Elon Musk’tan OpenAI’ın veri merkezi projesine sert eleştiri: “500 milyar dolarlık anlaşma gerçekçi değil”

ABD’de geçtiğimiz günlerde, Donald Trump liderliğinde bir grup şirket tarafından duyurulan 500 milyar dolarlık veri merkezi projesi büyük yankı uyandırmıştı. Bu devasa bütçeyle, OpenAI’ın yapay zekâ çalışmalarını desteklemek amacıyla Teksas’ta yeni bir veri merkezi inşa edilmesi planlanıyordu. Ancak bu proje, teknoloji dünyasının iki önemli figürünü karşı karşıya getirdi: Elon Musk ve OpenAI CEO’su Sam Altman.

Musk: bu anlaşma gerçekçi değil

Elon Musk, sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) yaptığı açıklamada, bu anlaşmanın gerçekçi olmadığını ima etti. Musk, projenin “Stargate” olarak adlandırıldığını belirterek, şirketlerin böyle bir bütçeyi oluşturabilecek ekonomik güce sahip olmadığını söyledi. Açıklamasında, “Bu bütçe yok. SoftBank’ın teminatı, 10 milyar doların bile altında. Bunu güvenilir bir kaynaktan öğrendim,” ifadelerini kullandı.

https://twitter.com/elonmusk/status/1881923570458304780?s=61

Sam Altman’dan yanıt: “ülke için harika bir şey”

Musk’ın bu açıklamaları sonrası OpenAI CEO’su Sam Altman, sessiz kalmayarak yanıt verdi. Altman, Musk’a hitaben şu ifadeleri kullandı:
“Başarılarınıza gerçekten saygı duyuyorum ve sizi dönemin en ilham verici girişimcisi olarak görüyorum. Ama SoftBank ile ilgili açıklamanız yanlış ve bunu siz de biliyorsunuz. İnşaatına başlanan ilk bölgeyi ziyaret etmek ister misiniz? Bu, ülke için harika bir şey. Ülke için harika olanın her zaman şirketiniz için en iyi şey olmadığının farkındayım. Ancak yeni rolünüzde öncelikle ABD’nin çıkarlarını ele alacağınızı umuyorum.”

Tartışmanın arka planı

Musk ve Altman’ın geçmişteki iş ortaklıkları ve yaşanan ayrılıklar, iki isim arasında zaman zaman gerilim yaşanmasına neden oluyor. Ancak bu açıklamalar, teknoloji dünyasında yeni bir tartışma dalgasını başlatmış gibi görünüyor. Elon Musk ve Sam Altman arasındaki gerilim, projenin geleceği konusunda daha fazla detayın ortaya çıkmasını bekleyenleri meraklandırıyor.

500 milyar dolarlık bu devasa projenin geleceği hakkında nasıl bir yol izleneceği ve bu tartışmaların projeyi nasıl etkileyeceği, şimdiden teknoloji dünyasında en çok konuşulan konular arasında yer alıyor.

Google Gemini’nin yeni yeteneği: tek komutla birden fazla uygulama!

Samsung’un Galaxy Unpacked 2025 etkinliği, yalnızca şirketin yeni cihazlarını değil, aynı zamanda Google’ın yenilikçi teknolojilerini de öne çıkardı. Etkinlikte, Google’ın yapay zekâ destekli asistanı Gemini’nin kazandığı yeni yetenekler büyük ilgi topladı.

Google, Gemini’nin artık tek bir komutla birden fazla uygulamada görev gerçekleştirebildiğini duyurdu. Bu yenilik, ilk olarak Samsung’un Galaxy S25 serisinde sunulacak. Samsung, bu modellerde Gemini’yi varsayılan cihaz içi asistan olarak tanıtacak.

Gemini’nin yeni özelliği kullanıcılara neler sunuyor?

Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, günlük işlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde organize edebilecek. Örneğin, Gemini’den evcil hayvan dostu bir İtalyan restoranı bulmasını ve adresini bir arkadaşınıza göndermesini ya da tuttuğunuz takımın maç tarihlerini takviminize eklemesini isteyebileceksiniz.

Gemini’nin bu güncellemesi, yalnızca Google uygulamalarıyla sınırlı değil. WhatsApp ve Spotify gibi üçüncü taraf uygulamaları da destekliyor. Ayrıca, Samsung’un Takvim, Notlar, Hatırlatıcı ve Saat gibi yerel uygulamalarıyla da uyumlu çalışacak.

Circle to Search ve görsel aramalarda yeni dönem

Google, etkinlikte ayrıca Circle to Search özelliğini geliştirdiğini duyurdu. Bu özellik artık telefon numaraları, e-posta adresleri ve URL’leri otomatik algılayabiliyor.

Bununla birlikte, görsel aramalardaki yapay zekâ özetleri de genişletildi. Sanat eserleri, mekânlar veya nesneler gibi görseller üzerinden yapılan aramalarda daha detaylı ve kapsamlı sonuçlar sunulacak.

Samsung ve Google ortaklığında yeni bir adım

Samsung’un Galaxy S25 serisi, yalnızca üstün donanımıyla değil, Google’ın Gemini asistanıyla sunulan yapay zekâ destekli kullanıcı deneyimiyle de dikkat çekiyor. Google ve Samsung’un bu güçlü iş birliğiyapay zekâ teknolojisinin günlük hayata entegrasyonunda önemli bir kilometre taşı olacak.

Samsung’un yeni cihazları ve Google’ın gelişmiş asistanı Gemini’nin sunduğu bu yenilikler, kullanıcıların hayatını kolaylaştırmayı ve daha etkili bir teknoloji deneyimi sunmayı hedefliyor.

Suda yüzebilen SUV: Jetour Zongheng G900

Çin merkezli otomobil üreticisi Chery, lüks arazi araçlarını yeni bir marka altında topluyor. Jetour Zongheng adıyla tanıtılan bu yeni marka, güçlü hibrit ve menzil artırıcı teknolojileriyle dikkat çekiyor. İlk olarak G700 isimli SUV modeliyle duyurulan marka, yılın üçüncü çeyreğinde Çin’de satışa sunulacak. G700’ü ise F700 isimli bir pickup ve tam 1572 beygir gücüne sahip olacağı açıklanan G900 SUV modeli takip edecek.

İki farklı güç aktarma sistemi: hibrit ve menzil uzatıcı

Jetour Zongheng araçları, iki farklı güç aktarma sistemine sahip olacak: CDM-O hibrit sistemi ve CEM-O menzil uzatıcı sistemi.

  • CDM-O Hibrit Sistemi:
    Bu sistemde, %45,5 termal verimliliğe sahip 208 beygir gücündeki 2 litre turbo benzinli motor, benzinli ve elektrikli motorların koordineli çalışmasını sağlıyor. DHT hibrit sistemi ile toplam güç 282 beygire ulaşırken, arka aks üzerinde ek olarak 300 kW (402 beygir) güç üreten bir elektrik motoru yer alıyor. G700 ve F700 modellerinde bu sistem kullanılacak.
  • CEM-O Menzil Uzatıcı Sistemi:
    Bu sistemde, 208 beygir gücündeki 2 litre turbo benzinli motor, yalnızca bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Araçtaki dört bağımsız elektrik motoru ise toplamda 1200 kW (1572 beygir) güç üretiyor. G900 SUV modelinde bu sistem tercih edilecek.
Suda yüzebilen SUV

Hızlı şarj ve ileri batarya teknolojisi

Her iki sistem de 800V elektrik mimarisine sahip olacak. CATL tarafından üretilen çift katmanlı Qilin bataryalar4C ve 6C hızlı şarj desteği sunacak. Henüz batarya kapasitesi açıklanmamış olsa da, %20-80 dolumunun 6 ila 10 dakika arasında tamamlanabileceği belirtiliyor.

Suda yüzebilen SUV

G900: suda yüzebilen 1572 Beygir gücünde SUV

Jetour Zongheng G7005.1 metre uzunluğa ve body-on-frame gövde yapısına sahip. Havalı süspansiyon sayesinde yerden yüksekliği 150-350 mm arasında değişiyor. İç mekânda 2+2+2 oturma düzeni sunulurken, araçta Huawei’nin sürüş asistan teknolojileri yer alıyor.

Markanın en dikkat çekici modeli olan G900, yalnızca 1572 beygir gücüyle değil, aynı zamanda suda yüzebilme yeteneğiyle öne çıkıyor. IPX8 suya dayanıklılık sertifikasına sahip olan SUV, yüzme fonksiyonuna sahip özel motorlar sayesinde 8.5 km/s hızla suda ilerleyebiliyor ve 40 dakika boyunca yüzebilme kapasitesine sahip.

Suda yüzebilen SUV

F700 ve G900 konsept aşamasında

Jetour Zongheng’in G700 modeli satışa hazır hale gelirken, F700 pickup ve G900 SUV modellerinin henüz konsept aşamasında olduğu belirtiliyor.

Jetour Zongheng, sunduğu ileri teknolojiyüksek performans ve yenilikçi özellikleriyle lüks arazi araçları segmentine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Meta giyilebilir teknolojilerde yeni döneme hazırlanıyor: AR başlık ve daha fazlası geliyor

Metagiyilebilir akıllı teknolojilerdeki yatırımlarını artırarak artırılmış gerçeklik (AR) ve diğer akıllı cihazlar konusunda önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Şirketin, ilk gerçek artırılmış gerçeklik başlığını 2027 yılına kadarpiyasaya sürmeyi planladığı belirtiliyor. Meta’nın AR teknolojisi alanındaki projeleri, şirketin giyilebilir teknolojilereolan stratejik ilgisinin bir parçası olarak dikkat çekiyor.

Meta’nın yol haritası ve yeni projeler

Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, MetaAR gözlükleri ve diğer akıllı teknolojilere yönelik geniş kapsamlı bir plan hazırlamış durumda. Bu yol haritası kapsamında, şirketin üç yeni akıllı gözlük modeli üzerinde çalıştığı ve “Orion” kod adlı ilk gerçek AR gözlüklerini geliştirdiği bildiriliyor. Meta, yalnızca AR gözlükleriyle sınırlı kalmayarak, yapay zeka destekli özellikleri diğer giyilebilir ve işitilebilir cihazlara da entegre etmeyi hedefliyor. Bu cihazlar arasında akıllı saatlerakıllı bileklikler ve kulaklıklar yer alıyor.

Ray-Ban iş birliği ve “Hypernova” projesi

Meta, daha önce 2024 yılında Ray-Ban ile iş birliği yaparak piyasaya sürdüğü Ray-Ban Meta Akıllı Gözlükler’in ikinci versiyonunu genişletmeyi planlıyor. Yeni raporlar, mevcut modellerin daha fazla pazarda satışa sunulacağınıve yeni versiyonların tanıtılacağını öne sürüyor.

Bunun yanı sıra, şirketin “Hypernova” kod adlı bir başka AR başlık üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Bu başlığın, gelişmiş özellikler sunması ve 1.000 ABD doları fiyat bandını aşması bekleniyor.

Luxottica ve Supernova 2 iddiaları

Meta’nın gelecekte Luxottica Group gibi büyük markalarla iş birliği yapabileceği ve “Supernova 2” adlı yeni bir model üzerinde çalıştığı da gelen bilgiler arasında. Bu projeler, şirketin giyilebilir teknoloji alanındaki iddialı hedeflerinidaha da ileri taşıyacak gibi görünüyor.

Metaartırılmış gerçeklik ve giyilebilir teknolojilere yönelik geniş vizyonuyla sektördeki rekabeti bir adım öteye taşıyor. Şirketin bu alandaki projelerine dair detayların önümüzdeki dönemde daha netleşmesi bekleniyor. AR başlıklaryapay zeka entegrasyonu ve yenilikçi akıllı cihazlarla Meta’nın teknoloji dünyasında önemli bir dönemece girdiği açıkça görülüyor.

LinkedIn yapay zeka davasıyla karşı karşıya

Dünyanın en popüler iş odaklı sosyal medya platformlarından biri olan LinkedIn, ABD’de Premium kullanıcılar tarafından açılan bir davanın hedefi oldu. Kullanıcılar, LinkedIn’in üretken yapay zeka modellerini eğitmek için özel mesajları ve diğer kişisel verileri izinsiz bir şekilde kullandığını iddia ediyor. Dava, milyonlarca Premium aboneye sahip olan LinkedIn’in güvenlik politikalarını sorgulatan ciddi suçlamalar içeriyor.

İzinsiz veri paylaşımı iddiası

Mahkeme dosyasın göre, LinkedIn’in Premium kullanıcıların özel mesajlarını ve verilerini izinsiz olarak üçüncü taraflarla paylaşarak yapay zeka sistemlerini eğittiği öne sürülüyor. İddiaların temelinde, şirketin kullanıcıların veri paylaşımı üzerindeki kontrolünü sınırlayan güncellenmiş politikası yatıyor. Ağustos ayında LinkedIn, kullanıcıların verilerini paylaşıp paylaşmayacaklarını seçmelerine olanak tanıyan bir ayar sunmuş ancak kısa bir süre sonra bu politikayı değiştirerek, kullanıcılar paylaşmayı reddetse bile verilerin yapay zeka eğitiminde kullanılabileceğini duyurmuştu. Ayrıca, bu verilerin geri alınamayacağı ya da sistemlerden kaldırılamayacağı da belirtilmişti.

LinkedIn’den açıklama: “İddialar Asılsız”

LinkedIn, kullanıcıların açtığı davaya karşılık olarak iddiaların hiçbir dayanağının olmadığını savundu. Şirket, kullanıcı güvenliğini ve gizliliğini koruma konusunda kararlı olduklarını ve tüm uygulamalarının şeffaf olduğunu belirtti. Ancak dava dosyasında, kullanıcıların verilerinin izinsiz paylaşımının güvenlik ihlali oluşturduğu iddia ediliyor.Davacılar, kişi başı 1000 dolarlık maddi tazminat talep ediyor.

AI şirketlerine yönelik artan incelemeler

Üretken yapay zeka modellerinin eğitimi için internetten veri toplama pratiği yeni değil. Bu tür uygulamalar, son dönemde büyük teknoloji şirketlerini artan bir yasal baskı altına aldı. Örneğin, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Llama AI modellerini eğitmek için korsan e-kitap ve makalelerden oluşan LibGen veri kümesini kullandığı ortaya çıkmıştı. Benzer şekilde, büyük medya kuruluşları da Microsoft ve OpenAI’a verilerinin izinsiz kullanımı nedeniyle dava açmıştı.

LinkedIn’e karşı açılan bu dava, kullanıcı gizliliği ve yapay zeka eğitimi arasındaki dengeye dair önemli bir tartışmayı gündeme taşıyor. Teknoloji şirketlerinin veri politikaları üzerindeki denetim ve hukuki yaptırımların, gelecekte nasıl şekilleneceği merak konusu.

Galaxy S25 serisine güç veren Snapdragon 8 Elite for Galaxy’nin detayları ortaya çıktı

Samsung’un yeni amiral gemisi Galaxy S25 serisi, Snapdragon 8 Elite for Galaxy işlemcisiyle dikkat çekiyor. Samsung’un Unpacked etkinliğinde tanıtılan Galaxy S25, S25 Plus ve S25 Ultra modelleri, hem yapay zeka hem de performans tarafında önemli yenilikler sunuyor. İşte yeni işlemcinin detayları!

Galaxy S25 serisi tamamen Snapdragon işlemci ile geliyor

Samsung, önceki Galaxy S modellerinde Exynos işlemcileri tercih ettiği bazı bölgelerde artık yalnızca Snapdragon 8 Elite for Galaxy işlemcisini kullanacak. Bu kararın arkasında, Exynos 2500 ve Snapdragon 8 Elite arasında görülen performans farklarının etkili olduğu belirtiliyor. Snapdragon 8 Elite for Galaxy işlemcisi, standart Snapdragon 8 Elite modeline göre daha yüksek saat hızları sunuyor.

Performans çekirdeklerinde 4,46 GHz saat hızına ulaşan Snapdragon 8 Elite for Galaxy, standart modele kıyasla 150 MHz daha hızlı çalışıyor. Ayrıca işlemci, verimlilik çekirdeklerinde 3,53 GHz saat hızına ulaşarak hem yüksek performans hem de enerji tasarrufu sağlıyor.

%40 Daha fazla yapay zeka performansı

Samsung, Snapdragon 8 Elite for Galaxy işlemcisinin performansıyla öne çıktığını belirtiyor. İşlemci, CPU tarafında %37, GPU tarafında %30 ve NPU (yapay zeka birimi) tarafında %40 daha yüksek performans sunuyor. Ayrıca 2. nesil 3nm üretim sürecine dayanan işlemci, daha az güç tüketerek pil ömrünü uzatmayı hedefliyor.

Snapdragon 8 Elite for Galaxy teknik özellikleri

Yeni işlemciye dair açıklanan teknik detaylar şu şekilde:

  • Üretim Süreci: TSMC 2. nesil 3nm teknolojisi
  • CPU: Oryon çekirdekleri; 4,46 GHz’de 2 çekirdek, 3,53 GHz’de 6 çekirdek
  • GPU: Adreno 830
  • Önbellek: 24MB L2 önbellek (12MB + 12MB)
  • RAM: LPDDR5X, 5.30 GHz destekli
  • Depolama: UFS 4.0
  • İşletim Sistemi: Android 15
  • Bağlantı: Snapdragon X80 5G modem, FastConnect 7900 ve WiFi 7 desteği

Galaxy S25 ile daha fazla pil ömrü

Snapdragon 8 Elite for Galaxy işlemcisinin en dikkat çeken özelliklerinden biri de enerji verimliliği. 3nm üretim süreci sayesinde hem performans hem de güç tüketimi arasında denge sağlanarak daha uzun pil ömrü sunuluyor. Bu da kullanıcıların günlük kullanımda daha fazla verim almasını sağlıyor.

Samsung Galaxy S25 serisi, güçlü donanımı ve yenilikçi teknolojileriyle 2025’in en çok konuşulan akıllı telefonlarından biri olmaya aday. Özellikle yapay zeka destekli işlemcisi, yüksek performansı ve enerji tasarrufuyla kullanıcıların beklentilerini karşılayacak gibi görünüyor.

TikTok yüklü iPhone’lar 50 bin dolara satışta

ABD’de TikTok’a yönelik kısa süreli bir yasak getirilmesinin ardından beklenmedik bir gelişme yaşandı. TikTok, yasağın kalkmasıyla yeniden erişime açılırken, TikTok yüklü iPhone’lar çeşitli alışveriş sitelerinde astronomik fiyatlarla listelenmeye başladı. TikTok yüklü cihazların fiyatları bazı ilanlarda 50 bin dolara kadar çıkıyor.

Yasağın ardından beklenmedik durum

Bir süredir gündemde olan TikTok yasağı, ABD’de geçici bir şekilde yürürlüğe girmişti. Ancak bu durum sadece birkaç saat sürebildi ve TikTok, eski başkan Donald Trump’ın kararıyla tekrar erişime açıldı. Buna rağmen, TikTok’un geleceği belirsizliğini koruyor. ByteDance’e uygulamayı elden çıkarması için 75 günlük bir süre tanınmış durumda ve uygulama henüz App Store ya da Google Play’e geri dönmedi.

Bu gelişme, TikTok’un yeni kullanıcılar tarafından indirilememesine yol açarken, mevcut kullanıcılar uygulamaya erişim sağlamaya devam ediyor. Ancak uygulamanın indirilememesi, TikTok yüklü cihazların ikinci el piyasasında çok yüksek fiyatlarla satışa çıkmasına neden oldu.

eBay’de 50 bin dolarlık TikTok’lu iPhone

Online platformlarda TikTok yüklü iPhone’ların fiyatları şoke edici seviyelere ulaştı. Florida’da bir kullanıcı, “TikTok’lu iPhone 15 Pro Max” başlığıyla cihazını 10 bin dolara satışa çıkardı ve bu ilan sadece 24 saat içinde 1.800’den fazla görüntüleme aldı. Bazı cihazların fiyatları ise 500 dolardan başlayarak durumuna bağlı olarak 25 bin, hatta 50 bin dolara kadar ulaşıyor.

TikTok’un geleceği belirsiz

TikTok’un ABD’deki geleceğine dair belirsizlik sürüyor. Uygulamanın tekrar mağaza platformlarında ne zaman yer alacağı konusunda henüz net bir bilgi bulunmuyor. ByteDance’in önemli yatırımcılarından biri olan General Atlantic’in CEO’su Bill Ford, bu durumun yakın zamanda çözülebileceğine işaret etti. Ancak, TikTok yasağının ilerleyen dönemde nasıl bir yön alacağı konusunda kesin bir tahmin yürütmek mümkün değil.

TikTok’un tekrar mağaza platformlarına dönmesi durumunda, bu sıra dışı fiyatlarla satılan cihazlara olan talebin düşeceği tahmin ediliyor. Ancak şu an için TikTok yüklü cihazlar, nadir bulunur bir koleksiyon parçası olarak çok yüksek fiyatlardan alıcı bulmaya devam ediyor.

Google HTC ile ortaklık kuruyor: 250 milyon dolarlık XR anlaşması

Teknoloji devi Google, artırılmış gerçeklik (XR) alanında stratejik bir adım daha atarak HTC ile yeni bir ortaklık kurdu. Şirket, 250 milyon dolarlık bu anlaşmayla HTC’nin XR işine ortak oldu ve Android XR platformunu büyütmeyi hedeflediğini duyurdu.

Android XR için büyük adım

Google, kısa bir süre önce tanıttığı yeni Android XR işletim sistemi ile artırılmış gerçeklik dünyasında etkisini artırmayı hedeflediğini açıklamıştı. Şimdi ise HTC ile yapılan bu anlaşma, şirketin bu alandaki yatırımlarını güçlendirdiğini gösteriyor. Anlaşma kapsamında Google, HTC’ye 250 milyon dolar ödeme yapacak ve HTC’nin XR teknolojilerinin bir kısmını bünyesine katacak.

HTC’nin mühendisleri Google’a geçiyor

HTC, anlaşma çerçevesinde bazı mühendislik ekiplerinin Google’a transfer olacağını ve fikri mülkiyet haklarının bir kısmının devredileceğini belirtti. Ancak HTC, bu teknolojileri geliştirme ve kullanma haklarını elinde tutmaya devam edecek. Özellikle HTC VIVE mühendislerinin bir kısmının Google’ın XR projelerine destek vermesi bekleniyor.

HTC ve Google’ın ortak tarihi

Bu, Google ve HTC arasındaki ilk büyük iş birliği değil. 2017 yılında Google, HTC’nin akıllı telefon birimini 1,1 milyar dolara satın almış ve Pixel serisinin gelişimine odaklanmıştı. Şimdi ise iki şirket, XR teknolojilerinde güçlerini birleştirerek yeni bir sayfa açıyor.

Google Tayvan’da büyümeyi hedefliyor

Google, bu ortaklığın sadece Android XR platformunu büyütmekle kalmayacağını, aynı zamanda Tayvan’daki varlığını da güçlendireceğini ifade etti. Şirket, Samsung ile birlikte özel bir XR başlığı geliştirme projelerini sürdürürken, akıllı gözlük gibi diğer XR ürünleri üzerinde de çalışıyor.

2025’in İlk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor

Anlaşmanın resmi tamamlanma tarihi henüz açıklanmadı. Ancak sürecin 2025’in ilk çeyreğinde sonuçlanması bekleniyor. Bu ortaklık, Google’ın artırılmış gerçeklik alanındaki etkisini artırması açısından kritik bir hamle olarak görülüyor.

Trump, TikTok’u Elon Musk veya Larry Ellison’un almasına sıcak bakıyor!

0

ABD Başkanı Donald Trump, TikTok’un geleceğiyle ilgili yaptığı açıklamalarında, uygulamanın Tesla CEO’su Elon Musk veya Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison tarafından satın alınmasını desteklediğini belirtti. Trump, özellikle bir gazetecinin Elon Musk’ın TikTok’u almasına ilişkin sorusuna “Evet, isterim” diyerek yanıt verdi ve Larry Ellison’ın da satın almasına sıcak baktığını söyledi.

Trump, TikTok’u Elon Musk veya Larry Ellison’un almasına izin verecek

Trump, TikTok’un Çin merkezli ByteDance şirketine ait olduğunu hatırlatarak, ABD’deki faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için bir satışın gerekli olduğunu ifade etti. TikTok’un ABD operasyonunun mevcut değerinin yaklaşık 50 milyar dolar olduğunu belirten Trump, uygun bir anlaşma yapılması durumunda bu değerin 1 trilyon dolara çıkabileceğini öne sürdü.

Trump, TikTok’u Elon Musk veya Larry Ellison’un almasına izin verecek.

Elon Musk’ın SpaceX CEO’su ve sosyal medya platformu X’in sahibi olarak küresel ölçekte büyük bir etkiye sahip olduğuna dikkat çeken Trump, Musk’a TikTok’u almayı teklif etmenin faydalı olacağını düşündüğünü belirtti. Musk, Trump’ın kampanyalarına finansal destek veren önemli bir figürken, Larry Ellison ise Trump’a uzun yıllardır destek veren bir iş insanı ve Oracle, TikTok’un ABD’deki bulut altyapısını sağlayan firma konumunda bulunuyor. Trump’ın teklifine yönelik olarak Ellison, “Bana iyi bir anlaşma gibi geldi sayın Başkan” ifadelerini kullandı.

TikTok’un satışı konusunda henüz ByteDance tarafından net bir açıklama yapılmadı ancak Çin hükümetinin Elon Musk’ın TikTok operasyonlarını satın almasıyla ilgili bir plan üzerinde durduğu iddiaları da gündeme gelmiş durumda. Trump’ın TikTok’a yönelik tutumu, başkanlık döneminde önemli değişiklikler gösterdi; 2020’de TikTok’u yasaklamayı planlarken, Biden döneminde uygulamanın üzerindeki baskı arttı ve uygulama yasaklandı. Trump yeniden göreve geldiğinde ise TikTok’a 75 gün ek süre tanımayı önerdi.

Intel, Nova Lake ve Clearwater Forest işlemcilerini görücüye çıkarıyor!

0

Intel, işlemci üretiminde yeni bir dönemi başlatmak üzere önemli adımlar atıyor. Şirket, yakın zamanda Nova Lake ve Clearwater Forest işlemcilerinin test örneklerini sevk etmeye başladı. Sızdırılan belgelere göre, Intel’in bu iki işlemci serisi, 18A üretim süreciyle geliştiriliyor.

Intel, Nova Lake ve Clearwater Forest işlemcilerini dağıtmaya başladı

Clearwater Forest, özellikle sunucu pazarına yönelik tasarlanmış bir işlemci serisi olarak dikkat çekiyor ve 500W A0 numunesiyle gönderiliyor. Bu, serinin sunucu odaklı bir ürün olduğunu doğrularken, Nova Lake’in Ar-Ge amaçlı gönderildiği belirtiliyor. Bu testler, her iki ürünün gelişiminde önemli bir aşamaya gelindiğini ve 18A sürecinin gücünü bu serilerde göreceğimizi işaret ediyor.

Intel, Nova Lake ve Clearwater Forest işlemcilerini dağıtmaya başladı.

Intel, geçtiğimiz yıl Clearwater Forest’ı tanıtmış ve bu işlemciyi AMD’ye karşı büyük bir rakip olarak konumlandırmıştı. Özellikle, AMD’nin 3D V-Cache teknolojisi ile sunucular için sağladığı performans avantajına karşılık, Intel de benzer bir teknolojiyi geliştirdiğini duyurmuştu. Ancak, Intel’in bu teknolojiyi sadece sunucu işlemcilerine entegre edeceği belirtiliyor. 18A üretim süreci, özellikle PowerVia arka taraf güç dağıtımı ve RibbonFET GAA transistör mimarisi ile performans iyileştirmeleri sağlıyor, bu da Intel’in TSMC’nin 3nm ve 2nm üretim süreçleriyle rekabet etmesine olanak tanıyacak.

2025 yılında ise Intel’in Nova Lake işlemcisi, Panther Lake serisinin yerini alacak ve potansiyel olarak dizüstü bilgisayarlar için de yeni bir seçenek sunacak. Ancak, bu işlemcinin üretim teknolojisi konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor; Intel’in 14A sürecini veya TSMC’nin 2nm teknolojisini kullanması muhtemel. Şu ana kadar 18A üretim sürecinin testlerinin başarılı geçmesi, Intel’in üretim sürecinin beklenenden daha iyi bir şekilde ilerlediğini ve bu alandaki liderlik iddialarını güçlendireceğini gösteriyor. Rakipleri TSMC ve Samsung’un gelişen teknolojileriyle rekabet edebilmek için Intel, 18A teknolojisiyle önemli bir pozisyon elde etmeye çalışıyor.

Çin, nükleer füzyon enerjisinde yeni rekor kırdı!

0

Çin, nükleer füzyon alanında önemli bir dönüm noktasına imza attı. Ülkenin “Yapay Güneş” olarak adlandırılan Experimental Advanced Superconducting Tokamak (EAST) reaktörü, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği bir deneyle dünya çapında bir rekor kırarak plazma sıcaklığını 100 milyon santigrat dereceyi 16 dakika boyunca aşık tutmayı başardı. Bu, önceki rekorun neredeyse üç katı bir süreyi temsil ediyor ve nükleer füzyon enerjisinin sürekli ve güvenilir bir enerji kaynağı haline gelmesi için kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. EAST’in başarısı, füzyon enerjisinin ticari bir gerçekliğe dönüşmesi yolunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Çin, nükleer füzyon alanında yeni bir rekora imza attı

EAST reaktörü, nükleer füzyon araştırmalarının geleceği adına büyük bir öneme sahip. Bu reaktör, Güneş’teki nükleer füzyon sürecini taklit ederek temiz, sürdürülebilir ve sınırsız enerji sağlamayı hedefliyor. Füzyon sürecinde hidrojen atomlarının çok yüksek sıcaklıklarda birleştirilmesi sağlanıyor, bu da inanılmaz derecede büyük bir enerji üretimi anlamına geliyor.

Ancak bu süreç, plazmanın 100 milyon santigrat derecenin üzerinde tutulması, uzun süre kararlı bir şekilde hapsolması ve füzyon reaksiyonunun hassas bir biçimde kontrol edilmesi gibi büyük zorluklarla karşılaşıyor. Bu başarı, sadece elektrik üretimi için değil, aynı zamanda uzay keşifleri için de büyük potansiyele sahip, çünkü bu teknoloji, uzak gezegenlere yapılan yolculuklar için de kullanılabilir.

EAST, daha önce 2023’te 403 saniyelik, 2021’de ise 101 saniyelik sürekli çalıştırma rekorları kırmıştı. Bu son başarı, Çin’in nükleer füzyon alanındaki yeteneklerini dünya çapında bir kez daha kanıtlamış oldu. Ayrıca, EAST’in çalışmaları, Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER) programına ve Çin Füzyon Mühendisliği Test Reaktörü (CFETR) projelerine de önemli katkılar sunuyor. EAST projesi, bu büyük füzyon santralleri ve gelecekteki enerji üretim sistemleri için kritik veriler sağlamakta ve giderek gelişen teknolojilerle, sürdürülebilir enerji üretimi konusunda daha büyük adımlar atılması mümkün kılmaktadır. Çalışmaların nihai hedefi, Güneş gibi temiz ve sonsuz bir enerji kaynağını oluşturmak ve bu teknolojiyle uzaya dair keşifler için gerekli altyapıyı sağlamaktır.

Microsoft ve OpenAI ortaklığı yeniden şekillenecek!

OpenAI ve Microsoft arasında yıllardır devam eden stratejik ortaklık, önemli bir dönüşümden geçerek yeni bir aşamaya ulaştı. Yapılan son düzenlemeler, OpenAI’ın hesaplama gücü ihtiyaçlarını karşılamak için Microsoft’un Azure bulut altyapısına bağımlılığını ortadan kaldırıyor. Bu yeni anlaşma, Microsoft’un hâlâ OpenAI’ın ilk tercih sağlayıcısı olmasını garantilerken, OpenAI’ın başka bulut hizmetlerinden de yararlanabilmesine olanak tanıyor. Özellikle, artan yapay zeka uygulamaları için gerekli olan hesaplama kaynaklarının esnek bir şekilde sağlanması, OpenAI’ın gelecekteki büyümesini destekleyecek bir adım olarak öne çıkıyor.

Microsoft ve OpenAI işbirliği yeniden şekilleniyor

Microsoft, bu anlaşmayla OpenAI için ek altyapı projelerine onay verirken, işbirliği modelinin temel unsurlarını korumaya devam ediyor. OpenAI’ın API hizmetleri yalnızca Microsoft Azure platformunda sunulmaya devam ederken, Microsoft’un, OpenAI’ın teknolojilerini ürünlerinde kullanma hakkı da sürüyor. Taraflar arasında gelir paylaşımı modeli ise değişmeden devam ediyor; buna göre Microsoft, OpenAI’ın elde ettiği gelirlerin %20’sini almayı sürdürecek.

Anlaşmadaki bu düzenlemelerin yanı sıra, OpenAI ve Microsoft’un ortaklığını daha ileriye taşıyabilecek yeni bir girişim olan “Stargate Project” duyuruldu. Arm, Nvidia, Oracle ve diğer teknoloji devleriyle ortaklaşa hayata geçirilecek bu girişim, Amerika Birleşik Devletleri’nde 500 milyar dolarlık yapay zeka odaklı bir veri merkezi altyapısı kurmayı hedefliyor. Bu altyapının, OpenAI’ın gelişen yapay zeka teknolojilerine yönelik hesaplama ihtiyaçlarını karşılaması planlanıyor. Ancak bu sistemin diğer şirketlere hizmet sağlayıp sağlamayacağı konusunda henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.

Öte yandan, OpenAI ile Microsoft arasında AGI (yapay genel zeka) geliştirilmesi durumunda uygulanacak ilginç bir hüküm de dikkat çekiyor. Anlaşmaya göre, OpenAI, 100 milyar dolardan fazla gelir elde eden bir yapay genel zeka sistemini hayata geçirmesi halinde, Microsoft’un bu teknolojilere erişimini engelleme hakkını saklı tutuyor. Bu, her iki tarafın gelecekteki çıkarlarını koruma altına alma çabası olarak değerlendiriliyor.

Son dönemde, iki dev arasındaki ilişkinin zayıfladığına dair spekülasyonlar gündeme gelse de OpenAI CEO’su Sam Altman, bu iddialara net bir şekilde karşı çıktı. Altman, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Microsoft ile olan ilişkinin oldukça güçlü olduğunu ve uzun yıllar sürecek bir iş birliğine dayandığını vurguladı. Ayrıca Altman, şirketin artan hesaplama gücü ihtiyacını, bu ortaklığın yenilenen dinamikleriyle çözmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu açıklamalar, iki teknoloji devinin iş birliğinde esneklik sağlamakla birlikte ilişkilerini sağlam bir zeminde tutmayı başardığını gösteriyor.

İnsanlar ve robotlar, aynı maratonda koşmaya hazırlanıyor!

0

Çin, Nisan ayında Pekin’de gerçekleştireceği bir yarı maratonla dünyada bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. 21 kilometrelik bu maraton, insanlar ile insansı robotların birlikte yarışacağı ilk etkinlik olacak. Organizasyon yetkililerinin verdiği bilgilere göre, bu maratona 12 bin insan katılacak ve onlara yarışta, insan formunda tasarlanmış onlarca robot eşlik edecek. Yarış yalnızca teknolojik bir gösteri olmanın ötesinde, 20’den fazla şirketin geliştirdiği robotları sergileyerek bu alandaki en iyi örnekleri bir araya getirecek. Yarışmada dereceye giren ilk üçe, ister insan, ister robot olsun, ödüller verilecek. Bu durum, yarışmanın gerçek bir rekabete sahne olacağını gösteriyor.

İnsanlar ve robotlar, resmen aynı maratonda koşacak

Yarışa katılacak robotların, insan formuna uygun şekilde tasarlanmış olması gerekiyor. Belirlenen kurallara göre, robotların boyları yarım metre ile 2 metre arasında olmalı ve kesinlikle tekerlek gibi mekanizmalar kullanılmamalı. Bu nedenle sadece insansı robotlar maratona katılabilecek.

Geçtiğimiz yıl robotlar, yalnızca yarışın son 100 metresine katılmıştı, ancak bu yıl tüm parkuru tamamlamak zorundalar. Bu durum, robotların dayanıklılıkları açısından önemli bir test olacak. Ayrıca, saatte 10 kilometre hızla koşabilen Tiangong, bu yıl parkuru tamamlayan robotların başında yer alacak ve yarışın favorilerinden biri olacak.

Çin, dünya çapındaki robot üretiminin yüzde 51’ini gerçekleştiriyor ve bu alanda devasa bir pazar büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor. 2030’a kadar bu sektörün pazar büyüklüğünü 400 milyar yuan (yaklaşık 54,6 milyar dolar) seviyelerine çıkarmayı planlayan Çin, robotik spor aktiviteleriyle de bu alandaki gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Pekin’deki bu maraton, robotik sporların sadece başlangıcı; önümüzdeki Ağustos ayında Çin, atletizmden futbola kadar çeşitli disiplinleri kapsayan büyük bir “robo-sporları” turnuvası düzenlemeyi planlıyor.

Toyota, dünyanın en değerli otomobil markası olmayı başardı!

Toyota, Brand Finance’in 2025 raporuna göre, geçtiğimiz yılki sıralamasında büyük bir yükselme kaydederek, marka değerini %23 oranında artırarak dünyanın en değerli otomobil markası oldu. Bu başarı, Toyota’nın marka değerini 64,7 milyar dolara çıkarmasını sağladı. Toyota’nın hemen arkasında ise 53 milyar dolar değerle Mercedes-Benz yer aldı. Hyundai, 2024 sıralamasında olduğu gibi bu yıl da üçüncü sırada kendine yer buldu. Tesla ise iki yıl üst üste marka değerindeki düşüşlerle, 43 milyar dolar değerle dördüncü sıraya geriledi.

Toyota, dünyanın en değerli otomobil markası seçildi

Tesla’nın değer kaybının sebepleri arasında, markanın yaşlanan araç serisinin yanı sıra, Elon Musk’ın politik ve toplumsal görüşlerinin de etkili olduğu ifade ediliyor. Brand Finance, Musk’ın kişiliğinin ve şirketinin dışındaki faaliyetlerinin, elektrikli araç satın almayı düşünen bazı tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Şirket CEO’su David Haigh, Musk’a duyulan takdirin bir kısmının Tesla araçlarını almama kararı üzerinde de etkili olabileceğini vurguluyor.

Toyota, dünyanın en değerli otomobil markası seçildi.

Bununla birlikte, Tesla, hala piyasa değeri açısından açık ara en değerli otomobil şirketi konumunda bulunuyor. Tesla’nın piyasa değeri 1,31 trilyon dolar ile en büyük otomobil şirketi olmasına rağmen, marka değeri açısından en değerli 36. sırada yer alıyor. Bu veriler, marka değerinin yalnızca hisse senedi performansına veya satış rakamlarına dayanmadığını; aynı zamanda marka algısı, müşteri geri bildirimleri ve lisans anlaşmalarının da önemli birer etken olduğunu gösteriyor.

Dünyadaki en değerli markalar genel sıralamasında, Apple 574,5 milyar dolarlık marka değeriyle lider konumda yer alırken, onu 461,1 milyar dolar ile Microsoft ve 413 milyar dolar ile Google takip ediyor. Amazon ise 356,4 milyar dolarlık değeriyle dördüncü sırada bulunuyor. Tesla’nın marka değeri düşüşe geçse de, küresel otomobil endüstrisindeki etkisi ve teknolojik ilerlemeleri dikkat çekici olmaya devam ediyor.

Fransa, elektrik üretimini fosil yakıtlardan arındırıyor!

Fransa, 2024 yılında elektrik üretiminde fosil yakıtlardan arındırılmış bir modelle enerji dönüşümünün başarılı bir örneğini sundu. Elektrik üretiminin %95’inin fosil olmayan kaynaklardan sağlanması, karbon emisyonlarını düşürme hedefinde önemli bir dönüm noktası olarak dikkat çekti. Nükleer enerji, toplam üretimin %67’sini karşılayarak kritik bir rol oynadı ve bu sektörde %13’lük bir artış, bakım çalışmalarının etkin yönetimi sayesinde gerçekleşti. Böylece enerji üretiminin istikrarlı fiyatlarla sürdürülmesine de büyük katkı sağladı.

Fransa, elektrik üretimini fosil yakıtlardan arındıracak

Yenilenebilir enerji tarafında ise 2024 oldukça verimli bir yıl oldu. Hidroelektrik üretimi, son yılların en yüksek seviyesine ulaşarak toplam enerji üretimindeki payını artırdı. Güneş enerjisi ise ilk kez doğal gazı geride bırakarak %4,3’lük bir katkıyla dikkat çekti. Ancak rüzgar enerjisinde kısmi bir düşüş gözlemlendi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam katkısı 148 teravatsaat olarak kaydedildi ve ülkenin enerji arzına %28 oranında katkı sağladı.

Fransa, elektrik üretimini fosil yakıtlardan arındıracak.

Fosil yakıt kullanımı ise tarihi seviyelere inerek 1950’lerden bu yana en düşük noktaya geriledi. Doğal gaz, kömür ve fuel oil gibi kaynakların elektrik üretimindeki payı hızla azalırken, çevresel etkilerin hafifletilmesi ve ekonomik tasarruf açısından önemli kazanımlar elde edildi. Fransa’nın enerji fazlası, sınırlı iç talep nedeniyle artarak 89 teravatsaatlik elektrik ihracatına yol açtı ve bu, komşu ülkelere önemli bir destek sağladı.

Bu dönüşüm, Fransa’nın yenilikçi enerji politikalarının bir sonucu olarak, yalnızca enerji güvenliğini artırmakla kalmayıp, düşük karbon hedeflerinde öncü bir rol oynamasını sağladı. Yenilenebilir enerji ve nükleer enerji birleşimiyle ulaşılan bu başarı, diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil ediyor.

Trump, sosyal medyayı daha özgür hale getiriyor!

Donald Trump, ABD’nin 47. Başkanı olarak yemin töreninin ardından ifade özgürlüğünü güçlendirme ve federal sansürü sona erdirme hedefiyle bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Trump’ın bu adımı, tüm devlet kurumları ve çalışanlarını, Amerikan vatandaşlarının ifade özgürlüğünü sınırlandırmak için federal kaynakları kullanmaktan men ediyor. Aynı zamanda, Biden yönetimini yanlış bilgi ve dezenformasyon gerekçesiyle çevrim içi özgürlükleri ihlal etmekle suçluyor. Trump, önceki yönetimin federal baskı yoluyla sosyal medya şirketlerini kullanıcıların belirli konuşmalarını sansürlemeye zorladığını öne sürerken, bu uygulamaların First Amendment haklarını çiğnediğini belirtiyor.

Trump, sosyal medyayı daha özgür hale getirecek

Kararnamede, hükümetin sosyal medya platformlarına yönelik baskılarına dikkat çekiliyor. Örneğin, Meta CEO’su Mark Zuckerberg, 2021 yılında Biden yönetiminin COVID-19 pandemisiyle ilgili paylaşımları sansürlemesi için baskı yaptığını açıklamıştı. Bu tür vakaların, Trump’ın kararının gerekçelerinden biri olarak öne çıktığı görülüyor. Ancak, Haziran ayında ABD Yüksek Mahkemesi, Biden yönetiminin bu tür temaslarının ifade özgürlüğünü ihlal etmediğine hükmetmişti.

Uzmanlar, federal hükümetin vatandaşların ifade özgürlüğüne müdahalesinin zaten yasak olduğunu hatırlatarak, bu tür bir kararın yasal olarak gerekli olmadığını savunuyor. California Üniversitesi’nden Profesör David Kaye, Trump’ın kararını “zaten yasak olan şeyleri durdurma iddiası taşıyan bir halkla ilişkiler manevrası” olarak nitelendirdi.

Trump’ın kararnameyle Adalet Bakanlığı’ndan ve diğer yürütme organlarının liderlerinden, önceki yönetim tarafından ifade özgürlüğünün nasıl ihlal edildiğini soruşturmalarını talep ettiği ifade ediliyor. Buna karşın, bu girişimde sosyal medya platformlarında hızla yayılan yapay zekâ kaynaklı sahte içerikler ve yanlış bilgilere dair somut bir önlem planı yer almıyor. Uzmanlar, bu açığın, ifade özgürlüğü ve bilgi güvenliği arasındaki dengeyi kurma noktasında önemli bir eksiklik oluşturduğuna dikkat çekiyor. Trump’ın kararnamesi, ifade özgürlüğünün savunulması hakkında tartışma yaratmaya devam edecek.

iOS 18.3, iPhone 16 kullanıcıları için iki büyük kamera yeniliği getirecek!

iOS 18.3’le birlikte, iPhone 16 ve 16 Pro kullanıcılarının kamera deneyimi geliştirilecek iki önemli özellik geliyor. Özellikle görsel zekâya eklenen işlevler dikkat çekiyor.

Görsel zekâya gelen yenilikler

iOS 18.2 ile tanıtılan ve Kamera Kontrol düğmesine uzun basılarak aktif hale getirilen görsel zekâ, çevreyle etkileşim kurmayı kolaylaştıran bir özellik olarak dikkat çekmişti. iOS 18.3 ile birlikte bu özellik daha da geliştirilerek iki yeni işlev ekleniyor:

  • Takvime Etkinlik Ekleme: iPhone’unuz poster veya afişlerde bir tarih algıladığında, bu bilgiyi hızlıca Takvim uygulamasına etkinlik olarak ekleyebileceksiniz.
  • Bitki ve Hayvan Tanıma: Yeni güncellemeyle görsel zekâ, farklı bitki ve hayvan türlerini tanıyabiliyor. Bu özellikle, doğa gezilerinde veya bahçe düzenlemelerinde oldukça işlevsel hale gelebilir.

Bu özellikler, daha önce Apple tarafından tanıtılmış olsa da, ilk kez iOS 18.3 ile kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Kamera Kontrol’ün Apple uygulamalarıyla entegrasyonu, günlük hayatta bu özelliğin daha fazla kullanım alanı bulmasını sağlıyor.

Görsel zekânın, Haritalar ve Takvim gibi Apple uygulamalarıyla entegre çalışması, iPhone kullanıcılarının işlerini kolaylaştırıyor. Örneğin, bir işletmeyi kamerayla işaretlediğinizde, Haritalar üzerinden konum bilgisine erişebilirken, artık etkinlik tarihlerini de doğrudan Takvim’e ekleyebiliyorsunuz.

Bu güncelleme sadece Kamera Kontrol özelliklerini geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda iOS 18.3, Apple’ın Akıllı Bildirim özetlerinde değişiklikler yapıyor ve bazı hata düzeltmeleri içeriyor. Özellikle Hesap Makinesi uygulamasındaki sıkça rapor edilen bir hata da bu güncellemeyle gideriliyor.

Samsung yeni tablet modelleriyle güçlü duruşunu sürdürmek istiyor

Teknoloji dünyasında tablet pazarındaki rekabet her geçen gün artarken, Samsung da bu alandaki liderliğini korumak için yeni ürünler geliştirmeye devam ediyor. Güney Koreli teknoloji devi, hem amiral gemisi telefon serisi Galaxy S25üzerinde çalışıyor hem de yeni tablet modellerini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Yakında tanıtılması beklenen cihazlar arasında Galaxy Tab S10 FE serisi ve dayanıklı yapısıyla dikkat çeken Galaxy Tab Active 5 Pro yer alıyor.

Galaxy Tab S10 FE: geniş kitlelere hitap ediyor

Fan Edition serisinin en yeni üyelerinden biri olacak Galaxy Tab S10 FE ve büyük ekranlı S10 FE Plus modellerinin kodları ortaya çıktı. Bu cihazların, önceki Galaxy Tab S9 FE serisinin yerini alması bekleniyor. Her iki modelin de Exynos 1580 işlemcisiyle güçlendirileceği ve Wi-Fi ile 5G seçenekleriyle satışa sunulacağı belirtiliyor.

Galaxy Tab Active 5 Pro: dayanıklılık ve güç bir arada

Dayanıklı tablet kategorisinde ise Samsung, Galaxy Tab Active 5 Pro ile profesyonel kullanıcılara hitap etmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl tanıtılan Galaxy Tab Active 5 modelinin gelişmiş bir versiyonu olarak gelecek cihazın, aynı zamanda duyurulması beklenen Galaxy XCover 7 Pro ile benzer şekilde Snapdragon 7s Gen 3 işlemcisini kullanacağı ifade ediliyor. Dayanıklılığıyla öne çıkan bu tabletin hem Wi-Fi hem de 5G destekli iki farklı sürümü piyasaya sürülecek.

Lansman tarihi hala belirsiz

Samsung’un yeni tablet modelleri için henüz resmi bir tanıtım tarihi açıklanmış değil. Ancak hem dayanıklılığıyla profesyonel kullanıcıları hedefleyen Galaxy Tab Active 5 Pro hem de geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden Galaxy Tab S10 FE serisi, teknoloji dünyasında büyük bir merakla bekleniyor.

Samsung’un bu adımı, şirketin hem dayanıklı tablet pazarında hem de daha geniş kitlelere yönelik cihaz kategorisinde güçlü bir konum elde etme stratejisini sürdüreceğinin bir göstergesi.

Zeekr’den Avrupa’ya özel station Wagon: 007 GT geliyor

Çin merkezli elektrikli araç üreticisi Zeekr, Avrupa pazarında satışa sunacağı yeni station wagon modeli Zeekr 007 GT‘nin görsellerini paylaştı. Model, Avrupa’da Zeekr 7 GT adıyla tanıtılacak ve bu yılın ikinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanıyor. Zeekr, bu hamlesiyle Avrupa’da elektrikli station wagon segmentinde rekabet gücünü artırmayıhedefliyor.

Teknik özellikler

Henüz tüm detaylar açıklanmasa da Zeekr 7 GT‘nin sedan modeliyle benzer ölçülere ve güç aktarma sistemine sahip olması bekleniyor. Sedan model, yaklaşık 4.9 metre uzunluk ve 2.93 metre aks mesafesi ile dikkat çekiyor. Güç aktarma sisteminde ise:

  • Uzun menzilli versiyon:
    • 100 kWsa NMC batarya
    • 870 km’ye kadar menzil (CLTC)
  • Çift motorlu versiyon:
    • 475 kW maksimum güç
    • 710 Nm tork
    • 0-100 km/s hızlanma: 2.8 saniye

Aracın batarya sistemi, Geely’nin geliştirdiği Golden Battery teknolojisine dayanıyor. 800V mimarisi sayesinde, sadece 15 dakikalık şarjla 500 km’ye kadar sürüş menzili sunabiliyor.

Avrupa’da rekabet

Zeekr 7 GT, Avrupa’da Nio ET5 Touring ve Neta S gibi diğer elektrikli station wagon modelleriyle rekabet edecek. Station wagon segmenti Çin’de çok talep görmese de Avrupa pazarındaki popülerlik, Zeekr’ın bu alana yönelmesindeki en büyük etken.

Marka performansı ve hedefler

Zeekr, 2024 yılı itibarıyla Avrupa’da Hollanda, Norveç ve İsveç pazarlarında aktif durumda. 2024’te küresel satışlarını %87 artırarak 220 bin adedin üzerine çıkarmayı başaran şirket, 2025 yılında yeni pazarlara açılarak büyümeyihedefliyor.

Tanıtım ve lansman

Zeekr 7 GT’nin, Nisan ayında düzenlenecek olan Şanghay Otomobil Fuarı’nda sergilenmesi bekleniyor. Model, yılın ikinci çeyreğinde satışa sunularak Avrupa pazarındaki yerini alacak.

Elektrikli araçlar alanında iddialı adımlar atan Zeekr, yeni modeliyle Avrupa pazarında dikkat çekmeyi hedefliyor.