Bu 5 basit adımla hafızanızı geliştirin

1

İnsana bahşedilen en büyük becerilerden biri olan hafıza, akıllı cihazların hayatımızı ele geçirmesiyle birlikte yerini “anımsatıcılar, notlar, Wunderlist, Evernote” gibi “hafıza ipucu içeren” mobil uygulamalara bırakmaya başladı. Hatırlamayı unutmaya başladık. Her toplantıyı takvim uygulamalarına kaydediyoruz, uzun zamandır gitmediğimiz yerler için yol tarifini navigasyona bırakıyoruz, aklımıza gelen fikirler için bile kalem kağıt yerine not alma uygulamalarını kullanıyoruz.

Oysa insan hafızası, tüm mobil geliştiriciler bir araya gelse bile kodlayamayacakları kadar karmaşık ve eşsiz özellikler barındırıyor. Daha başarılı olmak için, işe hafızamıza güvenmekten başlamamız gerekiyor. Neyse ki günümüzde her alanda olduğu gibi bu alanda da bir uzmanlık bulunuyor ve “hafıza atleti” adını taşıyan uzmanlar, dünyayı gezerek hatırlama becerilerini sergiliyor.

Hatırlarsanız bizim de bu konuda göğsümü kabartan bir isim, Dünya Hafıza Şampiyonu Melik Duyar, adına “Mega Hafıza” dediği eğitim yöntemiyle her birimizi birer hatırlama ustasına dönüştürme misyonunu sırtlanmıştı. Bugün ise dünyada farklı hafıza şampiyonları var ve onların Business Insider için verdikleri bu beş basit hafıza ipucu, hafızanızı güçlendirmenize yardımcı olarak hayatınızı kolaylaştıracak:

1. Bir hafıza sarayı yaratın

Mekansal hatıraları, belirli kelimelerden veya cisimlerden çok daha iyi hatırlarız. Evinizin yerini, mutfakta çatalların nerede durduğunu düşünmek için uğraşmazsınız bile. Dünya Hafıza Şampiyonu Alex Mullen, hafıza sarayının da bu durumdan faydalanmak için bir taktik olduğunu söylüyor. Ama hafıza sarayı deyince Sherlock’un üçüncü sezon finali gibi karmaşık yöntemler aklınıza gelmesin. Küçük adımlarla başlayın.

Örneğin bir sonraki alışveriş listenize göz attığınızda, her bir maddeyi evinizdeki bir mekanla bağdaştırmaya çalışın. Örneğin çocuklarınız oturma odasında elma yiyor, eşiniz mutfakta havuçları doğruyor, banyodan bir kağıt havlu koparıp alıyorsunuz… Zihnimizin mekanlarla ilgili verileri çok daha güçlü bir korumaya alması, bu şekilde kurguladığınız hafıza sarayları ile her şeyi daha iyi hatırlamanızı sağlayacaktır.

2. Bir sahneye odaklanın

İnsan beyni görsel hatıraları tıpkı bir kamera kaydı gibi saklar. Gördüğümüz her şey, beynimizin derinlerine işlenir ve buna “dizgileme” ya da kodlama denir. Gün içinde çok fazla defa tekrar ettiğimiz işler ise aynı yere tekrar tekrar işlendiği için bulanıklaşır.

Örneğin Üsküdar’daki işime Marmaray ile giderken, Kazlıçeşme’deki dev otoparkta her gün aracımı bırakır, her akşam bulmakta zorlanırdım. Çünkü her gün park etme işlemi yapıyordum ve her gün başka bir yere park etmek zorundayım. Benzer şeyi anahtarları nereye koyduğunuzu unuttuğunuzda da yaşarsınız.

ABD Hafıza Şampiyonu Joshua Foer’in bu konuda oldukça faydalı bir tavsiyesi bulunuyor; bir dahaki sefere aracınızı park ederken aklınızda belirli bir sahne oluşturun. Detaylara özen gösterin. Araç kaldırıma ne kadar uzakta? Yakınlarında göze çarpan neler var? Yolun asfaltlanmış kısmında mı yoksa mıcırların içinde mi? Otoparktaki sabit objelerden hangisine yakın? Bu objenin rengi nedir? Park ettikten sonra Marmaray’a çok yürümeniz gerekiyor mu? Bu gibi ipuçları, akşam dönüşte 15 dakika boyunca açık otoparkta aracınızı aramanızı önleyecektir.

hafıza ipucu bulmaca

3. Duygusal bir bağ kurun

Bir nesne veya yer ile bağlantı kurabilmek, onun detaylarını daha iyi hatırlamamıza yardımcı oluyor. Harvard ve MIT bilim insanları yakın zamanda yaptıkları bir araştırmada, insanların birkaç basit karenin rengini mi yoksa bazı fotoğrafları mı daha iyi anımsadıklarını test etti. Genel sonuçta, insanların fotoğraflardaki detayları çok daha iyi hatırladıkları görüldü. Araştırmacılar bunun sonucunda şu çıkarımı yaptı: “İnsanlar fotoğrafları daha iyi hatırladılar çünkü gördükleri şeyleri kendi hisleri ve hatıralarıyla bağdaştırdılar, bu da hafızalarını daha diri tutmalarını sağladı.”

4. Bir hafıza ipucu kullanın

Liseyi bitireli yıllar oldu ama “paran varsa ne rahat” (PV=nRT) ya da “fıstıkçı şahap” (f,s,t,k,ç,ş,h,p ünsüzleri) gibi ipuçlarını unutmak mümkün değil. Benzer şekilde OBEB, OKEK veya diğer kısaltmaların, formüllerin ortaya çıkmasının mantıklı bir gerekçesi var. Bu tür ipuçları daha hızlı öğrenme için değil, öğrendiğimiz şeyleri daha kolay hatırlamamızı sağlayacak zihinsel yapılar oluşturmak için kullanılıyor.

5. Yeni bilgileri eskilere bağlayın

Fırıncılık yapan birini hatırlamak, soyadı “Fırıncı” olan birini hatırlamaktan çok daha kolaydır. Joshua Foer, yaptığı bir TED konuşmasında bunun sebebini bir soyisim olarak “Fırıncı”nın herhangi bir anlam ifade etmemesine bağlıyor. “Kafamızın içinde dönüp duran sayısız hatırayla bağdaştıramazsınız. Oysa mesleği fırıncı olan birini bilirsiniz. Üstlerinde beyaz önlükleri vardır, elleri una bulanmıştır.”

Yeni öğrendiğimiz bilgileri, sahip olduğumuz bilgilerle ne kadar iyi ve detaylı açıklayabilirsek, edindiğimiz bu yeni bilgiler de hafızamızda o kadar iyi yer eder. Yeni ve eski arasında kuracağımız bu hafıza ipucu kümesi, daha sonra o bilgileri hatırlamakta bize fayda sağlayacaktır.

Yorumlar

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>