Öğrencilere İş dünyasında kariyer yapma fırsatı

0

42 İstanbul & 42 Kocaeli, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayelerinde, Bilişim Vadisi’nin proje yürütücülüğünde, ülkemizdeki yazılımcı sayısını artırarak Türkiye’nin yazılım ve teknoloji ihracatı yapabilen bir ülke olma hedefine katkı sağlıyor. Bu eğitim programı, “akran öğrenmesi” modelini benimsiyor, 18 yaş ve üzeri herkes başvurabiliyor ve tamamen ücretsiz.

Tüm dünyada yer alan 54 kampüsü aracılığıyla öğrencilere global bir perspektif sunan 42 Okulları, 2023 yılında da büyük ilgi gördü. 2023 yılında elde ettiği başarılarla dikkat çeken 42 Kocaeli ve 42 İstanbul; yıl boyunca gerçekleştirilen çeşitli etkinlikler, projeler ve iş birlikleri ile öğrencilerine sağladığı eğitim modelini güçlendirmeye devam etti. Öğrenciler kullanılan öğrenme modeliyle öğrenmeyi öğrendiklerinden, dünya genelinde rekabet avantajı elde ederek sektörde kendilerine yer bulma fırsatı yakaladı.

Öğrenciler için staj ve çalışma imkanı  

42 Yazılım Okulları, iş dünyasıyla güçlü bir köprü kurarak öğrencilerini istihdam sürecine hazırlamaya devam ediyor. Öğrenciler, hem üye firmalara hem de Bilişim Vadisi bünyesinde yer alan startup firmalarına staj ve çalışma imkanı için yönlendiriliyor. Bu kapsamda, sektörün öncü firmalarına yapılan başarılı yönlendirmeler ve iş birlikleri ile öğrenci istihdamında önemli artış kaydedildi. 42 Yazılım Okulları’na yapılan 75 bin başvurudan 20 bini online testleri geçerken 5700 öğrenci havuz eğitimine katılmaya hak kazandı. Havuz eğitiminin ardından 700 öğrenci ana eğitime katıldı. 50 öğrenci temel modülü başarıyla tamamladı. Temel modülü tamamlayan öğrenciler; Turkcell, Arçelik, Veripark, TUSAŞ, TÜBİTAK, TÜBİTAK Bilgem, Profelis, Ağteks, PANTEON, ERTA Mobil Yazılım, AKIN ROBOTICS, Overdose Dijital, Atez Yazılım, Ete Danışmanlık, Munte Bilişim gibi kurum kuruluşlar, startup firmaları ve Bilişim Vadisi firmalarından Doğanium, MAHREK ve İlge Yapay Zeka’da istihdam edildi. 

İş dünyasında kariyer yapma fırsatı  

42 Yazılım Okulları gerçekleştirdiği etkinliklerle öğrencilerini sektörün güçlü isimleri ile bir araya getiriyor ve öğrencilerinin iş dünyası ile temasta bulunmasını sağlayarak onları sektöre kazandırıyor. 42’liler, farklı sektörlerden lider firmalarla birebir görüşme yaparak, iş hayatına adım atıyor. 

42 İstanbul & 42 Kocaeli kampüslerinin Platin Üyesi Akbank Teknoloji ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, belirlenen konularda yıl boyunca eğitimler düzenlendi. 42 Okulları’na özel gerçekleştirilen Cobol eğitimi ile programı tamamlayan katılımcılara Akbank bünyesinde istihdam desteği sağlandı. Yine Kurucu Üyelerden Havelsan ile başlatılan HASAT programı ile savunma sanayi ve açık kaynak yazılım projeleri üzerinden öğrencilere eğitimler verildi. Trendyol ile yazılım süreçleri üzerinde detaylı seminerler düzenlendi.

42 Yazılım Okulları, üye firmaları ve sektör temsilcileri ile öğrencilerini düzenli aralıklarla bir araya getirerek yetenek görüşmeleri de gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Ekim ayında, MAKFED bünyesindeki 5 firma; Ağteks, Dalgakıran, Durmazlar, Ermaksan ve Sistem Teknik ile, Aralık ayında Arçelik, Getir, Hepsiburada, Kuveyt Türk ve Türk Telekom firmaları ana eğitimi tamamlayan 42 öğrencileri ile bir araya geldi. 

Bunun yanı sıra Microsoft Türkiye ile “42 Dakikada 8 İlham” etkinlik serisi kapsamında Microsoft’un üst düzey kadın yöneticileri, kadın yazılımcı adaylarına ilham vererek deneyimlerini içtenlikle paylaştı. Etkinliğin son oturumu Generative AI başlığı ile tamamlandı. Ardından yazılım dünyasına giriş yapan gençlerimizin yoluna ışık olacak, Milyon Kadına Mentor ağı müjdelendi.

Makine Üreticileri Federasyonu ile imzaladığı iş birliği protokolü ile ihracat yapan Makine Sektörü’nün artan yazılımcı ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Sektörün öncü kuruluşlarından Ağteks 42 yazılımcılarını yazılım ekibine katan ilk şirket oldu.

Aralık ayında başlatılan “42Sektörde” programı ile de yazılım geliştirici adaylarımız üye şirketlerimizin ofislerini ziyaret ederek şirketlerin çalışmaları, çalışanların kariyer yolculukları ve iş ortakları ile tanışma imkanı bulmaya başladı. İlk ziyaret Amazon Web Sevices (AWS) ofisine yapıldı ve iş ortakları Skyloopcloud, Limoncloud ve Sufleio ile öğrencilerimiz tanışma fırsatı buldu.

42 Türkiye Ülke Müdürü Sertaç Yerlikaya “Üniversite diploması hala büyük şirketlerin sorguladığı bir ister olmaya devam ediyor. Ancak 42’ye destek veren şirketlerin hem Teknoloji hem İnsan Kaynakları yöneticilerinin öğrencilerimiz ile yaptıkları iş görüşmelerinde teknik bilgilerinin yanı sıra başarma enerji ve azimleri, temiz kod, dokümantasyon, test süreçleri gibi yazılım dünyasının olmazsa olmazlarına hakimiyetleri ve özgün hikayelerinden etkilendiğini görmekten gururluyuz. Özellikle yatırım alan girişimlerde durum farklı, onlar hemen ilk görüşmede iş teklif ediyorlar. Başarılı bir yılı kapatırken Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır başta olmak üzere üyelerimize ve sponsorlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diyerek okulların başarısının altını çizdi.

New York Times, yapay zeka şirketlerini davaya boğacak!

Davada belirtildiği gibi Times, OpenAI ve Microsoft‘un büyük dil modellerinin (LLM’ler), “Times içeriğini kelimesi kelimesine okuyan, onu yakından özetleyen ve ifade stilini taklit eden çıktılar üretebildiğini” iddia ediyor. Yayının iddiasına göre bu, Times’ın okuyucularla olan ilişkisini “zayıflıyor ve zarar veriyor“, aynı zamanda da onu “abonelik, lisanslama, reklam ve bağlı kuruluş gelirinden” mahrum bırakıyor.

Şikayet ayrıca bu yapay zeka modellerinin, haber kuruluşlarının içeriği koruma ve para kazanma becerisine zarar vererek “yüksek kaliteli gazeteciliği tehdit ettiğini” öne sürüyor. Davada, “Microsoft’un Bing Chat’i ve OpenAI’in ChatGPT’si aracılığıyla davalılar; The Times’ın gazeteciliğine yaptığı büyük yatırımı, bunu izin veya ödeme olmaksızın ikame ürünler oluşturmak için kullanarak bedavaya elde etmeye çalışıyorlar.” diyor.

Bu arada davada, Times’ın içeriği üzerinde eğitilen yapay zeka modellerinin yayınlanmasının hem Microsoft hem de OpenAI için “son derece kazançlı” olduğu belirtiliyor. Yayın, “içeriğinin kullanımı karşılığında adil değer elde edilmesini sağlamak” için her iki şirketle de aylarca pazarlık yapmaya çalıştığını ancak bir çözüme ulaşamadığını iddia ediyor.

OpenAI sözcüsü Lindsey Held, e-postayla yaptığı açıklamada, “İçerik yaratıcılarının ve sahiplerinin haklarına saygı duyuyoruz ve AI teknolojisinden ve yeni gelir modellerinden faydalanmalarını sağlamak için onlarla çalışmaya kararlıyız.” dedi. “New York Times ile devam eden görüşmelerimiz verimli oldu ve yapıcı bir şekilde ilerledi, dolayısıyla bu gelişme bizi hem şaşırttı hem de hayal kırıklığına uğrattı. Diğer birçok yayıncıyla yaptığımız gibi, birlikte çalışmanın karşılıklı yarar sağlayan bir yolunu bulacağımızı umuyoruz.“.

Shutterstock ile OpenAI

Yayın, her iki şirkete de telif hakkı ihlali nedeniyle dava açıyor ve eserlerini kopyaladığı iddiasıyla “milyarlarca dolarlık yasal ve fiili zararlardan” sorumlu tutulmalarını istiyor. Ayrıca mahkemeden OpenAI ve Microsoft’un kendi AI modellerini bu içeriği kullanarak eğitmelerinin engellenmesi ve Times’ın çalışmasının şirketlerin veri kümelerinden kaldırılması talep ediliyor.

New York Times, son aylarda OpenAI’in web tarayıcısını bloke eden ve yapay zeka şirketinin web sitesinden içerik çıkarmaya devam etmesini ve verileri yapay zeka modellerini eğitmek için kullanmasını engelleyen birçok haber kaynağından biri. 

BBC, CNN ve Reuters da OpenAI’in web tarayıcısını engellemek için harekete geçti. Ancak diğer yayınlar yapay zekayı veya en azından onunla birlikte gelen ödemeleri benimsiyor. 

Politico ve Business Insider’ın sahibi Axel Springer, bu ayın başlarında OpenAI ile ChatGPT’nin her iki kaynaktan da doğrudan bilgi almasına izin veren bir anlaşma yaptı; Associated Press ise OpenAI‘in önümüzdeki iki yıl boyunca haber hikayeleri üzerinde modellerini eğitmesine izin veriyor.

Teknopark ve Ar-Ge merkezi çalışanlarına müjde!

1 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girecek olan Cumhurbaşkanlığı kararı ile, Teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge ve veya tasarım merkezlerinde çalışan personele gelir vergisi stopaj teşviki genişletiliyor. Teknopark ve AR-GE merkezi çalışanları belli oranda fiziksel olarak işyerlerine gitmek zorundaydı. Artık çalışanlar, söz konusu bölge ve merkezler dışında çalıştıklarında da teşvik alıyor olacaklar. 

4691 satılı kanunun geçici 2. Maddesinin üçüncü fıkrası ile 5746 sayılı kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen karara göre, teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge veya tasarım merkezinde çalışan personel söz konusu bölge veya merkezler dışında geçirebileceği süreler bilişim personeli için yüzde yüz, bunlar dışındaki personele ise yüzde 75 oranında uygulanacak.

MediaTek ve TSMC, Dimensity 9400 için ortaklık kurdu!

Dünya çapında önde gelen yarı iletken üreticisi MediaTek, yeni nesil Dimensity 9400 yonga seti için TSMC ile stratejik bir ortaklık kurma kararı aldı. Bu işbirliği, özellikle termal sorunlara yönelik çözümleri hedefleyerek, performans konusunda çığır açmayı amaçlamaktadır.

MediaTek‘in önceki performans canavarı Dimensity 9300‘ün ardından, şirket odak noktasını TSMC’ye kaydırarak Dimensity 9400 için güçlü bir iş birliği başlatıyor. Dimensity 9300, performans açısından Snapdragon 8 Gen 3’e başarılı bir rakip olmasına rağmen, termal sorunlar yaşanmasına neden olmuştu, zira verimlilik çekirdeklerine sahip değildi.

MediaTek, daha önce TSMC’nin 3nm sürecine geçiş yaparak yüzde 32 daha iyi güç verimliliği elde ettiğini açıklamıştı. Ancak bu gelişmenin hangi platforma özgü olduğu belirsizdi. Son duyuruda MediaTek, TSMC ile yakın bir iş birliği içinde olduklarını vurgulayarak, iki şirketin Dimensity 9400 için bir araya geleceğini duyurdu.

Dimensity 9400, MediaTek’in ilk 3nm işlemcisini temsil edecek ve muhtemelen Apple’ın A17 Pro ve M3 için kullanılan N3B fabrikasyon sürecine kıyasla daha iyi verimlilik sunacak olan “N3E” sürecini benimseyecek. Bu kapsamda, mevcut raporlar Dimensity 9400’ün, selefiyle benzer bir CPU konfigürasyonunu koruyacağını ve Cortex-X5 çekirdeğinden güç alacağını gösteriyor.

TSMC ile yapılan bu ortaklık, performans ve termal verimlilik açısından önemli geliştirmeler sunabilir. Hem Qualcomm hem de MediaTek, en iyi yonga setlerini piyasaya sürmeye hazırlanırken, bu iş birliği sektörde heyecan yaratacak gibi görünüyor.

Çinli bilim insanları, devrim niteliğinde bir aerojel elyaf geliştirdi

Çin’in Zhejiang Üniversitesi’nden bir bilim ekibi, tekstil endüstrisinde devrim niteliğinde bir değişikliğe öncülük edebilecek bira erojel elyaf geliştirdi. Doçent Gao Weiwei ve Profesör Bai Hao liderliğindeki ekip, kutup ayısının kıllarından ilham alarak ürettikleri ultra hafif kumaşla, erojel elyaff sınırlamalarını aşmayı başardı. Geleneksel aerojelin havacılık endüstrisinde kullanılmasına rağmen kırılganlığı ve işlenmesinin zorluğu nedeniyle diğer alanlarda sınırlı kullanım buluyordu.

Kutup ayısının kıllarındaki çekirdek-kabuk yapısından esinlenen bilim insanları, bu benzersiz yapıyı taklit ederek kapsüllenmiş bir erojel elyaf (EAF) geliştirdi. Yoğun bir kabuk içinde yer alan gözenekli çekirdek, malzemenin dayanıklılığını ve esnekliğini artırırken, olağanüstü ısı yalıtımı sağlıyor. Profesör Bai, “Yüzde 90’ın üzerinde iç gözenekli yapısına rağmen, elyafımız yüzde 1000’e kadar gerilebiliyor. Bu, geleneksel aerojel liflere göre önemli ölçüde daha iyi performans sergiliyor” şeklinde açıklama yaptı.

aerojel elyaf

Bu yeni elyafın geniş kullanım potansiyeli bulunuyor. Araştırmacılar, geleneksel kuş tüyü ceketle kıyaslanabilir, ancak sadece beşte biri kalınlığında olan bir ısı yalıtımlı kazak örerek, malzemenin pratik uygulamalarda başarılı olduğunu gösterdi. -20 santigrat derecede yapılan bir deneyde, EAF malzemesi, kuş tüyü, yün ve pamuğu geride bırakarak üstün yalıtım özelliklerini ortaya koydu.

EAF‘nin aerojel elyaf tekstil endüstrisinde günlük kullanıma uygun olması, yıkanabilir ve boyanabilir olması, ıslak ortamlarda dahi ısı yalıtımını koruyabilmesi gibi avantajları, bu inovasyonun çok yönlü kullanım potansiyeline işaret ediyor aerojel elyaf. Ancak, Suzhou Nanoteknoloji ve Nanobiyonik Enstitüsü’nden Profesör Zhang Xuetong, seri üretimdeki zorluklara dikkat çekerek, özellikle askeri üniformalar ve aşırı soğuk ortamlardaki uzay kıyafetleri gibi alanlarda kullanımın önündeki engellere vurgu yaptı.

Ekibin çalışması, Science dergisinde yayınlandı. Bu önemli gelişme, tekstil endüstrisinde sürdürülebilir ve etkili bir ısı yalıtımı çözümü arayışında olan birçok sektörü heyecanlandırmış durumda.

Çin, dünyanın en büyük nükleer konteyner gemisini inşa edecek!

Çin, Jiangnan Tersanesi tarafından geliştirilen KUN-24AP isimli nükleer konteyner gemisi ile denizcilik sektöründe çığır açmaya hazırlanıyor. Marintec China 2023 fuarında tanıtılan bu dev gemi, 24.000 standart konteynerlik yük kapasitesiyle şimdiye kadar yapılmış en büyük konteyner gemisi olma özelliği taşıyor.

nükleer konteyner Geminin en dikkat çekici özelliği, toryum kullanarak çalışan son teknoloji dördüncü nesil erimiş tuz reaktörüdür. Bu, geleneksel uranyum reaktörlerinden daha güvenli ve verimli bir nükleer tahrik sistemi sunar. Ayrıca, toryum reaktörü, su tüketimini azaltarak çevre dostu bir yaklaşım sunar.

nükleer konteyner

Tasarımı uluslararası standartları karşılayarak DNV Sınıflandırma Topluluğu’ndan sertifika alan KUN-24AP, sıfır emisyonlu bir gemi olarak öne çıkıyor. Jiangnan Tersanesi, geminin, iklim değişikliği ve enerji tasarrufu endişelerine yönelik bir çözüm olduğunu vurguluyor.

Çin, nükleer enerjiyle çalışan konteyner gemilerini geliştiren ilk ülke olmasa da, KUN-24AP tasarımıyla Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore ve Avrupa’daki rakiplerini geride bırakıyor. Çin’in hızla büyüyen gemi inşa endüstrisi, küresel yeni gemi siparişlerinin yüzde 60’ından fazlasını elde ederek liderliğini sürdürüyor.

Öte yandan, KUN-24AP’nin askeri alanlarda da kullanılma potansiyeli spekülasyonlara neden oluyor. Ancak, toryum bazlı erimiş tuz reaktörünün bakım aralığı ve askeri uygulamalara uyarlama zorlukları konusunda belirsizlikler bulunuyor.

Çin’in KUN-24AP’yi tanıtması, sürdürülebilir denizciliğe yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilirken, geminin küresel denizcilik endüstrisindeki emisyonları azaltma çabalarına olumlu bir katkı sağlaması bekleniyor.

Samsung Galaxy S24 serisi Exynos 2400 İle geliyor!

0

Samsung’un merakla beklenen Galaxy S24 serisi için heyecan dorukta. Son sızan bilgilere göre, Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra modelleri, dünya çapında Exynos 2400 işlemcisi ile karşımıza çıkacak.

Geçtiğimiz haftalarda paylaşılan CAD tabanlı görseller, Galaxy S24’ün tasarımında önemli değişikliklere işaret ediyor. Ancak teknik detaylar da bir o kadar etkileyici. Özellikle, akıllı telefonların güç kaynağı olarak Exynos 2400 ve Snapdragon 8 Gen 3 for Galaxy yonga setlerini kullanacağı bilgisi, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Ancak şimdi ortaya çıkan bilgiler, Exynos’un küresel pazarlarda öne çıkacağını gösteriyor. Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 ise, yalnızca ABD ve Kanada’da bulunacak.

Samsung Galaxy S24

Galaxy S24 ve S24 Plus modellerinde 8 GB LPDDR5X RAM, S24 Ultra modelinde ise 12 GB LPDDR5X RAM ile donatılacak. Android 14 tabanlı One UI 6.1, Dinamik Kilit Ekranı ve çeşitli yapay zeka özellikleri, kullanıcı deneyimini zirveye taşıyacak. Ekran özellikleri arasında ise 2.600 nit parlaklık sunan 1-120HZ LTPO panel bulunacak, bu da kullanıcılara görsel bir şölen vadediyor.

Samsung’un Galaxy S24 serisiyle Exynos 2400 işlemcisine odaklanması, küresel pazarda güçlü bir varlık sergileme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Şirket, geçmişte elde ettiği başarılarına bir yenisini ekleyerek, kullanıcılara üstün performans ve yenilikçi özellikler sunma hedefinde kararlı bir adım atmış gibi görünüyor. Beklentilerin yüksek olduğu Galaxy S24 serisinin tanıtımı, teknoloji tutkunlarını heyecanlandırmaya devam ediyor.

Sistem ayarlarında Windows OEM bilgilerini düzenleme

Dell, Lenovo veya MSI gibi bir üreticiye ait bir bilgisayarınız varsa, Windows Ayarları’nın Hakkında bölümünde şirket ve destek seçenekleriyle ilgili ayrıntıların bulunduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Bununla birlikte, kendi sisteminizi kurduysanız, Windows, tek satırlık “OEM tarafından doldurulacak” şeklinde bir yazı gösterecek.

Ayarlar’daki Sistem > Hakkında sayfasında satıcı logosunu, adını ve diğer ayrıntıları göstermesini sağlamak için Windows 10 ve 11’e OEM bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu, klasik Sistem Özellikleri’nde görünen bilgilerin aynısı. Bu, bilgisayarınızın çalışma şeklini hiçbir şekilde değiştirmeyecek basit bir ayar. Ancak sevdiğiniz bilgisayarınıza ekstra bir miktar özelleştirme eklemenin güzel bir yolu.

Sistem ayarlarında Windows OEM bilgileri için yapabilecekleriniz

Başlat > Ayarlar > Sistem > Hakkında’ya tıklayın veya Win tuşu + I’ye basıp pencerenin altındaki Hakkında’yı seçebilirsiniz. Windows 10 ve 11 neredeyse aynı bilgileri görüntülüyor. Başlat’a tıklayın ve regedit yazın , Kayıt Defteri Düzenleyicisi’ni görmelisiniz. Herhangi bir değişiklik yapmadan önce kayıt defterinin bir yedeğini oluşturmak isteyebilirsiniz; Dosya > Dışa Aktar > öğesine tıklayın ve yedekleme için güvenli bir konum seçin. Adını ne verdiğiniz önemli değil ancak dışa aktarma penceresinin altındaki Tümü seçeneğini seçtiğinizden emin olun.

Değiştirmek istediğimiz OEM bilgileri kayıt defterinde belirli bir konumda bulunuyor. Ancak oraya gitmek yerine ekran görüntüsünde gösterildiği gibi “Bilgisayar” konumuna tıklayabilirsiniz. Aşağıdaki metni kopyalayıp yapıştırın:

HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\OEMInformation

Kayıt defterimizde herhangi bir şey bulunmadığından yukarıda belirtilen girişleri eklememiz gerekiyor. Kayıt defteri düzenleyicisinin sağ panelindeki boş alanın herhangi bir yerine sağ tıklayın. Daha sonra Yeni > Dize Değeri’ne tıklayın. Kayıt defterinde, adlandırmanızı bekleyen yeni bir girişin göründüğünü görmelisiniz. Bunları tam olarak aşağıda yazdığımız gibi adlandırdığınızdan emin olun; hangi harflerin büyük, hangilerinin küçük harf olduğuna dikkat edin. İşiniz bittiğinde aşağıdakileri görmelisiniz. Bunları daha fazla düzenlemek için her girişe çift tıklayın ve ardından Değer verisi alanına istediğinizi yazın. Basit bir metinden (267 karaktere kadar) başka bir şey olmayacak. Her girişin gösterdiği şey oldukça açıklayıcı. Üretici etiketli kayıt girişi, açıkça bilgisayar üreticisinin adını göstermek için kullanılıyor.

Düzenleyicide yaptığınız hiçbir değişiklik, Ayarlar penceresini kapatıp tekrar açana kadar yayınlanmayacak. Artık PC’niz her türlü ölçünün ötesinde yeni bir bilgi düzeyi gösterecek.

Giyilebilir cihazlar 2024 yılında hangi serilerle gelecek?

0

İstek listenizde yeni bir giyilebilir cihaz varsa 2023’ün tekliflerinden biraz hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz. Bazı mükemmel cihazlar duyuruldu. Ancak hiçbiri önceki yinelemelerle karşılaştırıldığında büyük ölçüde çığır açıcı değildi.

Apple Watch Series 9 ve Watch Ultra 2, tasarım açısından önceki en iyi Apple Watch’lar olan Watch Series 8 ve Watch Ultra ile aynıyken , Samsung Galaxy Watch 6 ve Watch 6 Classic de öncekilerden çok farklı değildi. Döner çerçevenin Classic’te yeniden sunulması küçük bir değişiklik oldu. Bununla birlikte, önümüzdeki 12 ay içinde sabırsızlıkla beklenecek bazı heyecan verici giyilebilir ürünlere dair söylentilerle birlikte, 2024 için yolda pek çok şey var.

Giyilebilir cihazlar 2024 yılında ses getirecek

Samsung Galaxy Ring

Samsung Galaxy Ring, yeni yılda görmeyi beklediğimiz ilk giyilebilir cihaz ve aynı zamanda en heyecan verici olanlardan biri. Samsung uzun zamandır giyilebilir teknolojiler dünyasında yer alıyor. Ancak Galaxy Ring, şirket için yeni bir kategoriye işaret edebilir.

Samsung Galaxy Watch 7

Galaxy Watch 7 ve Galaxy Watch 7 Classic’i görmeye devam mı edeceğiz, yoksa Samsung’un 2024 için Watch 7 Classic yerine Watch 7 Pro’ya mı döneceğini şimdilik göreceğiz. En düşük dolarımız olan Samsung’un 2024’te Galaxy Watch’unu da yenileyecek ancak muhtemelen yaz sonuna doğru Galaxy Z cihazlarıyla birlikte gelecek.

Ayrıntılar şu anda çok az ancak Watch 6 Classic’in dönen çerçevesinin ya 2024’teki halefi için burada kalacağını ya da Watch 7 Pro ile değiştirileceğini umuyoruz. Amiral gemisi Watch 7 ile bu akıllı saatlerin sunduğu üstün kaliteli yapıyı bekliyoruz.

Apple Watch SE 3

Orijinal Apple Watch’un duyurulmasının üzerinden on yıl geçmesine rağmen 2024, Apple Watch için büyük bir yıl . Apple Watch X’in 10. yıl dönümü modeli olarak 2024’te tanıtılmasını çok bekliyoruz ancak mütevazi Watch SE’yi de unutmayalım. Bu model genellikle yılda iki kez piyasaya sürülüyor ve 2023’te Watch SE duyurulmadığı için 2024’te güncellenmesi bekleniyor.

OnePlus Watch 2

OnePlus 2021 yılında ilk akıllı saatini piyasaya sürdüğünde başlangıçta büyük bir heyecanla karşılandı. Şirket, ilk denemesinden bir iki şey öğrenmiş gibi görünüyor; OnePlus Watch 2’nin 2024’te piyasaya sürüleceğini ve bir takım iyileştirmeler getireceğini öne süren fısıltılar var.

Daha büyük bir AMOLED ekrana sahip olduğu ve Pixel Watch 2 ile aynı işletim sistemi olan Wear OS 4 üzerinde çalıştığı söyleniyor. Bu, OnePlus Watch’un üzerinde çalıştığı  özel yapım yazılıma göre büyük bir avantaj olacak.

Garmin Forerunner 65

Forerunner 55, Haziran 2021’de geldi, dolayısıyla düzenli bir yayın düzeni olmamasına rağmen yenilenmesi gerekiyor. Garmin’in harika yazılım özelliklerinin birçoğunu sunmak açısından mükemmeldi.

MediaMarkt, 2024 için ne dedi?

Şirketin bu yıl için belirlediği hedefler, sektördeki lider konumunu sürdürmek ve müşterilere daha da değerli deneyimler sunmak üzerine odaklanıyor. MediaMarkt 2024 için ne dedi? MediaMarkt, teknolojideki son gelişmeleri takip ederek, müşterilere en yeni ürünleri sunma konusundaki taahhüdünü sürdürüyor.

MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, MediaMarkt’ın 2023 yılı performansını ve 2024 hedeflerini değerlendirdi.

Yapay zeka, akıllı ev teknolojileri, ve sürdürülebilir ürünler gibi alanlarda inovasyona odaklanarak, kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran çözümleri portföyüne eklemeyi planlıyor. Müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için MediaMarkt, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri ve satış sonrası hizmetlerde daha fazla öncülük etmeyi hedefliyor. Sadakat programlarını geliştirerek, müşterilerine özel fırsatlar sunmayı ve ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde cevap vermeyi planlıyor.

MediaMarkt, 2024’te dijital platformlarda varlığını güçlendirecek ve online alışveriş deneyimini geliştirerek müşteri tabanını genişletecek. Ayrıca yeni mağaza açılışları ve mevcut mağazaların yenilenmesiyle perakende ağını daha da genişletmeyi amaçlıyor. Böylece, hem fiziksel mağazalarda hem de online platformlarda müşterilere daha erişilebilir olacak. 2024, MediaMarkt için sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk alanında daha aktif bir yıl olacak. Şirket, çevresel etkisini azaltmak için karbon ayak izini azaltma, geri dönüşüm projeleri ve çevre dostu ürünlerin teşvik edilmesi gibi adımlar atmayı planlıyor. Ayrıca toplumsal projelere ve eğitim programlarına destek vermeye devam edecek.

MediaMarkt, 2024 hedeflerini teknolojide inovasyon, müşteri odaklılık, genişleme ve sürdürülebilirlik üzerine belirleyerek, sektördeki lider konumunu korumak ve daha da ileri taşımak için kararlı adımlar atıyor.

Restoranlarda yeni trend, teknoloji odaklı hizmet

0

Kasım ayında Cafe X, Tesla’nın ( TSLA )  Berlin’deki Giga fabrikasında kahve yapan robotlarından birinin videosunu retweetledi. Bu yılın başlarında Tustin, Kaliforniya’daki I Can Barbecue Korean Grill, robot garsonlar Fatima, Elizabeth ve Toga’nın müşterileri masalarına getirmek, yiyecekleri bırakmak ve özel günleri kutlamak gibi çeşitli görevleri üstlendiğini söyledi. Restoranlarda teknoloji odaklı hizmetlerle müşteri memnuniyetinde artış hedefleniyor.

Restoranlarda teknoloji odaklı hizmet

Restoranın sahibi John Ozbek, robot garsonları ilk kez Instagram’da Japonya’daki bir restoranda gördü ve “bu fikre hemen aşık oldu çünkü bu deneyimi müşterilerime buraya taşımak istedim” ifadelerini kullandı. Mayıs ayında salata zinciri Sweetgreen, robotlarla çalışan restoran start-up’ı Spyce Kitchen’ı satın aldıktan iki yıl sonra şirketin ilk robotik lokasyonunu Naperville, Illinois’de açtı. Şimdi ise Kaliforniya’daki bir restoran, insan faktörünü, varlığını büyük ölçüde azaltarak ele alıyor.

Pasadena’daki CaliExpress, I, Robot’un etten kemikten müşteriler için yemek hazırlayacağı, dünyanın ilk tamamen yapay zeka destekli restoranı olarak faturalandırılan restoranı açmaya hazırlanıyor. Miso Robotics tarafından üretilen “BurgerBot” ve “Flippy”, hamburger ve patates kızartması yapan şefler. Miso web sitesinde: “Flippy, patates kızartmasından tavuk parçalarına kadar birçok ürünü kızartan, kaliteyi ve tutarlılığı artırmak için insanlarla birlikte çalışan, aynı zamanda restoranlar için önemli, ölçülebilir maliyet tasarrufu sağlayan, çığır açan, akıllı bir ticari mutfak robotu” ifadelerine yer verdi. Geçtiğimiz yıl restoran zinciri Jack-in-the-Box, San Diego’daki lokasyonunda Flippy ürünlerini tanıttı.

Bununla birlikte Flippy sadece hamburger çevirmekle sınırlı değil. Şirket, robotun “çeşitli pişirme tekniklerine ve tariflere uyum sağlayarak onu her türlü mutfak ortamına çok yönlü bir katkı haline getirebileceğini” söyledi.

Müşteriler siparişlerini PopID’nin yüz tanımalı ödeme istasyonları üzerinden verebiliyor. Miso Robotics’in ürün geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Alana Abbitt: “Bu bir Terminatör değil, Transformers değil. Çok dost canlısı, yardımsever bir robot. Güzel robotlar var, Roombas var, evinizde günlük yaşamın çok daha fazla parçası haline gelen şeyler var. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz” diyor. Mutfakta benzer büyüklükteki diğerlerine göre daha küçük bir ekip olacak ve Miso Robotics, Flippy’nin insan personeline tekrarlayan, zaman alıcı ve tehlikeli görevleri yerine getirerek yardımcı olabileceğini, böylece “daha yaratıcı ve karmaşık yönlere odaklanma” konusunda özgür olacaklarını söyledi.

MediaMarkt 2024 için ne dedi?

0

Teknoloji perakendesi devi MediaMarkt, 2024’e yenilikçi projeler ve genişleme stratejileriyle giriyor. Şirketin bu yıl için belirlediği hedefler, sektördeki lider konumunu sürdürmek ve müşterilere daha da değerli deneyimler sunmak üzerine odaklanıyor.

MediaMarkt 2024 için ne dedi?

MediaMarkt, teknolojideki son gelişmeleri takip ederek, müşterilere en yeni ürünleri sunma konusundaki taahhüdünü sürdürüyor. Yapay zeka, akıllı ev teknolojileri, ve sürdürülebilir ürünler gibi alanlarda inovasyona odaklanarak, kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran çözümleri portföyüne eklemeyi planlıyor.

Müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için MediaMarkt, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri ve satış sonrası hizmetlerde daha fazla öncülük etmeyi hedefliyor. Sadakat programlarını geliştirerek, müşterilerine özel fırsatlar sunmayı ve ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde cevap vermeyi planlıyor.

MediaMarkt, 2024’te dijital platformlarda varlığını güçlendirecek ve online alışveriş deneyimini geliştirerek müşteri tabanını genişletecek. Ayrıca yeni mağaza açılışları ve mevcut mağazaların yenilenmesiyle perakende ağını daha da genişletmeyi amaçlıyor. Böylece, hem fiziksel mağazalarda hem de online platformlarda müşterilere daha erişilebilir olacak.

2024, MediaMarkt için sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk alanında daha aktif bir yıl olacak. Şirket, çevresel etkisini azaltmak için karbon ayak izini azaltma, geri dönüşüm projeleri ve çevre dostu ürünlerin teşvik edilmesi gibi adımlar atmayı planlıyor. Ayrıca toplumsal projelere ve eğitim programlarına destek vermeye devam edecek.

MediaMarkt, 2024 hedeflerini teknolojide inovasyon, müşteri odaklılık, genişleme ve sürdürülebilirlik üzerine belirleyerek, sektördeki lider konumunu korumak ve daha da ileri taşımak için kararlı adımlar atıyor.

Araç güncellemeleri teknik aksaklıklarla geliyor!

Araçların gelişimi, teknolojinin yoğun bir şekilde entegrasyonuyla sonuçlandı. Sonuç olarak ışıklı ekranlardan ve dijital tabletlerden kaçmak zorlaşıyor. Nitekim araçların temel fonksiyonları bile artık elektronik ve bilgisayar sistemleriyle derinlemesine iç içe geçmiş durumda ve bunların yararları ve dezavantajları da beraberinde geliyor. Araç güncellemeleri kullanıcılarda soru işaretlerine neden olabiliyor.

Araç güncellemeleri ne tür sorunlar oluşturuyor?

Sadece on yıl veya biraz daha uzun bir süre önce, bırakın böyle bir güncellemeye ihtiyaç duymayı, arabamızın sistemlerini bağımsız olarak güncelleyebileceğimizi kimse tahmin edemezdi. Teknoloji hızla gelişerek dünyamızı her geçen gün dönüştürüyor. Ancak bu ilerleme, günlük yaşamlarımızda uyum sağlamamız gereken yeni zorlukları da beraberinde getirebilir.

Eski bir Twitter, Microsoft ve Google çalışanı olan Dan Luu, X platformunda araç sahipleri için yeni bir soruna dikkat çekti. Kanadalı, gönderisinde Ford’undaki bir sistem güncellemesi hakkında uyarıcı bir hikaye paylaştı; bu güncelleme planlandığı gibi ilerlemedi.

Maalesef yeni yazılım sürümünün yüklenmesi sırasında bir şeyler ters gitti. Sistem, bilgisayar sistemlerinden beklediğiniz gibi önceki ayarlarına dönmedi veya hatayı görmezden gelmedi. Bunun yerine araç sahibi, sistemin çalıştırma özelliğini engellemesi nedeniyle arabasını süremediğini belirten beklenmedik bir mesajla karşılandı.

Aracın ekranında görüntülenen mesajda: “Maalesef en son yazılım güncellemesi başarısız oldu. Araç kullanılamıyor. Tüm içtenliğimizle özür dileriz ve bu sorunu mümkün olan en kısa sürede çözmek için her türlü çabayı göstereceğiz” ifadesi yer alıyordu. Fotoğrafın paylaşılmasının üzerinden 24 saatten az bir süre geçtikten sonra gönderi 15 milyondan fazla görüntülendi ve hızla viral bir sansasyon haline geldi. Yorum yapanların önemli bir çoğunluğu, hatalı bir güncellemenin bir arabayı devre dışı bırakabileceği geleceğin, daha doğrusu şimdiki zamanın gerçekliğinin oldukça rahatsız edici olduğu konusunda hemfikir.

Örneğin geçtiğimiz günlerde Ford’un güncellemesi sırasında meydana gelen bir hata, aracın tamamen kilitlenmesine neden oldu.

Sağlıkta dijital çözümlere destek!

0

Sanofi’nin 2019 yılında kurduğu PharmUp platformu çatısı altında Teknopark İstanbul ve LHUSTEK iş birliğiyle Lizozomal Depo hastalıkları başta olmak üzere nadir hastalıklar alanındaki dijital çözümlerin geliştirilmesi ve desteklenmesini amaçlayan Care4RARE programına başvurular devam ediyor.

Ülkemizde yaklaşık 5 milyon, dünyada ise 350 milyondan fazla kişi, yüzde 80’i genetiknedenlerden kaynaklanan nadir hastalıklarla mücadele ediyor. Genellikle kronik, ilerleyici, dejeneratif ve hayatı tehdit edici özelliklere sahip hastalıkların tanısı, tedavisi ve hasta hayatına katkı sağlamak amacıyla oluşturulan Care4RARE programı, bu alandaki kolaylaştırıcı dijital çözümlere odaklanıyor.

Care4RARE ile Sağlık Bakanlığı Nadir Hastalıklar Sağlık Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda belirtilen aksiyonlara yönelik birçok dijital çözüm, yaklaşım, fikir ve paydaşlarla iş birliği fırsatı yaratılması hedefleniyor.

Program çerçevesinde keşfedilerek hayata geçirilecek dijital çözümlerin, nadir hastalıklara daha erken dönemde tanı koyulmasına, sağlık hizmetlerinin daha iyi planlanabilmesine ve hastaların tedaviye çok daha hızlı bir şekilde erişmesine olanak sağlayarak toplum sağlığına katkı sağlaması amaçlanıyor.

Sprint programın başvuru alanları; Dijital Sağlık Teknolojileri, Tanı ve Tedavi Teknolojileri, Uzaktan Sağlık Hizmetleri, Eğitim Teknolojileri, Giyilebilir Teknolojiler, Veri Sistemi Teknolojileri, Farkındalık odaklı çözümler, hastalık tarama teknolojileri olarak belirlendi.

Care4RARE

Başarılı girişimler Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezi Cube Incubation’da desteklenecek

Care4RARE kapsamındaki çalışmalar bütün ilgili paydaş gruplarından temsilcilerinin bir araya geleceği iki çalıştay düzenlenerek ülkemizdeki Nadir Hastalıklar ile ilgili gelişim alanları tartışılıp bu alandaki ihtiyaçların belirlenmesiyle başlayacak. Bu çalıştayların çıktılarına göre girişim ekosistemi Teknopark İstanbul tarafından programa davet edilen katkı sağlayabilecek teknolojiler, inovatif çözümler ve olası girişimlerin desteklenmesi hedefleniyor.

Sağlıkta inovasyon odaklı girişimciler ile sağlık, bilgi teknolojisi ve yazılım sektöründen girişimciler 31 Temmuz 2024 tarihine kadar programa başvurabilecek. Projeleri henüz olgunlaşma düzeyinde olmayan girişimciler de bireysel olarak müracaat edebilecek. Jüri tarafından başarılı bulunan girişimcilere; uluslararası platformlara erişim, Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezi Cube Incubation’da girişimlerini hayata geçirmek üzere ofis alanı kullanımı ve yazılım desteği sağlanacak.

Boğaziçi Ventures’ın yeni yatırımı: Buddy Performance

0

Teknoloji girişimcilerinin büyüme ve uluslarası pazarlara genişlemelerini destekleme misyonu ile ekosisteme değer katma vizyonunu ilke edinmiş Boğaziçi Ventures, çalışan odaklı İnsan Kaynakları teknolojileri alanında öncü girişimlerden olan ‘Buddy’ şirketini BV Growth Fonu portföy şirketleri arasına ekledi. Eğitim teknolojilerinin özellikle yeni kuşakların dinamik karakterine ve iş yapış şekillerine uygun olması ve sürdürülebilir kurgulanmış olması gerektiğine inanan Boğaziçi Ventures için bu alan yatırım stratejilerinde çok önem verilen bir dikey. Gelişim için veriye dayalı çalışmayı ve ölçmeyi teknoloji desteği ile yapan Buddy hem ürünü hem de yetenekli ekibi ile bir süredir Boğaziçi Ventures’ın fakip ettiği inovatif projelerden.

Boğaziçi Ventures Yönetici Ortağı Kenan Çolpan, yatırım ile ilgili olarak “İnsan Kaynakları teknolojileri alanında lider konumda olan Buddy gibi girişimler, iş dünyasının temel dinamiklerini değiştirme potansiyeli taşıyor. Boğaziçi Ventures olarak, bu alandaki girişimlere olan inancımız ile desteğimizi her geçen gün arttırıyoruz. İş gücünü ve iş süreçlerini optimize etmeye odaklanan bu teknolojiler, şirketlerin büyümesine ve verimliliğine önemli katkılar sağlıyor. Buddy gibi inovatif, insan odaklı ve teknoloji destekli şirketleri portföyümüze ekleyerek, iş dünyasının geleceğini şekillendireceklerine olan inancımızı gösterirken bu doğrultuda adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam edeceğimizin de altını bir kez daha çiziyoruz.”

Buddy, şirketleri, yeni jenerasyon çalışanları anlamaktan uzak, tek yönlü, yavaş ve kullanıcı dostu olmayan geleneksel yöntemlerden kurtarmak için geliştirilmiş bir çalışan geri bildirim platformudur. Geleneksel yöntemlerle yüksek bütçeler gerektiren çalışan bağlılığı ve yüksek performans kültürü oluşturma çalışmalarının maliyetini beşte biri maliyetle her ölçekte şirketin hizmetine sunmaktadır. Basitlik ve sadeliğe odaklanan Buddy, anlık geri bildirimlerle, çalışanın nabzını sık sık ölçerek, şirketlerin “yeteneği elde tutma ve yüksek performans kültürü inşa etme” problemlerine çözümler üretmekte. Anlık geri bildirimler, düzenli anketler, 360 derece değerlendirmeler ve takdir verilerini toplayıp, akıllı dashboardlar ve kıyaslama analizleri ile anlamlı sonuçlar sunarak bir yandan şirketlerin çalışana dair konularda en doğru kararı almasını sağlarken, diğer yandan da çalışanların becerilerini ve başarılarını görünür hale getirmekte.

Şirket, Boğaziçi Ventures’dan aldığı tohum aşama yatırımı global arenada büyüme yolculuğunu bir sonraki aşamaya taşımak için kullanmayı planlamakta. Buddy’nin Kurucu Ortağı Onur İlköz yatırımla ilgili heyecanını şu sözlerle ifade etti: ”İnsanı daha fazla önemseyen şirketler yaratma vizyonumuzu bizimle paylaşan Boğaziçi Ventures’ın desteğini almaktan mutluluk duyuyoruz. Bu yatırım, çalışan bağlılığı ve yüksek performans kültürü alanındaki çalışmalarımızı hızlandırmamıza olanak tanırken, anlık geri bildirim alanında ilk akla gelen İK teknolojisi şirketi olma hedefimize bir adım daha yaklaşmamızı sağlayacak. Boğaziçi Ventures, teknoloji ile inşa edilmiş ve geleceği şekillendiren girişim projelerine yatırım yapma stratejisi ile çalışmalarına devam etmektedir. BV Growth, 2024 sonuna kadar kaynak taahhüdü toplamaya devam edecektir.

Jensen Huang, “Nvidia’nın adı dışında her şeyi değişti” diyor!

Jensen Huang, Nvidia’nın yapay zeka liderliğine atıfta bulunarak misyonu değiştirdiklerini söylüyor. İsim konusunda ise bir değişiklik yapmadıklarını belirtiyor. Aralık ayı başlarında  Çin Amerikan Yarı İletken Profesyonelleri Birliği (CASPA), Nvidia CEO’su Jensen Huang ile “şömine başında sohbet” ile tamamlanan 2023 Akşam Yemeği Ziyafetini düzenledi. Jensen’in izleyiciler için pek çok ilginç yanıtı ve kişisel hikayeleri vardı. Bunlar arasında “Yapay Zeka Çağı” olarak adlandırılan genç profesyonellere yönelik kariyer ipuçları da vardı.

Nvidia misyon değişikliğine ihtiyaç duydu

Odak noktasını Nvidia’nın ana işine (GPU’lar) daraltan bir dinleyici, yeniden yapılandırılabilir, bellek içi ve fotonik bilgi işlem gibi birçok cephedeki kapsamlı gelişmeler göz önüne alındığında, GPU mimarilerinin önümüzdeki yıllarda AI iş yükleri için zirvede kalıp kalmayacağını sordu. CASPA’nın kurucu ortağı ve yapay zeka mimarı olan seyirci şu soruyu sordu: “Önümüzdeki birkaç yılda GPU mimarisinin halen hakim olacağını düşünüyor musunuz?” sorusunu yöneltti. Jensen, “Şansınız var ama çok fazla değil. Aslında bu o kadar az ki hesaplanamayacak kadar az” ifadelerini kullandı.

Jensen, öğeleri dünya çapında taşımak gibi aynı hedefe ulaşmak için çeşitli ulaşım türlerini kullanan ulaşım teknolojileriyle ve bir şirketin misyonunun, aynı alanda faaliyet gösterse bile onları nasıl temelde farklı yanıtlara götürebileceğiyle karşılaştırmalar yaptı. Jensen:  “Bildiğiniz gibi, GPU’daki G başlangıçta grafik anlamına geliyordu. Bugün grafiklerden çok çok daha fazlasını yapıyoruz. Misyonu değiştirdik. Sadece adını hiç değiştirmedim” diyor.

Jensen: “Hayatımızın amacı normal bilgisayarların çözemediği bilgisayar sorunlarını çözmek. Bu misyon beyanı, RTX ve DLSS gibi gerçek zamanlı grafik oluşturma alanındaki yeniliklere kesinlikle uygulanabilirken, bunun Yapay Zeka ve Nvidia’nın bu alandaki neredeyse tartışmasız liderliği için de geçerli olduğu oldukça açıktır. Sektörde Nvidia’nın yapay zekanın sunduğu donanım fırsatlarını, sektördeki hiç kimsenin daha önce istekli olmadığı veya yapamadığı şekilde yakaladığı konusunda hiç şüphe yok” ifdelerini kullandı. Ayrıca Jensen: “Biz buna GPU diyoruz ama o çok farklı şeyler yapıyor. Sürekli değişiyoruz. Yani aklınıza iyi bir fikir gelirse bana bildirin” dedi.

Chrome Web Mağazası kötü amaçlı yazılımlarla uğraşıyor!

Chrome Web Mağazası’ndaki üç kötü amaçlı VPN uzantısı, Google tarafından kaldırılmadan önce 1.5 milyon cihaza bulaştı. Kötü amaçlı yazılımlar Chrome Web Mağazası’nda sorun olmaya devam ediyor.

Google son yıllarda Chrome kullanıcıları için hayatı daha güvenli hale getirme girişimlerinde proaktif davranıyor. Şirket, kötü amaçlı uzantıları mağazasından düzenli olarak siliyor ve şimdi VPN gibi görünen üç tehlikeli eklentiyi de kaldırdı.

Chrome Web Mağazası kötü amaçlı yazılımlarla mücadele ediyor

Sahte VPN uzantıları, kötü amaçlı yazılımın Grand Theft Auto, The Sims 4, Heroes 3 ve Assassin’s Creed gibi popüler video oyunları aracılığıyla dağıtıldığını söyleyen ReasonLabs’taki siber güvenlik araştırmacıları tarafından keşfedildi. Boyutu 60 MB ila 100 MB arasında olan Electron uygulamaları olan truva atı yükleyicilerinin 1.000’den fazla farklı torrent dosyasında bulunduğu ve tespit edilmekten kaçınmak için ilk başta meşru VPN’ler gibi çalıştığı bildirildi.

Dosyalar bir bilgisayara indirildikten sonra, VPN uzantıları kullanıcının herhangi bir etkileşimi olmadan sisteme otomatik olarak yükleniyor. Yükleyicinin ayrıca en az üç sahte VPN uzantısından birini zorla yüklemeden önce, virüslü cihazda kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımı olup olmadığını kontrol ettiği bildirildi. Üçü arasında en popüler olanı 1 milyondan fazla kullanıcıya sahip olan netPlus olurken, diğer ikisi ise 500.000 kurulum daha gerçekleştiren netSave ve netWin oldu.

Kötü amaçlı uzantıların geliştiricileri, bazı gerçek VPN işlevlerinin yanı sıra, ilk bakışta orijinal görünmelerini sağlayan ücretli abonelik katmanları sunarak bunları orijinal gibi göstermek için ellerinden geleni yaptılar. Ancak üçü de ‘ekran dışı’ iznini kötüye kullanıyor. Ekran Dışı API üzerinden komut dosyaları çalıştırmalarına, web sayfasının mevcut DOM’sine (Belge Nesne Modeli) kapsamlı erişim elde etmelerine ve hassas kullanıcı verilerini çalmalarına olanak sağlıyordu.

Uzantılar ayrıca tarayıcıları ele geçirebildi, web isteklerini yönetebildi ve hatta diğer uzantıları otomatik olarak devre dışı bırakabildi. Rapora göre kötü amaçlı yazılım, virüs bulaştığı bilgisayardaki para iadesi uzantılarını devre dışı bıraktı ve kârları suçlulara yönlendirdi. Kötü amaçlı yazılımın Avast SafePrice, AVG SafePrice, Honey: Otomatik Kuponlar ve Ödüller, LetyShops, Megabonus, AliRadar Alışveriş Asistanı, Yandex.Market Adviser, ChinaHelper ve Backlit dahil olmak üzere 100’den fazla yasal para iadesi uzantısını hedef aldığı bildirildi.

2nm çip üretim maliyeti çok yüksek olacak!

0

2nm özellikli bir levha fabrikası 28 milyar dolarlık bir etiketle gelecek. Bu da 3nm’den %50’ye kadar daha maliyetli olacak.

Danışmanlık firması IBS’ye göre, ayda 50.000 levha başlangıcı (WSPM) kapasitesine sahip 2 nm kapasiteli bir yarı iletken üretim tesisi yaklaşık 28 milyar dolara mal olacak. Bu, 3 nm’lik bir fabrikanın maliyetinden 8 milyar dolar daha fazla ve endüstri yeni nesil çiplere geçerken firmaların bekleyebileceği katlanarak artan harcamaların sadece bir örneği.

2nm çip üretim için 28 milyar dolarlık yatırım gerekiyor

Daha kesin olmak gerekirse, IBS, 2nm çip maliyetlerinin 3nm işlemcilere kıyasla yaklaşık yüzde 50 artacağını söylüyor. Bu da Apple gibi şirketlerin, önümüzdeki birkaç yılda piyasaya sürüldüğünde TSMC’nin N2 üretim sürecini kullanarak tek bir 300 mm’lik levhayı işlemek için 30.000 dolar harcamak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Ancak muhtemelen bu rakamlarda bir miktar hareket alanı var ve bu da potansiyel olarak bu çiplerin beklenen yüksek maliyetini düşürüyor. Aslında yarı iletken şirketlerinin alabileceği çok sayıda yaklaşım ve fabrikanın nihai maliyetini önemli ölçüde değiştirecek inşaat öncesi, inşaat ve işletme aşamalarında alabilecekleri bir dizi tasarım kararı var.

Elbette çip geliştirmenin maliyeti küçümsenecek bir şey değil. IBS rakamları, yalnızca yazılım geliştirmenin 314 milyon dolar, doğrulamanın ise 154 milyon dolar olduğunu gösteriyor. Ayrıca 2nm düğümde çip tasarlamak, özel yetenek gerektiriyor ve bu da yetersiz. Ayrıca çip yüzeyinde desenler oluşturmak için kullanılan bir süreç olan fotolitografinin kullanımı da artıyor. Bir çip üzerindeki özellikler ne kadar küçük olursa, fotolitografi işleminin o kadar hassas olması gerekiyor. Bu da süreçte kullanılan ekipman ve malzemelerin maliyetini artırıyor. Peki ya 28 milyar dolara ulaşacak olan 2 nm kapasiteli fabrika? 8 milyar dolarlık maliyet farkını belirleyen şey, 50.000 WSPM kapasitesini korumak için gereken EUV taşbaskı aletlerinin sayısının artması.

Ancak IBS bile bu rakamların ve çip tasarımının gelişen manzarasının arkasında nüanslar olduğunu kabul ediyor. Sıfırdan büyük bir 2nm çip üretmenin bir şirkete 725 milyon dolara mal olabileceği tahmin ediliyor. Ancak bu, önceden fikri mülkiyet hakkı bulunmayan bir şirket tarafından yapılmış.

Hackerlar 2023 yılında 1,8 milyar dolarlık kripto para çaldı!

REKT veri tabanını işleten web3 güvenlik firması De.FI‘ye göre, bu yıl bilgisayar korsanları düzinelerce siber saldırı ve hırsızlıkta yaklaşık 1,8 milyar dolar kripto para çaldı. Site, 2022’de Ronin ağının ihlalinden, bilgisayar korsanlarının tarihteki en büyük olay olarak 600 milyon dolardan fazla kripto çaldığı ve bu yıl Mixin Network’e karşı yapılan ve bilgisayar korsanlarına yaklaşık 200 milyon dolar kazandıran saldırıya kadar, şimdiye kadarki en kötü kripto saldırılarını sıralıyor.

De.Fi, kripto para hırsızlığı raporunda “Yaklaşık 2 milyar dolarlık toplam hırsızlık rakamı çeşitli olaylara dağılmış olsa da, DeFi ekosistemindeki kalıcı güvenlik açıklarının ve zorlukların altını çiziyor” diyor ve ekliyor: “2023’te özellikle yılın ilk yarısında devam eden ayı piyasası nedeniyle kripto para hırsızlığına olan ilgi nispeten azalmış olsa bile, hem devam eden güvenlik açıklarının hem de bunların ele alınmasında atılan adımların bir kanıtı olarak 2 milyar dolarlık hırsızlık seviyesine ulaşıldı.”

Aralık ayının başlarında, blockchain istihbarat şirketi TRM Labs da bu yıl bilgisayar korsanları tarafından çalınan kripto miktarına ilişkin bir tahmin yayınladı. Şirkete göre, Aralık ortası itibariyle toplam miktar yaklaşık 1,7 milyar dolardı. Yılın en büyük kripto hırsızlıkları arasındaysa bilgisayar korsanlarının neredeyse 200 milyon dolar çaldığı Euler Finance’e yönelik saldırı; Multichain (126 milyon dolar), BonqDAO (120 milyon dolar), Poloniex (114 milyon dolar) ve Atomic Wallet’a (100 milyon dolar) yönelik büyük saldırılar yer alıyor.

Geçen yıl, blockchain izleme firması Chainalysis, siber suçluların tüm zamanların rekoru olan yaklaşık 3,8 milyar dolarlık kripto para çaldığını bildirmişti. Bunların 1,7 milyar doları, rejimin yaptırım uygulanan nükleer silah programını finanse etme çabasının bir parçası olarak, en üretken kripto hırsız gruplarından biri olan Lazarus Group olarak bilinen Kuzey Kore hükümeti hackerları tarafından çalınmıştı. Chainalysis geçen yılki raporunda “Kripto para korsanlığının ülke ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu söylemek abartı olmaz” demişti.

2024’te kripto para pazarını neler bekliyor?

2023 yılı aralık ayında yaklaşık 842 milyar dolar seviyesinde olan toplam kripto para pazarı, bugün iki kattan fazla büyüyerek 1,7 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. Elbette bu rakam, Kasım 2021’deki 3 milyar dolar seviyesinden hayli düşük. Ancak yükseliş trendi yadsınamaz durumda. Kripto para pazarının yıldızı ise hala pazarın yüze 48,1’ini oluşturan Bitcoin.   

2024’te ne olacağını tahmin etmek şuan için imkansız. Ancak birçok kripto borsası ve web3 projesi tarafından uygulanan zayıf güvenlik tedbirleri ve 2024’ün Bitcoin’de yarılanma yılı olduğu ve piyasaların oldukça hareketli olacağı göz önüne alındığında, bilgisayar korsanlarının büyüyen sektörü hedef almaya devam etmesini bekleyebiliriz.