Girişimcilik hakkında 4 sıradışı ipucu

0

E-posta kutunuza hobilerinizle ilgili gelen atölye tanıtımlarının yerini “girişimcilik kursları” aldıysa, bilin ki yalnız değilsiniz. Dünyanın dört bir yanında girişimciliğe merak salanları bu konuda eğitmek ve bundan gelir sağlamak isteyenler var ve Türkiye’de durum farklı değil. Ancak girişimcilik kursundan ya da lisans seviyesinde alacağınız işletme derslerinden öğrenebileceğiniz her şeyin bir sınırı var. Bazı konular var ki öğrenmek için birinci elden tecrübe etmeniz gerekir.

Work Market Kurucusu, Harvard Business School mezunu Jeff Wald da Inc.com için kaleme aldığı yazıda, girişimcilikle ilgili hiçbir okulda öğrenemediği şu dört dersi paylaşıyor:

Bulaşıkları yıkamaya hazırlanın

Çoğu girişimin ilk günlerinde hizmet birimi yoktur. Tüm işleri ekibin bizzat yapması gerekir. Buna bulaşık yıkamak ve hatta tuvalet temizlemek de dahil. Dolayısıyla, gözünü budaktan, elini bulaşıktan sakınmayan bir ekibe ihtiyacınız olacak. Elbette bir girişimci, şirketin kurucusu olarak, burada top sizde olacak. İster siz yapın, ister yapacak birini bulun, önemli olan işin tamamlanmasıdır.

Tecrübe en iyi öğretmendir

Bugünlerde herkes girişimcilik için bir MBA diplomasının gerekli olup olmadığını tartışıyor. İşin aslı, Harvard’da aldığım eğitim sırasında ben de bazı girişimcilik derslerine girme fırsatım oldu. Ama bu derslerin beklediğim kadar yardımcı olduğunu söyleyemem.

Bu gibi derslerde başarı hikayeleri üzerinden gidilir ve bolca örnek olay incelenir. Ne var ki hiçbir okul sizi kurduğunuz startup’ın ilk günlerine tam olarak hazırlayamaz. Yönetim dersleri alabilirsiniz, analiz için framework kurabilir ve örnekler üzerinden şablon belirleyebilirsiniz. Ancak hiçbiri yeterli olmayacaktır.

İlk günler her zaman en zorudur çünkü taze bir startup, öngörülemeyen büyümeden dolayı hızlı bir dönüşüm geçirmek zorunda kalır. Bu yüzden birine gerçekten girişimciliği öğretmek, müfredat ölçeğinin dışında kalır.

Yetenekten önce bu işe yüreğinizi koyun

Bir startup kuracak yürek sizde var mı? Sormanız gereken ilk soru budur. Çünkü yeni bir şirket kurmak cesaret ister. Burada yapacağınız liderlik, sistemler ve süreçler üzerine olmayacaktır; tutkunuz ve vizyonunuzu temel alacaktır. Kaynak dağıtımı, pazarlama ve diğer disiplinler burada sökmez.

Girişken ve hatta kavgaya hazırlıklı olmanız gerekir. Örneğin muhasebeyle uğraşmak yerine vaktinizin büyük çoğunluğunu sabırlı olmak, değişimi yönetmek, insanlarla iletişim kurmak ve zor kararlar vermekle geçirmeniz gerekecektir. Finans, hukuk ve pazarlama gibi süreçleri dış kaynakla çözebilirsiniz. Ancak sizinle aynı yüreği taşıyan bir başka girişimciyi transfer edemezsiniz.

Hata yapmaktan çekinmeyin

İşletme okullarında size nasıl başarılı olacağınızı ya da başarısızlıktan nasıl kaçınacağınızı öğretirler. Ne var ki başarısız olmak, girişimcilik yolculuğunun doğal bir parçasıdır. İster süreçlerinizde, ister ekibinizde, ister kurguladığınız startup fikrinde başarısız olun, bir girişimci için hata yapıldığında nasıl davranacağı temel yetenekler arasında yer alacaktır.

Bir konuda hata yapmak, sizi başarısız biri yapmaz. Herkesin bir fikri vardır ama çok azı iş kurar. Neyin işe yaramadığını bilmek, en azından neyin işe yaradığını bilmek kadar kıymetlidir. Hata yapmak sürecin bir parçasıdır. Sadece hata yaparken elinizden geldiğince hızlı olun ve aynı hatayı ikinci kez tekrarlamayın.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>