Taşınabilir bulaşık makinesi pratik kullanım sağlıyor

Loch Electronics’in yeni Capsule Solo taşınabilir bulaşık makinesi, kamp yaparken bile bu işi kısa sürede halletmek için tasarlandı. Şirket, Capsule Solo’yu dünyanın en küçük bulaşık makinesi olarak adlandırmakta gecikmedi, ancak bu unvan biraz tartışmalı; yalnızca Loch’un ilk modeliyle aynı boyutta olmakla kalmıyor, aynı zamanda birkaç tane daha aynı boyutta.

Taşınabilir bulaşık makinesi Capsule Solo

Her iki durumda da oldukça küçük. Sadece 26,2 x 46,5 x 51,5 cm (10,3 x 18,3 x 20,3 inç) ölçülerinde ve 12 kg (26,5 lb) ağırlığında. Küçük evlerde, ofis mutfaklarında veya hatta kamp araçlarında bir tezgahta çok fazla yer kaplamamalı. İç mekan hala nispeten geniş, şirket iki rafına 35’e kadar eşya sığdırabileceğini iddia ediyor. Elbette bu sayı oraya ne koyduğunuza bağlı olarak değişecek. Ancak görünüşe göre 31 cm’ye (12,2 inç) kadar genişlikte tencere, tava ve tabaklar için yer var.

Capsule Solo iki harici su tankı kullanıyor. Böylece kullanıcılar önce birini temiz suyla doldurup daha sonra atık su tankını boşaltabilirler. Ayrıca kirli suyun doğrudan lavaboya akması seçeneği de var. Altı farklı yıkama döngüsü, öğle yemeği tabaklarınızı sadece 15 dakikada parlatmanızı veya gerekirse daha zor lekeleri birkaç saat suda bekletmenizi sağlıyor. Sekiz dakikalık, ısıtmasız, sabunsuz bir döngüyle meyve ve sebzeleri yıkamak için bile kullanılabiliyor.

Şirket, Capsule Solo’nun bulaşıkları elle yıkamaktan çok daha az su ve enerji kullandığını ve ayrıca zamandan tasarruf sağladığını söylüyor. İlk modele kıyasla, bu versiyon bulaşıkları daha iyi kurutuyor, daha az su kullanıyor ve suyu daha hızlı doldurabiliyor. Loch Electronics, Capsule Solo’yu Kickstarter aracılığıyla finanse etti ve 760.000 dolar topladı. Geç bağışlar hala mevcut ve gönderimin Ocak 2025’te başlaması planlanıyor.

Ekosisteme yön verecek kitap: Girişim Şirketi

Türkiye’nin ilk akademik altyapılı startup ve girişim sermayesi hukuku kitabı olan ‘Girişim Şirketi’, Avukat Can Akdağ tarafından yayımlandı. İstanbul Üniversitesi’nden 4.00 tam puanla birincilikle mezun olan Akdağ, startup’ların kuruluşundan yatırım anlaşmalarına kadar karşılaşabilecekleri hukuki sorunlara pratik çözümler sunarak, Türkiye’nin hızla gelişen girişimcilik ekosistemine önemli bir katkı sağlamayı amaçlıyor.

Kitap, startup’lar ve girişim sermayesi yatırımcıları için gerekli hukuki bilgileri bir araya getirerek, sahada karşılaşılan problemlere uygulanabilir çözümler sunuyor. Akdağ’ın eseri, startup’ların sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlarken, Türkiye’nin girişimcilik sermayesi ekosisteminin gelişimine de katkıda bulunmayı hedefliyor.

Girişim Şirketi

Can Akdağ, startup, girişim sermayesi ve bilişim hukuku alanlarında Türkiye’nin önde gelen avukatlarından biri olarak, Akdağ Law Firm’in kurucusu. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası‘nın ‘Milli Katılım’ organizasyonu ile MWC Las Vegas 2022‘de Türkiye’yi temsil eden MUSIWARS‘un Baş Hukuk Müşaviri olarak görev yapıyor. Akdağ, bu deneyimlerini ‘Girişim Şirketi’ kitabı aracılığıyla girişimcilik ekosistemine aktarıyor.

Kitap, özellikle girişim sermayesi fon yöneticileri ve yatırımcıları tarafından olumlu karşılandı. Yöneticiler, Türkiye’de büyüyen startup ve girişimcilik ekosisteminin hukuki bilgi ihtiyacının hızla arttığını ve bu kitabın bu boşluğu doldurduğunu belirtti.

Can Akdağ ise kitabın vizyonunu şu sözlerle açıkladı: “Bu kitap, Türkiye’deki startup ve hukukunun gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Amacımız sadece şirketlere değil, Türkiye’ye de kazandırmak ve ülkemizi girişim sermayesi için bir cazibe merkezi haline getirmek. Bu eserin, startup’ların ve yatırımcıların karşılaştıkları hukuki sorunları çözmelerine yardımcı olmasını ümit ediyorum.”

Lucida Al girişimi 500 bin dolar yatırım aldı!

0

Lucida Al, kullanıcıların güvenle akıcı yabancı dil konuşmayı öğrenmelerine yardımcı olurken, ses işleme teknolojisini kullanarak kendi kapalı büyük dil modeliyle bir çok sektöre ürün sağlıyor ve verimliliklerini artırıyor. 

2024 yılı başından bugüne kadar 14 girişime yatırım yapan Neo Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fonları, teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapmaya devam ediyor. Neo Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fonları son olarak, yapay zeka destekli konuşma yazılımı Lucida Al’a 500 bin dolar yatırım yaptı.

Lucida AI, ses teknolojilerini yapay zeka ile yeniden şekillendiriyor. B2B ve B2C kullanıcılar için tasarlanan uygulama, kişiselleştirilmiş geri bildirim ve gelişmiş konuşma deneyimi için kapalı bir büyük dil modelinden (LLM) yararlanıyor. Güvenli, uçtan uca şifrelenmiş bir platform olan Lucida Al, tam gizlilik ve veri koruması sağlayarak onu her ölçekteki işletme için güvenilir bir çözüm haline getiriyor.

Lucida AI, teknoloji, sağlık, finans, hukuk, eğitim, perakende ve müşteri hizmetleri dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlere hizmet veriyor.

Neo Portföy Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Göltepe
Neo Portföy Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Göltepe

Lucida Al’a yatırım yapmaktan dolayı mutlu olduklarını ve girişimin yenilikçi yaklaşımları ile önümüzdeki süreçte çok başarılı olacağına inandıklarını söyleyen Neo Portföy Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Göltepe, “Teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyoruz. Lucida AI’ın halihazırda sahip olduğu teknolojiyi ve vizyonu, deneyimli kurucu ekibinin yerel ve global pazara çok hızlı bir şekilde adapte edeceğine ve ölçekleyeceğine inancımız tam” dedi.  

Oracle, nükleer tabanlı veri merkezi inşa edecek!

0

Oracle başkanı ve kurucu ortağı Larry Ellison, bu hafta ilginç bir duyuruda bulundu. Ellison, yapay zekanın elektrik talebinin o kadar “çılgın” hale geldiğini ve Oracle’ın yeni nesil nükleer teknolojiden güç sağlamayı hedeflediğini söyledi.

Oracle, nükleer tabanlı veri merkezi tasarlıyor

Şirketin Pazartesi günü gerçekleştirdiği kazanç görüşmesinde yatırımcılara konuşan Ellison, “Gerçekten garip gelecek bir şey söyleyeyim” dedi ve ekledi: “Muhtemelen ‘Zaten her zaman garip şeyler söylüyor, o halde bunu neden duyuruyor? Gerçekten çok garip olmalı’ diyeceksiniz.”

Oracle, nükleer tabanlı veri merkezi tasarlıyor.
Oracle, nükleer tabanlı veri merkezi tasarlıyor.

Oracle, bir gigawatt’tan fazla elektrik gerektirecek bir veri merkezi tasarlıyor ve bu veri merkezi üç küçük nükleer reaktör tarafından desteklenecek. Ellison, “Konum ve güç yeri… Zaten üç nükleer reaktör için inşaat izinleri var” dedi. “Bunlar, veri merkezine güç sağlamak için kullanılan küçük modüler nükleer reaktörler. İşte işler bu kadar çılgınlaşıyor. İşte olan biten bu.” Ancak Ellison, veri merkezinin veya gelecekteki reaktörlerin konumunu açıklamadı.

Küçük modüler nükleer reaktörler, veri merkezlerinden, imalattan ve ekonominin daha geniş çapta elektriklendirilmesinden kaynaklanan güç talebi arttıkça, güvenilir, karbonsuz enerjinin dağıtımını hızlandırma vaadi veren yeni tasarımlar. Genellikle, bu reaktörler 300 megawatt veya daha azdır, bu da mevcut ABD filosundaki tipik bir reaktörün yaklaşık üçte biri kadardır.

Birkaç parça halinde önceden imal edilecek ve daha sonra sahada monte edilecekler, bu da daha büyük tesisleri engelleyen sermaye maliyetlerini düşürecektir. Şu anda, küçük modüler reaktörler geleceğin teknolojisidir ve nükleer endüstrisindeki yöneticiler genellikle 2030’lara kadar ABD’de ticarileştirilmeyecekleri konusunda hemfikirdir. Nükleer Enerji Ajansı’na göre, şu anda dünyada faaliyette olan üç küçük modüler reaktör bulunmaktadır. İkisi, ABD’nin jeopolitik rakipleri olan Çin ve Rusya’da. Ayrıca Japonya’da da deneysel bir reaktör faaliyettedir.

Sonos iflas eşiğine geldi!

0

Ağustos ortasında Sonos, 100 çalışanın işten çıkarılacağını duyurarak teknoloji camiasında şok etkisi yarattı ve şirketin geleceği hakkında ciddi endişelere yol açtı. Mühendislik ve müşteri desteği gibi önemli departmanları hedef alan bu işten çıkarmalar, Mayıs 2024’te felaketle sonuçlanan bir mobil uygulama yeniden tasarımının yayınlanmasının ardından geldi. Kullanıcıları hatalarla boğuşmaya ve markaya olan güvenlerini kaybetmeye bıraktı. Tüm bunlar, Sonos iflas ihtimalini gündeme getirdi.

Sonos iflas açıklaması yapabilir

Sorunlar üzerine artan tepkilere yanıt olarak Sonos CEO’su Patrick Spence, şirketin yanlış adımlarını kabul ederek nadir görülen bir kamusal özür yayınladı. Spence, Reddit AMA’da Sonos’un S2 uygulamasının önceki sürümünü yeniden yayınlamayı düşündüğünü itiraf etti. Ancak bu kadar çok işletim sistemi ve bulut değişikliği yürürlüğe girdikten sonra artık bunu yapmanın mümkün olmadığını belirledi. Sonos iflas haberlerine de bu süreçte rastlandı.

Şirketin sıkıntılarını daha da artıran bir diğer gelişme ise Sonos’un   uygulamada yaşanan sorunlar nedeniyle iki önemli ürününün lansmanını ertelemesi oldu ve kriz daha da derinleşti. Şirketin toplam kullanıcı tabanında tahmini 15.3 milyon hane bulunuyor. Ancak satışları 2020’den bu yana önemli ölçüde yavaşladı.  Statista’ya göre şirket 2023’te 5.73 milyon adet sattı. Bu sayı 2020’deki 5.81 milyonluk seviyelerin ve 2021’deki 6.5 milyonluk satış rekorunun altında. Sonos iflas etmesinin bir nedeni de bu satışlardaki düşüştür.

Sonos’taki tüm bu çalkantılar, ev ses sistemlerinde ve tüketici cihazlarında tescilli, kapalı sistemlere güvenmenin tehlikelerini ortaya koydu. Yeni uygulama, Sonos’un yazılımını birleştirmeyi ve yeniliği teşvik etmeyi amaçlıyordu. Bunun yerine, yaygın eleştiriler aldı. Mutsuz kullanıcılar, yavaş performans, bozuk özellikler ve yerel müzik kütüphaneleri için bariz bir destek eksikliği bildirdiler. Bunlar, Sonos’un bir zamanlar mükemmel olan itibarını zedeleyen sorunlardı. Sonos’taki sorunlar, beceriksiz bir uygulama lansmanından daha derindir. İşten çıkarmalar ve artan müşteri memnuniyetsizliğiyle, Sonos iflas etmeden önce bir alıcı bulamazsa batma olasılığı giderek daha gerçek hale geliyor.

TAV İşletme Hizmetleri’nin CEO’su değişti!

0

Lüks tüketim ürünleri ve perakende sektörlerinde geniş deneyime sahip olan ve son olarak Groupe ADP’de görev yapan Aude Ferrand, 1 Eylül 2024 itibarıyla TAV İşletme Hizmetleri’nin yeni CEO’su olarak atandı. Ferrand, ayrıca TAV Havalimanları Holding’de Ticari İşler Grup Başkanı (CCO) pozisyonunu da üstlendi.

Dünyanın önde gelen havalimanı ve yolcu ağırlama hizmeti sağlayıcıları arasında yer alan TAV İşletme Hizmetleri’nin CEO ataması gerçekleştirildi. 19 ülkede 1.500’e yakın çalışanıyla faaliyet gösteren şirketin yeni CEO’su, lüks tüketim sektöründe küresel çapta üst düzey yöneticilik yapmış olan Aude Ferrand oldu. Ferrand, 1 Eylül 2024 tarihi itibariyle TAV İşletme Hizmetleri’nin CEO’su olarak görevine başladı. Ayrıca, TAV Havalimanları Holding’de CCO (Ticari İşler Grup Başkanı) görevini de üstlendi.

Aude Ferrand, Avrupa’nın önemli işletme ve finans okullarından European Business School’da Uluslararası İşletme alanında lisans eğitimi aldı. Ayrıca, lisansüstü eğitimler veren HEC Paris’teki Uluslararası Kurumsal Finans Sertifika Programı’nı (ICCF) da başarıyla tamamladı. 1998 yılında lisans eğitiminden mezun olduktan sonra, İngiltere’de Armani’de Marka Müdürü olarak iş hayatına başlayan Ferrand, 2000-2012 yılları arasında Koreli kozmetik markası Amore Pacific-Parfums Lolita Lempicka’da çeşitli üst düzey ticari ve pazarlama pozisyonlarında görev yaptı. Ferrand, 2013-2017 yılları arasında Fransa’nın en büyük mağaza zincirlerinden Printemps’te Lüks Mağazacılık Müdürü ve mücevherat bölümünün Genel Müdürü olarak çalıştı.

Ferrand, 2017 yılında Groupe ADP’ye Merchandising Müdürü olarak katıldı ve 2018 sonunda Perakende Direktörü olarak atandı. Bu görevinde mağazalar, yiyecek-içecek hizmetleri ve reklam faaliyetlerinin sorumluluğunu üstlendi. Ayrıca, Şili’deki Santiago Havalimanı, Ürdün’deki Amman Havalimanı ile Hindistan’ın Delhi ve Fransa’nın Paris havalimanlarındaki hizmet şirketlerinin yönetim kurullarında yer aldı.

Gökhan Tahtacı vivo Türkiye’de!

0

Akıllı cihaz ve hizmetleri odağına alarak güçlü tasarıma sahip ürünler üreten dünyanın lider teknoloji şirketlerinden vivo‘da pazarlama yönetimi, ticari operasyonlar, satış, perakende ve ticari pazarlama alanlarında deneyim sahibi bir yönetici olan Gökhan Tahtacı, Türkiye’de Satış ve Perakendeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.

Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Tahtacı, kariyerine 2002 yılında Erikli firmasında başladı. 2006-2008 yılları arasında Michelin firmasında çalışan Tahtacı 2008-2010 yılları arasında da Turkcell SuperOnline’da yönetici olarak görev yaptı. 2010-2016 yıllarında Samsung Electronics ve 2016-2022 yıllarında ise Huawei Türkiye şirketlerinde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Tahtacı, vivo Türkiye’ye katılmadan önce son olarak 2023-2024 yılları arasında ise DDTECH’te Genel Müdür görevini yürütüyordu.

Swissôtel The Bosphorus Utkan Gülaçtı’ya emanet!

0

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Ekonomi mezunu olan Utkan Gülaçtı, kariyerine 2004 yılında KPMG Türkiye’de başladı. Denetim ve Risk Danışmanlığı alanlarında edindiği deneyimler ile finansal birleşmeler, satın almalar ve yeniden yapılandırma konularında kıdemli ortak ve yönetici rollerinde başarılı bir kariyer yolu izledi.  

Swissôtel The Bosphorus Genel Müdürü Utkan Gülaçtı
Swissôtel The Bosphorus Genel Müdürü Utkan Gülaçtı

2010 yılında PepsiCo’ya Avrupa operasyonları için kurumsal denetçi olarak transfer olan Utkan Gülaçtı, Finans Müdürü ve Kıdemli Ticarileştirme Proje Müdürü olarak görev alarak şirketin stratejik projelerinde önemli roller üstlendi.

Nisan 2014’te Fiba Group’a katılan Gülaçtı; Finansal Denetim Başkanı olarak görev yaptı ve finansal kontrol ile stratejik yönetim alanında uzmanlık kazandı. Vekaleten Swissôtel The Bosphorus Genel Müdürlüğü görevine başlayan Utkan Gülaçtı, tüm otel operasyonunu koordine etmenin yanı sıra Accor ve Fiba Holding iletişimlerine de aracı olacak.

Chatbot manüpilasyonu sektörde endişe yaratıyor

0

Yapay zeka sektörü büyüyor ve bu durum, chatbot sonuçlarını manipüle etmeye çalışan internet optimizasyon uzmanları için verimli bir zemin olabilir.

New York Times  teknoloji köşe yazarı Kevin Roose’a göre, yeni ortaya çıkan sohbet robotları ve yapay zeka arama araçları alanı, halihazırda yapay zeka arama optimizasyonunda uzmanlaşmış işletmelerden ve danışmanlardan oluşan bir endüstrinin doğmasına yol açtı. Bu, milyarlarca dolarlık arama motoru optimizasyonu (SEO) endüstrisinin ikinci gelişi olma potansiyeline sahip.

Chatbot manüpilasyonu ve gelecek endişeleri

Son yıllarda, yüksek dolarlı danışmanlardan Google oyun dolandırıcılarına kadar uzanan SEO uzmanları, kar amacıyla arama sonuçlarını manipüle etmedeki rolleri nedeniyle -genellikle yağcı veya bazı durumlarda hileli teknikler aracılığıyla- giderek artan bir inceleme hacmine maruz kalıyor. Bu titiz mercek, Amanda Chicago Lewis’in geçen yıl The Verge için yazdığı gibi, birçok kişinin tekelci platformunun güvenilirliğinde ve kalitesinde bir aşınma olarak gördüğü şey nedeniyle kamuoyunun tepkisini çeken Google’a da yansıdı.

AI arama motorlarına ve tüketicilerin alışkanlıklarına daha da derinlemesine sızdıkça, AI ile bütünleşik aramanın nasıl manipüle edilebileceği veya “optimize edilebileceği” sorusu ortaya çıkıyor. Ve evet, insanlar bunu nasıl yapacaklarını çoktan öğreniyorlar.

Roose, chatbot manipülasyonu için sağlam bir test alanı olduğunu kanıtladı. Çünkü birçok chatbot zaten ondan hoşlanmıyor. 2023’ün başlarında, Bing’in yepyeni chatbot’uyla sohbet ederken, Roose yanlışlıkla OpenAI destekli botun kaotik alternatif bir versiyonunu tetikledi. Bu da Roose’a ona aşık olduğunu ve hatta karısını terk etmesi için yalvardığını söyledi. AI’nın öfkesine rağmen, Roose eşini terk etmedi. Köşe yazarının ürkütücü deneyimiyle ilgili ön sayfadaki hikayesini takip eden basın nedeniyle, chatbot’lar NYT köşe yazarına karşı olumsuz bir görüşe sahip olma eğilimindeydi.

AI arama optimizasyonu şirketlerine ve AI araştırmacılarına danıştıktan sonra Roose, AI sohbet robotlarının kendisi hakkındaki algısını değiştirebildiğini gördü. Dahası, başvurduğu çözümler şaşırtıcı derecede basitti: tek gereken, AI eğitim verilerini manipüle etmek için tasarlanmış birkaç insan tarafından okunamayan metin dizisiydi, AI araştırmacıları bunları herhangi bir istemde olduğu gibi bir sohbet robotuna aktardılar ve Roose’un kişisel web sitesinde AI sohbet robotlarının kendisi hakkında güzel şeyler söylemesini isteyen basit bir ricada bulundular. Ancak web araması yapan yapay zeka sohbet robotlarının yanıtlarını temelde açık web’den aldığını ve bu materyali yanıtlara dönüştürdüğünü düşündüğümüzde, sohbet robotlarının bu kadar basit çözümlere karşı savunmasız olması mantıklı geliyor.

Google Meet, Android Kullanıcıları için yeni bir görünüm kazandı!

Google, Android cihazlarda kullanılan görüntülü konferans uygulaması Meet için kapsamlı bir güncelleme yayınladı. Bu güncelleme ile birlikte, Meet’in kullanıcı arayüzü (UI) tamamen yenilenerek daha modern ve kullanıcı dostu bir görünüme kavuştu. Yeni tasarım, toplantı kontrolleritoplantı başlıkları ve diğer görsel unsurların daha net ve estetik bir şekilde sunulmasını sağlıyor. Google, bu değişikliklerin Android kullanıcıları için daha zenginsürükleyici ve sezgisel bir görüntüleme deneyimi sunmayı hedeflediğini belirtiyor.

Yeni kullanıcı arayüzü, önceki tasarımda yer alan kenar boşluklarını ortadan kaldırarak uçtan uca video formatı sunuyor. Bu değişiklik, özellikle birebir görüşmelerde daha geniş ve dolu bir görüntüleme alanı sağlıyor. Video görüşmelerinindaha etkileyici hale gelmesi için yatay mod desteği de eklenmiş durumda. Google, bu güncellemelerle birlikte kullanıcıların Meet deneyimini daha keyifli ve etkili hale getirmeyi amaçlıyor.

Meet’teki yeni kullanıcı arayüzü, ekranın üst kısmında toplantı başlığı gibi önemli bilgilerin daha net ve anlaşılır bir şekilde sunulmasını sağlıyor. Bu bilgiler, görünürlüğü artırmak amacıyla dairesel ve hap biçimli göstergelerle destekleniyor. Bu yeni düzenleme, yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda işlevsellik açısından da kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.

Google Meet

Toplantı esnasında kullanılan kontroller, kullanıcıların daha kolay erişebilmesi için yeniden düzenlendi. Yeni kullanıcı arayüzünde, video açma/kapamamikrofon açma/kapatmael sallamataşma menüsü ve toplantı sonlandırma gibi işlevler, ekranın alt kısmında bir kapsayıcı içerisine yerleştirildi. Bu düzenleme, Meet’in web kullanıcı arayüzü ile de uyumlu olacak şekilde tasarlandı, böylece platformlar arası tutarlılık sağlandı.

Güncellenen arayüz, yalnızca küçük ekranlı Android telefonlarla sınırlı kalmayıp, tabletler ve büyük ekranlı cihazlardahil olmak üzere geniş bir cihaz yelpazesinde kullanılabiliyor. Bu, kullanıcıların farklı cihazlarda tutarlı ve sürükleyici bir deneyim yaşamalarını sağlıyor. Google’ın yeni Meet arayüzü, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal müşteriler için daha etkili toplantı deneyimleri sunmayı amaçlıyor.

Bu yeni kullanıcı arayüzü, tüm Google Workspace müşterileriWorkspace Bireysel Aboneleri ve kişisel Google hesaplarına sahip kullanıcılar için aktif hale getirildi. Google, Android cihazlarda görüntülü görüşme deneyimini daha da ileri taşımak için bu tür güncellemeleri sürdürmeye kararlı. Bu yenilikler, özellikle uzaktan çalışma ve dijital iletişimin arttığı bu dönemde kullanıcıların işlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Meet’in yeni arayüzü, iş ve eğitim alanlarında daha iyi bir sanal etkileşim ortamı sunarak, kullanıcıların bağlantıda kalmasını kolaylaştırıyor.

Robotlar için hidrolik kas sistemi geliştirildi!

ETH Zürih ve Max Planck Enstitüsü’nden bazı araştırmacılar, robotlar için yeni bir elektro-hidrolik kas sistemi geliştirdiklerini duyurdular. Bu yenilikle, robotlar geleneksel elektrik motorları yerine kas gücüyle çalışacak. İşte son dönemde oldukça konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Robotlar için resmen hidrolik kas sistemi geliştirildi!

Geliştirilen robot bacağı, hayvanların kas yapısından ilham alarak karmaşık hareketler gerçekleştirebiliyor, özellikle engebeli arazilerde esnek ve hızlı hareketler yapabiliyor. Bu özellikler, birçok teknolojisi meraklısı daha şimdiden oldukça heyecanlandırmış durumda.

Robotlar için resmen hidrolik kas sistemi geliştirildi!
Robotlar için resmen hidrolik kas sistemi geliştirildi! İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

Bu sistemde, yapay kaslar elektro-hidrolik aktüatörlerle hareket ettiriliyor. Plastik torbalar içindeki yağın elektrik voltajı ile hareket ettirilmesi, kasılma ve gevşemeyi taklit ederek robotun hareket etmesini sağlıyor.

Yeni sistem, geleneksel robotlardan daha hızlı, esnek ve enerji verimli olma potansiyeli taşıyor. Enerji verimliliği açısından önemli bir avantaj sağlayan bu teknoloji, özellikle kurtarma operasyonları gibi zorlu koşullarda kullanılabilecek robotlar için umut vadediyor. Araştırmacıların, daha gelişmiş robotik sistem üzerinde güncel olarak çalışmakta olduğu da iddia ediliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yeni nesil robotik projeleri önümüzdeki dönemde başarılı olabilecek mi? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Asus’tan yeni GDDR6 bellekli GeForce RTX 4070 ekran kartı

0

Asus, ekran kartı sektöründe yankı uyandıracak yeni GDDR6 bellekli GeForce RTX 4070 modelini tanıttı. Mevcut RTX 4070 EVO modeline dayanan bu yeni kart, oyun tutkunları ve grafik tasarımcılar için birkaç yenilik ve güncellemeyle geliştirildi. 2,5 slot kalınlık ve çift fanlı soğutma sistemi ile donatılan ekran kartı, hem güçlü performans sunuyor hem de soğutma kapasitesi ile dikkat çekiyor. Tasarımda ise şık ve sade bir siyah renk tercihi öne çıkıyor.

Asus, GDDR6 Bellekli RTX 4070’i piyasaya sürüyor

Standart RTX 4070 modeli 12 GB 21 Gbps GDDR6X bellekle gelirken, Asus’un yeni modelinde GDDR6 bellek kullanılıyor. GDDR6 versiyonunun hızı 20 Gbps olarak tahmin ediliyor, bu da GDDR6X’e göre yaklaşık %5 daha düşük bir hız anlamına geliyor. Ancak, Asus ve Nvidia’ya göre bu hız farkı, oyun deneyimini büyük ölçüde etkilemeyecek.

Hafif hız farkına rağmen, kartın sunduğu performans oldukça etkileyici1440p çözünürlükte oyun oynamak ve grafik yoğun görevler için ideal bir seçenek sunan kart, özellikle çift fanlı soğutma sistemi sayesinde yoğun yük altında bile serin kalıyor ve performans kaybını önlüyor.

Çift fanlı bu yeni model, Asus’un ileri seviye soğutma teknolojisi ile donatılmış durumda. 2,5 slot kalınlık, kartın soğutma çözümüne daha fazla alan tanırken, uzun süreli kullanımda bile performans kaybı yaşanmadan çalışması hedefleniyor. Bu da yüksek performans arayan oyuncular ve tasarımcılar için oldukça cazip bir seçenek oluşturuyor.

Fiyat-performans dengesi ile dikkat çekiyor

GDDR6 belleğin, GDDR6X’e göre daha düşük hızıfiyat açısından da bir avantaj sunabilir. Asus’un bu yeni modeli, farklı bütçelere hitap eden bir alternatif sunarken, fiyat-performans dengesi açısından da kullanıcıların dikkatini çekmeyi hedefliyor. Yeni GDDR6 sürümünün piyasa başarısını görmek için bir süre daha beklemek gerekecek ancak Asus’un bu hamlesi, ekran kartı pazarında önemli bir yer edinmeye aday görünüyor.

Uygun fiyatlı Nvidia RTX 3050 A teste girdi

0

Nvidia’nın GeForce RTX 3050 A ekran kartı, Ada Lovelace mimarisiyle birlikte düşük güçlü dizüstü bilgisayarlarda performans artışı sunmaya hazırlanıyor. RTX 3050 A, 14 SM’de düzenlenmiş 1792 CUDA çekirdeği ve 1935 MHz’e kadar çıkabilen saat hızıyla birlikte geliyor. İşte çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Uygun fiyatlı Nvidia RTX 3050 A test edildi

4 GB GDDR6 bellek, 64 bit bellek arayüzü ve 35-50W TDP ile enerji verimliliği sunan bu GPU, özellikle giriş seviyesi oyuncu dizüstü bilgisayarlarına yönelik olarak tasarlanmış.

Uygun fiyatlı Nvidia RTX 3050 A test edildi. İşte çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Geekbench OpenCL testinde 57.138 puan alan RTX 3050 A, mevcut RTX 3050 Ti mobil ile benzer bir performans sergiliyor ve standart RTX 3050’nin 4 GB varyantına göre %15 daha hızlı. Bu sonuçlar, RTX 3050 A’nın uygun fiyatlı dizüstü bilgisayarlar için güçlü bir alternatif olacağını gösteriyor.

Elon Musk’ın Twitter yatırımcıları milyarlarca dolar kaybetti!

Ancak, Nvidia’nın gelecek yıl RTX 50 serisini tanıtmayı planladığı göz önüne alındığında, bu modelin güncellenmesi biraz şaşırtıcı. Çıkış tarihi ve fiyat bilgileri henüz açıklanmamış olsa da, yakında giriş seviyesi cihazlarda bu kartı görmemiz mümkün.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

SK Hynix, yeni nesil bellekleriyle geliyor

0

Yapay zeka ve veri merkezi teknolojilerinin gelişiminde kritik bir rol oynayan HBM (Yüksek Bant Genişlikli Bellek) çözümlerine olan talep hızla artarken, Güney Koreli bellek devi SK Hynix de bu talebi karşılamaya yönelik önemli bir adım atıyor. İşte çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

SK Hynix, yeni nesil bellekleriyle gündem oldu

Şirket, bu ayın sonuna kadar 12 katmanlı HBM3E belleklerinin seri üretimine başlayacağını duyurdu. SK Hynix’in AI Infra bölümünün başkanı Justin Kim, Taipei’de düzenlenen Semicon Taiwan forumunda yaptığı açıklamada, bu gelişmenin yapay zeka hızlandırıcıları ve veri merkezleri için önemli bir ilerleme olduğunu belirtti.

SK Hynix, yeni nesil bellekleriyle gündem oldu. İşte çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

SK Hynix, 12 katmanlı HBM3E belleklerini bu yılın dördüncü çeyreğinden itibaren piyasaya sunmayı planlarken, HBM4 versiyonunun 2025’in ikinci yarısında gelmesi bekleniyor. HBM teknolojisi, çiplerin dikey olarak istiflenmesi sayesinde yüksek bant genişliği ve enerji verimliliği sunarak yapay zeka veri merkezlerinde tercih edilen bir çözüm haline geldi. Özellikle Nvidia ve AMD gibi devlerin yapay zeka hızlandırıcılarında bu tür bellekler kullanılıyor.

Nvidia CEO’su hisse satmaya devam ediyor!

HBM belleklere olan talebin büyük olduğunu belirten SK Hynix CEO’su Kwak Noh-Jung, 2025 yılı için üretim kapasitesinin neredeyse dolduğunu ifade etti. HBM üretiminde dünyada sadece üç büyük oyuncu bulunuyor: SK Hynix, Micron ve Samsung. Micron da kısa bir süre önce 12 katmanlı HBM3E belleklerinin üretime hazır olduğunu duyurmuştu.

Intel, çip üretiminde zarar edecek!

0

Intel, şu sıralar tarihinin en zorlu ve önemli dönemlerinden birini yaşıyor. Şirket, yanlış kararların etkilerini bertaraf etmeye çalışırken, büyük bir yeniden yapılanma sürecine girdi. Yaklaşık 15 bin çalışanıyla yollarını ayırma kararı alan Intel, özellikle çip üretim birimi olan Intel Foundry üzerinde kara bulutların dolaştığı bir süreçten geçiyor.

Intel, çip üretiminde zarar edebilir

Geçtiğimiz günlerde, firmanın bu birimi bölüp satabileceği gündeme gelmişti. Ancak daha dikkat çeken bir açıklama, şirketin CFO’su David Zinsner’den geldi. Zinsner, Intel’in çip üretiminden 2027’ye kadar “anlamlı” bir gelir elde etmeyeceğini duyurdu.

Intel, yatırımcı konferansında, çip üretiminden gelir elde etmeye başlamalarının 2026 yılında mümkün olacağını, ancak bu gelirlerin 2027’de artış göstereceğini belirtti. Şirketin şu anda 12 potansiyel müşteriyle görüşme halinde olduğu da paylaşıldı. Intel, ayrıca çip üretiminde 20A sürecini iptal edip, daha gelişmiş olan 18A sürecine odaklanma kararı aldı. Halihazırda dökümhane işinin gelirlerinin, gelişmiş paketleme işinden geldiği ifade ediliyor. Bununla birlikte, Zinsner, Broadcom için uygun test wafer’ları üretemediği iddialarına değinmemeyi tercih etti.

Qualcomm Intel’in çip tasarım bölümüne talip olabilir

Intel, aynı zamanda bir dizi iş kolunda küçülmeye gidiyor ve personel sayısında yüzde 15 oranında bir kesinti planlıyor. Şirketin CEO’su Pat Gelsinger ve diğer üst düzey yöneticiler, bu planları Eylül ortasında yapılacak yönetim kurulu toplantısında sunacaklar.

Bu toplantıdan radikal kararların çıkması bekleniyor. CFO Zinsner, personel kesintilerinin büyük bir bölümünün, şirketin mevcut çeyrek kazanç raporu açıklanmadan önce tamamlanacağını da sözlerine ekledi.

Enerpoly çinko iyon pil fabrikası dünyanın en büyüğü olacak!

0

Dünyanın ilk çinko-iyon pil mega fabrikası yıllık 100 MWh üretim hedefliyor. Stockholm merkezli Enerpoly, dünyanın ilk çinko-iyon pil mega fabrikasını kurdu. 2025’te üretime başlaması planlanan bu son teknoloji tesis, yenilenebilir enerji depolama alanını dönüştürecek.

Enerpoly çinko iyon pil fabrikası

2018 yılında kurulan Enerpoly, geleneksel lityum iyon pillere göre daha güvenli ve daha uygun maliyetli bir alternatif sunan çinko iyon pil teknolojisiyle yaygın olarak tanınmaktadır. Çinko iyon piller, güç şebekelerinin dengelenmesinden taşınabilir elektronik cihazlara ve hatta büyüyen elektrikli araç sektörüne kadar çeşitli enerji depolama uygulamaları için umut verici bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır.

Enerpoly’nin yeni tesisi Enerpoly Üretim İnovasyon Merkezi (EPIC), 6.500 m² alana yayılıyor ve Stockholm’ün kuzeyindeki Rosersberg’de yer alıyor. Bu son teknoloji megafabrika 2026 yılına kadar tam kapasiteye ulaşarak yıllık 100 MWh üretim yapması bekleniyor ve bu da temiz enerji geçişine önemli katkı sağlıyor. Enerpoly CEO’su Eloisa de Castro: “EPIC ile odak noktamız kesinlikle sürdürülebilir inovasyonu teşvik etmek ve yenilenebilir enerji depolamaya yönelik artan talebi karşılamak” diyor.

Çinko-iyon piller, özellikle lityum-iyon pillere kıyasla doğal güvenlikleri ve daha düşük maliyetleri göz önüne alındığında, enerji depolamada devrim yaratma potansiyeline sahiptir. Çok yönlülükleri, elektrik şebekeleri, taşınabilir elektronikler ve hatta denizcilik operasyonlarında potansiyel uygulamalarla birden fazla endüstriyi kapsar. Çinko-iyon teknolojisi, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklardan gelen fazla enerjiyi depolayarak elektrik şebekelerini stabilize etmede özellikle değerli olabilir.

Ek olarak, otomotiv araştırmacıları artık elektrikli araçlarda kullanılmak üzere çinko iyon pilleri araştırıyor. Temmuz 2024’te yeni kuru elektrot üretim ekipmanı içeren megafabrikadaki genişleme, Enerpoly’nin enerji depolama çözümlerinde lider konumunu daha da güçlendiriyor. Şirket, gelişmiş üretim yeteneklerinin maliyetleri düşüreceğini, atığı ve enerji tüketimini azaltacağını ve nihayetinde sürdürülebilir pil teknolojilerinin gelişimini hızlandıracağını vurguladı.

Enerpoly, 2023 yılında pil hücresi ve paket üretim kapasitelerini desteklemek için 8.4 milyon dolar toplamayı başardı. Megafabrika, şirketin çözümlerini ticari, endüstriyel ve kamu hizmetleri uygulamalarına hitap edecek şekilde büyük ölçekte test etmesini sağlayacak. Çinko-iyon piller, şebeke stabilizasyonu, yedek güç ve yüksek güvenilirlik uygulamaları gibi temel enerji depolama ihtiyaçlarını karşılayarak Enerpoly’nin denizcilik, kritik altyapı ve kentsel ortamlarda büyük bir etki yaratmaya hazır olduğunu gösteriyor.

Honor, Yoyo ile Apple’ı Çin’de alt etmeyi hedefliyor!

Honor kullanıcıları aslında Yoyo’ya yabancı değil. Yoyo, Honor’un dijital asistanı olarak halihazırda mevcuttu, yakın geçmişte bir yapay zeka güncellemesi alarak kapsamlı bir yapay zeka asistanı boyutuna ulaştı. Yakında Çin’de kullanıma sunulmaya başlayacak ve sonrasında uluslararası pazarlarda da yer alacak.

Honor’un Yoyo’nun WeChat ve Alipay gibi Çin’in en popüler ödeme uygulamalarında otomatik abonelikleri bulabilme yeteneğini gösterdiği demolardan elde edilen sızıntılar arasında. Bu uygulamalardaki abonelikleri bulan Yoyo, kullanıcılara bunları iptal edip etmeyeceklerini sordu.

Yapay zeka ajanları, telefon deneyimlerini daha kişisel ve verimli hale getirme vaadiyle akıllı telefon üreticileri tarafından öne sürülüyor. Bu ajanların, bir kullanıcının davranışlarını öğrenip buna göre önerilerde bulunabileceği düşünülüyor.

Apple’ın Siri’si veya Samsung’un Bixby’si gibi dijital asistanlar uzun zamandır mevcut, ancak yetenekleri sınırlıydı. Şirketler, ChatGPT ve büyük dil modelleri (LLM) gibi veriyle eğitilmiş konuşma botlarının ortaya çıkmasıyla bu sanal yardımcıları AI ile güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor.

Honor’un rakipleri de benzer adımlar atıyor. Samsung mobil bölümünün başkanı TM Roh, CNBC’ye şirketin bu yıl Güney Kore teknoloji devinin kendi LLM’sini kullanan daha geliştirilmiş bir Bixby tanıtacağını söyledi. Apple ise bu yıl içinde Çin’e gelmeyecek olan geliştirilmiş Siri’yi içeren Apple Intelligence’ı piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Honor, Yoyo’nun Çin pazarındaki lansmanını büyük bir strateji olarak görüyor. Şirket, bu hamlesiyle sadece Apple ve Samsung gibi global rakiplerine meydan okumakla kalmayacak, aynı zamanda Çin’in yerli teknoloji pazarında da güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Yoyo’nun başarılı bir çıkışı, Honor’un gelecekteki büyüme stratejilerini destekleyebilir.

Sensör destekli kalem Braille alfabesini dönüştürüyor

0

Bristol Üniversitesi’ndeki mühendisler, Braille alfabesini gerçek zamanlı olarak İngilizce metne çevirebilen bir kalem olan “Braille-tip” adı verilen bir cihaz geliştirdi. Bu kalem benzeri cihaz, sadece bir santimetre boyutunda küçük bir sensöre ve Braille’i okumak için özel olarak tasarlanmış 19 kanala sahiptir. İlk denemelerde cihaz, Braille’i İngilizce metne dönüştürmede etkileyici bir yüzde 84,5 doğruluk oranına ulaşarak Braille okuryazarlığını dönüştürme potansiyelini kanıtlamıştır.

Sensör destekli kalem ile metin-metin dönüşümü

Çalışmanın baş yazarı Dr. George Jenkinson: “Braille-tip adlı bu cihaz, insanların bağımsız öğrenme becerisine yardımcı olmak için tasarlandı ve umarız Braille okuryazarlığını artırma çözümünün bir parçası olur” şeklinde açıklama yaptı.

Braille-tip’in özünde, yumuşak bir silikon zarın altındaki karmaşık bir sıvı kanalları sistemi aracılığıyla Braille okuyabilen, standart bir kaleme monte edilmiş kompakt bir dokunsal sensör bulunur. Bu kanallar, 19 hassas alandan bir kameraya dokunsal bilgi iletir ve cihazın kabartmalı kartonda yaygın olarak bulunan ve Braille okuyucuları tarafından yaygın olarak kullanılan kabartmalı Braille noktalarını algılamasını sağlıyor.

Dr. Jenkinson cihazı kullanma konusundaki kişisel deneyimi hakkında: “El tipi cihazı kullanarak birden fazla Braille pasajını okudum ve dokunsal ipuçlarını (Braille çıkıntıları) İngilizce metne ne kadar doğru bir şekilde işleyebildiğini analiz ettim” dedi.

Braille-tip’in en etkileyici yönlerinden biri, derin öğrenme veya kapsamlı eğitime ihtiyaç duymadan gerçek zamanlı olarak çalışan algoritmasıdır. Bu, cihazı oldukça öngörülebilir ve uyarlanabilir hale getirir ve kullanıcılara karmaşık yazılımlara dayanmayan basit bir deneyim sunuyor.

Braille uçlu kalem, her iki işaret parmağının aynı anda kullanıldığı gelişmiş Braille okuma tekniğine benzer şekilde çalışır; biri harfleri tekrar kontrol ederken diğeri okumaya devam ediyor. Öğrenciler için Braille ucu, Braille metninin gerçek zamanlı İngilizce çevirilerini sunarken becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan bir rehber görevi görebilir.

Braille-tip’in arkasındaki ekip, cihazı daha da doğru ve kullanıcı dostu hale getirmek için işlevselliğini iyileştirmek için şimdiden çalışıyor. Dr. Jenkinson, “Cihaz mümkün olan en kısa sürede katılımcılarla test edilmeli ve prototipler, arzuları ve böyle bir cihazın potansiyel kullanımı ciddi bir şekilde değerlendirilebilsin diye hedeflenen son kullanıcılara sunulmalı” dedi.

AB hatasını anladı! Çinli araçlara ek vergiyi düşürüyor!

0

Avrupa Birliği (AB), Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanması planlanan ek gümrük vergilerinde indirime gitmeye hazırlanıyor. Tesla gibi büyük otomobil üreticilerinin de etkileneceği bu düzenlemeyle, Çin’den gelen elektrikli araçlara yönelik %9 olarak belirlenen ek vergi, %8’in altına düşürülecek. Ancak bu vergi, Çin’den ithal edilen araçlara halihazırda uygulanan %10’luk vergilerin üzerine eklenerek yürürlüğe girecek.

AB, Çinli elektrikli araçlara ek vergiyi düşürmeye hazırlanıyor

Yeni vergi oranının Kasım 2024‘te yürürlüğe girmesi planlanıyor ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler bu oranı onaylamak üzere nihai oylamayı gerçekleştirecek. Avrupa Komisyonu, Çin’den gelen araçların Avrupa pazarındaki haksız rekabeti artırdığı gerekçesiyle bu ek vergiyi gündeme getirmişti. Amaç, Çinli üreticilere yönelik bu vergi ile, AB’nin yerli üreticilerini korumaktı.

avrupa-hibrit-arac-elektrikli-satislari-dustu

Ancak haklı olarak bu yüksek vergiler, Çin tarafından sert bir şekilde eleştiriliyordu. Çin Ticaret Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun yürüttüğü süreci eleştirerek, Çin’in görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını ve kararın hatalı olduğunu belirtti.

Ayrıca, Çinli firmalar arasında farklı uygulamalar yapılmasının araştırma sonuçlarını çarpıttığı da vurgulandı. Çin, AB’nin bu kararı gözden geçirmesi gerektiğini savunarak, iki tarafın bu anlaşmazlığı diyalog yoluyla çözmesi gerektiğini ifade etti.

Haziran 2024’ten bu yana, Çin ve AB arasında ticaretle ilgili birçok teknik görüşme yapıldı. Çin tarafı, çözüm odaklı müzakerelere devam etmek istediklerini ve AB’nin ticaret gerilimlerini artıracak adımlar atmasının yanlış olacağını dile getirdi.

Çinli yetkililer, gerekli tüm önlemleri alacaklarını ve Çinli şirketlerin çıkarlarını korumak için her türlü tedbiri uygulamaya koyacaklarını belirtti. Hatta bu vergi karmaşasının, küresel elektrikli araç pazarında dengeleri değiştirebilecek bir hamle olacağı konuşuluyor.