TSMC’nin 3nm üretim kapasitesi, Nvidia, Apple, AMD ve Qualcomm’u zorluyor!

Dünyanın önde gelen bağımsız yarı iletken üreticisi TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company), 3 nanometre (nm) sürecindeki üretim kapasitesinin artan talepleri karşılamakta zorlandığına dair endişeleri gündeme getiriyor. Özellikle yapay zeka (AI) ve diğer yüksek performanslı çipler için kritik olan bu süreç, Nvidia, Apple, AMD ve Qualcomm gibi teknoloji devlerini etkiliyor.

Yapılan değerlendirmelere göre, TSMC‘nin 3nm üretim bantları, şu anda mevcut olan müşteri taleplerini karşılamak için yeterli değil. Nvidia ve AMD gibi grafik işlemci üreticileri, 3nm sürecindeki üretimlerini genişleterek son kullanıcı ürünleri için gerekli olan yüksek performansı sağlamayı amaçlıyor. Diğer yandan, Apple ve Qualcomm, mobil cihazlar için özelleştirilmiş N3P süreçlerine odaklanarak kendi ürün portföylerini güçlendirmeyi hedefliyor.

TSMC‘nin 3nm arzının, belirtilen büyük teknoloji şirketleri tarafından önümüzdeki yıllara kadar rezerve edilmiş olduğu bildiriliyor. Bu rezervasyonlar, şirketin üretim kapasitesini üç katına çıkarmış olmasına rağmen talebi karşılamakta yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu durum, yonga tasarım şirketlerinin ürünlerinin maliyetlerine yansıyabilecek fiyat artışları spekülasyonlarına neden oluyor.

Şu anda TSMC‘nin üretim bazlı bir fiyat artışı açıklaması bulunmamakla birlikte, arzın kısıtlı olması nedeniyle yonga tasarım şirketlerinin maliyetleri artırma ihtimali güçlü. Şirket, 5nm üretim hatlarının bir kısmını 3nm‘ye yükselterek aylık 180 bin adetlik yonga plakası üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, paketleme teknolojilerindeki kapasiteyi sürekli olarak genişletmeye çalışarak müşteri taleplerine yetişmeye çalışıyor.

Bu gelişmeler, yarı iletken endüstrisindeki arz ve talep dengesinin nasıl şekillendiğini gösteriyor. Yüksek talep ve sınırlı üretim kapasitesi, teknoloji ürünlerinin fiyatlarında gelecekte potansiyel değişikliklere yol açabilir. Özellikle yapay zeka çipleri gibi stratejik öneme sahip segmentlerde, fiyat artışlarına hazırlıklı olmak gerekebilir.

Teknoloji endüstrisindeki bu dinamikler, TSMC‘nin yanı sıra müşteri şirketlerinin de stratejik kararlar almasını zorunlu kılıyor. TSMC‘nin üretim kapasitesini nasıl artıracağı ve bu süreçte piyasadaki rolünü nasıl sürdüreceği, yakın gelecekte dikkatle takip edilen konular arasında yer alıyor.

Yapay zeka verileri İngiltere’yi Euro 2024 favorisi gösteriyor

Spor teknolojisi şirketi Sportradar’ın yapay zeka destekli veri simülasyonlarına göre, İngiltere milli futbol takımı, UEFA Euro 2024’ü kazanma olasılığı en yüksek takım olarak belirlendi. Sportradar’ın teknolojisi, turnuvadaki 51 maç için 10.000 simülasyon gerçekleştirerek çeşitli senaryolarda takımların performansını öngördü.

Yapay zeka modeline göre, İngiltere %24’lük bir olasılıkla şampiyonluk unvanını elde ederek Fransa ve Almanya’yı geride bıraktı. Bu simülasyonlar, gelecek senaryolarının tahmin edilmesinde önemli bir rol oynadı ve takımların turnuva boyunca gösterebilecekleri performansları analiz etmeye yardımcı oldu.

Ayrıca, Sportradar’ın yapay zeka algoritması, Fransız oyuncu Kylian Mbappe’nin turnuvada Altın Ayakkabı ödülünü kazanma olasılığının en yüksek olduğunu belirledi. Mbappe, 10.000 simülasyonun 1.519’unda en çok gol atan oyuncu olarak öne çıktı.Sportradar’ın Yapay zeka verileri, 900’den fazla spor bahis operatörünün veri ağından ve bahis öngörülerinden yararlandı. Bu veriler, geçmiş performansların derinlemesine analizini mümkün kılarak turnuvanın olası gelişmeleri hakkında bilgi sağladı.

İngiltere’den Harry Kane ise yapılan simülasyonlarda Mbappe’yi takip eden bir diğer önemli golcü olarak öne çıktı. Jude Bellingham ve Phil Foden gibi İngiliz oyuncular da gol krallığı yarışında yer aldılar.

Sportradar’ın Yapay zeka verileri, futbolseverlere UEFA Euro 2024 öncesi heyecanı artırıcı detaylar sunarken, turnuvanın potansiyel kazananlarını ve bireysel performansları tahmin etmede önemli bir araç olarak görülüyor.

Eski NSA başkanı Paul Nakasone, OpenAI yönetim kuruluna katıldı!

OpenAI, yapay zeka alanındaki liderliğini güçlendirmek amacıyla emekli ABD Ordusu Generali ve eski Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) başkanı Paul M. Nakasone‘yi yönetim kuruluna dahil etti. Nakasone, OpenAI’ın güvenlik ve emniyet stratejilerini belirleyecek olan Emniyet ve Güvenlik Komitesi’ne katılacak ve şirketin tüm projeleri için kritik güvenlik kararlarında rol alacak.

OpenAI tarafından yapılan açıklamada, Nakasone’nin siber güvenlik konusundaki derin deneyiminin, yapay zeka teknolojilerinin hastaneler, okullar ve finans kurumları gibi önemli sektörlerdeki siber saldırılara karşı nasıl kullanılabileceğini anlamalarına yardımcı olacağı vurgulandı. Bu hamle, şirketin güvenlik önlemlerini artırma ve yapay genel zekanın (AGI) tüm insanlığa nasıl fayda sağlayabileceğini maksimize etme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Bret Taylor, Nakasone’nin katılımının, şirketin misyonu doğrultusunda yapay zeka alanındaki ilerlemelerini güçlendireceğini belirtti. Nakasone’nin yanı sıra, yönetim kurulunda Sam Altman, Adam D’Angelo, Larry Summers, Dr. Sue Desmond-Hellmann, Nicole Seligman, Fidji Simo ve Microsoft’tan Dee Templeton gibi önemli isimler bulunuyor.

Bu atama, OpenAI’ın güvenlik odaklı yaklaşımını ve stratejik büyüme hedeflerini desteklemek amacıyla önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Nakasone’nin gelecekteki rolü, yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesinde güvenlik ve emniyet standartlarının yüksek tutulmasına yönelik yönlendirici bir rol üstleneceği öngörülüyor.

YouTube yeni özelliklerini duyurdu!

YouTube, platformunda yakında kullanıma sunulacak olan yeni test özelliklerini duyurdu. Bu yenilikler arasında yapay zeka destekli canlı sohbet özetleriGoogle Lens entegrasyonukanallar için QR kodları ve YouTube Shorts için yeni efektler bulunuyor.

Yapay Zeka Destekli Canlı Sohbet Özetleri, özellikle İngilizce dilinde ve aktif canlı yayınlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Bu özellik, canlı sohbetlerde yapılan yorumları özetleyerek kullanıcıların sohbet içeriğini daha anlaşılır bir şekilde takip etmelerini sağlayacak. Uygun kanallarda, canlı sohbet penceresinin üst kısmında özetleme seçeneği sunulacak.

Google Lens entegrasyonu, kullanıcıların YouTube içinde görsel arama yapmalarını sağlayacak. Bu özellik sayesinde, kullanıcılar YouTube’daki videoları ve içeriği daha hızlı keşfedebilecekler. Aynı zamanda, Google’da da benzer görselleri arayabilecekler.

Kanal QR Kodları, içerik üreticilerine kendi kanallarını hızlı ve kolay bir şekilde paylaşma imkanı tanıyacak. Desteklenen kullanıcılar, profillerinden QR kodu oluşturarak bu kodları diğer kullanıcılarla paylaşabilecekler.

YouTube yeni özelliklerini Son olarak, YouTube Shorts için eklenen yeni Efektler düğmesi, kullanıcıların kısa formatlı videoları daha ilgi çekicihale getirmelerine olanak tanıyacak. YouTube, bu efektlerin daha fazla kullanıcıya sunulması planladığını belirtti.

YouTube, şu anda bu yeni özellikleri küçük bir kullanıcı grubu ile test ediyor ve önümüzdeki aylarda geniş kitlelere sunmayı hedefliyor. Bu yenilikler, platformun kullanıcı deneyimini geliştirme ve içerik üreticilerine yeni olanaklar sunma yolunda atılan önemli adımlar olarak dikkat çekiyor.

Güneş enerjisi artık çatılarınızda: solum arena ile tanışın!

İspanyol enerji girişimi Solum, çatılar ve teraslar için özel olarak tasarlanmış yeni bir güneş paneli olan Arena‘yı duyurdu. Bu yeni teknoloji, geleneksel güneş panelleriyle aynı performansı sergilemekle kalmayıp, kullanıcılarına kaymaz bir yüzey sağlayarak dayanıklılık ve verimlilik açısından da öne çıkıyor.

Arena panelleri, özellikle binaların çatıları ve terasları gibi yürünebilir alanlarda güvenle kullanılabilecek yapıda tasarlanmıştır. Solum firmasının iddiasına göre, bu paneller geleneksel güneş panelleriyle karşılaştırılabilir performansı sunarken, yatırım maliyetini 4 yıl içinde geri ödeyebiliyor. Bu özellikleriyle, hem sürdürülebilir enerji çözümlerine hem de yapısal entegrasyona yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Arena panellerimonokristal silikon malzemeden üretilmektedir ve 120 cm x 67 cm boyutlarına sahiptir. Bu ölçüler, çeşitli yapı malzemeleriyle kombinlenebilme esnekliği sağlayarak farklı mimari gereksinimlere uyum sağlar. Paneller, tasarım özelliklerine bağlı olarak zeminden 5 ila 15 cm arasında yükseltilebilir.

Solum, bu yeni ürünlerinin 2025 yılı başına kadar sipariş edilebilir olacağını belirtiyor. Bu tarih itibarıyla, Arena panelleri kullanıcılarına enerji verimliliği ve yapısal estetik arasında mükemmel bir denge sunacak.Bu gelişme, güneş enerjisi teknolojilerindeki sürekli ilerlemeyi ve sürdürülebilir enerjiye geçişteki yenilikçi adımları yansıtmakta.

Apple’da kadın çalışanlara düşük ücret iddiasıyla toplu dava!

ABD’de açılan yeni bir toplu dava ile ciddi suçlamalarla karşı karşıya. Teknoloji devinin, Kaliforniya’daki 12.000’den fazla kadın çalışanına, benzer işlerde çalışan erkeklerden daha düşük ücret ödediği iddia ediliyor.

Apple‘da on yıldan fazla bir süre çalışan iki kadının açtığı davada, şirketin mühendislik, pazarlama ve AppleCare bölümlerindeki kadın çalışanlara sistematik olarak düşük ücret ödediği ileri sürülüyor. İddialara göre, Apple çalışanlarının başlangıç ücretlerini önceki işlerindeki maaşlarına veya maaş beklentilerine dayandırıyor. Bu uygulamanın kadınlar için daha düşük ücret oranlarıyla sonuçlandığı belirtiliyor. Ayrıca, davada Apple‘ın zam ve ikramiyeler konusunda da kadınlara karşı önyargılı olduğu iddia ediliyor.

Apple’ın savunması

Apple ise yaptığı açıklamada, 2017’den bu yana cinsiyete dayalı ücret eşitliğini sağladığını ve sürdürdüğünü belirtti. Şirket, her yıl ekip üyelerinin eşit ücret alıp almadığını incelemek için şirket dışından bir uzmanla çalıştıklarının altını çizdi.

Ancak davanın avukatı, Apple‘ın uygulamalarının mevcut cinsiyete dayalı ücret farklılıklarını sürdürdüğünü ve genişlettiğini öne sürüyor. Ek olarak, Apple‘ın “yetenekli” olduğu düşünülen çalışanlara daha fazla ödeme yaparak onları ödüllendirdiği, ancak bu uygulamanın orantısız bir şekilde erkekleri kapsadığı iddia ediliyor.Davacılar, Apple‘ı işyerinde cinsiyet önyargısını ve haksız iş uygulamalarını yasaklayan eyalet yasalarını ihlal etmekle suçluyor.

Apple‘ın karşı karşıya olduğu bu dava, şirketin çalışanlarına yönelik ücret politikasını ve cinsiyet eşitliğine yönelik taahhütlerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Dava süreci devam ederken, bu iddiaların teknoloji devinin itibarını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.

Yapay zeka Turing testini geçti! İnsandan ayırt edilemiyor…

0

Yapay zekâ (AI) teknolojisi, insan zekâsını taklit etme konusundaki yetenekleriyle yine gündemde. Araştırmacılar, ChatGPT’nin arkasındaki yapay zekâ olan GPT-4’ün, ünlü Turing testini geçtiğini iddia etti. Bu iddia, çoğu kişinin ChatGPT’nin yanıtlarını bir insanınkinden ayırt edemediğini öne sürüyor.

Yapay zekâ ile olan etkileşimlerimiz hiç olmadığı kadar arttı. Araştırmacılar, insanlarla farklı türde üç yapay zekâ modelinin (AI) etkileşimlerini karşılaştırarak, insanların bu yanıtları ayırt edip edemeyeceklerini görmek için bir test gerçekleştirdi.

1950 yılında bilgisayar bilimcisi Alan Turing tarafından “taklit oyunu” olarak önerilen Turing testi, bir makinenin zekâsının insan zekâsından ayırt edilemez olup olmadığını belirler. Bir makinenin Turing testini geçmesi için, biriyle konuşarak onları insan olduğuna inandırması gerekir.

Yapay zekayı insan sananlar çoğunlukta

Bilim insanları, bu testi yeniden yapmak amacıyla 500 kişiye dört farklı yanıtlayıcı ile konuşmalarını sağladı. Bu yanıtlayıcılar arasında bir insan, 1960’ların AI programı ELIZA, GPT-3.5 ve ChatGPT’nin gücünü aldığı GPT-4 yer aldı. Konuşmalar beş dakika sürdü ve ardından katılımcılar, konuştuğu kişinin insan mı yoksa AI mı olduğunu belirtmek zorunda kaldı. 9 Mayıs’ta pre-print arXiv sunucusunda yayımlanan çalışmada, katılımcıların GPT-4’ü %54 oranında insan olarak değerlendirdikleri ortaya çıktı.

ELIZA, büyük dil modeli (LLM) veya sinir ağı mimarisi olmaksızın önceden programlanmış yanıtlar içeren bir sistem, %22 oranında insan olarak değerlendirilirken; GPT-3.5 %50 ve insan katılımcı %67 oranında insan olarak değerlendirildi.

IEEE’den AI araştırmacısı Nell Watson, “Makineler, insanlar gibi, duruma uygun nedenler uydurabilir, bilişsel önyargılara kapılabilir ve manipüle edilebilir hale geliyor. Bu unsurlar, AI sistemlerinde insan benzeri zaaflar ve tuhaflıklar ifade ediliyor ve bu da onları önceki yaklaşımlardan daha insan benzeri yapıyor” dedi.

Bu çalışma, AI ajanlarının Turing testini geçme çabalarının on yıllardır süren çalışmalarına dayansa da, AI sistemlerinin insan olarak algılanmasının yaygın sosyal ve ekonomik sonuçlar doğuracağına dair ortak endişeleri yineledi.

Bilim insanları ayrıca Turing testinin çok basit bir yaklaşım olduğuna dair geçerli eleştiriler olduğunu savundu ve “stilistik ve sosyal-duygusal faktörlerin, Turing testini geçmede geleneksel zekâ anlayışlarından daha büyük bir rol oynadığını” söyledi. Bu, makine zekâsını yanlış yerde aradığımızı gösteriyor.

Watson, çalışmanın gelecekteki insan-makine etkileşimleri için bir meydan okuma teşkil ettiğini ve özellikle hassas konularda gerçek doğası hakkında giderek daha paranoyak olacağımızı belirtti. Ayrıca çalışma, GPT döneminde AI’nın nasıl değiştiğini de vurguluyor.

“ELIZA, önceden belirlenmiş yanıtlarla sınırlıydı, bu da yeteneklerini büyük ölçüde sınırlıyordu. Birini beş dakika boyunca kandırabilir, ancak yakında sınırlamaları belirgin hale gelirdi,” dedi. “Dil modelleri, geniş bir konu yelpazesine yanıt verebilme, belirli dillerde veya sosyolektlerde konuşabilme ve kendilerini karakter odaklı kişilik ve değerlerle ortaya koyabilme konusunda sınırsız esneklik sunar. İnsan tarafından ne kadar zekice ve dikkatlice programlanmış olursa olsun, bu, el yapımı bir şeyden çok daha büyük bir adımdır.”

Apple, uygulama geliştiriciler için farklı bir yol sunuyor!

Eylül ayında iOS 18’in çıkışıyla birlikte gelmesi planlanan bir güncellemeyle geliştiriciler; Apple Editör ekibini, uygulamalarının yeni içeriği veya özellikleri hakkında, App Store’da öne sürülmek üzere yayınlanmadan önce uyarabilecekler.

Bugün, App Store’un Editör ekibi, uygulamalar ve geliştiricileri hakkında hikayeler yaratıyor ve ilgi çekici uygulamaları, App Store’un birçok bölümünde öne çıkan koleksiyonlarda topluyor. Ancak App Store editörlerini, bir uygulamayı bu tür bir tanınmaya layık görebilecek yaklaşan değişiklikler konusunda uyaracak resmi bir süreç yoktu.

“Öne Çıkan Adaylıklar” adı verilen bir şeyin lansmanı ile geliştiriciler planlarını doğrudan Apple ile paylaşabilecekler. Bu, geliştiricilerin halihazırda uygulamalarını, yüklemelerini ve satışlarını yönettikleri App Store Connect uygulaması aracılığıyla yönetiliyor.

Geliştiriciler, App Store Connect’teki yeni Aday Gösterme panosundan adaylarını tek tek veya uygulamaları toplu olarak aday göstermek için bir e-tablo yükleyerek oluşturabilecekler. Apple, adaylık için editörlerin, uygulamalarının yeni içeriğinin veya özelliğinin neye odaklandığını anlamalarına yardımcı olacak akılda kalıcı bir ad kullanılmasını öneriyor. Geliştiriciler editörleri üç farklı güncelleme türü konusunda uyarabilir; yeni içerik, uygulama geliştirmeleri veya yeni uygulama lansmanları.

Geliştiriciler, güncellemenin adına ek olarak, güncellemeyle ilgili tüm ayrıntıları ve beklenen yayınlanma tarihini açıklayan bir metin açıklaması da ekleyecekler. Başka bir alan olan “Faydalı Ayrıntılar”; geliştiricilerin, editörlerin gönderilerini incelemeleri için geliştiricinin hikayesi, uygulamayı nasıl oluşturdukları veya uygulamanın erişilebilirlik veya kapsayıcılık özellikleri gibi diğer bazı önemli faktörlere yönelik çabaları gibi diğer bilgileri sunmalarına da olanak tanıyacak.

Apple Store uygulamasına

Bu değişiklikle ilgili olarak Editör ekibinin uygulamayı App Store’da öne çıkarmayı seçmesi durumunda geliştiriciler, App Store Connect’ten anında bildirim de alacak. Bildirime dokunduğunuzda geliştiriciler, haberleri sosyal medyada paylaşmak için tasarlanmış yeni Uygulamanızı Tanıtın pazarlama varlıklarının bulunduğu bir sayfaya yönlendirilecek.

Apple ayrıca uygulamanın ilk lansmanı veya yeni bir özelliğin veya yeni sürümün piyasaya sürülmesi gibi uygulamanın yaşam döngüsündeki diğer önemli anlar için de pazarlama materyali sağlayacak.

Bu özellikler, Apple’ın lansman öncesi uygulama test platformu TestFlight‘a yönelik güncellemelerle ilgili diğer haberlerin yanı sıra bir oturumda duyuruldu. Test sürecini geliştiriciler için daha da kullanışlı hale getirecek bir değişiklik, ulaşmaları gereken test kullanıcılarının türüne göre filtre uygulayacak kriterlerin belirlenebilmesidir. Örneğin bir geliştirici, TestFlight yapısını yalnızca hem iPhone’a hem de Vision Pro’ya sahip olanlarla veya yalnızca belirli bir iOS sürümünü çalıştıran cihazlarla sınırlayabilir.

Bu şekilde, TestFlight’ın herkese açık bağlantısı paylaşıldığında, yalnızca kriterlere uyan test kullanıcıları uygulamanın beta sürümünü yükleyebilecek.

Apple aynı zamanda geliştiricilerin uygulamaları için özel ürün sayfalarına, yani belirli bir hedef kitle için bir uygulamanın belirli özelliklerini vurgulamak için oluşturdukları sayfalara veya özel fırsatları tanıtan sayfalara derin bağlantılar oluşturmasına da olanak tanıyor. Bu özel bağlantılar, uygulamanın Apple Arama Reklamları aracılığıyla veya sosyal medya siteleri gibi diğer platformlarda reklamını yaparken kullanılabilir.

Apple’ın iOS 18’i bu sonbaharın sonlarında halka sunulacak.

İnsansı robot araba kullanmayı öğreniyor!

Tokyo Üniversitesi’nden araştırmacılar, otonom sürüş teknolojisinde çığır açacak bir gelişmeye imza attı. Musashi adını verdikleri “kas-iskelet sistemi insansı robot”, elektrikli bir arabayı kullanmayı öğrendi. Bu buluş, insan hatasından kaynaklanan trafik kazalarını ve ölümleri önemli ölçüde azaltabilir ve otonom sürüşün geleceği için yeni bir ufuk açabilir.

Musashi, insan gözü yerine geçen iki kamerayla donatılmış ve mekanik elleri sayesinde direksiyonu kullanabiliyor, vites değiştirebiliyor ve frene basabiliyor. Araştırmacılar, robotu ham sensör verileriyle besleyerek eğittiler ve Musashi’nin trafik ışıklarına uyarak bir kavşakta köşeyi dönmeyi başardığını gösterdiler.Bu devrim niteliğindeki gelişme, bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Musashi’nin köşeyi dönme hızı oldukça yavaş ve yolun eğimini algılamada zorlanıyor. Araştırmacılar bu problemleri çözmek için yeni nesil robot ve yazılım geliştirmeye devam ediyorlar.

Eğer her şey planlandığı gibi giderse, Musashi gibi insansı robotlar gelecekte taksilerde veya diğer otonom araçlarda kullanılabilir. Bu durum, trafik kazalarını ve insan hatalarından kaynaklanan ölümleri önemli ölçüde azaltabilir.Tokyo Üniversitesi’nden Prof. Dr. Taro Yamada, “Musashi’nin başarısı, otonom sürüş teknolojisinde önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Araştırma ve geliştirme çalışmalarımıza devam ederek Musashi’nin yeteneklerini daha da geliştirmeyi ve onu gerçek dünyadaki trafik koşullarına hazırlamayı hedefliyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Musashi’nin geliştirilmesi, otonom sürüşün geleceği için çok umut verici. Bu teknoloji, trafik güvenliğini önemli ölçüde artırabilir ve yollarda daha güvenli bir ortam sağlayabilir..

Musashi’nin başarısı, otonom sürüş teknolojisinin geleceği için heyecan verici bir gelişmedir. Bu teknoloji, trafik kazalarını ve insan hatalarından kaynaklanan ölümleri önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip. Araştırmacıların ve mühendislerin çalışmalarıyla Musashi’nin yetenekleri daha da gelişebilir ve gelecekte yollarda insansı robot sürücüler görebiliriz.

Ayak hareketlerinizle telefonunuzu kontrol edin!

Samsung, teknoloji ve moda dünyalarını bir araya getiren yeni bir yeniliği duyurarak Samsung spor ayakkabısı sektörüne iddialı bir giriş yaptı. Şirket, özel olarak geliştirilen ve sınırlı sayıda üretilen bir spor ayakkabı serisi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Bu ayakkabılar, kullanıcıların Samsung telefonlarını ayaklarının hareketleriyle kontrol etmelerine olanak tanıyor, böylece kullanıcılar günlük aktivitelerini telefonları üzerinden yönetebiliyorlar.

Samsung’un bu yenilikçi spor ayakkabıları, dünya çapında tanınmış teknoloji ve moda firmalarıyla işbirliği içinde geliştirildi. Cheil Benelux, Elitac Wearables, Brut Amsterdam ve ünlü spor ayakkabı tasarımcısı Roel van Hoff gibi isimler, ayakkabıların tasarım ve teknoloji entegrasyonunda önemli roller üstlendiler. Ayakkabıların içerisinde yer alan özel hareket sensörleri, kullanıcıların ayaklarının doğal hareketlerini algılayarak bu hareketleri Samsung telefonlarındaki özel işlevlere dönüştürüyor.

Samsung spor ayakkabısı

Kullanıcılar, ayakkabılarını giyerken basit bir yürüyüşle telefonlarını belirli bir numaraya arama yapacak şekilde ayarlayabilirler veya daha karmaşık hareketlerle telefonlarında müzik çalmasını sağlayabilirler. Ayakkabılar, kullanıcıların beş farklı hareketle beş farklı kısayolu tetiklemelerine olanak tanıyarak, kişiselleştirilmiş bir kullanım deneyimi sunuyor.

Samsung, bu yenilikçi ürünü “geleceğin spor ayakkabısı” olarak tanımlıyor ve teknolojiyle entegre edilmiş moda trendlerini bir araya getirerek kullanıcıların günlük yaşamlarını daha eğlenceli ve işlevsel hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak, bu özel spor ayakkabıları Samsung’un online mağazasında veya genel spor ayakkabı satış noktalarında bulmak mümkün değil. Samsung, ürünü özellikle sadık Samsung Üyeleri kitlesi için tasarladı ve yalnızca dokuz çiftin sınırlı bir sayıda satışa sunulacağını duyurdu.

Bu yenilikçi adım, Samsung’un teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını bir kez daha gözler önüne sererken, spor ayakkabı sektöründe de dikkatleri üzerine çekiyor. Ayakkabıların sunduğu benzersiz özellikler, kullanıcıların teknolojiyle entegre edilmiş giyim tercihlerine olan ilgisini artırarak, dijital çağın moda trendlerinde yeni bir dönemi başlatabilir.

Google, Pixel cihazlarda istismar edilen Android açığını yamadı!

Google özellikle Pixel cihazları başta olmak üzere Android sistemini etkileyen açıklara karşı güvenlik yamaları yayınladı. Bu yamalardan birisi de CVE-2024-32896 olarak takip edilen bir açıkla ilgili. Pixel aygıt yazılımındaki bu ayrıcalık yükseltme (EoP) açığı, yüksek önem derecesine sahip bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Arama devi yaptığı açıklamada, “CVE-2024-32896’nın sınırlı, hedefli istismar altında olabileceğine dair göstergeler var” uyarısında bulundu ve ekledi: “Desteklenen tüm Google cihazları 2024-06-05 yama seviyesine bir güncelleme alacaktır. Tüm müşterilerimizi cihazlarına bu güncellemeleri kabul etmeleri konusunda teşvik ediyoruz.”

Google, bu ayki Pixel güncelleme bülteninde yedisi kritik olarak kabul edilen ve çeşitli alt bileşenleri etkileyen ayrıcalık yükseltme güvenlik açıkları olmak üzere 44 başka güvenlik hatasını etiketledi. Pixel cihazları da Android kullanıyor olsa da, özel özellikleri ve yetenekleri ve doğrudan Google tarafından kontrol edilen benzersiz donanım platformu nedeniyle tüm Android OEM’lerine dağıtılan standart aylık yamalardan ayrı güvenlik ve hata düzeltme güncellemeleri alırlar.

Pixel güvenlik güncellemesi nasıl yapılır?

Google’ın kendi akıllı telefon serisine özel güvenlik bülteninde Pixel için Haziran 2024 güncellemeleri hakkında daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz. Güvenlik güncellemesini uygulamak için Pixel kullanıcılarının Ayarlar > Güvenlik ve gizlilik > Sistem ve güncellemeler > Güvenlik güncellemesi’ne gitmeleri, Yükle’ye dokunmaları ve güncelleme işlemini tamamlamak için cihazı yeniden başlatmaları gerekmektedir.

Nisan ayında Google, adli tıp firmaları tarafından telefonların kilidini PIN olmadan açmak ve verilere erişmek için istismar edilen diğer iki Pixel sıfır gününü düzeltti. CVE-2024-29745, Pixel önyükleyicisinde yüksek şiddette bir bilgi ifşa hatası olarak etiketlenirken, CVE-2024-29748, Pixel ürün yazılımında yüksek şiddette bir ayrıcalık yükseltme hatasıdır.

Sadece Android 15 kullanıcıları yamayı alacak

Öte yandan seçili bazı Google Pixel cihazları için Android tabanlı, açık kaynaklı, gizlilik ve güvenlik odaklı mobil işletim sistemi sağlayan GrapheneOS, CVE-2024-32896’nın CVE-2024-29748 ile aynı olduğunu söylüyor. Yani şimdi yama alan açık aslında Nisan ayında tespit edilen bir açıkla aynı. GrapheneOS konuyla ilgili şunları söylüyor: “Adli tıp şirketleri tarafından Wasted ve Sentry gibi uygulamalarla bir saldırı tespit edildiğinde cihazı silmeye çalışan kullanıcılara karşı istismar edildi. Duress PIN/şifre özelliğimizi oluştururken bu sorunu ele aldık ve Google’ın Android genelinde düzeltmesini sağlamak için bildirdik. Haziran güncellemesi (Android 14 QPR3) ile Pixels’te düzeltildi ve sonunda Android 15’e güncellendiklerinde diğer Android cihazlarda da düzeltilecek. Ama kullanıcılar Android 15’e güncelleme yapmazlarsa, muhtemelen düzeltmeyi alamayacaklar, çünkü geri destekleme bulunmuyor.”

AWS sistemine geçiş anahtarları desteği ekliyor!

AWS, son dönemde e-ticaret ve teknoloji devi Amazon’un en büyük gelir kaynağı olmaya devam ediyor. Firma da yatırımlarını buna göre şekillendirerek AWS hizmetlerine getirdiği yeniliklere hız vermeye başlamış durumda. Daha önce yapay zekâ konusunda çeşitli açıklamalar yapan firma şimdi de hesap güvenliği adına önemli bir adım atarak çok faktörlü kimlik doğrulamada (MFA) yeni bir yöntem olarak FIDO2 geçiş anahtarlarını tanıttı. Buna ek olarak, geçtiğimiz Ekim ayında duyurulduğu üzere, internet şirketi ‘kök’ AWS hesaplarının Temmuz 2024 sonuna kadar MFA’yı etkinleştirmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Amazon, uygulamasının AWS hesapları için bir MFA yöntemi olarak eklemek üzere senkronize edilebilir yazılım geçiş anahtarları oluşturma esnekliğine izin verdiğini duyururken; iPhone’da Apple Touch ID, dizüstü bilgisayarda Windows Hello ve diğerleri aracılığıyla kilidi açtığını söylüyor.

Geçiş anahtarı neden önemli?

FIDO2 geçiş anahtarları, kimlik doğrulama girişimini doğrulamak için kullanılan ve sunucu tarafından gönderilen bir meydan okumayı imzalamak için açık anahtar kriptografisinden (açık + özel çift) yararlanan fiziksel (donanım anahtarları) veya yazılım tabanlı kimlik doğrulama çözümleridir. Tek seferlik parolaların aksine, geçiş anahtarları kimlik avı ve ortadaki adam saldırılarına karşı daha dirençlidir, senkronize edilebilir, birden fazla cihaz ve işletim sistemi mimarisini destekler ve (genellikle) kırılamaz şifrelemeleri sayesinde güçlü kimlik doğrulama sağlar.

İnternet şirketi, kimlik avı ve sosyal mühendislik saldırılarına karşı savunmasız olanların AWS konsollarına erişmek için geçiş anahtarları kullanmayı düşünmeleri gerektiğini söylüyor, ancak sonuçta herhangi bir MFA biçiminin herhangi bir güvenlik önlemi kullanmamaktan kesinlikle çok daha iyi olduğunu belirtiyor.

AWS kök hesapların güvenliğini artırmak istiyor

Amazon, müşterilerine MFA’yı seçerken, anahtar kasasına erişim ve kurtarmayı nasıl ele aldıkları da dahil olmak üzere, geçiş anahtarı sağlayıcılarının güvenlik modelini göz önünde bulundurmanın da önemli olduğunu söylüyor. Zorunlu MFA kullanımı Temmuz 2024’ten itibaren bağımsız kök hesap kullanıcılarıyla başlayacak, başlangıçta az sayıda müşteriyi etkileyecek ve kullanıcılara bir süre tanımak için birkaç ay içinde kademeli olarak genişleyecek.

Başlangıçta bu gereklilik yalnızca en yüksek erişim seviyesine sahip olan ve AWS ortamında önemli değişiklikler yapabilen kök kullanıcılar için geçerli olacak, çünkü bu kullanıcılar zarar verici saldırılara karşı daha hassas.

Amazon, yakın zamanda CISA’nın Secure by Design taahhüdünü imzalayarak MFA’nın benimsenmesini artırmayı taahhüt ettiğini, dolayısıyla şirketin bu hedef doğrultusunda aktif olarak çalıştığını söylüyor.

Çin, elektrikli araçlarına uygulanan politikadan rahatsız!

Çin hükümetinin sözcüsü Xinhua ve Çin Uluslararası Ticareti Teşvik Konseyi, önerilen tarife artışlarını “tipik çifte standart” olarak nitelendirdi ve AB’nin kendi EV ve pil endüstrileri için önemli sübvansiyonlar sağladığına dikkat çekti.

Çin’den gelen itirazlara rağmen henüz kesin bir misilleme önlemi açıklanmadı. Bununla birlikte, ticareti teşvik kurumunun bir sözcüsünün, Çin sanayi ve işletmelerinin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) düzenlemeleri uygulanana kadar yasal haklarını savunacaklarını söylediği bildirildi.

Sözcü, “DTÖ ticaret çözüm kurallarının kötüye kullanılmasının piyasa ilkelerini baltaladığını ve küresel tedarik zinciri istikrarını ve güvenliğini bozduğunu” söyledi.

Sözcüye göre, Avrupa EV endüstrisinin soruşturma talep etmemesine rağmen tarifeler uygulamaya konulacaktı.

AB, Çin yapımı EV‘lerin Çin hükümetinin “haksız sübvansiyonundan” yararlandığını söyleyerek bu hafta başında tarifeleri açıkladı.

Bir dizi tarifenin uygulamaya konması planlanıyor. BYD’nin tarifesi yüzde 17,4, Geely’nin tarifesi yüzde 20 ve SAIC’in tarifesi yüzde 38,1 olacak. Uygulanan tarifeler, soruşturma sırasında şirketlerin ne kadar işbirliği yaptığına bağlı olarak değişiyor. Kooperatif olmayan firmalar için azami oran yüzde 48,1 olarak belirlendi; acı verici ancak ABD’nin talep ettiği yüzde 100 gümrük vergisi kadar şiddetli değil.

Yakın tarihli bir raporda, yüzde 30’a kadar yüksek tarifelerin, kar potansiyeli nedeniyle Çin’in bloğa yapılan elektrikli araç ithalatını önemli ölçüde etkileme ihtimalinin düşük olduğu konusunda uyarıda bulunuldu.

Pekin henüz herhangi bir karşı önlem açıklamamış olsa da AB ihracatçıları bu önlemlerin ne şekilde alınabileceği konusunda endişeli. Çin, konyak ihracatçıları BNIC ve FEVS’nin iddiaların masumiyetini gösterme çabalarına rağmen Ocak 2024’te AB’den ithal edilen brendi için anti-damping soruşturması başlattı.

BNIC’e göre: “Çinli yetkililerin Cognac’ı hedef alarak Fransız hükümetine mesaj göndermeyi amaçladıkları açıktır.”

Kısasa kısas önlemlerinden potansiyel olarak etkilenen diğer AB ihracatları arasında domuz eti ve süt ürünleri yer alıyor.

Kartlı Ödemelerde Patlama: Mayıs Ayında 1,3 Trilyon TL İşlem Yapıldı

0

1990 yılında kurulan Bankalararası Kart Merkezi her ay düzenli olarak Türkiye’de gerçekleştirilen kartlı alışverişleri kamuoyu ile paylaşıyor. Bu veriler, alışveriş trendleri ve kart kullanımının yoğunlaştığı noktaları öğrenmek açısından büyük önem taşıyor. Ödeme sistemleri ekosistemine güvenli ve hızlı çözümler üreten teknoloji odaklı bir kurum olan BKM faaliyet alanlarına yenilikçi altyapı ve platform hizmetlerini de eklemeye devam ediyor.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından yayınlanan Mayıs 2024 ayı verilerine göre, Mayıs ayı içerisinde toplam 1,3 trilyon TL tutarında kartlı ödeme gerçekleştirildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %103’lük bir artışa denk geliyor.

BKM raporunda dikkat çeken diğer önemli veriler ise şunlar:

Kart sayıları artmaya devam ediyor: Mayıs ayı itibarıyla Türkiye’de toplam kart sayısı 409,5 milyon adede ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %13’lük bir artışı temsil ediyor. Özellikle kredi kartı sayısında %15’lik bir artış gözlendi.

Temassız ödemelerde büyük artış: Mayıs ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden yaklaşık 4’ü temassız gerçekleşti. Temassız ödeme adedi geçen yıla göre %33, temassız ödeme tutarı ise %137 artış gösterdi.

İnternetten ödemelerde rekor: İnternetten yapılan kartlı ödeme adedi %20 artışla 230 milyon adede ulaştı. İnternetten yapılan ödeme tutarı ise %108 artışla 374,3 milyar TL’ye yükseldi.

Analistler, kartlı ödemelerdeki bu büyümenin, artan dijitalleşme, temassız ödemelerin yaygınlaşması ve e-ticaret sektöründeki büyümeyle bağlantılı olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca, pandemi sonrası dönemde nakit kullanımının azalması da bu artışta önemli bir etken olarak gösteriliyor.

BKM’nin gelecek hedefleri arasında, TROY kart şemasıyla uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşmak, dijital cüzdan BKM Express’i geliştirmek ve yeni ödeme teknolojilerini hayata geçirmek yer alıyor. BKM, Türkiye’nin dijital ödeme sistemlerinin gelişimine öncülük etmeye devam edeceğini vurguluyor.

BKM tarafından hazırlanan 2024 yılı Mayıs ayı verileri raporunun tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Valve’a fiyat politikaları nedeniyle 843 milyon dolarlık dava açıldı!

0

Valve, dünya çapında popülerliği olan dijital oyun dağıtım platformu Steam‘in fiyat politikaları nedeniyle Birleşik Krallık’ta 843 milyon dolarlık (yaklaşık 27 milyar TL) bir dava ile karşı karşıya kaldı. Dava, Valve’ın rakip platformların daha düşük fiyatlarla oyun satmasını engelleyerek pazarı manipüle ettiği iddialarına dayanıyor.

Dava, dijital haklar aktivisti Vicki Shotbolt tarafından açıldı ve Valve’ın Steam üzerinden yüksek komisyonlar alarak tüketicilere zarar verdiği öne sürülüyor. Shotbolt’un avukatı Natasha Pearman, Valve’ın pazarı manipüle ettiğini ve bu durumun tüketicilere zarar verdiğini belirterek, rekabet yasalarının piyasaların düzgün işlemesini sağlamak için var olduğunu vurguladı.

Valve, yayıncılar ve geliştiricilerle imzaladığı fiyat eşitliği anlaşmaları nedeniyle de suçlanıyor. Bu anlaşmalar, Steam’in en düşük fiyatları sunmasını sağlarken, rakip platformların daha düşük fiyatlarla rekabet etmesini engelliyor ve bu da tüketicilerin daha yüksek fiyatlar ödemesine neden olabiliyor.

Dava, Valve’ın Birleşik Krallık rekabet yasalarını ihlal ettiği iddiasıyla yargılanacak. Amaç, bu tür uygulamaların sona erdirilmesi ve etkilenen tüketicilere maddi tazminat sağlanması.

Bu durum, oyuncular arasında büyük bir popülerliğe sahip olan Steam‘in geleceği ve uyguladığı fiyat politikalarıkonusunda önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor. Valve’ın davanın sonucunda nasıl bir yol izleyeceği ve platformun geleceği, oyuncu topluluğu tarafından da yakından takip ediliyor.

Apple yapay zeka hamlesi ile zirveye dönüş yaptı!

Apple, üretken yapay zeka stratejisini açıklamasının ardından hisselerinde önemli bir yükseliş yaşadı ve Microsoft’ugeride bırakarak dünyanın en değerli şirketi unvanını yeniden kazandı. Apple’ın hisseleri bugün yaklaşık olarak %4 artarak 215,18 dolara yükseldi ve son beş gündeki artış %10’u aştı. Bu başarıyla birlikte Apple’ın piyasa değeri 3,3 trilyon doları aştı, Microsoft ise 3,25 trilyon dolarlık piyasa değeriyle ikinci sırada yer aldı.

Apple’ın yapay zeka stratejisi, özellikle WWDC etkinliği sonrasında yatırımcıların ilgisini çekti. Analistler, yeni üretken yapay zeka odaklı ürünler ve artan iPhone satışlarıyla Apple’ın büyüme potansiyelini öngörmüşlerdi. Apple’ın bu stratejisi, rakipleri arasında öne çıkmasına olanak tanıdı ve hisse senedi piyasasında güçlü bir performans sergilemesini sağladı.

Öte yandan, Microsoft‘un da son dönemde hisselerindeki artış dikkat çekti. Şirketin hisseleri son beş günde %3,3 değer kazanarak tüm zamanların zirvesini gördü ve 437 dolar seviyelerine ulaştı.

Apple ve Microsoft arasındaki piyasa değeri rekabeti, teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından takip edenler için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Apple’ın yapay zeka alanındaki ilerlemeleri ve Microsoft‘un teknoloji alanındaki geniş yelpazesi, piyasa dinamiklerini şekillendirme potansiyeline sahip.

Sonuç olarak, Apple’ın yeniden dünyanın en değerli şirketi olması, şirketin teknoloji liderliğini sürdürme çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak piyasadaki dinamikler ve rakip şirketlerin hamleleri, bu liderliğin ne kadar süreceği konusunda belirleyici olacak gibi görünüyor.

Intel Core Ultra 200 ve Core Ultra 300 mobil işlemcileri sızdırıldı

0

Intel, yakın zamanda masaüstü işlemcilerini duyurduğu Arrow Lake mimarisinin mobil sürümleri ve Panther Lake üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Sızdırılan bilgilere göre, bu yeni işlemciler performans ve verimlilik açısından önemli bir sıçrama vadediyor.

Sızıntılar, Arrow Lake mobil işlemcilerin “Core Ultra 200” adıyla geleceğini ve dört ana segmentte sunulacağını gösteriyor:

  • Masaüstü: 24 çekirdekli (8P + 16E) ve 36 MB L3 önbelleğe sahip LGA 1851 soketli
  • Yüksek Performanslı Dizüstü Bilgisayarlar: 16 çekirdekli (8P + 8E) ve 30 MB L3 önbelleğe sahip FCBGA soketli
  • Performans Dizüstü Bilgisayarlar: 14 çekirdekli (6P + 8E) ve 24 MB L3 önbelleğe sahip FCBGA soketli
  • Düşük Güçlü Tasarımlar: 10 çekirdekli (2P + 8E) ve 18 MB L3 önbelleğe sahip FCBGA soketli
Intel Core Ultra 200

Sızıntılara göre Arrow Lake-H işlemciler, Arc Alchemist Xe-LPG+ grafik mimarisine dayalı GT2 seviyesinde bir GPU barındıracak. HX serisi ise mevcut Arc Xe-LPG iGPU’yu kullanırken, Arrow Lake-U serisi GT1 tasarımlı Arc Xe-LPG+ iGPU’dan güç alacak.

Panther Lake mobil işlemciler ise 18A düğümünde üretilecek ve “Core Ultra 300” adıyla piyasaya sürülecek. Bu işlemciler, LPDDR5X paket içi bellek ve daha esnek DRAM seçenekleri sunacak.

Sızıntılar, Arrow Lake-H/P/U işlemcilerin 2025 başlarında, Panther Lake işlemcilerin ise 2026 başlarında satışa çıkacağını gösteriyor.

Sonuç olarak, Intel’in Arrow Lake ve Panther Lake mobil işlemcileri, performans ve verimlilik arayan kullanıcılar için heyecan verici bir seçenek sunuyor. Yeni nesil işlemciler, gelişmiş grafik işleme ve daha esnek bellek seçenekleri ile öne çıkıyor.

Not: Bu bilgiler sızıntılara dayanmaktadır ve resmi olarak doğrulanmamıştır.

NASA, Mikropları araştırmak için uzay yürüyüşü görevi düzenliyor!

NASA, 2024 yılının ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Bu görevde, Amerikalı astronotlar Tracy C. Dyson ve Matt DominickUluslararası Uzay İstasyonu‘nun (ISS) dış yüzeyinde bazı bakım çalışmaları yürütecekler. Görev, istasyonun dış yüzeyinde bulunan mikroorganizmaların temizlenmesi ve analizi üzerine odaklanacak.

Dyson ve Dominick, ISS’in Destiny ve Quest modüllerinin dış yüzeylerini temizleyecek ve bu yüzeylerde mikro yerçekimi ortamında hayatta kalabilecek mikroorganizmaları analiz edecekler. Bu çalışmalar, bilim adamlarının Dünya dışındaki yaşam olasılığını değerlendirmelerine yardımcı olacak ve Mars gibi gezegenlerde bulunan olası yaşamın gerçekten oradan mı yoksa Dünya’dan bir görevle mi getirildiğini doğrulamalarına yardımcı olacak.

NASA, astronot Tracy C. Dyson‘ın numune toplama görevini nasıl yerine getireceğini gösteren bir animasyon yayınladı. Animasyon, Dyson‘ın mikroorganizma sapını taşınabilir iş istasyonundaki kutuya yerleştirmesiyle başlıyor. Dyson, ilk numuneyi almak için vakumlu egzoz sistemi havalandırma deliğine gidecek. İkinci numune ise istasyonun karbondioksit havalandırmasından alınacak ve son olarak astronotların uzay yürüyüşü için yörünge tesisinden çıktıkları hava kilidinin çevresinden ek örnekler toplanacak.

Bu uzay yürüyüşü, Tracy C. Dyson‘ın dördüncü, Matt Dominick‘in ise ilk uzay yürüyüşü olacak. Her iki astronot da Mart ayında altı aylık bir görev süreci için uzay istasyonuna gelmişti. NASA, yaklaşık altı buçuk saat sürmesi beklenen uzay yürüyüşünün tamamını canlı olarak yayınlayacak.

Yayın, astronotların kasklarına takılan kamera dahil olmak üzere birden fazla kameradan alınan videoları içerecek. Ayrıca Dyson, Dominick ve Mission Control arasındaki canlı iletişim ile bir NASA yetkilisinin görev sırasında açıklamalarını içeren yorumları da duyabileceksiniz.

Bu önemli görev, sadece ISS’in bakımını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Dünya dışındaki yaşam araştırmalarına da değerli katkılarda bulunacak.

iPhone 15 Pro’ya Özel: iOS 18 ile eylem düğmesine yeni kontroller ekleniyor!

0

Apple, iPhone 15 serisine özel yeni özellikler sunan iOS 18 güncellemesini duyurdu. iPhone 15 Pro ve 15 Pro Max kullanıcıları için eylem düğmesi, yeni özelleştirme seçenekleriyle daha da işlevsel hale geliyor. Bu güncelleme, Apple’ın etkinlikte bahsetmediği bazı yenilikleri de beraberinde getiriyor.

iOS 17 ile iPhone 15 Pro kullanıcıları iOS 18 ile eylem düğmesine düğmesini sessiz mod, odak, kamera, el feneri, çeviri, müzikleri tanı, büyüteç, erişilebilirlik ve kestirme gibi işlevlerle özelleştirebiliyordu. Kestirmeler uygulaması sayesinde kullanıcılara geniş bir yelpazede seçenek sunulsa da, çoğu kullanıcı bu özelliği tercih etmiyordu. iOS 18, bu sorunu çözüyor ve Denetim Merkezi’ndeki düzinelerce kontrolü eylem düğmesine atama imkanı sunuyor.

Yeni özellikler ve kontroller

iOS 18 beta sürümünde, kullanıcılar eylem düğmesine koyu mod, uçak modu, hücresel veri, kişisel erişim noktası, alarm, sayaç, hesap makinesi, kronometre, Apple TV kontrol, saatime ping at ve QR kod tarama gibi kontrolleri atayabiliyor. Bu liste, iOS 18’in ilerleyen beta sürümlerinde ve final sürümünde daha da genişleyecek. Üçüncü parti uygulamaların da eklenmesi bekleniyor.

Güncelleme ayrıca, iPhone’ların pil ömrünü korumaya yardımcı olacak yeni şarj limiti seçenekleri ve önerilerini de içeriyor. Bu özellik, kullanıcıların cihazlarının pil sağlığını uzun süre korumasına yardımcı olacak.

iOS 18 ile eylem düğmesineiPhone 15 Pro ve 15 Pro Max kullanıcıları için eylem düğmesini daha kullanışlı hale getirerek, cihazlarının işlevselliğini artırıyor. Denetim Merkezi kontrollerinin eklenmesiyle, kullanıcılar eylem düğmesini kendi ihtiyaçlarına göre özelleştirebilecekler. Bu güncelleme, Apple’ın kullanıcı deneyimini geliştirme konusundaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.