Signal, iki ülkede engellemelerle karşı karşıya!

Venezuela’da Signal için uygulanan engelleme, geçen ay yapılan ve tartışmalı sonuçlarla sonuçlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından geldi.

MSNBC’ye göre, bu kararın arkasında seçim sonuçlarının ardından ülke genelinde yaşanan protesto ve tutuklamaların ortasında kalan Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun iktidarını korumaya çalışması yatıyor. Amerika Birleşik Devletleri, muhalefet adayı Edmundo González’i seçimlerin galibi olarak tanıdı ve internet izleme hizmeti NetBlocks, Signal’in Venezuela’da birçok internet sağlayıcısında erişilemez hale geldiğini bildirdi. Ayrıca Maduro’nun, sosyal medya platformu X’in de engellenmesi talimatını verdiği de gelen duyumlar arasında.

Rusya’da ise ülkenin iletişim düzenleyicisi Roskomnadzor, Signal’in Rus yasalarını ihlal ettiğini öne sürdü. Reuters’in bildirdiğine göre, Rusya’da Signal’e yeni bir hesap kaydı yapabilmek için VPN kullanmak gerekiyor. NetBlocks, Rusya’da Signalin çoğu internet sağlayıcısında arka plan hizmetlerinin kısıtlandığını belirtti.

Signal başkan ataması

Signal, bazı ülkelerde uygulamanın erişiminin engellendiğine dair raporların farkında olduklarını açıkladı. Şirket, bu engellemelerden etkilenen kullanıcılara, sansürü aşma özelliğini etkinleştirmelerini önerdi. NetBlocks, bu özelliğin uygulamanın Rusya’da kullanılabilir olmasını sağladığını bildirdi. Şirketten bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Rusya’daki kullanıcılar ayrıca ülkede büyük bir YouTube kesintisi yaşandığını bildirdi. YouTube sözcüsü Ciaran Ward, bazı kullanıcıların Rusya’da YouTube’a erişim sağlayamadıklarını doğruladı, ancak bunun teknik bir sorun veya platformun aldığı bir aksiyon sonucu olmadığını belirtti. Bu durum, Rusya’da internet özgürlüğüne yönelik artan baskının bir başka örneği olarak dikkat çekiyor.

Blockchain teknolojisinin geleceği ve uygulama alanları

0

Blockchain, işlemleri ve veri alışverişlerini kaydetmelerine olanak tanıyan bir tür dağıtılmış kayıt tutma teknolojisi. Blockchain, bilgileri birbirine bağlı bloklara düzenlemeye ve değiştirilemez bir kayıt oluşturmak için birbirine zincirlemeye dayanıyor. Kriptografi her bloğu mühürlüyor. Böylelikle ağdaki birçok bilgisayar arasındaki anlaşma blockchain tabanlı teknoloji etkinliğini doğruluyor.

Blockchain teknolojisi ve blockchainin geleceği

Blockchain’in bazı temel özellikleri şu şekilde:

  • Merkeziyetsiz: Tek bir yerde saklanmıyor. Bunun yerine, tüm bilgiler birçok bilgisayara ve ağa yayılıyor. Böylelikle hiçbir tek varlık verileri kontrol etmiyor.
  • Şeffaf: Tüm katılımcılar işlemlerin ve blockchain verilerinin tam geçmişini görüntüleyebiliyor.
  • Değiştirilemiyor: Kaydedildikten sonra işlemler blockchain’de değiştirilemiyor veya silinemiyor.
  • Güvenlik: Kriptografi ve ağ konsensüsü, blockchain’i yetkisiz değişikliklere veya bilgisayar korsanlığına karşı çok dirençli hale getiriyor.

Bu nitelikler, blockchain’i kurcalamaya karşı belirgin, doğrulanabilen etkinlik takibi gerektiren kullanım durumları için çok uygun hale getiriyor. Bitcoin gibi kripto paralar, merkezi otoriteler olmadan güvenli eşler arası finansal işlemleri etkinleştirmek için blok zincirini kullanıyor. Ancak, birçok başka sektör de blok zinciri özelliklerinden faydalanabiliyor.

Blok zinciri teknolojisi çeşitli şekillerde kullanılıyor. Üç ana türü var:

  • Bitcoin gibi genel blok zincirleri herkese açık. İşlemleri onaylamanız için fikir birliğini kullanıyor.
  • Özel blok zincirleri, dahili kurumsal kullanım için erişimi kısıtlıyor.
  • Konsorsiyum blok zincirleri bir grup kuruluş tarafından kontrol ediliyor.

Her tür, farklı ihtiyaçlara ve güvenlik seviyelerine uyacak şekilde benzersiz avantajlar sağlıyor. Blok zinciri teknolojisinin iş dünyasındaki uygulamalarının uyarlanabilirliği, birçok sektörde çeşitli kullanım durumları için özelleştirilmesine olanak tanıyor.

Blok zincirleri fikir birliğini, güvenliği ve değişmezliği sağlamak için karmaşık kriptografi ve matematiksel algoritmalar kullanıyor.

İş kanıtı ve hisse kanıtı gibi protokoller, işlemleri doğrulamak ve blok zincirine yeni blokların eklenmesini kolaylaştırmak için kullanılıyor. Ayrıca bu süreç, blok zincirinin mevcut durumu hakkında ağ fikir birliğini sağlıyor.

Koşullar sağlandığı zaman akıllı sözleşmeler otomatik ilerliyor. Bu, aracıları ortadan kaldırır ve kendi kendini yürüten sözleşmesel anlaşmalara olanak tanıyor.

Sayısız düğüm arasında, blok zinciri ağlarını kesintilere veya manipülasyona karşı inanılmaz derecede dirençli hale getiriyor.

Yeni Google güncellemesi, Android telefonlardaki gizliliği artıracak!

Google Arama’da gerçekleştirilecek olan bu yenilik, gizlilik konusunda hassas olan kullanıcılar için büyük bir avantaj sunuyor.

Güncelleme, Gizli mod sayesinde mümkün oluyor. Bu özellik, Google Arama uygulamasında yıllardır mevcut ancak bu kez uygulama içerisinde daha belirgin bir düğme ile karşımıza çıkıyor.

Artık bir arama terimi girdiğinizde, klavyenizin hemen üzerinde “Chrome Gizli Mod” düğmesi beliriyor. Bu düğmeye dokunduğunuz anda, mevcut sekmeniz anında bir Gizli mod sürümüne geçiyor, böylece taramalarınızı gizli tutmanız kolaylaşıyor.

Bu yeni özellik, kullanıcıların aramalarını daha güvenli ve gizli bir şekilde yapmalarını sağlıyor. Özellikle, özel bir araştırma yaparken veya hassas bir konu hakkında bilgi ararken bu düğme oldukça kullanışlı hale geliyor. İlk kez bu düğmeye dokunduğunuzda, Gizli modun neler sunduğunu açıklayan küçük bir açılır pencere karşınıza çıkacak. Bu bilgi, daha önce bu modu kullananlar için tanıdık gelebilir, ancak yeni kullanıcılar için temel bir özet sunuyor.

Google yasa dışı tekel

Bu güncelleme, gizlilik konusunda endişeleri olan kullanıcılar için ekstra bir rahatlık sağlıyor. Gizli mod ile yapılan aramaların geçmişe kaydedilmemesi, kullanıcıların kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olabilir. Bu da, özellikle dijital dünyada kişisel bilgilerin gizliliğine önem verenler için önemli bir avantaj sunuyor.

Google’ın bu yenilikle birlikte, kullanıcılarına daha fazla kontrol sunmayı hedeflediği görülüyor. Bu güncelleme, aynı zamanda markanın teknoloji dünyasında yenilikçi adımlar atmaya devam ettiğinin bir göstergesi.

Yenilik, Google’ın diğer büyük duyuruları öncesinde dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Salı günü yapılması planlanan Made by Google etkinliğinde, yeni Pixel 9 telefonlarının tanıtılması bekleniyor. Bu etkinlik, markanın teknolojik yeniliklerini sergilemesi açısından önemli bir platform olacak.

Oxford Üniversitesi’nden bilim adamları, her şeyi güneş paneline çevirecek!

Oxford Üniversitesi’nin fizik bölümünden araştırmacılar, güneş ışığına maruz kalan nesnelerin dış yüzeyine uygulanabilecek ultra ince bir malzeme geliştirdiler. Bu malzeme, hantal silikon bazlı güneş panellerinin yerini alabilecek nitelikte.

Bu ultra ince ve esnek film, sadece bir mikron kalınlığında olan ışık emici perovskit katmanlarından oluşuyor. Oxford Üniversitesi tarafından yapılan açıklamaya göre, bu yeni malzemeler, geleneksel silikon levhalardan 150 kat daha ince ve tek katmanlı silikon fotovoltaiklere göre yüzde 5 daha fazla enerji verimliliği sağlayabiliyor.

Oxford Üniversitesi fizik bölümünde doktora sonrası araştırma görevlisi olan Dr. Shauifeng Hu, bu yöntemin fotovoltaik cihazların yüzde 45’in üzerinde bir verimlilik elde etmesine olanak tanıyabileceğine inanıyor.

Bu yeni güneş enerjisi teknolojisi, aynı zamanda güneş enerjisinin maliyetini de düşürebilir. İnce ve esnek yapıları sayesinde neredeyse her yüzeye uygulanabilirler. Bu, inşaat ve kurulum maliyetlerini azaltarak daha fazla güneş enerjisi çiftliğinin kurulmasını ve sürdürülebilir enerji üretiminin artmasını sağlayabilir.

Ancak bu teknoloji hâlâ araştırma aşamasında ve üniversite, yeni tasarlanan perovskit panellerin uzun vadeli stabilitesinden bahsetmiyor. ABD Enerji Bakanlığı’na göre, son beş yılda güneş enerjisi verimliliğinin yüzde 6’dan yüzde 27’ye çıkması etkileyici bir başarı olsa da, stabilite fotovoltaik teknolojisine kıyasla sınırlı kalmıştır. 2016 yılında Solar Energy Materials and Solar Cells dergisinde yayımlanan bir çalışmada, perovskitin “verimli, düşük maliyetli enerji üretimi” sağlayabileceği ancak neme karşı duyarlılığı nedeniyle “zayıf stabiliteye” sahip olduğu belirtilmiştir.

Dünyanın en büyük güneş enerji santrali

Son on yılda güneş enerjisi, daha ucuz bir güç seçeneği haline geldi. Global Change Data Laba göre, güneş fotovoltaik teknolojisinin maliyeti son 10 yılda yüzde 90 oranında düştü.

Yeni güneş enerjisi çiftlikleri dünya genelinde hızla yayılıyor. ABD Enerji Bakanlığı, bu ayın başlarında Manhattan Projesi olarak bilinen nükleer silah programının bir parçasına ev sahipliği yapan 8.000 dönümlük bir araziyi güneş enerjisi çiftliğine dönüştüreceğini duyurdu.

Geçen ay ise Google, Tayvan’daki bir güneş enerjisi şirketine yatırım yaparak bölgede 1 gigawatt’lık bir hat inşa etmeyi planladığını açıkladı.

Elektrikli otomobil devrimi: Türkiye’deki gelişmeler

0

Tüketicilerin, elektrikli araçların daha fazla benimsenmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan sınırlı kamusal şarj konusundaki endişelerine rağmen, elektrikli satışları 2023’te Türkiye pazarında rekor kırdı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) Türkiye’de yayınladığı son verilere göre, 2023’ün ilk dokuz ayında 39.051 adete ulaşan yeni elektrikli araç araç kayıtları, 2022’nin aynı dönemindeki 4.056 adetlik yeni satışları aştı. Strategy& Türkiye, Türkiye elektrikli araç araç pazrının 2022’de 14.553 binden %92 bileşik yıllık büyüme oranıyla 2030’da 200 binlere çıkmasının bekliyor.

Elektrikli otomobil Türkiye pazarına etki ediyor

Elektrikli araç pazarındaki büyümenin talep tarafındaki elektrikli araç şarj istasyonlarının sayısını artırması bekleniyor. EPDK’nın 20 Eylül 2023 tarihli kamuoyu açıklamasına göre, Türkiye genelinde 4.221 şarj istasyonu vardı. Bunun toplam kamu şarj noktası sayısı 6.633 alternatif akım (AC) şarj noktası 2.228’di. Ayrıca doğru akım (DC) şarj noktası olmak üzere 8.861’e ulaştı.

Strategy& Türkiye’nin analizine göre, Türkiye’deki özel ve kamu şarj ünitesi sayısının 2023’te 8k-11k seviyelerindeydi. Bunun 2032’de yüzde 33’lük ortalama bileşik yıllık büyüme oranıyla (CAGR) 118-122k’ya çıkması bekleniyor. DC şarj ünitelerinin payı toplamın yaklaşık yüzde 5-10’unu oluşturuyor.

18 Nisan 2022’den bu yana “Şarj Hizmetleri Yönetmeliği”nden sonra, enerji sistem sağlayıcıları, yazılım şirketleri ve ilk kez enerji yatırımı yapanlar dahil olmak üzere 143 şirket Türkiye’de bir şarj şebekesi operatörü lisansı aldı. Ancak, birkaç oyuncu toplam şarj istasyonlarının yüzde 80’inden fazlasına erişim sağlayarak pazarın çoğunluğuna hakim. Örneğin, Eşarj, G-charge, TOGG’un sahibi olduğu Trugo, ZES, Voltrun en büyük şarj şebekesi operatörleri arasında. CPO lisansı sahiplerinin sayısı nedeniyle, elektrikli araç kamusal şarjı yakın vadede parçalı pazar olarak kalabiliyor. Ancak diğer sermaye yoğun pazarlara benzer şekilde gelecekte konsolidasyon olası bir gelecek senaryosu olabiliyor.

Şarj sağlayıcı operatörleri (CPO’lar) ve diğer piyasa oyuncuları gelecekteki talebi karşılamaya çalışıyor. Bunu için yeterli sayıda kamu istasyonu inşa etme yarışı devam ediyor. İleriye dönük kar elde etmek bugün karşı karşıya oldukları en büyük zorluk. Elektrikli otomobil Türkiye pazarında önemli bir rol oynamaya devam edecek.

Instagram bir hafta sonra açıldı! Neler yaşadık?

0

Geçtiğimiz hafta boyunca Türkiye’de sosyal medya devi Instagram’a getirilen erişim engeli, sonunda kaldırıldı. Erişim engelinin kaldırılması kamuoyunda büyük yankı uyandırırken bu sürecin arka planında yaşananlar ve alınan kararlar merak konusu oldu.

Instagram kapatıldığında 1 hafta boyunca neler yaşadık? İşte arkaplanda gerçekleşenler

Instagram’a erişim engelinin getirilmesinin arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal medya platformlarında yer alan içerikler konusundaki hassasiyeti yatıyordu. Özellikle katalog suçlar olarak bilinen; terör propagandası, nefret söylemi ve yasa dışı faaliyetlerle ilgili içeriklerin hızla kaldırılmaması, bu erişim engelinin temel gerekçeleri arasında yer aldı.

Türkiye Cumhuriyeti, bu tür içeriklerin yayılmasını engellemek ve dijital alanda güvenliği sağlamak amacıyla Instagram’a yaptırım uygulama kararı aldı. Erişim engelinin ardından Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ve Meta platformunun üst düzey temsilcileri arasında yoğun görüşmeler yapıldı.

Bu görüşmelerin ana konusu, Türkiye’nin katalog suçlar kapsamında dile getirdiği taleplerin karşılanmasıydı. Türkiye’nin talepleri doğrultusunda Meta platformu, Türkiye’deki yasalara uyum sağlama ve bu tür içeriklerin hızla kaldırılması konusunda söz verdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı tarafından yapılan açıklamada, bu görüşmeler sonucunda önemli kararlar alındığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dijital alandaki güvenliği artırmak için önemli adımlar attığı belirtildi. Bakan, Meta’nın bu talepleri kabul etmesi ve Türkiye yasalarına uyum sağlaması üzerine erişim engelinin kaldırılmasına karar verildiğini açıkladı.

Türkiye’de Instagram kullanıcılarının hesap güvencesi ve hakları konusunda da önemli düzenlemeler yapıldı. Bakanın açıklamasına göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait sosyal medya hesaplarının kapatılması veya kısıtlanması durumunda kullanıcı haklarının tam olarak korunacağına dair güvence verildi.

Ayrıca uyarı yapılmaksızın kapatılan veya kilitlenen hesaplar tekrar erişime açılacak ve adil bir süreç işletilecek. Türkiye’nin hassas olduğu bir diğer konu ise terörle mücadele oldu. PKK, PYD, FETÖ gibi terör örgütlerine ait hesaplar ve propaganda içeriklerinin kaldırılması konusunda Meta platformu gerekli hassasiyeti göstermeyi taahhüt etti. Bu kapsamda, Türkiye’deki dijital ortamda güvenliğin artırılması için önemli adımlar atılacak.

Instagram’ın erişime kapalı olduğu bu bir haftalık süreçte, kullanıcılar ve küçük işletmeler büyük zorluklar yaşadı. Özellikle Instagram üzerinden iş yapan küçük işletmeler, reklam faaliyetlerinde ve müşteri iletişiminde aksaklıklar yaşadı.

Bunun yanında VPN kullanımında ciddi bir artış yaşanırken dijital alışkanlıklarımızda da önemli değişimler gözlemlendi. Erişim engelinin olduğu süreçte kullanıcılar alternatif sosyal medya platformlarına yöneldi. Ayrıca yerli bir reklam sistemine duyulan ihtiyaç da bu süreçte gündeme geldi.

Türkiye’de dijital ortamda ifade özgürlüğünün korunması,yasalar çerçevesinde düzenlenmesi ve bu alanda adil bir denetim mekanizmasının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu gelişmeler ışığında Türkiye’de sosyal medya platformlarının geleceği ve dijital düzenlemelerin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

ChargePoint’ten elektrikli araç şarjında devrim yaratan yeni teknoloji

ChargePoint, elektrikli araç şarj ağına öncülük eden “Omni Port” teknolojisini tanıttı. Bu çığır açıcı sistem, farklı şarj portlarını tek bir ünitede birleştirerek, elektrikli araç sahiplerinin yaşadığı şarj uyumsuzluğu sorununa kalıcı bir çözüm sunuyor.

Kuzey Amerika ve Avrupa’da 1 milyondan fazla şarj noktasına sahip olan ChargePoint, Omni Port ile adaptörihtiyacını ortadan kaldırarak, farklı şarj girişlerine sahip tüm elektrikli araçların tek bir noktadan şarj edilebilmesini sağlıyor. Bu sayede, sürücülerin şarj istasyonlarında zaman kaybetmeleri ve karmaşık işlemlerle uğraşmaları önleniyor.

Omni Port nasıl çalışıyor?

Omni Port, CCS1J1772 ve NACS gibi farklı şarj standartlarını tek bir portta birleştirerek, araçların otomatik olarak doğru konnektöre bağlanmasını sağlıyor. Sürücülerin yapması gereken tek şey, ChargePoint uygulamasına araç bilgilerini girmek ve şarj işlemini başlatmak. Sistem, geri kalan işlemleri otomatik olarak gerçekleştiriyor.

ChargePoint’in yeni teknolojisi, özellikle Kuzey Amerika’da yaygın olarak kullanılan J1772 ve CCS1 şarj portlarına sahip araç sahipleri için büyük kolaylık sağlayacak. Bu sayede, sürücüler belirli şarj portlarına özel istasyonlar aramak zorunda kalmayacak ve şarj ağının daha geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından erişilebilir hale gelmesi sağlanacak.

ChargePoint’in hedefleri

Şirket, Omni Port donanımlı şarj cihazlarını bu yılın sonuna doğru kullanıma sunmayı hedefliyor. Bu sayede, elektrikli araç sahiplerinin şarj deneyimini iyileştirerek, elektrikli araçların daha hızlı benimsenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

ChargePoint’in Omni Port teknolojisi, elektrikli araç şarj sektöründe yeni bir dönem başlatıyor. Bu yenilikçi sistem, şarj işlemini daha kolay, hızlı ve kullanıcı dostu hale getirerek, elektrikli araçların günlük hayatın bir parçası haline gelmesini hızlandıracak.

Beklenen an geldi: Instagram açıldı!

0

Instagram bir haftadır kapalı ve ne zaman resmi bir gelişme olsa sizlerle paylaştık. Şimdi de konuyla alakalı en alakalı ve yetkili isim olan Ulaştırma ve Altyapı bakanı Uraloğlu, önemli bir açıklama yapacağını duyurdu. Açıklama sırasında Instagram ile anlaşıldığını söyledi.

Bakan açıkladı: Instagram açıldı!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Instagram ile anlaşmaya varıldığına dair açıklama yaptı:

“Bildiğiniz üzere Türkiye’de sosyal medya platformu Instagram’ın erişimine engel getirmiştik. Erişim engeli getirmenin gerekçeleri vardı, katalog suçlar başta olmak üzere birçok konuda bazı hassasiyetlerimiz vardı. Bu hassasiyetlerin giderilmesi, karşılanması noktasında Bilgi ve Teknolojileri ve İletişim başkanımızın ve Meta platformunun yetkilileri gerek Türkiye temsilcisi gerekse de daha üst düzey yetkililerle yapılan görüşmeler sonunda belli kararları aldık.

Belli noktaya vardık, bunları sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle yasal uyum ve içerik kaldırma noktasında Türkiye Cumhuriyeti yasaları kapsamında katalog suçlar arasında yer alan içeriklerin ve paylaşımların kaldırılması için yapılacak çalışmanın akabinde derhal engelin kaldırılması sağlanacaktır.Bu kapsamda Türkiye hukuk sistemine uygunluk sağlanacak ve yasaların ihlali söz konusu olduğunda hızlı ve etkili bir müdahale gerçekleştirilecektir.

Kullanıcı hakları ve hesap güvencesi noktasında ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait sosyal medya yasaklarının kullanıcı hakları tam olarak korunacaktır. Hesaplar herhangi bir uyarı yapılmadan kapatılmayacaktır. Bununla birlikte uyarı yapılmaksızın kapatılan ya da kilitlenen hesaplar tekrar erişime açılacak, silinen hesaplarla ilgili vatandaşlarımızın hakları gözetilerek adil bir uygulama süreci yönetilecektir.

Yine ülkemizin çok hassas olduğu terörle mücadele noktasında ise PKK, PYD ve FETÖ gibi terör örgütlerine ait hesaplar ve örgütler lehine propaganda içeren tüm içerikler Meta platformu tarafından kaldırılması için gerekli hassasiyet gösterilecektir. Bununla birlikte terör propagandası ve yasa dışı içeriklerle mücadele noktasında etkin bir yaklaşım benimsenerek güvenlik ve kamu düzeni de bu vesileyle korunmuş olacaktır.

Bu düzenlemeler içerisinde Türkiye’deki dijital ortamda güvenliğin artırılması, yasal uyum, kullanıcı haklarının korunması ve adil bir denetim mekanizmasının geliştirilmesine yönelik önemli kazanımlar, önemli mesafeler kat edilmiştir ve yakın zamanda da Meta platformu yetkililerinin Türkiye’ye daha geniş katılımlı ve üst düzey ziyaretinin olacağını bu vesileyle bildirmek isterim. Yine Meta platformuna bildirilen katalog suçlarıyla ilgili gerekli işlemler tamamlanmıştır. Bundan sonra da dikkatle uygulanmaya devam edilecektir.

Instagram saat 21:30’da açıldı

Bakan Uraloğlu, yukarıda metnini verdiğimiz açıklamanın ardından X hesabından yaptığı paylaşım ile platformun ne zaman açıklanacağını da duyurdu. Ardından Instagram saat 21:30’da erişime açıldı.

Bakan Uraloğlu tarafından yapılan resmi açıklama şu şekilde:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak; katalog suçları çerçevesinde uyguladığı politikalardan dolayı sosyal medya platformu Instagram’a 2 Ağustos tarihinde taleplerimize karşılık vermediği için erişim engeli getirmiştik.

Baştan beri sosyal medya platformlarının Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına saygı duymalarını istedik.

Instagram yetkilileri ile yürüttüğümüz görüşmeler neticesinde özellikle katalog suçlar çerçevesindeki taleplerimizin karşılanacağı, kullanıcılara getirilen sansür konusunda ortak bir çalışma yapma sözü vermeleri üzerine saat 21.30 itibari ile erişim engelini kaldıracağız.

5G teknolojisi Türkiye’de ne zaman yaygınlaşacak?

0

5G, hız ve gecikme söz konusu olduğunda mevcut 4G teklifine göre büyük bir ilerleme. Yaygın olarak kablosuz teknolojinin yeni küresel standardı haline geliyor. Küçük bir alandaki binlerce cihazın aynı anda bağlanmasına izin verdiği için önceki ağlardan daha fazla kapasite sağlıyor. Gecikmenin ne anlama geldiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bu, bir kablosuz cihaza bir eylem gerçekleştirmesi talimatı verilmesi ile bu eylemin tamamlanması arasındaki süreyi ifade ediyor. 5G’nin sonucu, gecikmenin mobil cihazlarda çok daha duyarlı hale gelmesi.

5G ne zaman gelecek?

5G neden daha hızlı yaygınlaştırılmıyor? Bazı şirketler 5G’yi desteklemeye çalışırken birden fazla zorlukla karşılaşıyor. Bu zorluklar:

  • 5G ağ dağıtımı
  • Bazı bölgeler 5G’ye dahil olmayabiliyor.
  • 5G kullanıma sunulmadan önce kapsamlı testlerin tamamlanması gerekiyor
  • 5G telefonlar hala ana akım pazara girme yolunda
  • 5G dağıtımı pahalı

Buna rağmen, EE, O2, Vodafone, Virgin, Three ve BT gibi büyük ağ sağlayıcılarının 5G’yi Birleşik Krallık’ta yayınlamaya başladı. Ulusal plan 2028 yılına kadar tüm ülkenin kapsanmasını hedefliyor. Benzer şekilde ülkemiz için de stratejiler gelişiyor.

Buna rağmen, EE, O2, Vodafone, Virgin, Three ve BT gibi büyük ağ sağlayıcılarının 5G’yi Birleşik Krallık’ta yayınlamaya başladı. Ulusal plan 2028 yılına kadar tüm ülkenin kapsanmasını hedefliyor. Benzer şekilde ülkemiz için de stratejiler gelişiyor.

6G’nin halihazırda yolda olduğuna inanmak zor. 5G Advanced adlı bir basamak taşının ardından planlama ve araştırma zaten devam ediyor. 5G Advanced için ağ desteğinin 2025’te kullanılabilir hale gelmesi muhtemel ve geliştirme önceki on yıllık ritimle uyumlu bir şekilde ilerlerse 6G’nin 2030 civarında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Tüm internet trafiğinin yüzde 50’sinden fazlasının mobil cihazlarda gerçekleştirildiği bir dünyada, kablosuz teknoloji hiç bu kadar önemli olmamıştı. İngiltere nüfusunun yüzde 50’si için artık 5G aktif durumda. Türkiye’de operatörlerin ve düzenleyicilerin benzer yaklaşımla bu dönüşümü hızlandırması bekleniyor. 5G sadece günlük rutin internet hızımızın artmasını sağlamayacak. İş ve operasyonlarda daha hızlı ve doğru kararların alınmasını sağlayacak. 5G ne zaman gelecek sorusuna kesin bir yanıt vermemiz zor. Ancak bu geçiş sürecinde önemli bir ilerleme katettik.

TSMC yapay zeka talebiyle büyüme hızını artırdı

Dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi olan Tayvanlı TSMC, yapay zeka ve mobil çip talebindeki yoğun artış sayesinde Temmuz ayında gelirlerini %45 oranında artırarak dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu gelişme, TSMC’nin, özellikle Nvidia gibi büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka çiplerine yönelik güçlü talebinin devam edeceği yönündeki umutlarını daha da güçlendirdi.

Bloomberg’in raporuna göre, TSMC’nin Temmuz ayı satışları 7,9 milyar dolara ulaşarak geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir artış kaydetti. Bu, şirketin gelirlerinde %45’lik bir artış anlamına geliyor. Yapay zeka endüstrisi için çiplere olan yüksek talep, TSMC’nin üretim kapasitesinin her çeyrekte artmasına neden olurken, daha fazla müşteri gelişmiş süreç teknolojilerine geçiş yapıyor. Bu da şirketin büyümesine ivme kazandırıyor.

TSMC, üçüncü çeyrek gelirlerinde yıllık bazda %37’lik bir artış bekliyor ve bu çeyrek için öngörülen gelir hacmi 23,1 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Artan satışlar ışığında şirket, yıllık gelir tahminini de revize ederek, 2024 yılında büyümenin %20’yi aşacağını öngörüyor.

Bu etkileyici büyüme, TSMC’nin küresel çip piyasasındaki liderliğini daha da pekiştirdiğini gösteriyor. Yapay zeka ve mobil teknolojilere olan talebin güçlü bir şekilde devam etmesi, şirketin gelecekteki performansı için de olumlu sinyaller veriyor. TSMC’nin bu başarısı, özellikle Nvidia gibi yapay zeka alanında öncü şirketlerin çip ihtiyaçlarını karşılamadaki kritik rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.

TSMC’nin elde ettiği bu gelir artışı, aynı zamanda küresel yarı iletken pazarındaki belirsizliklerin ortasında şirketin esnekliğini ve inovasyon kapasitesini de gözler önüne seriyor. Yapay zeka çiplerine olan bu yüksek talep, TSMC’nin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine daha fazla yatırım yapmasına ve yeni nesil teknolojilere öncülük etmesineolanak tanıyor.

Çin’de elektrikli araç satışları rekor kırdı!

Çin, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlara geçişte önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Temmuz ayında, bu araçların toplam otomobil satışlarındaki payı ilk kez yüzde 50’nin üzerine çıkarak rekor kırdı.

Çin Binek Otomobil Derneği‘nin verilerine göre, Temmuz ayında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç (NEV) satışları yıllık bazda yüzde 37 artış göstererek toplam otomobil satışlarının yüzde 50,7‘sini oluşturdu. Bu, Haziran ayına göre NEV’lerde yüzde 28,6 ve tamamen elektrikli araçlarda yüzde 14,4‘lük bir artış anlamına geliyor.

Hükümet teşvikleri etkili oldu

Üç yıl önce elektrikli araçların satışlardaki payı yalnızca yüzde 7 iken, hükümetin sunduğu çeşitli teşvikler ve düşen fiyatlar sayesinde bu alanda büyük bir sıçrama yaşandı.Çin’de elektrikli araç için Temmuz ayında toplam binek otomobil satışları yıllık bazda yüzde 3,1 düşüş göstermesine rağmen, elektrikli araçlara yönelimdeki artış dikkat çekiyor.

Çin’de elektrikli araç için hükümeti, elektrikli araç satışlarını artırmak için Temmuz ayı sonunda bu araçlara yönelik nakit teşviklerini 20.000 yuana (yaklaşık 2.785 dolar) çıkardı ve bu teşviki Nisan ayından itibaren geriye dönük hale getirdi. Ayrıca, NEV’ler 2024 ve 2025 yıllarında 30.000 yuana (yaklaşık 4.175 dolar) kadar satış vergisinden muaf tutuluyor. Benzinli otomobillerini NEV’lerle değiştiren tüketicilere ise 20.000 yuan (yaklaşık 2.540 dolar) hurda teşviki veriliyor.

Çin’in elektrikli araç hedefleri

Çin hükümeti, elektrikli araçların üretimi ve kullanımı konusunda dünya lideri olma hedefiyle çeşitli politikalar uyguluyor. Bu teşvikler ve destekler sayesinde Çin, elektrikli araç pazarında önemli bir büyüme kaydediyor ve küresel otomotiv endüstrisini şekillendiriyor.

iPhone 16 üretimi tam gaz devam ediyor: Foxconn 50.000 yeni işçi aldı!

Apple, iPhone 16 modelinin yüksek talebini karşılamak amacıyla, Foxconn‘un Çin’deki en büyük montaj tesisine 50.000 yeni işçi alımında bulundu. Koreli yayın kuruluşu Business Korea’ya göre, bu hamle, Apple’ın iPhone 16 üretimi  kapasitesini artırmak ve büyük talebi karşılamak için stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Apple’ın, 100 milyondan fazla iPhone 16 üretimi satmayı hedeflediği ve bu nedenle çip siparişlerini artırdığı daha önce de rapor edilmişti.

Foxconn, Apple’ın en büyük montajcısı olarak bilinirken, Çin’in Zhengzhou şehrindeki tek bir üretim tesisi, küresel iPhone üretiminin yaklaşık %80’ini oluşturuyor. Bu tesis, Apple için kritik bir üretim merkezidir ve iPhone üretiminin mevsimsel artış dönemlerinde büyük bir iş gücüne ihtiyaç duyulmaktadır. Temmuz ayında, iPhone üretiminde yaşanan hızlanma nedeniyle, Foxconn her yıl mevsimlik işçi alımına başlıyor. Bu yıl, özellikle iPhone 16’nın üretiminde önemli bir artış yaşanacağı için, fabrikanın 50.000 yeni işçi alımı yapması planlandı.

Yeni işçilerin iPhone 16 üretimi için saatlik ücreti 25 yuan (yaklaşık 3,49 dolar) olarak belirlenirken, çalışanlara sağlanan primler de önemli ölçüde artırıldı. Temmuz ayı sonlarında yayınlanan iş ilanlarına göre, primler 6000 yuan (836 dolar) seviyesinden 7500 yuana (1046 dolar) yükseltildi. Bu artış, iş gücünü teşvik etmek ve üretim sürecindeki verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirildi.

Apple, bu yıl iPhone 16 serisinin yüksek talep görmesini bekliyor. Apple Intelligence tarafından sağlanan verilere göre, mevcut iPhone 15 Pro ve 15 Pro Max modellerinde bulunan gelişmiş yapay zeka özelliklerinin, kullanıcıların model değiştirme eğilimini artıracağı öngörülüyor. Bu da iPhone 16’ya olan talebi önemli ölçüde destekleyecek. Apple, bu talebi karşılamak için üretim süreçlerini hızlandırıyor ve iş gücünü artırarak iPhone 16’nın piyasada güçlü bir performans sergilemesini hedefliyor.

Katlanabilir telefonların yükselişi: Samsung Galaxy Z Fold4 incelemesi

0

Samsung Galaxy Z Fold 4 ile Samsung görünüşe göre türü yeniden icat etmeye veya bu cihazlarını tasarımını kökten değiştirmeye çalıştı. Galaxy Z cihazı Z Fold 3’e göre bir dizi küçük ama hoş tasarım iyileştirmesi var. Ayrıca yeni bir işlemci ve ileri kamera dizisi getiriyor.

Tüm bunlar, selefinden daha hafif ve daha ince ve genel olarak geleneksel, 6.2 inçlik bir Android 12 cihazı olarak hizmet etmek için daha iyi donanımlı olan ve içine geniş, esnek bir 7,6 inçlik ekran yerleştiren bir cihaza dönüşüyor.

Samsung Galaxy Z Fold4 inceleme

Bu, çok az taviz sunan her şeyi yapabilen bir cihaz. Evet, Samsung Galaxy Z Fold 4 katlandığında ortalama bir akıllı telefondan belirgin şekilde daha kalın. Ayrıca kapak ekranı çoğu Android telefondaki ekrandan biraz daha dar. Ancak bunlar katlandığında kolayca cebe sığarken üretkenliği artıran bir telefon için ödenecek küçük bedeller.

Samsung, One UI yazılımına güncellemeleriyle üretkenliğe odaklandı. Hatta S Pen girişini bile destekliyor. ameralar mükemmel ve tanıdık. Samsung temelde Galaxy S22’nin kamera dizisini ödünç alıp Z Galaxy Fold 4’ün arkasında yer alıyor.

Güç açısından, Z Fold 4, Qualcomm’un şu anda sunduğu en iyi mobil CPU olan Snapdragon 8 Plus Gen 1’i ve 12 MB RAM’i içeriyor. Bu çip, Apple’ın A15 Bionic’i kadar güçlü değil. Ancak Qualcomm arayı kapatıyor ve testlerimize göre çip, çoğu tipik görev için ihtiyaç duyduğunuz tüm güce ve 8K video akışlarını düzenlemek gibi daha fazla CPU gerektiren görevler için yeterli boş alana sahip.

Pil ömrü konusunda bazı endişelerimiz var. 4.400mAh pil tipik bir iş gününü geçirir, ancak testlerimiz yaklaşık 13 saat olduğunu gösterdi. Ancak bu boyuttaki bir cihaz ve böylesine verimli bir çip için daha fazlasını umuyorduk. Gerçek şu ki, bir tablet ekranı en büyük standart 6.8 inç akıllı telefon ekranından bile daha fazla pil ömrü tüketecek. Samsung Galaxy Z Fold4 inceleme yazımızla bu telefonların gelecek trendlerine değindik.

Temu’nun kurucusu Colin Huang’ın serveti ne kadar?

Çinli e-ticaret devi Temu’nun kurucusu Colin Huang, Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre Çin’in en zengin insanıoldu. Huang’ın serveti, 48.6 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Daha önce bu unvan, Çin’in en büyük içecek şirketinin sahibi Zhong Shanshan‘a aitti. Ancak Zhong Shanshan’ın şirketindeki sorunlar nedeniyle serveti önemli ölçüde azalınca, yerini Temu’nun başarılı girişimcisi Huang aldı.

Google’dan çin’in en zenginini

Bilgisayar mühendisi olan Huang, 2015 yılında Pinduoduo platformunu kurmuştu. Kısa sürede büyük bir başarı yakalayan Huang, 2021 yılında dünyanın en zengin insanları arasında yer almıştı. Temu ile birlikte bu başarısını daha da büyüten Huang, şimdi de Çin’in en zengin insanı olarak dikkat çekiyor.

Temu’nun Türkiye’deki etkisi

Temu, Türkiye’de de son dönemde sıkça gündeme gelen bir platform. Uygun fiyatlı ürünleriyle dikkat çeken Temu, Türkiye’deki gümrük vergisi düzenlemelerinin de ana nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Colin Huang’ın hikayesi, sıradan bir mühendisin nasıl dünyanın en zengin insanlarından biri haline geldiğinin bir kanıtı. Özellikle genç girişimciler için ilham verici olan bu başarı hikayesi, Çin’in yükselen ekonomik gücünün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Not: Bu haber, Bloomberg Milyarderler Endeksi’ndeki verilere dayanarak hazırlanmıştır

Intel araçlarda yeni bir dönem başlatıyor!

İntel, otomotiv sektörüne yönelik yeni ve heyecan verici bir adım attı. Şirket, ilk ayrık grafik işlem birimi (dGPU) olan Intel Arc Graphics for Automotive ile araç içi deneyimi kökten değiştirecek. AI Cockpit Innovation Experience etkinliğinde tanıtılan bu yeni çözüm, yapay zeka destekli kokpitler için önemli bir adım.

2025’te yollarda olacak

Intel Arc GPU’lar, 2025 yılından itibaren araçlarda kullanılmaya başlayacak. Şirket henüz bir otomobil ortağı açıklamasa da, Arc A760A adlı özel bir GPU’nun araçlarda yer alacağı belirtiliyor. Bu GPU sayesinde üreticiler ve sürücüler, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş kokpit deneyimlerine kavuşacak.

Intel araçlarda

Yapay Zeka ile sürücüye özel deneyim

Arc A760A, yapay zeka destekli yazılım tanımlı araçlar (SDV) için açık, esnek ve ölçeklenebilir bir platform sunuyor. Yüksek kaliteli ve gerçekçi deneyimler vadeden bu GPU, ses, kamera ve hareket tanıma gibi özelliklerle 3D grafikler, altı araç içi kamera ve yedi yüksek çözünürlüklü ekranın kontrolünü kolaylaştırıyor. Ayrıca AAA oyunları, araç içi eğlence ve yapay zeka destekli üretkenlik uygulamaları da bu GPU ile çalıştırılabilecek.

Intel’in AI Cockpit çözümü sadece GPU’lardan oluşmuyor. Sistem, doğal dil işleme sayesinde karmaşık araç kontrol komutlarını yürütme, araçla ilgili soruları doğru yanıtlama ve sürücüyle daha etkileşimli bir sohbet imkanı sunuyor. Şirket, otomobiller için 500’den fazla özellik ve yapay zeka uygulaması oluşturduğunu ve 100’den fazla bağımsız yazılım satıcısının bu alanda çalıştığını belirtiyor.

Intel araçlarda

Intel’in bu hamlesi, otomotiv sektöründe yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Yapay zeka destekli kokpitler sayesinde araçlar, sürücülerin ihtiyaçlarına daha iyi cevap verecek, kişiselleştirilmiş ve daha eğlenceli bir deneyim sunacak. Önümüzdeki yıllarda araç içi teknolojilerde yaşanacak büyük gelişmelerin ilk sinyallerini veren bu adım, otomotiv sektörünün geleceğini şekillendirecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Metaverse evreni: Gerçek mi yoksa hayal mi?

0

İspanyol şirket 30 Parallel Games; Meta Quest 3, Quest 2 ve Quest Pro için VR rol yapma oyunu Terra Alia’nın son sürümünü yayınladı. Bu steampunk macerasında, kayıp Profesör Esperanto’yu bulmak için bir göreve çıkıyorsunuz.

Metaverse geleceği

Yolculuğunuz sizi teknoloji ve büyünün birleştiği bir şehre ve antik bir çöle götürecek. Ayrıca bulmacaları çözmek ve savaşlarda savaşmak için on farklı dildeki kelimelerden büyüler oluşturmalısınız. 30 Parallel Games’e göre, “Spell-Finitive Edition” Erken Erişim sürümüne kıyasla çok sayıda iyileştirme ve yeni içerik içeriyor:

  • İleri hikaye örgüsü ve ek yan görevler içeren üç yeni konum
  • Dört oyuncuya kadar çok oyunculu mod
  • Ek zorluklar, düşmanlar ve bulmacalar için yeni büyüler
  • Gözden geçirilmiş savaş mekanikleri ve seviye atlama sistemi
  • İleri arayüz ve animasyonlar
  • Daha doğru büyü kullanımı için ileri konuşma tanıma

Artık sanal gerçeklikte yabancı dilleri öğretmeyi amaçlayan bir dizi uygulama var. Saf öğrenme uygulamalarına kıyasla Terra Alia daha çok oyun oynamayı ele alıyor. Örneğin Noun Town benzer şekilde eğlenceli bir yaklaşım sergiliyor. Böylelikle uygulama, dil becerileriniz için çeşitli mini oyunlar sağlıyor.

Meta Quest için de kullanılabilen Mondly uygulaması, dil becerileri edinmeniz gereken günlük durumlara sizi sokuyor. Gerçek öğretmenler, dersler ve sohbet arkadaşlarıyla daha “geleneksel” bir yaklaşımı tercih ediyorsanız, Immerse gibi uygulamalara göz atmalısınız.

Benzer şekilde VR eğlence sektöründe öncü olan Darklume VR, kullanıcıların daha önce hiç olmadığı kadar eğlence, keyif ve fantezi öğelerini deneyimleyebileceği muhteşem bir sanal dünya olan DarkLume VR’ı duyurdu. DarkLume VR’nin misyonu, kullanıcıların benzer düşünen kişilerle bağlantı kurabileceği ve lüks ve sofistikeliğin en üst noktasını deneyimleyebileceği dinamik ve sürükleyici bir metaverse yaratmak. Kullanıcılar, nefes kesen dans pistleri ve sanal kulüplerle DarkLume gece hayatına girebiliyor. İçlerindeki duyguları ateşleyebiliyor ve dijital zenginlik biriktirebiliyor.

Böylelikle Metaverse evrenindeki örnekler hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Gerçek mi yoksa hayal mi sorusunun yanıtını net bilemiyoruz. Ancak metaverse evreni hayatımıza dahil oldu diyebiliriz. Metaverse geleceği hakkında tartışmalar devam ederken, sanal dünya hayatımızın bir parçası oldu.

Yapay zeka destekli akıllı ev sistemleri: Geleceğin evleri

0

Günümüzün hızlı dünyasında, akıllı evler artık fütüristik bir kavram değil. Yapay Zeka (AI) ve Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) entegrasyonu, yaşam alanlarımızı devrim niteliğinde değiştiriyor. Onları daha rahat, verimli ve güvenli hale getiriyor.

Akıllı ev sistemleri ile geleceğin evleri

Akıllı evler, aydınlatma, sıcaklık, güvenlik ve eğlence gibi çeşitli ev fonksiyonlarını kontrol eden ve izleyen otomasyon sistemleriyle çalışıyor. Bu sistemler, artan rahatlık, konfor ve verimlilik sağlayarak yaşam kalitesini artırmak için tasarlanıyor.

Akıllı ev teknolojisinin yolculuğu, 20. yüzyılın başlarında ev aletlerinin icadıyla başladı. Ancak, internetin ve kablosuz iletişim teknolojilerinin yükselişiyle yönlendirilen önemli ilerlemeler 20. yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başına kadar yapılmadı. Yapay zeka ve Nesnelerin İnterneti’nin entegrasyonu, akıllı ev teknolojisinde önemli bir değişimi işaret etti. Bu teknolojiler, akıllı evlerin daha sezgisel, duyarlı ve birbirine bağlı hale gelmesini sağlayarak sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir yaşam deneyimi sağladı.

Yapay zeka, akıllı cihazların verileri işlemesini, kararlar almasını ve görevleri otonom gerçekleştirmesini sağlayarak ev otomasyonunda önemli bir rol oynuyor. Amazon Alexa ve Google Assistant gibi yapay zeka destekli sistemler, sesli komutlarla çeşitli akıllı ev cihazlarını kontrol edebiliyor. Günlük görevleri daha kolay hale getirebiliyor.

Yapay zeka destekli cihazlar akıllı evlere benzersiz bir kolaylık ve verimlilik getiriyor. Örneğin, yapay zeka destekli buzdolapları yiyecek envanterini takip edebiliyor. Akıllı çamaşır makineleri yük boyutuna ve kumaş türüne göre su ve deterjan kullanımını optimize edebiliyor. Böylelikle bu yenilikler zamandan tasarruf sağlar, atığı azaltır ve genel ev yönetimini iyileştiriyor.

Yapay zeka, akıllı ev sistemlerinin kişiselleştirilmesine ve özelleştirilmesine olanak tanıyor. Ev ortamını bireysel tercihlere göre uyarlıyor. Yapay zeka sistemleri rutinleri ve tercihleri ​​öğrenebiliyor. Aydınlatmayı, sıcaklığı ve eğlence ayarlarını otomatik olarak ayarlayabiliyor. Bu düzeyde özelleştirme, daha konforlu ve sezgisel bir yaşam deneyimi yaratıyor.

Akıllı evlerdeki IoT ekosistemi, işlevselliği artırmak için birbirleriyle konuşan, birlikte çalışan ağa bağlı aygıtlardan oluşuyor. Ayrıca bu ekosistem, verileri toplayan akıllı sensörler, kameralar, cihazlar ve diğer bağlı cihazları içeriyor. Böylelikle kapsamlı ve koordineli bir ev otomasyonu deneyimi sağlıyor.

Instagram’a erişim engelinin etkileri ortaya çıkmaya başladı?

Türkiye’de 2 Ağustos’tan itibaren uygulanan Instagram erişim engelinin etkileri ortaya çıkmaya başladı. Gemius AdReal tarafından yapılan araştırmaya göre, Instagram’daki görüntülenme sayısı, erişim engelinin başlamasından sonraki ilk haftada bir önceki haftaya göre %75 oranında azaldı. Bu durum, dijital reklam pazarında büyük bir gerilemeye yol açtı.

Instagram, erişim engelinin başlamasından önce dijital reklam iletişimlerinin %41‘ini gerçekleştiren en popüler sosyal medya platformlarından biriydi. Ancak, kısıtlamanın ardından Instagram, 4 büyük sosyal medya platformu arasında son sıraya düştü. Bu platformu en yoğun kullanan grup ise KOBİ’ler olarak öne çıkıyor. Küçük işletmeler, iletişimlerinin yarısını Instagram üzerinden yürütüyordu, bu da kısıtlamanın onları ciddi anlamda zor durumda bıraktığını gösteriyor. Büyük markalar ise iletişimlerini YouTube ve Facebook gibi diğer platformlara kaydırarak Instagram’dan uzaklaşmaya başladı. Bu kaymaların sonucunda, Instagram’daki toplam görüntülenme sayısı bir haftada 4 milyardan 1 milyara düştü.

Erişim engelinin ardından reklamverenler, özellikle Facebook ve TikTok gibi sosyal ağları tercih etmeye başladı. Aynı zamanda, yerel sitelerin reklam hacminde %5 oranında bir artış yaşandı. Erişim engelinden olumsuz etkilenen bir diğer sektör ise perakende sektörü oldu. Görsel iletişimin ön planda olduğu turizm ve kişisel bakım gibi sektörlerin de önümüzdeki dönemde bu yasaktan olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Instagram’ın Reklam Payı Değişimi

Sektör26 – 31 Temmuz2 – 7 Ağustos
Perakende27.53%25.88%
Seyahat & Turizm8.63%9.27%
Kişisel Bakım & Hijyen9.97%8.41%

Instagram’a erişimin engellenmesiyle birlikte, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaşadığı bu zorluklar, dijital reklam sektöründe de geniş yankı uyandırıyor. Önümüzdeki dönemde bu yasakların etkilerinin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Apple’ın yeni nesil işlemcisi M2 Max’in detaylı incelemesi

0

Apple’ın yeni nesil çipi M4, yeni iPad Pro’ya geliyor. Yeni OLED iPad Pro modelleri, iPadOS’ta AI ile ilgili görevler için performansını üst seviyede tutuyor.

Apple, M4’ün AI yeteneklerine yoğun bir şekilde odaklandı. Şirket, yeni bir sinir motorunun onu “AI için inanılmaz derecede güçlü bir çip” haline getirdiğini ve saniyede 38 trilyon operatör (TOPS) kapasitesine sahip olduğunu söylüyor. İddiaya göre 2017’den itibaren Apple’ın A11 çipinin NPU’sundan 60 kat daha hızlı. Amcak bu sayı hala Snapdragon X Elite’in 45 TOPS’undan düşük. Ancak Apple, M4’ün yalnızca dörtte bir güçle en son PC çipleriyle aynı performansı sağlayabileceğini iddia ediyor.

Apple M2 Max inceleme detayları

Apple’a göre M4, ikinci nesil 3nm teknolojisini kullanıyor. 10 çekirdekli CPU’su dört performans çekirdeği ve altı verimlilik çekirdeğine sahip. Bu da onu önceki iPad Pro’daki M2’den yüzde 50 daha güçlü hale getiriyor. M4’ün 10 çekirdekli GPU’su ayrıca dinamik önbelleğe alma, ağ gölgelendirme ve ışın izlemeyi destekliyor. Ayrıca M2’ye kıyasla dört kat daha hızlı işleme hızına sahip yeni bir ekran motoru var.

Apple’ın bahsetmediği şey ise M4’ün NPU çekirdek sayısı. Apple’ın M serisi yongaları (M1 ve M2 Ultra hariç) M1 piyasaya sürüldüğünden beri aynı 16 çekirdekli NPU sayısına sahipti. Ancak NPU TOPS her nesilde kademeli olarak arttı. Bu da NPU’nun hesaplamaları hızla gerçekleştirmede daha iyi hale geldiği anlamına geliyor.

M1’den M2’ye artış, M2’den M3’e artışın iki katıydı. Bu yüzden Apple’ın M3’ün 18 TOPS’undan yeni M4’ün 38 TOPS’una büyük sıçrama yaptığını görmek ilginç. Ancak, Qualcomm’un Snapdragon X Serisi için teknik özellikleri duyurduğunda gerçek TOPS sayısı keyfiydi. AI iş yüklerinin türünü hesaba katmıyor.

Apple’ın M4 duyurusu, Microsoft’un 20 Mayıs’ta Seattle’da özel bir Windows ve Surface AI etkinliği düzenlemesinden iki haftadan kısa bir süre önce geldi. Apple M2 Max inceleme ile bu yazımızda Apple’ın teknolojilerine genel bir bakış sağladık.