Yeni çalışma modellerimiz nasıl olacak?

Dünyada 53 ülkede her gün 100 milyondan fazla insana hizmet veren Sodexo, İsveçli araştırma şirketi Novus ile iş insanlarına 2030 yılının çalışma modellerinden beklentilerini sordu. Gelecekte bizi daha kısa bir çalışma haftası bekliyor, çalışanlar ise hibrit iş modeli ve kişiselleştirilmiş çalışma şartları istiyor. Sodexo Türkiye CEO’su Ahmet Zeytinoğlu, “Dünya hızla değişiyor. Bu süreçte küresel deneyimimizi araştırmalarla güçlendirip, iş ortaklarımıza en doğru hizmeti sunuyoruz” dedi. 

İş yaşamındaki değişim rüzgarları, Covid-19 pandemisi ve teknolojinin yükselişiyle daha sert esiyor. Sodexo, İsveç’te faaliyet gösteren Novus araştırma şirketiyle geleceğin çalışma modellerini mercek altına aldı. Araştırmada çalışanlara 2030 yılına kadar kendi sektörlerinde nasıl çalışma koşulları bekledikleri de sorulduğunda daha bireysel, esnek ve kişiye özgü çalışma koşullarının ön planda olduğu çalışma koşullarının beklenildiği ortaya çıktı.

Her dört çalışanın üçü hibrit çalışmanın ana çalışma biçimi olacak

Araştırmanın sonuçlarına göre Mart 2022’den Ekim 2022’ye kadar çalışanların tam zamanlı olarak ofiste çalışmalarına karar veren işverenlerin oranı azalırken, uzaktan çalışan oranı arttı. Genel olarak, profesyoneller geleceğin çalışma şartlarına umutla yaklaşıyor. On kişiden dördü, kendi sektörlerindeki çalışma hayatının 2030 yılına kadar iyiye doğru inanıyor. Çoğu çalışan, 2030’da ne zaman ve ne kadar çalışacağını kendilerinin belirleyeceğine inanıyor; becerilerini geliştirmek için daha büyük fırsatlara sahip olacaklarını düşünüyor. Her dört profesyonelden üçü, 2030’da hibrit iş modelinin ana çalışma biçimi olacağına inanıyor. Çalışanların yüzde 47’si 2030 yılında daha kısa bir çalışma haftası diliyor. Bu isteği daha esnek çalışma saatleri, dünyanın her yerinden çalışabilme, teknolojinin yeni meslek grupları yaratması takip ediyor.

İş arkadaşları işyerindeki refah seviyesini etkiliyor

Çalışanlar araştırmaya göre ideal çalışma hayatının esneklik, özgürlük ve takım bileşenlerinden oluştuğunu ve iş arkadaşlarının ve liderlerinin tutumunun iş yerlerindeki refah seviyesini arttırdığını belirtiyor. Diğer taraftan başka bir anket sorusu ile çalışanların ofise gitmelerinin en büyük avantajlarından birinin iş arkadaşları ile sosyalleşmek ve yeni başlayan arkadaşları ile tanışmak olduğu belirtiliyor. Bu sebeple, tüm çalışanlar hibrit çalışıyor olsa dahi, ofislerin sosyalleşme alanlarının yeni çalışma koşullarına göre tasarlanması; sosyalleşebilecekleri, çalışanların samimi bir şekilde kaynaşabileceği ve motivasyonlarını artırabileceği alanların yaratılması çok önemli. 

Araştırmalar sunduğumuz hizmeti şekillendirmemize katkı sunuyor

Çalışanların bireysel ihtiyaçlarının, onları motive eden itici güçlerini, zorlandıkları noktaların anlaşılması için zaman ve kaynak yatırımı yapmanın ve yeni çözümler denemeye açık olmanın önemli olduğunu vurgulayan Sodexo Türkiye CEO’su Ahmet Zeytinoğlu, “İş dünyası ve çalışan mutluluğu konularındaki araştırmaları yakından takip ediyor, sunduğumuz hizmeti şekillendiriyoruz. Kurumların ihtiyaçları çerçevesinde iş ortaklarımıza özel çözümler sunuyoruz” dedi.

Alibaba 6’ya bölünüyor!

0

Çinli e-ticaret devi Alibaba, tarihindeki en önemli yeniden yapılanmayı gerçekleştirerek 220 milyar dolarlık imparatorluğunu, bireysel olarak fon toplayacak ve ilk halka arzları araştıracak altı birime ayırmayı planlıyor.

Alibaba’nın bölünmesinin amacı ne?

Alibaba, “hissedar değerini ortaya çıkarmak ve pazar rekabet gücünü artırmak” için 6 bölüme ayrılma planını duyurdu. Hareket, kendi ülkesinde yavaşlayan ekonomik büyüme ve Pekin’den gelen daha sıkı düzenlemelerle karşı karşıya kalan ve hisse fiyatından milyarlarca doların silinmesine neden olan Alibaba için zorlu birkaç yılın ardından geldi. Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (CSRC) ise büyük miktarda kullanıcı verisine hükmeden internet şirketlerinin yurt dışında halka arz edilmek için güvenlik soruşturmasından geçmesi şartı getirmişti.

Alibaba 6’ya bölünüyor!

Çin Devlet Piyasa Düzenleme Kurumu (SAMR) ise tekelcilik karşıtı yasaya aykırılık gerekçesiyle başlattığı soruşturmalarda Alibaba, Meituan, Baidu ve Didi gibi ülkenin büyük internet şirketlerini hedef almıştı. SAMR ayrıca Nisan 2021’de tekelcilik soruşturmasında Alibaba’yı 2,8 milyar dolarlık rekor para cezasına çarptırmıştı. Alibaba’nın kurucusu olan Jack Ma ise Ekim 2020’de Çin’deki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını eleştiren konuşmasının ardından gizemli şekilde ortadan kaybolmuş ve uzun zaman kamuoyunun önüne çıkmamıştı.

Altı işletmenin her birine birer CEO atanacak. Bununla birlikte, çatı şirket dışında sermaye artırabilecek bir yönetim kuruluna sahip olacak. Taobao Tmall Commerce Group adlı şirketin direkt olarak Alibaba Group’a bağlı olacağı açıklandı.

TikTok veri merkezinden şikayet var!

0

Norveçli üretici Nammo’nun başkanı, en büyük fabrikasında üretimi artırma planlarının yakındaki veri merkezinin taleplerinden etkilendiğini söyledi. Avrupa’nın en büyük mühimmat üreticilerinden biri, Ukrayna’daki savaştan kaynaklanan artan talebi karşılama çabalarının, en büyük fabrikasının yakınında bölgede elektriği tekeline alan yeni bir TikTok veri merkezi tarafından engellendiğini söylüyor.

Norveç hükümetinin ortak sahibi olduğu Nammo‘nun CEO’su, Norveç’in merkezindeki en büyük fabrikasının planlı genişletilmesinin, TikTok’un elektrik tüketen yeni veri merkezinin inşa edilmesiyle fazla enerji eksikliği nedeniyle bir engelle karşılaştığını söyledi. Financial Times’a konuşan Morten Brandtzæg, “Kedi videolarının depolanmasının gelecekteki büyümemizi engellediğini gördüğümüz için endişeliyiz” dedi.

Brandtzæg’e göre topçu mermilerine olan talep normalden 15 kat daha fazla ve Avrupa’nın mühimmat endüstrisinin Ukrayna’nın ihtiyaçlarını karşılamak için yeni fabrikalara 2 milyar € yatırım yapması gerekiyor. Bazı tahminlere göre, Ukrayna günde 6.000 ila 7.000 top mermisi ateşliyor ve bir yılı aşkın süredir devam eden savaşın ardından cephane kıtlığıyla karşı karşıya. Avrupa Birliği liderleri, Ukrayna’ya topçu mühimmatı sağlayan ülkelere 1 milyar Euro’luk bir fondan geri ödeme yapma ve blok genelinde mühimmat üretim kapasitesini artırmak için ek 1 milyar Euro harcama programı duyurdu. Ancak Nammo’nun en büyük üretim tesisini genişletme planları, TikTok’un dünya çapında artan sayıda yasak karşısında Avrupalıların verilerini daha yerel olarak barındırarak imajını iyileştirme çabalarına ters düşmüş gibi görünüyor. TikTok , çoğu hükümet cihazında zaten yasaklanmış olduğu ABD’de önerilen bir ulusal yasakla mücadele ediyor .

İngiltere hükümeti , Avrupa Komisyonu ve Avrupa parlamentosu da geçtiğimiz günlerde, sahibi Çinli ByteDance firmasına ait olan şirkete ait kullanıcı verilerinin Çin hükümeti tarafından toplanabileceği endişesi nedeniyle TikTok’u personel telefonlarında yasakladı.

TikTok geçen yıl Çin’deki bazı çalışanların Avrupalı ​​kullanıcı verilerine erişebildiğini söylemiş ve çalışanların sızıntıları takip etmek amacıyla gazetecileri gözetlemek için kendi uygulamasını kullandıklarını kabul ediyor.

Ancak geçen hafta bir kongre oturumunda şirketin CEO’su, TikTok’un Çin hükümetinden tamamen bağımsız olduğu ve Çinli yetkililerin verilerine erişimi olmadığı konusunda ısrar etti. Bununla birlikte, Avrupalı ​​milletvekillerini yatıştırma çabasıyla TikTok, bu yıl Avrupa kullanıcı verilerini yerel olarak depolamaya başlayacağını ve geçişin 2024’e kadar devam edeceğini söyledi. Şirket, bunun bölge dışına veri aktarımını azaltacağını ve çalışanların kullanıcı verilerine erişimini azaltacağını söyledi.

Veri merkezlerini çevresel etkilerini yayınlamaya zorlamak için geçen yıl Politico tarafından bir taslak plan elde edildi. Planda, yetkililerin “bir yandan veri merkezlerini çekmek ile diğer yandan işletmelerin ve hanelerin elektriğe erişimini sağlamak arasında seçim yapmak zorunda kalmaması gerektiği” belirtildi.

Türkiye internet hızında Dünya’da kaçıncı sırada?

0

5 kişiden 4’ünün internet kullandığı bilinen Türkiye’de internet abonelik fiyatlarının ortalama 13 dolara karşılık geldiği görüldü. Türkiye, bu veriyle Ortadoğu ve Körfez bölgesinde internete en ucuz erişen ülke oldu. 

2023 verilerine göre nüfusunun %83,4’ünün, başka bir deyişle her 5 kişiden dördünün internet kullandığı bilinen Türkiye, internet fiyatlarına ilişkin küresel bir sıralamada bölge liderliğini üstlendi. Cable.co.uk tarafından yürütülen ve 219 ülkenin değerlendirildiği Küresel Genişbant Fiyat Tablosu’nun 2023 verilerinde Türkiye’de internet abonelik fiyatlarının ortalama 13,17 dolar olduğu görüldü. Ülkemiz, bu rakamla Körfez ve Ortadoğu ülkelerini kapsayan bölgede internetin en ucuz olduğu ülke oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Telkotürk Genel Müdürü Emre Eskici, “Ülkemizde geçtiğimiz yıllarda hatırı sayılır altyapı yatırımları yapıldı. Türkiye’de internet fiyatlarının dünya sıralamasına göre daha hesaplı olduğu çıkarımına ulaşsak da, fiyatları kıyaslarken internet hızını ve kur şoklarını da dikkate almak gerekiyor” dedi. 

Dünyanın en pahalı interneti Kuzey Amerika’da

Rapora göre, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Grönland ve Bermuda’nın değerlendirildiği Kuzey Amerika bölgesi, 104,33 dolarla internetin en pahalı olduğu bölge seçildi. Kuzey Amerika’yı Okyanusya, Karayipler, Sahra Altı Afrika ve Güney Amerika izledi. Türkiye’nin de dahil olduğu bölgede en pahalı internetin ise Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğu kaydedildi. 

Dünya çapında internete erişimde görülen bu fiyat uçurumunun pek çok bölge için eşitsizliğe sebep olduğuna dikkat çeken Emre Eskici, “Küresel salgın iş, okul, eğlence gibi süreçlerin tamamen dijitale taşındığı bir dönemi başlattı. Bugün kullanıcıların her gün ortalama 84 dakika video izlediğini düşündüğümüzde, Türkiye’nin 81 iline fiber ve yüksek hızlı internet sunmanın önemi bir kez daha anlaşılıyor. Telkotürk olarak geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz altyapı yatırımları ile Türkiye’nin erişimini daha ileri taşımak için çalışmalara başladık” diye konuştu.  

İnternet hızıyla dünyada 107. sırada 

Her gün 10 milyondan fazla kullanıcının internet hızını test etmek için ziyaret ettiği Speedtest tarafından yayımlanan Şubat 2023 internet hızı verileri ise Türkiye’nin genişbant internette 32,65 megabit hızıyla dünya sıralamasında 107. sırada yer aldığını gösterdi. Küresel çapta ortalama indirme hızının 78,62 megabit olduğuna dikkat çeken Emre Eskici, “Listede değerlendirilen şehirler arasında Türkiye’den yalnızca İstanbul ve Ankara bulunuyor. Ayrıca iki şehrin de gerilediği görülüyor. ‘Ezber Bozan İletişim’ mottosuyla oluşturduğumuz daha yüksek hızlarda daha ucuz fiyatlı tasarlanan abonelik paketleri ve kampanya modelleri ile Türkiye’ye bu küresel sıralamalarda daha iyi bir konum sağlamak, ülkemizden daha çok şehri bu listelerde üst sıralara taşımak açısından öncü rol üstleniyor” ifadelerini kullandı. 

“Yapay zeka desteğiyle abonelik süreçlerini kolaylaştırıyoruz” 

Tamamen yerli bir şirket olarak sürekli altyapı  yatırımlarıyla hizmet kalitesini iyileştirdiklerini ve 81 ilde yerleşik hizmet sunmaya başladıklarını hatırlatan Telkotürk Genel Müdürü Emre Eskici, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Telkotürk olarak müşterilerimize limitsiz, taahhütsüz fiber paketlerini bütçelerine uygun tercihi yapabilmeleri için farklı kapsam ve fiyatlarda sunuyoruz. Yüz yüze iletişim yaklaşımımız ve evde kurulum, yerinde destek ve 7/24 canlı destek hizmetlerimizle Türkiye’nin dört bir yanını uygun fiyatlara buluşturuyoruz. Çok yakında hem yapay zeka destekli abonelik yönetim çözümümüzü hem de e-devlet üzerinden kolayca abonelik hizmetini devreye alacağız. Müşteri adaylarımız, yeni TC kimlik kartlarını kullanarak mobil cihazlarından abonelik başvurusu yapabilecek veya e-devlet  üzerinden çok daha hızlı bir biçimde Telkotürk hızından yararlanmaya başlayabilecek.”

Tamamliyo 2.4 Milyon TL yatırım aldı

0

Kitle fonlama platformu Fongogo, sigorta şirketleri ile sigorta ürünü satmak isteyen dijital işletmeleri uçtan uca entegre eden sigorta girişimi Tamamliyo’nun ikinci kitle fonlama kampanyasını ₺30M değerleme üzerinden ₺2.000.000 hedef ile başlattı. ₺2.400.000’ye ulaşarak %120 oranıyla başarıyla fonlandı.

İhtiyaç duyulan sermayenin kitlelerin desteğiyle bir araya getirilmesine aracılık eden Türkiye’nin öncü kitle fonlama platformu Fongogo, paya dayalı kitle fonlama platformunda sigorta şirketleri ile dijital işletmeleri uçtan uca entegre eden Tamamliyo’nun 2.4 Milyon TL fon toplanmasına aracılık etti. Kampanya sürecinin 2.haftası bitmeden hedeflenen fon miktarı olan 2 milyon TL’ye ulaşılırken, bu rakama ulaşılmasının ardından toplam 200’ün üzerinde yatırımcıdan yüzde 120’lik fon artışıyla toplanan fon tutarı 2.4 Milyon TL olarak gerçekleşti.

Tamamliyo Kurucu Ortağı Metin Öngüç, Türkiye’de InsurTech odağında faaliyet gösteren en yenilikçi ve aktif startup olduklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti:“Başardığımız ilk kampanyanın ardından yazılım ve teknik ekibimizi genişletip güçlendirmiştik, aldığımız bu yatırım ile yeni sigorta ürünleri geliştirerek gelir olanaklarımızı artıracağız ve en önemlisi kendi broker’lık sistemimizi kurarak satış departmanımızın verimini en yüksek noktaya taşıyacağız.” Tamamliyo Kurucu Ortağı ve CTO’su Deniz Gül, “İlk yatırım süreciden sonra geliştirdiğimiz sigorta teknolojileri ile yurt dışına açılma sürecimizi hızlandıracağız. Çok yakında ‘embedded insurance’ modelinde Türkiye’yi yurt dışında temsil eden bir ınsurtech girişimi olacağız.”

Disney metaverse bölümünü kapatıyor 

0

Disney, metaverse bölümünü kapatıyor ve geniş çaplı bir yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak, ekibin 50 kadar üyesini işten çıkarıyor. Sadece bir yıl kadar önce eski CEO Bob Chapek, şirketin hikayelerini yeni teknolojilerle anlatmak için etkileşimli yöntemler bulma görevinde deneyimli Mike White’ı bu ekibi yönetmeye atamıştı. Diğer ekip üyeleri işlerini kaybederken, White şirkette kalmaya devam edecek, ancak ileride hangi rolü üstleneceği belirsiz.

Disney için Amazon Prime gibi bir abonelik hizmeti başlatma planı da iptal edildi. Bu, Disney+ için şirketin perakende operasyonları ve tema parklarında yiyecek ve ürün satın almak için kullanılan uygulamalar için tek bir kullanıcı deneyimi yaratmış olacaktı.

Chapek, metaverse konusunda Disney’in geleceği hakkında umutlu ve iyimserdi ve şirketin “fiziksel ve dijital deneyimleri harmanlamada” başarılı olması gerektiğini söylemişti. Metaverse’i “sonraki büyük hikaye anlatıcılığı sınırı” olarak nitelendirmişti. 

Bölümün kapanması, Disney’in metaverse hedeflerini tamamen terk ettiği anlamına gelmiyor. Kasım 2022’de Chapek’in yerine CEO olarak geri dönen Bob Iger, bir animasyonlu avatar girişiminin yönetim kuruluna katılarak metaverse’de geleceği gördüğünü gösterdi.

Iger’in aklında başka bir strateji olabilir, ancak bunu duymadan önce biraz zaman alabilir. Firma, ciddi maliyet azaltma önlemleri uygulamak için yatırımcılardan baskı görmekte ve 7.000 çalışanı işten çıkarmayı duyurmuştu. Metaverse ekibi, Disney’in önemli yeniden yapılanma çabalarından etkilenen ilk ekiplerden sadece biri olabilir.  

ChatGPT verilerimi sızdırdı mı?

0

ChatGPT’nin kişisel bilgilerinizi sızdırıp sızdırmadığını merak ediyor musunuz? Öğrenmenin bir yolu var.

Geçtiğimiz hafta OpenAI, bir blog yazısında ChatGPT’nin bazı kullanıcıların diğer aktif kullanıcıların sohbet geçmişini ve ödeme bilgilerini görmesine izin veren bir hata nedeniyle 20 Mart’ta çevrimdışı duruma getirildiğini açıkladı. Kulağa geldiği kadar kötü değil, ancak ChatGPT’yi geçen sonbaharda piyasaya sürüldüğünden beri kullandıysanız, muhtemelen etkilenip etkilenmediğinizi bilmek isteyeceksiniz. Neyse ki OpenAI, ChatGPT sızıntısının ayrıntılı bir dökümünü sundu ve sorularınızın çoğuna cevap vermek mümkün.

ChatGPT verilerimi sızdırdı mı?

OpenAI, ChatGPT’nin açık kaynaklı kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların, diğer kullanıcıların sohbet geçmişinden başlıkları, yeni oluşturulan bir sohbetin ilk mesajını ve 20 Mart Pazartesi günü saat 1’den 10’a kadar süren belirli dokuz saatlik bir süre boyunca etkin olan ChatGPT Plus abonelerinin %1,2’sinin bazı ödeme ile ilgili bilgilerini görebileceğini söylüyor.

OpenAI’nin açıklaması şöyleydi:

20 Mart’ın erken saatlerinde, ChatGPT Plus abonelerinin küçük bir yüzdesi, diğer etkin kullanıcıların adlarını, soyadlarını, e-posta adreslerini, ödeme adreslerini, kredi kartı numaralarının son dört hanesini ve kredi kartı son kullanma tarihlerini gördü.

Bilgilere erişmek için, ChatGPT Plus abonesinin, belirli dokuz saatlik pencere boyunca şunlardan birini yapması gerekiyordu:

20 Mart Pazartesi günü, Pasifik saatine göre 1’den 10’a kadar gönderilen bir abonelik onay e-postasını açın. Hatadan dolayı, bu pencere boyunca oluşturulan bazı abonelik onay e-postaları yanlış kullanıcılara gönderildi. Bu e-postalar, diğer bir kullanıcının kredi kartı numarasının son dört hanesini içeriyordu, ancak tam kredi kartı numaraları görünmüyordu. 20 Mart’tan önce, küçük bir sayıda abonelik onay e-postasının yanlış adreslendirilmiş olması mümkündür, ancak bununla ilgili herhangi bir örnek doğrulamadık.

ChatGPT’de, 20 Mart Pazartesi günü Pasifik saatine göre 1’den 10’a kadar “Hesabım”ı, ardından “Aboneliğimi yönet”i tıklayın. Bu pencere boyunca, başka bir etkin ChatGPT Plus kullanıcısının adı, soyadı, e-posta adresi, ödeme adresi, kredi kartı numarasının yalnızca son dört hanesi ve kredi kartı son kullanma tarihi görülebilir olabilir. Bu durumun 20 Mart’tan önce de gerçekleşmiş olması mümkündür, ancak bununla ilgili herhangi bir örnek doğrulamadık.

Bunların hepsi göz önünde bulundurulduğunda, eğer 20 Mart sabahı ChatGPT’de ücretli bir ChatGPT Plus aboneliği ile etkin değilseniz, muhtemelen güvendesiniz. OpenAI, etkilenen kullanıcılara geçen hafta ulaştı, bu yüzden bilgileriniz sızdıysa, zaten bundan haberdar olmalısınız.

Bulut şifreleme pazarı 35 milyar dolara ulaşacak

0

Bulut şifreleme talebinin 2022-2032 yılları arasında yüzde 30,9’luk birleşik büyüme oranı ile artacağı tahmin ediliyor.

Piyasa değerinin 2022 yılına kadar 2.4 milyar dolara, 2032 yılına kadar 34.8 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Future Markets Insight (FMI) kuruluşların dijital dönüşüm için bulut teknolojilerinin benimsenmesiyle veri depolama stratejisinin modernizasyonuna yatırım yaptığını söylüyor.

Verileri genel ve özel bulut tabanlı depolamada depolamaya yönelik artan ihtiyaç, pazardaki talebi artırıyor. Ayrıca pandemi, kuruluşları uzaktan çalışmayı benimsemeye zorlayarak dijital teknolojilerin kullanımını ve çevrimiçi veri paylaşımını artırdı. Bu, fidye yazılımı, kötü amaçlı yazılım saldırıları ve kimlik avı gibi siber ihlallerde katlanarak artışa neden oldu.

Sonuç olarak, kuruluşlar hassas verilerini veri ihlallerinden ve siber saldırılardan korumak için bulut şifrelemeyi benimsiyor. Bulut şifreleme, düz metin verilerini kötü niyetli kullanıcılar tarafından okunamayan şifreli metne dönüştürerek verileri kodlar ve böylece veri ihlallerini önler. Yerleşik güvenlik denetimleri ve sürekli koruma sunarak işletmelere otomatik güvenlik, azaltılmış karmaşıklık ve risk azaltma sağlar.

Artan veri hacimleri, büyük verilerin sonuçlarını işleyip analiz edebilen ve tanımlayıcı, tahmine dayalı ve kuralcı sonuçlar sağlayabilen büyük veri analitiğinin şirketler genelinde benimsenmesini sağlamıştır. Ancak en büyük sorunlardan biri, büyük veriler için mükemmel güvenliğin nasıl sağlanacağıdır.

Bulut bilgi işlem ve bulut veri depoları, büyük verilerin büyümesine yardımcı oldu. İşletmeler, bulutta Büyük Veri analitiğini benimseyerek, muazzam miktardaki yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verilerinden üstün içgörüler elde edebilir. Şirketler büyük miktarda veriyi yönetir ve analitik gerçekleştirmek ve gizli tutmak için buluttan yararlanır.

Bulut depolama sunucusuna kaydedilen verilerdeki artışla birlikte bilgisayar korsanları, farklı kod çözme teknikleri yardımıyla kurumsal bulut sunucularını kullanarak gizli verilere erişmeye çalışır. Bu nedenle, kuruluşlar tarafından semantik güvenliği sağlamak için gelişmiş bulut şifreleme yazılımlarının kullanımı arttı.

Character.ai 150 milyon dolar topladı

İki eski Google çalışanı tarafından kurulan 16 aylık bir yapay zeka sohbet robotu girişimi olan Character.ai, risk sermayesi şirketi Andreessen Horowitz‘den 150 milyon dolarlık nakit akışı aldı. Bu nakit akışı, 1 milyar dolarlık bir piyasa değerine yol açtı.

Henüz herhangi bir geliri olmamasına rağmen şirketin fikri, kullanıcıların metin yoluyla etkileşim kurması için ünlüler, anime karakterleri, Twitch akışları ve tarihi figürler dahil olmak üzere çeşitli yapay zeka destekli kişilikleri barındırmak.

Kullanıcılar, Replika’ya alternatif olarak pazarlanan uygulamada oluşturdukları yapay zeka destekli arkadaşlarla soru sorabilir veya sohbet edebilir. Özelleştirilebilir yardımcılar, kullanıcıların algoritmik ünlülerle sohbet etmesine izin vermek yerine uygulamanın birincil odak noktası.

Şirket CEO’su Noam Shazeer basın açıklamasında: “Character.ai’nin gücü, her bireye özel yararlı zeka üretmek için büyük hacimli bilgileri hızla analiz eden ve bağlamsallaştıran son derece gelişmiş dil modelimizdi. Onu kişiselleştirilmiş bir süper zeka arkadaşı yapıyor. üretkenliği artırır, tavsiyelerde bulunur, eğitir ve eğlendirir” diyor.

“Süper zeka” terimi bir pazarlama taktiği olarak biraz abartılı olsa da, cebinizde taşıyabileceğiniz kişiselleştirilmiş, yapay zeka destekli yol arkadaşlarının cazibesine karşı çıkmak zor.

Otomotiv kuantum bilişim pazarında büyüme beklentisi

0
Otomotiv sektöründe kuantum bilişim pazarının 2026’da 143 milyon dolar değerinde olması bekleniyor. Bu pazar payının 2035’te 5.2 milyar dolara çıkması ve yıllık yüzde 49’luk bileşik büyüme oranına ulaşacağı tahmin ediliyor. Büyüme, kuantum bilgi işlem altyapısını geliştirmeye yönelik artan devlet yatırımları ve OEM’ler, otomobil parçası üreticileri ve teknoloji sağlayıcıları arasındaki stratejik işbirliklerinin artmasıyla desteklenecek. Pazar araştırma şirketi MarketsandMarkets tarafından hazırlanan Otomotiv Pazarında Kuantum Bilişim raporuna göre, erken kullanım örnekleri, kuantum bilgisayarların daha etkili rota ve trafik yönetimine katkıda bulunabileceğini göstermiştir. D-Wave Systems, 2019 gibi erken bir tarihte, bir kuantum bilgisayar kullanarak trafik optimizasyonuna yönelik dünyanın ilk pilot projesini geliştirmek için Volkswagen ile işbirliği yaptı. Mayıs 2022’de  BMW Group,  hızlandırılmış simülasyonlar yoluyla başta metal şekillendirme olmak üzere birincil üretim süreçlerini iyileştirmek için Fransız kuantum şirketi Pasqal ile birlikte çalıştığını duyurdu. Kuantum uygulamalarını deneyen diğer otomotiv üreticileri arasında Volkswagen, Daimler, Hyundai Motors, Ford ve General Motors yer alıyor. Pek çok proje, uzman kuantum girişimleriyle yürütülürken, IBM, Microsoft ve Alphabet gibi sektör liderleri kullanım durumlarını araştırıyor.

Otomotivde kuantum uygulamaları

Otomotiv endüstrisinde kuantum uygulamaları, daha verimli ve yenilikçi araçlar üretmeye yardımcı olabilecek teknolojilerin geliştirilmesinde büyük potansiyele sahip. Bu alandaki bazı kuantum uygulamaları şöyle:
  1. Kuantum hesaplama: Otomotiv tasarımı ve mühendisliği, karmaşık hesaplamalar ve simülasyonlar gerektirir. Kuantum bilgisayarlar, bu tür hesaplamaları klasik bilgisayarlardan daha hızlı gerçekleştirerek, araç tasarımı ve üretim süreçlerini önemli ölçüde hızlandırabilir.
  2. Kuantum optimizasyon: Otomotiv tedarik zinciri ve lojistik alanında, kuantum algoritmaları, sevkiyat ve tedarik zinciri yönetimi gibi süreçleri optimize etmek için kullanılabilir. Bu, maliyetleri düşürmeye ve verimliliği artırmaya yardımcı olabilir.
  3. Kuantum malzemeler: Kuantum mekanik prensiplerine dayanan yeni malzemeler, otomotiv endüstrisinde hafif ve yüksek performanslı bileşenler üretmek için kullanılabilir. Özellikle, süper iletkenler ve daha iyi enerji depolama sistemleri geliştirmek için kuantum mekaniği kullanılabilir.
  4. Kuantum sensörler: Kuantum sensörler, daha hassas ve duyarlı ölçüm araçları sunarak, araçlardaki güvenlik ve sürüş yardım sistemlerini geliştirmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, bu tür sensörler, araçların enerji verimliliğini ve performansını izlemek için de kullanılabilir.
  5. Kuantum iletişim: Otomotiv endüstrisinde, kuantum iletişim teknolojileri, güvenli ve kesintisiz iletişim sağlayarak, araçlar arası ve araçtan altyapıya iletişimi geliştirebilir. Bu, özellikle otonom sürüş sistemlerinde güvenliği artırmak için önemlidir.
  6. Kuantum kriptografi: Kuantum kriptografi, araçlar arası iletişim ve araçların kontrol sistemlerine erişim için güçlü güvenlik protokolleri sağlar. Bu, araçların ve altyapının siber saldırılara karşı daha dirençli olmasına yardımcı olur.
Otomotiv endüstrisinde kuantum uygulamalarının kullanımı henüz erken aşamada, ancak bu teknolojilerin benimsenmesi, gelecekte araçların tasarımı, üretimi ve işletilmesinde önemli gelişmelere yol açabilir.

Ninja Squad tasarımlı donanım cüzdanı geliyor

Ledger, iş birliği kapsamında Ninja Squad kimliğine uygun ve limitli sayıda özel tasarım soğuk cüzdanlar üretecek.

Ledger, Türkiye’nin önde gelen NFT projelerinden Ninja Squad ile iş birliğine gittiğini duyurdu. Ledger, iş birliği kapsamında Ninja Squad’ın kimliğine uygun ve sınırlı sayıda özel tasarım soğuk cüzdanlar üretecek. Finansal özgürlüğü sağlama yolundaki ortak misyonları doğrusunda birlikte hareket eden Ledger ve Ninja Squad, Web3 topluluğunu küresel çapta eğitim ve yenilikle güçlendirmeyi de hedefliyor. 

Üstün kullanım kolaylığı ve sağladığı güvenlik sayesinde dünyadaki tüm kripto varlıkların %20’sini güvence altına alan Ledger, NFT projesi Ninja Squad ile ekosistem iş birliğine gitti. Web3 okuryazarlığı ve güvenliğini artırmak için güçlerini birleştiren Ledger ve Ninja Squad, kripto ve NFT ticareti alanında kullanıcıların daha bilinçli kararlar verebilmeleri için sorumluluk üstleniyor. Ledger’ın, iş birliği kapsamında Ninja Squad’ın kimliğine uygun ve limitli sayıda özel tasarım donanım cüzdanlar üretmesi bekleniyor. Yeni tasarımlar ünlü isimler ile topluluk üyelerine hediye edilecek.   

Web3 okuryazarlığını geliştirecek içerikler yaratılacak

Web3 topluluğunu güçlendirmeyi hedefleyen Ledger ve Ninja Squad, özellikle Web3’de varlıkların korunması, güvenliği ve donanım cüzdan kullanımıyla alakalı içerikler yayınlayacak. Halihazırda NFT, kripto, temel ve teknik analiz, Price Action eğitimleri mevcut olan Ninja Squad, Ledger ortaklığıyla beraber bu eğitime varlık güvenliği ve korunması ile alakalı da detaylı bir içerik ekleyecek. Yayınlar YouTube, Twitch ve Discord üzerinden yapılacak.

Eğitimler, Ninja Squad NFT sahiplerine ücretsiz olmakla beraber, NFT sahibi olmayanlara ücretli şekilde sunuluyor. Ninja Squad’ın halihazırda 3.000’e yakın topluluğu dışında, kripto ve NFT varlık taşıyan herkesin bu eğitici içeriklerden yararlanması hedefleniyor. Eğitim içerikleri dışında, Ledger ürünleri anlatımları, partnerlikle alakalı gelişmelerin detayları gibi içerik tiplerine Ninja Squad’ın medya kanallarından erişilebilecek.

İş birliği ve ortak çalışma duyurusunu kutlamak adına Twitter aracılığıyla yeni bir çekiliş başlatan firma, talihlilere 1 Ledger Nano S Plus ve 2 Ninja Squad NFT hediye ediyor.

Soğuk cüzdan nedir?

Soğuk cüzdan, kripto paralarınızı güvenle saklayabileceğiniz, internete bağlı olmayan bir dijital cüzdan türüdür. İnternete bağlantısı olmamak, soğuk cüzdanları olası siber saldırılara karşı daha dirençli ve güvenilir kılar. Genellikle donanım cüzdanları (USB gibi taşınabilir cihazlar) veya kağıt cüzdanlar (kripto paraların özel ve genel anahtarlarının basılı olduğu fiziksel belgeler) şeklinde bulunur. Bu yöntemlerle, kripto paralarınızı fiziksel olarak saklayarak ve internetten izole ederek daha güvenli bir şekilde koruyabilirsiniz.

Özellikle büyük miktarda kripto para saklamak veya uzun vadeli yatırım yapmayı planlayanlar için soğuk cüzdanlar mükemmel bir seçimdir. Eğer kripto paralarınızı günlük işlemler için kullanmak istiyorsanız, sıcak cüzdanlar daha uygun olabilir; ancak, soğuk cüzdanlar sayesinde uzun vadeli yatırımlarınızı güven altında tutabilirsiniz. Unutmayın, soğuk cüzdanlarınızı da güvende tutmak ve kaybetmemek önemlidir, çünkü cüzdanınızın fiziksel olarak zarar görmesi veya kaybolması durumunda kripto paralarınıza erişemeyebilirsiniz.

Microsoft 365 için gelişmiş koruma

0

Siber saldırılara ve kesintilere karşı en gelişmiş korumayı sunan YENİ Veeam Backup for Microsoft 365 v7, Microsoft Exchange Online, SharePoint Online, OneDrive for Business ve Microsoft Teams için 1 numaralı yedekleme ve kurtarma çözümü olduğunu açıkladı.

Veeam® Yazılım, YENİ Veeam Backup for Microsoft 365 v7’yi piyasaya sundu. 14 milyondan fazla kullanıcının korunduğu Veeam Backup for Microsoft 365’in en son sürümü, değişmezlik özelliğiyle veri korumayı güçlendiriyor, yedekleme altyapısı ortamında gelişmiş izleme ve analitik sunuyor ve Veeam Service Provider Console ile daha derin entegre olarak BaaS (hizmet olarak yedekleme) için daha fazla kontrol sağlıyor. Ayrıca, Microsoft 365, Microsoft Exchange Online, SharePoint Online, OneDrive for Business ve Microsoft Teams için 1 numaralı yedekleme ve kurtarma çözümü.

“Microsoft 365 birçok kurum için iletişimin merkezinde yer alıyor ve bu verileri en üst seviyede korumak hiç bu kadar önemli olmamıştı.” diyen Veeam CTO’su ve Ürün Stratejisinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Danny Allan sözlerine şöyle devam etti: “Kurumların %78’i Microsoft 365’i üçüncü parti ya da BaaS ile koruyor. Şirketler kaçınılmaz hale gelen fidye yazılımları ve siber saldırılardan hızla kurtulma becerilerinin ve kritik verilerini korumanın ne kadar önemli olduğunun farkındalar. İşletmelerin faaliyetlerini kesintisiz sürdürmeleri için çalışan Veeam’in Backup for Microsoft 365 çözümümün son versiyonu sayesinde kurumların içleri daha rahat ve verileri daha güvende.” 

Değişmez yedek kopyalar: Fidye yazılımı saldırılarına karşı Microsoft 365 verilerinin korunduğuna emin olun.  Değişmez kopyalar, Microsoft Azure Blob/Archive, Amazon S3/Glacier ve S3 Object Lock desteğine sahip S3 uyumlu depolama dahil olmak üzere herhangi bir nesne depolama havuzunda depolanabilir.

Tam görünürlük: Veeam ONE ve Veeam Data Platform entegrasyonları, Microsoft 365 yedekleme ortamları için gelişmiş izleme, raporlama ve uyarılar sağlayarak eksiksiz kurtarma stratejisinin güvenilirliğini garanti eder.

BaaS için daha fazla kontrol: Kullanıcılar, daha fazla günlük gereksinimi karşılamak için self-servis yedekleme, izleme ve geri yüklemede daha çok seçeneğe sahip.

v7, Veeam Backup for Microsoft 365 için iki entegrasyon sunuyor: Veeam ONE ve Veeam Service Provider Console. Veeam ONE v12 ile sunulan gelişmiş izleme ve raporlama özellikleri, Microsoft 365 yedekleme ve depolama kaynaklarının proaktif olarak ve anında izlenmesini sağlıyor. Kullanıcılar sorunları anında çözmek için uyarılar alıyor, uyumluluk ve kurtarma noktas ı hedeflerinin (RPO’lar) karşılandığından emin olmak için hizmet seviyesi anlaşması (SLA) raporlarından yararlanabiliyor.   

Veeam Service Provider Console’daki mevcut özellikleri temel alan ikinci entegrasyon, kurumların Microsoft 365 yedeklemeleri için BaaS’ı bir Veeam Cloud & Service Provider (VCSP) çözüm ortağıyla birlikte kullanırken daha fazla kontrol imkanı veriyor. Böylece kullanıcılar yedek oluşturma, korunan verileri izleme ve istedikleri zaman hizmet sağlayıcı yardımı olmadan veri kurtarma özerkliğine sahip olabiliyor. Ayrıca güvenli kurulum, otomatik faturalandırma ve REST API desteği daha kolay ve sorunsuz bir geçiş deneyimi sağlıyor. 

Microsoft Exchange Online, SharePoint Online ve OneDrive for Business’a ek olarak, şimdi self-servis geri yükleme portalı Microsoft Teams’i de destekliyor. Kullanıcılar artık gerektiğinde kendi bireysel geri yükleme noktalarını seçebilir ve SharePoint Online ve OneDrive İş klasörlerini geri yükleyebilir.

Veeam Backup for Microsoft 365 v7 kullanıma sunuldu ve yeni Veeam Veri Platformu’nun Advanced ya da Premium Sürümlerine platform uzantısı olarak eklenebiliyor ya da tek başına kullanılabiliyor. Veeam, Yeni Veeam Data Platformu’nu 22 – 24 Mayıs tarihleri arasında Miami, Florida’da veri kurtarma uzmanları için yerinde ve online olarak düzenlenen VeeamON 2023 etkinliğinde tanıtacak. Yedekleme ve kurtarma profesyonelleri için tasarlanan etkinlikte katılımcılar becerilerini geliştirecek, Amazon Web Services, (AWS), Hewlett Packard Enterprise (HPE) ve pek çok şirketin özel içerikleriyle sektör bilgileri paylaşılacak ve birlikte kutlamalar yapılacak.

Türkiye’de yeni bir Güneş enerjisi projesi

GE, yaptığı açıklamada, Ecogreen Energy tarafından Türkiye’nin Niğde şehrinde inşa edilecek 130 MWp, 100 MWac Niğde Bor Güneş enerjisi santralinde şirketin FLEXINVERTER Güneş Enerjisi Santrali teknolojisinin kullanılacağını duyurdu. Proje kapsamında Solar Power Station teknolojisinin tasarım, mühendislik, tedarik ve hizmete açma süreçleri yer alıyor. 

Niğde Bor güneş enerjisi santrali, Enerji Bakanlığı tarafından 2022 yılında başlatılan YEKA-GES 4 çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor. Ülke içinde enerji geçişinin sağlanmasını destekleyecek olan proje, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmasına ve IEA’ya (Uluslararası Enerji Ajansı) göre 2017-27 yılları arasında 10 GW’lık kapasitesini devreye almasına katkıda bulunacak. Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesinin 2035 yılına kadar yaklaşık %500 artışla 52,9 GW’a ulaşacağı öngörülüyor.  

Türkiye’deki 1,3 GW’lık Güneş enerjisi projelerine katkıda bulunacak

GE Yenilenebilir Hibrit CEO’su Prakash Chandra, yaptığı açıklamada “Türkiye’nin kesinlikle güneş enerjisi potansiyeli var. Projelerde, Ecogreen Energy ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz ve yenilenebilir enerjide Türkiye ve diğer bölgelerdeki penetrasyonumuzu artırmak için karşımıza daha fazla fırsat çıkmasını heyecanla bekliyoruz” dedi. GE’nin Ecogreen ile yaptığı iş birliği, dönüştürücü istasyonların ve devreye alma hizmetlerinin ötesine geçen genişletilmiş bir ekipman tedariki ve hizmet anlaşmasını içeriyor. Projenin yerel Mühendislik, Tedarik ve İnşaat (EPC) çalışmalarını Inogen yürütecek. GE ve Inogen, Türkiye’deki 1,3 GW’lık YEKA ve Hibrit projelerini tamamladıktan sonra birlikte çalışmaya devam edecek.

Inogen’in yönetici ortağı Profesör Ali Murat Soydan, konuyla ilgili olarak “GE ile birlikte çalışarak, şirketi Türkiye’deki yerel kapasiteyle desteklediğimiz için mutlu ve gururluyuz” dedi.

Entegre konteynerlerle sunulan bir çözüm olan FLEXINVERTER Solar Power Station, tümü standart bir 20 fitlik ISO yüksek konteynere entegre edilen enerji dönüştürücüsü, orta gerilimli güç trafosunu ve isteğe bağlı olarak yer verilen OG Halka Ana Ünitesini (RMU) birleştiriyor. Akıllı bir çözüm sunan teknoloji, güneş enerjisi ve depolama uygulamalarına şebeke ölçeğinde, güvenilir, uygun maliyetli, tak-çalıştır modelinde işleyen, fabrikalara entegre çalışan bir güç dönüşüm platformu sağlıyor. Çözüm, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve santralin daha güvenilir performans göstermesine de katkı sunuyor.

Nvidia kripto para sektöründen uzaklaşıyor mu?

Nvidia, kendisini kripto para birimi sektöründen uzaklaştırıyor gibi görünüyor. Nvidia’nın baş teknoloji sorumlusu Michael Kagan, yapay zeka ilgili görevleri güçlendirmenin kripto para için Nvidia GPU’ları kullanmaktan daha değerli olduğunu söyledi.

Madenciliğin hala mümkün olduğu son kripto boğa piyasasının zirvesinde, Nvidia şüphesiz kriptonun meyvelerini GPU satışları şeklinde topladı. Kripto sektöründeki madencilik trendindeki düşüş, şirketlerin bu alanda biraz daha temkinli davranmasına neden oluyor.

Madencilik için o kadar çok Nvidia ürünü satıldı ki, 2018 kripto çöküşünün ardından şirketin hisse fiyatının düşmesine neden oldu . Ancak Nvidia’nın gelirinin tam olarak ne kadarının madencilerden geldiğini açıklamadığı ve geçen yıl 5.5 milyon dolarlık SEC cezasına yol açtığı ortaya çıktı.

Nvidia’nın yapay zekanın önemini vurgulaması, aslında yapay zeka alanındaki çalışmalarda duyulan donanım ihtiyacından da kaynaklanıyor. Bu yüzden Nvidia’nın ChatGPT’yi övmesi sürpriz değil. OpenAI, ChatGPT’yi on binlerce Nvidia A100 GPU’dan oluşturulmuş bir Microsoft süper bilgisayarında eğitti . Redmond devi, bu ayın başlarında Nvidia’nın daha yeni H100 GPU’larını kullanan yeni bir dizi duyurdu.

OneWeb Starlink’e rakip olmaya hazır

0

SpaceX’in Starlink sistemine rakip olan  İngiltere merkezli OneWeb, küresel internet hizmetleri sunmaya başlamak için 36 yeni uydu fırlattı.

OneWeb, NewSpace India Limited’den bir roket kullanarak 36 uyduyu daha Dünya’nın yörüngesine başarıyla fırlattı. OneWeb’in takımyıldızının tasarımı, küresel kapsama alanı elde etmek için 588 uydu daha gerektiriyor.

OneWeb: “Yıl sonuna kadar OneWeb, önde gelen sağlayıcılarla ortaklık kurarak yeni alanları çevrimiçi hale getirirken, 50 derece enlemin kuzeyindeki bölgelerde zaten canlı olan mevcut bağlantı çözümlerini geliştirerek küresel kapsamı sunmaya hazır olacak” açıklamasını yaptı.

OneWeb uydu internet hizmeti, Starlink’e bir alternatif sunmaya hazırlanıyor. Ancak OneWeb, tüketicileri değil, esasen devlet müşterilerini ve kuruluşlarını hedefliyor. Bununla birlikte, Birleşik Krallık şirketi “mobil ana taşıyıcıya” güç vermek istiyor.

OneWeb ayrıca müşterilere şirketin yörüngedeki uydularına bağlanabilen kullanıcı terminalleri sağlamayı planlıyor. Aralık ayında İngiliz şirketi, başka bir uydu internet sağlayıcısı olan Hughes Network ile 10.000 kullanıcı terminali inşa etmek için bir anlaşma yapmıştı.

Acronis, güvenlik savunmasını geliştiriyor

0

Acronis, bellek tarama işlemlerini işlemciden (CPU) çıkarmak için ekran kartından (GPU) yararlanan Intel® Threat Detection Technology (Intel® TDT) teknolojisini kullanarak gelişmiş dosyasız saldırılara karşı güvenlik savunmasını geliştirdiğini duyurdu. Acronis, Intel® iş birliğiyle, dosyasız saldırılara karşı güvenlik çözümlerini güçlendirmenin yanında yenilikçi teknoloji entegrasyonuyla güvenlik ürünlerini zenginleştiriyor.

Siber tehditlerin her geçen gün geliştiği ve arttığı günümüzde Acronis araştırmacıları, çok aşamalı kötü amaçlı yazılımlar ve dosyasız saldırılar gibi şirketleri hedef alan yeni nesil kötü amaçlı yazılım türlerine ve saldırı girişimlerine tanık oluyor. Birçok tehdit, tespit edilmesi zor olan yalnızca bellek içi bir erişim yöntemi kullanıyor. Siber korumada küresel bir lider olan Acronis, bellek tarama işlemlerini işlemciden (CPU) çıkarmak için ekran kartından (GPU) yararlanan Intel® TDT teknolojisini kullanarak gelişmiş dosyasız saldırılara karşı güvenlik savunmasını geliştirdiğini duyurdu.  Intel® TDT teknolojisi, Acronis siber koruma çözümleri HDD veya SSD’yi tararken kaynakları daha az kullanmasını sağlayarak sistem performansını artırıyor. Acronis araştırmacılarına göre desteklenen işlemcilerde sistem belleğindeki tüm işlemler taranırken Intel® TDT, görevi ekran kartına yükleyerek işlemci üzerindeki yükü 2,4 kat azaltıyor.

Acronis bütünleşik siber korumayı Intel® TDT ile birleştiriyor

Intel® TDT güçlendirmesiyle daha düşük işlemci kullanımı sağlayan Acronis, son kullanıcılar tarafından tercih edilen verimlilik ve ofis yazılımları için daha fazla işlem kapasitesi elde ediyor. Yoğun işlem gerektiren güvenlik işlemleri de Intel® entegre ekran kartında gerçekleştiriliyor. Intel® TDT yeniliği Acronis Cyber Protect Cloud, Acronis Cyber Protect ve Acronis Cyber Protect Home Office çözümlerinde kullanılabilir hale geliyor.

Saldırıların %50’si dosyasız saldırılardan oluşuyor

Intel® TDT’nin Acronis siber koruma çözümlerine entegrasyonunun, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için atılmış sağlam bir adım olduğunu söyelen Acronis CEO’su Patrick Pulvermueller, “Geçtiğimiz yıl boyunca, tespit edilen saldırıların neredeyse %50’sinin dosyasız olduğunu gözlemledik. Intel teknolojisinin kullanımı, anti-malware motorumuzu optimize etmeye ve geliştirmeye devam ederken büyük bir kilometre taşı olacacak.” açıklamasında bulundu.

Müşterilerimiz için büyük bir avantaj

Intel Başkan Yardımcısı ve Ekosistem İş Ortağı Etkinleştirme Genel Müdürü Carla Rodríguez, iş birliğiyle ilgili olarak “Intel® Tehdit Algılama Teknolojisi’ni (Intel® TDT) siber koruma çözümlerine entegre etmek için Acronis ile yaptığımız iş birliği sayesinde, Intel vPro® kullanan her ölçekten müşteri, sık ve yüksek performanslı bellek taraması yapabiliyor. Bu, giderek karmaşıklaşan tehditlerin önüne geçmelerine yardımcı olduğumuz müşterilerimiz için büyük bir avantaj.” dedi.

BT dünyası karmaşıklaştıkça ve buluta geçişi devam ettikçe, zayıf entegre teknolojiye sahip güvenlik ekiplerinin üzerine daha fazla yük bindiğini söyleyen IDC Güvenlikten Sorumlu Araştırma Başkan Yardımcısı Michael Suby, “IDC’nin Kuzey Amerika’da 1.015 güvenlik uzmanıyla yaptığı son ankete göre bu durum, özellikle birden fazla tedarikçinin farklı ürünlerini etkin bir şekilde kullanma konusunda daha az donanımlı olan ya da birden fazla tedarikçiyle pazarlık yapma konusunda güçlü bir konumdan yararlanan küçük kuruluşlar için geçerli. Bu nedenle, uç nokta güvenliğine yönelik entegre bir donanım ve yazılım yaklaşımını benimsemeleri daha olası.” ifadelerinde bulundu. 

ERP yazılımlarının pazar büyüklüğü 59 milyar dolara ulaştı

Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımı (ERP) pazar büyüklüğü 2023 yılında 59,48 milyar dolar değerine ulaştı ve 2030’a kadar yıllık %11’lik bir büyüme oranıyla 123,41 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Geliştirdiği teknolojik ürünler ve yarattığı markalarla yaşamın birçok alanında paydaşlarını geleceğe hazırlayan Senkron Tech’in CEO’su Erdal Özkan, firma ihtiyaçlarına göre kolayca özelleştirilebilen ve hızlı bir şekilde uygulanabilen ERP yazılımının Türkiye’deki pazar payının da giderek büyüyeceğini vurguluyor.

Research and Markets araştırmalarına göre kurumsal kaynak planlama yazılım ERP’nin global pazar büyüklüğü 59,48 milyar dolar değerine ulaşırken 2030’a kadar yıllık %11’lik bir büyüme oranıyla 123,41 milyar dolara erişmesi bekleniyor. Raporda, veri odaklı kararlara olan talebin artması ve mobil ile bulut uygulamalarının benimsenmesi, ERP yazılımı pazarının büyümesini sağlayan temel faktörler olarak belirtilirken, ERP yazılımlarının sağladığı avantajların kurumlar tarafından fark edilmesiyle birlikte bu alanda oluşacak talebin artması da bekleniyor. International Data Corporation’ın (IDC) araştırmasına göre Türkiye ERP Pazarı da 2022’de %5 büyüyerek 391,67 milyon dolar değerine ulaştı. Senkron Tech CEO’su Erdal Özkan, firma ihtiyaçlarına göre kolayca özelleştirilebilen ve hızlı bir şekilde uygulanabilen ERP yazılımının Türkiye’deki pazar payının giderek büyüyeceğini vurguluyor. 

Operasyonel süreçleri kolaylaştırıyor ve iş yükünü azaltıyor

Envanter yönetimi, günlük operasyonların izlenmesi, stok kontrolü, üretim ve satış gibi süreçlerin manuel takibi şirketler için büyük bir zaman ve para kaybı oluyor. Çok sayıdaki iş sürecini birbirine bağlayan ve bu süreçlerle ilgili veri akışını sağlayan ERP yazılımı sayesinde şirketlerin birçok avantaj elde ettiğini aktaran Senkron Tech CEO’su Erdal Özkan, “ERP sistemleri, bir şirketin işlem verilerinin tamamını pek çok kaynaktan toplayarak veri bütünlüğü sağlar. Bu sayede işletmeler, günlük, haftalık, aylık veya yıllık tüm iş faaliyetlerini sorunsuz bir şekilde yürütebilirken hem operasyonel süreçlerde insan kaynaklı hataların önüne geçiyor hem de iş yüklerini önemli ölçüde azaltıyor. Tüm süreçler uçtan uca entegre bir şekilde daha iyi yönetildiğinden, ERP kullanan firmaların data analizi de daha etkin hale geliyor ve sağlıklı süreç yönetimleri, karar mekanizmalarını da etkiliyor.” ifadelerinde bulundu.

Hidrojen Vadisi Projesi, bugüne kadarki en yüksek AB katkılı hibe desteğini aldı

0

Sabancı Üniversitesi’nin ve TÜBİTAK’ın da dahil olduğu 13 ortaklı proje, Türkiye Çerçeve Programları içinde bugüne kadar tek seferde alınan en yüksek AB Katkılı hibe ile desteklenmeye hak kazandı. 

Bölgesel bir hidrojen ekonomisinin gelişiminin desteklenmesi amaçlanan Temiz Hidrojen Ortaklığı (Clean Hydrogen Partnership) 2022 yılı sonuçlarına göre, Türkiye’den Sabancı Üniversitesi ile birlikte 13 ortağın yer aldığı “HYSouthMarmara” akronimli proje” desteklenmeye hak kazandı. Toplam bütçesi 36 Milyon Euro olan proje ile Türkiye Çerçeve Programları tarihinde bir ilk gerçekleşti ve tek seferde 7.455.625 Avro tutarındaki en yüksek Avrupa Birliği (AB) hibesi sağlandı. 

5 yıl sürmesi planlanan projenin, temiz hidrojen üretimi ve kullanımına, buna ilişkin teknoloji-odaklı altyapıların gelişimine ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin güçlendirilmesine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Sabancı Üniversitesi’nin bu projedeki rolüHidrojen Vadisi iş planında yol haritasının belirlenmesine katkı sağlanması, kurulacak olan vadinin enerji ve iklim alanlarındaki çok boyutlu katkılarının analiz edilmesi ve raporlanması, lojistik süreçlerinin oluşturulması ve vadinin orta uzun vadede genişleme stratejisine katkı sağlanması, yeşil hidrojen üretimi için elektrolizör kurulumu ve devreye alınmasında bilimsel ve teknik destek verilmesi, projenin yaygın etkisini artırmaya yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi, iletişim stratejisinin oluşturulması, çalıştaylar ve etkinliklerin organizasyonu olarak belirlendi. 

Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ve EnerjiSa Üretim’in aktif rol alacağı bu proje, Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde, Kale Seramik Sanayi A.Ş, Şişecam A.Ş, TÜBİTAK MAM, Eti Maden Genel Müdürlüğü, Universite Mohammed VI Polytechnique, ve Universita Di Bologna’nın da içinde bulunduğu yurt içi ve yurt dışından 16 kurum ile birlikte yürütülecektir. Sabancı Üniversitesi kapsamındaki çalışmalar Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Selmiye Alkan Gürsel’in yürütücülüğünde gerçekleşecek olup, bu projede Alp Yürüm, Bülent Çatay ve Bora Şekip Güray araştırmacı olarak yer alacaklar. 

500 TON YEŞİL HİDROJEN ÜRETİLEREK SANAYİDE KULLANILACAK

Proje kapsamında, Balıkesir’de Enerjisa Üretim’in sahasında üretilecek minimum 500 ton yeşil hidrojenin, Linde Gaz tarafından taşınarak Hidrojen Peroksit, Kale Seramik, Şişecam ve Eti Maden’in tesislerinde kullanılması hedefleniyor. Proje ile sadece yeşil hidrojen üretimine değil türevlerinin üretimine de odaklanılacak. 

Bu kapsamda Türkiye’nin ithalatına bağımlı olduğu metanol ve amonyak gibi hidrojen türevlerinin yeşil yöntemlerle ve kendi kaynaklarıyla üretilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda proje kapsamında Dünya rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olduğumuz ve hidrojen ekonomisinde önemli bir yer tutan bor mineralinin hidrojen depolamadaki avantajlarının Balıkesir’de kurulacak Sodyum Bor Hidrür Tesisi yatırımıyla incelenmesi öngörülüyor.

Konu hakkında değerlendirmede bulunan Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici şunları söyledi:“Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en tanınan ve takdir edilen araştırma üniversitelerinden biri olmayı hedefliyoruz. Fakültelerimizde ve merkezlerimizde, öncü ve ses getiren araştırmalar yürütüyor ve bu çalışmalar için yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan yüksek oranda proje desteği alıyoruz. Temiz enerji alanında tüm dünyada en öncelikli konulardan biri olan yeşil hidrojen üretim, depolama ve dağıtım teknolojilerine yönelik bu proje ile üniversitemizin bilimsel araştırma kapasitesini daha da geliştirebilmeyi ve uygulamalı alanlara yöneltebilmeyi hedefliyoruz. Proje kapsamındaki sanayi ortaklarımızla birlikte bu çok önemli alana katkı yapıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

FBI’ın toptan internet verileri satın aldığı ortaya çıktı 

0

FBI’ın siber güvenlik bölümünün, Florida merkezli az bilinen bir teknoloji şirketinden toplu internet verisi satın aldığı ortaya çıktı 

Toplu web trafiği erişimi satan ve “Siber tehdit istihbaratında küresel lider” olarak adlandıran Team Cymru’nun müşterilerine “internet üzerindeki tüm faaliyetlerin büyük çoğunluğuna” erişimi olduğu söyleniyor. Firma, FBI’dan önce bir dizi başka federal kuruma da hizmet satmıştı.

Motherboard, FBI’nin sözleşme ayrıntılarını Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası talebi yoluyla elde etti. 4 sayfalık FOIA belgesi büyük ölçüde sansürlü ve büronun veri ediniminin genel amacı hakkında çok fazla bilgi vermiyor. Bununla birlikte, 2017’de hükümetin bilgi alımı için toplam 76.450 dolar ödediğini gösteriyor. Büronun Siber Bölümü’nün bu veriyi ne yaptığı tam olarak açık değil, ancak Motherboard, söz konusu verinin “ağ akışı” verisi olduğunu ve bazı durumlarda siber suç faaliyetlerini takip etmek için kullanılabileceğini belirtiyor. Cymru gibi şirketler genellikle verileri internet hizmet sağlayıcılarından satın alıyor ve sonra bunları kolluk kuvvetlerine satıyor. 

FBI, Team Cymru’dan veri satın aldığı tespit edilen ilk federal kurum değil. Geçtiğimiz Eylül ayında ABD ordusu bünyesindeki çok sayıda kurumun Florida’daki firmadan “Augury” adlı güçlü bir internet izleme aracı satın almak için milyonlarca dolar harcadığı bildirilmişti. Reklam materyallerine göre Augury, kullanıcının toplu internet trafiği günlüklerine erişmesine izin veriyor. Bazı durumlarda, sağlanan veriler arasında “kişilerin e-posta verilerine, tarama geçmişine ve hassas internet çerezleri gibi diğer bilgilere erişim” de yer alabiliyor.