Kafein Teknoloji, dijital dönüşüm ve bulut bilişim çözümleri markası All-in Cloud’u duyurdu

0

Kafein Teknoloji, geçtiğimiz aylarda Google Cloud ile yaptığı stratejik işbirliği doğrultusunda şekillendirdiği dijital dönüşüm ve bulut bilişim çözümleri markası ‘All-in Cloud’u duyurdu.

Kafein Teknoloji, All-in Cloud markası altında sunduğu çözümlerle, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini uçtan uca hızlandırmayı amaçlıyor ve müşterilerine veri odaklı analiz, yapay zeka ve makine öğrenimi gibi gelişmiş teknolojilerle donatılmış çözümler sunarak geleceğe güvenle bakmalarını sağlıyor. All-in Cloud, dijital dönüşümün tüm aşamalarında kurumlara rehberlik ederek, stratejiden uygulamaya kadar her adımda kapsamlı bir destek sunuyor.

All-in Cloud’un sağladığı çözümler, şirketlerin bulut tabanlı altyapılarını en ileri düzeyde yönetmelerine, operasyonlarını daha esnek hale getirmelerine ve maliyet avantajı elde etmelerine olanak tanıyor. Yenilikçi vizyonu ve uzman kadrosunu Kafein Teknoloji’nin derin bilgi birikimiyle bir araya getirerek işletmelerin dijitalleşme yolculuklarında güçlü bir iş ortağı olarak öne çıkıyor.

Kafein Teknoloji CEO'su Cem Kalyoncu
Kafein Teknoloji CEO’su Cem Kalyoncu

Kafein Teknoloji CEO’su Cem Kalyoncu, All-in Cloud’un şirketin stratejik büyümesinde yeni bir yatırım alanı olduğuna vurgu yaparak, “Bu girişimle, yalnızca mevcut hizmetlerimizi güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda bulut bilişim teknolojilerinde geleceğe dönük, kalıcı yatırımlar yapıyoruz. All-in Cloud, şirketlerin hızla değişen teknoloji ihtiyaçlarına dinamik ve güvenilir çözümler sunmamıza olanak tanırken, Kafein’in dijital dönüşüm vizyonunu uluslararası boyuta taşımamızı da sağlayacak. Amacımız, hem Türkiye’de hem de bölgede uzun vadeli, köklü bir dönüşüm yaratmak için en güvenilen iş ortaklarından biri olmak” dedi.

Yapay zeka destekli bulut hizmetlerine olan talep hızla artıyor

Kalyoncu, All-in Cloud’un sürekli büyüyen bulut bilişim pazarındaki rolünü ise şöyle aktardı: “2024 yılı sonunda, global bulut bilişim pazarı büyüklüğünün yaklaşık 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor ve bu büyümenin özellikle yapay zeka ve veri analitiği çözümleri ile hızlanacağı öngörülüyor. Yapay zeka destekli bulut hizmetlerine olan talebin 2025 yılına kadar %25 oranında artması, bu alandaki potansiyelin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Biz de All-in Cloud üzerinden sunduğumuz hizmetlerle bu büyüme fırsatlarını değerlendirmek, sektördeki uzmanlığımızı Google Cloud’un teknoloji liderliği ile birleştirerek müşterilerimizin dönüşüm süreçlerini hızlandırmak için buradayız.”

All-in Cloud markasının Yönetici Direktörü Nagihan Yanık ise “Sektördeki uzmanlığımızı Google Cloud’un lider teknolojileri ile birleştirerek uçtan uca dijital dönüşüm çözümleri sunuyoruz. Gerçek bir bulut dönüşümünü, yalnızca veri merkezlerini buluta taşımak veya yapay zeka destekli chatbotlar geliştirmekle sınırlı görmüyoruz. Başarılı ve sürdürülebilir bir dönüşümü her adımı özenle planlanmış kapsamlı bir yolculuk olarak kurguluyoruz.

All-in Cloud’daki tecrübeli ekibimiz müşterilerimize Stratejik Danışmanlık, Profesyonel Hizmetler ve Yönetilen Hizmetler sunarak dijital dönüşüm yolculuklarına iş hedefleri ve bütçeleri doğrultusunda eşlik ediyor. Bu sayede, tüm organizasyonlarının operasyonları kesintiye uğramadan buluta uyumlu hale gelmesini ve dönüşümün organizasyon içinde kalıcı bir şekilde benimsenerek uzun vadeli fayda sağlamasını hedefliyoruz.”

EduTalks etkinliği 18 Kasım’da İstinye Üniversitesi’nde!

0

Bütünleşik Pazarlama Mecrası Branding Türkiye ve Deneyimsel Pazarlama Ajansı 1Fikir1Marka partnerliğiyle hayata geçirilen EduTalks etkinlik serisinin üçüncüsü, 18 Kasım 2024 tarihinde İstinye Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek.
“Üniversite Buluşmaları” ana temasıyla düzenlenen etkinlik, sektör profesyonelleri, uzmanlar ve yöneticiler ile üniversite öğrencileri ve girişimcileri bir araya getirecek.

EduTalks etkinliği hakkında

EduTalks, bütünleşik pazarlama çatı kavramı altında 100’den fazla olgu, kavram ve konuya dair fikir, fayda ve farkındalık odaklı etkinlikler düzenleyerek bir topluluk oluşturmayı amaçlayan bir etkinlik serisidir. Serinin üçüncü etkinliği, İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.

18 Kasım 2024 tarihinde düzenlenecek etkinlikte, alanında uzman isimler konferans ve panellerle bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Ayrıca, bir startup girişimi sunumu ve etkinliğin son bölümünde serbest networking fırsatı da katılımcıları bekliyor.

EduTalks 2024 konuşmacıları

EduTalks etkinlikleri, üniversite öğrencilerine iş dünyasına dair bilişsel farkındalık kazandırmayı hedefleyen bir vizyona sahiptir. 18 Kasım 2024 tarihinde düzenlenecek üçüncü etkinliğin konuşmacıları şunlardır:

  • Mürsel Ferhat Sağlam (Branding Türkiye – Kurucu)
  • Ercan Ulusoy (1Fikir1Marka – Kurucu)
  • Ekrem Karataş (Seolog – Kurucu)
  • Doç. Dr. Deniz Akbulut (İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı)
  • Dr. Salih Apaydın (İstinye Üniversitesi – Öğretim Üyesi)
  • Yasin Poyraz (TeknoDC – CEO)

Etkinlikte ayrıca TeknoDC’nin CEO’su Yasin Poyraz, girişimcilik hikayesini ve TeknoDC’nin gelecek vizyonunu katılımcılarla paylaşacak.

Destekleyen kuruluşlar

EduTalks’ın üçüncü etkinliği, ekosistem paydaşlarının desteğiyle gerçekleşiyor. Organizasyona stratejik partner olarak İstinye Üniversitesi ev sahipliği yaparken, etkinliğin destekçileri arasında şu kuruluşlar yer alıyor:

  • Fikirleri Dönüştürme Atölyesi
  • Seolog
  • Imesta Coffee
  • Turadent
  • TeknoDC

Medya ve destek partnerleri ise şöyle:
Haberler.com, TechInside, BiHaber.tr, Medya Takip Merkezi, SonDakika.com, StartupTeknoloji, Franchise Market Türkiye, TeknoTalk, Hani Kurumsaldık, Haber Galerisi, Technologic, Medya Bilgi Rehberi, Goog Digital, Startup Gazetesi, Imesta Coffee, KIPS, 6N Magazine, PR Atölye Dergisi ve 9 Eylül Gazetesi.

Etkinlik bilgileri ve kayıt

EduTalks etkinliği ücretsiz olup genel katılıma açıktır. Ancak sınırlı kontenjan nedeniyle kayıt zorunludur.

  • Tarih ve Saat: 18 Kasım 2024, 13:00 – 16:00
  • Mekan: İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü
  • Salon: H Blok – Konferans Salonu
  • Adres: Ayazağa Mah. Azerbaycan Cad. (Vadi İstanbul 4A) Blok No: 3H Sarıyer/İstanbul
  • Ulaşım: Türkiye’nin ilk havarayını kullanarak Seyrantepe Metro İstasyonu’ndan aktarma yaparak kampüse kolayca ulaşabilirsiniz. (Detaylı yol tarifi için İstinye Üniversitesi’nin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.)

Kaydınızı hemen yapın!

EduTalks’ın bir parçası olmak ve bu ilham verici etkinlikte yer almak için buradan kayıt olabilirsiniz.

EduTalks etkinliği hakkında daha fazla bilgi için Branding Türkiye ve 1Fikir1Marka platformlarını ziyaret edebilirsiniz.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılacak!

Yapay zeka ve derin öğrenme dünyasının önde gelen isimlerinden François Chollet, yaklaşık on yıldır çalıştığı Google’dan ayrılacağını açıkladı. Chollet, X platformunda yaptığı paylaşımda, bir arkadaşıyla birlikte yeni bir şirket kurmayı planladığını belirtti ve Google’da geçirdiği süre boyunca edindiği deneyimlere minnettar olduğunu ifade etti. Chollet, bu süreçte derin öğrenmenin, niş bir akademik konu olmaktan çıkıp milyonlarca kişiye istihdam sağlayan devasa bir sektöre dönüşmesine tanıklık ettiğini vurguladı.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor

François Chollet, 2015 yılında geliştirdiği Keras kütüphanesiyle yapay zeka dünyasında çığır açtı. Kullanıcı dostu yapısıyla öne çıkan Keras, kısa sürede milyonlarca geliştirici tarafından benimsenerek, Google’ın TensorFlow platformunun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Chollet’in çalışmaları, yapay zekanın hem erişilebilirliğini artırdı hem de teknoloji sektörüne derin bir etki bıraktı.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor
Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor

Chollet, yapay zekanın soyut düşünme ve insan benzeri akıl yürütme yeteneklerini geliştirme vizyonunu ise 2019’da yayınladığı Abstraction and Reasoning Corpus (ARC) benchmark ile ortaya koydu. Bu alandaki çalışmalarını desteklemek ve teşvik etmek için 1 milyon dolarlık ödüllü ARC Prize yarışmasını başlatan Chollet, yapay zeka araştırmalarını daha ileriye taşımayı hedefledi. 2024 yılında TIME dergisi tarafından yapay zeka sektörünün en etkili 100 kişisinden biri olarak gösterilen Chollet, bu başarısıyla teknoloji dünyasında geniş bir saygı kazandı.

Google’daki görevini bırakıp yeni bir girişime odaklanacak olan Chollet, bu kararının arkasındaki motivasyonları ve kuracağı şirketin detaylarını önümüzdeki günlerde paylaşacağını belirtti. Bu yeni dönemde, yapay zeka alanındaki katkılarını daha geniş bir platforma taşıyarak sektöre yön verme potansiyeline sahip bir adım atıyor.

İkinci el pazaryeri Fleek, 20.4 milyon dolar yatırım alıyor!

Londra merkezli ikinci el moda pazaryeri Fleek, hem Seri A turunda 14.8 milyon dolar hem de tohum turunda 5.6 milyon dolar olmak üzere toplamda 20.4 milyon dolar yatırım aldı. HV Capital’in liderlik ettiği Seri A turuna Andreessen Horowitz, Y Combinator, Shopify Başkanı Harley Finkelstein, Depop’un eski CEO’su Maria Raga ve Postmates’in CTO’su Sean Plaice katıldı. Fleek, vintage moda mağazalarını toptan satıcılarla buluşturarak ikinci el giyim sektörünü dijitalleştirmeyi hedefliyor. Platform, İngiltere, Pakistan ve Hindistan’daki ofisleriyle 70 ülkede yaklaşık 10 bin mağaza ve binlerce toptancıya ulaşmış durumda.

İkinci el pazaryeri Fleek, tam 20.4 milyon dolar yatırım aldı

2021 yılında kurulan Fleek, ikinci el ürünlerin tercih edilmesini teşvik etmek amacıyla, mağazaların ve tedarikçilerin doğrudan iletişim kurabileceği, görüntülü konuşma ve gerçek zamanlı ürün seçimi gibi özellikler sunuyor. Ayrıca yapay zeka destekli analizlerle tedarikçilere, satışlarını artırmaları için içgörüler sağlıyor.

Şirketin kurucu ortaklarından ve CEO’su Abhi Arora, vizyonlarının sürdürülebilir alışverişi teşvik etmek ve daha fazla işletmenin ikinci el kıyafet satmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Diğer kurucu ortak Sanket Agarwal ise platformun sosyal bir alışveriş deneyimi sunarak kullanılmış giysilerin ticaretini daha verimli hale getireceğini vurguluyor.

Fleek üzerinden bugüne kadar 2.5 milyon ürün satışı gerçekleştirilirken, yeni gelen yatırımlar şirketin küresel büyümesini destekleyecek. HV Capital’in Genel Ortağı Felix Klühr, Fleek’in ikinci el moda sektörünü küresel ölçekte yeniden tanımladığını ve daha sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım attığını ifade ediyor. Andreessen Horowitz’den Connie Chan ise Fleek’in ikinci el tedarik zincirini optimize etme vizyonunu övgüyle karşılayarak, platformun hem çevrimiçi hem de çevrimdışı satıcılara büyük katkı sağlayacağını belirtiyor.

Hırvatistan, 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alıyor!

Hırvatistan hükümeti, savunma gücünü artırmak için Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarını satın alma kararı aldı. Yaklaşık 91 milyon dolarlık bu anlaşma, 6 adet Bayraktar TB2’nin yanı sıra çeşitli ekipman ve personel eğitimi gibi destekleyici unsurları da içeriyor. Hırvatistan, bu insansız hava araçlarını 2026 yılına kadar teslim almayı planlıyor. Yetkililer, bu adımın modern tehditlere karşı Hırvatistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerini önemli ölçüde artıracağını belirtti.

Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak

Savunma Bakanı Ivan Anusic, Bayraktar TB2’nin tedarikini “acil ve önemli” bir ihtiyaç olarak tanımladı. Anusic, Hırvatistan Silahlı Kuvvetleri’nin bu sistemlere öncelikli olarak sahip olmak istediğini ve Baykar’ın kapsamlı bir paket teklifi sunduğunu ifade etti. Ayrıca, bu araçlarda keşif için elektro-optik kameraların yer alacağı bilgisi paylaşıldı.

Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak.
Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak.

Bu alım, Hırvatistan’ın son dönemde savunma alanında gerçekleştirdiği kapsamlı yatırımların bir parçası olarak dikkat çekiyor. Daha önce ABD’den yaklaşık 290 milyon dolar değerinde HIMARS füze sistemleri tedarik edilmesini destekleyen Hırvatistan, Almanya’dan Leopard tanklarının alımı için de çalışmalarını sürdürüyor.

Ayrıca, Nisan ayında Fransa’dan sipariş ettiği 12 Rafale savaş uçağından ilk altısını teslim aldı. NATO ve Avrupa Birliği üyesi olan Hırvatistan, bu hamlelerle bölgesel savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapıyor!

0

Thrive Capital’ın, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlandığı yönündeki iddialar, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Instagram, Stripe, Slack, Robinhood ve Github gibi dev isimleri portföyünde barındıran Thrive Capital, özellikle uzun vadeli büyüme potansiyeli yüksek teknoloji girişimlerine yaptığı stratejik yatırımlarla dikkat çekiyor. Joshua Kushner tarafından 2009 yılında kurulan firma, hem erken hem de geç aşama girişimlere destek vererek Sequoia Capital, Andreessen Horowitz ve Benchmark gibi yatırım devleriyle rekabet ediyor.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak

Databricks, veri analitiği ve yapay zeka çözümleri sunan yenilikçi bir platform olarak hızla büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl aldığı 500 milyon dolarlık yatırım sonrası değerlemesini 43 milyar doların üzerine çıkaran şirket, Thrive Capital’dan alacağı bu yeni yatırımla değerlemesini 55 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor. Bloomberg, bu gelişmeleri şirkete yakın kaynaklardan elde ettiği bilgilerle duyurdu.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak.
Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak.

Thrive Capital’ın, kısa süre önce OpenAI’ın 6.6 milyar dolarlık yatırım turuna 1.2 milyar dolarla liderlik etmesi, firmanın yapay zeka ve ileri teknolojilere olan yoğun ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ayrıca geçtiğimiz hafta, robotik yapay zeka girişimi Physical Intelligence’ın erken aşama yatırım turunda 400 milyon dolarlık fon toplamış olması, firmanın portföyünü sürekli genişletme çabasını gösteriyor. Bu yatırımlarla Thrive Capital, hem yapay zeka hem de veri analitiği sektörlerinde öncü bir rol üstlenmeyi hedefliyor gibi görünüyor.

Tesla’nın yeni teknolojisi başarısız mı olacak?

Dünyanın önde gelen elektrikli araç batarya üreticisi CATL’ın kurucusu ve başkanı Robin Zeng, Tesla’nın geliştirdiği 4680 silindirik hücre teknolojisinin başarısız olacağını ifade etti. Zeng, Tesla CEO’su Elon Musk ile Nisan ayında Çin’de gerçekleşen bir görüşmede bu konuyu tartıştıklarını ve sert bir fikir ayrılığı yaşadıklarını dile getirdi. Görüşmenin detaylarını paylaşan Zeng, Musk’ın bu alandaki bilgisini eleştirerek, “Ona bunu gösterdim ve sessiz kaldı. Batarya üretimi elektrokimya gerektirir, ama bu konuda yeterince bilgili değil” ifadelerini kullandı.

Tesla’nın yeni teknolojisi başarısız olabilir!

Tesla, 2020 yılında duyurduğu 4680 hücrelerini, önceki nesil 2170 ve 1865 bataryalarına kıyasla daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip bir teknoloji olarak tanıtmıştı. Özellikle Cybertruck gibi modellerde kullanılan bu bataryaların enerji kapasitesinin beş kat daha fazla olması hedefleniyordu. Tesla, bu hücrelerin üretimini büyük ölçüde kendi bünyesinde gerçekleştiriyor ve geçtiğimiz eylül ayında 100 milyon adet hücre üretim barajını aştığını duyurmuştu. Ancak maliyet ve üretimle ilgili sorunlar nedeniyle bu teknolojinin halen istenen seviyeye ulaşamadığı belirtiliyor.

CATL, Tesla’nın yanı sıra Ford’un Kuzey Amerika pazarında sunduğu Mustang Mach-E ve F-150 Lightning gibi modellerine de batarya sağlıyor. İki şirket arasındaki teknik görüş ayrılığının temelinde batarya kimyası bulunuyor. Tesla, nikel-kobalt-manganez (NCM) katotlar kullanırken, CATL lityum demir fosfat (LFP) kimyasını tercih ediyor. LFP bataryalar, menzil konusunda NCM hücrelerine göre daha düşük bir performans sunsa da dayanıklılık ve güvenlik açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Robin Zeng, Musk’ın yazılım, donanım ve mekanik alanlarda başarılı olduğunu kabul ederken, batarya teknolojisi konusunda aynı seviyede olmadığını vurguladı. Zeng’e göre Musk’ın 4680 teknolojisine yaptığı büyük yatırım, başarılı olamayacak bir bahis. Ayrıca Musk’ın sık sık iddialı hedefler koyarak süreçleri gereksiz yere hızlandırmaya çalıştığını ifade eden Zeng, bu durumu eleştirerek, “Belki bir şeyin tamamlanması beş yıl sürer, ama o iki yıl diyor. Nedenini sorduğumda, insanları zorlamak istediğini söyledi” dedi.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım aldı!

Londra merkezli Tessl, yapay zeka tabanlı yazılım geliştirme alanında dikkat çeken bir başarıya imza atarak tohum ve Seri A yatırım turlarında toplamda 125 milyon dolar fon topladı. Seri A turuna Index Ventures liderlik ederken, tohum turunda Google Ventures ve boldstart ortak bir liderlik üstlendi. Ayrıca Accel de bu yatırım sürecine katılarak girişimin değerlemesini 750 milyon dolara taşıdı. Tessl, geliştiricilere yönelik kişiselleştirilmiş, güvenli, yüksek kaliteli ve otomatik bakım özelliğine sahip yazılımlar geliştirme hedefiyle hareket ediyor. Henüz kullanıma sunulmamış olan platformun, bu yatırım desteğiyle birlikte 2025’in başlarında piyasaya sürülmesi planlanıyor.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor

Girişimin kurucusu Guy Podjarny, teknoloji dünyasında tanınmış bir isim. Daha önce siber güvenlik girişimi Synk’i kurmuş ve Akamai’nin CTO’su olarak görev almış olan Podjarny, Synk’in 2022’de ulaştığı 7.4 milyar dolarlık değerlemeden edindiği tecrübelerle Tessl’i hayata geçirdi. Index Ventures ortağı Carlos Gonzalez-Cadenas, Podjarny’nin hem vizyoner bir lider hem de geliştiricilerin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan bir girişimci olduğunu vurgulayarak Tessl’in başarılı bir geleceğe sahip olacağını belirtti.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor.
Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor.

Tessl’in platformu, kodları kalite kontrol süreçlerinden geçirirken spesifikasyonlara uygunluk testleri ve genel kod kalitesi değerlendirmeleri sunarak yazılım geliştirme süreçlerini daha güvenilir ve verimli hale getiriyor.

Başlangıçta Java, JavaScript ve Python dillerini destekleyecek olan platform, ilerleyen dönemlerde bu yelpazeyi genişletmeyi hedefliyor. Şu anda 21 kişilik bir ekip tarafından yönetilen girişim, ürününü denemek isteyenler için bir bekleme listesi oluşturmuş durumda. Tessl, yenilikçi yaklaşımı ve güçlü vizyonuyla yazılım geliştirme dünyasında yeni standartlar belirlemeyi amaçlıyor.

Google Avrupa’da siyasi reklamları durduruyor

Google, Avrupa Birliği’nde (AB) 2025’te yürürlüğe girecek yeni düzenlemeler nedeniyle siyasi reklam yayınlamayı durduracağını açıkladı. TTPA (Siyasi Reklamlarda Şeffaflık ve Hedefleme) kapsamında getirilen kurallar, hem Google arama motorunu hem de YouTube platformunu kapsıyor. Bu karar, özellikle siyasi reklamların tanımı ve uygulanmasındaki belirsizlikler nedeniyle alındı.

TTPA düzenlemelerinin etkisi

Ekim 2025’te yürürlüğe girmesi planlanan TTPA düzenlemelerisiyasi reklamların daha şeffaf hale gelmesiniamaçlıyor. Yeni kurallar gereği:

  • Reklamların kim tarafından finanse edildiği, ne kadar ödeme yapıldığı ve hangi seçim veya referandumla bağlantılı olduğu açıkça belirtilecek.
  • Kullanıcıların, hedefli siyasi reklamlar için açık izin vermesi gerekecek.
  • Belli bir yaş altındaki kullanıcıların kişisel verileri reklam amaçlı kullanılamayacak.

Google, bu düzenlemelerdeki siyasi reklam tanımının geniş kapsamlı olduğunu ve farklı bölgelerde bu içeriği doğru şekilde sınıflandırmanın zorluklar yarattığını belirtti.

YouTube’da siyasi reklamlar yasaklanıyor

Bu değişiklik, YouTube’daki siyasi içerikli ücretli tanıtımları da etkiliyor. AB’nin şeffaflık kurallarına göre YouTube üzerinde artık siyasi reklam yayınlanamayacak.

Google’dan açıklama

GoogleTTPA’nın getirdiği zorlukları gerekçe göstererek, düzenleme yürürlüğe girmeden önce AB genelinde siyasi reklamcılık faaliyetlerini sonlandırmayı planlıyor. Şirket, bu kararın detaylarına ilişkin daha fazla bilginin önümüzdeki yıl paylaşılacağını duyurdu.

Google daha önce benzer gerekçelerle Fransa, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerde de siyasi reklam hizmetlerini durdurmuştu. Şirket açıklamasında, “TTPA’nın yasama süreci boyunca potansiyel etkisi ve gerekliliklerinin zorlukları konusunda endişelerimizi dile getirdik. Ancak düzenleme, gerekli netliği sağlamada yetersiz kaldı” ifadelerine yer verdi.

AB’nin yeni kuralları, siyasi reklamların kullanıcılar üzerinde yarattığı etkiyi azaltmayı ve seçim süreçlerini daha şeffaf hale getirmeyi hedefliyor. Ancak Google’ın bu düzenlemelere yanıt olarak aldığı kararsiyasi reklamcılığın dijital platformlarda geleceği üzerinde önemli bir etki yaratabilir.

Ekim 2025’ten itibaren, Avrupa’daki kullanıcılar hem Google hem de YouTube’da siyasi reklamlardan arınmış bir deneyim yaşayacak.

Türkiye nükleer enerji hedefini üç katına çıkardı!

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nda (COP29), Türkiye önemli bir adım atarak Nükleer Enerjiyi Üç Katına Çıkarma Deklarasyonu”naimza attı. Deklarasyon, küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması için nükleer enerjinin kritik rolüne vurgu yapıyor.

Nükleer enerji hedefleri büyüyor

ABD tarafından geçtiğimiz yıl Dubai’de düzenlenen COP28’de başlatılan bu girişim, nükleer enerji alanında önde gelen Fransa, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerle başlamıştı. Bu yıl Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 6 ülkenin katılımıyla imzacı ülke sayısı 31’e yükseldi.

Türkiye, bu adımıyla 2050’ye kadar nükleer enerji kapasitesini 2020 yılına göre üç katına çıkarma taahhüdünde bulundu. Dünya genelinde, hedeflenen toplam nükleer enerji kurulu gücünün ise 400 GW’dan 1200 GW’a çıkarılmasıplanlanıyor.

Türkiye’nin hedefi 20 GW nükleer güç

Türkiye, nükleer enerji alanındaki yatırımlarıyla küresel enerji dönüşümünün önemli bir parçası olmayı hedefliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2050 yılına kadar 20 GW nükleer kurulu güç hedeflediğini belirtti.

Halihazırda yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin ilk büyük adımı olarak öne çıkıyor. 4,8 GW kurulu kapasiteye sahip olan Akkuyu NGS’nin ilk reaktörünün 2025’te devreye alınması, tam kapasiteyle 2028 yılı sonunda çalışmaya başlaması planlanıyor. Akkuyu NGS, faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılayacak.

Ayrıca, Sinop ve Trakya’da yeni nükleer santrallerin inşası ve büyük nükleer tesislere ek olarak yeni nesil küçük modüler reaktörlerin (SMR) hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Bayraktar, “2050 yılına kadar 20 GW nükleer kurulu gücümüzü devreye alarak net sıfır emisyon hedefine katkı sunacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dünya Nükleer Derneği verilerine göre, şu anda dünya genelindeki 440 civarındaki nükleer santral, toplamda yaklaşık 2602 TWh elektrik üretiyor ve bu, dünya elektriğinin yaklaşık %9’unu oluşturuyor. Toplam kurulu nükleer kapasite ise 400 GW civarında.

2050 yılına kadar bu kapasitenin üç katına çıkarılarak 1200 GW’a ulaşması hedefleniyor. Özellikle ABD, bu süreçte mevcut kurulu gücüne 200 GW ekleyeceğini duyurmuş durumda. Türkiye gibi imzacı ülkeler de bu hedeflere ulaşmak için nükleer enerji yatırımlarını artırmayı planlıyor.

Türkiye’nin küresel enerji dönüşümündeki rolü

Türkiye’nin, COP29’da imzaladığı bu deklarasyon, hem bölgesel hem de küresel ölçekte enerji dönüşümüne katkı sağlama hedefini güçlendiriyor.
Bu stratejik adım, Türkiye’nin temiz enerji geleceği için nükleer enerjiye verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor.

Türkiye’nin bu süreçte atacağı adımlar, yalnızca enerji arz güvenliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de katkı sağlayacak.

Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük geliyor!

0

Teknoloji dünyasında giyilebilir cihazlara olan ilgi her geçen gün artarken, Xiaomi’nin yapay zeka destekli akıllı gözlük geliştirdiğine dair haberler gündeme bomba gibi düştü. 2025 yılının ilk yarısında piyasaya sürülmesi beklenen bu yeni nesil akıllı gözlükler, Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük olarak, optik gözlüklere yakın tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle dikkat çekecek.

Apple Vision Pro ve Meta Ray-Ban Modellerine Rakip Olacak
Xiaomi’nin geliştirdiği bu cihazların, piyasadaki en büyük rakibi Meta’nın Ray-Ban iş birliğiyle ürettiği akıllı gözlükler olacağı belirtiliyor. Meta’nın cihazları sayesinde kullanıcılar fotoğraf ve video çekebiliyor, QR kodları tarayabiliyor, çeşitli sorular sorarak yanıt alabiliyor ve hatırlatıcılar ayarlayabiliyor. Xiaomi’nin yeni gözlükleri de bu özellikleri bir adım öteye taşımayı hedefliyor. yapay zeka destekli akıllı gözlük ile bu hedefe ulaşılabilir görüyorlar.

Mi Fan Festivali’nde Tanıtılabilir

Kaynaklara göre Xiaomi, bu yeni nesil akıllı gözlüklerini Goertek ile iş birliği içinde geliştiriyor. Şirket, Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük cihazlarını 2025 yılının Nisan ayında düzenlenmesi planlanan Mi Fan Festivali’nde resmi olarak tanıtmayı planlıyor. Xiaomi’nin bu hamlesi, yapay zeka ve giyilebilir teknoloji alanındaki gelişmeleri hızlandırarak sektördeki rekabeti daha da artıracak gibi görünüyor. Şirket, kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak ve teknolojiye entegre bir deneyim sunacak cihazlarla pazar payını genişletmeyi hedefliyor.

Yeni gözlüklerle ilgili daha fazla detay önümüzdeki aylarda paylaşılacak. Xiaomi’nin bu iddialı hamlesinin sektöre nasıl bir etki yapacağı ise şimdiden merak konusu. Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük modellerinin sektör üzerindeki etkisi merak ediliyor.

Samsung Wallet ile Audi’niz artık cebinizde!

Samsung, dijital yaşamı kolaylaştırmaya yönelik bir adım daha atarak Samsung Wallet üzerindeki Dijital Anahtardesteğini genişletti. Artık Audi araç sahipleri, Galaxy telefonları ile fiziksel bir anahtara ihtiyaç duymadan araçlarına erişebilecek ve çalıştırabilecek. Bu özellik, daha önce desteklenen GenesisBMW, ve Kia araçlarının ardından Audi marka araçları da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu sayede Samsung Wallet ile Audi araçları daha pratik hale getirebilirsiniz. Samsung, bu hamlesiyle dijital teknolojileri araçlarla entegre ederek daha konforlu ve pratik bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor.

Dijital anahtar ile aracınızı kolayca kontrol edin

Samsung Wallet kullanıcıları, dijital anahtar özelliği sayesinde araçlarının kilidini açıp kapatabilirçalıştırabilir ve bagajı açabilir. Özellik, kullanıcıların yalnızca telefonlarıyla araçlarını kontrol etmesine olanak tanıyor. Samsung Wallet ile Audi araçlarda bu özellik daha da ön plana çıkıyor. Ayrıca, dijital anahtarların güvenli bir şekilde arkadaşlar veya aile üyeleriyle paylaşılabileceği de belirtiliyor. Bu işlev, kullanıcıların başka birine kolayca erişim sağlamasını mümkün kılıyor. Örneğin, anahtarını unutan bir aile bireyine anında yetki verebilmek, bu özellik sayesinde oldukça kolay hale geliyor.

Dijital anahtar sistemi, üst düzey güvenlik standartlarına uygun şekilde tasarlanmış. Samsung’un sunduğu anahtarlar, EAL6+ güvenlik sertifikasına sahip ve UWB (Ultra-Wideband) teknolojisi ile çalışıyor. Bu sayede, anahtarlar yalnızca yetkilendirilmiş cihazlarla eşleşiyor ve dış müdahalelere karşı korunuyor. Kullanıcının telefonu çalınırsa veya kaybolursa, dijital anahtarlar hızla Samsung Find hizmeti aracılığıyla devre dışı bırakılabiliyor. Böylece hem araç hem de kullanıcı bilgileri güvende tutuluyor. Bu da Samsung Wallet ile Audi sahiplerinin içini rahatlatıyor.

Hangi modellerle uyumlu?

Samsung, dijital anahtar özelliğinin geniş bir cihaz yelpazesiyle uyumlu olduğunu belirtti. Galaxy S20 serisinden Galaxy Z Flip 6’ya kadar tüm Galaxy modelleri bu teknolojiyi destekliyor. Samsung Wallet ile Audi araçları bu teknolojiye entegre ediyor. Bu da, Samsung kullanıcılarına geniş bir uyumluluk avantajı sağlıyor. Özellik, bu ay içinde ilk olarak Avrupa genelinde Audi kullanıcılarına sunulacak.

Daha geniş bir ekosistem hedefi

Samsung’un Dijital Anahtar teknolojisi, kullanıcılara pratiklik ve güvenlik sağlarken, fiziksel anahtar ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Önceki desteklenen markalar olan GenesisBMW ve Kia ile başarılı bir entegrasyon sürecinin ardından, Audi’nin eklenmesiyle bu ekosistem daha da büyüyor.

Dijital anahtarların sağladığı yenilikler, yalnızca araçların kontrolünü kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda teknolojiyi daha geniş bir yaşam alanına taşıyor. Samsung, gelecekte daha fazla marka ve modelle iş birliği yaparak bu deneyimi daha da geliştirmeyi planlıyor. Dijital yaşamın bir parçası haline gelen bu özellik, otomobil kullanıcılarının günlük rutinlerini büyük ölçüde kolaylaştıracak gibi görünüyor. Samsung Wallet ile Audi araç kullanımı daha kolay ve güvenli hale geliyor.

100 MWh’lik devasa kum bataryası geliştiriliyor!

0

Finlandiya merkezli Polar Night Energy, sanayi ölçeğinde yenilikçi bir kum bazlı termal enerji depolama sistemi üzerinde çalışmalara başladı. Bu sistem, 100 MWh’a kadar termal enerji depolama kapasitesine sahip olacak ve özellikle bölgesel ısıtma ağlarına enerji sağlayacak. Kum bataryası, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen fazla enerjiyi kumda ısı olarak depolayarak uzun süreli ve verimli bir enerji deposu görevi üstlenecek.

100 MWh’lik devasa kum bataryası test ediliyor

Sistemin temel bileşeni olarak şömine üretiminden artakalan 2.000 ton ezilmiş sabuntaşı kullanılacak. Bu malzeme, ısıyı tutma özelliği sayesinde enerji depolama için ideal bir ortam sunuyor. Polar Night Energy CEO’su Tommi Eronen, projenin döngüsel ekonomiye olan katkısına dikkat çekerek, sabuntaşının yüksek performans göstereceğine dair beklentilerini dile getirdi.

100 MWh'lik devasa kum bataryası test ediliyor.
100 MWh’lik devasa kum bataryası test ediliyor.

Bu yeni nesil enerji deposu, Finlandiya’nın Pornainen bölgesinde Loviisan Lämpö şirketine ait bir bölgesel ısıtma ağına entegre edilecek. Sistemin şarj işlemleri, Polar Night Energy tarafından geliştirilen özel algoritmalar sayesinde elektrik şebekesinden sağlanacak ve böylece enerji maliyetleri en aza indirilecek. Tam kapasitede çalıştığında, yaz aylarında yaklaşık bir ay, kışın ise bir hafta boyunca ısınma ihtiyacını karşılayabilecek.

Kum bataryasının test sürecinin kış aylarında başlatılması ve 2025 yılında tam faaliyete geçmesi planlanıyor. Bu girişim, Polar Night Energy’nin 2022 yılında hayata geçirdiği 100 kW gücünde ve 8 MWh kapasiteli ilk ticari kum temelli enerji depolama sisteminin ardından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Akash Systems, elmas kaplı çip soğutma teknolojisi geliştirdi

ABD merkezli startup şirketi Akash Systems, geliştirdiği elmas kaplı çip soğutma teknolojisiyle GPU’ların sıcaklıklarını %60’a varan oranlarda düşürebileceğini ve performansı %25 oranında artırabileceğini duyurdu. Şirket, bu inovatif teknoloji ile yapay zeka, veri merkezleri, savunma sanayii ve uzay uygulamaları gibi yüksek performans gerektiren alanlarda enerji verimliliği ve hız artışı sağlamayı hedefliyor.

Elmas soğutma teknolojisi nedir?

Elmas soğutma teknolojisi, geleneksel termal macunların yerine nano-elmas ve sentetik elmas materyalleri kullanıyor. Bu yaklaşım, elmasın üstün termal iletkenliğini kullanarak işlemcilerdeki ısıyı daha hızlı ve etkili bir şekilde dağıtıyor. Şirket, Galyum Nitrür (GaN) gibi iletken materyalleri sentetik elmaslarla birleştirerek, yarı iletken üretiminde devrim yaratmayı planlıyor.

Bu teknolojinin, büyük veri merkezlerinde enerji tüketimini %40’a kadar azaltarak milyonlarca dolarlık soğutma maliyetlerinden tasarruf sağlayabileceği öngörülüyor. Ayrıca, cihazlarda sıkça karşılaşılan ve performans düşüşüne yol açan “thermal throttling” sorununu ortadan kaldırarak işlemcilerin sürdürülebilir performans göstermesine olanak tanıyor.

18,2 Milyon dolarlık finansman anlaşması

Akash Systems, ABD Ticaret Bakanlığı ile yaklaşık 18,2 milyon dolarlık doğrudan finansman ve 50 milyon dolarlık vergi avantajlarını kapsayan bağlayıcı olmayan bir ön anlaşma imzaladı. Şirket, bu finansmanı operasyonlarını genişletmek ve daha fazla sentetik elmas üretmek için kullanmayı planlıyor.

GaN-on-Diamond teknolojisi

Akash Systems, uydularda kullanılmak üzere telsizler ve güç amplifikatörleri için GaN-on-Diamond teknolojisiüzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu yenilikçi yaklaşım, uyduların boyutunu küçültürken güvenilirliği ve performansı artırmayı hedefliyor.

Veri merkezleri için devrim niteliğinde

Akash Systems’in elmas kaplı çip soğutma çözümü, özellikle büyük ölçekli veri merkezlerinde ciddi maliyet avantajları sağlayabilir. Hem enerji tasarrufu hem de performans artışı sunan bu teknoloji, yüksek performanslı işlemcilere olan talebin arttığı günümüzde oyun değiştirici bir rol üstlenebilir.

Şirket, geliştirdiği çözümlerle yarı iletken sektöründe yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor ve bu süreçte sağladığı finansman desteğiyle daha büyük adımlar atmayı planlıyor. Akash Systems, sektördeki yerini güçlendirmeye kararlı.

Nvidia ARM tabanlı PC işlemcileriyle oyun sektörünü sarsacak!

0

NvidiaARM tabanlı işlemcilerle PC pazarına iddialı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Sızdırılan bilgilere göre, şirket, yeni işlemcileriyle performans sınırlarını zorlayarak rakiplerine meydan okumayı hedefliyor. Daha önce MediaTek ile iş birliği yaparak yeni bir yonga seti geliştirdiği ortaya çıkan Nvidia, oyuncular ve profesyonel kullanıcılar için optimize edilmiş ARM tabanlı işlemciler üzerinde çalışıyor.

RTX 4070 mobil performansında GPU ile geliyor

Nvidia’nın yeni ARM işlemcisinin yaklaşık 65W TDP seviyesinde olduğu ve grafik performansı açısından RTX 4070 mobil seviyesinde bir güç sunacağı belirtiliyor. Dahası, DLSS gibi Nvidia’nın özel teknolojileri de bu işlemcilerde yer alacak. Bu sayede hem oyunlarda hem de yapay zeka odaklı uygulamalarda rakipsiz bir deneyim vaat ediliyor.

Alienware ile iş birliği ve Premium Segment hedefi

Moore’s Law is Dead tarafından paylaşılan bilgilere göre, Nvidia, yeni işlemcilerini premium segmentte konumlandırmayı planlıyor. Bu kapsamda Alienware gibi markalarla iş birliği yapılacağı söyleniyor. İşlemcinin 80W güç hedefiyle, performans ve uzun pil ömrünü bir araya getiren hafif ve taşınabilir sistemler için tasarlandığı ifade ediliyor.

Nvidia’nın yeni yonga setini 2025 veya en geç 2026 yılında piyasaya sürmesi bekleniyor. Bu tarih, CES 2024’te tanıtılması beklenen AMD Strix Halo serisinin ardından gelmesine rağmen, Nvidia’nın rekabeti kızıştıracağı öngörülüyor. AMD’nin Ryzen AI Max 300 serisinin 120W güç tüketimi ve RDNA 3.5 grafik mimarisi ile sunulacağını hatırlatalım. Ancak Nvidia’nın, Tegra işlemcilerden edindiği deneyim ve yapay zeka teknolojilerindeki liderliği sayesinde fark yaratacağı tahmin ediliyor.

PC pazarında yeni bir dönem başlıyor

Nvidia’nın bu hamlesi, ARM tabanlı işlemciler için PC pazarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Özellikle mevcut çözümler tüketicilerin ilgisini yeterince çekemezken, Nvidia’nın hem yenilik hem de performans açısından rakipsiz bir konuma ulaşabileceği düşünülüyor. Yüksek grafik performansı, yapay zeka entegrasyonu ve enerji verimliliği gibi özellikler, Nvidia’nın bu alanda yeni standartlar belirlemesini sağlayabilir.

Tesla şarj hızında yeni bir çığır açıyor!

Elektrikli araç şarj altyapısında lider konumda olan Tesla, uzun süredir merakla beklenen Supercharger V4 kabinleriniresmi olarak tanıttı. Yeni kabinler, otomobiller için 500 kW’a kadar, Tesla Semi kamyonları için ise 1,2 MW’a kadar şarj hızı sunarak sektörün sınırlarını yeniden tanımlıyor. Bu durum, Tesla şarj hızında önemli bir artışı ifade ediyor.

Tesla’nın yeni Supercharger V4 kabinleri, 400V ile 1000V arasında çalışabiliyor. Bu sayede farklı voltaj aralıklarına sahip araçlarla uyumlu hale gelen kabinler, Tesla’nın yeni nesil araçları için önemli bir avantaj sunuyor. Örneğin, Cybertruck’ın bu teknoloji sayesinde %30 daha hızlı şarj edileceği belirtiliyor. Tesla şarj hızında yine liderlik ediyor.

Yüksek performans

Supercharger V4 kabinleri, önceki nesillere göre iki kat daha fazla fiş (kabin başına 8 fiş) sunarak şarj istasyonlarının kapasitesini artırıyor. Daha küçük bir alan kaplayan ve kurulumu kolaylaştıran bu tasarım, hem düşük maliyet hem de daha hızlı şarj istasyonu inşasını mümkün kılıyor. Böylece, Tesla şarj hızında çıtayı yükseltiyor.

Son teknoloji güç elektroniği

Tesla, yeni kabinlerin 3 kat daha yüksek güç yoğunluğu sağlayan ve daha verimli çalışabilen son teknoloji güç elektroniklerine sahip olduğunu vurguluyor. Bu yenilikçi teknoloji, yalnızca Tesla kullanıcılarına değil, potansiyel olarak diğer elektrikli araç sahiplerine de hizmet sunacak.

Geleceğin şarj istasyonları geliyor

Tesla, Supercharger V4 kabinleriyle donatılmış yeni şarj istasyonlarının 2024 yılı itibarıyla hizmete gireceğiniduyurdu. Bu gelişme, elektrikli araç sahiplerinin daha kısa sürede şarj işlemini tamamlayarak yola devam etmesineolanak tanıyacak. Tesla şarj hızında çığır açacak.

Yeni Supercharger V4 teknolojisi, Tesla’nın elektrikli mobilite alanında liderliğini bir kez daha pekiştirirken, sektöre de yeni bir standart getiriyor. Tesla’nın bu adımı, elektrikli araç şarj altyapısındaki dönüşümün hızlanacağının sinyallerini veriyor.

Teslimat platformu Lalamove, Türkiye pazarına giriyor!

0

Hong Kong merkezli teslimat platformu Lalamove, Türkiye pazarına giriş yaptığını resmen açıkladı. 2013 yılında Hong Kong’da kurulan Lalamove, yenilikçi lojistik çözümleriyle kullanıcıları sürücü ortaklarıyla bir araya getirerek teslimat süreçlerini hızlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Sunduğu hizmetler, sürücü ortaklarının ve farklı boyutlardaki araçların dahil olduğu bir sistemle, teslimat işlemlerini basit ve etkili bir şekilde gerçekleştirmeye odaklanıyor. Şirket, yerel ekonomiyi güçlendirme hedefiyle teslimat süreçlerini optimize ederken, Asya, Latin Amerika ve EMEA bölgelerinde toplam 13 pazarda faaliyetlerini genişletmeye devam ediyor.

Teslimat platformu Lalamove, resmen Türkiye pazarına girdi

Türkiye’de özellikle KOBİ’ler için önemli bir çözüm ortağı olarak görülen Lalamove, her türden lojistik ihtiyaca uygun araçlarla talebe dayalı teslimat hizmetleri sunuyor. Markanın bu pazara giriş yapması, yerel işletmeler için büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Teknolojik altyapısı ve geniş sürücü ağı sayesinde, hem işletmelerin lojistik süreçlerini kolaylaştırmayı hem de sürücü ortaklarına yeni kazanç kapıları açmayı hedefliyor. Türkiye genelindeki 3 milyondan fazla KOBİ’nin ticari ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için motosikletlerden kapalı kasa kamyonetlere kadar geniş bir araç yelpazesiyle hizmet veriyor. Şeffaflık ve pratiklik sunan gerçek zamanlı GPS takibi, uygun fiyat politikası ve çok duraklı teslimat gibi özelliklerle işletmelerin teslimat süreçlerini daha esnek ve kontrollü hale getiriyor. Ayrıca, sunduğu API entegrasyonu sayesinde operasyonel uyum sağlıyor.

Lalamove, kullanıcıların küçük ve hassas eşyalardan büyük ve ağır yüklerin taşınmasına kadar her türlü teslimat ihtiyacını karşılamayı başarıyor. Türkiye pazarına girişi, şirketin global ölçekteki operasyonlarının EMEA bölgesine taşınması açısından stratejik bir adım olarak görülüyor. 2024’ün ilk yarısında 337,9 milyon siparişi başarıyla tamamlayan ve küresel taşımacılık geliri 4 milyon ABD dolarını aşan Lalamove, 15,2 milyon aylık aktif kullanıcıya ve 1,4 milyon sürücü ortağına ulaşarak sektör liderliğini sürdürüyor.

Şirketin Operasyon Direktörü Paul Loo, Türkiye pazarına giriş yaparken duyduğu heyecanı dile getirerek, yenilikçi lojistik çözümlerini bu bölgeye taşımanın yerel işletmeleri güçlendirmenin yanı sıra bireylerin teslimat deneyimlerini de iyileştireceğini belirtti. Lalamove’un sürücü ortaklarıyla çalışmaya dayalı sistemi, bireyler için önemli bir gelir kaynağı sunarken, lojistik sektöründe daha geniş bir kapsama alanı yaratmayı hedefliyor.

AMD, iş gücünün yüzde 4’ünü işten çıkaracak!

0

Dünyanın önde gelen çip üreticilerinden AMD, yapay zeka ve veri merkezi çözümlerine daha fazla odaklanmak için küresel iş gücünün yüzde 4’ünü azaltacağını duyurdu. Bu karar, dünya genelinde yaklaşık 1.000 çalışanın işini kaybetmesine yol açacak. Şirketin, kaynaklarını en büyük büyüme fırsatlarına yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak böyle bir adım attığı belirtildi. AMD, etkilenen çalışanlarına bu süreçte saygılı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemeyi taahhüt etti.

AMD, iş gücünün yüzde 4’ünü işten çıkarıyor

AMD’nin bu hamlesi, şirketin hızlı büyüme gösteren alanlardaki yeteneklerini koruma hedefiyle uyumlu. Özellikle yapay zeka işlemcileri ve veri merkezi operasyonları gibi stratejik öneme sahip sektörlerde güçlü bir pozisyon elde etmeyi amaçlayan AMD, çalışan sayısını son üç yılda ikiye katlamıştı. 2023 yılı sonlarında toplamda 35.294 kişilik bir iş gücüne ulaşan şirketin, bu dönemdeki büyümesi 2020’ye kıyasla dikkate değer bir ivme sergiledi.

AMD, iş gücünün yüzde 4’ünü işten çıkarıyor.
AMD, iş gücünün yüzde 4’ünü işten çıkarıyor.

AMD’nin bu kararını, rakibi Intel’in daha büyük çaplı işten çıkarmalarıyla kıyaslayan analistler, AMD’nin daha çevik ve rekabetçi bir organizasyon yapısı hedeflediğine işaret ediyor. Intel’in, mali yapısını gelirleriyle uyumlu hale getirme amacıyla yaklaşık 16.000 kişiyi işten çıkarma sürecinde olduğu biliniyor.

Ancak AMD, finansal zorluklarla karşı karşıya olmasa da, gelecekteki büyüme alanlarında daha etkili bir şekilde konumlanmak için proaktif bir strateji izliyor gibi görünüyor. Bu adım, şirketin sektördeki dinamik rekabet koşullarına uyum sağlama çabasını da ortaya koyuyor.

Apple, yapay zeka destekli yeni Final Cut Pro 11’i yayınladı!

Final Cut X’in ardından gelen bu güncelleme, video düzenleme dünyasında büyük bir yeniliğe işaret ediyor.

Final Cut Pro 11’de en dikkat çeken yenilik, yazılıma eklenen yapay zeka tabanlı özellikler oldu. Apple, iOS, iPadOS ve MacOS platformlarına kısa süre önce entegre ettiği Apple Intelligence teknolojisini, şimdi de Final Cut Pro’ya dahil etti.

En dikkat çeken özelliklerden biri olan Magnetic Mask sayesinde, kullanıcılar artık yeşil ekran kullanmaya gerek duymadan nesne ve insanları videodan kolayca ayıklayabiliyor. Apple, bu yeniliğin kullanıcıya esneklik sağlayarak arka plan ve ortamları daha özgür bir şekilde özelleştirme imkanı sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, bu maske ile renk düzeltme ve video efektleri de uygulanarak her projede detaylı stil düzenlemeleri yapılabiliyor.

Bir diğer önemli yapay zeka destekli özellik ise Transcribe to Captions. Apple’ın kendi dil modeli ile çalışan bu özellik, videolara otomatik olarak altyazı ekleme işlemini oldukça basit hale getiriyor. Böylece, videoların erişilebilirliği ve kullanım kolaylığı önemli ölçüde artmış oluyor.

Karma gerçeklik için düzenleme desteği

Final Cut Pro 11, Apple’ın karma gerçeklik alanında geliştirdiği Vision Pro başlığına da destek sağlıyor. Yeni iPhone modelleriyle kaydedilebilen Spatial Video içerikleri artık Final Cut üzerinde düzenlenebiliyor. Bu format, renk düzenleme, efekt ekleme ve başlıkların derinlik konumlandırmasını ayarlama gibi işlemler için optimize edilmiş durumda.

CEO Tim Cook’un kabul ettiği üzere Vision Pro, ana tüketici kitlesine hitap etmese de Apple, daha uygun fiyatlı bir model üzerinde çalışmaya devam ediyor. iPhone 15 Pro ve iPhone 16 serisi gibi cihazlar da bu karma gerçeklik videosu formatını destekliyor.

Verimlilik ve zaman tasarrufu sağlayan yeni özellikler

Final Cut Pro 11 ile gelen Magnetic Timeline özelliği, video kliplerin daha hızlı düzenlenmesine imkan tanıyor ve ses ile video uyumunu koruyor. Ayrıca, Apple’ın M-serisi işlemciler için özel olarak optimize edilen bu sürüm, 4K ve 8K ProRes video akışlarını daha yüksek performansla oynatabiliyor.

iPad için Final Cut Pro 2.1 güncellemesi

Apple, Final Cut Pro’nun yeni sürümünü yalnızca masaüstü için değil, iPad kullanıcıları için de geliştiriyor. iPad için Final Cut Pro 2.1, dokunmatik arayüzde ışık ve renk düzenlemelerini iyileştirirken, iş akışını daha kullanıcı dostu hale getiriyor. Çarşamba günü itibarıyla mevcut iPad kullanıcıları için de ücretsiz olarak indirilebilen bu güncelleme, mobil video düzenleme deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor.

Final Cut Pro 11, özellikle Apple’ın kendi çip teknolojisine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Bu sayede, video düzenleme yazılımı Apple’ın M-serisi çiplerinde daha yüksek performans sunuyor ve video akışında daha akıcı bir deneyim sağlıyor.

Bu yapay zeka destekli yenilikler, Apple’ın video düzenleme yazılımları pazarındaki iddiasını güçlendiriyor ve kullanıcılara daha fazla seçenek sunuyor.