Gözde Tech Ventures yatırımı Paragon Pure 3.9 milyon dolar yatırım aldı

Gözde Tech Ventures Teknoloji Yatırımları A.Ş.’nin yatırımcıları arasında olduğu ABD merkezli doğal gıda içerik üreticisi ve alternatif proteinlerde kullanılmak üzere pirinç kepeğinden elde edilen sağlıklı ve sürdürülebilir yapıya sahip yağ/tat sistemleri sunmayı amaçlayan Paragon Flavors, Inc. (Paragon Pure) şirketi 3.9 milyon dolarlık tohum sermayesi yatırım aldı.

2022 yılında Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nın yeni nesil teknoloji yatırım kolu olarak yurt içi ve yurt dışındaki teknoloji girişimlerine yaptığı yatırımları artırmak üzere kurulan Gözde Tech Ventures, teknoloji alanında dünyada büyük bir dönüşüm gösteren yeni iş modelleri ve fırsatlarını değerlendirmeyi, bu alanda yurt içi ve yurt dışındaki hızlı büyüyen ve uzun dönemde büyüme potansiyeli olan girişimlere yatırım yapmayı amaçlıyor.

Yatırımcı görüşleri

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Gözde Tech Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Ülker: “Paragon Pure’a yaptığımız yatırımın, gıda teknolojisi alanında büyük başarılara imza atacağına inanıyoruz. Bu inançla, sadece bu sektörde değil, aynı zamanda farklı sektörlerde de teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapmaya devam edeceğimizi vurgulamak isteriz. Paragon Pure gibi yenilikçi projelere destek vererek, sürdürülebilirliği teşvik etmek ve geleceğin beslenme ihtiyaçlarına çözümler sunmak amacımızı yinelemek istiyoruz.” dedi. 

Paragon Pure Inc. Şirketinin CEO’su Christopher Gregson, “Unovis Asset Management önderliğindeki 3.9 milyon dolarlık tohum sermayesi yatırım turumuzu tamamlamanın heyecanını yaşıyoruz. Paragon Pure olarak, bitkisel tabanlı et ürünlerinde devrim niteliğinde bir adım atmaktan gurur duyuyoruz.  OléPBM adını verdiğimiz teknolojimiz, pirinç yağından üretilen alternatif yağ ile palmiye ve hindistancevizi yağlarını geride bırakarak bitkisel tabanlı et ürünlerinin lezzet ve maliyet açısından sınırlarını zorluyor. Paragon Pure bitkisel tabanlı et sektöründe lezzet ve maliyet gibi iki temel engeli aşmayı hedefliyor. OléPBM teknolojisi sayesinde, hem et benzeri lezzetleri sağlayarak tüketicilere daha tatmin edici deneyimler sunuyoruz, hem de ürün maliyetlerini optimize ederek bu alandaki büyümeyi destekliyoruz.

Paragon Pure olarak, bitkisel tabanlı gıda teknolojilerindeki bu önemli adımı atmış olmanın yanı sıra, yatırımcılarımızın güveniyle daha da büyüyüp gelişmeyi hedefliyoruz. Gelecekte de sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerimizle gıda sektörüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz.” 

Lotus Emeya elektrikli otomobil sınıfında iddialı

Lotus Emeya dört kişilik elektrikli süper otomobil performansı sunuyor. Lotus’un evrimi dört kapılı bir elektrikli araç canavarı devam ediyor

Bir zamanlar klima, ısıtmalı koltuklar ve hatta kapılar gibi konforlara yer bırakmayan ultra hafif spor otomobilleriyle ünlü olan İngiliz üretici, artık büyük satışlarla birlikte büyük bir uluslararası varlığa sahip tasarımlarıyla Geely ailesinin bir parçası olmasıyla dikkat çekiyor.

Bunun için daha büyük arabalar gerekecek ve Eletre SUV şirket için ilk büyük çıkış olsa da, Emeya hızlı bir ikinci perde görevi görüyor. Emeya, dört kapılı, coupe benzeri bir profile sahip, konforlu bir şekilde dört kişilik oturma kapasitesine sahip ve Lotus’un söylediğine göre 102 kWh’lik bir pil paketiyle yaklaşık 480 km menzil sunan dört kapılı bir sedan.

Emeya ikinci perde görevi görüyor

Bu, 905 beygir gücüne kadar güç sunan ve 0’dan 100 km/saat hıza 2,8 saniyeden daha kısa sürede koşabilen bir araba için oldukça iyi bir aralık. Hızlı, evet, ama bir grand Tourer olarak amaç konfor ve lüks. Tüm bunlar ise Emeya’da da bu çok var. Peki Lotus’u sadık hale getirecek kadar iyi olacak mı? Bunu 2024 yılında üretime girene kadar bilemeyeceğiz. Hikayenin tamamı için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Emeya ayrıca, 350 kW DC hızlı şarj cihazı kullanarak yaklaşık beş dakikalık şarjla 150 km menzil ekleyen gelişmiş şarj yeteneklerine sahip olduğunu iddia ediyor. Lotus Group CEO’su Feng Qingfeng: “Zengin mirasımızı akıllı performans ve en son teknolojilerle bir araya getirerek, lüks bir elektrikli aracın nasıl görünmesi ve kullanılması gerektiği konusunda sınırları zorluyoruz ve onu sürücüler için gerçek bir hale getiriyoruz” dedi.

Emeya, Lotus’un 2028 yılına kadar küresel bir performans markası olma vizyonunun bir parçası olduğunu söylediği lüks yaşam tarzı elektrikli araçlar serisine amiral gemisi modeli olarak katılıyor. Bu yılın başlarında Lotus, Goodwood Hız Festivali’nde 75. yıl dönümünü dört silindirli Emira’sını dünya lansmanında sergileyerek kutladı. Spor otomobil üreticisi, üretimin yüzde 381 artarak 2.200 adede çıkmasının ardından 2023’ün ilk çeyreğinde “dünya rekoru kırdığını” iddia etti. Bunun iki yıllık birikmiş iş yükü olduğunu söyledi.

Çinli elektrikli arabalar korkutuyor

Çin dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticisi ve en yeni modelleri ile Avrupa’ya geliyor. Artık otomobil fuarının ziyaretçileri, Çinli üreticilerin hem yerel hem de uluslararası pazarlarda ilerleme hızına da hayran kalıyor.

Bu durum özellikle Çin’den sonra dünyanın en büyük elektrikli araç satış pazarı olan Avrupa’da geçerli. AB’deki iddialı C02 azaltma hedefleriyle Çinli otomobil şirketleri elektrikli araçların bulunabilirliğini artırıyor. Ancak Avrupa’nın eski otomobil üreticilerinin çoğu, bu süreçte kıtanın otomotiv endüstrisini yeniden şekillendirebileceklerinden korkuyor. Hem köklü oyuncular hem de yeni girenler müşteri çekmek için mücadele ediyor. Yeni elektrikli araç seçenekleri de artmaya devam ediyor.

Öne çıkan Çinli elektrikli arabalar

HiPhi X

Çin’den çıkan en yenilikçi elektrikli otomobil şirketlerinden biri olan HiPhi diyebiliriz. Bu Model Tesla Model X, Audi Q8 e-tron ve BMW iX’e rakip olacak tamamen elektrikli bir SUV’u piyasaya sürüyor. HiPhi X’da, önde ve arkada iki motorla eşlenik ve maksimum 460 km menzil sağlayan 97 kWh’lik bir pile sahip. Alıcılar lansman anında iki model (dört veya altı koltuklu konfigürasyon) arasından seçim yapabiliyor olacak. Benzersiz özellikler arasında görüntüleri yansıtabilen farlar ve dokunmadan otomatik kanat açılan kapılar yer alıyor. Şu anda Almanya ve Norveç’te siparişler alınıyor. Ancak şirketin gireceği diğer Avrupa pazarlarını yılın ilerleyen dönemlerinde duyuracak.

Birleşik Krallık ve İrlanda pazarları için sağdan direksiyonlu versiyonların gelecek yıla vkadar çıkması muhtemel görünmüyor. HiPhi X altı koltuklu modelin fiyatları 109.000 Euro’dan başlıyor. Dört koltuklu modelin fiyatları 123.000 Euro’dan başlıyor.

BYD Seal

Atto 3 SUV ve Dolphin hatchback’in hemen ardından gelen BYD’nin en son modeli ve bugüne kadarki en iddialı modeli, tamamen elektrikli bir sedan olan Seal. Tesla Model 3, BMW i4, Polestar 2 ve Hyundai’nin Ioniq 6’sıyla rekabet eden Seal, arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonlarla sunuluyor.

Her ikisi de aynı 82.5 kWh pili paylaşıyor. Menzil açısından, arkadan itişli seçeneği tek şarjla 570 km menzile ulaşabiliyor. Dört tekerlekten çekişli modellerin tahmini menzili 520 km. BYD 3.5 milyondan fazla otomobil sattı ve yirmi yılı aşkın süredir akü teknolojisine öncülük ediyor.

Pil, LFP kimyasını kullandığından kobalt içermiyor. Daha az değerli malzemeye ihtiyaç duyulduğundan yapımı lityum iyon pillere göre daha ucuz. IAA Mobility 2023’te lansmanı yapılan modelin Avrupa’ya yılın son çeyreğinde gelmesi bekleniyor. Böylelikle fiyatının ise 44.900 Euro’dan başlayan fiyatlarla ulaşması planlanıyor.

MG liderler arasında yer alıyor

MG Cyberster

Tamamen elektrikli, iki koltuklu muhteşem bir spor otomobil olan Cyberster, Çin markalarından biri olan MG’den geliyor. MG, öncelikli olarak rekabetçi fiyatlı aile elektrikli araçlara odaklandı. Bu da onların MG spor otomobil üretimine uzun zamandır beklenen geri dönüşünü işaret ediyor. Böylelikle ilk kez Şangay Otomobil Fuarı’nda tanıtılan araç, Avrupa’daki ilk tanıtımını bu hafta Münih’te düzenlenecek IAA Mobility 2023 otomobil fuarında gerçekleştirecek.

Klasik İngiliz spor arabalarından ilham alan Cyberster, MG’nin bugüne kadarki en güçlü üretim arabası. BMW Z4 veya Jaguar F-Type ile hemen hemen aynı boyutta olan aracın 480 km’ye kadar menzile sahip olması bekleniyor. Arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonları mevcut olacak.

Zeekr X

Polestar ve Lotus gibi Zeekr de Volvo’nun sahibi olan ve Mercedes-Benz ile birlikte Akıllı Otomotiv’in ortakları olan Geely Grubunun bir parçası. Sadece iki yıl önce kurulan Zeekr’in uluslararası hedefleri var ve amiral gemisi Zeekr 001 ile Zeekr X’i sonbaharda başlayacak ilk teslimatlarla Avrupa’da piyasaya sürüyor.

Zeekr X, Smart #1 ve Volvo EX30 ile ortak noktayı paylaşan küçük bir elektrikli crossover. Başlangıçta tek motorlu kurulum ve çift motorlu varyant olmak üzere iki versiyon mevcut olacak. Zeekr X, Zeekr’e göre 440 km’ye kadar sürüş menzili sağlayabilen 69 kWh’lik pil paketiyle çıkıyor. Hollanda ve İsveç’te ön siparişe açık diğer Avrupa pazarlarının yılın sonlarında satış portföylerine katılması bekleniyor. Zeekr X’in fiyatlandırması, tek motorlu Uzun Menzilli model için 44.990 Euro’dan başlıyor.

Windows 11’e muhteşem duvar kağıdı özelliği geliyor!

Windows 11, kullanıcıları için sıradışı bir dönemi başlıyor. Microsoft’un yapay zeka alanındaki yatırımları, sonunda görsel bir şölene dönüşüyor. Bu yeni sürüm, yapay zeka destekli hareketli duvar kağıtlarıyla kullanıcıları kendine hayran bırakacak bir deneyim sunuyor. Microsoft’un Bing başarısından ilham alarak yapay zekayı tüm ürünlerine entegre etmeye çalışıyor Windows 11’in son sürümü, kullanıcılarına yaratıcı ve etkileyici bir masaüstü deneyimi sunarak bilgisayar kullanımını eğlenceli hale getiriyor.

Windows 11’in en son güncellemesi, masaüstü deneyimini tamamen değiştiriyor. Kullanıcılar artık canlı duvar kağıdına benzeyen yapay zeka destekli hareketli duvar kağıtlarıyla masaüstü bilgisayarlarını kişiselleştirebilecekler. Bu özellik, imleci ekranda hareket ettirdiğinizde duvar kağıdının ekranınızdan adeta fırladığı bir deneyim sunacak. İmlecin hareketine bağlı olarak duvar kağıdının görünümü sürekli değişecek, bu da bilgisayar kullanımını daha eğlenceli hale getirecek.

Buna ek olarak, Windows 11’in son sürümü, masaüstü arka planına “paralaks efekti” eklemenize olanak tanıyor. Sadece işaret ederek, duvar kağıdının arka planda üstteki pencerelere ve uygulamalara göre daha yavaş hareket etmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca, derinlik yanılsaması yaratarak arka planı daha etkileyici hale getirebilirsiniz.

Ancak, bu özellik tüm masaüstü bilgisayarlarda mevcut olmayacak. Yapay zeka destekli hareketli duvar kağıtları, hareket algılamayı destekleyebilen cihazlarda kullanılabilecek. Bu nedenle, daha yeni ve güçlü bilgisayarlarda bu özellikten faydalanabileceksiniz.

Bu yeni özellik, Microsoft’un yapay zeka konusundaki ilk adımlarından biri olabilir ve gelecekte daha fazla yeniliğin habercisi olabilir. Microsoft’un bu yolda ilerlemesini ve kullanıcıların cihazlarını daha eğlenceli ve ilgi çekici şekillerde özelleştirmesine olanak tanıyan daha fazla özellik sunmasını umuyoruz.

TEMSA Türkiye’de hidrojenli otobüs üretimine hazırlanıyor

Türkiye’nin önde gelen otobüs üreticilerinden biri olan TEMSA, çevre dostu ulaşım teknolojilerine yönelik önemli bir adım atıyor. TEMSA, Portekiz merkezli sıfır emisyonlu otobüs üreticisi CaetanoBus ile işbirliği yaparak Türkiye’nin ilk şehirler arası hidrojenli otobüsünü üretecek. Bu işbirliği kapsamında, CaetanoBus’un geliştirdiği Toyota hidrojen yakıt hücresi teknolojisi, TEMSA’nın elektrikli ve uzun yol otobüs tecrübesiyle birleştirilerek TEMSA HD platformuna entegre edilecek.

2024 yılında ilk prototipinin tamamlanması hedeflenen bu hidrojen yakıtlı otobüsün, 2025 yılında seri üretime geçmesi planlanıyor. Araç, tek bir depo ile yaklaşık 1.000 kilometrelik bir menzile sahip olacak, farklı yol ve coğrafya koşullarında kullanılabilmesi için tasarlanacak.

TEMSA, bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’de sıfır emisyonlu ürün gamını genişletecek ve hidrojenli otobüs pazarında öncü bir rol üstlenecek. Şirket, daha önce de çevre dostu taşımacılık alanında önemli çalışmalara imza atmış, Türkiye’nin ilk yerli elektrikli otobüsünü ASELSAN ile birlikte geliştirmişti.

Hidrojenli otobüsler, elektrik üretmek için hidrojen yakıt hücresi teknolojisini kullanıyor ve sadece su buharı salınımı yaparak çevre dostu bir ulaşım seçeneği sunuyor. Bu teknoloji, benzin veya dizel yakıtlı araçlara kıyasla daha hızlı depo dolumu ve daha uzun menzil avantajları sunuyor.

TEMSA’nın bu yeni projesinin, Türkiye’nin çevre dostu ulaşım seçeneklerini geliştirme çabalarına önemli bir katkı sağlayacağı ve sürdürülebilir taşımacılığın yaygınlaşmasına yardımcı olacağı düşünülüyor. Türkiye’nin İstanbul’dan Adana’ya sıfır emisyonlu ulaşım hedefine bir adım daha yaklaşıyor.

Yatırımcılar, temettü yatırımlarında nelere dikkat etmeli?

0

Finans dünyasında temettü, hisse senedi yatırımcıları için önemli bir konsept olarak öne çıkıyor. Bir şirketin kârının bir bölümünü hisse senedi sahiplerine dağıttığı temettü yatırımları, birçok yatırımcının ilgisini çekiyor.

Temettü, bir şirketin yıllık kârının bir bölümünün hisse senedi sahiplerine nakit para veya ek hisse senetleri olarak dağıtılması işlemidir. Şirketin yönetim kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda dağıtılan temettü, şirketin kârlılığını ve finansal istikrarını yatırımcılara gösteren bir işarettir.

Temettü dağıtımına ilişkin detaylar 

Temettü ödemeleri genellikle yıllık veya dönemsel olarak yapılır ve her hisse senedi sahibine sahip oldukları hisse senedi sayısına göre eşit oranda dağıtılır. Örneğin, bir şirket yıllık temettü ödemesi olarak 1 TL tutarında bir temettü açıklarsa, bir hisse senedi sahibi 100 hisse senedine sahipse 100 TL temettü alır.

Temettü, şirketin kârlılığına ve finansal performansına bağlı olarak değişebilir. Şirketler, yıl içinde elde ettikleri karın bir kısmını temettü olarak dağıtarak hisse senedi sahiplerine kazanç sağlar. Ancak, temettü miktarı, şirketin kârının yanı sıra diğer faktörlere de bağlıdır, bu nedenle her şirketin temettü politikaları farklılık gösterebilir.

Temettü, yatırımcılar için önemli bir kazanç kaynağıdır çünkü bu ödemeler, hisse senetlerinin fiyatının yanı sıra ek bir gelir kaynağıdır. Ayrıca, temettü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlarını teşvik edebilir ve hisse senetlerini daha çekici hale getirebilir.

Yatırımcılar, temettü ödemelerini dikkatlice takip ederek ve temettü verimi gibi faktörleri değerlendirerek yatırım kararları alabilirler.

Temettü nasıl alınır?

Bir hisse senedinin temettüsünden yararlanmak için, ilgili şirketin hisse senedine yatırım yapmanız gerekir. Temettü, hisse senedine sahip olan herkese eşit oranda dağıtılır, bu nedenle hisse senedi sahibi olmanız temettü almanız için gereklidir.

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler de temettü öder. Temettü tarihleri ve miktarları, ilgili şirketlerin yatırımcılara duyurduğu duyurular aracılığıyla öğrenilebilir. Temettü ödemesi genellikle belirli bir tarih sonrasında hesaplara otomatik olarak yatırılır. 

Investing.com uzmanlarına göre, yatırımcılar Borsa İstanbul’da temettü alımı için aşağıdaki adımları takip edebilir:

  1. Hisse Senedi Alımı Yapın: İlk adım, temettü almak istediğiniz bir şirketin hisse senetlerini satın almak veya mevcut hisse senediniz varsa bu şirketin hissedarı olmaktır. Hisse senetlerini Türkiye’deki bir aracı kurum veya banka üzerinden satın alabilirsiniz. Bu işlemi gerçekleştirmek için yatırım hesabı açmanız gerekecektir.
  2. Temettü Tarihlerini Takip Edin: Temettü almak için ilgili şirketin temettü tarihlerini takip etmelisiniz. Temettü tarihleri, şirketin yıllık genel kurul toplantısında belirlenir ve genellikle bu toplantının ardından açıklanır.
  3. Hisse Senetlerinizi Temettü Tarihinden Önce Satmayın: Temettü alabilmek için hisse senetlerinizi temettü tarihinden önce satmamanız gerekmektedir. Temettü ödemesi, o tarih itibarıyla hisse senedine sahip olan yatırımcılara yapılır.
  4. Temettü Miktarını ve Ödeme Şeklini Öğrenin: Şirketin temettü miktarı ve ödeme şekli temettü açıklaması ile duyurulur. Temettü genellikle nakit olarak veya ek hisse senetleri olarak ödenir. Temettü ödeme tarihi de açıklamada belirtilir.
  5. Temettü Ödemesini Hesabınıza Alın: Türkiye’de, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin temettü ödemeleri genellikle yatırımcıların yatırım hesaplarına otomatik olarak yapılır. Bu nedenle, temettü ödemesini almak için ekstra bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Ödemenin yatırım hesabınıza yattığını kontrol etmek için hesap geçmişinizi veya banka bildirimlerinizi inceleyebilirsiniz.
  6. Vergi Durumunu Göz Önünde Bulundurun: Türkiye’de temettü gelirleri vergilendirilir. Temettü ödemelerinden alınacak vergi oranları ve vergi beyanı işlemleri hakkında bilgi sahibi olmalısınız.
  7. Temettü ile Yeniden Yatırım Yapmayı Düşünün: Temettü ödemesini aldıktan sonra bu geliri yeniden yatırım yaparak yeni hisse senetleri satın alabilir veya kişisel harcamalarınızda kullanabilirsiniz. Temettü alımı, yatırım stratejinize ve finansal hedeflerinize bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Borsada temettü almak oldukça yaygın bir uygulamadır ve yatırımcılar için önemli bir gelir kaynağıdır. Temettü ödemelerini dikkatle takip etmek ve vergi konularında dikkatli olmak, sağlıklı bir yatırım portföyü oluştururken temettüden maksimum faydalanmanıza yardımcı olacaktır.

Yurt dışı piyasalarda temettü nasıl çalışır?

Yurt dışı piyasalarda temettü işleyişi, ülke ve şirket politikalarına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bazı ülkeler yüksek temettü verirken, diğerleri daha az temettü ödeyebilir. Yatırımcılar, uluslararası piyasalarda yatırım yaparken temettü politikalarını araştırmalı ve anlamalıdır.

ABD piyasalarında temettü almak için izlenmesi gereken genel adımlar şöyle:

  1. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Üzerinden Araştırma Yapın: İlk adım olarak, ABD’de işlem gören şirketlerin hisse senetlerini incelemeye başlayın. SEC web sitesi (https://www.sec.gov/) bu konuda önemli bir kaynaktır. Şirketlerin finansal raporları, temettü tarihleri ve temettü politikaları gibi bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
  2. Yatırım Hesabı Açın: ABD piyasalarında hisse senedi alım satımı yapabilmek için bir yatırım hesabı açmanız gerekmektedir. Bu hesabı, bir aracı kurum veya çevrimiçi yatırım platformları aracılığıyla açabilirsiniz.
  3. Hisse Senedi Seçimi ve Alımı: Temettü alabilmek için önce hisse senedi almanız gerekecektir. Araştırmalarınız sonucunda temettü ödemesi yapan şirketleri seçin ve bu hisse senetlerini yatırım hesabınız üzerinden satın alın. Hisselerinizi seçerken temettü verimi, şirketin mali durumu ve temettü ödeme geçmişi gibi faktörleri göz önünde bulundurun.
  4. Temettü Tarihlerini Takip Edin: Her şirketin temettü ödeme tarihleri farklıdır. Temettü ödeme tarihlerini ve miktarlarını öğrenmek için ilgili şirketin yatırımcı ilişkileri bölümünden veya finansal haber kaynaklarından bilgi edinin. Bu tarihleri kaçırmamak önemlidir.
  5. Temettü Ödemelerini Hesabınıza Alın: ABD’de hisse senedi alım satımı yapan yatırımcılar genellikle temettü ödemelerini doğrudan yatırım hesaplarına alırlar. Ödeme tarihinde hesabınıza yatırılan temettü miktarını kontrol edin.
  6. Vergi Durumu Hakkında Bilgi Edinin: ABD’de temettü gelirleri belirli bir vergi oranına tabi tutulur. Temettü gelirleriniz üzerinden ödemeniz gereken vergi miktarını hesaplamak ve gerekli vergi beyannamesini doldurmak için yerel vergi kurallarına ve federal vergi yasalarına dikkat edin.
  7. Temettüyü Yeniden Yatırım Yapın veya Harcayın: Temettü ödemelerini yeniden yatırım yaparak yeni hisse senetleri satın alabilir veya kişisel harcamalarınızda kullanabilirsiniz. Temettü alımı, yatırım stratejinize ve finansal hedeflerinize bağlı olarak değişebilir.

Bir hisse neden temettü verir?

Bir şirket, temettü ödemesi yaparak yatırımcılarına kârlarından pay verir çünkü bu, yatırımcıların şirkete olan güvenini artırır ve hisse senetlerini cazip kılar. Ayrıca, düzenli temettü ödemeleri, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlarını teşvik edebilir. Aynı zamanda temettü ödemesi, şirketin mali durumunu ve performansını yatırımcılara gösteren bir gösterge olarak da kullanılabilir.

Sonuç olarak temettü, hisse senedi yatırımcıları için önemli bir kazanç kaynağıdır ve yatırımcılar için farklı pazarlarda farklı şekillerde işleyebilir. Temettü alırken dikkat edilmesi gereken bazı faktörler vardır ve yatırımcılar bu faktörleri göz önünde bulundurarak en iyi yatırım kararlarını verebilirler.

Temettü almak için en geç ne zaman hisse alımı yapılmalıdır?

Temettü dağıtım tarihleri, yatırımcılar için oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Bu tarihler önceden Borsa İstanbul (BIST) tarafından belirlenir ve kamuoyuna duyurulur. Temettüyü alabilmek için hisse senetlerine yatırım yapmanız yeterlidir.

Hisseyi temettü tarihinden bir önceki gün alsanız bile temettü ödemelerinden faydalanabilirsiniz.

Temettü alırken dikkat edilmesi gerekenler

  1. Temettü Tarihlerini Takip Edin: Temettü tarihlerini takip ederek ödemenin ne zaman yapılacağını bilirsiniz.
  2. Temettü Verimini Değerlendirin: Bir hisse senedinin temettü verimi, temettü miktarının hisse senedi fiyatına oranını ifade eder. Yüksek temettü verimi, yatırımcılara daha fazla kazanç sağlayabilir.
  3. Vergi Durumunu Göz Önünde Bulundurun: Temettü gelirleri genellikle vergilendirilir. Vergi yükünü hesaba katmak önemlidir.

Huawei sağlık uygulaması neler sunuyor?

Huawei, Mart 2023’ün başlarında Sağlık uygulamasının Singapur Sağlığı Geliştirme Kurulu’nun (HPB) Sağlıklı 365 mobil uygulamasıyla entegre edildiğini duyurdu. Bununla birlikte Huawei Health, kullanıcı deneyimini iyileştiriyor. Bu amaçla uygulamanın kullanıcı arayüzü ekranı ve performansı için yeni optimizasyonlarla 13.1.5.320 sürümünü alıyor.

Huawei, giyilebilir cihaz yönetimi için daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak amacıyla sürekli olarak Huawei Health’te yeni değişiklikler yapıyor. Watch 4 serisini zaten piyasaya sürdüğü için uygulamanın en iyi şekilde çalıştığından emin olmak istiyor. Huawei Health, sağlığınızı takip etmenize veya akıllı giyilebilir cihazlarınızı rahatça yönetmenize olanak tanıyor. Hepsi bu kadar değil, bu uygulama hizmetinizde işbirliğini ve özelleştirmeleri mümkün kılacak.

Huawei sağlık uygulaması Play Store’da yer almıyor

Huawei Health uygulaması geçtiğimiz aylarda Play Store’dan kaldırıldı. İsteyen kullanıcılar uygulamayı Strava ile senkronize edebiliyor. Huawei Health uygulamasının artık Google Play Store’da bulunmuyor. Tıpkı Samsung Health uygulaması gibi kullanıcılarına benzer bilgiler sağlayan bir sağlık takip uygulaması olarak  önemli bir kullanıcı kitlesine sahipti. En önemlisi de Sağlık uygulamasını yüzbinlerce kişi kullanıyor. Kullanıcılar, telefonlarındaki uygulama ile kondisyonlarını ve sağlıkla ilgili diğer aktivitelerini yönetebiliyor ve takip edebiliyor. Kullanıcılar kalp atış hızını izleyebiliyor. Bununla birlikte uykuyu takibi, adım sayımı yapılabiliyor. Ancak uygulamayı sağlayan Huawei olduğu için sağlık uygulamasının Google Play Store’da bulunmuyor.

Halihazırda HUAWEI Health’e mevcut bir HUAWEI Kimliği ile giriş yaptıysanız çıkış yapmanız gerekiyor. Mevcut hesabınızdaki mevcut etkinlik verileri Strava ile senkronize edilmeyecek, yalnızca HUAWEI Health’i Strava ile yerel olarak eşleştirdikten sonra yeni verileri senkronize edecek. HUAWEI Health’i açın, Ben sekmesine dokunun, üst kısımdaki profil resminize ve Oturumu kapat düğmesine dokunun. Bir HUAWEI telefonu kullanıyorsanız, telefonun Ayarlar menüsünden HUAWEI Kimliğinizin oturumunu da kapatmak isteyeceksiniz.

HUAWEI Health’i Android’de Strava ile senkronize edebilirsiniz

  • HUAWEI Health’teki verileri silmeniz gerekiyor. Telefonunuzun Ayarlar menüsünde Uygulamalar’a gidin, HUAWEI Health’i Durdurmaya Zorlayın ve HUAWEI Health için önbelleği ve verileri temizleyin.
  • Uçak modunu açın. Bu, HUAWEI Health’in otomatik olarak mevcut HUAWEI Kimliğinize tekrar giriş yapmasını durdurur.
  • Giyilebilir cihazınızı fabrika ayarlarına sıfırlamalısınız.
  • HUAWEI Health’i başlatın. En üstte ülkenizi seçme seçeneğiniz olmalı. Halihazırda Strava için yerel desteği olan bir ülke seçin (örn. Singapur). İleri’ye dokunun.
  • Bir sonraki ekranda Kabul Et’e dokunun. Şimdi ana HUAWEI Sağlık kontrol paneli ekranında olmalısınız.

AirPods Pro da USB-C bağlantısı alıyor

0

Teknoloji devi Apple, iPhone 15 serisinin tanıtımıyla birlikte büyük bir değişikliğe gidiyor. Şirket, uzun yıllardır kullandığı Lightning bağlantı noktasını terk ederek, USB-C bağlantı standardına geçiş yapıyor. Bu önemli değişiklik sadece iPhone’larda değil, popüler kablosuz kulaklık modeli AirPods Pro’da da kendini gösteriyor. Apple, AirPods Pro’nun şarj kutusunu da USB-C girişiyle yenileyerek, kullanıcılarına büyük bir kolaylık sunmayı amaçlıyor.

Bu gelişme, Apple kullanıcıları için oldukça önemli bir adım. Artık hem iPhone 15 kullanıcıları hem de en yeni AirPods Pro sahipleri, telefonlarının ve kulaklıklarının şarj kutularını aynı USB-C kablosuyla doldurabilecekler. Bu, kullanıcıların tek bir kablo ile hem telefonlarını hem de kulaklıklarını şarj etmelerini sağlayarak kablolardan kurtulma ve taşıma kolaylığı sağlayacak.

Daha da önemlisi, Apple, AirPods’un pilini şimdi iPhone’a bağlayarak doldurmanın da mümkün olacağını açıkladı. Bu, kullanıcıların AirPods’un pilini düşük olduğunda hızlıca iPhone’larından enerji alarak kullanmalarına imkan tanıyacak.

AirPods Pro’nun USB-C’ye geçişi, Apple’ın genel olarak bu bağlantı teknolojisini kademeli olarak benimsemesinin son adımı olarak görülebilir. Şirket, önceki yıllarda Mac, iPad, iPhone ve hatta Apple TV 4K’nın uzaktan kumandası gibi çeşitli aksesuarlarında USB-C’ye geçiş yapmıştı. Ayrıca, Apple’ın etkinlik sırasında, EarPods kablolu kulaklığının USB-C çıkışlı bir versiyonunu da tanıttı.

Ancak, bu önemli değişiklik, AirPods ve AirPods Max gibi diğer Apple kulaklık modellerine henüz uğramadı. Bu ürünler, hala Lightning bağlantı standardıyla satılmaya devam edecek gibi görünüyor. Apple, bu ürünlerin de USB-C ile yenilenmesi konusunda herhangi bir resmi açıklama yapmamış olsa da, gelecekte bu tür bir güncellemeye yönelik spekülasyonlar bulunuyor.

Sonuç olarak, Apple, bu güncelleme ile kullanıcılarına daha fazla cihaz uyumluluğu ve kullanım kolaylığı sunmayı amaçlıyor. USB-C standardının benimsenmesi, Apple ekosistemi içindeki cihazlar arasındaki uyumu artırarak kullanıcı deneyimini iyileştireceğe benziyor.

Samsung iPhone 15’in ekranlarını üretecek

Apple’ın akşam saat 20.30’da gerçekleştireceği etkinliğinde tanıtılacak iPhone 15 serisi için OLED ekran tedariki konusunda değişiklikler yaşanıyor. Son raporlara göre, BOE’nin ürettiği OLED panellerin Apple’ın kalite kontrol testlerinden geçemediği belirtiliyor ve bu nedenle Apple, ekran siparişlerinin çoğunu Samsung’a vermeye karar verdi.

BOE’nin OLED panellerinin Apple’ın kalite kontrol testlerini geçemediği söylentilerinin ardından, Apple’ın ekran siparişlerinin büyük bir kısmını Güney Koreli iş ortağı Samsung’a yönlendireceği haberleri teknoloji dünyasında yankı uyandırdı.

Apple’ın son iPhone serisi olan iPhone 15 ve iPhone 15 Pro Max’in ekranlarının LTPO OLED teknolojisiyle donatılacağı uzun süredir gündemdeydi. Ancak, sürpriz bir gelişme yaşandı. Standart iPhone 15 ve iPhone 15 Plus modellerinin ekranları için önceden planlanan LTPS OLED panelleri BOE tarafından sağlanacaktı. Fakat BOE’nin bu panelleri Apple’ın sıkı gereksinimleri altında üretme konusunda başarısız olduğu iddia ediliyor. Özellikle Face ID için gereken hassas delik çentiği konusundaki sorunlar nedeniyle, Apple’ın son dakikada ekran siparişlerini değiştirdiği belirtiliyor.

Apple, iPhone 14 serisinin ekranlarının %70’ten fazlasını Samsung’un OLED panelleriyle donatmıştı ve bu işbirliğinin kalitesi büyük beğeni toplamıştı. Şimdi ise Samsung, iPhone 15 serisinde de önde gelen ekran tedarikçilerinden biri olarak yer alacak. LTPO OLED ekranları, daha düşük güç tüketimi ve daha akıcı ekran performansı sunarak kullanıcılara üstün bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Bu gelişmeler, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratırken, Apple’ın ürün kalitesini ve müşteri memnuniyetini koruma yolundaki kararlılığını da gösteriyor. iPhone 15 serisinin ekranları, daha canlı renkler ve daha yüksek kontrast oranı gibi özelliklerle öne çıkarak kullanıcıları etkilemeye hazırlanıyor.

Nikola Motor’un elektrikli tırları yine yandı

Amerikalı elektrikli taşıt üreticisi Nikola Motor Company, son aylarda elektrikli tırlarının yangın vakalarıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Şirketin Tre BEV modeli, dördüncü kez “termal bir olay” sonucunda alevler içerisinde kaldı. İncelenen olaylar, soğutma sıvısı sızıntısının neden olabileceğini gösteriyor.

Ağustos ayının ortalarında, şirket yangına yol açabilecek bir kusuru gidermek amacıyla müşterilere teslim edilen neredeyse tüm araçları geri çağırmak zorunda kaldı. Ancak, bu geri çağırma süreci hız kazanırken, şirketin Arizona’daki merkezinde başka bir elektrikli tır daha yangın riskiyle karşı karşıya kaldı. Söz konusu araç, Phoenix’teki genel merkeze yakın bir yerde batarya yangını incelemesi ve testler için kullanılıyordu. Neyse ki, yangın sonucunda herhangi bir yaralanma yaşanmadı ve Phoenix İtfaiyesi hızla müdahale ederek yangını kontrol altına aldı.

Şirket, bu tür yangınların nedenlerini daha önceki incelemelerde soğutma sıvısı sızıntısı olarak tespit etmişti. Bu sebeple, Nikola Motor, bir çözüme ulaşılana kadar elektrikli tırlarının satışını geçici olarak durdurma kararı aldı. Ancak, Tre BEV modeli yangın riskiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor ve son olay, toplamda sadece 209 adet üretilen bu modeldeki dördüncü yangın vakası olarak kayıtlara geçti. Üstelik bu dört yangın olayı da son dört ay içinde meydana geldi.

Nikola Motor Company, yangın vakalarıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve güvenlik önlemlerini artırmak için çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. Elektrikli taşıtların güvenliği açısından önemli bir sorun olarak göz önünde bulundurulan bu gelişmeler, şirketin gelecekteki ürünlerini ve müşteri güvenini nasıl etkileyeceği konusunda endişeleri artırıyor.

Türkiye’de e-ihracat yapmak isteyenlere sunulan teşvikler

0

Amazon Türkiye ve PwC Türkiye iş birliği ile hazırlanan “Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü” raporunda KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracat faaliyetlerinin durumunu ortaya koyan verilerin yanında e-ticarette işlerini büyütmek isteyenler için bilgiler yer alıyor. Raporun en dikkat çeken kısmı ise ülkemizde e-ihracat ile işlerini büyütmek isteyenlere sunulan teşvikler oldu.

İşte Türkiye’de e-ihracat yapmak isteyenlere sunulan teşvikler

E-ticarette sınırları ortadan kaldıran gelişmelere yer verilen rapora göre çevrimiçi pazarlama platformlarının artan önemi bu büyümeye ivme kazandırıyor. Raporda, yeni fırsatlar ve gelişmelerin tüketicilerin yerel pazarların ötesine geçmesini teşvik ettiğine ve çevrimiçi alışverişteki küresel artışı hızlandırdığına vurgu yapılıyor.

Rapora göre çevrimiçi kanallar üzerinden yapılan sınır ötesi alışverişler genellikle yerel pazarlarda talep karşılıksız kaldığında, istenilen ürüne ulaşılamadığında gerçekleştiriliyor. Artan dış pazar fırsatları ve uluslararası tedarik zinciri ağlarına entegrasyon vaadi, yenilikçi teknolojik gelişmelerle birlikte çevrimiçi alışveriş engellerinin aşılmasına yardımcı oluyor. 

Teknoloji cihazlarının kullanımındaki artış da tüketiciler için ülke sınırlarını aşan ticari fırsatlar yaratıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa pazarlarındaki tüketiciler sınır ötesi alışverişlerinde bilgisayar kullanmayı tercih ederken Asya-Pasifik bölgesi, Afrika ve Orta Doğu gibi bölgelerde sınır ötesi işlemlerin mobil cihazlar üzerinden gerçekleştirilme seviyesi nispeten daha yüksek.

2022 itibarıyla gerçekleşen çevrimiçi satışların beşte birinden fazlası sınır ötesi olurken tüketiciler giderek yurt dışı menşeli satıcı ve üreticilerden alışveriş yapmaya daha fazla alışıyor. Statista verilerine göre ABD ve Çin mevcut durumda tüketiciler için en popüler yurt dışı alış noktalarını temsil ediyor.

Türkiye’de de e-ihracat hacmi büyüyor

E-ticaret ve e-ihracatın küresel paylarının yıllar içinde giderek artmasıyla birlikte, tüketicilerin değişen tercih ve alışkanlıkları ve alışveriş için internet kullanımının artması, Türkiye’deki e-ihracat hacminin de büyümesine neden oluyor. Raporda yer alan Euromonitor verilerine göre, küresel sınır ötesi e-ticaret perakende değeri 2017 yılında 1,4 trilyon dolar iken 2022 yılında 3,5 trilyon dolara ulaştı.

ETBIS verilerine göre Türkiye’de yurt dışından yapılan harcamalar 2019 yılında 12,2 milyar TL iken, bu değer 2022 yılında 33,8 milyar TL’ye yükseldi. Başka bir deyişle, 2017 – 2022 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde küresel sınır ötesi e-ticaret hacmi 2,5 kat artarken Türkiye’deki e-ihracat hacmi 2019 – 2022, yani 3 yıllık bir dönemde 2,8 kat arttı. Raporda bu durum, Türkiye’de büyüyen e-ihracatın artan potansiyelinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’de sunulan e-ihracat teşvikleri 

Raporda Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere sunulan e-ihracat teşvikleri hakkında da faydalı bilgilere yer veriliyor. Teşviklerden öne çıkanlar şu şekilde özetleniyor:

  • Pazara Giriş Raporu Desteği: Pazara giriş stratejilerini detaylandıran sektörel, hedef ülke ve e-ihracat odaklı raporlar için parasal destek.
  • Dijital Pazaryeri Tanıtım Desteği: E-ihracat konsorsiyumları ve e-ticaret sitelerine pazaryeri operatörlerinde verilen dijital reklamlara ilişkin nakit destek.
  • E-ihracat Tanıtım Desteği: Pazaryerleri, B2B platformları, e-ticaret siteleri veya e-ihracat konsorsiyumlarında faaliyet gösteren markaların pazarlama giderleri.
  • Sipariş Karşılama Hizmeti: Yararlanıcı giderleri (şirketler, e-ihracat konsorsiyumları, perakende e-ticaret siteleri ve pazaryerleri).
  • Yurt Dışı Depo Kiralama Desteği: E-ihracat konsorsiyumları, e-ticaret siteleri ve pazaryerleri ürünlerinin hızlı teslimatını sağlamak ve iade süreçlerini yönetmek için yurt dışında kiralanan depoların kira giderleri.
  • Yurt Dışı Pazaryeri Entegrasyon Desteği: E-İhracat Konsorsiyumu’nun yurt dışı pazaryeri, perakende e-ticaret siteleri ve yurt içinde yapılacak entegrasyon hizmetleri ile ilgili giderler.
  • Çevrimiçi Mağaza ve Hedef Ülke E-ticaret Paydaşlarından Hizmet Desteği: Şirketlerin, e-ihracat konsorsiyumlarının ve perakende e-ticaret sitelerinin hedef ülkelerin yurt dışı pazarlarında çevrimiçi mağazalarının açılmasına ilişkin harcamaları.
  • Pazaryeri Komisyon Gideri Desteği: Yurt dışı pazaryerleri aracılığıyla gerçekleştirilen hedef ülkelerdeki pazaryeri komisyon giderleri.

Otokar Avrupa’da büyümeye devam ediyor

0

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, ticari araçlarda hedef pazarı olan Avrupa’da başarılı çıkışını sürdürürken aynı zamanda büyüme için stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Avrupa başta olmak 60’tan fazla ülke yollarında on binlerce otobüsüyle milyonlarca yolcu taşıyan Otokar, 2010 yılından beri İtalya’daki bayisi olan Mauri Bus System’ı satın aldı. Otokar bundan böyle İtalya’daki müşterilerine daha yakın olarak beklenti ve ihtiyaçlarını yakından takip edecek, ülkedeki etkinliğini daha da arttıracak.

Otokar’ın İtalya otobüs pazarındaki başarısına önemli katkılar sağlayan Mauri Bus System, bugüne kadar 700’den fazla otobüs teslimatına imza attı. Geçtiğimiz sene 101. kuruluş yılını kutlayan şirket, ülkedeki Otokar marka araçların satışının yanı sıra satış sonrası hizmetlerini de sunuyordu. 

101 yıllık tarihi ile geçmişte İtalya otobüs pazarında pek çok ilke imza atmış, İtalya’nın en köklü şirketlerinden biri olan Mauri Bus System’ın iştirak şirketleri arasına katılmasından büyük mutluluk ve heyecan duyduklarını belirten Otokar Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman “Yaklaşık 13 yıldır başarıyla devam eden iş birliğimizi bu satın alma ile yepyeni bir noktaya taşıdık. Bu başarının ardında yatan en büyük etken her zaman müşteri odaklı yaklaşımı olmuştur. Artık İtalya’daki müşterilerimize her zamankinden daha yakın olacağız, ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde anlayacağız. Yeni oluşumun hayırlı olmasını diliyorum.” 

“İtalya, Avrupa’daki hedef ülkelerimiz arasında en önemli pazarlarımızdan bir tanesi. 2010 yılından bu yana Otokar otobüsleri İtalya yollarında yolcu taşımacılığında hizmet veriyor. İtalya   Avrupa’daki ikinci en büyük pazarımız olma özelliğine sahip. Otokar’ın ülkede halihazırdaki başarısının bundan sonra katlanarak artacağına inanıyoruz.” dedi. 

Cirosunun yüzde 70’inden fazlasını yurt dışı satışlarından elde eden firmanın Dünya’da dört iştirak şirketi bulunuyor. Bu satın almayla birlikte Avrupa’da faaliyet gösteren Fransa ve Romanya şirketlerine İtalya’yı da eklemiş oluyor.

Avrupa’da otobüs alanında özellikle Fransa, İtalya ve İspanya’da öncelikli tercihlerden olan Otokar, son dönemdeki başarılı satışları ile de dikkat çekiyor. Otokar geçtiğimiz yıllarda İtalya pazarında önemli çerçeve anlaşmaları imzaladı. Sözleşmeler kapsamında, 2022 yılında Doruk ve Kent otobüsleri için siparişler alındı. Alternatifli yakıtlı otobüsleri de kapsayan bu siparişlerden Toskana ve Puglia bölgelerinde hizmet verecek olan Otokar otobüslerinin büyük kısmı doğalgazlı olacak. Otokar ayrıca son dönemde İtalya’nın farklı şehirlerinde hizmet vermek üzere elektrikli otobüs siparişleri de aldı. 

Mauri Bus System SrL

1921 yılında karoseri onarım atölyesi olarak kurulan Mauri Bus System SrL, 100 yılı aşkın tarihi boyunca otobüs alanında pek çok ilke imza attı. İtalya’nın ilk aluminyum gövdeli körüklü otobüsünü, Avrupa’nın ilk acil durum dizel motorlu troleybüsünü, İtalya pazarının ilk 12 metre tam alçak tabanlı otobüsünü geliştirip üreten şirket olma özelliğine sahip Mauri, aynı zamanda İtalya’nın en bilinen otobüs markalarından biri. Geniş ve yetkin servis ağının yanı sıra İtalya’da kendi yedek parça organizasyonuna da sahip şirket, 2010 yılından bu yana Otokar’ın İtalya’daki otobüs bayisi olarak faaliyet gösteriyordu. Mauri Bus System, Otokar’ın İtalya’daki başarısında büyük bir rol oynadı. 

Amazon Prime fiyat güncellemesi yapacak mı?

Amazon Prime fiyat avantajıyla platformlar arasında en dikkat çekeni. Amazon prime fiyat politikasında en son 25 Nisan’da değişikliğe gitmişti.

Prime uygun fiyatlı erişim stratejisi izleyerek uzun bir süre üyelik ücretlerine zam yapmadı. Hatta 7,90 TL’lik üyelik ücreti, üyelere sunduğu avantajlarla çok daha fazlasını sağlıyordu diyebiliriz. Ancak Amazon da bu akıma uyum sağlayarak üyelik ücretinde ciddi bir artışa gitti ve 39 TL olarak yeni üyelik fiyatını belirledi. Amazon Prime üyeliği, abonelere Prime gönderimiyle daha hızlı teslimat, Prime Video’ya erişim, Prime Music, Prime Deals, Prime Reading, Prime Gaming ve Amazon Family gibi çeşitli avantajlar sunuyor. Amazon Prime’da fiyat konusunda yakın zamanda bir değişiklik yapılması beklenmiyor. Bununla birlikte eğer sürpriz bir gelişme olmazsa bu fiyat değişikliği Ocak 2024’e olmayacak diyebiliriz. Kur dalgalanması veya diğer platformlarda fiyat konusunda strateji değişikliği olmazsa bu senaryo gerçekleşecek. Böylelikle 2023 yılı içerisinde beklenmedik durum yaşanmazsa, Amazon Prime en rekabetçi platform olmayı sürdürecek.

Amazon Prime strateji değiştirecek mi?

Amazon fiyat artışı konusunda ise aşağıdaki açıklamayı yapmıştı:

Prime, Amazon’un tasarruf, kolaylık ve eğlenceyi bir arada sunduğu üyelik hizmeti. 2020 yılında Türkiye’de hizmete girmesinden bu yana, Prime’ı üyelerimiz için daha da değerli hale getirmek adına yatırımlarımızı sürdürürdük. Hızlı, ücretsiz, sınırsız Prime teslimatına daha fazla ürün seçeneği ekledik. Ücretsiz ertesi gün teslimat yapılan il sayısını 17’den 50’ye çıkardık, “Çok Al, Az Öde”, randevulu teslimat ve indirimlere erken erişim gibi yepyeni avantajları üyelerimize sunduk.

Ayrıca Prime Video’da, “Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri” gibi Amazon Originals içeriklerinin sayısını artırdık. Bergen ve “Rüyanda Görürsün” dahil gibi birçok film ve diziyle içeriğimizi zenginleştirdik.

25 Nisan itibariyle Prime hizmetimizin aylık üyelik fiyatını 39 TL olarak güncelliyoruz. Bu yeni fiyat yeni üyeler için 25 Nisan’dan, mevcut Prime üyelerimiz için 25 Mayıs’tan sonraki ilk fatura döneminden itibaren geçerli olacak. Bu, Türkiye’de Prime’ın hizmete girdiği 2020 yılından bu yana yapılan ilk değişiklik. Prime ile üyelerimize benzersiz avantajlar sunmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Muhtemelen bilmediğiniz Zoom özellikleri

Zoom’un 2020 yılında pandemi nedeniyle popülaritesi patladığında birçok kişi onu ilk kez kullandı. Bu gereklilik neredeyse herkesin sanal toplantıların temellerine bağlı kalmasına yol açtı.  Ancak halen yalnızca temel özelliklerini kullanıyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz demek. Aramalarınızı çok daha eğlenceli ve kullanışlı hale getirmenin birçok yolu vardır, ancak bunların var olduğu her zaman açık değil. Bu yazımızda muhtemelen bilmediğiniz özellikleri listeledik.

Kullanabileceğiniz Zoom özellikleri

Kendinize bakmayı bırakın

Hepimiz görüntülü görüşmelerde düzgün görünmek isteriz, ancak toplantı sırasında sürekli kendinize bakmak iyi bir fikir değildir.  Bunun yerine, ışıklandırma ve çerçevelemeden memnun kaldığınızda sağ üst köşedeki ‘Görüntüle’ düğmesini tıklayın ve ‘Kendi Görünümünü Gizle’yi tıklayın.

ürükleyici Görünümü Kullanın

Sadece konuşan kişiye veya tüm katılımcıların yer aldığı bir tabloya bakmak yerine, en azından aynı odadaymışsınız gibi görünmesini sağlayacak bir şeye ne dersiniz? Sürükleyici Görünüme tek bir sanal arka plana 25’e kadar katılımcıyı yerleştirmenize olanak tanır. Sınıf, oditoryum ve hatta sanat galerisi dahil, aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda seçenek var. Sağ üst köşedeki ‘Görüntüle’ düğmesini tıklayın ve ardından ‘Sürükleyici’yi seçin. Açılan pencereden hangi sanal ortamı kullanmak istediğinizi seçin; bazılarının indirilmesi birkaç saniye sürecek.

Avatar oluşturun

Videonuzu hiç göstermemeyi tercih ediyorsanız bunun yerine bir avatara ne dersiniz? Gündelik toplantılar için uygun olsa da ve muhtemelen başkalarının gerçek sizi görmesi gerektiğinde uygun olmasa da avatarlar, görüntülü görüşmelerinize kişilik katmanın eğlenceli bir yolu olabilir.

Ana Yakınlaştırma ana ekranından, profil simgenizin hemen altında, sağ üst köşedeki Ayarlar dişli çarkına tıklayın. Sol taraftan ‘Arka Plan ve Efektler’i, ardından ‘Avatarlar’ı seçin.

PowerPoint’i sanal arka plan olarak kullanma

Arka planınıza bulanıklık veya resim eklemek Zoom’un popüler bir özelliği. Peki tam bir PowerPoint sunumuna ne dersiniz? Bir gruba sunum yapmak için harika bir seçenek.

Toplantı sahibinin izin vermesi koşuluyla herkes PowerPoint arka planıyla sunum yapabilir. Aramaya katıldıktan sonra yeşil ‘Ekranı Paylaş’ düğmesini tıklayın ve ardından ‘Gelişmiş’ sekmesini seçin. ‘Sanal Arka Plan Olarak PowerPoint’i çift tıklayın, ardından PowerPoint dosyanızı seçin.

Kaybolan kalemi kullanın

Katılımcıların, görüşmenin içinden paylaşılan bir belgeye notlar ve diğer bilgileri eklemesine olanak tanıyan Zoom’un açıklama ekleme özelliklerini biliyor olabilirsiniz. Ancak birisinin dikkatini bir şeye çekmek için onun her yerini çizmek istemezsiniz. Bunun yerine çizimlerin yalnızca birkaç saniye sonra kaybolmasını sağlayan kaybolan kalemi kullanabilirsiniz.

Bunu kullanmak için bir arama başlatın ve yeşil ‘Ekranı Paylaş’ düğmesini tıklayın ve hangi pencereyi paylaşmak istediğinizi seçin. Üstteki araç çubuğundan ‘Açıklama Ekle’ düğmesini tıklayın, ardından ‘Spot Işığı’nın üzerine gelin ve bir kalemin altındaki kesikli çizgiye benzeyen simgeyi seçin. Böylelikle kaybolan kalemi aktif edebilirsiniz.

Canlı altyazıları açabilirsiniz

Canlı Altyazılar, işitme güçlüğü çeken kişilerin toplantıda söylenenleri anlamalarına olanak tanıyan mükemmel bir erişilebilirlik özellik. A Başlamak için Zoom web sitesini açın ve oturum açın. Sol taraftan ‘Ayarlar’a, ardından ‘Toplantı’ya ve ‘Toplantıda (Gelişmiş)’e tıklayın. ‘Otomatik altyazılar’a ilerleyin ve açmak için açma/kapatma düğmesini tıklayın.

Video mesajlar gönder

Zoom uygulamasını açmanız ve üstteki ‘Takım Sohbeti’ bölümünü tıklamanız yeterli. Video mesajı göndermek istediğiniz birini bulun veya yeni bir sohbet başlatmak için mavi oluştur düğmesini tıklayın. Ardından ekranın alt kısmındaki araç çubuğundaki video kamera simgesini tıklayın. Sanal bir arka plan ve/veya filtre seçmek için görüntü simgesine tıklayın (isterseniz) ve ardından ‘Kaydet’e tıklayın.

Sözsüz geri bildirimde bulunun

Büyük toplantılarda yanıt vermek istediğinizde konuşmaya başlamak çoğu zaman uygun değildir. Sohbette mesajlaşmak daha iyi bir seçenektir ancak kolaylıkla gözden kaçabilir. Bunu kullanmak için bir toplantıya katılmanız ve ekranın alt kısmındaki araç çubuğundan ‘Tepkiler’ düğmesini tıklamanız yeterli. ‘El kaldır’ı seçtiğinizde adınızın ve video yayınınızın yanında bir el emojisi görüntülenecek. Konuşmayı bitirdikten sonra ‘Elinizi indirin’ seçeneğine tıklamanız yeterli.

iPhone 15 pil ömründe beklenen iyileştirmeleri karşılayamadı

0

Apple, son etkinliğinde tanıttığı yeni cihazlarıyla, pil ömrü konusundaki beklentileri karşılayamadı. Özellikle S9 ve A17 yongalarının büyük verimlilik iyileştirmeleri hakkında yapılan söylentilerin aksine, kullanıcılar iPhone 15 serisinin önceki nesillerle benzer pil ömrüne sahip olduklarını gördüler.

Apple’ın yeni akıllı saatleri olan Apple Watch Series 9 ve Apple Watch Ultra 2, düşük güç modunda sırasıyla 18 saat ve 36 saat pil ömrü sunuyorlar. Bu değerler, önceki nesil cihazlarla aynı seviyede bulunuyor., yeni modellerin pil ömründe belirgin bir artış olmadı

iPhone 15 pil ömrü konusunda, geniş bir yelpazede sunulan yeni telefonlar arasında yer alıyor. Ancak, iPhone 15 pil ömrü konusunda beklenen gelişmeleri sunamıyor. İşte yeni iPhone modellerinin pil ömrü:

  • iPhone 15: 20 saat
  • iPhone 15 Plus: 26 saat
  • iPhone 15 Pro: 23 saat
  • iPhone 15 Pro Max: 29 saat

Bu değerler, önceki nesil iPhone 14 serisi ile neredeyse aynı seviyede bulunuyor.

Tüm bu verilere dayanarak, Apple’ın S9 ve A17 yongalarındaki verimlilik iyileştirmelerinin pil ömründe belirgin bir iyileştirme getirmediği sonucuna varabiliriz. Her ne kadar teorik olarak daha yüksek verimlilik sunuyorlarsa da, yeni cihazlar önceki nesillerle benzer pil ömrüne sahipler. Elbette, gerçek dünya kullanımında bazı farklar olabilir, ancak şu anki veriler bu söylentilere karşılık gelmiyor. Apple kullanıcıları, pil ömrü konusundaki beklentilerini karşılayamayan bu yeni cihazlar hakkında düşünmek zorunda kalacaklar.

Apple Vision Pro çok yakında çıkıyor

Apple’ın sanal gerceklik kaskı olan Apple Vision Pro’nun 2024 başlarında piyasaya sürülmesi planlanan heyecan verici bir gelişme. Tim Cook’un bu açıklaması, Apple’ın uzun süredir devam eden çalışmalarının meyvesi olarak diyebiliriz.

Haziran ayında tanıtılan visionOS işletim sistemi, bu cihazın temelini oluşturuyor ve geliştiricilere erken erişim imkanı sunuyor. Apple, bu yeni platformun gelişimini hızlandırmak için kayıtlı geliştiricilere geliştirici kitleri ve beta sürümlerini sunmaya başlamıştır. Bu, Apple’ın Vision Pro cihazını bir ekosistem olarak kurma ve geliştirici topluluğunu bu yeni teknolojiye dahil etme çabalarının bir parçası diyebiliriz.

Apple’ın Vision Pro ile ilgili net detayları Eylül ayındaki etkinlikte vermemiş olsa da, uzamsal bilgi işlem cihazları, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojilerine dayalı olarak bir dizi potansiyel uygulama sunabilir. Bu cihazın nasıl bir kullanıcı deneyimi sunacağı ve hangi özelliklere sahip olacağı merakla bekleniyor.

Sonuç olarak, Apple Vision Pro’nun 2024 başlarında piyasaya sürülmesi, teknoloji dünyasında büyük bir etki yaratabilir ve kullanıcılar için yeni bir dijital deneyim sunma potansiyeli taşıyor. Bu gelişmeleri yakından takip etmek için heyecanla bekliyoruz.

iOS 17 ne zaman çıkacak?

Apple, son Wonderlust etkinliğinde yeni iPhone ve Apple Watch modellerini tanıttığı sırada, iOS 17 güncellemesinin çıkış tarihini de duyurarak iPhone kullanıcılarını heyecanlandırdı. Kullanıcılar arasında merakla beklenen “iOS 17 ne zaman yayınlanacak?” sorusu nihayet yanıt buldu. iOS 17 güncellemesi, 18 Eylül Pazartesi günü resmi olarak kullanıcılara sunulacak.

Bu güncelleme, iPhone XR ve daha yeni iPhone modellerine yüklenebilecek. Ayrıca, Apple’ın yeni iPhone 15 serisi ise kutudan iOS 17 yüklü olarak çıkacak, böylece kullanıcılar hemen en son özelliklerin tadını çıkarabilecekler.

iOS 17 ile gelen yenilikler:

  1. standBy modu: , standBy modu ile pil ömrünü önemli ölçüde artırıyor. Bu özellik sayesinde telefonunuzun şarjı daha uzun süre dayanacak, böylece gün boyunca daha fazla iş yapabilirsiniz.
  2. NameDrop: NameDrop, iOS 17’nin getirdiği bir diğer önemli yenilik. Artık dosya paylaşımı çok daha hızlı ve kolay. Sadece dosyayı sürükleyip bırakarak veya bir arkadaşınızın adını yazarak dosyaları paylaşabilirsiniz.
  3. Canlı Stickerlar: Mesajlaşma deneyiminize renk katmak için canlı stickerlar artık kullanılabilir. Kendi özel stickerlarınızı oluşturabilir veya uygulamanın geniş sticker koleksiyonundan seçim yapabilirsiniz.
  4. Çevrimdışı haritalar: Seyahat ederken internet bağlantısı olmadığında endişelenmenize gerek yok. , çevrimdışı haritalarla yolculuklarınızı kolaylaştırır. Haritaları önceden indirin ve çevrimdışıyken bile yol tariflerinizi alabilirsiniz.

Nasıl güncellenecek?

Yeni güncellemeyi almak için, iPhone’unuzun Ayarlar uygulamasına gidin ve “Genel” bölümüne dokunun. Ardından “Yazılım Güncelleme” seçeneğini bulun ve güncellemeyi indirip yükleyin. Güncelleme süreci sırasında Wi-Fi bağlantısı kullanmanızı öneririz.

Bu güncelleme ile ilgili daha fazla ayrıntıya ulaşmak için Apple’ın resmi internet sitesini ziyaret edebilirsiniz. iOS 17 ile iPhone deneyiminizin daha da gelişeceği kesin. Bu tarihi beklemedeyken mevcut cihazınızın yazılımını güncel tutmayı unutmayın ve 18 Eylül’de yeni özelliklerin tadını çıkarmaya başlayın!

Apple, A17 Pro işlemciye geçiyor

0

Apple, “Wonderlust” etkinliğinde son nesil iPhone’larını tanıttı. Standart iPhone 15, A16 çipini kullanmaya devam ederken, iPhone 15 Pro ve Pro Max, yeni ve güçlü A17 Pro çipine sahip olacaklar.

A16 çipi, A15’e göre küçük yükseltmeler sunarken, yeni A17 Pro çipi, son teknoloji 3 nanometre üretim süreciyle üretildiğinden daha büyük performans ve verimlilik artışları vaat ediyor. A15, 2 performans çekirdeği, 4 verimlilik çekirdeği, 5 çekirdekli bir GPU ve 16 çekirdekli Neural Engine’e sahipti.

A17 Pro çipi, 2 performans çekirdeğiyle %10 daha hızlı olacak ve verimlilik çekirdekleri önemli ölçüde daha verimli olacak. Ayrıca, Neural Engine’in neredeyse iki kat daha hızlı olması bekleniyor.

Yeni GPU, altı çekirdeğe sahip olacak ve %20’ye kadar daha hızlı performans sunarken daha verimli olacak. Özellikle oyun tutkunları için, yeni GPU ışın izleme teknolojisini destekleyecek. Apple, bu yeniliği “Apple GPU’ları tarihindeki en büyük yeniden tasarım” olarak tanımladı.

iPhone, artık USB-C bağlantı noktasına sahip olduğundan, silikon işlemcide da bu hızları destekleyecek şekilde 10 Gbps’ye kadar USB-C hızlarını görebilecek.

Apple’ın bu yeni isimlendirme stratejisi, ilginç bir değişiklik getiriyor. Genellikle her telefon çipi yalnızca bir versiyon olarak piyasaya sürülürken, bu yeni “Pro” takısı, gelecek yılın “Pro” olmayan iPhone’ları için güçlü bir çipin işareti olabilir.

iPhone uydu üzerinden yol yardımı özelliği geliyor

Apple, iPhone kullanıcıları için önemli bir güvenlik ve yardım özelliği olan Yol Yardımı’nı, Amerikan Otomobil Derneği (AAA) tarafından desteklenen bir hizmetle genişletiyor. Bu özellik sayesinde, cep telefonu kapsama alanı dışındayken araçla ilgili acil durumlarla başa çıkmak daha kolay hale geliyor. Ayrıca, geçtiğimiz yıl iPhone 14 ile birlikte tanıtılan uydu üzerinden Acil SOS özelliği ile entegre bir şekilde çalışacak.

iPhone uydu Yol Yardımı hizmeti, aracınızla yolda kaldığınızda veya benzininiz bittiğinde , hatta bir lastik patlaması gibi acil durumlarda yardım almanıza yarıyacak. Bu özellik, 911’i aramak istemediğiniz, ancak hızlı bir çözüme ihtiyaç duyduğunuz anlarda AAA’ya mesaj atarak yardım istediğinizi sağlar. Özellik, hücresel veya Wi-Fi kapsama alanının olmadığı durumlarda bile çalışabilmesi için Apple’ın uydu üzerinden Acil Durum Metni seçeneğiyle entegre çalışacak.

Yol Yardımı, Apple’ın Acil SOS uydu özelliğini kullanarak, cep telefonu kapsama alanı dışındayken aracınızdaki sorunları çözmenize yardımcı olacak. Bu özellik, uzak bölgelerde lastik patlamaları veya akü sorunları gibi beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında büyük bir avantaj.

Kullanıcılar, bu özelliği kullanmak istediklerinde, Apple’ın sunduğu kısa bir anketi doldurarak temel bilgileri AAA’ya iletecekler. AAA, bu bilgileri kullanarak hızlı bir şekilde yardım talebinde bulunan kullanıcının konumunu belirliyecek ve bir yardım ekibi gönderecek. Ancak unutulmaması gereken bir detay, uydu özelliğinin çalışabilmesi için açık bir görüş alanına ihtiyaç olması . Bu nedenle, ormanlık veya ağaçlık alanlarda sorun yaşanması durumunda özellik çalışmayabilir.

özelliğin türkiyede kullanıp kullanlmıyacağı şuan için belirsiz olduğunu belirtelim

Apple’ın iPhone’a eklediği bu yeni özellik, kullanıcıların güvenliği ve acil yardım ihtiyaçlarını daha iyi karşılamalarına yardımcı olacak gibi görünüyor. Özellikle uzak bölgelerde seyahat ederken veya keşfe çıkarken, bu tür bir acil yardım özelliği hayati önem taşıyabilir.