Hyundai, CES 2024’te hidrojenli otomobil vizyonunu sunacak!

0

Her yıl düzenli olarak yapılan Tüketici Elektroniği Fuarı-CES bu yıl 9-12 Ocak 2024’te Las Vegas’ta yapılacak. Dünyanın bir çok farklı ülkesinden ziyaretçileri ağırlaması bekleniliyor. Markaların yeni ürünlerini tanıtacağı ve gelecek ile ilgili planlarından bahsedeceği CES 2024’e katılacak markalardan Hyundai Motor Company de yeni teknolojilerini ve hidrojenle ilgili vizyonunu açıklamaya hazırlanıyor.

Hyundai, CES 2024’te ne yapacak?

Tüketici elektroniği ve otomotiv dünyasını yakından ilgilendiren etkinlikte Hyundai, hidrojen enerjisi ekosistemi için yazılım ve yapay zeka vizyonunu duyuracak. Hyundai’nin hidrojenle çalışan araçların ve yazılım odaklı dönüşümün insanlığa nasıl faydaları olacağı ile ilgili bilgiler sunması bekleniyor.

Hyundai hidrojenli arabalar

Hyundai’nin gelecek planı, hidrojeni kullanan bir topluma doğru geçişi hızlandırmak ve Hyundai Motor Grubu’na bağlı şirketlerin çalışmalarını bir araya getirmek. Hidrojen değer zincirini etkili bir şekilde oluşturmak için de modüler hidrojen araç planlarını açıklaması bekleniyor. Hyundai, yazılımla ilgili de önemli adımlar atacak gibi. Şirket, mobilitenin ötesinde insan odaklı yenilikleri teşvik etmek için yazılım alanında yatırımlarını artıracak.

Hyundai’nin CES 2024’te hidrojen enerjisiyle ilgili yapacağı duyurulardan bazıları:

  • Hidrojenli arabaların daha erişilebilir ve yaygın hale gelmesi için yeni planlar
  • Mobilitenin ötesindeki yeni teknolojiler ve çözümler
  • Hidrojenle çalışan kullanan topluma doğru geçişi hızlandırmak için Hyundai Motor Grubu’na bağlı şirketlerin çalışmalarını bir araya getirme
  • Hidrojen değer zincirini etkili bir şekilde oluşturmak için modüler hidrojen araç planları yapma
  • Yazılım alanında yatırımları artırmak ve mobilitenin ötesinde insan merkezli yenilikleri teşvik etmek
Hyundai hidrojenli arabalar

Hyundai’nin hidrojen enerjisiyle ilgili gelecekteki planları, otomotiv sektörü ve çevre için önemli bir gelişme olarak görülüyor. Şirketin bu alandaki çalışmaları, hidrojenli arabaların daha erişilebilir ve yaygın hale gelmesine yardımcı olabilir.

Hyundai hidrojenli arabalar

Hidrojenli araba nedir?

Hidrojenli araçların elektrikli araçlardan temel farkı, elektriğin dışarıdan bir kaynaktan araç içerisindeki bataryaya doldurulması yerine araç içerisinde üretilmesidir. Hidrojenli bir aracın öne çıkan başka bir özelliği, doğaya sadece su damlaları içeren su buharı yaymasıdır.

Buhar, hidrojenin elektriğe dönüşmesini sağlayan tepkime sonucu ortaya çıkar. Dolayısıyla hidrojenli araç modellerinin de tıpkı içten yanmalı araç modellerinde olduğu gibi bir egzoz kısmı bulunur. Fakat bu egzoz kısmından dışarıya sadece su damlaları atılır.

Tesla Norveç’te sürücü kurslarında yasaklandı

Norveç’te Tesla’nın yeni modelleri, ülkedeki sürücü kurslarında yasaklanmaya başladı. Bu yasağın temel nedeni, Tesla’nın geliştirdiği yeni sinyal düğmelerinin güvenlik riski oluşturması.

Norveç’teki birçok sürücü kursu, özellikle Model S ve Model X’te tanıtılan ve sonrasında yeni Model 3’te de yerini alan sinyal düğmelerinin kullanımını yasaklamaya karar verdi. Tesla, otonom sürüş teknolojisi nedeniyle geleneksel sinyal kollarını kaldırarak direksiyonun üstüne entegre ettiği basınca duyarlı sinyal düğmelerini tercih etmişti. Ancak, bu değişiklik kullanıcılar arasında tartışmalara neden oldu.

Norveç’teki Harstad Sürücü Kursu’nun yöneticisi Jåhn Hansen Øyen, yeni Tesla Model 3’ü test ettiği sırada dönel kavşaklarda sinyal vermenin zorluğunu fark etti. Norveç’te sürücülük sınavlarında dönel kavşaklarda sinyal vermenin önemli olduğunu belirten Øyen, bu durumun öğrenciler için ciddi bir risk oluşturabileceğini vurguladı.

Øyen, “Model 3’ü test ettim ve kavşaklarda hem odağımı hem de yönümü kaybettiğimi fark ettim. Doğrudan hayati tehlike oluşturmasa da, özellikle iki şerit olduğunda diğer araçlara karşı risk ortaya çıkıyor.” dedi. Øyen’in deneyimleri, birçok sürücü kursu tarafından da paylaşılarak, Tesla’nın dokunmatik sinyal düğmelerine sahip araçlarını yasaklama kararı alındı.

Norveç Kamu Yolları İdaresi’nin kıdemli danışmanlarından Lars-Inge Haslie, konuyu detaylı bir şekilde inceleyeceğini belirtti. Bu gelişmeler, Tesla’nın tasarım tercihleriyle ilgili güvenlik endişelerini gündeme getirirken, otomotiv sektöründe sürücü deneyimini etkileyen faktörlerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Minisforum V3, dünyanın ilk AMD Ryzen 8040 tableti!

Teknoloji dünyasının öncü şirketlerinden biri olan Minisforum, şimdiye kadar üretilen taşınabilir sistemleri geride bırakan yepyeni bir ürünle karşımıza çıkıyor: Minisforum V3. Bu melez tablet modeli, dünyanın ilk AMD Ryzen 8040 işlemcisine ev sahipliği yapıyor, bu da Minisforum’un inovasyon ve performans alanındaki liderliğini bir kez daha kanıtlıyor.

V3’ün 14 inçlik muazzam ekranı, kullanıcılara etkileyici bir görsel deneyim sunuyor. İçerisinde barındırdığı Ryzen 7 8840U işlemcisi, 8 adet Zen 4 çekirdeğiyle güçlü bir performans vaat ediyor. Grafik tarafında ise Radeon 780M, oyun tutkunlarına ve grafik tasarımcılarına iddialı bir performans sunuyor.

165Hz tazeleme hızı, 500 nit parlaklık ve 4096 hassasiyet seviyesi, Minisforum V3’ü sadece güçlü değil, aynı zamanda göz alıcı kılıyor. Dayanıklı tasarımı, çift fan ve 4 bakır tüp ile desteklenen etkili soğutma sistemi sayesinde, cihaz uzun süreli kullanımlarda bile optimum performansı garanti ediyor.

Minisforum V3, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen bir bellek ve depolama alanıyla geliyor. 32GB’a kadar RAM ve 2TB’a kadar SSD seçenekleri, kullanıcıların taleplerini karşılamak için geniş bir ölçekte esneklik sunuyor.

Henüz fiyatı açıklanmamış olan Minisforum V3, önümüzdeki haftalarda piyasaya sürülecek. Bu, 2024 yılında tanıtılacak birçok taşınabilir sistemin önünde yer alacak ilk ürün olma özelliğini taşıyor. Teknoloji severler, Minisforum V3’ün çıkışını büyük bir heyecanla bekliyor. Bu yeni nesil taşınabilir sistem, performans ve estetik konusundaki beklentileri bir üst seviyeye taşımayı vaat ediyor.

Google Chrome, üçüncü parti çerezleri devre dışı bırakıyor

Google, internet tarayıcısı Chrome’a eklediği yeni güvenlik ve gizlilik özelliği ile şirketlerin internet kullanıcılarını takip etmesini sınırlıyor. Bu çevrimiçi güvenlik önlemi, çerez tabanlı kötü amaçlı yazılımların ortaya çıkmasının ardından devreye alındı.

Bu yeni özellik, üçüncü parti çerezleri devre dışı bırakarak analiz verileri toplama, çevrimiçi reklamları kişiselleştirme ve kullanıcıların gezinme alışkanlıklarını takip etme amacıyla cihazda depolanan küçük dosyaları engelliyor. Başlangıçta, dünya genelindeki kullanıcıların sadece %1’ine sunulacak olan bu özellik, 30 milyon kullanıcıyı kapsıyor. Google, bu değişikliği şu anda bir test aşamasında olduğunu belirtiyor ve gelecek aylarda çerezleri tamamen ortadan kaldırmayı planlıyor.

Eğer bir web sitesi üçüncü parti çerezlere bağımlıysa ve Chrome kullanıcının bu nedenle sorun yaşadığını tespit ederse, özellik kullanıcıya o site için çerezleri geçici olarak etkinleştirme seçeneği sunacak.

Ancak, Google’ın bu kararı bazı reklamverenler tarafından olumsuz karşılandı. Çünkü çerezler, birçok web sitesi için reklam gelirlerinin kritik bir parçasını oluşturuyor. Çerezler, kullanıcının site üzerindeki etkileşimleri, kullandığı cihaz, ziyaret kaynakları gibi verileri takip etmek için kullanılıyor. Eleştirenler, Google’ın bu çözümünün yalnızca kendi tarayıcısı Chrome’da çalıştığını ve diğer tarayıcılara fayda sağlamayacağını öne sürüyorlar.

Google, İzlenme Koruması özelliğini önümüzdeki birkaç ay içinde tüm Chrome kullanıcılarına sunmayı planlıyor. Ancak, bu özellikle ilgili reklamverenlerin endişeleri nedeniyle bazı eleştirilerle karşılaşabilir. Bu arada, Chrome’a alternatif olarak kullanılan Safari ve Mozilla Firefox gibi tarayıcılarda üçüncü parti çerezleri engelleme seçeneği şu anda mevcut. Google’ın bu adımının sektörde nasıl bir etki yaratacağını zaman gösterecek.

23andMe, veri ihlalinin mağdurlarını suçlayarak sorumluluktan kaçmaya çalışıyor

Aralık ayında gerçekleşen büyük veri ihlali, genetik test şirketi 23andMe‘yi bir dizi hukuki sorunla karşı karşıya bıraktı. TechCrunch tarafından elde edilen bir mektuba göre, şirket, suçu mağdurların üzerine atmaya çalışarak sorumluluktan kaçma çabasına girişti.

Mektubu alan mağdurları temsil eden avukatlardan biri olan Hassan Zavareei, 23andMe’nin “veri güvenliği felaketindeki rolünü kabul etmek yerine, görünüşe göre müşterilerini ortada bırakmaya ve olayın ciddiyetini küçümsemeye karar verdiğini” ifade etti.

Şirket, bilgisayar korsanlarının 6,9 milyon kullanıcının genetik ve soy verilerini çaldığını kabul etmişti. Başlangıçta sadece 14.000 kullanıcı hesabının etkilendiği açıklanmış olsa da, daha sonraki incelemelerde 23andMe’nin DNA Akrabaları özelliğini kullanan 6,9 milyon kullanıcının da verilerinin ele geçirildiği ortaya çıktı.

23andMe veri

23andMe’nin savunması ise ilginç bir boyut kazandı. Şirket, mağdurlara gönderdiği mektupta, kullanıcıların şifre güvenliğini ihmal ettiğini iddia ederek sorumluluktan kaçmaya çalıştı. Ancak Zavareei, bu suçlamaların “utanmazca” olduğunu ve 23andMe’nin güvenlik önlemlerini yeterince uygulamadığını savundu.

Mektupta ayrıca, 23andMe’nin hizmet şartlarını değiştirerek toplu davaları ve toplu tahkim taleplerini önlemeye çalıştığı belirtiliyor. Bu değişiklikler, mağdurların şirkete karşı birleşmelerini zorlaştırmayı amaçlamaktadır.

23andMe’nin avukatları, çalınan verilerin mağdurlara maddi zarar vermek için kullanılamayacağını savunsa da, bu savunma eleştiriye maruz kaldı. Mağdurlar, şirketin gerçek sorumluluğunu örtbas etmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdiler.

Sonuç olarak, 23andMe’nin veri ihlali mağdurlarını suçlayarak sorumluluktan kaçma çabaları ve hukuki savunmaları, kullanıcı güvenliği ve veri koruma konularında daha fazla eleştiri almaya devam ediyor. Bu durum, genetik test şirketinin itibarı ve müşteri güveni açısından potansiyel etkiler doğurabilir.

Samsung ve Hyundai arasındaki anlaşma otomobilleri “akıllı cihazlar” haline getirecek!

Anlaşmaya göre elektronik şirketi Samsung, elektrikli araçlar da dahil olmak üzere Hyundai ve Kia markalı bağlantılı araçları desteklemek için mevcut yerli SmartThings platformunu genişletecek.

Evden arabaya ve arabadan eve sistemler, her iki yönde de uzaktan kontrol sağlamak üzere ev içi uygulamaları araç içi bilgi-eğlence sistemlerine bağlayacak şekilde tasarlanacak.

Uygulama aracılığıyla gerçekleştirilebilecek görevler arasında aracın çalıştırılması, camların açılıp kapatılması ve klimanın etkinleştirilmesi yer alıyor. Kullanıcılar araç içindeyken çeşitli cihazları kontrol edebilecek ve enerji yönetimi görevlerini gerçekleştirebilecek.

Samsung, birleşik platformun belirli rutinlerin programlanmasına izin verebileceğini iddia etti; örneğin sabah alarmı çaldığında, araba işe gidip gelme öncesinde uygun bir sıcaklığa ayarlanmadan önce evdeki perdeler açılacak ve ışıklar yanacak.

Samsung EVP Chanwoo Park, işbirliğinin “Gelecekteki yaşam tarzları için optimize edilmiş entegre hizmetlere yol açacağını.” belirterek, “Hem evde hem de arabada müşteri deneyimini önemli ölçüde artırabileceğiz.” dedi.

Togg, benzer bir planı çok daha erken gündeme getirmişti

Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili Togg da lansmanından bu yana bir otomobil değil, “akıllı cihaz” olarak öne çıkarılıyor. Ve söz konusu özelliklerin birçoğunun ön çalışmaları lansmanda sergilenmişti.

Togg CEO’su Gürcan Karakaş, Nisan 2023’te gerçekleştirdiği bir ropörtajda; “Otomobil artık bir yaşam alanı ve evde, ofiste ne yapıyorsak otomobilde de yapılabilecek. Özellikle otonom sürüşle birlikte, yani otomobili idare etme zorunluluğu ortadan kalktıkça bu trend daha da baskın hale gelecek. 

Bence otomotiv dünyasındaki en büyük dönüşüm, otomobilin artık A noktasından B noktasına ulaşmaya yarayan mekanik bir araç olmaktan çıkıp, entegre olan, bizim ifademizle “içinde internet olan değil, internetin içinde olan” bir akıllı cihaza dönüşmesi olacak. Akıllı olan her şeyle entegre olabilen ve sizin yaşam alanınıza değer katan bir akıllı cihaz.” açıklamasını yaptı.

Ayrıca teknolojinin geliştirilmesi aşamaları ile ilgili bir soruya “Aslına bakarsanız bunlar start-up’ların dünyası. Bugüne dek 300’e yakın start-up ile temas ettik. Bunların yaklaşık yüzde 85’i Türkiye’de, geri kalanı yurt dışındaydı. İçlerinden 20’siyle el sıkıştık, 40’ıyla da konseptin onayı (proof-of-concept) konusunda işbirliği yapıyoruz. Yani ekosistem dediğimiz bu yapının çekirdeğini biz ve 40’a yakın start-up birlikte oluşturuyoruz.” yanıtını verdi.

Bu Samsung ve Hyundai’nin son hamlesinden çok daha erken bir tarihte ve start-up’larla ilerlemesi bakımından da oldukça potansiyel vaadediyordu.

Mosqitter, CES 2024’e sivrisinek çözümleriyle geliyor!

Mosqitter mühendisleri, böcek bilimcilerle iş birliği yaparak sivrisinekleri çeken dört insan unsurunu birleştirdiğini belirtiyor: Nefesten gelen CO2, vücudumuzdan gelen ısı izleri, insanlar tarafından yayılan belirli bir dalga boyundaki UV ışığı ve koku

Teknoloji şirketinin Ar-Ge ekibi, Grand sivrisinek tuzağını geliştirmek ve 2 dönümlük bir alanda sivrisinek popülasyonunu %93 oranında azaltmak için toksik kimyasallar içermeyen akıllı teknolojiden yararlanarak bu dört unsurun çekiciliğini optimize etti.

Mosqitter CEO’su Anastasiia Romanova,“Amacımız, donanım ve yazılımı kusursuz bir şekilde entegre eden, insanların sağlığını koruyacak güvenli ortamlar yaratan akıllı çözümler sunmak.”, “Sivrisinekler ve diğer zararlı böceklerle yeşil bir şekilde mücadele etmek için tasarlanmış çevre dostu ürünler sunarak iklim eylemine tepkimizi sağlıyoruz.” dedi.

Grand’ın büyük konutlarda ve tatil köyleri ve restoranlar gibi işletmelerdeki başarısını temel alan Mosqitter, daha küçük ev alanları için kompakt bir versiyona ihtiyaç duyulduğunu belirledi ve bunun sonucunda Mosqitter Mini geliştirildi.

Grand’a benzer şekilde Mini, sivrisinekleri ve diğer uçan zararlıları toksik kimyasallar olmadan yakalamak için dört çekim unsurunu optimize ederken, kelebekler ve arılar gibi faydalı böceklere zarar vermekten de kaçınıyor. Mini, diğer tuzaklara kıyasla 4 kat daha yüksek verimlilikle çalışıyor ve oldukça sessiz.

Şirket, Mosqitter Mini’nin hem dış hem de iç mekan kullanımına uygun olduğunun altını çiziyor. Son derece verimli ve enerji tasarrufu sağlayan, yalnızca 35 watt tüketen Mini, 2024 Sonbaharında 149,99 dolar satış fiyatıyla satışa sunulacak. Ülkemize gelip gelmeyeceği ve potansiyel fiyatıyla ilgili bir bilgi yok.

Fiyatı 1.999,99 dolar olan Grand ve Mini, 9-12 Ocak 2024’te Mosqitter’in CES standında sergilenecek.

Google Haritalar’a navigasyonda 3D görünüm özelliği geliyor

Google Haritalar, kullanıcıların seyahat deneyimini daha da zenginleştirmek adına yeni bir adım atıyor. Android, iOS ve Android Auto platformlarında şu anda test edilen bu özellik, kullanıcılara navigasyon esnasında şehirleri 3D olarak keşfetme imkanı sunuyor.

Bu özellik şu an belirli bir kullanıcı grubuna açık ve Google, bu özelliği aşamalı olarak kullanıcılara sunmaya devam ediyor. Kullanıcılar, 3D görünüm özelliğini etkinleştirmek ve navigasyonu başlatmadan önce haritayı biraz yaklaştırmak suretiyle bu özelliği kullanabiliyorlar.

Google Haritalar'

Uygulama, zaten bazı şehirler için 3 boyutlu binalar özelliği sunuyordu, ancak navigasyon sırasında bu detaylı 3D görünüm otomatik olarak devreye girmiyordu. Yeni güncelleme ile birlikte, kullanıcılar binaların detaylı ve transparan bir şekilde göründüğü bu 3D görünümü navigasyon sırasında deneyimleyebilecekler.

Google Haritalar'

Henüz kısıtlı sayıda kullanıcıya sunulan bu özelliğin ne zaman genel kullanıma açılacağı konusunda net bir bilgi bulunmamakla birlikte, Google’ın kullanıcı geri bildirimlerini dikkate alarak özelliği geliştirmeye ve daha fazla kullanıcıya sunmaya devam etmesi bekleniyor. Bu güncelleme ile birlikte, seyahat ederken çevresel bilgilerin daha etkileyici bir şekilde sunulması kullanıcılar arasında büyük bir beklenti oluşturuyor.

Netflix oyunları reklamlı ve ücretli olabilir.

Son yıllarda dijital eğlence sektöründe önemli bir aktör olan Netflix, oyun platformundaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Popüler oyunlara ev sahipliği yaparak abone kitlesini genişleten şirket, gelir modelini revize ederek yeni bir strateji izlemeye karar verdi. Bu stratejide öne çıkan noktalar ise uygulama içi satın alımlar ve reklam destekli premium oyunlar.

: Geçtiğimiz bir yıl içinde oyun kitaplığını önemli ölçüde genişleten Netflix, bağımsız yapımlardan AAA oyunlara kadar çeşitli içerikleri abonelerine ücretsiz sunmaktadır. Ancak, Wall Street Journal’ın haberine göre, şirket oyun platformundan elde edilecek geliri artırmak ve sürdürülebilir bir model oluşturmak adına yeni adımlar atıyor.

Uygulama içi satın alımlar, kullanıcılara premium oyunlara daha fazla erişim sağlama imkanı sunacak. Aboneler, belirli oyun içeriklerini daha derinlemesine deneyimlemek için ödeme yapabilecekler. Bununla birlikte, reklam destekli plana abone olan kullanıcılar, oyun kitaplığına erişebilecekler ancak bu abonelere sunulan oyunlar reklam içerecek.

Netflix, daha önceki açıklamalarında oyun platformundaki içeriklere reklam veya başka gelir modellerini eklemek istemediğini belirtmişti. Ancak, son gelişmelerle birlikte şirketin bu tutumunda değişiklik yaşanıyor gibi görünüyor. Bu yeni stratejiler, 2023 yılında Netflix oyunlarının dünya genelinde 81.2 milyon kez indirilmesiyle birlikte daha fazla ilgi çekiyor.

Son olarak, platforma eklenen GTA serisinin üç popüler oyunu, yani GTA San Andreas, GTA Vice City ve GTA III Definitive Edition, Netflix oyunlarını sevenleri heyecanlandırmış durumda. Bu oyunlar, kullanıcıların oyun deneyimini daha da zenginleştirecek ve abone kitlesini artırma konusunda önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor.

Netflix, oyun platformunda yeni stratejiler izleyerek hem abone sayısını artırmayı hem de gelir modelini çeşitlendirmeyi hedefliyor. Bu adımların sektörde nasıl bir etki yaratacağını görmek için izleyip görmemiz gerekecek. Ancak, Netflix oyunlarının dünya genelindeki ilgi çekici performansı, şirketin oyun dünyasındaki varlığını daha da güçlendirebileceğini gösteriyor.

Sony, kulak dışı tasarımıyla dikkat çeken Float Run kulaklığını duyurdu

Teknoloji devi Sony, kullanıcıların dış dünyayla etkileşimini koruyarak konforlu bir ses deneyimi sunan yeni kablosuz kulaklık modeli “Float Run“u duyurdu. Özellikle kulağın tamamını kapatmayan tasarımıyla dikkat çeken Float Run, kaliteli sesin yanı sıra çevresel seslere de açık bir kulaklık deneyimi vadediyor.

Float Run, 16mm boyutundaki sürücülerini kulağın üst kısmına yerleştirerek kullanıcılara eşsiz bir ses kalitesi sunuyor. Kulak arkası destek sayesinde sürücüler sabit bir konumda tutuluyor, bu da kulaklık kullanımı sırasında rahat bir deneyim sağlıyor. Sadece 33 gram ağırlığındaki kulaklık, su sıçramalarına karşı dayanıklılığıyla da öne çıkıyor (IPX4).

Sony Float Run‘un üzerinde yer alan kontroller, kullanıcıya kolay bir kullanım sağlarken, dahili mikrofon sayesinde görüşmeler de rahatlıkla yapılabiliyor. Tek şarj ile 10 saate kadar kullanım süresi sunan kulaklık, spor yaparken tercih edilen hafif ve konforlu bir tasarıma sahip.

Özellikle kalabalık ortamlarda dış seslere bir miktar açık olan Float Run, daha çok sessiz ortamlarda spor yapmayı seven kullanıcıları hedefliyor. Sony‘nin bu yeni kablosuz kulaklık modeli, sunduğu özelliklerle dikkat çekerken, uygun fiyatıyla da kullanıcılara hitap ediyor. Sony Float Run, 120 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunulacak.

Bu yenilikçi kulaklık modeli, ses kalitesi, konfor ve dayanıklılığı bir araya getirerek kullanıcıların beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Sony Float Run, kablosuz kulaklık dünyasına getirdiği yenilikçi tasarım ve teknolojiyle adından söz ettirecek gibi görünüyor.

Samsung Galaxy S24 Ultra ve Plus’ın son test sonuçları görüldü!

0

Samsung’un merakla beklenen yeni amiral gemisi serisi Galaxy S24’ün test sonuçları nihayet gün yüzüne çıktı ve özellikle Exynos 2400 işlemcisinin performansındaki çarpıcı gelişmeler dikkatleri üzerine çekiyor.

Galaxy S24 Ultra, Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisi ile yapılan Geekbench testinde tek çekirdekte 2297, çok çekirdekte 7104 puan alarak etkileyici bir performans ortaya koydu. Öte yandan, Exynos 2400 işlemcisini barındıran Galaxy S24 Plus, tek çekirdekte 2193, çok çekirdekte 6895 puan elde ederek önceki testlere göre belirgin bir ilerleme kaydetmiş durumda.

Yapılan optimizasyonlar, özellikle Exynos 2400 işlemcisinde, genel performansa olumlu bir etki sağlamış gibi görünüyor. Snapdragon 8 Gen 3 hala lider konumda olsa da, Exynos 2400’ün gelişen performansıyla aradaki farkın azaldığını söylemek mümkün.

Galaxy S24 serisinin resmi tanıtımı gerçekleştikten sonra, telefonların piyasaya çıkmasıyla birlikte daha kapsamlı testlerle gerçek performansları daha net bir şekilde ortaya çıkacak. Ayrıca, Exynos 2400 işlemcinin pil performansı da merakla beklenen bir diğer önemli detay olarak karşımıza çıkıyor. Teknoloji tutkunlarının heyecanla beklediği bu detaylar, telefonların kullanıcı deneyimine etkisini görmek için sabırsızlanmamıza neden oluyor.

Yapay zeka geliştirme maliyeti nasıl düşecek?

Hugging Face CTO’su Julien Chaumond’a göre yerel makine öğrenimi çıkarımı önümüzdeki yılın önemli bir trendi olacak. Sektörün önde gelen isimlerinden birine göre, 2024 yılında fahiş maliyetleri azaltmak amacıyla ‘yerel’ makine öğrenimi geliştirme ve eğitim yaklaşımına doğru uyumlu bir geçiş yaşanabilir.

Yapay zeka geliştirme maliyeti önündeki engel

Güçlü büyük dil modellerine (LLM’ler) ilişkin manşetlerin hakim olduğu 2023’te ve yapay zeka gelişimi için gereken yüksek enerji ve maliyet gereksinimleriyle Hugging Face CTO’su Julien Chaumond, “yerel makine öğreniminin” önümüzdeki yıl yükselen bir trend haline gelebileceğini öne sürdü. Chaumond’un yorumları, LinkedIn’de izlenecek önemli bir alanın ana hatlarını çizdiği bir yıl sonu tahmin gönderisinde geldi.

Chaumond: “Yerel makine öğrenimi çok büyük olacak. Bu kısmen Apple Silicon ve diğer yenilikçi donanımların yanı sıra ham CPU ve mobil cihazların benimsenmesiyle de gerçekleştirilecek” dedi. Chaumond’un Apple Silicon hakkındaki yorumları, özellikle Apple donanımında kullanılmak üzere tasarlanmış bir dizi makine öğrenimi aracının yakın zamanda piyasaya sürülmesinin ardından geldi.

Aralık 2023’te teknoloji devi, dahili ML araştırma grubu tarafından geliştirilen bir makine öğrenimi çerçevesi olan Apple MLX’in piyasaya sürüldüğünü sessizce duyurdu . Çerçeve, Apple cihazı kullanıcılarının yapay zeka çıkarımı için şirket içi silikondan yararlanmasını sağlayacak. Çerçeve, PyPI ve GitHub gibi açık kaynak kitaplıkları aracılığıyla edinilebilir ve geliştiricilerin yapay zeka araçları ve platformları oluşturma biçiminde bir adım değişikliği temsil edebiliyor.

CCS Insight’ın baş analisti ve CMO’su Ben Wood, Chaumond’un yerel makine öğrenimi çıkarımı hakkındaki yorumlarını yineledi ve bunun geliştiricilerin ilerlemesi için “önemli bir adım” olmasını beklediğini ekledi. . Apple gibi kuruluşlar, model eğitimi uygulamaları sırasında veya aktif kullanım yoluyla verilerin açığa çıkması riskini azaltan hayati bir yöntem olarak çıkarım yapmaya yönelik daha yerelleştirilmiş bir yaklaşımı çerçeveliyor gibi görünüyor.

2023’ün başlarında OpenAI’nin sahibi olduğu ChatGPT, kullanıcı konuşmalarını açığa çıkaran bir kusur nedeniyle yoğun incelemeye tabi tutuldu. Verilerin açığa çıkması riski nedeniyle personelin platformu kullanmasını önlemek için dünya çapında çok sayıda kuruluş kurallar uyguladı. Yapay zeka eğitim ve geliştirme maliyetleri, geçen yıl birçok kuruluş için önemli bir engel teşkil etti. Mayıs 2023’teki analiz, GPT-3 gibi bir Yüksek Lisans eğitim görevinin 4 milyon doları aşabileceğini gösterdi.

Çin, 2024’te 18 yeni çip fabrikası kuracak!

Yarı iletken plaka üretim kapasitesindeki artış, Çin’i 2024’te dünya çip üretiminde lider konumuna taşıyacak. SEMI World Fab’ın tahminine göre, ayda 30 milyonun üzerine çıkacak olan %6,4’lük artış, Çin’in ciddi hükümet fonlarıyla desteklenen 18 yeni fabrikasıyla gerçekleşecek. Bu hamle, özellikle yapay zeka ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) uygulamalarının talebindeki hızlı artışın bir sonucu olarak öne çıkıyor.

Intel, TSMC ve Samsung’un yatırımları, yonga plaka işleme kapasitesindeki %5.5’lik artışı tetikledi, ve bu büyüme eğilimi 2024’te daha da ivme kazanacak. SEMI’nin beklentilerine göre, 2022 ile 2024 arasında toplamda 82 yeni fabrika faaliyete geçecek, sadece 2024’te bu sayı 42’ye ulaşacak.

Çin, hükümet finansmanı ve çip üreticilerine yönelik teşviklerle desteklenen bu genişlemede öncülük ediyor. 2023’te Çinli çip üreticilerinin kapasitesinin yıllık %12 artışla 7,6 milyon wpm’ye ulaşması beklenirken, 2024’te bu artışın %13’e çıkarak 8,6 milyon wpm kapasitesine ulaşması tahmin ediliyor.

Yarı iletken

Diğer bölgeler de küresel çip üretim kapasitesine katkıda bulunuyor. Tayvan, 2024’te 5,7 milyon wpm’ye çıkarak yarı iletken kapasitesinde ikinci sırada yer alacak. Güney Kore’nin 2024’te 5,1 milyon wpm’ye ulaşması beklenirken, Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya da 2024’te birkaç yeni fabrika ile büyümeye hazırlanıyor.

2023’teki yavaşlamaya rağmen, bellek segmentinde, özellikle DRAM ve 3D NAND’da kapasite artışının kademeli olarak devam etmesi ve otomobil çip segmentinde 2024’te önemli büyüme yaşanması bekleniyor.

Yapay zeka sahtekarlığı için kimlik doğrulaması yapılıyor

Kamera üreticileri, görüntülerin yapay zeka sahtekarlığına karşı kimlik doğrulaması için ‘doğrulama’ teknolojisini yerleştiriyor. Yapay zeka tarafından oluşturulan görüntülerin giderek gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiği bir çağda, kamera üreticileri oyunlarını hızlandırıyor. Dijital fotoğrafların doğruluğunu kanıtlamayı amaçlayan yeni bir teknolojiyle, ‘Doğrulama’ filigran teknolojisiyle mücadele ediyorlar. Bu yenilikçi çözüm, kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital imzayı doğrudan görüntülere yerleştiriyor. Giderek derin sahteler ve yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerle dolu bir dünyada bir fotoğrafın orijinalliğini doğrulamayı kolaylaştırıyor.

Yapay zeka sahtekarlığı için kritik teknoloji

Bu teknolojik karşı saldırının başında kamera devleri Nikon, Sony ve Canon yer alıyor. Üç kamera devi aynı zamanda dijital imzalar için küresel bir standart üzerinde de ortaklaşa anlaşarak “Doğrula” adlı web tabanlı bir araçla uyumluluğu sağladı.

Nikon, bu kimlik doğrulama teknolojisini yakında çıkacak aynasız fotoğraf makinelerine entegre etme planlarını duyurdu. Bu arada Sony, bu yıl piyasaya sürülmesi planlanan bir ürün yazılımı güncellemesi aracılığıyla dijital imzaları profesyonel sınıf aynasız SLR’lerine dahil etmeye hazırlanıyor. Canon’un da gelecek yıl bu teknolojiyle donatılmış bir fotoğraf makinesini tanıtması bekleniyor. Doğrulama filigranı teknolojisi, dijital imzanın içindeki kritik bilgileri Kapsıyor. Fotoğrafın çekildiği tarih ve saat, konum ve fotoğrafçıyla ilgili ayrıntılar içeriyor. Bu bilgi, tahrifata karşı dayanıklı bir dijital orijinallik sertifikası oluşturur ve bu da onu, çalışmaları görüntülerinin güvenilirliğine bağlı olan foto muhabirleri ve diğer profesyoneller için paha biçilmez bir araç haline getiriyor.

Verify, haber kuruluşları, kamera üreticileri ve teknoloji şirketlerinden oluşan bir koalisyon tarafından geliştirilen ücretsiz bir web aracı olarak görev yapıyor. Doğrulama’ya dijital imzalı bir görüntü yüklendiğinde araç, görüntünün kimlik bilgilerini onaylayarak gömülü verileri görüntülüyor. Tersine, yapay zekanın bir görselin oluşturulmasına veya değiştirilmesine dahil olduğu durumlarda Verify, görseli “İçerik Kimlik Bilgisi Yok” olarak işaretleyecek. Deepfake teknolojisinin ve yapay zeka tarafından oluşturulan görsellerin yükselişi, eski ABD Başkanı Donald Trump ve Japonya Başbakanı Fumio Kishida gibi figürlerin kötüye kullanım potansiyelini gösteren manipüle edilmiş tasvirleriyle manşetlere taşındı. Üstelik yapay zeka görüntüleri dünyada daha yaygın hale geliyor ve bu görüntülerin orijinalliğini belirlemeyi zorlaştırıyor.

Bu konu sadece siyasi figürler veya ünlülerle sınırlı değil. Haberin dokusuna ve daha geniş medya ortamına ulaşıyor. Örneğin, bu yılın başlarında, yaygın olarak kullanılan bir yapay zeka görüntü dedektörü, Hamas’ın yakın zamanda İsrail’e düzenlediği saldırıda öldürülen bir bebeğin fotoğrafını, gerçek olma ihtimaline rağmen, yanlışlıkla yapay zeka tarafından üretilmiş olarak etiketledi.

Qualcomm, VR ve AR için yeni yongasını duyurdu

San Diego merkezli teknoloji devi Qualcomm, VR (Sanal Gerçeklik) dünyasında önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Yeni Snapdragon XR2 Plus Gen 2 yongası, iddialı özellikleri ve yüksek performansıyla dikkat çekiyor. Apple’ın Vision Pro’su ile rekabet edebilecek güçte olduğu belirtilen bu yonga, Meta Quest 3’ün XR2 Gen 2 versiyonunun ötesine geçiyor.

Yonga seti, göz başına 90 FPS (Kare Per Saniye) hızında 4.3K çözünürlüğü destekleyerek etkileyici bir görsel deneyim sunmayı vaat ediyor. XR2 Gen 2’nin sunduğu 3K görüntüye kıyasla, Snapdragon XR2 Plus Gen 2 daha yüksek çözünürlük sunarak kullanıcılara üst düzey bir VR deneyimi sunuyor. Ayrıca, 12 eşzamanlı kamera ile vücut ve yüz takibi gibi gelişmiş özellikleri destekliyor.

Qualcomm VR

Qualcomm, yonga setinin GPU frekansında %15, CPU frekansında ise %20’lik bir artış sağladığını belirtiyor. Bu artışlar, özellikle 4K uzamsal hesaplamalar için optimize edilmiş durumda. Şirket aynı zamanda, AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) alanındaki üretimi hızlandırmak için bir referans tasarım sunarak HTC gibi en az beş donanım üreticisiyle işbirliği yaptığını duyurdu.

Ancak, Google’ın AR ekibinde yaşanan iç karışıklıklar ve Samsung’un donanım tarafında yaşanan gecikmeler, sektördeki belirsizlikleri artırıyor. Bu bağlamda, Qualcomm’un ortaklıkları ve yeni yongası, AR ve VR dünyasındaki geleceği üzerinde etkili olabilir. Ancak, Samsung, Google ve Qualcomm’un gelecek projeleri ve somut kullanılabilirlik ayrıntıları konusunda bekleniyor. 17 Ocak’taki Unpacked etkinliği, Samsung’dan bu konuda daha fazla bilgi alabileceğimiz bir platform olabilir.

Tesla ve Samsung’dan akıllı ev enerji yönetimi ortaklığı

Tesla, akıllı ev teknolojileri alanında ilk ortağı olarak Samsung’un SmartThings platformunu seçti. CES 2024 öncesinde yapılan duyuruda, Tesla ve Samsung‘un enerji yönetimi konusunda işbirliği yapacakları belirtildi. Bu ortaklıkla birlikte, Samsung’un SmartThings Energy platformunu kullananlar, Tesla’nın Powerwall ev bataryası gibi ürünlere entegre olabilecek ve enerji üretimi ile tüketimini daha etkin bir şekilde yönetebilecekler.

SmartThings Energy platformu, Tesla’nın Powerwall ev bataryasından başlayarak çeşitli ürünlerine entegre olacak. Bu entegrasyon, kullanıcılara Powerwall’a bağlandığında “Storm Watch” özelliği ile senkronize olma avantajı sağlayacak. Bu sayede, kullanıcılar Samsung telefonları veya televizyonları üzerinden olası şiddetli hava koşulları konusunda uyarı alabilecekler.

Tesla ve Samsung'dan

SmartThings Energy, Powerwall’a ek olarak Tesla’nın diğer ürünleri olan elektrikli araçlar, Solar Inverter ve Wall Connector şarj çözümleri gibi ürünlere de entegre olabilecek. Bu sayede kullanıcılar, evdeki enerji kullanımını ve üretimini daha detaylı bir şekilde takip edebilecekler.

Tesla’nın bu işbirliğinde SmartThings Energy’nin API’sinin kullanılacağı belirtiliyor. Powerwall bağlantısı, önümüzdeki hafta Samsung’un CES standında sergilenecek, ancak kullanıcıların bu yeni entegrasyonu deneyimlemesi için 2024’ün ikinci çeyreğini beklemeleri gerekecek.

Bu gelişmenin yanı sıra, Samsung’un Hyundai ile de bir SmartThings ortaklığı duyurduğu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Bu ortaklık, akıllı ev ve bağlantılı araç teknolojilerini birleştirme hedefi taşıyor.

Samsung, CES 2024’te yeni Odyssey OLED oyun monitörlerini tanıtacak

0

Las Vegas, 9-12 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES 2024‘te, Samsung Electronics, Tüketici Teknolojileri Derneği (CTA) organizasyonunda yeni Samsun Odyssey OLED oyun monitörlerini tanıtacak. Yeni seride yer alan Odyssey OLED G9, Samsun Odyssey OLED G8 ve Odyssey OLED G6 modelleri, oyunculara üst düzey performans ve görsel netlik sunmayı hedefliyor.

Odyssey OLED G9, 49 inçlik kavisli ve ultra geniş bir yapıya sahip olup, DQHD (5.120×1.440) çözünürlük ve 32:9 en-boy oranı gibi geliştirilmiş özellikler sunuyor. Odyssey OLED G8, Samsung’un ilk düz OLED oyun monitörü olarak 4K UHD (3.840×2.160) çözünürlük ve 16:9 en-boy oranıyla 32 inçlik bir ekrana sahip. Her iki model de 240Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresi özellikleriyle dikkat çekerken, Odyssey OLED G6 ise 27 inç QHD (2.560×1.440) ekranı, 360Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresiyle öne çıkıyor.

Samsun Odyssey

Samsung Odyssey Electronics Görsel Ekran İşleri İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hoon Chung, oyun türleri ve platformlarının çeşitlenmesiyle birlikte, yeni OLED Odyssey oyun monitörlerinin oyuncuların değişen ihtiyaçlarına cevap vermek için tasarlandığını belirterek, “Bu monitörler, daha sürükleyici ve kişiselleştirilmiş oyun deneyimleri sunarak, yenilikçi teknolojilerle oyun ortamlarını zenginleştiriyor” dedi.

Üç yeni modelde bulunan OLED Glare-Free teknolojisi, ışık yansımalarını en aza indirerek kullanıcılara ekstra ekipman gerektirmeden geliştirilmiş bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Ayrıca, VESA DisplayHDR™ True Black 400 ile monitörler, etkileyici ayrıntılar ve canlı renkler sunarken, AMD FreeSync™ Premium Pro desteğiyle ultra akıcı, düşük gecikmeli HDR oyun deneyimi sağlıyor.

Samsun Odyssey

Bu yeni monitörler geniş bağlantı seçenekleri sunuyor ve Multi Control özelliği ile kullanıcıların Samsung monitörlerini diğer Samsung cihazları ile entegre etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, Samsung SmartThings Hub özelliği sayesinde kullanıcılar, IoT cihazlarına kolayca bağlanabiliyor ve bunları kontrol edebiliyor.

Samsung’un yeni Odyssey OLED modelleri, şık tasarımları ve özellikleriyle dikkat çekerken, şirket oyun monitörü pazarındaki liderliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yeni modeller, oyun tutkunlarına geleceğin oyun deneyimini şekillendirecek özellikler ve yüksek performans sunuyor.

MSI, CES 2024’te taşınabilir oyun konsolunu tanıtacak!

Teknoloji devi MSI, oyunseverlere yönelik taşınabilir oyun konsolu pazarına adım atıyor. Şirket, CES 2024 etkinliği öncesinde merakla beklenen el konsolunu tanıtmak üzere heyecan verici bir adım attı ve cihazın tasarımını gösteren kısa bir tanıtım videosu yayınladı.

MSI’ın taşınabilir oyun konsolu, göz alıcı ejderha temalı tasarımı ve dikkat çekici RGB aydınlatmalarıyla ön plana çıkıyor. Tanıtım videosunda, cihazın ergonomik çift joystick’leri, yanlardaki havalandırma delikleri ve markaya özgü MSI gaming logosu gibi detaylar görülebiliyor. ASUS Rog Ally ve Steam Deck OLED‘e benzer bir tasarıma sahip olan el konsolu, estetik bir dokunuşla çift tetikleyici ve RGB LED aydınlatmalarla donatılmış durumda. Cihazın termal performansını artırmayı amaçlayan ızgaralar ve büyük boyutlu Ejderha logosu da dikkat çeken özellikler arasında.

Henüz MSI, el konsolunun teknik detayları konusunda net bir bilgi vermiş değil. Ancak, AMD Ryzen veya Intel Core Ultra gibi güçlü işlemcilerle donatılabileceği tahmin ediliyor. AMD Ryzen işlemciler genellikle taşınabilir oyun konsolu segmentinde tercih edilen bir seçenek olmuştur, ancak Intel Core Ultra işlemciler de önemli bir ilgi görüyor. Her iki işlemci türü de yüksek kaliteli grafik performansı sunabilen entegre grafik özelliklere sahip.

Cihazın tasarımı, özellikleri ve fiyatı hakkında kesin bilgilerin, CES 2024 etkinliğinde açıklanması bekleniyor. MSI’ın bu taşınabilir oyun konsolu, oyun tutkunları arasında büyük bir heyecan yaratırken, detaylı incelemeleri ve performans testlerini bekleyen birçok kişinin dikkatini çekiyor.

Sürücüsüz araçlar CES 2024’te resmi geçit yapacak!

CES, otomotiv teknolojisi ve otonom sürüş alanındaki gelişmeler için her zaman mükemmel bir vitrin olmuştur ve 2024 etkinliği de bir istisna olacağa benziyor. 9-12 Ocak’ta Las Vegas’ta düzenlenen bu yılki fuar, beş veya altı yıl önce otonom araç ve elektrikli araç sahnesinden olduğundan daha ölçülü ve gerçekçi bir görünümü yansıtsa da halen sabırsızlıkla beklenecek çok şey var. Büyük otomobil üreticilerinden alışık olduğumuzdan daha az kişi katılacak ancak çok sayıda büyük isim yine de katılımda olacak.

CES 2024 sürücüsüz araçlarla gündemde

Japon Honda’nın yeni bir “küresel elektrikli araç serisi”nin duyurulmasıyla manşetlere çıkması muhtemel, ancak otonom sürüşü ne ölçüde içerdiği henüz bilinmiyor. Şirketin yöneticileri, General Motors yan kuruluşunun son zamanlardaki sorunları göz önüne alındığında, Cruise ile Japonya için sürücüsüz taksiler geliştirme planları hakkında da bazı soruların sorulmasını bekleyebilir.

Geçtiğimiz yıl CES’te otonom sürüş özelliğine sahip bir sedan sunan Honda’nın Sony ile işbirliği olan Afeela da mevcut olacak. Ancak ne göstermeyi planladığı henüz açıklanmadı. oreli dev Kia, son birkaç yıldır çeşitli derecelerde özerklik vaat eden  PBV’leri hakkında çok fazla ses getirdi. Şimdi bize PBV’nin “araç ötesinde bir platform” olarak yeniden tanımlandığı söylendi. Anlamı ne olursa olsun, PBV serisi “amaca uygun EV’leri gelişmiş yazılım çözümleriyle” içerecek ve 2025’te seri üretime geçmesi planlanan ilk model de dahil olmak üzere CES için beş konsept vaat ediliyor.

Hyundai, Kia’nın yanı sıra Genesis’i de içeren tüm Hyundai grubundaki araçlarda yazılım ve yapay zeka kullanımına ilişkin gelecek vizyonunu ana hatlarıyla belirleyecek. Kişiselleştirilmiş, bağlantılı sürüş deneyimi vizyonuna doğru “bir sonraki büyük adım” olarak selamlanan yeni yapay zeka destekli MBUX.CES sanal asistanını sergileyen Mercedes de dikkat çekecek. Yapay zeka aynı zamanda Alman rakibi Volkswagen’in CES teklifinin de merkezinde yer alıyor ve şirket, Cerence ile yeni bir ortaklıktan ne bekleyeceğini açıklamaya hazırlanıyor.

Otomobil üreticilerinden uzakta, otonom kamyon taşımacılığı dünyasında büyük ilerlemeler kaydeden Kodiak Robotics , büyük bir açıklama ve duyuru sözü veriyor. Kaliforniyalı start-up Pebble, “otomatik bağlama ve uzaktan manevra yeteneklerine sahip dünyanın ilk kendinden tahrikli seyahat treyleri” olarak selamlanan Pebble Flow’u sergileyecek.