Endüstriyel yapay zeka için iş birliği

0

Endüstriyel yapay zeka için Siemens ve Microsoft önemli bir iş birliği yaptı. Bu birliktelik, endüstride yapay zeka üretkenliğini artıracak.

Alman sanayi devi Siemens, endüstriyel iş akışını tepeden tırnağa iyileştirmek için üretken yapay zeka araçlarını kullanmak üzere Microsoft ile birlikte çalışıyor .

Üretken yapay zeka araçları arasında yapay zeka destekli sohbet ve kod üretimi bulunan Microsoft, Siemens’in tasarım, mühendislik, üretim ve operasyonel süreçlerini hızlandırmak ve basitleştirmek için bu teknolojileri kullanılıyor. Microsoft, mühendislerin işlerini daha hızlı yapmalarına yardımcı olmak için Siemens ekipleri arasındaki iletişimi geliştirmek ve kod yazımını hızlandırmak için üretken yapay zekayı kullanmayı planlıyor. Bunun Siemens çalışanlarının verimliliğini ve üretkenliğini artırması bekleniyor.

Siemens ve Microsoft ortaklığı

Microsoft Teams için bu yılın sonlarında piyasaya sürülecek olan yeni bir Teamcenter uygulaması, servis mühendisleri tarafından doğal konuşmayı kullanarak ürün tasarımını veya kalite endişelerini belgelemek ve raporlamak için kullanılacak.

Uygulama, daha sonra uygun ekip üyesine yönlendirilen özet bir raporu otomatik olarak oluşturmak için resmi olmayan konuşmaları ayrıştırabilir. Çalışanlar, gözlemlerini tercih ettikleri dillerde kaydedebilir ve bunlar daha sonra Microsoft Azure AI ile resmi şirket diline çevrilecek.

Siemens ve Microsoft, dünya fabrikalarındaki çoğu makineyi kontrol eden endüstriyel bilgisayarlar olan Programlanabilir Mantık Denetleyicileri (PLC) için kod oluşturma araçları üzerinde de işbirliği yapıyor. Bununla birlikte ChatGPT, şirketlerin bakım ekiplerinin hataları daha hızlı belirlemesine yardımcı olacağına inandıkları doğal dil girdileri aracılığıyla PLC kodu oluşturmak için kullanılacak. Microsoft, ChatGPT‘yi geliştiren OpenAI ile yakın işbirliği içinde çalışıyor ve ona yatırım yapıyor.

Şirketler ayrıca üretimdeki kusurları daha iyi tespit edebilen sistemler üzerinde çalışıyor. Microsoft Azure Machine Learning ve Siemens’in Industrial Edge’in bir kombinasyonu kullanılarak, kameralar ve videolar tarafından yakalanan görüntüler, makine öğrenimi sistemleri tarafından analiz edilebildiği gibi, atölyede yapay zeka görüş modelleri oluşturmak ve izlemek için de kullanılabilir.

Microsoft’ta Bulut ve Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Scott Guthrie yaptığı açıklamada, “Yapay zekanın teknoloji platformlarına entegrasyonu, çalışma şeklimizi ve her işletmenin çalışma şeklini derinden değiştirecek” dedi.

Asis elektronik ve İş bankası’ndan akıllı ulaşım için iş birliği

0

Yeni nesil akıllı şehir teknolojileri ile ulaşım sektörüne yönelik projeler üreten Asis Elektronik, İş Bankası’nın Maximum Mobil uygulaması üzerinden akıllı çözümler sunmaya devam ediyor. Katma değerli teknoloji üreterek akıllı şehir teknolojileri ve finansal teknolojiler alanlarında yerel ve global projeler tasarlayan Asis Elektronik, İş Bankası ile toplu ulaşımda akıllı çözümleri Türkiye’de yaygınlaştırmak üzere iş birliği gerçekleştirdi.

Asis Elektronik’in akıllı ulaşımı destekleme hizmeti ürünü olan projede, İş Bankası kartları ile Maximum Mobil uygulaması üzerinden şehir içi ulaşım kartlarına kolayca yükleme sağlanıyor. Geçtiğimiz yıl başlatılan proje ile İş Bankası’nın Maximum Mobil uygulamasında yer alan ulaşım kartları menüsünden, İş Bankası kartıyla anında bakiye yüklemesi yapılabiliyor. Uygulamadaki ulaşım kartları menüsünde, kullanıcılara 22 şehrin ulaşım kartına bakiye yükleme hizmeti sunuluyor. Yolculara kolaylık sağlayacak uygulamanın, diğer illerde de kademeli olarak devreye alınarak milyonlarca kullanıcıya hitap etmesi planlanıyor. İş Bankası ile yapılan iş birliği yolcuların çok daha rahat, pratik ve konforlu bir şehir içi toplu ulaşım deneyimine hizmet ediyor. İş birliği şehirlerin ulaşım alanında dijitalleşmesine de önemli bir katkı sunuyor. ;

Fintek ekosistemini büyütmeye devam edeceğiz

Akıllı şehir planlamasında paydaşlar arası iş birliğine dikkati çeken, Asis Elektronik Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Özyürek “Elektronik ücret toplama sistemi ve şehir teknolojileri alanlarında kartların tüm ödeme işlemlerinde kullandırılması, tüm banka kartlarının elektronik ücret toplama sistemlerinde kabul edilmesi ve kartlar için geliştirilecek yeni kullanım alanlarıyla kullanıcı dostu bir sistem kurma konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Akıllı şehirler için geliştirdiğimiz teknolojilerle ulaşım sektöründe entegre çözümleri paydaşlarımızla birlikte geliştireceğiz. Önümüzdeki dönemde işbirliği yaptığımız kurumlarla birlikte fintek ekosistemini büyüterek ve son kullanıcılara kolay ve pratik çözümler geliştireceğiz” dedi.

İş Bankası’ndan yapılan açıklamada ise “Ödeme sistemleri alanında müşterilerimizin günlük hayatlarında sürekli tekrar eden ve hız beklentilerinin en yüksek olduğu deneyim alanlarında hayatı kolaylaştıran yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyoruz. Müşterilerimizin farklı şehir içi ulaşım kartlarına Maximum Mobil üzerinden diledikleri zaman kredi kartları ve banka kartları ile kolayca bakiye yükleme imkanı sunan bu konforlu deneyimle, günlük hayatta büyük önem taşıyan şehir içi ulaşıma katma değer yaratıyoruz.“ denildi.

OpenAI gizlilik sorunlarını çözebilecek mi?

0

OpenAI gizlilik sorunları ile İtalya’nın radarına takılmış ve ChatGPT tüm ülkede engellenmişti. Peki OpenAI bu sorunları çözebilecek mi?

İtalya’nın veri koruma otoritesi, OpenAI’nin belirli koşulları karşılaması halinde ChatGPT yasağını kaldırmaya istekli olduğunu söyledi.

Kişisel Verilerin Korunması Garantörü (GPDP) Mart ayında OpenAI’nin ChatGPT’sine erişimi engellediğini duyurdu. Hareket, chatbot’un İtalya’nın veri gizliliği yasalarını ve AB’nin rezil Genel Veri Koruma Yönetmeliğini (GDPR) ihlal edip etmediğine yönelik devam eden bir soruşturmanın parçasıydı. Eğer OpenAI gizlilik konusunda GDP’nin taleplerini yerine getirirse yeniden erişime açılacak.

ChatGPT için açık rıza isteniyor

GPDP, ChatGPT’nin giriş sorgularından telefon numaraları ve adresler gibi kişisel bilgileri hatırlayıp yayabileceğinden endişeliydi. Ayrıca yetkililer, chatbot’un reşit olmayanları potansiyel olarak zararlı olabilecek uygunsuz yanıtlara maruz bırakabileceğinden endişe duyuyordu.

GPDP, yaratıcısı OpenAI’nin reşit olmayanları ve kullanıcıların kişisel verilerini koruyan kuralları 30 Nisan 2023’e kadar uygulaması halinde ChatGPT yasağını kaldıracağını söylüyor.

OpenAI’den ChatGPT’nin verilerini nasıl depoladığını ve işlediğini web sitesinde bilgilendirmesi ve kullanıcıların yazılımı kullanmadan önce 18 yaşında veya daha büyük olduklarını doğrulamalarını istemesi istendi. Yeni kullanıcılar kaydedilirken bir yaş doğrulama işlemi gerekecek ve 13 yaşından küçük çocukların yazılıma erişimi engellenecek. 13-18 yaş arası kişiler, ChatGPT’yi kullanmak için ebeveynlerinden izin alacak.

Şirket ayrıca yapay zeka modellerini eğitmek için insanların verilerini kullanmak için açık onay istemeli ve ister kullanıcı olsun ister olmasın herkesin ChatGPT tarafından oluşturulan yanlış kişisel bilgilerin düzeltilmesini veya tamamen silinmesini talep etmesine izin vermeli. Tüm bu değişikliklerin 30 Eylül’e kadar uygulanması gerekiyor, aksi takdirde yasak geri getirilecek.

Bu hamle, yapay zeka teknolojilerinin dünya çapındaki düzenleyiciler tarafından daha fazla denetlenmesine yönelik daha büyük bir eğilimin parçası özelliğinde. ChatGPT, düzenleyici zorluklarla karşılaşan tek yapay zeka sistemi değildir.

Otonom araçlar sis ile mücadele ediyor

0

Otonom araçlar sis altında çalışmakta zorlanıyor. Waymo araçları yoğun sisli bir havada yolun kenarında durmak zorunda kaldı.

Otonom araçların mücadele ettiği en son zorluk, sisli havada çalışmak oldu. Waymo’nun tamamen sürücüsüz araçlarından beşi, San Francisco’nın yoğun sisiyle yerleşim caddesinin kenarına çekilmek zorunda kaldı. Olay, sürücülerin park halindeki araçları geçememesi nedeniyle trafikte önemli sorunlara neden oldu.

Sisli havada çalışmak sorun yaratıyor

Waymo, birkaç yıl önceki bir blog gönderisinde sisin ortaya çıkardığı zorlukların altını çizmişti. Gönderi, sisin sadece otonom araçlar için bir tehlike olmadığını vurguladı. ABD Ulaştırma Bakanlığı, her yıl sis sırasında meydana gelen 38.700’den fazla kaza olduğunu belirtiyor. Bu kazalar 600’den fazla ölüm ve 16.000’den fazla yaralanmayla sonuçlanıyor. Ancak sis, sürücüsüz araçların sensörlerini de mahvediyor. Otonom araçlar sis ile mücadelesini daha ileriye taşıyabilmek için bu koşullarda daha fazla test edilecek.

Waymo’nun beşinci nesil görüntüleme radarı, sis ve sisin içini görmek için ışık yerine mikrodalgaları kullanıyor. Arabaların sensörlerini temiz tutmak için yeni bir temizleme sistemi tasarlandı.

Waymo: “Beşinci nesil, son teknoloji görüntüleme radarımız, benzersiz çözünürlüğü, benzersiz görüş alanı ve hızı anında ölçebilme özelliğiyle lidar ve kameralarımızı tamamlıyor. Işık yerine mikrodalga kullandığı için sis ve pus gibi hava koşullarını görüyor” diyor.

Açıklamada: “Ayrıca hidrofobik filmler kullanmaktan sensörlerin etrafındaki doğal hava akışını şekillendirmeye ve sensörlerimizin yüzeylerini sis damlacıklarından, yağmurdan temiz tutmak için darbeli bir hava üfleme ve silecek sistemi kullanmaya kadar çeşitli mekanizmalar kullanan sağlam bir sensör temizleme sistemi tasarladık” denildi.

Waymo yaptığı açıklamada olayı doğruladı. Otomobiller kısa bir duraklamanın ardından yoluna devam etti ve şirket, sis ve park performansını iyileştirmek için planladığı yazılım güncellemeleri olduğunu duyurdu.

Waymo ve General Motors destekli Cruise artık San Francisco’da ücretli yolcu taşıyabilecek. Mühendisler onlara güç veren donanım ve yazılımı iyileştirmeye devam ederken, araçlar halen katı kurallar altında çalışıyor.

Elon Musk yapay zeka girişimi başlatacak

Elon Musk yapay zeka girişimi ile OpenAI’rakip olacak. Musk bu alanda çalışan ve tecrübelik bir ekip kurmaya şimdiden başladı.

Elon Musk, OpenAI ile kafa kafaya gidecek bir yapay zeka girişimi başlatmayı planlıyor.

Financial Times’ın haberine göre Tesla, SpaceX ve Twitter’ın CEO’su Musk, bu alandaki araştırmacılar ve mühendislerden oluşan bir ekip kuruyor ve çok sayıda yatırımcıyla görüşüyor. Ayrıca Alphabet dahil olmak üzere diğer üst düzey yapay zeka firmalarından işe aldığı bildirildi.

Yapay zeka çalışmalarında ChatGPT-4 örneği

Semafor’un daha önceki bir raporuna göre Musk, bir zamanlar OpenAI’de önemli bir finansal destekçiydi ve birkaç yıl içinde 1 milyar dolar taahhüt etti . Ancak Musk, yapay zeka firmasına olan finansal ve operasyonel taahhütlerinden geri adım attı ve aynı zamanda OpenAI, kar amaçlı bir iş segmenti ekledi. Musk gruptan ayrıldıktan kısa bir süre sonra OpenAI’ye 1 milyar dolar yatırım yaptı ve bu yılın başlarında milyarlarca dolarlık yeni bir yatırım sözü verdi.

Mart ayında Musk, OpenAI’nin GPT-4′ünden daha gelişmiş yapay zeka modelleriyle ilgili tüm araştırmaların altı ay süreyle derhal durdurulması çağrısında bulunan bir açık mektup imzaladı . Yapay zekanın “uygarlığın geleceği için en büyük risklerden biri” olduğunu söyledi. Ancak Musk’ın böyle bir önergeye imza atması, bu alandaki çalışmalara yetişmek için olduğu yönünde de iddialar var.

Microsoft ve Google’ın ötesinde, Amazon üretken yapay zeka alanına girdiğini duyurdu.

Akıllı kanalizasyon teknolojisi kirliliği önlüyor

0

Akıllı kanalizasyon teknolojisi ile Buffalo şehri 145 milyon dolar tasarruf sağladı. Buffalo, en iyi akıllı şehir olma hedefinde önemli bir adım attı.

ABD’deki Buffalo şehri, atık suyu sınırlamak ve kirliliği azaltmak için yakın zamanda akıllı bir kanalizasyon sisteminin geliştirdi. Şehir, dijitalleştirme planındaki bir adımı daha tamamladı.

Altyapının akıllı hale getirilmesi ile 145 milyon dolar tasarruf

Buffalo Kanalizasyon Kurumu’na (BSA) göre dijital sistem, mevcut altyapıyı kullanarak ve kanalizasyon sistemini yeniden inşa etme ihtiyacını ortadan kaldırarak şimdiden şehre 145 milyon dolar kazandırdı. 

Yeni sistem, su teknolojisi şirketi Xylem ile işbirliği içinde oluşturuldu ve taşmaları önlemek ve kirli suyun nehirlere karışmasını önlemek için fazla yağmur suyunu otomatik olarak şebekesinin az kullanılan bölümlerine yönlendirerek çalışıyor. Xylem’in Atık Su Şebekesi Optimizasyon platformu, su akışlarını görselleştirmek, tahmin etmek ve kontrol etmek için gerçek zamanlı izleme yeteneklerinden ve ağ çapında sensör sisteminden yararlanarak yeni sistemi oluşturmak için kullanıldı.

Xylem’in kıdemli uygulama ve çözüm mimarı Rich Loeffler: “Bu proje, Buffalo’ya mevcut sistemini yönetmesi için yeni bir yol vermekle ilgili. Zaten bu büyük varlıklara ve altyapı parçalarına sahipler. Fikir, yağışlı havalarda biraz farklı çalışacakları ve su yollarına birleşik kanalizasyon deşarjlarını önleyecekleri şekilde onlara küçük bir ayar vermek” dedi.

Akıllı kanalizasyon sistemi, halihazırda birkaç siteye başarılı bir şekilde entegre edilmiş durumda ve BSA, şimdi bunu şehrin geneline yaymayı planladığını söylüyor. Buffalo Belediye Başkanı Byron W. Brown, Buffalo’yu “ülkenin önde gelen akıllı akıllı şehri” yapmayı hedefliyor. Söz konusu taahhüt kapsamında, şehir ayrıca AT&T ile işbirliği içinde trendleri belirlemek, akıllı sokak lambaları kurmak ve şehre 5G getirmek için şehir genelindeki verileri analiz etmek için bir yazılım platformu geliştirmeyi planlıyor.

Bankalar siber saldırı bildirimini ortak formatta yapabilir

0

Yayınlanan yeni plana göre bankalar siber saldırı bildirimi ortak formatta bildirebilir. Finansal İstikrar Kurulu (FSB), rapor formatı paylaştı.

G20’nin mali gözlemcisi, bilgisayar korsanlığına karşı tepkileri hızlandırmak ve finansal istikrar üzerindeki yansımaları sınırlamak amacıyla bankalara siber saldırıları ortak bir formatta bildirmeleri için bir plan önerdi. Bankalar siber saldırı bildirimini kendilerine tanınan süre içerisinde bildiriyor olsa da bu konuda format eksikliği bulunuyor.

G20 ülkeleri ortak hareket edebilir

G20 merkez bankaları, mali düzenleyiciler ve hazine yetkililerinden oluşan Finansal İstikrar Kurulu (FSB), bir kamuoyu istişaresinin ardından tavsiyelerini paylaştı. FSB: “Küresel finansal sistemin birbirine bağlı olması, bir finans kuruluşundaki (veya üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarından birindeki bir olayın, sınırlar ve sektörler arasında yayılma etkilerine sahip olabilmesini mümkün kılıyor. Bununla birlikte, son on yılda, siber olay raporlamasıyla ilgili gereksinimler ve uygulamalarda anlamlı farklılıklar ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor” dedi.

Öneriler, olay raporlamanın daha fazla uyumlaştırılmasının önündeki engelleri kaldırmayı amaçlıyor. Ayrıca raporlamada yakınsamayı artırmak için daha geniş bir ortak terimler yelpazesi sağlamak üzere gelişmiş bir “siber sözlük” içeriyor.

Günümüzde finans alanındaki siber saldırılarda ciddi bir artış yaşanıyor. Bununla birlikte her şirket bu siber saldırıları kendi şirketlerinin stratejisi kapsamında bildiriyor. Paylaşılan bilgiler genellikle ortak bir format içerse de bu konuda genel bir format bulunmuyor. FSB tarafından yapılan çalışma bu formatın ortaklaştırılması için kritik öneme sahip.

ChatGPT sohbetleri ne kadar güvenli?

0

Ghostery CEO’su Schmetz, ChatGPT sohbetleri için güvenlik analizi yaptı. Schmetz üçüncü taraf kontrolüne dikkat çekti.

ChatGPT, hatta Bing Chat ve Google Bard gibi üretken yapay zeka hizmetlerini daha fazla kişi kullandıkça , bunların güvenliği ve etiği sorgulanmaya başlıyor. Milyonlarca insan soru sormak, ön yazılar veya makaleler için metin oluşturmak, kod yazmak ve hatta hata ayıklamak için bir web sitesini kullanıyor. Peki bu araçlara girilen tüm bu bilgilere ne oluyor?

Üçüncü taraf izleme henüz aktif değil

Ghostery CEO’su ve gizlilik uzmanı Jean-Paul Schmetz bu konuyla ilgili detaylı bir çalışma yaptı. İyi haber şu ki, OpenAI henüz ChatGPT’de üçüncü taraf izlemeye izin vermiyor. Schmetz: “ChatGPT ile sohbet ederken arkanızdan bakan kimse yok” diyor.

Schmetz: “Kullanıcının endişelenmesi gereken tek şey, verilerinizi eğitim için kullanabilmeleridir, bu nedenle ne yazarsanız yazın OpenAI tarafından kullanılıyor. Bu, şirketin gizlilik politikasında açıkça belirtilmiş, ancak yalnızca OpenAI’den  bir Google Formu doldurarak veri paylaşımını devre dışı bırakma seçeneğiniz var” diyor.

2021’de araştırmacılar, modelin doğuştan gelen, kullanıcılarının girdiği verilerden öğrenme rolünden yararlanan veri çıkarma saldırılarını eğitmek için GPT-2 sistemindeki güvenlik açıklarını ortaya çıkardı. Bu güvenlik açığının GPT-4’te olup olmadığını kesin olarak bilmesek de Schmetz, bunun ücretsiz modelde de devam ettiğini açıklıyor. OpenAI başkanı ve kurucu ortağı Greg Brockman: “Güçlü eğitim çalışmalarının hükümetlere bildirilmesi, bunların kapasite ve etkilerine ilişkin giderek daha karmaşık hale gelen tahminlerin eşlik etmesi ve tehlikeli yetenek testleri gibi en iyi uygulamaları gerektirmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

İnternetle iç içe büyüyen çoğumuz, bunun için üç önemli kural olduğunu biliyoruz: Özel bilgileri internete koymayın, okuduğunuz her şeye inanmayın ve internetin en büyük hükümdarı çerezlerdir. Schmetz, “Yapay zeka ile paylaştıkları bilgilere dikkat eden kullanıcılar risk altında olmayacak, çünkü bu birinci taraf verileri yalnızca kullanıcı bu bilgileri en başta girdiyse çıkarılabilir” diye ekliyor.

Telefon kiralamaya olan talep arttı

Tüketiciler telefonlarını uzun dönem kiralayıp hasar onarım garantisiyle rahatça kullanmayı tercih ediyor

Enflasyonun yüzde 55 artmasıyla beraber, kiralama sisteminin yüzde 35’in üzerinde tasarruf sağladığının altını çizen Kiralabunu Kurucu Ortağı Sinan Ventura, “Kiralamaya talep patladı. Tüketiciler artık paralarını telefona yatırım yaparak kullanmak yerine farklı alanlarda değerlendirmeyi tercih ediyor” diyor. 

Mevcut ekonomik konjektür süreli kullanımı olan varlıklara yatırım yapmaktansa, paranın değerini korumak amacıyla uzun dönemli yatırım araçlarına yönelimi tetikledi. Elektronik ürün perakendesinde yansımada yenilenmiş cihaz pazarının ve kiralamanın önünü açtı.

Dünyada yenilenmiş telefon pazarı gelişmiş ülkelerde sıfır telefon pazarının yüzde 20’sine kadar ulaşmış durumda. 10 milyon sıfır telefon satışının yapıldığı bir ülkede bunun 2 milyon adetini yenilenmiş telefonlar oluşturuyor. Bu oran Türkiye’de henüz yüzde 1’lerde. Ancak 2026 yılına kadar rakamın yüzde 15’lere çıkması bekleniyor. Son yıllarda gerek döngüsel ekonomiye katkısı gerekse uygun fiyatlı olması nedeniyle tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği yenilenmiş telefon pazarının, mevcut ekonomik tablo nedeniyle daha da ivme kazanması bekleniyor. Yenilenmiş cihazlar daha ağırlıklı yaşını almış modellerden oluşuyor, cihaz yenileme süreleri göz önünde bulundurulursa. Bu noktada son teknolojiyi kullanmak isteyen kullanıcıların ve firmaların en önemli durağı da Kiralama opsiyonu oldu.

2021 yılında Sinan Ventura, Alper Erdem, Cenk Yılmaz ve Elif Kapıcı ortaklığıyla kurulan Kiralabunu.Com da bu alanda hızlı büyümesiyle dikkat çeken platformlardan ilki.

Kiralamaya yönelimin yüzde 55’in üzerindeki enflasyonda kullanıcılara yüzde 35’in üzerinde tasarruf sağladığının da altını çizen Kiralabunu Kurucu Ortağı Sinan Ventura, “Günümüz koşullarında kiralamaya talep patladı. Tüketiciler artık paralarını 10 bin TL’lik telefonlara yatırmak yerine, farklı yatırımlarda değerlendirip enflasyonla eşdeğer 16 bin TL’lere çıkarma yoluna gidiyor. Bu durumda aydan aya 500 tl ‘ler ile senelik sadece 6 bin TL’lik kiralama yaparak hem ürünü kullanıyor hem de sermayesi yanına kalıyor” diye anlatıyor. 

Telefon artık bir ihtiyaç, lüks değil

Telefonun artık tüketicilerin gözünde başat bir ihtiyaç olarak görüldüğüne de değinen Ventura; spekülasyonların, kriz ve zam söylentilerinin etkisiyle sektörde hareketliliğin artığını belirtiyor. Ventura ürünlere zam geleceğine yönelik alınan duyumların ve kurdaki oynaklıkların tüketicilerin cihaz değiştirme / alma kararını öne çekmeye yönlendirdiğine dikkat çekiyor. 

Yüksek fiyatların etkisi

Sahiplenmek yerine erişime olan yönelimin arttığından bahseden Ventura, şunları ekliyor: “Cep telefonu gibi ürünlerin yükselen fiyatları ve sıklaşan teknoloji güncellemeleriyle birlikte kullanım ömrünün düşmesi, kiralama modeline olan ilgiyi giderek artıyor. Kullanıcılar artık sıfır ürün satın alma yaparak kart limitlerini kullanmak da istemiyor. O nedenle uzun dönem kiralayıp hasar onarım garantisiyle ürünleri rahatça kullanmayı tercih ediyor.”

Kiralama sektörü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yükseliş gösteren alanlardan. Kiralabunu.com’un 2022 yılında iki turda toplam 1.1 milyon dolar yatırım almış olması da bunu katılar nitelikte. Önümüzdeki haziran ayında 5-8 milyon dolar arasında yeni bir yatırım turuna hazırlanan platform, Türkiye’nin yanı sıra global fonlardan da yatırım çekmeyi hedefliyor. Cep telefonundan robot süpürgeye, televizyondan kulaklığa 11 kategoride 500’ün üzerinde ürününün kiralandığı Kiralabunu.com, tüketici talepleri doğrultusunda her geçen gün ürün portföyüne yeni kategoriler ekliyor.

Çin’de Mercedes-Benz Türkiye imzası

Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Merkezi, İş Hazırlama Ekibi ile birlikte Çin’e özel Actros projesinin gerçekleşmesinde aktif görev aldı

Çin’de Mercedes-Benz Actros’u yerlileştirme projesi kapsamında kamyonlarını geçen yıl sonunda yollara çıkaran Daimler Truck, 6 ayı aşkın süredir seri üretim araçlarını bantlardan indiriyor. Mercedes-Benz yıldızı taşıyan kamyonların tüm dünyadaki tek yol testi onay merci olan Mercedes-Benz Türk Aksaray AR-GE Merkezi de Çin’e özel Actros projesinde önemli sorumluluklar üstlendi. Projenin devreye alınma sürecine destek veren Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Ekibi, Çin özelinde kullanılan parçaların geliştirilmesi, test edilmesi ve onaylanması aşamasında sorumluluklar üstlenmesinin yanı sıra Çin’deki ekibe de destek verdi. Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Direktörü Melikşah Yüksel, “Sektöre yön veren çalışmalara imza attığımız AR-GE Merkezimiz ile küresel ölçekte sorumluluklarımıza gün geçtikçe yenilerini ekliyoruz” dedi.

Geçen yılın Eylül ayında Daimler Truck AG ve Çin merkezli Beiqi Foton Motor Co. ortaklığında kurulan Beijing Foton Daimler Automotive (BFDA), Çin’de Çin için yerel olarak üretilen ilk Mercedes-Benz kamyonlarının yola çıkmaya hazır olduğunu duyurdu. Günümüzde üretilen Mercedes-Benz Actros çekicilerin Çin’de bazı değişiklikler ve yerlileştirilen parçalarla üretilmiş versiyonları olan söz konusu araçlar, 6×4, 6×2 ve 4×2 olmak üzere üç farklı seçeneğe sahip. Planları doğrultusunda seri üretime başlayan Daimler Truck, dünyanın en büyük kamyon pazarı olan Çin’de genişleyen ticari ayak izi ve büyüme potansiyeli ile yeni bir sayfa açmayı hedefliyor.

Mercedes-Benz Türkiye’deki ekipler görev aldı

Mercedes-Benz yıldızı taşıyan kamyonların tüm dünyadaki tek yol testi onay merci olan ve küresel çapta birçok önemli çalışmaya imza atan Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Merkezi, İş Hazırlama Ekibi ile birlikte Çin’e özel Actros projesinin gerçekleşmesinde aktif görev aldı. Proje kapsamında ortak çalışmalar yürüten her iki ekip, Çin’de kullanılan parçaların geliştirilmesi, test edilmesi ve üretim süreçlerine destek verdi.

Mercedes-Benz yıldızı taşıyan kamyonları Çin gibi büyük bir pazara özel olarak üreterek teslim etmeyi hedefleyen projede yer aldıkları için gurur duyduklarını ifade eden Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Direktörü Melikşah Yüksel, “2018 yılında Aksaray’da faaliyetlerine başlayan Kamyon AR-GE Merkezimiz ile sektöre yön veren çalışmalara imza atarken, küresel ölçekte de sorumluluklarımıza her geçen gün yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Son olarak, Çin’e özel Actros projesinde üstlendiğimiz görevleri başarıyla tamamladık. Çin özelinde kullanılan parçaların geliştirilmesi, test edilmesi ve onaylanması aşamasından Beijing Foton Daimler Otomotiv Fabrikası’nın üretim ve satış izni alma süreçlerine kadar önemli sorumluluklar üstlendik. İş Hazırlama Ekibimiz ve Kamyon AR-GE Ekibimizin başlangıç aşamasından üretim aşamasına kadar beraber çalıştığı projenin Daimler Truck için Çin’de önemli bir kilometre taşı olduğuna inanıyorum. Böylesine önemli bir projeye sağladıkları katkılardan ötürü tüm çalışma arkadaşlarımı tebrik ediyorum” dedi.

Prototipler üretildi, uzmanlar Çin’e gönderildi

Çin’e özel Actros projesi kapsamında Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Ekibi ile ortak çalışmalar yürüten İş Hazırlama Ekibi, ‘teknik sistemler’ adı verilen fren, hava, elektrik, yakıt ve AdBlue sistemlerinin araç içerisindeki konumunu, hatların geçiş güzergahlarını ve boylarını belirledi. Çalışma sonuç raporlarını prototip araçların üretimlerinde kullanılmak üzere Almanya ve Çin’deki takımlar ile paylaşan ekip, söz konusu bilgileri kendi ürettiği prototip test araçlarında da kullandı. Ürün hakkında sahip olduğu bilgi birikimini seri üretim aşamasında da kullanan ekip, Çin’e gönderdiği 9 uzman ile ön seri araçların üretilmesi, üretim çalışanlarının eğitimi, mühendis kadrosuna bilgi transferi ve proseslerin iyileştirilmesi süreçlerine destek verdi. Mercedes-Benz Türk İş Hazırlama Ekibi, Beijing Foton Daimler Otomotiv Fabrikası’nın üretim ve satış izni alma aşamasında da önemli bir rol oynadı.

Projenin devreye alınma sürecine destek veren Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Ekibi ise Çin özelinde kullanılan parçaların geliştirilmesi, test edilmesi ve onaylanması aşamasında sorumluluklar üstlenmesinin yanı sıra Çin’deki ekibe de destek verdi.

Proje için Mekatronik AR-GE Ekibi tarafından İstanbul’da yürütülen kapsamlar içerisinde; kablo demetleri, akü ve enerji dağıtım sistemleri, elektrik/elektronik komponentler, sürüş destek sistemleri, gösterge panelleri ve radyo sistemleri gibi güvenlik ve konfor sistemleri bulunuyor.

Araçlarda adeta sinir sistemi görevi gören kablo demetlerini, Daimler Truck’ın farklı ülkelerdeki çalışma ekiplerinden gelen bilgiler doğrultusunda oluşturan Mercedes-Benz Türk Kamyon AR-GE Merkezi, ayrıca proje kapsamlı özel değişiklik taleplerini koordine etti. Radyo ve takograf parçalarını Çin yönetmeliklerine uygun olacak şekilde geliştiren ekip, gösterge panelindeki görsel uyarı, sembol ve uyarı seslerinin söz konusu yönetmeliklere uygun olarak geliştirilerek seri üretime hazır hale getirilmesini de sağladı. Sürüş destek sistemleri kapsamında uyarlanabilir hız sabitleyici, aktif sürüş asistanı, şerit takip sistemlerini geliştiren ve seri üretim için hazır hale getiren Mercedes-Benz Türk, küresel ölçekte projelerde rol oynamaya devam ediyor.

Finans teknolojileri için kuluçka merkezi

0

Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçmesinde önemli bir rol oynayacak

Teknopark İstanbul’un İstiklal Caddesi’nde açtığı Türkiye’nin kendi tematik alanında ilk uydu kuluçka merkezi olan Cube Beyoğlu’un ardından, finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçmesinde önemli rol oynayacak Cube Ümraniye için iş birliği protokolü imzalandı.

Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçmesinde önemli bir rol oynayacak Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi için, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’nin oyun, dijital sanat, simülasyon, artırılmış gerçeklik, VR ve mobil uygulama tematik alanlarına sahip ilk uydu kuluçka merkezi Cube Beyoğlu’nu kısa süre önce faaliyete alan Teknopark İstanbul, böylece ikinci uydu kuluçka merkezini açmış olacak.

13 Nisan Perşembe günü Cube Incubation’da gerçekleşen imza töreni, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç, Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Torlak’ın katılımıyla gerçekleşti. Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli bir boşluğu dolduracak olan Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi’nin, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ortaklığında yakın zamanda hizmete girmesi planlanıyor.

Girişimciler için birçok imkân yer alacak

Teknopark İstanbul ve kuluçka merkezi Cube Incubation’un girişimcilik ekosistemindeki tecrübesinin yanı sıra, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’ne ev sahipliği yapan Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı’na dair önemli çalışmaları olan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin desteğiyle hayata geçecek Cube Ümraniye, özellikle finansal teknolojiler alanında girişimcilik ekosistemine yenilik getirecek. Cube Ümraniye’de, girişimci ve girişimci adaylarına yönelik modern çalışma alanları, eğitim ve etkinlikler, mentorluk, akademik ve teknik danışmanlık, teknik ve girişim analizleri, yatırımcı ve firma görüşmeleri, veri tabanlarına erişim, önemli finans alanında çalışan partner firma görüşmeleri, TTO destekleri ile teknopark vergi avantajı gibi birçok imkân yer alacak.

Finansal teknolojiler ekosistemine yeni bir soluk getirecek

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, “Cube Ümraniye, Cube Incubation’un tecrübesi ve güçlü akademik ve finans kurumlarının desteği sayesinde finansal teknolojiler alanına yeni bir soluk getirecek. Yüksek teknoloji odaklı yenilikçilik faaliyetlerinin cazibe merkezi olma hedefimiz doğrultusunda hayata geçecek bu yeni uydu kuluçka merkezimizin hazırlıklarını hızla tamamlayarak en kısa sürede açmayı planlıyoruz” dedi.

Üretken yapay zeka için BabyAGI aracı

0

Üretken yapay zeka aslında ChatGPT gibi çalışmalarda ulaşılması hedeflenen nihai yer. BabyAGI bu alanda örnek bir çalışma diyebiliriz.

Dünyanın dört bir yanından geliştiriciler, karmaşık sorunları çözmek için OpenAI’nin GPT-4’ü gibi büyük dil modelleriyle (LLM’ler) çalışan “otonom araçlar” geliştirmeye başladı. Halen çok yeni olmakla birlikte bu tür araçlar, LLM’lerin üretken uygulamasında önemli bir kilometre taşını temsil ediyor.

Normalde, model istediğimiz çıktıyı üretene kadar ChatGPT’nin metin penceresine dikkatlice ifade edilmiş istemler yazarak GPT-4 ile etkileşim kuruyoruz. Ancak çoğumuz, “Oje pazarının %20’sini ele geçirmek için en uygun iş planı nedir?” gibi sorularda pek de yol gösterici yanıtlar alamıyoruz.

Genel anlamda, otonom araçlar, önceden belirlenmiş bir “hedefi” gerçekleştirene kadar LLM’nin üzerinde çalıştığı sistematik bir görev dizisi oluşturabilir. Kendi kendini yöneten araçlar, web araştırması yürütme, kod yazma ve yapılacaklar listesi oluşturma gibi çeşitli görevleri gerçekleştirebilir.

Yapay zeka görev yöneticisi BabyAGI

Bu alanda yeni ufuklar açan otonom ajan BabyAGI bir yazılımcı olan Yohei Nakajima tarafından yaratıldı. Nakajima, BabyAGI’yi “bir yapay zeka görev yöneticisi içeren otonom bir yapay zeka aracı” olarak tanımlıyor. Küçük risk sermayesi firması Untapped Capital’in ortağı olan Nakajima, ilk başta risk sermayesi olarak rutin olarak gerçekleştirdiği bazı görevleri kendi iş akışını kopyalayarak otomatikleştirecek bir temsilci oluşturmaya başladığını söylüyor.

BabyAGI ayrıca GPT-4 dil modelinin tamamlaması için görevleri sistematik olarak tamamlıyor, ekliyor ve yeniden önceliklendiriyor. Nakajima, BabyAGI çalışmasını Github üzerinden paylaştı. Nakajima, diğer geliştiricilerin BabyAGI’yi geliştirme yöntemlerinden ilham aldığını söylüyor. Bazı geliştiriciler, paralel görevler üzerinde çalışma yeteneği, ek aracılar oluşturma yeteneğinin yanı sıra kod yazma ve robotik işlevselliği eklemenin yanı sıra moderasyon işlevleri eklediklerini söylüyor.

Dünyanın önde gelen fintek liderleri İstanbul’da bir araya geldi

0

Türkiye, fintek sektörünün küresel buluşmalarından İstanbul Fintech Week’e ev sahipliği yapıyor. İstanbul Fişekhane’de gerçekleştirilen etkinliğin ilk gününde, en büyük kripto borsalarından FTX’in çöküşünün ardından sektördeki yeni normal, kripto alanındaki regülasyonlar, yeni teknolojiler ve bankacılık sisteminin bu alanda izlemesi gereken yol haritası ana gündemi oluşturdu. Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği’nin (FINTR) ana destekçisi olduğu İstanbul Fintech Week başladı. 13 Nisan’da Fişekhane’de başlayan Türkiye’nin ilk ve en büyük küresel finansal teknoloji etkinliği 4. İstanbul Fintech Week’e 20 ülkeden katılım gerçekleşti. FINTR Yönetim

Kurulu Başkanı ve KOOP Ventures Kurucu Ortağı Demet Zübeyiroğlu yönetiminde düzenlenen etkinliğin ilk günkü açılışını OKX Küresel Kamu İlişkileri Yöneticisi Tim Byun, yaptı. Byun, son dönemde bankacılık alanında yaşanan çöküş ve dünyanın en büyük kripto borsalarından FTX’in Kasım 2022’de iflasını açıkladığına dikkat çekerek “Küresel anlamda da pek çok sorunla karşı karşıyayız. Asla hayal edemeyeceğimiz olaylar meydana geliyor. Faiz oranları, doların statüsü, rezervler, ülkelerdeki savaşlar, çatışmalar, jeopolitik sorunlar, tüm bunlar büyük bir değişimi beraberinde getiriyor. Böyle bir ortamda sizlere tavsiyem, önünüze çıkan fırsatları test etmeye önem verin” diye konuştu.

Blockchain, Web3 ve dijital finansın geleceği konuşuldu İstanbul Fintech Week ilk gün Blockchain Fest’e ev sahipliği yaptı. Merkeziyetsizlik, merkezi borsaların yapısal dönüşümü, Web3 ve metaverse kavramları ağırlıklı olarak ele alındı. Katılımcılar, piyasa zorluklarının üstesinden gelmek için regülasyonların nasıl geliştiği, Blockchain’in ticarete etkileri, Web3 ile değişen hayatlar ve dijital para birimlerinin geleceği gibi konuları tartıştı.

Web3 ile bilgiyi tüketim alışkanlıkları değişecek

The British Blockchain Association Başkanı Naseem Naqvi, “metaverse”ün kamu hizmetlerine etkisine yönelik bir konuşma gerçekleştirdi. Global Blockchain Business CEO’su Sandra Ro da Web3 ile değişen hayatları konu alan sunumunda, “2025 yılında dünya nüfusunun üçte biri Z jenerasyonundan oluşacak. Tüm bu akıllı cihazların içine doğmuş bir nesil ile tüketim alışkanlıkları da bilgiyi tüketim şekli de değişecek. Dünyanın herhangi bir bölgesinde hibrit çalışabiliyor olmak daha da yaygınlaşacak. Yapay zeka, ChatGPT4 gibi çok havalı teknolojiler arasında son derece çetin bir rekabet söz konusu olacak” dedi.


FTX’in çöküşü tüm kripto evrenini sarstı GTG Advocates yönetici ortağı Ian Gauci, “Merkeziyetsizlik evreninde çok değişik bir dönem
yaşanıyor. Düzenlemeye tabi olmaması gereken birşeylerin düzenlenmesini ister hale geldik. Tabii bir regülasyon ihtiyacı var. Tüm dünyada standarda oturtulabilecek bir mevzuat şart. Böyle bir mevzuatın olmaması FTX’in çöküşüne sebep oldu. FTX bu konuda gerçekten dikkatli
olmalıydı, burada sebep sonuç ilişkisi vardı. Bu durum hepimizi olumsuz etkiledi. Çünkü hepimiz aynı yörüngede ilerliyoruz. Öte taraftan bankacılık sektöründe de daha önce görmediğimiz bir olgunluk safhasındayız” dedi.

Dreams Quest Kurucu Ortağı Steve Good ise bankaların evrimleşmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Yeni teknoloji alıyorsun ama bunu eski sistemde kullanıyorsun. İşlemleri sistemleştiren bankalar her şeyi entegrasyona yöneltirlerse kaos ortaya çıkabilir. Tüm bankaların bir araya gelmesi ve ortak bir dil oluşturabilmesi gerekiyor. Bu bir paradigma değişimi aslında, birleştirme ya da ayrıştırma değil” diye konuştu.
Blockchain ile yeni teknolojilerin buluştuğu yepyeni bir dönem 2023 yılı ve sonrasında risk yatırımcıları konulu panelde konuşan Seven Seas Genel Müdürü Evgeni Mitkov, “Pek çok yatırımcı kriptonun çetin kışlarını gördüler, şimdi tam da yatırımın olması gereken zamanda olduğunu düşünüyorlar. Gerçek teknolojiye, gerçek senaryoya odaklanıyorlar. Ciddi bir fırsat var karşımızda.” dedi. Ptoken Başkan Yardımcısı ve CMO’su
Artur Boytsov ise yatırımcıların eğilmeleri gereken ana etkenlerden bahsetti. Holo Chain Pazarlama Direktörü David Atkinson da önümüzdeki dönemde merkeziyetsizlikte yapay zeka ve yeni teknolojilerin birleşimine tanıklık edeceğimizi belirterek, “Bilişimin altyapısının
tamamen değiştiğini göreceğiz” dedi.

İki gün boyunca 50’nin üzerinde oturum gerçekleşecek. Zirvede uluslararası pek çok katılımcının yanı sıra Azerbaycan ve Romanya’dan da heyetler yer alıyor. Zirvenin bilet satışlarından elde edilen gelirinin bir kısmı, 6 Şubat depremlerinde kayıplar yaşayan bölgedeki ihtiyaç sahipleri için bağışlanacak.

Apple geri dönüşüm stratejisini duyurdu

Apple geri dönüşüm stratejisi ile karbon nötr olma hedefine daha yakın olacak. Şirket, pillerde yüzde 100 geri dönüştürülmüş malzeme kullanacak.

Apple, 2025 yılına kadar pillerde yüzde 100 geri dönüştürülmüş kobalt kullanacak. Bataryalarda şimdiden büyük miktarlarda geri dönüştürülmüş nadir toprak ve tungsten kullanan Apple, bu alandaki hacmini artırmak istiyor.

Karbon nötr yolculuğu

Apple, bu ayın başlarında tedarik zincirinde yenilenebilir enerji kullanımına yönelik kapsamlı ilerleme kaydettiğini açıkladı ve her ürün duyurusunda karbon nötr olma yolundaki çalışmalarını hızlandırıyor.

Bu girişimler, şirketin 2030 yılına kadar şirket genelinde karbon nötr hale gelme ve nihayetinde kapalı döngü bir üretim sistemi kurma yönündeki çok yönlü girişiminin bir parçasını oluşturuyor. Apple geri dönüşüm stratejisi kapsamında temel olarak aşağıdaki başlıklarda hedefine devam ediyor:

  • 2022’de Apple ürünlerinde gönderilen tüm malzemelerin yaklaşık yüzde 20’si geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir kaynaklardan geldi.
  • Apple, 2025 yılına kadar Apple cihazlarındaki mıknatısların tamamen geri dönüştürülmüş nadir toprak elementleri kullanacağını söylüyor.
  • 2025 yılına kadar tüm “Apple tasarımı” baskılı devre kartlarında yüzde 100 geri dönüştürülmüş kalay lehimleme ve yüzde 100 geri dönüştürülmüş altın kaplama kullanılacak.

Şirket, kobalt hedeflerini açıklayan bir basın açıklamasında , Apple ürünlerinde kullanılan tüm alüminyumun üçte ikisinden fazlasını, tüm nadir toprak elementlerinin neredeyse yüzde 75’ini ve tüm tungstenin yüzde 95’inden fazlasını yüzde 100 geri dönüştürülmüş malzemeden elde ettiğini söylüyor.

Apple, geri dönüştürülmüş nadir toprakları ilk olarak iPhone 11’in Taptic Engine’inde kullanmaya başladı. Şimdi bunları iPhone’lar, iPad’ler, Apple Saatler ve Mac’lerde kullanılan tüm mıknatıslar dahil olmak üzere tüm ürünlerinde kullanıyor.

BingAI iOS cihazlardaki SwiftKey klavyelerine geldi

0

BingAI iOS cihazlardaki SwiftKey klavyelerinde artık kullanılabilir duruma geldi. Microsoft entegrasyonun yapıldığını açıkladı.

iPhone, iPad ve Android kullanıcıları artık Microsoft SwiftKey aracılığıyla yazarken, yapay zekadan faydalanabilir. En son sürümle birlikte SwiftKey klavyesi, Bing AI sohbet botunu araç dizisine ekledi. Mobil cihazınızda SwiftKey’e geçiş yaparak, sadece bilgi aramakla kalmaz, aynı zamanda metnin yeniden yazılmasını isteyebilir ve isteklerinizi bir sohbet seçeneği ile gönderebilirsiniz.

En son güncelleme, yapay zeka işlevselliğini yalnızca Android cihazlara getiren SwiftKey’in yakın tarihli bir beta sürümünü takip ediyor. Artık resmi uygulama Android’in yanı sıra iOS/ıpados’u da destekliyor. BingAI iOS cihazlarda aramaları daha verimli hale getirecek.

Yapay zeka destekli klavye

SwiftKey klavyesindeki tüm yeni yapay zeka entegrasyon özelliklerini tam olarak kullanmak için bir Microsoft hesabına ihtiyacınız olacak. iOS/ıpados veya Android için SwiftKey klavyesini indirebilir ve kurabilirsiniz.

SwiftKey botunun üç işlevi bulunuyor. Bunlar; arama, sohbet ve sesli uyarı. Arama ve sohbet özelliğinin amacı aslında adından da anlaşılacağı üzere SwiftKey ile internette arama yapmak ve sorularınız varsa Bing ile sohbet etmek. Ancak sesli uyarı özelliği SwiftKey’i rakiplerinden biraz daha farklı yapıyor. Bing’i kişisel düzenleyiciniz yapıyor ve botun yazdığınız her şeyi istediğiniz tona uyacak şekilde yeniden düzenlemesine olanak tanıyor. Microsoft’a göre, ister resmi bir iş tarzında yazmayı biliyor olun, ister yeni bir dili henüz öğrenmemiş olun, sesli uyarı özelliği metninizin profesyonel, rahat, kibar veya yeterince öz görünmesine yardımcı oluyor.

Elbette klavye ve yapay zekanın entegrasyonu mutlaka yeni bir fikir değil. ParagraphAI, Smart Typer ve Typly gibi benzer özellikler sunan başka uygulamalar da bulunuyor. Ancak Microsoft bu pazarı domine etmeyi hedefliyor.

Dijital parmak izi gizliliği riske atıyor

0

Dijital parmak izi internette izlenmenize neden olan bir tür değişkenler kümesi görevi görüyor. Peki bunu gizleyebilirsiniz?

Artık web etkinliğimizin hemen hemen her adımda izlenebildiğini hepimiz biliyoruz. Bizlere tanımlı IP adresi, internet servis sağlayıcmıızla ilişkili bir numara görevi görüyor ve web tarayıcımız tarafından toplanan küçük dosyalar olan çerezler gibi şeyler web sitelerine, reklamcılara tanıtılabiliyor. Ancak, açık internette kullanıcıları izlemenin çok daha karmaşık yöntemleri vardır; engellenmiş tanımlama bilgilerini veya VPN ile maskelenmiş bir IP adresini bile geçebilen yolluyor.

Kullanıcı gruplarına ve hatta bazen tek bir kullanıcıya çeşitli verilerden oluşan bu koleksiyona dijital parmak izi deniyor.

Dijital parmak izi ne değildir?

Dijital parmak izi tek bir dosya veya veri noktası değildir. İzleme tanımlama bilgisi veya IP adresinden farklı olarak, siz interneti kullanırken cihazlarınızdan toplanan geniş ve çeşitli bilgi değişkenleri kümesidir. Tüm bu verileri bir araya getirmek, tek bir kullanıcıyı izleyebilir ve etkinliklerinin günlüğünü toplayabilir.

Kötü haber şu ki, bir sitenin veya bir reklamverenin tüm bu verileri toplamasını engellemenin sihirli bir yöntemi yok. Gizli Modu açıp birisinin bilgilerinize ulaşamayacağını varsayamazsınız. Bu, izlenmekten kaçınmak istiyorsanız, bilgilerinizi ve faaliyetlerinizi korumak için sistematik bir yaklaşım benimsemeniz gerektiği anlamına gelir. Ayrıca ne zaman kullanırsanız kullanın, kullandığınız her cihaz için geçerlidir.

Dijital parmak izinde hangi bilgiler bulunur?

  • IP adresi, ülke bildirimi ve cihazınızın saat dilimi ayarı gibi verilerden toplanan tahmini konumunuz
  • Cihazınızın türü, üreticisi, işletim sistemi ve hatta işletim sistemi sürüm numarası
  • Web tarayıcınız, tarayıcı sürüm numarası ve “İzleme” gibi ayarlar ve varsayılan dil
  • PDF görüntüleyici veya reklam engelleyici gibi tarayıcınızın yüklü eklentileri ve uzantıları
  • Çözünürlük, boyut ve hatta web sayfasının kendisine ayrılmış mevcut ekran da dahil olmak üzere cihazınızın ekran bilgileri
  • Cihazınızın tarayıcıya verilen kamera kontrolü, mikrofon veya ivmeölçer gibi donanım izinleri
  • Pil seviyesi veya kullanılabilir RAM gibi cihazınızın temel donanım bilgileri
  • Kullanılabilir medya oynatma için kurulu video ve ses formatlarınız
  • Varsayılan klavye düzeniniz ve dokunmatik ekran kullanıp kullanmadığınız
  • Yazı tipleriniz
  • HTTP başlıkları, kullanılabilir API’ler, CSS bilgileri ve JavaScript nesneleri dahil olmak üzere karmaşık tarayıcı bilgileri

Dijital parmak izimi nasıl koruyabilirim?

JavaScript’i NoScript gibi bir araçla engellemek, toplanan birçok veri noktasını kısıtlıyor. Ancak çerezleri tamamen engellemek gibi, bu da pek çok web sitesinin, özellikle de daha karmaşık web hizmetlerinin ve araçlarının çalışmamasına neden olabilir. Bir reklam engelleyici kullanmak, parmak izi verilerinin toplanmasını tamamen olmasa da bazılarını da durduruyor.

LinkedIn profil doğrulama özelliğini duyurdu

LinkedIn profil doğrulama özelliği sunarak kullanıcıların güvende kalmasını sağlayacak. Bu özellikle sahte profillerin önüne geçilebilecek.

Sosyal ağ ve iş ağı sitesi LinkedIn, kullanıcıların kimliklerini ve iş yerlerini doğrulamalarını sağlayacak ücretsiz bir doğrulama sistemi başlatıyor. Doğrulama seçenekleri; e-posta adresinizi kullanarak iş yerinizi doğrulama ve dijital iş yeri tanımlayıcılarını ücretsiz olarak almak için Microsoft Entra doğrulanmış kimlik platformunu içeriyor.

4 binden fazla şirket destekleniyor

Şirket e-posta doğrulaması, desteklenen 4 binden fazla şirkette çalışıyor. Artık bu şirketlerdeki tüm çalışanlar, LinkedIn profil doğrulama özelliğini mailleri ile kullanabiliyor. Microsoft Entra doğrulaması, başlangıçta 2 milyon LinkedIn kullanıcısı için Nisan sonunda başlayacak. LinkedIn profil doğrulama ile kullanıcılar ilgili şirketteki çalışanlarla daha güvenli bir şekilde iletişime geçebilecek.

Microsoft’ta kimlik güvenliğinden sorumlu başkan yardımcısı Alex Weinert, “Çevrimiçi özgünlük hiç bu kadar önemli olmamıştı. İnsanların her türden farklı biçimde olmadıkları kişiler gibi davrandığı sahte profillerde sürekli bir artış gördük. Belirli bir şirkette istihdam edildiğini veya belirli bir şirketi temsil ettiğini söyleyen biriyle etkileşime geçtiğinizde, kim olduklarını söylediklerine güvenebileceğinizi gerçekten bilmek istiyorsunuz. Buna duyulan ihtiyaç oldukça açık” dedi.

Instagram, Facebook veya Twitter gibi diğer sosyal ağların aksine, LinkedIn’de doğrulama tamamen ücretsiz yapılıyor. Bu nedenle ağa kayıtlıysanız, profilinizi daha da güvenilir hale getirmek için bu özelliği kullanabilirsiniz.

Microsoft, LinkedIn’deki yeni doğrulama özelliğini aşağıdaki video ile duyurdu.

Pegasus yazılımı ile iPhone hacklendi iddiası

Citizen Lab tarafından paylaşılan rapor, Pegasus yazılımı ile iPhone hacklendiğini iddia etti. NSO konuyla ilgili açıklama yaptı.

Yeni kanıtlar, bir iPhone’un Aralık ayında NSO Group’un Pegasus casus yazılımının bir hükümet kullanıcısı tarafından başarılı bir şekilde hacklendiğini ortaya çıkardı.

Front Line Defenders (FLD) ve Toronto Üniversitesi’ndeki Citizen Lab‘deki güvenlik araştırmacıları tarafından Salı günü yayınlanan bir rapor, dört Ürdünlü insan hakları savunucusu, avukat ve gazeteciye ait telefonların NSO’nun hükümet müşterileri tarafından hacklendiğini ortaya çıkardı. Bu rapor, Apple kullanıcılarının şirketin Kasım ayında NSO’ya dava açmasından sonra bile, NSO’nun hükümet müşterileri tarafından gözetlenmeye karşı savunmasız olabileceğini gösteriyor.

Casus yazılım kötü amaçla kullanılıyor

Ürdün’ün Ulusal Siber Güvenlik Merkezi, raporun bulgularını kesin olarak yalanladı. Associated Press’e verdiği demeçte, “Bu iddialar temelsizdir ve Ürdün, vatandaşların telefonlarını gözetlemek veya aramalarını sansürlemek amacıyla herhangi bir ajanla işbirliği yapmadı” dedi. NSO sözcüsü bulgular hakkında yorum yapmadı, ancak herhangi bir müşteri tarafından muhaliflerin, aktivistlerin ve gazeteci aktivistlerin izlenmesinin ürününün “ciddi şekilde kötüye kullanılması” anlamına geleceğini söyledi.

Bilindiği üzere Pegasus bir kullanıcıya karşı başarılı bir şekilde bulaştığında, herhangi bir telefonu hackleyebilir, mesajları ve e-postaları ele geçirebilir, kullanıcının fotoğraflarını ve konumunu görüntüleyebilir ve cep telefonunu uzaktan dinleme cihazına çevirebilir. NSO, ciddi kötüye kullanım iddialarını araştırdığını ve hükümet müşterilerinin casus yazılımlarını nasıl kullandığını bilmediğini söyledi. Pegasus’un sadece ciddi suçlulara ve teröristlere karşı kullanılması gerektiği söylendi.

NSO sözcüsü, devlet müşterilerinin kimliğini doğrulayamayacağını veya inkar edemeyeceğini, ancak ürünleri kendisinin çalıştırmadığını ve “izlenen kişilerin ayrıntılarını gizli tutmadığını” söyledi.

OPLOG teknoloji tabanlı yeni deposunu İngiltere’de açtı

0

Yeni deposunu İngiltere’de açan OPLOG, Türkiye’den İngiltere’ye açılmak isteyen ya da İngiltere’de faaliyet gösteren KOBİ ve büyük şirketlerin omnikanal lojistiği alanındaki iş ortağı olmayı ve sunduğu teknolojisi ile onların hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.

Omnikanal (B2B ve B2C) lojistiği alanında 10 yıldır hizmet sunan teknoloji ve lojistik şirketi OPLOG, iş ortaklarının hem yurtiçi hem de yurtdışı operasyonlarını verimli bir şekilde yürütmek için yeni yatırımlar yapmaya devam ediyor. Bu vizyon çerçevesinde OPLOG, Londra’da açtığı yeni deposu ile Türkiye’den İngiltere’ye açılmak isteyen KOBİ ve büyük şirketlerin ya da İngiltere’de faaliyet gösteren firmaların omnikanal (B2B ve B2C) lojistik iş ortağı olmayı hedefliyor.

Global lojistik ağını genişletiyor

İngiltere’deki depo yatırımı ile hem lojistik ağlarını genişleteceklerini hem de iş ortaklarının büyümesine, yeni pazarlara açılmasına destek olacaklarını vurgulayan OPLOG CEO’su Halit Develioğlu, “Eylül 2022’de aldığımız yatırım sonrasında omnikanal lojistiği ağımızı genişletmek üzere Avrupa’da yeni lokasyonlarda hizmet sunacağımızı paylaşmıştık. Londra’nın merkezine oldukça yakın bir lokasyonda açtığımız depomuz bunun ilk adımı… 12 bin m2 alana sahip, kendi geliştirdiğimiz depo içi yazılımlarımız ile güçlendirilmiş depomuz sayesinde hem hizmet sunduğumuz iş ortaklarımızın operasyonlarını verimli bir şekilde yürüteceğiz hem de yeni pazarlarda markalarını konumlandırmalarına ve satışlarını artırmalarına destek olacağız” dedi.

İş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıracağız

Yeni depo ile İngiltere’ye açılmak isteyen KOBİ ve büyük şirketlerin omnikanal (B2B ve B2C) operasyonlarını yürüteceklerini belirten Develioğlu, şirketlere B2B ve e-ticarette sipariş alınmasından itibaren, paketleme, kargo, iade gibi tüm operasyonel süreçleri kapsayan teknoloji tabanlı uçtan uca lojistik hizmeti sunacaklarını aktardı. Türkiye’de olduğu gibi İngiltere’de de şirketlerin tüm bu süreçlerini OPLOG-ONE platformundan takip edebileceklerini belirten Develioğlu, İngiltere’de de birçok pazaryeri, e-ticaret altyapısı ve kargo firması ile entegre çalışacaklarını vurguladı. Develioğlu sözlerine şöyle devam etti: “İngiltere’de iş yapan şirketler, sektörün yapısı gereği öngöremedikleri bazı problemlerle karşılaşabiliyorlar. Ayrıca regülasyonlardan ya da geciken ve hasarlı teslimatlardan kaynaklı artan maliyetlerle de başa çıkmaya çalışıyorlar. OPLOG olarak tam otomasyona sahip yeni depomuz ve depo içi verimliliği artıran robotik teknolojilerimizle iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıracak, fiziki engelleri ortadan kaldıracak ve kendi işlerine odaklanmaları için onları özgürleştireceğiz.”

İngiltere’de OPLOG’la iş yapan/yapmak isteyen şirketlere sunulan fırsatlar

  • Teknoloji destekli omnikanal (B2B ve B2C) lojistik hizmeti
  • Ürünlerin Türkiye’den alımından başlayan uçtan uca hizmet yelpazesi
  • Yeni pazarlara açılmanın zorluklarını beraber aşma (hizmet kalitesi, fiyat ve maliyet avantajı, dağıtımda üstünlük vb.)
  • Tüm süreçleri OPLOG-ONE platformundan takip edebilme
  • İngiltere merkez olmak üzere, Avrupa’daki partner depoları kullanarak Avrupa genelinde satış yapma
  • Öngörülemeyen maliyetlerden kurtulma
  • Kayıp ve hasarlı ürünlerin riskini azaltma
  • İngiltere merkezli sorunsuz sipariş, iade ve kargo yönetimi
  • Londra’nın merkezine yakın olması ve teknolojisi (OPLOG-ONE) sayesinde teslimat sürelerini kısaltma, operasyonları daha hızlı ve daha etkili yönetme