Apple, 5G’nin hızlı benimsenmesinde öncü rol oynuyor!

0

Teknoloji devi Apple’ın 5G teknolojisine olan katkıları, Counterpoint Research tarafından yayınlanan yeni bir raporla bir kez daha vurgulandı. Rapor, Apple’ın 5G’nin hızlı benimsenmesinde önemli bir rol oynadığını ve küresel akıllı telefon pazarında bu teknolojiye sahip en çok cihaz satan şirketlerden biri haline geldiğini gösteriyor.

Apple, 5G teknolojisini ilk olarak iPhone 12 ile tanıttı ve bu hamlesi, küresel 5G telefon sevkiyatlarını hızla artırdı. Rapora göre, Apple ve Samsung birlikte, 5G özellikli akıllı telefon sevkiyatlarının 1 milyarı aştığı belirtiliyor. Cupertino merkezli şirketin iPhone 12’si, 2020’nin sonlarına doğru piyasaya sürüldükten sonra, dünya genelinde 5G’li cihaz sevkiyatları ilk kez tek çeyrekte 100 milyon adedin üzerine çıktı.

Apple 5G

Rapor, 2023’ün son çeyreğinde iPhone 15 serisinin piyasaya sürülmesinin ardından, tek bir çeyrekte 200 milyon adetten fazla 5G destekli iPhone’un satıldığını ortaya koyuyor. Toplamda, 2023’ün dördüncü çeyreğinde 5G destekli telefon sevkiyatlarının 2 milyarı aşarak yeni bir rekora ulaşıldı.

Bu başarı, 5G teknolojisinin resmi olarak uygulamaya konmasından itibaren yaklaşık beş yılda elde edildi. Bu süre, 3G ve 4G gibi önceki teknolojilere kıyasla daha kısa bir süreyi temsil ediyor. Rapor, 5G’nin 3G ve 4G’den daha hızlı bir şekilde benimsendiğini gösteriyor.

Rapora göre, 5G teknolojisinin yaygınlaşmasının büyük bir kısmı Çin, ABD ve Batı Avrupa gibi gelişmiş ülkelerden kaynaklansa da, üreticilerin bu teknolojiyi giriş seviyesi ve orta sınıf cihazlara entegre etmeye başlamasıyla ivmenin daha da artması bekleniyor.

Sektör analistleri, 5G teknolojisi için gerekli bileşen fiyatlarının düşmeye devam etmesi ve birçok akıllı telefon üreticisinin (çoğunlukla Çinli) bu teknolojiye yatırım yapmayı sürdürmesi durumunda, 5G’nin gelecekte daha da yaygın hale geleceği konusunda iyimserler.

Araç kaynaklı karbon salınımında lider kim?

Avustralya binek araçları dünyanın büyük pazarlarının ortalamasından yüzde 50 daha fazla karbondioksit yayıyor. Gerçek dünyadaki durum, resmi rakamların gösterdiğinden çok daha kötü. Bu , Avustralya’daki ve yurt dışındaki otomobillerin, SUV’ların ve hafif ticari araçların karbondioksit emisyon performansını karşılaştıran yeni bir çalışmanın bulgusu olarak ortaya çıktı.

Karşılaştırma, Avustralya’nın muhtemelen ekonomi genelinde karayolu taşımacılığına yönelik 2050 net sıfır emisyon hedefinin oldukça gerisinde kalacağını gösteriyor. Hedefe ulaşmak için araç emisyonlarını azaltmaya yönelik politikaların yoğunlaştırılması ve bir dizi başka politikayla desteklenmesi gerekiyor.

Avustralya araç kaynaklı karbon salınımı konusunda lider

Şubat ayında Avustralya hükümeti, Ulusal Elektrikli Araç Stratejisi (NEVS ) ile karıştırılmaması gereken Yeni Araç Verimliliği Standardı (NVES) seçeneklerini duyurdu. Her seçenek, satılan tüm yeni arabaların ortalaması alınarak, gidilen her kilometre için yayılabilecek gram karbondioksit miktarına ilişkin ulusal bir sınır belirleyecek. Zorunlu karbondioksit emisyonu veya yakıt verimliliği standartları, ulaşım emisyonlarını azaltmak için uluslararası alanda temel bir yapı taşı olarak tanınmakta.

Avustralya standardının geliştirilmesine daha fazla bağlam ve girdi sağlamak için Avustralya merkezli Ulaştırma Enerjisi/Emisyon Araştırması (TER) ve Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (ICCT), yeni yayınlanan bir brifing belgesi üzerinde işbirliği yaptı.

Hem yakıt verimliliği hem de emisyon standartları aşağı yukarı aynı şeyi hedefliyor: yakıt tüketimini ve sera gazı emisyonlarını azaltmak. Bunu yaparken aynı zamanda tüketicilerin yakıt masraflarını da azaltıyor ve enerji güvenliğini artırıyor. Küresel hafif araç pazarının yaklaşık yüzde 85’i zaman içinde, hatta bazı durumlarda onlarca yıl önce bu standartları benimsedi. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Kanada, Birleşik Krallık, Japonya, Çin, Güney Kore, Brezilya, Meksika, Yeni Zelanda, Şili ve Hindistan’da bunlara sahip. Avustralya ve Rusya gelişmiş dünyadaki iki istisna.

Avustralya’da bu tür standartların binek ve hafif ticari araçlar için zorunlu hale getirilmesi konusunda uzun bir tartışma geçmişi var. Avustralya’da 1978’den beri gönüllü standartlar bulunuyor. Uygulama eksikliği nedeniyle bu hedeflere her zaman ulaşılamadı. Gerçek dünyadaki emisyonları azaltma konusunda hem hırs hem de etkinlikten yoksun oldukları için eleştirildi. Hükümetin mevcut teklifinin daha iddialı olacağı anlaşılıyor. Avrupa’da yapılanların gerisinde kalsa da potansiyel olarak 2027’de ABD hedeflerine yaklaşmayı hedefliyor. Avustralya standardının 2050’de gerçek emisyon azaltımları ve net sıfır emisyon elde etme konusundaki etkinliğinin, tasarım ve ayrıntılar netleştikten sonra da incelenmesi gerekecek.

Türk Telekom’dan sürdürülebilir teknolojiler için önemli adım!

Türk Telekom, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan yeni nesil yeşil şebeke teknolojilerinin ve uygulamalarının hayata geçirilmesi için ZTE ve Netaş ile iş birliği yapacağını duyurdu. GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde bir araya gelen Türk Telekom, ZTE ve Netaş üst yönetimleri arasında iyi niyet anlaşması imzalandı.

Türk Telekom, ZTE ve Netaş arasında iyi niyet anlaşması!

Çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak için Güneş Enerjisi Sistemleri (GES) ve elektrikli şarj istasyonları yatırımlarıyla önemli adımlar atan Türk Telekom, sürdürülebilir teknolojiler için yeni nesil yeşil şebeke ve uygulamalarının hayata geçirilmesi kapsamında ZTE ve Netaş ile iş birliği yapacağını duyurdu. Türk Telekom, Netaş ve Netaş’ın ana hissedarı ve ZTE ile İyi Niyet Sözleşmesi (MoU) imzaladı.

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal konuyla ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken başta teknoloji olmak üzere tüm alanlarda sürdürülebilir değerler yaratmak öncelikli amaçlarımızın başında geliyor. Teknolojilerimizin güç kaynaklarını sürdürülebilir enerji kaynaklarına dönüştürecek, yapay zeka çözümleriyle kaynak optimizasyonu ve enerji tasarrufu sağlayacak projeler geliştirmeye devam ediyoruz”

Telekomünikasyon altyapısında yenilikçi uygulamalar

Gerçekleştirilen iş birliği kapsamında; mobil baz istasyonlarının altyapısında güneş enerjisi sistemlerinin kullanılmasına, baz istasyonu üzerindeki trafik oranına göre dinamik olarak yük tahmini ve kaynak optimizasyonu yapan yapay zeka tabanlı akıllı yazılım çözümlerinin uygulanmasına, yeni nesil sıvı soğutma teknolojisi (LIC- Liquid Immersion Cooling) kullanan veri merkezi sunucularının kullanılması ve yeni nesil fiber şebeke çözümlerinde kullanılmayan PON portlarının akıllı algoritmalar ile kontrol edilip kapatılarak enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılacak.

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal daha sonra şunları söyledi:

“Türkiye’nin lider telekomünikasyon şirketi olarak, dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle iş birliklerine imza atıyor, ülkemizi yeni nesil teknolojilerle buluşturmak için azimle çalışıyoruz. Türkiye’nin yeşil teknoloji dönüşümünü hızlandırmak üzere güç birliği yaptığımız şirketlerden biri de yerli teknoloji şirketi Netaş ve global ortağı ZTE oldu. Hali hazırda erişim, IPTV ve uç cihaz alanlarında altyapı çözüm ortağımız olan ZTE ve Netaş ile yeni nesil yeşil teknolojilerin ülkemizde hayata geçirilmesine yönelik imzaladığımız İyi Niyet Sözleşmesi’nin hayırlı olmasını dilerim”

Netaş Yönetim Kurulu Başkanı ve ZTE Corporation Avrupa ve Amerika Bölge Başkanı Peng Aiguang şunları söyledi:

“Türk Telekom ile birlikte hem global hem de Türkiye’deki bilgi birikimi ve tecrübemizle önümüzdeki dönemde de yeni nesil teknolojileri ve yerli ürünleri barındıran projeleri hayata geçirmek adına imzaladığımız İyi Niyet Sözleşmesi’nden ötürü çok mutlu olduğumu belirtmek isterim”

Su pilleri güvenli depolama sağlıyor

Bilim insanları daha güvenli enerji depolama için yanmaz su pilleri icat etti. RMIT Üniversitesi liderliğindeki çığır açan bir gelişmeyle, uluslararası bir bilim insanları ekibi, enerji depolamada devrim yaratmaya hazır yeni bir pil türünü tanıttı.

Profesör Tianyi Ma ve RMIT Üniversitesi’ndeki ekibi, suyu kritik bir bileşen olarak kullanan pil teknolojisine öncü bir yaklaşım olan su pillerinin oluşturulmasına öncülük etti. Yangın tehlikesine ve patlamaya eğilimli geleneksel lityum iyon pillerin aksine, su pilleri gelişmiş güvenlik özelliklerine sahip. Bu da onları çeşitli uygulamalar için cazip bir seçim haline getiriyor.

Su pilleri güvenli depolama için yeni bir adım oldu

Bu su pillerinin altında yatan temel prensip, geleneksel pillerdeki yanıcı maddelerle ilişkili riskleri azaltan sulu (su bazlı) metal iyon teknolojisinde yatmakta. Piller, birincil bileşen olarak suyu kullanarak yangın ve patlama olaylarını ortadan kaldırarak pil teknolojisindeki kritik bir güvenlik sorununu ortadan kaldırıyor. Ayrıca, güvenlik hususlarının ötesinde, su pilleri önemli sürdürülebilirlik faydaları sunmakta. Magnezyum ve çinko gibi bol miktarda ve uygun maliyetli malzemelerin kullanılması, bu pilleri çevre dostu ve ekonomik açıdan uygun kılıyor. Basitleştirilmiş üretim süreçleri, daha düşük maliyetle büyük ölçekli üretimi kolaylaştırarak daha geniş erişilebilirliğe ve uygun maliyete katkıda bulunuyor.

Özellikle su pilleri, mevcut enerji depolama teknolojilerinin doğasında olan imha zorluklarını ele alıyor. Kolayca sökülmesine ve malzemenin yeniden kullanılmasına veya geri dönüştürülmesine olanak tanıyan bir tasarıma sahip olan bu piller, döngüsel ekonomi ilkelerine ve sürdürülebilir kaynak yönetimine uygun olarak, pil atıklarıyla ilişkili çevresel etkilere karşı umut verici bir çözüm sunuyor.

Pil teknolojisindeki ilerlemelerde önemli bir kilometre taşı, depolama kapasitesinin ve ömrünün artırılması. RMIT ekibi, su pillerinin performansını optimize etmek için kapsamlı araştırmalar yürüterek bu konuda kayda değer ilerleme kaydetti. Bizmut ve oksit kaplamaları aracılığıyla dendritlerin önlenmesi gibi yenilikçi stratejiler, pil ömrünü uzatarak pillerin verimli güneş enerjisi depolama gibi zorlu uygulamalarda kullanılmasına olanak tanıdı.

Su pillerinin enerji yoğunluğu, performanslarının dikkat çeken bir diğer yönü. Kilogram başına 75 watt-saat enerji yoğunluğuna sahip magnezyum iyon su pillerinin geliştirilmesi, onları Tesla’nın en son modelleri gibi elektrikli araçlarda kullanılan çağdaş lityum iyon pillere rekabetçi alternatifler olarak konumlandırarak önemli bir başarıya işaret ediyor.

Ericsson Türkiye’den 6G adımı!

0

Ericsson Araştırma Türkiye, geleceğin iletişim teknolojileri üzerine odaklanan ROBUST-6G projesine önemli bir katkıda bulunuyor. Bu proje, 6G ağlarının güvenliğini artırmak amacıyla Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi (AI/ML) tekniklerini kullanmayı hedefliyor. ROBUST-6G, gelecekteki siber-fiziksel süreçlerde ortaya çıkacak yeni zorlukları ele alarak, 6G hizmet ve ağlarının bu zorluklar karşısında dayanıklı olmasını sağlamayı amaçlıyor.

Ericsson Türkiye, 6G’nin güvenlik yol haritasını çiziyor!

Ericsson Araştırma Türkiye’nin bu projedeki rolü, küresel proje koordinatörü olarak, Türkiye’deki bilgi ve iletişim teknolojileri alanında bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu, Türkiye’nin gelecek nesil iletişim teknolojileri araştırmasında önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

6G ağlarının başarısı, onların programlanabilir, uyarlanabilir ve verimli olmasına bağlıdır. Ancak, bu özellikler aynı zamanda ağların yönetimini ve işletilmesini karmaşık hale getiriyor. ROBUST-6G, bu karmaşıklığı yönetmek ve siber güvenlik risklerine karşı koruma sağlamak amacıyla, Sıfır Dokunuş Şebeke ve Servis Yönetimi (ZSM) ve AI/ML tekniklerini kullanarak tam otomatik, uçtan uca akıllı şebeke ve hizmet güvenliği yönetim çerçevesi geliştirmeyi hedefliyor.

Proje, aynı zamanda dağıtık zeka, mahremiyet iyileştirmeleri ve AI/ML’deki şeffaflık gibi alanlarda dayanıklılığı artırmayı ve 6G ağ tasarımında enerji verimliliği sağlayan sürdürülebilir yapay zeka yöntemlerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çabalar, hem performansı artırırken bilişim gereksinimlerini iyileştirmeyi hem de tüketilen enerjiyi en aza indirmeyi hedefliyor.

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, 6G’nin kablosuz iletişim teknolojisinin en yeni nesli olarak her yerde kablosuz zeka sunma potansiyeline sahip olduğunu ve yapay zekanın hem gelecekteki teknolojik gelişmeleri desteklemesi hem de bu teknolojilerin güvenilirliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.

ROBUST-6G, Avrupa Akıllı Şebekeler ve Servisler Ortak Girişimi (SNS JU) tarafından desteklenen projeler arasında yer alıyor ve mikroelektroniği, sürdürülebilirliği ve standardizasyon çabalarını ön plana çıkarıyor.

Bu girişim, 6G araştırma alanında yenilikçi yaklaşımları teşvik ederken, teknolojik gelişmelerin toplumsal ihtiyaç ve faydalarla uyumlu hale getirilmesini hedefliyor. ROBUST-6G’nin yanı sıra, SNS JU tarafından fonlanan projeler, 6G teknolojilerinin çeşitli sektörlerde gerçek dünya uygulamalarına aktarılmasını amaçlayan geniş ölçekli deneme ve pilot çalışmaları içeriyor.

Firefly Aerospace kaza raporunu paylaştı

Firefly Aerospace’in Fly the Lightning olarak bilinen Alpha roketinin dördüncü fırlatmasında, Lockheed Martin tarafından geliştirilen bir yükün alçak Dünya yörüngesine (LEO) başarılı bir şekilde ulaştırılmasına rağmen yörüngesini engelleyen sorunlarla karşılaştı.

Firefly Aerospace kaza raporu detayları

Önceki yılın 22 Aralık’ında gerçekleştirilen görev, LEO’ya elektronik olarak yönlendirilebilir bir anten yükünün konuşlandırılmasını amaçlıyordu. Yükün LEO’ya ulaşmasına rağmen roket amaçlanan yörüngeye ulaşamadı ve bu da Firefly Aerospace’in kazayı ayrıntılı bir şekilde araştırması için harekete geçti.

Soruşturmanın ardından Firefly Aerospace kazaya Rehberlik, Navigasyon ve Kontrol (GNC) algoritmasındaki bir yazılım sorununun neden olduğunu açıkladı. Şirket bir güncelleme yaparak: “Soruşturma, kazanın Rehberlik, Navigasyon ve Kontrol (GNC) yazılım algoritmasındaki, sistemin Reaksiyon Kontrol Sistemine gerekli darbe komutlarını göndermesini engelleyen bir hatadan kaynaklandığını belirledi ( RCS) iticiler, ikinci aşama motorun yeniden çalıştırılmasının ilerisinde” dedi.

Sorunu çözmek için Firefly Aerospace, GNC yazılım sorununu düzeltmek ve benzer olayları önlemek için düzeltici eylemler uyguluyor. Firefly, yazılım sorununun yarattığı zorluklara rağmen görevin tamamen başarısız olmadığını vurguladı. Yük, bir yörüngede konuşlandırıldı ve görev ortağının, yörüngeye yerleştirilmesinin ardından hızlı uydu devreye alınması da dahil olmak üzere birincil görev hedeflerini yerine getirmesine olanak tanıdı.

ABD savaş uçakları için yörüngedeki sensör kalibrasyonunun daha hızlı olduğunu göstermek üzere tasarlanan yük, görevin öneminin altını çiziyor. Fly the Lightning, Firefly’ın Alpha roketiyle dördüncü yörünge görevi oldu. Önceki fırlatmalar arasında Eylül 2021’de başarısız bir test görevi, Ekim 2022’de kısmen başarılı bir görev ve ABD Uzay Kuvvetleri için Eylül 2023’te Victus Nox adlı oldukça başarılı bir görev yer alıyordu. Victus Nox misyonunun başarıyla tamamlanması, ulusal güvenlik misyonları için yeni bir rekor kırdı Alpha, emri aldıktan sadece 27 saat sonra fırlatıldı ve birincil uyduyu belirlenen yörüngeye yerleştirdi.

Tweak yazılımı işlem hızını iki katına çıkarıyor!

Bilgisayar işlem hızlarını önemli ölçüde hızlandırma potansiyeline sahip bir yazılım değişikliği, California Riverside Üniversitesi (UCR) araştırmacıları tarafından MICRO 2023’te sunulan çığır açıcı bir çalışmada ortaya çıkarıldı. Eşzamanlı ve heterojen çoklu iş parçacığı (SHMT), onların vaat ettiği çerçeve. PC’lerde, akıllı telefonlarda ve diğer cihazlarda bulunan mevcut işlemcilerin gücünü ve verimliliğini büyük ölçüde artırıyor.

Tweak yazılımı bilgisayar performansını yükseltiyor

Yapay zeka ve makine öğrenimine yönelik donanım hızlandırıcıların yanı sıra GPU’lar da modern bilgisayarlarda bulunan birçok bileşen arasında. Bununla birlikte, bu öğeler sıklıkla ayrı ayrı çalışarak veri akışının engellenmesine neden oluyor. Geleneksel programlama yaklaşımlarının aksine SHMT, birden fazla bileşenin verileri aynı anda işlemesine olanak tanıyarak boşta kalan kaynakları azaltıyor ve işlem hızını artırıyor.

UCR elektrik ve bilgisayar mühendisliği doçenti ve araştırmanın ortak yazarı Hung-Wei Tseng, SHMT’nin mevcut işlemcilerden yararlanarak ek donanım ihtiyacını ortadan kaldırdığını vurguladı. Çerçeve, hesaplama işlevlerini farklı bileşenler arasında bölerek paralel işlemeyi mümkün kılıyor ve verimliliği en üst düzeye çıkarıyor. SHMT’nin yenilikçi yaklaşımı, sanal operasyonları (VOP’ler) ve kaliteye duyarlı iş çalma (QAWS) planlama politikasını kullanmasında yatmak. Bu, CPU’ların işlevleri sanal donanım aygıtlarına aktarmasına olanak tanıyarak iş yükü dengesini ve kalite kontrolünü sağlıyor.

Konsepti test etmek için araştırmacılar, NVIDIA’nın Jetson Nano modülünü kullanarak dört çekirdekli ARM Cortex-A57 işlemci, 128 Maxwell mimarili GPU çekirdeği ve Google Edge TPU içeren bir sistem kurdu. Sistem, temel yöntemlere kıyasla 1,95 kata kadar kayda değer bir hız artışı ve enerji tüketiminde yüzde 51’lik bir azalma gösterdi. SHMT’nin etkileri önemli. Yalnızca mevcut cihazların performansını artırmakla kalmaz, aynı zamanda pahalı bileşenlere olan ihtiyacı da azaltarak daha uygun fiyatlı ve enerji açısından verimli cihazların üretilmesini sağlayabiliyor. SHMT, veri merkezleri için enerji kullanımını optimize edebilir ve karbon emisyonlarını ve su tüketimini azaltabiliyor.

SHMT’nin uygulamasını iyileştirmek ve optimal uygulamalarını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmasına rağmen, ilk sonuçlar umut verici. Bilgi işlem verimliliğini dönüştürme potansiyeliyle SHMT, bilgisayar işleme alanında ileriye doğru büyük bir atılımı temsil ediyor.

Turkcell uydu üzerinden mobil servis verecek!

0

Turkcell, gelecek nesil teknolojileri ülkemize kazandırma konusundaki öncülüğünü sürdürme hedefi kapsamında, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan Lynk ile iş birliği anlaşması imzaladı. Barselona’da düzenlenen dünyanın en büyük mobil teknoloji etkinliği Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) Turkcell, dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte çalışmalar yürütecek.

Dijitalleşme ve teknolojide öncülüğünü sürdüren Turkcell, yeni nesil teknolojilerin standartlarını oluşturma, yakından takip ve test etme stratejileri doğrultusunda uydular üzerinden mobil servisler sunmayı hedefleyen Lynk ile iş birliği anlaşması imzaladı. Barcelona’daki MWC24’te gerçekleşen iş birliği kapsamında Turkcell; Lynk firmasıyla uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini test etmeyi hedefliyor.

Mobil kapsamanın götürülemediği karasal alanlara da erişim sağlanacak!

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç

Yapılan iş birliği hakkında değerlendirmelerde bulunan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Karasal şebekelerin kurulamadığı veya erişim imkanlarının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde mevcut mobil şebekelere tamamlayıcı bir rol üstlenmek üzere yola çıkan NTN (Karasal Olmayan Şebekeler) çözümleri, tüm dünyada önem kazanıyor. Sürekli gelişen uydu teknolojileri sayesinde artık mobil kapsamanın götürülemediği karasal alanlar ve açık denizlerde bulunan müşterilerimize de hizmet verebilmek amacıyla NTN firmalarıyla iş birliği imkanlarını araştırıyor ve bu sayede coğrafyanın her noktasına daha kesintisiz bir şekilde vermeyi hedeflediğimiz hizmetleri test ediyoruz. Gelecek nesil teknolojileri ülkemize kazandırma konusundaki öncülüğümüzü sürdürme hedefiyle teknolojinin birçok alanında olduğu gibi uydular üzerinden mobil servisler sunma konusunda da çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Bu kapsamda ulusal ve uluslararası iş birliklerini sürdürdüklerini belirten Dr. Ali Taha Koç, “Önümüzdeki yıllarda bireysel ve kurumsal müşterilerimize uydu üzerinden NTN hizmetleri sunabilmek amacıyla imzaladığımız bu iş birliklerine yenilerini de eklemeyi hedefliyoruz. Bu alanda sadece uluslararası iş birlikleri yapmakla kalmıyoruz. Aynı zamanda yerli firmalarla anlaşmalarımızı sürdürüyor, 5G advanced (5.5G) ve 6G odağında ar-ge çalışmalarımıza devam ediyoruz. MWC kapsamında yapacağımız diğer iş birlikleriyle de Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapma hedefine yenilikçi ve güçlü adımlar ekleyeceğiz” diye konuştu.

Uydu kanalıyla cep telefonu ve modem gibi doğrudan ticari cihazlara hizmet vermeyi hedefleyen ve ‘Direct-to-Phone’, ‘Direct-to-Device’, ‘Direct-to-Cell’ veya ‘Satellite-to-Phone’ gibi farklı isimlerde anılmakta olan bu teknolojilerle, mobil kapsamanın olmadığı bölgelerdeki kullanıcılara SMS, ses, data servislerinin sunulması amaçlanıyor. Bu kapsamda halihazırda birçok şirket çalışmalarını sürdürürken, önümüzdeki dönemde söz konusu servisler için global kapsama ve ticarileşme planlarının hayata geçmesi bekleniyor.

Şeffaf güneş pilleri için yeni rekor!

Güney Kore’deki bilim insanları, yarı şeffaf perovskit güneş pilleri geliştirmede önemli ilerlemeler kaydetti ve potansiyel olarak enerji üretebilen pencerelerin önünü açtı. Son testlerde yüzde 21’in üzerinde verimlilik elde eden bu güneş pilleri, sürdürülebilir enerji çözümleri için umut verici umutlar sunuyor.

Şeffaf güneş pilleri verimlilik rekoru kırdı

Kore Enerji Araştırma Enstitüsü (KIER), yarı şeffaf perovskit güneş pili teknolojisinin ilerlemesine öncülük etti. Bu piller, geleneksel metal elektrotları şeffaf elektrotlarla değiştirerek, daha fazla verimlilik için ışık iletimini mümkün kılıyor. Azalan yük taşıma özellikleri ve kararlılığıyla ilgili ilk zorluklara rağmen, KIER’deki araştırmacılar altta yatan sorunları belirlemek ve çözmek için sıkı elektro-optik analiz ve atom düzeyinde hesaplama bilimi kullandı.

Kritik bir keşif, güneş pillerinin “delik taşıma katmanı” içindeki lityum iyonlarının, metal oksit tampon katmanına yayılarak bozulmaya katkıda bulunduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu sorunu hafifletmek için lityum iyonlarını başarılı bir şekilde stabil lityum okside dönüştürerek hücrenin stabilitesini ve performansını artırdı.

KIER’in Fotovoltaik Araştırma Departmanındaki araştırma ekibinin lideri Dr. Ahn SeJin, bulgularının yarı şeffaf perovskit güneş hücrelerine özgü bozunma süreçlerine yönelik önemini vurguladı. Geliştirilen çözüm, gelecekteki teknoloji uygulamaları için umut verici beklentiler sunarak pratik uygulama potansiyelini ortaya koyuyor. Güneş enerjisi, fosil yakıtlardan uzaklaşmak için muazzam bir potansiyele sahipken, mevcut güneş pili teknolojisi, pahalı ve verimsiz malzemeler nedeniyle sınırlamalarla karşı karşıya. Üstelik güneş panellerinin mimari tasarımlara estetik entegrasyonu da zorluklar yaratıyor. Yarı perovskit güneş pilleri, estetik çekiciliği korurken güneş enerjisinden yararlanmak için cam panelli binalara kusursuz bir şekilde uyum sağlayan yeni bir çözüm sunuyor.

Yarı perovskit güneş pillerinin pencereler gibi mimari unsurlara entegre edilmesi, çevresel açıdan sürdürülebilir kentsel altyapıya doğru bir adım anlamına geliyor. Enerji üreten pencerelerin yaygın olarak benimsenmesine yönelik yolculuk devam etse de bu atılım güneş pili teknolojisinde önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Advanced Energy Materials dergisinde yayınlanan çalışma, yarı şeffaf perovskit pillerinin sürdürülebilir bir gelecek için enerji üretimi ve mimari tasarımda devrim yaratma konusunda umut verici gidişatını vurguluyor.

Dgpays’de üst düzey atama

0

Fintek sektörünün liderlerinden Dgpays, önemli bir atamayla insan kaynakları yapılanmasını güçlendirdi. Dönüşüm ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine üst düzey İK yöneticiliği ve stratejik yönetim tecrübesiyle öne çıkan Seniha Koçyiğit atandı. Koçyiğit yeni dönemde Dgpays’in organizasyonel dönüşüm süreçlerine liderlik edecek.

Dgpays Dönüşüm ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seniha Koçyiğit
Dgpays Dönüşüm ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seniha Koçyiğit

2000 yılında ODTÜ Psikoloji anadalı ve Eğitim Birimleri yandalından mezun olan Seniha Koçyiğit, kariyerine bankacılık sektöründe insan kaynakları alanında “Management Trainee” olarak başladı. Daha sonra Garanti Teknoloji’de yenilikçi ve insana yatırımı hedefleyen pek çok projede çalışan Koçyiğit, ardından Türkiye’nin en büyük e-ticaret hacmine sahip online seyahat hizmeti şirketi MetglobalGrup’ta İnsan Kaynakları ve Stratejik Planlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Rebus Danışmanlık’ın kurucu ortağı olarak finans sektöründeki yazılım firmaları, BT ve telekom şirketleri ile e-ticaret firmalarına stratejik büyüme, organizasyonel yapılanma, kurumsal dönüşüm konularında danışmanlık hizmetleri verdi. Son olarak Koçyiğit, Softtech Teknoloji’de Ürün Geliştirme, Strateji ve İnsan Kaynaklarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.

Seniha Koçyiğit’in engin sektör ve danışmanlık tecrübesiyle Dgpays’in yeni dönemde kurumsal dönüşüm süreçlerini yöneterek organizasyonel gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

StartersHub’dan idenfit girişimine yatırım!

0

İnsan Kaynakları yönetimini bütüncül bir yaklaşımla ele alan idenfit, 20’den fazla modülü ile şirketlerin A’dan Z’ye tüm İK süreçlerini tek bir platformdan yönetmelerini sağlıyor. 2015’ten beri yatırımlarına devam eden ve bu zamana kadar 5 milyon dolardan fazla yatırım yapan StartersHub, Türkiye pazarında kendini ispat ederek Hollanda başta olmak üzere idenfit’in globalde atacağı adımları desteklemek adına yatırım gerçekleştirdi.

2030 yılında İK yönetimi market büyüklüğünün 70 milyar dolar seviyesine ulaşacağı beklenirken idenfit’in bu pazarda önemli bir oyuncu olacağı düşünülüyor. 

Kullanıcı odaklı çözümler  

StartersHub Genel Müdürü Arda Aşkın
StartersHub Genel Müdürü Arda Aşkın

idenfit kullanıcı dostu basit ara yüzle şirketlerin izin, performans takibi, bordrolama ve kendi geliştirmiş olduğu puantaj yazılım sistemiyle, özellikle mavi yaka tarafında personel devam kontrol sistemi (PDKS) için tüm donanımlarla entegre olabilen çözümleri bir arada sunuyor. idenfit’in sağladığı  bulut tabanlı güvenlikli altyapısı ve mobil uygulama sayesinde de kullanıcı odaklı bir deneyim sunuyor.

Yapay zekâ tabanlı sistem sayesinde işe alım ve çalışan bağlılığı gibi konularda da tahminlenebilir analizler sunan idenfit’in değer yaratan sonuçlar verdiğini belirten StartersHub Genel Müdürü Arda Aşkın, “İK teknolojileri alanını uzun zamandır takip ediyoruz. Bu alandaki ilk yatırımımızı idenfit’e yaptık. Bu girişimin globale giden serüveninde bir takım olmanın heyecanını paylaşıyoruz. idenfit’in kullanıcı dostu ve sağladığı bütünsel bir İK çözümü olarak global pazarda da hakimiyetini artıracağına inanıyoruz” açıklamasını yaptı.  

OpenAI CEO’su Sam Altman, Reddit’in 3. büyük hissedarı oldu!

OpenAI’nın CEO’su Sam Altman’ın Reddit hisselerindeki payının, önceki tahminlerden çok daha fazla olduğu ortaya çıktı. Amerika Menkul Kıymet ve Borsalar Komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucunda, Altman’ın şirketin toplam hisselerinin yüzde 8.7’sine sahip olduğu belirlendi. Bu durum, Altman’ı Reddit’in en büyük üç hissedarından biri konumuna yükseltti ve şirketin halka arz sürecine dair çeşitli spekülasyonları beraberinde getirdi.

Altman’ın yanı sıra, şirketin diğer önemli yatırımcıları arasında Advance ve Tencent de bulunmaktadır. Şirket, son dönemde yüzde 20’lik büyük bir gelir artışı elde etmiş olsa da, bu artışı karlılıkla buluşturma konusunda zorlanmış ve mali zorluklar yaşamıştı. Bu zorlukların üstesinden gelmek adına şirket yönetimi, kullanıcı verileri üzerinden gelir elde etme ve halka arz olma stratejisini benimsemiştir.

Sam Altman, 2022 yılına kadar Reddit’in yönetim kurulunda aktif bir rol oynayarak şirketin geleceğiyle ilgili stratejilere yön vermişti. Şimdi ise, Altman’ın kullanıcı verileri üzerinden kapsamlı projeler geliştirmeyi düşündüğü iddia ediliyor. Kullanıcı verilerinin, yapay zeka teknolojilerinin gelişimi için kritik bir öneme sahip olduğu göz önüne alındığında, OpenAI’nın öncü rolü ve Altman’ın liderliği, Reddit’in bu verilere duyduğu ihtiyacı artırabilir.

OpenAI, son günlerde Google ile yapılan 60 milyon dolarlık bir veri satış anlaşmasıyla dikkat çekti. Ancak şu ana kadar OpenAI ve Reddit arasında resmi bir iş birliği açıklanmış değil. Altman’ın liderliğindeki OpenAI, yapay zeka teknolojilerindeki öncü konumu nedeniyle, Reddit’in gelecekteki bu teknolojilere olan ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynayabilir.

Bu gelişmeler, Reddit’in halka arzı ve şirketin stratejik hedefleri açısından dikkat çekici bir dönemi başlatmış gibi görünüyor. Altman’ın üçüncü büyük hissedarlık konumu, şirketin gelecekteki projeleri ve büyüme stratejileri hakkında daha fazla spekülasyon doğuruyor. İlerleyen günlerde, Reddit’in ve OpenAI’ın bu dinamik ortaklığına dair yeni gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

Google’dan mobil ödeme devrimi!

Google, ödeme ve hesap yönetimi alanındaki hizmetlerinde değişiklik yapmaya karar verdi. Şirket, Google Wallet mobil uygulamasını daha yaygınlaştırmak ve kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunmak amacıyla, şu anda ABD’de faaliyet gösteren Google Pay mobil yönetim uygulamasını sonlandırma kararı aldı.

Uzun süredir test aşamasında olan Google Wallet hizmeti, kullanıcılara Android ve iOS platformlarında hesap yönetimi ve bakiye kontrolü gibi özellikler sunuyor. Ancak, bu uygulama şu anda masa üstünde kullanılamıyor ve yerini Google Pay’e bırakıyordu. Yapılan yeni düzenleme ile birlikte, 4 Haziran 2024 tarihi itibariyle Google Pay mobil uygulaması ABD’de kullanımdan kaldırılacak. Kullanıcılar, bu değişiklikle birlikte Google Wallet uygulamasını indirip kullanmaya başlamak zorunda kalacaklar. Ayrıca, Google Pay içinde bulunan bakiyeleri varsa, bunları bankalarına aktarmaları gerekecek.

Önemli bir not olarak belirtmek gerekirse, Google Wallet mobil uygulaması ABD dışında belirli ülkelerde kullanıma devam edecek. Bu da demek oluyor ki, şu anda ABD’de ayrı bir hesap yönetimi uygulaması kullanılırken, global düzeyde farklı bir uygulama tercih edilecek.

Google, bu değişiklikle birlikte masa üstü uygulamasında herhangi bir değişiklik yapmıyor gibi görünüyor. Ancak, gelecekte Google Wallet mobil uygulamasının global düzeyde standart hale gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Ne yapmalısınız?

Eğer ABD’de yaşıyorsanız ve Google Pay kullanıyorsanız, 4 Haziran 2024’ten önce Google Wallet uygulamasını indirmeniz ve bakiyenizi bankaya aktarmanız gerekiyor.

Gelecekte ne olacak?

Google’ın ilerleyen dönemlerde Google Wallet’ı globalde de standart hale getirmesi muhtemel.

Elon Musk’ın yeni hedefi: Google’ı geride bırakmak

Tesla ve SpaceX gibi şirketlerin CEO’su Elon Musk, Twitter’ı satın almasının ardından platformda bir dizi değişiklik yapmaya devam ediyor. Musk, platform deneyimini daha da güçlendirmek amacıyla üzerinde çalıştıkları yeni özellik olan X-mail’i duyurdu.

Twitter, son zamanlarda kullanıcı deneyimini geliştirmek için görüntülü arama, sohbet odaları gibi birçok yeniliği kullanıcılara sunmuştu. Elon Musk’ın liderliğindeki değişimlerle birlikte platform, büyük teknoloji şirketlerine rakip olabilecek bir yapıya bürünüyor. Şimdi de X, Google’a rakip olacak bir özellikle gündemde.

Elon Musk'

Elon Musk, X-mail özelliği üzerinde çalıştıklarını belirterek, kullanıcılara daha kapsamlı bir iletişim deneyimi sunacaklarını ifade etti. Twitter üzerinden gelen “X-mail özelliğini ne zaman göreceğiz?” sorusuna Musk, “Yakında” cevabını verdi ancak detaylar hakkında henüz bilgi verilmedi.

Platformun sadece Google benzeri uygulamalarla sınırlı kalmayacağını belirten Musk, yapay zeka entegrasyonu konusunda da planlarını açıkladı. Musk’ın yapay zeka şirketi xAI, geçtiğimiz haftalarda kullanıcılarına sunduğu Grok isimli sohbet botunu yakın bir zamanda Twitter (X) platformuyla entegre etmeyi planlıyor. Grok, paylaşımların doğruluğunu test etme özelliği ile dikkat çekiyor.

Elon Musk’ın liderliğindeki X, ayrıcalıklı kullanıcılara yönelik sunulan yapay zeka destekli sohbet botu Grok’u kullanabilmek için X Premium+ aboneliği sunuyor. Aylık abonelik ücreti 300 TL iken, yıllık abonelik ücreti ise 3 bin 139 TL olarak belirlendi.

Twitter (X) platformundaki bu yeni özellikler ve yapay zeka entegrasyonu, kullanıcı deneyimini daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Siz de bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar bölümünden bizimle paylaşmayı unutmayın.

Tinder, ChatGPT ile yapay zeka dönemine girdi! Yeni özellikler yolda!

Uluslararası flört uygulamaları devi Match Group, Tinder, Hinge ve OkCupid gibi popüler platformların sahibi olarak biliniyor. Şirket, yapay zeka alanında lider OpenAI ile önemli bir ortaklık kurarak, flört dünyasında devrim niteliğinde bir adım atmaya hazırlanıyor. Yapılan açıklamaya göre, Match Group, günlük görevlerde çalışanlara yapay zeka destek sağlamak amacıyla ChatGPT‘yi kullanacak.

Tinder, Hinge ve diğer flört uygulamalarında yapay zekayı daha etkin bir şekilde kullanma amacıyla uzun vadeli bir strateji belirleyen Match Group, ChatGPT‘yi çalışanların günlük sorumluluklarına entegre etmek için kolları sıvadı. Şirketin bu adımı, online flört deneyimini yapay zeka odaklı bir işletmeye dönüştürme yolundaki önemli bir ilerlemedir.

Match Group’un Baş Teknoloji Sorumlusu Will Wu, yapay zekanın günlük görevlere eklediği “sihir” olarak nitelendirerek, bu stratejinin tam anlamıyla bir “iş kültürü devrimi” getireceğini belirtiyor. Şirket, yapay zekayı iletişim, kodlama, tasarım, analiz, şablon oluşturma gibi tekrarlayan görevlerde kullanmayı hedefliyor.

1000 adet ChatGPT Kurumsal lisansını satın alan Match Group, yapay zekayı güvenlik, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kullanarak flört platformlarını daha güçlü hale getirmeyi planlıyor. Şirketin güvenlik çabalarını artırmak ve eşleştirme algoritmalarını geliştirmek için yapay zeka teknolojisini kullanması, kullanıcıların deneyimine önemli katkılar sunmayı hedefliyor.

Bu gelişmelerle birlikte, Match Group’un politikalarını ihlal etmeden ChatGPT aracılığıyla 5.000 kadınla konuşan bir kullanıcı örneği de dikkat çekiyor. Şirket, yapay zekanın “otantikliği teşvik etme” prensibine uygun olarak hareket ettiğini belirtiyor ve kullanıcı deneyimini daha da iyileştirmek için kendi yapay zeka araçlarını geliştirmeyi planlıyor.

Bu ortaklık, Match Group’un flört dünyasında yapay zeka kullanımını daha da derinleştireceği bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Şirketin, flört uygulamalarını daha akıllı ve kullanıcı dostu hale getirmek adına yapay zekayı aktif olarak kullanmaya devam etmesi bekleniyor.

Apple’ın gizemli çentik tasarımları ortaya çıktı!

0

Apple, iPhone 14 Pro modelleriyle tanıttığı dinamik ada tasarımıyla öne çıktı, ancak şirketin bu inovasyona ulaşmadan önce çentik alanı için birçok farklı tasarım denediği ortaya çıktı. İşte Apple’ın geçmişte denediği çentik tasarımları ve evrimleşen yolculuğu:

Bir dönemde, Apple ekranın sağ yanında bulunan çentik alanını kullanışlı hale getirmek amacıyla bir hızlı erişim menüsü konsepti denedi. Bu menü, kullanıcılara saati, hücresel durumu, WiFi sinyal seviyelerini, ekran parlaklığını, ses düzeyini ve pil yüzdesini görüntüleme imkanı tanıdı. Ancak, bu alanın kullanılmadığında kaybolması, kullanıcıların beklentilerine tam olarak karşılık vermedi.

Apple çentik

Başka bir deneme ise ekranın üst kısmını siyah bir durum çubuğu alanıyla kapatarak çentiği gizlemekti. Ancak, bu tasarımın estetik olarak uygun bulunmaması sebebiyle tercih edilmedi. Apple, çentiği sabit bir boyutta tutma düşüncesini de değerlendirdi, ancak sonunda dinamik yapının daha az müdahaleci olacağına karar verdi.

Apple, sonunda iPhone 15 serisinde tanıttığı dinamik ada tasarımını benimseyerek çentik alanını işlevsel kıldı. Bu tasarım, tüm iPhone 15 modellerinde kullanılıyor ve muhtemelen iPhone 16 serisinde de devam edecek. Ancak, iPhone 17’ye kadar büyük bir tasarım değişikliği beklenmiyor.

Apple çentik

Gelecekte, Apple’ın ön kamera ve Face ID sensörlerini ekran altına taşıma planları olduğu söyleniyor. Ancak, şu an için bu değişikliklere dair kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, Apple’ın çentik tasarımlarındaki evrim merakla bekleniyor. Dinamik ada, kullanıcı deneyimini daha işlevsel hale getirirken, Apple’ın gelecek tasarım hamleleri teknoloji tutkunlarını heyecanlandırmaya devam ediyor.

Mercedes’in ultra lüks markası Mythos 2025’te geliyor!

Alman otomotiv devi Mercedes, ultra lüks model ailesi Mythos’u 2022 yılında tanıtmış ve beklenen ilk modelin 2025 yılında Türkiye pazarına sunulacağını duyurdu. Bu özel serinin ilk modeli, SL serisinden türetilen bir speedster olacak ve Maybach modellerinden daha gösterişli bir tasarıma sahip olacak.

Mercedes’in yeni Mythos serisi, SL modelini temel alacak ve Maybach versiyonlarından daha lüks olacak. İlk olarak Maybach SL modelinin piyasaya sürülmesi planlandığı için Mythos modellerinin listelere yerleşmesi biraz daha zaman alacak. Görseller, 2022 yılının ortalarında paylaşıldığından, tasarım hakkında merak edilen sorulara cevap verebilir.

 Mercedes'in

AMG SL 43 modeli, 10 milyon ₺ seviyesinde bir başlangıç fiyatına sahipken, üst model AMG SL 63 ise fiyat çizgisini 19 milyon ₺’ye çekiyor. Maybach versiyonu bu fiyatları temel alarak 25 milyon ₺ başlangıç fiyatına sahip olabilir. Mythos versiyonu ise tahmini olarak 35 milyon ₺ seviyesinde bir fiyat etiketine sahip olacak.

Mythos Markası ve Sınırlı Üretim: *Mercedes, Mythos markasını “aşırı özel ve koleksiyonluk modeller” üretmek amacıyla tasarlıyor. Üretim sayıları sınırlı olacak olan bu modeller, sadece Mercedes-Benz tutkunlarına satılacak ve daha önce Mercedes müşterisi olmayanlara yönelik bir satış stratejisi benimsemeyecek.

Mali Performans ve Beklentiler:

Mercedes, geniş bütçeli müşterilere ulaşarak daha büyük kârlar elde etmeyi hedefliyor. 2023 yılında Maybach kanadındaki gelirini önceki yıla kıyasla %19 artıran şirket, Mythos serisi ile bu başarıyı daha da artırmayı amaçlıyor.

Bu özel ve prestijli Mythos serisi, Ferrari, Bentley ve McLaren gibi rakip üreticilerin seviyesine çıkacak ve Türkiye’de sınırlı bir sayıda bulunan müşterilere sunulacak. Mercedes, bu ultra lüks serisi ile otomotiv dünyasında yeni bir çığır açmayı hedefliyor.

Samsung Galaxy S24 Avrupa’da büyük güncelleme aldı!

Samsung Galaxy S24 serisine yönelik önemli bir güncelleme, özellikle ekran ve kamera alanındaki hataları gidererek kullanıcılara daha fazla kontrol imkanı sağlıyor. Güncelleme, Güney Kore’nin ardından Avrupa’da da kullanıcılara sunulmaya başlandı.

Yaklaşık 750MB boyutundaki güncelleme, S92xNKSU1AXB5 sürüm numarasına sahip ve özellikle kamera ve ekran performansında önemli iyileştirmeler içeriyor. Aynı zamanda, 72 adet güvenlik açığını da kapatıyor. Güncelleme, eleştirilere yanıt olarak beklenenden önce kullanıcılara sunuldu.

Güncelleme ile birlikte gelen başlıca iyileştirmeler şunlar:

  • Ekranı daha canlı yapabilen manuel Canlılık kaydırıcısı
  • Galaxy S24 Ultra için arka kameraların arkadan aydınlatmalı sahnelerde hareketli obje yakalamasına iyileştirme, daha mükemmel iç mekân portreleri
  • Durağan görüntülerde renklerin ve pozlamanın iyileştirilmesi
  • Expert RAW uygulaması kullanılarak DNG formatında çekilen fotoğrafların görüntü kalitesinin iyileştirilmesi
  • Yemek modunda görüntülerin daha dikkat çekici hale getirilmesi
  • Gece modunda çekilen görüntülerin renk doygunluğu ve beyaz dengesinin iyileştirilmesi

Eleştiriler nedeniyle erken yayınlandı

Samsung Galaxy S24 serisi, piyasaya sürüldükten sonra bazı ekran ve kamera hatalarıyla gündeme gelmişti. Bu hatalar nedeniyle kullanıcılar tarafından yoğun eleştirilen Samsung, güncellemeyi beklenenden daha erken yayınlayarak bu sorunu çözmeyi amaçladı.

Güncelleme nasıl alınır?

Samsung Galaxy S24 Güncellemesi, telefonunuza otomatik olarak bildirim olarak gelecektir. Ayrıca, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi menüsünden manuel olarak da kontrol edebilirsiniz.

Bu güncelleme ile birlikte, Galaxy S24 kullanıcıları Avrupa genelinde hızla güncelleme alabilecekler.

HONOR, yapay zeka stratejilerini MWC 2024’te tanıttı!

0

HONOR, MWC 2024’te HONOR Magic6 Pro ve yapay zeka destekli bilgisayarı HONOR MagicBook Pro 16’yı tanıttı. Yapay zeka teknolojisi ve heyecan verici iş birlikleri ile geleceğe ışık tutan inovasyonlarını sergileyen HONOR, MCW 2024’e damga vuran markalardan biri oldu. 

HONOR, MWC 2024’te yeni ürünlerini tanıttı!

 HONOR, yapay zeka teknolojisine ilişkin gerçekleştirdiği iş birlikleri ve teknolojik iletişim stratejisinin lansmanını gerçekleştirdi. HONOR, açılış konuşması sırasında yalnızca HONOR Magic6 Pro’nun küresel lansmanını duyurmakla kalmadı, aynı zamanda insan merkezli deneyimleri güçlendirmek için HONOR’un platform düzeyinde yapay zeka ile donatılmış en yeni AIPC’si HONOR MagicBook Pro 16’yı da duyurdu.

HONOR Device Co. Ltd. CEO’su George Zhao, “HONOR olarak, yapay zeka çağında tüketicilerimizin arzularını ve sorunlu noktalarını ele almak için açık ve sorunsuz bir deneyim sunan insan merkezli yenilikler sunuyoruz” dedi. “İnsan-cihaz etkileşiminde sınırları aşarken, sektör lideri yapay zeka yetenekleriyle kullanıcı deneyiminde gerçek anlamda devrim yaratan yeni HONOR akıllı telefonlarının ve yapay zeka bilgisayarının küresel lansmanını duyurmaktan son derece mutluluk duyuyoruz”

HONOR Magic6 Pro ile yapay zekanın sihrini keşfedin

Prestijli HONOR Magic Serisi amiral gemisi segmentinin en son üyesi olan HONOR Magic6 Pro, fotoğrafçılık, ekran, performans ve yapay zeka destekli kullanıcı deneyimlerinde büyük gelişmeler sunuyor. İnsan merkezli inovasyona olan bağlılığıyla hareket eden HONOR, Android tabanlı işletim sisteminin en son sürümü olan ve HONOR’un platform düzeyinde yapay zekasını ve sektörün ilk amaç tabanlı kullanıcı arayüzünü tam olarak güçlendiren MagicOS 8.0’ı tanıttı. Bu sayede HONOR, kullanıcı deneyimini dönüştürerek insanların akıllı cihazlarıyla etkileşime girmesi için tamamen yeni ve çok modelli çözümler sunuyor.

Magic Capsule ve Magic Portal ile zenginleştirilen HONOR Magic6 Pro, kullanıcılara daha kişiselleştirilmiş, sezgisel bir deneyim sunuyor. Ekranın üst kısmındaki bildirim başlığına basit bir dokunuşla, Magic Capsule ek bilgiler ve ilgili seçenekler sunmak için genişliyor, kullanıcılara temel kaynaklara anında erişim sağlıyor ve maksimum üretkenlik için birden fazla uygulama arasında gezinme ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Magic Portal, kullanıcı mesajlarını ve davranışlarını anlamak için yapay zekanın gücünden yararlanarak karmaşık görevleri tek adımlı bir süreç haline getiriyor. Örneğin, Magic Portal’ın yapay zekası bir kısa mesajdaki adresleri hızlı bir şekilde tanıyor ve kullanıcıları Google Haritalar’a yönlendirerek parmak uçlarında zahmetsiz navigasyon sağlıyor. Tiktok ve Facebook gibi sosyal medya platformları için de erişimi ve paylaşımı kolaylaştırarak kullanıcıların rezervasyon ayrıntılarını veya çevrimiçi arama sonuçlarını tek bir sürüklemeyle iletmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, Magic Portal görüntü tabanlı alışveriş deneyimlerini kolaylaştırarak kullanıcıları istedikleri ürünleri bulabilecekleri ve satın alabilecekleri platformlara sorunsuz bir şekilde yönlendiriyor.

İlham verici yapay zeka uygulamaları

Yapay zeka çağında açık ve iş birlikçi bir ruhu benimseyen HONOR, sektörün önde gelen teknolojilerinden daha fazlasını halka sunmak için endüstri ortaklarıyla aktif olarak çalışıyor.

Son olarak Qualcomm ile ortak geliştirdiği LLaMA 2 büyük dil modelini (LLM) çevrimdışı bir ortamda sunan HONOR; soru-cevap, metin oluşturma ve okuduğunu anlama gibi işlevleri tamamlayabilen özellikleri HONOR Magic6 Pro’ya entegre ediyor. Demo olarak, Llama 2 LLM’nin cihaza getirilmesi, HONOR ve Qualcomm’un sorunları çözmek ve yenilik sağlamak adına birlikte çalışma yeteneğini kapsıyor.

Akıllı telefon ile göz takibinin gelecekte ortaya çıkarabileceği olasılıkları gösteren HONOR, HONOR Magic6 Pro’nun yapay zeka destekli göz takip sistemi aracılığıyla bir otomobilin gözlerle nasıl kontrol edilebileceğini gösteriyor. Deneysel konsept, yapay zeka ile geliştirilmiş akıllı telefonlar ve araçlar arasındaki etkileşimin ekran veya ses kontrollerinin ötesine nasıl geçebileceğini ve muazzam olasılıklar barındıran insan-cihaz etkileşim alanının imkanlarını ışık tutuyor.

Falcon Kamera Sistemi ile profesyonel seviyede sporografi deneyimi

Gelişmiş çekim hızları ve daha net enstantaneler ile üstün bir spor fotoğrafçılığı sunan HONOR, önceki nesle göre 28 kat daha büyük bir veritabanıyla eğitilmiş yapay zeka modeliyle desteklenen yeni ve geliştirilmiş HONOR Falcon Kamera Sistemini HONOR Magic6 Pro’da sundu.

Ultra yüksek çözünürlükte yakalayan gelişmiş bir yapay zeka yakalama algoritması HONOR AI Motion Sensing Capture’I (Yapay Zeka Hareket Algılama) içeren HONOR Magic6 Pro’nun gelişmiş HONOR AI Hareket Algılama Yakalama özelliği, atlama, dans ve dövüş sanatları gibi daha geniş spor ve aktiviteleri kapsayarak önceki nesli geride bırakıyor ve sportif faaliyetlerde heyecan verici anları yakalamak için mükemmel çözümler sunuyor.

Ayrıca, HONOR’un en yeni kamera sistemi, 2,5x optik yakınlaştırma ve 100x’e kadar dijital yakınlaştırma özelliğine sahip olağanüstü bir 180MP Telefoto Kamera Lensi (f/2.6, OIS) sunuyor. HONOR Magic6 Pro ayrıca 50MP Ultra Geniş Kamera (f.2.0, EIS) ve değişken diyafram özelliklerine (f/1.4 ve f/2.0, OIS) sahip güçlü bir 50MP ana Kamera ile hızlı anları ayrıntılardan ödün vermeden olağanüstü netlikte yakalıyor.

HONOR NanoCrystal Shield ile eşsiz ekran

Sektörün bugüne kadarki en dayanıklı ekran camına sahip olan HONOR Magic6 Pro, ekran düşme direncindeki iyileştirmelerle öne çıkıyor. Birden fazla senaryoda SGS’nin Beş Yıldızlı Genel Cam Düşme Direnci Yeteneği sertifikası ile onaylanan ekran, kristal yoğunluğunda %50 iyileştirme sağlayan gelişmiş malzemelerden meydana geliyor; bu da şok emme yeteneklerini normal cama kıyasla 10 kata kadar artırıyor.

HONOR Magic6 Pro, sektör lideri 6,8 inç Tüm aralıklı Düşük güçlü LTPO Göz Konforu Ekranıyla ön plana çıkarken sektörün en yüksek 4320Hz PWM Karartma, Dinamik Karartma, Özelleştirilebilir Sirkadiyen Gece Ekranı ve Doğa Tonu özelliği de dahil olmak üzere bir dizi insan merkezli yenilikle kullanıcıların refahına öncelik verirken olağanüstü bir görüntüleme deneyimi sunuyor.

İnovasyonla desteklenen güçlü performans

HONOR Magic6 Pro, Snapdragon 8 Gen 3 Mobil Platform tarafından destekleniyor ve yeni cihazlara CPU performansında %30 ve GPU performansında %25 artış sağlıyor. Qualcomm® AI Engine sayesinde, HONOR Magic6 Pro’daki AI özellikleri olağanüstü akıcılık ve kararlılıkla desteklenirken önceki modellere kıyasla %98 oranında kayda değer bir iyileşme elde ediliyor. Ek olarak, Snapdragon® 8 Gen 3 Mobil Platformu üstün pil verimliliği ile olağanüstü oyun deneyimi sunuyor.

Cihazlarını uzun süre kullanan kullanıcılar için pil ömrünün önemine dikkat çeken HONOR, diğer sektörlerde ortaya çıkan pil yeniliklerini akıllı telefonlara uygulayan ilk marka olarak öne çıkıyor. Yeni nesil elektrikli araç (EV) endüstrisinden ilham alan HONOR, enerji verimliliğini artırmaya yönelik bir batarya yönetim yonga seti olan HONOR E1 ile tamamen yeni HONOR İkinci nesil Silikon-karbon Bataryayı HONOR Magic6 Pro’ya getiriyor.

Kullanıcılar, 5600 mAh olağanüstü düşük sıcaklıkta üstün performans gösteren Magic6 Pro sayesinde -20°C’de YouTube videosunu sadece %10 pil seviyesi ile 81 dakika boyunca oynatabiliyor. Ayrıca 80W HONOR Wired SuperCharge ve 66W HONOR Wireless SuperCharge ile kullanıcılar HONOR Magic6 Pro’yu sadece 40 dakikada %100 şarj ederek en yoğun kullanıcıların bile hareket halindeyken cihazlarını hızlıca şarj edebilmelerini sağlıyor.

HONOR Magic6 Pro’nun gelişmiş pil teknolojisinin mükemmelliğini ortaya koyan cihaz, DXOMARK küresel ekran sıralamasında 157 puanla 1. sıraya yerleşerek seçkin bir yer alıyor. Ayrıca, beş DXOMARK etiketi ile HONOR Magic6 Pro kamera, ses, ekran, pil ve selfie özelliklerinde sektörünün zirvesini temsil ediyor.

Yapay zekadan ile geliştirilmiş bağlantı

Akıllı bir bilgisayar deneyimi sağlayan HONOR, işletim sistemleri arasındaki iş birliğini güçlendirme gücüne sahip yapay zeka destekli dizüstü bilgisayarı HONOR MagicBook Pro 16’yı kullanıcılarıyla buluşturdu. Son teknoloji CPU ve GPU ile HONOR’un platform düzeyinde yapay zekasının getirdiği performans iyileştirmelerinden yararlanan HONOR MagicBook 16 Pro, MagicRing ile HONOR akıllı telefonları, PC’leri ve tabletleri arasında bildirim paylaşmayı ve senkronize etmeyi zahmetsiz hale getirerek kullanıcılarına kolaylık ve erişilebilirlik sağlıyor.

Geliştirilmiş kullanıcı deneyimini daha kompakt bir cihaza taşıyan HONOR, en yeni tableti HONOR Pad 9’u da kullanıcılarıyla buluşturdu. Olağanüstü bir kullanıcı deneyimi ve farklı bir tasarım sunan HONOR Pad 9, etkileyici 12.1 inç 2.5K HONOR FullView Ekrana 120Hz yenileme hızı, HONOR Histen ses ayarlama teknolojisi ve sekiz hoparlörü ile dikkatleri üzerine çekiyor.

PORSCHE DESIGN HONOR Magic6 RSR

HONOR, bu yıl MWC’de PORSCHE DESIGN HONOR Magic V2 RSR katlanabilir akıllı telefonunu ilk kez resmi olarak küresel sahneye çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda Porsche Design DNA’sını da bünyesinde barındıran Porsche Design HONOR Magic6 RSR akıllı telefonunun tanıtımını da gerçekleştirdi. PORSCHE DESIGN HONOR Magic6 RSR, bir Porsche yarış arabasının estetiğine atıfta bulunan geometrik bir yapı içinde yer alan, ortalanmış, yüksek performanslı kamerasıyla motor sporlarından ilham alan cesur bir görünümü andırıyor.