğinde Samsung’un toparlanmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Şirket, karşılaştığı bu zorluklar nedeniyle Exynos yonga setlerinden ziyade Snapdragon işlemcilerine yöneliyor. Yakında çıkacak Galaxy S25 serisinde Exynos 2500 yerine Dimensity 9400 yonga setinin kullanılması planlanıyor. Bu değişim, Samsung’un Exynos hattında beklediği performans ve kârlılık hedeflerine ulaşmakta zorlandığını ve Qualcomm’un ürünlerine daha fazla bağımlı hale geldiğini gösteriyor.

YangWang U7, BYD’nin yeni nesil Blade pilleriyle geliyor!

0

BYD’nin lüks markası Yangwang, yeni elektrikli U7 modelini piyasaya sürerken, dikkatleri ikinci nesil Blade bataryalarına çekiyor. Yeni Blade 2 bataryaları, U7’nin performansını önemli ölçüde yükseltecek özellikler sunuyor. Bu bataryalar, önceki nesle göre geliştirilmiş bir şarj hızı ve deşarj kapasitesine sahip; 5,5C şarj hızı ve 14C deşarj hızı ile dikkat çekiyor. Bu değerler, bataryanın 100 kWh’lik bir kapasiteye sahip olduğu durumda yaklaşık 550 kW hızında şarj edilebileceği anlamına geliyor ve yüksek deşarj hızı da güçlü motorları desteklemekte oldukça etkili.

YangWang U7, BYD’nin yeni nesil Blade pilleriyle gelecek

Blade 2’nin enerji yoğunluğu da önceki nesle göre yükselmiş durumda. Birinci nesil Blade bataryaları 150 Wh/kg enerji yoğunluğu sağlarken, ikinci nesil Blade bataryaların yaklaşık 190 Wh/kg enerji yoğunluğuna ulaşacağı öngörülüyor. Bu değer, lityum demir fosfat (LFP) bataryaların maliyet avantajı ve uzun ömrüyle birleştiğinde, onları daha rekabetçi hale getiriyor.

YangWang U7, BYD'nin yeni nesil Blade pilleriyle gelecek.
YangWang U7, BYD’nin yeni nesil Blade pilleriyle gelecek.

Yangwang U7’nin diğer özellikleri de oldukça çarpıcı. 5265 mm uzunluğunda, 3160 mm dingil mesafesine ve 1306 beygir gücüne ulaşabilen dört motorlu bir güç sistemiyle donatılan araç, 0-100 km/s hızlanmasını sadece 2,9 saniyede tamamlayabiliyor ve maksimum 270 km/s hıza ulaşabiliyor. 135.5 kWh’lik Blade bataryasıyla, düşük sürtünme katsayısı (0,195 Cd) sayesinde 800 km’ye kadar menzil sunması bekleniyor.

Araç, hidrolik amortisörler yerine elektrik motorlarıyla çalışan DiSus-Z süspansiyon sistemiyle donatılmış. Bu sistem, süspansiyon ayarlarını 10 milisaniyede değiştirme kapasitesine sahip ve batarya enerjisinin geri kazanımına katkı sağlıyor. U7’nin, özellikle ABD pazarında 140 bin dolarlık bir başlangıç fiyatıyla rekabet etmesi bekleniyor.

Amazon’un sahibi olduğu Zoox, robotaksilerini hizmete alarak rekabeti kızıştıracak!

Zoox kurucu ortağı ve CTO’su Jesse Levinson, yaptığı açıklamada, bu hizmetin ilk olarak San Francisco’nun SoMa bölgesi ve Las Vegas Strip’te başlayacağını belirtti.

İlk etapta Zoox’un çalışanları için hizmet verecek olan robotaksiler, zamanla daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşacak.

10 yıllık yolculukta kritik eşik

Zoox’un robotaksi hizmetini başlatma duyurusu, şirketin Amazon tarafından satın alınmasından dört yıl, kuruluşundan ise on yıl sonra geldi. Levinson, robotaksi hizmetini başlatmak için gerekli güvenlik yeterliliğine ulaştıklarını ifade etti.

Zoox’un bu süreçte yerel ve federal güvenlik düzenleyicileriyle yakın iş birliği yaptığı ve güvenlik konusuna odaklanan “ölçülü bir yaklaşım” benimsediği açıklandı. Levinson, şirketin San Francisco’da SoMa gibi zorlu bölgelerle başlamasının, bölgedeki mevcut operasyonları nedeniyle bilinçli bir tercih olduğunu belirtti.

Gelecek hedefleri ve “Explorer” programı

Zoox, 2026 itibarıyla büyük ölçekli robotaksi üretimine geçmeyi hedefliyor. Şirket, Las Vegas’taki otellerle iş birliği yaparak yolcuları girişlerde alıp bırakacak bir hizmet modeli planlıyor, ancak iş birliği yaptığı otelleri henüz açıklamadı. Levinson, hizmetin yalnızca Strip boyunca dolaşmakla sınırlı kalmayacağını belirtti.

Şirket, hizmeti halka açmadan önce “explorer” adlı bir pilot programla seçilmiş kullanıcılara ücretsiz robotaksi deneyimi sunmayı planlıyor. Bu öncül kullanıcı grubu, 2024’ün başlarında Las Vegas’ta robotaksiye erişim sağlayacak.

Zoox, araç bileşenlerini çeşitli tedarikçilerden sağlasa da robotaksilerin son montajını Fremont ve Hayward’daki tesislerinde gerçekleştiriyor.

Levinson, “Bu işlemleri kendi tesislerimizde yapabiliyor olmamız heyecan verici.” diyerek kendi üretim kapasitelerinin büyük bir avantaj olduğunu vurguladı. Zoox’un bu adımı, otonom sürüş hizmetlerinin gelecekte nasıl gelişeceğine dair önemli bir örnek oluşturuyor.

Bulut hizmetleri şirketi Medianova, Turkven’den yatırım aldı!

Bulut hizmetleri sağlayıcısı Medianova, büyüme stratejisini hızlandırmak amacıyla Turkven’den yatırım aldı. Bu yatırımla Medianova, küresel dijital altyapı alanındaki inovasyonlarını artırmayı ve pazardaki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Serkan Sevim tarafından 2005 yılında kurulan Medianova, CDN (İçerik Dağıtım Ağı) hizmetleri sayesinde dijital içeriklerin dünya çapında hızlı ve güvenilir bir şekilde kullanıcılara ulaştırılmasını sağlıyor. Şirket, gecikme süresini minimuma indirerek kullanıcı deneyimini iyileştiriyor ve bant genişliğini optimize ediyor.

Bulut hizmetleri şirketi Medianova, Turkven’den yatırım almayı başardı

Medianova, CDN hizmetinin yanı sıra web performans optimizasyonu, DDoS koruma, WAF, imaj optimizasyonu, Bot koruma, bulut depolama ve API yönetimi gibi geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Hepsiburada, Orta Doğu’nun popüler dijital yayın platformu Starzplay ve canlı yayın platformu dlive gibi müşterilere altyapı desteği sağlıyor. Şirket, Türkiye dışında Suudi Arabistan, Azerbaycan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi pazarlarda da aktif olarak faaliyet gösteriyor ve 21 ülkede 50’den fazla veri merkezinde hizmet sunuyor.

Bulut hizmetleri şirketi Medianova, Turkven’den yatırım almayı başardı.
Bulut hizmetleri şirketi Medianova, Turkven’den yatırım almayı başardı.

Medianova CEO’su Serkan Sevim, bu yatırımla küresel rekabet gücünü artırmayı ve bölgesel pazardaki lider konumlarını güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Turkven’in desteğiyle, güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmeyi ve dünya çapındaki teknoloji devleriyle daha güçlü rekabet etmeyi planladıklarını ifade etti.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Nvidia, Dow Jones Endeksi’nde Intel’in yerini kaptı!

0

Uzun yıllardır Dow Jones Endüstri Ortalaması’nda yer alan Intel, yıllar süren kötü performansı nedeniyle yerini Nvidia’ya bıraktı. Bu endekste Intel’le birlikte yer alan iki teknoloji hissesi bulunuyordu; diğer teknoloji devi ise Microsoft’tu. Ancak son dönemde yaşanan olumsuz finansal sonuçlar ve stratejik hatalar nedeniyle Intel’in Dow Jones endeksinden çıkarılması kararı alındı. Nvidia’nın gelecek hafta endekse dâhil edilmesiyle birlikte Intel, artık bu prestijli listede yer almıyor. Dow Jones Endüstri Ortalaması, piyasa değeri ağırlıklı olarak yeniden dengelendiği için hisseler belirli kriterler doğrultusunda bu endekse ekleniyor veya çıkarılıyor.

Nvidia, Dow Jones Endeksi’nde Intel’in yerini almayı başardı

Intel’in endeksten çıkarılması, şirketin itibarını zedelemenin yanı sıra borsa yatırım fonları tarafından talep edilen hisseler arasında yer almamasına neden olarak hisse değerini olumsuz etkileyebilir. Intel’in kısa bir süre önce tarihinin en büyük zararı olan 16,6 milyar dolarlık kaybı açıklaması, bu kararı destekleyen unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Bir zamanlar çip sektörünün lideri olarak görülen Intel, son yıllarda üretim üstünlüğünü TSMC gibi rakiplerine kaptırdı.

Nvidia, Dow Jones Endeksi'nde Intel'in yerini almayı başardı.
Nvidia, Dow Jones Endeksi’nde Intel’in yerini almayı başardı.

Ayrıca, yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmeleri öngörmeyerek OpenAI’ye yatırım yapmaktan kaçınması, üretken yapay zekâ patlamasından faydalanamamasına yol açtı. Bu stratejik hatalar, Intel’in hisselerinin bu yıl %54 oranında düşmesiyle sonuçlandı ve şirket endeksin en kötü performans gösteren hissesi oldu.

Intel’in mali durumu, CEO Pat Gelsinger’ın göreve başladığı 2021’den bu yana önemli ölçüde geriledi ve 2023 gelirleri neredeyse üçte bir oranında azalarak 54 milyar dolara düştü. Analistler, bu yıl şirketin 1986’dan bu yana ilk defa yıllık net zarar açıklamasını bekliyorlar. Ayrıca Intel’in piyasa değeri, 30 yıl aradan sonra ilk kez 100 milyar doların altına inmiş durumda. Nvidia ise 3,32 trilyon dolarlık değerlemesiyle Apple’ın ardından dünyanın en değerli ikinci şirketi olarak zirvede yer alıyor.

Dropbox, toplu işten çıkarmaya gidiyor! Peki neden?

0

Dropbox, organizasyon yapısını sadeleştirmek ve operasyonlarını daha verimli bir şekilde ölçeklendirmek amacıyla global ölçekte bir küçülmeye gitme kararı aldı. Şirket, iş gücünü yaklaşık %20 oranında azaltarak 528 çalışanın işine son verdi. Bu karar, kurucu ortak ve CEO Drew Houston tarafından duyuruldu ve Houston, bu durumdan etkilenen çalışanlar için duyduğu üzüntüyü ifade etti. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Dropbox, toplu işten çıkarma yapıyor!

Houston, mevcut şirket yapısının sürdürülebilir bir ölçeklenme stratejisi için uygun olmadığını belirtti ve ürünlere olan talebin azalmasının yanı sıra organizasyonun karmaşıklığının ve aşırı yönetim katmanlarının iş süreçlerini yavaşlattığını vurguladı.

Dropbox, toplu işten çıkarma yapıyor!
Dropbox, toplu işten çıkarma yapıyor!

Rakiplerinin gerisinde kaldıklarını ve müşterilere hak ettikleri hizmeti sunamadıklarını belirten Houston, verimliliği artırmak için aşırı yatırım yapılan veya düşük performans gösteren alanlarda işten çıkarmalar yaptıklarını açıkladı.

İşten çıkarılan çalışanlara, her yıl çalıştıkları süreye bağlı olarak 16 hafta ek ödeme, 4. çeyrek hisse senedi kazanımları ve kalan izin günleri için ödeme yapılacak. Ayrıca, çalışanlar, şirket tarafından sağlanan telefon, tablet ve dizüstü bilgisayar gibi cihazları da yanlarında tutabilecek. Bu adım, Dropbox’un daha sürdürülebilir bir iş modeli oluşturma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

OpenAI, gizli projesi için deneyimli bir girişimciyi işe aldı!

Aslında Cselle, yeni işini LinkedIn profilinde ekim ayında paylaşmıştı, ancak X üzerinden nihayet dün paylaştı. OpenAI bünyesinde gizli bir proje üzerinde çalıştığını belirten Cselle, “Ne üzerinde çalıştığımı zamanla paylaşacağım, şimdiden çok şey öğreniyorum.” ifadelerini kullandı.

Deneyimli bir girişimci: Gabor Cselle

Cselle, Y Combinator destekli mobil e-posta girişimi reMail’i Google’a satarak dikkatleri üzerine çekmişti. İkinci girişimi olan yerel reklamcılık odaklı Namo Media da, Elon Musk’ın X’i satın alıp yeniden markalaştırmasından önce Twitter’a satılmıştı.

2014 yılında Twitter’da ana akış, kullanıcı onboarding ve kullanıcı hesabı olmadan erişim gibi konular üzerinde grup ürün yöneticisi olarak çalışan Cselle, 2016’da Google’a geçerek şirketin yenilikçi projeler geliştirdiği Area 120 biriminde direktör olarak görev aldı.

Pebble’dan OpenAI’a

2022’de Discord’un eski mühendislik direktörü Michael Greer ile birlikte Pebble’ı (ilk adıyla T2) kuran Cselle, platformu güvenlik ve moderasyona odaklanan bir sosyal medya alternatifi olarak geliştirdi. Küçük ama sadık bir kullanıcı kitlesine sahip olan Pebble, Android’in kurucu ortaklarından Rich Miner gibi yatırımcılardan destek almıştı. Ancak platform yeterli büyümeyi sürdüremeyince, geçen yıl ekim ayında faaliyetlerine son verdi. Kasım ayında ise Pebble, Mastodon altyapısında yeniden faaliyete geçti.

Cselle, bu yılın mayıs ayında inovasyon odaklı girişim hızlandırıcı South Park Commons’a katılarak çeşitli jeneratif yapay zeka prototipleri geliştirdi. Bu projeler arasında bir dönem oldukça popüler olan HQ Trivia’ya bir gönderme niteliği taşıyan uygulamalar da bulunuyordu.

OpenAI ve Anthropic’in rekabeti

Cselle’nin OpenAI’e katıldığı aynı hafta, OpenAI’ın en büyük rakiplerinden Anthropic de dikkat çeken bir işe alım gerçekleştirdi. Otonom kamyon girişimi Embark’ın kurucusu Alex Rodrigues, Anthropic’e yapay zeka güvenliği araştırmacısı olarak katılacağını duyurdu.

Rodrigues, Embark’ı 2021’de halka arz yoluyla bir SPAC birleşmesiyle büyütmüş, ancak şirket 2023’te Applied Intuition’a satılmıştı.

Cselle’nin OpenAI’deki rolü ve gizli projesi hakkında henüz ayrıntılı bilgi olmasa da, bu transfer teknoloji dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Anthropic ve OpenAI gibi şirketlerin yüksek profilli işe alımlarla güç kazanması, yapay zeka alanındaki rekabetin daha da kızışacağını gösteriyor.

Yapay zeka tarafından üretilen Minecraft geliştirildi!

0

Oyun dünyasında çığır açacak bir gelişme yaşanıyor. Etched isimli startup, geleneksel bir oyun motoru kullanmak yerine, tamamen yapay zeka tarafından üretilen ve yönetilen bir “Minecraft” benzeri oyun konsepti geliştirdi. DecartAI ile ortak çalışan Etched, bu yapay zeka destekli oyunu sergiledi ve oyunculara ekran kartı gerektirmeyen, gerçek zamanlı bir açık dünya deneyimi sundu. Yapay zekanın Transformer mimarisine göre optimize edilmiş özel ASIC’lerle çalışan oyun, kullanıcı komutlarına anında yanıt vererek oyun fiziğini, kurallarını ve grafiklerini gerçek zamanlı olarak oluşturuyor.

Yapay zeka tarafından üretilen çakma Minecraft tasarlandı

Oasis adlı bu model, kullanıcının girdileri doğrultusunda etkileşimli bir oyun dünyası inşa ediyor. Diğer yapay zeka modellerinden farklı olarak, her kareyi bağımsız işleyerek gerçek zamanlı tepkiler veriyor ve sanal dünyada doğal etkileşim imkanı tanıyor. Etched’in geliştirdiği Sohu hızlandırıcı kartları sayesinde Oasis’in performansı önemli ölçüde artırılmış durumda.

Yapay zeka tarafından üretilen çakma Minecraft tasarlandı.
Yapay zeka tarafından üretilen çakma Minecraft tasarlandı.

Tek bir Nvidia H100 GPU, Oasis modelini 720p çözünürlükte ve saniyede 20 kare hızında çalıştırabilirken, Etched’in sekiz Sohu kartı aynı anda 65 kullanıcıya bu deneyimi sunabiliyor ve Nvidia’nın sunduğu performans kapasitesini on katına çıkarıyor. Şirket, gelecekte 4K çözünürlükte 30 FPS hızında çalışabilen, 100 milyar parametreli daha gelişmiş modeller üzerinde çalışmayı planlıyor.

Etched mühendisleri, Oasis’in oyun sırasında daha karmaşık ve uzun simülasyonları işleyebilmesi için adaptif gürültü işleme ve hesaplama optimizasyonları gibi teknik yenilikler eklemeyi sürdürüyor.

Nvidia, SK Hynix’in üretimini hızlandırmasını istiyor! Peki neden?

Yapay zeka talebinin artışı, teknoloji dünyasında önemli değişimlere yol açmaya devam ediyor. Nvidia, SK Hynix’ten HBM4 bellek yongalarının tedarik sürecini altı ay öne çekmesini istedi. SK Group Başkanı Chey Tae-won’un açıklamasına göre, bu talep, yapay zeka alanında yüksek kapasite ve enerji verimliliğine sahip çiplere duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor.

Nvidia, SK Hynix’ten üretimini hızlandırmasını istedi

SK Hynix, daha önce HBM4 çiplerini 2025’in ikinci yarısında piyasaya sunmayı planlıyordu. Ancak Nvidia’nın bu acil talebi, tedarik takvimini öne çekti. SK Hynix yetkilileri, bu hızlandırılmış süreç hakkında fazla bilgi vermekten kaçınsa da, sektör uzmanları bu adımın Nvidia’nın AI çip pazarındaki etkisini daha da güçlendireceğini belirtiyor. Şu anda Nvidia, yapay zeka çip pazarının yüzde 80’inden fazlasını elinde bulunduruyor.

Nvidia, SK Hynix'in üretimini hızlandırmasını istedi.
Nvidia, SK Hynix’in üretimini hızlandırmasını istedi.

Yüksek bant genişliğine sahip bellek çipleri, yapay zeka teknolojilerinin gelişiminde kritik bir rol oynuyor, çünkü büyük veri setlerinin işlenmesinde vazgeçilmez öneme sahip. HBM bellekleri üreten üç ana firma bulunuyor: SK Hynix, Micron ve Samsung. SK Hynix, HBM pazarında lider konumda olmasına rağmen, rekabetin giderek kızıştığı bir ortamda faaliyet gösteriyor. Firma, 2024’ün başında 12 katmanlı HBM3E çiplerini piyasaya sürmeyi ve ayrıca 16 katmanlı çip örneklerini de tanıtmayı planlıyor.

Samsung ise, gecikmelerin ardından kimliği açıklanmayan bir büyük müşteriyle tedarik anlaşması yaptığını ve 2025’in ilk yarısında “geliştirilmiş” HBM3E üretimine başlayacağını açıkladı. Ayrıca, gelecek yılın ikinci yarısında yeni nesil HBM4 ürünlerini piyasaya sürmeyi hedefliyor. Micron’un da benzer bir yol haritası olduğu bildiriliyor. Bu gelişmeler, yapay zeka alanındaki rekabetin giderek artması ve bu alandaki inovasyonların hız kazanması açısından önemli bir gösterge niteliğinde.

Intel’in Gaudi çipleri beklentileri karşılayamadı!

0

Intel’in Gaudi yapay zeka çipleri, piyasaya sürülmelerinden bu yana Nvidia ve AMD’nin gölgesinde kalmaya devam ediyor. Şirketin CEO’su Pat Gelsinger, 2024 yılı için belirledikleri 500 milyon dolarlık gelir hedefine ulaşamayacaklarını duyurdu. Nvidia, yapay zeka alanında önemli bir ilerleme kaydederek büyük gelirler elde ederken, AMD de benzer şekilde AI çipleriyle hızlı bir büyüme göstermiş durumda. Ancak Intel, Gaudi çipleriyle bu başarıyı yakalayamamış görünüyor.

Intel’in Gaudi çipleri beklentilerin altında kaldı

Gelsinger, 2024 yılı için AI çipleri aracılığıyla 1 veya 2 milyar dolar kazanmayı umduklarını belirtmişti. Ancak Gaudi yapay zeka hızlandırıcısının bu yıl sadece 500 milyon dolarlık mütevazı bir hedefe bile ulaşmasının mümkün olmayacağını ifade etti. Geçtiğimiz çeyrekte piyasaya sürülen Gaudi 3 hızlandırıcısı ile birlikte yaşanan ürün geçiş süreci ve yazılım kullanım kolaylığının benimseme oranlarını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Intel'in Gaudi çipleri beklentilerin altında kaldı.
Intel’in Gaudi çipleri beklentilerin altında kaldı.

Gelsinger, gelecekte yapay zeka pazarında kendilerine bir yer bulabileceklerine dair umutlu olduklarını da dile getirdi. Ayrıca, yapay zekanın bulut tabanlı uygulamalara olan yoğunlaşmasına eleştirilerde bulunarak, AI’nin sadece bulut modellerinde değil, tüm çiplerde yer almasının önemine dikkat çekti.

Intel, 2024’ün üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 6 düşüşle 13,3 milyar dolarlık gelir açıkladı ve yeniden yapılanma maliyetleriyle birlikte toplamda 16,6 milyar dolarlık zarar bildirdi. Şirketin maliyet düşürme planları çerçevesinde 10 milyar dolarlık bir tasarruf hedefi bulunuyor ve 15.000’den fazla işten çıkarma süreci başlatılmış durumda. Bu durum, Intel’in daha karlı bir yapıya kavuşma çabalarını yansıtıyor.