Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 440

Anthropic, yapay zeka destekli sohbet botuna yeni özellikler ekliyor!

Anthropic, bu hamleyle Claude’u daha erişilebilir ve işlevsel hale getirerek kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirmeyi hedefliyor.

Yeni masaüstü uygulamaları, hem ücretsiz Claude kullanıcılarına hem de Anthropic’in premium abonelerine hitap ediyor, ancak Claude’un daha ileri düzey “Computer Use” gibi özellikleri bu ilk masaüstü sürümünde yer almıyor.

“Computer Use” özelliği, Claude’un bilgisayar üzerinden görevleri yönetmesini sağlayan gelişmiş bir işlev olarak kısa süre önce duyurulmuştu. Henüz masaüstü uygulamasında bulunmasa da, bu özellik Claude’un gelecekte daha karmaşık görevleri gerçekleştirebilme potansiyeline işaret ediyor.

Anthropic, bu masaüstü uygulamalarıyla Claude’u kullanıcıların günlük iş akışlarına entegre etmeyi amaçlıyor. Bu sayede Claude, yalnızca mobil cihazlarda değil, aynı zamanda masaüstünde de kolayca ulaşılabilir bir destek aracı haline geliyor.

Anthropic ayrıca Claude için yeni bir dikte aracı geliştirdi. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, iOS, Android ve iPadOS cihazlarında 10 dakikaya kadar sesli mesaj kaydedip yükleyebiliyor. Dikte özelliği, kullanıcıların sesli komutlarla mesaj göndermelerine olanak tanırken, Claude’un bu mesajları metne dökerek yanıt vermesini sağlıyor.

Bu mod, tam anlamıyla bir sohbet işlevi sunmamakla birlikte, sesli mesaj kaydetme ve gönderme şeklinde çalışıyor. Sesli dikte özelliği şu an için yalnızca mobil ve tablet cihazlarda bulunuyor, masaüstü sürümüne henüz eklenmiş değil.

Claude’a eklenen bu yeni özellikler, Anthropic’in büyük hedeflerinin bir parçası olarak dikkat çekiyor. Şirketin, Claude’u daha ileriye taşıma amacıyla, yaklaşık 40 milyar dolar değerlemeyle yatırımcı arayışında olduğu biliniyor.

Anthropic’in bu denli yüksek bir değerlemeye ulaşmış olması, Claude’un potansiyelini ve bu alandaki rekabeti artırma isteğini yansıtıyor. Yapay zeka destekli sohbet botu Claude, bu yeni masaüstü uygulamaları ve dikte desteğiyle kullanıcıların iş akışına sorunsuz bir şekilde entegre edilerek, ChatGPT gibi rakiplerine karşı güçlü bir alternatif olmayı hedefliyor.

Anthropic’in Claude ile getirdiği yenilikler, özellikle iş dünyasında dijital asistanlardan faydalanmak isteyen kullanıcılar için cazip bir seçenek sunuyor. Masaüstü uygulamalarıyla Claude, artık yalnızca mobil cihazlarla sınırlı kalmıyor ve kullanıcılara daha geniş bir kullanım alanı sağlıyor.

Apple’dan Valencia’daki sel mağdurlarına anlamlı destek!

0

Valencia’da haftanın başından itibaren etkili olan yoğun yağışlar, bölgede büyük bir sel felaketine neden oldu. Şiddetli yağmurlar, kısa sürede yolları nehre dönüştürürken araçları sürükleyip evleri yıktı. Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) uydu görüntüleri felaketin boyutunu gözler önüne serdi. 29 Ekim 2024 tarihinde, yalnızca sekiz saatte bir yıllık yağış miktarına denk düşen yağışlar kenti adeta felç etti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Landsat-8 uydusundan elde edilen uydu fotoğrafları, Valencia’daki manzaranın nasıl değiştiğini gösterdi. 8 Ekim ve 30 Ekim tarihli görüntüler arasındaki fark, selin yarattığı tahribatı ortaya koyuyor. Sel sularında mahsur kalan 1.000’den fazla kişinin hala güvenli bir bölgeye ulaştırılmaya çalışıldığı, yaklaşık 5.000 aracın terk edilmiş halde olduğu ve 1.200’den fazla insanın karayollarında mahsur kaldığı bildirildi. Binlerce kişi ise elektrik ve telefon hizmetlerinden mahrum durumda.

İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Cadena Ser radyosuna verdiği demeçte, askeri bir kurtarma biriminin perşembe sabahı itibariyle arama-kurtarma çalışmalarına başlayacağını belirtti. Bölgede kayıp kişilere ulaşabilmek adına arama köpekleri ile birlikte çamur ve enkaz yığınları titizlikle incelenecek. Robles, kayıpların artma ihtimali noktasında ise “Ne yazık ki iyimser değiliz.” ifadesini kullandı.

Apple’dan yardım eli

Apple CEO’su Tim Cook, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Valencia’daki sel felaketinden etkilenenler için derin üzüntü duyduklarını ve yardım çalışmalarına destek sağlayacaklarını duyurdu. Tim Cook’un açıklaması, felaketin yaşandığı bölgeye duyulan küresel dayanışmayı güçlendirdi.

Apple, Amerika ve dünya genelindeki büyük felaketlerin ardından genellikle bu tür bağışlarda bulunuyor, ancak yapılan bağışların miktarı şirket tarafından açıklanmıyor. Yine de bu tür bağışların yüksek meblağlarda olduğu biliniyor. Şirket, geçtiğimiz haftalarda Florida eyaletini vuran Milton Kasırgası’nın ardından da yardım çalışmaları için destek vermişti.

Sel felaketi Valencia’da etkisini sürdürürken, bölge için yeniden yağış uyarısı yapıldı. Bu durum, kurtarma çalışmalarını zorlaştırabilir ve hasarı artırabilir.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri yükseltildi!

Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisi, 2025 yılı için belirlenen hedeflerle önemli bir büyüme sürecine girmeyi planlıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde, savunma sanayisinin ihracat hedefinin 7,3 milyar dolara çıkarılması öngörülüyor. 2024 yılı itibarıyla bu rakamın 6,6 milyar dolar olması bekleniyor. 2025 hedefleri arasında yerli üretim oranının yüzde 82’ye yükseltilmesi de önemli bir yer tutuyor; bu yıl için ise bu oranın yüzde 81 seviyesinde olması öngörülüyor.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu

Program kapsamında, kuantum teknolojileri, yapay zeka, otonom sistemler ve hipersonik teknolojiler gibi alanlarda askeri ve sivil kullanıma yönelik AR-GE ve ÜR-GE projelerine destek verileceği belirtiliyor. Öne çıkan projeler arasında KARBOSEN Projesi ile kompozit katı yakıtlar için bağlayıcı-katalizör geliştirilmesi, Kuantum Lidar Geliştirilmesi Projesi ve KUDAR Projesi yer alıyor. Ayrıca, Soğuk Atom Tabanlı Ataletsel Sensör Geliştirilmesi ve Rubidyum Atomik Saat Geliştirilmesi projeleri gibi çeşitli yeni teknolojiler üzerinde çalışmalar yapılacak.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu.
Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu.

Yapay zeka tabanlı projeler de hız kazanarak elektronik harp sistemleri üzerinde yeni nesil çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. YANKI, BİLRAD ve BERAY projeleri ile bu alanda ilerleme kaydedileceği öngörülüyor. Otonomi ve haberleşme konularında TORAMAN ve KAPTAN projeleri uygulanacak.

Tüm bu yatırımlar ve projeler ile birlikte, istihdamda da önemli bir artış bekleniyor; 2025 yılı için istihdamın 109 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. Türkiye’nin savunma sanayisi, bu hedefler doğrultusunda hem yerli üretim kapasitesini artırmayı hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya tasarlandı!

0

Tesla, 2025 model yılı için en çok satan elektrikli araçları Model Y ve Model 3’te önemli bir batarya değişikliğine gidiyor. Yeni batarya paketi, Model 3’ün tip onay belgelerinde ortaya çıktı ve Model Y Juniper’de de kullanılacağı belirtiliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi

Yeni bataryanın kullanılabilir kapasitesi 62,5 kWh, toplam kapasitesi ise yaklaşık 66 kWh olarak tanımlanıyor. Bu batarya hücreleri, muhtemelen lityum-demir-fosfat (LFP) teknolojisine sahip olan CATL tarafından sağlanacak. Ayrıca, yeni bataryanın lityum-manganez-demir-fosfat (LMFP) hücreleriyle de uyumlu olabileceği düşünülüyor, ancak bu konuda henüz kesin bir bilgi yok.

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi.
Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi.

Yeni batarya paketi, önceki sürüme göre biraz daha yüksek kapasite sunarken bir kilogram daha hafif olmasıyla dikkat çekiyor. Öte yandan, mevcut BYD Blade hücrelerine dayanan 60 kWh kapasiteli bataryanın 20 kilogram daha ağır olduğu bildiriliyor.

En önemli değişikliklerden biri ise menzil artışı. 2025 model yılındaki Tesla Model 3’ün RWD versiyonunun 19 inç jantlarla WLTP menzilinin 520 km’ye yükseleceği bekleniyor. Model Y Juniper’in de menzilinin yüzde 10 civarında artış göstermesi bekleniyor. Halihazırda 455 km menzil sunan Model Y’nin yeni batarya ile menzilinin artması olumlu bir gelişme olarak görülüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Afrikalı Janngo Capital, 73 milyon euroluk yeni fon oluşturdu!

Afrikalı risk sermayesi (VC) şirketi Janngo Capital, cinsiyet eşitliği odaklı yaklaşımını sürdürüyor ve 73 milyon euroluk ikinci fonunu başarıyla kapattı. Bu yeni fon, yaklaşık 15 erken aşama girişime yatırım yapmak amacıyla oluşturuldu. Janngo Capital, kadınlar tarafından kurulan ve kadınlar tarafından yönetilen bir VC olarak, portföyünün %56’sını da kadın girişimcilerin oluşturduğunu belirtiyor.

Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu

Kurucu Fatoumata Bâ, Janngo Capital’in kadın girişimcileri destekleme konusundaki kararlılığını vurgulayarak, “Expensya gibi exit’lerle bunu kanıtladık, cap table’larındaki ilk VC bizdik,” dedi. Bâ, Afrika’nın yüksek kadın girişimcilik oranına sahip olmasına rağmen, küresel VC fonlamasının çok küçük bir kısmının kadın kuruculara gittiğini ifade etti. Bu durumun, yüksek etkili bir tezin gerektiğini ve sermayeyi çeşitli kuruculara yönlendirmek için çaba gösterdiklerini ortaya koydu.

Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu.
Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu.

2018 yılında ilk fonunu kuran Janngo Capital, o zamandan beri 21 girişime devam yatırımları dahil olmak üzere 30’un üzerinde yatırım gerçekleştirmiştir. Yeni fonla birlikte, önümüzdeki 5 yıl içinde 10 ila 15 girişime daha yatırım yapmayı planlıyor. Janngo Capital, tohum turundan Seri B aşamasına kadar erken aşama yatırımlara odaklanırken, girişimlerden %15 ila %30 arasında sahiplik payı alıyor. Fonun yatırım yapmayı hedeflediği sektörler arasında sağlık, finansal hizmetler, perakende, tarım teknolojisi ve mobilite yer alıyor.

Janngo Capital’in ofisleri Abidjan, Mauritius, Tunus ve Paris’te bulunuyor. Bu stratejik konumlar, şirketin Afrika genelinde ve Avrupa’da kadın girişimcilik ekosistemine katkıda bulunma hedefini destekliyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el geliştirdi!

0

Meta, robotik teknolojilerde önemli bir adım atarak, GelSight ve Güney Koreli Wonik Robotics ile iş birliği içinde dokunsal algıya sahip bir robot eli geliştirmeye odaklanıyor. Bu robot el, fiziksel dünyayı daha hassas şekilde algılayabilen ve modelleyebilen yapay zeka sistemlerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Meta’nın “Digit 360” olarak adlandırdığı bu teknoloji, insan benzeri dokunma algısına sahip bir parmak ucu sunarak, dokunsal sinyalleri ayrıntılı olarak analiz edebiliyor ve çok modlu algılama yetenekleriyle çalışıyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı

Digit 360, 18 farklı algılama özelliğiyle temas anındaki titreşim, sıcaklık ve yüzeyin kimyasal yapısına kadar birçok ayrıntıyı algılayabiliyor. Bu sensör, çevredeki yüzeylerin mekanik ve geometrik özelliklerini analiz etmek için geniş görüş alanına sahip optik bir sistem kullanıyor. Meta, GelSight ile bu teknolojiyi ticarileştirerek piyasaya sunmayı planlıyor ve araştırmacılar için güçlü bir dokunsal araç sunmayı amaçlıyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı.
Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı.

Aynı zamanda, Meta ve Wonik Robotics iş birliğiyle Wonik’in dokunsal sensörlü Allegro Hand isimli robot elinin yeni bir nesli de geliştiriliyor. Allegro Hand’in yeni versiyonu, araştırmacılara hassas görevlerde daha duyarlı ve becerikli robotlar geliştirme imkanı tanıyacak.

Bu teknoloji, sağlık hizmetlerinde mikroskobik operasyonlardan karmaşık bileşen montajına kadar birçok hassas uygulamada devrim yaratabilir. Gelecek yıl piyasaya sunulacak bu teknolojiler, Meta’nın robotik ve yapay zeka araştırmalarında gerçek dünya etkileşimlerini daha ileri bir düzeye taşıma hedefine katkıda bulunacak.

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı tasarlandı!

Elektrikli mobiliteye yönelik çözümler geliştiren Bingo, elektrikli scooter, motosiklet ve mikro otomobiller için taşınabilir ve değiştirilebilir bir pil standardı geliştirdiğini duyurdu. Bu yeni pil sistemi, bataryaların araçtan bağımsız olarak kolayca çıkarılıp değiştirilebilmesi için tasarlandı ve çeşitli araç türlerinde kullanılabilen 2 kWh kapasiteli bir paket içeriyor. Bu paket, dahili GPS ve 4G bağlantısıyla donatılmış, bu sayede hem araç sahipleri hem de değişim istasyonları pilin durumunu ve yerini takip edebiliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi

Bu çözümün Avrupa pazarında özellikle şehir içi mobiliteyi daha pratik hale getirmesi hedefleniyor. Elektrikli scooterlar ve mikro otomobiller gibi küçük şehir içi araçların hızla şarj edilmesi gereksinimini göz önünde bulunduran Bingo, değişim istasyonlarında bataryaların anında değiştirilmesini mümkün kılıyor. Bu sayede uzun şarj süreleri beklemeye gerek kalmadan araç kullanımına devam edilebiliyor.

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.
Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.

Aslında bu sistem Tayvan merkezli Gogoro gibi firmalar tarafından Asya pazarında yıllardır kullanılıyor. Ancak Bingo’nun çözümü, bu sistemi daha geniş bir yelpazede araçlarla uyumlu hale getirip bir standart oluşturmayı amaçlıyor. Halihazırda Bingo, bu sistemle uyumlu çeşitli elektrikli araçlar geliştirmiş durumda; özellikle mikro otomobil E1 bu kapsamda dikkat çekiyor.

Şirketin ilk hedefi, araç kiralama ve şehir içi teslimat yapan işletmelere yönelik olmakla birlikte, değiştirilebilir pil standardının Avrupa’da yaygınlaşması ve şehir içi ulaşıma hız kazandırması bekleniyor.

Proton VPN artık Apple TV’de!

Şirket tarafından paylaşılan bir blog yazısında, Apple TV için VPN uygulamasının “topluluk tarafından en çok talep edilen özelliklerden biri” olduğu belirtiliyor. Bu yeni Proton uygulaması, Apple TV kullanıcıları için App Store’dan indirilebilir durumda.

Güvenlik, gizlilik ve kullanıcı dostu özellikler

Proton VPN, 2023’te yapılan değerlendirmelerde güvenlik, gizlilik ve kullanım kolaylığı açısından zirveye yerleşmiş ve 2024’te de tercih edilen VPN sağlayıcılarından biri olmaya devam etmişti. Yüksek güvenlik ve gizlilik standartlarıyla dikkat çeken VPN aracı, ücretsiz katmanında sınırlamalar olsa da, ücretli seçenekleriyle kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor.

Proton, ücretli bir VPN planına sahip kullanıcıların medya içeriklerini Apple TV üzerinden herhangi bir konumdan izleyebilmelerini sağlıyor. Bu özellik, özellikle seyahat eden veya erişim kısıtlamaları bulunan içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar açısından oldukça önemli.

VPN kullanımı, Proton’un Apple TV desteğiyle birlikte kullanıcıların medya içeriklerine daha güvenli ve esnek erişimini sağlıyor. Özellikle coğrafi kısıtlamalar nedeniyle erişilemeyen içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar için Apple TV desteği önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

VPN güvenlik açığı

Proton’un güçlü şifreleme protokolleriyle desteklenen bu hizmet, kullanıcıların konumlarından bağımsız olarak dijital gizliliği koruyarak içerik izlemelerini sağlıyor. Bu yeni Apple TV uygulaması sayesinde Proton VPN, kullanıcı deneyimini genişletiyor ve medya erişimini daha güvenli hale getiriyor. Erken Black Friday kampanyasıyla da kullanıcılara indirimli planlar sunuluyor.

Proton’un bu adımı, dijital gizliliğe önem veren kullanıcılar için Apple ekosisteminde güçlü ve güvenli bir çözüm sunuyor.

Apple, uydu hizmetlerini yeni bir ortaklıkla genişletiyor!

Apple, uydu kapasitesini artırmak amacıyla GlobalStar’a 1.1 milyar dolarlık ön ödeme yapacak ve ayrıca GlobalStar’ın %20’sine sahip olacak.

Anlaşmanın açıklanmasının ardından GlobalStar hisseleri hızla yükselişe geçti ve Apple’ın uydu hizmetlerine yönelik uzun vadeli planlarının işaretlerini verdi.

iPhone uydu hizmetleri genişliyor

Apple, iOS 18 ile birlikte, iPhone kullanıcılarına hücresel veya WiFi kapsama alanı dışında dahi uydu üzerinden mesaj gönderebilme imkânı tanıyor.

Bu yenilikle birlikte, Apple’ın uydu hizmetleri alanında kapsamını daha da genişlettiği görülüyor. iPhone 14 ile ilk olarak 2022 yılında başlatılan “Acil SOS” uydu hizmeti, kullanıcıların tehlikeli durumlarda uydu bağlantısı kullanarak yardım çağrısı yapabilmesini sağlıyor.

Bu hizmet başlangıçta iki yıl boyunca ücretsiz olarak sunulmuştu, ancak Apple bu süreyi 2025’e kadar uzatma kararı aldı. Böylelikle, kullanıcılar önümüzdeki yılın sonuna kadar uydu hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanmaya devam edebilecekler.

Apple’ın uydu bağlantısı için ücret talep etme planları ise belirsizliğini koruyor. Şirketin, kullanıcıların acil durumlarda ücretsiz olarak kullanmaya devam edebileceği SOS hizmetini koruyarak, uydu üzerinden konum paylaşma veya iOS 18 ile gelen uydu üzerinden mesaj gönderme gibi yeni özellikler için ücretlendirme yapabileceği düşünülüyor. Bir diğer seçenek ise bu hizmetlerin Apple One abonelik paketine eklenmesi ya da mobil operatörler aracılığıyla sunulması.

Apple’ın uydu hizmetlerinde stratejik hedefleri

Apple, uydu hizmetlerini geliştirirken bu yenilikleri ücretsiz olarak sunmakta kararlı görünse de, gelecekte bu hizmet için ücret talep edeceğini belirtti. Bu yaklaşım, Apple’ın kullanıcı deneyimine verdiği önemi gösterirken, aynı zamanda şirketin uzun vadeli bir gelir kaynağı oluşturmayı planladığını da ortaya koyuyor. Apple’ın 1.1 milyar dolarlık yeni yatırımının, şirketin uydu hizmetlerinde daha fazla kapasite yaratmasına ve kapsama alanını genişletmesine olanak sağlayacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca, iPhone kullanıcıları uydu hizmetlerinin bazı özelliklerini deneyimlemek için telefonlarında “Acil SOS” menüsünde yer alan uydu demosunu kullanabiliyor. Bu özellik, kullanıcılara hizmeti uygulamalı olarak test etme şansı tanıyor ve Apple’ın kullanıcılarına yeni teknolojiler sunmadaki hızını gözler önüne seriyor.

Uydu üzerinden mesajlaşma özelliği genişleyecek mi?

Apple’ın GlobalStar ile gerçekleştirdiği bu ortaklık, uydu bağlantısının gelecekte daha fazla özellik sunabileceği sinyallerini veriyor. Hali hazırda iPhone 14 ve sonraki modellerde kullanılabilen uydu bağlantısı, sadece hücresel ve WiFi kapsama alanı dışına çıkıldığında devreye giriyor. Ancak uydu üzerinden mesajlaşma hizmetlerinin genişletilmesi, özellikle seyahat eden ve bağlantı kesintisi yaşayan kullanıcılar için çekici bir özellik olabilir.

Apple’ın GlobalStar ile olan iş birliği, kullanıcı deneyimini iyileştirme yolunda yeni adımlar atarken, uydu hizmetleri alanında rekabeti de artırması bekleniyor. Bu stratejik ortaklık, Apple’ın iPhone uydu özelliklerini daha da genişletmesini sağlarken, kullanıcıların bu hizmetten yararlanma olanaklarını artırarak sektörde öncü olmasını mümkün kılabilir.

Google Maps, Gemini desteği ile yeni AI özelliklerine kavuşuyor!

Google’ın yapay zeka modeli Gemini, Android ve iOS’taki Google Maps uygulamalarında daha akıllı arama, inceleme özetleri ve yeni bir soru-cevap deneyimi sağlıyor.

Google Maps’e eklenen “Ask Maps” özelliği, kullanıcıların daha sohbet tarzı arama yapabilmelerini sağlıyor. Örneğin, kullanıcılar “Gece arkadaşlarla yapılacak şeyler” gibi bir arama yaptığında, Gemini destekli önerilerle canlı müzik veya gizli barlar gibi yerel mekânlar öne çıkıyor.

Mekânlar, kullanıcıların beğenip beğenmediğini belirtmesine imkân tanıyan bir “beğen/beğenme” işareti ile öneri kalitesini artıracak şekilde sıralanıyor. Her öneride yerlerin değerlendirme puanları ve uygun inceleme özetleri bulunuyor.,

Bir mekâna girildiğinde, kullanıcılar önce mevcut değerlendirmeleri ve Gemini destekli özetleri görebilecek. Bu özellik, kullanıcıların uzun incelemeleri okumak zorunda kalmadan hızlıca genel bir fikir edinmesini sağlıyor.

Yeni soru-cevap özelliği

Google, kullanıcıların mekânlara ilişkin daha spesifik sorular sormasını sağlamak için de “Bu sayfa hakkında Google Maps’e sor” özelliğini devreye sokuyor. Örneğin, kullanıcılar bir restoranın sessiz bir atmosfere sahip olup olmadığını veya kıyafet kuralının ne olduğunu bu bölümde sorabiliyor.

Yanıtlar, incelemelerden alınan önemli bilgiler ve görsellerle destekleniyor. Bu yapay zeka destekli soru-cevap özelliği, yakında Google Arama’ya da entegre edilecek.

Kapsayıcı Görünüm güncellemeleri

Google Maps’in “Kapsayıcı Görünüm” özelliği de büyük bir güncelleme aldı. Artık bu özellik 150 şehri kapsayacak şekilde genişletildi ve Brüksel, Frankfurt, Kyoto gibi yeni şehirlerde kullanılabilecek.

Üniversite kampüsleri gibi daha geniş alanlarda da sanal keşif yapma imkânı sunulacak. Ayrıca rota planlamasında, özellikle karmaşık dönüş noktalarını vurgulama ve park yerlerini gösterme gibi detaylarla kullanıcı deneyimini artırıyor.

Yalnızca ABD’de kullanıma açılıyor

Gemini destekli tüm bu yeni özellikler, bu hafta ABD’deki Google Maps kullanıcılarına sunulmaya başlandı ve yakında küresel olarak kullanıma açılması bekleniyor.

Honor, sürpriz bir yatırım daha aldı!

Honor, halka arz planları öncesinde sürpriz bir şekilde iki yeni yatırımcıdan finansal destek aldı. Bu yatırımcılardan biri China Telecom iken, diğerinin kimliği henüz açıklanmadı. Ancak, yatırım hakkında herhangi bir finansal detay veya şirketin güncel değerlemesi paylaşılmadı. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor

Huawei bünyesinde kurulmuş olan Honor, zamanla bağımsız bir yapı kazandı ve halka arz planlarını uzun bir süredir gündeminde tutuyordu. Şirket, geçen yılın Kasım ayında halka arz için çalışmalara başladığını duyurmuş, ancak herhangi bir takvim veya hangi borsada listeleneceği konusunda bilgi vermemişti.

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.
Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.

Yeni yatırımcıların şirkete dahil olması, halka arz planlarının ertelendiği yönünde spekülasyonlara yol açsa da Honor’dan konuya dair bir açıklama gelmedi. Şirketin mevcut yatırımcıları Cornerstone, SDG Group ve Jinshi Xingyao da halka arz süreci hakkında sessizliğini koruyor.

Honor’un pazar performansı da dikkat çekiyor; araştırma şirketi Canalys’in verilerine göre, üçüncü çeyrekte 10,3 milyon akıllı telefon sevkiyatı gerçekleştiren şirket, %15 pazar payıyla Vivo ve Huawei’nin ardından Çin’in en çok satan üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda. Bu başarı, Honor’un marka konumunu güçlendirmeye devam ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapıyor!

0

Toyota ve Japon telekomünikasyon şirketi NTT, trafik kazalarını azaltmak amacıyla yapay zeka destekli bir altyapı platformu oluşturmak için toplam 3.3 milyar dolar (500 milyar yen) yatırım yapacaklarını açıkladı. Bu platform, otomobillerin sürücü destek teknolojisini güçlendirecek ve 2028 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak

Geliştirilecek platform, büyük miktarda veri kullanarak, şehir içindeki görüş mesafesinin düşük olmasının neden olduğu kazaları önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca, otonom sürüş hizmetlerini desteklemek ve yan yollardan otoyollara geçişleri kolaylaştırmak için de kullanılacak.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.
Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.

Toyota ve NTT, bu platformu sadece kendi ihtiyaçları için değil, trafik kazalarını önlemek isteyen diğer sektör oyuncuları, hükümetler ve akademik ortaklar için de erişilebilir hale getirmeyi planlıyor. İki şirket, 2030 yılı itibarıyla sistemin yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlamayı hedefliyor.

Toyota ve NTT, bu iş birliğine 2017 yılında 5G bağlantılı otomobiller geliştirmek amacıyla başlamıştı. Daha sonra, 2020 yılında akıllı şehir projeleri çerçevesinde sermaye ortaklığıyla bu iş birliğini genişletmişti. Bu yeni yatırım, iki şirketin teknoloji ve inovasyon alanındaki ortaklıklarının bir devamı olarak değerlendiriliyor ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Trexo, yeni yatırım turu için ön talep topluyor

0

Türkiye merkezli Trexo İnovasyon, video içerik üretim çözümlerinde uzmanlaşmış bir teknoloji girişimi olarak yatırımcılarını yeni bir kampanyayla desteklemeye çağırıyor. Trexo İnovasyon, %100 Girişimci Ortakların sahip olduğu Trexo Innovation Inc. adlı ABD merkezli şirketi başarılı bir fonlama sonrası Türkiye’deki Trexo İnovasyon A.Ş. bünyesine geçirmeyi planlıyor. Ön talep süreci yalnızca bir hafta açık kalacak olup, talebe göre sürenin uzayabileceği belirtiliyor.

Şirketin yatırım turunda, yeni çıkarılacak %5 ila %7 arasında bir payın arz edilmesi hedefleniyor. Fonlama tutarı ise 8.5 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişecek. Bu kampanyaya yatırım yapanlar, Trexo Innovation Inc. üzerinde de hak sahibi olacaklar.

Trexo İnovasyon, başta YouTuberlar olmak üzere video içerik üreticilerine yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, dünya genelinde 65 ülkeye ürün sağlayarak 1,2 milyon dolar ciroya ulaşmış durumda. Trexo’nun portföyünde ödüllü ARC Gimbal gibi patentli ürünler bulunuyor ve video prodüksiyon ekipmanları alanında global rekabet avantajına sahip olduğu ifade ediliyor.

Yatırımcıların ilgisini çekmek amacıyla cazip fırsatlar da sunuluyor. Kampanya dahilinde ön talep oluşturarak yatırım yapanlara, ilk 15 gün içerisinde yatırımlarına ek %10 oranında bedelsiz pay verilecek. Ayrıca, farklı yatırım aralıkları için bedelsiz pay ve Hepsiburada üzerinden alışverişlerde geçerli özel indirim fırsatları sağlanıyor. Örneğin, 25.000 TL ile 249.999 TL arasında yatırım yapanlar için %25 bedelsiz pay ve 3 ay süresince web sitesi üzerinden yapılacak alışverişlerde %20 indirim uygulanacak.

Trexo İnovasyon, bu yeni fonlamayla küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmeyi ve 2025 yılı itibariyle net karlılık hedefini artırmayı planlıyor. Şirketin 2025 yılı satış hedefi 1,7 milyon dolar olarak belirlenmişken, net kar hedefi ise 668.000 dolar olarak öngörülüyor. Önümüzdeki yıllarda, yıllık %35 büyüme oranı hedefleyen şirket, büyüme stratejisini küresel pazarda daha geniş bir müşteri ağı oluşturmak ve dağıtım kanallarını güçlendirmek üzerine kurmuş durumda.

Özellikle teknoloji yatırımcıları için dikkat çeken bir fırsat sunan Trexo İnovasyon, gelecekte stratejik alıcıya satış, halka arz veya büyük yatırımcılar tarafından devralma gibi çıkış stratejileriyle yatırımcılarına yüksek getiri sağlamayı hedefliyor.

Tesla, aslında robotaksi teknolojisine sahip değil mi?

Otonom araçlar geliştiren Zoox’un kurucu ortağı ve CTO’su Jesse Levinson, Tesla’nın robotaksi teknolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. TechCrunch Disrupt 2024 etkinliğinde konuşan Levinson, Tesla’nın önümüzdeki yıl Kaliforniya’da bir robotaksi hizmeti başlatacağına inanmadığını ifade etti. Levinson, Tesla’nın henüz işe yarayan bir robotaksi teknolojisine sahip olmadığını ve güvenilir bir sistem inşa etmenin yalnızca sürücü destek sistemleri ile mümkün olmadığını vurguladı.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla’nın sürücü destek sistemi için yalnızca kameralara dayanmasının, güvenli bir robotaksi geliştirmek için yeterli olmadığını belirtti. “Bir insandan daha güvenli bir sürüş deneyimi sunan robotaksi geliştirmek için gerçekten Tesla’nın araçlarına koyduğundan daha fazla donanıma ihtiyacınız var” diye ekledi. Bu yorumları, Tesla’nın mevcut teknolojisinin, tam otonom sürüş standartlarını karşılayamadığını gösteriyor.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!
Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla‘nın Tam Otonom Sürüş (FSD) özelliğini birkaç haftada bir kullandığını, ancak bu teknolojinin “etkileyici” olmasına rağmen kamuya açık verilerin incelendiğinde insan sürücülere kıyasla yaklaşık 100 kat daha az güvenli olduğunu savundu. Bu, Tesla’nın otonom sürüş sisteminin güvenilirliği konusunda ciddi endişeler olduğunu ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz haftalarda Tesla, “We, Robot” etkinliğinde Cybercab robotaksilerini tanıtmış ve 2025 yılı sonuna kadar Model 3 sedan ve Model Y SUV’lerin Kaliforniya ve Teksas’ta robotaksi olarak hizmet vermeye başlayacağını açıklamıştı. Ancak Kaliforniya Motorlu Taşıtlar İdaresi, Tesla’nın henüz bu konuda herhangi bir resmi başvuru yapmadığını bildirdi. Levinson’un açıklamaları, otonom sürüş alanındaki güvenlik ve teknolojik yeterlilik konusundaki tartışmaların daha da alevlenmesine neden olabilir.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, 84.8 milyon euro yatırım aldı!

0

Biyofarmasötik girişimi SynOx, tenosinovyal dev hücreli tümörler (TGCT) ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar için yeni bir tedavi geliştirme çalışmalarını sürdürerek önemli bir yatırım aldı. Gilde Healthcare tarafından yönetilen Seri B turunun uzantısında toplam 84.8 milyon euro yatırım topladı. Bu turda yer alan diğer yatırımcılar arasında Forbion, HealthCap ve Bloqube Ventures da bulunuyor.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, tam 84.8 milyon euro yatırım almayı başardı

Dublin merkezli SynOx, özellikle TGCT ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar üzerinde yoğunlaşarak, geç klinik aşamadaki projeleri için önemli bir finansman elde etti. Bu yatırımla birlikte, geliştirdiği ilacın faz 3 klinik çalışmalarını başlatmayı hedefliyor. TANGENT isimli faz 3 kayıt çalışmasının ilk dozları hastalara uygulanmaya başlandı. Bu çalışma, ilacın etkililiği ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlıyor ve farklı popülasyonlar, dozlar, plasebo etkisi ve ilacın diğer tedavilerle birlikte kullanımını inceleyecek şekilde yaklaşık 130 hasta ile gerçekleştirilecek.

TGCT, genellikle kötü huylu olmayan ancak agresif bir şekilde büyüyebilen, sinovyumda nadir görülen bir tümördür ve genellikle diz, kalça ve ayak bileği eklemlerinde ortaya çıkar. Bu tümör, aşırı CSF-1 üretimi nedeniyle oluşur. SynOx, bu alanda geliştirdiği emactuzumab ile özellikle CSF-1R’yi hedef almayı amaçlıyor.

SynOx’un CEO’su Dr. Ray Barlow, Gilde Healthcare’in etkileyici yatırımcıları arasında yer almasının kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Barlow, emactuzumab’ın TGCT hastaları için karşılanmamış ihtiyaçları ele alma ve yaşam kalitesini iyileştirme potansiyeline dair vizyonlarına destek verdikleri için minnettar olduklarını ifade etti. Ayrıca, TANGENT denemesindeki dozajın SynOx için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, bu çalışmayı verimli bir şekilde yürüteceklerini ve emactuzumab’ı TGCT hastaları için pazara sunma hedeflerini sürdürdüklerini belirtti.

Gilde Healthcare genel ortağı Arthur Franken de SynOx’a yatırımcı olarak katılmaktan memnuniyet duyduğunu ve emactuzumab’ın sınıfının en iyisi bir profil sunduğuna inandıklarını dile getirdi. Franken, SynOx ekibinin emactuzumab’ın klinik gelişimini başarıyla tamamlayarak bu önemli tedavi seçeneğini TGCT hastalarına sunma konusunda iyi bir konumda olduğuna inandıklarını ifade etti. Bu gelişmeler, SynOx’un biyofarmasötik alandaki etkisini artırarak, yeni tedavi seçenekleri geliştirme çabalarına önemli bir katkı sağlıyor.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı yaptı!

0

Türkiye, insansız deniz araçları alanında önemli bir başarıya imza atarak ilk insansız deniz aracı ihracatını gerçekleştirdi. ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma iş birliğiyle geliştirilen ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), Katar’a ihraç edildi. İhracat sözleşmesi, Milipol Katar Fuarı sırasında Katar İçişleri Bakanlığı ile imzalandı ve bu, Türkiye’nin insansız deniz araçları konusundaki ilk ihracat projesi olarak kayıtlara geçti.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi

İhracatı gerçekleştirilecek olan ULAQ 11 PSV (Liman/Üs Koruma İnsansız Deniz Aracı), Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından keşif, gözetleme, istihbarat görevleri ve kritik tesislerin korunması amacıyla kullanılacak. Teslim edilecek olan ULAQ 11 PSV, 12.7 mm otomatik silah sistemi, radar, kriptolu iletişim sistemleri ve otonomi yazılımı ile donatılacak.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.
Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.

Meteksan Savunma Otonom Sistemler Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Serkan Sevim, Türkiye’nin bu alandaki ilk ihracatını gerçekleştirmiş olmanın gurur verici olduğunu belirterek, farklı denizlere uyum sağlayabilen gelişmiş ürünler geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı. ARES Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Pehlivanlı ise, Türkiye’yi insansız deniz araçları konusunda dünyada trend yaratan bir ülke konumuna getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın teknik özellikleri ise şu şekildedir: Menzili 400+ kilometre, hızı 70+ km/s, gece ve gündüz görüş yeteneği, kripto ve elektronik harp korumalı iletişim altyapısı, gelişmiş kompozit gövde malzemesi ile tasarlanmıştır. Görev profili arasında keşif, gözetleme, istihbarat, yüzey harbi, asimetrik savaş, silahlı eskort ve kuvvet koruma ile stratejik tesis güvenliği bulunmaktadır. ULAQ, 12.7 mm uzaktan kumandalı silah sistemiyle donatılmıştır.

Bu ihracat, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası pazarlara açılma çabasının önemli bir adımını temsil ediyor ve ülkenin teknoloji alanındaki gelişimini pekiştiriyor.

Hepsiburada, resmen Afrika’ya açılıyor!

Hepsiburada, Afrika’da genişlemeye yönelik önemli bir adım atarak, bölgenin en büyük e-ticaret platformu Jumia ile işbirliğine gitti. Geçtiğimiz haftalarda Kazakistan merkezli Kaspi.kz tarafından çoğunluk hissesi alınan Hepsiburada, bu satın alım sürecinin düzenleyici kurumlardan onayını beklerken global açılımına hız verdi.

Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor

İlk olarak Mısır pazarına giriş yapacak olan Hepsiburada, ardından 2025’in ilk çeyreğinde Fas’ta faaliyet göstermeye başlayacak. Bu açılımla birlikte, Hepsiburada’nın platformunda yer alan Türk markalarının ürünlerinin uygun fiyatlarla Afrikalı tüketicilere ulaşması hedefleniyor. Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, Jumia ile yapılan anlaşmanın, önemli Afrika pazarlarında geniş bir etkileşim yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, bu adımın şirketin küresel varlığını genişletme ve Afrika tüketicileri için sınır ötesi ticareti kolaylaştırma hedefinin bir parçası olduğunu vurguladı.

Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor.
Hepsiburada, resmen Afrika pazarına açılıyor.

Jumia, 2012 yılından bu yana Afrika’daki tüketicilere geniş bir ürün yelpazesi sunan bir platform olarak biliniyor. Elektronikten ev eşyalarına, gıdadan moda ürünlerine kadar birçok kategoride hizmet veren Jumia, genç nüfusuna hitap etmek için yıllardır altyapı geliştirme çalışmaları yürütmekte.

Kurduğu güvenilir lojistik ağı sayesinde, özellikle elektronik ürün alışverişinde sıklıkla tercih edilen bir platform haline geldi. Bu işbirliği, Hepsiburada’nın Afrika pazarındaki varlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

E-ticaret platformu Temu, büyük bir ceza alabilir!

Çin merkezli popüler e-ticaret platformu Temu, Avrupa Komisyonu tarafından Dijital Hizmetler Yasası’nı (DSA) ihlal ettiği gerekçesiyle kapsamlı bir soruşturma altına alındı. Komisyon, Temu’da yasa dışı ve güvenlik riski taşıyan ürünlerin yer aldığına dair şikayetleri değerlendirerek platformun sahte ve güvenli olmayan ürünleri nasıl engellediğine dair detaylı bir rapor sunmasını istedi. Bu kapsamda Temu, yasa dışı ürün satışına karşı aldığı tedbirleri ve dahili belgelerini Komisyon ile paylaşmak zorunda.

E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?

Temu, Avrupa Birliği tarafından DSA’nın “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” (VLOP) kategorisine alınmış durumda. Bu yasa, çevrimiçi pazaryerlerinin satıcı kimlik doğrulama süreçlerini daha sıkı yapmalarını ve yasa dışı ürünleri platformdan kaldırmalarını zorunlu kılıyor. Avrupa Komisyonu, Temu’nun platform üzerinde dolandırıcılık ve sahte ürün satışını önlemek için yeterince önlem almadığından endişe ediyor ve şirketin bağımlılık yaratan stratejiler kullanıp kullanmadığını da mercek altına alıyor.

E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?
E-ticaret platformu Temu, ceza mı alacak?

DSA’nın ihlal edilmesi durumunda Temu’yu oldukça büyük bir ceza bekliyor. Yasaya aykırılık tespit edilirse, platformun yıllık gelirinin %6’sı kadar para cezasına çarptırılması söz konusu. 2024’ün ilk yarısında 20 milyar dolarlık gelir elde eden Temu için bu, milyar dolar seviyesinde ağır bir mali yük getirebilir.

Temu’nun sözcüsü, Komisyon ile tam iş birliği içinde olduklarını, tüketici güvenliğini sağlamak amacıyla platformu geliştirmeye yönelik sürekli yatırımlar yaptıklarını belirtti. Avrupa Birliği’nin güvenlik standartlarını destekleyen DSA, pazaryerlerinin düzenli olarak içerik ve güvenlik önlemlerini denetleme ve raporlama yükümlülüğünü şart koşarak kullanıcı güvenliğini artırmayı amaçlıyor.

Dünyanın ilk uçan feribotu resmen faaliyete geçti!

0

Candela’nın yenilikçi P-12 hidrofil feribotu, İsveç’in başkenti Stockholm’de faaliyete geçerek dünyanın ilk uçan feribotu unvanını aldı. Bu tamamen elektrikli feribot, sahip olduğu ileri düzey hidrofil teknolojisi sayesinde su yüzeyinin üstünde süzülerek hareket ediyor, böylece sürdürülebilir ve çevre dostu bir ulaşım seçeneği sunuyor.

Dünyanın ilk uçan feribotu resmen göreve başladı

“Nova” adı verilen ilk Candela P-12 feribotu, Stockholm’deki lansmanında yaklaşık 15 kilometrelik bir güzergâhta sadece 30 dakikada yolculuğunu tamamlayarak kara yoluna kıyasla zaman tasarrufu sağladı. Bu yolculuk süresi, hem geleneksel ulaşım araçlarından daha kısa hem de feribotun üstün konforuyla dikkat çekiyor. Bilgisayar kontrollü hidrofilleri sayesinde su yüzeyinde yumuşak bir seyir sağlıyor ve bu teknolojiyle dalgalardan kaynaklanan sarsıntılar en aza indiriliyor.

Enerji verimliliği açısından da ön plana çıkan Candela P-12, geleneksel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 80 daha az enerji tüketiyor. Bu yüksek verimlilik, daha küçük bataryaların kullanılmasına ve üretim maliyetlerinin düşmesine olanak tanıyor. 252 kWh bataryasıyla 100 kilometre menzil sunan ve 55 km/s hıza ulaşabilen bu feribot, iskelelerdeki standart araç şarj cihazlarıyla kısa sürede şarj edilebiliyor; dolayısıyla yoğun sefer programını aksatmadan operasyonuna devam edebiliyor.

Candela’nın kurucusu ve CEO’su Gustav Hasselskog, günümüz deniz taşımacılığında geleneksel gemilerin çevreye ve enerjiye duyarlı olmadığına değinerek, P-12’nin bu alanda bir devrim yaratacağını vurguluyor. Şehirdeki toplu taşıma araçları arasında en fazla fosil yakıtı tüketen deniz ulaşımına yenilenebilir enerji alternatifi getiren bu feribot, hız rekorunu da elinde bulunduruyor. Ortalama 46 km/s hızla ilerleyen Nova, dizel motorlu V sınıfı feribotları geride bırakıyor ve dünyadaki en hızlı elektrikli feribot olarak öne çıkıyor.

Henüz yeni kullanılmaya başlayan Candela P-12’ye farklı ülkelerden gelen talepler de bu teknolojinin küresel ölçekte benimseneceğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Yeni Zelanda ve Almanya gibi ülkelerden siparişler alarak geniş bir coğrafyaya yayılmayı hedefleyen Candela, P-12’yi önümüzdeki yıllarda daha çok ülkede faaliyete geçirerek deniz ulaşımında yenilikçi çözümler sunmayı amaçlıyor.

Yapay zeka, yalnızca bir pazarlama stratejisi mi?

Linux’un yaratıcısı Linus Torvalds, Viyana’daki Açık Kaynak Zirvesi’nde yapay zeka konusundaki fikirlerini açık bir dille ifade ederek sektörün mevcut durumu hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Torvalds’a göre, yapay zeka etrafında dönen tartışmaların ve pazarlama faaliyetlerinin büyük bir kısmı, gerçekte sahip olduğundan çok daha fazla anlam yüklüyor. Bu çerçevede, Torvalds, yapay zeka endüstrisinin mevcut durumunu “%90’ı pazarlama, %10’u gerçek” olarak tanımlayarak, sektörde yaratılan aşırı beklentilerin ve iddialı söylemlerin gerçek gelişmeleri gölgede bıraktığını düşünüyor.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Torvalds, yapay zekanın dünyayı değiştirme kapasitesini kabul etmekle birlikte, yapay zekaya olan ilginin çoğunlukla pazarlama abartılarıyla şekillendiği görüşünde. Bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirten Torvalds, yapay zeka sektörüne karşı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Sektördeki pazarlama ve ilgi yoğunluğunun, yapay zekayı olması gerektiği gibi ele almayı zorlaştırdığına dikkat çekerek, “Yapay zekanın gerçekten ilginç olduğunu ve dünyayı değiştireceğini düşünüyorum. Ama bu abartılı döngüden o kadar rahatsızım ki, mesafeli durmayı tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!
Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Öte yandan, Torvalds yapay zekanın ilerleyen yıllarda günlük yaşantımızda daha fazla yer bulacağını da öngörüyor ve beş yıl içerisinde yapay zekanın etkisinin daha somut bir hale geleceğini düşünüyor. Torvalds ayrıca, yapay zekanın özellikle grafik tasarım gibi alanlarda ciddi başarılar sergilediğini kabul ederek, bu teknolojinin güçlü yanlarını vurgulamayı da ihmal etmedi.

Torvalds’ın açıklamaları, yapay zeka alanında benzer eleştirileri dile getiren Baidu CEO’su Robin Li’nin düşüncelerini de anımsatıyor. Li, yapay zekayı şu an bir balon olarak nitelendiriyor ve bu balonun patlamasıyla birlikte, sektörde yalnızca %1’lik bir kesimin ayakta kalabileceğini öngörüyor. Her iki teknoloji liderinin açıklamaları, yapay zekanın hızlı yükselişine rağmen hala sürdürülebilir başarı konusunda bazı önemli soru işaretlerinin var olduğunu gözler önüne seriyor.