Türkiye’yi Wisersense temsil edecek!

Türkiye’nin de dâhil olduğu 24 ülkede düzenlenen KPMG Private Enterprise Global Tech Innovator küresel startup yarışmasının Türkiye finalinin kazananı Wisersense girişimi oldu. Uçtan uca akıllı makine sağlığı izleme çözümü sunan Wisersense, bu yıl kasım ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilecek büyük küresel finalde ülkemizi temsil edecek ve bu çözümünü dünyaya tanıtma fırsatı bulacak. 

Uçtan uca akıllı makine sağlığı izleme çözümü sunuyor

Girişimlere kendilerini ve inovasyonlarını uluslararası ölçekte tanıtarak işlerini büyütme imkânı sunan ve 24 ülkede düzenlenen prestijli KPMG Private Enterprise Global Tech Innovator yarışmasının Türkiye finallerinin kazananı Wisersense girişimi oldu. Yoğun başvurular arasından finale kalan on girişimin ayrı ayrı sunumları sonrasında yapılan jüri değerlendirmesi ile öne çıkan Wisersense, uçtan uca akıllı makine sağlığı izleme çözümü sunuyor.

Türkiye finalinde birinci olan Wisersense, 10-14 Kasım 2024 tarihleri arasında Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilecek küresel büyük finalde diğer ülkelerin birincileriyle birlikte sahne alacak, kendi inovasyonunu dünyaya tanıtma fırsatı bulacak ve 2024 yılının “Küresel İnovasyon Öncüsü” olma şansını yakalayacak. Ödül, Lizbon’a seyahat ve konaklamayı, ayrıca özel networking etkinliklerine ve mentorluk fırsatlarına erişimi de içeriyor. Wisersense aynı zamanda KPMG’nin hazırlayacağı global raporda da yer alacak.

Akıllı IoT sensörleri ve yapay zekâ destekli yazılım çözümleriyle birlikte dijital ikiz teknolojisinde öncü olmayı hedefleyen bir vizyona sahip olan Wisersense, çözümleriyle endüstrilerde plansız kesintilerin ve arızaların önüne geçmeyi, bakım ve enerji maliyetlerini azaltmayı, çevresel sürdürülebilirlik ve iş güvenliği süreçlerine katkı sağlamayı hedefliyor.

Apple’ın yeni M4 çipli MacBook’ları 16GB RAM ile gelecek

0

Apple, yıllardır süregelen 8GB RAM tartışmasına son verebilir gibi görünüyor. Şirketin, “Pro” olarak konumlandırdığı MacBook modellerinde bile standart olarak sunulan 8GB RAM‘in yetersiz olduğu yönündeki eleştirilere kulak verdiği iddia ediliyor. Özellikle MacBook 16GB RAM seçeneği ile bu eleştiriler sona erebilir.

Yakın zamanda piyasaya sürülmesi beklenen M4 çipli Mac modellerinin, en az 16GB RAM ile geleceği söylentiler arasında. Bu gelişme, Apple’ın özellikle yapay zeka gibi geleceğin teknolojilerine yönelik daha yüksek bellek ihtiyacını kabul ettiğini gösteriyor. MacBook’larda 16GB RAM ile donatıldığında, şirketin, Apple Intelligence adı altında tanıttığı yapay zeka özellikleri için 8GB RAM‘in yetersiz kaldığını düşünmesi, bu kararın arkasındaki en büyük nedenlerden biri olarak görülüyor.

Kullanıcılar için daha iyi bir deneyim

Uzun yıllardır MacBook kullanıcıları, özellikle profesyonel kullanımlar için 8GB RAM‘in yetersiz olduğunu belirtiyordu. Apple’ın bu konudaki geri adım atması, kullanıcıların daha akıcı ve kesintisiz bir deneyim yaşamasına olanak tanıyacak. Ancak, MacBook 16GB RAM‘e yükseltmenin hala ekstra bir maliyet gerektirdiği unutulmamalı.

Peki Apple neden bu kadar direndi?

Apple’ın uzun yıllar boyunca 8GB RAM‘de ısrar etmesinin birçok nedeni olabilir. Bunlardan biri, daha düşük maliyetli bileşenler kullanarak cihazların fiyatını düşürmek olabilir. Ayrıca, şirketin yazılım optimizasyonları sayesinde 8GB RAM‘in birçok kullanıcı için yeterli olduğunu düşündüğü de mümkün. Ancak birçok kullanıcının MacBook’ta 16GB RAM ile daha iyi performans deneyimleyeceği beklentisi de göz ardı edilmemelidir.

Apple’ın M4 çipli Mac’lerle birlikte 16GB RAM‘i standart hale getirmesi, sektörde önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu karar, diğer üreticileri de daha yüksek bellek seçeneklerine yönelmeye teşvik edebilir ve böylece kullanıcılar daha güçlü ve geleceğe hazır bilgisayarlara sahip olabilirler. Apple, sektörde öncü rol üstlenecek olan MacBook 16GB RAM’i standart hale getirecektir.

Özetle, Apple’ın 8GB RAM inadından vazgeçerek 16GB RAM‘i standart hale getirmesi, MacBook kullanıcıları için büyük bir kazanım. Bu gelişme, özellikle profesyonel kullanıcılar ve yapay zeka gibi geleceğin teknolojilerine ilgi duyanlar için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. MacBook ile 16GB RAM’e sahip olmak bu kullanıcılar için ideal bir seçim olacaktır.

Yeni nesil girişimciler için büyük fırsat!

Genç ve yenilikçi fikirleri desteklemek amacıyla Red Bull Basement başlıyor. Yapay zeka teknolojisinin gücünü kullanarak, katılımcılara fikirlerini hayata geçirme fırsatı sunan program, dünya genelinde projeye başvuran binlerce genç için mentorluk ve network imkanlarıyla global çapta start-up projeleri yaratma olanağı sağlıyor. 

Dünya Finalinde ülkemizi temsil edecekler

Red Bull Basement, öğrencilere ve yeni nesil girişimcilere mentorluk, sektör liderleriyle network kurma ve global bir platformda yer alma fırsatı sunuyor. Türkiye’den seçilecek olan finalistler, Aralık 2024’te Tokyo’da düzenlenecek Dünya Finalinde ülkemizi temsil etme şansı yakalayacak. Dünya Finali’ni kazanan ekip ise Haziran 2025’te Los Angeles ve Silikon Vadisi’nde düzenlenecek 3 haftalık eğitim programına katılarak, fikirlerini küresel pazara taşıma imkanı bulacak. 

AI Destekli Bir Yarışma

Fikirlerine ve projelerine güvenen üniversite öğrencileri, Red Bull Basement'a katılarak, fikirlerini geliştirmek için AI sohbet robotundan destek alabilirler.
Fikirlerine ve projelerine güvenen üniversite öğrencileri, Red Bull Basement’a katılarak, fikirlerini geliştirmek için AI sohbet robotundan destek alabilirler.

Fikirlerine ve projelerine güvenen üniversite öğrencileri, Red Bull Basement’a katılarak, fikirlerini geliştirmek için AI sohbet robotundan destek alabilirler. Jüri tarafından değerlendirilecek olan projeler arasında, en yenilikçi ve potansiyeli yüksek olanlar finale yükselecek. 

Garanti BBVA, Microsoft ve AMD Gençlerin Hayallerini Gerçekleştirmesine Bu Projede Destek Veriyor. Türkiye’de gençlerin teknolojik start-up girişimciliğini sürekli destekleyen Garanti BBVA, Microsoft ve AMD de Red Bull Basement ile gençlerin hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak için projenin ana sponsoru oldular.

Projeye başvuru yapmak isteyen öğrenciler, Red Bull Basement sitesinden başvurularını tamamlayabiliyorlar.  

Ticaret Bakanlığı’ndan Influencer reklamlarına sıkı denetim: 11 Influencer’a 6 milyon lira ceza kesildi!

Ticaret Bakanlığı, sosyal medya influencerlarının reklam faaliyetlerini yakından takip ederek tüketici haklarını korumak için önemli adımlar atıyor. Ticaret Bakanlığı’ndan influencer faaliyetleri bu şekilde daha sıkı denetime tabi tutuluyor. Bakanlık, yapay zeka destekli bir sistemle reklam içeriklerini tarayarak, mevzuata aykırı paylaşımları tespit ediyor.

Son dönemde artan şikayetler üzerine Ticaret Bakanlığı'ndan influencerlara yönelik cezaların artırılması gündeme geldi. 2024’ün ilk yarısında 11 influencera toplamda 6 milyon lira cezauygulandı. Geçtiğimiz yıl ise bu rakam 5 influencer için 1 milyon 352 bin 808 lira olmuştu. Cezaların artmasının nedeni olarak, influencerların reklam olduğunu belirtmeden ürün veya hizmet tanıttıkları paylaşımların tespit edilmesi gösteriliyor.

Yapay zeka ile denetim güçleniyor

> denetiminde kullanılan 2022’de başlattığı “Sosyal Medya Reklamlarının Yapay Zeka ile Taranması Projesi” sayesinde, influencerların reklam olduğunu açıkça belirtmediği paylaşımların oranı yüzde 57’den yüzde 11’e düşürüldü. Bu proje, reklam içeriklerinin mevzuata uygunluğunu sağlamakta kritik bir rol oynuyor.

Cezalar neden veriliyor?

Influencerlara uygulanan cezaların temel nedenleri arasında;

  • Örtülü reklam yapılması: Ürünü veya hizmeti doğrudan belirtmeden tanıtan paylaşımlar,
  • Sağlık beyanları: Ürünün sağlık sorunlarına çare olduğu yönünde yanıltıcı bilgiler,
  • Yasaklı ürünlerin tanıtımıTütün, alkol gibi yasaklı ürünlerin reklamı,
  • Kozmetik ürün tanımını aşan ifadelerin kullanılması: Ürünün tıbbi özelliklere sahipmiş gibi gösterilmesi,
  • Takviye edici gıda reklamlarında mevzuata aykırı ifadeler: Ürünün hastalıkları tedavi ettiği gibi yanlış bilgilerin verilmesi,

Tüketiciler daha bilinçli hale geliyor

Ticaret Bakanlığı’ndan influencer denetimlerine devam edilmekte ve bunun etkisi Reklam Kurulu’nun analizlerine göre, sosyal medya kullanıcıları reklamların farkındalığı konusunda daha bilinçli hale geldi. Bu durum, tüketici şikayetlerinde artışa neden oldu. Şikayetler, uzmanlar tarafından değerlendirilerek gerekli durumlarda idari yaptırımlar uygulanıyor.

Enflasyon etkisiyle birlikte, mevzuata aykırı reklam yapan bir influencera uygulanan ceza tutarı da arttı. 2023’te 347 bin 128 lira olan bu ceza, 2024’te 550 bin 59 liraya yükseldi. Ticaret Bakanlığı, influencerların haksız ve yanıltıcı reklamlar yapmalarını engellemek için denetimlerini sıklaştırarak tüketici haklarını korumaya devam edeceğini açıkladı.

Telegram’ın kurucusu Pavel Durov kimdir?

0

Teknoloji dünyasının en ilginç ve gizemli figürlerinden biri olan Pavel Durov, geçtiğimiz hafta sonu Paris’te gözaltına alındı. Henüz 40 yaşına girmemiş olan Durov, Telegram’ın yanı sıra VKontakte (VK) gibi popüler sosyal ağları kurarak büyük bir servet elde etti. Rusya doğumlu girişimci, uzun süredir yetkililerle sorunlar yaşıyor ve bu kez Fransa’da tutuklandı.

Rusya’nın St. Petersburg kentinde doğan Durov, 20’li yaşlarında VK’yı kurarak ülkesinde büyük bir ün kazandı. Facebook’un Rusya versiyonu olarak bilinen VK, kısa sürede eski Sovyet coğrafyasında Facebook’u geride bıraktı. Ancak, Rus hükümetiyle yaşadığı anlaşmazlıklar ve mülkiyet savaşları sonrası VK’daki hisselerini satmak zorunda kaldı.

Durov, VK’den ayrıldıktan sonra, Telegram adlı mesajlaşma uygulamasını kurdu. Uygulama, kullanıcıların gizliliğine ve şifrelemeye verdiği önemle dikkat çekti. Ancak Telegram, aşırı içeriklere karşı yeterince denetim yapılmadığı iddialarıyla da eleştirildi. Durov, bu eleştirilere rağmen mesajlaşma platformunda moderasyona izin vermeyi reddetti.

Paris’teki Charles de Gaulle Havalimanı’nda gözaltına alınan Durov, Telegram üzerinden işlenen çeşitli suçlarla suçlanıyor. Bu suçlamalar arasında dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, siber zorbalık, organize suçlar ve terörizmi teşvik yer alıyor. Soruşturma, Fransız jandarmasının siber birimi ve ulusal dolandırıcılık ofisi tarafından yürütülüyor. Pazar günü itibarıyla Durov hâlâ polis nezaretindeydi ve hakkında henüz resmi bir suçlama yapılmadı.

Kendi Telegram kanalında sık sık paylaşımlar yapan Pavel Durov, kamuoyuna çok nadiren röportaj veriyor. Kendisi, et yemediğini, alkol kullanmadığını ve kahve bile içmediğini iddia ediyor. Siyah giyinmeyi tercih eden Durov, Matrix filmindeki Keanu Reeves’e benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Durov, geçtiğimiz Temmuz ayında 100’den fazla çocuğun biyolojik babası olduğunu, bu çocukların sperm bağışlarıyla doğduğunu açıklamıştı. Bu durumu “vatandaşlık görevi” olarak nitelendiren Durov, Elon Musk ile benzer bir ebeveynlik anlayışını paylaşıyor.

Forbes dergisine göre, Durov’un serveti 15.5 milyar dolar. Ancak, Durov’un kurduğu kripto para birimi olan toncoin, gözaltı haberinin ardından %15’ten fazla değer kaybetti.

Kök hücre tedavisi, şeker hastalığının sonunu getiriyor!

0

Amanda Smith, uzun yıllar boyunca Tip 1 diyabetin zorlayıcı yanlarıyla yüzleşti. Gece boyunca kan şekeri seviyesinin yüksek ya da düşük olduğunu belirten alarmlar, onu uykusundan uyandırdı. Yatağının başucunda bulundurduğu meyve suyu kutularına sık sık başvurmak zorunda kaldı. Smith, diyabetin yok ettiği insülin üreten hücrelerin yerini almak için sürekli olarak eczaneden insülin almak zorunda kaldı. Ancak, bu duruma son verecek bir kök hücre tedavisi ona normal bir yaşam sunma fırsatı verdi.

İnsülin Bağımlılığından Kurtuluş!

2023 yılının Sevgililer Günü’nde, doktorlar Smith’e laboratuvarda embriyonik kök hücrelerden üretilen ve insülin üreten hücreleri nakletti. Bu hücreler Smith’in karaciğerine kan taşıyan bir damara yerleştirildi. Tedavinin üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Smith’in vücudu artık insülini kendi kendine üretiyor. Amanda Smith, “Tekrar normal hissediyorum. Diyabetin hayatımın ne kadarını kapladığını, şimdi tamamen özgür olduğumda fark ediyorum.” diyerek mutluluğunu dile getirdi.

Kök Hücre Tedavisi bir dönüm noktası oldu

Amanda Smith, diyabetin neden olduğu hücre hasarını onarmayı amaçlayan bir tıbbi deneyin öncülerinden biri. Bilim insanları, hastalığın yok ettiği hücrelerin yerini almak için kök hücreleri kullanarak tedavi geliştirmeye çalışıyor. Bu tedavi, diyabeti kökünden çözme arayışında atılan büyük bir adım olarak kabul ediliyor.

Smith’in de aralarında bulunduğu 12 hasta üzerinde gerçekleştirilen bu deneysel tedavi, Amerikan Diyabet Derneği tarafından düzenlenen bir toplantıda sunuldu. Deneyde yer alan 12 hastadan 11’i insülin kullanımını ciddi oranda azalttı veya tamamen bıraktı.

Ancak uzmanlar, bu tedavinin henüz yolun başında olduğunu belirtiyor. Hücrelerin ne kadar süreyle insülin üretmeye devam edeceği ya da tedavinin uzun vadede güvenli olup olmayacağı hala belirsiz. Smith ve diğer hastalar, bu hücrelerin reddedilmemesi için bağışıklık sistemlerini baskılayıcı ilaçlar almak zorunda. Bu tedavi, diyabetin köklü çözümüne doğru atılan önemli bir adım olarak görülse de, uzun bir yolculuğun henüz başlangıcında olduğumuzu unutmamak gerekiyor.

Kanada, Çinli elektrikli araçlara %100 gümrük vergisi uygulayacak

0

Kanada, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma ise %25 oranında gümrük vergisi uygulamaya karar verdi. Bu adım, Çin’in elektrikli araç pazarındaki etkisini azaltmayı amaçlıyor.

Kanada, Çinli elektrikli araç markalarına büyük darbe vurdu!

Başbakan Justin Trudeau, Çin’in uluslararası ticaret kurallarına uymadığını belirterek, Kanada’nın bu önlemleri diğer ülkelerle uyumlu bir şekilde aldığını ifade etti. Kanada, elektrikli araç tedarik zincirinde küresel bir oyuncu olmayı hedefliyor ve bu doğrultuda Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileriyle milyarlarca dolarlık anlaşmalar yaparak üretim kapasitesini artırmayı planlıyor.

Kanada, Çinli elektrikli araç üreticilerine darbe vurdu!

Yeni vergi düzenlemeleri 1 Ekim’de elektrikli araçlar ve bazı hibrit araçlar, kamyonlar, otobüsler ile teslimat minibüsleri için geçerli olacak. Alüminyum ve çeliğe uygulanacak vergiler ise 15 Ekim’den itibaren yürürlüğe girecek. Trudeau hükümeti, piller, pil parçaları, yarı iletkenler ve diğer kritik sektörlerle ilgili 30 günlük bir istişare süreci başlattı.

Çin Nvidia ambargosunu bulut hizmetleriyle deliyor

Trudeau, Kanada’nın otomotiv sektörünü ve geleceğin araçlarını üretme kapasitesini artırmayı hedeflediklerini, ancak Çin’in bu sektörde haksız avantaj sağlamaya çalıştığını ve Kanada’daki otomobil ve metal işçilerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Kanada’nın aldığı bu karar beklenen etkiyi yapabilecek mi? Siz daha önce hiç Çinli bir elektrikli araç kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca ve hızlı bir şekilde paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

IBM, Çin’deki Ar-Ge merkezini kapatma kararı aldı

0

Çin pazarından çekilen ABD’li teknoloji firmaları arasına katılan IBM, 40 yıl süren faaliyetlerinin ardından Çin’deki araştırma ve geliştirme merkezini kapatmaya ve bu faaliyetleri başka bir denizaşırı ülkeye taşımaya karar verdi.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin devam etmesiyle birlikte, teknoloji şirketleri daha verimli çalışabilecekleri alternatif pazarlar aramaya başladı. IBM de Çin’deki tesislerini kapatarak çalışanlarını işten çıkaran Amerikan şirketlerine katıldı.

IBM, Çin operasyonlarını yavaşlatıyor

IBM’in kıdemli yetkililerinden Jack Hergenrother, şirketin Çin’deki Ar-Ge operasyonlarını başka bir denizaşırı ülkeye taşıyacağını duyurdu. Çin’deki rekabetin zorlu olduğunu ve bu nedenle operasyonların birkaç bölgeye odaklanacağını belirtti.

Çin’i daha önce önemli bir büyüme pazarı olarak gören IBM, hükümetin yerli markaları desteklemesi ve ABD’ye karşı kampanya yürütmesi nedeniyle gelirlerinde büyük bir düşüş yaşadı. Şirketin Çin’deki gelirleri %19.6 oranında azaldı.

IBM, Ar-Ge departmanında çalışan ve kurumsal yazılım ürünlerinin geliştirilmesinden ve test edilmesinden sorumlu 1.000’den fazla personelin işine son verecek. İşten çıkarılan çalışanlar için insan kaynakları departmanı aracılığıyla Çinli teknoloji şirketlerinde yapay zeka ve bulut bilişimle ilgili açık pozisyonlara başvuru yapabilecekleri belirtildi.

Çin Nvidia ambargosunu bulut hizmetleriyle deliyor

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce IBM’in aldığı bu karar sektörde beklenen etkiyi yapabilecek mi? Siz daha önce hiç IBM marka bir elektronik cihaz kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca ve hızlı bir şekilde paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

Çin ABD’nin kısıtlamalarına rağmen yarı iletken yatırımlarında rekor kırdı

Çinyarı iletken üretim ekipmanlarının ithalatında 2024’ün ilk yedi ayında 26 milyar dolarlık rekor bir seviyeye ulaşarak, ABD ve müttefiklerinin teknolojiye erişimi sınırlama çabalarına rağmen bu alanda büyük bir adım attı. Çin, ABD’nin kısıtlamalarına rağmen bu başarıyı elde etti.

Çin Gümrük İdaresi‘nin verilerine göre, bu yıl Çinli firmaların çip üretim makineleri için yaptığı ithalat miktarı, 2021‘deki en yüksek seviyeyi aşarak 26 milyar dolara yaklaştı. Bu artış, özellikle ABDJaponya ve Hollanda‘nın Çinli şirketlere yönelik kısıtlamaları artırma çabalarına karşın, Çinli firmaların hızla alımlarını artırmasından kaynaklanıyor. Çin ABD’nin kısıtlamalarına rağmen büyümeye devam ediyor.

Özellikle Tokyo ElectronASML Holding ve Applied Materials gibi şirketlerden yapılan satın alımlar, Çin‘in bu rekor seviyeye ulaşmasında önemli rol oynadı. Çin, bu süreçte daha düşük seviye ekipmanlara yönelmek zorunda kalsa da, ASML gibi şirketlerden yaptığı satın alımlarla önemli bir ivme kazandı. ASML, en gelişmiş çipleri üretmek için gerekli olan ileri düzey litografi ekipmanlarının tek tedarikçisi konumunda bulunuyor. Çin ABD’nin kısıtlamalarına rağmen ilerlemeye devam etti.

ABDÇin’in yarı iletkenler ve yapay zeka gibi kritik teknolojilerde ilerlemesini engellemek amacıyla ihracat kontrollerini sıkılaştırmaya devam ediyor. Bu önlemler, ileri düzey çipler ve bu bileşenleri üretebilecek ekipmanların satışını kısıtlamayı içeriyor. Ancak Çin, bu kısıtlamalara rağmen SMIC gibi önde gelen yarı iletken üreticileri ile önemli teknolojik atılımlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Çin ABD’nin kısıtlamalarına karşı stratejik hamleler yapıyor.

Çin‘in yarı iletken üretim kapasitesinin 2025 yılına kadar aylık 10.1 milyon wafer seviyesine ulaşarak küresel endüstrinin neredeyse üçte birini oluşturması bekleniyor. Bu durum, Çin’in küresel yarı iletken pazarındaki etkisini artıracağını gösteriyor.

Bu gelişmeler, ABD ve müttefiklerinin teknoloji transferlerini engellemeye yönelik önlemlerine rağmen, Çin‘in bu alandaki kararlılığını ve stratejik hamlelerini sürdüreceğini ortaya koyuyor.

RFID kart kopyalama için güvenlik açığı tespit edildi!

0

Milyonlarca RFID kartındaki büyük arka kapı anında RFID kart kopyalama işlemine izin veriyor. Çin merkezli Shanghai Fudan Microelectronics’in ürettiği temassız kartlarda bulunan önemli bir arka kapı, dünya genelindeki ofis kapılarını ve otel odalarını açmak için kullanılan RFID kartlarının anında kopyalanmasına olanak sağlıyor.

RFID kart kopyalama güvenlik sorunu oluşturuyor

Fransız güvenlik hizmetleri firması Quarkslab, göz kamaştırıcı bir keşifte bulundu: Çin’in önde gelen çip üreticilerinden Shanghai Fudan Microelectronics Group’a ait milyonlarca temassız kartta önemli bir arka kapı bulundu. Quarkslab araştırmacısı Philippe Teuwen’in bir araştırma makalesinde belgelenen arka kapı, dünya çapında ofis kapılarını ve otel odalarını açmak için kullanılan RFID akıllı kartlarının anında kopyalanmasına olanak sağlıyor.

Teuwen, makalede (PDF) arka kapının saldırıyı gerçekleştirmek için etkilenen karta yalnızca birkaç dakikalık fiziksel yakınlık gerektirmesine rağmen, tedarik zinciri saldırısı gerçekleştirebilecek konumdaki bir saldırganın bu tür RFID kart kopyalama saldırılarını anında ve büyük ölçekte gerçekleştirebileceğini açıkladı.

Teuwen, toplu taşıma ve otelcilik sektöründe yaygın olarak kullanılan MIFARE Classic kart ailesi üzerinde güvenlik deneyleri yaparken RFID kart kopyalama işlemini mümkün kılan arka kapıyı keşfettiğini söyledi. İlk olarak 1994 yılında Philips (şimdiki adıyla NXP Semiconductors) tarafından piyasaya sürülen MIFARE Classic kart ailesi, yaygın olarak kullanılıyor ve yıllar boyunca çok sayıda saldırıya maruz kaldı.

“Yalnızca kart” saldırılarına (karta erişim gerektiren ancak karşılık gelen kart okuyucusuna erişim gerektirmeyen saldırılar) izin veren güvenlik açıkları, saldırganların kartları klonlamasına veya içeriklerini okuyup yazmasına olanak sağlayabileceğinden özellikle endişe vericidir, sadece birkaç dakika fiziksel yakınlık kurarak. Yıllar içinde, MIFARE Classic ailesinin yeni sürümleri, güvenlik araştırmacıları tarafından belgelenen farklı RFID kart kopyalama saldırı türlerini düzeltti.

2020’de, lisanssız “MIFARE uyumlu” çiplerin önde gelen Çinli üreticisi olan Shanghai Fudan Microelectronics, MIFARE Classic’in FM11RF08S varyantını piyasaya sürdü. Teuwen, bu varyantın bilinen tüm karta özel saldırıları engellemek için tasarlanmış belirli karşı önlemlere sahip olduğunu ve dünya çapında pazar payı kazandığını belirtti.

Topluluk tarafından “statik şifreli rastgele sayı” olarak adlandırılan bir karşı önlem kullanan Shanghai Fudan’ın FM11RF08S kartlarına bakan Teuwen, en az üç sektörde veya üç kartta yeniden kullanılıyorsa FM11RF08S anahtarlarını birkaç dakika içinde kırabilecek bir RFID kart kopyalama saldırı tasarladı.

Limana siber saldırı yapıldı!

0

Seattle Limanı ve Sea-Tac Havaalanı’nın ‘olası bir siber saldırıya’ maruz kaldığı bildirildi. Seattle-Tacoma Uluslararası Havalimanı’nı da işleten Seattle Limanı, web sitelerini ve telefon sistemlerini etkilediği görülen “olası bir siber saldırıya” maruz kaldığını duyurdu. Limana siber saldırı yapıldı ve bu durum dikkat çekti.

Limana siber saldırı gündemi

Liman, kesintileri ilk olarak sosyal medya üzerinden duyurmuş, ardından havalimanı “olası bir siber saldırıya işaret eden bazı sistem kesintileri yaşandığını” duyurmuştu. Aynı gün akşamı geç saatlerde havaalanında hala kesintiler yaşandığı bildirildi. Açıklamada: “Dönüş için tahmini bir süre yok ve Liman ekipleri tam hizmeti geri yüklemek için çalışmaya devam ediyor” dedi. Ayrıca yolcuları biniş kartlarını ve bagaj etiketlerini almak için havayolu uygulamalarını kullanmaya ve kapılarına ulaşmak için ekstra zaman ayırmaya teşvik etti. Limana siber saldırı yapıldı, bu yüzden yolcular ilgili uyarıları dikkate almalı.

DNS kayıtlarına ilişkin incelemeye göre, ertesi gün sabahı Pasifik saatiyle Seattle Limanı’nın web sitesi de dahil olmak üzere halka açık web altyapısının büyük oranda çevrimdışı olduğu görülüyor. Bu duruma neden olarak limana siber saldırı yapıldı düşünülüyor.

Bir TSA sözcüsü GeekWire’a güvenlik operasyonlarında herhangi bir etki olmadığını söyledi. Bu yılın başlarında Biden Yönetimi limanlarda siber güvenliği iyileştirmeyi amaçlayan bir yürütme emri duyurdu. Limana siber saldırı yapıldıktan sonra güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiği bir kez daha anlaşıldı.

Bu gelişme, CrowdStrike yazılım güncellemesinin uçuş iptalleri ve gecikmeleri de içeren küresel bir BT çöküşüne yol açmasından bir aydan kısa bir süre sonra geldi.

Kuantum pusulası devrim yaratacak!

0

Devrim niteliğindeki Kuantum Pusulası yakında GPS’siz navigasyonu gerçeğe dönüştürebilir. Kuantum algılamada önemli bir dönüm noktasına yaklaşılıyor. Bu GPS’siz, son derece doğru bir navigasyon vadediyor.

Bir akıllı telefonu, fitness takip cihazını veya sanal gerçeklik başlığını ayırın ve içinde konumunu ve hareketini izleyen küçük bir hareket sensörü bulacaksınız. Aynı teknolojinin daha büyük, daha pahalı versiyonları, bir greyfurt büyüklüğünde ve bin kat daha doğru, gemileri, uçakları ve diğer araçları GPS yardımıyla yönlendirmeye yardımcı oluyor.

Kuantum pusulası ve uygulama alanları

Şimdi, bilim insanları, ülkenin küresel konumlandırma uydularına olan bağımlılığını en aza indirebilecek kadar hassas bir hareket sensörü yapmaya çalışıyorlar. Yakın zamana kadar, böyle bir sensör -günümüz navigasyon sınıfı cihazlarından bin kat daha hassas- hareket eden bir kamyonu doldururdu. Ancak gelişmeler, bu teknolojinin boyutunu ve maliyetini önemli ölçüde küçültüyor.

İlk kez, Sandia Ulusal Laboratuvarları’ndan araştırmacılar, ivmeyi ölçmenin ultra hassas bir yolu olan atom interferometrisi adı verilen bir kuantum algılama tekniğini gerçekleştirmek için silikon fotonik mikroçip bileşenlerini kullandılar. Bu, GPS sinyalleri mevcut olmadığında navigasyon için bir tür kuantum pusulası geliştirmeye yönelik en son kilometre taşı.

Araştırma, Sandia’nın Laboratuvar Yönetimli Araştırma ve Geliştirme programı tarafından desteklendi. Kısmen, ulusal güvenlik sektöründeki karmaşık problemler için entegre fotonik çözümler geliştiren işbirlikçi bir araştırma merkezi olan Ulusal Güvenlik Fotonik Merkezi’nde gerçekleşti. Sandia bilim insanı Jongmin Lee, “GPS sinyallerinin mevcut olmadığı gerçek dünya senaryolarında doğru navigasyon zorlaşıyor” dedi.

Savaş bölgelerinde bu tür zorluklar ulusal güvenlik riskleri doğurur; çünkü elektronik harp birimleri, birliklerin hareketlerini ve operasyonlarını aksatmak için uydu sinyallerini karıştırabilir veya yanıltabilir. Lee: “Kuantum mekaniğinin prensiplerinden yararlanan bu gelişmiş sensörler, ivme ve açısal hızı ölçmede benzersiz bir doğruluk sağlıyor ve GPS’in yasak olduğu alanlarda bile hassas navigasyona olanak tanıyor” dedi.

Yeni modülatör, bir mikroçip üzerindeki lazer sisteminin merkez parçasıdır. Ağır titreşimleri kaldırabilecek kadar sağlamdır ve tipik olarak bir buzdolabı büyüklüğünde olan geleneksel bir lazer sisteminin yerini alacaktır.

Yapay zeka nükleer enerjiyi gerekli hale getiriyor!

0

Gök gürültüsü gibi yoğun hesaplama gerektiren yapay zeka iş yüklerini öngören hiper ölçekleyiciler ve ağır veri merkezi operatörleri, ‘daha önce hiç görmediğimiz bir küresel güç silahlanma yarışı’ içinde nükleer yakıtlı çözümler için enerji sağlayıcılarına yöneliyor.

AWS, Microsoft ve Google, üretken yapay zekanın giderek artan taleplerini karşılamak üzere daha iyi donanımlı mega veri merkezleri inşa etmek ve işletmek için nükleer enerjiye yöneliyor. AWS, bu yılın başlarında Talen Energy’nin Pensilvanya’daki Susquehanna nükleer santralinde bulunan 960 megavatlık nükleer enerjili veri merkezi Cumulus Data Assets’ı satın almak için 650 milyon dolar ödedi. Nükleer Düzenleme Ajansı’nın onayı beklenirken, ek veri merkezleri de planlanıyor. 

Yapay zeka nükleer enerjiye geçişi zorluyor

Microsoft, Google ve çelik üreticisi Nucor, temiz enerji hakkında bilgi talebi (RFI) yayınladı. Baltimore merkezli enerji şirketi Constellation, ülkenin en büyük nükleer enerji tedarikçilerinden biri olan Constellation’ın sözcüsü: “RFI’ye, gelişmiş nükleerin mevcut nükleer tesislere uygunluğu konusundaki görüşlerimiz ile yanıt verdik” dedi.

Constellation CEO’su Joe Dominquez, Mayıs ayında düzenlenen bir şirket konferans görüşmesinde: “Veri ekonomisi ve Constellation’ın nükleer enerjisi, fıstık ezmesi ve jöle gibi bir arada gidiyor.” dedi. Geçtiğimiz yıl Constellation, Microsoft’a, Boydton, Va.’daki veri merkezi için Constellation’dan yaptığı mevcut güneş ve rüzgar alımlarına ek olarak nükleer kaynaklardan gücünün yüzde 35’ine kadarını alma hakkı veren bir anlaşma imzaladı. Microsoft ayrıca, Kanada’daki operasyonları için Ontario Power Generation ile bir nükleer karbon kredisi anlaşması imzaladı.

AWS, Cumulus veri merkezini satın almasının yanı sıra Susquehanna tesisinden 10 yıllık bir Güç Satın Alma Anlaşması (PPA) kapsamında nükleer enerjiye de erişebilecek. Görüşülen anlaşmaların çoğu, hiperskalarların enerjiye erişmesi veya mevcut nükleer santrallere eklenecek daha küçük karbon ayak izlerine sahip küçük modül nükleer reaktörleri (SMR’ler) kullanması için mevcut nükleer güç sağlayıcılarıyla yapılıyor. Nucor, Oklo, Rolls-Royce SMR, Westinghouse Electric, Moltex Energy, Terrestrial Energy, General Electric, Hitachi Nuclear Energy ve X-energy, AI veri merkezlerinin artan ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilmekte olan SMR’lere sahip şirketler arasında yer alıyor.

Başkanlığını OpenAI kurucusu Sam Altman’ın yaptığı Oklo, Aurora adını verdiği hızlı fisyon nükleer reaktörünü inşa etti ve 2027 yılına kadar enerjisini ve SMR’lerini ABD Hava Kuvvetleri’ne ve veri merkezlerine satmayı planlıyor. 

Y Combinator, ilk kez savunma sanayii yatırımı yaptı

0

Genellikle yazılım odaklı girişimlere yatırım yapan ve Airbnb, Reddit, Stripe gibi büyük isimlerin büyümesine katkıda bulunan Y Combinator, bu kez düşük maliyetli füzeler üreten askeri teknoloji şirketi Ares Industries’e yatırım yaptı.

Y Combinator, bir ilke imza attı

Y Combinator’ın savunma sanayii yatırımlarına karşı olan tutumu, Ares Industries ile değişti. Şirket, ABD’nin silah stoklarının büyük çatışmalarda hızla tükendiğini ve günümüz silahlarının yüksek maliyetli olduğunu belirtiyor. Ares Industries, geliştirdikleri füzelerin mevcut alternatiflerden on kat daha küçük ve on kat daha ucuz olacağını iddia ediyor.

Silikon Vadisi merkezli firmanın savunma sanayii yatırımlarına yönelmesi, yatırımcının bu alandaki güncel eğilimleri yansıttığını gösteriyor. YC, savunma sektörüne yatırım yapan ilk girişim sermayesi şirketi değil, ve muhtemelen son da olmayacak.

Anduril Industries gibi diğer girişimler de bu alanda yatırımlar alıyor, hatta Sequoia Capital gibi bazı rakipler de savunma sanayii yatırımlarına başlamış durumda. Y Combinator’ın bu adımı, yatırımın duyurulmasının ardından Hacker News, X ve LinkedIn gibi platformlarda çeşitli tepkilere de yol açtı.

Apple Girişimci Kampı kadın girişimcileri bekliyor!

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce şirketin yeni yatırımı beklenen etkiyi yapabilecek mi? Savunma sanayii alanında son dönemde yapılan yatırımlara nasıl bakıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca ve hızlı bir şekilde paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

X algoritmasının kaynak kodunun yayınlanması isteniyor!

0

Mark Cuban, Elon Musk’tan X’in algoritma kaynak kodunu yayınlamasını istiyor. Elon Musk, X’in algoritmasının ” (şu anda) küçük olan X hesaplarından daha etkileyici içerikleri ” öne çıkarmasını istiyor, ancak Mark Cuban , Musk’ın bundan daha iyisini yapabileceğini söylüyor.

Cuban, Musk’a gönderdiği bir X gönderisinde , “Uygulamadan önce beklenen algoritmanın kaynak kodunu yayınlayabilir misin? Böylece kullanıcılar geri bildirimde bulunabilirler” diye yazdı.

Cuban X algoritması için sorular sordu

Ayrıca gönderide: “Ya da en azından İtibar, Alaka ve Benzerliği nasıl belirleyeceğinize dair ayrıntılar? Tekrar ediyorum, böylece kullanıcılar genel geri bildirimde bulunabilirler mi? Tabii ki bunu kendiniz tanımlamak istemiyorsanız, ki bu da sizin hakkınızdır” diye ekledi.

Cuban, bu ayın başlarında 12 Ağustos’ta yayınlanan “The Daily Show” programında Jon Stewart’a verdiği röportajda, Musk’ın X’in algoritmasını kendi tercihlerine göre ayarlamış olabileceğini söylemişti.

Cuban: “Bir algoritma yazdığınızda -çok fazla yazmadım, uzun zaman oldu- ama bir tane yazdığınızda, ne görmek istediğinizin parametrelerini belirleme şansına sahip olursunuz. Ve bunu kesinlikle sevdiği şeylerde yaptı” dedi. Ancak Musk’ın algoritmayı manipüle ettiğine dair bir kanıt sunmadı.

Cuban’ın açıklamaları Musk’tan da tepki aldı ve birkaç gün sonra X hesabından yaptığı paylaşımda platformunun algoritmasının diğer platformlardan farklı olarak açık kaynaklı olduğunu söyledi. Musk, X’teki çok çeşitli hesaplara yanıt vermesiyle bilinen Cuban hakkında lmao, algoritma sizin bunu yapmak istediğinizi varsayacak ve size daha fazlasını verecek dedi.

Birkaç X kullanıcısı, neden diğer sosyal ağlar yerine Musk’ın platformuna odaklandığını sorduğunda Cuban: “Başka hangi platformların CEO’ları siyaset hakkında paylaşımlarda bulunuyor ve kullanıcılarına kişisel olarak hakaret ediyor?” dedi. Cuban X algoritması için Musk’ı daha çok sıkıştıracak gibi görünüyor.

iPhone 16 etkinliğinin tarihi belli oldu!

0

Apple, büyük iPhone 16 etkinliğinin tarihini resmi olarak duyurdu. Etkinlik, Apple Park’ta yapılacak ve 9 Eylül’de gerçekleştirilecek. Etkinlik davetiyesi “Glowtime” sloganını taşıyor. İşte şimdiden merakla beklenen Apple etkinliği hakkında bilmeniz gereken her şey…

Formatın, iPhone 14 ve iPhone 15 etkinliklerinde olduğu gibi, basın için yüz yüze deneyim ve herkes için sanal deneyimi birleştirmesi bekleniyor. Apple Park’ta ise, basın mensupları yeni iPhone 16 ve Apple Watch Series 10 ürünleriyle tanışacak. Ancak Apple’ın bu yıl için herhangi bir sürpriz planlayıp planlamadığını bilmiyoruz. Format ne olursa olsun, tüm iPhone 16 etkinliği Apple tarafından canlı olarak yayınlanacak. Apple’ın web sitesi, iPhone, iPad, Mac ve Apple TV üzerindeki TV uygulaması ve Apple’ın resmi YouTube kanalı üzerinden izlenebilecek.

iPhone 16 etkinliğinin tarihi resmen ortaya çıktı!

Etkinliğin ana teması, elbette iPhone 16 ve iPhone 16 Pro modelleri olacak. Ayrıca iPhone 16 ve iPhone 16 Plus’ın da birçok yeni iyileştirme alması bekleniyor. Bu yenilikler arasından en çok öne çıkanlar ise hiç şüphesiz A18 Pro çipi, yeni ekran büyüklükleri, Capture düğmesi ve kamera güncelleştirmeleri olacak.

Bunun yanında Apple’ın Apple Watch Series 10’u duyurması da bekleniyor; bu modelin 45mm ve 49mm daha büyük boyutlarda geleceği söyleniyor. Apple Watch Series 10 için söylentiler arasında daha ince bir kasa tasarımı, geliştirilmiş performans ve yeni sağlık sensörleri ve özellikler yer alıyor. Apple Watch Ultra 3’ün de gelişmiş performansla birlikte tanıtılması muhtemel.

iPhone 15 satışları

Cihaz tanıtımlarının yanı sıra, Apple etkinlik sırasında iOS 18, iPadOS 18, tvOS 18, watchOS 11, visionOS 2 ve macOS Sequoia’nın yeni yazılım güncellemeleri için yayınlanma tarihlerini de açıklayacak. Özellikle markanın fanları tarafından büyük bir merakla beklenen etkinliğin, teknoloji sektörü için hayırlı olmasını umuyoruz.

Apple, iPhone 16 satışlarının üçte ikisinin Pro modellerden gelmesini bekliyor

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yeni iPhone 16 mobil sektörde beklenen etkiyi yapabilecek mi? Siz daha önce hiç Apple marka bir akıllı cihaz kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca ve hızlı bir şekilde paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli.

Aska uçan arabası tam ölçekli testlere başlıyor

0

Aska uçan arabası, tam ölçekli prototipiyle bağlı, insansız uçuş testlerine başlıyor. Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından test uçuşları için yetkilendirilen Aska A5 elektrikli hibrit dikey kalkış ve iniş (VTOL) aracı, alçak irtifa testlerinde ilerleme kaydediyor.

Aska uçan arabası testleri

Şirketten yapılan açıklamaya göre, test uçuşları Kaliforniya’daki özel bir havaalanında yerden 200 feet yüksekliğe kadar gerçekleştirildi ve 350’den fazla bağlı uçuş testi gerçekleştirildi. İlk etapta bağlı uçuş testleri yapılacak, ardından konvansiyonel uçuşa geçilecek ve dikey uçuştan yatay uçuşa geçilecek.

Dört yolcu kapasiteli uçan araba, Motorlu Taşıtlar Dairesi tarafından kamuya açık yollarda kullanılmak üzere onaylanmış ve 500 milden fazla yol testi tamamlanmıştı. SUV boyutlarındaki aracın, katlanıp aracın üstüne konulabilen büyük kanatları ve pervaneleri bulunuyor. Şirkete göre uçan araç, saatte 240 kilometre hıza ulaşabiliyor ve 400 kilometreye kadar uçuş menziline sahip.

Aska A5 karayolunda sürülebilen VTOL’un tam ölçekli prototipi geçen yıl muafiyet veya yetki belgesi aldı. Altı adet motor sistemi bulunuyor ve her birinin kendine ait pil gücü kaynağı bulunuyor. Aracın mevcut park alanlarına park edilebilmesi ve EV şarj istasyonlarında şarj edilebilmesi amaçlanıyor.

FAA geçtiğimiz yıl da Alef Aeronautics’in 300 bin dolarlık elektrikli uçan arabasını test etmesini onaylamıştı. Hem Aska hem de Alef uçan araçlar için ön siparişleri sundular, ancak nihai FAA onayının gelecekteki zamanı henüz belirlenmedi; bu da karmaşık bir süreç olacak. Aska, 50 milyon doların üzerinde ön sipariş aldığını duyurdu. İnsan veya eşya taşımak için uçan araçlar geliştiren ve test eden şirketlerin sayısı giderek artıyor.

Apple, iPhone 16 satışlarının üçte ikisinin Pro modellerden gelmesini bekliyor

Apple, yaklaşmakta olan iPhone 16 serisi için yüksek beklentilere sahip. Şirket, serinin iPhone 16 Pro ve iPhone 16 Pro Max modellerinin, satışların üçte ikisini oluşturacağını öngörüyor. 9to5Mac tarafından yayımlanan rapora göre, bu iki üst seviye modelin, toplam satışların %67’sini karşılayacağı düşünülüyor. Bu beklenti, Apple’ın Pro modellerine olan yoğun talep ve kullanıcıların premium özelliklere olan ilgisinin bir yansıması olarak görülüyor.

Apple’ın bu projeksiyonları, yeni iPhone 16 modellerinde kullanılacak olan periskop lens teknolojisine dayanıyor. Bu özellik, iPhone 15 Pro Max modeline özel iken, iPhone 16 serisi ile hem Pro hem de Pro Max modellerine entegre edilecek. Bu değişiklik, iPhone 16 Pro’nun satışlardaki payını öngörmeyi kolaylaştırdı. Periskop lens teknolojisinin iki üst modele birden uygulanması, bu modellerin daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmesini sağlayacak. Ancak, Apple’ın tedarik zinciri yönetimi stratejisi, yani bileşen siparişlerini birden fazla tedarikçiye dağıtma eğilimi, belirli bileşenlerin toplam sipariş miktarını hesaplamayı zorlaştırıyor.

Bu durumun bir örneği olarak, LG Innotech‘in periskop lens modülünün tek tedarikçisi olacağı yönünde haberler mevcut. Folded Zoom adı verilen bu periskop lens modülü, Apple’ın yeni nesil iPhone’larında çok önemli bir rol oynayacak. Apple’ın, yeni iPhone serisi için beklenen toplam talebin %70’ini karşılayacak kadar Folded Zoom modülü sipariş ettiği bildiriliyor. Bu strateji, Apple’ın Pro modelleriyle pazarda güçlü bir yer edinme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Sektör kaynaklarından gelen bilgilere göre, Apple bu yıl dört farklı iPhone 16 modeli için 90,1 milyon adet üretim hedefi belirlemiş durumda. Bu hedef, 26,6 milyon iPhone 16 Pro (%30) ve 33,2 milyon iPhone 16 Pro Max (%37) birimini içeriyor. Yani, 2024 yılında piyasaya sürülecek toplam iPhone 16 cihaz ailesinin %67’sini Pro serisi akıllı telefonlar oluşturacak. Apple’ın bu modeller için yüksek üretim hedefi, markanın premium cihazlarına olan talebin artarak devam edeceği beklentisini yansıtıyor.

Apple’ın iPhone 16 serisi için belirlediği bu strateji, şirketin üst segment cihazlara olan yatırımlarını sürdüreceğini gösteriyor. Şirket, kullanıcıların gelişmiş kamera özellikleri, daha yüksek performans ve yeni nesil teknolojilere olan ilgisinin farkında olarak, Pro modellerini iPhone 16 serisinin merkezine koyuyor. Özellikle periskop lens gibi yenilikçi teknolojilerin bu modellerde yer alması, Apple’ın rakiplerine karşı üstünlük sağlamasına yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, Apple’ın yeni iPhone 16 serisi, teknoloji meraklıları ve premium cihaz kullanıcıları arasında büyük bir ilgi uyandırmaya aday. Şirketin bu modeller için belirlediği üretim hedefleri ve beklenen satış oranları, Pro serisinin Apple’ın gelecekteki stratejisinde ne kadar kritik bir rol oynayacağını açıkça ortaya koyuyor.

Elektrikli aracınızı yüzde kaça kadar şarj etmelisiniz?

0

Lityum demir fosfat (LFP) bataryalar elektrikli araçlarda ve sabit enerji depolamada yaygın olarak kullanılıyor. Peki bu bataryaları ne kadar şarj etmeliyiz? Dalhousie Üniversitesi’nden araştırmacılar bu soruya yanıt aradı. İşte araştırmanın sonuçları…

Elektriki araçların yüzde 100 şarj edilmesi sağlıklı değil

Çalışmada, farklı şarj seviyelerinde (SOC) çalıştırılan LFP/grafit hücrelerinin performansı karşılaştırıldı. Sonuçlar, daha düşük ortalama şarj seviyesinde çalıştırılan hücrelerin, daha yüksek seviyelerde çalıştırılanlara göre daha az kapasite kaybına uğradığını gösterdi.

Araştırmacılar, yüzde 0-80 veya yüzde 0-60 aralığında çalıştırılan LFP hücrelerinin, yüzde 0-100 aralığında çalıştırılanlara göre daha uzun ömürlü olabileceğini belirtti. Yüksek şarj seviyelerinde çalışmanın, batarya ömrünü önemli ölçüde kısalttığı da ortaya çıktı.

Bulgular, elektrikli araç sahiplerinin batarya ömrünü uzatmak için araçlarını sürekli tam şarj etmek yerine, orta seviyelerde (yüzde 20-50 gibi) tutmalarının faydalı olabileceğini gösteriyor. Özellikle araç-şebeke (V2G) uygulamalarında, araçların düşük şarj seviyelerinde çalıştırılması batarya ömrünü uzatabilir ancak menzili çok büyük oranda düşüreceği için, bu tür bir şarj döngüsüne girmek oldukça zor olacaktır.

Sonuç olarak, LFP bataryaların ömrünü uzatmak için ortalama şarj seviyesini düşük tutmak önemli. Ancak bu, kullanılabilir kapasite ile batarya ömrü arasında bir denge kurmayı gerektiriyor. Gelecekteki çalışmalar, bu dengeyi iyileştirecek yeni elektrolit katkı maddeleri ve batarya tasarımları üzerine odaklanacak gibi görünüyor.