Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 441

Yapay zeka, yalnızca bir pazarlama stratejisi mi?

Linux’un yaratıcısı Linus Torvalds, Viyana’daki Açık Kaynak Zirvesi’nde yapay zeka konusundaki fikirlerini açık bir dille ifade ederek sektörün mevcut durumu hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Torvalds’a göre, yapay zeka etrafında dönen tartışmaların ve pazarlama faaliyetlerinin büyük bir kısmı, gerçekte sahip olduğundan çok daha fazla anlam yüklüyor. Bu çerçevede, Torvalds, yapay zeka endüstrisinin mevcut durumunu “%90’ı pazarlama, %10’u gerçek” olarak tanımlayarak, sektörde yaratılan aşırı beklentilerin ve iddialı söylemlerin gerçek gelişmeleri gölgede bıraktığını düşünüyor.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Torvalds, yapay zekanın dünyayı değiştirme kapasitesini kabul etmekle birlikte, yapay zekaya olan ilginin çoğunlukla pazarlama abartılarıyla şekillendiği görüşünde. Bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirten Torvalds, yapay zeka sektörüne karşı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Sektördeki pazarlama ve ilgi yoğunluğunun, yapay zekayı olması gerektiği gibi ele almayı zorlaştırdığına dikkat çekerek, “Yapay zekanın gerçekten ilginç olduğunu ve dünyayı değiştireceğini düşünüyorum. Ama bu abartılı döngüden o kadar rahatsızım ki, mesafeli durmayı tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!
Yapay zeka, sadece bir pazarlama stratejisi olabilir!

Öte yandan, Torvalds yapay zekanın ilerleyen yıllarda günlük yaşantımızda daha fazla yer bulacağını da öngörüyor ve beş yıl içerisinde yapay zekanın etkisinin daha somut bir hale geleceğini düşünüyor. Torvalds ayrıca, yapay zekanın özellikle grafik tasarım gibi alanlarda ciddi başarılar sergilediğini kabul ederek, bu teknolojinin güçlü yanlarını vurgulamayı da ihmal etmedi.

Torvalds’ın açıklamaları, yapay zeka alanında benzer eleştirileri dile getiren Baidu CEO’su Robin Li’nin düşüncelerini de anımsatıyor. Li, yapay zekayı şu an bir balon olarak nitelendiriyor ve bu balonun patlamasıyla birlikte, sektörde yalnızca %1’lik bir kesimin ayakta kalabileceğini öngörüyor. Her iki teknoloji liderinin açıklamaları, yapay zekanın hızlı yükselişine rağmen hala sürdürülebilir başarı konusunda bazı önemli soru işaretlerinin var olduğunu gözler önüne seriyor.

Mobil aksesuar markası Aukey, Türkiye pazarına giriyor!

Çin merkezli teknoloji ve mobil aksesuar üreticisi Aukey, Türkiye pazarına resmi olarak doğrudan giriş yapacağını duyurdu. Aukey Türkiye markası altında faaliyet gösterecek olan şirket, Boğaziçi Bilgisayar distribütörlüğünde pazara giriş yapacak. 5 Kasım’da düzenlenecek lansmanda, Aukey’in Türkiye pazarına yönelik stratejileri ve uzun vadeli planları hakkında detaylı bilgiler paylaşılması bekleniyor. Lansmanda ayrıca markanın ürün portföyü, pazardaki hedefleri ve müşteri kitlesine yönelik yenilikçi çözümler de tanıtılacak.

Çinli mobil aksesuar markası Aukey, Türkiye pazarına giriş yapacak

Aukey Türkiye’nin operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü Değer Erken ve MEA & Türkiye Bölge Direktörü Mohanad Mohsin, firmanın Türkiye pazarındaki stratejik gelişimini yönetecek. Aukey, daha önce Gençpa Teknoloji distribütörlüğünde Türkiye’de dolaylı olarak faaliyet gösteriyordu; ancak yeni anlaşma ile birlikte doğrudan Aukey Türkiye adı altında kendi ekip ve operasyonlarıyla çalışacak. Bu değişimle, markanın yerel pazardaki varlığını daha güçlü bir şekilde konumlandırması, tüketicilere ulaşımını kolaylaştırması ve müşteri hizmetlerinde daha hızlı geri dönüş sağlaması hedefleniyor.

Çinli mobil aksesuar markası Aukey
Çinli mobil aksesuar markası Aukey

Aukey, hızlı şarj cihazlarından GaN (Gallium Nitride) teknolojisine sahip adaptörlere, kablosuz şarj cihazlarından TWS (True Wireless Stereo) kulaklıklara kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip. Marka, yüksek performans sunarken uygun fiyatlarıyla dikkat çekiyor ve özellikle fiyat/performans odaklı ürünleriyle tanınıyor. Bu özellikleriyle, Türkiye’de teknolojik ürünlere ilgi duyan geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etme potansiyeline sahip. Aukey’in ürün portföyü, günlük hayatta sıkça kullanılan mobil aksesuarları kapsadığı için geniş bir kullanıcı yelpazesine hitap ediyor. Örneğin, taşınabilir şarj cihazları ile hareket halindeki kullanıcılar için uzun süreli enerji çözümü sağlarken, GaN adaptörler kompakt yapılarıyla hızlı ve güvenilir bir şarj deneyimi sunuyor. Kablosuz kulaklıkları ise özellikle mobil cihaz kullanıcılarının hareket özgürlüğünü artırmaya yönelik olarak tasarlanmış.

Aukey Türkiye’nin doğrudan pazara giriş yapması, markanın yerel pazara daha fazla odaklanmasını ve kullanıcıların ihtiyaçlarına özel ürün geliştirme konusunda daha esnek olmasını sağlayabilir. Şirketin Türkiye’deki teknoloji pazarına yönelik nasıl bir pazarlama stratejisi geliştireceği, lansmanda açıklanacak stratejik planlar arasında ilgi çekici konular arasında yer alıyor. Aukey’in bu adımı, mobil aksesuar pazarında rekabetin artmasına ve Türkiye’deki teknoloji tüketicilerinin daha geniş bir ürün yelpazesine erişmesine katkı sağlayabilir.

Volvo ve Tesla anlaştı!

0

Volvo Cars, elektrikli araç (EV) pazarındaki konumunu güçlendirmek adına Tesla’nın NACS (Kuzey Amerika Şarj Standardı) teknolojisini ABD’deki yeni modellerine entegre etme kararı aldı. Bu stratejik hamleyle Volvo, 1 Ocak 2025’ten itibaren ABD’deki tüm yeni modellerinde Tesla’nın geniş ve güvenilir Supercharger ağına erişim sağlayacak.

Eski model Volvo sahipleri ise bu işbirliğinden mahrum kalmayacak. Volvo, eski model araçların da Tesla ağına bağlanabilmesi için bir adaptör satışa sunmayı planlıyor. Tesla ile güçlerini birleştirerek Volvo, ABD pazarında sürücülerine daha kolay bir şarj altyapısı sunmayı hedefliyor.

Volvo Cars Kuzey Amerika Direktörü Mike Cottone, EV sahipliğini daha kolay hale getirmeye odaklandıklarını belirtti. “Elektrifikasyon yolculuğumuzun bir parçası olarak, özellikle yeni amiral gemimiz EX90 ile elektrikli araç sahipliğini mümkün olduğunca sorunsuz hale getirmek istiyoruz. Bugün ABD ve Kanada’daki Volvo sahiplerine kolay ve pratik şarj altyapısı sunma yolunda büyük bir adım atıyoruz,” şeklinde açıklamada bulundu.

Volvo, bu adımıyla Ford, General Motors ve Rivian gibi diğer otomobil üreticilerine katılarak Tesla’nın geniş şarj ağına geçiş yapan firmalar arasında yer alıyor. Tesla’nın Supercharger ağı, ABD’nin en yaygın ve güvenilir şarj ağlarından biri olarak biliniyor ve bu ortaklık, Volvo’nun elektrikli araç pazarındaki konumunu güçlendirmesi adına büyük önem taşıyor.

Bununla birlikte, Volvo ve ana şirketi Geely, ABD hükümetinin Çin’de üretilen otomobillere yönelik kısıtlamalar getirme ihtimaliyle bazı zorluklarla karşı karşıya kalabilir. Yazılım tabanlı yasaklar gündemde olup, bu durum Geely’nin diğer EV markası Polestar’ı da etkileyebilir.

Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekler kazandı!

Boston Dynamics, insansı robotu Atlas’ın yeteneklerini bir adım öteye taşıyarak tam otonom bir şekilde çalışabilen bir yapıya kavuşturdu. Şirketin paylaştığı son videoda, Atlas’ın motor parçalarını bir raftan alıp başka bir rafa yerleştirdiği gözlemleniyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı

Bu özellik, geçmişte sadece belirli görevler için programlanmış ya da uzaktan kontrol edilen robotlarda görülüyordu. Atlas ise yapay zeka tabanlı bir kontrol mekanizması sayesinde çevresini tanıyıp bağımsız hareket edebiliyor.

Boston Dynamics'in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı.
Boston Dynamics’in insansı robotu, yeni yetenekleriyle karşımıza çıktı.

Atlas, çevreye uyum sağlama becerisini, kamera, kuvvet ve proprioseptif sensörlerin kombinasyonunu kullanarak gerçekleştiriyor. Bu donanım, robotun çevresindeki değişiklikleri ve hata durumlarını algılayıp anında tepki vermesini sağlıyor; örneğin, herhangi bir parçayı yerine yerleştirirken yaşadığı hataları veya engelleri fark edip hızla hareketlerini düzenleyebiliyor.

Boston Dynamics’in Toyota Araştırma Enstitüsü ile yaptığı anlaşma ve Hyundai bünyesinde geliştirmeler yapması, Atlas’ın otomotiv sektöründe kullanılma potansiyelini artırıyor. Figure, Tesla ve Apptronik gibi rakipleri de benzer projeler üzerinde çalışıyor ve bu gelişme hızına bakılırsa, yakın gelecekte insansı robotları üretim süreçlerinde sıkça görebiliriz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Insider, Seri E turunda 500 milyon dolar yatırım almayı başardı!

Insider, Türkiye’nin yazılım ve SaaS alanında ilk unicorn’larından biri olarak, Amerikan PE şirketi General Atlantic liderliğinde gerçekleşen Seri E yatırım turunda 500 milyon dolar yatırım aldı. Bu yatırım, Insider’ın yapay zekâ teknolojilerini daha da geliştirmesi ve global pazarda büyümesini hızlandırması için büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Insider, özellikle son bir yılda Nike ve Adobe gibi dünya çapında bilinen markaları müşteri portföyüne ekledi ve Sirius AI isimli yapay zekâ tabanlı bir teknoloji geliştirdi.

Insider, tam 500 milyon dolar yatırım alıyor

CEO Hande Çilingir, bu yatırımın Insider’ın pazarlama teknolojileri endüstrisinde lider bir konuma ulaşmasını sağlayacağını belirtti. Çilingir, yapay zekâ teknolojilerinin sadece tahmine dayalı işlemleri değil, aynı zamanda tekrarlayan görevleri otomatikleştirerek pazarlama ekiplerinin daha stratejik işlere odaklanmasını mümkün kılacağını ifade etti. Insider’ın, pazardaki yerini sağlamlaştırmak için 200 mühendis daha istihdam edeceğini duyurdu ve bu sayede şirketin Ar-Ge çalışmalarının daha kapsamlı hale geleceğini belirtti. Ayrıca şirket, omnichannel deneyim sağlama vizyonunu ileriye taşımayı ve ABD başta olmak üzere global pazarda daha etkin bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Kurucu ortaklardan Muharrem Derinkök ise iki yıllık bir plan çerçevesinde, Insider’ın yapay zekâ destekli pazarlama çözümlerini daha da genişleteceğini ve Sirius AI’a yatırım yaparak müşteri etkileşimlerini her düzeyde daha doğal bir hale getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Diğer kurucu ortaklardan Serhat Soyuerel, şirketlerin Insider’a geçiş süreçlerini hızlandıran otomatik göç aracıyla geleneksel pazarlama bulutlarına kıyasla 5 kat daha fazla verim elde ettiklerini belirtti.

Insider’ın sunduğu çözümler, 12’den fazla kanal üzerinden pazarlama ekiplerinin birinci parti veriyi anlık olarak analiz etmesine imkân tanıyarak müşteri deneyimini daha etkili yönetmelerini sağlıyor. Bu yatırım, Insider’ın pazarlama teknolojileri alanında global bir lider olma yolunda attığı önemli bir adımı temsil ediyor.

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliğine gitti!

0

Toyota ve Suzuki, elektrikli araç alanındaki iş birliklerini güçlendirerek, ortaklaşa geliştirecekleri tamamen elektrikli bir SUV modelini duyurdular. Suzuki tarafından Hindistan’da üretilecek olan bu yeni elektrikli SUV, hem Suzuki hem de Toyota markası altında küresel pazarda satışa sunulacak. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliği yapıyor

Bu, iki markanın daha önce de uyguladığı, ortak modeller üretme stratejisinin elektrikli araç segmentine taşınması anlamına geliyor. Yeni SUV’nin üretimi, 2025 baharında Suzuki Motor Gujarat fabrikasında başlayacak. Modelin, 2023’te tanıtılan Suzuki eVX konseptinin geliştirilmiş bir versiyonu olması bekleniyor.

Toyota ve Suzuki, elektrikli SUV segmentinde işbirliği yapıyor.

Henüz tüm teknik detaylar açıklanmamış olsa da, aracın tamamen elektrikli olacağı ve benzinli veya hibrit bir versiyonunun bulunmayacağı kesinleşti. Güç aktarma organları ve platform, Suzuki, Toyota ve Daihatsu ortaklığında geliştirildi. Markaların yaptığı açıklamaya göre, yeni SUV yeterli menzil, konforlu bir iç mekan ve dört tekerlekten çekiş sistemi sunacak.

Suzuki eVX konseptinin özellikleri göz önüne alındığında, yeni modelin yaklaşık 4.3 metre uzunluğunda olması ve 60 kWsa kapasiteli bir batarya ile tek şarjla 550 kilometreye kadar menzil sunması bekleniyor. Ancak bu menzil değeri, Hindistan’da kullanılan MIDC döngüsüne göre hesaplanmıştı. Avrupa’da kullanılan WLTP döngüsüne göre menzilin 400-450 km civarında olması daha gerçekçi bir beklenti olacaktır.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’ne rekor katılım!

“Yapay Zeka Çok Gerçek” temasıyla gerçekleştirilen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, sektörün önde gelen isimlerinin ilham verici sunumlarına, panellerine ve yapay zeka eğitimlerine ev sahipliği yaptı. TRAI Kurucusu Halil Aksu, yaptığı açılış konuşmasında yapay zekanın artık sadece bir kavram olmadığını, somut etkiler yaratan bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti. Yoğun ilgi gören Zirve’ye 280 kurum ve 1300 kişi katıldı. Etkinliğin ikinci günü ise 1 Kasım’da online olarak devam edecek.

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi Kurucusu Halil Aksu ile bu yıl yedincisi gerçekleştirilen ve yapay zeka uzmanları, girişimciler, yatırımcılar ve sektör profesyonellerini bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’ni değerlendirdik.

Türkiye’deki yapay zeka farkındalığını artırmak ve ekosistemini geliştirmek amacıyla kurulan Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) yedi yıldır kesintisiz düzenlediği Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl “Yapay Zeka Çok Gerçek” teması ile 31 Ekim’de Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirildi.

Meta, Yandex, AWS/Skyloop Cloud/TD Synnex, Etiya, Google/Global IT, HPE/Nvidia, Logosoft/Microsoft, SambaNova/Exodus, Inveon ve Yapı Kredi Teknoloji’nin destekleriyle gerçekleştirilen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde tüm yapay zeka ekosistemi buluştu. Zirvede büyük dil modelleri, açık kaynak ve YZ’nin demokratikleştirilmesi, üretken yapay zeka ile endüstri devrimi, YZ ile farklı sektörlerin dönüşüm hikayeleri ve YZ startuplarının sunduğu çözümler konuşuldu.

Zirve’de T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, TÜBİTAK gibi kamu kurumlarının yanı sıra birçok global ve yerli teknoloji şirketlerinden uzmanlar olmak üzere 280 kurum ve 1300 katılımcı yer aldı.  

Yapay zeka, somut etkiler yaratan bir gerçeklik

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, TRAI Kurucusu Halil Aksu

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, TRAI Kurucusu Halil Aksu’nun “Yapay Zeka Çok Gerçek- Artık Aramızda!” başlıklı konuşmasıyla başladı. Yapay zeka kavramının “yapay” tarafına ironik bir vurgu yaparak, bu teknolojinin aslında ne kadar gerçek ve elle tutulur bir hale geldiğini, yapay zekanın artık hayatımızın her alanında olduğuna dikkat çeken Halil Aksu, sözlerine şöyle devam etti: “Yapay zeka artık eş seçimi gibi insani karar alma süreçlerinde bile yardımcı olabilecek bir seviyeye geldi. Futbol dünyasındaki lider takımlar, sahada başarıya ulaşmak için yapay zekadan faydalanabiliyor. Sinema sektöründe gişe hasılatı tahminleri yapay zeka tarafından etkili bir şekilde yapılabiliyor. Bu örnekler teknolojinin somut etkisini ortaya koyuyor.”

Halil Aksu, konuşmasında ayrıca programcıların geleceğini yapay zekanın nasıl şekillendireceğine değinirken, bu teknolojinin hem sunduğu risklere hem de gerçek bilim üretme kapasitesine dair gözlemlerini paylaştı. Türkçe’nin ve Türkiye’de geliştirilen büyük dil modellerinin önemini vurgulayan Aksu, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin yapay zeka ekosistemine giriş kapısı olduğunun altını çizdi. Artık, elektrik ve internet gibi yapay zekasız bir hayat düşünülemeyeceğini belirterek, katılımcılara geleceğe yönelik beş kritik başlıkta çok önemli tavsiyeler sundu.

Türkiye’deki iş dünyası yapay zekaya nasıl bakıyor?

TÜSİAD Başkanı Orhan Turan
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan

Zirve, TÜSİAD Başkanı Orhan Turan’ın iş dünyasının yapay zekaya bakış açısını aktardığı konuşmasıyla devam etti. Son yıllarda yaygınlaşmasıyla hayatımıza etkisi büyük olan ve Zirve’nin de odağında olan büyük dil modelleri konusu farklı oturumlarda ele alındı. “Demokratikleşen İnovasyon: LLM’ler ve Açık Kaynak ile Yapay Zekanın Güçlenmesi” başlıklı oturumda, Meta AI Politika Direktörü Erica Finkle, yapay zekanın büyük dil modelleri ve açık kaynak teknolojileri sayesinde nasıl daha erişilebilir hale geldiğini aktardı.

Büyük Dil Modellerinin Kullanım Alanlarına Dikkat Çekildi

TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır, Türkiye İş Bankası Yapay Zeka Bölümü Müdürü Gökhanalp Arslan, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Yapay Zeka Uzmanı Dr. Merve Ayyüce Kızrak, SourceCollective Kurucusu Sertaç Yerlikaya
TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır, Türkiye İş Bankası Yapay Zeka Bölümü Müdürü Gökhanalp Arslan, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Yapay Zeka Uzmanı Dr. Merve Ayyüce Kızrak, SourceCollective Kurucusu Sertaç Yerlikaya

“Türkçe Büyük Dil Modeli – Yolculuğun Neresindeyiz?” başlıklı panelde, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır, Türkiye İş Bankası Yapay Zeka Bölümü Müdürü Gökhanalp Arslan, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Yapay Zeka Uzmanı Dr. Merve Ayyüce Kızrak, SourceCollective Kurucusu Sertaç Yerlikaya moderatörlüğünde bir araya gelerek Türkiye’deki büyük dil modeli çalışmalarını değerlendirdi. Her panelist kendi kurumundaki Türkçe Dil modelinde nerede olduklarını anlatarak, üretken yapay zekanın geleceği konusundaki öngörülerini paylaştı.

Yandex Search Türkiye CEO’su Aleksander Popovskiy ise “AI ile Arama Dönüşümü” başlıklı sunumunda arama motorlarındaki yapay zeka ile dönüşümünü aktardı ve Yandex’in Türk kullanıcılar için tasarlanmış bir yapay zeka arama ürünü üzerine yapılan çalışmalarını anlattı. E-ticaret’in Yapay Zekayla Şekillenen Geleceği Nasıl Olacak?” panelinde ise beş yıl sonra e-ticaretin nasıl bir dönüşüm geçireceğini, yapay zekanın hangi alanlarda nasıl devrim niteliğinde etkiler yaratacağı konuşuldu.

Ana sahnedeki “Türkiye’nin Ulusal YZ Stratejisi ve Eylem Planı” başlıklı son panelde veri ekosistemi, güvenilir YZ ve sertifikasyonu ile veri altyapısı destekleri üzerinde duruldu.  

YZ girişimcileri, akademisyenler ve küresel teknoloji şirketleri sektöre ışık tuttu

Ana sahnede devam eden etkinliğe paralel olarak ilerleyen “İnovasyon Sahnesi”nde ise, global pazarlara açılmış başarılı yapay zeka girişimcileri, akademisyenler ve küresel teknoloji şirketleri konuşmacı olarak yer aldı. 20’den fazla yapay zeka girişimi geliştirdikleri inovatif projeleri izleyenlere aktardı.

Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, METEKSAN Savunma Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selçuk Kerem Alparslan, Hudson Enstitüsü Kıdemli Analisti Dr. Can Kasapoğlu ve KALE Grubu Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Rana Birden’in katıldığı panelde güvenlik trendleri ve yapay zeka jeopolitiği üzerine konuşuldu.

İnovasyon Sahnesi’ndeki Demo-Day etkinliğinde, TRAI, Meta ve Hello Tomorrow Türkiye iş birliğinde gerçekleştirdiği hızlandırma programı “Başlat LLM Etki Programı” finalisti olan yapay zeka girişimleri yatırımcıların karşısına çıktı.

Zirvenin ikinci günü online olarak devam ediyor

1 Kasım’da online olarak devam eden etkinliğin ikinci gününde; sanat, savunma sanayi, eğitim gibi alanlarda yapay zekanın kullanımları tartışılacak; TRAI Academy ve teknoloji şirketlerinden uzmanlar yapay zeka eğitimleri verecek.

Online zirve programına  https://zirve.turkiye.ai/#program üzerinden ulaşılabilir.

Meta AI, rekor kullanıcı sayısına ulaştı!

Meta, yapay zeka asistanı Meta AI ile önemli bir başarıya imza atarak 500 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını duyurdu. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, yıl sonunda Meta AI’ın en çok kullanılan asistan olmasını hedeflediklerini belirtti. Yapay zeka alanında rekabetin arttığı bu dönemde, Meta AI, özellikle kullanıcı etkileşimini artırma yönündeki katkılarıyla dikkat çekiyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Meta AI, dikkat çekici bir kullanıcı sayısına ulaştı

Meta’nın yapay zekâ destekli içerik önerileri, kullanıcıların Facebook ve Instagram’da geçirdiği süreyi artırarak bu platformlarda yüzde 8 ve yüzde 5’lik bir etkileşim artışı sağladı. Ayrıca, reklam verenlerin de Meta’nın yapay zeka araçlarını yoğun bir şekilde kullanması, sadece geçen ay içinde 15 milyondan fazla reklamın AI ile oluşturulmasına yol açtı.

Meta AI, dikkat çekici bir kullanıcı sayısına ulaştı.
Meta AI, dikkat çekici bir kullanıcı sayısına ulaştı.

Meta’nın sosyal medya stratejilerinde başka bir önemli gelişme de Threads platformu. Zuckerberg, aylık kullanıcı sayısının 275 milyona yaklaştığını ve her gün bir milyondan fazla yeni kaydın alındığını açıkladı.

Meta, ayrıca kendi yapay zeka arama motorunu geliştirme yolunda adımlar atıyor. Bu hamle ile Google ve Microsoft Bing gibi platformlara olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan şirket, yapay zeka alanında genişleyen rekabette daha sağlam bir yer edinmek istiyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Tehlike çanları çalıyor: Intel, 16.6 milyar dolar zarar açıkladı!

0

Intel Corporation, 2024 yılının üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı ve bu dönemde elde edilen 13,3 milyar dolarlık gelir, geçen yılın aynı çeyreğine göre %6 oranında bir düşüş gösterdi. Şirket, bu çeyrekte GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) bazında hisse başına kazancını -3,88 dolar, non-GAAP bazında ise -0,46 dolar olarak duyurdu.

Üçüncü çeyrek sonuçlarında, Intel’in aldığı yeniden yapılandırma ve varlık değer düşüklüğü kararlarının önemli bir etkisi oldu. Şirket, özellikle maliyet azaltma stratejileri doğrultusunda 15,9 milyar dolar değer düşüklüğü ve 2,8 milyar dolarlık yeniden yapılandırma gideri ayırdı. 2025 yılına kadar 10 milyar dolarlık bir maliyet düşürme hedefine ulaşmayı planlayan Intel, bu hedefe ulaşmak adına agresif adımlar attığını belirtti.

Intel CEO’su Pat Gelsinger, maliyet düşürme ve verimliliği artırma odaklı stratejilerinin üçüncü çeyrekte olumlu sonuçlar verdiğini belirtti. Gelsinger, özellikle x86 ürün portföyünü güçlendirme çabalarının ve Intel 18A teknolojisine yönelik ilginin, şirketin maliyet azaltma stratejisinin doğru yolda olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Intel CFO’su David Zinsner ise üçüncü çeyrekte kaydedilen yeniden yapılandırma giderlerinin kârlılığı olumsuz etkilese de uzun vadede bu adımların daha güçlü bir mali yapı oluşturmak için gerekli olduğunu ifade etti. Intel, üçüncü çeyrek boyunca 4,1 milyar dolar işletme nakdi elde ederken, hisse başına 0,5 milyar dolarlık temettü ödemesi yaptı.

Üçüncü çeyrekte Intel’in brüt kâr marjı %15, non-GAAP brüt kâr marjı ise %18 olarak kaydedildi. Şirketin araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ve genel yönetim giderleri ise geçen yılın aynı dönemine göre %4 artarak 5,4 milyar dolara ulaştı. Operasyonel kârda büyük bir düşüş yaşanarak -%68,2 seviyesine gerileyen şirketin, net zararı 16,6 milyar dolar olarak kaydedildi.

Bu dönemde Intel’in ürün gruplarına göre performansında, Client Computing Group (CCG) gelirleri 7,3 milyar dolar olarak açıklanırken, yıllık bazda %7’lik bir düşüş yaşandı. Ancak, Data Center ve Yapay Zeka (DCAI) grubunda gelir %9 artarak 3,3 milyar dolara ulaştı; Network ve Edge (NEX) grubu da %4 artışla 1,5 milyar dolar gelir elde etti. Öte yandan, Intel Foundry gelirleri %8 düşüşle 4,4 milyar dolarda kaldı.

Şirket, üçüncü çeyrekte yeniden yapılandırma ve varlık değer düşüklüğü maliyetlerinde önemli bir artış kaydetti. Yeniden yapılandırma giderleri 2,8 milyar dolar olurken, bu giderlerin 528 milyon doları nakit dışı maliyetlerden oluştu. Ayrıca, Intel’in bazı üretim varlıklarının hızlandırılmış amortismanı ve değer düşüklüğü giderleri için 3,1 milyar dolar ayrıldı.

Özellikle Mobileye birimi için 2,9 milyar dolarlık şerefiye (goodwill) değer düşüklüğü kaydedilirken, ABD’deki ertelenmiş vergi varlıkları için 9,9 milyar dolarlık bir değer düşüklüğü karşılığı ayrıldı. Intel CFO’su David Zinsner, yeniden yapılandırma adımlarının şirketin uzun vadeli kârlılığını ve likiditesini güçlendirme yönünde olduğunu belirtti.

Üçüncü çeyrekte Intel, AMD ile ortak bir girişim olan x86 Ekosistem Danışma Grubu’nu kurarak sektördeki diğer önemli teknoloji şirketleriyle iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu grup, yazılım geliştirme süreçlerini basitleştirmek, farklı üreticiler arasında uyum sağlamak ve geliştiricilere standart araçlar sunmak için çalışmalar yürütecek.

Ayrıca, Intel IBM ile iş birliği yaparak yeni nesil Intel Gaudi 3 yapay zeka hızlandırıcılarını IBM Cloud’da sunmayı planlıyor. Bu iş birliği, kurumsal yapay zeka çözümlerini daha maliyet etkin hale getirmeyi ve inovasyonu teşvik etmeyi amaçlıyor.

Intel ayrıca, Amazon Web Services (AWS) ile çok yıllık bir anlaşma üzerinde çalışarak yeni nesil özel bir Xeon 6 çipini geliştirmek için iş birliğine gittiğini açıkladı. Bu çip, Intel 18A üzerine inşa edilen yeni bir yapay zeka kumaşıyla AWS için özelleştirilecek.

Intel, ayrıca ABD Hükümeti’nin CHIPS ve Bilim Yasası kapsamında Secure Enclave programına 3 milyar dolara kadar doğrudan fon sağlama hakkını kazandı. Bu program, ABD’de güvenilir yarı iletken üretiminin güçlendirilmesini hedefliyor.

Intel’in geleceğe yönelik planlarında önemli bir adım da Intel Foundry Services (IFS) birimini bağımsız bir yan kuruluş olarak yapılandırma kararı oldu. Bu yeni yapı, Intel’in hem dış müşterilerine hem de tedarikçilerine daha şeffaf ve bağımsız bir mali yönetim sağlamayı hedefliyor.

Şirketin 2024 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin mali beklentileri, gelir hedefini 13,3 milyar ile 14,3 milyar dolar arasında gösteriyor. GAAP bazında hisse başına kaybın 0,24 dolar, non-GAAP bazında ise 0,12 dolar kâr olması bekleniyor. Brüt kâr marjı beklentisi ise GAAP bazında %36,5, non-GAAP bazında %39,5 olarak açıklandı.

Intel CEO’su koltuğunu kaybedebilir! Peki neden?

0

Intel CEO’su Pat Gelsinger’in liderlik vasfı giderek daha fazla sorgulanıyor. Şirkete eski ihtişamını kazandırmak amacıyla büyük umutlarla göreve başlayan Gelsinger, son üç yılda yaptığı yanlış hamleler ve açıklamalarla Intel’in finansal ve stratejik konumuna zarar verdi. Özellikle TSMC ile yapılan yüzde 40’lık indirim anlaşmasının Gelsinger’in Tayvan hakkındaki kritik açıklamaları yüzünden iptal edilmesi, şirketin kâr marjlarını olumsuz etkiledi. Gelsinger’in Tayvan’ın jeopolitik risklerine dair yaptığı eleştiriler, TSMC’nin Intel’e sağladığı avantajlı koşulları geri çekmesine neden oldu. Bu duruma tepki gösteren TSMC kurucusu Morris Chang, Gelsinger hakkında “çok kaba bir adam” ifadelerini kullandı.

Intel CEO’su koltuğunu kayıp mı edecek?

Intel’in son dönemde yaşadığı mali sorunlar da bu yönetim zaafiyetini destekler nitelikte. Şirket, en yeni teknolojisi olan 18A çip üretim sürecinde hedeflediği başarıyı yakalayamıyor ve teknik zorluklar yüzünden planlanan üretim liderliğini sağlamaktan uzak. Almanya ve Polonya’daki yeni tesislerin inşaatının en az iki yıl ertelenmesi, Intel’in büyüme planlarına darbe vuruyor. Öte yandan Gelsinger, yapay zeka çip pazarında milyarlarca dolarlık potansiyel bir fırsat olduğunu belirtse de, TSMC’den gerekli tedariki sağlayamamış olması, Intel’in bu alandaki rekabet gücünü de zayıflattı. Şirket, yapay zeka pazarında Nvidia ve AMD gibi rakiplerinin gerisinde kalmış durumda.

Intel, CEO’nun hataları ve dış etkenler nedeniyle son yıllarda büyük mali kayıplar yaşadı. 2023 yılı gelirinin Gelsinger’in görevi devraldığı zamana kıyasla yüzde 30’dan fazla düşmesi ve 1986’dan bu yana ilk kez yıllık net zarar açıklayacağı tahmini, şirketin mali tablosunu kötüleştirdi. Hisseleri de büyük düşüş yaşarken, Gelsinger bu süreçte aldığı yüksek maaşla eleştirilerin hedefi oldu. Aynı zamanda yeniden yapılandırma sürecine giren Intel, yaklaşık 15.000 çalışanını işten çıkarmayı ve maaş kesintileri gibi tasarruf tedbirlerini uygulamayı planlıyor.

Bu zorluklarla birlikte Intel, AI pazarında Nvidia ve OpenAI gibi devlerle rekabette zorlanırken, diğer teknoloji devleri de kendi çiplerini geliştirerek bağımsızlaşıyor. Gelsinger, Intel’i rekabetçi bir dökümhane şirketine dönüştürme vizyonunu henüz gerçekleştirememiş durumda ve şirket, daha önce kaçırdığı stratejik fırsatların yarattığı kayıpları telafi etmek için zorlu bir süreçten geçiyor.

Global SSD lideri belli oldu!

0

Bellek çözümlerinde dünya çapında tanınan Kingston Technology’nin flash bellek iştiraki Kingston Digital, TrendForce verilerine göre 2023 yılında kanal üzerinden gerçekleştirilen SSD sevkiyatlarında yüzde 34 pazar payı ile ilk sırada yer aldı.

Kingston Digital 2023’te SSD sevkiyat lideri oldu!

Kingston, 2022’ye kıyasla pazar payında büyüme kaydederek SSD tedarikçileri arasında lider konumunu güçlendirdi. İkinci sıradaki markanın yalnızca %11 pazar payına sahip olması, Kingston’ın pazardaki konumunu daha da öne çıkardı.

2023 yılında SSD pazarında sevkiyatlar 118 milyon adede ulaşarak %3,7 oranında büyüdü. Özellikle bilgisayarlarda yaygın olarak kullanılan 256GB ve 512GB kapasiteli SSD’ler, artan depolama ihtiyaçları doğrultusunda birçok kullanıcı için yetersiz görülüyor.

Bu durum, kullanıcıları daha yüksek kapasiteli modellere yöneltti. Kingston’ın geniş ürün yelpazesi, bu taleplere yanıt vererek satış rakamlarını yükseltti. TrendForce, ayrıca pandemi sırasında alınan cihazların yenileme döngüsüne girmesiyle pazarın büyüdüğünü belirtti.

Kingston, geçtiğimiz yıl içerisinde SSD portföyünü önemli ölçüde genişletti. Özellikle veri merkezi çözümlerine yönelik olarak yeni DC600M Enterprise SSD’yi piyasaya süren Kingston, hizmet düzeyi anlaşmalarına uygun performans sunan bu modeliyle dikkat çekti. Bu SSD, düşük gecikme süresi ve yüksek IOPS tutarlılığı sunarak karma iş yükleri için optimize edilmiş bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, Kingston’ın XS2000 harici SSD modelinin başarısını takiben, daha uygun fiyatlı XS1000 modelini de tanıttı. 29 gramdan hafif olan bu modeller, son derece kompakt yapıları sayesinde taşınabilirlik sunarak kullanıcılar için cazip bir seçenek oluşturdu.

Kingston SSD İş Birimi Müdürü Keith Schimmenti, bu başarıda müşteriler ve iş ortaklarıyla kurulan güçlü ilişkilerin önemli bir rol oynadığını vurguladı. Schimmenti, Kingston’ın sektörde uzun vadeli bir büyüme elde etme hedefine bağlı kaldığını ifade etti. Kingston, oluşturduğu geniş SSD portföyü ve sunduğu farklı çözümlerle SSD satışlarında rekor seviyelere ulaşarak 2024 yılı için de benzer bir büyüme stratejisi hedefliyor.

Hepsiburada ile eski telefonlar yeniden hayat buluyor!

0

Hepsiburada’nın ağustos ayında tanıttığı Eskiyi Kapında Yenile hizmeti kullanıcıların eski telefonlarını kolayca yenilemesine olanak tanıyarak Türkiye genelinde büyük ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı Yenileme Yetki Belgesi’ne sahip yerli girişim Getmobil iş birliğiyle sunulan bu hizmet özellikle premium telefon kategorisinde yüksek talep almakta ve müşteri memnuniyeti oranı yüzde 92 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaşmış durumda. Hepsiburada, 2025 hedefleri doğrultusunda bu oranı artırmayı ve hizmet kapsamını daha da genişletmeyi amaçlıyor.

Kullanıcılar çalışmayan veya eski telefonlarını bu hizmet sayesinde pratik bir şekilde yenileyebiliyor. En çok yenilenen cihazlar iPhone modelleri olurken yenileme oranı premium ürünlerde yüzde 20 seviyelerinde gerçekleşiyor.

2025 yılına kadar bu oranı yüzde 40’a çıkarmayı hedefleyen Hepsiburada, kullanıcı dostu hizmetlerini daha da erişilebilir kılmak için yeni ürün kategorileri eklemeyi planlıyor. Hepsiburada Mobil Kategoriden Sorumlu Grup Direktörü Murat Atamer, bu hedef doğrultusunda yıl sonuna kadar 50 bin telefon yenileme işleminin kapıda tamamlanmasını hedeflediklerini ifade ediyor.

Döngüsel ekonomiyi destekleyen “Eskiyi Kapında Yenile” hizmeti, elektronik atıkları azaltmak ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla önemli bir adım atıyor. Kullanılmayan telefonlardan çalışır durumdaki parçaların yeniden değerlendirilmesiyle çevre koruma ve ekonomik sürdürülebilirlik destekleniyor. Hepsiburada, döngüsel ekonominin yalnızca bir trend değil, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunun bir parçası olduğunu belirterek, bu bilinci tüm süreçlerine entegre ediyor.

Eskiyi Kapında Yenile hizmeti, teslimat hızında da kullanıcıların takdirini kazanarak siparişlerin yüzde 85’ini ertesi gün kullanıcıya ulaştırıyor. Hizmet, İstanbul, Ankara ve İzmir’de yoğunlaşıyor ve bu iller toplam işlemlerin yüzde 60’ını oluşturuyor. Yüksek kalite standartları, hızlı teslimat süresi ve çevre dostu yaklaşımıyla “Eskiyi Kapında Yenile” hizmeti, kullanıcı memnuniyetini artırarak döngüsel ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor.

Exynos işlemcili telefonlarda güvenlik açığı bulundu!

0

Samsung, Exynos işlemciler kullanan Galaxy cihazlarında tespit edilen ciddi bir güvenlik açığı konusunda kullanıcılarını resmen uyardı. Bu açığın, Galaxy S20 ve Galaxy Note 10 serisi gibi daha eski modeller başta olmak üzere birçok cihazı etkilediği ve haftalardır inceleme altında olduğu belirtildi. Açıktan etkilenen cihazlar arasında Galaxy S10, Galaxy Note 20, Galaxy A21, Galaxy A51 ve Galaxy A71 gibi popüler telefon modelleri ve Galaxy Watch 4, Galaxy Watch 5, Galaxy Watch FE gibi akıllı saatler de bulunuyor.

Exynos işlemcili telefonlarda güvenlik açığı ortaya çıktı

CVE-2024-44068 olarak tanımlanan bu güvenlik açığı, Google güvenlik araştırmacıları tarafından keşfedildi. Açığın, kullanıcıların kişisel verileri gibi hassas bilgilerinin ele geçirilmesine izin verebilecek kadar ciddi olduğu vurgulandı. Dahası, Google’ın Tehdit Analizi Grubu (TAG), açığın sıradan bir Samsung işlemi gibi davranarak sistemde gizlendiğini ve tespit edilmesini zorlaştırdığını açıkladı. Bu da açığın, fark edilmeden Galaxy cihazlarda yetkisiz kod çalıştırabilmesi anlamına geliyor ki, güvenlik riski daha da tehlikeli bir boyut kazanıyor. TAG’ın açıklamasına göre, saldırganlar bu açığı kullanarak cihazlara sızıp kontrolü ele geçirebilir, kişisel verilere erişebilir ve hatta cihazın işlevlerini kötüye kullanabilirler.

Exynos işlemcili telefonlarda güvenlik açığı ortaya çıktı.
Exynos işlemcili telefonlarda güvenlik açığı ortaya çıktı.

Samsung, açığın farkına varır varmaz harekete geçtiğini ve sorunu gidermek için yoğun bir şekilde çalıştığını açıkladı. Etkilenen cihazlara kademeli olarak güvenlik güncellemeleri yayınlanmaya başlandı.

Şirket, tüm kullanıcılarına cihazlarının güvenliğini sağlamak için en kısa sürede bu güncellemeleri yüklemelerini önemle tavsiye ediyor. Ayrıca, güncelleme yüklenene kadar, bilinmeyen kaynaklardan uygulama indirmekten kaçınmak gibi ek güvenlik önlemleri alınması da öneriliyor. Bu sayede, kullanıcılar cihazlarını potansiyel tehditlere karşı koruyabilirler.

ChatGPT’nin yeni modu masaüstü cihazlara geldi!

OpenAI, ChatGPT’nin masaüstü cihazlar için yeni “Gelişmiş Ses Modu” (AVM) özelliğini kullanıma sunduğunu duyurdu. Artık PC ve Mac kullanıcıları, metin yazmak zorunda kalmadan ChatGPT ile doğal bir dilde konuşabilecek. Bu özellik, OpenAI’nin GPT-4o modeline dayanarak çalışıyor ve kullanıcılara günlük bir sohbet deneyimi sunmayı hedefliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

ChatGPT’nin yeni modu, masaüstü cihazlara merhaba dedi

OpenAI, AVM’nin kullanıcıların duygularına yanıt verebildiğini, gerektiğinde ara vermeye izin verdiğini ve anlık sohbetlere olanak tanıdığını belirtti. Şirket, bu yeni özelliği “Masaüstü için büyük bir gün” ifadesiyle sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) paylaştı.

ChatGPT’nin yeni modu, masaüstü cihazlara merhaba dedi.
ChatGPT’nin yeni modu, masaüstü cihazlara merhaba dedi.

AVM ilk olarak Bahar Güncellemesi etkinliğinde tanıtılmış, ardından Temmuz ayında beta test kullanıcılarının erişimine açılmıştı. Eylül sonunda mobilde premium abonelere sunulan bu özellik, Ekim ayında ise ayda 10 dakikalık sınırlama ile ücretsiz kullanıcılara da ulaşmıştı.

Özellikle premium aboneler arasında popüler hale gelen bu özellik, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kullanıcılar, uzun konuşmalarda nefes molası ekleyebilme, farklı aksan ve ses tonlarıyla sohbet edebilme gibi özelliklerin sunduğu deneyimi memnuniyetle paylaştılar.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Net sıfır için 78 trilyon dolarlık yatırım gerekli!

Küresel enerji ve doğal kaynak analizleri yapan Wood Mackenzie, yayınladığı son “Enerji Dönüşümü Görünümü” raporunda, 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşılabilmesi için 78 trilyon dolarlık küresel bir yatırımaihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak, rapor 2030 iklim hedeflerine ulaşmanın, yaşanan küresel ekonomik şoklar nedeniyle pek olası görünmediğini de vurguluyor.

1,5 Derece hedefi için büyük yatırım gerekiyor

Raporda, küresel ısınmayı 1,5 derece ile 3 derece arasında tutmayı hedefleyen dört farklı senaryo ele alınıyor. Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefini yakalayabilmek adına, elektrik tedariki, şebeke altyapısı, kritik mineraller ve yeni teknolojilere yapılması gereken toplam yatırımın 78 trilyon dolar seviyesinde olacağı ifade ediliyor. Wood Mackenzie, net sıfır emisyon için yılda yaklaşık 3,5 trilyon dolar yatırım yapılması gerektiğini öngörüyor.

Yenilenebilir enerjide güçlü büyüme beklentisi

Rapora göre, artan küresel enerji talebi; yükselen gelirler, nüfus artışı, veri merkezlerinin yaygınlaşması ve ulaşımda elektrifikasyon gibi yeni talep kaynaklarıyla hızlanmaya devam edecek. Yenilenebilir enerjinin büyüme hızı ise tüm senaryolarda güçlü bir artış gösterecek. Bununla birlikte, küresel taahhütler arasında yer alan 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma hedefinin, mevcut hızla karşılanması oldukça zor görünüyor.

Karbon fiyatlandırması kritik ama zorlayıcı

Wood Mackenzie’nin senaryolar ve teknolojilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Prakash Sharma2050 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu, ancak bunun için güçlü ve kararlı adımlar gerektiğinibelirtiyor. Sharma, “Karbon fiyatlandırması emisyon azaltımında en etkili yol olabilir, fakat kutuplaşmış bir ortamda bunu uygulamaya koymak zor” diyerek, küresel iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.

The concept of carbon neutral and net zero. natural environment A climate-neutral long-term strategy greenhouse gas emissions targets with green net center icon on hand cap and green background

Sıcaklık artışı 3 dereceye çıkabilir

Sharma, iklim değişikliğine karşı somut adımlar atılmaması halinde, 2050 yılına kadar küresel ısınmanın 2 derece sınırında tutulmasının bile zorlaşacağını, hatta 3 dereceye varan bir sıcaklık artışı riskiyle karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti.

Alphabet hisseleri, beklentileri aştı!

Bu dönemde Alphabet, özellikle Google Cloud’un güçlü performansıyla dikkat çekti; bulut gelirleri yıllık bazda %35 artarak 11,35 milyar dolara ulaştı. Bu artış, şirketin yapay zeka alanındaki yenilikçi ürünlerine ve kurumsal aboneliklerine dayandırıldı.

Yapay zeka ve bulut ürünleri sayesinde güçlü büyüme

Alphabet CEO’su Sundar Pichai, yatırımcılara yaptığı konuşmada şirketin “tam kapsamlı” yapay zeka ürünlerinin milyarlarca kullanıcıya ulaştığını ve “sürekli bir büyüme döngüsü” oluşturduğunu vurguladı. Yapay zekanın, özellikle bulut tabanlı veri yönetimi ve Google Cloud Platform gibi alanlarda iş akışlarını hızlandırdığı ve maliyetleri düşürdüğü belirtildi. Google Cloud Platform’un büyümesi, genel bulut biriminin büyüme hızını aştı.

Alphabetin reklam geliri de yıllık bazda 59,65 milyar dolardan 65,85 milyar dolara yükseldi. Bu büyüme, YouTube reklam gelirlerinin beklentileri aşmasıyla desteklendi. Ancak Netflix, TikTok ve Amazon gibi yeni reklam platformlarının rekabeti artırdığına dikkat çekildi.

Google’ın yeni yapılanması ve verimlilik odaklı adımlar

Alphabet, yapay zeka destekli maliyet azaltma çabalarını artırmayı planlıyor. Şirketin yeni CFO’su Anat Ashkenazi, özellikle iş gücü ve fiziki alan yönetiminde maliyetleri optimize ederek, gelecekte yüksek getirili alanlara daha fazla kaynak ayırmak istediklerini belirtti.

Geçtiğimiz aylarda, Google’ın reklam ve arama birimini yöneten Prabhakar Raghavan, Nick Fox ile değiştirilirken, doğrudan tüketiciye yönelik yapay zeka ürünleri geliştiren Gemini ekibi Google DeepMind’e taşındı.

Project Jarvis

Diğer gelir ve yenilikçi projeler

Alphabet’in “Diğer Bahisler” adı altındaki gelir kalemi, yıllık %30 artış göstererek 297 milyon dolardan 388 milyon dolara çıktı.

Şirketin sürücüsüz araç projesi Waymo, yakın zamanda Los Angeles, San Francisco ve Phoenix gibi şehirlerde robotaksi hizmetlerini genişletmek amacıyla 5,6 milyar dolarlık yeni bir yatırım aldı.

Ayrıca, Google Lens ile aylık 20 milyar görsel arama gerçekleştirilmesi, bu uygulamanın hızlı büyüyen arama ürünleri arasında yer aldığını gösteriyor.

Starlink uydu interneti testleri hızlanabilir

T-Mobile CEO’su Mike Sievert‘in açıklamalarına göre, Starlink ile sağlanacak hücresel internet hizmetinin testleri 2025’in başlarına ertelenmişti. Ancak son gelişmeler, bu testlerin planlanandan daha önce başlayabileceğine işaret ediyor. Geçtiğimiz ay, T-Mobile CEO’su testlerin yıl sonunda veya 2025’in başlarında başlayacağını belirtmiş, gecikmenin nedenine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmamıştı. Fakat bu hafta NASAFCC’ye (ABD Federal İletişim Kurumu) gönderdiği bir bildiriyle SpaceX’in Starlink uydularına geçici çalışma izni vermeyi önerdi. Starlink uydu sisteminin bu şekilde test edilmesine onay verilmesi çok önemli.

SpaceXT-Mobile kullanıcıları için sağlayacağı hücresel internet hizmeti için Starlink uydularını 340-360 km yüksekliğe yerleştirmek üzere izin istemişti. Ancak NASA, 2022 yılında bu planın Uluslararası Uzay İstasyonu için risk yaratabileceğini öne sürerek endişelerini dile getirmişti. Bu hafta NASA, FCC’ye gönderdiği bir bildiri ile SpaceX’in 300 km’lik yörüngede 60 gün boyunca test amacıyla 400 Starlink uydusunu çalıştırmasına izin verilmesini desteklediğini açıkladı. Bu destek, gelecekte Starlink uydu projelerinin ilerlemesi adına çok önemli.

NASA açıklamasında, “SpaceX ile NASA arasındaki iş birliği göz önüne alındığında, NASA, FCC’nin 300 km yörüngede Starlink’in 400 uydusunu çalıştırma iznini destekliyor” ifadelerine yer vererek iki taraf arasındaki uydu operasyonlarının güvenli bir şekilde devam edeceğine olan inancını belirtti. Bu destek ile NASA’nın SpaceX’e geçici olarak Özel Çalışma Yetkisi vermesi bekleniyor. Bu yetki sayesinde, SpaceX 60 gün süreyle hücresel Starlink uydularını test etme fırsatı bulacak. Starlink uydu ağının başarılı bir şekilde test edilmesi, hücresel internetin geleceği için önemli bir adım.

NASA, ISS güvenliğini sağlamak için bölgeyi denetliyor

NASA, test sürecinde 300 km yörüngede Uluslararası Uzay İstasyonu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeyi denetleyecekISS yetkilileri ise bu süre zarfında “300 km yörüngedeki uydu sayısındaki her türlü değişiklik NASA ile koordine edilecektir” açıklamasında bulundu. NASA ve SpaceX arasındaki bu geçici test izni, gelecekteki uydu yerleşimleri ve hücresel internet teknolojisinin gelişimi için kritik bir adım olarak görülüyor. Gelecekte Starlink uydu sistemlerinin kullanımı, modern iletişim teknolojisinin ilerlemesini de beraberinde getirebilir.

Rusya’dan Google’a 20 desilyon dolarlık akılalmaz ceza!

0

Rusya ile teknoloji devleri arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. Rusya’da görülen bir dava, YouTube’da çeşitli Rus kanalların engellenmesi nedeniyle Google’a tarihi bir ceza kesti. Buna göre ceza, dünya serveti tahminlerinin 20 katından daha fazla.

Rusya, YouTube kanallarının engelleyen Google’a acımadı

Rusya’da bir mahkeme, YouTube’da Rus devlet televizyon kanallarının engellenmesi nedeniyle Google’a 20,5 desilyon dolar gibi bir ceza kesti. Bu ceza, dünya serveti tahminlerinin 20 katından daha fazla olmasıyla şaşırtıyor.

Ceza; YouTube platformunun RT, Sputnik ve Rossiya 24 gibi Rusya destekli TV kanalına erişimini engellemesinin ardından geldi. Düzenleyici kurumlar, Google’ı internet içeriğinin sansürlenmesinden dolayı Rus yasalarını ihlal ettiğini söyledi. Google’ın ana şirketi Alphabet’in geçen yılki brüt karı sadece 174 milyar dolardı.

Uzmanlar, Google’ın bu cezayı ödemesinin pek mümkün olmadığını belirtiyor. Ceza ödenmediği takdirde günlük bin dolar ek ceza uygulanmaya devam edecek. Bu ek cezalar ise haftalık olarak ikiye katlanacak. Ayrıca 9 ay içinde ödenmezse ceza daha da artacak.

Google, Rusya’daki yasal sorunlarla karşılaştığını kabul etti. Ancak bunların önemli bir etkisi olacağına inanmadığını söyledi. Şirket, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle Batı yaptırımlarına uyduğunu ayak uydurduğunu belirterek Rus kanallarını engellemişti.

Rusya ise Google’a olan baskıyı artırıyor. Buna göre devlet kurumları; Türkiye, Macaristan, İspanya, Güney Afrika ve diğer ülkelerdeki YouTube’un kısıtlamaları kaldırmasını sağlamak için davaları incelediğini söyledi.

Chrome yeni özellikleriyle performansı artırıyor!

Google, Chrome tarayıcısına masaüstü kullanıcıları için sunduğu yeni bellek yönetimi özellikleriyle kaynak tüketimini optimize etmeyi hedefliyor. Tarayıcının hız ve performansını arttırmayı amaçlayan bu güncelleme, çoklu sekme kullanımı esnasında kaynak tüketimini kontrol altında tutarak, kullanıcıların cihazlarını daha verimli bir şekilde kullanmasına yardımcı olacak. Yeni özellikler sayesinde kullanıcılar, aşırı kaynak tüketen sekmeleri daha iyi yönetebilecek ve tarayıcı performansında belirgin bir artış sağlayacak.

Performans sorunu uyarısı

Google’ın getirdiği en dikkat çekici yeniliklerden biri olan performans sorunu uyarısı, tarayıcıda olası sorunları proaktif bir şekilde belirleyerek kullanıcıları bilgilendirecek. Tarayıcıyı yavaşlatan veya cihaz kaynaklarını tekeline alan bir sekme algılandığında, Chrome bu durumu tespit edip kullanıcıya anında bildirim gönderecek. Bu bildirimle birlikte, kullanıcıya ilgili sekmeyi daha verimli hale getirecek bir “Şimdi düzelt” seçeneği sunulacak. Bu özellik, kullanıcıların genel gezinme deneyimini engelleyen sekmeleri optimize etmelerini sağlayarak, tarayıcının hızlı ve verimli çalışmasını destekleyecek.

Yeni bellek tasarrufu nodları: ihtiyaca yönelik performans ayarları

2022 yılında tanıtılan Bellek Tasarrufu özelliği, yeni güncelleme ile birlikte üç farklı mod seçeneği ile daha da gelişmiş bir hâle getirildi. Artık kullanıcılar, standart, dengeli ve gelişmiş olmak üzere üç farklı bellek tasarrufu modu arasından seçim yapabilecek. Her bir mod, Chrome’un etkin olmayan sekmelerdeki bellek kullanımını farklı bir düzeyde boşaltarak sistemin verimli çalışmasını sağlıyor. Bu ayarlar, Chrome’un arka planda kalan sekmeleri nasıl yöneteceğini belirleyerek kullanıcıların sistem kaynaklarını ihtiyaçlarına uygun bir şekilde optimize etmelerine olanak tanıyor. Örneğin, gelişmiş mod, etkin olmayan sekmelerdeki belleği daha agresif bir şekilde boşaltırken, dengeli mod performans ve bellek kullanımı arasında denge sağlıyor.

Yeni özellikleri etkinleştirme adımları

Bu yenilikleri denemek isteyen kullanıcılar, Chrome ayarlarına gidip sol taraftaki “Performans” sekmesine tıklayarak “Performans sorunu uyarısı” seçeneğini açabilecek. Aynı sekmeden yeni Bellek Tasarrufu modlarına da erişerek bu özellikleri kişisel tercihlerine göre ayarlayabilecekler. Bu basit adımlar sayesinde kullanıcılar, tarayıcılarını ihtiyaçlarına uygun şekilde özelleştirerek daha yüksek bir verimlilik elde edebilecekler.

Google’ın, Chrome’un yeni performans özelliklerini aşamalı olarak kullanıma sunduğunu belirtmekte fayda var. Tüm masaüstü kullanıcılarının bu özelliklere yakında erişim sağlaması bekleniyor.

Kaspersky’den sahte CAPTCHA ve Chrome uyarılarına karşı uyarı

Son dönemde, sahte CAPTCHA ve Chrome uyarıları gibi yanıltıcı reklam tasarımları aracılığıyla kullanıcıların kripto para ve banka bilgileri tehlikeye atılıyor. Kaspersky‘nin yaptığı uyarılara göre, bu tür kötü amaçlı reklamlar sayesinde siber saldırganlar, kullanıcıların bilgisayarlarındaki tüm işlemleri izleyerek verilerini ele geçirmeye çalışıyor.

Sahte CAPTCHA ve Chrome uyarısı tehdidi

İnternet üzerinden yayılan sahte CAPTCHA ve Chrome güncelleme uyarıları, kullanıcıları Lumma ve Amadey virüslerine maruz bırakıyor. Kaspersky, siber saldırganların bu reklamlar aracılığıyla kurbanlarının bilgisayarlarına kötü amaçlı yazılımlar yükleyerek hassas verilere ulaşmaya çalıştığını belirtiyor.

Kullanıcıların kimlik doğrulaması için sıkça kullandığı “Ben robot değilim” CAPTCHA doğrulaması, saldırganların hedefi haline gelmiş durumda. Sahte CAPTCHA ekranında “Ben robot değilim” butonuna tıklayan kullanıcılar, siber saldırganların hazırladığı bir PowerShell komutunu panoya otomatik olarak kopyalıyor. Saldırganlar, kullanıcıdan bu komutu çalıştırmasını isteyerek Lumma ve Amadey virüslerini bilgisayara indiriyor. Benzer şekilde, Chrome güncellemesi gibi görünen sahte bir uyarıyla kullanıcıya “Copy Fix” adı altında bir komut parçası öneriliyor. Kullanıcı bu komutu çalıştırdığında ise Lumma virüsü bilgisayara bulaşıyor.

Lumma ve Amadey virüsleri nedir?

  • Lumma Virüsü: Bu virüs, kullanıcıların kripto para dosyalarına, çerezlerine ve şifre yöneticisi verilerineerişerek kripto ve banka hesaplarını ele geçiriyor. Ayrıca, çeşitli e-ticaret sitelerini gizlice ziyaret ederek saldırganlara ek mali kazanç sağlıyor.
  • Amadey Virüsü: Amadey ise kullanıcıların kopyalama işlemlerini izleyerek kripto cüzdan adreslerini ele geçiriyor. Bir cüzdan adresi kopyalandığında, bu adresi kendi hesaplarına yönlendirerek kurbanın kripto varlıklarına erişiyor.

140 Binden fazla kullanıcı etkilendi

Kaspersky22 Eylül 2024 – 14 Ekim 2024 tarihleri arasında 140 binden fazla kullanıcının bu sahte CAPTCHA ve Chrome uyarılarına maruz kaldığını bildiriyor. Bu sürede 20 bin kullanıcı, virüslü sitelere yönlendirilerek bilgisayarlarına kötü amaçlı yazılım yüklenmesi riskiyle karşı karşıya kaldı. Özellikle Brezilya, İspanya, İtalya ve Rusya’daki kullanıcıların en çok etkilenenler arasında olduğu belirtiliyor.

Kaspersky, kullanıcıları sahte CAPTCHA ve Chrome uyarıları gibi yanıltıcı reklamlara karşı dikkatli olmaya çağırıyor ve bu tür komutları çalıştırmamaları gerektiği konusunda uyarıyor.