3DExperience World 2025, yeni nesil teknolojileri görücüye çıkardı!

0

Houston, Teksas’ta düzenlenen 3DExperience World 2025 etkinliği, Solidworks ve 3DExperience platformu kullanıcılarını en yeni tasarım ve simülasyon yazılımlarını keşfetmek için bir araya getirdi. Dassault Systèmes’in yıllık kullanıcı konferansında bu yıl da büyük bir ilgiyle karşılanan 3DExperience Playground, en yeni iş istasyonları, 3D yazıcılar, CNC makineleri ve uygulamaları içeren birçok standı barındırıyordu.

3DExperience World 2025 etkinliği, yeni nesil teknolojileri tanıttı

Etkinlik boyunca öne çıkan sergiler, özellikle dört ana kategori etrafında şekillendi: üretici projeleri, yarışmalar, robot teknolojileri ve 3DExperience platformunun endüstriyel uygulamaları. Robotlar, etkinliğin hemen her köşesinde kendini gösterirken, robotları programlamak ve üretim süreçlerine entegre etmeyi kolaylaştıran yazılımlar büyük ilgi gördü. BlueBay Automation, Spartan Robotics ve Tormach gibi şirketler, sürekli çalışan robotik sistemlerini sergileyerek ziyaretçilere otomasyon çözümlerini tanıttı. Tormach, yeni CNC freze makinesi 1500MX’i ve ZA6 robot koluyla nasıl entegre edildiğini gösterdi. Makine tamamlanan parçayı otomatik olarak çıkarırken, yeni bir iş parçası yerleştirerek kesintisiz bir üretim süreci sağlıyordu.

Solidworks’ün 30. yıl dönümünün kutlandığı etkinlikte, hızlandırılmış modelleme yarışmaları büyük ilgi gördü. Katılımcılar, Windows 95 emülatöründe çalışan Solidworks 95 ile belirlenen bir parçayı 10 dakika içinde tasarlamaya çalıştı. Talimatlar verilmesine rağmen, birçok kişi süreyi tamamlayamazken, başarılı olanlar Solidworks temalı hediyeler kazandı. Bunun yanında, Model Mania Xtreme adı verilen birebir modelleme yarışmaları, yorumcuların eşliğinde bir boks ziliyle başlayarak etkinlik alanına heyecan kattı.

Solidworks for Makers programı da etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biriydi. Katılımcılar, ortak bir sanat projesi kapsamında farklı tekniklerle tüyler tasarlayarak büyük bir kanat yapısına ekledi. Ayrıca, OpenR2 projesi gibi yaratıcı projeler de tanıtıldı. Star Wars filminde kullanılan orijinal R2D2 robotunun açık kaynaklı olarak yeniden üretildiği bu projede, ekip eksik olan son parçayı bulduktan sonra kablolama aşamasına geçti. Bunun yanı sıra, Gigabot 3D yazıcıları ve Solidworks ile tasarlanan moda projeleri de sergilendi.

Etkinlikte en çok ilgi çeken standlardan biri, ColdSnap’ın dondurma makinesi oldu. Keurig tarzı çalışan bu sistem, iki dakika içinde raf ömrü uzun bileşenlerden dondurma üretiyor. Şirket, tasarım sürecinde 3DExperience araçlarından faydalandı ve artık üretim aşamasına geçerek cihazlarını pazara sunmaya başladı. Bir diğer dikkat çeken stand, Grind Basketball’a aitti. Bu sistem, atılan basketbol toplarını yakalayıp şutöre geri gönderen pnömatik bir mekanizma ile çalışıyor ve tasarım sürecinde Solidworks’ün sac levha araçları kullanılarak geliştirildi.

Bağımsız Hareketlilik Vakfı’nın standında ise erişilebilir teknolojilere yönelik açık kaynaklı çözümler sergilendi. Vakıf, üretimi durmuş bir tekerlekli sandalyeyi tersine mühendislik yöntemiyle yeniden tasarlayarak, hem kendi üretimini yapmayı hem de dosyaları herkesin erişimine açmayı hedefliyor.

Etkinlikte ayrıca yarış otomobillerine olan ilgiyi çeken standlar da vardı. Cadence, McLaren F1 takımının ön kanat tasarımında kullanılan hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) çözümlerini tanıtırken, HP de Scuderia F1 HP Racing ekibine ait geçmiş yıllara ait model araçları sergiledi.

Bu yıl Houston’da düzenlenen etkinlik, önümüzdeki yıl da aynı şehirde gerçekleşecek. 3DExperience World 2026, 1-4 Şubat tarihleri arasında Houston’da teknoloji meraklılarını bir araya getirecek.

Google, kişisel bilgilerin arama sonuçlarından kaldırılmasını hızlandırdı!

0

Google, kişisel bilgilerin arama sonuçlarından kaldırılmasını daha kolay ve erişilebilir hale getiren yeni bir güncelleme duyurdu. Şirket, “Hakkınızdaki Sonuçlar” aracını güncelleyerek, kullanıcıların adları ve diğer kişisel iletişim bilgilerini kaydedip, bu bilgilerin arama sonuçlarında yer alması durumunda hızlı bir şekilde kaldırma talebi iletmelerini sağladı.

Google, kişisel bilgilerin arama sonuçlarından kaldırılmasını kolaylaştırıyor

Artık bu özellik yalnızca Google uygulaması üzerinden değil, masaüstü ve mobil platformlarda da erişilebilir hale getirildi. Kullanıcılar, arama sonuçlarında gördükleri ilgili içeriklerin yanında yer alan üç noktalı menüye tıklayarak “Bu sonucu kaldır” seçeneğini kullanarak taleplerini doğrudan iletebiliyorlar.

Google, kişisel bilgilerin arama sonuçlarından kaldırılmasını kolaylaştırıyor.

Google, kullanıcıların hangi tür içeriklerin silinebileceği hakkında da ek bilgilendirmeler sunuyor. Yeni sistemde üç tür kaldırma talebi bulunuyor. İlki, kişisel bilgilerin korunmasıyla ilgili talepleri kapsıyor ve özellikle izinsiz paylaşılan veriler (doxxing) için geçerli. İkinci olarak, telif hakkı ihlali veya yasa dışı içeriklere yönelik yasal talepler yer alıyor. Üçüncü talep ise, güncellenmiş veya kaldırılmış bir web sayfasının hala eski haliyle Google Arama sonuçlarında görünmeye devam etmesi durumunda, içeriğin yeniden taranmasını sağlıyor.

Bu özellik şu an için ABD, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya, Kanada, Güney Afrika, Brezilya, Meksika, İspanya, Fransa, İsveç, Tayland, Hindistan ve Endonezya’da kullanılabiliyor. Google, bu hizmetin yakında daha fazla ülkede aktif hale geleceğini belirtiyor. Bu güncelleme, kullanıcıların dijital güvenliğini daha iyi korumalarını ve istenmeyen kişisel bilgilerin internetteki görünürlüğünü azaltmalarını sağlamayı amaçlıyor.

SolidWorks, Yapay Zeka Entegrasyonu ile Tasarım ve Üretimi Yeniden Tanımlıyor!

SolidWorks, 30. yılını kutladığı 3DEXPERIENCE World 2025 etkinliğinde, tasarım ve endüstri dünyasına yön veren yapay zeka (AI) entegrasyonunu duyurdu. Techinside olarak yerinde takip ettiğimiz etkinliği SolidWorks Türkiye Ülke Müdürü Emin Cenal ile değerlendirdik. Cenal, SolidWorks’ün geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu ve yapay zekanın tasarım araçlarına getirdiği devrimsel yenilikleri paylaştı. Türkiye’deki maker ve startup ekosistemine Solidworks’ten çok önemli bir destek geliyor!

30 Yıllık Serüven ve Yapay Zeka Devrimi

SolidWorks, 30 yıl önce başladığı yolculuğunda, elle yapılan tasarımlardan 3 boyutlu dijital tasarım dünyasına geçişi sağladı. Bugün ise yapay zeka ile tasarım ve üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Cenal, “Yapay zeka, tasarımcıların iş yükünü azaltırken, daha hızlı ve verimli çözümler sunuyor” dedi.

Endüstriyel Tasarımda Yapay Zeka Fırtınası

SolidWorks’ün yeni AI destekli Aura eklentisi, teknik resimden görselleştirmeye kadar tüm süreçlerde kullanıcılara rehberlik edecek. Bu eklenti, tasarımcıların ihtiyaçlarını anlayarak otomatik çözüm önerileri sunacak. Özellikle makine öğrenmesi  ve  otomasyon alanlarında, üretim maliyetlerini düşürürken kaliteyi artırmayı hedefliyor.

3D Experience Platformu ile Uçtan Uca Çözüm

SolidWorks’ün 3D Experience platformu, tasarım, simülasyon, üretim ve iş birliği süreçlerini tek bir çatı altında topluyor. Bu platform, özellikle maker’lar ve startup’lar için büyük avantajlar sunuyor. Türkiye’deki maker ekosistemine özel olarak, yazılımların ücretsiz sağlanacağı duyuruldu.

Türkiye’de Maker ve Startup’lara Tam Destek

SolidWorks, Türkiye’deki maker hareketi ve startup ekosistemi için önemli adımlar atıyor. Üniversiteler ve meslek okullarıyla iş birliği yaparak, yetişmiş iş gücü sağlamayı hedefliyor. Cenal, “Türkiye’deki startup’lar, ülkenin itici gücü haline geldi. Onlara tam destek veriyoruz” dedi. SolidWorks, Türkiye’deki yetkili iş ortaklarıyla birlikte, tasarımcıları ve üreticileri desteklemeye devam edecek. Özellikle üniversiteler ve meslek okulları ile yapılan iş birlikleri, genç yeteneklerin yetişmesine katkı sağlayacak.

Yeni Versiyon ve Gelecek Planları

Etkinlikte, SolidWorks’ün yeni versiyonunun özellikleri de tanıtıldı. Yapay zeka destekli tasarım araçları, daha hızlı simülasyonlar ve kullanıcı dostu arayüzler, tasarımcıların işini kolaylaştıracak. Ayrıca, 3D Experience Forum gibi etkinliklerle, tasarımcıların ve üreticilerin bir araya gelmesi sağlanacak.

Oyak Renault, otomobil fabrikasında 8 milyonuncu aracı üretti!

0

Oyak Renault, Bursa’daki otomobil fabrikasında 8 milyonuncu aracını üreterek önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Bu araç, Renault Duster modeli olarak banttan inmiş oldu. Oyak Renault’nun bu başarısı, şirketin Türkiye’deki üretim gücünün ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Oyak Renault, otomobil fabrikasında 8 milyonuncu aracı üretmeyi başardı

Renault Group Türkiye CEO’su ve Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı Jan Ptacek, 8 milyonuncu aracın üretimiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki stratejik konumunun güçlendiğini ve bu başarının, Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini daha da pekiştirdiğini vurguladı.

Oyak Renault, otomobil fabrikasında 8 milyonuncu aracı üretmeyi başardı.
Oyak Renault, otomobil fabrikasında 8 milyonuncu aracı üretmeyi başardı.

Oyak Renault, yıllar içinde sadece üretim kapasitesini değil, aynı zamanda mühendislik çözümleri ve üretim teknolojilerini de geliştirmiş durumda. Beş bini aşkın çalışanıyla, Renault Group’un en verimli üretim merkezlerinden biri haline gelen Oyak Renault, kaliteyi her zaman ön planda tutarak, Ar-Ge, tedarik zinciri ve diğer birçok kritik fonksiyonu bünyesinde barındırıyor.

Firma, 8 milyonuncu araç olan Duster’ın üretiminin ardından 2027 yılına kadar üç yeni modelin üretimine başlamayı planladığını da açıkladı. Bu plan doğrultusunda, Ar-Ge kapasitelerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Oyak Renault’nun bu vizyonu, Türkiye’nin otomotiv üretimi alanındaki global rekabetteki konumunu daha da güçlendirme amacını taşıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

BTM’de görev değişimi

0

İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından girişimciliğin desteklenmesi amacıyla Kasım 2016’da kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde (BTM) görev değişimi yaşandı. Kurucu Genel Müdür Dr. İbrahim Elbaşı, BTM’nin Fulya’daki yerleşkesinde düzenlenen törenle yerini Dr. Önder Kul’a bıraktı.

Dr. İbrahim Elbaşı yönetimindeki BTM, kısa süre içinde dünyanın sayılı kuluçka merkezlerinden biri haline geldi. Kuluçka merkezlerini değerlendirme konusunda otorite olarak kabul edilen İsveç merkezli UBI Global, Silikon Vadisi de dahil dünya genelindeki tüm startup merkezleri arasında yaptığı değerlendirme sonunda henüz 3’üncü yılındayken BTM’yi “Dünyanın En Çok Gelecek Vaat Eden Merkezi” seçti. BTM iki yıl sonra yine UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi 3’üncü Kuluçka Merkezi” ilan edildi.

BTM 10 binden fazla girişimciye evsahipliği yaptı

BTM, kuruluşundan bu yana geride bıraktığı 7 yıl boyunca 6 bin 416 girişimden 10 bin 335 girişimciye destek verdi. Bu süreç içinde 135 BTM girişimine, 8 milyar 818 milyon lira değerleme üzerinden yatırım yapıldı.

Dr. İbrahim Elbaşı’dan görevi devralan Dr. Önder Kul ise liseyi birincilikle bitirdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisansını Politecnico di Milano’da, doktorasını da Kültür Üniversitesi’nde yaparak mühendislik ekonomisi alanında uzmanlık kazanan Kul’un hem inşaat hem de turizm alanında yatırımları bulunuyor. Kul aynı zamanda MÜSİAD YTK’da Afrika diplomasi sorumluluğu ve MÜSİAD Invest’te ise icra kurulunda görev yapıyor.

Otomotiv devi Stellantis’in kârı %70 düştü!

0

Hollanda merkezli otomobil devi Stellantis, 2024 yılı finansal sonuçlarını açıkladı ve şirketin kârı %70 oranında büyük bir düşüş gösterdi. 2023 yılında 18,6 milyar euro olan net kar, 2024’te yalnızca 5,5 milyar euroya gerileyerek büyük bir daralma yaşadı. Bu rakam, analistlerin beklentisi olan 6,4 milyar euronun da altında kaldı. Ayrıca, şirketin gelirleri %17 oranında azalarak 156,9 milyar euroya düştü. Bu olumsuz sonuçlar sonrasında Stellantis’in hisseleri %4 değer kaybetti.

Otomotiv devi Stellantis’in kârı 2024’te %70 azaldı

Stellantis, 2024 yılı boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Ancak şirket, bu zorluklara rağmen bazı önemli stratejik adımlar attığını vurguladı. Özellikle yeni çok enerjili araç platformları üzerine ürünler sunduklarını, ortaklıklarla elektrikli araç pilleri üretmeye başladıklarını ve Çinli Leapmotor ile stratejik bir ortaklık kurduklarını açıkladılar. Şirket, 2025 yılı için pazar payını artırmayı ve mali performansını iyileştirmeyi hedefliyor.

Otomotiv devi Stellantis'in kârı 2024'te %70 azaldı.
Otomotiv devi Stellantis’in kârı 2024’te %70 azaldı.

Stellantis’in karşılaştığı zorluklar arasında Avrupa’daki diğer otomobil üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar da bulunuyor. Yüksek maliyetler, durgun talep, Çin’den gelen sert rekabet, sıkı karbon düzenlemeleri ve yeni gümrük vergileri tehdidi gibi etmenler, şirketin finansal performansını olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Bu süreçte, Renault gibi bazı rakipler olumlu finansal sonuçlar elde ederken, Mercedes 2025’te kazançlarında belirgin bir düşüş bekliyor. Volkswagen ise satışlarının küçük bir oranda düştüğünü bildirdi ve finansal sonuçlarını mart ayında açıklamayı planlıyor.

OpenAI’ın en büyük AI modeli GPT-4.5 tanıtıldı!

0

OpenAI, yapay zeka dünyasını yeniden sarsacak bir adım attı. Şirket, GPT-4.5 “Orion” modelini duyurarak şimdiye kadarki en büyük AI modelini tanıttı. Ancak beyaz kitaptan silinen bir cümle, tartışmaları da beraberinde getirdi: “GPT-4.5, sınırları zorlayan bir model değildir.” Peki bu devasa sistem ne vaat ediyor?

GPT-4.5 Orion’un Gücü ve Sınırları

GPT-4.5 Orion, önceki modellere kıyasla çok daha fazla veri ve hesaplama gücüyle eğitildi. OpenAI, modelin “derin dünya bilgisi” ve “duygusal zeka” konusunda ilerleme kaydettiğini belirtiyor. ChatGPT Pro aboneleri ve geliştiriciler, modeli hemen deneyebilirken, diğer kullanıcılar için erişim haftaya açılacak.

Ancak performans beklentileri karşılamıyor. Basit sorularda GPT-4o’yu geride bırakan Orion, karmaşık matematiksel testlerde Çinli DeepSeek ve Anthropic modellerine yetişemiyor. Üstelik maliyeti de dudak uçuklatıcı: Her 1 milyon kelime girdi için 75$, çıktı için 150$ ücretlendirme yapılıyor.

İlginç Detaylar:

  • Orion, SVG formatında tek boynuzlu at çizebilen tek model oldu.
  • Duygusal desteğe ihtiyaç duyan kullanıcılara daha insancıl yanıtlar veriyor.
  • Sesli sohbet özelliği henüz desteklenmiyor.

OpenAI, Orion’u “araştırma önizlemesi” olarak sunarken, uzun vadede API’de kalıp kalmayacağı belirsiz. Şirket, geleneksel eğitim yöntemlerinin sınırlarına dikkat çekiyor: “Ölçek büyütme, artık aynı performans sıçramalarını sağlamıyor.”

Bu açıklama, AI endüstrisinde tartışılan bir teoriyi doğruluyor. OpenAI’ın kurucularından Ilya Sutskever’in “Veri zirvesine ulaştık” uyarısı, Orion’un sınırlarıyla örtüşüyor. Şirket, gelecekte GPT serisini “akıl yürütme” modelleriyle birleştirmeyi planlıyor.

Orion, tek başına bir devrim yaratmasa da AI’ın evriminde kritik bir köprü olabilir. OpenAI, GPT-5 ile hibrit bir sistem geliştirirken, bu dev modelin sunduğu veriler yol haritasını şekillendirecek. Yapay zeka, insan dilini öğrenmeye devam ederken, sınırlarını da yeniden tanımlıyor.

Xiaomi, 25.000 mAh’lik powerbank modelini duyurdu!

0

Xiaomi, 212W HyperCharge PowerBank 25000 adlı yeni taşınabilir şarj cihazını küresel pazara sunmaya hazırlanıyor. Bu cihaz, 25.000 mAh kapasiteye sahip ve ultra hızlı şarj teknolojisiyle dikkat çekiyor.

Xiaomi, 25.000 mAh’lik powerbank modelini tanıttı

Özellikle, üç çıkış portu (iki USB-C ve bir USB-A) sunarak çok çeşitli cihazlarla uyumlu çalışabiliyor. Cihaz, toplamda 212W çıkış gücüne ulaşabiliyor ve 120W giriş desteği sayesinde yalnızca 90 dakikada tam şarja ulaşabiliyor. Bu da kullanıcıların uzun bekleme sürelerinden kurtulmasını sağlıyor.

Xiaomi, 25.000 mAh’lik powerbank modelini tanıttı.
Xiaomi, 25.000 mAh’lik powerbank modelini satışa çıkarıyor.

USB-C portları, sırasıyla 140W ve 65W güç sağlayarak yüksek performanslı cihazları hızlıca şarj edebiliyor. Örneğin, 16 inç MacBook Pro’yu 30 dakikada yüzde 50 oranında şarj edebiliyor. Xiaomi 13 Pro gibi akıllı telefonlar ise yalnızca 10 dakikada yüzde 50’ye kadar şarj olabiliyor. USB-A çıkışı ise 18W güç sunarak daha eski cihazlarla da uyumluluk sağlıyor. Cihaz, PD 3.0, QC 4.0 ve Xiaomi’nin HyperCharge teknolojileriyle çalışarak Apple, Samsung, Google gibi büyük markaların cihazlarını da destekliyor.

Alüminyum gövdesi, hem şıklığı hem de dayanıklılığı birleştiriyor, 580 gramlık ağırlığı ise taşınabilirlik açısından uygun bir denge sunuyor. Ayrıca, batarya seviyesini takip edebilmek için LED ekran bulunuyor. Cihaz, Japonya’da yaklaşık 87 dolar, Hong Kong’da ise 76 dolardan satılıyor, ancak farklı pazarlarda fiyatlar vergiler ve ek ücretlerle değişebilir.

Google Gemini’nin kod yazma aracı ücretsiz oldu!

Google, kurumsal odaklı yapay zeka kodlama aracı olan Gemini Code Assist’in ücretsiz sürümünü bireysel geliştiriciler için dünya çapında erişilebilir hale getirdi. Bu araç, kullanıcıların kod parçaları oluşturmasına, hata ayıklamasına ve mevcut uygulamalarda değişiklik yapmasına olanak tanıyor. Ücretsiz sürüm, geliştiricilerin farklı pencereler arasında geçiş yapmak veya kaynaklardan bilgi kopyalamak zorunda kalmadan verimli bir şekilde kod yazmalarını sağlıyor.

Google Gemini’nin kod yazma aracı ücretsiz olarak sunuldu

Gemini Code Assist, rakiplerine kıyasla çok daha cömert bir kullanım sunuyor. Örneğin, GitHub Copilot’ın ücretsiz sürümü, kullanıcılarına ayda 2.000 kod tamamlaması ve 50 Copilot Chat mesajı sunarken, Google bu araca 180.000 kod tamamlama hakkı tanıyor. Bu miktarın, en yoğun çalışan profesyonel geliştiricilerin bile kolayca aşamayacağı bir sınır olduğu belirtiliyor.

Google Gemini'nin kod yazma aracı ücretsiz olarak sunuldu.
Google Gemini’nin kod yazma aracı ücretsiz olarak sunuldu.

Google’ın Gemini 2.0 yapay zeka modelinden güç alan Gemini Code Assist, kod yazarken tamamlayıcı önerilerde bulunabiliyor ve kullanıcıların yazdığı kodu düzeltebiliyor. Ayrıca, chatbot arayüzü aracılığıyla genel kodlama desteği sağlıyor. Ücretsiz sürüm, Visual Studio Code, GitHub ve JetBrains gibi popüler geliştirici ortamlarıyla entegre olabiliyor ve kamuya açık tüm programlama dillerini destekliyor. Geliştiriciler, bu araçla doğal dilde komutlar vererek daha hızlı ve verimli kod yazabiliyorlar. Örneğin, bir HTML formu oluşturmak için basit bir komut verilebilir ve aracı, verilen talimatları doğru şekilde yerine getirebilir.

Ancak, ücretsiz sürümde bazı gelişmiş iş odaklı özellikler bulunmuyor. Örneğin, üretkenlik ölçümleri, Google Cloud hizmetleriyle entegrasyon ve özel veri kaynaklarıyla yanıt özelleştirme gibi özellikler yalnızca Standart ve Kurumsal sürümlerde mevcut. Yine de ücretsiz sürüm, özellikle bireysel geliştiriciler için oldukça kapsamlı ve güçlü bir seçenek sunuyor.

Türkiye’de ilk kabin tipi enerji depolama sistemi!

Özyeğin Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi (EÇEM) tarafından yürütülen LEGOFIT Projesi kapsamında enerji depolama alanında Vestel Mobilite ile iş birliği gerçekleştirdi. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında desteklenen proje doğrultusunda, Özyeğin Üniversitesi’nin yurt binasına entegre edilen Vestel Mobilite Enerji Depolama Sistemi (EDS), kesintisiz güç sağlamanın yanı sıra çevre dostu ve verimli enerji kullanımı sunuyor.

Bu projede, Vestel Mobilite’nin yüksek verimlilik sağlayan yerli batarya enerji depolama sistemi kullanıldı. EÇEM Direktörü Prof. Dr. M. Pınar Mengüç liderliğinde yürütülen çalışmaya, araştırmacılar Dr. Cem Keskin ve Gökçe Tomrukçu ile ÖzÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Göktürk Poyrazoğlu katkı sundu. Ayrıca, ÖzÜ Teknik Hizmetler Müdürlüğü ve Konaklama Hizmetleri Müdürlüğü de projeye destek verdi. Bu iş birliği, Özyeğin Üniversitesi’nin sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda enerji verimliliğini artırmak için atılan adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

LEGOFIT Projesi kapsamında Çekmeköy Kampüsü’nde bir öğrenci yurduna entegre edilen 150 kWh kapasiteli Vestel Mobilite batarya enerji depolama sistemi, enerji kesintisi durumunda hızlıca devreye giriyor. 20 milisaniyenin altında tepki süresiyle çalışan sistem, ani enerji kesintilerine karşı güvenli ve kesintisiz güç kaynağı sunarak, kullanıcıların enerjiye erişimini sürekli hale getiriyor. Bu çözüm, öğrencilere güvenilir bir enerji altyapısı sağlarken, aynı zamanda enerji dönüşümüne yönelik yeni bir model oluşturuyor.

Özyeğin Üniversitesi kampüsünde hayata geçirilen Vestel Mobilite Enerji Depolama Sistemi, Türkiye’de bina ölçeğinde uygulanan ilk kabin tipi enerji depolama sistemi olma özelliği taşıyor. Kampüste enerji verimliliğini artıran bu sistem, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını sağlayarak karbon salınımını azaltıyor. LEGOFIT Projesi kapsamında geliştirilen bu teknoloji, kesintisiz, düşük karbonlu ve akıllı yaşam alanlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor.

Vestel Mobilite Batarya Satış Genel Müdürü Yardımcısı Mert Uygun, LEGOFIT projesi kapsamında geliştirilen batarya depolama sistemlerinin enerji kesintisi anında devreye girerek binanın kesintisiz güç ihtiyacını karşıladığını belirtti. Bu iş birliği sayesinde, elde edilen bilgi birikimi ve teknik kazanımların ilerleyen dönemde farklı üniversite kampüslerinde ve ticari yapılarda uygulanabilecek model çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

LEGOFIT Projesi kapsamında sağlanan 150 kWh kapasiteli enerji depolama sistemi, binanın 30 kW’lık ortalama enerji ihtiyacı düşünüldüğünde yaklaşık 5 saatlik kesintisiz enerji sağlama kapasitesine sahip. Gece saatlerinde daha düşük enerji tüketimiyle bu sürenin 7-8 saate kadar uzayabildiği belirtiliyor. Proje ile geleneksel dizel jeneratörlerin saatte 2-3 litre yakıt tüketmesiyle oluşan maliyetler ortadan kalkarken, karbon salınımı da minimum seviyeye indiriliyor. Vestel Mobilite tarafından geliştirilen batarya depolama sistemleri, kesintisiz ve çevre dostu enerji yönetimi sunarak, enerji arz güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor ve şebekeye bağımlılığı azaltıyor.

Google, kişisel bilgileri arama sonuçlarından silmeyi kolaylaştırıyor!

0

Google tarafından yayınlanan, telefon numarası, e-posta adresi ve fiziksel adres gibi bilgileri hızlıca kaldırmaya olanak tanıyan araç, artık daha basit bir kayıt süreci ve doğrudan Arama üzerinden başvuru imkanı sunuyor.

Yeni güncelleme ile kullanıcılar, Google Arama sonuçlarındaki herhangi bir bağlantının yanındaki üç noktaya tıklayarak doğrudan kaldırma talebinde bulunabiliyor. Eskiden bu işlemi yapmak için Google hesap ayarlarında gizli bir menüye gitmek gerekiyordu, ancak artık doğrudan Arama sonuçları üzerinden işlem yapılabiliyor.

Google ayrıca kullanıcıların bilgilerini sürekli olarak takip etmelerine ve yeni eklenen veriler için bildirim almalarına olanak tanıyor. Eğer bir kullanıcı, hakkında yer alan içeriği ilgili web sitesinden kaldırdıysa ancak Arama sonuçlarında hâlâ görünüyorsa, Googlea sayfayı yeniden taraması (recrawl) için güncelleme talebinde bulunabiliyor.

Bu özellik hangi ülkelerde kullanılabiliyor?

Google’ın yeni özelliği şu an için ABD, İngiltere, İrlanda, Avustralya, Kanada, Güney Afrika, Brezilya, Meksika, İspanya, Fransa, İsveç, Tayland, Hindistan ve Endonezya’daki kullanıcılar tarafından kullanılabiliyor.

Google, kullanıcıların bilgilerini gizliliğe uygun şekilde işleyeceğini ve bu verilerin başka hizmetlerde kişiselleştirme amacıyla kullanılmayacağını da vurguladı.

Bu güncelleme, çevrimiçi gizliliğini korumak isteyen kullanıcılar için önemli bir adım olarak görülüyor. Özellikle dolandırıcılık, kimlik avı saldırıları ve istenmeyen iletişimler gibi tehditlerin arttığı bir dönemde, kişisel bilgilerin kolayca kaldırılabilmesi büyük bir avantaj sağlıyor.

Google’ın bu aracı, bireylerin dijital ayak izlerini daha iyi kontrol etmelerine yardımcı olurken, yanlış veya yetkisiz paylaşılan bilgilerin kaldırılmasını da hızlandırıyor. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde herkes, teknik bilgiye ihtiyaç duymadan kişisel verilerini koruyabilecek.

Bu gelişme, gelecekte dijital güvenlik alanında daha fazla benzer önlemin alınmasını teşvik edebilir.

Apple’in C1 modemi, Qualcomm’a rakip olabilir mi?

0

Apple, iPhone 16e modelinde ilk kez Qualcomm yerine kendi tasarladığı C1 modemini kullanmaya başladı. Bu modem, Apple’ın mobil bağlantı dünyasında önemli bir adım attığını gösteriyor ve iPhone’lar için büyük bir yenilik anlamına geliyor. C1 modem, özellikle gelişmiş güç verimliliği ve veri kullanımını önceliklendirme gibi iki önemli özellik sunuyor.

Apple’in C1 modemi, Qualcomm’a rakip olacak

İlk özellik, Apple’ın C1 modeminin sağladığı gelişmiş güç verimliliği. Bu modem, iPhone 16e’nin pil ömrünü iPhone 16’ya kıyasla neredeyse %20 oranında iyileştiriyor. WiFi yerine hücresel bağlantıyı tercih eden kullanıcılar için bu özellik, önemli bir avantaj sağlıyor. Apple’ın bu modemle sağladığı güç verimliliği, cihazın pil ömrünü büyük ölçüde artırıyor. Ayrıca, bu teknoloji, gelecekteki iPhone modellerinde de kullanılacak. Örneğin, iPhone 17 Air modelinin de bu modemi kullanması bekleniyor, böylece ince ve uzun pil ömrüne sahip bir cihaz ortaya çıkabilir.

Apple'in C1 modemi, Qualcomm'a rakip olacak.

İkinci yenilik ise, veri kullanımını önceliklendirme özelliği. Apple’ın C1 modemi, iOS ile mükemmel bir entegrasyon sağlıyor. Bu özellik, cihazın ne yaptığınızı anlamasına olanak tanıyor ve ağ tıkanıklığı gibi durumlarda veri kullanımını akıllıca önceliklendiriyor. Qualcomm’un modemleri bu tür bir entegrasyon sunamıyordu, bu da ağda tıkanıklık olduğunda kullanıcıyı zor bir duruma sokuyordu. Apple’ın C1 modemi ise, hangi veri isteklerinin daha önemli olduğunu anlayarak daha verimli bir bağlantı sağlıyor.

Ancak, bu modemle ilgili hız testlerinin henüz yayımlanmadığı belirtiliyor. Şu an için Apple’ın C1 modeminin, Qualcomm’un en son Snapdragon X71 modemine kıyasla daha düşük hızda çalışması bekleniyor. Bununla birlikte, Apple’ın daha hızlı ve daha verimli bir modem olan C2 modelini test etmeye başladığı da biliniyor. C2 modeminin, daha hızlı 5G bağlantısı ve ek güç tasarrufu sunması bekleniyor.

Entertech İstanbul Teknokent, Yılın Enleri’ni seçti!

0

Entertech İstanbul Teknokent, Türkiye’nin en başarılı teknokentlerinden biri olarak düzenlediği “Yılın Enleri Ödül Töreni” ile girişimcilik ekosistemine katkıda bulunan isimleri onurlandırdı. Dönüşüm gücünü benimseyen, cesaretiyle fark yaratan ve tüm zorluklara rağmen büyümeye devam eden 24 girişimci, 18 farklı kategoride ödüle layık görüldü. İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’nın ortaklığında faaliyet gösteren Entertech İstanbul Teknokent, “Dönüşümün Anahtarını Taşıyanlar” temasıyla düzenlediği törenle akademik girişimcileri de başarılarından dolayı kutladı.

Entertech İstanbul Teknokent, Yılın Enleri’ni belirledi

Etkinliğin açılışında konuşan Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu, teknokentlerin bilim, teknoloji ve girişimciliğin iç içe geçtiği alanlar olduğunu vurgulayarak, oluşturulan ekosistemin gücü kadar başarılı olabileceklerini belirtti. İki güçlü araştırma üniversitesinin ortaklığıyla faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kasapoğlu, İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesinde bulunmanın, akademik bilgiye, beşeri sermayeye ve araştırma altyapısına erişim açısından önemli avantajlar sağladığını söyledi. Üniversitelerinin marka değerinden de faydalandıklarını dile getiren Kasapoğlu, teknokent olarak 160’tan fazla firmaya ve 1700’ün üzerinde Ar-Ge personeline ev sahipliği yaptıklarını, sağlık teknolojilerinden siber güvenliğe, savunma sanayisinden finans teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede 350’den fazla yerli ve milli projenin geliştirildiğini belirtti.

Bugüne kadar 250’den fazla patentli teknoloji ürettiklerini ve toplamda 250 milyon dolar ihracat ile 20 milyar liralık ciroya ulaştıklarını aktaran Kasapoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın değerlendirmelerine göre İstanbul’da en başarılı ikinci, Türkiye genelinde ise dördüncü sırada yer aldıklarını, 2023 yılı verilerinin açıklanmasıyla birlikte ilk üçe girmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Geleceğin teknolojilerini şekillendiren bir merkez olarak, yeniliği benimsemeye, teknolojiyi yönlendirmeye ve girişimcilerle birlikte büyümeye devam edeceklerini vurgulayarak ödül kazanan tüm girişimcileri tebrik etti.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ise törende yaptığı konuşmada, Entertech İstanbul Teknokent’in Türkiye’de iki araştırma üniversitesinin ortak olduğu tek teknokent olmasının önemine dikkat çekti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın değerlendirmesi sonucunda Türkiye’deki 70’in üzerinde teknokent arasında dördüncü sıraya yükseldiklerini belirten Aydın, en kısa sürede üçüncü sıraya yükselmeyi ve teknokentin etki alanını genişleterek daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi. Uluslararasılaşmanın bu süreçte büyük bir rol oynadığını vurgulayan Aydın, bu kapsamda Amsterdam ofisini açtıklarını ve girişimcilerin uluslararası yatırımcılar karşısında projelerini sunma fırsatı yakaladıklarını ifade etti. Yaz aylarında Londra ofisinin de açılacağını belirterek, böylece Avrupa’da hem kıta Avrupası’nda hem de İngiltere’de girişimciler için iki önemli kapının açılacağını dile getirdi. Akademi ile iş dünyasını daha da yakınlaştırmayı amaçladıklarını belirten Aydın, sektörle yürütülen iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından, 18 farklı kategoride ödüle layık görülen 24 girişimciye ödülleri takdim edildi. Tören kapsamında yılın en başarılı teknoloji girişimleri, dijital dönüşüm projeleri, ekonomik katkı sağlayan firmalar, ihracatta başarı gösteren girişimler ve üniversite-sanayi iş birliğinde fark yaratan şirketler onurlandırıldı. Teknoloji ekosistemine önemli katkılar sağlayan girişimciler, ödüllerini alarak başarılarını taçlandırdı.

Endonezya, iPhone 16 satış yasağını kaldırdı!

0

Endonezya Sanayi Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD merkezli teknoloji devinin ülkede yeniden iPhone satabileceği duyuruldu.

Endonezya, yerel içerik düzenlemelerine uymadığı gerekçesiyle iPhone 16 satışlarını beş ay boyunca durdurmuştu. Ülkede satılan tüm akıllı telefon ve tabletlerin en az %40 oranında yerli üretim bileşen içermesi gerekiyor. Apple’ın bu kriteri karşılamaması nedeniyle Kasım 2024’te 100 milyon dolarlık yatırım teklifi reddedilmiş, ancak şirket Aralık ayında 1 milyar dolarlık bir fabrika yatırımı yapmayı taahhüt ederek hükümetin onayını almıştı.

Sanayi Bakanı Agus Gumiwang Kartasasmita, Apple’ın şu anda yerel içerik sertifikası alma sürecinde olduğunu belirtti. Apple henüz resmi bir açıklama yapmasa da, CEO Tim Cook geçtiğimiz yıl Endonezya’ya yaptığı ziyarette ülkede üretim yapma olasılığını değerlendirdiklerini söylemişti.

Apple’ın küresel üretim stratejisi

Apple, tedarik zincirini çeşitlendirmek amacıyla son yıllarda Çin’e olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. iPhone 16 modelleri halihazırda Brezilya, Hindistan ve Çin’de üretilirken, AirPods serisinin bir kısmı da Vietnam’da monte ediliyor. Şirket, bu hafta ABD’de önümüzdeki dört yıl içinde yapay zeka ve çip üretimi odaklı 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.

Endonezya, yerli üretim politikalarını sıkılaştırarak teknoloji devlerine baskı yapmaya devam ediyor. Daha önce, Google’ın Pixel telefonları da aynı sebepten ülkede yasaklanmıştı. Ülkede en popüler akıllı telefon markaları arasında Oppo, Xiaomi, Transsion, Samsung ve Vivo yer alıyor.

Apple’ın Endonezya’daki yeni yatırımı, şirketin bu pazarda daha güçlü bir yer edinmesini sağlayabilir.

Yeni nesil ısı pompası, -29 derecede çalışmayı başardı!

ABD merkezli iklimlendirme şirketi Lennox, aşırı soğuk hava koşullarına dayanabilen ve yüksek verimlilikle çalışan yeni ısı pompası modelini tanıttı. SL22KLV adı verilen bu ısı pompası, -29 dereceye kadar düşük sıcaklıklarda bile etkili bir şekilde ısıtma sağlayabiliyor. Bu özellik, özellikle soğuk iklimlerde yaşayanlar için büyük bir avantaj sunuyor. Lennox, SL22KLV modelinin, geleneksel ısı pompalarına kıyasla daha düşük sıcaklıklarda yüzde 150 daha yüksek verimlilik sunduğunu belirtiyor. Yani, soğuk havalarda bile evinizi ısıtmak için daha az enerji harcanıyor.

Yeni nesil ısı pompası, -29 derecede bile çalışıyor

SL22KLV modeli, enerji verimliliği açısından oldukça güçlü bir performans sergiliyor. Cihaz, 21 SEER2 (Seasonal Energy Efficiency Ratio), 13.2 EER2 (Energy Efficiency Ratio) ve 10.5 HSPF2 (Heating Seasonal Performance Factor) gibi yüksek enerji verimliliği değerlerine sahip. Bu sayede, hem soğutma hem de ısıtma işlemleri sırasında enerji tasarrufu sağlanabiliyor. R-454B soğutucu akışkanını kullanan bu ısı pompası, çevre dostu bir özellik de taşıyor çünkü bu akışkan, daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip ve çevre üzerindeki etkisi diğer geleneksel soğutucu akışkanlara göre daha az.

SL22KLV, 2 tondan 5 tona kadar değişen kapasite seçenekleriyle sunuluyor. Burada “ton” terimi, cihazın ağırlığıyla değil, bir evin ihtiyaç duyduğu ısı kapasitesiyle ilgili. Soğutma kapasitesi 22.000 Btuh (British thermal unit per hour) ile 56.000 Btuh arasında değişirken, ısıtma kapasitesi ise 21.600 Btuh ile 60.000 Btuh arasında yer alıyor. Bu geniş kapasite aralığı, cihazın farklı büyüklükteki evler için uygun olmasını sağlıyor. Boyutları ise 908 mm x 1.010 mm x 1.181 mm olarak belirlenmiş, bu da cihazın yer kaplamasının oldukça uygun olduğunu gösteriyor.

Yeni ısı pompası, enerji verimliliğini artıran ve enerji maliyetlerini düşüren birkaç ileri teknolojiye sahip. Bunların başında, elektronik soğutucu enjeksiyon (ERI) teknolojisi geliyor. Bu teknoloji, cihazın dış ortam sıcaklıklarına göre enerji tüketimini dinamik bir şekilde ayarlamasını sağlıyor. Örneğin, hava ne kadar soğuk olursa, cihaz kendisini en verimli şekilde çalışacak şekilde ayarlayabiliyor, bu da enerji tasarrufu sağlıyor. Aynı zamanda, değişken hızda çalışan kompresör, cihazın verimliliğini artırarak, daha az enerji tüketimi ile daha fazla ısı üretmesini mümkün kılıyor.

Cihazın ses seviyesine de büyük önem verilmiş. Lennox, SL22KLV modelinin yalnızca 59 desibel (dB) seviyesinde çalıştığını belirtiyor. Bu, cihazın oldukça sessiz çalıştığı anlamına geliyor, bu da evin içinde gürültü kirliliğini azaltıyor ve daha konforlu bir yaşam alanı sağlıyor. Ayrıca, hassas dengelenmiş doğrudan tahrikli fan ve gelişmiş ses yalıtım sistemi sayesinde, cihaz çalışırken minimal bir gürültü seviyesi oluşturuyor. Bu da, cihazın düşük sıcaklıklarda bile sessiz ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlıyor.

SL22KLV, hem verimli hem de çevre dostu bir çözüm sunarak, özellikle soğuk iklim koşullarında yüksek performans ve enerji tasarrufu sağlamak isteyenler için ideal bir seçenek haline geliyor. Lennox’un bu yeni modeli, ısı pompası teknolojisinde önemli bir adım olarak kabul ediliyor ve piyasada dikkat çeken bir ürün olarak öne çıkıyor.

Nomagic, AI destekli robotik kolları için 44 milyon dolar yatırım aldı!

Nomagic, 44 milyon dolarlık yeni bir yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Bu finansman, şirketin hem teknoloji geliştirmesi hem de Avrupa dışındaki ilk pazar genişlemesi olan Kuzey Amerika açılımını destekleyecek.

Bu yatırım, yalnızca Nomagic’in büyümesi açısından değil, Avrupa ve ABD’nin endüstriyel gücünü yeniden inşa etme çabaları açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle fabrikaların kapanması ve üretimin Çin gibi ülkelere kaydırılmasının ardından, Batı’da sanayiyi canlandırmak için büyük yatırımlar yapılıyor. Otomasyon ve robotik çözümler, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

Nomagic’in yatırım turuna Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) girişim sermayesi kolu liderlik etti. Bu, hükümetlerin ve finans kuruluşlarının, özel sektörle iş birliği yaparak sanayiye yönelik teknolojileri teşvik etme çabasının bir göstergesi olarak görülüyor.

EBRD Yatırım Direktörü Bruno Lusic, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Nomagic, yapay zeka ve robotik teknolojilerini başarılı bir şekilde uygulayarak büyük bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu dinamik sektörde öncü bir rol oynuyor ve biz de bu yenilikçi şirketi desteklemekten heyecan duyuyoruz.”

Nomagic, donanım değil, yazılım odaklı bir yaklaşım sergiliyor

Nomagic, yenilikçi bir robotik donanım geliştirmek yerine, mevcut donanımlara gelişmiş yazılım entegre etmeye odaklanıyor. Şirketin CEO’su Kacper Nowicki, robotlarının çoğunun piyasada bulunan standart donanımlar üzerine kurulu olduğunu belirtiyor.

Bu robotlar, bilgisayarlı görme (computer vision), makine öğrenimi ve otomasyon teknolojileri kullanarak nesneleri algılayabiliyor, taşıyabiliyor ve paketleyebiliyor. Nomagic’in en büyük farkı, geliştirdiği geniş nesne kütüphanesi sayesinde farklı sektörlere hızlıca adapte olabilmesi. Şirketin CTO’su Marek Cygan, insan benzeri robotlar üretme fikrine sıcak bakmadıklarını, endüstriyel alanlarda tekerlekli robotların daha verimli olduğunu ifade etti.

Büyüme ve gelecek planları

Nomagic, son bir yılda yıllık tekrarlayan gelirlerini %220 artırdığını ve 2025’te %200 ek büyüme beklediğini duyurdu. Şirketin mevcut müşterileri arasında Apo.com, Arvato, Asos, Brack, Fiege, Komplett ve Vetlog.one gibi büyük isimler bulunuyor.

Şirketin en büyük rakiplerinden biri olan Covariant, 2024’te Amazon ile büyük bir lisans anlaşması yapmış ve kurucu ekibini Amazon’a devretmişti. Bu durum, robotik alanında büyük bir fırsat olduğunu ve dev şirketlerin bile bu teknolojiyi kendi başlarına geliştirmekte zorlandığını gösteriyor.

Gelecekte, Nvidia, SoftBank ve büyük teknoloji şirketlerinin de bu pazara daha fazla yatırım yapması bekleniyor. Avrupa, ABD ve diğer bölgelerde hükümetlerin sanayiyi güçlendirmek için artan yatırımları, robotik ve yapay zeka destekli otomasyon çözümlerinin daha da yaygınlaşmasını sağlayacak.

İtalyan devi Leonardo, Baykar ile üretim ortaklığı yapacak!

İtalya’nın savunma devi Leonardo, Türkiye’nin insansız hava aracı üreticisi Baykar ile stratejik bir ortaklık kurma yolunda önemli adımlar atıyor. Bu ortaklık, Avrupa’nın insansız hava aracı üretim kapasitesini önemli ölçüde artırma potansiyeline sahip. Leonardo ve Baykar, önümüzdeki hafta bir niyet mektubu imzalayarak işbirliklerinin temel koşullarını belirlemeyi planlıyor. Financial Times’a göre, bu işbirliği Baykar’ın yapay zeka destekli insansız hava aracı üretimindeki küresel liderliğini, Leonardo’nun teknolojisiyle birleştirerek Avrupa’da İHA üretiminde önemli bir sıçrama yaratmayı hedefliyor.

İtalyan şirketi Leonardo, Baykar ile üretim ortaklığı yapıyor

Leonardo, küresel düzeyde önemli projelerde yer alan bir şirket olarak, İngiliz BAE Systems ve Japon JAIEC ile birlikte Küresel Muharebe Hava Programı (GCAP) çerçevesinde yeni nesil savaş uçakları geliştirilmesine katılmakta. Bu bağlamda, Ekim ayında Mitsubishi ve BAE Systems, GCAP’a entegre edilebilecek insansız hava araçlarının modellerini sergilemişti.

Baykar ile Leonardo arasındaki işbirliğinin detayları henüz netleşmiş olmasa da, Leonardo’nun teknoloji altyapısı ile Baykar’ın gelişmiş platformlarının birleşimi, altıncı nesil platformlarda kullanılabilecek yüksek teknolojiye sahip insansız hava araçlarının geliştirilmesine yol açabilir. Bu ortaklık ayrıca Baykar için Avrupa pazarına erişim sağlama konusunda stratejik bir fırsat yaratıyor. Baykar, geçtiğimiz ay İtalyan Piaggio’nun hava araçları departmanını satın almış ve bu hamleyle Avrupa havacılık pazarındaki gücünü artırmayı hedeflemişti. Baykar ile Leonardo arasındaki görüşmelerin Piaggio’nun satın alımının ardından başladığı belirtiliyor.

Leonardo CEO’su Roberto Cingolani ve Baykar kurucusu Selçuk Bayraktar, son bir ay içinde karşılıklı ziyaretlerde bulunarak işbirliği konusunda fikir alışverişinde bulunmuşlardı. Ancak anlaşmanın kesin detayları hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. Leonardo Başkanı Stefano Pontecorvo, Baykar hakkında yaptığı açıklamada, Baykar’ın sektördeki başarılarına ve mükemmel düzeydeki iş yapışına dikkat çekti. Pontecorvo, Baykar’ın 12 yıl içinde dünya lideri konumuna gelmesinin, şirketin ciddiyetini ve başarısını gösterdiğini vurguladı.

Pontecorvo, ayrıca “Türklerin satın aldığı Piaggio ile muhtemel işbirliği konusunda yakında çok güzel haberler alacağız” diyerek bu ortaklığın potansiyeline olan güvenini ifade etti. Leonardo’nun Baykar ile İHA’lar konusunda işbirliği yapma niyetinin, her iki taraf için de prestijli bir adım olacağı öngörülüyor.

Baibars, Mersin’de aylık 100 İHA üretimi yapıyor!

Baibars Mekatronik Havacılık, Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA) üretimindeki yükselişine önemli bir katkı sağlıyor. Şirket, Mersin’de kurduğu yeni üretim tesisinde aylık 100 İHA üretim kapasitesine ulaşarak üretime başladı. Baibars, özellikle tarım, yangın söndürme ve lojistik alanlarında kullanılan döner kanatlı İHA’larıyla dikkat çekiyor ve 9 farklı ülkeye ihracat yaparak küresel pazarda kendine sağlam bir yer edinmeyi başarmış durumda. Japonya’dan aldığı yatırım ise şirketin uluslararası işbirliklerini güçlendiren önemli bir adım olmuş.

Baibars, Mersin’de aylık 100 İHA üretimine başladı

2015 yılında Çukurova’da kurulan şirket, tarımda kullanılan otonom dronlar ve yangın müdahale dronları gibi inovatif ürünlerle sektörde kendini gösteriyor. Şirket, Mersin’deki tesisinde zirai, yangın müdahale ve ikmal/kargo dronları üretmenin yanı sıra, enerji sistemleri ve itki sistemleri geliştirme çalışmalarına da devam ediyor. Baibars, Ar-Ge’ye büyük bir önem vererek mühendislik odaklı bir çalışma prensibine sahip. Şirketin çalışanlarının büyük bir kısmı mühendislerden oluşuyor ve bu da inovasyon ve gelişen teknolojilere katkı sağlıyor.

Baibars, Mersin’de aylık 100 İHA üretimine başladı.

Baibars CEO’su Çağlayan Erguvan, şirketin döner kanatlı İHA’lardaki tecrübelerine dikkat çekerek, otonom tarım dronlarında yüzde 60 yerliliğe ulaştıklarını ve bu sayede çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltarak rekabet güçlerini artırdıklarını belirtti. Ayrıca, Cesur isimli yangın müdahale dronlarının Türkiye ve Avrupa’daki itfaiyecilere destek olduğuna da vurgu yaptı. Şirketin portföyünde Cesur’un yanı sıra Dost (kablolu aydınlatma İHA’sı), Boran (taktiksel ikmal İHA’sı) ve CT33s ile CT50s (otonom tarım dronları) gibi çeşitli İHA modelleri bulunuyor.

Baibars, ihracat odaklı sürdürülebilir bir büyüme hedefliyor ve Türk İHA’larının uluslararası alanda giderek daha fazla başarı elde ettiğini belirtiyor. Şirketin bu yeni tesisle çiftçiler ve itfaiyeciler için önemli bir destek sağlamayı sürdürmeyi planladığı ifade ediliyor.

Golf sahaları, güneş enerjisi santrallerinden daha fazla yer kaplıyor!

Bu çalışma, arazi kullanımının verimliliği konusunda önemli bir tartışma başlatıyor. Golf sahalarının, özellikle yenilenebilir enerji kapasitesine kıyasla oldukça geniş alanlar kapladığını ortaya koyan araştırma, gelecekte bu alanların daha sürdürülebilir kullanımına dair yeni fikirleri gündeme getirebilir. Dünya genelinde 38.000’den fazla golf sahası bulunurken, bunların %80’i yalnızca 10 ülkede yoğunlaşmış durumda.

Golf sahaları, güneş enerjisi santrallerinden daha fazla alana sahip

ABD, 16.000 saha ile başı çekerken, İngiltere ve Japonya gibi ülkeler de önemli bir paya sahip. Çalışmanın en dikkat çeken noktalarından biri, bu sahaların yalnızca %25 ila %75’inin güneş enerjisi panelleriyle değerlendirilmesi halinde 281 GW ile 842 GW arasında ek kapasite sağlanabileceği. Bu rakam, mevcut kurulu güneş kapasitesinden bile daha yüksek.

Golf sahalarının çevresel etkileri de göz ardı edilemeyecek boyutta. Bu sahalar, büyük ölçekte su tüketimi ve kimyasal kullanım gerektirdiği için doğaya zarar verebiliyor. Araştırmacılar, golf sahalarının tamamen kaldırılmasını savunmasa da, bu arazilerin çok daha geniş bir kesime fayda sağlayabilecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. Özellikle güneş panellerinin rüzgar türbinlerine kıyasla daha az yer kaplaması ve yüksek enerji verimliliği sağlaması, arazi kullanımı açısından yenilenebilir enerji yatırımlarının daha cazip hale gelmesini sağlayabilir.

Sonuç olarak, araştırma, mevcut arazi kullanımına dair bir perspektif sunarak, enerji ihtiyacının giderek arttığı dünyamızda daha sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Golf sahalarının yalnızca küçük bir kesime hizmet ettiği göz önüne alındığında, yenilenebilir enerji yatırımları için bu tür geniş arazilerin daha etkin kullanılabileceği fikri giderek daha fazla önem kazanabilir.