PayU’nun iyzico’yu satın alması: İyi bir ekip ve aynı vizyona yapılan bir yatırım

0

 İyzico Kurucu Ortağı ve CEO’su Barbaros Özbuğutu, PayU’ya satış sürecini ve bundan sonraki dönem hakkındaki görüşlerini paylaştı

Üç gün önce paylaştığımız haberde, PayU’nun iyzico’yu 165 milyon dolara satın aldığını aktarmıştık. PayU bugün 18 ülkede faaliyet Naspers çatısı altında faaliyet gösteren bir ödeme devi. Bu satın alma ile beraber Türkiye, PayU’nun Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesi içerisinde Polonya’dan sonraki en büyük ikinci pazarı haline geldi. İyzico’nun ise 2019 1Ç’te 6 milyar TL’lik bir işlem hacmine ulaştığını not edelim. Şirket 30 bine yakın e-ticaret sitesinin ödeme altyapısı ve satış sonrası destek hizmetlerini üstleniyor.

İyzico’nun PayU’ya satışını arka planını öğrenmek için iyzico Kurucu Ortağı ve CEO’su Barbaros Özbuğutu ile bir araya geldik. Barbaros Özbuğutu PayU ile yollarını nasıl kesiştiğinden gelecek hedeflerine, e-ihracattan techfin’e değişen konular üzerinde durduk.  

 Satın alma süreci nasıl yürüdü? Kısaca bundan bahsedelim…

Şunu söyleyebiliriz: Biz PayU ekibiyle yaklaşık 2,5 senedir görüşme halindeyiz aslında. Money 20/20 gibi etkinliklerde hep görüşüyorduk. En son Money 20/20 2018’de PayU’dan Laurent Moal geldi ve durumu resmiyete dökmeye başladık, iş ciddiyete bindi. Aslında bizim kendi tarafımızda şirketi satma gibi bir durumumuz yok. Çünkü yatırımcılarımız çok güçlü ve yeterince paramız vardı. Gidişatımız çok pozitifti. Bununla birlikte bizim için önemli olan PayU’nun vizyonu anlamaktı. Gelecek hedeflerini anladıkça aslında bizim ve PayU’nun vizyonunun çok iyi uyuştuğunu gördük. Onların geldikleri nokta, “Ödemelerdeki bütün engelleri kaldırmak istiyoruz” idi. Biz de finansal hizmetleri demokratikleştirmek ve herkese ulaştırılabilir kılmak noktasındaydık. PayU ayrıca kendi içerisinde ödeme, kredi ve yatırımcı kimlikleriyle bir yapı oluşturmak istiyor. Bunu da ciddi bir kesişme olarak gördük. PayU bize iyzico gibi bir ekibe ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu da bizim için çok önemliydi. Ekibi ilk sırada görüyorlardı. Günün sonunda diğer şartlarda da anlaştıktan sonra değerlendirme sürecini geçirdik ve anlaşmayı duyurduk.

Sizce çıkış için erken miydi?

Biz bu süreçte değişik girişimcilerle konuştuk ve herkes şunu söylüyor: O an geldiği zaman her zaman erkendir. Ama çok sonra geriye dönüp baktıktan sonra, “ O zaman verdiğimiz kadar, doğru kararmış” diyebiliyoruz.

Aslında unicorn (değeri 1 milyar doları aşan start-up) olmanız bekleniyordu, onun için sormuştum..

Onu da şu şekilde açalım: “Şimdi şirketten çıkış yaptılar, bir sene daha durup ayrılacaklar” gibi bir algı oluşabilir. Bizde hiçbir şekilde öyle değil. Biz şunu görüyoruz: Altı yıl içinde bizim yatırımcılarımız bu noktaya kadar getirdi. Bir şekilde şunu yapıyoruz: Biz yatırımcıları aradan çıkardık, kendimizi Naspers ve PayU’ya bağladık. Bununla birlikte gideceğimiz yön aslında aynı. Burada çok daha hızlı bir şekilde istediğimiz hedeflere ulaşabiliriz. Bu açıdan bakarsak, iyzico’yu 1 milyar dolarlık şirket yapma hayali hâlâ baki. Bunu yatırımcılarımızla değil PayU ve Naspers’la yapacağız.

Çıkıştan sonraki hedeflerinizden de bahsedelim biraz…

Ben kendimi çıkış yapmış gibi hissetmiyorum.  Burada ciddi yapılması gereken işler var. Kısa vadede burada PayU ile ortak bir organizasyon yapısına geçme planımız mevcut. Müşterilerimize bir araya gelmekle burada oluşacak fırsatları paketleyip sunmak bizim için önemli. Bununla birlikte iyzico’nun oluşturduğuu inovatif çözümleri orta ve uzun vadede PayU’nun dünyasına nasıl açabileceğimizi düşüneceğiz. Daha yapılacak o kadar çok iş var ki, şu an itibarıyla ne yapacağımız çok açık ve net.

PAYU İLE ŞİRKETLERİN E-İHRACAT GELİRLERİNİ ARTIRACAĞIZ

İyzico markası kalacak mı peki?

Bence burada henüz verilmiş bir karar yok. Burada PayU’nun satın aldığı şirketlere baktığımızda, şu şekilde yaklaşıyorlar: Hangi marka daha güçlüyse, o öne çıksın. Burada ayrıca Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) ve Rekabet Kurumu’nun onayını bekliyoruz. Bu onay geldikten sonra oturup eldeki verilere bakacağız ve değişik ölçümler yapıp Türkiye piyasasında hangi markanın daha güçlü olduğunu ve mantıklı olduğuna karar verildikten sonra ilerlenecek. Bu açıdan baktığımızda bizim geçtiğimiz yıllarda markamıza yaptığımız yatırımın öne çıkacağını düşünüyorum. Ama şu an için verilmiş bir karar yok.

PayU ile birlikte e-ihracat konusunda neler yapacaksınız?

Az önce bahsettiğim müşterilerimize ürünleri paketleyip sunma fırsatları arasında e-ihracat öne çıkanların başında geliyor. PayU şu an 18 ülkede çalışıyor ve 250’nin üzerinde değişik ödeme metotları var. Biz de geçen yıl bu ödeme platformlarını sunmaya başlamıştık, 6-7 ödeme metoduyla entegreyiz. En belirgin tarafı ise iyzico ile PayU’nun bir araya gelmesiyle Türkiye’deki bütün müşterilerimize dünyada 18 ülke ve 250’den fazla ödeme platformuyla satış yapma fırsatı sunacağız. Böylece şirketlerin e-ihracat cirolarını artırmalarına yardımcı olacağız. Burada farklı iki pencere var: Birincisi, Türkiye’den yurtdışına ihracat yapmak ve ikincisi de yurtdışındanTürkiye’ye satış konusu karşımıza çıkıyor. Bence iyzico ve PayU’nun bir araya gelmesiyle iki dünyaya da farklı fırsatlar sunacağız.

Peki, teknoloji şirketlerin finansa yatırım yapması sizin için tehdit mi yoksa fırsat mı? Yani, telekom operatörleri veya e-ticaret şirketlerinin ödeme işine girmesi sizin için ne anlama geliyor?

Ben o tarafı şu şekilde görüyorum: Dünyada ana işi ödeme olmayan hiçbir şirket, Çin’i dışarıda bırakırsak, bu işe tamamen odaklanmadığı zaman başarılı olması çok zor. Bizim Türkiye’de gördüğümüz genelde, “Biz bu işi yapıyoruz, yanında  ödeme de alıyoruz” diyen şirketlerin çok başarılı olamadıkları yönünde. Bizim buradaki en büyük avantajımız, sadece ödemeye odaklı olmamız. Bu noktada biz, e-ticaret veya telekom operatörlerinin bir-iki adım önündeyiz. Bir örnek vereyim: Mesela, Amazon’un ödeme şirketi var, Amazon Payments. Bu şirket, Amazon kadar başarılı değil. Çünkü, Amazon’un odağı e-ticaret ve pazaryeri. Ödemeyi de yan iş görüyor.

BİZ DE SATIŞTAN ELDE ETTİĞİMİZ GELİRİ ÇALIŞANLARIMIZLA PAYLAŞACAĞIZ

Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın Yemeksepeti satışının ardından elde ettiği gelirin bir kısmını çalışanlarıyla paylaşmıştı. Siz de aynısını yapacak mısınız, benzer bir planınız var mı?

Bizim de benzer bir “çalışan hisse programı” olarak adlandırdığımız bir programımız var. Satışın kapanmasının ardından ekibimizin büyük bir bölümü bu satıştan payını alacak. Biz bunu şirket içerisinde erken yürürlüğe almıştık aslında. Bu payın dağıtımı için ise şöyle bir planımız var: Burada “kıdem” ve “etki” olmak üzere iki kritere bakacağız. Bu ikisinin oluşturduğu indeksle kıyaslıyoruz. O açıdan bakıldığında burada belki 1-2 sene çalışıp ama inanılmaz büyük bir etki yaratmış bir çalışanımızla, uzun zamandır bizde çalışan ama etki alanı kadar o kadar geniş olmayan bir arkadaşımız arasında daha adil bir yapının oluşabileceğini düşünüyoruz.

Son olarak da ülkemiz fintech sektörü hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyim?

Sektör olarak 4-5 senelik bir geçmişimiz var. İlgili yasanın yürürlüğe girmesiyle bu sektör oluşmaya başladı. Bu açıdan yolun çok daha başındayız. Ayrıca Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) ile birlikte güzel işler de başardık. Şimdi ödeme kuruluşlarını BDDK’dan Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) kadar herkes tanıyor. İlk aşamayı başarılı şekilde yürürlüğe aldık. Bundan sonraki süreç için ise talepkâr olmamız gerekiyor. Yani, oyun alanımızı geliştirmek istediğimizi bildirmemiz lazım. Bunun için ise hem düzenleyici kurumun hem de değişik kurumların bu güveni vermeleri gerekiyor ki, ödeme kuruluşları uzun vadeli değer yaratabilsinler. Günün sonunda bu değerden de son kullanıcı ve KOBİ’ler faydalanabilecek.    

 

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>