OpenAI ve Anthropic’ten kritik işbirliği

Yapay zeka dünyasının öncü isimleri OpenAI ve Anthropic, yapay zeka modellerinin araştırılması ve değerlendirilmesi amacıyla ABD hükümeti ile önemli bir anlaşma imzaladılar. Bu anlaşmalar, yapay zeka alanında bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor ve ABD’nin yapay zeka güvenliğini artırmayı hedefliyor.

OpenAI ve Anthropic önemli bir işbirliğine imza atıyor

Yapay zeka devleri OpenAI ve Anthropic, imzaladıkları anlaşmalar kapsamında ABD Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü’ne, yeni ve önemli yapay zeka modellerine erişim hakkı tanıyacaklar. Bu erişim, ürünlerin kamuoyuna sunulmadan önce titizlikle incelenmesini sağlayacak. Enstitü, bu modellerin hem geliştirme sürecinde hem de piyasaya çıktıktan sonra değerlendirilmesine devam edecek. Bu, yapay zeka modellerinin güvenliğini ve etkilerini objektif bir şekilde analiz edebilmek için önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Anlaşmalar aynı zamanda, yapay zeka modellerinin yetenekleri ve riskleri üzerine ortak araştırmalar yapılmasını da mümkün kılacak. Bu araştırmalar, yapay zekanın güvenli bir şekilde geliştirilmesine katkıda bulunarak, teknolojinin potansiyel risklerini minimize etmeyi amaçlıyor. Anthropic’in Kurucu Ortağı ve Politika Başkanı Jack Clark, bu iş birliğinin, yapay zekanın olumlu etkilerini maksimize etmek için kritik olduğunu vurguluyor. OpenAI’nin baş strateji sorumlusundan Jason Kwon ise, ABD Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü’nün, yapay zekanın sorumlu bir şekilde geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacağını belirtiyor.

OpenAI 100 milyar dolar değerleme üzerinden yatırım almaya hazırlanıyor

Geçen yıl kurulan ABD Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü, İngiltere Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü ile de iş birliği yaparak, yapay zeka güvenliğine dair global standartları geliştirmeyi amaçlıyor. Enstitü Müdürü Elizabeth Kelly, bu anlaşmaların sadece bir başlangıç olduğunu ve yapay zekanın geleceğini sorumlu bir şekilde yönetmeye yönelik önemli bir kilometre taşı oluşturduğunu ifade ediyor.

OpenAI ve Anthropic’in ABD hükümeti ile imzaladığı bu anlaşmalar, yapay zeka alanında güvenlik ve sorumluluk standartlarını belirlemek için atılmış önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Bu iş birlikleri, yapay zeka teknolojilerinin güvenli ve etkili bir şekilde geliştirilmesini sağlamak için geniş bir uzmanlık ve denetim mekanizması sunacak. Yapay zekanın gelecekteki gelişimi ve etkileri açısından bu tür düzenleyici ve denetleyici yaklaşımlar, teknolojinin toplum üzerindeki olumlu etkilerini maksimize etme yolunda kritik bir rol oynayacaktır.

Modaya odaklanan yapay zeka girişimi Refabric, 1.16 milyon dolar yatırım aldı

Moda sektöründe yenilikçi çözümler sunan yapay zeka girişimi Refabric, yatırım dünyasında dikkatleri üzerine çekti. Moda tasarımı ve üretimini dijitalleştirmeyi amaçlayan Refabric, tohum öncesi yatırım turunu 4 milyon 750 bin dolar değerleme üzerinden tamamlayarak 1 milyon 160 bin dolar yatırım aldı. Bu tura katılan yatırımcılar arasında Edis Görgülü, Allan Hakko, Saran Holding, Pelin Akın ve Yahya Ülker gibi önemli isimler yer aldı.

Yapay zeka girişimi Refabric, önemli bir başarıya daha imza attı

Refabric, moda profesyonellerinin modelleme, tasarım, araştırma, ürün geliştirme ve pazarlama süreçlerini tek bir platformda entegre etmeyi hedefliyor. Şirket, moda tutkunlarına ve profesyonellere fikirlerini dakikalar içinde eşsiz tasarımlara dönüştürme imkanı sunuyor. İlham verici görseller, sketch’ler ve desenlerle zenginleştirilmiş komutlar sayesinde kullanıcılar, tercihlerine uygun arka planlarda ve istenen model üzerinde tasarımlar oluşturabiliyorlar.

Girişimin sunduğu yenilikler, moda markalarının geçmiş sezonlardaki satış verilerini, popüler tasarımları ve güncel trend analizlerini değerlendirerek koleksiyonlarını güncel moda akımlarına uygun şekilde tasarlamalarını sağlıyor. Bu özellik, markaların moda trendlerine hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlamalarına olanak tanıyor.

Şirketin aldığı yatırım, şirketin gelecek hedeflerine ulaşması için önemli bir adım. Şirketin son dönemdeki başarıları arasında, lüks moda dünyasının devlerinden LVMH’nin hızlandırma programına seçilmesi öne çıkıyor. Louis Vuitton, Christian Dior ve Céline gibi global markaların yer aldığı LVMH, Refabric’i 1500’den fazla firma arasından seçerek, programına dahil ettiği 30 girişimden biri olarak kabul etti.

Yapay zeka tabanlı tasarım asistanı Refabric moda dünyasını değiştirmeye hazırlanıyor

Temmuz ayında başlayan bu program, Refabric’e LVMH’nin Paris’teki Station F alanında özel ofis alanı sağlarken, online buluşmalarla da bir yıl boyunca destek sunacak. Bu fırsat, Refabric’in global moda devleri ile yakın çalışma yapmasına ve sektördeki etkisini artırmasına olanak sağlayacak.

Refabric’in yatırım ve hızlandırma programı ile elde ettiği bu başarılar, şirketin moda teknolojileri alanındaki yenilikçi yaklaşımını daha da ileriye taşıyacak. Moda dünyasında devrim yaratmayı hedefleyen bu yapay zeka girişimi, sektörün geleceğine yön verme potansiyeline sahip. Yatırımlarla birlikte geliştirilecek yeni araçlar ve LVMH’nin sunduğu destek, Refabric’in global moda pazarında etkili bir oyuncu olmasını sağlayacak.

X Brezilya’da kapatılıyor!

Sosyal medya platformu X’in CEO’su Elon MuskBrezilya’da büyük bir krizle karşı karşıya. Brezilya Yüksek Mahkemesi Yargıcı Alexandre de Moraes, Musk’a 24 saat içinde ülkede yasal bir temsilci ataması için ultimatom verdi. Aksi takdirde, X’in Latin Amerika’nın en büyük ülkesindeki faaliyetleri askıya alınabilir.

Bu gelişme, X’in Brezilya’daki faaliyetlerini ‘sansür emirleri’ olarak nitelendirdiği nedenlerle kapatma kararı almasının ardından ortaya çıktı. Brezilya yetkilileri, son aylarda sosyal medya platformlarında yanlış bilgi ve nefret söylemi yayan hesaplara karşı sert önlemler almaya başlamıştı.

Yargıç Moraes, geçtiğimiz Nisan ayında Elon Musk’a, platformdaki bazı hesapları engelleyen mahkeme kararına uymayı reddettiği gerekçesiyle adaletin işleyişini engelleme suçlamasıyla soruşturma başlattığını duyurmuştu. Bu durum, Musk’ın başını bir türlü beladan kurtaramadığını gösteriyor.

Kriz, sadece Brezilya ile sınırlı kalmayıp, küresel teknoloji endüstrisinde de yankı uyandırıyor. Özellikle, platformların ve yöneticilerinin hizmetlerindeki yasa dışı faaliyetlerden kişisel olarak sorumlu tutulmaması gerektiği yönündeki uzun süredir devam eden varsayımı sorgulanıyor.

Fransa’da Telegram’ın milyarder CEO’su Pavel Durov’un tutuklanması da bu tartışmayı alevlendirmişti. Durov, platformunda paylaşılan yasa dışı içeriklerle ilgili bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve 5 milyon euro kefaret ödeyerek serbest bırakılmıştı.

Önümüzdeki 24 saat, X’in Brezilya’daki geleceği ve sosyal medya platformlarının küresel ölçekte nasıl düzenleneceğikonusundaki tartışmalar için kritik öneme sahip olacak. Elon Musk, henüz konuyla ilgili bir açıklamada bulunmadı.

Midjourney, donanım sektörüne adım atıyor!

Yapay zeka alanında önemli bir oyuncu haline gelen Midjourney, sektördeki etki alanını genişletmek için donanım geliştirmeye hazırlanıyor. Şirket, X üzerinden yaptığı duyuruda bu yeni stratejisini açıklarken, aynı zamanda donanım ekibi için iş ilanları yayınladı.

Midjourney’den önemli donanım atılımı

Yapay zeka ve görsel teknolojilerdeki uzmanlığı ile tanınan Midjourney, donanım dünyasına adım atmak üzere çalışmalarını başlattı. Şirketin bu adımı, yapay zeka alanında donanım ve yazılım entegrasyonuna yönelik artan ilginin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Donanım geliştirme sürecinin detaylarına dair henüz net bir bilgi bulunmamakla birlikte, şirketin bu alanda kapsamlı bir strateji oluşturduğu ve sektördeki rekabeti artırma hedefiyle hareket ettiği görülüyor.

Midjourney’in donanım geliştirme hamlesi, şubat ayında eski Neuralink çalışanı Ahmad Abbas’ı işe almasıyla dikkat çekmişti. Abbas, Apple Vision Pro’nun geliştirilmesinde önemli bir rol oynamıştı ve bu deneyimiyle Midjourney’nin donanım projelerine büyük katkı sağlayacağı öngörülüyor. Ayrıca, Abbas’ın daha önce Leap Motion’da David Holz ile birlikte çalıştığı biliniyor. Holz, Leap Motion’da hareket takip teknolojileri üzerinde çalışmalar yapmıştı ve Midjourney’deki bu yeni girişimin liderliğinde de deneyimlerinden faydalanması bekleniyor.

Google’ın yapay zeka birimi DeepMind, askeri kullanımlara karşı çıktı

Midjourney’in donanım sektörüne adım atması, yapay zeka ve görsel teknolojilerdeki yenilikçi yaklaşımlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, donanım geliştirme sürecinde ne tür ürünler ve teknolojiler ortaya koyacak, bu süreçte karşılaşacağı zorluklar ve başarılar neler olacak, zaman içinde netleşecek. Ancak bu yeni girişim, yapay zeka dünyasında Midjourney’nin yerini sağlamlaştırması ve sektördeki rekabeti daha da kızıştırması bekleniyor.

Özetle, Midjourney’nin donanım geliştirme alanındaki adımı, yapay zeka ve teknoloji dünyasında büyük bir değişimin işareti olabilir. Şirketin bu alandaki başarısı, teknolojiye olan katkıları ve sektördeki etkisi, önümüzdeki dönemde daha yakından takip edilecektir.

Volkswagen elektrikli araç sektöründe hedef mi küçülttü?

0

Volkswagen, batarya üretim hedeflerinde değişikliğe giderek bu hedefleri küçülttü. Elektrikli araçlara olan talepteki azalma, üreticilerin planlarında revizyona gitmesine neden oldu. Şirket, batarya üretim hedeflerini gözden geçirdiğini duyurdu. İşte konu hakkındaki en önemli detaylar…

Volkswagen, elektrikli araç sektörü için önemli bir karara imza attı

Volkswagen, 2021’de 2030 yılına kadar 240 GWh batarya kapasitesi hedeflemişti ve bunun 200 GWh’inin PowerCo tarafından sağlanacağını belirtmişti. Ancak şimdi bu hedef 170 GWh’e düşürüldü. Şirket, Avrupa’da toplamda altı fabrika açmayı planlamıştı, ancak şu anda sadece üç batarya tesisi inşa ediyor.

Volkswagen, elektrikli araç sektörü için önemli bir karara imza attı

Bu tesislerden ikisi Avrupa’da, biri ise Kuzey Amerika’da olacak. İspanya’nın Valencia şehri, Almanya’nın Salzgitter kenti ve Kanada’nın Ontario eyaletindeki üç tesis, toplamda 170 GWh kapasiteye sahip olacak.

Volkswagen, otomobillerine ChatGPT’yi entegre ediyor

Salzgitter’deki tesisin üretime başlaması gelecek yıl planlanıyor, İspanya’daki tesisin ise 2026’da hizmete girmesi bekleniyor. Ontario’daki tesisin inşaatı ise henüz yeni başladı. Schmall, İspanya ve Kanada’daki tesislerin genişletilmesinin mümkün olduğunu, ancak bu konuda henüz bir karar alınmadığını ifade etti.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Volkswagen yeni nesil elektrikli araçlarıyla sektörde beklenen etkiyi yapabilecek mi? Siz daha önce hiç Volkswagen marka bir araçkullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

İnsansız traktörler TEKNOFEST’te yarıştı!

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TEKNOFEST 2024’ün heyecan verici atmosferine katılarak gençlerin inovasyon ve teknolojiye olan tutkusunu yakından gözlemledi. Bakan Kacır, özellikle tarım sektöründe geleceğin teknolojilerine odaklanan Tarımsal İnsansız Kara Aracı Yarışması’nın finallerine katılım gösterdi.

T3 Vakfı ve Bilişim Vadisi iş birliğiyle Bilişim Vadisi İzmir’in ev sahipliği yaptığı yarışmada, genç mucitler tarafından geliştirilen tarımsal insansız kara araçları büyük ilgi gördü. Bakan Kacır da yarışma alanında finalist takımların stantlarını tek tek ziyaret ederek, gençlerin projelerini yakından inceledi ve onlarla sohbet etme fırsatı buldu.

Gençlerin tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri yenilikçi çözümler ve insansız kara araçları hakkındaki detaylı bilgi alışverişinde bulundu. Gençlerin gösterdiği azim ve yaratıcılıktan etkilendiğini ifade ederek, bu tür yarışmaların Türkiye’nin teknoloji alanındaki gelişimine önemli katkılar sağladığını vurguladı.

Mehmet Fatih Kacır yaptığı açıklamada, tarım sektöründe nitelikli insan kaynağına erişimin giderek zorlaştığını ve bu durumun akıllı tarım teknolojilerinin önemini artırdığını belirtti. Konuşmasında ise şunları söyledi:

“Bu yüzden tarımda akıllı makinelerin kullanımı, robotların kullanımı giderek daha fazla önem ve kıymet kazanıyor. TEKNOFEST yarışmalarına katılan gençlerimiz geliştirdikleri bu ürünlerle, bu sistemlerle kendi girişimlerini kuracaklar hem Türk tarımına hem de küresel düzeydeki tarımsal faaliyetlere önemli katkılar sunacaklar.

Türkiye, inşallah Avrupa’nın tarımsal üretimde birinci ülkesi olarak tarım teknolojileri üretiminde de birinci ülkesi olacak ve böylelikle Türk ekonomisine ve aynı zamanda da geleceğimiz için çok stratejik olan tarım sektörüne yine gençlerimiz çok önemli katkılar sunacaklar.

İzmir’in aynı zamanda bir bilim, teknoloji, inovasyon kenti olmasını arzu ediyoruz. Biliyorsunuz son yıllarda bu alanda atılmış en önemli adımlardan biri İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün kurulmuş olmasıydı. Şimdi İYTE’nin de paydaşlığında Bilişim Vadisi İzmir’de Urla’da buranın dokusuna da uygun şekilde tasarlanmış teknoparkın da kuruluşunu gerçekleştirmiş olduk. Dolayısıyla Bilişim Vadisi İzmir’de bunu gerçekleştirmek, bu yarışmayı gerçekleştirmek hem tarım hem teknoloji kenti olmasını arzu ettiğimiz İzmir’in geleceğine de inşallah önemli katkılar sunacak.”

Ryzen Threadripper 9000 ile işler daha hızlı akacak

0

AMDZen 5 mimarisine sahip Ryzen 9000 serisi işlemcilerini masaüstü kullanıcılarına sunduktan sonra, iş istasyonları için de güçlü bir hamle yapmaya hazırlanıyor. Yeni nesil Ryzen Threadripper 9000 serisi, 96 çekirdek ve 192 izlekkapasitesiyle performans sınırlarını zorlayacak.

AMD’nin Zen 5 mimarisine dayanan Ryzen 9000 serisi işlemcileri piyasaya giriş yaptıktan sonra, firma şimdi de iş istasyonları için özel olarak tasarlanmış yeni bir Ryzen Threadripper ailesi üzerinde çalışıyor. Bu güçlü işlemcilerin 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ancak, ortaya çıkan yeni bir sızıntı, Zen 5 tabanlı Threadripper’ların, mevcut Zen 4 Threadripper serisine oldukça benzer bir çip tasarımına sahip olacağını gösteriyor.

Ryzen Threadripper 9000 serisi ortaya çıktı

Yakın zamanda yayınlanan bir sevkiyat belgesinde Ryzen Threadripper 9000 serisinin izleri görüldü. Her ne kadar bu seriye dair henüz çok fazla resmi bilgi olmasa da, belgedeki ‘Shimada Lake’ kod adıyla anılan 96 çekirdekli bir işlemci dikkat çekiyor. Bu işlemcinin hangi Zen 5 HEDT ürününü temsil ettiği belirsiz olsa da, listelenen çekirdek sayısı, amiral gemisi Ryzen Threadripper Pro 7995WX modeline işaret ediyor.

Yeni nesil işlemciler hangi özelliklerle gelecek?

10.000 dolarlık fiyat etiketiyle öne çıkan Ryzen Pro 7995WX, tek bir I/O kalıbı üzerinde 12 CCD‘ye sahip ve 5,1 GHz‘e kadar hızlanabiliyor. 384 MB’a kadar L3 önbellek ve 128 PCIe 5.0 şeridi gibi üst düzey özelliklere sahip olan bu işlemci, 350W güç tüketimi ile dikkat çekiyor. Yeni Ryzen Threadripper 9000 serisi işlemcilerin ise mevcut modellerin kullandığı sTR5 soketini kullanacağı tahmin ediliyor. Bu da yeni işlemcilerin önceki nesille bazı benzerlikler taşıyabileceğini gösteriyor.

Ancak, yeni işlemcilerin muhtemelen daha düşük TDP (Termal Tasarım Gücü) ve saat hızlarında daha agresif performans sunacağı öngörülüyor. Ryzen Threadripper 9000 serisinin resmi çıkış tarihi henüz belli olmasa da, bu yıl Ekim ayında tanıtılması ve 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

AMD, yeni nesil Threadripper işlemcileriyle iş istasyonlarına yönelik performans çıtasını daha da yükseltecek gibi görünüyor.

Sinema deneyimini evlere taşıyan projektörler!

Samsung, CES 2024’te tanıttığı yeni nesil 4K projeksiyon cihazları Premiere 7 (2024) ve Premiere 9 (2024) modellerini satışa sundu. Bu yeni projektörler, yenilikçi özellikleri ve üstün performanslarıyla dikkat çekiyor.

Gelişmiş görüntü ve ses teknolojisi

Samsung’un yeni projektörleri, kullanıcılarına sadece yüksek kaliteli 4K görseller sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sürükleyici bir ses deneyimi de vaat ediyor. Premiere 7 ve Premiere 9 modelleri, yapay zeka destekli 4K upscaling ve Vision Booster teknolojileriyle donatılmış. Dolby Atmos ses teknolojisine sahip çok kanallı hoparlörleri sayesinde harici bir ses sistemine ihtiyaç duyulmuyor.

Stacked from 6 images. Method=B (R=8,S=4)

Premiere 7 ve Premiere 9’un öne çıkan özellikleri

Premiere 7 (2024)4K çözünürlükte görüntü sunuyor ve 120 inç’e kadar projeksiyon boyutuna ulaşabiliyor. %100 DCI-P3 renk gamı kapsamı, 2.500 ISO lümene kadar maksimum parlaklık ve HDR10+ desteği ile ultra kısa mesafeli lazer projektör olarak öne çıkıyor. Ses sistemi ise 2.2 kanallı hoparlör kurulumu ve dahili Dolby Atmos ile desteklenmiş 30W gücünde.

Premiere 9 (2024) ise 130 inç’e kadar projeksiyon boyutu sunabilen üçlü lazer ultra kısa mesafeli bir projektör. %154’e kadar DCI-P3 renk gamı kapsamı ve 3.450 ISO lümene kadar maksimum parlaklık ile renk ve parlaklık konusunda üstün performans sunuyor. 2.2.2 kanallı 40W hoparlör kurulumu ve Dolby Atmos desteği ile ses kalitesini en üst düzeye çıkarıyor.

Her iki projektör de Tizen OS 7.0 işletim sistemi ile çalışıyor ve Netflix, Amazon Prime Video, YouTube gibi popüler akış platformlarını destekliyor. Samsung TV Plus ile birlikte ücretsiz video akışı kanalları ve isteğe bağlı içerikler de sunuluyor. Ayrıca, Samsung Gaming Hub üzerinden tüm popüler bulut oyun hizmetleriyle uyumlu bir şekilde AAA oyunları oynama imkanı sağlıyor.

Özel Ortam Modu, kullanıcıların ekranda fotoğrafları, videoları ve araç takımlarını düzenlemelerine olanak tanıyor. Tap View özelliği ile Galaxy telefonlardan projektöre ses aktarımı yapılabiliyor. Ayrıca, projektörler akıllı hoparlör olarak da kullanılabiliyor.

Ne kadar?

Samsung Premiere 7 ve Premiere 9 (2024) modelleri şu an Kanada, Çin, Güney Kore ve ABD’de satışta. Premiere 7’nin fiyatı 3.000 dolarPremiere 9’un fiyatı ise 6.000 dolar olarak belirlendi. Şirket, bu modellerin yakında daha fazla ülkede satışa sunulacağını duyurdu.

Samsung ayrıca CES 2024’te tanıttığı ilk 8K lazer projektörü olan Premiere 8K modelini henüz piyasaya sürmedi. Bu modelin ne zaman satışa sunulacağı konusunda ise bir açıklama yapılmadı.

Dil işleme zaman ölçekleri için yeni keşif!

0

MIT nörobilimcileri farklı dil işleme zaman ölçeklerine sahip nöronlar keşfetti. Beynin dil işleme bölgelerinde bazı hücre popülasyonları tek bir kelimeye tepki verirken, diğerleri kelime dizilerine tepki verir.

MIT nörobilimcileri, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak dilin işlenmesinden sorumlu birkaç beyin bölgesini belirlediler. Ancak bu bölgelerdeki nöronların özel işlevlerini keşfetmek zor oldu çünkü kan akışındaki değişiklikleri ölçen fMRI, küçük nöron popülasyonlarının ne yaptığını ortaya çıkaracak yüksek çözünürlüğe sahip değil.

Dil işleme zaman ölçekleri yapay zeka çalışmalarında kullanılabilir

Şimdi, doğrudan beyinden elektriksel aktiviteyi kaydetmeyi içeren daha hassas bir teknik kullanarak, MIT nörobilimcileri farklı miktarda dilsel bağlamı işleyen farklı nöron kümeleri tespit ettiler. Araştırmacılar, zaman pencerelerinin her popülasyon için farklı işlevleri yansıtabileceğini söylüyor.

Daha kısa pencereleri olan popülasyonlar, tek tek kelimelerin anlamlarını analiz edebilirken, daha uzun pencereleri olan popülasyonlar, kelimeler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan daha karmaşık anlamları yorumlayabilir. MIT’de nörobilim alanında doçent olan Evelina Fedorenko: “Dil ağı içerisinde ilk kez net bir heterojenlik görüyoruz” dedi.

Fedorenko: “Onlarca fMRI deneyinde, bu beyin bölgelerinin hepsi aynı şeyi yapıyor gibi görünüyor, ancak bu büyük, dağıtılmış bir ağ, bu yüzden orada bir yapı olmalı. Bu, bir yapı olduğunun ilk açık gösterimi, ancak farklı sinir popülasyonları uzamsal olarak iç içe geçmiş durumda, bu yüzden bu ayrımları fMRI ile göremiyoruz” dedi.

Fedorenko, 2016 yılında yaptığı bir araştırmada bu yaklaşımı kullanarak altı kişinin dil işleme bölgelerini incelediğini bildirdi. Bu veriler, katılımcılar cümleleri okurken dil işleme bölgelerindeki bazı sinir popülasyonlarında çeşitli kelimelerde aktivitenin kademeli olarak arttığını gösterdi. Ancak kelime listelerini, kelime olmayan kelime listelerini ve Jabberwocky cümlelerini okuduklarında bu gerçekleşmedi. Regev ve Casto yeni çalışmada bu verileri tekrar ele aldılar ve zamansal tepki profillerini daha ayrıntılı bir şekilde analiz ettiler. Bilim insanları orijinal veri setlerinde altı hastaya ait 177 dile duyarlı elektrottan gelen elektriksel aktivite kayıtlarına sahipti.

Tahminler, her elektrotun yaklaşık 200.000 nöronun ortalama aktivitesini temsil ettiğini ileri sürüyor. Ayrıca 16 hastadan oluşan ikinci bir gruptan da yeni veriler elde ettiler; bu veriler arasında 362 dile duyarlı elektrottan alınan kayıtlar da yer alıyordu.

Elektrikli otobüs girişimi MMI, 7.7 milyon euro yatırım aldı!

0

Polonya merkezli MMI, şehir içi ve turistik kullanıma yönelik elektrikli ve hidrojenli otobüsler geliştirmekte. Şirket, Vinci SA’dan aldığı 7.7 milyon euro yatırım ile bu alandaki çalışmalarını hızlandırmayı planlıyor.

MMI, aldığı büyük yatırım ile gündeme oturdu

Sürdürülebilirliğe odaklanan MMI, elektrikli minibüsler ve otobüsler üreterek net sıfır karbon emisyonu hedefliyor. Yeni yatırım sayesinde, Avrupa pazarındaki etkinliğini artırarak sektörde önemli bir oyuncu olmayı amaçlıyor.

Şirketin geliştireceği yeni otobüsler, alçak girişli, alçak tabanlı ve standart tabanlı olmak üzere üç farklı modelde sunulacak. Bu otobüslerin daha verimli sürüş teknolojileri ve yenilikçi tasarımları olması bekleniyor.

Kanada Çin’den gelen elektrikli araçlara yüksek vergi getiriyor

MMI CEO’su Stanisław Zdrojewski, “Teknolojik dönüşüm sürecine başlamaktan heyecan duyuyoruz” dedi. “Hedefimiz, sadece pazar beklentilerini karşılamakla kalmayıp, onları aşan elektrikli otobüsler üretmek. Araç ağırlığını önemli ölçüde azaltacak ve performansı artıracak gelişmiş kompozit teknolojileri ile yeni gövde yapıları geliştiriyoruz. Ayrıca, senkron motorları doğrudan tekerlek göbeklerine entegre eden bir aktarma sistemi üzerinde çalışıyoruz.”

“MMI’nin inovasyon ve sürdürülebilirlik konusundaki bağlılığı, genişleme stratejimizin merkezindedir. Önümüzdeki üç yıl içinde elektrikli ve hidrojenle çalışan minibüslerden oluşan bir ürün yelpazesi sunmayı ve MMI’yi sıfır emisyonlu toplu taşıma sektöründe lider konuma getirmeyi amaçlıyoruz.”

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen görüşlerinizi aşağıda bizimle paylaşın. Fikirleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

Snapchat’ten iPad kullanıcılarını sevindiren hamle!

2011 yılında piyasaya sürülen Snapchat, bugüne kadar iPad’lerde yalnızca büyük siyah çerçeveli bir iPhone uygulaması olarak kullanılabiliyordu ve iPad’in büyük ekranına özel bir uyarlama yapılmamıştı.

Yeni güncelleme ile birlikte, Snapchat’in iPad’e özel bir sürümü kullanıcılarla buluşuyor. Uygulama artık iPad’in tam ekranını kaplayarak Snap çekimlerinde daha büyük bir alan sunuyor ve arkadaşlarınızı daha geniş bir açıyla görmenizi sağlıyor.

Bu adım, Snapchat’in iPad’lerdeki erişilebilirliğini artırırken, aynı zamanda yeni özelliklerin test edilmesi için bir deneme alanı oluşturuyor. Kullanıcılar, araçları, artırılmış gerçeklik (AR) deneyimlerini ve yapay zeka özelliklerini daha büyük bir ekranda deneme fırsatı bulacaklar. Ancak, Snapchat’in bu güncellemeyi neden şimdiye kadar ertelediği veya iPad kullanıcıları için özel deneyimler sunup sunmayacağı henüz belirsiz.

Yeni uygulamanın hala tam olarak tabletler için optimize edilmediğini belirtmek gerekiyor; çünkü uygulama sadece dikey modda çalışabiliyor, yatay mod desteği ise henüz bulunmuyor.

Apple yeni iPad'ler için özel etkinlik düzenlemeyecek

Şirketin bu hamlesi, geçen yıl TikTok’un optimize edilmiş bir güncelleme sunmasının ardından geldi. TikTok, büyük ekranları daha iyi kullanmak için yatay modda çalışma ve uygulamanın daha kolay gezinmesini sağlayan özellikler sunmuştu. Snapchat’in iPad desteği sunması, TikTok ile rekabet etme ve Snapchat’in TikTok’a rakip olarak geliştirdiği Spotlight özelliğine daha fazla dikkat çekme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca, Instagram’ın hala iPad için yerel bir uygulama başlatmamış olması, Snapchat ve TikTok’a Meta’ya ait platform üzerinde küçük de olsa bir rekabet avantajı sağlıyor.

Xiaomi kendi işlemcisiyle mobil pazarda devrim yapmaya hazırlanıyor!

0

Xiaomi, mobil cihaz pazarında daha bağımsız hale gelmek ve maliyetlerini düşürmek amacıyla kendi işlemcisini üretme yoluna gidiyor. Şirket, 2025 yılında Snapdragon 8 Gen 1 benzeri bir çözümle karşımıza çıkabilir.

Güvenilir kaynaklardan Yogesh Brar, Xiaomi’nin mobil işlemcisi hakkında bazı ayrıntıları paylaştı. Aktarılan bilgilere göre, söz konusu çip TSMC’nin 4 nm N4P üretim süreci kullanılarak üretilecek. Performansının, Qualcomm Snapdragon 8 Gen 1 seviyesinde olması bekleniyor.

Xiaomi’nin işlemcisi, Unisoc tarafından geliştirilen bir 5G modem içerecek. Kaynağa göre, Xiaomi bu yonga setini 2025’in ilk yarısında tanıtmayı planlıyor. Brar, ayrıca “2025 yılı Xiaomi için birçok devrimsel ürünle dolu büyük bir yıl olacak” ifadelerini kullandı.

İşlemcinin ismi henüz belli değil. Xiaomi’nin bu yonga setini öncelikli olarak orta segmentteki telefon ve tabletlerindekullanmayı planladığı belirtiliyor. Şirket, bu adımla maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor.

Eğer bu ilk işlemci modeli başarılı olursa, Xiaomi daha gelişmiş işlemciler üreterek amiraller gemisi cihazlarında da kendi işlemcilerini kullanmayı düşünebilir. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz.

Samsung’un AR gözlüğü Snapdragon ile güçlenecek

Samsung’un merakla beklenen artırılmış gerçeklik (AR) başlığının teknik detayları netleşmeye başladı. Yeni çıkan bilgilere göre, Samsung bu cihazda kendi Exynos işlemcisi yerine Qualcomm’un Snapdragon XR2+ Gen 2 çipsetini kullanmayı tercih edecek.

Daha önceki sızıntılar, Samsung’un geliştirdiği AR başlığının prototipinde Exynos 2200 işlemcisinin kullanıldığını göstermişti. Ancak, nihai ürünün aynı işlemciyle geleceği yönünde bir garanti bulunmuyordu. Son raporlar, Samsung’un bu başlık için Snapdragon XR2+ Gen 2’yi seçtiğini ve bu çipsetin, yapılan son testler ve benchmark sonuçlarına göre cihazda kullanılacağını ortaya koydu. Snapdragon XR2+ Gen 2, 6 çekirdekli bir CPU’ya sahip olmasına rağmen, Apple’ın M2 işlemcisine kıyasla daha düşük bir performans sergiliyor. Bu durum, Samsung’un AR başlığının performans açısından rakiplerine göre biraz daha geride kalabileceği anlamına geliyor.

Samsung’un bu tercihi yapmasının sebeplerinden biri, şirketin bu ürün kategorisi için özel olarak geliştirilmiş bir çipset üretmemiş olması. Qualcomm’un yeni SoC’si, Geekbench 6’daki performans testlerinde hayal kırıklığı yaratmış olsa da, artırılmış gerçeklik deneyimini geliştiren birçok ileri teknolojiyi destekliyor. Örneğin, Snapdragon XR2+ Gen 2, her bir ekran için 4.3K çözünürlük ve 90FPS desteği sunarken, Adreno 740 grafik birimi 8K 60FPS videoları çözebiliyor ve 8K 30FPS veya 4K 60FPS içerikleri kodlayabiliyor. Ayrıca, 12’den fazla kamerayla canlı görüntü akışını işleyebilen bu çipset, yalnızca 12ms gecikme süresi sunuyor. Yonga setinin Wi-Fi 7 ve Bluetooth 5.3 desteğide bulunuyor, bu da VR/AR başlıklar için oldukça önemli bir özellik.

Bununla birlikte, Samsung’un Snapdragon XR2+ Gen 2 çipseti ile donatılmış ilk AR başlığını ne zaman piyasaya süreceği henüz netlik kazanmış değil. Bazı raporlar, Samsung’un ilk XR başlığını Ekim 2024’te tanıtacağını ve aynı zamanda uygulama ve oyun geliştiricilerine geliştirme kitleri göndereceğini iddia ediyor.

Samsung’un yeni AR başlığı hakkında daha fazla detayın önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor.

Microsoft’tan güneş enerjisi yatırımı!

Microsoft, Singapur’un en büyük güneş enerjisi projesinin yüzde 100’ünü satın aldı. Microsoft’un 2030 yılına kadar karbon-negatif olma yolundaki çabaları, geçen yıl emisyonlarda 2020 seviyelerine kıyasla yüzde 30’luk bir artış yaşanmasıyla zorluklarla karşı karşıya kaldı. Microsoft, iklim hedeflerine ulaşmak amacıyla Singapur’daki yüzlerce kamu konutu ve hükümet binasına kurulan panellerden üretilen güneş enerjisini satın almak için bir anlaşma imzaladı. Yaptığı açıklamada, EDP Renewables’ın SolarNova 8 projesinden şebekeye verilen enerjinin tamamını satın alacağını duyurdu.

Microsoft güneş enerjisi projesini duyurdu

Bu proje yalnızca Singapur’un en büyük güneş enerjisi girişimi değil, aynı zamanda hükümetin SolarNova programı kapsamındaki en büyük projedir.

EDP ​​Renewables ve Microsoft, 27 Ağustos’ta 20 yıllık bir alım anlaşmasının imzalandığını duyurdu. Bu, iki şirket arasındaki Singapur’daki ikinci anlaşma oldu. 2014 yılında başlatılan SolarNova Programı, Singapur Ekonomik Kalkınma Kurulu (EDB) ve Konut Geliştirme Kurulu’nun (HDB) ortak girişimi olup, Singapur genelinde güneş fotovoltaik (PV) sistemlerinin dağıtımını hızlandırmayı amaçlıyor.

SolarNova programı aracılığıyla HDB, kamu sektörünün güneş paneli kurulumlarına olan talebini bir araya getirerek bu sistemlerin HDB bloklarına ve çeşitli hükümet alanlarına dağıtımını kolaylaştırıyor. Bu yaklaşım, kurulum sürecini kolaylaştırmaya ve ülke genelinde güneş enerjisinin benimsenmesini genişletmeye yardımcı oluyor.

EDP ​​Renewables CEO’su Miguel Stilwell D’Andrade, yaptığı açıklamada, “Bu proje aracılığıyla EDP’nin Microsoft ile küresel iş birliğini güçlendiriyoruz ve birlikte 2030 yılına kadar en az 2GWp güneş enerjisine ulaşma yönündeki Singapur’un sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda bir adım atıyoruz.” dedi. D’Andrade: “Microsoft ile yapılan sözleşme, enerji dönüşümünü hızlandırmak ve bölgeye yatırım yapmaya devam etmek için bir katalizör görevi görüyor” dedi.

Microsoft, 2030 yılına kadar karbon-negatif olma çabalarında zorluklarla karşılaştı; geçen yıl 2020 seviyelerine kıyasla emisyonlarda %30’luk bir artış yaşandı. Yapay zekaya yapılan yatırımın artmasının kirliliği azaltma çabalarını nasıl karmaşıklaştırabileceğinin ilk somut işaretlerinden biri olan bu artış, şirketi iklim girişimlerini yoğunlaştırmaya yöneltti.

Bu çabaların bir parçası olarak Microsoft, kapasitesi 200 megavata kadar çıkabilen SolarNova 8 projesinden şebekeye ihraç edilen tüm yenilenebilir enerjiyi satın alma taahhüdünde bulundu. Ancak bu enerjinin bir kısmı ilgili binalara güç sağlamak için kullanılacak.

Google’ın yapay zekası Gemini, daha fazla uygulamaya geliyor!

Google’ın yeni yapay zekası Gemini AI, yakın zamanda daha fazla uygulamaya entegre olacak ve kullanıcıların dijital deneyimlerini iyileştirecek. Gemini, yakında WhatsApp aramaları yapabilme, Spotify çalma listelerini yönetme, bildirimleri okuma ve diğer birçok işlevi yerine getirme gibi özelliklerle donatılacak.

Yeni entegrasyonlar geliyor

Google, Pixel 9 serisi gibi cihazlarda varsayılan asistan olarak kullanılacak Gemini AI‘yi, kendi akıllı telefon ve tabletleri dışında da kullanıma sunmayı planlıyor. Google Fotoğraflar uygulamasının ardından WhatsAppGoogle MesajlarSpotify ve diğer popüler uygulamalarla entegrasyon çalışmaları sürüyor. Örneğin, kullanıcılar Gemini ile WhatsApp mesajı gönderebilecek, gelen bildirimleri dinleyebilecek veya Spotify üzerinden müzik dinleyebilecek.

Gemini‘nin yetenekleri, yalnızca Google‘ın kendi uygulamalarıyla sınırlı kalmayacak. Şirket, üçüncü parti hizmetlerle de entegre olmasını sağlamak için yoğun çalışmalar yapıyor. Yeni bir rapora göre, Gemini‘nin Google MesajlarSpotify ve WhatsApp ile entegrasyonu, Android için Google uygulamasının en son beta sürümünde (15.34.32.29.arm64) keşfedildi. Paylaşılan ekran görüntülerine göre Geminimüziği kontrol edebilecekmesajları okuyup gönderebilecekbildirimleri okuyabilecektelefon aramaları başlatabilecek ve daha birçok işleve sahip olacak.

Henüz test aşamasında

Google, tüm bu yeni entegrasyonları dahili olarak test ediyor ve henüz kullanıcılara sunmadı. Gemini‘nin geliştirilme süreci devam ederken, Apple da macOS 15 SequoiaiPadOS 18.1 ve iOS 18.1 ile Apple Intelligence özelliklerini cihazlarına entegre etmeye hazırlanıyor. Şu anda beta sürümlerini yükleyen kullanıcılar, Apple Intelligence özelliklerini deneyebiliyor; ancak bu özelliklerin herkes için kullanıma sunulması Ekim ayını bulacak.

Gemini AI‘nin sunduğu bu yenilikler, kullanıcıların dijital asistan deneyimini zenginleştirecek gibi görünüyor. Google’ın yapay zekası, daha fazla uygulamayla entegre oldukça, günlük yaşamı kolaylaştıran çok daha işlevsel bir yardımcı olma yolunda ilerliyor.

Paris Ceza Mahkemesi, Telegram CEO’sunu tutuklama sebebini açıkladı!

Fransız televizyon kanalı TF1’in haberine göre, Telegram CEO’su Durov’un tutuklanmasının arkasında Telegram’ın yetersiz denetim politikalarının ve yetkililerle işbirliği yapma konusundaki isteksizliği yer alıyor.

Özellikle uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklama ve çocuk istismarı materyallerinin (CSAM) yayılması gibi suçlarla mücadelede Telegram’ın tutumu, Fransız yetkililerinin tepkisini çekti.

Mahkemeden yapılan açıklamaya göre, Paris Savcılığı, 8 Temmuz’da Durov hakkında siber suçlarla mücadele kapsamında bir soruşturma başlattı. Bu soruşturmada, Siber Suçlarla Mücadele Merkezi (C3N) ve Ulusal Dolandırıcılıkla Mücadele Ofisi (ONAF) yer aldı.

Durov’a yönelik 12 suçlama bulunuyor; bu suçlamalar, Telegram’ın yasal talepleri reddetmesi, CSAM içeriğinin depolanması ve yayılması, uyuşturucu kaçakçılığına ve organize dolandırıcılığa aracılık etmek, kara para aklama ve kriptografik özelliklerin yetkililere bildirilmemesi gibi suçları içeriyor.

Durov’un tutuklanması, Telegram’ın kripto para işlemleriyle ilgili yasal gerekliliklere uymadığına dair şüphelerin de bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Telegram, geçtiğimiz ay Stars adlı dijital bir para birimini tanıttı. Bu para birimi, Toncoin’e dönüştürülebiliyor ve bu durumun kara para aklama suçlamalarına yol açmış olabileceği düşünülüyor.

Durov’un tutuklanması, Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile ilgili değil. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Durov’un tutuklanmasının siyasi bir karar olmadığını, yargı bağımsızlığı çerçevesinde gerçekleştiğini vurguladı.

Durov’un tutukluluk süresi dolmak üzere ve mahkeme, suçlamaların ciddiyetine göre Durov’un tutuklu yargılanıp yargılanmayacağına karar verecek. Yakın gelecekte platform tarafından da, düzenleyicilerden de kapsamlı adımlar geldiğini görebiliriz.

Uçaklarda köpekbalığı derisi benzeri film kullanılıyor

Lufthansa, doğayı taklit ederek uçak emisyonlarını azaltmak için yeni bir yaklaşımın öncülüğünü yapıyor. Alman havayolu, hava yolculuğunu kolaylaştırmak ve yakıt tüketimini azaltmak amacıyla bazı uçaklarına AeroSHARK adlı yapay köpekbalığı derisinden esinlenen bir film uyguluyor. Hem kârlılığın hem de karbon azaltımının temel hedefler olduğu havacılıkta, Uçaklarda köpekbalığı derisi kullanımı bu iki hedefi bir araya getiriyor. Yakıt kullanımını azaltarak, havayolları yalnızca emisyonları düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda jet yakıtı büyük bir masraf olduğundan operasyonel maliyetleri de düşürüyor.

Uçaklarda köpekbalığı derisi ilham alındı

Köpekbalığı derisinin mikro yapısını taklit etmek için geliştirilen AeroSHARK, Boeing 777-200ER’ler ve bir Boeing 747-400 dahil olmak üzere Lufthansa’nın 21 uçağına takılıyor. Bu nervürlü film, uçakların gövdesinin ve motor nacellerinin yaklaşık 9.000 fit karesini (830 m²) kaplıyor. Filmin 50 mikronluk nervürleri, köpekbalığı derisinin suda yaptığı gibi türbülansı en aza indirerek sürtünmeyi azaltıyor ve böylece uçaklarda köpekbalığı derisi kullanmak yakıt tasarrufu sağlıyor. Uçaklar için sürtünme azalması deniz hayvanlarına göre daha az önemli olsa da, yine de uçuş başına yaklaşık yüzde 1’lik bir yakıt tasarrufu potansiyeli sunuyor.

Bu rakam mütevazı görünse de, uzun mesafeli rotalarda uçan bir havayolu için önemli çevresel faydalar anlamına geliyor. Austrian Airlines COO’su Francesco Sciortino, eski uçaklar hizmet ömürlerinin sonuna yaklaşsa bile, bu tür yatırımların CO2 azaltma hedeflerine anlamlı bir şekilde katkıda bulunduğunu vurguluyor. AeroSHARK teknolojisinin toplu olarak yılda binlerce ton CO2 emisyonunu önlemesi bekleniyor. Uçaklarda köpekbalığı derisi kullanımı sayesinde bu azaltım mümkün olacak.

Havayolları karbonsuzlaştırma zorluklarıyla boğuşurken, her kademeli iyileştirme önemlidir. Hava yolculuğunun küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 2,5’ini oluşturduğu ve yüksek irtifalarda salınan emisyonların artan ısınma etkileriyle birleştiği göz önüne alındığında, Lufthansa’nın köpekbalığı derisi filmi küçük ama değerli bir adım ileri anlamına geliyor. Uçaklarda köpekbalığı derisi kullanmak, alternatif yakıtların hala ulaşılmaz olduğu bir sektörde, bu biyolojik olarak ilham alan çözüm, havacılık endüstrisinin hem sürdürülebilirlik hem de maliyet etkinliği elde etmek için yenilikçi teknolojilere giderek artan bağımlılığını yansıtıyor.

Zuckerberg Beyaz Saray’dan baskı gördüğünü söyledi

Zuckerberg, Beyaz Saray’ın Facebook’a Covid-19 içeriklerini silme yönünde ‘baskı yaptığını’ iddia etti. Şirket, Covid aşılarını eleştiren ve virüsün Çin’deki bir laboratuvarda geliştirildiğini öne süren paylaşımları sildi.

Meta’nın kurucusu, başkanı ve CEO’su Mark Zuckerberg, COVID-19 salgını sırasında ABD hükümetinin Facebook ve Instagram’ı içerik sansürlemeye ikna etmeye çalıştığını cesurca açıkladı. Zuckerberg, bu şok edici açıklamayı ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi Başkanı Jim Jordan’a yazdığı mektupta dile getirdi.

Zuckerberg Covid-19 içerikleri için Beyaz Saray’la karşı karşıya kaldı

Meta’nın patronu da mektubunda, hükümetin baskılarına boyun eğdiği için pişmanlık duyduğunu ve bugün aynı kararları tekrarlamayacağının sözünü verdi. Zuckerberg, mektupta 2021’de Joe Biden yönetimindeki üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin Meta’ya mizah ve hiciv de dahil olmak üzere “bazı Covid-19 içeriklerini sansürlemesi için defalarca baskı yaptığını” belirtti.

Şirketin aynı fikirde olmaması üzerine yetkililerin “çok fazla hayal kırıklığı” yaşadığını söyledi. Zuckerberg, “Sonuç olarak, içeriği kaldırıp kaldırmama kararı bize aitti ve bu baskının ardından Covid-19 ile ilgili olarak güçlendirme çalışmalarımızda yaptığımız değişiklikler de dahil olmak üzere kararlarımızın sahibi biziz” diye ekledi. Zuckerberg, 26 Ağustos 2024 tarihli mektubunda, “Hükümetin baskısının yanlış olduğunu düşünüyorum ve bu konuda daha açık sözlü olmadığımız için üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Facebook, pandemi sırasında yanlış Covid bilgileri içeren gönderilere yorum yapan veya bunları beğenen kullanıcılar için yanlış bilgi uyarıları ekledi. Şirket, Covid aşılarını eleştiren ve virüsün Çin’deki bir laboratuvarda geliştirildiğini öne süren paylaşımları sildi. Biden, 2020 ABD başkanlık seçimleri kampanyasında Facebook gibi sosyal medya platformlarını, koronavirüs aşılarıyla ilgili yanlış bilgilerin platformlarında yayınlanmasına izin vererek “insanları öldürmekle” suçladı.

Zuckerberg: “Sanırım geriye dönüp baktığımızda ve yeni bilgiler edindiğimizde bugün yapmayacağımız bazı seçimler yaptık. Bu konuda daha açık sözlü olmadığımız için pişmanım. O zamanlar ekiplerimize söylediğim gibi, herhangi bir yönetimden gelen baskı nedeniyle içerik standartlarımızdan ödün vermememiz gerektiğini güçlü bir şekilde hissediyorum. Ve böyle bir şey tekrar olursa geri adım atmaya hazırız” dedi.

Zuckerberg, FBI’ın Rusya’nın Biden’lara karşı bir dezenformasyon kampanyası hazırlığı içinde olduğu konusunda kendilerini uyarmasının ardından Facebook’un, Başkan’ın oğlu Hunter Biden’a ait dizüstü bilgisayarın içeriğiyle ilgili bir haberi “geçici olarak geri çektiğini” belirtti.

Zuckerberg, o zamandan bu yana hikayenin dezenformasyon olmadığının anlaşıldığını ve “geriye dönüp baktığımızda hikayeyi küçümsemememiz gerektiğini” söyledi.

Ozan Elektronik Para ve VizyonPay, mobil ödeme ile bakiye yükleme hizmetini duyurdu!

Türkiye’nin önde gelen finansal çözüm sağlayıcısı Ozan Elektronik Para, mobil ödeme ile bakiye yükleme özelliğinin altyapısını güçlendirmek ve kullanıcılarına kesintisiz bir deneyim sunmak amacıyla, mobil ödeme süreçlerinde VizyonPay ile iş birliği yaptı. Bu iş birliği sayesinde Ozan SuperApp kullanıcıları kendi mobil operatörleri üzerinden Ozan SuperApp hesaplarına hızlı ve güvenli bir şekilde bakiye yükleyebilecek. Kullanıcılar, Ozan SuperApp hesaplarına para yükleyebilecekleri için finansal işlemlerini daha kontrollü bir şekilde yönetebilecek ve Ozan SuperApp’e yüklenen bakiyeleri ile rahatlıkla alışveriş yapabilecek. VizyonPay’in sunduğu güçlü altyapı sayesinde işlemler güvenli bir şekilde gerçekleştirilirken, kullanıcılar finansal işlemlerini daha pratik ve etkin bir şekilde yönetebiliyor. Bu yeni özellik, Ozan SuperApp kullanıcılarına alternatif bir finansal çözüm sağlayarak alışveriş süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştırıyor.

Ömer Suner: Ozan SuperApp Kullanıcıları Artık Operatörleri Üzerinden Hesaplarına Kolayca Para Yükleyebilecek

SuperApp platformunun dinamik özellikleriyle sürekli yenilenen bir yapıda olduğunu vurgulayan Ozan Elektronik Para Ceo’su Ömer Suner; “Müşterilerimizin ihtiyaçlarına odaklanarak en iyi ve en tutarlı çalışmaları yapmayı her zaman önceliğimiz olarak gördük. Bu doğrultuda, VizyonPay ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile geliştirdiğimiz mobil bakiye yükleme özelliği, kullanıcıların finansal işlemlerini daha pratik hale getirirken, aynı zamanda yüksek güvenlik standartları sunuyor. Bu özellik, nakit gereksinimlerinde hızlı bir çözüm sunarak kullanıcılarımız için adeta bir kurtarıcı niteliği taşıyor.

Ozan SuperApp ile kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun yenilikçi çözümler geliştirmeyi ve benzersiz finansal deneyimler sunmayı her zaman ön planda tutuyoruz.  Yeni mobilden bakiye yükleme özelliğimiz, kullanıcıların finansal işlemlerini daha pratik hale getirirken aynı zamanda kesintisiz işlem akışını da beraberinde getiriyor. Ayrıca, Ozan SuperApp’in sunduğu diğer özelliklerle entegre bir şekilde çalışarak kullanıcıya tam bir finansal çözüm sunuyor. Kullanıcılar, hesaplarına yükledikleri parayı tüm mağazalarda rahatlıkla harcayabiliyorlar. Ozan olarak, kullanıcılarımızın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamak ve her zaman daha iyi bir finansal deneyim sunmak amacıyla sürekli ve sürdürülebilir bir şekilde SuperApp özelliklerimizi geliştiriyoruz. Kullanıcılarımızın memnuniyetini en üst düzeyde tutarak, finansal işlemlerini daha dinamik, güvenli ve keyifli hale getirmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Mobil Ödemede Yeni Bir Adım Atıyoruz

İş birliğinin müşterilere sunduğu değeri ve getirdiği avantajları vurgulayan VizyonPay Genel Müdürü Tufan Şener, “Ozan Elektronik Para ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, kullanıcıların finansal işlemlerini daha güvenli, hızlı ve etkin hale getirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Müşterilerin hayatını kolaylaştıracak yeniliklerin bir parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. VizyonPay olarak, ödeme sistemlerinde en ileri teknolojileri sunarak kullanıcıların ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap vermeyi hedefliyoruz. Bu iş birliği, yalnızca mevcut çözümlerimizi güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda gelecekteki inovasyonlarımız için de sağlam bir temel oluşturacak. Amacımız, finansal erişimi genişletmek ve herkes için daha kolay, güvenli ve erişilebilir ödeme sistemleri sunmak” şeklinde konuştu.

İhtiyacınızı Anlayan Teknoloji

Ozan Super App, geleneksel finansal sistemlerin yerini alarak birçok işlemi tek bir uygulama üzerinden gerçekleştirmeyi sağlıyor, kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştırıyor. Kullanıcılar, Ozan SuperApp aracılığıyla güvenli bir şekilde dijital cüzdanlarını yönetebiliyor ve çeşitli ödeme yöntemleriyle hesaplarına para yükleyebiliyor. Aynı zamanda 7/24 ücretsiz para transferi yapabiliyor ve QR kodla ödeme sistemi ile alışverişlerini tamamlayabiliyor. Ozan SuperApp, kullanıcıların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kişiselleştirilmiş finansal çözümler sunuyor.