Netflix oyunları reklamlı ve ücretli olabilir.

Son yıllarda dijital eğlence sektöründe önemli bir aktör olan Netflix, oyun platformundaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Popüler oyunlara ev sahipliği yaparak abone kitlesini genişleten şirket, gelir modelini revize ederek yeni bir strateji izlemeye karar verdi. Bu stratejide öne çıkan noktalar ise uygulama içi satın alımlar ve reklam destekli premium oyunlar.

: Geçtiğimiz bir yıl içinde oyun kitaplığını önemli ölçüde genişleten Netflix, bağımsız yapımlardan AAA oyunlara kadar çeşitli içerikleri abonelerine ücretsiz sunmaktadır. Ancak, Wall Street Journal’ın haberine göre, şirket oyun platformundan elde edilecek geliri artırmak ve sürdürülebilir bir model oluşturmak adına yeni adımlar atıyor.

Uygulama içi satın alımlar, kullanıcılara premium oyunlara daha fazla erişim sağlama imkanı sunacak. Aboneler, belirli oyun içeriklerini daha derinlemesine deneyimlemek için ödeme yapabilecekler. Bununla birlikte, reklam destekli plana abone olan kullanıcılar, oyun kitaplığına erişebilecekler ancak bu abonelere sunulan oyunlar reklam içerecek.

Netflix, daha önceki açıklamalarında oyun platformundaki içeriklere reklam veya başka gelir modellerini eklemek istemediğini belirtmişti. Ancak, son gelişmelerle birlikte şirketin bu tutumunda değişiklik yaşanıyor gibi görünüyor. Bu yeni stratejiler, 2023 yılında Netflix oyunlarının dünya genelinde 81.2 milyon kez indirilmesiyle birlikte daha fazla ilgi çekiyor.

Son olarak, platforma eklenen GTA serisinin üç popüler oyunu, yani GTA San Andreas, GTA Vice City ve GTA III Definitive Edition, Netflix oyunlarını sevenleri heyecanlandırmış durumda. Bu oyunlar, kullanıcıların oyun deneyimini daha da zenginleştirecek ve abone kitlesini artırma konusunda önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor.

Netflix, oyun platformunda yeni stratejiler izleyerek hem abone sayısını artırmayı hem de gelir modelini çeşitlendirmeyi hedefliyor. Bu adımların sektörde nasıl bir etki yaratacağını görmek için izleyip görmemiz gerekecek. Ancak, Netflix oyunlarının dünya genelindeki ilgi çekici performansı, şirketin oyun dünyasındaki varlığını daha da güçlendirebileceğini gösteriyor.

Sony, kulak dışı tasarımıyla dikkat çeken Float Run kulaklığını duyurdu

Teknoloji devi Sony, kullanıcıların dış dünyayla etkileşimini koruyarak konforlu bir ses deneyimi sunan yeni kablosuz kulaklık modeli “Float Run“u duyurdu. Özellikle kulağın tamamını kapatmayan tasarımıyla dikkat çeken Float Run, kaliteli sesin yanı sıra çevresel seslere de açık bir kulaklık deneyimi vadediyor.

Float Run, 16mm boyutundaki sürücülerini kulağın üst kısmına yerleştirerek kullanıcılara eşsiz bir ses kalitesi sunuyor. Kulak arkası destek sayesinde sürücüler sabit bir konumda tutuluyor, bu da kulaklık kullanımı sırasında rahat bir deneyim sağlıyor. Sadece 33 gram ağırlığındaki kulaklık, su sıçramalarına karşı dayanıklılığıyla da öne çıkıyor (IPX4).

Sony Float Run‘un üzerinde yer alan kontroller, kullanıcıya kolay bir kullanım sağlarken, dahili mikrofon sayesinde görüşmeler de rahatlıkla yapılabiliyor. Tek şarj ile 10 saate kadar kullanım süresi sunan kulaklık, spor yaparken tercih edilen hafif ve konforlu bir tasarıma sahip.

Özellikle kalabalık ortamlarda dış seslere bir miktar açık olan Float Run, daha çok sessiz ortamlarda spor yapmayı seven kullanıcıları hedefliyor. Sony‘nin bu yeni kablosuz kulaklık modeli, sunduğu özelliklerle dikkat çekerken, uygun fiyatıyla da kullanıcılara hitap ediyor. Sony Float Run, 120 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunulacak.

Bu yenilikçi kulaklık modeli, ses kalitesi, konfor ve dayanıklılığı bir araya getirerek kullanıcıların beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Sony Float Run, kablosuz kulaklık dünyasına getirdiği yenilikçi tasarım ve teknolojiyle adından söz ettirecek gibi görünüyor.

Samsung Galaxy S24 Ultra ve Plus’ın son test sonuçları görüldü!

0

Samsung’un merakla beklenen yeni amiral gemisi serisi Galaxy S24’ün test sonuçları nihayet gün yüzüne çıktı ve özellikle Exynos 2400 işlemcisinin performansındaki çarpıcı gelişmeler dikkatleri üzerine çekiyor.

Galaxy S24 Ultra, Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisi ile yapılan Geekbench testinde tek çekirdekte 2297, çok çekirdekte 7104 puan alarak etkileyici bir performans ortaya koydu. Öte yandan, Exynos 2400 işlemcisini barındıran Galaxy S24 Plus, tek çekirdekte 2193, çok çekirdekte 6895 puan elde ederek önceki testlere göre belirgin bir ilerleme kaydetmiş durumda.

Yapılan optimizasyonlar, özellikle Exynos 2400 işlemcisinde, genel performansa olumlu bir etki sağlamış gibi görünüyor. Snapdragon 8 Gen 3 hala lider konumda olsa da, Exynos 2400’ün gelişen performansıyla aradaki farkın azaldığını söylemek mümkün.

Galaxy S24 serisinin resmi tanıtımı gerçekleştikten sonra, telefonların piyasaya çıkmasıyla birlikte daha kapsamlı testlerle gerçek performansları daha net bir şekilde ortaya çıkacak. Ayrıca, Exynos 2400 işlemcinin pil performansı da merakla beklenen bir diğer önemli detay olarak karşımıza çıkıyor. Teknoloji tutkunlarının heyecanla beklediği bu detaylar, telefonların kullanıcı deneyimine etkisini görmek için sabırsızlanmamıza neden oluyor.

Yapay zeka geliştirme maliyeti nasıl düşecek?

Hugging Face CTO’su Julien Chaumond’a göre yerel makine öğrenimi çıkarımı önümüzdeki yılın önemli bir trendi olacak. Sektörün önde gelen isimlerinden birine göre, 2024 yılında fahiş maliyetleri azaltmak amacıyla ‘yerel’ makine öğrenimi geliştirme ve eğitim yaklaşımına doğru uyumlu bir geçiş yaşanabilir.

Yapay zeka geliştirme maliyeti önündeki engel

Güçlü büyük dil modellerine (LLM’ler) ilişkin manşetlerin hakim olduğu 2023’te ve yapay zeka gelişimi için gereken yüksek enerji ve maliyet gereksinimleriyle Hugging Face CTO’su Julien Chaumond, “yerel makine öğreniminin” önümüzdeki yıl yükselen bir trend haline gelebileceğini öne sürdü. Chaumond’un yorumları, LinkedIn’de izlenecek önemli bir alanın ana hatlarını çizdiği bir yıl sonu tahmin gönderisinde geldi.

Chaumond: “Yerel makine öğrenimi çok büyük olacak. Bu kısmen Apple Silicon ve diğer yenilikçi donanımların yanı sıra ham CPU ve mobil cihazların benimsenmesiyle de gerçekleştirilecek” dedi. Chaumond’un Apple Silicon hakkındaki yorumları, özellikle Apple donanımında kullanılmak üzere tasarlanmış bir dizi makine öğrenimi aracının yakın zamanda piyasaya sürülmesinin ardından geldi.

Aralık 2023’te teknoloji devi, dahili ML araştırma grubu tarafından geliştirilen bir makine öğrenimi çerçevesi olan Apple MLX’in piyasaya sürüldüğünü sessizce duyurdu . Çerçeve, Apple cihazı kullanıcılarının yapay zeka çıkarımı için şirket içi silikondan yararlanmasını sağlayacak. Çerçeve, PyPI ve GitHub gibi açık kaynak kitaplıkları aracılığıyla edinilebilir ve geliştiricilerin yapay zeka araçları ve platformları oluşturma biçiminde bir adım değişikliği temsil edebiliyor.

CCS Insight’ın baş analisti ve CMO’su Ben Wood, Chaumond’un yerel makine öğrenimi çıkarımı hakkındaki yorumlarını yineledi ve bunun geliştiricilerin ilerlemesi için “önemli bir adım” olmasını beklediğini ekledi. . Apple gibi kuruluşlar, model eğitimi uygulamaları sırasında veya aktif kullanım yoluyla verilerin açığa çıkması riskini azaltan hayati bir yöntem olarak çıkarım yapmaya yönelik daha yerelleştirilmiş bir yaklaşımı çerçeveliyor gibi görünüyor.

2023’ün başlarında OpenAI’nin sahibi olduğu ChatGPT, kullanıcı konuşmalarını açığa çıkaran bir kusur nedeniyle yoğun incelemeye tabi tutuldu. Verilerin açığa çıkması riski nedeniyle personelin platformu kullanmasını önlemek için dünya çapında çok sayıda kuruluş kurallar uyguladı. Yapay zeka eğitim ve geliştirme maliyetleri, geçen yıl birçok kuruluş için önemli bir engel teşkil etti. Mayıs 2023’teki analiz, GPT-3 gibi bir Yüksek Lisans eğitim görevinin 4 milyon doları aşabileceğini gösterdi.

Çin, 2024’te 18 yeni çip fabrikası kuracak!

Yarı iletken plaka üretim kapasitesindeki artış, Çin’i 2024’te dünya çip üretiminde lider konumuna taşıyacak. SEMI World Fab’ın tahminine göre, ayda 30 milyonun üzerine çıkacak olan %6,4’lük artış, Çin’in ciddi hükümet fonlarıyla desteklenen 18 yeni fabrikasıyla gerçekleşecek. Bu hamle, özellikle yapay zeka ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) uygulamalarının talebindeki hızlı artışın bir sonucu olarak öne çıkıyor.

Intel, TSMC ve Samsung’un yatırımları, yonga plaka işleme kapasitesindeki %5.5’lik artışı tetikledi, ve bu büyüme eğilimi 2024’te daha da ivme kazanacak. SEMI’nin beklentilerine göre, 2022 ile 2024 arasında toplamda 82 yeni fabrika faaliyete geçecek, sadece 2024’te bu sayı 42’ye ulaşacak.

Çin, hükümet finansmanı ve çip üreticilerine yönelik teşviklerle desteklenen bu genişlemede öncülük ediyor. 2023’te Çinli çip üreticilerinin kapasitesinin yıllık %12 artışla 7,6 milyon wpm’ye ulaşması beklenirken, 2024’te bu artışın %13’e çıkarak 8,6 milyon wpm kapasitesine ulaşması tahmin ediliyor.

Yarı iletken

Diğer bölgeler de küresel çip üretim kapasitesine katkıda bulunuyor. Tayvan, 2024’te 5,7 milyon wpm’ye çıkarak yarı iletken kapasitesinde ikinci sırada yer alacak. Güney Kore’nin 2024’te 5,1 milyon wpm’ye ulaşması beklenirken, Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya da 2024’te birkaç yeni fabrika ile büyümeye hazırlanıyor.

2023’teki yavaşlamaya rağmen, bellek segmentinde, özellikle DRAM ve 3D NAND’da kapasite artışının kademeli olarak devam etmesi ve otomobil çip segmentinde 2024’te önemli büyüme yaşanması bekleniyor.

Yapay zeka sahtekarlığı için kimlik doğrulaması yapılıyor

Kamera üreticileri, görüntülerin yapay zeka sahtekarlığına karşı kimlik doğrulaması için ‘doğrulama’ teknolojisini yerleştiriyor. Yapay zeka tarafından oluşturulan görüntülerin giderek gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiği bir çağda, kamera üreticileri oyunlarını hızlandırıyor. Dijital fotoğrafların doğruluğunu kanıtlamayı amaçlayan yeni bir teknolojiyle, ‘Doğrulama’ filigran teknolojisiyle mücadele ediyorlar. Bu yenilikçi çözüm, kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital imzayı doğrudan görüntülere yerleştiriyor. Giderek derin sahteler ve yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerle dolu bir dünyada bir fotoğrafın orijinalliğini doğrulamayı kolaylaştırıyor.

Yapay zeka sahtekarlığı için kritik teknoloji

Bu teknolojik karşı saldırının başında kamera devleri Nikon, Sony ve Canon yer alıyor. Üç kamera devi aynı zamanda dijital imzalar için küresel bir standart üzerinde de ortaklaşa anlaşarak “Doğrula” adlı web tabanlı bir araçla uyumluluğu sağladı.

Nikon, bu kimlik doğrulama teknolojisini yakında çıkacak aynasız fotoğraf makinelerine entegre etme planlarını duyurdu. Bu arada Sony, bu yıl piyasaya sürülmesi planlanan bir ürün yazılımı güncellemesi aracılığıyla dijital imzaları profesyonel sınıf aynasız SLR’lerine dahil etmeye hazırlanıyor. Canon’un da gelecek yıl bu teknolojiyle donatılmış bir fotoğraf makinesini tanıtması bekleniyor. Doğrulama filigranı teknolojisi, dijital imzanın içindeki kritik bilgileri Kapsıyor. Fotoğrafın çekildiği tarih ve saat, konum ve fotoğrafçıyla ilgili ayrıntılar içeriyor. Bu bilgi, tahrifata karşı dayanıklı bir dijital orijinallik sertifikası oluşturur ve bu da onu, çalışmaları görüntülerinin güvenilirliğine bağlı olan foto muhabirleri ve diğer profesyoneller için paha biçilmez bir araç haline getiriyor.

Verify, haber kuruluşları, kamera üreticileri ve teknoloji şirketlerinden oluşan bir koalisyon tarafından geliştirilen ücretsiz bir web aracı olarak görev yapıyor. Doğrulama’ya dijital imzalı bir görüntü yüklendiğinde araç, görüntünün kimlik bilgilerini onaylayarak gömülü verileri görüntülüyor. Tersine, yapay zekanın bir görselin oluşturulmasına veya değiştirilmesine dahil olduğu durumlarda Verify, görseli “İçerik Kimlik Bilgisi Yok” olarak işaretleyecek. Deepfake teknolojisinin ve yapay zeka tarafından oluşturulan görsellerin yükselişi, eski ABD Başkanı Donald Trump ve Japonya Başbakanı Fumio Kishida gibi figürlerin kötüye kullanım potansiyelini gösteren manipüle edilmiş tasvirleriyle manşetlere taşındı. Üstelik yapay zeka görüntüleri dünyada daha yaygın hale geliyor ve bu görüntülerin orijinalliğini belirlemeyi zorlaştırıyor.

Bu konu sadece siyasi figürler veya ünlülerle sınırlı değil. Haberin dokusuna ve daha geniş medya ortamına ulaşıyor. Örneğin, bu yılın başlarında, yaygın olarak kullanılan bir yapay zeka görüntü dedektörü, Hamas’ın yakın zamanda İsrail’e düzenlediği saldırıda öldürülen bir bebeğin fotoğrafını, gerçek olma ihtimaline rağmen, yanlışlıkla yapay zeka tarafından üretilmiş olarak etiketledi.

Qualcomm, VR ve AR için yeni yongasını duyurdu

San Diego merkezli teknoloji devi Qualcomm, VR (Sanal Gerçeklik) dünyasında önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Yeni Snapdragon XR2 Plus Gen 2 yongası, iddialı özellikleri ve yüksek performansıyla dikkat çekiyor. Apple’ın Vision Pro’su ile rekabet edebilecek güçte olduğu belirtilen bu yonga, Meta Quest 3’ün XR2 Gen 2 versiyonunun ötesine geçiyor.

Yonga seti, göz başına 90 FPS (Kare Per Saniye) hızında 4.3K çözünürlüğü destekleyerek etkileyici bir görsel deneyim sunmayı vaat ediyor. XR2 Gen 2’nin sunduğu 3K görüntüye kıyasla, Snapdragon XR2 Plus Gen 2 daha yüksek çözünürlük sunarak kullanıcılara üst düzey bir VR deneyimi sunuyor. Ayrıca, 12 eşzamanlı kamera ile vücut ve yüz takibi gibi gelişmiş özellikleri destekliyor.

Qualcomm VR

Qualcomm, yonga setinin GPU frekansında %15, CPU frekansında ise %20’lik bir artış sağladığını belirtiyor. Bu artışlar, özellikle 4K uzamsal hesaplamalar için optimize edilmiş durumda. Şirket aynı zamanda, AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) alanındaki üretimi hızlandırmak için bir referans tasarım sunarak HTC gibi en az beş donanım üreticisiyle işbirliği yaptığını duyurdu.

Ancak, Google’ın AR ekibinde yaşanan iç karışıklıklar ve Samsung’un donanım tarafında yaşanan gecikmeler, sektördeki belirsizlikleri artırıyor. Bu bağlamda, Qualcomm’un ortaklıkları ve yeni yongası, AR ve VR dünyasındaki geleceği üzerinde etkili olabilir. Ancak, Samsung, Google ve Qualcomm’un gelecek projeleri ve somut kullanılabilirlik ayrıntıları konusunda bekleniyor. 17 Ocak’taki Unpacked etkinliği, Samsung’dan bu konuda daha fazla bilgi alabileceğimiz bir platform olabilir.

Tesla ve Samsung’dan akıllı ev enerji yönetimi ortaklığı

Tesla, akıllı ev teknolojileri alanında ilk ortağı olarak Samsung’un SmartThings platformunu seçti. CES 2024 öncesinde yapılan duyuruda, Tesla ve Samsung‘un enerji yönetimi konusunda işbirliği yapacakları belirtildi. Bu ortaklıkla birlikte, Samsung’un SmartThings Energy platformunu kullananlar, Tesla’nın Powerwall ev bataryası gibi ürünlere entegre olabilecek ve enerji üretimi ile tüketimini daha etkin bir şekilde yönetebilecekler.

SmartThings Energy platformu, Tesla’nın Powerwall ev bataryasından başlayarak çeşitli ürünlerine entegre olacak. Bu entegrasyon, kullanıcılara Powerwall’a bağlandığında “Storm Watch” özelliği ile senkronize olma avantajı sağlayacak. Bu sayede, kullanıcılar Samsung telefonları veya televizyonları üzerinden olası şiddetli hava koşulları konusunda uyarı alabilecekler.

Tesla ve Samsung'dan

SmartThings Energy, Powerwall’a ek olarak Tesla’nın diğer ürünleri olan elektrikli araçlar, Solar Inverter ve Wall Connector şarj çözümleri gibi ürünlere de entegre olabilecek. Bu sayede kullanıcılar, evdeki enerji kullanımını ve üretimini daha detaylı bir şekilde takip edebilecekler.

Tesla’nın bu işbirliğinde SmartThings Energy’nin API’sinin kullanılacağı belirtiliyor. Powerwall bağlantısı, önümüzdeki hafta Samsung’un CES standında sergilenecek, ancak kullanıcıların bu yeni entegrasyonu deneyimlemesi için 2024’ün ikinci çeyreğini beklemeleri gerekecek.

Bu gelişmenin yanı sıra, Samsung’un Hyundai ile de bir SmartThings ortaklığı duyurduğu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Bu ortaklık, akıllı ev ve bağlantılı araç teknolojilerini birleştirme hedefi taşıyor.

Samsung, CES 2024’te yeni Odyssey OLED oyun monitörlerini tanıtacak

0

Las Vegas, 9-12 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES 2024‘te, Samsung Electronics, Tüketici Teknolojileri Derneği (CTA) organizasyonunda yeni Samsun Odyssey OLED oyun monitörlerini tanıtacak. Yeni seride yer alan Odyssey OLED G9, Samsun Odyssey OLED G8 ve Odyssey OLED G6 modelleri, oyunculara üst düzey performans ve görsel netlik sunmayı hedefliyor.

Odyssey OLED G9, 49 inçlik kavisli ve ultra geniş bir yapıya sahip olup, DQHD (5.120×1.440) çözünürlük ve 32:9 en-boy oranı gibi geliştirilmiş özellikler sunuyor. Odyssey OLED G8, Samsung’un ilk düz OLED oyun monitörü olarak 4K UHD (3.840×2.160) çözünürlük ve 16:9 en-boy oranıyla 32 inçlik bir ekrana sahip. Her iki model de 240Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresi özellikleriyle dikkat çekerken, Odyssey OLED G6 ise 27 inç QHD (2.560×1.440) ekranı, 360Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresiyle öne çıkıyor.

Samsun Odyssey

Samsung Odyssey Electronics Görsel Ekran İşleri İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hoon Chung, oyun türleri ve platformlarının çeşitlenmesiyle birlikte, yeni OLED Odyssey oyun monitörlerinin oyuncuların değişen ihtiyaçlarına cevap vermek için tasarlandığını belirterek, “Bu monitörler, daha sürükleyici ve kişiselleştirilmiş oyun deneyimleri sunarak, yenilikçi teknolojilerle oyun ortamlarını zenginleştiriyor” dedi.

Üç yeni modelde bulunan OLED Glare-Free teknolojisi, ışık yansımalarını en aza indirerek kullanıcılara ekstra ekipman gerektirmeden geliştirilmiş bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Ayrıca, VESA DisplayHDR™ True Black 400 ile monitörler, etkileyici ayrıntılar ve canlı renkler sunarken, AMD FreeSync™ Premium Pro desteğiyle ultra akıcı, düşük gecikmeli HDR oyun deneyimi sağlıyor.

Samsun Odyssey

Bu yeni monitörler geniş bağlantı seçenekleri sunuyor ve Multi Control özelliği ile kullanıcıların Samsung monitörlerini diğer Samsung cihazları ile entegre etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, Samsung SmartThings Hub özelliği sayesinde kullanıcılar, IoT cihazlarına kolayca bağlanabiliyor ve bunları kontrol edebiliyor.

Samsung’un yeni Odyssey OLED modelleri, şık tasarımları ve özellikleriyle dikkat çekerken, şirket oyun monitörü pazarındaki liderliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yeni modeller, oyun tutkunlarına geleceğin oyun deneyimini şekillendirecek özellikler ve yüksek performans sunuyor.

MSI, CES 2024’te taşınabilir oyun konsolunu tanıtacak!

Teknoloji devi MSI, oyunseverlere yönelik taşınabilir oyun konsolu pazarına adım atıyor. Şirket, CES 2024 etkinliği öncesinde merakla beklenen el konsolunu tanıtmak üzere heyecan verici bir adım attı ve cihazın tasarımını gösteren kısa bir tanıtım videosu yayınladı.

MSI’ın taşınabilir oyun konsolu, göz alıcı ejderha temalı tasarımı ve dikkat çekici RGB aydınlatmalarıyla ön plana çıkıyor. Tanıtım videosunda, cihazın ergonomik çift joystick’leri, yanlardaki havalandırma delikleri ve markaya özgü MSI gaming logosu gibi detaylar görülebiliyor. ASUS Rog Ally ve Steam Deck OLED‘e benzer bir tasarıma sahip olan el konsolu, estetik bir dokunuşla çift tetikleyici ve RGB LED aydınlatmalarla donatılmış durumda. Cihazın termal performansını artırmayı amaçlayan ızgaralar ve büyük boyutlu Ejderha logosu da dikkat çeken özellikler arasında.

Henüz MSI, el konsolunun teknik detayları konusunda net bir bilgi vermiş değil. Ancak, AMD Ryzen veya Intel Core Ultra gibi güçlü işlemcilerle donatılabileceği tahmin ediliyor. AMD Ryzen işlemciler genellikle taşınabilir oyun konsolu segmentinde tercih edilen bir seçenek olmuştur, ancak Intel Core Ultra işlemciler de önemli bir ilgi görüyor. Her iki işlemci türü de yüksek kaliteli grafik performansı sunabilen entegre grafik özelliklere sahip.

Cihazın tasarımı, özellikleri ve fiyatı hakkında kesin bilgilerin, CES 2024 etkinliğinde açıklanması bekleniyor. MSI’ın bu taşınabilir oyun konsolu, oyun tutkunları arasında büyük bir heyecan yaratırken, detaylı incelemeleri ve performans testlerini bekleyen birçok kişinin dikkatini çekiyor.

Sürücüsüz araçlar CES 2024’te resmi geçit yapacak!

CES, otomotiv teknolojisi ve otonom sürüş alanındaki gelişmeler için her zaman mükemmel bir vitrin olmuştur ve 2024 etkinliği de bir istisna olacağa benziyor. 9-12 Ocak’ta Las Vegas’ta düzenlenen bu yılki fuar, beş veya altı yıl önce otonom araç ve elektrikli araç sahnesinden olduğundan daha ölçülü ve gerçekçi bir görünümü yansıtsa da halen sabırsızlıkla beklenecek çok şey var. Büyük otomobil üreticilerinden alışık olduğumuzdan daha az kişi katılacak ancak çok sayıda büyük isim yine de katılımda olacak.

CES 2024 sürücüsüz araçlarla gündemde

Japon Honda’nın yeni bir “küresel elektrikli araç serisi”nin duyurulmasıyla manşetlere çıkması muhtemel, ancak otonom sürüşü ne ölçüde içerdiği henüz bilinmiyor. Şirketin yöneticileri, General Motors yan kuruluşunun son zamanlardaki sorunları göz önüne alındığında, Cruise ile Japonya için sürücüsüz taksiler geliştirme planları hakkında da bazı soruların sorulmasını bekleyebilir.

Geçtiğimiz yıl CES’te otonom sürüş özelliğine sahip bir sedan sunan Honda’nın Sony ile işbirliği olan Afeela da mevcut olacak. Ancak ne göstermeyi planladığı henüz açıklanmadı. oreli dev Kia, son birkaç yıldır çeşitli derecelerde özerklik vaat eden  PBV’leri hakkında çok fazla ses getirdi. Şimdi bize PBV’nin “araç ötesinde bir platform” olarak yeniden tanımlandığı söylendi. Anlamı ne olursa olsun, PBV serisi “amaca uygun EV’leri gelişmiş yazılım çözümleriyle” içerecek ve 2025’te seri üretime geçmesi planlanan ilk model de dahil olmak üzere CES için beş konsept vaat ediliyor.

Hyundai, Kia’nın yanı sıra Genesis’i de içeren tüm Hyundai grubundaki araçlarda yazılım ve yapay zeka kullanımına ilişkin gelecek vizyonunu ana hatlarıyla belirleyecek. Kişiselleştirilmiş, bağlantılı sürüş deneyimi vizyonuna doğru “bir sonraki büyük adım” olarak selamlanan yeni yapay zeka destekli MBUX.CES sanal asistanını sergileyen Mercedes de dikkat çekecek. Yapay zeka aynı zamanda Alman rakibi Volkswagen’in CES teklifinin de merkezinde yer alıyor ve şirket, Cerence ile yeni bir ortaklıktan ne bekleyeceğini açıklamaya hazırlanıyor.

Otomobil üreticilerinden uzakta, otonom kamyon taşımacılığı dünyasında büyük ilerlemeler kaydeden Kodiak Robotics , büyük bir açıklama ve duyuru sözü veriyor. Kaliforniyalı start-up Pebble, “otomatik bağlama ve uzaktan manevra yeteneklerine sahip dünyanın ilk kendinden tahrikli seyahat treyleri” olarak selamlanan Pebble Flow’u sergileyecek.

LG, yeni araç içi ekran teknolojisini CES 2024’te tanıtacak!

Otomobillerin giderek daha teknolojik hale gelmesi, her yıl düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) gibi etkinlikleri otomobil tutkunları için büyük önem haline getiriyor. Bu yılın öne çıkan isimlerinden biri olan LG, fuar kapsamında araç içi teknolojilerinin yeni serisini tanıtacak. Bu yeni seri, araç içindeki ekran deneyimini kökten değiştirecek.

LG’nin uzun bir süredir üzerinde çalıştığı katlanabilir ve kaydırılabilir OLED ekran tasarımı, CES 2024’te resmi olarak tanıtılacak. Bu yenilikçi tasarım için Şirket, şu an sadece ekranların görsellerini paylaşmakla yetinirken, detaylara dair bilgi vermekten kaçınıyor.

LG

Fotoğraflara göre, ekranların kullanılmadığı durumlarda kapatılabildiği gözlemleniyor. Aynı fotoğraflarda, ön bölümdeki devasa ekran tasarımı dikkat çekiyor. Yekpare cam tasarım, gösterge panelini ve multimedya sistemini aynı anda barındırıyor.

LG, bu ekranların tamamında “Advanced Thin OLED” sistemini kullanacak. Cam alt tabakalar kullanılarak ekranların rekabetçi bir fiyatla sunulması hedefleniyor.

Özellikle ön yolcu ve sürücü için önem taşıyan kaydırılabilir ekran teknolojisi, “Privacy Mode” özelliği ile ön yolcunun ana ekranı kendi tarafına kaydırarak sürücünün dikkatini dağıtmamasını sağlıyor. Böylece, ön yolcu film izleyerek veya oyun oynayarak zaman geçirebilecek.

LG

LG’nin CES 2024’te tanıtacağı bu yeni araç içi ekran teknolojisi, otomobil dünyasında önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor. Detaylar fuar esnasında açıklanacak ve merakla beklenen bu yenilikçi ekranların piyasaya sürülme tarihi de fuar sonrasında netlik kazanacak.

LastPass, kullanıcı verilerini korumak için şifre gereksinimini artırdı!

LastPass, kullanıcı verilerini daha etkili bir şekilde korumak amacıyla alınan yeni güvenlik önlemlerini duyurdu. Artık tüm kullanıcıların daha güçlü bir ana şifre belirlemeleri gerekiyor. LastPass, bu değişikliği, şifrelerin minimum 12 karakter uzunluğunda olması ve en az bir özel karakter, bir sayı ve bir küçük harf içermesi gerektiği şeklinde belirleyerek gerçekleştirdi. yeni özellikle artık güvenlik ölemleri önemli derecede artacak.

şifre uygulaması Bu güncellemeyle birlikte, LastPass kullanıcılarına hesap güvenliğini artırmak amacıyla daha önce belirlenmiş olan 8 karakterlik şifre standartlarından vazgeçmeleri ve yeni, daha güçlü şifreler belirlemeleri konusunda çağrıda bulunulacak. LastPass, şifreleme güvenliğini artırmak için PBKDF2 parola şifreleme yapılandırmasını kullanmaya devam ederken, aynı zamanda minimum 12 karakterlik master şifre ayarını zorunlu hale getirerek kullanıcılarının verilerini daha etkili bir şekilde korumayı hedefliyor.

LastPass

LastPass, kullanıcılarına yönelik bildirimleri aşamalı olarak gönderecek. Öncelikle bireysel kullanıcılar (ücretsiz, premium ve aile planları), ardından kurumsal kullanıcılar bu güvenlik güncellemeleri konusunda bilgilendirilecek. Şirket, güncellenmiş şifre standartlarına geçişin hızlandırılması ve kullanıcı verilerinin daha güvenli hale getirilmesi için kullanıcılarına destek sağlamaya devam edeceğini belirtti. LastPass aynı zamanda, yeni şifrelerin daha önce sızdırılmadığından emin olmak amacıyla veritabanını düzenli olarak kontrol edeceğini vurguladı.

Bu güvenlik önlemleri, NIST tarafından belirlenen minimum şifre uzunluğu standartlarına uyumlu bir şekilde, kullanıcıların dijital varlıklarını daha güvenli bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyacak.

CES 2024’e katılacak Türk girişimleri belli oldu!

0

Önümüzdeki günlerde Las Vegas’ta düzenlenecek olan CES fuarına katılacak Türk teknoloji ve girişimcilik dünyasından önemli firmalar hazırlıklarının tamamladı. CES 2024’e katılacak Türk girişimciler, yenilikçi ürünleri ile dikkat çekiyor.

Görme engeli çocuklar için akılı bastondan, kahve atıklarını biyo-ham maddeye dönüştüren yerli girişime; elektrikli araç performans yönetimi platformundan, giyilebilir teknolojiye kadar inovatif ürünlerini ilk kez sergileyecek.

CES 2024 ne zaman?

CES 2024 (Consumer Electronic Show) ABD’nin Las Vegas şehrinde 9-12 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek. Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı kapsamında dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarına katılmaya hak kazanan 50 Türk teknoloji girişimi Las Vegas’ta yerli teknolojileri tanıtacak. 150’nin üzerinde ülkeden 1.200’den fazla teknoloji şirketinin katılacağı fuarda, Türk girişimciler birçok ürünü ilk kez sergileyecek.

Dünyanın en önemli girişimcilik etkinlikleri arasında yer alan CES, Web Summit, Slush ve Web Summit Katar’a Türk teknoloji girişimlerinin ortak katılımı, bu yıl ilk kez Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda çalışan Kalkınma Ajanslarının iş birliği ile gerçekleştiriliyor.

Türk firmalarının yenilikçi teknoloji ürünleri ilk kez tanıtılacak

Türk startuplar 4 gün boyunca ürün ve teknolojilerini tanıtma ve müşteri görüşmeleri yapma fırsatı bulacak. Türk Hava Yolları da Türk teknoloji girişimcilerine sponsorluk anlaşması kapsamında indirimli bilet temin ediyor.

CES Fuar alanında bu yıl dünyanın dört bir yanından; yapay zeka, akıllı şehirler, kripto para birimi ve NFT’ler, gıda teknolojisi, dijital sağlık, artırılmış ve sanal gerçeklik, robotik ve dronlar, uzay teknolojisi, oyun ve e-spor, araç teknolojisi ve daha birçok endüstriyi temsil eden farklı teknoloji kategorisinden girişimler sergilenecek.

CES 2024 Fuarı’nda Türk startuplar elektronik ve otomasyon çözümlerini ilk kez tanıtacak.

CES 2024 yer alacak Türk teknoloji girişimleri

  • Adsbot
  • Archi’s Academy (Tech Career)
  • Arkerobox
  • Artlabs
  • Arya-AI
  • Boatmate
  • Co-one
  • Cormind
  • Efilli
  • Taşın
  • FanSupport (FS Teknoloji)
  • From Your Eyes
  • Genoride
  • Gokido
  • Homster
  • Integva
  • Kidu
  • Kodgem
  • KuartisMED
  • Link Robotics
  • LOOP 3D (Teknodizayn Makina)
  • MediTechLabs
  • MIOTE
  • Mimiq
  • Miselium.io (Printive 3D)
  • Mocky AI (Ron Dijital)
  • Mostas Tecnology
  • myBudizzz (Bartka Inovasyon)
  • Navlungo
  • NuManufacturing IoT & AI Technologies
  • PackUpp Technology & Delivery
  • PeerBie
  • PicoBricks (Robotistan)
  •  Proda Industrial Design
  • Rimoi
  • Robolaunch(KAE Sistem)
  • SADELABS
  • Smellive (BSB Teknoloji)
  • StartupCentrum
  • Surge Teknoloji
  • Uptecra Tech
  • Upu.io (Baca Engineering)
  • Vivalanch Electronic & Automation
  • VRLab Academy
  • Wastespresso
  •  WeAcces.ai (Akıllı Çeviri Sistemleri)
  • WearTechClub
  • Wiser Media (Probably Media)
  • XENAVISION
  • Yuppy Games

HSBC Türkiye’de yeni atama!

0

HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’na 5 Ocak 2024 itibarıyla sektörde 30 senenin üstünde tecrübesi bulunan Cem Muratoğlu atandı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi petrol mühendisliği mezunu olan ve Bilkent Üniversitesi işletme yüksek lisans derecesine sahip olan Cem Muratoğlu, ayrıca Harvard Business School Üst Düzey Yönetici Programı’nı tamamladı.

HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Muratoğlu
HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Muratoğlu

Muratoğlu, sektörde farklı yerli ve yabancı bankalarda strateji, yatırımcı ilişkileri, kurumsal bankacılık ve bireysel bankacılık alanlarında üst düzey görevlerde bulundu.

Zengin sektör deneyimine ve piyasa bilgisine sahip olan Cem Muratoğlu, bankanın birikim yönetimi ürün ve hizmetlerini daha da zenginleştirmek ve dijital yeteneklerini daha da ileriye taşımak için HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi ekiplerine liderlik edecek.

Georgia Tech, silikonun yerini alabilecek Grafen yarı iletken geliştirdi!

Georgia Teknoloji Enstitüsü’nden bir grup araştırmacı, grafen kullanarak dünyanın ilk işlevsel yarı iletkenini başarıyla geliştirdi. Bu önemli adım, elektronik cihazların daha küçük ve daha hızlı olması hedefi doğrultusunda atıldı. Grafen, altıgen bir kafes içinde düzenlenmiş tek bir karbon atomu katmanından oluşan özel bir yapıya sahiptir ve elektrik iletkenliği, mekanik mukavemet ve esneklik gibi olağanüstü özelliklere sahiptir.

Grafen yarı iletkeni, silikonun sınırlarına yaklaşıldığı bir dönemde, elektronik endüstrisinin taleplerine cevap verme potansiyeli taşıyor. Yeni malzeme, geleneksel mikroelektronik işleme yöntemleriyle uyumlu olarak tasarlandı ve gelecekte silikonun yerini alabilir.

Georgia

Grafenin geliştirilmesinde lider olan Georgia Tech Fizik Profesörü Walter de Heer, bu başarının elektronik endüstrisinde bir Wright kardeşler anı gibi olduğunu ifade etti. Grafen yarı iletkeni, aynı zamanda kuantum hesaplama alanında da kullanılabilecek bir teknoloji sunarak, bilim dünyasında heyecan yaratıyor.

Yapılan testlerde, yeni grafen yarı iletkenin silikonun 10 katı hareketliliğe sahip olduğu belirlendi. Bu, daha hızlı işleme ve daha küçük elektronik cihazlara olan talepi karşılamada önemli bir avantaj sunabilir.

Ancak, bu atılımı gerçekleştirmek zorlu bir süreci içeriyordu. Grafen, bant boşluğu adı verilen kritik bir elektronik özellikten yoksundu. Araştırmacılar, bu sorunu çözmek için özel fırınlar kullanarak silisyum karbür levhalar üzerinde grafen büyütmek için yeni bir yöntem geliştirdiler.

Tianjin Üniversitesi’nden Lei Ma, grafen elektroniğinde uzun süredir devam eden bant aralığı sorununu çözmekte başarılı olduklarını ve bu gelişmenin yeni bir teknoloji çağının başlangıcını işaret ettiğini söyledi. Grafen yarı iletkeni, elektronik alanında bir paradigma değişimine öncülük ederek gelecekteki teknolojik gelişmeleri şekillendirebilir.

Japonya, veri merkezlerini hidrojenle besleyecek

Japonya’nın önde gelen endüstri ve enerji şirketleri, Mitsubishi ve Honda, hidrojen yakıt hücreleri kullanarak veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak üzere bir projeyi test etmek üzere iş birliği yapıyor. Proje, Japonya’nın Yeni Enerji ve Endüstriyel Teknoloji Geliştirme Organizasyonu (NEDO) tarafından önerilmiştir ve 31 Mart’tan itibaren Shunan şehrinde iki yıl boyunca devam edecektir.

Mitsubishi, işleteceği dağıtılmış veri merkezini, Honda’nın geliştirdiği sabit bir yakıt hücresi güç istasyonu aracılığıyla besleyerek, veri merkezi operasyonlarından kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmayı hedeflemektedir. Bu proje aynı zamanda sabit yakıt hücresi sistemlerinin kurulum ve işletme maliyetlerini azaltma stratejilerini değerlendirecek.

Hidrojen, Tokuyama Corporation tarafından sağlanacak ve her yıl tuzlu su elektroliz işleminin bir yan ürünü olarak elde edilen endüstriyel hidrojen kullanılacaktır. Proje, sadece su üreten bir yan ürün ortaya çıkaran hidrojen yakıt hücrelerinin veri merkezleri için yeşil bir enerji kaynağı olabileceğini göstermeyi amaçlamaktadır.

Mitsubishi‘nin işleteceği veri merkezi altyapısı hakkında detaylı bilgi verilmemiş olup, projenin genel amacı, yakıt hücrelerinin kullanımının artırılmasını teşvik etmek ve elektrik güç kaynaklarını karbonsuzlaştırmak için çözümler geliştirmektir.

Hidrojen ve yakıt hücreleri, veri merkezleri için yeşil enerji sağlama potansiyeli nedeniyle son yıllarda önemli bir konu haline gelmiştir. Bu projenin yanı sıra, diğer şirketler de hidrojenle çalışan yakıt hücreleri kullanarak veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamayı hedeflemektedir. Ancak, ticari olarak üretilen hidrojenin genellikle fosil yakıtlarla üretildiği unutulmamalıdır.

Bu önemli adım, veri merkezlerindeki güç kaynaklarının sürdürülebilirliği ve çevresel etkileri konusunda yeni çözümler arayışındaki endüstriye umut vermektedir. Proje, sadece veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda şebeke dengeleme uygulamaları için de potansiyel sağlayarak yenilenebilir enerjinin daha geniş bir kullanımını teşvik edecektir.

Google, 5 milyar dolarlık davayı çözüme kavuşturmayı kabul etti!

Toplu dava, Google sistemlerinin Chrome’da özel tarama modunu kullanırken bile şirketin kullanıcı etkinliğini izlemesine izin verdiğini iddia etti.

Brown ve diğerleri ile Google LLC ve diğerleri arasındaki dava ilk olarak 2020’de açılmıştı ve federal telefon dinleme ve Kaliforniya’nın gizlilik yasalarını ihlal ettiği için kullanıcı başına minimum 5.000 dolar tutarında tazminat talep ediliyordu.

Google, kullanıcıların web’de gezinirken gerçekleşen veri toplama konusunda yeterince bilgilendirildiğini iddia ederek Ağustos 2023’te davayı reddetmeye çalıştı ancak bu teklif reddedildi.

Google sözcüsü Jose Castaneda, Reuters’e “Chrome’daki gizli mod, etkinliğiniz tarayıcınıza veya cihazınıza kaydedilmeden internette gezinme seçeneği sunuyor.” dedi

Her yeni gizli sekme açışınızda açıkça belirttiğimiz gibi, web siteleri oturumunuz sırasında tarama etkinliğiniz hakkında bilgi toplayabilir.

Anlaşmanın şartları açıklanmadı ve resmi anlaşmanın 24 Şubat 2024’e kadar mahkeme onayına sunulması bekleniyor.

Çerezlerin olduğu ancak izlemenin olmadığı bir dönemin sonu

Google kısa süre önce alternatif web izleme sistemini Ekim 2023’te kullanıma sunmaya başlama planlarını duyurdu; bu sayede şirket, 2024’ün üçüncü çeyreğinden itibaren Chrome‘daki üçüncü taraf çerezlerine yönelik tam kapsamlı desteği kaldıracak.  

Google, çerezleri Topics API sistemiyle değiştirecek. Bu sistem, kullanıcılar için oturum etkinliklerine dayalı olarak ve kullanıcıya özel bilgileri açıklamadan, web sitelerinin reklam kampanyalarını bilgilendirmek için görüntüleyebileceği tarayıcı profilleri oluşturacak.

Kullanıcı profilleri ilgi duydukları alanları veya konuları yansıtacak, ancak Google, web sitelerine yalnızca bu ilgi alanlarına hizmet verileceğini ve kullanıcı veya göz atma etkinlikleri hakkında ek bilgilerin sunulmayacağını söylüyor.

Bu değişiklik, web sitelerinin ziyaretçileri internette gezinirken takip etmek için çerezleri kullanmasına son verecek, ancak reklamverenler için tüketici profilleri oluşturmak amacıyla Google’ın kullanıcı faaliyetlerini kaydetmesini gerektirmeye devam edecek.

Çerezsiz web taramasına geçişin sonuçları hakkında konuşan GOA Pazarlama Baş Deneyim Sorumlusu Luke Boudour, Google’ın çözümünün birincil gelir kaynağı üzerindeki etkiyi en aza indirmeye çalışacağını belirtti.

Benim için önemli olan, Google’ın birkaç yıldır çerezleri kaldırmaya yönelik çözümleri tartışıyor ve bunlar üzerinde çalışıyor olmasıdır; bu nedenle, sunduğu çözümün reklam işini en az etkileyecek çözüm olduğundan emin olabiliriz; sonuçta her şeyin bedelini ödeyen şey bu.

Reklamverenlerin sizi hedeflemesine daha az izin vererek çerezleri devre dışı bırakanlar için kullanıcı gizliliğinde muhtemelen bir miktar iyileşme olacak, ancak bunun dijital pazarlama çabalarını genel olarak etkileyeceğini beklemiyorum.

Çok sayıda reklamveren, bunun gibi hamlelere hazırlanırken zaten birinci taraf verilerini giderek daha fazla kullanıyor; bu nedenle bazı aksaklıklar olsa da bunun, örneğin Apple ITP kadar baş ağrısına neden olacağını tahmin etmiyorum.

Microsoft, klavyelere Copilot tuşu ekliyor

Microsoft, 2024’ü “yapay zekâlı PC yılı” olarak ilan ederek, yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Bugün yapılan duyuruya göre, şirket 2024 yılında üretilecek klavyelerde yer alacak olan özel bir Copilot” tuşu ekleyeceğini açıkladı.

Microsoft’un Başkan Yardımcısı ve Tüketici Pazarlama Direktörü Yusuf Mehdi, yeni Copilot tuşunun tanıtımını, Windows PC klavyelerinde son otuz yılda yapılan ilk önemli değişiklik olarak nitelendirdi. Mehdi, “Bu yeni tuş basıldığında, Copilot’u günlük hayatınıza sorunsuz bir şekilde dâhil etmek için Copilot’u Windows üzerinde başlatacak.” ifadelerini kullandı.

Microsoft Copilot

Yeni Copilot tuşu, standart PC klavyesindeki sağ Ctrl tuşunun yerini alacak ve Alt tuşu ile sol ok tuşunun arasına konumlandırılacak. Copilot’u kullanıcıların daha etkili bir şekilde entegre etmelerine olanak tanıyan bu tuş, Microsoft’un yapay zekâ odaklı vizyonunu destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Mehdi, Copilot’un henüz mevcut olmadığı bölgelerde bu tuşun Windows Arama’yı başlatacağını belirtti. Ancak Microsoft, Copilot hizmetini tüm bölgelerde kullanıma sunmak için çalışmalarını sürdürüyor.

İlk kez CES’te tanıtılacak olan yeni tuşa sahip klavyeler, muhtemelen Şubat ayı sonlarına doğru kullanıcılara sunulacak. Elbette, mevcut klavyeler de değişmeyecek ve kullanıcılar, istedikleri takdirde Copilot tuşunu mevcut klavyelerine entegre edebilecekler.

Bu gelişme, Microsoft’un teknoloji dünyasına getirdiği yeniliklerle dikkat çekmeye devam ettiğini gösteriyor. Yapay zekâ konusundaki bu önemli adım, bilgisayar kullanıcılarının deneyimini daha da zenginleştirmeyi hedefliyor.