Amazon, yapay zeka patlamasının ardından her türlü rekoru kırıyor ve bunlar iyi türden rekorlar değil. Amazon’un yapay zeka altyapısı, şirketin emisyonlarında benzeri görülmemiş bir artışa yol açtı. Bu da, daha bir yıl önce 2040 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma sözü veren bir şirket için kara bir leke.
Amazon yapay zeka veri merkezleri kaynaklı sorunu çözmek istiyor
Yeni yayınlanan çevre raporunda Amazon, toplam elektrik kullanımının 2025 yılına kadar %34 oranında arttığını ve sera gazı emisyonlarında %16’lık bir artışa neden olduğunu açıkladı. Bu, şirket için yeni bir rekor; ayrıca veri merkezlerinin geçen yıl yaklaşık 2.5 milyar galon su tükettiğini de belirtti. Bu arada, “dolaylı kaynaklardan” kaynaklanan karbon emisyonları geçen yıla göre %10, 2019’a göre ise %21’den fazla arttı.
Dikkat çekici bir şekilde, tüm bu bilgileri açıklayan veri tablosu, 51 sayfalık belgenin 46. sayfasında yer alıyor. Amazon, “süper kirleticilerin” artışıyla mücadele sözü gibi, belirsiz hedeflere yönelik gösterişli girişimlerle bu bulguları önceden engellemeye çalışarak iyi bir iş çıkarıyor. Rapor: “Bazı kirleticiler iklim için karbon emisyonlarından çok daha kötüdür” diye cesurca ilan ediyor. Bu ifade, şirketin genel rekor kıran karbon ayak izini küçümsemeyi amaçlıyor.
Amazon, süper kirleticileri ortadan kaldırmak için 100 milyon dolar ayırmayı hedeflediğini övünerek söylese de, bu fonun ne kadarının Amazon’dan geleceğini açıklamıyor. Mart ayında imzalanan süper kirletici taahhüdü, Google, Figma, Salesforce ve JPMorgan gibi şirketlerin ortak bir çevreci görünme çabasıdır ve Amazon’un ne kadar katkıda bulunacağı veya bulunmayacağı belli değil.
Raporu okuyunca, bu tür girişimlerin Amazon’un kendi çıkarı için sessizce kirliliği artırırken dindar görünme çabası olduğu açıkça görülüyor. Bu tür kurumsal çevreci görünüm verme taktikleri Amazon için yeni değil, ancak yapay zeka kaynaklı kirliliğin muazzam boyutu kesinlikle yeni.









