Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı tasarlandı!

Elektrikli mobiliteye yönelik çözümler geliştiren Bingo, elektrikli scooter, motosiklet ve mikro otomobiller için taşınabilir ve değiştirilebilir bir pil standardı geliştirdiğini duyurdu. Bu yeni pil sistemi, bataryaların araçtan bağımsız olarak kolayca çıkarılıp değiştirilebilmesi için tasarlandı ve çeşitli araç türlerinde kullanılabilen 2 kWh kapasiteli bir paket içeriyor. Bu paket, dahili GPS ve 4G bağlantısıyla donatılmış, bu sayede hem araç sahipleri hem de değişim istasyonları pilin durumunu ve yerini takip edebiliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi

Bu çözümün Avrupa pazarında özellikle şehir içi mobiliteyi daha pratik hale getirmesi hedefleniyor. Elektrikli scooterlar ve mikro otomobiller gibi küçük şehir içi araçların hızla şarj edilmesi gereksinimini göz önünde bulunduran Bingo, değişim istasyonlarında bataryaların anında değiştirilmesini mümkün kılıyor. Bu sayede uzun şarj süreleri beklemeye gerek kalmadan araç kullanımına devam edilebiliyor.

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.
Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.

Aslında bu sistem Tayvan merkezli Gogoro gibi firmalar tarafından Asya pazarında yıllardır kullanılıyor. Ancak Bingo’nun çözümü, bu sistemi daha geniş bir yelpazede araçlarla uyumlu hale getirip bir standart oluşturmayı amaçlıyor. Halihazırda Bingo, bu sistemle uyumlu çeşitli elektrikli araçlar geliştirmiş durumda; özellikle mikro otomobil E1 bu kapsamda dikkat çekiyor.

Şirketin ilk hedefi, araç kiralama ve şehir içi teslimat yapan işletmelere yönelik olmakla birlikte, değiştirilebilir pil standardının Avrupa’da yaygınlaşması ve şehir içi ulaşıma hız kazandırması bekleniyor.

Proton VPN artık Apple TV’de!

Şirket tarafından paylaşılan bir blog yazısında, Apple TV için VPN uygulamasının “topluluk tarafından en çok talep edilen özelliklerden biri” olduğu belirtiliyor. Bu yeni Proton uygulaması, Apple TV kullanıcıları için App Store’dan indirilebilir durumda.

Güvenlik, gizlilik ve kullanıcı dostu özellikler

Proton VPN, 2023’te yapılan değerlendirmelerde güvenlik, gizlilik ve kullanım kolaylığı açısından zirveye yerleşmiş ve 2024’te de tercih edilen VPN sağlayıcılarından biri olmaya devam etmişti. Yüksek güvenlik ve gizlilik standartlarıyla dikkat çeken VPN aracı, ücretsiz katmanında sınırlamalar olsa da, ücretli seçenekleriyle kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor.

Proton, ücretli bir VPN planına sahip kullanıcıların medya içeriklerini Apple TV üzerinden herhangi bir konumdan izleyebilmelerini sağlıyor. Bu özellik, özellikle seyahat eden veya erişim kısıtlamaları bulunan içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar açısından oldukça önemli.

VPN kullanımı, Proton’un Apple TV desteğiyle birlikte kullanıcıların medya içeriklerine daha güvenli ve esnek erişimini sağlıyor. Özellikle coğrafi kısıtlamalar nedeniyle erişilemeyen içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar için Apple TV desteği önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

VPN güvenlik açığı

Proton’un güçlü şifreleme protokolleriyle desteklenen bu hizmet, kullanıcıların konumlarından bağımsız olarak dijital gizliliği koruyarak içerik izlemelerini sağlıyor. Bu yeni Apple TV uygulaması sayesinde Proton VPN, kullanıcı deneyimini genişletiyor ve medya erişimini daha güvenli hale getiriyor. Erken Black Friday kampanyasıyla da kullanıcılara indirimli planlar sunuluyor.

Proton’un bu adımı, dijital gizliliğe önem veren kullanıcılar için Apple ekosisteminde güçlü ve güvenli bir çözüm sunuyor.

Apple, uydu hizmetlerini yeni bir ortaklıkla genişletiyor!

Apple, uydu kapasitesini artırmak amacıyla GlobalStar’a 1.1 milyar dolarlık ön ödeme yapacak ve ayrıca GlobalStar’ın %20’sine sahip olacak.

Anlaşmanın açıklanmasının ardından GlobalStar hisseleri hızla yükselişe geçti ve Apple’ın uydu hizmetlerine yönelik uzun vadeli planlarının işaretlerini verdi.

iPhone uydu hizmetleri genişliyor

Apple, iOS 18 ile birlikte, iPhone kullanıcılarına hücresel veya WiFi kapsama alanı dışında dahi uydu üzerinden mesaj gönderebilme imkânı tanıyor.

Bu yenilikle birlikte, Apple’ın uydu hizmetleri alanında kapsamını daha da genişlettiği görülüyor. iPhone 14 ile ilk olarak 2022 yılında başlatılan “Acil SOS” uydu hizmeti, kullanıcıların tehlikeli durumlarda uydu bağlantısı kullanarak yardım çağrısı yapabilmesini sağlıyor.

Bu hizmet başlangıçta iki yıl boyunca ücretsiz olarak sunulmuştu, ancak Apple bu süreyi 2025’e kadar uzatma kararı aldı. Böylelikle, kullanıcılar önümüzdeki yılın sonuna kadar uydu hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanmaya devam edebilecekler.

Apple’ın uydu bağlantısı için ücret talep etme planları ise belirsizliğini koruyor. Şirketin, kullanıcıların acil durumlarda ücretsiz olarak kullanmaya devam edebileceği SOS hizmetini koruyarak, uydu üzerinden konum paylaşma veya iOS 18 ile gelen uydu üzerinden mesaj gönderme gibi yeni özellikler için ücretlendirme yapabileceği düşünülüyor. Bir diğer seçenek ise bu hizmetlerin Apple One abonelik paketine eklenmesi ya da mobil operatörler aracılığıyla sunulması.

Apple’ın uydu hizmetlerinde stratejik hedefleri

Apple, uydu hizmetlerini geliştirirken bu yenilikleri ücretsiz olarak sunmakta kararlı görünse de, gelecekte bu hizmet için ücret talep edeceğini belirtti. Bu yaklaşım, Apple’ın kullanıcı deneyimine verdiği önemi gösterirken, aynı zamanda şirketin uzun vadeli bir gelir kaynağı oluşturmayı planladığını da ortaya koyuyor. Apple’ın 1.1 milyar dolarlık yeni yatırımının, şirketin uydu hizmetlerinde daha fazla kapasite yaratmasına ve kapsama alanını genişletmesine olanak sağlayacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca, iPhone kullanıcıları uydu hizmetlerinin bazı özelliklerini deneyimlemek için telefonlarında “Acil SOS” menüsünde yer alan uydu demosunu kullanabiliyor. Bu özellik, kullanıcılara hizmeti uygulamalı olarak test etme şansı tanıyor ve Apple’ın kullanıcılarına yeni teknolojiler sunmadaki hızını gözler önüne seriyor.

Uydu üzerinden mesajlaşma özelliği genişleyecek mi?

Apple’ın GlobalStar ile gerçekleştirdiği bu ortaklık, uydu bağlantısının gelecekte daha fazla özellik sunabileceği sinyallerini veriyor. Hali hazırda iPhone 14 ve sonraki modellerde kullanılabilen uydu bağlantısı, sadece hücresel ve WiFi kapsama alanı dışına çıkıldığında devreye giriyor. Ancak uydu üzerinden mesajlaşma hizmetlerinin genişletilmesi, özellikle seyahat eden ve bağlantı kesintisi yaşayan kullanıcılar için çekici bir özellik olabilir.

Apple’ın GlobalStar ile olan iş birliği, kullanıcı deneyimini iyileştirme yolunda yeni adımlar atarken, uydu hizmetleri alanında rekabeti de artırması bekleniyor. Bu stratejik ortaklık, Apple’ın iPhone uydu özelliklerini daha da genişletmesini sağlarken, kullanıcıların bu hizmetten yararlanma olanaklarını artırarak sektörde öncü olmasını mümkün kılabilir.

Google Maps, Gemini desteği ile yeni AI özelliklerine kavuşuyor!

Google’ın yapay zeka modeli Gemini, Android ve iOS’taki Google Maps uygulamalarında daha akıllı arama, inceleme özetleri ve yeni bir soru-cevap deneyimi sağlıyor.

Google Maps’e eklenen “Ask Maps” özelliği, kullanıcıların daha sohbet tarzı arama yapabilmelerini sağlıyor. Örneğin, kullanıcılar “Gece arkadaşlarla yapılacak şeyler” gibi bir arama yaptığında, Gemini destekli önerilerle canlı müzik veya gizli barlar gibi yerel mekânlar öne çıkıyor.

Mekânlar, kullanıcıların beğenip beğenmediğini belirtmesine imkân tanıyan bir “beğen/beğenme” işareti ile öneri kalitesini artıracak şekilde sıralanıyor. Her öneride yerlerin değerlendirme puanları ve uygun inceleme özetleri bulunuyor.,

Bir mekâna girildiğinde, kullanıcılar önce mevcut değerlendirmeleri ve Gemini destekli özetleri görebilecek. Bu özellik, kullanıcıların uzun incelemeleri okumak zorunda kalmadan hızlıca genel bir fikir edinmesini sağlıyor.

Yeni soru-cevap özelliği

Google, kullanıcıların mekânlara ilişkin daha spesifik sorular sormasını sağlamak için de “Bu sayfa hakkında Google Maps’e sor” özelliğini devreye sokuyor. Örneğin, kullanıcılar bir restoranın sessiz bir atmosfere sahip olup olmadığını veya kıyafet kuralının ne olduğunu bu bölümde sorabiliyor.

Yanıtlar, incelemelerden alınan önemli bilgiler ve görsellerle destekleniyor. Bu yapay zeka destekli soru-cevap özelliği, yakında Google Arama’ya da entegre edilecek.

Kapsayıcı Görünüm güncellemeleri

Google Maps’in “Kapsayıcı Görünüm” özelliği de büyük bir güncelleme aldı. Artık bu özellik 150 şehri kapsayacak şekilde genişletildi ve Brüksel, Frankfurt, Kyoto gibi yeni şehirlerde kullanılabilecek.

Üniversite kampüsleri gibi daha geniş alanlarda da sanal keşif yapma imkânı sunulacak. Ayrıca rota planlamasında, özellikle karmaşık dönüş noktalarını vurgulama ve park yerlerini gösterme gibi detaylarla kullanıcı deneyimini artırıyor.

Yalnızca ABD’de kullanıma açılıyor

Gemini destekli tüm bu yeni özellikler, bu hafta ABD’deki Google Maps kullanıcılarına sunulmaya başlandı ve yakında küresel olarak kullanıma açılması bekleniyor.

Honor, sürpriz bir yatırım daha aldı!

Honor, halka arz planları öncesinde sürpriz bir şekilde iki yeni yatırımcıdan finansal destek aldı. Bu yatırımcılardan biri China Telecom iken, diğerinin kimliği henüz açıklanmadı. Ancak, yatırım hakkında herhangi bir finansal detay veya şirketin güncel değerlemesi paylaşılmadı. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor

Huawei bünyesinde kurulmuş olan Honor, zamanla bağımsız bir yapı kazandı ve halka arz planlarını uzun bir süredir gündeminde tutuyordu. Şirket, geçen yılın Kasım ayında halka arz için çalışmalara başladığını duyurmuş, ancak herhangi bir takvim veya hangi borsada listeleneceği konusunda bilgi vermemişti.

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.
Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.

Yeni yatırımcıların şirkete dahil olması, halka arz planlarının ertelendiği yönünde spekülasyonlara yol açsa da Honor’dan konuya dair bir açıklama gelmedi. Şirketin mevcut yatırımcıları Cornerstone, SDG Group ve Jinshi Xingyao da halka arz süreci hakkında sessizliğini koruyor.

Honor’un pazar performansı da dikkat çekiyor; araştırma şirketi Canalys’in verilerine göre, üçüncü çeyrekte 10,3 milyon akıllı telefon sevkiyatı gerçekleştiren şirket, %15 pazar payıyla Vivo ve Huawei’nin ardından Çin’in en çok satan üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda. Bu başarı, Honor’un marka konumunu güçlendirmeye devam ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapıyor!

0

Toyota ve Japon telekomünikasyon şirketi NTT, trafik kazalarını azaltmak amacıyla yapay zeka destekli bir altyapı platformu oluşturmak için toplam 3.3 milyar dolar (500 milyar yen) yatırım yapacaklarını açıkladı. Bu platform, otomobillerin sürücü destek teknolojisini güçlendirecek ve 2028 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak

Geliştirilecek platform, büyük miktarda veri kullanarak, şehir içindeki görüş mesafesinin düşük olmasının neden olduğu kazaları önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca, otonom sürüş hizmetlerini desteklemek ve yan yollardan otoyollara geçişleri kolaylaştırmak için de kullanılacak.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.
Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.

Toyota ve NTT, bu platformu sadece kendi ihtiyaçları için değil, trafik kazalarını önlemek isteyen diğer sektör oyuncuları, hükümetler ve akademik ortaklar için de erişilebilir hale getirmeyi planlıyor. İki şirket, 2030 yılı itibarıyla sistemin yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlamayı hedefliyor.

Toyota ve NTT, bu iş birliğine 2017 yılında 5G bağlantılı otomobiller geliştirmek amacıyla başlamıştı. Daha sonra, 2020 yılında akıllı şehir projeleri çerçevesinde sermaye ortaklığıyla bu iş birliğini genişletmişti. Bu yeni yatırım, iki şirketin teknoloji ve inovasyon alanındaki ortaklıklarının bir devamı olarak değerlendiriliyor ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Trexo, yeni yatırım turu için ön talep topluyor

0

Türkiye merkezli Trexo İnovasyon, video içerik üretim çözümlerinde uzmanlaşmış bir teknoloji girişimi olarak yatırımcılarını yeni bir kampanyayla desteklemeye çağırıyor. Trexo İnovasyon, %100 Girişimci Ortakların sahip olduğu Trexo Innovation Inc. adlı ABD merkezli şirketi başarılı bir fonlama sonrası Türkiye’deki Trexo İnovasyon A.Ş. bünyesine geçirmeyi planlıyor. Ön talep süreci yalnızca bir hafta açık kalacak olup, talebe göre sürenin uzayabileceği belirtiliyor.

Şirketin yatırım turunda, yeni çıkarılacak %5 ila %7 arasında bir payın arz edilmesi hedefleniyor. Fonlama tutarı ise 8.5 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişecek. Bu kampanyaya yatırım yapanlar, Trexo Innovation Inc. üzerinde de hak sahibi olacaklar.

Trexo İnovasyon, başta YouTuberlar olmak üzere video içerik üreticilerine yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, dünya genelinde 65 ülkeye ürün sağlayarak 1,2 milyon dolar ciroya ulaşmış durumda. Trexo’nun portföyünde ödüllü ARC Gimbal gibi patentli ürünler bulunuyor ve video prodüksiyon ekipmanları alanında global rekabet avantajına sahip olduğu ifade ediliyor.

Yatırımcıların ilgisini çekmek amacıyla cazip fırsatlar da sunuluyor. Kampanya dahilinde ön talep oluşturarak yatırım yapanlara, ilk 15 gün içerisinde yatırımlarına ek %10 oranında bedelsiz pay verilecek. Ayrıca, farklı yatırım aralıkları için bedelsiz pay ve Hepsiburada üzerinden alışverişlerde geçerli özel indirim fırsatları sağlanıyor. Örneğin, 25.000 TL ile 249.999 TL arasında yatırım yapanlar için %25 bedelsiz pay ve 3 ay süresince web sitesi üzerinden yapılacak alışverişlerde %20 indirim uygulanacak.

Trexo İnovasyon, bu yeni fonlamayla küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmeyi ve 2025 yılı itibariyle net karlılık hedefini artırmayı planlıyor. Şirketin 2025 yılı satış hedefi 1,7 milyon dolar olarak belirlenmişken, net kar hedefi ise 668.000 dolar olarak öngörülüyor. Önümüzdeki yıllarda, yıllık %35 büyüme oranı hedefleyen şirket, büyüme stratejisini küresel pazarda daha geniş bir müşteri ağı oluşturmak ve dağıtım kanallarını güçlendirmek üzerine kurmuş durumda.

Özellikle teknoloji yatırımcıları için dikkat çeken bir fırsat sunan Trexo İnovasyon, gelecekte stratejik alıcıya satış, halka arz veya büyük yatırımcılar tarafından devralma gibi çıkış stratejileriyle yatırımcılarına yüksek getiri sağlamayı hedefliyor.

Tesla, aslında robotaksi teknolojisine sahip değil mi?

Otonom araçlar geliştiren Zoox’un kurucu ortağı ve CTO’su Jesse Levinson, Tesla’nın robotaksi teknolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. TechCrunch Disrupt 2024 etkinliğinde konuşan Levinson, Tesla’nın önümüzdeki yıl Kaliforniya’da bir robotaksi hizmeti başlatacağına inanmadığını ifade etti. Levinson, Tesla’nın henüz işe yarayan bir robotaksi teknolojisine sahip olmadığını ve güvenilir bir sistem inşa etmenin yalnızca sürücü destek sistemleri ile mümkün olmadığını vurguladı.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla’nın sürücü destek sistemi için yalnızca kameralara dayanmasının, güvenli bir robotaksi geliştirmek için yeterli olmadığını belirtti. “Bir insandan daha güvenli bir sürüş deneyimi sunan robotaksi geliştirmek için gerçekten Tesla’nın araçlarına koyduğundan daha fazla donanıma ihtiyacınız var” diye ekledi. Bu yorumları, Tesla’nın mevcut teknolojisinin, tam otonom sürüş standartlarını karşılayamadığını gösteriyor.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!
Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla‘nın Tam Otonom Sürüş (FSD) özelliğini birkaç haftada bir kullandığını, ancak bu teknolojinin “etkileyici” olmasına rağmen kamuya açık verilerin incelendiğinde insan sürücülere kıyasla yaklaşık 100 kat daha az güvenli olduğunu savundu. Bu, Tesla’nın otonom sürüş sisteminin güvenilirliği konusunda ciddi endişeler olduğunu ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz haftalarda Tesla, “We, Robot” etkinliğinde Cybercab robotaksilerini tanıtmış ve 2025 yılı sonuna kadar Model 3 sedan ve Model Y SUV’lerin Kaliforniya ve Teksas’ta robotaksi olarak hizmet vermeye başlayacağını açıklamıştı. Ancak Kaliforniya Motorlu Taşıtlar İdaresi, Tesla’nın henüz bu konuda herhangi bir resmi başvuru yapmadığını bildirdi. Levinson’un açıklamaları, otonom sürüş alanındaki güvenlik ve teknolojik yeterlilik konusundaki tartışmaların daha da alevlenmesine neden olabilir.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, 84.8 milyon euro yatırım aldı!

0

Biyofarmasötik girişimi SynOx, tenosinovyal dev hücreli tümörler (TGCT) ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar için yeni bir tedavi geliştirme çalışmalarını sürdürerek önemli bir yatırım aldı. Gilde Healthcare tarafından yönetilen Seri B turunun uzantısında toplam 84.8 milyon euro yatırım topladı. Bu turda yer alan diğer yatırımcılar arasında Forbion, HealthCap ve Bloqube Ventures da bulunuyor.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, tam 84.8 milyon euro yatırım almayı başardı

Dublin merkezli SynOx, özellikle TGCT ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar üzerinde yoğunlaşarak, geç klinik aşamadaki projeleri için önemli bir finansman elde etti. Bu yatırımla birlikte, geliştirdiği ilacın faz 3 klinik çalışmalarını başlatmayı hedefliyor. TANGENT isimli faz 3 kayıt çalışmasının ilk dozları hastalara uygulanmaya başlandı. Bu çalışma, ilacın etkililiği ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlıyor ve farklı popülasyonlar, dozlar, plasebo etkisi ve ilacın diğer tedavilerle birlikte kullanımını inceleyecek şekilde yaklaşık 130 hasta ile gerçekleştirilecek.

TGCT, genellikle kötü huylu olmayan ancak agresif bir şekilde büyüyebilen, sinovyumda nadir görülen bir tümördür ve genellikle diz, kalça ve ayak bileği eklemlerinde ortaya çıkar. Bu tümör, aşırı CSF-1 üretimi nedeniyle oluşur. SynOx, bu alanda geliştirdiği emactuzumab ile özellikle CSF-1R’yi hedef almayı amaçlıyor.

SynOx’un CEO’su Dr. Ray Barlow, Gilde Healthcare’in etkileyici yatırımcıları arasında yer almasının kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Barlow, emactuzumab’ın TGCT hastaları için karşılanmamış ihtiyaçları ele alma ve yaşam kalitesini iyileştirme potansiyeline dair vizyonlarına destek verdikleri için minnettar olduklarını ifade etti. Ayrıca, TANGENT denemesindeki dozajın SynOx için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, bu çalışmayı verimli bir şekilde yürüteceklerini ve emactuzumab’ı TGCT hastaları için pazara sunma hedeflerini sürdürdüklerini belirtti.

Gilde Healthcare genel ortağı Arthur Franken de SynOx’a yatırımcı olarak katılmaktan memnuniyet duyduğunu ve emactuzumab’ın sınıfının en iyisi bir profil sunduğuna inandıklarını dile getirdi. Franken, SynOx ekibinin emactuzumab’ın klinik gelişimini başarıyla tamamlayarak bu önemli tedavi seçeneğini TGCT hastalarına sunma konusunda iyi bir konumda olduğuna inandıklarını ifade etti. Bu gelişmeler, SynOx’un biyofarmasötik alandaki etkisini artırarak, yeni tedavi seçenekleri geliştirme çabalarına önemli bir katkı sağlıyor.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı yaptı!

0

Türkiye, insansız deniz araçları alanında önemli bir başarıya imza atarak ilk insansız deniz aracı ihracatını gerçekleştirdi. ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma iş birliğiyle geliştirilen ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), Katar’a ihraç edildi. İhracat sözleşmesi, Milipol Katar Fuarı sırasında Katar İçişleri Bakanlığı ile imzalandı ve bu, Türkiye’nin insansız deniz araçları konusundaki ilk ihracat projesi olarak kayıtlara geçti.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi

İhracatı gerçekleştirilecek olan ULAQ 11 PSV (Liman/Üs Koruma İnsansız Deniz Aracı), Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından keşif, gözetleme, istihbarat görevleri ve kritik tesislerin korunması amacıyla kullanılacak. Teslim edilecek olan ULAQ 11 PSV, 12.7 mm otomatik silah sistemi, radar, kriptolu iletişim sistemleri ve otonomi yazılımı ile donatılacak.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.
Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.

Meteksan Savunma Otonom Sistemler Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Serkan Sevim, Türkiye’nin bu alandaki ilk ihracatını gerçekleştirmiş olmanın gurur verici olduğunu belirterek, farklı denizlere uyum sağlayabilen gelişmiş ürünler geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı. ARES Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Pehlivanlı ise, Türkiye’yi insansız deniz araçları konusunda dünyada trend yaratan bir ülke konumuna getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın teknik özellikleri ise şu şekildedir: Menzili 400+ kilometre, hızı 70+ km/s, gece ve gündüz görüş yeteneği, kripto ve elektronik harp korumalı iletişim altyapısı, gelişmiş kompozit gövde malzemesi ile tasarlanmıştır. Görev profili arasında keşif, gözetleme, istihbarat, yüzey harbi, asimetrik savaş, silahlı eskort ve kuvvet koruma ile stratejik tesis güvenliği bulunmaktadır. ULAQ, 12.7 mm uzaktan kumandalı silah sistemiyle donatılmıştır.

Bu ihracat, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası pazarlara açılma çabasının önemli bir adımını temsil ediyor ve ülkenin teknoloji alanındaki gelişimini pekiştiriyor.

Hepsiburada, resmen Afrika’ya açılıyor!

Hepsiburada, Afrika’da genişlemeye yönelik önemli bir adım atarak, bölgenin en büyük e-ticaret platformu Jumia ile işbirliğine gitti. Geçtiğimiz haftalarda Kazakistan merkezli Kaspi.kz tarafından çoğunluk hissesi alınan Hepsiburada, bu satın alım sürecinin düzenleyici kurumlardan onayını beklerken global açılımına hız verdi.

Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor

İlk olarak Mısır pazarına giriş yapacak olan Hepsiburada, ardından 2025’in ilk çeyreğinde Fas’ta faaliyet göstermeye başlayacak. Bu açılımla birlikte, Hepsiburada’nın platformunda yer alan Türk markalarının ürünlerinin uygun fiyatlarla Afrikalı tüketicilere ulaşması hedefleniyor. Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, Jumia ile yapılan anlaşmanın, önemli Afrika pazarlarında geniş bir etkileşim yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, bu adımın şirketin küresel varlığını genişletme ve Afrika tüketicileri için sınır ötesi ticareti kolaylaştırma hedefinin bir parçası olduğunu vurguladı.

Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor.
Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor.

Jumia, 2012 yılından bu yana Afrika’daki tüketicilere geniş bir ürün yelpazesi sunan bir platform olarak biliniyor. Elektronikten ev eşyalarına, gıdadan moda ürünlerine kadar birçok kategoride hizmet veren Jumia, genç nüfusuna hitap etmek için yıllardır altyapı geliştirme çalışmaları yürütmekte.

Kurduğu güvenilir lojistik ağı sayesinde, özellikle elektronik ürün alışverişinde sıklıkla tercih edilen bir platform haline geldi. Bu işbirliği, Hepsiburada’nın Afrika pazarındaki varlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

E-ticaret platformu Temu, büyük bir ceza alabilir!

Çin merkezli popüler e-ticaret platformu Temu, Avrupa Komisyonu tarafından Dijital Hizmetler Yasası’nı (DSA) ihlal ettiği gerekçesiyle kapsamlı bir soruşturma altına alındı. Komisyon, Temu’da yasa dışı ve güvenlik riski taşıyan ürünlerin yer aldığına dair şikayetleri değerlendirerek platformun sahte ve güvenli olmayan ürünleri nasıl engellediğine dair detaylı bir rapor sunmasını istedi. Bu kapsamda Temu, yasa dışı ürün satışına karşı aldığı tedbirleri ve dahili belgelerini Komisyon ile paylaşmak zorunda.

E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?

Temu, Avrupa Birliği tarafından DSA’nın “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” (VLOP) kategorisine alınmış durumda. Bu yasa, çevrimiçi pazaryerlerinin satıcı kimlik doğrulama süreçlerini daha sıkı yapmalarını ve yasa dışı ürünleri platformdan kaldırmalarını zorunlu kılıyor. Avrupa Komisyonu, Temu’nun platform üzerinde dolandırıcılık ve sahte ürün satışını önlemek için yeterince önlem almadığından endişe ediyor ve şirketin bağımlılık yaratan stratejiler kullanıp kullanmadığını da mercek altına alıyor.

E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?
E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?

DSA’nın ihlal edilmesi durumunda Temu’yu oldukça büyük bir ceza bekliyor. Yasaya aykırılık tespit edilirse, platformun yıllık gelirinin %6’sı kadar para cezasına çarptırılması söz konusu. 2024’ün ilk yarısında 20 milyar dolarlık gelir elde eden Temu için bu, milyar dolar seviyesinde ağır bir mali yük getirebilir.

Temu’nun sözcüsü, Komisyon ile tam iş birliği içinde olduklarını, tüketici güvenliğini sağlamak amacıyla platformu geliştirmeye yönelik sürekli yatırımlar yaptıklarını belirtti. Avrupa Birliği’nin güvenlik standartlarını destekleyen DSA, pazaryerlerinin düzenli olarak içerik ve güvenlik önlemlerini denetleme ve raporlama yükümlülüğünü şart koşarak kullanıcı güvenliğini artırmayı amaçlıyor.

Dünyanın ilk uçan feribotu resmen faaliyete geçti!

0

Candela’nın yenilikçi P-12 hidrofil feribotu, İsveç’in başkenti Stockholm’de faaliyete geçerek dünyanın ilk uçan feribotu unvanını aldı. Bu tamamen elektrikli feribot, sahip olduğu ileri düzey hidrofil teknolojisi sayesinde su yüzeyinin üstünde süzülerek hareket ediyor, böylece sürdürülebilir ve çevre dostu bir ulaşım seçeneği sunuyor.

Dünyanın ilk uçan feribotu resmen göreve başladı

“Nova” adı verilen ilk Candela P-12 feribotu, Stockholm’deki lansmanında yaklaşık 15 kilometrelik bir güzergâhta sadece 30 dakikada yolculuğunu tamamlayarak kara yoluna kıyasla zaman tasarrufu sağladı. Bu yolculuk süresi, hem geleneksel ulaşım araçlarından daha kısa hem de feribotun üstün konforuyla dikkat çekiyor. Bilgisayar kontrollü hidrofilleri sayesinde su yüzeyinde yumuşak bir seyir sağlıyor ve bu teknolojiyle dalgalardan kaynaklanan sarsıntılar en aza indiriliyor.

Enerji verimliliği açısından da ön plana çıkan Candela P-12, geleneksel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 80 daha az enerji tüketiyor. Bu yüksek verimlilik, daha küçük bataryaların kullanılmasına ve üretim maliyetlerinin düşmesine olanak tanıyor. 252 kWh bataryasıyla 100 kilometre menzil sunan ve 55 km/s hıza ulaşabilen bu feribot, iskelelerdeki standart araç şarj cihazlarıyla kısa sürede şarj edilebiliyor; dolayısıyla yoğun sefer programını aksatmadan operasyonuna devam edebiliyor.

Candela’nın kurucusu ve CEO’su Gustav Hasselskog, günümüz deniz taşımacılığında geleneksel gemilerin çevreye ve enerjiye duyarlı olmadığına değinerek, P-12’nin bu alanda bir devrim yaratacağını vurguluyor. Şehirdeki toplu taşıma araçları arasında en fazla fosil yakıtı tüketen deniz ulaşımına yenilenebilir enerji alternatifi getiren bu feribot, hız rekorunu da elinde bulunduruyor. Ortalama 46 km/s hızla ilerleyen Nova, dizel motorlu V sınıfı feribotları geride bırakıyor ve dünyadaki en hızlı elektrikli feribot olarak öne çıkıyor.

Henüz yeni kullanılmaya başlayan Candela P-12’ye farklı ülkelerden gelen talepler de bu teknolojinin küresel ölçekte benimseneceğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Yeni Zelanda ve Almanya gibi ülkelerden siparişler alarak geniş bir coğrafyaya yayılmayı hedefleyen Candela, P-12’yi önümüzdeki yıllarda daha çok ülkede faaliyete geçirerek deniz ulaşımında yenilikçi çözümler sunmayı amaçlıyor.

Yapay zeka, yalnızca bir pazarlama stratejisi mi?

Linux’un yaratıcısı Linus Torvalds, Viyana’daki Açık Kaynak Zirvesi’nde yapay zeka konusundaki fikirlerini açık bir dille ifade ederek sektörün mevcut durumu hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Torvalds’a göre, yapay zeka etrafında dönen tartışmaların ve pazarlama faaliyetlerinin büyük bir kısmı, gerçekte sahip olduğundan çok daha fazla anlam yüklüyor. Bu çerçevede, Torvalds, yapay zeka endüstrisinin mevcut durumunu “%90’ı pazarlama, %10’u gerçek” olarak tanımlayarak, sektörde yaratılan aşırı beklentilerin ve iddialı söylemlerin gerçek gelişmeleri gölgede bıraktığını düşünüyor.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Torvalds, yapay zekanın dünyayı değiştirme kapasitesini kabul etmekle birlikte, yapay zekaya olan ilginin çoğunlukla pazarlama abartılarıyla şekillendiği görüşünde. Bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirten Torvalds, yapay zeka sektörüne karşı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Sektördeki pazarlama ve ilgi yoğunluğunun, yapay zekayı olması gerektiği gibi ele almayı zorlaştırdığına dikkat çekerek, “Yapay zekanın gerçekten ilginç olduğunu ve dünyayı değiştireceğini düşünüyorum. Ama bu abartılı döngüden o kadar rahatsızım ki, mesafeli durmayı tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!
Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Öte yandan, Torvalds yapay zekanın ilerleyen yıllarda günlük yaşantımızda daha fazla yer bulacağını da öngörüyor ve beş yıl içerisinde yapay zekanın etkisinin daha somut bir hale geleceğini düşünüyor. Torvalds ayrıca, yapay zekanın özellikle grafik tasarım gibi alanlarda ciddi başarılar sergilediğini kabul ederek, bu teknolojinin güçlü yanlarını vurgulamayı da ihmal etmedi.

Torvalds’ın açıklamaları, yapay zeka alanında benzer eleştirileri dile getiren Baidu CEO’su Robin Li’nin düşüncelerini de anımsatıyor. Li, yapay zekayı şu an bir balon olarak nitelendiriyor ve bu balonun patlamasıyla birlikte, sektörde yalnızca %1’lik bir kesimin ayakta kalabileceğini öngörüyor. Her iki teknoloji liderinin açıklamaları, yapay zekanın hızlı yükselişine rağmen hala sürdürülebilir başarı konusunda bazı önemli soru işaretlerinin var olduğunu gözler önüne seriyor.

Mobil aksesuar markası Aukey, Türkiye pazarına giriyor!

Çin merkezli teknoloji ve mobil aksesuar üreticisi Aukey, Türkiye pazarına resmi olarak doğrudan giriş yapacağını duyurdu. Aukey Türkiye markası altında faaliyet gösterecek olan şirket, Boğaziçi Bilgisayar distribütörlüğünde pazara giriş yapacak. 5 Kasım’da düzenlenecek lansmanda, Aukey’in Türkiye pazarına yönelik stratejileri ve uzun vadeli planları hakkında detaylı bilgiler paylaşılması bekleniyor. Lansmanda ayrıca markanın ürün portföyü, pazardaki hedefleri ve müşteri kitlesine yönelik yenilikçi çözümler de tanıtılacak.

Çinli mobil aksesuar markası Aukey, Türkiye pazarına giriş yapacak

Aukey Türkiye’nin operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü Değer Erken ve MEA & Türkiye Bölge Direktörü Mohanad Mohsin, firmanın Türkiye pazarındaki stratejik gelişimini yönetecek. Aukey, daha önce Gençpa Teknoloji distribütörlüğünde Türkiye’de dolaylı olarak faaliyet gösteriyordu; ancak yeni anlaşma ile birlikte doğrudan Aukey Türkiye adı altında kendi ekip ve operasyonlarıyla çalışacak. Bu değişimle, markanın yerel pazardaki varlığını daha güçlü bir şekilde konumlandırması, tüketicilere ulaşımını kolaylaştırması ve müşteri hizmetlerinde daha hızlı geri dönüş sağlaması hedefleniyor.

Çinli mobil aksesuar markası Aukey
Çinli mobil aksesuar markası Aukey

Aukey, hızlı şarj cihazlarından GaN (Gallium Nitride) teknolojisine sahip adaptörlere, kablosuz şarj cihazlarından TWS (True Wireless Stereo) kulaklıklara kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip. Marka, yüksek performans sunarken uygun fiyatlarıyla dikkat çekiyor ve özellikle fiyat/performans odaklı ürünleriyle tanınıyor. Bu özellikleriyle, Türkiye’de teknolojik ürünlere ilgi duyan geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etme potansiyeline sahip. Aukey’in ürün portföyü, günlük hayatta sıkça kullanılan mobil aksesuarları kapsadığı için geniş bir kullanıcı yelpazesine hitap ediyor. Örneğin, taşınabilir şarj cihazları ile hareket halindeki kullanıcılar için uzun süreli enerji çözümü sağlarken, GaN adaptörler kompakt yapılarıyla hızlı ve güvenilir bir şarj deneyimi sunuyor. Kablosuz kulaklıkları ise özellikle mobil cihaz kullanıcılarının hareket özgürlüğünü artırmaya yönelik olarak tasarlanmış.

Aukey Türkiye’nin doğrudan pazara giriş yapması, markanın yerel pazara daha fazla odaklanmasını ve kullanıcıların ihtiyaçlarına özel ürün geliştirme konusunda daha esnek olmasını sağlayabilir. Şirketin Türkiye’deki teknoloji pazarına yönelik nasıl bir pazarlama stratejisi geliştireceği, lansmanda açıklanacak stratejik planlar arasında ilgi çekici konular arasında yer alıyor. Aukey’in bu adımı, mobil aksesuar pazarında rekabetin artmasına ve Türkiye’deki teknoloji tüketicilerinin daha geniş bir ürün yelpazesine erişmesine katkı sağlayabilir.

Volvo ve Tesla anlaştı!

0

Volvo Cars, elektrikli araç (EV) pazarındaki konumunu güçlendirmek adına Tesla’nın NACS (Kuzey Amerika Şarj Standardı) teknolojisini ABD’deki yeni modellerine entegre etme kararı aldı. Bu stratejik hamleyle Volvo, 1 Ocak 2025’ten itibaren ABD’deki tüm yeni modellerinde Tesla’nın geniş ve güvenilir Supercharger ağına erişim sağlayacak.

Eski model Volvo sahipleri ise bu işbirliğinden mahrum kalmayacak. Volvo, eski model araçların da Tesla ağına bağlanabilmesi için bir adaptör satışa sunmayı planlıyor. Tesla ile güçlerini birleştirerek Volvo, ABD pazarında sürücülerine daha kolay bir şarj altyapısı sunmayı hedefliyor.

Volvo Cars Kuzey Amerika Direktörü Mike Cottone, EV sahipliğini daha kolay hale getirmeye odaklandıklarını belirtti. “Elektrifikasyon yolculuğumuzun bir parçası olarak, özellikle yeni amiral gemimiz EX90 ile elektrikli araç sahipliğini mümkün olduğunca sorunsuz hale getirmek istiyoruz. Bugün ABD ve Kanada’daki Volvo sahiplerine kolay ve pratik şarj altyapısı sunma yolunda büyük bir adım atıyoruz,” şeklinde açıklamada bulundu.

Volvo, bu adımıyla Ford, General Motors ve Rivian gibi diğer otomobil üreticilerine katılarak Tesla’nın geniş şarj ağına geçiş yapan firmalar arasında yer alıyor. Tesla’nın Supercharger ağı, ABD’nin en yaygın ve güvenilir şarj ağlarından biri olarak biliniyor ve bu ortaklık, Volvo’nun elektrikli araç pazarındaki konumunu güçlendirmesi adına büyük önem taşıyor.

Bununla birlikte, Volvo ve ana şirketi Geely, ABD hükümetinin Çin’de üretilen otomobillere yönelik kısıtlamalar getirme ihtimaliyle bazı zorluklarla karşı karşıya kalabilir. Yazılım tabanlı yasaklar gündemde olup, bu durum Geely’nin diğer EV markası Polestar’ı da etkileyebilir.

Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekler kazandı!

Boston Dynamics, insansı robotu Atlas’ın yeteneklerini bir adım öteye taşıyarak tam otonom bir şekilde çalışabilen bir yapıya kavuşturdu. Şirketin paylaştığı son videoda, Atlas’ın motor parçalarını bir raftan alıp başka bir rafa yerleştirdiği gözlemleniyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı

Bu özellik, geçmişte sadece belirli görevler için programlanmış ya da uzaktan kontrol edilen robotlarda görülüyordu. Atlas ise yapay zeka tabanlı bir kontrol mekanizması sayesinde çevresini tanıyıp bağımsız hareket edebiliyor.

Boston Dynamics'in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı.
Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı.

Atlas, çevreye uyum sağlama becerisini, kamera, kuvvet ve proprioseptif sensörlerin kombinasyonunu kullanarak gerçekleştiriyor. Bu donanım, robotun çevresindeki değişiklikleri ve hata durumlarını algılayıp anında tepki vermesini sağlıyor; örneğin, herhangi bir parçayı yerine yerleştirirken yaşadığı hataları veya engelleri fark edip hızla hareketlerini düzenleyebiliyor.

Boston Dynamics’in Toyota Araştırma Enstitüsü ile yaptığı anlaşma ve Hyundai bünyesinde geliştirmeler yapması, Atlas’ın otomotiv sektöründe kullanılma potansiyelini artırıyor. Figure, Tesla ve Apptronik gibi rakipleri de benzer projeler üzerinde çalışıyor ve bu gelişme hızına bakılırsa, yakın gelecekte insansı robotları üretim süreçlerinde sıkça görebiliriz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Insider, Seri E turunda 500 milyon dolar yatırım almayı başardı!

Insider, Türkiye’nin yazılım ve SaaS alanında ilk unicorn’larından biri olarak, Amerikan PE şirketi General Atlantic liderliğinde gerçekleşen Seri E yatırım turunda 500 milyon dolar yatırım aldı. Bu yatırım, Insider’ın yapay zekâ teknolojilerini daha da geliştirmesi ve global pazarda büyümesini hızlandırması için büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Insider, özellikle son bir yılda Nike ve Adobe gibi dünya çapında bilinen markaları müşteri portföyüne ekledi ve Sirius AI isimli yapay zekâ tabanlı bir teknoloji geliştirdi.

Insider, tam 500 milyon dolar yatırım alıyor

CEO Hande Çilingir, bu yatırımın Insider’ın pazarlama teknolojileri endüstrisinde lider bir konuma ulaşmasını sağlayacağını belirtti. Çilingir, yapay zekâ teknolojilerinin sadece tahmine dayalı işlemleri değil, aynı zamanda tekrarlayan görevleri otomatikleştirerek pazarlama ekiplerinin daha stratejik işlere odaklanmasını mümkün kılacağını ifade etti. Insider’ın, pazardaki yerini sağlamlaştırmak için 200 mühendis daha istihdam edeceğini duyurdu ve bu sayede şirketin Ar-Ge çalışmalarının daha kapsamlı hale geleceğini belirtti. Ayrıca şirket, omnichannel deneyim sağlama vizyonunu ileriye taşımayı ve ABD başta olmak üzere global pazarda daha etkin bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Kurucu ortaklardan Muharrem Derinkök ise iki yıllık bir plan çerçevesinde, Insider’ın yapay zekâ destekli pazarlama çözümlerini daha da genişleteceğini ve Sirius AI’a yatırım yaparak müşteri etkileşimlerini her düzeyde daha doğal bir hale getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Diğer kurucu ortaklardan Serhat Soyuerel, şirketlerin Insider’a geçiş süreçlerini hızlandıran otomatik göç aracıyla geleneksel pazarlama bulutlarına kıyasla 5 kat daha fazla verim elde ettiklerini belirtti.

Insider’ın sunduğu çözümler, 12’den fazla kanal üzerinden pazarlama ekiplerinin birinci parti veriyi anlık olarak analiz etmesine imkân tanıyarak müşteri deneyimini daha etkili yönetmelerini sağlıyor. Bu yatırım, Insider’ın pazarlama teknolojileri alanında global bir lider olma yolunda attığı önemli bir adımı temsil ediyor.

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliğine gitti!

0

Toyota ve Suzuki, elektrikli araç alanındaki iş birliklerini güçlendirerek, ortaklaşa geliştirecekleri tamamen elektrikli bir SUV modelini duyurdular. Suzuki tarafından Hindistan’da üretilecek olan bu yeni elektrikli SUV, hem Suzuki hem de Toyota markası altında küresel pazarda satışa sunulacak. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliği yapıyor

Bu, iki markanın daha önce de uyguladığı, ortak modeller üretme stratejisinin elektrikli araç segmentine taşınması anlamına geliyor. Yeni SUV’nin üretimi, 2025 baharında Suzuki Motor Gujarat fabrikasında başlayacak. Modelin, 2023’te tanıtılan Suzuki eVX konseptinin geliştirilmiş bir versiyonu olması bekleniyor.

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliği yapıyor.

Henüz tüm teknik detaylar açıklanmamış olsa da, aracın tamamen elektrikli olacağı ve benzinli veya hibrit bir versiyonunun bulunmayacağı kesinleşti. Güç aktarma organları ve platform, Suzuki, Toyota ve Daihatsu ortaklığında geliştirildi. Markaların yaptığı açıklamaya göre, yeni SUV yeterli menzil, konforlu bir iç mekan ve dört tekerlekten çekiş sistemi sunacak.

Suzuki eVX konseptinin özellikleri göz önüne alındığında, yeni modelin yaklaşık 4.3 metre uzunluğunda olması ve 60 kWsa kapasiteli bir batarya ile tek şarjla 550 kilometreye kadar menzil sunması bekleniyor. Ancak bu menzil değeri, Hindistan’da kullanılan MIDC döngüsüne göre hesaplanmıştı. Avrupa’da kullanılan WLTP döngüsüne göre menzilin 400-450 km civarında olması daha gerçekçi bir beklenti olacaktır.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.