Artırılmış gerçeklik iş dünyasını nasıl değiştirecek?

0

magic-leap-submarine-1200xx2122-1194-0-111
Google’ın artırılmış gerçeklik gözlüğü Glass’ı uzun zamandır takip ediyoruz ancak zamanlaması ve lanse ediliş biçimi yanlış olan bu ürün, büyük kalabalıkların dijital gözlüklerden çekinmesine neden oldu. Yine de sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik ürünleri hala büyük potansiyele sahip ve 2016 bu devrimin yaşanacağı yıl olacak.

Özellikle Microsoft’un Hololens gözlüğü ile yeniden tırmanışa geçen artırılmış/sanal gerçeklik gözlüklerindeki rekabet, Google, Microsoft, Samsung, Sony ve Facebook arasında sessizce devam ediyor. Facebook 2016 başında merakla beklenen sanal gerçekli gözlüğü Rift’i piyasaya sürecekken, Samsung ve Sony, hatta ucuz karton versiyonu ile Google çoktan bu alandaki ürünlerini pazara sürdüler.

Peki bu teknoloji iş dünyasını nasıl etkileyecek? Sanal gerçeklik ürünleri üzerinden para kazanmak, gelir üretmek nasıl mümkün olacak?

Öncelikle ekonomistlerin ve teknoloji uzmanlarının öngörülerine göre, 2020’ye geldiğimizde, yani sadece 4 sene sonra, artırılmış/sanal gerçeklik piyasasının 150 milyar dolar büyüklüğüne ulaşacağını hatırlayalım. Bu rakamın 120 milyar doları ise artırılmış gerçeklik piyasasında oluşacak. Yani Microsoft’un Hololens’i, Google’ın Glass’ı ve benzeri gözlükler ve uygulamalar, para basacak.

Peki nasıl olacak? Bu kadar büyük bir piyasa, hayatımızı nasıl etkileyecek?

Elbette bu 120 milyar doların büyük kısmı uygulamalar üzerinde dönecek. Bir şoför, gözüne taktığı Google Glass ile otomobilinde ilerlerken, navigasyon uygulamsı sayesinde gideceği yolun izini, tam gözünün önünde, otoyolun üzerinde görebilecek… Bu sırada yine gözlük üzerinde, sanal olarak yol kenarında tabelalara rastlayacak: “Kanatçı Ali Usta’nın Yeri 1 Km Sonra Sağda!” hatta bu tabela animasyonlu olacak… Kızarmış kanatlar cıvır cıvır kıpraşacaklar, Kanatçı Ali Usta da elinde maşasıyla, bizi restoranına davet edecek…

Kanatçı Ali Usta’nın Google Glass’ın navigasyon uygulamasında, yol kenarında tabelası görünsün diye ödeyeceği 100-200-300-500 dolar gibi, dünya çapında sayısız firma da benzer artırılmış gerçeklik uygulamalarına reklam vermek için yüzlerce dolar ödeyecek.

Moda firmaları, genç kızların kullandığı sosyal medya uygulamalarının artırılmış gerçeklik versiyonlarına, yeni modellerinin reklamını verecek. Kadınlar, evlerindeki kanapelerin, yatakların üzerini sanal elbiselerle, ayakkabılarla, çantalarla dolduracak ve aralarından beğendiklerini seçip satın almak için her gün saatlerini artırılmış gerçeklik gözlükleriyle geçirecek. Bu moda uygulamaları da moda devi şirketlerden, onların ürünlerini öne çıkarmak için bavullarla reklam ücreti tahsil edecekler.

Piyasanın nasıl işleyeceğini artık az çok tahmin ediyor olmalıyız.

Bu sırada, Google’ın 500 milyon dolar yatırım yaptığı, çok etkileyici bir teknoloji olan Magic Leap’i de kesinlikle atlamayalım. Bu teknoloji sayesinde, gözünüzde Google Glass ile sokakta yürürken gökyüzünden tam önünüze dev bir kaya düşecek, ortalık toz duman olacak, çevredeki binalar, yerler, ağaçlar sarsılacak ve sonra taş çatlayacak ve içinden bir uzaylı çıkıp, “merhaba dünyalı, korkma biz düşman değiliz,” derken elindeki sakızı size doğru uzatacak: “Mintimonto sakızlarını nerede bulabileceğimizi biliyor musun? Bu sakızı bulmak için 38 trilyon ışık yılı uzaktan geldik,” diyecek. Al sana bomba reklam.

Ya da uyumakta zorluk çeken çocuğunuza masal anlatan uygulama, masaldaki karakterleri çocuğun yatağı üzerinde canlı canlı oynatacak, çocuklar artık dijital gözlüklerinden masal dinlemeden uyumak istemeyecekler.

Magic Leap

Elbette bu uygulamaların satın alma ücretleri, oyun uygulamalarında oyun içi nesne satışları gibi gelirler de toplama eklenecek ve sonunda 120 milyar dolarlık bir piyasa oluşacak.

Şimdiden bu alanda ürün vermek isteyecek yazılımcıların çalışmaya başladıklarını biliyoruz. Reklam ajanslarının da kendilerini hızla sanal reklamlara adapte etmesi gerekecek. Ancak özellikle sanal/artırılmış gerçeklik uygulamaları geliştirmek büyük önem taşıyor. Bu alanda ilk olanlar ve başarılı bir çizgiyi tutturanlar, yakın gelecekte banka hesaplarına parayı hortumla çekecekler gibi görünüyor. 150 milyar dolar, hiç azımsanacak bir rakam değil. Bakalım bizim teknoloji şirketlerimiz bu büyük pazardan ne kadar pay alabilecek?

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>