Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1123

Seul Metaverse EXPO ana sponsoru GoArt Metaverse oldu

0

Metaverse dünyasını bir araya getiren en büyük fuar olan Metaverse Expo’ya Türkiye ve ABD’de ofisleriyle faaliyet gösteren Türk yazılım şirketi RoofStacks tarafından geliştirilen GoArt Metaverse, ana sponsor oldu. İki ana sponsorun kabul edildiği organizasyonun diğer sponsoru ise Meta adını alan Facebook oldu.

RoofStacks CEO’su Burak Soylu, Güney Kore’nin metaverse’e önemli yatırımlar yapan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, GoArt Metaverse ile 2017 yılında başladıkları Web 3.0 yolculuğunun hızla devam ettiğini ve Metaverse EXPO Fuarı’na katılarak Asya pazarında önemli iş birlikleri yapmayı planladıklarını söyledi.

Burak Soylu ayrıca, Metaverse EXPO Fuarı kapsamında 16 Haziran 2022 Perşembe günü düzenlenecek olan konferansta ‘Markalar ve Kullanıcılar için Web 3.0 Fırsatları’ başlıklı bir sunum gerçekleştirecek.

Organizasyonun diğer sponsoru Facebook oldu

Burak Soylu sunumunda merkeziyetsiz ve blok zincire dayalı Web 3.0 ‘la her şeyin yeniden kurgulanacağını, şirketler ve devletlerin yeni iş fırsatları ve yeni yatırım alanları açısından pozisyonlarını bu teknolojilere uygun olarak alacaklarını paylaşacak ve küresel finans şirketlerinin Metaverse ile ilgili hazırladığı raporlarda yer alan değerlendirmeleri aktaracak.

Ayrıca Metaverse Web 3.0 dönüşümünün markalar için hayati önemine dikkat çekerek, giderek büyüyen bu pazarda hem markalar hem de kullanıcılar için doğan fırsatları ve GoArt Metaverse ile sundukları çözümleri paylaşacak.

Metaverse yatırımlarına 200 milyar dolarlık bir fon ile destek veren Güney Kore’nin metaverse ve artırılmış gerçeklik alanında yatırım yapan şirketler için çok önemli bir pazar olduğunu söyledi. Meta adını alan Facebook ile birlikte Metaverse EXPO Fuarı’nın sponsor partneri olduklarını sözlerine ekleyen Soylu şöyle devam etti:

“Metaverse dünyasını bir araya getiren dünyanın en büyük fuarında Goart olarak yer almaktan ve 2017 yılında başlayan teknoloji serüvenimizi, artırılmış gerçeklik alanında yaptığımız AR-GE çalışmalarını, kullanıcı deneyimini göz önünde bulundurarak şehirlerin dijital aynasını nasıl oluşturduğumuzu, Web 3.0’ın sağladığı imkanları markalar ile buluşturan kurgumuzu ve bu kurgunun son kullanıcıya katkılarını, G.Kore pazarı özelinde teknoloji ekosistemine anlatacağız.”

GoArt Metaverse, gerçek dünya ile sanal evren arasında köprü görevi gören, kullanıcılarına macera dolu tarihi ve futuristik zaman portalları aracılığı ile zamanda yolculuk, sosyalleşme ve bilinmezi keşfetme imkanı sunan, yaşayan ve sosyal bir evrendir. Artırılmış Gerçeklik teknolojisinden yararlanılarak ve ‘Move To Earn’ (Harekete Geç ve Kazan) konsepti odağında oluşturulan GoArt Metaverse; sanal dünyaya saklanmış milyonlarca MTE puanını, sürpriz ödül sandıklarını ve NFT’leri toplayarak kripto para kazanmak isteyen herkese zamanda yolculuk imkanı sunuyor.

Türkiye üniversite araştırmasından çarpıcı sonuçlar!

0

Pandemi dönemiyle birlikte yükselen bir trend haline gelen online eğitimler, katılımcıların kariyerlerini ve iş yaşamını desteklemenin yanı sıra çalışma ve iş arama motivasyonlarında da önemli bir yere sahip. Online eğitimler, özellikle aktif çalışma hayatı olan kişilerin en çok tercih ettiği eğitim alma yöntemlerinin başında geliyor.

48 ülkede faaliyet gösteren uluslararası eğitim platformu Laba’nın, NielsenIQ Türkiye araştırma şirketi ile 2022 yılında gerçekleştirdiği Türkiye geneli E-Learning Algı Araştırması’na göre online eğitim alanların yüzde 72’si, üniversitede öğrendikleri bilgilerin hızla eskidiğini dile getirirken katılımcıların sadece yarısı üniversite diplomasını hedefledikleri kariyer ve maddi kazanç noktasında yeterli buluyor.

Pandemi ile online eğitim satın alma oranı yüzde 54’e ulaştı

Koronavirüs pandemisi ile online eğitim sektörü için yeni bir dönem başladı. Uluslararası eğitim platformu Laba Türkiye ve NielsenIQ Türkiye’nin E-Learning Algı Araştırması sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 54’ü, daha önce online eğitim almadıklarını ve pandemiden sonra online eğitimleri tercih etmeye başladıklarını söylüyor.

Sonuçların tesadüf olmadığına değinen Laba Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, pandemi döneminin evden çalışma modelinin şekillenmesinde etkili olduğuna ve çalışanların bu sayede kişisel gelişimleri için daha çok zaman yaratabildiklerine dikkat çekiyor.

Katılımcıların yüzde 72’si lisans eğitiminde öğrendiklerinin hızla eskidiğini söylüyor

Araştırma sonuçlarına göre, yakın zamanda iş dünyası ile ilgili online eğitim satın aldığını belirten katılımcıların yüzde 72’si üniversitede öğrendikleri bilgilerin hızla eskidiğini söylüyor.

Yapılan araştırmaya göre katılımcıların sadece yüzde 50’si üniversite diplomasının hedefledikleri kariyer için yeterli olduğunu düşünürken yüzde 54’ü, kendi işini kurmasında ve çok kazanmasında üniversite eğitiminin etkili olacağını düşünüyor.

Katılımcıların yarısı, daha az para kazanacağını bilse bile kesinlikle üniversitede eğitim gördüğü alanda çalışmak istediğini söylüyor. Online eğitimleri tercih etme sebepleri arasında yüzde 59 oranıyla kariyere katkı sağlaması başı çekerken bireysel gelişimlerine katkı sağlaması nedeniyle tercih edenlerin oranı yüzde 57 olarak öne çıkıyor.

Sadece yeni şeyler öğrenmek istedikleri için online eğitim alan katılımcıların oranı ise yüzde 50. Katılımcıların online eğitim seçimlerinde etkili olan en önemli unsur ise yüzde 59 ile eğitmen kalitesi olarak öne çıkıyor.

Online eğitim yüzde 31 ile en çok kışın tercih ediliyor

Araştırma katılımcılarına iş dünyası ile ilgili eğitimleri hangi sıklıkla almayı tercih ettikleri sorusu yöneltildiğinde, katılımcıların yüzde 15’i 2 haftada 1, yüzde 10’u 3 haftada 1, ve yüzde 15’i ise ayda 1 kez eğitim almayı tercih ettiklerini dile getiriyor. Tüm katılımcılar özelinde bir değerlendirme yapıldığında ise ortalama olarak bir kişinin yılda 9 kez online eğitim satın aldığı dikkat çekiyor.

Katılımcıların yüzde 31’i ise en çok kış mevsiminde online eğitim satın almayı tercih ettiklerini belirtiyor. Online eğitim tercihlerinin mevsime bağlı olmadığını belirten katılımcıların oranı ise yüzde 29.

Katılımcıların yüzde 88’i Çalıştıkları Şirketin Eğitim Planlaması Yapmasının Kendisini Motive Edeceğini Söylüyor 

Katılımcılar için çalışılan veya ileride çalışılacak şirketin online eğitime yönelik desteği büyük bir önem taşıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 84’ü online eğitimlerin yeniliğe teşvik ettiğini, yüzde 82’si ise iş verimini yükselttiğini belirtiyor. İş seçiminde eğitim fırsatlarının tercih sebebi olmasına yönelik katılım oranı yüzde 84 olarak ortaya çıkıyor.

Katılımcıların yüzde 88’i ise şirketlerin çalışanlarına özel eğitimler planlamasının motivasyonu artıracağını dile getirirken katılımcıların yüzde 57’sinin eğitim ödemelerini şirketleri yapıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 79’u iş seçiminde kurumun sunduğu eğitim fırsatlarını göz önünde bulunduruyor.

Katılımcılar, kendileri için satın alınan eğitimlerle özel hissettiklerini ve bilgi boşlukları var ise onları kapatarak sürekli olarak gelişimlerini sürdürdüklerini belirtiyor.

Uluslararası eğitim platformu Laba Türkiye’nin Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, yapılan E-Learning Algı Araştırması’nın genel anlamda sektöre büyük bir katkısı olacağını ve şirketlerin eğitim alanına daha çok yatırım yapması gerektiğini dile getiriyor.

Türkiye’nin devlerinden Sanayi 4.0 için 5G iş birliği

0

Arçelik, Nokia ve Türk Telekom güçlerini birleştirerek, Türkiye’de 5G altyapısıyla hayat bulan imalat sanayi teknoloji çözümlerini geliştiren girişimlerin ürünlerinin ticarileşme ve küreselleşme süreçlerinin desteklenmesi hedefiyle 5G@EndTech programını başlattı. Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, KOSGEB ve TÜBİTAK TÜSSİDE’nin desteği ile hayata geçirildi.

5G@EndTech programının tanıtılması amacıyla Arçelik Çayırova kampüsünde yer alan Arçelik Garage Innovation Hub’da Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, çevrimiçi katılım gösteren Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Arçelik Strateji ve Dijitalleşmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Utku Barış Pazar, Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç ve Nokia Türkiye Kıdemli Ülke Yöneticisi Özgür Erzincan’ın katılımı ile bir imza töreni gerçekleştirildi.

Yeni nesil iletişim teknolojileri ve özellikle yerli teknoloji geliştirmenin önemine inanan ve bu konuda iş birliğine giden Arçelik, Nokia ve Türk Telekom, 5G@EndTech programı ile Türkiye’deki 5G girişimlerinin imalat sanayine yönelik ürün ve çözümler geliştirmesini, bu ürünlerin ticarileşme ve küreselleşme süreçlerinin desteklemesini hedefliyor.

Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır;

“Dördüncü Sanayi Devriminin baş döndürücü bir hızla tüm hayatımızı etkilediği bir dönemde 5G ve ötesi teknolojiler, iletişimde büyük bir dönüşüm sağlayarak birçok yenilikçi uygulamanın geliştirilmesi ve yaygınlaşması için altyapı sunuyor.

Bu nedenle; katma değeri yüksek, yerli ve milli ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi için ülkemizde güçlü bir 5G ekosisteminin gelişimini kritik görüyoruz. Nitekim, TÜBİTAK tarihinin en büyük bütçeli desteğini sağladığımız Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi, Ülkemize bu alanda önemli bir araştırma birikimi ve ürün geliştirme kabiliyeti kazandırdı.

Kamu ve özel sektörün iş birliği ile hazırladığımız ”5G ve Ötesi Teknolojiler ile Bağlantılı Yaşam Yol Haritası”nda 5G teknolojilerinin kritik değer kattığı dikey sektörlerde performansını doğrulamak, yerli 5G uygulama çözümlerimizi küresel pazarlara taşımak için atacağımız adımları tanımladık. Akıllı üretim ve lojistik sistemleri, akıllı ulaşım ve araştırma üniversiteleri, teknoparkların yer aldığı Akıllı geliştirme alanlarını öncelikli uygulama temaları olarak belirledik.

Bugün kamu ve özel sektörün iş birliği ile hayata geçirdiğimiz 5G@EndTech ile öncelikli uygulama alanlarından ilki için önemli bir işbirliğine gidiyoruz. Akıllı üretim teknolojileri ürün ve hizmetlerini geliştiren girişimlerimize 5G’nin uygulandığı gerçek bir üretim alanı sunuyoruz. Girişimlerimizi potansiyel müşteriler ile buluşturarak hızlı bir şekilde ürünlerini ticarileştirmelerine imkan sağlıyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan;

“Telekomünikasyon sektörünün küresel büyüme, refah ve inovasyon için önemi göz ardı edilemeyecek durumdadır, nitekim bir ülke veya bölgedeki yenilik ve gelişme hızı, genellikle telekomünikasyon sisteminin yaygınlığına bağlı olmaktadır. Telekomünikasyon altyapısı ve hizmetlerini işletmek ve sürdürmek ciddi yatırım gerektirmektedir. Özellikle 5G ile artış yaşanması öngörülen internet veri trafiği ve beraberinde kapasite taleplerinin karşılanması ihtiyacı ile birlikte veri iletişiminin yirmi kata kadar hızlanması bekleniyor.

Daha fazla bağlantı yoğunluğuna izin verecek olan 5G ile tek bir kilometre karede bir milyona kadar bağlantının desteklenmesi öngörülüyor. Yalnızca 5G teknoloji pazarının 2030 yılına kadar potansiyel olarak 620 milyar dolara ulaşacağı, 5G’nin yüksek hız ve minimum gecikme süresiyle en iyi sürümüne ulaşacak olan sağlık, akıllı hizmetler, tüketici ve medya kullanımının ise küresel ekonomiye 1,3 trilyon dolar katkıda bulunması bekleniyor.

5G teknolojisine yerli ve milli altyapı ürünlerini kullanarak geçmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Esasen bu hedefin tohumlarını, 2015 yılında verdiğimiz 4.5G yetkilendirmeleri ile attık. Mobil işletmecilerin şebekeye yaptıkları yatırımlar içerisinde yer alan donanım ve yazılım gibi katma değeri yüksek ürünlerin %45’e varan oranlardaki kısmını yerli ürünlerden karşılanmasına ilişkin yükümlülükler getirdik.

İlk yatırım döneminde çok düşük seviyede olan yerlilik oranı, 2020-2021 yatırım döneminde %33’e ulaşmıştır. Gelinen aşama, üretim ekosisteminin potansiyelini göstermesi açısından önemlidir. Hem üreticilerimizin hem de işletmecilerimizin yerli malı belgeli ürün geliştirme ve kullanma çabalarını memnuniyetle takip ediyoruz. Bugünkü etkinlikte hem ülkemizin hem de dünyanın önde gelen endüstriyel kuruluşlarından Arçelik’in üretim kapasitesini geliştirecek, hem de özelikle start-uplarımızın ürünlerini deneyimleyebilecekleri bir ortam oluşturacak bir çalışmaya daha şahitlik ediyoruz. Bu iş birliğinin diğer firmalara da örnek olmasını diliyorum.” dedi.

5G@EndTech programında girişimlere eğitim, mentorlük, finansman desteği gibi faydalar sağlanacak. Aynı zamanda girişimlerle canlı saha uygulama testleri yapılacak, geliştirdikleri ürün ve çözümleri sektör temsilcilerine sunacakları aktiviteler düzenlenecek. 4 aşamadan oluşan programda ilk olarak teknoloji girişimlerinin başvuruları alınacak ve değerIendirmeyi geçenler eğitim aşamasına geçecek.

Teknoloji girişimlerinin birçoğunun üretimi yakından tanıması amacıyla üretim, 5G teknolojileri, girişimcilik ve KOSGEB desteklerinin anlatıldığı bir eğitim sürecinin ardından girişimler, kurulacak 5G şebeke altyapısının kullanılacağı Arçelik’in üretim alanında tanımlanan konularda Proof of Concept (PoC)’ler ile süreci devam ettirecek. PoC sürecini başarıyla tamamlayan girişimler son olarak Arçelik ve diğer potansiyel müşterilerin yer aldığı tanıtım ve eşleştirme görüşmelerine katılacak.

5G@EndTech programına başvuru yapacak girişimlerin ilgili alanlarda geçmiş tecrübesi olması ve fatura kesmiş olması öncelikli kriter arasında yer alıyor. Ayrıca bu girişimler, başvuru şartlarını sağlamaları durumunda KOSGEB’in Ar-Ge, Ür-ge ve İnovasyon Destek Programına başvurabilecek ve projelerinin kurul tarafından kabul edilmesi durumunda desteklerden faydalanabilecek. 5G@EndTech programı için oluşturulan 5G Connected KARTACA, Gezi ve İsig Denetleme Robotu, Drone ile Sayım, AGV Tarzı Cihaz ile Sayım, Drone ile Güvenlik Turu, Smart Sampling ve Indoor Positioning gibi projeler de Arçelik’in Çayırova kampüsünde uygulamaya geçirilecek.

Siber güvenlik becerileri krizi daha da kötüleşmek üzere

0

Yeni araştırmalar, siber güvenlik uzmanlarının yaklaşık üçte birinin, şirketlerin ağlarını saldırılara karşı korumak için mücadele ettiği bir zamanda sektörü bırakmayı planladığını gösteriyor.

Siber güvenlik firması Trellix, dünya çapında 1.000 siber güvenlik uzmanından oluşan bir anket yaptı. Anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 30’unun iki veya daha fazla yıl içinde mesleklerini değiştirmeyi planladığını tespit edildi. BT sistemlerini ihlallerden ve diğer güvenlik tehditlerinden korumak için gereken beceri ve niteliklere sahip yeterli sayıda insan olmadığı için kuruluşlar şimdiden siber güvenlik becerileri eksiklikleri ile karşı karşıya.

Trellix’in araştırması, kuruluşların yüzde 85’inin işgücü sıkıntısının BT sistemlerini ve ağlarını güvence altına alma yeteneklerini etkilediğini bildirdiğini buldu.

Siber güvenlik çalışanlarının kendilerine gelince, meslekten ayrılmayı planlayanlar bunu, takdir edilmediklerini ve rollerinde gelişemeyeceklerini hissettikleri için yapıyor. Açık bir kariyer yolunun olmaması (yüzde 35), sosyal tanınma eksikliği (yüzde 31) ve becerilerini geliştirmek için sınırlı destek (yüzde 25), güvenlik çalışanlarını işten ayrılmaya iten ilk üç hayal kırıklığı olarak gösterildi.

GitHub yüz yüze mezuniyet etkinliği düzenleyecek

0

İnternet barındırma ve yazılım geliştirme platformu yaklaşık 7.500 kişiyi çekebilecek küresel etkinlikler öncesinde başarı öyküleri arıyor. GitHub, yüz yüze mezuniyet etkinliklerini geri getiriyor.

GitHub Education kıdemli program yöneticisi Elise Hollowed: “Evet, GitHub Mezuniyet 2022, pandemiden sonraki ilk yüz yüze etkinliğimiz olacak” diyor. Yazılım geliştirme ve internet barındırma şirketi, Yeni Delhi ve Sao Paulo’da yüz yüze etkinliklere ev sahipliği yapmayı planlıyor. Yeni Delhi etkinliği 4 Haziran’a ayarlandı. Sao Paulo’nun etkinliği 10 Haziran’a. Ve sanal GitHub mezuniyet etkinliği 11 Haziran’a ayarlandı.

Hollowed: “10.000 katılımcı kilometre taşına ulaşmaya hevesli olsak da, 7.500 katılımcının daha olası görünüyor, ancak bu 6.795 öğrencinin katıldığı geçen yıla göre daha yüksek” ifadelerini kullandı.

GitHub, bu ayki bir blog yazısında: “Bu yıl dünyanın dört bir yanından binlerce öğrenci bir araya geldi ve yaşadığımız dünyayı, nasıl öğrendiğimizi ve nasıl ilerlediğimizi yeniden tanımladı. Deneyimin bir parçası olmaktan onur duyuyoruz ve bu dönüm noktasını kutlamak için sabırsızlanıyoruz. … Bu mezunlar, geçen yıl içinde bulundukları koşullar ve zorluklar ne olursa olsun, nelerin mümkün olduğuna ışık tuttular” dedi.

Bulut endüstrisinde pazarlık zamanı

0

Geçtiğimiz günlerde Ulusal Güvenlik Ajansı’nın Amazon Web Hizmetleri’ne 10 milyar dolara varan devasa ve çok çekişmeli bir bulut bilişim sözleşmesini yenilediği açıklanmıştı.

10 milyar dolarlık bulut hizmeti tedarik eden büyük bir devlet kurumunun anlaşma şartları üzerinde oldukça fazla pozitif etkiye sahip olduğu varsayılabilir. Bununla birlikte, ana akım şirketler için bunun tersi doğru olabilir – bulut sağlayıcısı, tüketiciyi ısırmak için geri gelebilecek terimlerle, yasal veya sözleşmesel anlamda birçok kartı elinde tutar.

Gartner’a göre, genel bulut hizmetlerine dünya çapındaki son kullanıcı harcamalarının 2021’de 411 milyar dolardan 2022’de yüzde 20 artarak 495 milyar dolara çıkması bekleniyor. 2023’te son kullanıcı harcamalarının yaklaşık 600 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yani artık bulut sektörüne akan çok para var. Satıcıların ayaklarını ateşe tutmanın zamanı geldi; gelir için zarar vermezler.

UpperEdge’de Microsoft, Salesforce ve ServiceNow danışmanlık hizmetlerinin uygulama lideri olan Adam Mansfield, “Genellikle karmaşık ve satıcı merkezli, bulut abonelik anlaşmaları benzersiz bir müzakere yaklaşımı gerektirir. Bulut uygulamalarını benimseyen şirketler, bulut anlaşmalarına uygun titizlikle yaklaşmalı ve çeşitli güvenlik endişelerini ele alırken aynı zamanda gerekli ön ve alt korumaları ve ayrıca esnekliği dahil etmelerini sağlamalıdır” diyor.

Bulut bilişim güvenliğinde yanlış yapılan beş durum

0

Bulut uygulamaları ve yazılımları, çalışanlar ve işletmeler için günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldi. Ancak basit hatalar bulutunuzu bilgisayar korsanları için kolay bir hedef haline getirebilir.

Bulut uygulamalarını kullanarak herhangi bir yerden oturum açma yeteneği çalışanlar için fırsatlar sunuyor. Ancak aynı zamanda bir dizi çalıntı parolayla hassas bilgilere erişebilen siber suçlular için potansiyel yeni bir fırsattır . Bilgisayar korsanlarının fidye yazılımı saldırıları ve diğer kötü amaçlı yazılım kampanyaları  başlatmak için bulut hizmetlerini kötüye kullanma olasılığı bile var.

1)Bulut hesaplarını güvenlik denetimleri olmadan açıkta bırakmayın

Herhangi bir bulut hesabının karmaşık, benzersiz bir parola kullanılarak düzgün bir şekilde güvenliğinin sağlanması ve ayrıca çok faktörlü kimlik doğrulama ile donatılmış olması hayati önem taşıyor.

2)Her kullanıcıya krallığın anahtarlarını vermeyin

BT ve bilgi güvenliği ekiplerinin, yönetici ayrıcalıklarının yalnızca gerçekten ihtiyaç duyanlar için geçerli olduğundan ve yönetici ayrıcalıklarına sahip herhangi bir hesabın uygun şekilde güvence altına alındığından, böylece saldırganların erişim elde edemediğinden ve üst düzey kötüye kullanım yapamadığından emin olması zorunludur.

3)Bulut uygulamalarını gözetimsiz bırakmayın ve bunları kimin kullandığını bilin

En kötü senaryoda, açık internete bakan yanlış yapılandırılmış bir bulut uygulaması, giriş bilgilerini hiç gerektirmeyebilir, bu da herkesin erişim kazanabileceği anlamına gelir. Kuruluşların bulut hizmetlerinin açık web ile nasıl etkileşime girdiğinin ve yalnızca bu hizmetlere ihtiyaç duyanların bunlara erişebileceğinin farkında olması hayati önem taşımaktadır.

4)Güvenlik güncellemelerini ve yamalarını göz ardı etmeyin

Bulut yazılımı farklı değildir. Güvenlik açıkları ortaya çıkarılabilir ve uygulanması gereken güvenlik yamalarını alırlar.

5)Veri depolamak için yalnızca buluta güvenmeyin

Veriler yedeklenmeli ve çevrimdışı olarak saklanmalıdır. Çünkü en kötüsü olursa ve buluttaki veriler kaybolur veya erişilemezse, yedeklerden geri yükleme olasılığı vardır.

Brezilya dijital para birimini erteledi

Digital Real projesiyle ilgili yeni planlara göre, bu yılın sonlarında başlaması gereken testler 2023’e ertelendi. Bunun nedeni, Merkez Bankası’nda orijinal programı etkileyen bir işçi grevi.

Brezilya Bankacılık Federasyonu (Febraban) tarafından 30 Pazartesi günü tanıtılan konuyla ilgili bir etkinlikte, banka temsilcileri niyetin pilot uygulamaları yıl sonuna doğru başlatmak olduğunu, ancak zaman çizelgelerinin önemli ölçüde ertelendiğini söyledi. Ancak plan, testleri 2023’te ve 2024’ün ikinci yarısına kadar çalıştırmak. Kurallardan önce, olumlu etkinin yanı sıra veri koruma ve siber güvenlik gibi dijital bir gerçekliğe sahip olmanın içerdiği risklerin yanı sıra düzenleyici sorunları analiz eden bir çalışma yapıldı.

Fiziksel para biriminin bir uzantısı olarak, dijital gerçekliğin dağıtımına, Ulusal Finansal Sistem ve Brezilya Ödemeler Sisteminin koruyucuları aracılık edecek ve bu kurumlara herhangi bir ücret ödenmeyecektir.

Bankacılık otoritesine göre, kılavuz ilkeler, akıllı sözleşmeler, nesnelerin interneti (IoT) ve programlanabilir para gibi yeniliklere dayalı yeni pazar teklifleri geliştirme olasılığına vurgu yapıyor. Dijital gerçek, perakende ödemelerde de kullanılabilir ve kullanıcıların çevrim içi operasyonlar yürütmesine ve muhtemelen çevrim dışı ödeme yapmasına olanak tanır.

Kılavuzlar ayrıca, dijital gerçekliğin sınır ötesi ödemeleri mümkün kılmak amacıyla birlikte çalışabilirlik ve entegrasyona izin vermesi gerektiğini belirtiyor.

Tarım teknolojileri girişimlerinde Letonya fırsatlar sunuyor

0

Letonya, yerel BT yeteneğine güvenerek gelişen ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi kurmayı da hedefliyor.

Kuzeydoğu Avrupa’daki küçük Baltık ülkesi Letonya, dijital olarak daha gelişmiş komşusu Estonya kadar tanınmasa da, yeni gelişen bir startup ekosistemine ev sahipliği yapıyor.

Nüfusu iki milyonun altında olan Letonya, bir avuç başarılı teknoloji şirketine ve ülkenin teknik üniversiteleriyle yapılan girişimler aracılığıyla, yeni başlayanlar ve akademik sektör arasında çeşitli canlı işbirliği programlarına ev sahipliği yapıyor.

Letonya’nın ayrıca İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’ta istihbarat ajanları tarafından kullanılan minyatür Minox ‘casus kameradan’, ünlüler tarafından yaratılan dünyanın ilk ağır çok motorlu uçaklarına kadar çığır açan yenilikler icat etme ve üretme geçmişi var.

31 yaşındaki girişimci Alfiya Kayumova, Letonya’da tarım teknolojisi alanında ilerleyen ve buradaki ekosistemi özetleyen en iyi isimlerden biri. İş ve yatırım bankacılığı dünyasında yıllarca çalıştıktan sonra, şimdi haritalama teknolojisi girişimi GreenGrowth’un CEO’su olan Kayumova, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen küresel bir sorunu çözebilme umuduyla agritech’e çekildi. Kayumova, “Çiftçilere tarlaları hakkında ısı haritaları, analizler sağlıyoruz ve gerçek verimin bu tarlalara nasıl dağıldığını gösteriyoruz” diyor. Kayumova: “Bu teknolojiye ihtiyaç duyan çok sayıda küçük, orta ve büyük tarım işletmesi olduğu için Baltıklar ve Letonya’da çok fazla potansiyel var” dedi.

Bağlantılı sağlık hizmeti kullanan kişi sayısı açıklandı

Berg Insight’ın araştırması, 2021’de 8,6 milyon Avrupalının bağlantılı sağlık hizmetleri çözümlerini kullandığını gösteriyor.

Bu istatistik, 2021’in sonuyla ilgilidir ve EU27+3 ülkelerindeki geleneksel telebakım, yeni nesil telebakım ve telesağlık çözümlerinden oluşmaktadır. Berg Insight IoT Analisti Samuel Andersson, “Dünyanın her yerinde karantinalar ve karantinalar uygulandıkça, sağlık hizmeti sağlayıcıları uzaktan hasta izleme ve telesağlık çözümlerini benimsemeye motive oldular. Bu, daha önce bu çözümlerin benimsenmesinin önündeki başlıca engeller olan bazı kurumsal tereddüt ve muhafazakarlığın üstesinden gelmeye yardımcı oldu” diyor.

Berg Insight, bağlantılı sağlık çözümlerinin mevcut hızlı benimsenmesinin devam etmesini bekliyor. Analistler, 2027 yılına kadar bağlı bakım kullanıcılarının sayısının yüzde 12,1’lik bir bileşik yıllık büyüme oranında (CAGR) artarak 17,1 milyona ulaşacağını tahmin ediyor.

Yeni nesil telebakımın, 2027’de yaklaşık 7.7 milyon kullanıcıyla tahmin dönemi boyunca geleneksel telebakımı geçmesi bekleniyor. Geleneksel telebakım, yaklaşık 7.5 milyon kullanıcıyla ikinci sırada yer alacak ve onu tahmini 5.7 milyon kullanıcıyla telesağlık izleyecek. Tunstall ve Legrand’ın neredeyse tüm pazarlarda geleneksel telebakımdaki lider konumlarını korumaları bekleniyor ancak Careium, TeleAlarm ve Chubb gibi oyuncular tarafından zorlanıyor.

Yapay zeka ile sürekli trafik izleme sistemi güçlendiriliyor

0

Central Nippon Expressway Company (NEXCO Central), Japonya’daki araç modellerini optimize etmek için yapay zeka destekli trafik izleme sistemini kullanan ilk operatör.

NEC Corporation, NEXCO Central için hız, konum ve seyahat yönünü tahmin etmek için AI teknolojisinden ve fiber optik algılamadan yararlanan bir analitik sistem geliştirdi. Karayolu taşıtlarından gelen titreşimler, trafik koşullarını tahmin etmek için sürekli veriler sağlar. Algılama cihazları, otoyollar boyunca iletişim için kullanılan mevcut fiber optik ağa bağlanır.

Mevcut otoyol kontrol sistemleri, olayları ve trafik sıkışıklığını sürekli olarak izlemek için yetersiz çevresel görüşe sahip kameralar veya nokta sensörleri kullanır. Pahalı olabilen sürekli gözlem için bu sensörlerin büyük bir miktarı gereklidir.

Şirketin analitik yapay zeka platformu, yörüngeleri tahmin etmek için araç modellerini ve hızlarını gözlemleyerek doğru trafik izleme gerçekleştirir. Prob ışıkları, titreşim üretimi ve fiber optik algılama, trafik modellerinin gerçek zamanlı bir resmini yakalamaya yardımcı olan faktörlerdir. Algoritma, otoyolun her mili için araç hızlarını tahmin edebilir. Bu, trafik akışının ve kazaların daha net bir şekilde tahmin edilmesini sağlar.

Ally Robotics restoran sektörüne ekonomik çözümler getiriyor

0

Akıllı ve uygun fiyatlı robotik silahlar üreten Miso Robotics destekli bir girişim olan Ally Robotics, 8,5 milyon dolara kadar bir sermaye toplama kampanyası başlattı. Fonlar, genellikle bu otomatik çözümleri karşılayamayan düşük gelirli sektörlerdeki kişilere yönelik robotik silah boru hattını ilerletmek için kullanılacak.

Ally Robotics’in teknolojisi, kod içermeyen bir yazılıma sahiptir ve ekip, bota çevresi hakkında daha iyi bir anlayış ve farkındalık kazandırmak için tasarlanan sensör kontrolünü geliştirme sürecindedir.

Ally Robotics’in CEO’su ve kurucusu Mitch Tolson: “Ally, teknolojimizi bir laboratuvarda geliştirmek ve test etmekle yetinmiyor. Robotik kollarımızı müşterileri için değişim yaratan gerçek şirketlerin ellerine teslim etmek istiyoruz. Ally’nin herkes için uygun fiyatlı perakende düzeyinde robotik çözümler sağladığı ve her insanı ve robotu birlikte daha fazlasını yapması için güçlendirdiği bir gelecek görüyoruz” diyor.

ABD’nin pandemi sonrasında rekor düzeyde işgücü sıkıntısı görmesiyle birlikte, robotik çözümlerin operasyonlara entegre edilmesi, kalan personelin iş yükünü hafifletmenin ve işverenler için maliyetleri düşürmenin çok önemli bir yolu haline geldi. Ally Robotics gibi girişimler yoluyla bu araçların maliyetinin düşmesiyle birlikte, yalnızca büyümeye devam edecek bir çözümdür.

IoT Sensörleri pazarı olağanüstü şekilde büyüyor

Küresel IoT sensörleri pazarının 2021’de 21.8 milyar dolara karşılık 2022’de 27.4 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

2021-2022 için öngörülen yıllık büyüme oranı yüzde 25,7’dir. Yapay zeka, makine öğrenimi ve bağlantı gibi teknolojilerin yakınsaması, tüm alanlarda büyümeyi artırıyor. Otomotiv, EV’ler ve AV’lerde 5G’nin artan dağıtımı ve artan elektronik içeriği ve akıllı evlerde IoT ekipmanının genişletilmesi, küresel IoT sensörleri pazarının yükselen trendleridir.

Yalnızca ABD’nin 2032 yılına kadar 33.8 Milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor. ABD’nin dünyanın en güçlü oyuncusu olarak ortaya çıkması bekleniyor. Bu, Honeywell gibi seçkin oyuncuların varlığına bağlanabilir. Ayrıca San Francisco gibi diğer şehirler, sensörlerle donatılmış 8.200 park yeri arasından sürücülerin park yeri bulmasına yardımcı olan akıllı park sistemlerine öncülük etti.

Ayrıca Chicago, selleri veya trafiği tespit etmek ve bunlara müdahale etmek için çeşitli sensörler kurdu. Ayrıca, New York, Chicago ve San Francisco, kentsel çevre için ışık direklerine sensör düğümleri yerleştiren, sıkışık alanlarda hava kalitesini düzenleyen ve tahmine dayalı analitik kuran ABD’deki şehirlerden bazılarıdır. Bu tür faktörler nedeniyle, Kuzey Amerika’daki pazarın önümüzdeki yıllarda gelişmesi muhtemeldir.

Bölgeler arasında Endüstri 4.0 girişimleri; Çin ve Avrupa, IoT uygulamasının temel itici güçleridir ve bu nedenle tahmin döneminde pazardan yararlanmaktadır. Accenture’a göre, üretim kuruluşlarının yüzde 60’ı halihazırda IoT projelerinde yer alıyor ve yüzde 30’dan fazlası yeni bir aşamada. Ayrıca, IoT sensörlerinin düşük maliyeti, gelecekte pazarı körüklemesi muhtemel olan önemli nedenlerden biridir.

5G’de 1 yıl gecikmenin maliyeti 120 milyar TL!

0

Vodafone, Türkiye’de 5G ve fiber teknolojilerinin yaratacağı ekonomik etkileri ortaya koyan iki ayrı araştırmaya imza attı. 5G etki analizine göre, 5G’nin ülkemizde hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşkın gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı sağlanabilecek. 5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor.

5G ile rekor gelir artışı bekleniyor!

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G ve fiber teknolojilerinin ülke ekonomisine katkılarını analiz eden iki farklı çalışmaya imza attı. Vodafone’un Deloitte işbirliğiyle hazırladığı “Yeni Nesil Bağlantının Gücü: 5G Teknolojisinin Türkiye İçin Ekonomik ve Sosyal Faydaları” isimli çalışma, Türkiye’de 5G’nin yaratacağı ekonomik etkileri ortaya koyuyor.

Alanında bir ilk olan ve daha önce yapılmamış analizler içeren araştırmaya göre, 5G teknolojisinin Türkiye’de hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşkın gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı bekleniyor. 5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor.

Vodafone’un Politika Analiz Laboratuvarı (PAL) işbirliğiyle hazırladığı etki analizi çalışmasına göre ise fiber kablo uzunluğunu 4 kat artıracak yatırımlar ile 2030 yılına kadar her yıl GSYH’de %2,2 artış yakalanabilir. 2023’e kadar tüm işletmelere hızlı geniş bant erişimi sağlanabilirse, 2023 yılı GSYH’sinde %1’lik ilave artış sağlanabilecek. Bu ilave artış, 2023 GSYH tahminlerine göre 8,1 milyar dolara denk geliyor.

Vodafone’un yayınladığı ekonomik etki analizleri, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel’in katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda, Vodafone’un sektörde yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri de paylaşıldı.

Vodafone CEO’su Engin Aksoy, telekom sektörünün ve geniş bant altyapılarına yapılan yatırımların, ülke ekonomisi ve sosyal dayanıklılık için kritik olduğunu vurguladı. Paylaşılan istatistiklere göre bireylerin internet kullanım oranı 2021’de %79’dan %82,6’ya yükseldi.

Toplantıda Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel de 5G ve fiber teknolojilerinin arzu edilen ekonomik etkiyi ortaya çıkarabilmesi için atılması gereken politika adımlarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Elektronik ticaret işlemleri, büyük teknoloji şirketlerinin faaliyetleri ve makinelerarası iletişim gibi unsurlardan oluşan dijital ekonomi çerçevesinde veri trafiği sürekli artıyor. Operatörler olarak, yaptığımız şebeke ve frekans yatırımlarıyla bu trafiğin aksamadan sürmesini sağlayan temel aktörler konumundayız. Zorlayıcı makroekonomik koşullarda bu yatırımları sürdürebilmek için sektörde süregelen sorunların çözülmesine ve yatırımları destekleyici politikalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”

Fimple, 2 Milyon USD yatırım aldı!

0

Finansal sektörün dijital bankalar, e-para kuruluşları, tüketici finansman şirketleri ve benzeri birçok yeni oyuncu tipleri ile çeşitlendiği ve rekabetin arttığı günümüzde, ekosistemle kazan-kazan ekseninde ve paylaşım esaslı iş birlikleri her zamankinden daha çok önem kazandı.

Finansal oyuncular güvenilirlik ve yerel/global regülasyona uyum gibi temel ihtiyaçlardan taviz vermeden, açık bankacılık, servis bankacılığı, ekosistem iş birlikleri ve hızlı ürün geliştirme yapabilmek için güncel teknolojik çözümlere ve yeni destek modellerine ihtiyaç duyuyor.

Yeni nesil teknoloji ve iş modeli yaklaşımı ile finans sektörünün ihtiyaçları ve sorunlarına yönelik modern çözümler sunmak amacıyla 2022 yılı Ocak ayının başında sektördeki yolculuğuna başlayan Fimple, odağına yalın finansal sistemleri ve yurt dışı pazarını alarak tecrübeli kurucu ekibiyle yoluna devam ediyor.

Fimple yatırım turuna Apy Ventures liderlik etti!

Başta bankalar olmak üzere tüm finansal kurumlara, bulut üzerinden fonksiyon grupları seviyesinde hizmet verecek olan Fimple, Albaraka Portföy liderliğinde KT Portföy, Tera Portföy ve geniş tabanlı üst düzey melek yatırımcılardan yatırım alarak çekirdek yatırım turunu geçtiğimiz hafta başarıyla tamamladı.

Sektörün ihtiyaçları modern yöntemlerle karşılanacak

Fimple; tak-çıkar özellikli, her biri ayrı ölçeklenebilir, ekosistem iş birliklerine hazır, kurumun kendi dinamiklerine göre bağımsız bir şekilde özelleştirmeler ve eklemeler yapabileceği, yalın ve parametrik fonksiyon grupları ve platform hizmeti sunarak sektör oyuncularının işlerini basitleştirmeyi hedeflemektedir. Sürdürülebilir hizmet modeli ile Fimple, ürünün teknolojik ve fonksiyon seti olarak sürekli rekabetçi tutulması ve regulasyona uyum gibi temel ihtiyaçları çözerken, finansal kuruluş ise odağını tamamen kendi iş modeline, ürünlerine ve müşterilerine çevirebilecektir.

Tecrübeli kadrosu ile tohum yatırım sonrası daha da güçlenerek yoluna devam edecek olan Fimple, ürün geliştirme çalışmalarını hızla tamamlayarak, ürünü yılın son çeyreğinde piyasaya sunmayı hedeflemektedir.

Yatırım turuna ilişkin görüşlerini aktaran Fimple Genel Müdürü Mücahit Gündebahar, “Fimple hikayemizin genlerini oluşturan iki temel bileşen bulunmaktadır. Birincisi tüm dünyada ve ülkemizde finans endüstrisinin temelden bir değişim ve dönüşüm süreci yaşaması, İkincisi ise ülkemizde yoğunlaşagelmiş derin finansal teknoloji deneyimi bulunmasıdır. Fimple takımı olarak bu iki değişkeni birleştirerek tamamen global pazarı hedefleyen, modern teknoloji ve iş yaklaşımı ile yola çıkmış bulunmaktayız.

Bizler açısından böylesine bir yolculukta yatırım kadar, yatırımın ‘smart’ olması da çok önemli idi.  Bu açıdan Albaraka Portföy, KT Portföy ve Tera Portföy ile güzel bir sentez yakaladığımıza inanıyorum. Hedefimiz; ülkemize bu alanda global bir marka değeri kazandırmak olacaktır. “ dedi.

Girişimleri desteklemeye devam edeceğiz

Fimple’nin yatırım turundan dolayı mutluluk duyduğunu belirten Albaraka Portföy Genel Müdürü Emin Özer, “Fimple’ın yatırım turuna liderlik etmekten, bu denli tecrübeye sahip kurucu ekibin çıktığı yolda onların yanında yer almaktan ve yazacakları başarı hikayesinin parçası olmaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz. APY Ventures olarak AlbarakaTürk Katılım Bankasının yatırımcısı olduğu ve sadece finansal teknolojiler dikeyinde yatırım yapan Fintech fonumuz ile gerçekleştirdiğimiz 7. Yatırımımız oldu. Fintech girişimlerini desteklemeye 2022 yılında da devam edeceğiz.” dedi.

KT Portföy Genel Müdürü Hamit Kütük, “Yönettiğimiz girişim sermayesi yatırım fonlarından Lonca GSYF’nin yatırım odaklarından biri de finansal teknolojiler. Lonca GSYF’nin ana yatırımcısı Kuveyt Türk, finansal teknolojiler alanındaki tecrübesi ve öncü rolüyle fintech temalı yatırımlara ayrı bir önem atfediyor. Fimple, bu alanda büyük deneyime sahip kurucuları ile global bir oyuncu haline geleceğine inandığımız çok değerli bir girişim. Kendilerine yatırım yapmaktan mutluluk duyuyoruz“ dedi.

Tera Portföy Genel Müdürü Oğuz Büktel,  “Yeni kurduğumuz ve yatırım aldığımız  Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun ilk yatırımını bu alanda çok tecrübeli ve yenilikçi bir ekip tarafından kurulan ve finans sektörü paydaşlarının ihtiyaçlarını ve çözümlerini bilen bir şirkete yapmak bizim için çok önemli.  Aynı zamanda ikisi kurumsal olmak üzere üst düzey melek yatırımcılardan oluşan bir konsorsiyumun üyesi olmaktan ayrıca gurur ve heyecan duyuyoruz.  2022 ve sonrasında bu yatırımı diğer girişim sermayesi yatırımlarımız ve fonlarımızın izleyeceği bilgisini paylaşmaktan ve ülkemizin teknolojik alandaki gelişimine katkıda bulunmaktan son derece mutluyuz.” dedi.

ASUS, ExpertCenter PN64 ve PN52 mini PC modellerini duyurdu

0

ASUS, performans ve estetiği bir araya getiren ExpertCenter PN64 Mini PC ve ExpertCenter PN52 Mini PC modellerini duyurdu. Fitilli kasaya ve eğik kesimli kenarlara sahip olan modeller her tür kurumsal ortama kolayca uyum sağlayabiliyor. 1 litrelik PC segmentinde performanslarıyla dikkat çeken ExpertCenter PN64 ve PN52 modelleri, en yeni Intel ve AMD işlemcilerin kararlı çalışmasını sağlayan termal tasarıma ve kompakt yapıya sahip. Yalnızca 120 x 130 x 58 mm boyutlarındaki bu modeller dört adet ekrana destek veriyor ve kapsamlı bağlantı seçenekleri sunuyor.

ExpertCenter PN64 mini PC özellikleri

MyASUS yazılımı ise İKi Yönlü Yapay Zeka Destekli Gürültü Engelleme teknolojisiyle kristal netliğinde sesli iletişim sağlıyor ve akıllı fan kontrolü, sistem hata tespiti gibi işlevler sunuyor.

ExpertCenter PN64 Mini PC gücünü 12. Nesil Intel Core işlemciden ve DDR5-4800 RAM’den alıyor. Üründe bir adet PCIe 4.0 x4 M.2 SSD yuvası, beş adet USB bağlantı noktası bulunuyor. Bu USB bağlantılarından biri DisplayPort 1.4 desteğiyle ekran bağlanabilen USB 3.2 Gen 2 Type-C özelliğine sahip. Bunların haricinde üründe dört adede kadar ekrana destek veren iki adet HMDI bağlantı noktası yer alıyor.

Ayrıca farklı kullanım senaryoları için bir adet de yapılandırılabilir giriş bulunuyor. PN64’ün ekstra esneklik sağlayan tasarımı, kolayca yenileme için depolama cihazları ve bellek modüllerine hızlı erişim sağlıyor.

12. Nesil Intel Core işlemciler bir önceki nesle göre 2 kata kadar daha yüksek performans sunuyor. Bu gelişmiş işlem gücü sayesinde yoğun iş operasyonları daha verimli bir şekilde yapılabiliyor. Üründeki bir diğer kullanışlı teknoloji olan DDR5 bellekler ise DDR4’e göre daha yüksek veri hızı sunmasının yanı sıra daha yüksek performans ve daha verimli çalışma olanağı sağlıyor.

ExpertCenter PN52 Mini PC

ExpertCenter PN52 Mini PC, entegre AMD Radeon grafikli en yeni AMD Ryzen 5000H Serisi mobil işlemcilerle geliyor. Üründe iki adet PCIe 3.0 x4 M.2 2280 SSD yuvasının yanı sıra 2,5 inç SATA veya SSD için de bir adet 6 Gb/s SATA bağlantısı yer alıyor. PN52’de ayrıca iki adet HDMI bağlantı noktası yedi adet USB girişi var. Bu USB girişlerinin arasında DisplayPort 1.4 özelliğine sahip bir USB 3.2 Gen 2 Type-C bağlantı noktası yer alıyor.

Bir önceki nesilden PN51 modeliyle kıyaslandığında, PN52 tek iş parçacığı performansında %27’ye kadar ve çok iş parçacığı performansında ise %19’a kadar performans artışı sağlıyor . PCMark10 Essentials grup testlerinde PN52, internette dolaşma, video konferans ve uygulama başlatma sürelerinde %11 performans artışı sergiledi. Üretkenlik test grubu sistem performansını tablolar ve yaz yazma işleri gibi günlük ofis uygulamalarını kullanarak ölçüyor. PN52, bu testlerde PN51’den %22 daha yüksek performans sundu.

Yukarıda bahsedilen özelliklerin yanı sıra ExpertCenter PN64 Mini PC ve PN52 Mini PC modellerinde soğutmayı geliştiren çeşitli teknolojiler bulunuyor. Ayrıca her iki model de dört adede kadar 4K ekrana veya bir adet 8K ekrana destek veriyor. Ürünlerde ayrıca daha iyi iletişim kurmayı sağlayan yapay zeka destekli gürültü engelleme teknolojisinden de yararlanılıyor.

  • Gelişmiş soğutma: Özel bir ısı borusuyla donatılmış yeni bir termal modülle ısıyı daha iyi dağıtan PN64 ve PN52, kompakt tasarımla masaüstü düzeyinde performans sunmak için alüminyum soğutma bloğuyla daha verimli ısı iletimi sağlıyor.
  • Dört adet 4K veya bir adet 8K ekran desteği: Her iki model de iki adet standart HDMI bağlantı noktası, DisplayPort özellikli USB-C ve yapılandırılabilir giriş ile toplam dört adet 4K ekrana ve bir adet 8K ekrana destek veriyor. Dört adet 4K ekrana destek özelliği mağazalarda, restoranlarda, otellerde veya halka açık alanlardaki video duvarlarında ideal çözüm sunuyor. Ayrıca ofis kullanımında da çalışma alanını genişletme imkanı veriyor.
  • İki Yönlü Yapay Zeka Destekli Gürültü Engelleme: Entegre yapay zeka destekli gürültü engelleme teknolojisi kristal netliğinde iletişim için hem girişte hem de çıkışta gürültüyü engelliyor. Bu özellik öğrenciler, ofis çalışanları ve evden çalışanlar için ideal.
  • Akıllı fan denetimi: Özel akıllı fan denetim teknolojisi sayesinde kullanıcılar fan modlarını kullanıcı dostu bir arayüz üzerinden kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayabiliyor. Sessiz mod gürültü düzeyini düşürürken Standart mod ise veri işlerken sürekli en yüksek performans alınmasını sağlıyor.
  • USB Güç Dağıtımı desteği: Cihazların arkasında yer alan Type-C bağlantı noktası Güç Dağıtımı desteğine sahip. Böylece kullanıcılar, Güç Dağıtımı uyumlu bir monitörden PN64 ve PN52’ye güç aktarabiliyor. Bu da güç kablosu ihtiyacını ortadan kaldırarak çalışma alanını daha sade hale getirmeyi sağlıyor.
  ASUS ExpertCenter PN64 ASUS ExpertCenter PN52
İşletim Sistemi Windows 11 64-bit Windows 11 Pro 64-bit veya işletim sistemi olmadan
CPU (cTDP: 35 W) Intel® Corei7-12700H Intel® Corei5-12500H Intel® Corei3-1220P AMD Ryzen9 5900HX AMD Ryzen7 5800H AMD Ryzen5 5600H
Yonga seti Entegre
Grafik işlemci Entegre Intel® UHD (i3) veya Intel® Iris® Xe (i5, i7) Entegre AMD Radeon™
Bellek 2 x SO-DIMM DDR5-4800 MHz (1 x 8 GB ila 2 x 32 GB) 2 x SO-DIMM DDR4-3200 MHz bellek (1 x 4 GB ila 2 x 32 GB)
Depolama 1 x SATA 6 Gb/s 1 x M.2 2280 for PCIe® 4.0 x4* *NVMe® desteği verir 1 x SATA 6 Gb/s 2 x M.2 2280 for PCIe® Gen 3×4* ** *NVMe® desteği verir ** SATA bağlantısı kullanılıyorsa ikinci M.2 yuvası yalnızca PCIe® 3.0 x2 desteği verir.
Kablosuz Ağ Intel® AX211 WiFi 6E veya MediaTek MT7922 WiFi 6E   Bluetooth® 5.2 (2×2) AMD RZ616 WiFi 6E veya MediaTek MT7921 WiFi 6 B   Bluetooth® 5.2 (2×2)
LAN 10/100/1000/2500 Mbps Intel® I225V 10/100/1000/2500 Mbps RTK8125B veya RTK 8125BG
Arayüz Ön Giriş Çıkışlar 1 x USB 3.2 Gen 2 Type-C® 2 x USB 3.2 Gen 2 1 x ses jakı (Hat çıkışı,  Mikrofon girişi,  Kulaklık çıkışı) 1 x USB 3.2 Gen 1 Type‑C® 2 x USB 3.2 Gen 1 1 x ses jakı (Hat çıkışı,  Mikrofon girişi,  Kulaklık çıkışı)
Yan Giriş Çıkışlar 1 x Kensington Kilit yuvası 1 x Kensington Kilit yuvası
Arka giriş çıkışlar 1 x USB 3.2 Gen 2 1 x USB 3.2 Gen 2 Type‑C® (DisplayPort 1.4, PD girişi desteği) 2 x HDMI® 2.0 bağlantı noktası 1 x yapılandırılabilir giriş (seçenekler: HDMI® 2.1, DisplayPort 1.4, VGA, COM, Intel® 2.5 Gbps LAN) 1 x Intel 2.5 Gbps RJ45LAN 1 x kilit halkası 1 x DC girişi 1 x USB 3.2 Gen 2 2 x USB 3.2 Gen 1 1 x USB 3.2 Gen 2 Type-C® (DisplayPort 1.4, PD girişi desteği) 2 x HDMI® 2.1* 1 x yapılandırılabilir giriş (seçenekler: DisplayPort 1.4 or 1.2, HDMI® 2.1, COM/ VGA, Intel® 2.5 Gbps LAN) 1 x Realtek 2.5 Gbps RJ45 LAN 1 x kilit halkası 1 x DC girişi *HDMI bağlantı noktası 60 Hz’de 4K çözünürlüğe destek verir, HDCP 1.4 ve 2.3 olmak üzere tam HDR desteği sunar
TPM fTPM 2.0 veya yerleşik TPM 2.0 modülü (tercihe bağlı)
Güç 120 W Güç Adaptörü (i7-12700H, i5-12500H) 90 W Güç Adaptörü (i3-1220P) 120 W güç adaptörü
Fiziksel Boyutlar 120 x 130 x 58 mm (0,9 litre)
Ağırlık 1 kg (2,5 inç HDD dahil)

Bitlo’dan Türkiye’de bir ilk; Sepet Token!

0

Türkiye’de kripto dünyasına yeni soluk getirebilecek potansiyele sahip Sepet Token’lar, tek bir kripto varlığa yatırım yapmak yerine bir araya getirilmiş dijital varlıklar koleksiyonuna yatırım yapma imkanı sağlıyor.

Defi, Metaverse, NFT, oyun gibi alanlardan seçilmiş kripto para birimlerini içeren sepetlerin yanı sıra, gelecek vaat eden projelere küçük bütçeler ile yatırım yapabileceğiniz sepetler de bulunuyor.

Emtia Rezerv ve Bitlo Token da yolda! 

Her bir sepet, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmelerini ve yatırımlarını yakından ve şeffaf bir şekilde takip etmelerini sağlayacak. Türkiye’de bir ilk olan Sepet Token’lar, haziran ayı içerisinde Bitlo kripto varlık platformunda listelenecek.

Bitlo altın, gümüş ve platine yatırım yapmaya olanak sağlayan değerli madenlere endeksli teminatlı stabil coin’ler sunuyor. Bir fiziksel grama oranlı tokenlar ile yatırımcılara, bir kripto varlığının esnekliği ile birlikte temel emtianın tüm avantajlarını sağlıyor. Gram Gold Token sahipleri yalnızca tokenin değil, aynı zamanda token’in da karşılığı olarak saklanan temel fiziksel altının da sahibidir.

Değer artışı da altına oranla gerçekleşecek olan Gram Gold, kripto fiyat dalgalanmalarından etkilenmez. Yani fiziksel altını temsil ettiğinden dolayı, değeri doğrudan fiziksel altının gerçek zamanlı piyasa değerine bağlıdır.

Gram Gold’un yanı sıra Gram Gümüş ve Gram Platin ürünlerini de geliştiren Bitlo diğer değerli madenleri de herkes için erişilebilir, kolay takas edilebilir hale getiriyor. Teknoloji ve alt yapı yatırımlarına devam eden Bitlo yakın zamanda kendi tokenini çıkarmaya da hazırlanıyor.

Blok zincir tabanlı girişimler için kullanılacak Bitlo Token’in sunacağı avantajlar ve çözümler yakın zamanda tüm detayları ile duyurulacak.

Teknopark İstanbul’un yeni ofislerinde yerinizi alın!

0
Teknopark İstanbul, 65 bin m2 alan içerisinde yer alan, içinde bulunduğu güçlü ekosistem, sunduğu sektörel ve akademik iş birliği fırsatlarının yanı sıra, ıslak hacimli ve çeker ocaklı laboratuvarları, depo alanı, çok amaçlı salon, konferans salonları gibi sosyal imkanları ve AR-GE firmalarının farklı mekânsal ihtiyaçlarını karşılayacak esnek tasarım ilkeleriyle oluşturulmuş dönüştürülebilir ofislerini kiralamak isteyen AR-GE firmalarını bekliyor. İşte ayrıntılar…

Güçlü bir ekosisteme giriş imkanı

Sabiha Gökçen Havalimanı’na komşu Teknopark İstanbul bünyesinde; çok amaçlı ve dönüştürülebilir modüler yapıya sahip ofisleri kiralayacak olan AR-GE firmaları, sadece ofis kiralamış olmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü bir ekosisteme de giriş imkanı sağlayacak.
Teknopark İstanbul’da ofis kiralamak isteyen AR-GE firmalarının yetkilileri, [email protected] e-posta adresi üzerinden Teknopark İstanbul yetkililerine ulaşabiliyor.

Avrupa’da benzin istasyonu marketleri otonom oluyor

0

Portekizli start-up Sensei, Avrupa’nın benzin istasyonlarındaki ilk otomatik marketini devreye alıyor. Start-up mağazayı Lizbon’daki benzin istasyonlarından birinde açmak için Portekizli petrol ve gaz şirketi Galp ile ortaklık kurdu.

323 metrekarelik mağaza, alışveriş yapanlara kasiyersiz bir ödeme deneyimi sunuyor. Akıllı telefonlarına indirdikleri bir uygulamayı taradıktan sonra, mağazadan istedikleri her şeyi alıp dışarı çıkabiliyorlar. Tavana yerleştirilmiş kameralar ve raflardaki sensörler aracılığıyla yapay zeka bilgisayar görüşü, alışveriş yapanların seçtikleri veya bıraktıkları ürünleri tanımlıyor. Otonom yazılım, sanal alışveriş sepetlerini takip ediyor ve ücretlendiriyor.

Sensei’nin otomatik marketi, benzin istasyonu sahibinin herhangi bir inşaata ihtiyaç duymadan yerinde kurabileceği mobil bir kapsül olarak geliyor. Ürünlerin yeniden stoklanmasını daha verimli hale getirmek için müşteri verileri ve envanterin gerçek zamanlı takibi toplanıyor.

Galp COO Teresa Abecasis yaptığı açıklamada, bu insansız kapsüllerin, trafiğin daha az olduğu bölgelerdeki daha küçük benzin istasyonlarının müşterilere akaryakıt dışı ürünleri karlı bir şekilde sunmasını sağlayacağını söyledi.

Uzaktan çalışma BT’de sürdürülemezliğe neden oluyor

Uzaktan çalışma birçok teknoloji çalışanı için avantaj sağlarken, arka planda bunu yöneten BT ekipleri büyük zorluklar yaşıyor. Hatta BT ekiplerinin bu nedenle yaşadıkları yıpranma, tehlikeli seviyelere ulaşmış durumda.

End Node’ları Hindistan’da olan BT şirketleri için yıpranma oranları, menşe ülke ne olursa olsun dünyanın çoğu yerinde yüzde 20 ile 30 arasında bir seviyeye ulaştı. Örneğin Infosys,  geçen yıl Mart ayında sona eren çeyrekte yüzde 10,9’dan bu yıl Mart sonunda yüzde 27,7’ye ulaşan bir yıpranma yaşadı. Benzer şekilde, TCS geçen yıl Mart ayındaki yüzde 7.2’lik yıpranma oranından bu yıl yüzde 17,4’e çıktı.

Kısa vadede, BT uzmanları üzerinde işverenleri ofise dönmeye ikna etmeleri için baskı var. Küresel müşterilere hizmet vermek, Fersht’in de belirttiği gibi, iş gücünüzün üçte biri sürekli olarak iş değiştiriyorsa mümkün değildir. Bu, ev ofis konforuna alışmış bugünün ve yarının teknoloji çalışanını da rahatsız etmesi gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.