Çam Ağacının Büyülü Dünyası ve Yılbaşı Coşkusu

0

Her yılbaşı, evimizi saran çam ağacının büyülü dünyası, sevdiklerimizle paylaştığımız unutulmaz anılarla dolu bir ritüel haline gelir. Çam ağacı, sadece bir süsleme unsuru olmanın ötesinde, yılbaşının kalbinde atar. Bu eşsiz simge, tarih boyunca köklerini Orta Avrupa’ya dayandıran bir geleneğin evrimiyle günümüze kadar gelmiştir.

Çam ağacı seçimi, yılbaşı hazırlıklarının en özel anlarından biridir. Doğadan taze bir çam ağacı seçmek, ailecek geçirilen anlamlı bir zamanın başlangıcıdır. Ağacın eve getirilmesi, sıcacık bir atmosferin habercisidir ve bu an, yılbaşı hediyesi coşkusunu doyasıya yaşamaya başlamanın ilk adımıdır.

Çam ağacı süsleri ise bir sanat eserine dönüşen bir ritüeldir. Her bir renkli top, ışıltılı zincir ve kişisel dokunuş, geçmiş yılbaşının hatıralarını yansıtır. Parlak yıldız, çam ağacını adeta bir yılbaşı kraliçesi yapar. Bu süreç, aile içinde paylaşılan güzel anılarla ve sevdiklerimizle bir arada geçirilen keyifli zamanlarla özdeşleşir.

Çam ağacının gölgesinde gerçekleşen bu süreç, sadece evimizi süslemekle kalmaz, aynı zamanda içsel bir coşku ve umut da sunar. Parıltılı ışıkların odanın her köşesini aydınlatmasıyla ortaya çıkan atmosfer, sevdiklerimizle geçirdiğimiz anıları daha da anlam dolu kılar. Ağacın altına yerleştirilen hediye kutuları ise bekleyişi, sürprizleri ve paylaşmayı simgeler.

Geleneksel ışıltısıyla bilinen çam ağacı, günümüzde LED teknolojisinin getirdiği yeniliklerle daha enerji verimli ve renkli bir hale bürünmüştür. Renk değiştiren ışıklar, ağacın klasik atmosferini modern bir dokunuşla buluşturarak yılbaşı coşkusunu zenginleştirir.

Bu yılbaşı, çam ağacının altında sevdiklerimizle bir araya gelerek, geçmişten gelen anıları yaşayalım ve geleceğe dair umutları yeşertelim. Çam ağacı, sadece bir süsleme objesi değil, aynı zamanda paylaşılan mutlulukların ve sevgi dolu anıların sembolüdür.

Bir Fincan Mutluluk: Yılbaşında Kahve Makinesiyle Lezzetli Anlar

Yılbaşı, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, umut dolu bir dönemdir. Bu özel günleri daha da anlam dolu kılmak ve unutulmaz anılar biriktirmek için evimize küçük sürprizler eklemek harika bir fikirdir. İşte tam bu noktada, kahve makinesiyle tanışmanın ve evinizi bir kahve cennetine çevirmenin tam zamanı!

Kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda paylaşılan anıların, derin sohbetlerin ve sıcak dostlukların bir simgesidir. Yılbaşı gecesini daha özel ve anlam dolu kılmak, sevdiklerinizle daha derin bağlar kurmak için evinizde bir kahve makinesine sahip olmanın zamanı geldi. İşte neden yılbaşı için kahve makinesi tercih etmeniz gerektiğine dair heyecan verici bir rehber!

İtalyan Espressosuyla Lezzet Şöleni

Yılbaşı sofranızı zenginleştirmek ve sevdiklerinize unutulmaz bir deneyim sunmak için bir kahve makinesine sahip olmanın pek çok avantajı var. İtalyan espressosu, evinize gelen misafirleri sıcak bir kucaklama gibi karşılar. Kahve makinesinin özel tasarımı ve yüksek basınçlı sistemleri, fincandan fincana dolaşan bu lezzetli içeceği tam anlamıyla bir sanat eserine dönüştürür.

Zamanın Durduğu Anlar

Yılbaşı, sevdiklerinizle geçirdiğiniz anları değerlendirmek için harika bir fırsattır. Kahve makinesi, sohbetin ve güzel anların tadını çıkarmanız için mükemmel bir ortam sağlar. Espresso, americano, latte ya da cappuccino; her bir fincan kahve, yılbaşı akşamınızı daha sıcak ve samimi bir atmosfere çevirecek.

Kalp Kazanın, Damakları Şımartın

Yılbaşı için sevdiklerinize alabileceğiniz en mükemmel hediye, onları bir kahve serüvenine davet eden bir kahve makinesidir. Filtre kahve makineleri, sütlü kahve makineleri ya da tam otomatik espresso makineleri; her biri özel ve lezzet dolu bir kahve keyfi sunar. Bu hediye, sevdiklerinize sadece bir makineden daha fazlasını, paylaşılan anıların ve gülümsemelerin bir yaratıcısı olarak bilmenizi sağlar.

Türk Kahvesiyle Yılbaşı Masanızı Renklendirin

Kahve makinesi, sadece modern kahve çeşitleri için değil, aynı zamanda geleneksel tatları yaşamak isteyenler için de mükemmel bir tercihtir. Türk kahvesi, özel tasarlanmış makinelerle evinize konuk olur ve geleneksel ritüelleri modern dokunuşlarla birleştirir. Bu, yılbaşı sofranıza farklı bir lezzet katmanın harika bir yoludur.

Yılbaşı, ev dekorasyonunu yenilemek için harika bir fırsattır. Kahve makinesi seçerken sadece lezzet değil, aynı zamanda estetik de önemlidir. Modern tasarımlara sahip kahve makineleri, mutfağınıza zarafet ve şıklık katarken, teknolojik özellikleriyle de hayatınızı kolaylaştırır. Temizleme özellikleri, programlanabilir zamanlayıcılar ve otomatik kapanma gibi özelliklerle donatılmış kahve makineleri, kullanımı pratik ve keyifli hale getirir.

Bu yılbaşı, bir fincan kahve eşliğinde sevdiklerinizle geçireceğiniz anları daha özel kılın. Kahve makinesiyle başlayan bu lezzetli serüven, unutulmaz anılar ve gülümsemelerle dolu bir yılbaşı geçirmenizi sağlayacak. Kahve keyfiniz bol olsun!

Yılbaşı İndirimleriyle Zenginleşen Bir Keyif

Yılbaşı, sıcacık anıları ve mutlu anları bir araya getiren özel bir dönemdir. Bu mutlu gecede evinizi ve sevdiklerinizi daha da renklendirmek, keyif dolu anılar biriktirmek için harika bir fırsattır. İşte bu özel zamanı daha da özel kılacak bir öneri: yılbaşı indirimleriyle hayalinizdeki ürünlere sahip olun!

Yılbaşı alışverişleri, sadece sevdiklerimize hediyeler almak için değil, aynı zamanda kendi yaşamımızı renklendirmek ve güzelleştirmek için de bir fırsattır. Özellikle yılbaşı indirimleri, ihtiyaç duyduğunuz veya uzun zamandır hayalini kurduğunuz ürünleri daha uygun fiyatlarla satın almanızı sağlar.

Eğer bir kahve tutkunuysanız, yılbaşı indirimleri kahve makineleri için harika bir fırsat sunar. Markaların özel paketler ve indirim kampanyaları, hayalinizdeki kahve makinesini daha uygun fiyatlarla edinme şansı verir. Bu sayede, yılbaşı akşamınızı sıcacık bir kahve eşliğinde geçirme hayaliniz gerçeğe dönüşebilir.

Yılbaşı akşamında sevdiklerinizle bir araya gelmek, birlikte güzel anılar biriktirmek için eğlenceli bir oyun seçimi yapabilirsiniz. Monopoly, zaman içinde klasikleşmiş bir oyun olup, yılbaşı akşamınızı renklendirmek için ideal bir seçenektir. Yılbaşı temalı Monopoly edisyonları, oyun deneyiminize yılbaşı ruhunu katarken, ailenizle geçireceğiniz keyifli dakikaları garantiler.

Yılbaşı indirimleri sadece kahve makineleri ve oyunlarla sınırlı değil. Elektronik eşyalar, giyim, kozmetik ürünleri gibi birçok kategoride özel indirimlerle karşılaşabilirsiniz. Bu sayede, bütçenizi koruyarak veya daha avantajlı fiyatlarla alışveriş yaparak yeni yıla girebilirsiniz.

Unutulmaz bir yılbaşı akşamı için alışveriş yaparken, indirimleri takip etmek ve özel kampanyalardan faydalanmak önemlidir. Online alışveriş siteleri ve mağazalar, yılbaşı indirimleriyle ilgili bilgileri genellikle önceden duyurur. Bu bilgileri takip ederek istediğiniz ürünleri daha uygun fiyatlarla satın alabilir ve yılbaşı gecenizi daha da özel kılabilirsiniz.

Küp uydu konferansında Türk uzay ve havacılık sektörüne büyük atılım!

0

Ankara’da, 14-15 Aralık tarihlerinde düzenlenen “Cubesat Vision Uluslararası Yakın Yörünge Küp Uydu ve Küçük Uydu Konferansı”, ulusal ve uluslararası uzay sektörü uzmanlarını bir araya getirdi. BTK Ankara Salonu’nda gerçekleşen etkinlik, 25 konuşmacı ve 1000’e yakın ziyaretçinin katılımıyla büyük ilgi gördü.

Skytech liderliğinde düzenlenen etkinlik, Türkiye’nin küp uydu üretimindeki potansiyelini dünyaya tanıttı!

Konferans kapsamında, kurulum teknisyenlerine uydu teknolojileri ve uydu terminalleri konusunda eğitim verilirken, sektöre dair gelecek projeler ve iş birlikleri masaya yatırıldı. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, konuşmasında uydu teknolojilerinde yerli üretimin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin stratejik planlamaları içinde uzay ve havacılık sektörünün öncelikli bir rol oynadığını belirtti.

Konferansın en dikkat çeken anlarından biri, Skytech’in liderliğinde oluşturulan Uydu Teknolojileri Girişim Grubu’nun duyurusuydu. Bu grup, küp uydu ve küçük uydu üretimi konusunda önemli adımlar atmayı hedefliyor.

Grubun ilk paydaşları arasında Skytech’in yanı sıra Hedef Elektronik, Neta, Profen ve Kanada’nın önde gelen uydu üreticilerinden QSTC bulunuyor. İş birliği protokolünün ardından, 2024’ün ilk yarısında ürettikleri uyduyu uzaya göndereceklerini açıkladılar.

Skytech CEO’su Uğur Ünsal, konferansta yaptığı açıklamada, Skytech’in İTÜ Teknopark’ta bulunan yönetim merkezinin yanı sıra Ankara Elmadağ’da inşa edilecek yeni bir fabrikada seri üretim yapmayı planladıklarını belirtti. Bu hamle, Türkiye’nin küp uydu üretim kapasitesini artırmak adına atılan önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Konferans, sektördeki profesyonellere yönelik sertifikalı eğitimlerin yanı sıra, uydu firmaları, havacılık ve uzay sektörüne hizmet veren birçok firma tarafından ilgiyle takip edildi. Skytech’in, küp ve yakın yörünge uydularındaki PCB üretimini desteklemek amacıyla Ar-Ge merkezi kurma kararı, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişine dair bir diğer önemli gelişme olarak öne çıktı.

Samsung’un yeni buzdolabı, diyetinize göre tarif öneriyor

Teknoloji devi Samsung, CES 2024 etkinliğinde tanıtılacak olan Bespoke 4-Door Flex buzdolabı ile yapay zeka (AI) özelliklerine ağırlık verecek. Bu akıllı buzdolabı, AI Family Hub+ özelliği ile beslenme ihtiyaçlarına özel tarifler tasarlayabilme yeteneği sunacak.

Buzdolabının öne çıkan özellikleri arasında, gıda maddelerini tanımlayabilen dahili bir kamera ve stoklara göre yemek tarifleri önerebilen bağlantılı bir uygulama bulunuyor. Kullanıcılar, Galaxy telefonlarının ekranını 32 inçlik Family Hub dokunmatik ekrana yansıtabilecek ve buzdolabında TikTok ve YouTube videolarını izleyebilecekleri özel uygulamalara erişebilecekler.

Bespoke 4-Door Flex

Daha önceki modellerden farklı olarak, Bespoke 4-Door Flex buzdolabı, Samsung Health profilinize bağlanabilen ve diyet ihtiyaçlarına uygun tarifler oluşturabilen bir Samsung Food uygulamasına sahip olacak. Ayrıca, gıda ve yemekleri fotoğraflardan tanıyabilen “Image to Recipe” özelliği ile kullanıcıların kişisel tercihlerine göre özel yemek tarifleri oluşturabilmesine imkan tanıyacak.

Şu an için buzdolabının 33 gıda maddesini tanıyabildiği belirtiliyor, ancak bu sayının ilerleyen güncellemelerle artırılması bekleniyor. Ayrıca, dokunmatik ekranda ürünlerin son kullanma tarihlerini manuel olarak girebilmek de mümkün olacak.

Samsung’un bu yapay zeka odaklı buzdolabı, şirketin mutfak ürünlerinde Nesnelerin İnterneti (IoT) yerine yapay zeka entegrasyonuna odaklanan ilk modeli olarak dikkat çekiyor. Fiyat ve kesin çıkış tarihi hakkındaki detaylar ise CES 2024 etkinliğinde açıklanacak.

İGA İstanbul Havalimanı 100 havayolu hedefine ulaştı!

0

Dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden İGA İstanbul Havalimanı, hizmet verdiği hava yolu sayısını Air China ile 100’e taşıdı. Böylece “100’ler Kulübü”ne giren İGA İstanbul Havalimanı, dünyanın en fazla sayıda hava yolu şirketine hizmet veren üç havalimanından biri oldu.

Air China’nın, Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’den İGA İstanbul Havalimanı’na ilk uçuşu sonrasında düzenlenen törende konuşan İGA İstanbul Havalimanı CEO Vekili Selahattin Bilgen, Air China ile İGA İstanbul Havalimanı’nda hizmet verilen Çin menşeili hava yolu sayısının 4’e ulaştığını belirtti. 

Air China ile yapılan iş birliğinin; İGA İstanbul Havalimanı’nın sadece Türkiye’deki değil, aynı zamanda hem bölgesel ve küresel hava taşımacılığındaki hem de uluslararası bağlantı anlamındaki önemini ortaya koyan bir gösterge olduğunu belirten Bilgen, İstanbul – Pekin karşılıklı uçuşlarının; Türkiye ve Çin’in arasındaki ticari, turistik ve kültürel ilişkileri daha da güçlendireceğine inandığını ifade etti.

İGA İstanbul Havalimanı

‘Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Hava Yolu’ hedefine ulaşmanın İGA İstanbul Havalimanı için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Bilgen sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden olan havalimanımızın, Türkiye’nin ‘Zafer Anıtı’ olarak nitelendirilmesi bizler için büyük bir gurur. O nedenle her zaman kendimize, ülkemize sağladığımız faydayı artıracak hedefler koyduk. Bugün, o hedeflerimizden birine daha ulaştık. Coşkuyla, gururla kutladığımız Cumhuriyetimizin 100. yılı için hedefimiz, havalimanımızda faaliyet gösteren hava yolu firması sayısını 100’e ulaştırmaktı ve bunu başardık! Dünyada en çok hava yolunu ağırlayan ‘mega hub’lar arasında yerimizi aldık. İGA İstanbul Havalimanı olarak bölgenin önde gelen küresel aktarma merkezlerinden biri olmamız vesilesiyle 61 hava yolu şirketinden 100 hava yoluna ev sahipliği yapan bir konuma ulaşmış bulunuyoruz. Bunu hem havacılık sektörümüze hem de ülke turizmine büyük katkı sağlayacak bir başarı olarak görüyoruz.”

Bilgen: “2024 yılında 5 yeni havayolunu daha ağırlayacağız”

“2023 yılı sonu itibarıyla 76 milyon yolcuyu ağırlayarak Covid-19 pandemisi sonrasında havacılık sektöründe öngörülen tam toparlanma sürecinin yüzde 12 ötesine geçeceğiz. 2024 hedefimiz; 85 milyon yolcuyu daha havalimanımızda ağırlamak, bu doğrultuda hedef coğrafyalar özelinde görüşmelerimize ve çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2024 yılının ilk 6 ayında ise 5 yeni hava yoluna daha ev sahipliği yaparak, dünyada en çok hava yolunun operasyon düzenlediği havalimanı olarak zirveye ulaşacağımıza olan inancımız tam” ifadelerini kullandı.

Sichuan Airlines, China Southern Airlines ve China Eastern Airlines ardından İGA İstanbul Havalimanı’ndan uçuşlarına başlayan Star Alliance üyesi Air China, Çin’in bayrak taşıyıcısı olarak nitelendiriliyor. Çin’in başkenti Pekin’deki Beijing Capial Uluslararası Havalimanı ile İGA İstanbul Havalimanı arasındaki seferler haftada üç gün (Çarşamba, Cuma ve Pazar), 30’u ‘business class’ olmak üzere toplam 237 koltuk kapasiteli A330-200 tipi uçaklarla düzenlenecek. 

“100’ler Kulübü”ndeki dünya havalimanları listesi:

1. BKK: Bangkok, Tayland – 105

2. CDG: Paris-De Gaulle, Fransa – 105

3. IST: İstanbul Havalimanı, Türkiye – 100

4. DXB: Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri – 96

5. FRA: Frankfurt, Almanya – 89

Şimdiye kadarki en büyük iPhone istismarı!

Keşifler arasında en önemlisi: Bilinmeyen saldırganlar, Apple ve ARM Holdings gibi çip politikaları dışında çok az kişinin bildiği, belgelenmemiş bir donanım özelliğindeki bir güvenlik açığından yararlanarak iPhone cihazlarda benzeri görülmemiş bir erişim seviyesine ulaşmayı başardılar.

Kaspersky araştırmacısı Boris Larin bir e-postada: “Bu açıkların karmaşıklığı ve özelliklerinin belirsizliği, Saldırganların gelişmiş teknik yeteneklere sahip olduğunu gösteriyor.” dedi.

Analizimizin bu özelliğinin nasıl olup olmadığı ortaya çıkıyor, geçmiş ancak donanım yazılımı veya kaynak sürüm kodunda yanlışlıkla ifşa edilmesi de dahil olmak üzere tüm olasılıkları araştırıyoruz. Ayrıca donanımsal dönüşüm elektrik yoluyla da buna rastlamış olabilirler.

Yıllarca istismar edilen dört sıfır gün

Larin, yaklaşık 12 ay süren yoğun soruşturmadan sonra diğer soruları yanıtsız bıraktı. Saldırganların donanım özelliği nasıl öğrenildiğinin yanı sıra, araştırmacılar bu özelliğin tam olarak amacının ne olduğunu hala bilmiyorlar. Ayrıca özelliğinin iPhone cihazların yerel bir parçası mı olduğu yoksa ARM’in CoreSight’ı gibi üçüncü taraf bir donanım bileşeni tarafından mı etkinleştirildiği de bilinmiyor.

Rusya hükümetinin katkılarına göre, Rusya’nın organize ettiği Rusya’daki operasyon misyonları ve büyükelçiliklerde çalışan binlerce kişinin iPhone’larına da bulaşan kitlesel arka kapı kampanyası, Haziran ayında gün yüzüne çıktı. 

Kaspersky, dört yıllık bir süre boyunca iletişimlerin, alıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan, karmaşık bir istismar zinciri yoluyla kötü amaçlı yazılım yükleyen iMessage metinleriyle iletildiğini söyledi.

Apple sıfır gün hatası

Bununla birlikte cihazlara, diğer özelliklerin yanı sıra sıra mikrofon kayıtlarını, fotoğrafları, departmanın konumunu ve diğer hassas verilerin saldırganın kontrolünde sunuculara iletilerek tam özellikli casus yazılımı birleştirildi. Her ne kadar bulaşmalar yeniden başlatmadan sağ çıkamasa da bilinmeyen saldırganlar, cihazların yeniden başlatılması kısa bir süre sonra cihazlara yeni bir kötü amaçlı iMessage metni göndererek kampanyalarını canlı tuttu.

Çarşamba günü ayrıntılar yeni ayrıntılara göre, Kaspersky’nin hem kötü amaçlı yazılıma hem de onu yükleyen kampanyaya sunduğu reklam olan “Üçgenleme“nin, dört kritik sıfır gün güvenlik açığından yararlanıldığı, yani saldırganların arızaları varmadan önce teknik açıdan ciddi program kusurları olduğu belirtildi. Apple iPhone cihazlarda o zamandan bu yana şu şekilde takip edilen dört güvenlik açığını da kapattı:

Bu kritik sıfır günler ve gizli donanım işlevi, iPhone’ların etkilenmesinin sıra sıra Mac’lerde, iPod’larda, iPad’lerde, Apple TV’lerde ve Apple Watch’larda da bulunuyordu. Apple bu platformlara da yama uyguladı.

Gizemli iPhone işlevi Üçgenleme’nin başarısında hayati önem taşıdı

En ilgi çekici yeni ayrıntı, Üçgenleme Operasyonu kampanyası için çok önemli olduğu kanıtlanan, şimdiye kadar bilinmeyen donanım özelliğinin hedeflenmesi. Bu özellikteki sıfır gün, saldırganların temel çekirdeğin belleğini kurcalama yeteneğini kazandıktan sonra bile cihaz sistem bütünlüğünü korumak için tasarlanmış gelişmiş donanım tabanlı bellek korumalarını atlamalarına olanak tanıdı. Diğer platformların çoğunda, saldırganlar çekirdekteki bir güvenlik açığından başarıyla yararlandıktan sonra ele geçirilen sistem üzerinde tam kontrole sahip olurlar.

Bu korumalarla donatılmış Apple cihazlarında bu tür saldırganlar, diğer işlemlere kötü amaçlı kod yerleştirme veya çekirdek kodunu veya hassas çekirdek verilerini değiştirme gibi önemli saldırı sonrası teknikleri hâlâ uygulayamıyor. 

Bu güçlü koruma, gizli işlevdeki bir güvenlik açığından yararlanılarak atlandı. Bugüne kadar tespit edilen istismarlarda nadiren mağlup edilen koruma, Apple’ın M1 ve M2 CPU’larında da mevcut.

Kaspersky araştırmacıları, gizli donanım işlevini ancak Üçgenleme bulaşmış cihazlar üzerinde aylarca süren kapsamlı tersine mühendislik çalışmalarının ardından öğrendi. 

Kursta araştırmacıların dikkati, CPU’ların USB’ler, bellek denetleyicileri ve GPU’lar gibi çevresel bileşenlerle etkileşime girmesi için bellek adresleri sağlayan donanım kayıtları olarak bilinen şeye çekildi. Bellek Eşlemeli Giriş/Çıkışların kısaltması olan MMIO’lar, CPU’nun belirli bir çevresel aygıtın belirli donanım kaydına yazmasına olanak tanır.

Araştırmacılar, saldırganların bellek korumalarını aşmak için kullandığı birçok MMIO adresinin, tersine mühendislere yardımcı olabilecek, belirli bir donanım kümesinin makine tarafından okunabilir bir açıklaması olan cihaz ağacı adı verilen herhangi bir yerde tanımlanmadığını buldu.  

Araştırmacılar kaynak kodlarını, çekirdek görüntülerini ve cihaz yazılımını daha detaylı inceledikten sonra bile MMIO adreslerinden herhangi bir iz bulamadılar.

Larin, Almanya’nın Hamburg kentindeki 37. Kaos İletişim Kongresi’nde yaptığı sunumla aynı zamana denk gelen bir basın açıklamasında, “Bu sıradan bir güvenlik açığı değil.” dedi. 

iOS ekosisteminin kapalı yapısı nedeniyle keşif süreci hem zorlu hem de zaman alıcıydı; hem donanım hem de yazılım mimarilerinin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını gerektiriyordu. Bu keşfin bize bir kez daha öğrettiği şey, gelişmiş donanım tabanlı korumaların bile, gelişmiş bir saldırgan karşısında, özellikle de bu korumaları atlamaya izin veren donanım özellikleri olduğunda etkisiz hale getirilebileceğidir.

Kaspersky’nin Üçgenleme Operasyonu’nun çalışanlarının iPhone cihazlarına bulaştığını ilk kez açıkladığı geçen Haziran ayında, Rusya Bilgisayar Olayları Ulusal Koordinasyon Merkezi yetkilileri, saldırıların ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın binlerce iPhone’a virüs bulaştıran daha geniş bir kampanyasının parçası olduğunu söyledi.

Rusya’daki diplomatik misyonlarda ve büyükelçiliklerde bulunan kişilere, özellikle de NATO ülkelerini, Sovyet sonrası ülkeleri, İsrail’i ve Çin’i temsil eden kişilere ait. Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB’den gelen ayrı bir uyarıda, Apple’ın kampanyada NSA ile işbirliği yaptığı iddia edildi. Bir Apple temsilcisi iddiayı reddetti. Bu arada Kaspersky araştırmacıları, NSA veya Apple’ın olaya karıştığı iddiasını doğrulayacak hiçbir kanıtları olmadığını söyledi.

Larin, e-postasında “Şu anda bu siber saldırıyı bilinen herhangi bir tehdit aktörüne kesin olarak atfetemiyoruz.” diye yazdı. “Üçgenleştirme Operasyonunda gözlemlenen benzersiz özellikler, bilinen kampanyaların kalıplarıyla uyuşmuyor ve bu aşamada ilişkilendirmeyi zorlaştırıyor.”

NPU teknolojisi nedir? Neden herkes bunu konuşuyor?

Apple yıllardır çiplerinde NPU kullanıyor, dolayısıyla bunlar pek de yeni değil. Ancak yine de çeşitli endüstrilerde “bir sonraki büyük şey” olarak müjdelendikleri için her zamankinden daha önemliler.

NPU, özünde, makine öğrenimi algoritmalarını yürütmek için özel olarak tasarlanmış özel bir işlemci. Geleneksel CPU ve GPU’lardan farklı olarak NPU’lar, yapay sinir ağlarına entegre karmaşık matematiksel hesaplamaları yönetmek için optimize edildi.

Çok miktarda veriyi paralel olarak işlemede üstünler; bu da onları görüntü tanıma, doğal dil işleme ve yapay zeka ile ilgili diğer işlevler gibi görevler için ideal kılıyor. Örneğin, GPU içinde bir NPU’nuz varsa NPU, nesne algılama veya görüntü hızlandırma gibi belirli bir görevden sorumlu olabilir.

NPU, GPU ve CPU: Farkları anlamak

GPU’lar (grafik işleme birimleri) paralel işleme konusunda uzman ve genellikle makine öğreniminde kullanılıyor, NPU’lar ise uzmanlığı bir adım daha ileri taşıyor. 

GPU’lar çok yönlü, grafik oluşturma ve paralel görevleri yerine getirmede mükemmel; CPU’lar (Merkezi İşlem Birimleri), çok çeşitli görevleri yerine getiren bir bilgisayarın genel amaçlı beyinleri.

Ancak NPU’lar derin öğrenme algoritmalarını hızlandırmak için özel olarak tasarlandı. Sinir ağları için gereken belirli işlemleri yürütmek üzere uyarlandı. Bu uzmanlık derecesi, teknoloinin belirli senaryolarda CPU’lara ve hatta GPU’lara kıyasla AI iş yükleri için önemli ölçüde daha yüksek performans sunmasına olanak tanıyor.

GPNPU: GPU ve NPU’nun birleşimi

GPU’ların ve NPU’ların güçlü yönlerini birleştirmeyi amaçlayan GPNPU (GPU-NPU hibrit) kavramı ortaya çıktı. GPNPU’lar, yapay zeka merkezli görevleri hızlandırmak içiN mimariyi entegre ederken GPU’ların paralel işleme özelliklerinden yararlanır. Bu kombinasyon, tek bir çipte çeşitli bilgi işlem ihtiyaçlarını karşılayarak çok yönlülük ile özel yapay zeka işleme arasında bir denge kurmayı amaçlıyor.

Makine öğrenimi algoritmaları ve NPU’lar

Makine öğrenimi algoritmaları yapay zeka uygulamalarının omurgasını oluşturur. Çoğu zaman yapay zeka ile karıştırılsa da makine öğrenimi bir tür yapay zeka olarak görülebilir. Bu algoritmalar, veri modellerinden öğrenir, açık programlama olmadan tahminler yapar ve kararlar verir. Dört tür makine öğrenimi algoritması vardır: denetimli, yarı denetimli, denetimsiz ve takviyeli.

NPU’lar, bu algoritmaların verimli bir şekilde yürütülmesinde, modelleri geliştirmek ve gerçek zamanlı tahminler yapmak için geniş veri kümelerinin işlendiği eğitim ve çıkarım gibi görevleri gerçekleştirmede çok önemli bir rol oynar.

NPU’ların geleceği

2024’te NPU’ların her yerde ortaya çıktığını görüyoruz; Intel’in Meteor Lake çipleri en belirgin olanı. Gelecekte ne kadar büyük bir anlaşma olacakları henüz bilinmiyor. Teorik olarak, gelişmiş yapay zeka yetenekleri, daha karmaşık uygulamalara ve gelişmiş otomasyona yol açacak ve çeşitli alanlarda daha erişilebilir hale gelecek.

Buradan itibaren yapay zeka odaklı uygulamalara olan talebin artmaya devam etmesi ve NPU’ların ön planda olması bekleniyor. Makine öğrenimi görevleri için optimize edilmiş özel mimarileri, NPU’ların bilgi işlem dünyasında ilerlemesine olanak tanıyor. 

GPNPU’ların ve makine öğrenimi algoritmalarındaki ilerlemelerin birleşimi şüphesiz daha önce görmediğimiz ilerlemelere yol açacak, teknolojinin ilerlemesini hızlandıracak ve dijital manzaramızı yeniden şekillendirecek.

Şu anda, teknoloji çoğu insan için çok büyük bir şey gibi görünmeyebilir; yalnızca Zoom çağrısında arka planı bulanıklaştırmak veya makinenizde yerel olarak AI görüntü oluşturma işlemi gerçekleştirmek gibi bilgisayarınızda zaten yapabileceğiniz şeyleri hızlandırıyor. 

Ancak gelecekte yapay zeka özellikleri giderek daha fazla uygulamaya geldikçe, bunların bilgisayarınızın önemli bir parçası haline gelmesi kaçınılmaz olabilir.

Öğrencilere İş dünyasında kariyer yapma fırsatı

0

42 İstanbul & 42 Kocaeli, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayelerinde, Bilişim Vadisi’nin proje yürütücülüğünde, ülkemizdeki yazılımcı sayısını artırarak Türkiye’nin yazılım ve teknoloji ihracatı yapabilen bir ülke olma hedefine katkı sağlıyor. Bu eğitim programı, “akran öğrenmesi” modelini benimsiyor, 18 yaş ve üzeri herkes başvurabiliyor ve tamamen ücretsiz.

Tüm dünyada yer alan 54 kampüsü aracılığıyla öğrencilere global bir perspektif sunan 42 Okulları, 2023 yılında da büyük ilgi gördü. 2023 yılında elde ettiği başarılarla dikkat çeken 42 Kocaeli ve 42 İstanbul; yıl boyunca gerçekleştirilen çeşitli etkinlikler, projeler ve iş birlikleri ile öğrencilerine sağladığı eğitim modelini güçlendirmeye devam etti. Öğrenciler kullanılan öğrenme modeliyle öğrenmeyi öğrendiklerinden, dünya genelinde rekabet avantajı elde ederek sektörde kendilerine yer bulma fırsatı yakaladı.

Öğrenciler için staj ve çalışma imkanı  

42 Yazılım Okulları, iş dünyasıyla güçlü bir köprü kurarak öğrencilerini istihdam sürecine hazırlamaya devam ediyor. Öğrenciler, hem üye firmalara hem de Bilişim Vadisi bünyesinde yer alan startup firmalarına staj ve çalışma imkanı için yönlendiriliyor. Bu kapsamda, sektörün öncü firmalarına yapılan başarılı yönlendirmeler ve iş birlikleri ile öğrenci istihdamında önemli artış kaydedildi. 42 Yazılım Okulları’na yapılan 75 bin başvurudan 20 bini online testleri geçerken 5700 öğrenci havuz eğitimine katılmaya hak kazandı. Havuz eğitiminin ardından 700 öğrenci ana eğitime katıldı. 50 öğrenci temel modülü başarıyla tamamladı. Temel modülü tamamlayan öğrenciler; Turkcell, Arçelik, Veripark, TUSAŞ, TÜBİTAK, TÜBİTAK Bilgem, Profelis, Ağteks, PANTEON, ERTA Mobil Yazılım, AKIN ROBOTICS, Overdose Dijital, Atez Yazılım, Ete Danışmanlık, Munte Bilişim gibi kurum kuruluşlar, startup firmaları ve Bilişim Vadisi firmalarından Doğanium, MAHREK ve İlge Yapay Zeka’da istihdam edildi. 

İş dünyasında kariyer yapma fırsatı  

42 Yazılım Okulları gerçekleştirdiği etkinliklerle öğrencilerini sektörün güçlü isimleri ile bir araya getiriyor ve öğrencilerinin iş dünyası ile temasta bulunmasını sağlayarak onları sektöre kazandırıyor. 42’liler, farklı sektörlerden lider firmalarla birebir görüşme yaparak, iş hayatına adım atıyor. 

42 İstanbul & 42 Kocaeli kampüslerinin Platin Üyesi Akbank Teknoloji ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, belirlenen konularda yıl boyunca eğitimler düzenlendi. 42 Okulları’na özel gerçekleştirilen Cobol eğitimi ile programı tamamlayan katılımcılara Akbank bünyesinde istihdam desteği sağlandı. Yine Kurucu Üyelerden Havelsan ile başlatılan HASAT programı ile savunma sanayi ve açık kaynak yazılım projeleri üzerinden öğrencilere eğitimler verildi. Trendyol ile yazılım süreçleri üzerinde detaylı seminerler düzenlendi.

42 Yazılım Okulları, üye firmaları ve sektör temsilcileri ile öğrencilerini düzenli aralıklarla bir araya getirerek yetenek görüşmeleri de gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Ekim ayında, MAKFED bünyesindeki 5 firma; Ağteks, Dalgakıran, Durmazlar, Ermaksan ve Sistem Teknik ile, Aralık ayında Arçelik, Getir, Hepsiburada, Kuveyt Türk ve Türk Telekom firmaları ana eğitimi tamamlayan 42 öğrencileri ile bir araya geldi. 

Bunun yanı sıra Microsoft Türkiye ile “42 Dakikada 8 İlham” etkinlik serisi kapsamında Microsoft’un üst düzey kadın yöneticileri, kadın yazılımcı adaylarına ilham vererek deneyimlerini içtenlikle paylaştı. Etkinliğin son oturumu Generative AI başlığı ile tamamlandı. Ardından yazılım dünyasına giriş yapan gençlerimizin yoluna ışık olacak, Milyon Kadına Mentor ağı müjdelendi.

Makine Üreticileri Federasyonu ile imzaladığı iş birliği protokolü ile ihracat yapan Makine Sektörü’nün artan yazılımcı ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Sektörün öncü kuruluşlarından Ağteks 42 yazılımcılarını yazılım ekibine katan ilk şirket oldu.

Aralık ayında başlatılan “42Sektörde” programı ile de yazılım geliştirici adaylarımız üye şirketlerimizin ofislerini ziyaret ederek şirketlerin çalışmaları, çalışanların kariyer yolculukları ve iş ortakları ile tanışma imkanı bulmaya başladı. İlk ziyaret Amazon Web Sevices (AWS) ofisine yapıldı ve iş ortakları Skyloopcloud, Limoncloud ve Sufleio ile öğrencilerimiz tanışma fırsatı buldu.

42 Türkiye Ülke Müdürü Sertaç Yerlikaya “Üniversite diploması hala büyük şirketlerin sorguladığı bir ister olmaya devam ediyor. Ancak 42’ye destek veren şirketlerin hem Teknoloji hem İnsan Kaynakları yöneticilerinin öğrencilerimiz ile yaptıkları iş görüşmelerinde teknik bilgilerinin yanı sıra başarma enerji ve azimleri, temiz kod, dokümantasyon, test süreçleri gibi yazılım dünyasının olmazsa olmazlarına hakimiyetleri ve özgün hikayelerinden etkilendiğini görmekten gururluyuz. Özellikle yatırım alan girişimlerde durum farklı, onlar hemen ilk görüşmede iş teklif ediyorlar. Başarılı bir yılı kapatırken Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır başta olmak üzere üyelerimize ve sponsorlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diyerek okulların başarısının altını çizdi.

New York Times, yapay zeka şirketlerini davaya boğacak!

Davada belirtildiği gibi Times, OpenAI ve Microsoft‘un büyük dil modellerinin (LLM’ler), “Times içeriğini kelimesi kelimesine okuyan, onu yakından özetleyen ve ifade stilini taklit eden çıktılar üretebildiğini” iddia ediyor. Yayının iddiasına göre bu, Times’ın okuyucularla olan ilişkisini “zayıflıyor ve zarar veriyor“, aynı zamanda da onu “abonelik, lisanslama, reklam ve bağlı kuruluş gelirinden” mahrum bırakıyor.

Şikayet ayrıca bu yapay zeka modellerinin, haber kuruluşlarının içeriği koruma ve para kazanma becerisine zarar vererek “yüksek kaliteli gazeteciliği tehdit ettiğini” öne sürüyor. Davada, “Microsoft’un Bing Chat’i ve OpenAI’in ChatGPT’si aracılığıyla davalılar; The Times’ın gazeteciliğine yaptığı büyük yatırımı, bunu izin veya ödeme olmaksızın ikame ürünler oluşturmak için kullanarak bedavaya elde etmeye çalışıyorlar.” diyor.

Bu arada davada, Times’ın içeriği üzerinde eğitilen yapay zeka modellerinin yayınlanmasının hem Microsoft hem de OpenAI için “son derece kazançlı” olduğu belirtiliyor. Yayın, “içeriğinin kullanımı karşılığında adil değer elde edilmesini sağlamak” için her iki şirketle de aylarca pazarlık yapmaya çalıştığını ancak bir çözüme ulaşamadığını iddia ediyor.

OpenAI sözcüsü Lindsey Held, e-postayla yaptığı açıklamada, “İçerik yaratıcılarının ve sahiplerinin haklarına saygı duyuyoruz ve AI teknolojisinden ve yeni gelir modellerinden faydalanmalarını sağlamak için onlarla çalışmaya kararlıyız.” dedi. “New York Times ile devam eden görüşmelerimiz verimli oldu ve yapıcı bir şekilde ilerledi, dolayısıyla bu gelişme bizi hem şaşırttı hem de hayal kırıklığına uğrattı. Diğer birçok yayıncıyla yaptığımız gibi, birlikte çalışmanın karşılıklı yarar sağlayan bir yolunu bulacağımızı umuyoruz.“.

Shutterstock ile OpenAI

Yayın, her iki şirkete de telif hakkı ihlali nedeniyle dava açıyor ve eserlerini kopyaladığı iddiasıyla “milyarlarca dolarlık yasal ve fiili zararlardan” sorumlu tutulmalarını istiyor. Ayrıca mahkemeden OpenAI ve Microsoft’un kendi AI modellerini bu içeriği kullanarak eğitmelerinin engellenmesi ve Times’ın çalışmasının şirketlerin veri kümelerinden kaldırılması talep ediliyor.

New York Times, son aylarda OpenAI’in web tarayıcısını bloke eden ve yapay zeka şirketinin web sitesinden içerik çıkarmaya devam etmesini ve verileri yapay zeka modellerini eğitmek için kullanmasını engelleyen birçok haber kaynağından biri. 

BBC, CNN ve Reuters da OpenAI’in web tarayıcısını engellemek için harekete geçti. Ancak diğer yayınlar yapay zekayı veya en azından onunla birlikte gelen ödemeleri benimsiyor. 

Politico ve Business Insider’ın sahibi Axel Springer, bu ayın başlarında OpenAI ile ChatGPT’nin her iki kaynaktan da doğrudan bilgi almasına izin veren bir anlaşma yaptı; Associated Press ise OpenAI‘in önümüzdeki iki yıl boyunca haber hikayeleri üzerinde modellerini eğitmesine izin veriyor.

Teknopark ve Ar-Ge merkezi çalışanlarına müjde!

1 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girecek olan Cumhurbaşkanlığı kararı ile, Teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge ve veya tasarım merkezlerinde çalışan personele gelir vergisi stopaj teşviki genişletiliyor. Teknopark ve AR-GE merkezi çalışanları belli oranda fiziksel olarak işyerlerine gitmek zorundaydı. Artık çalışanlar, söz konusu bölge ve merkezler dışında çalıştıklarında da teşvik alıyor olacaklar. 

4691 satılı kanunun geçici 2. Maddesinin üçüncü fıkrası ile 5746 sayılı kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen karara göre, teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge veya tasarım merkezinde çalışan personel söz konusu bölge veya merkezler dışında geçirebileceği süreler bilişim personeli için yüzde yüz, bunlar dışındaki personele ise yüzde 75 oranında uygulanacak.

MediaTek ve TSMC, Dimensity 9400 için ortaklık kurdu!

Dünya çapında önde gelen yarı iletken üreticisi MediaTek, yeni nesil Dimensity 9400 yonga seti için TSMC ile stratejik bir ortaklık kurma kararı aldı. Bu işbirliği, özellikle termal sorunlara yönelik çözümleri hedefleyerek, performans konusunda çığır açmayı amaçlamaktadır.

MediaTek‘in önceki performans canavarı Dimensity 9300‘ün ardından, şirket odak noktasını TSMC’ye kaydırarak Dimensity 9400 için güçlü bir iş birliği başlatıyor. Dimensity 9300, performans açısından Snapdragon 8 Gen 3’e başarılı bir rakip olmasına rağmen, termal sorunlar yaşanmasına neden olmuştu, zira verimlilik çekirdeklerine sahip değildi.

MediaTek, daha önce TSMC’nin 3nm sürecine geçiş yaparak yüzde 32 daha iyi güç verimliliği elde ettiğini açıklamıştı. Ancak bu gelişmenin hangi platforma özgü olduğu belirsizdi. Son duyuruda MediaTek, TSMC ile yakın bir iş birliği içinde olduklarını vurgulayarak, iki şirketin Dimensity 9400 için bir araya geleceğini duyurdu.

Dimensity 9400, MediaTek’in ilk 3nm işlemcisini temsil edecek ve muhtemelen Apple’ın A17 Pro ve M3 için kullanılan N3B fabrikasyon sürecine kıyasla daha iyi verimlilik sunacak olan “N3E” sürecini benimseyecek. Bu kapsamda, mevcut raporlar Dimensity 9400’ün, selefiyle benzer bir CPU konfigürasyonunu koruyacağını ve Cortex-X5 çekirdeğinden güç alacağını gösteriyor.

TSMC ile yapılan bu ortaklık, performans ve termal verimlilik açısından önemli geliştirmeler sunabilir. Hem Qualcomm hem de MediaTek, en iyi yonga setlerini piyasaya sürmeye hazırlanırken, bu iş birliği sektörde heyecan yaratacak gibi görünüyor.

Çinli bilim insanları, devrim niteliğinde bir aerojel elyaf geliştirdi

Çin’in Zhejiang Üniversitesi’nden bir bilim ekibi, tekstil endüstrisinde devrim niteliğinde bir değişikliğe öncülük edebilecek bira erojel elyaf geliştirdi. Doçent Gao Weiwei ve Profesör Bai Hao liderliğindeki ekip, kutup ayısının kıllarından ilham alarak ürettikleri ultra hafif kumaşla, erojel elyaff sınırlamalarını aşmayı başardı. Geleneksel aerojelin havacılık endüstrisinde kullanılmasına rağmen kırılganlığı ve işlenmesinin zorluğu nedeniyle diğer alanlarda sınırlı kullanım buluyordu.

Kutup ayısının kıllarındaki çekirdek-kabuk yapısından esinlenen bilim insanları, bu benzersiz yapıyı taklit ederek kapsüllenmiş bir erojel elyaf (EAF) geliştirdi. Yoğun bir kabuk içinde yer alan gözenekli çekirdek, malzemenin dayanıklılığını ve esnekliğini artırırken, olağanüstü ısı yalıtımı sağlıyor. Profesör Bai, “Yüzde 90’ın üzerinde iç gözenekli yapısına rağmen, elyafımız yüzde 1000’e kadar gerilebiliyor. Bu, geleneksel aerojel liflere göre önemli ölçüde daha iyi performans sergiliyor” şeklinde açıklama yaptı.

aerojel elyaf

Bu yeni elyafın geniş kullanım potansiyeli bulunuyor. Araştırmacılar, geleneksel kuş tüyü ceketle kıyaslanabilir, ancak sadece beşte biri kalınlığında olan bir ısı yalıtımlı kazak örerek, malzemenin pratik uygulamalarda başarılı olduğunu gösterdi. -20 santigrat derecede yapılan bir deneyde, EAF malzemesi, kuş tüyü, yün ve pamuğu geride bırakarak üstün yalıtım özelliklerini ortaya koydu.

EAF‘nin aerojel elyaf tekstil endüstrisinde günlük kullanıma uygun olması, yıkanabilir ve boyanabilir olması, ıslak ortamlarda dahi ısı yalıtımını koruyabilmesi gibi avantajları, bu inovasyonun çok yönlü kullanım potansiyeline işaret ediyor aerojel elyaf. Ancak, Suzhou Nanoteknoloji ve Nanobiyonik Enstitüsü’nden Profesör Zhang Xuetong, seri üretimdeki zorluklara dikkat çekerek, özellikle askeri üniformalar ve aşırı soğuk ortamlardaki uzay kıyafetleri gibi alanlarda kullanımın önündeki engellere vurgu yaptı.

Ekibin çalışması, Science dergisinde yayınlandı. Bu önemli gelişme, tekstil endüstrisinde sürdürülebilir ve etkili bir ısı yalıtımı çözümü arayışında olan birçok sektörü heyecanlandırmış durumda.

Çin, dünyanın en büyük nükleer konteyner gemisini inşa edecek!

Çin, Jiangnan Tersanesi tarafından geliştirilen KUN-24AP isimli nükleer konteyner gemisi ile denizcilik sektöründe çığır açmaya hazırlanıyor. Marintec China 2023 fuarında tanıtılan bu dev gemi, 24.000 standart konteynerlik yük kapasitesiyle şimdiye kadar yapılmış en büyük konteyner gemisi olma özelliği taşıyor.

nükleer konteyner Geminin en dikkat çekici özelliği, toryum kullanarak çalışan son teknoloji dördüncü nesil erimiş tuz reaktörüdür. Bu, geleneksel uranyum reaktörlerinden daha güvenli ve verimli bir nükleer tahrik sistemi sunar. Ayrıca, toryum reaktörü, su tüketimini azaltarak çevre dostu bir yaklaşım sunar.

nükleer konteyner

Tasarımı uluslararası standartları karşılayarak DNV Sınıflandırma Topluluğu’ndan sertifika alan KUN-24AP, sıfır emisyonlu bir gemi olarak öne çıkıyor. Jiangnan Tersanesi, geminin, iklim değişikliği ve enerji tasarrufu endişelerine yönelik bir çözüm olduğunu vurguluyor.

Çin, nükleer enerjiyle çalışan konteyner gemilerini geliştiren ilk ülke olmasa da, KUN-24AP tasarımıyla Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore ve Avrupa’daki rakiplerini geride bırakıyor. Çin’in hızla büyüyen gemi inşa endüstrisi, küresel yeni gemi siparişlerinin yüzde 60’ından fazlasını elde ederek liderliğini sürdürüyor.

Öte yandan, KUN-24AP’nin askeri alanlarda da kullanılma potansiyeli spekülasyonlara neden oluyor. Ancak, toryum bazlı erimiş tuz reaktörünün bakım aralığı ve askeri uygulamalara uyarlama zorlukları konusunda belirsizlikler bulunuyor.

Çin’in KUN-24AP’yi tanıtması, sürdürülebilir denizciliğe yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilirken, geminin küresel denizcilik endüstrisindeki emisyonları azaltma çabalarına olumlu bir katkı sağlaması bekleniyor.

Samsung Galaxy S24 serisi Exynos 2400 İle geliyor!

0

Samsung’un merakla beklenen Galaxy S24 serisi için heyecan dorukta. Son sızan bilgilere göre, Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra modelleri, dünya çapında Exynos 2400 işlemcisi ile karşımıza çıkacak.

Geçtiğimiz haftalarda paylaşılan CAD tabanlı görseller, Galaxy S24’ün tasarımında önemli değişikliklere işaret ediyor. Ancak teknik detaylar da bir o kadar etkileyici. Özellikle, akıllı telefonların güç kaynağı olarak Exynos 2400 ve Snapdragon 8 Gen 3 for Galaxy yonga setlerini kullanacağı bilgisi, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Ancak şimdi ortaya çıkan bilgiler, Exynos’un küresel pazarlarda öne çıkacağını gösteriyor. Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 ise, yalnızca ABD ve Kanada’da bulunacak.

Samsung Galaxy S24

Galaxy S24 ve S24 Plus modellerinde 8 GB LPDDR5X RAM, S24 Ultra modelinde ise 12 GB LPDDR5X RAM ile donatılacak. Android 14 tabanlı One UI 6.1, Dinamik Kilit Ekranı ve çeşitli yapay zeka özellikleri, kullanıcı deneyimini zirveye taşıyacak. Ekran özellikleri arasında ise 2.600 nit parlaklık sunan 1-120HZ LTPO panel bulunacak, bu da kullanıcılara görsel bir şölen vadediyor.

Samsung’un Galaxy S24 serisiyle Exynos 2400 işlemcisine odaklanması, küresel pazarda güçlü bir varlık sergileme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Şirket, geçmişte elde ettiği başarılarına bir yenisini ekleyerek, kullanıcılara üstün performans ve yenilikçi özellikler sunma hedefinde kararlı bir adım atmış gibi görünüyor. Beklentilerin yüksek olduğu Galaxy S24 serisinin tanıtımı, teknoloji tutkunlarını heyecanlandırmaya devam ediyor.

Sistem ayarlarında Windows OEM bilgilerini düzenleme

Dell, Lenovo veya MSI gibi bir üreticiye ait bir bilgisayarınız varsa, Windows Ayarları’nın Hakkında bölümünde şirket ve destek seçenekleriyle ilgili ayrıntıların bulunduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Bununla birlikte, kendi sisteminizi kurduysanız, Windows, tek satırlık “OEM tarafından doldurulacak” şeklinde bir yazı gösterecek.

Ayarlar’daki Sistem > Hakkında sayfasında satıcı logosunu, adını ve diğer ayrıntıları göstermesini sağlamak için Windows 10 ve 11’e OEM bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu, klasik Sistem Özellikleri’nde görünen bilgilerin aynısı. Bu, bilgisayarınızın çalışma şeklini hiçbir şekilde değiştirmeyecek basit bir ayar. Ancak sevdiğiniz bilgisayarınıza ekstra bir miktar özelleştirme eklemenin güzel bir yolu.

Sistem ayarlarında Windows OEM bilgileri için yapabilecekleriniz

Başlat > Ayarlar > Sistem > Hakkında’ya tıklayın veya Win tuşu + I’ye basıp pencerenin altındaki Hakkında’yı seçebilirsiniz. Windows 10 ve 11 neredeyse aynı bilgileri görüntülüyor. Başlat’a tıklayın ve regedit yazın , Kayıt Defteri Düzenleyicisi’ni görmelisiniz. Herhangi bir değişiklik yapmadan önce kayıt defterinin bir yedeğini oluşturmak isteyebilirsiniz; Dosya > Dışa Aktar > öğesine tıklayın ve yedekleme için güvenli bir konum seçin. Adını ne verdiğiniz önemli değil ancak dışa aktarma penceresinin altındaki Tümü seçeneğini seçtiğinizden emin olun.

Değiştirmek istediğimiz OEM bilgileri kayıt defterinde belirli bir konumda bulunuyor. Ancak oraya gitmek yerine ekran görüntüsünde gösterildiği gibi “Bilgisayar” konumuna tıklayabilirsiniz. Aşağıdaki metni kopyalayıp yapıştırın:

HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\OEMInformation

Kayıt defterimizde herhangi bir şey bulunmadığından yukarıda belirtilen girişleri eklememiz gerekiyor. Kayıt defteri düzenleyicisinin sağ panelindeki boş alanın herhangi bir yerine sağ tıklayın. Daha sonra Yeni > Dize Değeri’ne tıklayın. Kayıt defterinde, adlandırmanızı bekleyen yeni bir girişin göründüğünü görmelisiniz. Bunları tam olarak aşağıda yazdığımız gibi adlandırdığınızdan emin olun; hangi harflerin büyük, hangilerinin küçük harf olduğuna dikkat edin. İşiniz bittiğinde aşağıdakileri görmelisiniz. Bunları daha fazla düzenlemek için her girişe çift tıklayın ve ardından Değer verisi alanına istediğinizi yazın. Basit bir metinden (267 karaktere kadar) başka bir şey olmayacak. Her girişin gösterdiği şey oldukça açıklayıcı. Üretici etiketli kayıt girişi, açıkça bilgisayar üreticisinin adını göstermek için kullanılıyor.

Düzenleyicide yaptığınız hiçbir değişiklik, Ayarlar penceresini kapatıp tekrar açana kadar yayınlanmayacak. Artık PC’niz her türlü ölçünün ötesinde yeni bir bilgi düzeyi gösterecek.

Giyilebilir cihazlar 2024 yılında hangi serilerle gelecek?

0

İstek listenizde yeni bir giyilebilir cihaz varsa 2023’ün tekliflerinden biraz hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz. Bazı mükemmel cihazlar duyuruldu. Ancak hiçbiri önceki yinelemelerle karşılaştırıldığında büyük ölçüde çığır açıcı değildi.

Apple Watch Series 9 ve Watch Ultra 2, tasarım açısından önceki en iyi Apple Watch’lar olan Watch Series 8 ve Watch Ultra ile aynıyken , Samsung Galaxy Watch 6 ve Watch 6 Classic de öncekilerden çok farklı değildi. Döner çerçevenin Classic’te yeniden sunulması küçük bir değişiklik oldu. Bununla birlikte, önümüzdeki 12 ay içinde sabırsızlıkla beklenecek bazı heyecan verici giyilebilir ürünlere dair söylentilerle birlikte, 2024 için yolda pek çok şey var.

Giyilebilir cihazlar 2024 yılında ses getirecek

Samsung Galaxy Ring

Samsung Galaxy Ring, yeni yılda görmeyi beklediğimiz ilk giyilebilir cihaz ve aynı zamanda en heyecan verici olanlardan biri. Samsung uzun zamandır giyilebilir teknolojiler dünyasında yer alıyor. Ancak Galaxy Ring, şirket için yeni bir kategoriye işaret edebilir.

Samsung Galaxy Watch 7

Galaxy Watch 7 ve Galaxy Watch 7 Classic’i görmeye devam mı edeceğiz, yoksa Samsung’un 2024 için Watch 7 Classic yerine Watch 7 Pro’ya mı döneceğini şimdilik göreceğiz. En düşük dolarımız olan Samsung’un 2024’te Galaxy Watch’unu da yenileyecek ancak muhtemelen yaz sonuna doğru Galaxy Z cihazlarıyla birlikte gelecek.

Ayrıntılar şu anda çok az ancak Watch 6 Classic’in dönen çerçevesinin ya 2024’teki halefi için burada kalacağını ya da Watch 7 Pro ile değiştirileceğini umuyoruz. Amiral gemisi Watch 7 ile bu akıllı saatlerin sunduğu üstün kaliteli yapıyı bekliyoruz.

Apple Watch SE 3

Orijinal Apple Watch’un duyurulmasının üzerinden on yıl geçmesine rağmen 2024, Apple Watch için büyük bir yıl . Apple Watch X’in 10. yıl dönümü modeli olarak 2024’te tanıtılmasını çok bekliyoruz ancak mütevazi Watch SE’yi de unutmayalım. Bu model genellikle yılda iki kez piyasaya sürülüyor ve 2023’te Watch SE duyurulmadığı için 2024’te güncellenmesi bekleniyor.

OnePlus Watch 2

OnePlus 2021 yılında ilk akıllı saatini piyasaya sürdüğünde başlangıçta büyük bir heyecanla karşılandı. Şirket, ilk denemesinden bir iki şey öğrenmiş gibi görünüyor; OnePlus Watch 2’nin 2024’te piyasaya sürüleceğini ve bir takım iyileştirmeler getireceğini öne süren fısıltılar var.

Daha büyük bir AMOLED ekrana sahip olduğu ve Pixel Watch 2 ile aynı işletim sistemi olan Wear OS 4 üzerinde çalıştığı söyleniyor. Bu, OnePlus Watch’un üzerinde çalıştığı  özel yapım yazılıma göre büyük bir avantaj olacak.

Garmin Forerunner 65

Forerunner 55, Haziran 2021’de geldi, dolayısıyla düzenli bir yayın düzeni olmamasına rağmen yenilenmesi gerekiyor. Garmin’in harika yazılım özelliklerinin birçoğunu sunmak açısından mükemmeldi.

MediaMarkt, 2024 için ne dedi?

Şirketin bu yıl için belirlediği hedefler, sektördeki lider konumunu sürdürmek ve müşterilere daha da değerli deneyimler sunmak üzerine odaklanıyor. MediaMarkt 2024 için ne dedi? MediaMarkt, teknolojideki son gelişmeleri takip ederek, müşterilere en yeni ürünleri sunma konusundaki taahhüdünü sürdürüyor.

MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, MediaMarkt’ın 2023 yılı performansını ve 2024 hedeflerini değerlendirdi.

Yapay zeka, akıllı ev teknolojileri, ve sürdürülebilir ürünler gibi alanlarda inovasyona odaklanarak, kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran çözümleri portföyüne eklemeyi planlıyor. Müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için MediaMarkt, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri ve satış sonrası hizmetlerde daha fazla öncülük etmeyi hedefliyor. Sadakat programlarını geliştirerek, müşterilerine özel fırsatlar sunmayı ve ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde cevap vermeyi planlıyor.

MediaMarkt, 2024’te dijital platformlarda varlığını güçlendirecek ve online alışveriş deneyimini geliştirerek müşteri tabanını genişletecek. Ayrıca yeni mağaza açılışları ve mevcut mağazaların yenilenmesiyle perakende ağını daha da genişletmeyi amaçlıyor. Böylece, hem fiziksel mağazalarda hem de online platformlarda müşterilere daha erişilebilir olacak. 2024, MediaMarkt için sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk alanında daha aktif bir yıl olacak. Şirket, çevresel etkisini azaltmak için karbon ayak izini azaltma, geri dönüşüm projeleri ve çevre dostu ürünlerin teşvik edilmesi gibi adımlar atmayı planlıyor. Ayrıca toplumsal projelere ve eğitim programlarına destek vermeye devam edecek.

MediaMarkt, 2024 hedeflerini teknolojide inovasyon, müşteri odaklılık, genişleme ve sürdürülebilirlik üzerine belirleyerek, sektördeki lider konumunu korumak ve daha da ileri taşımak için kararlı adımlar atıyor.

Restoranlarda yeni trend, teknoloji odaklı hizmet

0

Kasım ayında Cafe X, Tesla’nın ( TSLA )  Berlin’deki Giga fabrikasında kahve yapan robotlarından birinin videosunu retweetledi. Bu yılın başlarında Tustin, Kaliforniya’daki I Can Barbecue Korean Grill, robot garsonlar Fatima, Elizabeth ve Toga’nın müşterileri masalarına getirmek, yiyecekleri bırakmak ve özel günleri kutlamak gibi çeşitli görevleri üstlendiğini söyledi. Restoranlarda teknoloji odaklı hizmetlerle müşteri memnuniyetinde artış hedefleniyor.

Restoranlarda teknoloji odaklı hizmet

Restoranın sahibi John Ozbek, robot garsonları ilk kez Instagram’da Japonya’daki bir restoranda gördü ve “bu fikre hemen aşık oldu çünkü bu deneyimi müşterilerime buraya taşımak istedim” ifadelerini kullandı. Mayıs ayında salata zinciri Sweetgreen, robotlarla çalışan restoran start-up’ı Spyce Kitchen’ı satın aldıktan iki yıl sonra şirketin ilk robotik lokasyonunu Naperville, Illinois’de açtı. Şimdi ise Kaliforniya’daki bir restoran, insan faktörünü, varlığını büyük ölçüde azaltarak ele alıyor.

Pasadena’daki CaliExpress, I, Robot’un etten kemikten müşteriler için yemek hazırlayacağı, dünyanın ilk tamamen yapay zeka destekli restoranı olarak faturalandırılan restoranı açmaya hazırlanıyor. Miso Robotics tarafından üretilen “BurgerBot” ve “Flippy”, hamburger ve patates kızartması yapan şefler. Miso web sitesinde: “Flippy, patates kızartmasından tavuk parçalarına kadar birçok ürünü kızartan, kaliteyi ve tutarlılığı artırmak için insanlarla birlikte çalışan, aynı zamanda restoranlar için önemli, ölçülebilir maliyet tasarrufu sağlayan, çığır açan, akıllı bir ticari mutfak robotu” ifadelerine yer verdi. Geçtiğimiz yıl restoran zinciri Jack-in-the-Box, San Diego’daki lokasyonunda Flippy ürünlerini tanıttı.

Bununla birlikte Flippy sadece hamburger çevirmekle sınırlı değil. Şirket, robotun “çeşitli pişirme tekniklerine ve tariflere uyum sağlayarak onu her türlü mutfak ortamına çok yönlü bir katkı haline getirebileceğini” söyledi.

Müşteriler siparişlerini PopID’nin yüz tanımalı ödeme istasyonları üzerinden verebiliyor. Miso Robotics’in ürün geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Alana Abbitt: “Bu bir Terminatör değil, Transformers değil. Çok dost canlısı, yardımsever bir robot. Güzel robotlar var, Roombas var, evinizde günlük yaşamın çok daha fazla parçası haline gelen şeyler var. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz” diyor. Mutfakta benzer büyüklükteki diğerlerine göre daha küçük bir ekip olacak ve Miso Robotics, Flippy’nin insan personeline tekrarlayan, zaman alıcı ve tehlikeli görevleri yerine getirerek yardımcı olabileceğini, böylece “daha yaratıcı ve karmaşık yönlere odaklanma” konusunda özgür olacaklarını söyledi.

MediaMarkt 2024 için ne dedi?

0

Teknoloji perakendesi devi MediaMarkt, 2024’e yenilikçi projeler ve genişleme stratejileriyle giriyor. Şirketin bu yıl için belirlediği hedefler, sektördeki lider konumunu sürdürmek ve müşterilere daha da değerli deneyimler sunmak üzerine odaklanıyor.

MediaMarkt 2024 için ne dedi?

MediaMarkt, teknolojideki son gelişmeleri takip ederek, müşterilere en yeni ürünleri sunma konusundaki taahhüdünü sürdürüyor. Yapay zeka, akıllı ev teknolojileri, ve sürdürülebilir ürünler gibi alanlarda inovasyona odaklanarak, kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran çözümleri portföyüne eklemeyi planlıyor.

Müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için MediaMarkt, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri ve satış sonrası hizmetlerde daha fazla öncülük etmeyi hedefliyor. Sadakat programlarını geliştirerek, müşterilerine özel fırsatlar sunmayı ve ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde cevap vermeyi planlıyor.

MediaMarkt, 2024’te dijital platformlarda varlığını güçlendirecek ve online alışveriş deneyimini geliştirerek müşteri tabanını genişletecek. Ayrıca yeni mağaza açılışları ve mevcut mağazaların yenilenmesiyle perakende ağını daha da genişletmeyi amaçlıyor. Böylece, hem fiziksel mağazalarda hem de online platformlarda müşterilere daha erişilebilir olacak.

2024, MediaMarkt için sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk alanında daha aktif bir yıl olacak. Şirket, çevresel etkisini azaltmak için karbon ayak izini azaltma, geri dönüşüm projeleri ve çevre dostu ürünlerin teşvik edilmesi gibi adımlar atmayı planlıyor. Ayrıca toplumsal projelere ve eğitim programlarına destek vermeye devam edecek.

MediaMarkt, 2024 hedeflerini teknolojide inovasyon, müşteri odaklılık, genişleme ve sürdürülebilirlik üzerine belirleyerek, sektördeki lider konumunu korumak ve daha da ileri taşımak için kararlı adımlar atıyor.

Araç güncellemeleri teknik aksaklıklarla geliyor!

Araçların gelişimi, teknolojinin yoğun bir şekilde entegrasyonuyla sonuçlandı. Sonuç olarak ışıklı ekranlardan ve dijital tabletlerden kaçmak zorlaşıyor. Nitekim araçların temel fonksiyonları bile artık elektronik ve bilgisayar sistemleriyle derinlemesine iç içe geçmiş durumda ve bunların yararları ve dezavantajları da beraberinde geliyor. Araç güncellemeleri kullanıcılarda soru işaretlerine neden olabiliyor.

Araç güncellemeleri ne tür sorunlar oluşturuyor?

Sadece on yıl veya biraz daha uzun bir süre önce, bırakın böyle bir güncellemeye ihtiyaç duymayı, arabamızın sistemlerini bağımsız olarak güncelleyebileceğimizi kimse tahmin edemezdi. Teknoloji hızla gelişerek dünyamızı her geçen gün dönüştürüyor. Ancak bu ilerleme, günlük yaşamlarımızda uyum sağlamamız gereken yeni zorlukları da beraberinde getirebilir.

Eski bir Twitter, Microsoft ve Google çalışanı olan Dan Luu, X platformunda araç sahipleri için yeni bir soruna dikkat çekti. Kanadalı, gönderisinde Ford’undaki bir sistem güncellemesi hakkında uyarıcı bir hikaye paylaştı; bu güncelleme planlandığı gibi ilerlemedi.

Maalesef yeni yazılım sürümünün yüklenmesi sırasında bir şeyler ters gitti. Sistem, bilgisayar sistemlerinden beklediğiniz gibi önceki ayarlarına dönmedi veya hatayı görmezden gelmedi. Bunun yerine araç sahibi, sistemin çalıştırma özelliğini engellemesi nedeniyle arabasını süremediğini belirten beklenmedik bir mesajla karşılandı.

Aracın ekranında görüntülenen mesajda: “Maalesef en son yazılım güncellemesi başarısız oldu. Araç kullanılamıyor. Tüm içtenliğimizle özür dileriz ve bu sorunu mümkün olan en kısa sürede çözmek için her türlü çabayı göstereceğiz” ifadesi yer alıyordu. Fotoğrafın paylaşılmasının üzerinden 24 saatten az bir süre geçtikten sonra gönderi 15 milyondan fazla görüntülendi ve hızla viral bir sansasyon haline geldi. Yorum yapanların önemli bir çoğunluğu, hatalı bir güncellemenin bir arabayı devre dışı bırakabileceği geleceğin, daha doğrusu şimdiki zamanın gerçekliğinin oldukça rahatsız edici olduğu konusunda hemfikir.

Örneğin geçtiğimiz günlerde Ford’un güncellemesi sırasında meydana gelen bir hata, aracın tamamen kilitlenmesine neden oldu.