3B yazıcı pazarında büyük değişim yaşanıyor!

0

Pizzanızı veya doğum günü pastanızı birkaç dakika içerisinde evinizdeki 3B yazıcıdan üretebileceğiniz günler gelecek. Bio printing yani 3 boyutlu yazıcılardan organ üretimiyle ilgili ciddi ilerlemeler sağlandı. Diş tasarımlarındaki tedavi süreçleri yapay zekaya aktarılıyor. Çevre kirliliğinin önüne geçiliyor. Global 3B yazıcı pazarı 2023 yılında 20.68 milyar dolarlık hacme ulaştı. 2030 yılına kadar hacmin 120 milyar doları geçmesi ön görülüyor.

Özellikle sağlık sektöründe kullanılan bu ürünler, gıda ve kuyumculuk sektörlerinde de konumunu güçlendiriyor. Gelişmelere dair, Türkiye merkezli bir üretici olan, 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan 3bfab’in Teknoloji Ar-Ge Müdürü Nikita Türkmen ile şirketin planlarına, yatırımlarına ve gelecek teknolojilere dair bir söyleşi gerçekleştirdik.

Nikita Türkmen / 3bfab Teknoloji Ar-Ge Müdürü
Nikita Türkmen / 3bfab Teknoloji Ar-Ge Müdürü

Techinside: 3B yazıcılar özellikle hangi alanlarda/sektörlerde kullanılıyor? Bazı sektörler için 3B yazıcı kullanmanın avantajları olduğundan bahsedebilir miyiz? Eğer bir yatırım yapılması gerekiyorsa, asgaride ne kadarlık bir yatırımla başlanmalıdır ki karşılığı alınabilsin?

Nikita Türkmen: 3B yazıcılar günümüzde otomotiv, havacılık, sağlık, kuyumculuk gibi sektörlerde yaygın olarak kullanılıyor. Bu sektörlere getirdiği avantajlar arasında hızlı prototipleme, maliyet tasarrufu ve tasarım esnekliği bulunuyor. 3bfab olarak, sağlık ve kuyumculuk alanında hizmet veriyoruz. Diş sağlığı alanında hastalar normalde haftalarca devam eden süreç yerine, 3B yazıcılar sayesinde klinikten hiç ayrılmadan 1 saat içerisinde diş tedavilerini tamamlıyorlar. Kuyumculuk üretimi konusunda lider olan ülkemizde oldukça başarılı tasarımcılarımız mevcut. Bir tasarımcının, yurt dışındaki müşteriye ürününü ulaştırması günler hatta aylar sürmektedir. 3B yazıcılar sayesinde bu süreç güvenli bir şekilde saatlere indiriliyor, ürünlerin müşterilere dijital olarak ulaştırılması ve yazılması sağlanıyor. Bu sektörler için yatırım maliyetleri, kullanılacak teknolojiye ve ölçeğe bağlı olarak değişir ancak giriş seviyesinde profesyonel bir kullanımda 10.000 – 20.000 dolar arasında bir bütçe yeterlidir.

Techinside: 3B yazıcıların yeteri kadar ilgi görüyor mu? Aslında kendi içinde bir çağı başlattı. Bu bağlamda, ürün çeşitliliğinizle her ihtiyaca cevap verebiliyor musunuz? Siz, 3bfab olarak, Ar-Ge ve inovasyon konusunda nasıl bir noktadasınız, verilerle açıklar mısınız?

Nikita Türkmen: 3B yazıcılar ev kullanıcısı için hobi amaçlı yazıcılar olarak popülerlik kazanmış ve ilgisini kaybetmiştir. Ancak bunun aksine, iş dünyasında prototiplemenin ve üretimin bel kemiği haline gelmiştir. Global 3B yazıcı pazarı 2023 yılında 20.68 milyar dolarlık hacme ulaştı. 2030 yılına kadar hacmin 120 milyar doları geçmesi ön görülüyor.

2013 yılında kurulan firmamız 2017 yılında Ar-Ge çalışmalarına başladı. 2018 yılıyla birlikte TÜBİTAK ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın taktiriyle Ar-Ge Merkezi unvanı aldık. ArGe çalışmalarımızla birlikte kuyumculuk ve diş sağlığı alanlarında çözümler üretmeye başladık. Önce kuyumculuk sektörü ile başladık. Bu alan, oldukça hassas detaylı baskılar almayı gerektiriyor. Aynı zamanda kuyumculuk sektöründe model tasarım güvenliği çok önemlidir. Tasarımcının modeli özeldir ve gizli kalması gerekiyor. Üretim aşamalarında bu tasarımı korumak adına dünyadaki ilk güvenli print yazılımı olan .nova uzantılı dosya formatını yaratarak, modellerin güvenli bir şekilde yazılabilmesini sağlıyoruz. Ayrıca müşterilerimiz, bu güvenli baskı hizmetinden deniz aşırı ülkelerdeki müşterilerine model gönderebiliyorlar ve sorunsuzca kullanabiliyorlar.

Bu güvenli sisteme entegre olan yapay zeka destekli kuyum platformunu oluşturarak, 3B yazıcı sahibi kuyum üreticileri ile kuyum tasarımcılarının buluşmasını sağladık ki bu da yine dünyada bir ilktir. Müşteriler platforma giriş yaparak tasarımcıların modellerini seçiyorlar ve sipariş verebiliyorlar. Verilen siparişler yapay zeka ile hazırlanıyor ve birkaç dakika içerisinde güvenli bir şekilde 3B yazıcı sahibi kuyum üreticisine gönderiliyor. Böylece hem bir pazar oluştu hem de çevreye oldukça büyük bir katkı sağlandı. Normal süreçlerde, gizlilik sebebiyle tasarımcıların bu modelleri kendilerinin üretip fiziki olarak müşterilerine ulaştırmaları gerekiyor; bu, pahalı ve zaman alan bir süreç. Modeller lojistik sebeplerle hasar görebiliyor, teslimatın lokasyonuna göre maliyetler yükselebiliyor, ayrıca modellerin müşteriye ulaşması zaman alabiliyor. Bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin bir fuarda 1 kilogram altın değerinde mücevherat tasarımı satın alan bir müşterinin ürünlerinin hazırlanıp kendisine iletilmesi 6 aydır. 3B yazıcı için geliştirdiğimiz yapay zekalı yazılım platformlarından aynı ürünleri sipariş eden müşterimize, güvenli ve baskıya hazır modellerin iletilmesi sadece 30 dakikadır.

Ülkemiz diş tedavileri üzerine oldukça talep görmektedir. Özellikle Antalya ve çevresine yurt dışından oldukça ciddi talepler var. Hastalar yurt dışından geldiği için tedavi süreçleri de olabildiğince kısa tutulmalıdır. Burada da geliştirdiğimiz platform sayesinde, doktorlarımız hastaların ağız taramalarını sisteme yükleyebiliyorlar, yapay zeka destekli yazılım sistemlerimiz ve uzman laboratuvar personelimiz sayesinde en hızlı şekilde en uygun tedaviye cevap verebiliyorlar.

Her iki sektör içinde geliştirdiğimiz yazıcılar kendi alanlarında dünyanın en hızlıları unvanına sahipler. Ayrıca 3B yazıcılarımızın tüm donanım ve yazılımları, tamamen bünyemizde, içeride yerli ve milli olarak geliştiriliyor.

Techinside: İşin siber güvenlik boyutunu da ele alırsak…3B yazıcılar yalnızca sektörel değil, bazı durumlarda kişisel kullanım, hobi vb için de satın alınabiliyor. Bu cihazların, diğer cihazlarla bağlantı halinde olması (IoT), hem bireysel hem de sektörel kullanımda saldırıya açık bir durum yaratıyor mu? Yaratıyorsa sizin bu konudaki çalışmalarınız ve önlemleriniz var mı?

Nikita Türkmen: Evet, firma olarak en çok dikkat ettiğimiz hususlardan birisi de siber güvenliktir. Yeni çözümlerle ve yeni teknolojilerle birlikte siber saldırılar da aynı hızda artıyor, gelişiyor. 3B yazıcıların IoT cihazları olarak ağa bağlanması siber güvenlik riskleri oluşturuyor. Yetkisiz erişimler ve veri hırsızlığı gibi tehditler söz konusu… Bu nedenle kişisel kullanım, hobi için alınan cihazlarda bu özellik kullanılmıyorsa kapatılması ama kullanılıyorsa da yazılım güncellemelerinin zamanında yapılması gerekiyor. Bir kendi ürünlerimiz için dönemsel olarak testlerden geçiyoruz, böylece ürünlerimizin kalitesini ve güvenliğini müşterilerimize kanıtlıyoruz. Geliştirdiğimiz tüm yazılımlarla endüstri standartlarını takip ediyoruz. Şirketimiz, sağlık sektöründe gerekli tüm sertifikalara sahip olup, ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde faaliyet göstermektedir.

Techinside: 60’tan fazla ülkedesiniz… Türkiye’deki kullanımla yurt dışı kullanımını / pazarını kıyaslarsanız neler söyleyebilirsiniz? 

Nikita Türkmen: Global bir oyuncu haline gelen firmamız dünya çapında 7 farklı lokasyonda ofise sahiptir ve 60’dan fazla ülkeye ürün ihracatı yapıyor. Ayrıca 3B yazıcılarımızda kullanılan reçinelerimiz tamamen yerli üretimlerdir. Kimya ArGe departmanımızın yaptığı çalışmalarla, globalde bir marka olan powerresins markasını yarattık ve bu sayede oldukça yüksek hacimli ihracat gerçekleştirdik. Ayrıca bio printing, yani 3D yazıcı ile organ üretimi konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Gelecekte amacımız bu alana daha fazla katkı sağlamak.

Türkiye’de 3B yazıcı kullanımı giderek artıyor ancak global pazara kıyasla henüz gelişme aşamasında. Yurt dışında teknoloji daha entegre ve yaygın kullanılıyor, bu da pazarın daha olgun olduğunu gösteriyor. Ülkemizde Antalya ve çevresinde sağlık alanında ciddi bir kullanım söz konusu. Bu sebeple sadece bu bölgeye hizmet veren bir şubemiz bulunuyor. Ayrıca İstanbul ve çevresi de kuyum tasarımı ve üretimi konusunda oldukça yoğun bir kullanım var. Sadece Amerika’nın günümüzdeki pazar hacmi 5 milyar doları geçmiş durumda. Bu hacmi hızlı prototipleme ve sağlık sektörü oluşturuyor. Amerika’yı en büyük oran ile Orta ve Doğu Afrika ve Asya takip ediyor. Türkiye’de yerli üretimde 3B yazıcı alanındaki tek üretici olarak hizmetlerimizi öz kaynaklarımızla gerçekleştirmeye devam ediyoruz.

Techinside: İşin bir de ihracat kısmı var sizin için… Burada ne kadarlık bir hacimden bahsediyoruz? Türkiye olarak sizce 3B yazıcı konusunda nasıl bir konumdayız?

Nikita Türkmen: Günümüzde 20 milyar dolara ulaşmış bir hacimden bahsetmekteyiz. Biz Türkiye’de yerli üretim yapan yerli 3B yazıcı, yerli 3B yazıcı yazılım çözümleri ve bu cihazlarımız için reçine üretimi yapan global bir firmayız. Müşteri potansiyelimizin %70’ini yurt dışı oluşturuyor. Satışlarımızın çok büyük bir bölümü ihracat yolu ile gerçekleştiriliyor. Bu sebeple, yurt dışındaki müşterilerimize daha yakından hizmet verebilmek için Dubai, Hollanda ve Amerika ofislerimizi açtık.

Techinside: Pazardaki farkınız nedir?

Nikita Türkmen: Dünyanın en hızlı 3B yazıcısını ürettik. Kuyum sektörü için güvenli baskı sistemimiz 2018 yılında hizmete girdi ve rakiplerimiz tarafından da kullanıldı. Bunun, rekaberlik adına önemli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın ilk yapay zeka destekli kuyum platformunu hayata geçirerek tasarımcı ve üreticileri birleştiren bir 3B yazıcı kuyum platformu yazılımını geliştirdik. Ayrıca cihazlarımızın çalışma istatistiklerini yapay zeka destekli sistemimiz analiz ederek arıza önleme ve tespiti yapıyor. Bu sistem zamana karşı yarışılan kuyum ve sağlık sektöründeki hassasiyet için teknik servis açısından da önemli avantajlar sağlıyor.

Techinside: 3 boyutlu yazıcılar uzun bir zamandır yaşamımızda. Ne noktaya geldi? Özellikle yapay zekanın çokça konuşulduğu 2024 yılında, bu bağlamda 3B yazıcıların geleceğinde nasıl değişiklikler olacak veya olacak mı?

Nikita Türkmen: 3D Yazıcılar, prototiplemeden seri üretime kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Teknoloji, malzeme çeşitliliği ve baskı hızı açısından günümüze kadar önemli yol kat edildi. Yapay zekanın entegrasyonu ile 3B yazıcıların daha akıllı ve verimli hale gelmesi bekleniyor. Özellikle sağlık alanındaki gelişmeler oldukça heyecan verici. 3B yazıcılar ile organ üretimi konusunda ciddi ilerleme sağlandı (bio printing). Bu alanda bizim de Marmara Üniversitesi ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalar mevcut. Yapay zeka sayesinde insan hataları en aza iniyor. Sağlık alanında, özelliklede diş tedavilerinde gerekli olan tasarım süreçlerini yapay zekaya aktarmaya başladık. 3B yazıcıların dahil edildiği imalat yöntemi kullandığında, neredeyse hiç âtıl malzeme bırakmıyor. İlkel üretim yöntemlerinde âtıl malzeme çok fazla olunca, bu çevre kirliliği de yaratıyor. Otomotiv sektöründe ciddi gelişmeler söz konusu. Bununla birlikte, gelecekte yapay zekanın katkılarıyla daha hızlı, daha verimli ve daha uygun maliyetli üretimin önünü açılacak. Sağlık alanında organ üretimiyle birlikte, nakil bekleyen hastalara umut olacak. Ayrıca 3D yazıcı ile gıda üretimi alanında ciddi atılımlar beklenmektedir.

Techinside: Ve trendler… 3B yazıcılarla ilgili trendler nelerdir? Bizi neler bekliyor?

Nikita Türkmen: Bu konu gıda üretimi olabilir. Bu alanda çalışmalar yapılıyor ancak biraz gör ardı ediliyor. Pizzanızı veya doğum günü pastanızı birkaç dakika içerisinde evinizdeki 3B yazıcıdan üretebileceğiniz günler gelecek. Bu teknoloji, kişiye özel beslenme planları ve estetik sunumlar için yeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Özellikle restoran ve gıda hizmetleri sektöründe yenilikçi uygulamalar mümkün hale gelecek.

Yeni F-16’lar için ilk ödeme gerçekleştirildi!

0

Türkiye, savunma sanayisindeki önemli gelişmeleri hızla ilerletiyor. Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, Türkiye‘nin ABD’den alacağı F-16 Block-70 uçakları için ilk ödemenin yapıldığı belirtildi. Bu ödeme ile birlikte F-16 Block-70 tedarik sözleşmeleri yürürlüğe girmiş oldu. Türkiye, ABD’den 40 yeni F-16 Block-70 uçağı ve mevcut 79 F-16 uçağının Viper yükseltmesini talep etti.

Yeni F-16’lar için ilk ödeme resmen yapıldı

Bu uçaklar, Northrop Grumman tarafından üretilen gelişmiş SABR APG-83 AESA atış kontrol radarı ile donatılacak. Bu radar, F-35’in radarı ile donanım açısından yüzde 70, yazılım açısından ise yüzde 95 oranında ortak özellikler taşıyor, bu da F-16’ların teknolojik yeteneklerini önemli ölçüde artıracak.

Yeni F-16’lar için ilk ödeme resmen yapıldı.
Yeni F-16’lar için ilk ödeme resmen yapıldı.

Öte yandan, Eurofighter Typhoon uçağına ilişkin de önemli gelişmeler var. Türkiye, Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya’nın ortaklaşa ürettiği Eurofighter Typhoon uçaklarından 5.6 milyar dolara 40 adet almak üzere bir talepte bulundu. Bakanlık kaynakları, Eurofighter Typhoon uçağının Türkiye’ye satışına yönelik görüşmelerin sürdüğünü ve bu sürecin yakın zamanda olumlu sonuçlanmasının beklendiğini belirtti. İlk aşamada 24 adet Eurofighter uçağı alınması planlanıyor ve bu uçakların da AESA radarı ile donatılacağı ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Türk Hava Kuvvetleri’nin modernizasyon çabalarının önemli bir parçasını oluşturuyor ve hava gücünü artırmayı hedefliyor.

Bu süreç, Türkiye’nin savunma sanayisinde bağımsızlık ve yerli üretim kapasitesini artırma hedefleri doğrultusunda da kritik bir adım niteliği taşıyor. Hem F-16’lar hem de Eurofighter uçaklarının tedarik süreçleri, Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini güçlendirecek ve uluslararası alanda stratejik bir konum elde etmesine katkıda bulunacaktır.

Türk savunma sanayisinden rekor ihracat!

0

Türkiye’nin savunma ve havacılık sektörü, ekim ayında önemli bir ihracat başarısına imza attı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61’lik bir artışla 820 milyon dolar ihracat yapan sektör, 2024 yılı genelinde de ihracatını arttırarak küresel pazarda gücünü ortaya koydu.

2024’ün ilk 10 ayında toplam ihracat miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18 artarak 5,125 milyar dolara ulaştı. Kasım 2023 ile Ekim 2024 arasında ise yüzde 15’lik bir artışla 6 milyar 326 milyon dolar seviyesine ulaşıldı.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün yaptığı açıklamada sektörün küresel pazarlardaki etkisini artırma hedefine vurgu yaptı. Görgün, 2024 yılı boyunca toplamda 185 ülkeye ihracat yapıldığını belirterek bu geniş coğrafyaya ulaşmanın sektör için önemli bir başarı olduğunu ifade etti.

Görgün ayrıca sektörün yüksek katma değerli ürünleri ile küresel pazarda sağlam bir yer edindiğine dikkat çekti ve bu başarının sürdürülebilir ihracat hedefleri doğrultusunda büyük ölçekli şirketlerden KOBİ’lere kadar tüm sektör oyuncularına destek sağlayarak devam edeceğini belirtti.

Sürdürülebilir ihracat hedefi

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), ihracat faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli ürün odaklı bir strateji izlemeye devam ediyor. SSB’nin yürüttüğü uluslararası işbirlikleri sayesinde, Türk savunma sanayii firmaları ürünlerini dünya çapında daha geniş pazarlara ulaştırabiliyor.

Prof. Dr. Görgün, bu kapsamda ihracatın yalnızca belirli bölgelere değil, dünyanın dört bir yanına yayıldığını belirtti ve sektörün küresel pazarlarda sürdürülebilir büyüme kaydetmesi için çalışmaların süreceğini açıkladı.

Anthropic, yapay zeka destekli sohbet botuna yeni özellikler ekliyor!

Anthropic, bu hamleyle Claude’u daha erişilebilir ve işlevsel hale getirerek kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirmeyi hedefliyor.

Yeni masaüstü uygulamaları, hem ücretsiz Claude kullanıcılarına hem de Anthropic’in premium abonelerine hitap ediyor, ancak Claude’un daha ileri düzey “Computer Use” gibi özellikleri bu ilk masaüstü sürümünde yer almıyor.

“Computer Use” özelliği, Claude’un bilgisayar üzerinden görevleri yönetmesini sağlayan gelişmiş bir işlev olarak kısa süre önce duyurulmuştu. Henüz masaüstü uygulamasında bulunmasa da, bu özellik Claude’un gelecekte daha karmaşık görevleri gerçekleştirebilme potansiyeline işaret ediyor.

Anthropic, bu masaüstü uygulamalarıyla Claude’u kullanıcıların günlük iş akışlarına entegre etmeyi amaçlıyor. Bu sayede Claude, yalnızca mobil cihazlarda değil, aynı zamanda masaüstünde de kolayca ulaşılabilir bir destek aracı haline geliyor.

Anthropic ayrıca Claude için yeni bir dikte aracı geliştirdi. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, iOS, Android ve iPadOS cihazlarında 10 dakikaya kadar sesli mesaj kaydedip yükleyebiliyor. Dikte özelliği, kullanıcıların sesli komutlarla mesaj göndermelerine olanak tanırken, Claude’un bu mesajları metne dökerek yanıt vermesini sağlıyor.

Bu mod, tam anlamıyla bir sohbet işlevi sunmamakla birlikte, sesli mesaj kaydetme ve gönderme şeklinde çalışıyor. Sesli dikte özelliği şu an için yalnızca mobil ve tablet cihazlarda bulunuyor, masaüstü sürümüne henüz eklenmiş değil.

Claude’a eklenen bu yeni özellikler, Anthropic’in büyük hedeflerinin bir parçası olarak dikkat çekiyor. Şirketin, Claude’u daha ileriye taşıma amacıyla, yaklaşık 40 milyar dolar değerlemeyle yatırımcı arayışında olduğu biliniyor.

Anthropic’in bu denli yüksek bir değerlemeye ulaşmış olması, Claude’un potansiyelini ve bu alandaki rekabeti artırma isteğini yansıtıyor. Yapay zeka destekli sohbet botu Claude, bu yeni masaüstü uygulamaları ve dikte desteğiyle kullanıcıların iş akışına sorunsuz bir şekilde entegre edilerek, ChatGPT gibi rakiplerine karşı güçlü bir alternatif olmayı hedefliyor.

Anthropic’in Claude ile getirdiği yenilikler, özellikle iş dünyasında dijital asistanlardan faydalanmak isteyen kullanıcılar için cazip bir seçenek sunuyor. Masaüstü uygulamalarıyla Claude, artık yalnızca mobil cihazlarla sınırlı kalmıyor ve kullanıcılara daha geniş bir kullanım alanı sağlıyor.

Apple’dan Valencia’daki sel mağdurlarına anlamlı destek!

0

Valencia’da haftanın başından itibaren etkili olan yoğun yağışlar, bölgede büyük bir sel felaketine neden oldu. Şiddetli yağmurlar, kısa sürede yolları nehre dönüştürürken araçları sürükleyip evleri yıktı. Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) uydu görüntüleri felaketin boyutunu gözler önüne serdi. 29 Ekim 2024 tarihinde, yalnızca sekiz saatte bir yıllık yağış miktarına denk düşen yağışlar kenti adeta felç etti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Landsat-8 uydusundan elde edilen uydu fotoğrafları, Valencia’daki manzaranın nasıl değiştiğini gösterdi. 8 Ekim ve 30 Ekim tarihli görüntüler arasındaki fark, selin yarattığı tahribatı ortaya koyuyor. Sel sularında mahsur kalan 1.000’den fazla kişinin hala güvenli bir bölgeye ulaştırılmaya çalışıldığı, yaklaşık 5.000 aracın terk edilmiş halde olduğu ve 1.200’den fazla insanın karayollarında mahsur kaldığı bildirildi. Binlerce kişi ise elektrik ve telefon hizmetlerinden mahrum durumda.

İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Cadena Ser radyosuna verdiği demeçte, askeri bir kurtarma biriminin perşembe sabahı itibariyle arama-kurtarma çalışmalarına başlayacağını belirtti. Bölgede kayıp kişilere ulaşabilmek adına arama köpekleri ile birlikte çamur ve enkaz yığınları titizlikle incelenecek. Robles, kayıpların artma ihtimali noktasında ise “Ne yazık ki iyimser değiliz.” ifadesini kullandı.

Apple’dan yardım eli

Apple CEO’su Tim Cook, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Valencia’daki sel felaketinden etkilenenler için derin üzüntü duyduklarını ve yardım çalışmalarına destek sağlayacaklarını duyurdu. Tim Cook’un açıklaması, felaketin yaşandığı bölgeye duyulan küresel dayanışmayı güçlendirdi.

Apple, Amerika ve dünya genelindeki büyük felaketlerin ardından genellikle bu tür bağışlarda bulunuyor, ancak yapılan bağışların miktarı şirket tarafından açıklanmıyor. Yine de bu tür bağışların yüksek meblağlarda olduğu biliniyor. Şirket, geçtiğimiz haftalarda Florida eyaletini vuran Milton Kasırgası’nın ardından da yardım çalışmaları için destek vermişti.

Sel felaketi Valencia’da etkisini sürdürürken, bölge için yeniden yağış uyarısı yapıldı. Bu durum, kurtarma çalışmalarını zorlaştırabilir ve hasarı artırabilir.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri yükseltildi!

Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisi, 2025 yılı için belirlenen hedeflerle önemli bir büyüme sürecine girmeyi planlıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde, savunma sanayisinin ihracat hedefinin 7,3 milyar dolara çıkarılması öngörülüyor. 2024 yılı itibarıyla bu rakamın 6,6 milyar dolar olması bekleniyor. 2025 hedefleri arasında yerli üretim oranının yüzde 82’ye yükseltilmesi de önemli bir yer tutuyor; bu yıl için ise bu oranın yüzde 81 seviyesinde olması öngörülüyor.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu

Program kapsamında, kuantum teknolojileri, yapay zeka, otonom sistemler ve hipersonik teknolojiler gibi alanlarda askeri ve sivil kullanıma yönelik AR-GE ve ÜR-GE projelerine destek verileceği belirtiliyor. Öne çıkan projeler arasında KARBOSEN Projesi ile kompozit katı yakıtlar için bağlayıcı-katalizör geliştirilmesi, Kuantum Lidar Geliştirilmesi Projesi ve KUDAR Projesi yer alıyor. Ayrıca, Soğuk Atom Tabanlı Ataletsel Sensör Geliştirilmesi ve Rubidyum Atomik Saat Geliştirilmesi projeleri gibi çeşitli yeni teknolojiler üzerinde çalışmalar yapılacak.

Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu.
Savunma sanayisinde 2025 hedefleri resmen belli oldu.

Yapay zeka tabanlı projeler de hız kazanarak elektronik harp sistemleri üzerinde yeni nesil çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. YANKI, BİLRAD ve BERAY projeleri ile bu alanda ilerleme kaydedileceği öngörülüyor. Otonomi ve haberleşme konularında TORAMAN ve KAPTAN projeleri uygulanacak.

Tüm bu yatırımlar ve projeler ile birlikte, istihdamda da önemli bir artış bekleniyor; 2025 yılı için istihdamın 109 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. Türkiye’nin savunma sanayisi, bu hedefler doğrultusunda hem yerli üretim kapasitesini artırmayı hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya tasarlandı!

0

Tesla, 2025 model yılı için en çok satan elektrikli araçları Model Y ve Model 3’te önemli bir batarya değişikliğine gidiyor. Yeni batarya paketi, Model 3’ün tip onay belgelerinde ortaya çıktı ve Model Y Juniper’de de kullanılacağı belirtiliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi

Yeni bataryanın kullanılabilir kapasitesi 62,5 kWh, toplam kapasitesi ise yaklaşık 66 kWh olarak tanımlanıyor. Bu batarya hücreleri, muhtemelen lityum-demir-fosfat (LFP) teknolojisine sahip olan CATL tarafından sağlanacak. Ayrıca, yeni bataryanın lityum-manganez-demir-fosfat (LMFP) hücreleriyle de uyumlu olabileceği düşünülüyor, ancak bu konuda henüz kesin bir bilgi yok.

Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi.
Tesla Model Y ve Model 3 için yeni batarya geliştirildi.

Yeni batarya paketi, önceki sürüme göre biraz daha yüksek kapasite sunarken bir kilogram daha hafif olmasıyla dikkat çekiyor. Öte yandan, mevcut BYD Blade hücrelerine dayanan 60 kWh kapasiteli bataryanın 20 kilogram daha ağır olduğu bildiriliyor.

En önemli değişikliklerden biri ise menzil artışı. 2025 model yılındaki Tesla Model 3’ün RWD versiyonunun 19 inç jantlarla WLTP menzilinin 520 km’ye yükseleceği bekleniyor. Model Y Juniper’in de menzilinin yüzde 10 civarında artış göstermesi bekleniyor. Halihazırda 455 km menzil sunan Model Y’nin yeni batarya ile menzilinin artması olumlu bir gelişme olarak görülüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Afrikalı Janngo Capital, 73 milyon euroluk yeni fon oluşturdu!

Afrikalı risk sermayesi (VC) şirketi Janngo Capital, cinsiyet eşitliği odaklı yaklaşımını sürdürüyor ve 73 milyon euroluk ikinci fonunu başarıyla kapattı. Bu yeni fon, yaklaşık 15 erken aşama girişime yatırım yapmak amacıyla oluşturuldu. Janngo Capital, kadınlar tarafından kurulan ve kadınlar tarafından yönetilen bir VC olarak, portföyünün %56’sını da kadın girişimcilerin oluşturduğunu belirtiyor.

Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu

Kurucu Fatoumata Bâ, Janngo Capital’in kadın girişimcileri destekleme konusundaki kararlılığını vurgulayarak, “Expensya gibi exit’lerle bunu kanıtladık, cap table’larındaki ilk VC bizdik,” dedi. Bâ, Afrika’nın yüksek kadın girişimcilik oranına sahip olmasına rağmen, küresel VC fonlamasının çok küçük bir kısmının kadın kuruculara gittiğini ifade etti. Bu durumun, yüksek etkili bir tezin gerektiğini ve sermayeyi çeşitli kuruculara yönlendirmek için çaba gösterdiklerini ortaya koydu.

Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu.
Afrikalı Janngo Capital, tam 73 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu.

2018 yılında ilk fonunu kuran Janngo Capital, o zamandan beri 21 girişime devam yatırımları dahil olmak üzere 30’un üzerinde yatırım gerçekleştirmiştir. Yeni fonla birlikte, önümüzdeki 5 yıl içinde 10 ila 15 girişime daha yatırım yapmayı planlıyor. Janngo Capital, tohum turundan Seri B aşamasına kadar erken aşama yatırımlara odaklanırken, girişimlerden %15 ila %30 arasında sahiplik payı alıyor. Fonun yatırım yapmayı hedeflediği sektörler arasında sağlık, finansal hizmetler, perakende, tarım teknolojisi ve mobilite yer alıyor.

Janngo Capital’in ofisleri Abidjan, Mauritius, Tunus ve Paris’te bulunuyor. Bu stratejik konumlar, şirketin Afrika genelinde ve Avrupa’da kadın girişimcilik ekosistemine katkıda bulunma hedefini destekliyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el geliştirdi!

0

Meta, robotik teknolojilerde önemli bir adım atarak, GelSight ve Güney Koreli Wonik Robotics ile iş birliği içinde dokunsal algıya sahip bir robot eli geliştirmeye odaklanıyor. Bu robot el, fiziksel dünyayı daha hassas şekilde algılayabilen ve modelleyebilen yapay zeka sistemlerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Meta’nın “Digit 360” olarak adlandırdığı bu teknoloji, insan benzeri dokunma algısına sahip bir parmak ucu sunarak, dokunsal sinyalleri ayrıntılı olarak analiz edebiliyor ve çok modlu algılama yetenekleriyle çalışıyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı

Digit 360, 18 farklı algılama özelliğiyle temas anındaki titreşim, sıcaklık ve yüzeyin kimyasal yapısına kadar birçok ayrıntıyı algılayabiliyor. Bu sensör, çevredeki yüzeylerin mekanik ve geometrik özelliklerini analiz etmek için geniş görüş alanına sahip optik bir sistem kullanıyor. Meta, GelSight ile bu teknolojiyi ticarileştirerek piyasaya sunmayı planlıyor ve araştırmacılar için güçlü bir dokunsal araç sunmayı amaçlıyor.

Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı.
Meta, dokunmayı hisseden robot el tasarladı.

Aynı zamanda, Meta ve Wonik Robotics iş birliğiyle Wonik’in dokunsal sensörlü Allegro Hand isimli robot elinin yeni bir nesli de geliştiriliyor. Allegro Hand’in yeni versiyonu, araştırmacılara hassas görevlerde daha duyarlı ve becerikli robotlar geliştirme imkanı tanıyacak.

Bu teknoloji, sağlık hizmetlerinde mikroskobik operasyonlardan karmaşık bileşen montajına kadar birçok hassas uygulamada devrim yaratabilir. Gelecek yıl piyasaya sunulacak bu teknolojiler, Meta’nın robotik ve yapay zeka araştırmalarında gerçek dünya etkileşimlerini daha ileri bir düzeye taşıma hedefine katkıda bulunacak.

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı tasarlandı!

Elektrikli mobiliteye yönelik çözümler geliştiren Bingo, elektrikli scooter, motosiklet ve mikro otomobiller için taşınabilir ve değiştirilebilir bir pil standardı geliştirdiğini duyurdu. Bu yeni pil sistemi, bataryaların araçtan bağımsız olarak kolayca çıkarılıp değiştirilebilmesi için tasarlandı ve çeşitli araç türlerinde kullanılabilen 2 kWh kapasiteli bir paket içeriyor. Bu paket, dahili GPS ve 4G bağlantısıyla donatılmış, bu sayede hem araç sahipleri hem de değişim istasyonları pilin durumunu ve yerini takip edebiliyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi

Bu çözümün Avrupa pazarında özellikle şehir içi mobiliteyi daha pratik hale getirmesi hedefleniyor. Elektrikli scooterlar ve mikro otomobiller gibi küçük şehir içi araçların hızla şarj edilmesi gereksinimini göz önünde bulunduran Bingo, değişim istasyonlarında bataryaların anında değiştirilmesini mümkün kılıyor. Bu sayede uzun şarj süreleri beklemeye gerek kalmadan araç kullanımına devam edilebiliyor.

Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.
Elektrikli mobilite araçları için değiştirilebilir pil standardı geliştirildi.

Aslında bu sistem Tayvan merkezli Gogoro gibi firmalar tarafından Asya pazarında yıllardır kullanılıyor. Ancak Bingo’nun çözümü, bu sistemi daha geniş bir yelpazede araçlarla uyumlu hale getirip bir standart oluşturmayı amaçlıyor. Halihazırda Bingo, bu sistemle uyumlu çeşitli elektrikli araçlar geliştirmiş durumda; özellikle mikro otomobil E1 bu kapsamda dikkat çekiyor.

Şirketin ilk hedefi, araç kiralama ve şehir içi teslimat yapan işletmelere yönelik olmakla birlikte, değiştirilebilir pil standardının Avrupa’da yaygınlaşması ve şehir içi ulaşıma hız kazandırması bekleniyor.

Proton VPN artık Apple TV’de!

Şirket tarafından paylaşılan bir blog yazısında, Apple TV için VPN uygulamasının “topluluk tarafından en çok talep edilen özelliklerden biri” olduğu belirtiliyor. Bu yeni Proton uygulaması, Apple TV kullanıcıları için App Store’dan indirilebilir durumda.

Güvenlik, gizlilik ve kullanıcı dostu özellikler

Proton VPN, 2023’te yapılan değerlendirmelerde güvenlik, gizlilik ve kullanım kolaylığı açısından zirveye yerleşmiş ve 2024’te de tercih edilen VPN sağlayıcılarından biri olmaya devam etmişti. Yüksek güvenlik ve gizlilik standartlarıyla dikkat çeken VPN aracı, ücretsiz katmanında sınırlamalar olsa da, ücretli seçenekleriyle kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor.

Proton, ücretli bir VPN planına sahip kullanıcıların medya içeriklerini Apple TV üzerinden herhangi bir konumdan izleyebilmelerini sağlıyor. Bu özellik, özellikle seyahat eden veya erişim kısıtlamaları bulunan içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar açısından oldukça önemli.

VPN kullanımı, Proton’un Apple TV desteğiyle birlikte kullanıcıların medya içeriklerine daha güvenli ve esnek erişimini sağlıyor. Özellikle coğrafi kısıtlamalar nedeniyle erişilemeyen içeriklere ulaşmak isteyen kullanıcılar için Apple TV desteği önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

VPN güvenlik açığı

Proton’un güçlü şifreleme protokolleriyle desteklenen bu hizmet, kullanıcıların konumlarından bağımsız olarak dijital gizliliği koruyarak içerik izlemelerini sağlıyor. Bu yeni Apple TV uygulaması sayesinde Proton VPN, kullanıcı deneyimini genişletiyor ve medya erişimini daha güvenli hale getiriyor. Erken Black Friday kampanyasıyla da kullanıcılara indirimli planlar sunuluyor.

Proton’un bu adımı, dijital gizliliğe önem veren kullanıcılar için Apple ekosisteminde güçlü ve güvenli bir çözüm sunuyor.

Apple, uydu hizmetlerini yeni bir ortaklıkla genişletiyor!

Apple, uydu kapasitesini artırmak amacıyla GlobalStar’a 1.1 milyar dolarlık ön ödeme yapacak ve ayrıca GlobalStar’ın %20’sine sahip olacak.

Anlaşmanın açıklanmasının ardından GlobalStar hisseleri hızla yükselişe geçti ve Apple’ın uydu hizmetlerine yönelik uzun vadeli planlarının işaretlerini verdi.

iPhone uydu hizmetleri genişliyor

Apple, iOS 18 ile birlikte, iPhone kullanıcılarına hücresel veya WiFi kapsama alanı dışında dahi uydu üzerinden mesaj gönderebilme imkânı tanıyor.

Bu yenilikle birlikte, Apple’ın uydu hizmetleri alanında kapsamını daha da genişlettiği görülüyor. iPhone 14 ile ilk olarak 2022 yılında başlatılan “Acil SOS” uydu hizmeti, kullanıcıların tehlikeli durumlarda uydu bağlantısı kullanarak yardım çağrısı yapabilmesini sağlıyor.

Bu hizmet başlangıçta iki yıl boyunca ücretsiz olarak sunulmuştu, ancak Apple bu süreyi 2025’e kadar uzatma kararı aldı. Böylelikle, kullanıcılar önümüzdeki yılın sonuna kadar uydu hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanmaya devam edebilecekler.

Apple’ın uydu bağlantısı için ücret talep etme planları ise belirsizliğini koruyor. Şirketin, kullanıcıların acil durumlarda ücretsiz olarak kullanmaya devam edebileceği SOS hizmetini koruyarak, uydu üzerinden konum paylaşma veya iOS 18 ile gelen uydu üzerinden mesaj gönderme gibi yeni özellikler için ücretlendirme yapabileceği düşünülüyor. Bir diğer seçenek ise bu hizmetlerin Apple One abonelik paketine eklenmesi ya da mobil operatörler aracılığıyla sunulması.

Apple’ın uydu hizmetlerinde stratejik hedefleri

Apple, uydu hizmetlerini geliştirirken bu yenilikleri ücretsiz olarak sunmakta kararlı görünse de, gelecekte bu hizmet için ücret talep edeceğini belirtti. Bu yaklaşım, Apple’ın kullanıcı deneyimine verdiği önemi gösterirken, aynı zamanda şirketin uzun vadeli bir gelir kaynağı oluşturmayı planladığını da ortaya koyuyor. Apple’ın 1.1 milyar dolarlık yeni yatırımının, şirketin uydu hizmetlerinde daha fazla kapasite yaratmasına ve kapsama alanını genişletmesine olanak sağlayacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca, iPhone kullanıcıları uydu hizmetlerinin bazı özelliklerini deneyimlemek için telefonlarında “Acil SOS” menüsünde yer alan uydu demosunu kullanabiliyor. Bu özellik, kullanıcılara hizmeti uygulamalı olarak test etme şansı tanıyor ve Apple’ın kullanıcılarına yeni teknolojiler sunmadaki hızını gözler önüne seriyor.

Uydu üzerinden mesajlaşma özelliği genişleyecek mi?

Apple’ın GlobalStar ile gerçekleştirdiği bu ortaklık, uydu bağlantısının gelecekte daha fazla özellik sunabileceği sinyallerini veriyor. Hali hazırda iPhone 14 ve sonraki modellerde kullanılabilen uydu bağlantısı, sadece hücresel ve WiFi kapsama alanı dışına çıkıldığında devreye giriyor. Ancak uydu üzerinden mesajlaşma hizmetlerinin genişletilmesi, özellikle seyahat eden ve bağlantı kesintisi yaşayan kullanıcılar için çekici bir özellik olabilir.

Apple’ın GlobalStar ile olan iş birliği, kullanıcı deneyimini iyileştirme yolunda yeni adımlar atarken, uydu hizmetleri alanında rekabeti de artırması bekleniyor. Bu stratejik ortaklık, Apple’ın iPhone uydu özelliklerini daha da genişletmesini sağlarken, kullanıcıların bu hizmetten yararlanma olanaklarını artırarak sektörde öncü olmasını mümkün kılabilir.

Google Maps, Gemini desteği ile yeni AI özelliklerine kavuşuyor!

Google’ın yapay zeka modeli Gemini, Android ve iOS’taki Google Maps uygulamalarında daha akıllı arama, inceleme özetleri ve yeni bir soru-cevap deneyimi sağlıyor.

Google Maps’e eklenen “Ask Maps” özelliği, kullanıcıların daha sohbet tarzı arama yapabilmelerini sağlıyor. Örneğin, kullanıcılar “Gece arkadaşlarla yapılacak şeyler” gibi bir arama yaptığında, Gemini destekli önerilerle canlı müzik veya gizli barlar gibi yerel mekânlar öne çıkıyor.

Mekânlar, kullanıcıların beğenip beğenmediğini belirtmesine imkân tanıyan bir “beğen/beğenme” işareti ile öneri kalitesini artıracak şekilde sıralanıyor. Her öneride yerlerin değerlendirme puanları ve uygun inceleme özetleri bulunuyor.,

Bir mekâna girildiğinde, kullanıcılar önce mevcut değerlendirmeleri ve Gemini destekli özetleri görebilecek. Bu özellik, kullanıcıların uzun incelemeleri okumak zorunda kalmadan hızlıca genel bir fikir edinmesini sağlıyor.

Yeni soru-cevap özelliği

Google, kullanıcıların mekânlara ilişkin daha spesifik sorular sormasını sağlamak için de “Bu sayfa hakkında Google Maps’e sor” özelliğini devreye sokuyor. Örneğin, kullanıcılar bir restoranın sessiz bir atmosfere sahip olup olmadığını veya kıyafet kuralının ne olduğunu bu bölümde sorabiliyor.

Yanıtlar, incelemelerden alınan önemli bilgiler ve görsellerle destekleniyor. Bu yapay zeka destekli soru-cevap özelliği, yakında Google Arama’ya da entegre edilecek.

Kapsayıcı Görünüm güncellemeleri

Google Maps’in “Kapsayıcı Görünüm” özelliği de büyük bir güncelleme aldı. Artık bu özellik 150 şehri kapsayacak şekilde genişletildi ve Brüksel, Frankfurt, Kyoto gibi yeni şehirlerde kullanılabilecek.

Üniversite kampüsleri gibi daha geniş alanlarda da sanal keşif yapma imkânı sunulacak. Ayrıca rota planlamasında, özellikle karmaşık dönüş noktalarını vurgulama ve park yerlerini gösterme gibi detaylarla kullanıcı deneyimini artırıyor.

Yalnızca ABD’de kullanıma açılıyor

Gemini destekli tüm bu yeni özellikler, bu hafta ABD’deki Google Maps kullanıcılarına sunulmaya başlandı ve yakında küresel olarak kullanıma açılması bekleniyor.

Honor, sürpriz bir yatırım daha aldı!

Honor, halka arz planları öncesinde sürpriz bir şekilde iki yeni yatırımcıdan finansal destek aldı. Bu yatırımcılardan biri China Telecom iken, diğerinin kimliği henüz açıklanmadı. Ancak, yatırım hakkında herhangi bir finansal detay veya şirketin güncel değerlemesi paylaşılmadı. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor

Huawei bünyesinde kurulmuş olan Honor, zamanla bağımsız bir yapı kazandı ve halka arz planlarını uzun bir süredir gündeminde tutuyordu. Şirket, geçen yılın Kasım ayında halka arz için çalışmalara başladığını duyurmuş, ancak herhangi bir takvim veya hangi borsada listeleneceği konusunda bilgi vermemişti.

Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.
Honor, sürpriz bir yatırım daha alıyor.

Yeni yatırımcıların şirkete dahil olması, halka arz planlarının ertelendiği yönünde spekülasyonlara yol açsa da Honor’dan konuya dair bir açıklama gelmedi. Şirketin mevcut yatırımcıları Cornerstone, SDG Group ve Jinshi Xingyao da halka arz süreci hakkında sessizliğini koruyor.

Honor’un pazar performansı da dikkat çekiyor; araştırma şirketi Canalys’in verilerine göre, üçüncü çeyrekte 10,3 milyon akıllı telefon sevkiyatı gerçekleştiren şirket, %15 pazar payıyla Vivo ve Huawei’nin ardından Çin’in en çok satan üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda. Bu başarı, Honor’un marka konumunu güçlendirmeye devam ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapıyor!

0

Toyota ve Japon telekomünikasyon şirketi NTT, trafik kazalarını azaltmak amacıyla yapay zeka destekli bir altyapı platformu oluşturmak için toplam 3.3 milyar dolar (500 milyar yen) yatırım yapacaklarını açıkladı. Bu platform, otomobillerin sürücü destek teknolojisini güçlendirecek ve 2028 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak

Geliştirilecek platform, büyük miktarda veri kullanarak, şehir içindeki görüş mesafesinin düşük olmasının neden olduğu kazaları önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca, otonom sürüş hizmetlerini desteklemek ve yan yollardan otoyollara geçişleri kolaylaştırmak için de kullanılacak.

Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.
Toyota ve NTT, kazaları azaltmak için yapay zeka yatırımı yapacak.

Toyota ve NTT, bu platformu sadece kendi ihtiyaçları için değil, trafik kazalarını önlemek isteyen diğer sektör oyuncuları, hükümetler ve akademik ortaklar için de erişilebilir hale getirmeyi planlıyor. İki şirket, 2030 yılı itibarıyla sistemin yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlamayı hedefliyor.

Toyota ve NTT, bu iş birliğine 2017 yılında 5G bağlantılı otomobiller geliştirmek amacıyla başlamıştı. Daha sonra, 2020 yılında akıllı şehir projeleri çerçevesinde sermaye ortaklığıyla bu iş birliğini genişletmişti. Bu yeni yatırım, iki şirketin teknoloji ve inovasyon alanındaki ortaklıklarının bir devamı olarak değerlendiriliyor ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Trexo, yeni yatırım turu için ön talep topluyor

0

Türkiye merkezli Trexo İnovasyon, video içerik üretim çözümlerinde uzmanlaşmış bir teknoloji girişimi olarak yatırımcılarını yeni bir kampanyayla desteklemeye çağırıyor. Trexo İnovasyon, %100 Girişimci Ortakların sahip olduğu Trexo Innovation Inc. adlı ABD merkezli şirketi başarılı bir fonlama sonrası Türkiye’deki Trexo İnovasyon A.Ş. bünyesine geçirmeyi planlıyor. Ön talep süreci yalnızca bir hafta açık kalacak olup, talebe göre sürenin uzayabileceği belirtiliyor.

Şirketin yatırım turunda, yeni çıkarılacak %5 ila %7 arasında bir payın arz edilmesi hedefleniyor. Fonlama tutarı ise 8.5 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişecek. Bu kampanyaya yatırım yapanlar, Trexo Innovation Inc. üzerinde de hak sahibi olacaklar.

Trexo İnovasyon, başta YouTuberlar olmak üzere video içerik üreticilerine yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, dünya genelinde 65 ülkeye ürün sağlayarak 1,2 milyon dolar ciroya ulaşmış durumda. Trexo’nun portföyünde ödüllü ARC Gimbal gibi patentli ürünler bulunuyor ve video prodüksiyon ekipmanları alanında global rekabet avantajına sahip olduğu ifade ediliyor.

Yatırımcıların ilgisini çekmek amacıyla cazip fırsatlar da sunuluyor. Kampanya dahilinde ön talep oluşturarak yatırım yapanlara, ilk 15 gün içerisinde yatırımlarına ek %10 oranında bedelsiz pay verilecek. Ayrıca, farklı yatırım aralıkları için bedelsiz pay ve Hepsiburada üzerinden alışverişlerde geçerli özel indirim fırsatları sağlanıyor. Örneğin, 25.000 TL ile 249.999 TL arasında yatırım yapanlar için %25 bedelsiz pay ve 3 ay süresince web sitesi üzerinden yapılacak alışverişlerde %20 indirim uygulanacak.

Trexo İnovasyon, bu yeni fonlamayla küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmeyi ve 2025 yılı itibariyle net karlılık hedefini artırmayı planlıyor. Şirketin 2025 yılı satış hedefi 1,7 milyon dolar olarak belirlenmişken, net kar hedefi ise 668.000 dolar olarak öngörülüyor. Önümüzdeki yıllarda, yıllık %35 büyüme oranı hedefleyen şirket, büyüme stratejisini küresel pazarda daha geniş bir müşteri ağı oluşturmak ve dağıtım kanallarını güçlendirmek üzerine kurmuş durumda.

Özellikle teknoloji yatırımcıları için dikkat çeken bir fırsat sunan Trexo İnovasyon, gelecekte stratejik alıcıya satış, halka arz veya büyük yatırımcılar tarafından devralma gibi çıkış stratejileriyle yatırımcılarına yüksek getiri sağlamayı hedefliyor.

Tesla, aslında robotaksi teknolojisine sahip değil mi?

Otonom araçlar geliştiren Zoox’un kurucu ortağı ve CTO’su Jesse Levinson, Tesla’nın robotaksi teknolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. TechCrunch Disrupt 2024 etkinliğinde konuşan Levinson, Tesla’nın önümüzdeki yıl Kaliforniya’da bir robotaksi hizmeti başlatacağına inanmadığını ifade etti. Levinson, Tesla’nın henüz işe yarayan bir robotaksi teknolojisine sahip olmadığını ve güvenilir bir sistem inşa etmenin yalnızca sürücü destek sistemleri ile mümkün olmadığını vurguladı.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla’nın sürücü destek sistemi için yalnızca kameralara dayanmasının, güvenli bir robotaksi geliştirmek için yeterli olmadığını belirtti. “Bir insandan daha güvenli bir sürüş deneyimi sunan robotaksi geliştirmek için gerçekten Tesla’nın araçlarına koyduğundan daha fazla donanıma ihtiyacınız var” diye ekledi. Bu yorumları, Tesla’nın mevcut teknolojisinin, tam otonom sürüş standartlarını karşılayamadığını gösteriyor.

Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!
Tesla, robotaksi teknolojisine sahip olmayabilir!

Levinson, Tesla‘nın Tam Otonom Sürüş (FSD) özelliğini birkaç haftada bir kullandığını, ancak bu teknolojinin “etkileyici” olmasına rağmen kamuya açık verilerin incelendiğinde insan sürücülere kıyasla yaklaşık 100 kat daha az güvenli olduğunu savundu. Bu, Tesla’nın otonom sürüş sisteminin güvenilirliği konusunda ciddi endişeler olduğunu ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz haftalarda Tesla, “We, Robot” etkinliğinde Cybercab robotaksilerini tanıtmış ve 2025 yılı sonuna kadar Model 3 sedan ve Model Y SUV’lerin Kaliforniya ve Teksas’ta robotaksi olarak hizmet vermeye başlayacağını açıklamıştı. Ancak Kaliforniya Motorlu Taşıtlar İdaresi, Tesla’nın henüz bu konuda herhangi bir resmi başvuru yapmadığını bildirdi. Levinson’un açıklamaları, otonom sürüş alanındaki güvenlik ve teknolojik yeterlilik konusundaki tartışmaların daha da alevlenmesine neden olabilir.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, 84.8 milyon euro yatırım aldı!

0

Biyofarmasötik girişimi SynOx, tenosinovyal dev hücreli tümörler (TGCT) ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar için yeni bir tedavi geliştirme çalışmalarını sürdürerek önemli bir yatırım aldı. Gilde Healthcare tarafından yönetilen Seri B turunun uzantısında toplam 84.8 milyon euro yatırım topladı. Bu turda yer alan diğer yatırımcılar arasında Forbion, HealthCap ve Bloqube Ventures da bulunuyor.

Biyofarmasötik şirketi SynOx, tam 84.8 milyon euro yatırım almayı başardı

Dublin merkezli SynOx, özellikle TGCT ve diğer makrofaj aracılı hastalıklar üzerinde yoğunlaşarak, geç klinik aşamadaki projeleri için önemli bir finansman elde etti. Bu yatırımla birlikte, geliştirdiği ilacın faz 3 klinik çalışmalarını başlatmayı hedefliyor. TANGENT isimli faz 3 kayıt çalışmasının ilk dozları hastalara uygulanmaya başlandı. Bu çalışma, ilacın etkililiği ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlıyor ve farklı popülasyonlar, dozlar, plasebo etkisi ve ilacın diğer tedavilerle birlikte kullanımını inceleyecek şekilde yaklaşık 130 hasta ile gerçekleştirilecek.

TGCT, genellikle kötü huylu olmayan ancak agresif bir şekilde büyüyebilen, sinovyumda nadir görülen bir tümördür ve genellikle diz, kalça ve ayak bileği eklemlerinde ortaya çıkar. Bu tümör, aşırı CSF-1 üretimi nedeniyle oluşur. SynOx, bu alanda geliştirdiği emactuzumab ile özellikle CSF-1R’yi hedef almayı amaçlıyor.

SynOx’un CEO’su Dr. Ray Barlow, Gilde Healthcare’in etkileyici yatırımcıları arasında yer almasının kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Barlow, emactuzumab’ın TGCT hastaları için karşılanmamış ihtiyaçları ele alma ve yaşam kalitesini iyileştirme potansiyeline dair vizyonlarına destek verdikleri için minnettar olduklarını ifade etti. Ayrıca, TANGENT denemesindeki dozajın SynOx için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, bu çalışmayı verimli bir şekilde yürüteceklerini ve emactuzumab’ı TGCT hastaları için pazara sunma hedeflerini sürdürdüklerini belirtti.

Gilde Healthcare genel ortağı Arthur Franken de SynOx’a yatırımcı olarak katılmaktan memnuniyet duyduğunu ve emactuzumab’ın sınıfının en iyisi bir profil sunduğuna inandıklarını dile getirdi. Franken, SynOx ekibinin emactuzumab’ın klinik gelişimini başarıyla tamamlayarak bu önemli tedavi seçeneğini TGCT hastalarına sunma konusunda iyi bir konumda olduğuna inandıklarını ifade etti. Bu gelişmeler, SynOx’un biyofarmasötik alandaki etkisini artırarak, yeni tedavi seçenekleri geliştirme çabalarına önemli bir katkı sağlıyor.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı yaptı!

0

Türkiye, insansız deniz araçları alanında önemli bir başarıya imza atarak ilk insansız deniz aracı ihracatını gerçekleştirdi. ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma iş birliğiyle geliştirilen ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), Katar’a ihraç edildi. İhracat sözleşmesi, Milipol Katar Fuarı sırasında Katar İçişleri Bakanlığı ile imzalandı ve bu, Türkiye’nin insansız deniz araçları konusundaki ilk ihracat projesi olarak kayıtlara geçti.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi

İhracatı gerçekleştirilecek olan ULAQ 11 PSV (Liman/Üs Koruma İnsansız Deniz Aracı), Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından keşif, gözetleme, istihbarat görevleri ve kritik tesislerin korunması amacıyla kullanılacak. Teslim edilecek olan ULAQ 11 PSV, 12.7 mm otomatik silah sistemi, radar, kriptolu iletişim sistemleri ve otonomi yazılımı ile donatılacak.

Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.
Türkiye, ilk kez insansız deniz aracı ihracatı gerçekleştirdi.

Meteksan Savunma Otonom Sistemler Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Serkan Sevim, Türkiye’nin bu alandaki ilk ihracatını gerçekleştirmiş olmanın gurur verici olduğunu belirterek, farklı denizlere uyum sağlayabilen gelişmiş ürünler geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı. ARES Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Pehlivanlı ise, Türkiye’yi insansız deniz araçları konusunda dünyada trend yaratan bir ülke konumuna getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın teknik özellikleri ise şu şekildedir: Menzili 400+ kilometre, hızı 70+ km/s, gece ve gündüz görüş yeteneği, kripto ve elektronik harp korumalı iletişim altyapısı, gelişmiş kompozit gövde malzemesi ile tasarlanmıştır. Görev profili arasında keşif, gözetleme, istihbarat, yüzey harbi, asimetrik savaş, silahlı eskort ve kuvvet koruma ile stratejik tesis güvenliği bulunmaktadır. ULAQ, 12.7 mm uzaktan kumandalı silah sistemiyle donatılmıştır.

Bu ihracat, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası pazarlara açılma çabasının önemli bir adımını temsil ediyor ve ülkenin teknoloji alanındaki gelişimini pekiştiriyor.