ABD seçiminde veri merkezi karşıtlığı öne çıktı
ABD ara seçimlerinde düzinelerce yerel oylamada veri merkezi karşıtı tercih öne çıktı. Texas'ta seçilen Hinojosa kısıtlama sözü verdi.

- ABD ara seçimlerinde düzinelerce yerel oylamada seçmenler veri merkezlerine karşı çıktı.
- Texas'ta Greg Abbott'u yenen Gina Hinojosa, veri merkezlerini kısıtlama sözü verdi.
- OpenAI, yeni politika taslağıyla artık gizlilik sözleşmesi istemeyeceğini ve planlarını paylaşacağını duyurdu.
ABD ara seçimlerinde Demokratların tarihi zaferi, veri merkezi yatırımlarının önünü de zorlaştırabilir. Düzinelerce yerel oylamada seçmenler veri merkezlerine karşı çıktı, Musk'ın şirketleri ise artık maviye dönen Texas'ta faaliyet gösteriyor. Yine de veri merkezi karşıtlığı, bu dalgayı yaratan tek neden değildi.
Sandıkta veri merkezi karşıtlığı
Salı günü pek çok yerel oylamada veri merkezi projeleri gündemdeydi. Bu oylamaların birçoğu veri merkezlerine kısıtlama ya da geçici durdurma getiriyordu ve neredeyse hepsi kabul edildi. Ancak konu her yerde oy pusulasında yer almadı, bu yüzden etkisi bölgeden bölgeye farklılaştı.

Yine de ülke genelinde yapay zeka karşıtı, özellikle de veri merkezlerine yönelik bir tepki hissediliyor. Bu tepki iki partinin seçmenine de yayılıyor, ama Demokratlar bu enerjiyi daha etkili kullanmış görünüyor. Teknoloji dünyasında yaygın görüş, Demokratların iktidarıyla veri merkezlerinin önünde yeni engeller çıkacağı yönünde.
Bu beklenti en çok Texas'ta güçlü. Çünkü Greg Abbott'u yenen Gina Hinojosa, konuyu açıkça kampanya vaadi yapmıştı. Hinojosa ayrıca göreve geldiğinde bu başlığa odaklanmak istediğini söylüyor.
Elon Musk açısından tablo ise daha karmaşık. Musk, en büyük veri merkezi yapımcılarından biri ve aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti'nin en büyük bağışçısı. Yarım milyar dolarlık bağışına karşılık pek bir şey elde etmiş görünmüyor, üstelik nihai sayımda rakam daha da artabilir. Buna karşın şirketlerinin tamamı, uzun süredir ilk kez bu kadar maviye dönen bir eyalette bulunuyor.
Tepkinin arkasında gizlilik var
Konu giderek tabandan yükselen bir mesele haline geldi. Çünkü hyperscaler denen, yani çok büyük ölçekte bulut altyapısı kuran şirketler, projelerini onaylatırken oldukça kapalı davrandı. Seçilmiş ya da atanmış yetkililerden çoğu zaman gizlilik sözleşmesi (NDA) imzalamaları istendi. Ayrıca projelerin ölçeği, su kıtlığı yaşanan Güneybatı gibi çevreye duyarlı bölgelerde bile paylaşılmadı.
Bu yüzden Cumhuriyetçi, bağımsız ve Demokrat pek çok seçmen süreci yanlış buldu. Yine de bu, tek başına belirleyici bir konu değildi.
Düzenleme sinyali gelince şirketler adım atmaya başladı. Örneğin OpenAI, 'compute campus policy blueprint' yani hesaplama kampüsü politika taslağı adlı bir belge yayımladı. Buna göre şirket artık gizlilik sözleşmesi istemeyecek. Planlarını paylaşacak ve daha az gizlilikle çalışacağı belirtiliyor. Oysa bugüne dek bu işin başka türlü yürüyemeyeceği söyleniyordu.
Taslağın bir de adlandırma boyutu var. Veri merkezleri artık 'compute campus', yani hesaplama kampüsü olarak anılıyor. Bu, politika değişikliğinin yanı sıra 'veri merkezi' ifadesinin taşıdığı olumsuz havayı silme girişimi olarak da yorumlanıyor. Ancak bazı teknoloji yorumcuları, bu adımın pek bir şey değiştirmeyeceğini düşünüyor.
Wall Street de temkinli
Bunun yanı sıra bir de finans cephesi var. Wall Street'in hyperscaler'lara ve yapay zeka şirketlerine bakışı belirgin biçimde değişti. Yatırımcılar, yeni tesislere ve hesaplama gücüne bu kadar para harcanmasından heyecan duymuyor. Dolayısıyla yeni tesis kurmamak için mali bir teşvik de ortaya çıkıyor.
Düzenleme açısından da yeni tesis kurmak muhtemelen zorlaşacak. Ancak şirketler hedefledikleri ölçeğe ulaşmak için bir yerde yeni tesis kurmak zorunda kalacak. Önümüzdeki iki yıl ve belki sonrası, teknoloji şirketleri için daha zor geçebilir. Son olarak, konunun yalnızca bu yıl seçilenler için değil, 2028 ve sonrasında da gündemde kalıp kalmayacağı belirsiz.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.