e-Dönüşüm 2.0 için hazır olun

1

Geride bıraktığımız 2000’lerin başında yoğun olarak konuştuğumuz e-Dönüşüm kavramı tekrar hayatımıza giriyor. Başlarda şirketlerin BT altyapıları kurmaları ve bu altyapılar üzerine işlerini inşa etmeleri olarak özetleyebileceğimiz bu kavram bireylerden kurumlara kadar her şeyin artık “e” olacağı günleri müjdeliyor adeta.

Özellikle büyük kurumların önemli çalışmalar yaptığı bu kavram ne kadar hayata geçti tartışılır. Zira o dönemde danışmanlık yaptığım ülkemizin e-Dönüşüm sürecinde lokomotif rol üstlenmiş büyük gruplardan bir tanesinde önemli çalışmalara imza atılmıştı. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da değişim, dönüşüm, bunları yönetmek ve dahası devamlılık ana şart. Durum böyle olunca da işin ne kadar sürdürülebilir olduğunu başka bir platformda tartışabiliriz.

Nedir bu e-Dönüşüm 2.0

Bu sorunun cevabı aslında çok basit. Kurumlarda başlayan ve işi BT doğru seçilip kurulmuş BT altyapılarının üzerine kurma sürecinin kurumlara olduğu kadar bireylere ya da diğer bir deyişle vatandaşa götürme işlemi bu. Yani artık devletten bireye kadar her başlığın “e” olmasından bahsediyoruz.

Yavaş hayatımıza giren e-imza, e-arşiv, e-defter ve e-fatura gibi kavramlar öncü uygulamalar diyebiliriz aslında. Birey olarak birçok bürokratik sıkıcı işlemi bu uygulamalarla kolayca yapabilmek önemli tabii ki. Ancak şirketler tarafından bakacak olursak saatler alan onlarca işlemin birkaç dakika içinde yapılabilmesi inanın yine e-Dönüşüm döneminin moda terimleri etkinlik-verimlilik ikilisinin tekrar sahne alması anlamına geliyor.

Her zamanki gibi kısa keselim ve bireyler ve kurumlar olarak e-Dönüşüm 2.0 için hazır olduğumuzu söyleyelim. Kanunlar ve mevzuatlar tarafında yapılacak her girişime destek olacağımızın altına da çizerek tabii ki.

Yorumlar

  1. Gelişen infialler ve ardılı yasaklamaların hükümetlerce giderek daha çok tercih edildiğini gözlemlerim. İnternet ve getirdiği e-yaşam, bir kutuya sokulmadığı sürece de vazgeçmeyecekleri görülüyor. Bu siyasal hissiyat giderilmedikçe ülke kamuoyu da bu garabetin içinde yaşamını sürdürmeli, çünkü hükümetleri arkasından yürümek gibi kuvvetli bir eğilimleri var. Bu durum, e-yaşam ve nitelikleri için kilit demek. Denklem kısaca şöyle:

    Resmiyet için, Eyaşam paketlenmeli ve ondaki ‘tam iktidarı’ sağlanmalı. Yoksa yok.
    Kamuoyu için, Hükümet, yasa hassasiyetleri birinci öncül. Giderilmedikçe korkunç tehlikeli. Yoksa yok.
    Eyaşam varyasyon için, Hükümet hassasiyetleri, kamuoyu yabancılığı, klasizm vs. nedenlerle Türk toplum kapılarına vurulan kilitler var. Aksi yoksa ben yokum.

    Son değinmek istediğimse Türk Tininin bu denklemdeki yerini diğer tinleri kıskandıracak şekilde bugünlerde hükümetinin peşinden yol alması oluyor. Oysa denklem tinlerce aksine değillenmeli ve hükümetleri gelişimleri nedeniyle onların peşinden gitmeliydi. Edönüşüm ileride muhakkak olacak ancak galiba bir kutu içerisinde olması, kamuoyu öncülünden geçmesi ve kendinden biraz vazgeçmesi gerekecek.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>