Huawei Sağlık nedir?

0

Huawei Sağlık uygulaması, sağlıklı bir yaşam tarzını desteklemek ve spor aktivitelerinizi takip etmek için kullanabileceğiniz bir araç. Uygulama, 100’den fazla farklı spor çeşidini algılayabiliyor ve başlangıç seviyesinde ya da uzmanlık gerektiren her türlü hareketinizi kaydedebiliyor. Bu sayede spor verilerinizi her adımda takip edebilir ve belirlediğiniz hedeflere ulaşmanızı destekleyebiliyorsunuz.

Huawei Sağlık uygulaması, koşu tutkunları için de özel olarak tasarlanmış birçok özellik sunmakta. Örneğin, “The Running Guide” özelliği, koşu rotanızı oluşturmanıza ve hedeflerinize ulaşma yolunda size önemli bilgiler sunmakta. Ayrıca, eğitim planlarıyla 5 kilometrelik koşunuzu tam bir maratona dönüştürebilir ve koşu deneyiminizi daha da geliştirebiliyorsunuz. Bu şekilde, koşmak gibi aktivitelere hedefler ekleyerek sizi motive ediyor.

Huawei Sağlık uygulaması sadece spor aktivitelerinizi takip etmekle kalmıyor, aynı zamanda aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz bir maceraya dönüşebiliyor. Egzersizlerinizi müzikle birlikte otomatik olarak videoya alabilir ve başarılarınızı belgeleyebiliyorsunuz. Hareketli Takip özelliği sayesinde elde ettiğiniz sonuçları sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak kendinize ve arkadaşlarınıza spor motivasyonu sağlayabiliyorsunuz. Böylece, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için birlikte motive olabilir ve birbirinizi destekleyebiliyorsunuz.

Huawei Sağlık uygulaması aynı zamanda sağlık verilerinizi de takip etmenizi sağlıyor. Kalp ritmi, oksijen seviyesi, uyku kalitesi, adım sayısı gibi birçok önemli sağlık verisine kolayca ulaşabiliyor. Detaylı sağlık istatistikleri sayesinde yaşamınızın farklı alanlarına dair bilgilere hızlı bir şekilde erişebilir ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmenize yardımcı oluyor.

Huawei Sağlık uygulaması size çeşitli saat yüzleri gibi görsel seçenekler de sunuyor. Saat yüzleri arasında spor tarzından eğlenceli çizgi film temalarına kadar birçok seçenek bulunmakta. Yeni tasarımlarla düzenli olarak güncellenen saat yüzleri, tarzınızı yansıtmanıza olanak veriyor ve her zaman aynı saat temasına bakıp sıkılmıyorsunuz.

Huawei Sağlık uygulaması, sağlıklı bir yaşam sürdürmek, spor aktivitelerinizi takip etmek ve kendinizi daha iyi hissetmek için kapsamlı bir araç . Her seviyeden kullanıcıya hitap eden özellikleri ve kolay kullanımıyla, spor deneyiminizi iyileştirmenize ve hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı oluyor. Kullanıcılar sağlığını korumak ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmek için Huawei Sağlık uygulamasını deneyebilirler. Fakat unutmadan eklemek gerek, Huawei Google Play Store’dan çekilmek zorunda kaldığından beri ancak huawei online mağazasından indirilebiliyor.

VavaCars nedir?

0

VavaCars, Vitol Group’un bir yan kuruluşu olarak, 2018 yılında Lawrence Merritt tarafından Londra, İngiltere’de kurulmuştur. Şirketin amacı, kullanıcılara hızlı ve güvenilir bir şekilde araç satışı imkanı sunmaktır. VavaCars, Türkiye’de Petrol Ofisi ile işbirliği yaparak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Şirket, 2019 yılında Türkiye’deki operasyonlarına başlamış ve daha sonra Pakistan’da da hizmet vermeye başlamıştır. Kullanıcılar, geniş araç envanterinden kendilerine uygun olanı seçme imkanına sahiptir. Araçları online olarak detaylı görseller ve kapsamlı ekspertiz raporu eşliğinde güvenli bir şekilde satın alabilirler.

VavaCars, kullanıcılara 14 günlük kolay iade garantisi sunarak yeni araçlarının keyfini sürmelerini sağlar. Ayrıca, şirketin şeffaf bir ekspertiz süreci bulunmaktadır. Bu süreçte, kullanıcıların araçları kontrol edilir ve nihai bir değerleme bedeli sunulur. Fiyatta anlaşma sağlandıktan sonra, satış süreci başlatılır ve ödeme 3 saat içinde güvenli bir şekilde kullanıcının banka hesabına yapılır. VavaCars’da test sürüş imkanı yoktur. Bunun en önemli nedeni işlemlerin çok hızlı gerçekleşmesidir. Ancak bir aracı satın aldıktan sonra 14 günlük ve 500 km’lik bir deneme süreniz vardır. 14 gün içinde 500 km’lik yolu aşmadığınız sürece araçtan memnun kalmazsanız aracınızı iade edebilirsiniz. İade şartları hakkında daha detaylı bilgiyi VavaCars’ın müşteri temsilcilerinden öğrenebilirsiniz.

VavaCars, değerleme ve satın alma işlemlerini gerçekleştirerek kullanılmış araçlar için hizmet sunar. Şirket, ücretsiz ekspertiz hizmeti ve noter işlemlerini de sağlar, böylece kullanıcılar için daha kolay bir satış süreci oluşturulur.

VavaCars’ın Türkiye’de Ankara, İstanbul, İzmir, Kayseri ve Bursa gibi şehirlerde şubeleri bulunmaktadır. Şirket, müşteri deneyimini artırmak için çeşitli etkinlikler düzenlemektedir. Örneğin, Arabalı Açık Hava Sineması Etkinliği gibi aktivitelerle arabalı sinema kültürünü canlandırmayı hedeflemektedir.

Ayrıca, VavaCars, sosyal sorumluluk projelerine de destek vermektedir. Özellikle COVID-19 salgını sırasında yaşlılara sıcak yemek servisi ve maaş dağıtımı gibi faaliyetlere Kadıköy Belediyesi ile işbirliği yaparak katkıda bulunmuştur.

VavaCars, Vitol Grup’un bir parçası olarak kurulan bir kurumsal firma olup, kullanıcılarına güvenilir ve şeffaf bir şekilde 2. el araç alım satımı yapma imkanı sunmayı hedeflemektedir. Şirketin geniş araç envanteri ve kolay satın alma süreci, kullanıcılara pratik bir çözüm sunmaktadır.

VavaCars, kullanıcılarına sunduğu banka transferi, kredi veya takas seçenekleriyle ödeme kolaylığı da sağlar. Ayrıca, Vitol Grup’un desteğiyle kurulan VavaCars, güvenilir bir online platform olma hedefiyle kullanıcılar arasında önemli bir yer edinmiştir.

Bugatti scooter piyasasında iddialı!

Bugatti scooter piyasasında elektrikli modelleriyle bir hayli iddialı. İkinci modelini tanıtan Bugatti, şehir ulaşımını kolaylaştırıyor.

Bugatti elektrikli scooter, CES 2023’te tanıtıldı. 2022 lansman modelinde olduğu gibi e-scooter, Bytech ile ortaklaşa üretildi. Yeni model, önceki modelden yüzde 10 daha büyük yapıda. Şirket, ürünün daha kaliteli olduğunu iddia ediyor. Daha spesifik olarak, boyutlardaki bu artış, daha uzun bir aynakol dişlisinin yanı sıra daha yüksek bir gidon içerir.

Bugatti scooter özellikleri

Scooter 36 V 15,6 Ah aküye ve 1.000 W pik güce sahip motora sahip. Scooter, 35 km/h hıza ulaşabiliyor.  18°’ye kadar eğimleri kaldırabiliyor. 2022 modelinin menzilinde 21 km artışla tek bir şarjla 56 km kadar seyahat edilebiliyor.

Scooter daha büyük bir güverteye ve 10 inçlik kendi kendini onaran lastiklere sahip. Cihaz, entegre LED dönüş sinyal lambalarına sahip deri kulplara geliyor. Dönüş sinyalleri, eşlik eden MIPS donanımlı bir kask üzerine yansıtılabiliyor. E-scooter, şifre koruması ve sürüş modunuzu değiştirmek ve farlarınızı kontrol etmek için kullanabileceğiniz yerleşik bir dokunmatik ekran gibi yeni özelliklere sahip. Ekran, hızınızı ve kalan pil ömrünüzü görüntülemek için de kullanılabiliyor.

Scooter; mavi, sarı veya siyah olarak satın alınabiliyor. Görünüşe göre, yeni sarı renk grubu Bugatti W16 Mistral’a bir mesaj nityeliği taşıyor. Ek olarak, Bugatti’nin Chiron’u temel alan en yeni hiper otomobili Bugatti Mistral, buna benzer bir kaplamaya sahip.

2023 Bugatti Bytech elektrikli scooter’ın ne zaman satışa çıkacağı belli değil. Scooter’ın henüz fiyat etketi de bilinmiyor. 2022 modelinin piyasaya sürüldüğünde 1.200 dolara satıldığı düşünüldüğünda daha yüksek fiyatla gelmesi sürpriz olmayacak.

Bugatti  teknoloji aksesuar şirketi Bytech ile yaptığı ortaklık aracılığıyla 2022’de 1.200 dolarlık bir elektrikli scooter piyasaya sürdü. İki şirket daha güçlü, yeni özellikler ve renklerle donatılmış ve daha büyük “kendi kendini onarma” özelliğine sahip ikinci nesil bir scooter için yeniden bir araya geldi. iki nesil elektrikli scooter, Bugatti için önemli bir başlangıç oldu. Otomotiv devinin yeni model çıkarıp çıkarmayacağını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Bugatti’nin yeni modellerini CES gibi ses getiren etkinliklerde çıkardığını da söyleyebiliriz.

Güvenlik yazılımları kullanmak zorunda mıyız?

Her geçen gün basında bir büyük platform daha patlak veren siber saldırılarla, güvenlik ihlalleri ve benzeri olaylarla gündeme geliyor. Böyle bir ortamda gelişen otomatik, sistematik saldırılara manuel reflekslerle ve teker teker karşı koymak her geçen gün imkansızlaşıyor. Bu noktada da bir çözüm aracı olarak güvenlik yazılımları satın alma fikri ortaya çıkıyor.

Siber güvenlik şefleri büyük ölçekli saldırı bekliyor

Siber güvenliği uygulamak, güvenlik açıklarına karşı bir dizi görev gerçekleştirmeyi içerir. Tehdit vektörleri yüzeyde görünmez. Bunları belirlemek, güvenlik açığı taraması, sızma testi, yama yönetimi vb. güvenlik kontrolleri yapmanızı gerektirir. Bunları manuel olarak yapmak, zaman ve kaynak tüketir. Dahası, onları 24 saat yürütmek imkansızdır, bu nedenle bazı tehdit aktörlerini gözden kaçırabilirsiniz.

Güvenlik otomasyon sistemlerinin üç unsuru vardır: veri kaynakları, analiz araçları ve yanıt.

Bu sistemler verilerini sisteminizde ağ trafiği, güvenlik günlükleri ve saldırı yüzeyleri gibi devam eden etkinlikler hakkında bilgi içeren alanlardan temin eder; ham haldeki bu veriyi analitik alanlarına sevk eder ve yapay zeka ile tehditleri analiz eder. Tehdit algılanması halinde yanıt mekanizmasını bilgilendirir.

Güvenlik yazlımı kullanımı standart bir kullanıcıya neler sunuyor?

1- Kullanıcının manuel önlemlerdeki hata payını ortadan kaldırır. Güvenlik otomasyon sistemleri, temel güvenlik işlevlerini elinizden alır. Tekrarlayan rutin kontrolleri ve bakımı doğru bir şekilde gerçekleştirmek için otomatikleştirilmiştir, insan girdisini en aza indirerek güvenlik hatalarını büyük ölçüde azaltır.

2- Sürekli aktif bir güvenlik süreci sağlar; Güvenlik otomasyon sistemleri makinelerdir. Sorumlulukları yoktur, yorgunluk da çekmezler. Onları sisteminizin güvenliğine göz kulak olmaları için programladığınızda, işi taban değiştirmeden yaparlar.

3-Düzenlemelere tabi bir sektörde faaliyet gösteriyorsanız, güvenlik noktasında karşılamanız gereken bazı uyumluluk gereklilikleri vardır. Verileri toplama ve uygulama şekliniz, özellikle faaliyetleriniz başkalarını da içeriyorsa, öncelik vermeniz gereken hassas bir konudur. Böylesine kritik bir sorunu manuel olarak ele almak risklidir çünkü önemli ayrıntılar aklınızdan çıkabilir.

4- Her gün birçok kez tekrar eden güvenlik bildirimlerinden sıkıldıysanız tek seferde sağlıklı bir şekilde çözmüş olursunuz.

Yapay zeka verimli kod yazmaya başladı

Yapay zeka verimli kod yazarak insanlardan daha başarılı hale geliyor. Google’ın DeepMind AI grubu önemli bir çalışma yaptı.

Google’ın DeepMind AI grubu, önce insan kodu örnekleri üzerinde eğitim almadan son derece optimize edilmiş algoritmalar geliştirebilen bir pekiştirmeli öğrenme aracı geliştirdi. İşin püf noktası, programlamayı bir oyun olarak ele alacak şekilde ayarlamak oldu.

Kod satırını basitleştiriyor

DeepMind, kendi kendine oyun oynamayı öğreten bir yazılım geliştirmesiyle dikkat çekiyor. Satranç, Go ve StarCraft gibi çeşitli oyunları fetheden bu yaklaşımın oldukça etkili olduğu kanıtlandı. Ayrıntılar, ele aldığı oyuna bağlı olarak değişirken, yazılım kendi kendine oynayarak öğrenir ve skoru en üst düzeye çıkarmasını sağlayan seçenekleri keşfediyor.

İnsanların oynadığı oyunlar konusunda eğitilmediği için, DeepMind sistemi oyunlara insanların aklına gelmeyen yaklaşımları keşfedebiliyor.

Bu yaklaşım programlama ile çok ilgili. Büyük dil modelleri, çok sayıda insan örneği gördükleri için etkili kodlar yazıyor. Ancak bu nedenle, insanların daha önce yapmadığı bir şeyi geliştirmeleri pek mümkün değil. Sıralama işlevleri gibi iyi anlaşılan algoritmaları optimize etmek istiyorsak, o zaman bir şeyi mevcut insan koduna dayandırmak size en iyi ihtimalle eşdeğer performans sağlayacak. Ancak yapay zekanın gerçekten yeni bir yaklaşım belirlemesini nasıl sağlarsınız?

DeepMind’daki insanlar, satranç ve Go ile aynı yaklaşımı benimsiyor. Kod optimizasyonunu bir oyuna dönüştürüyor. AlphaDev sistemi, kodun gecikmesini bir puan olarak ele alan ve kodun hatasız tamamlanmasını sağlarken bu puanı en aza indirmeye çalışan x86 derleme algoritmaları geliştirdi. Takviyeli öğrenme yoluyla AlphaDev, sıkı ve yüksek verimli kod yazma becerisini kademeli olarak geliştiriyor.

Sistemin gecikme için optimize edildiğini söylemek, nasıl çalıştığını açıklamaktan çok farklı. Diğer çoğu karmaşık yapay zeka sistemi gibi, AlphaDev de birkaç farklı bileşenden oluşuyor.

AlphaDev daha verimli kod ürettiğinden, ekip bunları LLVM standart C++ kitaplığına geri dahil etmek istedi. Buradaki sorun, kodun C++ yerine derlemede olması diyebiliriz. Bu yüzden, geriye doğru çalışmak ve aynı derlemeyi üretecek C++ kodunu bulmak zorunda kalıyor. Bu yapıldıktan sonra, kod LLVM araç zincirine dahil ediliyor. Hatta 10 yıldan fazla bir süredir kodun bir kısmı ilk kez değiştirildi diyebiliriz.

Jeep otonom arazi aracını test etti

0

Jeep otonom sürüş teknolojisi üzerinde çalışarak yeni bir yöne doğru ilerlemekte. Marka, SUV modelleri için geliştirdiği otonom sürüş teknolojisinin bir önizlemesini içeren bir video paylaştı.

Video, Moab, Utah yakınlarındaki çölde geçiyor, bu bölge, markanın testlerini gerçekleştirdiği popüler bir nokta. Videoda, “Trail Rated” sertifikasına sahip Grand Cherokee 4xe plug-in hibrit modeller, zorlu arazi koşullarında başarılı bir şekilde ilerliyor. “Trail Rated” sertifikası, bu araçların çekiş, su geçişi, manevra kabiliyeti, süspansiyon hareketliliği ve yerden yükseklik gibi beş kritik alanda zorlu testlerden geçtiğini göstermekte. Jeep’in ana şirketi Stellantis’in yapay zeka ve otonom sürüş başkanı Neda Cvijetic, yeni teknolojinin amacının Jeep’e “daha fazla eğlence, daha fazla macera ve daha fazla özgürlük” getirmek olduğunu ifade ediyor.

Videoda, özel donanımlarla donatılmış olan araçların dış ve iç görüntüleri de gösterilmekte. Araçların üzerindeki çeşitli sensörler ve çatıdaki donanımlar, bunların standart modellerden farklı olduğunu göstermekte. Arabanın içinde ise direksiyon simidi kendiliğinden dönmekte ve geleneksel dokunmatik ekranın üzerine büyük bir ekran yerleştirilmiş. Bu ekran, “Lead” başlığı altında bir Jeep’in görüntüsünü göstermekte ve muhtemelen bir platooning (konvoy takip etme) yeteneği olduğunu adından anlayabiliyoruz. Cvijetic, araç dışında bir tablet tutarak sürüşle ilgili seçeneklere erişiyor, ancak araçları kontrol mü ediyor yoksa sadece izliyor mu, bu net değil.

Jeep, otonom sürüş teknolojisini, markanın benzersiz konumlandırması gereği özel olarak geliştirmekte. Ancak Jeep’in, Stellantis’in geniş çaplı altyapısından da yararlanması muhtemel. Stellantis, son 18 ay içinde Scala Lidar teknolojisini kullanma anlaşması yapmış ve Macar yapay zeka şirketi aiMotive’yi satın almıştı. Ayrıca, STLA Brain, STLA Cockpit ve STLA AutoDrive teknolojilerinin de tanıtımlarını yapmıştı.

Jeep markası CEO’su Christian Meunier, Moab testlerinin heyecan verici bir geleceği sergilediğini belirtmekte. “4xe araçlarının otonom hale gelmesinin Jeep markasının off-road yeteneklerini yeni zirvelere taşıdığı gibi, bu gelişmiş off-road sürüş sistemleri de dünya genelinde daha fazla müşterinin bu maceraya katılmasına yardımcı olacak. Bu özellikler ve teknolojiler, geniş bir sürüş koşulu yelpazesinde, arazide veya yollarda uygulama alanları bulacak.” diye ifade ediyor.

Teknolojinin tam kapasitesini gösteren daha detaylı bir video yaz aylarında bekleniyor.

Sanayi devriminin sonuçları neler oldu?

0

Sanayi devrimi üretimde hız ve verimlilik sağladı. Sanayi devriminin sonuçları arasında en önemli etkenler sosyolojik açıdan oldu diyebiliriz.

İlk pamuk fabrikası, Samuel Slater’ın İngiltere’nin üretim teknolojisini ABD’ye getirmesinin ardından inşa edildi. Değirmen, Kuzeydoğu’ya iş ve ticaret getiren suyla çalışıyordu. Sonraki yıllarda aynı teknolojiler kullanılarak birçok fabrika ve değirmen inşa edildi.

1869’da ilk kıtalararası demiryolu tamamlandı. Ülke çapında malların, insanların ve hammaddelerin taşınmasına izin verdiği için ABD için büyük bir başarıydı. Amerikan Sanayi Devrimi sırasında Samuel Morse, ulusun iletişim kurmasını sağlayan bir tel üzerinden elektrik sinyalleri gönderen telgrafı geliştirdi. Andrew Carnegie, ABD’deki ilk çelik fabrikalarını kurdu. Aynı zaman diliminde Alexander Graham Bell telefonu icat etti.

Sanayi devrimi en iyi nasıl tanımlanır?

Sanayi Devrimi, toplumları tarım ekonomisinden, ürünlerin artık yalnızca elle değil, makinelerle yapıldığı bir üretim ekonomisine kaydırdı. Üretim ve verimliliğin artmasını sağladı. Daha düşük fiyatlar, daha fazla mal, iyileştirilmiş ücretler ve kırsal alanlardan kentsel alanlara göçe yol açtı.

Sanayi devrimi ne zaman oldu?

İlk Sanayi Devrimi, 1700’lerin ortalarından sonlarına kadar Büyük Britanya’da, makine imalatı nedeniyle büyük miktarlarda mal üretilmesiyle başladı. Tüm dünyaya yayıldı ve İkinci Sanayi Devrimi, 1800’lerin sonlarında ABD’de başladı. Teknolojide daha fazla verimlilik sağlayan daha fazla ilerleme gördü.

Demir-çelik kullanımı, kömür ve buhar gibi yeni enerji kaynakları ve fabrika sistemi gibi teknolojik değişimler işbölümüne ve uzmanlaşmaya yol açarak verimliliği artırdı.

Sanayi devriminin en önemli buluşları neler?

Birinci Sanayi Devrimi’nin en önemli icatları arasında buhar makinesi, eğirme makinesi, çırçır makinesi ve telgraf sayılabilir. Bunu, içten yanmalı motorun, kontrollü elektriğin ve ampulün gelişini gören ikinci Sanayi Devrimi izledi.

Sanayileşmenin avantajları

Sanayi Devrimi, istihdam fırsatlarında bir artış yarattı. Fabrikalardaki ücretler, bireylerin çiftçi olarak kazandıklarından daha yüksekti. Fabrikalar yaygınlaştıkça, onları işletmek için ek yöneticilere ve çalışanlara ihtiyaç duyuldu, bu da iş arzını ve genel ücretleri artırdı.

Fabrikaların ve büyük şirketlerin çoğu şehirlerin yakınında bulunduğundan, nüfus genellikle mevcut konut arzını ezerek iş aramak için kentsel alanlara göç etti. Şehir planlamasında önemli gelişmelere yol açtı.

Artan inovasyon aynı zamanda daha yüksek eğitim seviyelerine yol açtı. Yeni icatların geliştirilmesini tetikledi. Öncü olunan icatlar arasında dikiş makinesi, röntgen, ampul, hesap makinesi ve anestezi yer alıyor.

Sanayi Devrimi’nin ilerlemeleri nedeniyle ülke, imalatta kullanılan ilk içten yanmalı motoru, akkor ampulü ve modern montaj hattını gördü. Sanayi Devrimi, insanların çalışma şeklini, onlara sunulan teknolojileri ve dolayısıyla yaşadıkları yeri değiştirdi. İşçiler için yaşam koşulları iğrenç olmaya devam etse de birçokları için hayatı rahat hale getirdi ve bu da sonunda işçi sendikalarının yükselişini körükleyerek çalışma koşullarının iyileştirilmesine ve adil ücretlere yol açtı.

Endüstri 4.0 nedir? Sanayi tarihine yolculuk

0

Dördüncü sanayi devrimi olarak isimlendirilen Endüstri 4.0 günümüz teknolojilerine yön veriyor. Sanayide yeni döneme hazır mısınız?

Yıkıcı teknolojilerin gelişimiyle sanayinin gelişimini dört aşamada düşünebiliriz. İlk olarak su ve bahar gücüyle başlayan makineleşme, yerini elektrik gücüne bıraktı. Üçüncü sanayi devrimiyle birlikte elektronik komponentler ve dijital devrim yaşandı. Otonom ve bilgi teknolojileri ie dördüncü sanayi devriminde etkili oldu.

Endüstri 4.0’a genel olarak baktığımızda; nesnelerin İnterneti, hizmetlerin interneti ve siber fiziksel sistemleri temel alıyor. Üç teknolojiin birleşimi aslında dördüncü sanayi devriminin temelini oluşturuyor.

Endüstri 1.0’dan 4.0’a yolculuk

  • Mekanik Üretim Tesislerinin Uygulanması (18. Yüzyıl): 1712 Buhar Makinesinin İcadı
  • Elektrik ve İş Bölümüne Dayalı Seri Üretime Geçilmesi(19. Yüzyıl): 1840 Telgraf ve 1880 Telefon İcatları, 1920 Taylorizm (Bilimsel yönetim)
  • Üretim Süreçlerinin Otomasyonu (20. Yüzyıl): 1971 İlk mikro bilgisayar (Altair 8800), 1976 Apple I (S. Jobs ve S. Wozniak)
  • Otonom Makineler ve Sanal Ortamlar (21. Yüzyıl): 1988 AutoIDLab. (MIT), 2000 Nesnelerin İnterneti, 2010 Hücresel Taşıma Sistemi, 2020 Otonom Etkileşim ve Sanallaştırma

Dördüncü sanayi devrimi merkezi ve merkezi olmayan otonom yapılar kurarak, akıllı fabrikaların geliştirilmesini sağlıyor. Akıllı fabrikalar dijital ikizleriyle de takip edilerek, verimlilik ve hız gibi parametrelerde artış yaşanıyor.

2011 Hannover Fair’de ilk kezgündeme gelen dördüncü sanayi devrimi 2013 Alman Hükümeti stratejisinde yer aldı. 2015 Hannover Fair sloganı olarak kullanılan kavram, 2016’da Davos’un gündemi oldu. Bu tarihlerden itibaren tüm ülkeler sanayide yeni bir döneme geçiş yapmaya çalışıyor.

Dördüncü sanayi devrimindeki temel amaç ise üretimin ucuz Asya ve Afrika ülkelerinden, bu teknolojiyi yakalayabilen ülkelere geçmesini sağlayabilmek.

Endüstri 4.0 hangi avantajları sağlıyor?

  • Sistemin izlenmesini ve arıza teşhisini kolaylaştırıyor.
  • Sistemlerin ve bileşenlerinin öz farkındalık kazanmasını sağlıyor.
  • Sistemin çevre dostu ve kaynak tasarrufu davranışlarıyla sürdürülebilir olmasını sağlıyor.
  • Daha yüksek verimlilik sağlıyor.
  • Üretimde esnekliği artırıyor.
  • Maliyeti azaltıyor.
  • Yeni hizmet ve iş modellerinin geliştiriyor.

Üretimin ekonominin devamlılığı hız, verimlilik ve tasarruftan geçiyor. Yüksek teknoloji kullanımı ile sağlanabiliyor. Dördüncü sanayi devrimi bu yönüyle kritik önem taşıyor.

Sanayi devrimi ve tarihsel gelişimi

0

İngiltere’de başlayan sanayi devrimi, 18. yüzyılda yeni bir dönemi başlattı. Peki sanayi devriminin etkileri ve sonuçları neler oldu?

Tarımla başlayan üretim süreci sanayileşmeyle yeni bir süreç aldı. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi, Avrupa ile Kuzey Amerika’da önemli etki yarattı. Tekstil ile demir çelik sektöründe ise çok kritik etkileri oldu.

Sanayi devriminin tarihine baktığımızda nüfustaki hızlı artışın da etkili olduğunu görüyoruz. Üretimin tüketimi yakalayamaması zorunlu bir dönüşüm etkisi yaratıyor. Buharlı araçlarla başlayan süreci, elektrikli ve benzinli makinelerin ortaya çıkması tetikledi. Günümüzde ise Endüstri 4.0 dediğimiz dördüncü devrimi yaşıyoruz.

Sanayi devriminin en önemli etkileri arasında ekonomik ve ticari hakların, özel mülkiyetin güvence altına alınması yer alıyor. Sanayi devrimiyle teknolojik, ticari, hukuki ilerlemeler yaşanıyor.

Yaşanan gelişmeler

  • Şehirlerde nüfus artışı yaşandı.
  • İşçi sınıfı Ortaya çıktı.
  • Sömürgecilik yayıldı.
  • Çevre sorunlar ortaya çıktı.
  • Bilimsel, teknik gelişmeler hızlandı.
  • Refah arttı, insan ömrü uzadı.

Kömür ve buhar makinelerinin en önemli etkileri çelik ve tekstil sektöründe yaşanmıştı. İkinci sanayi devriminin ise elektrik, petrol ve doğalgaz kullanımıyla birlikte otomobil ve uçak icatlarına öncü olduğunu görüyoruz. Üçüncü dönemde üretimi bilgisayarların devralması takip ve gözetleme konusunda önemli etkiler yarattı. Dördüncü sanayi devrimiyle yapay zeka ve robot teknolojileri hayatımızda kritik öneme sahip olmaya başladı.

Sanayi devrimlerinin hepsi bilimsel yöntem, düşünme tekniklerini de etkiledi. Günümüzde ise yapay zeka, robotlar, nesnelerin interneti gibi teknolojiler yeni bir dönemi tetikliyor. Dördüncü sanayi devriminin etkileri devam ederken, beşinci sanayi devriminin temelleri atılıyor. Bilgi yığınında yapılan veri analizleri, anlamlı bilgiye ulaşmayı kolaylaştırıyor.

Teknoloji odaklı yeni devrimler, akıllı ve karanlık fabrikaları ortaya çıkarıyor. Karanlık fabrikaların gündeme gelmesi, iş piyasasında azalma olacağına yönelik etkileriyle konuşuluyor. Özellikle insanların yerini alacağı düşünülen teknolojiler, geleceğin iş piyasası için soru işaretleri yaratıyor. Geniş açıdan düşündüğümüzde ise teknolojiler aslında yeni iş fırsatları da ortaya çıkarıyor. Veri analitiği, yazılım, iş analizi gibi süreçlerde insan personel ihtiyacı artıyor. Teknoloji odaklı devrimlerin insan iş gücünün daha efektif işlerde kullanıldığını göreceğiz.

Yapay zeka nude fotoğraflar oluşturuyor

0

Yapay zeka nude fotoğraflar ile kullanıcıların sahte fotoğraflarını oluşturuyor. Böylelikle saldırganlar, kullanıcılar tehdit ediyor.

FBI’ın en son dijital güvenlik bülteni, hem gerçek hem de mecazi anlamda bazı dikkatleri üzerine çekecek. ABD federal kolluk kuvvetlerine göre suçlular, şantajı yeni bir boyuta taşımak için yapay zeka tarafından oluşturulan görüntüleri kullanıyor. Sosyal medyada herkese açık olarak yayınlanan görüntüleri kullandıkları ve ikna edici (ancak tamamen sahte) çıplak fotoğraflar oluşturmak için bunları bir yapay zeka görüntü oluşturucu aracılığıyla çalıştırdıkları tespit edildi. Ardından büronun bir uygulamada kurbanlardan para veya gerçek fotoğraflar için şantaj yaptıkları görüldü.

Yapay zeka ile sahte fotoğraf tehlikesi

Bu tür şeyler tam olarak yeni değil. Kötü niyetli kişileri daha önce sosyal medya özçekimlerini ve Photoshop’u kullanmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktu ve bu bazı münferit durumlarda oldu. Tehlike, yeni yapay zeka “deepfake” görüntü araçları tarafından oluşturulan bu tekniğe erişim kolaylığından kaynaklanıyor. Artık suçluların ikna edici görüntü manipülasyonunda aylarca veya yıllarca deneyime ihtiyaçları bulunmuyor. Sadece birkaç fotoğrafa ve doğru yazılıma ihtiyaçları var. Büro, hem yetişkinlerin hem de çocukların sahte müstehcen görüntülerinin, gasp girişimleri için doğrudan kurbanlara gönderilmesine ek olarak, genel taciz için porno sitelerine yayıldığını söylüyor. FBI, son birkaç ayda kurban raporlarında bir artış fark etti.

Yapay zeka tarafından oluşturulan görüntü araçlarına, halk için inanılmaz derecede kolay erişilebilir hale geldi. Örneğin, “Marilyn Monroe’nun çorap giymiş” bir fotoğrafını oluşturmak için Bing’e gitmeniz yeterli. Halka açık yapay zeka görüntü oluşturucularının çoğu, onları bir dizi belirli fotoğraf üzerinde eğitmenize veya pornografiye yaklaşan herhangi bir şey oluşturmanıza izin vermiyor. Ancak, bireysel bilgisayarlarda (genellikle güçlü tüketici sınıfı donanımın yardımıyla) bu tür kısıtlamalar olmaksızın çalıştırılabilen, topluluk tarafından oluşturulmuş yazılım araçları var.

FBI’ın raporuna göre, ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi etkinliklerini yakından izlemeleri ve kişisel bilgilerini olmaması gereken yerlerde düzenli aralıklarla aramaları öneriliyor. Kişisel fotoğraflarınızın izniniz olmadan yayınlanmış olabileceği yerleri bulmak için Google veya TinEye gibi tersine görsel arama hizmetlerini kullanılabiliyor. Yapay zeka verimli kullanım kolaylığı sağlıyor olsa da şantaj ve siber saldırganların elinde önemli bir tehlike oluyor.

WhatsApp özel yayın hizmeti sunacak

WhatsApp özel yayın hizmeti için yeni bir özellik kazanıyor. Channels isimli özellikle ilgili yeni detaylar paylaşıldı.

Meta, WhatsApp için Channels adı verilen yeni bir yayın aracı başlattığını duyurdu.

Yeni özelliğin kullanıma sunulmasıyla birlikte teknoloji devi, “mevcut en özel yayın hizmetini” oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Tek yönlü bir yayın aracı olan Channels, genellikle uygulamanın kullanıldığı kullanıcılar arasındaki standart mesajlaşma sistemi yerine kullanıcıların belirli bir kanala mesaj ve medya göndermesine olanak tanıyacak.

Channels neler sağlayacak?

Duyuruda: “Doğal olarak, insanların WhatsApp’ı kullanma şeklinin özü, arkadaşlar, aile ve topluluklar arasındaki özel mesajlaşma olmaya devam edecek ve bu her zaman birinci önceliğimiz olacak. Channels oluşturmak, kullanıcılarımızın yıllardır bizden atmamızı istediği büyük bir adım. Basit, güvenilir ve özel bir yayın aracını tanıtmanın zamanının nihayet doğru olduğunu düşünüyoruz ve önümüzdeki aylarda ve yıllarda onu kullanmaktan keyif alacağınızı umuyoruz” ifadelerine yer verildi.

Channels, diğer mesajlaşma sekmelerinden ayrı olarak, kullanıcıların takip edecekleri kanalları seçebilecekleri ve aranabilir bir dizinle tamamlanan Güncellemeler adlı yeni bir sekmede bir ana sayfaya sahip olacak. Yöneticiler ayrıca kanallarının keşfedilebilir olup olmadığına karar verme yetkisine sahip olacak. Kanal yöneticileri, kanallarını kimlerin takip edebileceğine karar verebilir ve mesajlara cevap veremeyen takipçilerine metin, fotoğraf, video, çıkartma ve anket gönderebilir. Mesajlar, otomatik olarak silinmeden önce 30 gün boyunca saklanacak.

WhatsApp ayrıca kullanıcıların ve yöneticilerin kişisel bilgilerinin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bununla birlikte, diğer WhatsApp mesajlarının aksine, Kanallar uçtan uca şifreleme kullanmayacak. Meta bunun yeni özelliğin daha büyük hedefi olan “geniş bir kitleye ulaşmak” ile uyumlu olduğunu söylüyor. Bununla birlikte, şirket gelecekte bazı durumlarda Kanallara şifreleme eklemeyi araştırıyor.

Yeni özellik şu anda Kolombiya ve Singapur’da deneniyor ve araç daha da geliştirildikçe önümüzdeki aylarda daha fazla ülkeye getirilmesi hedefleniyor. Meta ayrıca, yöneticilerin WhatsApp’ın “genişleyen ödeme hizmetleri” ile kanalları etrafında bir iş kurma olasılığını araştırdığını da sözlerine ekledi.

WhatsApp daha önce geçen yıl, grup sohbetlerini organize edip daha büyük bir topluluk halinde derlemeyi amaçlayan Topluluklar adlı yeni bir özelliği açıklamıştı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg kısa süre önce, WhatsApp’ı para kazanmayı ölçeklendirdikçe şirketin “bir sonraki bölümü” olarak gördüğünü söyledi.

Automechanika Istanbul 2023 başladı

0

Otomotiv satış sonrası endüstrisinin en önemli oyuncularını bir araya getiren, tüm zamanların en büyük Automechanika Istanbul fuarı başladı. Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliği ile İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuar, 11 Haziran Pazar akşamına kadar ziyaret edilebilecek. 1400’ün üzerindeki katılımcı sayısıyla kendi rekorunu kıran ve yine rekor oranda uluslararası katılımcı firmanın yer aldığı fuar süresince 50 binin üzerinde sektör profesyonelinin bir araya geleceği öngörülüyor.

Tüm dünyadan otomotiv endüstrisi profesyonellerini buluşturan fuarda; parçalar ve sistemler, arıza tespit ve onarım, aksesuar ve özelleştirme, elektronik ve bağlanılabilirlik, araç yıkama ve bakım merkezi, bayi ve atölye yönetimi, alternatif sürüş sistemleri & yakıtlar ve madeni yağ kategorileri altında ürün gruplarına sahip, yaklaşık 700’ü Türkiye’den olmak üzere toplam 1400’ün üzerinde katılımcı firma yer alıyor.  Automechanika Istanbul 2023, otomotiv sektörünün yoğun ilgisi ve katılımıyla devam ederken, başta “Innovation 4 Mobility by BAKIRCI” özel bölümü olmak üzere fuar boyunca sürdürülebilirlik teması ve yenilikçi teknolojilere odaklanacak.

Açılış töreninde otomotiv endüstrisinin önemli isimleri bir araya geldi

Rekorlara imza atan Automechanika Istanbul 2023 açılış töreninde Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OIB) Yönetim Kurulu Üyesi Leon Kalma ve Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Özalp, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Salih Sami Atılgan, Moderatör Yiğit Top, Messe Frankfurt Marka Yöneticisi Michael Johannes, Hannover Fairs Turkey Genel Müdürü Annika Klar ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği  (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam hazır bulundu. 

Automechanika Istanbul: Türkiye’nin en büyük uluslararası fuarı 

Türkiye, ihracatta yakaladığı başarıyı her yıl artırarak sürdürürken, ülke ihracatında yıllık 30 milyar dolar ile yaklaşık yüzde 13’lük paya sahip otomotiv sektörü de Automechanika Istanbul ile ihracat rakamlarını artırmaya devam ediyor. Otomotiv satış sonrası sektöründe kıtaların buluşma noktası olan Automechanika Istanbul, düzenlendiği her yıl üreticilere sunduğu fırsatlarla yeni iş birliklerine zemin hazırlıyor. Geçtiğimiz yıl 28 farklı ülkeden 825 katılımcı firma ve 141 ülkeden 13.802’si Türkiye sınırları dışından, 34.552’si ise Türkiye’den olmak üzere toplam 48.354 sektör profesyonelini ağırlayarak önemli bir başarı elde eden fuarın bu yıl %35’i Türkiye dışından olmak üzere tüm dünyadan 50 bini aşkın ziyaretçiye ev sahipliği yapması bekleniyor.

Türkiye’nin en büyük uluslararası fuarı olma niteliğine sahip olan Automechanika Istanbul; Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın en büyük, dünyanın ise 3. en büyük otomotiv satış sonrası fuarı olma özelliğini taşıyor. Fuarda bu yıl Almanya, İspanya, Kore, Çekya, Çin, Tayvan, Tayland, Hong Kong, Pakistan ve Hindistan olmak üzere 10 farklı ülkenin pavilyonu yer alıyor.

2023 fuarındaki yeniliklerden bir diğeri de ürün ve hizmetlerin sergilendiği 14 salona ek olarak, dış alanda kurulacak “Atrium” özel salonu da Group Auto Türkiye sponsorluğunda otomotiv sektörü profesyonellerini ağırlıyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından yönetilen Satın Alma Heyeti Programı dahilinde, nitelikli satın alma profesyonelleri de Automechanika Istanbul 2023 fuarına katılım gösteriyor. Sergilenecek yeni teknolojiler ve gerçekleştirilecek etkinliklerle sektör temsilcilerinin bu 4 günü oldukça yoğun ve aynı zamanda verimli geçirmesi hedeflenirken, kurulacak yeni iş bağlantıları ile fuarın otomotiv sektörünün büyümesine önemli bir katkı sağlanması amaçlanıyor.  

Fuarın odak noktaları sürdürülebilirlik ve inovasyon

Otomotiv sektöründe sürdürülebilir üretim politikaları ve inovatif çözümleri öne çıkaran Automechanika Istanbul, ‘Innovation 4 Mobility by BAKIRCI’ özel alanında sektör profesyonellerini e-mobilite ve otomotiv dünyasındaki son teknolojilerle buluşuyor. 12. Salon’da kurulan elektrikli araçlar servis alanında 8 ayrı istasyonda 8 ayrı elektrikli araç üzerinde uzmanlar tarafından uygulamalı olarak; şarj istasyonu, batarya, lastik değişimi, boya, şasi, ekspertiz eğitimleri veriliyor.

Sektör profesyonelleri e-mobilite alanında elektrikli araç satışı sonrasında gereken tüm ekipmanları yakından incelerken, Castrol tarafından hazırlanan Automechanika Academy özel programı ile sunum, söyleşi ve atölyeler ile mesleki gelişimlerine katkı sağlama imkânı buluyor. Geleceğin e-mobilite teknolojilerine odaklanan “Automechanika Academy powered by Castrol” özel alanında fuar süresince satış sonrası endüstrisi, gelecek teknolojiler ve otomotiv sektöründe cinsiyet eşitliği gibi konular ele alınırken, sektördeki kadın istihdamının artırılmasını konu alan “Equality 4 Business” oturumu 9 Haziran Cuma günü planlanıyor. Fuarın “Sürdürülebilirlik Sponsoru” Yanmar da özel bir söyleşi programı ile sürdürülebilir üretim politikaları hakkında otomotiv sektörü profesyonellerine yol gösterici bir rol üstleniyor.

Automechanika Istanbul, genç nesilleri otomotiv sektörüne katkı sağlamaları için teşvik etmek ve bu alanda kariyerlerini inşa edebilmeleri adına son yıllarda sürdürdüğü geleneği bozmayarak, Türkiye’nin farklı noktalarından gelen üniversite kulüplerine 12-A Salonu’nda projelerini sergileme imkânı sunuyor. Ayrıca, TOBFED tarafından hazırlanan “Ustalar Yarışıyor” programı da göçük onarım, araç bakım, folyo kaplama da dahil olmak üzere 6 farklı kategoride düzenlenen yarışmalar ile sektör profesyonellerine 12. Salon’da 4 gün boyunca renkli bir içerik sunacak.

Automechanika Istanbul 2023 fuarını, 11 Haziran Pazar günü saat 17:00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz. İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara ücretsiz ulaşım seçeneklerini öğrenmek ve ücretsiz ziyaretçi kaydı oluşturmak için fuarın resmi internet sitesinden yararlanabilirsiniz.

Google’dan biyometrik atılımı

Bilindiği üzere Google, Android ve İOS cihazlarda bir süredir biyometrik doğrulamayla otomatik doldurma, parola güvenliğini sağlıyor. Google tarafından yapılan yeni açıklamalar Google’ın bu özelliği kullanarak en azından Chrome tarayıcısında yerleşik olarak bulunan Parola Yöneticisi aracının kullanıcıları için parolaların kullanımını ve güvenliğini sağlamayı hedeflediğini gösteriyor.

Teknoloji devi Google , benzersiz parolalar oluşturan ve bunları platformlar arasında otomatik olarak dolduran Şifre Yönetici’nin yakında bilgisayarlarda da biyometrik kimlik doğrulaması özelliğini kazanacağını duyurdu. Etkinleştirildiğinde, Chrome şifreleri otomatik olarak doldurmadan önce parmak izi tanıma veya yüz tanıma gibi ek bir güvenlik önlemi isteyecek.

Masaüstündeki Şifre Yöneticisi’nde tam olarak hangi biyometri türlerinin mevcut olduğu, elbette bilgisayarın donanımına (örn. bir parmak izi okuyucu) ve ayrıca bilgisayarın işletim sisteminin bunu destekleyip desteklemediğine bağlı olacak. 

Fakat Google tarafından bunun ne zaman hayata geçirileceği ile ilgili net bir tarih verilmedi.

Google’dan Facebook’a veri merkezi desteği

Bilgisayar noktasında, Şifre Yöneticisi artık masaüstünde Chrome’da özel bir ana sayfaya sahip. Araç, Chrome menüsündeki “Parola Yöneticisi” kısayoluna, Chrome kullanıcıdan kayıtlı bir parolayı otomatik olarak doldurmasını istediğinde görünen “Parolaları yönet” düğmesine veya isteğe bağlı yeni masaüstü kısayoluna tıklanarak başlatılabilir.

Diğer yerlerde, iOS’taki Parola Yöneticisi yakında Google’ın Parola Denetimi aracı aracılığıyla zayıf ve yeniden kullanılan parolaları işaretleyecektir. (Google, önümüzdeki aylarda geleceğini söylüyor.)

Masaüstü ve mobil cihazlarda, Parola Yöneticisi artık kullanıcıların bir web sitesi için birden çok oturum açma ve parolalarla birlikte gelen PIN numaraları gibi şeyler için tek tek uğraş vermek yerine farklı cihazlarda kullanılan ortak bir oturumun tüm bunları not etmesine ve tek seferde otomatik olarak doğrulayabilmesine imkan tanıyor. Bir bilgisayarda, bir web sitesinde oturum açıldığında “anahtar” simgesine tıklanarak bu özelliğe erişilebilir.

Dünya’nın teknoloji liderleri; Digital Age Tech Summit’te buluştu

0

Digital Age Tech Summit; bir kez daha teknolojinin ve dijitalin nabzını tuttu. Ülkemizden ve dünyadan önemli konuşmacıların yer aldığı etkinlikte yeni teknolojilerin dönüştürücü etkisi farklı perspektiflerden ele alındı.

Bu yıl Garanti BBVA ana sponsorluğunda Raffles İstanbul’da 16’ncı kez seyircisi ile buluşan Digital Age Tech Summit; markaların, start-upların, girişimcilerin ve teknoloji meraklılarının ajandasındaki son gelişmeleri dünyanın farklı yerlerinden gelen uzmanlarla tartıştı.

Türkiye’nin önde gelen teknoloji yazarlarından M. Serdar Kuzuloğlu’nun moderasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte; güncel yapay zekâ çözümlerinden inovatif üretim modellerine, kuantum ekonomisinden veri bilimine ve finansal teknolojilerden dijital içerik yönetimine kadar gündemi şekillendiren farklı konu başlıkları ele alındı.

Geleceğe yön verecek icatlar ve büyük veri dünyası Digital Age Tech Summit’te konuşuldu

Günün ilk konuşmasında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden Trendyol’un Veri Bilimi Lideri Nezir Alp, yapay zekânın ve büyük veri yönetiminin e-ticaret dünyasına etkisini inceledi. Etkinliğin önemli konuklarından Oculus VR kurucu ortağı ve mucit Jack McCauley, geleceğe yön verecek teknolojik araçların hikâyesini kendi icatları üzerinden ele aldı.

Finansın geleceğine de odaklanılan etkinlikte, M. Serdar Kuzuloğlu’nun sorularını Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Işıl Akdemir Evlioğlu cevapladı ve finansta büyük verinin kullanımını ve yeni teknolojilerin bankacılığa etkisini izleyici ile paylaştı.

Moda endüstrisinin ve teknoloji dünyasının “ötesi” işlendi

Malzeme dönüşümünün de işlendiği Digital Age Tech Summit’te icat ettiği “spray-on” kumaşla moda endüstrisinde ses getiren moda tasarımcısı ve girişimci Manel Torres,  sürdürülebilirlik ve estetik arasındaki ilişkiyi kendi girişimi üzerinden değerlendirdi. Konuşmasının ardından içerik üreticisi Duygu Özaslan ile söyleşi gerçekleştiren Torres, moda dünyasında üretim modellerinin yaşadığı dönüşümünü katılımcılarla paylaştı.

Bilgisayar bilimci Cem Say ise gündemde sayısız çözüm ve uygulama ile yer alan yapay zekânın henüz yapamadıklarını ve yapamayacaklarını anlattı. Teknoloji analisti Benedict Evans ise yaşadığımız dijital dönüşümü geçmiş-bugün-gelecek ekseninde üç aşamalı, kapsamlı bir sunumla analiz etti.   

Kuantum Ekonomisi kitabı başta olmak üzere kaleme aldığı kitaplarda inovasyonu nasıl daha insani bir çerçeveye oturturuz sorusunun cevabını arayan Norveçli filozof Anders Indset de öngörülerini Digital Age Tech Summit sahnesinde aktardı. Somut problemlerin çözümünün kapsayıcı kalkınmalarla sağlanabileceğini savunan Indset, dijital geleceğin sosyal ve kültürel alandaki olası etkilerini izleyicilerle paylaştı.

Midjourney v6 yakında çıkıyor

0

Midjourney v6 söylentilere göre yakın bir tarihte piyasaya sürülmesi bekleniyor ve yeni özellikleriyle görüntü oluşturmada bize farklı olanaklar sağlayacak gibi gözüküyor. Midjourney v5’in yeni çıkmış olsa da, v6’nın geliştirilmesine hızla başlanmış hatta sona yaklaşılmış durumda.

Metin ipuçlarından şaşırtıcı görüntüler oluşturmanıza olanak sağlayan yapay zeka destekli platform Midjourney her bir güncellemesinde çıtayı yükseltmeye devam ediyor gibi gözüküyor. Midjourney v6 güncellemesi mevcut platforma yeni ve heyecan verici özellikler sağlayacak.

Midjourney v6 çıkış tarihi

Midjourney v6’nın çıkış tarihi şu anda belirsiz. Ancak, gelmesi yabancı kaynaklara ve sızdırılan bilgilere göre çok yakında. Önümüzdeki birkaç ay içinde kullanıma sunulması planlanıyor. Bu takvim kesin olmamakla birlikte, geliştirme ve test sürecine bağlı olarak değişebilir. Midjourney’in resmi web sitesini veya sosyal medya platformlarını takip etmek, güncel çıkış programı hakkında resmi duyuruları öğrenmek için en iyi yol olacaktır.

Beklenen Midjourney v6 özellikleri

Midjourney v6’nın beklenen özellikleri nelerdir? Midjourney V6’nın platforma bir dizi gelişme ve yeni özellikler katacağı ve daha önce hiç olmadığı kadar güçlü ve kullanıcı dostu hale getireceği tahmin ediliyor. İşte doğrulanmış geliştirmeler ve beklenen özellikler:

  • Daha yüksek görüntü çözünürlüğü (Doğrulandı)
  • Daha akıllı doğal dil işleme (Doğrulandı)
  • Daha fazla varyasyon kontrolü
  • 3D modeller
  • İyileştirilmiş el çizimleri
  • Video oluşturma

El çizimleri üzerinde iyileştirmeler özellikle önem taşıyor. Midjourney v6’da daha iyi el çizimi yeteneklerinin sunulacağı herkesin beklediği özellikler arasında. Yeni sürümün, önceki versiyonlarda görülen pek de iyi olmayan el çizimi oluşturma yeteneğini önemli ölçüde geliştirip geliştiremeyeceğini beraber göreceğiz. Midjourney v6’nın, kullanıcılara sanatsal ifadelerinde eşi benzeri olmayan bir özgürlük sunan önemli bir iyileştirme olduğu kesin. Eğer bir yaratıcı profesyonel veya sadece genel olarak görsel üretmeyi seven biriyseniz, gözünüz Midjourney v6 güncellemesinde olsun.

Midjourney V6, sadece birkaç hata düzeltmesi ve iyileştirme içeren sıradan bir güncelleme değil. Bu platform için büyük bir güncelleme, hayal gücünüzü özgürleştirecek ve çalışmalarınızı daha verimli hale getirecek kullanışlı iyileştirmeler getirecek. Daha fazla detay ve gerçekçilikle yüksek kaliteli görüntüler oluşturmak. Metin ipuçlarıyla fikirlerinizi daha kolay ve doğal bir şekilde ifade etmek. Farklı modeller ve ayarlarla yeni olanaklar ve stiller keşfetmek. Daha düzgün ve hızlı bir kullanıcı arayüzü vadedilenlerin sadece bazıları.

Tek bir şey kesin, Midjourney V6, yapay zeka ile görüntü oluşturmayı seven herkes için piyasa muadillerinden çok daha ileri seviyede olacak.

Intel’den meme kanseri tespitine teknoloji desteği

Intel yapay zeka modeli araştırmacıların meme kanserini tespitinde yüksek doğrulukla yardımcı oluyor.

Hindistan kökenli iki araştırmacı olan Madhu Nair ve Dr. Asha Das, hastaların doku örneklerinden alınan taranmış görüntülerde meme kanseri hücrelerini saptamak için yapay zeka (AI) modellerini kullanacak büyük bir atılımın eşiğindeydiler. AI modellerine kanser hücrelerini doğru bir şekilde tanımayı öğretmek için aylarca mücadele ettiler. Das ve ekibi genellikle haftalarca yüksek çözünürlüklü mega pikselli görüntü yığınlarını gözden geçirerek kanserli alanları görüntü resim işaretlerdi.

Ekibin, bu görüntüleri insan denetimi olmadan doğru ve hızlı bir şekilde tarayabilecek bir çözüme ihtiyacı vardı. Bu noktada çözüm ortakları Intel oldu.

Yapay zeka meme kanserini tespit edecek

GPU’lar büyük sorularla mücadele ediyor

Günümüzde meme kanserinin erken belirtilerini tespit etmek, büyük ölçüde doktorların manuel taramalarına dayanmaktadır. Ancak yalnızca insan gözüne güvenmenin dezavantajları da var – Ulusal Kanser Enstitüsüne göre meme kanseri belirtilerinin yaklaşık yüzde 20’si gözden kaçıyor.

AI’nın yardımcı olabileceği yer burasıdır. Bilgi işlem teknolojisindeki son gelişmeler sayesinde, daha fazla hastane, doktorların başka türlü gözden kaçırabileceklerini tespit etmek için yapay zekayı kullanma fikrine ısınıyor. Aralık ayında Intel ve Penn Medicine, araştırmacıların kanserli beyin tümörü tespitini %33 artırmasına yardımcı olduklarını duyurdu.

Das, ekibinin derin öğrenme modellerini geliştirmek için ilk olarak nasıl GPU tabanlı çözümlere yöneldiğini açıkladı. Tek bir sorun vardı: Büyük görüntüleri işlemek için gereken bilgi işlem miktarı, sistemlerin tasarım sınırlarını çok aştığından, GPU tabanlı sistemleri genellikle başarısız oluyordu, bu da açıklanamayan donmalara ve sinir bozucu yeniden başlatmalara yol açıyordu.

Nair, zorlukları açıklayarak “Modellerimiz hesaplama açısından zorluydu ve modeli GPU’ları kullanarak eğitme girişimlerimiz başarısız oldu” diye yazdı. “Uygulamamız birkaç gün sürdü ve daha yüksek çözünürlüklü görüntüler için eğitim almanın zor olduğunu gördük. Bu da bizi daha iyi bir bilgi işlem tesisi aramaya yöneltti.”

2022’de Nair, farklı bir araştırma projesi için görüştüğü bir Dell temsilcisiyle karşılaştığı zorluğu gündeme getirdiğinde Intel yapay zeka desteği alma fırsatını keşfetti. Dell, Nair’i Intel Hindistan ekibiyle tanıştırdı. Intel yapay zeka desteği konusunda olumlu bir tutum sergiledi ve süreç başladı.

Aylar sonra, herhangi bir derin öğrenme hızlandırıcısı olmadan tek bir bilgi işlem kümesi olarak çalışan dört sunucuyu devreye aldılar. Sunucular ve depolama, yüksek hızlı bir Ethernet ağı kullanılarak bağlandı.

Sonuçlar Intel yapay zeka açısından tam olarak araştırmacıların umduğu gibiydi, bir artıyla birlikte: Model hem kanserli hücreleri işaretliyor, hem de farklı kanser derecelerini de ayırt ediyor.

Ve çok doğru: Intel yapay zeka çözümü ile yüzde 98’lik bir doğruluk elde edildi – diğer modellerden yaklaşık yüzde 10 daha iyi.

Yakınınızdaki Bir Patoloji Merkezine Gelmek

Ekip patentleri güvence altına alırken ve insan dokunuşuna alışkın bir pazar alanını bozmak isteyen ticari ortaklar edinirken, teknolojinin sıradaki aşaması beklemede. Das, bazı taramaların her biri farklı deneyimlerine dayanarak kendi sonuçlarını veren birden fazla patoloğa danışmayı nasıl içerebileceğini paylaşıyor.

Bir de doğruluk konusu var. Yüzde 98 doğruluk oranları yüksek görünse de, gerçek dünya uygulamaları için henüz yeterince kesin değil.

Artık hem Das hem de Nair, modellerinin meme kanseri hücrelerini güvenilir bir şekilde saptadığını kanıtladığına göre, beyin anevrizmalarına benzer bir yaklaşım uygulamayı ve polipleri endoskopilerden sınıflandırmayı düşünüyorlar.

ChatGPT destekli bordro yönetimi çözümü 

0


EY ve Microsoft, Azure OpenAI teknolojisi kapsamında ChatGPT’yi kullanarak karmaşık sorulara yanıt getirebilen bir bordro sohbet botunu ölçeklendirmek üzere iş birliğine gitti. Çalışanların bordro ile ilgili karmaşık sorularını yanıtlayan ve çalışan deneyimini kişiselleştiren yeni çözümün, işverenlerin bu alandaki yükünü %50’den fazla azaltması bekleniyor.
 

Uluslararası danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), vergi ve hukuk alanlarında en gelişmiş Azure OpenAI teknolojilerini kullanmaya yönelik olan Microsoft ile ortak taahhütleri doğrultusunda, stratejik iş birliğinin duyurusunu yaptı. EY bu iş birliği kapsamında, akıllı bordro sohbet botunu (EY Intelligent Payroll Chatbot), Next Gen Bordro platformunun bir parçası olarak geliştirecek.

Müşteriler, Microsoft Cloud ve Azure OpenAI hizmetini kullanarak, EY bordro çözümlerinin kolektif zekâsı ile geliştirilen maaş bordro sistemlerini modernize edebilecek ve böylece çalışan memnuniyetini artırabilecek. Ayrıca müşteriler, bu sayede bordro yönetimine ilişkin kontrol, denetim ve iş akışı süreçlerini otomatik hale getirebilecek ve geleceğin iş gücünü geliştirmek için stratejik içgörülerden yararlanabilecek. 

Üretken yapay zekâ (Generative AI) sohbet botunun hem çalışan memnuniyetine hem de ilk temasta çözüme (FCR= first contact resolution) yönelik temel performans göstergelerini, %50’den fazla geliştirmesi bekleniyor. Başlangıçta, %93 oranında ilk seferde doğru yanıt oranına ulaşan ‘kavram kanıtı’ (POC) bulguları da bu beklentiyi destekliyor. 

Günümüzde birçok işletme, dil, saat dilimleri, bordro konularının karmaşıklığı ve soruları çözmek için ihtiyaç duyulan veri hacmi gibi nedenlerle, birinci kademe (tier-1) çalışan sorularını etkili biçimde yanıtlamakta zorlanıyor. Geleneksel çağrı merkezleri, basit sohbet botları, çeviri hatları (language lines) ve çalışanlara özel bilgilendirme portalleri, bordroya ilişkin sorularla ilgili yüksek çağrı hacminin maliyeti de dahil olmak üzere getirilen yükü azaltmada ve çalışan deneyimini iyileştirmede istenen başarıya ulaşamadı.

Bu noktada, EY “bireyin maaş bordrosunun anatomisini” anlamak ve yasal uyumluluk ile ilgili unsurları şirket politikalarıyla ilişkilendirmek için Azure OpenAI hizmeti üzerinde ChatGPT’yi kullanarak bir geniş dil modeli (LLM=large language model) ve üretken yapay zekâ sohbet botu oluşturdu. Tüm bu çalışmalarla, detaylı soruları yanıtlamak ve çalışanlar için en üst seviyede kişiselleştirilmiş açıklamalar üretmek amaçlandı.

EY Akıllı Bordro Sohbet Botu, 159’dan fazla ülkede ve 49 farklı dilde yerelleştirilmiş olarak, çalışanlara uyumlu maaş bordroları, vergi dokümanları ve içgörüler sunan EY’ın çalışan deneyimi mobil ve web uygulamaları arasına ekleniyor. 

EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Gökhan Gümüşlü söz konusu iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: 

“EY, tüm paydaşları için daha iyi sonuçlar üretme hedefi doğrultusunda pazar lideri hizmetler geliştirme odaklı çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda, sohbet yeteneği çok daha güçlü ve çok büyük hacimlerdeki içeriği daha hızlı ayrıştırma becerisine sahip ileri teknolojiler ve üretken yapay zekâ teknolojisiyle müşteri deneyimini iyileştirmek üzere çalışıyor. EY Intelligent Payroll Chatbot’un, EY’ın Next Gen Payroll platformuna eklenmesi de bu kapsamda en önemli çıktılar arasında yer alıyor. Microsoft’un öncü teknolojisini, EY’ın uzmanlığı ve yapay zekâ alanındaki ilkelerini, Azure OpenAI’ın yeteneklerini ve Azure veri teknolojilerini bir araya getiren bu iş birliği sayesinde şirketler, yapay zekâ destekli yeni bordro uygulamalarından faydalanabilecek. EY, bordro verilerinin ve uluslararası düzenlemelerin artan karmaşıklığıyla başa çıkılabilmesine yardımcı olmak ve buna çözümler geliştirmek adına Microsoft ile birlikte çalışmaya devam edecek.”

EY-Microsoft iş birliği hakkında daha fazla bilgi için ey.com/microsoft adresini ziyaret edebilirsiniz.

Samsung Galaxy Z Flip 5 Lansmanı Seul Unpacked’de Yapılacak

0

Koreli elektronik devi Samsung, gelecek ay ülkesi olan Güney Kore’de gerçekleştireceği Galaxy Unpacked etkinliğiyle ilgili heyecan verici duyurular yapmaya devam ediyor. Şirketin 27. Unpacked lansman etkinliği Temmuz ayının sonlarında Seul’de gerçekleşecek ve bu etkinlikte beklenenin ötesinde yenilikçi ve güçlü katlanabilir cihazlarını tanıtacağını açıkladı. Samsung, uzun bir süredir teknoloji dünyasında lider konumda bulunuyor ve bu etkinlikle birlikte yeni nesil katlanabilir cihazlarıyla tüketicilere yepyeni bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bu etkinlikte Samsung Galaxy Z Flip 5 de görüşe çıkacak.

Katlanabilir telefonlar, son yıllarda büyük bir ilgiyle karşılanıyor. Ancak henüz sıradanlıktan çıkıp tam anlamıyla devrim niteliği taşıyan bir çığır açma anına ulaşamadılar. Samsung, bu alanda öncü bir rol üstlenmeye çalışıyor ve yeni katlanabilir cihazlarıyla bu hedefe ulaşmayı planlıyor. Galaxy Z Flip 5 ve Fold 5 gibi beklenen modeller, mükemmel tasarımı, üstün performansı ve zengin özellikleriyle dikkatleri üzerine çekecek.

Galaxy Unpacked etkinliği, Samsung’un teknoloji vizyonunu paylaşma ve ürünlerini dünya genelindeki tüketicilere tanıtma fırsatı sunuyor. Şirket, daha önce genellikle New York ve Barselona gibi büyük şehirlerde etkinlikler düzenlemeyi tercih etti. Ancak bu kez, şirketin doğduğu topraklarda gerçekleşecek olan etkinlik, Samsung’un Kore’ye olan bağlılığını ve ülkesindeki tüketicilere özel bir deneyim sunma arzusunu yansıtıyor.

Katlanabilir cihazlar, mobil deneyimleri tamamen yeniden şekillendirecek potansiyele sahip. Samsung’un mobil deneyim işinin başındaki TM Roh, katlanabilir cihazların sınırları zorlayan inovasyonlar olduğunu ve mobil dünyasının geleceğini şekillendireceklerini vurguladı. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Galaxy Z Flip 4, tüketicilerin ilgisini çekmeyi başaran önemli bir adımdı. Tasarımı, kamerası ve pil ömrü gibi alanlarda yapılan iyileştirmeler, kullanıcıların beklentilerini karşılamayı başardı. Ancak Samsung, katlanabilir cihazlarının potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmak için sürekli olarak yeniliklere ve geliştirmelere odaklanıyor.

Galaxy Unpacked etkinliğiyle birlikte, Samsung’un katlanabilir cihazlarının yeni özellikleri ve yenilikleri ortaya çıkacak. Samsung Galaxy Z Flip 5 cihazların daha büyük kapak ekranları, esnek kullanım modları ve daha fazla işlevsellik sunması bekleniyor. Samsung, kullanıcı geri bildirimlerini dikkate alarak cihazlarını sürekli olarak geliştirmeye ve kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkarmaya devam ediyor.

Samsung, katlanabilir cihazlarla ilgili gelecekteki planlarını ve stratejilerini Galaxy Unpacked etkinliğinde açıklayacak. Tüketiciler, heyecanla yeni cihazları keşfetmek ve mobil dünyasının geleceğine dair ipuçlarını yakalamak için bu etkinliği bekliyor. Samsung’un Galaxy Unpacked etkinliği, mobil teknoloji dünyasında heyecan uyandıracak bir dönüm noktası olabilir ve katlanabilir cihazlarla ilgili beklentileri artırabilir.

MBIS, Nagarro’nun küresel ağına katıldı 

0

Türkiye’nin ilk SAP® Gold Partneri MBIS, dijital mühendislik alanında dünya lideri Nagarro’nun küresel ağına katıldı. MBIS ve Nagarro arasında oluşturulan stratejik işbirliğiyle iki şirketin bilgi, deneyim ve kaynaklarıyla müşterilerine daha kapsamlı hizmetler sunması hedefleniyor. MBIS, bu işbirliğiyle 34 ülkede faaliyet gösteren ve 2.300 SAP® yazılım mühendisi ve 19 bin çalışana sahip Nagarro ile küresel çapta satış fırsatlarını yakalayacak. Ocak ayında başlayan birleşme süreci, Rekabet Piyasası Kurumu tarafından onaylanmasının ardından Haziran ayında tamamlandı. 

İşbirliğiyle iki şirketin hem yerel hem küresel çapta benzersiz bir hizmet portföyü sunarak müşterilere daha geniş bir alanda destek sağlaması hedefleniyor. Ayrıca her iki şirket sektörde rekabet avantajını artırma ve daha geniş çapta müşteri kitlesi için yenilikçi çözümler sunma imkanı yakalayacak. 

Daha geniş çapta hizmet sunabileceğiz

2000 yılından bu yana faaliyet gösteren MBIS, bugün 400’ün üzerinde müşterisine SAP® proje uygulamaları, upgrade’ler, eğitim, teknik destek ve lisanslama dahil olmak üzere kapsamlı ve değer yaratan SAP® hizmetleri sunuyor. SAP® odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla da dikkat çeken MBIS, SAP® lisans ve danışmanlık hizmeti, bulut hizmetleri, katma değerli çözümler ve uygulama hizmetleri alanında faaliyet gösteriyor. Hem yerel hem de uluslararası orta ve büyük ölçekli işletmeler için önde gelen, yenilik odaklı SAP® iş ortaklarından biri olarak hareket ediyor. 

MBIS Genel Müdürü Cenk Salihoğlu, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak ve yenilikçi çözümler sunmak için SAP danışmanlığı ve dijital mühendislik alanındaki yeteneklerimizi birleştiriyoruz. Nagarro’nun küresel ağına dahil olarak müşterilerimize daha geniş çapta hizmet yelpazesi sunabilecek ve dijital dönüşüm yolculuklarında daha güçlü bir ekiple yanlarında olacağız. Hem yerel hem de küresel pazarda daha büyük bir rekabet avantajı sağlamayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Özgürlük Heykeli’ni ışıklandıran yazılımın sahibi 

Öte yandan, Nagarro ise SAP çözümlerinin yanı sıra küresel bir dijital mühendislik şirketi olarak dünya çapında faaliyet gösteriyor. Aralarında ABD’deki Özgürlük Heykeli’nin ışıklandırma denetimi yazılımı, Lufthansa Systems’in 110 havayolu müşterisi tarafından günlük 30 binden fazla uçuşu hesaplamak için kullanılan uçuş planlama yazılımı gibi dünya çapında pek çok başarılı yazılımda imzası bulunuyor.  Nagarro Genel Müdürlerinden Michael Schmidt, “MBIS ile işbirliği küreselleşme stratejimizin bir parçası. Avrupa coğrafyası başta olmak üzere dünya çapındaki çalışmalarımızda daha güçlü yazılım ekibimizle birlikte yeni projelere imza atacak olmanın heyecanını yaşıyoruz.” dedi. Nagarro Genel Müdürlerinden Joerg Dietmann ise “MBIS ile Türkiye’de hızlı büyüyen bilgi teknolojileri piyasasının kapılarını aralıyoruz. Bundan sonra yeni coğrafyalarda birlikte iş yapacak olmanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.