Toplum için değer yaratan projeler

Kendi ürünlerini, kendi fabrikalarında, kendi özgün teknolojilerini kullanarak ve yüksek çalışma standartlarını benimseyerek üreten Epson, toplum için değer yaratmayı amaçlayan projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Epson olarak tüketiciler ve kurumlarla iş birliği yaparak dünya için faydalı olabilecek projeler geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Epson CISMETA Başkan Yardımcısı Neil Colquhoun, “Yerel felsefemizin özünde sürdürülebilir bir vizyonla hareket etmek yer alıyor. Bu kapsamda hem iş ortaklarımız hem de toplum için değer yaratmaya devam ediyoruz.” diyor.

“Bir organizasyon, parçalarının toplamı kadar başarılıdır”

Epson CISMETA Başkan Yardımcısı Neil Colquhoun
Epson CISMETA Başkan Yardımcısı Neil Colquhoun

Epson’un amaçları konusunda açıklamalarda bulunan Epson CISMETA Başkan Yardımcısı Neil Colquhoun, “Her zaman bir organizasyonun parçalarının toplamı kadar başarılı olduğuna inanmışımdır. Bu inanç, Epson’u bu bölgede yüksek performanslı ve verimli bir organizasyon olarak konumlandırma vizyonumuzu da şekillendiriyor. Çalışanlarımız için değer yaratmaya çalışırken bir yandan da hem iş ortaklarımız hem de toplum için değer yaratmaya devam ediyoruz.” diyor.

Verimli, kompakt ve inovatif

En kritik hedeflerinin başında tüm takım arkadaşlarının Epson’da çalışmaktan keyif almaları geldiğinin altını çizen Neil Colquhoun, “Amacımız, iş arkadaşlarımızın Epson’un vizyonuyla uyumlu bir kültür içerisinde keyif alarak çalışmaları. Bu yaklaşımımızla daha iyi bir dünya yaratmak için hareket ederken diğer yandan da birlikte hareket eden bir ekip olmayı da başarıyoruz. Köklü bir gelenekten gelen markamız; verimli, kompakt ve inovasyonu benimseyen yaklaşımıyla hareket etmekte. Tüm bu ilkelerin dünya standartlarında bir organizasyonu inşa etmek için önemli olduğuna inanıyoruz. Bu ilkeler bizler için finansal performans kadar büyük önem taşıyor.” dedi.

Çalışanlarının fikirlerine büyük önem verdiklerini belirten Colquhoun, “Çalışma arkadaşlarımız arasında gerçekleştirdiğimiz anket sonuçları; ekip arkadaşlarımızın yüzde 93’ünün Epson’un amaçları, öncelikleri ve hedeflerine güven duyduklarını gösteriyor. Orta Doğu, Afrika, Batı Orta Asya’da ve Dubai’de 10 ofis ile 320’den fazla profesyonelle faaliyetlerimize devam ediyoruz. Güney Afrika’daki operasyonlarımızı üçüncü kez genişleterek yetenekler için fırsatlar sunan bir strateji geliştirdik ve bunu uyguladık. Geçtiğimiz bir yıllık süreçte, bu misyonu ileriye taşımak için bölgedeki liderliğimizi de güçlendirdik.” şeklinde sözlerine devam etti.

“Cinsiyet eşitliğine önem veriyoruz”

Cinsiyet eşitliğine büyük önem verdiklerini açıklayan Epson CISMETA Başkan Yardımcısı Neil Colquhoun, “Yönetici pozisyonlarımızın neredeyse yarısı kadınlardan oluşmakta. Bu da Epson’un cinsiyet eşitliğine verdiği önemin en büyük kanıtlarından biri. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu şekilde, toplum için faydalı olabilecek aksiyonlar almayı sürdürüyoruz. Orta Doğu ve Afrika’da BM’nin bu hedefleri paralelinde eğitimi odak noktasına alan girişimlerimize devam ediyoruz. Ekibim ve ben bölgedeki okulların ihtiyaçlarını anlamak ve bu ihtiyaçları karşılamak üzere bölgeyi ziyaret ettik. Tüm bu çabalarımız sonucunda; topluma faydalı olmayı ve toplumda kalıcı izler bırakmayı hedefliyoruz.” dedi.

Microsoft Copilot’a yapay zeka gücüyle yeni özellikler eklendi

Microsoft, yapay zeka asistanı Copilot’u baştan aşağı yenileyerek kullanıcılarına daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı hedefliyor. Şirket, Microsoft Copilot’a yapay zeka sesli ve görüntü yetenekleri ekleyerek, yapay zekayı sadece bir arama motoru veya görsel oluşturma aracı olarak değil, günlük iş akışlarının önemli bir parçası haline getirmek istiyor.

Copilot’a yeni yetenekler: sesli etkileşim ve WhatsApp desteği

En dikkat çekici yeniliklerden biri olan Copilot Voice, kullanıcıların Microsoft Copilot’a yapay zeka asistanıyla sesli olarak etkileşim kurmasına olanak tanıyor. Bu özellik, kullanıcıların daha doğal ve konuşmaya dayalı bir şekilde Copilot ile iletişim kurmasını sağlıyor. Microsoft ayrıca Copilot’un WhatsApp üzerinden de kullanılabileceğini duyurdu, bu da kullanıcıların Meta’nın AI asistanından kaçınmak istemesi durumunda alternatif bir seçenek sunuyor.

Copilot Labs: gelişmiş deneysel özellikler

Microsoft, Copilot Labs platformu üzerinden deneysel yapay zeka özelliklerini kullanıcılarına sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda tanıtılan Copilot Vision, Microsoft Copilot’a yapay zeka ve kullanıcıların tarayıcıda gezdiği web sitelerini “görebilmesini”sağlıyor. Bir diğer yenilik olan Think Deeper ise, karmaşık sorunlar üzerinde derinlemesine çalışabilmesi için Copilot’a eklenen yeni bir yetenek. Örneğin, kullanıcılar “İstanbul’a mı taşınmalıyım yoksa Rize’ye mi?” gibi sorular sorduğunda bu özellik en iyi yanıtı bulmak için devreye giriyor.

Copilot Labs’in sunduğu bu yeni yetenekler, kullanıcı gizliliği ve güvenliği konusundaki soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Microsoft, özellikle geçmiş hatalarından ders aldığını ve Copilot Labs oturumlarının geçici olduğunu belirtiyor. Şirket, bu oturumlarda toplanan verilerin oturum sonrasında silindiğini vurgularken, Copilot Vision’ın yalnızca sınırlı sayıdaki popüler web sitelerinde çalışacağını belirtiyor.

Günlük haberler ve kişisel asistan: Copilot Daily

Copilot Voice’un bir diğer dikkat çekici özelliği ise Copilot Daily. Bu özellik, kullanıcılara günlük haber özetleri, hava durumu ve görev hatırlatmaları sunuyor. Kullanıcılar, bu bilgileri yapay zeka asistanının bir haber spikeri gibi okumasını da tercih edebiliyor.

Yenilikler kademeli olarak sunuluyor

Copilot’un yeni özelliklerinin büyük bir kısmı şimdilik sınırlı bir kullanıcı kitlesine sunulmuş durumda. Örneğin, Copilot Voice şu anda sadece İngilizce konuşulan ABD, Kanada, Avustralya, Birleşik Krallık ve Yeni Zelanda’da kullanılabiliyor. Copilot Daily ise yalnızca ABD ve İngiltere’de aktif. Copilot Vision ve Think Deeper özellikleri ise Copilot Pro aboneleri için yakında kullanıma sunulacak.

Copilot’un güncellenmiş versiyonu, iOS ve Android’de, web’de ve Windows uygulamaları aracılığıyla Microsoft Copilot’a yapay zeka kullanıcılarına sunulmaya başlandı.

Siber suçlar Dünya ekonomisini tehdit ediyor!

Dijital çağın getirdiği yenilikler, şirketlerin veri toplama ve işleme süreçlerini kolaylaştırırken aynı zamanda kimlik sahteciliği için yeni fırsatlar yarattı. Günümüzde kimlik sahteciliği, hızla artan siber tehditler arasında öne çıkıyor. Küresel firmaların 2024 yılında yaptığı anket sonuçlarına göre, 2023 yılında tüketicilerin yüzde 50’si kişisel verilerinin ifşa edildiğini bildirdi. Başka bir rapora göre ise 2024 yılında deepfake saldırılarında yüzde 3000 oranında bir artış yaşandı. Yine aynı raporda, dijital doküman sahteciliğinde yüzde 18’lik bir artış kaydedildi. Bu veriler, tüketici davranışlarına da yansımış durumda; tüketicilerin yüzde 68’i ödemelerini kimlik sahteciliği risklerini göz önünde bulundurarak gerçekleştirdiğini belirtiyor.

“Daha güçlü siber güvenlik önlemleri ile daha kolay ve hızlı kullanıcı deneyimi arasındaki denge, bizim için çok önemli. Kullanıcıları hem daha az şifre kullanarak hem de daha güvenli kimlik doğrulama sistemleriyle buluşturarak kullanıcı deneyimini ve veri güvenliğini iyileştirebiliriz. Bireysel bankacılık, kredi kartı, online alışveriş, mobil ödeme ve uzaktan müşteri edinimi veya hesap açma gibi finansal ve dijital süreçlerin bir arada bulunduğu hassas işlemler, 2023 yılında tüketicilerin en sık dolandırıldığı alanlar arasında yer aldı. Yapay zeka tecrübemizi kullanıcı deneyimiyle birleştirerek, tüketicilerin kritik bilgilerini doğrulama ve koruma konusunda büyük adımlar attığımıza inanıyoruz” diyen Sodec Technologies Kurucusu Hasan Dertli, müşterilerinin verilerini doğrulamak ve güvenli tutmak için geliştirdikleri hızlı ve esnek çözümlerin altını çiziyor.

Sodec Technologies Kurucusu Hasan Dertli
Sodec Technologies Kurucusu Hasan Dertli

Yapay zekanın kötüye kullanımının bir örneği, bir ya da birden fazla kişiye ait kimlik bilgilerinin birleştirilerek oluşturulan sahte kimliklerdir. Hacker’lar, yasadışı yöntemlerle bu verilere ulaşıp tüketicileri yanıltarak bu bilgileri elde edebiliyor. Kimlik sahtecileri, ortalama bir tüketiciye yılda 6 kez farklı kanallar aracılığıyla ulaşmaya çalışıyor. En sık kullanılan yöntemler arasında e-mail, telefon, SMS ve sosyal medya kanalları bulunuyor. Dark web, yapay zeka ve deepfake teknolojisi, sahte profiller ve lokasyon maskeleme araçları, sahtecilerin sıkça başvurduğu yöntemlerdir. Kimlik sahteciliği riski en yüksek sektörler arasında ise finans, telekomünikasyon, perakende/e-ticaret, kamu ve dijital oyun sektörleri yer alıyor. Kimlik sahteciliğinin finansal etkileri şirketleri ciddi anlamda olumsuz etkileyebilir. Küresel firmaların 2024 raporuna göre, siber suçların 2024 yılında dünya ekonomisine 9.5 trilyon ABD dolarına mal olacağı öngörülüyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 33’ü, kimlik sahteciliğiyle ilgili giderlerinin 25.000 ila 125.000 ABD doları arasında olduğunu belirtiyor.

Yüz Sahteciliği ve Pasif Canlılık Algılamanın Önemi

Kimlik doğrulama ve yüz tanıma süreçlerinde en büyük tehditlerden biri, sahtecilik yöntemlerinin hızla gelişmesidir. Başkalarının vesikalık fotoğrafları, kağıt veya karton maskeleri, dijital görüntüler veya videolar, üç boyutlu silikon ve balmumu maskeler sahtecilik için kullanılabiliyor. Son yıllarda gelişen deepfake teknolojisiyle, sahte baş hareketleri ve mimikler kullanılarak kimlik doğrulama sistemleri kandırılabiliyor. Bu tür saldırılar, güvenlik zafiyetlerine yol açarak kimlik doğrulama süreçlerini ciddi anlamda tehdit ediyor.

Aktif canlılık algılama sistemlerinde, kullanıcıdan belirli baş hareketleri veya mimik talep edilmesi güvenlik zafiyetlerine neden olabilir. Pasif canlılık algılama teknolojileri ise kullanıcıdan herhangi bir komut istemeden sahtecilik ataklarını tespit ederek güvenliği sağlamakta ve kullanıcı deneyimini iyileştirmektedir. Bu yöntem, sahteciliğin yaygın olduğu sektörlerde güçlü bir çözüm sunar.

Kimlik sahteciliğine oldukça açık olan telekom, bankacılık, fintech ve sigorta gibi sektörler başta olmak üzere birçok sektöre hizmet sunan Sodec Technologies; insan faktörü olmadan, yapay zeka teknolojileri kullanarak kişi ve belgelerin gerçekliğini doğrulayabiliyor. Yüz ve kimlik doğrulama alanında dünya markalarıyla rekabet gücüne sahip olan Sodec Technologies, Türk mühendisler tarafından geliştirilen teknolojilerle, Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (NIST) tarafından yüz tanıma alanında yapılan testlerde, milyonda bir hata payından daha düşük bir oranla ilk 10’da yer aldı.

NIST Testleri ve Sertifikasyonun Önemi

Kimlik doğrulama ve biyometrik doğrulama süreçlerinde sertifikasyon ve testler büyük önem taşıyor Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (NIST) tarafından yapılan yüz tanıma testlerinde, Sodec Technologies milyonda bir hata payı ile ilk 10’a girmiştir. Bu tür testler, biyometrik doğrulamanın güvenilirliğini kanıtlarken, kimlik doğrulama süreçlerinde güvenlik ve doğruluğun ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.

Yapay Zeka ve Güvenlik Çözümleri

Yapay zeka, kimlik sahteciliğiyle mücadelede güçlü bir araç olarak öne çıkıyor. KYC (know your customer) süreçlerinde biyometrik verilerin doğrulanması ve belgelerden veri çıkarılması gibi konularda yapay zeka teknolojileri güvenilir ve hızlı çözümler sunuyor. Yapay zekanın kullanımı, sahtecilik ataklarını önlemede önemli bir rol oynuyor.

Sodec Technologies Kurucusu Hasan Dertli, “Mevcut kimlik doğrulama ve uzaktan müşteri edinimi süreçlerinde yüz sahteciliği güvenlik açığı yaratıyor. Aktif canlılık algılama yöntemleri yetersiz kalırken, yapay zeka destekli pasif canlılık algılama teknolojileri sahtecilik ataklarını tespit edebiliyor ve kullanıcı deneyimini koruyarak güvenliği artırabiliyoruz. NIST tarafından yapılan yüz tanıma testleri, biyometrik doğrulamanın güvenilirliğini ispatlamış durumda ve güvenlik sertifikalarının önemi her zamankinden daha büyük” dedi.

Yiyecek-İçecek sektörüne yeni yazılım çözümü

Yiyecek-içecek sektöründe kepenk indirme oranları yüzde 38’e ulaşmış durumda. Sektörün en büyük sorunlarından biri olan bu yüksek kapanma oranını düşürmek amacıyla Türk mühendisler tarafından geliştirilen NarPOS yazılımı, sektörde yeni bir dönemi başlatıyor. NarPOS, işletmelerin maliyetlerini azaltmayı ve verimliliklerini artırmayı hedefleyerek, sadece işletmelerin değil, uzun vadede ülke ekonomisinin de enflasyonla mücadelesine katkıda bulunmayı planlıyor.

NarPOS’un sunduğu çözümlerle sipariş yönetimi, ödeme alma ve stok takibi gibi süreçler tek bir platformda birleşiyor. Bulut tabanlı altyapısı sayesinde restoranlar, tüm operasyonlarını anında ve kolayca yönetebiliyor. Böylece işletmeler, farklı uygulamalara ihtiyaç duymadan tüm süreçlerini tek bir sistem üzerinden yürütebiliyor.

NarPOS’un Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, “Türkiye genelinde yaklaşık 200.000 yiyecek-içecek işletmesi bulunuyor ve bu işletmelerin yüzde 38’i 3 ila 6 ay içinde kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Biz de NarPOS olarak işletmelerin maliyetlerini düşürmek ve verimliliklerini artırmak amacıyla çözümler geliştiriyoruz. Bu sayede daha fazla işletmenin ayakta kalmasını sağlamak istiyoruz,” diyor.

NarPOS’un Türkiye’de sunduğu yenilikler sadece bu kadarla sınırlı değil. Türkiye’de ilk kez el terminali ve yazar kasayı birleştiren hibrit sistem, restoranlara benzersiz bir operasyonel avantaj sağlıyor. Siparişten ödeme almaya, stok yönetiminden raporlamaya kadar her adımın entegre bir şekilde yönetilmesine olanak tanıyor.

NarPOS, Türkiye’nin yanı sıra 8 farklı ülkede 14.000 işletmeye hizmet vererek global ölçekte de büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin geleceği için bu yazılım, sektörün en büyük sorunlarına çözüm getirerek işletmelere nefes aldırmayı amaçlıyor.

Yapay zekâ girişimi Novus, 1,5 milyon dolar yatırım aldı

İstanbul ve Boston merkezli yapay zekâ girişimi Novus, tohum yatırım turunda 1,5 milyon dolar yatırım aldı. Vestel Ventures ve Tacirler Portföy Yönetimi ortaklığıyla yönetilen Gelecek Etki Fonu liderliğindeki turda, Sabancı Ventures, Inveo Ventures, DeBa ve uluslararası fonların katılımıyla şirket, 14 milyon dolarlık bir değerlemeye ulaştı.

Yapay zekâda öncü kurumlardan biri olmayı hedefleyen Novus, öncesinde NVIDIA Inception, 2022 yılında MIT Sandbox, Google for Startups ve North America programlarından başarıyla mezun olarak, aynı yıl Startup Wise Guys’tan 5 milyon dolar değerlemeyle önemli bir yatırım daha aldı. Yeni yatırım turu ile yapay zekâ alanındaki liderliğini pekiştiren Novus, yapay zekâ çözümlerini daha geniş bir kitleye sunma ve teknolojik inovasyonlarını ileriye taşıma hedeflerine doğru büyük bir adım attı.

Novus Kurucu Ortağı ve CRO’su Vorga Can yeni yatırımla ilgili, “Türkiye’de yatırımcılar ve iş ortaklarıyla yürütülen iş birliği süreçlerinin, DOT ürünümüzün ülke genelinde yaygınlaştırılmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ayrıca, BIST50 seviyesindeki kurumsal şirketlere yönelik on-prem çözümler sunmaya devam edeceğiz. DOT ile SaaS modelimiz üzerinden KOBİ’lere ve startup’lara da yenilikçi teknolojiler sunmayı hedefliyoruz. Bu yeni fonlama turu, şirketimizin sürdürülebilir büyüme ve yenilikçilik yolundaki ilerlemesini simgeliyor” şeklinde konuştu.

Yapay zekâ ajanları arasındaki iletişimi mümkün kılıyor

Bu yeni fonlamayla birlikte, yeni yapay zekâ ürünü DOT’u piyasaya süreceklerini belirten Novus Kurucu Ortağı ve CEO’su Rıza Egehan Asad: “DOT, işletmelerin büyük dil modellerinin tam potansiyelini kullanmalarını sağlayacak şekilde tasarlanmış, gelişmiş bir AI platformu. Yapay zekâ ajanları arasındaki iletişimi mümkün kılarak, kullanıcıların kodlama yapmadan yeni ajanlar oluşturmasına olanak tanıyan DOT, işletmelerin verimliliğini arttıracak ve daha akıllı iş süreçleri geliştirecek bir yapı sunuyor. 100’den fazla yapay zeka ajanı ve modeli barındıran ve ajanlar arası iletişimi mümkün kılan bu platformu, global pazarda duyurmayı hedefliyoruz” dedi.

Novus, on-premise ve hybrid çözümleriyle Fransa, İtalya ve Almanya’da başladığı yurt dışı pazarlarına açılma çalışmalarını genişleterek, ABD’de, özellikle East Coast bölgesinde 2025’in ikinci yarısında operasyonlarını yoğunlaştırmayı planlıyor. Türk yapay zekâ sektörünün öncüsü olarak, Türkiye’nin yapay zekâ alanında dünya çapında tanınan bir ülke olmasını hedefleyen Novus, etik yapay zekâ teknolojilerini herkes için ulaşılabilir kılmak ve bu alandaki araştırmalarını sürdürerek çalışmalarına devam edecek.

Peugeot Türkiye’nin Yeni Genel Müdürü Gupse Kaplan Oldu!

Dünyanın en büyük otomotiv gruplarından Stellantis’in toplamda 6 bölgesinden biri olan Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEA) Peugeot, Opel ve Jeep markalarının Bölge Direktörlüğü görevine Peugeot Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Gülin Reyhanoğlu atandı. 2 Ekim 2024 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayan Gülin Reyhanoğlu’ndan boşalan Peugeot Türkiye Genel Müdürlüğü koltuğuna ise Stellantis Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEA) Peugeot Marka Bölge Müdürü olarak görev yapan Gupse Kaplan getirildi.

Otomotiv ve mobilite dünyasının en büyük grupları arasında yer alan, geleceğin teknolojilerini adapte etme konusunda çok önemli bir rol üstlenen Stellantis, global yapılanmasını da en iyi biçimde şekillendirmeye devam ediyor. Peugeot Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Gülin Reyhanoğlu, Stellantis’in dünya çapındaki 6 büyük bölgesinden bir tanesi olan, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde tüm markaların Satış ve Pazarlama Operasyonlarından sorumlu olan Olivier Cornuaille’e bağlı olarak Peugeot, Opel ve Jeep markalarının Bölge Direktörlüğü görevine atandı.

Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamlayan Gülin Reyhanoğlu, otomotiv sektörüne 2006 yılında Otokoç Otomotiv’de Filo Satış Temsilcisi olarak adım attı. Yıllar içerisinde birçok farklı otomotiv firmasında önemli görevler üstlenen Reyhanoğlu, 2017’de Peugeot Türkiye bünyesine katıldı. 2020 yılından itibaren kariyerine Peugeot Türkiye Satış Direktörü olarak devam eden Reyhanoğlu, 2022 yılının ağustos ayından bu yana Peugeot Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapmaktaydı.

Gupse Kaplan, Peugeot Türkiye’ye Genel Müdür olarak geri döndü!

Gülin Reyhanoğlu’nun MEA Bölgesi’ndeki global görevine transferinin ardından 2 Ekim 2024 tarihi itibarıyla Peugeot Türkiye Genel Müdürlüğü görevine de Gupse Kaplan getirildi. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, Fransa Nice Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Bölümü’nde yüksek lisansını yapan Gupse Kaplan, 2007-2011 yılları arasında sırasıyla Subaru ve Citroën markalarında çalıştı. Renault markasında 2011’de Ürün Müdürü olarak göreve başlayan Kaplan, 2011-2017 yılları arasında Renault Mais bünyesinde Ticari Araç Ürün Müdürü, Binek Otomobil Ürün Müdürü ve Tedarik Zinciri Yöneticisi olarak görev aldı. Mayıs 2017 tarihinden itibaren Peugeot Türkiye’de Ürün ve Fiyatlandırma Müdürü olarak görev almaya başlayan Gupse Kaplan, Nisan 2020 itibarıyla kariyerine Peugeot Türkiye Pazarlama Direktörü olarak devam etti. Eylül 2023 itibarıyla Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEA) Peugeot Marka Müdürü olarak atanan ve bu dönem boyunca önemli deneyimler elde eden Gupse Kaplan, Genel Müdür unvanıyla tekrar Peugeot Türkiye’ye geri dönmüş oldu.

Donald Trump kripto para çıkarıyor!

ABD’nin yaklaşan 2024 Başkanlık Seçimleri öncesinde sürpriz bir adım atan eski başkan Donald Trump, seçim kampanyasına yenilikçi bir boyut katıyor. Kripto para dünyasına daha önce çeşitli olumlu mesajlar veren Trump, bu desteği somutlaştırarak kendi kripto para projesini hayata geçiriyor. Trump, kripto para yatırımcılarını yanına çekerek seçim kampanyası için ek bir finansman kaynağı yaratmayı hedefliyor.

Kamala Harris ile kritik seçim yarışı

Önümüzdeki seçimlerde Kamala Harris ile zorlu bir rekabete girecek olan Trump, kampanyasında daha geniş bir kitleye hitap etmek ve farklı yatırımcı gruplarını cezbetmek için yenilikçi yöntemler arıyor. Kripto paraların yükselen popülaritesini fark eden Trump, bu alanı kullanarak hem teknolojiyi kucaklayan hem de yatırımcıların desteğini kazanmayı amaçlıyor. Seçim kampanyası için çeşitli kanallardan bağış toplayan iş adamı, kripto paraları da bu sürece dahil ederek önemli bir hamle yapıyor.

Trump Coin Geliyor: resmi duyuru yapıldı

Bugüne kadar Donald Trump’ın ismi ve söylemleriyle ilişkilendirilen pek çok kripto para piyasaya sürüldü. Ancak bu projeler Trump ile resmi bir bağlantıya sahip değildi. Şimdi ise Trump, kendi adıyla desteklediği bir kripto para projesini duyurdu. Resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, projenin yakında piyasaya sürüleceğini ve yatırımcıların projeye dahil olabilmeleri için kimlik doğrulama sürecine başlamaları gerektiğini belirtti.

Trump’ın paylaştığı beyaz liste linki aracılığıyla kullanıcılar kimlik doğrulama işlemlerini tamamlayarak bekleme listesine girebiliyor. Bu listeye dahil olan yatırımcılar, ön satışa katılma hakkı kazanabilecek. Proje, Ethereum ağıüzerinde çalışacak ve kripto para dünyasında büyük bir yankı uyandırması bekleniyor. Henüz kesin çıkış tarihi belli olmasa da, projenin ABD başkanlık seçimlerinden önce piyasaya sürülmesi muhtemel.Kimlik Doğrulama ve Yatırımcıların Sürece Dahil Olması

Proje kapsamında yatırımcılar için kimlik doğrulama süreci başlatıldı. Bu süreçte, yatırımcılar kimlik bilgilerini doğruladıktan sonra bekleme listesine katılabiliyor. Trump Coin’in ön satışına katılma hakkı kazananlar, yatırım yapma fırsatı elde edecek. Kimlik doğrulama sürecinin sıkı tutulması, projenin güvenliğine verilen önemi gösteriyor.

Trump’ın bu hamlesi, kripto para piyasasında büyük bir merak uyandırmış durumda. Özellikle ABD seçimleri öncesinde gelen bu adım, sadece kripto para yatırımcıları için değil, teknoloji ve siyaset dünyası için de dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Kripto paraların yaygın kullanımı, seçim kampanyalarında bu tür yenilikçi finansman yöntemlerininnasıl etkili olabileceğini gösteriyor.

Ethereum ağı üzerinde çalışacak

Trump Coin’in Ethereum ağı üzerinde piyasaya sürülecek olması, projeye olan ilgiyi daha da artırıyor. Ethereum’un sağlam altyapısı ve akıllı sözleşme teknolojisi, projenin güvenilirliğini artıran önemli faktörlerden biri olarak görülüyor. Yatırımcılar, Trump Coin’in sağladığı fırsatları merakla beklerken, bu kripto paranın seçim sürecinde nasıl bir rol oynayacağı da büyük bir soru işareti.

Sonuç olarak, Donald Trump’ın bu adımı, ABD seçim kampanyasında dijital varlıkların ve teknolojinin nasıl önemli bir yer tutabileceğini gözler önüne seriyor. Kripto paraların seçim bağışları ve finansman süreçlerinde daha fazla rol alması, gelecekte benzer projelerin önünü açabilir.

OnePlus Almanya’da bir kez daha satış yasağıyla karşı karşıya

Akıllı telefon dünyasının önemli isimlerinden OnePlus, Almanya’da yeni bir patent kriziyle karşı karşıya. Kablosuz iletişim teknolojileri üzerine devam eden bir anlaşmazlık nedeniyle, şirketin Almanya’daki akıllı telefon satışları bir kez daha durduruldu. Bu gelişme, OnePlus’ın daha önce Nokia ile yaşadığı benzer bir patent sorununun ardından gelen ikinci büyük satış yasağı olarak dikkat çekiyor.

Almanya’daki mahkeme kararına göre, InterDigital adlı kablosuz teknolojiler geliştiren şirket, OnePlus’ın 5G başta olmak üzere çeşitli temel akıllı telefon teknolojileri ile ilgili patentlerini ihlal ettiğini iddia ediyor. InterDigital, bu patentlerin kullanım hakkı için OnePlus’ın lisans alması gerektiğini savunuyor. Öte yandan, OnePlus, yaptığı açıklamada fikri mülkiyet haklarına saygı duyduğunu ve standart temel patentler konusunda dikkatli davrandığını belirtti. Şirket, InterDigital ile bir çözüm bulmak için görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. Ancak bu süreç tamamlanana kadar, Almanya’da akıllı telefon satışlarını durduracağını resmen açıkladı.

Bu yasak, OnePlus’ın Almanya’da önemli bir pazar kaybı yaşamasına yol açabilir. Şirketin, önümüzdeki aylarda piyasaya sürmeyi planladığı yeni amiral gemisi modeli OnePlus 13 de bu anlaşmazlıktan olumsuz etkilenebilir. Akıllı telefonun Almanya’da satışa sunulup sunulamayacağı belirsizliğini korurken, satış yasağı süresince OnePlus Pad 2Buds Pro, ve Watch 2 gibi diğer OnePlus ürünlerinin satışına ise devam edilecek. Bu durum, şirketin Almanya pazarındaki varlığını koruma çabası olarak değerlendiriliyor.

Almanya’da akıllı telefon satın almak isteyen OnePlus kullanıcıları, şimdilik şirketin ürünlerini diğer Avrupa ülkelerinden sipariş vermek zorunda kalacak. OnePlusNokia ile yaşadığı benzer bir sorunu yaklaşık iki yıl süren bir müzakere süreciyle çözmüş, Almanya’da tekrar satışlara başlamayı başarmıştı. Ancak, InterDigital ile devam eden bu yeni anlaşmazlık sürecinin nasıl sonuçlanacağı ise merakla bekleniyor.

Şirketin Almanya’daki bu ikinci satış yasağı, küresel çapta teknoloji dünyasında yankı uyandırdı. OnePlusInterDigitalile olan anlaşmazlığı çözmek için görüşmelere devam edeceğini, ancak nihai bir çözüm bulunana kadar Almanya’daki akıllı telefon satışlarını durdurduğunu kesin bir dille doğruladı.

İnsansı robot Fourier GR-2 görücüye çıktı!

0

Robotik alanında yaşanan heyecan verici gelişmeler hız kesmeden devam ederken, Çin merkezli Fourier Intelligence, insansı robotlar arasında öne çıkan GR serisini GR-2 modeliyle bir adım daha ileri taşıdı. Geçtiğimiz yıl tanıtılan GR-1’in geliştirilmiş bir versiyonu olan GR-2, hem fiziksel hem de işlevsel olarak önemli geliştirmeler sunuyor. 175 cm boyu ve 63 kg ağırlığı ile GR-2, birçok yetişkinle göz hizasında olacak şekilde tasarlandı. GR-1’in ilk modellerinin ince ve iskeletimsi görünümünün aksine, GR-2 daha tamamlanmış ve şık bir dış tasarıma sahip. Robotun hassas iç aksamları ise sağlam bir plastik kaplama ile korunuyor.

İnsansı robot Fourier GR-2 gündem oldu

GR-2’nin dikkat çeken özelliklerinden biri de güçlendirilmiş motorları. GR-1’de 300 Nm tork üreten aktüatörler, GR-2’de 380 Nm’ye çıkarılmış. Bu da robotun kaldırma kapasitesinin önemli ölçüde arttığı anlamına geliyor. Fourier bu kapasiteyi tam olarak açıklamasa da, GR-1’in kendi ağırlığına yakın bir yük kaldırabildiği göz önüne alındığında, GR-2’nin bu konuda daha da gelişmiş olduğu tahmin ediliyor. Robot aynı zamanda 5 km/s hızla yürüyebiliyor.

2023'ün öne çıkan insansı robotlarıyla

GR-2’nin en büyük yeniliklerinden biri ise elleri. 12 serbestlik derecesine ve dokunsal kuvvet algılama yeteneğine sahip olan bu eller, robotun dokunduğu nesnelerin şeklini ve malzemesini “hissederek” anında kavrama gücünü ayarlamasını sağlıyor. Elektrikle çalışan bu eller, hız ve güç açısından diğer insansı robotların hidrolik el sistemlerinden daha zayıf olsa da, gelişen yapay zeka algoritmaları ile birlikte kullanıldığında hassas ve güvenli bir kullanım sunma potansiyeline sahip.

GR-2’nin elleri şu an için 6 kg’a kadar ağırlıkları taşıyabiliyor. Bu nedenle, robotun ağır yük taşıma gibi endüstriyel alanlarda kullanılmak üzere tasarlanmadığı, daha çok yaşlı ve engelli bireyler için ev içi yardım sunma amacına yönelik geliştirildiği belirtiliyor. Özellikle yaşlanan nüfuslar ve insan gücünün yetersiz kalabileceği alanlarda, bu robotlar önemli bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

GR-2’nin üzerinde yer alan yapay zeka sistemleri, öğrenme ve etkileşimde büyük ilerlemeler sunuyor. Robot, uzaktan kumanda (telepresence), VR komutları veya doğrudan uzuvlarının hareket ettirilmesi gibi farklı yöntemlerle kontrol edilebiliyor. “Lead-through programming” adı verilen bir teknikle, kullanıcılar robotu fiziksel olarak yönlendirerek ona görevleri öğretebiliyor.

Robot, yaygın olarak kullanılan ROS, Mujoco ve Nvidia’nın Isaac Lab gibi açık kaynaklı robotik geliştirme yazılımları ile uyumlu olarak çalışabiliyor. Bu da GR-2’nin hem ticari hem de akademik robotik araştırma ve geliştirme projeleri için ideal bir platform haline geldiğini gösteriyor.

Yapay zeka destekli insansı robotlar hızla gelişiyor ve yakın gelecekte günlük hayatımızda daha fazla yer bulacak gibi görünüyor. GR-2 gibi robotlar, ev içi bakım ve yardımcı hizmetlerde büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu teknolojinin en büyük zorluğu, robotları gerçek dünya ile güvenli, etkili ve yararlı bir şekilde etkileşimde bulunacak seviyeye getirmek. İnsansı robotlar henüz günlük kullanım için hazır değil ve bir süre daha olmayacak. Ancak yapay zeka alanında gördüğümüz hızlı gelişmeler göz önüne alındığında, bu alanda da benzer bir hızla ilerleme kaydedileceği öngörülüyor.

Apple Search Ads, Türkiye’ye geliyor!

0

Apple, geçtiğimiz günlerde geliştiricilere yönelik düzenlediği bir etkinlikte heyecan verici bir haberi paylaştı. Apple Search Ads, Türkiye de dahil olmak üzere 20’den fazla yeni pazarda kullanıma sunulacak. Bu genişlemeyle dünya genelinde 91 ülke ve bölgede erişilebilir hale gelecek ve uygulama geliştiricilerine daha geniş kitlelere ulaşma fırsatı sunacak.

Apple Search Ads, yeni kapılar aralıyor!

Apple yetkilileri, Türkiye’nin Apple müşterilerinden gelen yoğun talepler doğrultusunda platforma dahil edildiğini belirtti. Türk uygulama geliştiricileri artık kendi ülkelerinde uygulamalarını tanıtabilecek, daha fazla müşteriye ulaşabilecek ve gelirlerini artırma potansiyeline sahip olacaklar.

Apple Search Ads’in bu genişlemesiyle uygulama pazarlamacılarının başarısını desteklemek amacıyla sunulan Apple Search Ads Sertifikası programı da daha fazla önem kazandı. Bu kapsamlı çevrimiçi eğitim programı, uygulama geliştiricilerine kampanyalarını en etkili şekilde yönetme ve App Store’da daha geniş kitlelere ulaşma konusunda rehberlik ediyor.

Apple Search Ads Sertifikası, uzmanlığınızı hızlıca geliştirmenize yardımcı olacak Apple Search Ads Advanced eğitimiyle başlıyor. Program boyunca, özenle hazırlanmış dersler aracılığıyla, sonuç odaklı en iyi uygulamaları öğreneceksiniz.

Ayrıca, sektördeki yeniliklerden ve platform güncellemelerinden haberdar olmak için düzenli olarak paylaşılan güncellemeler ve yeni derslere erişebileceksiniz. Sertifikayı tamamladığınızda ise dünya çapında sertifikalı uygulama pazarlamacılarından oluşan ve sürekli büyüyen bir topluluğa katılma fırsatınız olacak.

Apple Search Ads Sertifikası hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve programa katılmak isteyenler için bazı önemli noktaları da belirtmekte fayda var. Öncelikle program tamamen ücretsiz ve uygulama geliştiricileri başta olmak üzere, App Store’da uygulama tanıtımıyla ilgilenen herkese açık.

İster deneyimli bir pazarlamacı olun, ister yeni başlıyor olun, programdaki dersler size hem temel bilgileri öğrenme hem de mevcut becerilerinizi geliştirme ve tazeleme imkanı sunuyor. Programa katılmak için bir Apple Search Ads hesabına sahip olmanız gerekmiyor. Apple Kimliğiniz ile giriş yapmanız yeterli.

Sertifikayı almak için yapmanız gerekenler ise oldukça basit. Tüm dersleri tamamlayın ve ardından ücretsiz bir sınava girerek bilgilerinizi test edin. Sertifikayı başarıyla tamamladıktan sonra sertifikanızı LinkedIn gibi platformlarda profesyonel ağınızla paylaşma seçeneğine de sahip olacaksınız. Apple Search Ads Sertifikası tüm dünyada İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Japonca, Korece, Portekizce, Rusça ve İspanyolca dillerinde sunuluyor.

Çin, drone gösterisiyle rekora imza attı!

0

Çin’in Shenzhen Körfezi Parkı’nda 26 Eylül’de başlayan Ulusal Gün kutlamaları kapsamında 10.197 adet drone’dan oluşan muhteşem bir gösteri gerçekleştirildi. 1 Ekim’deki bayrama kadar süren bu etkinlikte, drone’lar tarafından oluşturulan görkemli görüntüler izleyenleri büyüledi. Gösteri sırasında tek bir bilgisayardan aynı anda havada uçan en fazla drone sayısı ve drone’lar tarafından oluşturulan en büyük hava görüntüsü olmak üzere iki dünya rekoru kırıldı.

Çin, drone gösterisiyle dünya rekoru kırdı

Eşzamanlı olarak hareket eden drone sürüsü, izleyenleri hayrete düşüren karmaşık desenler oluşturdu. Gösterinin en dikkat çekici anlarından biri, binlerce drone’un hassas bir koordinasyonla hareket ettiği görkemli “Gökyüzü Şehri” sahnesiydi. Drone gösterisinin ardından gökyüzü, organizatörlerin “siber havai fişekler” olarak adlandırdığı sanal havai fişekler ile aydınlatıldı.

Çin, drone gösterisiyle dünya rekoru kırdı.
Çin, drone gösterisiyle dünya rekoru kırdı.

Bu olağanüstü gösteri, Shenzhen’de bir haftalık kutlamanın sadece başlangıcıydı. 7 gün boyunca, 10.000’den fazla drone şehrin 5 bölgesinde gökyüzünü aydınlatmaya devam edecek. Sanat ve teknolojinin bu birleşimi olan bu gösteri, Çin’in drone teknolojilerinde ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor. Her ne kadar bu gösteriler eğlence amaçlı tasarlanmış olsa da, altta yatan teknolojinin askeri alanda da önemli etkileri var. Binlerce küçük, ucuz ve çevik drone’u aynı anda tek bir bilgisayardan kontrol edebilme yeteneği, modern savaşlarda büyük bir avantaj sağlayabilir. Koordineli hareket edebilen drone sürülerinin, yerleşik sistemler ve uzaktan sürü yapay zekasının bir kombinasyonu tarafından kontrol edilerek 200 km/s üzerindeki hızlarda manevra yapabildiği biliniyor.

Çin’in çok pervaneli drone alanındaki hakimiyeti bilinen bir gerçek. Ülke, tüketici dronelarından endüstriyel sınıf makinelere kadar her şeyi üreten en büyük drone üretim tesislerine ev sahipliği yapıyor. Bu son etkinlik, ayın başlarında gerçekleşen bir başka rekor kıran drone gösterisinin ardından gerçekleşti. 3 Eylül’de, 7.598 drone’un yer aldığı ışık gösterisi, Yanbian Kore Özerk Bölgesi’nin 72. yıl dönümünü kutlamaları kapsamında gerçekleştirilmiş ve drone’lar tarafından oluşturulan en büyük hava görüntüsü ile Guinness Dünya Rekoru’nu kırmıştı.

Adobe, Photoshop uygulamalarının yeni sürümlerini duyurdu!

0

Adobe, popüler fotoğraf ve video düzenleme yazılımları Photoshop Elements ve Premiere Elements’in yeni sürümlerini duyurdu. Photoshop & Premiere Elements 2025 olarak adlandırılan yeni sürümler, kullanıcıların içeriklerini daha kolay ve hızlı bir şekilde düzenlemelerine yardımcı olmak için birçok yeni yapay zeka destekli araçla birlikte geliyor ve tek seferlik satın alma seçeneğiyle sunuluyor.

Adobe, Photoshop uygulamalarının yeni sürümlerini görücüye çıkardı

Photoshop Elements 2025, fotoğraf düzenlemeyi daha da kolaylaştırmak için bir dizi yeni yapay zeka aracı içeriyor. Kullanıcıların bir fırça yardımıyla fotoğrafta kaldırmak istedikleri alanı seçmelerini sağlayan yeni bir “Kaldır” aracı ve buna eşlik eden “Nesne Kaldırma Kılavuzlu Düzenleme” özelliği de dikkat çekiyor. Fotoğraflardaki nesnelerin renklerini değiştirmek artık çok daha kolay; otomatik seçim araçlarıyla nesneleri seçtikten sonra yeni bir renk seçerek fotoğraftaki nesnelerin rengini değiştirebilirsiniz.

Avusturalya'da yumurta kabuklarından batarya üretildi!

Yeni Derinlik Bulanıklığı filtresi, bulanıklık efekti, odak uzaklığı ve odak aralığı ayarlama kontrolleriyle görsele alan derinliği katmak için bulanıklık ekliyor. Bir fotoğraftaki bir nesneyi başka bir fotoğraftaki arka planla birleştirerek yepyeni bir görüntü oluşturma konusunda size yol gösteren Fotoğrafları Kılavuzlu Düzenlemeyle Birleştir özelliği de dikkat çekici yenilikler arasında. Ek olarak, dokulu fotoğraf arka planları ve grafikler için yeni seçenekler, kamera hareketi ve animasyonlu çerçeve gibi efektler için tek tıklamayla erişilebilen seçenekler de mevcut. Premiere Elements 2025 ise video düzenlemeyi kolaylaştıran bir dizi yeni özellikle geliyor.

Bulutların, karın ve benzeri beyaz öğelerin görünümünü ayarlamak için yeni bir “Beyaz Dengesi” aracı eklendi. Daha hassas renk ve parlaklık ayarlamaları yapmak için yeni renk düzeltme eğrileri mevcut. Ayrıca, yazı hizalama, boyutu, rengi ve aralığı üzerinde daha fazla kontrol sağlayan dinamik başlıklar için ek şablonlar da eklendi. Basitleştirilmiş Zaman Çizelgesi ise daha kolay gezinme için ses ve video parçalarını birlikte gruplandırmanıza, kazara değişiklikleri önlemek için parçaları kilitlemenize ve daha fazlasına olanak tanıyor.

Android 16’nın kod adı belli oldu: baklava!

GoogleAndroid 15‘in cihazlara gelmesi beklenirken, bir sonraki Android sürümü üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Son gelen bilgilere göre, Android 16‘nın kod adı ortaya çıktı. Bu sürümün kod adı Türk mutfağının vazgeçilmez tatlılarından biri olan “Baklava” olacak.

Google, Android 16 halka açık sürümlerinde tatlı isimleri kullanmayı bırakmış olsa da, geliştirme sürecinde bu gelenek devam ediyor. Android’in her yeni sürümüne alfabetik sıraya göre tatlı isimleri veriliyor. Normalde Android 16’nın kod adının “W” harfi ile başlaması bekleniyordu; bu nedenle “Whoopie Pie” gibi bir tatlı adı öngörülüyordu. Ancak Google, şaşırtıcı bir şekilde bu kez Türk mutfağına ait “Baklava” ismini tercih etti. Bu nedenle, Android 16’nın adı oldukça dikkat çekici oldu. Android 16’nın gelecekte nasıl adlandırılacağı merak konusu.

Android sürümlerinin kod adları

Google‘ın Android işletim sisteminde yıllar içinde kullandığı tatlı isimleri şöyle sıralanıyor:

Sürüm NumarasıKod Adı
1.1Petit Four
1.5Cupcake
1.6Donut
2.0 / 2.1Eclair
2.2Froyo
2.3Gingerbread
3.0Honeycomb
4.0Ice Cream Sandwich
4.1 / 4.3Jelly Bean
4.4KitKat
5.0 / 5.1Lollipop
6.0Marshmallow
7.0 / 7.1Nougat
8.0 / 8.1Oreo
9Pie
10Quince Tart
11Red Velvet Cake
12 / 12LSnow Cone
13Tiramisu
14Upside Down Cake
15Vanilla Ice Cream
16Baklava

Android 15‘in kod adı “Vanilla Ice Cream” olarak belirlenmişti ve bu sürümün yakın zamanda cihazlara gelmesi bekleniyor. Android 16’nın “Baklava” kod adıyla ortaya çıkması, Google’ın alfabetik sırayı es geçmesi nedeniyle dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Android 16’nın bu şekilde adlandırılmış olması gelecekte yapılacak isimlendirmeler için de bir ilk olabilir. Android 16 sürümü kullanıcılar tarafından merakla bekleniyor.

eBay, Birleşik Krallık’taki rekabeti kızıştırıyor!

Bu adım, şirketin geçtiğimiz yıl Almanya’da uygulamaya koyduğu benzer bir hamlenin ardından geliyor. eBay, bu kararla, özellikle ikinci el giyim pazarında hızla büyüyen Vinted ve Depop gibi platformlarla rekabet etmeyi hedefliyor. Vinted ve Depop, satıcılardan ücret almazken, farklı yollarla gelir elde ediyor.

Birleşik Krallık’ta artan yaşam maliyetleri, tüketicileri daha uygun fiyatlı ikinci el ürünlere yönlendiriyor. İkinci el giyim sektörü, küresel çapta %18 büyüyerek geçen yıl 197 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaştı.

Bu büyüme, moda pazarının yaklaşık %10’una denk geliyor. Vinted, 2023 yılında satışlarını %61 artırarak yaklaşık 600 milyon euro gelire ulaştı ve kâr etmeye başladı. Etsy’nin sahibi olduğu Depop da benzer şekilde satışlarını artıran platformlar arasında yer alıyor. eBay ised Nisan ayında Birleşik Krallık’taki moda ürünleri için satıcı ücretlerini kaldırarak bu rekabete cevap vermişti.

eBay şimdi, otomobil ürünleri hariç diğer tüm kategorilerde nihai değer ücretlerini kaldırarak daha geniş bir hamle yapıyor. Bu değişiklikle birlikte satıcılar, satıştan elde ettikleri tüm geliri ellerinde tutabilecek. Ayrıca, ilk 300 ilan için herhangi bir listeleme ücreti alınmayacak; bu sayının aşılması durumunda her ek ilan için 0.35 sterlin ücret uygulanacak.

eBay’in bu kararı, özellikle Vinted ve Depop gibi rakiplerin satıcı ücretlerini kaldırdığı bir dönemde geldi. Vinted, nihai değer ücreti yerine “alıcı koruma” hizmeti ve ilanların görünürlüğünü artırmak için satıcılardan aldığı ödemelerle gelir elde ediyor. eBay de, Almanya’da ücretlerin kaldırılmasıyla birlikte envanterde çeşitliliğin arttığını gözlemlediğini belirtiyor.

EBay kripto para
EBay kripto para

eBay CEO’su Jamie Iannone, Almanya’daki bu girişimin, müşteri odaklı satışta (C2C) engelleri kaldırarak daha fazla envanterin platforma gelmesini sağladığını vurguladı. Daha fazla alıcı ve satıcıyı çekmeyi hedefleyen bu strateji, eBay’in reklam, finansal hizmetler ve nakliye gibi diğer alanlarda gelir elde etmesini de sağlayabilir. Ayrıca Iannone, önümüzdeki yıl alıcı odaklı yeni bir ücret sisteminin devreye gireceğini belirtti.

Bu yeni yaklaşımın diğer ülkelere yayılıp yayılmayacağı henüz belli değil, ancak eBay’in en büyük pazarları olan ABD, Birleşik Krallık ve Almanya göz önüne alındığında, bu stratejinin daha geniş bir alanda uygulanması sürpriz olmayacaktır.

Microsoft, Copilot içerikleri için ödeme yapmaya başlıyor!

Copilot Daily, hava durumu ve güncel haberlerin özetini kullanıcılara sunan bir hizmet olarak tanıtıldı. Şirket, bu özelliğin bilgi yığınını sadeleştiren bir yaklaşım sunduğunu ve kullanıcıların bilgiye daha rahat erişimini sağladığını belirtti.

Microsoft, Copilot Daily’de yalnızca yetkili içerik kaynaklarından bilgi alacağını vurguladı. İlk aşamada Reuters, Axel Springer, Hearst Magazines, USA Today Network ve Financial Times gibi medya devleri ile iş birliği yapıldı. Hizmet, başlangıçta yalnızca ABD ve Birleşik Krallık’ta sunulacak.

Şirket, içerik sağlayıcılarına ne kadar ödeme yapacağını açıklamazken, ilerleyen dönemde daha fazla yayıncı ile iş birliği yapmayı ve hizmeti yeni ülkelere genişletmeyi planlıyor.

Microsoft’un medya kuruluşlarına ödeme yapma kararı, özellikle AI ürünlerinin telif hakkı ihlallerine karşı önlem alma amaçlı olarak değerlendiriliyor. Diğer yapay zeka şirketleri de benzer adımlar atıyor. Örneğin OpenAI, Condé Nast, Time ve The Associated Press gibi medya kuruluşlarıyla içerik lisanslama anlaşmaları yapıyor. Bu anlaşmalar, AI modellerinin eğitiminde kullanılan verilerin sağlanmasını amaçlıyor.

Yapay zeka bağımsız öğrenme

Ancak bu tür anlaşmalar, bazı gazeteciler ve medya kuruluşları tarafından eleştiriliyor. Anlaşmaların gazeteciliğin değerini düşürdüğü ve medyayı yeterince desteklemediği belirtiliyor. Öte yandan, medya sektörü için bu tür anlaşmalar bir çıkış yolu olarak görülebilir. 2023 yılında 21 binden fazla gazetecinin işini kaybettiği göz önüne alındığında, medya endüstrisinin sürdürülebilir bir iş modeli bulma arayışı sürüyor.

Medya sektöründe yaşanan sıkıntılar, yavaş büyüyen reklam bütçeleri ve teknoloji devlerinin içerik akışına olan etkisi gibi faktörlerden kaynaklanıyor.

Mastercard, İsveçli abonelik yönetimi girişimini satın alıyor!

Bu hamle, Mastercard’ın temel kredi ve banka kartı hizmetlerinin ötesine geçip teknoloji hizmetlerine odaklanma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Mastercard, işlemin finansal detaylarını açıklamazken, satın almanın halen düzenleyici incelemeye tabi olduğunu belirtti.

İsveç merkezli Minna Technologies, kullanıcıların bankacılık uygulamaları ve web siteleri üzerinden aboneliklerini kolayca yönetmelerini sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Minna’nın sunduğu hizmetler, hangi ödeme yönteminin kullanıldığına bakılmaksızın çalışıyor. Minna Technologies, Mastercard’ın yanı sıra rakibi Visa ile de iş birliği yapıyor.

Mastercard, bu satın alma ile abonelik yönetimine yönelik girişimlerini genişleteceğini ve kullanıcılara bankacılık uygulamalarından veya merkezi bir “hub” üzerinden tüm aboneliklerine erişim sağlayacağını ifade etti. Şirket, bu teknolojilerin müşteri-tüccar ilişkisini yönetme sürecine katkıda bulunacağını ve abonelik iptal sürecindeki aksaklıkları en aza indireceğini belirtti.

Günümüzde tüketiciler, Netflix, Amazon ve Disney Plus gibi birçok platformda birden fazla abonelik hizmetini yönetiyor. Bu aboneliklerin sayısının fazlalığı, iptal süreçlerini zorlaştırabiliyor ve tüketiciler hangi abonelikler için ödeme yaptıklarını zaman zaman gözden kaçırabiliyor. Mastercard, iptallerin zor olmasının, tüketicilerin bankalarına başvurarak ödemeleri engellemelerini istemelerine yol açtığını ve bunun da tüccarlara zarar verebileceğini vurguladı.

Abonelik girişimi Skio

Juniper Research verilerine göre dünya genelinde 6.8 milyar aktif abonelik bulunurken, bu sayının 2028 yılına kadar 9.3 milyara çıkması bekleniyor. Mastercard, Finicity gibi şirketleri satın alarak ürün yelpazesini genişletip fintech alanındaki rakipleriyle rekabet etmeyi hedefliyor. Visa da geçtiğimiz ay, banka hesabından doğrudan ödeme yapılmasını kolaylaştıran Visa A2A hizmetini başlatarak benzer bir strateji izlediğini duyurmuştu.

Yangın çıkan iPhone fabrikası üretimi durdurdu!

Yangın sırasında çatısı çöken ve olayın ardından 523 işçi tahliye edildiği iPhone üretim tesisindeki faaliyetler süresiz olarak askıya alındı.

Yangın sabah 5.30 sularında, cep telefonu aksesuarlarının boyandığı bir bölümde başladı. Yangın sonrasında ortaya çıkan kimyasal tehlike nedeniyle acil durum ekipleri binaya girmekte zorlandı. Olayda 10 işçi tıbbi yardım aldı ve bunlardan 2’si hastaneye kaldırıldı.

Tata Electronics yetkilileri, yangının nedeninin araştırıldığını ve önlem alınacağını belirtti. Şirketin bir sözcüsü, “Hosur’daki tesisimizde talihsiz bir yangın olayı yaşandı. Acil durum protokollerimiz, tüm çalışanlarımızın güvenliğini sağladı.” ifadelerini kullandı. Krishnagiri bölge yetkilisi K. M. Sarayu ise yangının sebebinin ancak bina içerisine girilerek net bir şekilde anlaşılabileceğini ve bunun birkaç gün süreceğini belirtti.

Bu olayın yaşandığı gün, Tata Sons Başkanı N. Chandrasekaran, fabrikanın 20 bin yeni işçi alımı yapmayı planladığını duyurdu. Bu istihdamın fabrikanın toplam iş gücünü iki katına çıkarması bekleniyordu.

iPhone'ları neden Çin'de üretiyor?

Tata Electronics, 2023 yılında Apple’ın iPhone modelleri için bileşen üretmeye başlayan ilk Hint firması olarak dikkat çekiyor. Apple’ın uzun süreli iş ortağı olan Foxconn’un da Hindistan’da önemli bir varlığı bulunuyor.

Apple, son yıllarda üretimin bir kısmını Çin dışına taşıyarak Hindistan’a kaydırma stratejisini uyguluyor. Hindistan ise bu yatırımlarla ekonomisini güçlendirmeyi hedefliyor. Eski BT Bakanı Rajeev Chandrasekhar, 2028 yılına kadar Hindistan’da üretilen iPhone sayısının, dünya genelindeki üretimin dörtte birini oluşturacağını belirtmişti.

KARGU İHA, zırh delici başlığıyla gücüne güç katıyor

0

Yerli savunma sanayi şirketi STM tarafından geliştirilen ve bugüne kadar 5 binden fazla üretilen KARGU İHA (insansız hava aracı), önemli bir yenilikle karşımıza çıkıyor. KARGU İHA’ya entegre edilen zırh delici harp başlığı, bu sistemin etkinliğini artırarak, düşman hedeflerine karşı daha yüksek bir başarı oranı sunuyor. Yapılan ilk atış testinde, KARGU, hedefini tam isabetle vurmayı başardı ve bu başarı, yerli savunma sanayisinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

2017 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren KARGU, başlangıçta anti-personel mühimmat ile donatılarak kamikaze İHAolarak kullanılıyordu. Ancak, yeni eklenen zırh delici harp başlığı sayesinde, KARGU artık mobil ve yerleşik kara hedeflerinedayanıklı yapılara ve zırhlı kara araçlarına karşı da etkili bir silah haline geldi. Bu sayede, KARGU’nun operasyonel kapasitesi önemli ölçüde genişlemiş oldu.

2021 yılında ilk ihracat başarısını yakalayan KARGU, 2024 itibarıyla üç farklı kıtada 10’dan fazla ülkeye ihraç edildi. Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir oyuncu olan STM, KARGU İHA ile uluslararası alanda da dikkat çekmeyi başardı. KARGU’nun dünya genelindeki başarısı, yerli mühendislik kabiliyetinin ve teknolojik gelişimin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

STM’nin geliştirdiği bu yenilikçi sistem, sahadaki askerlerin elini güçlendirerek önemli bir avantaj sağlıyor. Sahada, ani ve beklenmedik durumlarla karşılaşan Mehmetçikler için KARGU, hızlı bir yanıt verme yeteneği sunuyor. KARGU İHA’nın küçük boyutları sayesinde tek bir asker tarafından taşınabilmesi, operasyonel esnekliği artırıyor. Ayrıca, sahadaki anlık duruma göre anti-personel mühimmat başlığı kolayca çıkarılıp, zırh delici başlığı hızlıca takılabiliyor. Bu özellik, KARGU’yu değişken savaş koşullarına uyum sağlayabilen bir sistem haline getiriyor.

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, RF (Radyo Frekans) Arayıcı Başlık entegrasyonunun da yakında tamamlanacağını açıkladı. Bu yeni sistemle birlikte, KARGU’nun düşman radar ve elektronik harp sistemlerini tespit edip imha edebilme yeteneği artırılacak. Güleryüz, bu başlık sayesinde, özellikle etkin bir maliyetle düşman unsurlar üzerinde etkili olabilecek milli bir sistemi Türkiye’ye kazandırmış olmanın önemini vurguladı.

Sonuç olarak, KARGU İHA, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yeniliklerin ve teknolojik ilerlemelerin sembolü haline geliyor. Zırh delici harp başlığı ile donatılmış KARGU, sadece yerli savunma sistemleri için değil, aynı zamanda uluslararası alanda da rekabet gücünü artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. STM, KARGU gibi sistemlerle, Türkiye’nin savunma sanayisinde daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor.

TEKNOFEST’te 5G ile 667 km uzaktan ekskavatör kontrol edildi!

0

Bu yıl Adana’da teknoloji meraklılarını bir araya getiren TEKNOFEST 2024, Turkcell’in nefes kesen 5G gösterisine de sahne oldu. Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan bir ekskavatör, tam 667 kilometre uzaklıktaki Adana’da bulunan Turkcell standından canlı olarak kontrol edildi. 5G teknolojisinin düşük gecikme süresi ve hızlı veri aktarımı sayesinde sorunsuz bir şekilde gerçekleşen gösteri, izleyenleri adeta büyüledi.

Turkcell, Teknofest’te 5G gösterisi yaptı

Turkcell, bu etkileyici gösteriyle 5G teknolojisinin sadece internet hızını artırmakla kalmayıp, makineler arası iletişimi de dönüştürerek geleceğin dünyasının kapılarını araladığını gözler önüne serdi. Endüstriyel süreçlerde devrim yaratma potansiyeli taşıyan bu teknoloji, gelecekte fabrikalardan otomobillere kadar birçok alanda karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Gösterinin en can alıcı noktalarından biri de Turkcell’in 5G altyapısında yerli ve milli bir teknoloji firması olan i2i Systems tarafından geliştirilen 5G çekirdek şebekesini kullanması oldu.

Turkcell, Teknofest'te 5G gösterisi yaptı.

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “5G sadece bir teknoloji değil, aynı zamanda Türkiye’nin dijital dönüşümünün de anahtarıdır” diyerek bu alandaki çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerinin altını çizdi. Koç, Türkiye’nin teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir ülke olma yolunda emin adımlar attığını ve Turkcell’in de bu sürecin öncüsü olmaya devam edeceğini belirtti.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.