TSMC ABD ticaret bakanlığı tarafından soruşturma altında!

Dünyanın en büyük yarı iletken üreticilerinden biri olan TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company)ABD Ticaret Bakanlığı tarafından Huawei’ye çip tedarik ettiği iddiaları üzerine mercek altına alındı. Bu soruşturma, TSMC’nin rekor düzeyde kârlılık açıkladığı üç aylık kazanç raporunun hemen ardından gündeme geldi. ABD’nin Huawei’ye uyguladığı yaptırımları ihlal etme ihtimali, soruşturmanın ana konusunu oluşturuyor. The Information tarafından yayımlanan bir habere göre, Ticaret Bakanlığı TSMC ile iletişime geçerek Huawei’ye doğrudan veya dolaylı olarak akıllı telefon ve yapay zeka çipleri tedarik edip etmediğini araştırıyor.

2020 yılında ABD hükümetiulusal güvenlik endişeleri nedeniyle Huawei’ye karşı ciddi yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. Bu kapsamda, Amerikan teknolojisi kullanılarak üretilen çiplerin Huawei’ye satışı yasaklanmıştı. Aynı zamanda, bu yasak Huawei’nin çip üretimi için gerekli olan ekipmanları satın almasını da engelliyor. TSMC bu süreçte, ABD teknolojisiyle üretim yaptığı için bu yasaklar çerçevesinde kalıyor.

Soruşturma, özellikle Huawei’nin yakın zamanda piyasaya sürdüğü Mate 60 serisi cihazlarında kullanılan Kirin 9000 işlemcilerine ve yeni nesil Ascend AI işlemcisine odaklanıyor. Her iki işlemci de ABD’nin yasakladığı bileşenleri içeriyor ve teorik olarak Huawei’nin bu tür teknolojilere erişimi olmamalı. Ancak bu durumda Huawei, tüm yeni çiplerinin Çin merkezli Semiconductor Manufacturing International Corp (SMIC) tarafından üretildiğini iddia ediyor.

Daha önce de Huawei’nin Qingyan L450 dizüstü bilgisayarında kullanılan Kirin 9006C adlı başka bir işlemcinin TSMC tarafından üretildiği iddiaları gündeme gelmişti. Bu iddialar, Huawei’nin SMIC ile olan ilişkisini sorgulatmaya devam ediyor.

TSMC, yaptığı resmi açıklamada, yasalara saygılı bir şirket olduğunu ve uyumluluk konusunda üzerine düşen her adımı derhal atacağını belirtti. Şirket, bu süreçte müşteriler ve düzenleyici kurumlar ile proaktif bir şekilde iletişimkuracağını ve gerekli incelemeleri tamamlayacağını ifade etti. Soruşturmanın sonucuna göre, TSMC’nin ABD yasalarıyla uyumluluğu konusunda daha fazla adım atması gerekebilir.

Amazon da nükleer reaktör kullanmak istiyor!

0

E-ticaret devi Amazon, 5GW’ın üzerinde projeyi çevrimiçi hale getirmek için ABD’li küçük modüler reaktör (SMR) girişimi X-energy’yi destekleme kararını duyurdu. Şirket, veri merkezlerine güç sağlamak amacıyla ABD’de nükleer enerji projelerinin geliştirilmesini desteklemek için üç yeni anlaşma imzaladı.

Amazon reaktör girişimlerini araştırıyordu

Amazon yakın zamanda tüm küresel elektrik tüketimini yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle karşıladığını duyurdu. Bu dönüm noktası, 2030 takviminden önce gerçekleşti. Ancak enerjiye olan ihtiyaç artmaya devam ettikçe şirket daha fazla karbon içermeyen enerji kaynağı arayışına girdi ve nükleer yolu seçtikleri anlaşılıyor. Bu duyuru, teknoloji devi Google’ın Kairos Power ile nükleer enerji anlaşması imzalamasından birkaç gün sonra geldi.

Amazon Web Services (AWS) CEO’su Matt Garman: “Nükleer, operasyonlarımıza güç sağlamamıza ve müşterilerimizin artan taleplerini karşılamamıza yardımcı olabilecek, aynı zamanda 2040 yılına kadar operasyonlarımızda net sıfır karbon hedefine ulaşma yolunda İklim Taahhüdümüze doğru ilerlememize yardımcı olabilecek güvenli bir karbon içermeyen enerji kaynağıdır” dedi.

Garman, nükleer enerjinin karbonsuz ve ölçeklenebilir olması nedeniyle Amazon için ideal bir yatırım olduğunu söyledi. Şirketin Washington’da yaptığı basın açıklamasına göre , eyalet kamu hizmetleri konsorsiyumu olan Energy Northwest ile dört adet gelişmiş SMR’nin geliştirilmesini sağlayacak bir anlaşma imzalandı. SMR’ler Energy Northwest tarafından inşa edilecek, sahibi olunacak ve işletilecek ve projenin ilk aşaması için yaklaşık 320 megavat (MW) kapasite üretmesi bekleniyor. Bu projeler, Pasifik Kuzeybatısı’nın 2030’ların başından itibaren tahmin edilen enerji ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacak.

Amazon’un X-energy’ye yatırımı da duyuruldu. Energy Northwest projesi X-energy’nin gelişmiş nükleer reaktör tasarımını kullanacak. Toplam yatırım, X-energy teknolojisini kullanan beş gigavattan fazla yeni nükleer enerji projesini destekleyecek SMR ekipmanının geliştirilmesi için üretim kapasitesini içeriyor. Ayrıca, Virginia’da şirket, Dominion’un mevcut North Anna nükleer santralinin yakınında bir SMR projesinin geliştirilmesini araştırmak için kamu hizmeti şirketi Dominion Energy ile bir anlaşma imzaladı. Bu, Virginia bölgesine en az 300 megavat güç getirecek.

WD ve SanDisk SSD’ler için önemli güncelleme! Mavi ekran hataları bitiyor

0

Western Digital ve SanDisk marka SSD kullananlar dikkat! Windows 11’in yeni sürümü 24H2’ye güncelleme yapan bazı kullanıcılarda can sıkıcı mavi ekran hataları ortaya çıktı. Sorunun kaynağı ise 2TB kapasiteli WD_BLACK SN770, SN770M NVMe, WD Blue SN580, SN5000 NVMe ve SanDisk Extreme M.2 NVMe SSD modellerinde yaşanan Ana Bilgisayar Bellek Arabelleği (HMB) uyumsuzluğu. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

WD ve SanDisk SSD’ler için önemli bir güncelleme yapıldı

Neyse ki Western Digital ve SanDisk, kullanıcılarını bu sorunun çözümü için yalnız bırakmıyor ve SSD’ler için bir yazılım güncellemesi yayınladı. Eğer siz de bu SSD modellerinden birine sahipseniz, Windows 11 24H2 sürümüne geçmeden önce mutlaka güncellemeyi yapmanız gerekiyor. Aksi halde bilgisayarınızda istenmeyen mavi ekran sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz.

WD ve SanDisk SSD'ler için önemli bir güncelleme yapıldı.
WD ve SanDisk SSD’ler için önemli bir güncelleme yapıldı.

Güncellemeyi yapmak için Western Digital’in resmi web sitesinden indirebileceğiniz “Western Digital Dashboard” uygulamasını kullanmanız gerekiyor. Uygulama, Windows işletim sistemine sahip bilgisayarlar için kullanılabiliyor, fakat macOS kullanıcıları için henüz bir alternatif sunulmamış.

Western Digital Dashboard uygulaması sadece SSD’nizi güncellemenizi değil, aynı zamanda sürücünüzün sağlığı, sıcaklığı, hızı gibi önemli verileri takip etmenizi de sağlıyor. Yani bu uygulama ile SSD’nizi yakından takip edebilir, olası sorunları önceden tespit edebilirsiniz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Elektrikli araç pil tedariki için yeni öneriler yayınlandı

0

Yeni bir rapor, tek kullanımlık buharlaştırıcıların yasaklanması ve kritik malzemelerin geri dönüştürülmesiyle elektrikli araç pil parçaları tedariklerinin yönetilmesine yardımcı olmak için önerilerde bulundu. Kraliyet Mühendislik Akademisi’nden gelen rapor, İngiltere hükümetinin Ocak 2024’te önerilen tek kullanımlık buharlaştırıcıların İngiltere’de yasaklanması için taahhüt etmesini talep ediyor.

Elektrikli araç pil tedariki için neler yapmak gerekiyor?

Rapor ayrıca, hükümetten, uygun kullanım ömrü planlaması olmaksızın tek kullanımlık piller içeren ve benzer şekilde yasaklanmayı haklı çıkarabilecek yeni ve mevcut ürünleri değerlendirmek ve izlemek için politika seçeneklerini değerlendirmesini istedi.

Ulusal Mühendislik Politikası Merkezi tarafından yayınlanan raporda, Birleşik Krallık hükümetinden, Birleşik Krallık’ın mevcut Net Sıfır Stratejisini desteklemek ve ekonomik güvenliği artırmak için kritik malzeme talebini azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek amacıyla entegre bir malzeme stratejisi geliştirmesi isteniyor.

Sheffield Üniversitesi’nde Proses Mühendisliği Profesörü ve Ulusal Mühendislik Politikası Merkezi Malzemeler ve Net Sıfır Çalışma Grubu Başkanı Joan Cordiner: “Malzemeleri çıkarma ve tüketme şeklimiz sürdürülebilir değil ve acilen ele almamız gerekiyor. Raporumuz, kısmen pillerde, güç sistemlerinde ve elektronikte kullanımından kaynaklanan kritik malzemelere olan artan talebi vurguluyor.” dedi.

Cordiner, örneğin, İngiltere’nin büyük elektrikli araç bataryalarının boyutunun yüzde 30 azaltılması durumunda, lityum talebimizi yüzde 17 azaltabilir ve 2040 yılına kadar lityum için çıkarılan 75 milyon ton kayayı kurtarabiliriz dedi.

Rapor ayrıca, Birleşik Krallık’ta tüketilen ve kullanılan malzemelerin sürdürülebilirliğini izlemek ve malzeme güvenliği ve sürdürülebilirliği için altyapı planlarının değerlendirilmesini sağlamak amacıyla Ulusal Malzeme Veri Merkezi’nin sürdürülmesini önermekte. Rapora göre, hükümet ayrıca, dijital pasaportlama gibi araçlar kullanarak, malzemelerimizin emisyonlarının, kirliliğinin ve sosyal zararlarının küresel etkilerini izlemek ve izlenebilirliği iyileştirmek için uluslararası olarak çalışmalı.

Raporun yazarları ayrıca, aşırı tüketimden kaçınmamıza ve net sıfır karbon emisyonlarına ulaşma çabalarını desteklememize yardımcı olmak için İngiltere’nin ekonomi genelindeki maddi ayak izini yarıya indirmeyi hedefleyen yeni bir hedef önerdi.

Güneydoğu Asya siber tehditler için bir araya geldi

Güneydoğu Asya ülkeleri, Singapur’da fiziksel bir CERT (Bilgisayar Acil Durum Müdahale Ekibi) sitesi de dahil olmak üzere bölgenin siber savunmasını güçlendirmek için çok taraflı iş birliğine duyulan ihtiyacı yineledi. ASEAN Bölgesel CERT, Singapur Uluslararası Siber Haftası 2024’ün bir parçası olarak düzenlenen 9. ASEAN Siber Güvenlik Bakanlar Konferansı sırasında Çarşamba günü resmi olarak başlatıldı. Bakanlar konferansı, Tayland, Endonezya ve Filipinler de dahil olmak üzere 10 Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üye ülkesinin telekomünikasyon ve siber güvenlik bakanlarını bir araya getiriyor.

Güneydoğu Asya siber tehditler karşısında ortak mücadele veriyor

Yeni fiziksel CERT, ASEAN Dijital Bakanlar Toplantısı’nın mevcut başkanı olan Singapur’da 10 yıla kadar finanse edilecek ve barındırılacak. Singapur Siber Güvenlik Ajansı’na (CSA) göre, bölgesel CERT’nin operasyonel maliyetlerinin on yıl boyunca toplam 10,1 milyon dolar olması bekleniyor. 2022 Ekim’inde, üye ülkelerden analistler ve olaylara müdahale edenler için bir platform olarak hizmet veren sanal bir ASEAN CERT başlatıldı.

O zamandan beri Singapur, bölgesel CERT’in amacını ve mekanizmasını belirleyen operasyonel çerçeveyi oluşturmak için ASEAN üye devletleriyle birlikte çalıştı. Hedefleri arasında, ASEAN üyeleri arasında siber tehditler ve çevrimiçi dolandırıcılıklar hakkında bilgi paylaşımını daha da teşvik etmek yer alıyor.

Bölgesel CERT, siber güvenlik uzmanları ve kuruluşlarının bölgesel temas noktası ağını geliştirme ve sürdürme ile üye devletlerin ulusal CERT kapasite oluşturma ve en iyi uygulama alışverişini destekleme dahil olmak üzere sekiz temel işlev üzerinde çalışmaktadır. CSA ayrıca, siber tatbikatlar ve CERT-CERT siber kapasite geliştirme programları gibi yüz yüze etkinlikler için özel bir alan görevi görmektedir diye belirtti. Dijital Geliştirme Bilgi Bakanı Josephine Teo: “Siber tehdit ortamı, bölgenin dikkatini çeken zorluklar arasında fidye yazılımı saldırıları ve diğer siber suç faaliyetleriyle birlikte gelişmeye devam etti” dedi.

ASEAN’ın da benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bölgenin dijital ekonomisinin 2030 yılına kadar 300 milyon dolardan 1 trilyon dolara ulaşması beklendiğini söyledi. Ayrıca, genç, eğitimli, internet bilincine sahip bireylerin ve büyüyen bir orta sınıfın önemli bir bölümünü içeren yaklaşık 700 milyonluk toplu bir nüfusa sahip olduğunu da belirtti.

Intel yapay zeka yarışında strateji değiştiriyor!

Teknoloji devi Intel, yapay zeka pazarında Nvidia ile doğrudan rekabet etmekten vazgeçerek yeni bir stratejiye yöneliyor. Şirket, üst seviye büyük yapay zeka modellerinin eğitiminde kullanılan yüksek performanslı ürünler yerine, daha küçük ve özel modeller için maliyet-etkin yapay zeka çözümleri sunmayı planlıyor. Bu strateji değişikliğiyle Intel, yeni Gaudi 3 hızlandırıcı çipleri ile daha uygun maliyetli ve verimli çözümler sunmayı hedefliyor.

Gaudi 3 ile maliyet-etkin performans

Intel, Gaudi 3 hızlandırıcı çiplerinin Nvidia’nın H100 GPU’suna göre bazı kullanım senaryolarında daha hızlı ve daha ekonomik olduğunu belirtiyor. Özellikle, küçük dil modelleri ve Llama 2 ve Llama 3 gibi farklı boyutlardaki yapay zeka modellerinin çıkarım işlemlerinde Gaudi 3’ün öne çıktığı vurgulanıyor. Intel, büyük token çıktılarında enerji verimliliği açısından da üstünlük sağlayarak maliyet-performans dengesinde önemli avantaj sunduğunu ifade ediyor.

Intel’in yaptığı kıyaslamalara göre, Gaudi 3 çipleri, H100 GPU’ya kıyasla dolar başına performans açısından yüzde 80 daha iyi değer sunuyor. Örneğin, Llama 2 modelinde bu fark iki katına çıkıyor. Bu, maliyetin önemli bir unsur olduğu yapay zeka çözümlerinde Intel’in iddialı bir konuma gelmesine zemin hazırlıyor.

Ancak, 16-bit ve 8-bit formatlarındaki kayan nokta işlemlerinde H100’ün hala daha üstün olduğu kabul ediliyor. Nvidia’nın H100 çipleri, bfloat16 ve FP8 formatlarında Intel’in Gaudi 3’ünden daha yüksek işlem gücüne ulaşıyor.

Intel’in rekabetten çekilme nedeni

Intel’in bu stratejik kararı, şirketin yapay zeka donanımlarından sorumlu ofis başkanı Anil Nanduri tarafından şu şekilde açıklanıyor: “Büyük yapay zeka modelleri yerine daha küçük, görev odaklı modellerin gelecekte daha fazla tercih edileceğine inanıyoruz.” Bu vizyona göre, performanstan ziyade maliyetin ön plana çıktığı bir döneme girildiği belirtiliyor.

Nanduri, devasa yapay zeka modellerinin her şeyi bilmesi yerine, işletmelerin daha spesifik görevler için optimize edilmiş daha küçük yapay zeka modellerine yöneleceğini öngörüyor. Intel, bu alandaki ihtiyaca uygun şekilde Gaudi 3ile işletmelere destek sunmayı amaçlıyor.

Bu strateji değişikliği, Intel’in yapay zeka pazarında farklı bir yol izleyeceğini ve maliyet-etkin çözümlerle daha geniş bir kitleye hitap edeceğini gösteriyor. Nvidia’nın yüksek performanslı ürünleri ile doğrudan rekabet etmeme tercihi, Intel’in yapay zeka yarışında uzun vadeli sürdürülebilir bir yol izlemeye çalıştığının sinyallerini veriyor.

Ağaçlar endüstriyel kimyasal haline gelebiliyor

0

ABD’li bilim insanları, ağaçları düşük maliyetli endüstriyel kimyasallara dönüştüren yeni bir yöntem geliştirdi. Bilim insanları, ağacın lignin metoksi içeriğinin düşük olması, ağacın o kadar parçalanabilir olduğunu keşfetti.

Ağaçlar endüstriyel kimyasal olarak kullanılabiliyor

Kuzey Karolina (NC) Eyalet Üniversitesi bilim insanları ve mühendisleri, endüstriyel kimyasalların petrol kaynaklı üretimine sürdürülebilir, çevre dostu alternatifler olarak ağaçları kullanmada önemli ilerleme kaydediyorlar. Ağaçları sert ve bozulmaya karşı dirençli yapan bir polimer olan lignin, sorunlu olduğunu kanıtladı.

Şimdi NC State araştırmacıları bunun nedenini biliyorlar: Ağaçları ve diğer bitkileri endüstriyel kimyasallara dönüştürmek için mikrobiyal fermantasyonun ne kadar kolay veya zor olacağını belirleyen lignin’in belirli moleküler özelliğini belirlediler. Science Advances dergisinde keşfi ayrıntılarıyla anlatan makalenin yazarı Robert Kelly: “Bu bulgular, petrol kaynaklı kimyasallara ekonomik ve çevresel olarak sürdürülebilir bir alternatif olarak ağaçlardan endüstriyel kimyasallar üretmeye bir adım daha yaklaştırıyor” dedi. Kelly’nin grubu daha önce Yellowstone Milli Parkı sıcak su kaynakları gibi yerlerde gelişen belirli aşırı termofilik bakterilerin ağaçlardaki selülozu parçalayabildiğini kanıtlamıştı.

Ağaçlardaki büyük lignin problemiyle başa çıkmak için, NC State Biyoteknoloji Programı Direktörü ve Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği Bölümü’nde Alcoa Profesörü olan Kelly, NC State’in Doğal Kaynaklar Koleji’nde Orman Biyoteknolojisi Programı Başkanı Yardımcı Doçent Jack Wang ile on yıldan fazla bir süredir çalışıyor. Wang ayrıca NC. Bitki Bilimleri Girişimi’nde bir fakülte üyesidir.

2023 yılında Science dergisinde yayınlanan bir rapora göre, Wang ve meslektaşları, CRISPR genom düzenleme teknolojisini kullanarak lignin içeriği ve bileşimi değiştirilmiş kavak ağaçları yarattılar. Kavak ağaçlarına odaklandılar çünkü hızlı büyüyorlar, minimum pestisit kullanımı gerektiriyorlar ve gıda ürünlerinin yetiştirilmesinin zor olduğu sınır alanlarda yetişiyorlar. Kelly’nin grubu, bu CRISPR ile düzenlenmiş ağaçların bazılarının, ancak hepsinin değil, mikrobiyal bozunma ve fermantasyon için iyi çalıştığını buldu.

Tam otonom Tesla araçlar geri çağrılıyor!

Tam Otonom Sürüş özelliğine sahip 2.4 milyon Tesla, düşük görüş mesafesindeki kazalar nedeniyle inceleme altına alındı. Araştırmacılar, Tam Otonom Sürüş sisteminin yolun düşük görüş mesafesindeki koşulları uygun şekilde tespit edip tepki verebilip veremediğini inceleyecek.

Tam otonom Tesla araçlar risk nedeniyle çağrıldı

Elon Musk’ın Tesla’nın denetimsiz Tam Otonom Sürüş (FSD) sisteminin 2025’te uygulanacağını duyurmasından sadece bir hafta sonra, mevcut denetimli FSD sistemi inceleme altında. ABD’nin önde gelen otomotiv güvenlik otoritesi, düşük görüş koşullarında meydana gelen dört çarpışmanın ardından Tesla’nın “Tam Otonom Sürüş (Denetimli)” yazılımına yeni bir soruşturma başlattı. Bunlardan biri bir yaya ölümüne yol açtı.

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin (NHTSA) Arıza Soruşturma Bürosu, 18 Ekim’de, sürücü destek sisteminin “yolda görüş mesafesinin azaldığı koşullara, örneğin güneş parlaması, sis veya havada toz gibi faktörlere uygun şekilde tanımlayıp tepki verebildiğini” belirlemek için incelediğini açıkladı. Ajans ayrıca, bildirilen kazaların yanı sıra bu koşullarda ek kazaların olup olmadığını da araştırmak istiyor.

Araştırmacılar, “Tam Otonom Sürüş”ün “yolda azalmış görüşü tanımlayıp buna uygun şekilde tepki verip veremeyeceğini ve verebiliyorsa bu kazalara katkıda bulunan faktörlerin neler olduğunu” inceleyecekler.

Soruşturma, 2016 ile 2024 model yılları arasında üretilen yaklaşık 2.4 milyon Tesla’yı kapsıyor. NHTSA ayrıca, “Tam Otonom Sürüş” içeren benzer diğer kazaların düşük görüş koşullarında olup olmadığını araştıracağını ve şirketten bu koşullarda sistemin performansını etkileyen herhangi bir güncelleme olup olmadığı hakkında bilgi isteyeceğini söyledi.

Belgelerde: “Özellikle bu inceleme, bu tür güncellemelerin zamanlamasını, amacını ve yeteneklerini, ayrıca Tesla’nın güvenlik etkilerine ilişkin değerlendirmesini değerlendirecektir” denildi. Tesla, tüm araç üreticilerini kapsayan bir ajans direktifi uyarınca, dört kazayı NHTSA’ya bildirdi. Ajans tarafından yönetilen bir veritabanı, Kasım 2023’te Arizona, Rimrock’ta bir yaya, 2021 model Tesla Model Y tarafından vurulduktan sonra hayatını kaybettiğini gösteriyor. Rimrock, Phoenix’in yaklaşık 100 mil (161 kilometre) kuzeyinde yer almaktadır.

Arizona Kamu Güvenliği Departmanı, kazanın 27 Kasım günü akşam 5’ten kısa bir süre sonra Interstate 17’de meydana geldiğini belirtti.

Türkiye’nin yeni gözü: TALAY İHA sahneye çıkıyor

Türk savunma sanayisi, yenilikçi projeleriyle küresel arenada dikkat çekmeye devam ediyor. Solid Aero tarafından geliştirilen ve “dünyanın ilk alçak irtifa çok amaçlı insansız hava aracı” (İHA) olma iddiasını taşıyan TALAY, ilk kez 22-26 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda tanıtılacak.

SAHA EXPO’da teknolojinin zirvesi

SAHA İstanbul‘un ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu dev etkinlik, Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesiolma özelliğini taşırken, savunma sanayisinin en önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Fuarda, TALAY’ın yanı sıra ZADA ve KOVAK gibi yeni ürünler de sergilenecek.

TALAY: alçak irtifada yeni avcı

Solid Aero tarafından geliştirilen TALAY İHA, deniz üzeri düşük irtifada operasyon yapma kabiliyetiyle savunma dünyasında yeni bir çağ başlatmaya hazırlanıyor. 2,60 metre kanat açıklığına ve 2 metre gövde uzunluğuna sahip olan bu İHA, savunma, saldırı ve caydırıcılık görevleri için tasarlandı.

TALAY, sadece 30 santimetre yükseklikte uçabilme yeteneği sayesinde, deniz üzerindeki düşman unsurlarına hızla müdahale edebilecek. 150 metre irtifaya kadar çıkabilen bu İHA, düşük irtifada gerçekleştirdiği uçuşlar sırasında radarlar tarafından tespit edilmesinin oldukça zor olmasıyla da dikkat çekiyor. TALAY’ın operasyonel seyir irtifası ise 3-5 metre arasında bulunuyor.

Hız ve güç avantajı

Saatte 200 kilometreyi aşan hızlara ulaşabilen TALAY, özellikle deniz platformlarına yönelik operasyonlarda büyük bir hız avantajı sunuyor. 3 saate kadar havada kalabilen bu İHA, sadece deniz üzerinde değil, aynı zamanda karada da alçak irtifada uçuş yapabiliyor. TALAY’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise 30 kilograma kadar faydalı yük taşıma kapasitesi. Bu kapasite, çeşitli mühimmat ve sensörlerin entegre edilebilmesine olanak sağlıyor.

TALAY, geniş bir görev yelpazesinde kullanılabilme potansiyeli ile hem savunma hem de saldırı operasyonlarında kritik bir rol üstlenebilir. Şu anda sistem ve uçuş testleri devam eden TALAY’ın, elektrikli modelinin geliştirme sürecinin 3 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. Yüksek yerlilik oranına sahip bu İHA’nın 7 metre kanat açıklığına sahip deniz karakolu modeli için de TEI ile yerli motor geliştirme çalışmaları yıl sonunda başlatılacak.

Tesla’nın Supercharger ağı 60.000 şarj istasyonuna ulaştı

Elektrikli araç sektörünün lider markası Tesla, Supercharger ağını genişletme çalışmalarını tüm dünyada sürdürüyor. Firmanın yaptığı son açıklamaya göre, Tesla’nın Supercharger ağı, dünya genelinde 60.000 şarj istasyonu sayısına ulaştı. Bu kilometre taşına Japonya’da kurulan yeni bir istasyonla ulaşılmış olup, Japonya genelinde 600 Tesla şarj istasyonu bulunuyor. Türkiye’de ise Tesla’nın 8 şarj istasyonu aktif durumda.

Tesla’nın Supercharger ağı, dünyanın ilk küresel DC hızlı şarj ağı olma özelliğine sahip ve bu sayede elektrikli araçların benimsenmesini hızlandıran en önemli teknolojik adımlardan biri olarak görülüyor. Özellikle Kuzey Amerika’da, elektrikli araç sahipleri için en kapsamlı ve güvenilir şarj ağı olma özelliğini sürdürüyor. Genişleme hızı yavaşlamış olsa da, kullanım oranları hızla artıyor. Bunun arkasındaki en büyük neden, Tesla’nın Supercharger ağını yalnızca Tesla araçlarına değil, giderek daha fazla sayıda Tesla dışı elektrikli araca da açması.

Ancak, bu başarıya rağmen Tesla’nın Supercharger ağı genişlemesinde bazı zorluklar yaşandı. Yılın başında, Tesla CEO’su Elon Musk, sürpriz bir kararla tüm şarj ekibini işten çıkardı. Bu kararın ardından bazı çalışanlar yeniden işe alınmış olsa da, bu süreç ağın genişleme hızında geçici bir yavaşlamaya neden oldu. Yine de, Tesla bu zorlukları aşıp ağını büyütmeye devam etti. Geçtiğimiz çeyrekte, Supercharger ağı üzerinden 1,4 teravat-saat elektrik sağlandığı açıklandı. Bu veri, Tesla’nın şarj hizmetlerinin giderek büyük bir iş kolu haline geldiğinin güçlü bir göstergesi.

Tesla Supercharger ağı, yalnızca Tesla araç sahiplerine değil, diğer markaların elektrikli araç sürücülerine de hizmet vererek, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine öncülük ediyor. Bu adımlar, elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırmakla kalmayıp, küresel karbon ayak izini azaltma hedeflerine de önemli bir katkı sağlıyor. Tesla, gelecekte de bu ağın daha da büyümesi ve global çapta elektrikli araç altyapısının güçlenmesi adına yatırımlarını sürdürecek.

Supercharger ağı, elektrikli araçlar için hızlı, güvenilir ve yaygın bir şarj çözümü sunarken, Tesla’nın bu alandaki inovasyon ve liderliği, gelecekte ulaşımın nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor.

2024’te SSD fiyatlarında önemli düşüş bekleniyor

NAND Flash depolama talebindeki azalma, SSD fiyatlarının hızla düşmesine yol açıyor. 2024 yılı boyunca süregelen bu fiyat düşüşlerinin, özellikle yılın son çeyreğinde yüzde 15’e kadar ulaşacağı öngörülüyor. 2024’te SSD fiyatlarının bu düşüş eğilimini devam ettirmesi, zayıflayan talep ve NAND Flash üretim kapasitesindeki artışla doğrudan ilişkili.

Fiyat düşüşleri çeşitli segmentlerde kendini gösterecek

TrendForce’un verilerine göre, depolama segmentlerinde farklı oranlarda fiyat azalışları bekleniyor. Genel olarak SSD fiyatlarında yüzde 3 ila yüzde 8 arasında bir azalma öngörülse de, istemci segmentindeki eMMC, UFS ve TLC/QLC ürünlerinde fiyatların yüzde 15’e varan oranlarda düşmesi bekleniyor. Kurumsal (Enterprise) segmentte ise bu düşüşler daha sınırlı kalabilir.

NAND Flash fiyatlarındaki dalgalanmalar

2024’ün üçüncü çeyreğinde NAND Flash fiyatları yüzde 5 ila yüzde 10 arasında artmıştı. Ancak bu eğilim yılın son çeyreğinde tersine dönüyor. Akıllı telefonlarda yaygın olarak kullanılan eMMC ve UFS çözümleri yılın üçüncü çeyreğinde fiyat açısından sabit kalmışken, dördüncü çeyrekte yüzde 8 ila yüzde 13 oranında bir fiyat düşüşü bekleniyor. Üreticiler, stok fazlası nedeniyle büyük bir talep beklemiyor.

PC satışları beklentileri karşılamıyor

3D NAND Flash teknolojisine sahip QLC ve TLC ürünlerinin fiyatlarının yüzde 10 ila yüzde 15 arasında düşmesi öngörülüyor. ABD ve Avrupa’da okula geri dönüş sezonu ve tatil indirimlerinin, PC satışlarını beklenen seviyeye çıkarmaması da bu düşüşlerin ana nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Bellek modülü üreticileri stok fazlası nedeniyle fiyatları indiriyor

Stok fazlasıyla karşı karşıya kalan bellek modülü üreticileri, ellerindeki depolama çözümlerini indirimli fiyatlarla sunmaya başladı. Bu durum, firmalar arasındaki sözleşme değerlerinin düşmesine ve pazarda daha fazla fiyat rekabetine yol açıyor.

Samsung, dünyanın ilk 24Gb GDDR7 belleğini üretti!

0

Bellek teknolojilerinde dünya devi Samsung Electronics, son hamlesiyle yine adından söz ettiriyor. Geliştirdiği yeni nesil 24 Gb GDDR7 bellekler, sektörde bir ilke imza atarak ekran kartları ve oyun konsollarının sınırlarını zorluyor. Bu yeni teknoloji, sadece oyun dünyasına değil, aynı zamanda veri merkezleri ve yapay zeka gibi yüksek performans gerektiren alanlarda da yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Samsung, dünyanın ilk 24Gb GDDR7 belleğini üretiyor

Samsung’un yeni ürünü, önceki modellere kıyasla aynı boyutlarda yüzde 50 daha fazla hücre yoğunluğu sunarak kapasiteyi önemli ölçüde artırıyor. Bu da 16 Gb’lık GDDR7’den sonra ulaşılan bir diğer önemli kilometre taşı olarak görülüyor. PAM3 sinyalizasyon teknolojisiyle donatılan GDDR7, önceki sürüme göre yüzde 25’lik bir hız artışıyla dikkat çekiyor ve 40 Gbps’ye kadar ulaşabiliyor. Hatta belirli koşullarda bu hız 42.5 Gbps’ye kadar çıkabiliyor.

Samsung, dünyanın ilk 24Gb GDDR7 belleğini üretiyor.
Samsung, dünyanın ilk 24Gb GDDR7 belleğini üretiyor.

Samsung, geliştirdiği yeni üründe güç verimliliğine de büyük önem vermiş. Mobil cihazlarda kullanılan enerji tasarruf teknolojileri ilk kez bir grafik DRAM’de uygulanarak saat kontrol yönetimi ve çift VDD tasarımı gibi yöntemlerle enerji tüketimi minimize edilmiş. Bu sayede güç verimliliğinde yüzde 30’u aşan bir iyileşme sağlanmış. Yeni bellek, bu yıl içerisinde yapay zeka hesaplama sistemlerinde büyük GPU müşterileri tarafından test edilmeye başlanacak ve 2025 yılının başlarında ticari olarak kullanıma sunulması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Unity, yeni CEO’suyla yükselişe geçmeyi hedefliyor!

Video oyunu yazılım şirketi, Cuma günü çok sayıda cihazda oyun geliştirmeyi kolaylaştıran Unity Engine‘in altıncı versiyonunu duyurdu.

Unity 6, özellikle stabilite, öngörülebilir güncellemeler ve aynı anda yüzlerce oyuncuyu destekleme yeteneği ile öne çıkıyor. Bromberg, şirketin bu yeni sürümle birlikte müşteri ilişkilerini güçlendirmek istediğini belirtti.

Bromberg, oyun endüstrisinde uzun yıllar deneyime sahip bir isim. Mayıs ayında CEO olarak atanan Bromberg, daha önce Zynga ve Electronic Arts gibi büyük firmalarda önemli görevler üstlendi. Bromberg’in selefi John Riccitiellonun tartışmalı fiyatlandırma politikaları sonrası görevden ayrılmasıyla, Unity’de köklü bir değişim süreci başladı.

Geçtiğimiz yıl Unity, oyun ve uygulama geliştiricilerden her indirme başına sabit bir ücret almayı öngören Unity Runtime Ücreti‘ni uygulamaya koymuştu. Ancak bu politika büyük tepki çekti ve birçok geliştirici farklı oyun motorlarına geçme tehdidinde bulundu. Bu gelişmelerin ardından yeni CEO, bu ücreti tamamen kaldırdı ve Unity 6 için yeni fiyatlandırma modelini duyurdu. Şirket, yıllık kişi başına yaklaşık 2.200 dolar ücret almayı planlıyor.

Şirket için problem sadece iş modelinde değil

Unity’nin sorunları sadece iş modeliyle sınırlı değil. Hisse senedi değerinin son bir yılda yüzde 23 düşmesi ve ikinci çeyrekte 125 milyon dolar zarar açıklanması şirketin mali zorluklarını gözler önüne seriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, oyun geliştiricileri arasında Unity’nin gücü hala yüksek. Şirket, mobil oyun pazarının yüzde 70’ini elinde tutmaya devam ediyor.

Unity Oyun Geliştirme

Bromberg, Unity’nin yapay zekaya fazla yatırım yapma konusunda temkinli davrandığını, ancak AI destekli araçlarla oyun geliştirme sürecini hızlandırmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik alanlarındaki gelişmelere de olumlu bakıyor.

Dünyanın ilk 6 tonluk İHA’sı Çin’den

Çin‘in havacılık sektöründeki gelişmeleri hız kesmeden devam ediyor. Çin merkezli United Aircraft Corporation, dünyanın ilk 6 tonluk tiltrotorlu insansız hava aracını (İHA) üretmeyi başardı. “Lanying R6000” adı verilen bu yeni nesil İHA, hem uçak hem de helikopterin avantajlarını bir arada sunan yenilikçi teknolojisiyle dikkat çekiyor. Dünyanın ilk 6 tonluk İHA’sı olması, bu aracı oldukça özel kılıyor.

Yüksek hız ve uzun menzil

Lanying R6000, teknik özellikleriyle de fark yaratıyor. 4000 kilometreye kadar menzil sunabilen araç, saatte 550 kilometre hızla uçabiliyor. 10 yolcu taşıma kapasitesine sahip olan İHA, aynı zamanda 2 tona kadar yük taşıyabiliyor. Araç, hem insanlı hem de insansız operasyonlarda görev alabilme yeteneğine sahip. Ayrıca, dünyanın ilk 6 tonluk İHA’sı olarak da nitelendiriliyor.

Uçak ve helikopterin en iyi yönlerini birleştiriyor

Bu yenilikçi İHA, dikey kalkış ve iniş yapabilen bir tiltrotor sistemine sahip. Helikopterler gibi dikey olarak havalanabilirken, sabit kanatlı uçakların seyir hızında yüksek verimle uçabiliyor. Bu özellikleri sayesinde, Amerika’nın V-22 Osprey uçaklarına benzer şekilde çeşitli görevlerde kullanılabilmesi planlanıyor. Lanying R6000’in özellikle lojistik, arama-kurtarma, istihbarat, gözetleme ve keşif gibi kritik alanlarda büyük katkı sağlayacağı belirtiliyor. Bu, Çin’in ürettiği dünyanın ilk 6 tonluk İHA’sı için büyük bir kullanım alanı yaratıyor.

Üretiminde yüksek hassasiyet gerekiyor

Karmaşık yapısı ve gelişmiş teknolojisi nedeniyle üretimi oldukça zorlu olan Lanying R6000, montaj sırasında çok düşük hata toleransı gerektiriyor. Bu da aracın, yüksek hassasiyetli bir mühendislik ürünü olduğunu gösteriyor.

Çin‘in bu yeni İHA’sı, dünya havacılık sektöründe önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor ve sektördeki rekabeti bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Sonuç olarak, dünya üzerinde ilk 6 tonluk İHA bu projeyle hayata geçti.

Yapay zeka podcast oluşturucu viral hale geldi

Google’ın deneysel AI -ilk dizüstü bilgisayarı ve araştırma asistanı olan NotebookLM, bir kullanıcının materyalini bir podcast’e dönüştüren Ses Genel Bakış özelliğiyle viral oldu. Yeni özellikler, kullanıcıların iki AI podcast sunucusuna tartışmalarını istedikleri konular hakkında hızlı bir şekilde talimat vermelerini sağlıyor. Örneğin, büyük bir belge yüklerseniz, AI Overviews’a podcast’in tamamı yerine yalnızca bir bölüme odaklanmasını talimat verebilirsiniz. Bu yüzden bir Yapay zeka podcast dinlemek, daha iyi bilgi edinmenin harika bir yolu olabilir.

Yapay zeka podcast büyük ilgi görüyor

Teknolojiyi test etmek için, oturum açtıktan sonra yeni bir not defteri açabilir ve bir PDF’i yükleyebilirsiniz. Audio Overview’da artık iki seçenek var: Özelleştir ve Oluştur. Bir konuya odaklanma yeteneğini test etmek için, belirli talimatlar girebileceğim “Özelleştir”e tıklayabilirisiniz. Google, “Belirli bir kaynağa odaklan”, “Belirli bir konuya odaklan” ve “Belirli bir kitleyi hedefle” gibi ekleyebileceğiniz özelleştirme istemlerinin türü için öneriler sağlıyor.

 Daha sonra PDF’i “Başlamak için kaynak ekle” kutusuna bırakın ve hemen yapay zekanın üretebileceği materyalleri keşfedin. Bunlar arasında SSS, Çalışma Rehberi, İçindekiler, Zaman Çizelgesi, Brifing Dokümanı ve Sesli Genel Bakış yer alıyor. Daha sonra komut girdiğinizde sizin için en iyi podcasti hazırlıyor.

En önemli kısım, aracın talimatlara bağlı kalması diyebilriz. Yani verilen komutun dışına çıkmıyor. Örneğin daha fazla arka plan bilgisi ve gerçek seçimler hakkında daha az bilgi sağlayan SSS’leri görmezden gelmesidir. Tüm ders notlarınızın veya uzun bir araştırma makalenizin bulunduğu büyük bir dosya yüklerseniz ve belirli bir bölüme odaklanmak için AI Genel Bakışını kullanmak isterseniz, bu odaklanmanın yararlı olabileceğini görebiliyoruz.

Google, bir bonus olarak platforma arka planda dinleme özelliği ekledi ve bu sayede kullanıcılar NotebookLM içinde çalışmaya devam ederken Sesli Genel Bakışları dinleyebiliyor. Bu özelliklerden herhangi birini denemek isterseniz araç ücretsizdir ve kullanımı kolaydır. NotebookLM web sitesini ziyaret edin, Google hesabınızda oturum açın ve yukarıdaki adımları izleyin.

Telesürüş şirketi Vay büyümeye devam ediyor

Telesürüş şirketi Vay, Avrupa Yatırım Bankası’ndan (EIB) 37 milyon dolar kredi aldı. Berlin merkezli firma, bu yılın başlarında Las Vegas, Nevada’da tele-sürüş hizmetinin ticari operasyonlarını başlatırken, elde edilen fonu teknolojisini geliştirmek ve hem Kuzey Amerika hem de Avrupa’da daha fazla şehre yayılmak için kullanmayı planlıyor. Ayrıca uzaktan sürüş sektöründeki otomobil üreticileri ve diğer paydaşlarla daha fazla ortaklık kurmayı hedefleyecek.

Telesürüş şirketi Vay büyüme stratejisini başarıyla uyguluyor

Vay’in uzaktan sürüş hizmeti, Waymo ve Cruise gibi şirketlerin işlettiği sürücüsüz taksilerin sunduğu hizmetlerden farklı. Las Vegas’ta kullanıcılar Vay uygulaması üzerinden bir araba sipariş ediyor ve bu araba daha sonra yolcu olmadan istenilen teslim alma noktasına teslim ediliyor. Araç, direksiyon simidi ve pedallar gibi geleneksel kontrolleri kullanan Vay’in teledrive merkezindeki bir insan tarafından uzaktan kontrol ediliyor.

Teslimat yapıldıktan sonra müşteri arabayı varış noktasına sürer ve teleoperatör tekrar devreye girer. Araba ile teleoperatör arasındaki bağlantı hücresel ağ üzerinden sağlanıyor. Vay: “Sistem, geleneksel araç çağırma hizmetlerinin maliyetinin yarısı oranında, daha sürdürülebilir, kapıdan kapıya ulaşım imkânı sunuyor” diyor.

Şirket ayrıca, tamamen otonom araçların karşılaştığı bazı yasal karmaşıklıkların önüne geçilmesi için her zaman kontrolün bir insanda olduğunun altını çiziyor. Üye ülkelere ait bir Avrupa Birliği kredi kuruluşu olan EIB’den alınan kredi, 2027’ye kadar yeni teknolojilere 400 milyar dolardan fazla ek yatırım yapılmasını hedefleyen InvestEU programı tarafından destekleniyor.

Bankanın Vay’i desteklemesinin nedenini açıklayan EIB başkan yardımcısı Nicola Beer: “Bu yatırım, Vay gibi küresel hedefleri olan Avrupa teknoloji öncülerini destekleme konusundaki kararlılığımızı bir kez daha kanıtlıyor. Burada Avrupa’da geliştirilen yenilikçi teknolojileri, şehirlerimizde temiz, verimli ve kapsayıcı kentsel hareketlilik sunarken yolcu ve mal taşımacılığını daha verimli hale getirmenin yeni yollarını açıyor” dedi.

Vay COO’su Thomas von der Ohe: “EIB’nin Vay’e yatırım yapmaya karar vermesinden gurur duyuyoruz çünkü bu fonlar şirketin büyümesini desteklemede etkili olacak. Aynı hedefi paylaşıyoruz ve Avrupa Birliği içinde ekonomik kalkınmayı teşvik etmeye kararlıyız. Dahası, bu yatırım AB düzenleyicilerinin, ortaklarının ve tüketicilerinin Vay’e olan güvenini ve inancını güçlendirmede önemli bir rol oynayacak ve hizmetlerimizin Avrupa şehirlerinde ticari olarak yaygınlaşmasının önünü açacak” dedi.

Boston Dynamics ve Toyota Araştırma Enstitüsü iş birliği yapıyor

0

Boston Dynamics ve Toyota Araştırma Enstitüsü (TRI), genel amaçlı insansı robotların gelişimini hızlandırmak için bir araştırma ortaklığında bir araya geldi. Şirketler, TRI’nin Büyük Davranış Modellerini (LBM’ler) ve Boston Dynamics Atlas insansı robotunu kullanmayı planlıyor.

Boston Dynamics ve Toyota Araştırma Enstitüsü birlikte planlama yapıyor

Araştırma ortaklığına Boston Dynamics Robotik Araştırmaları Kıdemli Direktörü Scott Kuindersma ve Toyota Araştırma Enstitüsü Robotik Araştırmaları Başkan Yardımcısı Russ Tedrake eş başkanlık edecek. Boston Dynamics, projenin elektrikli Atlas robotunun fiziksel yeteneklerini, araştırmacıların gelişmiş LBMS’lerin eğitimini desteklemek için kullanılacak performans verilerini toplamak üzere bir dizi görevde kullanmalarına olanak tanımak için programlanabilir ve uzaktan kumanda edilebilir yeteneğiyle birleştireceğini söyledi. Böylece büyük, önceden eğitilmiş modeller, yeni sağlam, hünerli, tüm vücudu kapsayan becerilerin hızla edinilmesini sağlayabilir.

Ayrıca Boston Dynamics ve TRI, insansı robotlar için temel eğitim sorularını ele almak, araştırma modellerinin tüm vücudu algılamayı nasıl kullanabileceğini keşfetmek ve insan-robot etkileşimini anlamak için bir araştırma yürütmeyi planlıyor. Ayrıca bu yeni yetenekleri desteklemek için güvenlik ve güvence önlemleri de alınacak. Boston Dynamics CEO’su Robert Playter: “Robotik endüstrisi için bundan daha heyecan verici bir zaman olmamıştı ve genel amaçlı insansıların gelişimini hızlandırmak için TRI ile çalışmayı dört gözle bekliyoruz” dedi. “Bu ortaklık, güçlü bir araştırma ve geliştirme temeline sahip iki şirketin bir araya gelerek birçok karmaşık zorluk üzerinde çalışmasının ve gerçek dünya sorunlarını çözen kullanışlı robotlar üretmesinin bir örneğidir” dedi.

Toyota’nın baş bilim insanı ve TRI’nin CEO’su Gill Pratt, yapay zeka ve makine öğrenmesindeki son gelişmelerin fiziksel zekayı ilerletme açısından muazzam bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Pratt: “TRI’nin son teknoloji yapay zeka teknolojisini Boston Dynamics’in donanımında uygulama fırsatı, insanları güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak için çalıştığımız her bir kuruluşumuz için oyunun kurallarını değiştiriyor” dedi.

Yapay zeka ile pazarlama stratejileri ve başarı öyküleri

0

AI Destekli Pazarlama ile ilgili son blog yazısının yayınlanmasından heyecan duyuyoruz! Günümüzün rekabetçi ortamında, kişiselleştirme olağanüstü müşteri deneyimleri sunmanın anahtarıdır. Yazıda, yapay zeka araçlarından yararlanan stratejileri ele alıyoruz. Eğrinin önünde kalın ve AI’nın pazarlama oyununuzu nasıl dönüştürebileceğini öğrenin.

Yapay zeka ile pazarlama

AI destekli pazarlamanın ve AI araçlarının kişiselleştirilmiş müşteri deneyimleri, öngörücü analizler ve sohbet robotları için stratejilerde nasıl devrim yarattığını inceleyeceğiz. Günümüzün dijital çağında, yapay zeka ile pazarlama işletmelerin rekabette öne çıkmasına yardımcı olabilir. Şirketler, AI’nın gücüyle, bireylerle daha derin bir düzeyde yankı uyandıran kişisel deneyimler yaratabiliyor. İşletmeler öngörücü analizler aracılığıyla müşteri ihtiyaçlarını tahmin edebiliyor. Ayrıca doğru zamanda hedefli mesajlar sağlıyor. Sohbet robotlarının yükselişiyle markalar gerçek zamanlı görüşmelere katılabiliyor. Böylelikle anında destek sağlayabiliyor ve daha güçlü müşteri ilişkileri kurabiliyor.

Yapay Zeka, düşünme, öğrenme ve problem çözme üzere programlanan makinelerde insan zekasının simülasyonu. Bununla birlikte pazarlamada, yapay zeka sayesinde makinelerin verileri analiz etmesini, kararlar almasını sağlıyor. Nihayetinde pazarlama kampanyalarının etkinliğini artıran bir dizi teknolojiyi kapsar.

Sonuçta diğer yapay zeka araçlarıyla AI destekli pazarlama, işletmelerin kişisel müşteri deneyimlerine, öngörücü analizlere ve sohbet robotlarına yaklaşımını dönüştürdü. Ayrıca benzersiz kişiselleştirme düzeylerine giden yolu açtı. Şirketlerin müşterileriyle daha derin bir şekilde bağlantı kurmasını sağladı. Bu yeni çağda, yapay zeka her zamankinden daha önemli hâle geldi.

Otonom araçlar ve yapay zeka: Ulaşımda yeni bir çağ

Otonom araçların çağı, yollarda gezinmelerine ve gerçek zamanlı kararlar almalarına olanak tanıyan birçok gelişmiş teknolojiyle çılgına dönüyor. Otomotiv endüstrisinde Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti (IoT), Makine Öğrenimi (ML) ve Blockchain gibi çok sayıda teknoloji geliştiriliyor ve uygulanıyor. Özellikle, AI’nın (Yapay Zeka) varlığı, yalnızca otonom araçların öncüsü olarak değil, aynı zamanda yolcu güvenliğini artırmanın bir yolu olarak da önemli bir dönüm noktası.

Otonom Araçlar (AV’ler): Bunlar, insan müdahalesinin çeşitli derecelerinde gezinmek ve çalışmak için tasarlanan araçlar. Çevrelerini algılamak, kararlar almak ve hareketlerini kontrol etmek için sensörlerin (kameralar, radar ve lidar gibi), yazılımın ve karmaşık algoritmaların bir kombinasyonunu kullanırlar.

Otonom araçlar ve yapay zeka

Seviye 0: Otomasyon Yok. Araç, tüm sürüş görevlerini yerine getirmesi gereken bir insan tarafından tamamen kontrol ediliyor.

Seviye 1: Sürücü Yardımı. Araç, sürücüye direksiyon veya hızlanma/frenleme gibi belirli görevlerde yardımcı olabiliyor. Ancak insanın tamamen meşgul olması ve çevrenin farkında olması gerekir.

Seviye 2: Kısmi Otomasyon: Araç, belirli koşullar altında bazı özellikleri kontrol edebiliyor. Ancak yine de insanların odaklanmasını ve her an devralmaya hazır olmasını gerektirir.

Seviye 3: Koşullu Otomasyon. Araç, belirli senaryolarda (ör. otoyol sürüşü) sürüş görevlerinin çoğunu üstlenebiliyor. Ancak sistemler kontrolü başaramadığında yine de bir sürücü gereklidir.

Seviye 4: Yüksek Otomasyon. Araç tüm sürüş görevlerini yapabiliyor ve devralmak için çok önemli olmayabiliyor. Ancak, yine de özel durumları ve coğrafi aralığı ele alma konusunda sınırlamaları vardır.

Seviye 5: Tam Otomasyon. Araç, herhangi bir koşul altında tüm sürüş görevlerini kontrol edebilir, insan etkileşimi gerekmez. Öncelikle bir “robotaksi” görevi görür ve direksiyon simidi veya pedallar gibi standart kontrollerden yoksun olabilir.

Ancak şu anda seviye 4 ve 5 otonomiye yaklaşan ticari araç yok. Seviye 3’ten seviye 4’e ve seviye 5’e geçiş vizyonu hala dinamik bir süreç. AV’lerin geliştirilmesindeki dönüm noktası Seviye 5 olsa da, nihai varış noktası bu olmayabiliyor. Tüm koşullar altında tüm sürüş görevlerini yerine getirme kapasitesine sahip olsa bile, mevcut durumun “tamamen otonom” olarak tanımladığı şeyin içsel sınırlamaları vardır.