Terkedilen sepetlerde 4 trilyon dolar var

1

İnternetin yaygınlaşması ve akıllı mobil cihazların yaygınlaşması ile birlikte internet üzerinden satış yapan e-ticaret sitelerinin hem sayısında hem de hacminde önemli bir artış yaşanıyor. Bu artış beraberinde işlem sayısında artışı getiriyor. Ancak pek çok müşteri dijital dünyada alışveriş sepetine attığı ürünleri bir siparişe dönüştürmeden e-ticaret sitesini terk ediyor.

Business Insider‘ın yaptığı bir araştırmaya göre e-ticaret sitelerinde sepete ürün atılan işlemlerin yüzde 74’ü terk ediliyor. Terkedilen bu sepetlerin ticari değeri 4 trilyon dolar büyüklüğünde.

Terkedilen e-ticaret sepetlerinin satışa dönüştürülmesi için çözüm sunan Barilliance verilerine göre bu tarz sepetlerin yüzde 63’ünü tekrardan satışa dönüştürmek mümkün. 2,52 trilyon dolarlık ticari bir potansiyelden bahsediyoruz.

Yapılan analizler terkedilen sepetleri geri kazanmak için e-ticaret sitelerine şu tavsiyelerde bulunuyor

  • Sepetini terk eden müşterilerin pek çoğu daha sonra geri dönmek üzere sayfadan ayrıldıklarını ifade ediyor. Bu noktada e-ticaret sitelerinin daha güçlü takip ve teklif seçenekleri üzerinde çalışması gerekiyor.
  • Terkedilen sepetler için takip eden üç saat içinde müşteriye gönderilecek özelleştirilmiş bir e-postayı müşterilerin yüzde 40’ı okuyor ve yüzde 20’si tıklayarak sepetine geri dönebiliyor.
  • Satın alma sürecinin kısaltılması ve mümkün olduğunca kolay hale getirilmesi gerekiyor (Örneğin Amazon’un tek tıklama ile sipariş hizmeti var)
  • Müşterilerin belirli bir kısmı sepetine baktığı aşamada farklı bir web sitesinden fiyat kontrolü yapabiliyor. Sepete bakılan anda sunulan interaktif indirim teklifleri sepetin terkedilme oranlarını düşürüyor.

 

Yorumlar

  1. Değerli veriler okunabilir bu çalışmada ancak Kant fazla oralı olmamamı salık veriyor. Zira gelişmemiş ülkelerde onaylanmamış sepet sayısı fazla olacaktır. Kemal Sunal’ın cam/ekmek/köfte sahnesi.* Olasılığın düşük yada yüksek oluşu önemli bir Tin sorunsalını betimliyor. Martin Fawler’ın Türkiye’de ‘moral duyunçsuz’ kaldığı yüzdeler. Bende duyunçsuz olmalıyım ama bir sosyal gerçek oradan biz sosyal bilimcilerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

    *Tokatçı, 1983.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>